11 Nisan 2017 04:50

7 Nisan

Paylaş

Baştan söyleyeyim ki, referandum konusunda okurlarıma tavsiyede bulunacak kadar düşüncesiz değilim. “7 Nisan” gününe dönüyorum hemen: Geçen haftaya rastlayan 7 Nisan, “Öldürülen Gazeteciler Günü”ydü, biliyor muydunuz? 

Ülkemizde bugüne kadar öldürülen gazetecilerin içinde 66’sı, “faili meçhul”dür; Türkçesi, “katilleri bilinmiyor”, yani kim vurduya gitti onlar, bunu da biliyor muydunuz? 

Ve geçen hafta, tam 156 gazetecimiz hapisteydi. 

Geçen hafta 7 Nisan günü, Ankara’daki Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde, çok düzeyli bir “şiir ve müzik” akşamı izledik: Cumhuriyet döneminin en değerli şairlerinden Ceyhun Atuf Kansu için, her yıl olduğu gibi, bu yıl da özenle hazırlanan, duyarlıklı, etkili bir “şiir ve müzik” akşamıydı o. Bütün yönleriyle güzel olan bu akşamın temelindeki gerekçe ise “Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü”nü kazanan şaire ödülün törenle verilmesiydi. 

Bu yıl “C. A. Kansu Şiir Ödülü”nü Özge Sönmez adlı şairimiz, “Derine Gömdüler Sabahı” başlıklı dosyasıyla kazanmıştı. Ödül ona alkışlar arasında sunuldu. 

Törenin ilk konuşmasını, Ceyhun Ağabey’imizin torunu Ilgın Gökler yaptı. Yalın, kısa, ama söylenebilecek her şeyin söylendiği bu konuşmayı, Dil Derneği Başkan Yardımcısı Ertuğrul Özüaydın’ın konuşması izledi. Özüaydın dostumuz, seyahatte bulunan Dil Derneği’nin Başkanı Sevgi Özel’in mesajını okumakla başladı sözlerine ve Kansu’nun şiiri üzerine özlü, sağlam bir değerlendirmeyle sürdürdü konuşmasını. 

Artık Ceyhun Ağabey’in şiirlerine geçilebilirdi. Değerli tiyatro sanatçılarımız Şebnem Gürsoy ve Tuncer Yığcı, okudukları Kansu şiirleriyle salonu dolduran davetliler topluluğunu tam anlamıyla heyecanlandırdılar. Kendi adıma söyleyeyim, ben şöyle bir duyguya kapıldım: Şiir sanatı, ancak bu denli “Anadolu’ya özgü” olabilirdi: Örgüsü, birbirine bağlanan betimlemelerle akan şiir, Anadolu toprağını ve bu toprağın insanını ancak bu denli derinden ve dokunaklı anlatabilirdi. Kansu’nun şiirindeki bu özellikleri tam bir duyarlılıkla veren Şebnem Gürsoy ve Tuncer Yığcı’yı buradan kutlamak isterim.

Müzik sanatı, Ceyhun Ağabey’in şiirine çok yakışıyor. Soprano Görkem Ezgi Yıldırım ve bas-bariton Mehmet Yılmaz’ın söylediği şarkılara, değerli bir Azerî piyanist olan Malahat İsmailova eşlik etti. Görkem Ezgi Yıldırım, ses gürlüğünü yerinde kullanarak müzikal anlatımı öne çıkaran bir sanatçı. En sevdiğim opera sanatçılarından olan Mehmet Yılmaz ise aynı zamanda TOBAV’ın (Tiyatro ve Opera Bale Sanatçıları Vakfı’nın) başkanıdır. Bu iki değerli şarkıcının söylediği şarkılar, Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü’nün sunulduğu akşama çok yakıştı.

“Ödül töreni” dediğin, böyle olur; hazırlayanları kutluyorum.  

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...