Esnaf


25 Mayıs 2011 14:48

Yer, Güneydoğu’nun büyük bir kenti. Kentin alışveriş merkezindeyiz. İnsanlar almaktan çok bakmaya mecbur, bir aşağı bir yukarı çarşıyı turluyorlar. Parti bayraklarından gökyüzü görünmüyor. Bayraklara bakan da yok zaten. Uzaklardan gelen yüksek sesli elektronik bağrışmalar, çocukluğumun hoşgörülü Sultanhamamı’nda tezgah üstünde kadın iç çamaşırını kafasına takke gibi takıp, “İkizlere takke” diye bağırarak satan satıcıya rağmet okutuyor.
Çarşının bir ucundan kalabalık bir grup çarşıya giriyor. Hava sıcak. Grup takım elbiseli. Bir partinin vekil adayları. Esnaf ziyaretinde. İlk dükkana dalıyorlar. Ben de beraber.
- Hayırlı işler. Biz vekil adayıyız. Sorunlarınızı çözmek için oyunuza talibiz.
- Hayırlı olsun. Allah kolaylık versin.
- İşler nasıl?
- Çok şükür.
- Seçimi nasıl görüyorsun?
- İyi olur inşaallah.
- Memleket için, allah rızası için oyunu bekliyoruz.
- Hayırlısı.
Heyet dükkandan çıkıyor. Bu kez ben soruyorum?
- Ustam işler iyi mi?
- Ne iyisi. Öğlen oldu daha siftah yok. Alan da zaten ufak tefek, ıvır zıvır alışveriş.
- İyi de o zaman vekil adaylarına neden söylemedin?
- Aman efendim. İktidar tehlikelidir. Mimlerler. İflah olmayız vallahi. Biz işte böyle her gelen partiliyi, özellikle de iktidardakini “Çok şükür, inşaallah, maaşallahla” geçiştiriyoruz. Geçen gün belediye başkanına sikayette bulunan arkadaşın başına gelmeyen kalmadı. Ertesi gün dükkanı zabıta bastı. Gıdalar açıkta diye bastılar cezayı. Araya hatırlı (?) birilerini soktukta işi öylece tatlıya bağladık. Bunları kızdırmak ilahları kızdırmaktan beter. Hani arkadaşlar arasındaki konuşmalarımızın kasedini çekseler bin sene içeriden çıkamayız ama durumu esnaf işi idare ediyoruz işte. Ama oyumuz belli. Bu kez “Elimiz kırılsaydı da bunlara oy vermeseydik” demeyeceğimiz adaya oyumuz vereceğiz.
- Bu söylediklerini sen söyleyemiyorsan senin örgütün söyleyecek. Yok mu bağlı olduğun meslek odan, üst kuruluşun?
Bakışıyoruz. Gülüyor. Ivır, zıvır alıp çıkıyorum.
- Hadi hayırlı işler.

evrensel.net
www.evrensel.net