Tasfiye harekatı


04 Ağustos 2016 04:57

Darbe girişiminden sonra altmış bin civarında kamu görevlisi işten uzaklaştırıldı. AKP yetkilileri bu sayının yüz elli bine kadar çıkabileceğini söylüyor. İşten açığa alma, işten atma işlemlerinin yasal dayanağı var mı? Yok.

OHAL yasasına göre işten çıkardıklarını, işten uzaklaştırdıklarını söylüyorlar. OHAL Yasası uyarınca bir işlem yaptığın zaman, OHAL’i gerektiren sebeplerden ötürü bu işlemi yapman lazım. Yani, işten attıkların ve uzaklaştırdıklarının darbe girişimi ile bir ilintisi, ilişkisi olmalı. Bunun için OHAL süresi içinde en azından bu kişilerle ilgili dava açman lazım. Dava açmak için somut bir delil ortaya koyman lazım. İşten attığı insanlar aleyhine devlet kadrolarına sızmış Fethullahçı diye dava açamazsın. Darbe girişimine katıldığını ya da Fethullahçı örgüte üye olduğunu somut delillerle kanıtlaman lazım. Somut delil de bu kişi Fethullah Gülen’i seviyor gibi bir yargı olamaz. Ama, örneğin; Fethullah Gülen örgütüne bir takım kaynakların bilerek ve isteyerek aktarılması bir delil olabilir. Bu nedenle İstanbul Eski Valisi Hüseyin Avni Mutlu gözaltına alındı. Mal varlığına da el konulduğu yazıyor gazetelerde (O nasıl oluyor onu da anlamak güç). Vali Mutlu hakkında isnat edilen suç devletten gelen bir kısım paraların Fethullahçı olduğu iddia edilen bir dershaneye aktarılması. Hukuki olarak pek çok eksiklik var ama hadi diyelim bu bir gerekçe. Peki, Melih Gökçek, Kadir Topbaş’ın Vali Avni Mutlu’dan farkı ne? Zamanında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç bunların Fethullahçı kurumlara arsalar tahsis ettiğini “Ankara’nın yarısını parsel parsel verdiler” cümlesiyle hatırlanan konuşmasında açıklamadı mı? Zamanın başbakanı Tayyip Erdoğan “Ne istediler de vermedik?” diyerek bu örgüte maddi, manevi her şeyi verdiklerini söylemedi mi? Fethullahçı örgütünü Vali Hüseyin Avni Mutlu ya da işten uzaklaştırılan, atılan binlerce kamu personeli kadar Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, Kadir Topbaş, Melih Gökçek bilmiyor muydu?

Kamil Tekin Sürek: 20 gündür meydanlarda toplananların bir kısmı dahi bir süre sonra Erdoğan'ı terk edebilir.

Araları bozulmadan önceki seçimlerde AKP, Fethullahçı örgüte milletvekili kontenjanı açmadı mı? 17-25 Aralık kapışmasından sonra AKP’den istifa eden milletvekilleri Fethullahçı örgüt kontenjanından AKP tarafından seçtirilmiş milletvekilleri değil miydi?
HSYK’de şimdi uzaklaştırılan İbrahim Okur ile birlikte operasyonlar yapmadılar mı? Yargıtaya ve Danıştaya kitleler halinde Fethullahçı hakim atamadılar mı? Bütün DGM’lere, daha sonra özel ağır ceza mahkemelerine Fethullahçı hakim ve savcıları birlikte atamadılar mı?

Fethullahçıların kamudan tasfiyesi hukuki bir işlem değil, siyasal bir tasarruf. AKP, bir ara ortak olduğu, sonra kavga ederek ortaklıktan ayrıldığı dinci bir siyasi hareketi tasfiye ediyor. Bunun için de darbe girişimini bahane ederek yasa, hukuk falan tanımıyor. Fethullahçıları tasfiye ederken arada (Şimdilik cüzi miktarda ama daha sonra gelişmelere göre belki kitlesel) demokrat, ilerici personeli de işten atıyor. Hiç kuşku olmasın ki, bu yolu açan AKP de bir süre sonra aynı akıbete uğrayacaktır. Başka birileri de AKP’lileri aynı gerekçelerle, aynı yöntemlerle devlet kurumlarından tasfiye edecektir. Çünkü, bugün Fethullahçıların tasfiye gerekçeleri AKP’liler için de geçerlidir. 

Din devleti kurmaya çalışmaksa amaç aynı, devleti kendi kadroları ile doldurarak ele geçirmekse aynı, hukuk ve yasalara aykırı davranmaksa aynı…
AKP’liler ama biz seçildik diyebilirler. Evet seçildiniz. (Fethullahçı milletvekilleri de seçilmişti. Ya da seçilmiş milletvekillerinin bazılarının dokunulmazlığını kaldırırken “seçilmişlik” kıstasını hatırlamıyorsunuz) ama seçilirken şimdi yaptıklarınızın ya da Fethullahçılarla birlikte yaptıklarınızın hiç birini seçim mitinglerinde seçmene söylememiştiniz. 
Neyse, sözü uzatmayalım. Bugün Türkiye’de yapılanları demokrasi kuralları içinde açıklamanın imkanı yok. Onun için de, Erdoğan’ı ve AKP’yi destekleyecek birilerini bulmak çok zor. Erdoğan artık dünyada tek başına. Yirmi gündür meydanlarda toplananların bir kısmı dahi bir süre sonra onu terk edebilir. 
Tek çare demokratikleşme. Haklar ve özgürlüklerin halka teslimi.

www.evrensel.net
ETİKETLER darbe girişimi