Von Sanders 'Yerli-Milli miydi? Ve hayır ki, yeni Çanakkale Savaşları olmasın!


20 Mart 2017 04:20

Çanakkale Savaşı’nın 102. Yıldönümüydü. Denk getirildi, Çanakkale Boğazı Köprüsü’nün temeli aynı gün atıldı. Kendisini emekli edecek baltayı ayağına vurmakta olan Binali Bey içine mesajını koyduğu bir tüpü temele gömdü ve Sn. C.Bşk. da stadyumdan canlı bağlanarak Köprü şerefine “Evet” istedi herkesten!

Köprüler, yollar.. Açılışlar.. Açılışlar...

Takatiniz kaldıysa yeniden bir dinleyin Sn. C.Bşk’nın konuşmasını ya da gazetelerden okuyun. Rabia var. Çanakkale Savaşı var. 15 Temmuz ve “FETÖ” var. Almanya’yla Hollanda var. Her şey ama her şey, “yarasalar” bile var. Bir tek neden “evet” istediğine ilişkin bilgi yok! Anayasanın 18 maddesi değişecek. Hangisinin neden değiştirilmesini istediğine dair tek kelime yok Sn. C.Bşk.’nın! Yok!

Çünkü verilecek yanıt yok! “Milli irade” dedi, olmadı; “bütün güç tek kişinin elinde toplanacak”sa millette irade filan kalmayacak, tek kişilik keyfe keder irade milletinkinin yerine geçecekti! Gençler ve 18 yaşa seçilme hakkı dedi tutmadı; nasıl tutsun, şimdi seçilme yaşı 25, ama 25 yaşında tek bir vekil bile yok ki, yarın 18 yaşında olsun! Hem olsa, deneylerle bilinir ki, ancak “damat” türünden olur!

Öyleyse “evet”in neden istendiği söylenmez, silme devlet olanaklarının yanı sıra bütün kutsallar yardıma çağrılarak, etrafında dolaşılırdı. Öyle yapılıyor. Bir de Hollanda “yasakçılığı” suçlanırken “Hayır”a yasak ve baskı, “Hayırcılar”a olmadık hakaret!

Ve şunu da biz yaptık, bunu da biz yaptık diye sayıp dökmeler! Hükümetsiniz, tüm vergi gelirleri elinizde, tabii yapacaksınız! Hangi hükümet yapmadı ki? “Dikili ağaçları yok” denenler içinde, Cumhuriyet tarihi boyunca ve tüm hükümetler döneminde Türkiye yıllık ortalama % 5’lik bir büyüme oranı tutturdu. AKP döneminde % 10 olmadı, ama aynı kaldı!

Ve tüm burjuva hükümetlerinki gibi vaatler vaatler... Ancak AKP-Erdoğan yönetiminin vaatlerinde de bir tuhaflık var. Barış vaad edilmiyor örneğin, savaş vaad ediliyor! Zaten Kurtuluş Savaşı türünden zorunluluk oluşturan ulusal savaşlar bir yana, tam uygulanmasa bile şiar olarak kullanılan “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” politikasından çoktan vazgeçildi. Birçok ülkede emperyalist kuruluşlar olan NATO ya da BM komutasında asker bulundurulması yetmiyormuş gibi... Bir de “Fırat Kalkanı” denip Suriye’ye girildi, 2 bin km2’lik Suriye toprağı işgal altında tutuluyor. Yetmiyor, Sn. C.Bşk. “Cumhurbaşkanlığı Sistemi yeni Çanakkale zaferlerinin yolunu açacak” diyor ve ekliyor:

"Yarasalar istemiyor diye güneş doğmaktan vazgeçmez.” Kullanılacak başka “kutsallık” kalmamış olmalı ki, yeni Çanakkale Savaşları vaad edilerek “evet” oyu isteniyor!

Tamam, kutsallıklar kapsamında, “iç ve dış düşmanlar”la “dış düşmanlar” tarafından “iç düşmanlar”a verilen desteğe işaret edilerek, “yerli-milli” her şeyin yardıma çağrılmasına alışıldı. Ama “Çanakkale Savaşı” dendiğinde birkaç problem oluyor. İlki, bir emperyalist saldırıya uğrayıp zorunlu kalınmadıkça savaş savunulacak şey değildir ve istendiği kadar “2. İstiklal Savaşı” densin, böyle bir durum yoktur. Üstelik Suriye’ye girilip “İstiklal Savaşı” verilemez, ancak Suriyelilerin istiklal savaşının hedeflerinden biri olunur! Bunun adı düpedüz yayılmacılıktır! İkincisi, “2. İstiklal Savaşı” ya da “yeni Çanakkale Savaşı” kime karşı verilecektir, Hollanda ya da Almanya’ya mı? Ve örneğin Rusya ile el ele ya da Amerikalılara önerildiği türden Rakka’ya yönelik Amerikan-Türk ortaklığıyla “yerli-milli” bir savaş verilebilir mi?

Ve üç. Çanakkale, evet, “bizim”dir; ancak cepheye gönderilen çok sayıda Türk ve Kürt’ün “vatan için” ölümü kucakladığı Çanakkale Savaşı’nın taraflarını lütfen yeniden hatırlayalım. Karşıda İngiliz, Fransız ve Rus emperyalistleri ve beride bir “Başkomutan” vekili olan Enver’in Osmanlı’yı, rakiplerinin sömürgelerini ele geçirme içerikli çıkarları uğruna peşinde savaşa sürdüğü Alman emperyalizmi! Soru şudur: Çanakkale komutanı Alman Liman Von Sanders “Paşa” ne kadar “yerli-milli”ydi?

www.evrensel.net
ETİKETLER Mustafa Yalçıner

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.