İşverenin çağırması davayı geçersiz bırakmaz


30 Mayıs 2017 05:00

SORU: İşverenim benim iş sözleşmemi tazminatımı ödeyerek sona erdirdi. Ben burada dört yıl çalışmıştım. Ben de işe iade davası açtım. Dava devam ederken işveren beni bir ihtarname ile işe çağırdı. Bu durumda açmış olduğum davayı sonuna kadar takip etmem gerekir mi? Haklarım yanar mı?  

CEVAP: İşe iade davasının sonunda mahkemenin sizin lehinize karar vermesi durumunda yapılacak olan hususlar İş Kanununun 21. maddesinde belirtilmiştir. Ancak, işe iade davası devam ederken işverenin işe daveti ile ilgili özel bir düzenleme kanunda bulunmamaktadır. 

Bu durumda öncelikle belirtmemiz gereken husus işveren tarafından işe yeniden başlamak için yapılacak olan davetin yazılı olması gerektiğidir. 

Böyle durumlarda tarafların anlaşması neticesinde davanın konusuz kalması sebebi ile mahkemeler davanın talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair kararlar vermektedirler. Ancak, burada işverenin sizi işe yeniden başlatmak üzere davet etmesi davanın konusuz kalması anlamını taşımadığına dair Yargıtay kararları bulunmaktadır. Çünkü siz işe iade davası ile birlikte ayrıca, boşta geçen ücret alacaklarınızı, yargılama giderleri (ve varsa avukatınızın vekalet ücretini) de karşı taraftan dava dilekçesi ile talep ediyorsunuz.  

Bu durumda, Yargıtay’ın bir kararında da belirttiği üzere, işe iade ve iş güvencesi tazminatı talepleri yönünden, işçinin işverenin davetine icap ederek işe yeniden başlaması durumunda konusuz kaldığına dair bir karar vermesi söz konusudur. Yargıtay, boşta geçen süre ücretinin ise taraflar arasında anlaşmanın konusu olup olmadığının araştırılmasını ve eğer değilse bu doğrultuda karar verilmesi gerektiğini ifade etmektedir. (Yargıtay 9. HD, 17.01.2012 Tarih, 2011/ 17108 E, 2012/ 103 K) Bu açıdan işvereniniz ile yazılı bir anlaşma yaparak boşta geçen ücret alacaklarınızı almanız sizin açınızdan olması gereken bir durumdur. Dolayısıyla, eğer davadan vazgeçiyorum diyerek mahkemeye bir dilekçe verirseniz, bu durumda boşta geçen ücretlerinizin ve yargılama giderlerinin talebinde de vazgeçmiş sayılacaksınız. Bu konuda Yargıtay’ın ayrıca, işe iade davası devam ederken yapılan işe başlama davetinin geçerli olmadığına dair kararı da mevcuttur. (Yargıtay 9. HD, 2014/2273 E, 2014/14184 K). Bu açıdan durum her somut olayda ayrı değerlendirilmektedir. Bu açıdan işverenin de davette samimi olup olmadığı da önemlidir. İşçiyi işe davet etmiş ve ardından kısa bir süre sonra işyerini kapatan bir işveren bu açıdan iyi niyetli değildir. Bu durumda, işçi açısından hakkın kaybı ortaya çıkacaktır. Bu açıdan, işverenin işçiyi işe iade davası devam ederken davet etmesi, işveren açısından feshin geçersizliğinin de kabulü anlamına gelmektedir aslında. Bu durumda, eğer mahkeme, “gel işe başla” diyen işverene karşı herhangi bir hüküm vermeden davayı bırakması durumunda bu durumda ise hakkına aramak için dava açan işçiyi işverenin inisiyatifine terk etmiş sayılacaktır. Bu açıdan, yazılı bir sözleşme ile davada veriler işe iade, boşta geçen ücretler, arada yapılan ücret zammı varsa bundan yararlanma gibi hususları da içeren yazıl bir sözleşme yapmakta fayda vardır. 

Not: Geçen hafta yazmış olduğumuz köşemizde temyiz sınırı açısından belirtilen miktarlar değiştirilmiştir. İş Mahkemeleri Kanununu 8. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik ile maddede yer alan “bin lirayı” ibaresi “üç bin Türk Lirasını” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “beş bin lirayı” ibaresi “kırk bin Türk Lirasını” şeklinde değiştirilmiştir.

www.evrensel.net