22 Haziran 2016 04:50

Cihangir’in hortumları

Paylaş

’90’lı yıllarda, hortumla travesti döven Beyoğlu Ekipler Amiri Süleyman Ulusoy “Cihangir’i temizledikten sonra”, semtte kiralar artmış, emlak konutları yavaş yavaş yükselmeye başlamıştı. Boğaz’a ve Haliç’e nazır, yüzyıl başından kalmış mimarisi ve Beyoğlu’nun paralelinde yer almasına rağmen bir semt olma özelliğini korumuş nadir yerlerden biriydi Cihangir. O zamanlar bu kadar kafe, bar, galeri, otel, apart filan yoktu. Bunlar Cihangir’in zora dayalı ilk boşaltma işlemini takiben, yeni sakinlerini ağırlamaya başladığında açıldı. Zaman içinde, orta halli ailelerle birlikte aynı mahallede yaşayan öğrenci ve sanatçıların yerini biraz daha fazla kira ödeyebilen, fiyatlanmış konutları satın alabilen orta sınıf mensupları aldı. Rant rantı kovalayıp semt marka ve borsa değeri kazandıkça Hortum Süleyman’ın ruhu yeni bir biçim kazanarak sık sık Cihangir’de belirmeye başladı. 

Bir ara Tophane’de kümelenmiş galerilere saldırılar modaydı. Sergi açılışlarında galeri önünde içki içildiği gerekçesiyle pek çok taciz olayına tanık olundu. Galerilerin ahlaksızlık yuvası olduğunu ileri süren saldırganlar, ikinci bir “zorla boşaltma” eyleminin öznesi olmuşlardı.

Aslında bu türden zorla boşaltmalar dünyanın her yerinde kentsel dönüşümün dayanaklarından biridir. Ranta elverişli bölgelerde istenmeyen sakinler yerlerinden edilirken doğrudan devlet müdahalesi veya para militer bindirilmiş kıtalar devreye sokulmuştur. Özellikle göçmen ve yoksul nüfusların yaşadığı semtlerde uyuşturucu, hırsızlık, kaçakçılık gibi suçlarla mücadele ediliyor görüntüsü altında semt önce kriminal bir bölge haline getirilir ve operasyonlara meşru bir gerekçe kazandırılır. Böylelikle boşaltmaya hem ahlaki temizlik süsü verilir hem de adalet ve hakkaniyet iddiasında bulunulabilir. Semt “Temizlendikten” sonra kentsel dönüşümden nemalanacak yeni sakinlerine hazırdır artık. 

Cihangir’de bir müzik dükkanında internetten Radio Head konseri izleyen gençlere ramazanda içki içiliyor gerekçesiyle yapılan baskın Cihangir için düşünülen programla ilişkilidir.  

Ne var ki Cihangir, aynı kentsel dönüşüm sürecinden geçen Tarlabaşı, Başıbüyük, Ayazağa, Balat gibi yerlerden farklı bir semttir. O yüzden buradaki gövde gösterilerini sadece rantla açıklamak doğru olmaz. Politik olarak AKP iktidarının bir türlü diz çöktüremediği bir yurttaş profilinin ima ettiği her şeyi taşır burası. Gezi direnişi sırasında sürekli ayakta olan, sosyal dokusu ve kültürel özellikleri bakımından da muhafazakarlaştırma hamlelerine direnmiş, kozmopolit bir yerdir Cihangir. Sakinleri daha önce de ahlaki suçlama ve küçümsemelere maruz bırakılmış, AKP’ye oy verenlerin nezdinde şeytanileştirme işleminden geçmiştir. Bu seçmenin gözünde Cihangir ahlaki defonun simgesi, halka tepeden bakan elitizmin en göze çarpan odağı haline getirilmiştir epeydir. Cihangir’e açılan kültür savaşı bu bakımdan sadece iktisadi amaçları gizlemenin aracı değil aynı zamanda demografik terbiyenin veçhelerinden biridir. Bunu kadınlara, gençlere, Kürtlere, Alevilere, eşcinsellere vb. yönelik terbiye işlemlerinden ayırmak mümkün olmaz. Hortum Süleyman’ın ruhu her yerdedir. Nitekim içki bahaneli baskının ertesi günü, yasaklanan Onur Yürüyüşü yerine LGBTİ’lerin basın açıklamasında da hortlamıştır.  

Cihangir’de yaşananlarla Cizre’de olanlar arasında haklı olarak benzerlik kuranlar oldu. Sınırdaki Kürt kentlerinin coğrafi konumlarının değiştirilmesi, kentsel dönüşüme açılması ve bunların demografik ve siyasal kontrol mekanizmalarıyla birlikte düşünülmesi ile, Cihangir’e ilişkin program arasındaki benzerlik bir hayli fazla. Her iki durumda da hem bölgenin nüfusu yeniden yapılandırılıyor hem de yeni sermaye birikim alanları yaratılıyor…

Bu tahrik edici tutumların barış içinde bir arada yaşamayı imkansızlaştırıp kutuplaşmayı körüklemekten başka sonucu olmayacaktır. 
***

Bu yazı yazılırken Özgür Gündem’e nöbetçi yayın yönetmenliği yaptıkları için Şebnem Korur Fincancı, Ahmet Nesin, Erol Önderoğlu’nun tutuklandığı haberi geldi. Gazeteci arkadaşlarımıza yönelik bu hukuksuz uygulamadan dönülmeli ve arkadaşlarımız serbest bırakılmalıdır. Cihangir’i, gazetecileri... halkı terbiye etme çabası boş bir çabadır.  #GazetecilikSuçDeğildir    

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...