AKP ve bazı liberaller


19 Mayıs 2011 10:43

Hatırlanacağı gibi bir süre önce AKP Hükümeti Başbakanın ağzından Kürt sorununa “çözümü” ilan etmişti. Yeni keşfedilmiş gibi ortaya atılan “çözüm” şuydu: “Ülkede Kürt sorunu yoktu, bazı Kürt vatandaşların sorunları vardı.” AKP Hükümeti onca yalan ve demagoji arasında epeyce gidip geldikten sonra nihayet “Hidayete ermiş”, inkar politikasını yeniden keşfetmiş, kendi yeni statükosunu oluştururken, eski statükonun temel ayaklarından birisini değişmez statüko olarak kabul ve ilan etmişti. AKP böylece eski statükonun savunucuları karşısında iman tazelemiş, onların güven ve onayını da almış oldu.
Bütün bunlar olumsuz etkilerini çok çabuk göstermeye başladı. Kürdistan’da askeri operasyonlar yoğunlaşmış durumda. Askeri birlikler dağı taşı bombardıman altında tutuyor. Son günlerde onlarca Kürt genci katledildi. Şehirlerde protestosunu yükselten halka polisin ve diğer güvenlik güçlerinin saldırıları giderek şiddetleniyor. Bölge ilan edilmemiş bir olağanüstü hali yaşarken, Kürt halkı baskı ve terörle sinmeyeceğini açıkça ortaya koyuyor.
Yaşananlar bu kadar açık ve seçikken, yoğunlaşan askeri operasyonlara hükümet yanlısı bazı liberallerin yaklaşımı ise şöyle: Operasyonlar kontrol edilemeyen askeri güçlerin işi, bu işin ardında Ergenekon bulunuyor vb. vb... Onlar bunu söylerken AKP Hükümetinin Kürt sorununun çözümü konusunda samimi olduğunu, atılan bazı adımların bunun kanıtı olduğunu ileri sürüyorlar. Bunları söylemek ve savunmak için halkın deyimiyle ar damarının çatlamış olması gerekir.
Yavşaklıkta sınır tanımayan bu tür liberallerimize bazı hatırlatmalar yapmakta yarar var. Kürt halkının mücadelesi onlarca yıldır sürüyor ve bu mücadele bugün geçmişten çok daha güçlü ve yaygın. AKP Hükümeti bazı küçük adımlar atmak zorunda kaldıysa –TRT 6, bazı üniversitelerde Kürt dili vb. kürsülerin açılması vb.- bu bütünüyle halkın mücadelesinin zorlamasıyla oldu. Ama hükümet Kürtlerin kolektif taleplerini inkar etmeye devam ediyor ve ufak tefek tavizlerle bu mücadeleyi yatıştırmaya çalışıyor. Yatışmayanlara neler yapıldığına ise son günlerde hep birlikte tanık oluyoruz.
Bu gerçeklere karşın bazı liberallerimiz hükümeti savunma konusunda sınır tanımıyorlar ve ülkede olumsuz anlamda olup biten ne varsa bütün bunları hükümetin sorumluluk alanı dışına çıkarıyorlar. Onlar için hükümet adeta bir teflon tava! Yapışmıyor, pislenmiyor! Onlar şöyle savunma yapıyorlar, Kürtlere saldırılıyorsa bu Ergenekoncuların provokasyonudur. Daha bir kaç yıl öncesine kadar 1 Mayıs gaz ve copla engelleniyorsa bu vali ve emniyet müdürünün işidir. Yayınlanmamış kitaplar toplatılıyor, yazanlar cezaevlerine tıkılıyorsa bu savcının işgüzarlık etmesidir. Bebekler açlıktan ölüyorsa bu ailenin ihmalidir. Göstericilere şiddet kullanılması sonucu utanç verici şeyler oluyorsa suç bütünüyle gösterilere katılanlardadır vb. vb..
Dünya üzerinde hükümeti ve devleti yönetip de, icraatlarının olumsuz sonuçlarından sorumlu tutulmayan böyle bir hükümet ve onu sınırsızca savunan böyle bir takım var mı? Böyle bir hükümetin olmadığı kesin. Çünkü böyle bir hükümete ve onun başbakanına dünyanın her tarafında sorulacak soru şudur: Bütün bunlar size rağmen oluyorsa, o zaman siz nasıl bir hükümetsiniz, kukla olmayı nasıl içinize sindirebiliyorsunuz, sen başbakan mısın yoksa soğanbaşı mısın? Hükümet ve onun başı bütün bunların farkında olduğu içindir ki, askerine, polisine sahip çıkıyor. Ve bunu görüntüyü kurtarmak için değil, bu gerici politikaların gerçek sahibi olarak yapıyor. Ama bizim bazı liberaller kraldan daha çok kralcı ve tersini savunmaya devam ediyorlar.
Ama bütün bu gerici çabalar boşuna. Bugün halkın daha geniş kesimleri olup biteni daha iyi anlıyor ve uygulanan ekonomi politikalarından, siyasi yaşamın daha fazla gericileşmesinden rahatsızlık duyuyor. Bu seçimlerin AKP’nin kazanacağı son seçimler olacağını öngörmek kehanet sayılmamalıdır. Onun “zaferi” geçmişe göre daha zayıf bir çoğunluğa dayanacak ve AKP güç kaybına uğrayacak. Bu durumu tersine çevirmek için pek çok dolap çevriliyor ve çevrilmeye de devam edecek. Ama artık bu süreç geriye çevrilemez bir biçimde işliyor. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın Kürtlerin en doğal haklarını koparıp almaları çok uzak değil. Türk işçi ve emekçileri, aydınlar daha ileri bir politik bilince açılıyor ve ülkenin geleceğini belirleyecek bir mevziye doğru ilerliyorlar. Zaman emekten, demokrasiden, özgürlükten yana daha hızlı akmaya başladı.

evrensel.net
www.evrensel.net