'Hayır'ın bedeli


21 Nisan 2017 04:15
Cropy

Bugüne kadar, ya barış istediği için ya da tamamen uyduruk sebeplere dayanılarak verilen cezalarla pek çok kez gadre uğratılan ve sportif başarısı engellenmeye çalışılan Amedspor bir kez daha PFDK’ye (Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu) sevk edildi. Artık iyiden iyiye kanıksadığımız, “ideolojik propaganda” gerekçesiyle... İdeolojik propagandadan kastedilen ise Amedsporlu taraftarların, geçen hafta oynanan Pendikspor maçında “hayır”lı sloganlar atması...

Şampiyonluk iddiasını sürdüren Amedspor’un ligin bitmesine iki hafta kala disiplin kuruluna sevk edilmesi şaşırtıcı değil. Amedspor’un, geçtiğimiz sezon da ligin bitimine iki hafta kala, uyduruk bir gerekçeyle 3 puanı silinmiş ve bu nedenle takım bir üst lige çıkabilme yolunda, play-off maçlarında mücadele etme şansını yitirmişti. Federasyon bu sene de aradığı bahaneyi buldu...

Yıllardır, Amedspor üzerinden, oyuna saha dışından müdahalede bulunmanın çarpıcı örneklerine tanık oluyoruz...

Referandumda tüm kurumlarını işin içine sokarak adeta “evet seferberliği” ilan eden ve “hayır”lı sesleri elinden geldiğince bastırmaya çalışan devlet, elbette futbolda da aykırı seslere tahammül edemezdi ve böyle bir ses duyduğunda bunun gereğini yerine getirmekten yani bedelini ödetmekten kaçınmazdı!.. 

Hele ki aykırı sesin sahibi Kürtlerin yoğunlukta olduğu bölgenin temsilcisi olan ve her fırsatta savaşın son bulmasını, kanın durmasını isteyen Amedspor ise bu, federasyona ceberutça bir cezalandırma fırsatı sunuyordu. Hem Kürt olup hem de aykırı ses çıkarmanın bedeli çok ağırdı bu topraklarda çünkü... 

Mesela, Amedspor Oyuncusu Deniz Naki geçen sezon attığı bir tweet yüzünden “ideolojik propaganda” yapmakla suçlanmış ve kendisine 12 maç ceza verilmişti. Ayrıca 19 bin 500 lira para cezası da cabası. Bu süreçte, “Çocuklar Ölmesin Maça Gelsin” pankartı açmanın da “ideolojik propaganda” suçu işlemek anlamına geldiğini öğrenmiştik!.. Bu da Amedspor’a 5 bin liraya patlamıştı...

Görülüyor ki, futbolda devleti temsil eden, iktidarla uyum içersinde çalışan ve otoriteyi sağlayan kurum olarak federasyon, “ideolojik propaganda” konusunda çok titiz. Profesyonel liglerde Amedspor dışında, referandumdaki tavrını açıkça ortaya koyan bir kulüp duymadık. Zaten bu alanda gerek kulüpler, gerekse kişiler bazında genel eğilim “evet” yönündeydi. Kulüpler her zaman devletle, iktidarla aralarını iyi tutmak istemişler ve bu yönde çaba harcamışlardır. Dolayısıyla federasyon ile kulüpler arasındaki ilişkilerin derinliğini ve rotasını da her zaman “çıkarlar” belirlemiştir. 

“Hayır”lı sloganları ideolojik propaganda sayan federasyon, Amedspor’un neredeyse gittiği her deplasmanda maruz kaldığı ayrımcı muameleler, milliyetçi kışkırtmalar ve ırkçı saldırılar karşısında ise nedense kör, sağır ve dilsiz... Asker selamlarıyla, Türk bayraklarıyla, ırkçı marşlar, tezahüratlar, sloganlar ve küfürlerle Amedspor için bir dehşet atmosferi yaratmak normal kabul ediliyor. Aslında bir bakıma federasyon haklı sayılabilir. Zehirlenmiş beyinlerden saçılan pislikleri, hezeyanları düşünce olarak kabul etmek mümkün değil ki, “ideolojik propaganda” suçu işlenmiş olsun!.. Üstelik devlet çarkı da aynı ayrımcı, ırkçı zihniyetle dönerken... 

Federasyon, puan silme, seyircisiz oynama ve yüksek para cezalarıyla Amedspor’un kolunu kanadını kırmaya kararlı olduğunu her fırsatta ortaya koyuyor. 2. Lig’de mücadele eden bir takımın yüksek para cezalarının altından kalkabilmesi çok zor. 

Bunca baskıya, saldırıya karşın Amedspor yılmadan, pes etmeden, direnerek, hem saha içinde, hem de saha dışında onurlu mücadelesini sürdürüyor ve güzel günler adına bize umut veriyor...

www.evrensel.net

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.