Gizli oy


11 Ocak 2017 05:00

Pazartesi günü TBMM’de, Anayasa Değişikliği önerisinin maddelerinin tartışılmasına karar verildi. Fakat, dünkü karara kadar Anayasa yine AKP ve AKP’li milletvekilleri tarafından birkaç kez ihlal edildi.

Anayasanın 175/1. Maddesi şöyle: “Anayasanın değiştirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler Genel Kurulda iki defa görüşülür. Değiştirme teklifinin kabulü Meclisin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür.”

Görüldüğü gibi Anayasa değişiklikleri parti kararı ve parti önerisi olarak gündeme getirilemiyor. Oysa, AKP gündemdeki değişikliği resmi olarak olmasa dahi herkese göstere göstere bir parti önerisi olarak hazırladı. MHP bu süreçte AKP’yi açık ihlalden kurtarmak için olağanüstü gayret sarfetti. Öneriyi MHP milletvekilleri de imzalamasaydı, 316 AKP milletvekilinin boş kağıda verdiği imzalarla, sadece AKP milletvekillerinin önerisi olarak Anayasa değişikliği TBMM’ye gelecekti. MHP ile birlikte görünüşü kurtarmaya çalıştılar ama görünüşteki bu çabalar ihlali ortadan kaldırmıyor.

Anayasa değişikliğinin bir partinin önerisi olarak gündeme getirilememesini düzenleyen madde, değişikliklerin çeşitli partilerin uzlaşması ile ve parti disiplini baskısı ile yapılmaması için yazılmıştı. Maddenin lafzı ve ruhu ihlal edildi.AKP’li bazı milletvekilleri TBMM’de Anayasa değişikliği ile ilgili oylamada oylarını gizli kullanmadılar. Bunlardan biri de Sağlık Bakanı idi. AKP Milletvekillerinin bazılarının oylarını açıktan kullanmasının nedeni de AKP’den çıkacak firede kendilerinin sorumlu tutulma korkusu idi. Olumsuz oy verildiğinde bazı milletvekillerinin olumsuz oy verenler olarak suçlanacağını ve Fetullahçı damgası yiyeceklerini biliyorlardı. Bu açıdan bakıldığında açık oy kullananların Fetullahçı olarak suçlanmaktan en çok korkanlar olduğu düşünülebilir.

Gizli oy yerine, açık oy kullanmak bazı AKP Milletvekillerini Fetullahçılık suçlamasından kurtarır mı bilmiyoruz ama bu şekilde oy kullanmak Anayasanın 175/1. Maddesine aykırıdır ve oylama geçersizdir, yenilenmelidir.

Açık oy kullandığı için uyarılan Sağlık Bakanı uyaranlara hakaret edip, “Size ne” dedi ama, konu sadece Sağlık Bakanı’nı, sadece uyaranları değil,  hepimizi ilgilendiren bir konu idi. Çünkü, gizli oy meselesi sadece oy kullananın bazı haklarını korumak için yazılmamıştır o maddeye. Açık oy kullananların, diğer milletvekillerini etkilememesi ve açık oy kullanarak bazı milletvekillerinin menfaat sağlamaması için de yazılmıştır. Nasıl mı? Örneğin bazı konularda tereddüt eden milletvekillerini bir partinin lideri ya da ileri gelenlerinin açık oy kullanarak yönlendirmesi söz konusu olabilir. Ya da bazı milletvekillerine “evet” ya da “hayır” oyu verdiğinde bir menfaat vaadi yapılabilir ve o milletvekili o menfaatten yararlanmak için oyunun ne olduğunu menfaat vaat edenlere göstermek isteyebilir.  Fakat, hangi saikle bir milletvekili açık oy kullanmış olursa olsun, milletvekillerinin iradesine müdahalede bulunmuş ve Anayasayı ihlal etmiş olur.

AKP liderleri, milletvekilleri ve hatta üyeleri şöyle bir yanlış anlayışa sahipler. Bir kere diğerlerinden fazla oy alıp iktidar olurlarsa istedikleri her şeyi yapabilirler. Çünkü, milli irade tecelli etmiş, onları iktidar yapmıştır. Hukuk devleti iddiasındaki bir ülkede ise böyle bir şey mümkün değildir. Çünkü, hukuk devletlerinde seçilen ve iktidar olan parti ve kişiler mevcut yasalara uymayı kabul ederek seçilmişlerdir, değiştirinceye kadar o yasalara uymak zorundadırlar. Uymadıklarında da yaptırımlarına katlanmak zorundadırlar. Yüzlerce, hatta binlerce yasal düzenlemeyi ihlal ettikleri için trafik cezası vb. örneği vermeyeceğim. Anayasayı ihlal edenlerin trafik kurallarını ihlal edemeyeceklerini söylemek mevcut durumda abes olur. Ama, nasıl iktidardaki bir milletvekili ya da parti lideri bir insanı yasalara aykırı olarak öldüremeyecekse, diğer yasaları da ve Anayasayı da öyle ihlal edemez. Yasaların ihlali babında teknik olarak aynı şeydir. İhlal ihlaldir. Bir hukuk devletinde tabancasını çekip bir kişiyi öldüren milletvekili nasıl yargılanacaksa, diğer yasaları ihlal eden, Anayasayı ihlal eden milletvekili de ihlalin yaptırımı neyse onunla cezalandırılmalıdır. “Sana ne lan!” diyemez.

Bırakın bir hukuk devletini, en ilkel devletlerde dahi, iktidar olmanın bazı kuralları vardır. Aşiretler kendi içlerinden birini iktidar yaparken bazı kurallar koyar, bu kurallara uymayan muktedir alaşağı edilir. Elindeki silahlı güç ile bir süre kuralların uygulanmasını isteyenleri baskı altında tutabilse de, er ya da geç kuralları ihlal eden alaşağı edilir.

Bizde şimdilik Anayasa ve yasaları ihlal eden muktedirlere karşı yaptırım uygulanamıyor. Onlar istediklerini yapıyor ve itiraz edenlere “Sana ne lan!” diyebiliyor. Onun için uzun zamandır T.C. hukuk devleti değildir, Anayasa ihlal ediliyor diyoruz ve bu sözlerimiz de havada boşlukta kalıyor, yankısı yok ama bu durum hep böyle sürmez. 2017 yılında, hukukun ortaya çıkışından beş bin yıl sonra, bir iktidarın bu kadar hukuk ihlali yapması mümkün değildir.

www.evrensel.net

Hollanda ile kriz

15 Mart 2017 05:00

Almanya ile sürtüşme

08 Mart 2017 04:05

Halk iradesi ve demokrasi

01 Mart 2017 05:17

Emekçilere darbe

22 Şubat 2017 05:00

Antidemokratik propaganda

15 Şubat 2017 04:40

İşin esası

08 Şubat 2017 04:29

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.