22 Ocak 2014 00:28

Bir Hrant bir Roboskî yürüyoruz

Paylaş

Ucu bucağı görünmeyen bir insan kalabalığından “Biz bitti demeden bu dava bitmez” sloganı çınlıyor, ses çok büyük; “Katil devlet hesap verecek”; devam ediyor. Time Line’a bir fotoğraf düşüyor aynı anda, altı üstüne getirilmiş bir evde yerde fotoğraf albümü. Roboskî orası. Çocuklarıyla rüşvet çarkını döndürmeye kalkanların çocuklarını öldürdüğü köylülerin evleri talan edilmiş. Harbiye’den Roboskî’ye bakıyor insanlar, dağılmış evlerin Twitter’a düşen fotoğraflarına. Şafak baskınında Roboskî köylerinde evler didik didik aranmış, gözaltına alınanlar olmuş… Yürüyoruz Agos’a doğru. Bir Hrant bir Roboskî… Bir Roboskî bir Hrant… Yetmedi mi öldürdüğünüz. 35 can yetmedi mi? Ses artıyor: Kardeşimsin Hrant… Edi Bese.
Unutursak kalbimizin kurumasından korkuyoruz, kurumasına izin vermiyorlar zaten. Orada, kasklarının yerine beyaz bereleri takmış onlarca Ogün Samast imitasyonu olarak dolaşan polis Hrant’ın öldürülmesinin de Roboskî Katliamı’nın da bir kaza olmadığını gözümüze sokarken rutine bindi diyor biri. Time Line’da binlerce lafın arasında gözden kaybolur gibi değil. Rutin’in altı çizili, ister istemez Google’dan tıklıyorsunuz; Adana’da arama yapmak üzere durdurulan 3 TIR’ın içinden Suriye’ye götürülen silahlar çıkmış, diğer TIR’ların aranmasına izin verilmemiş. TIR’lar MİT’inmiş. Rutin bir durum yani. İyi, yürümeye devam. Adana Valiliği “Söz konusu personel gerekli incelemeyi müteakip, rutin görevlerini ifa etmek üzere kontrol noktasından ayrılmışlardır.” Bu nasıl bir yüzsüzlük diye düşünürken: Yaşasın halkların kardeşliği… Yürüyoruz. Başbakanın, yardımcısının, bakanın davudi sesini bastırıyor adımlarımız: “Haddini bil.” Yaşasın halkların kardeşliği… haddini bil… yetmedi mi öldürdüğünüz, haddini bil.
Agos’un önünde kalabalık, Gülten Kaya konuşuyor. Oğul öksüzü yaptınız diyor. “Hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeni’yiz.” Hrant’ın yüzü Ali İsmail’in, Ethem’in, Abdullah’ın, Mehmet’in, Mustafa’nın, Medeni’nin, Ahmet’in yüzüne karışıyor sonra herkesin yüzü oluyor bu yüzler. Devam ediyor Gülten Kaya, “İstihbaratıyla, güvenlik birimiyle, medyasıyla artık tanıdığımız korunaklı bir şemsiyenin altında gayet nizami bir cinayet işlediler…” Nizami’yi tıklıyorsunuz: Paris cinayetinin zanlısının ses kaydı. Nizami bir cinayet daha. Tam çözüm süreci başlamışken, müzakere masası kurulmuşken Paris’te üç kadın düşüyor yere. Zanlı MİT mensubuymuş duydunuz mu? Devlet cinayet işlemesin artık diye geçerken akıllardan… haddini bil. Büyük biraderin sesi bu.
Yanındakilerin attığı tweetler senin Time Line’ında görünüyor. Seninki de onların. Roboskî Hrant’a Hrant Adana’daki TIR’lara onlar da rutin işleme karışıyor. Tekrar “Yaşasın halkların kardeşliği…” Yürüyoruz.
Bizim Erdoğan gibi tanrıdan yansıyan sıfatlarımız yok ki, Ölümlüyüz, Arkadaşlarımız birer birer nizami nizami düşürürlerken yürümek zorundayız biz. Ama adımlarımız bile nizami olamıyor; düzensiz, bir uzun bir kısa adımlarla, bir yüksek sonra daha yüksek tonda sesimiz. Bazen yan yana beş kişi bazen de on. Biz kardeşliği, dayanışmayı, kol kola girmeyi iyi biliyoruz ama.
Twitter’ın Time Line’ı akıyor. Hem slogan atıp hem okuyarak yürüyoruz. Bir Hrant bir Roboskî… Bir Roboskî bir Hrant sonra gene TIR.
Dili sürçüp de bir vekilinin Allah’ın sıfatlarını lütfettiği Başbakan kesin diyor İnternet’i. Sansürleyin. Devletin rutin işlerinden kimse haberdar olamasın, biri diğerine haber vermesin diye hatlar kopuyor. O saatten sonra “tweetler alınamıyor…” ekranda. İstiklal Caddesi’nde yine gaz ve suyla muamele görürken insanlar wi-fi şifrelerini ezberliyor. Türkiye’nin DNS ayarlarını değiştirmek için ve değiştirerek yürüyoruz. Bir Hrant bir Roboskî, bir Roboskî bir Hrant sonra TIR… sonra rutin işler.
Fakat yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın özgürlük! Tıklıyoruz.
Biliyoruz biz bitti demeden bu dava bitmez. Bitti diyebilmek için yürüyoruz. Bunu hem geleceğe hem Twitter’a atıyoruz alelacele. Sözümüz uzun değil, 140 karakter. O kadar. 

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa