TÜİK’in işsizlik hesabı


18 Mayıs 2011 11:19

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) hafta başında, bu yılın ocak, şubat ve mart aylarında yaptığı Hanehalkı İşgücü Anketi (HHİA) sonuçlarını açıkladı. TÜİK’e göre işsizlik oranında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 2.9 gibi ciddi bir düşüş gerçekleşmiş. Şubat ayında Türkiye’deki kayıtlı işsiz sayısı 2 milyon 964 bin, istihdam edilenlerin sayısı ise 22 milyon 802 bin kişi olmuş.
İşsizlik gibi, toplumun geniş kesimini ilgilendiren bir konuda açıklanan rakamlar, çoğu zaman gerçekleri yansıtmak yerine, gerçeklerin üzerini örten ve bu nedenle halkın aldanmasına neden olabilen bir işlev görüyor. Çünkü TÜİK’in işsizlik hesaplamasında benimsediği yönteme göre işsizlik oranlarını gerçekte olduğundan düşük göstermek hiç de zor değil.
Çalışma çağında olup da (15-65 yaş arası), işe başlamaya hazır olanlar, fiilen iş arayanlar ve iş aradığı halde bulamayanlar işsiz sayılırlar. TÜİK’in 4-c statüsünde çalıştırdığı yaklaşık 1800 anketör, bir yıl içinde üçer aylık dönemlerde yaptığı anketlerde şu soruyu sorar; “Son bir hafta içinde, en az bir saat gelir getirici bir işte çalıştınız mı?” Anketi yanıtlayanlar bu soruya “Evet” yanıtını verirse işsiz sayılmazlar. Referans dönemi içinde (her ayın ilk haftası içinde) en az bir saat gelir getirici bir işte çalışanlar işsiz sayılmıyor, çalışıyor görünüyor. Örneğin hafta içinde bir saat çalışmış, ancak haftanın diğer günlerinde boş gezmişseniz, sefalet içinde yaşasanız da üzülmeyin. En azından işsiz değilsiniz!
Meseleye TÜİK açısından bakarsak, bugün gerçek anlamıyla işsiz olan işçilerin çoğu, kendileri henüz farkında olmasalar da aslında işsiz değiller. Bu arkadaşlar ne kadar şikayet etseler, içinde bulundukları duruma isyan etseler de, devletin gözünde işsiz sayılmıyorlar. Sadece bu kadar da değil. Düzenli bir işte çalışmayanlar; geçici ve güvencesiz işlerde çalışanlar; staj adı altında sömürülen genç işçiler; emekli olduğu halde yaşamını sürdürmek için kayıt dışı çalışanlar, gündelikçilik, hamallık, amelelik vb. gibi düzenli olmayan işlerde çalışarak geçimlerini bile sağlamaktan yoksun olanlar, TÜİK’in hesabına göre, az da olsa gelir getirici bir işte çalıştıkları için kendilerini şanslı saymalılar.
Referans dönemi olarak kabul edilen hafta içinde, çok kısa süre (bir saat ya da birkaç gün) çalışmış olanlar “eksik istihdam” olarak tanımlandığından işsizlik tanımının dışında bırakılıyor. Bütün bunlara ek olarak, işsiz kaldığı halde iş arama kanallarına başvurmayanlar (Örneğin İŞKUR’a kayıt yaptırmayanlar) da işsiz olarak görünmüyor. Türkiye’de kendi çabasıyla ya da eş-dost yardımıyla iş bulmak, İŞKUR üzerinden iş bulmaktan daha kolay olduğu için İŞKUR kayıtlarının da gerçekçi olduğu söylenemez.  
İşsizlik oranlarının düşük çıkmasının en temel nedeni, Başbakan ve çevresinin iddia ettiği gibi “ekonomideki istikrar” değil; kısmi süreli, parça başı, geçici, gündelik ve yevmiyeli çalışanların sayısının AKP iktidarı döneminde muazzam artmış olması. Esnek çalışmanın yaygın olduğu bir ülkede işsizlik oranlarının düşük çıkması kadar doğal bir şey olamaz. Örneğin ABD’de işsizlik oranlarının çok fazla oynamamasının nedeni, bu ülkede çalışanların büyük bölümünün esnek, özellikle de kısmi süreli çalışmasıdır. Bu nedenle TÜİK’in her ay, aslında üçer aylık dönemler halinde yaptığı anketler üzerinden açıkladığı işsizlik oranları, gerçek işsizleri değil, özenle seçilmiş, devletin süzgeçten geçirdiği “süzme işsizleri” ifade ediyor.   
TÜİK’in uyguladığı işsizlik hesaplama yönteminin, elbette kendi içinde bir tutarlılığı var. Ama bu ülkede emeği ile geçinmeye çalışan, her geçen gün bir öncekini arayan ücretli emekçiler için bunun bir anlamı yok. TÜİK’in 4-c statüsünde güvencesiz çalıştırılan anketörleri sokağa çıkıp, TÜİK’in açıkladığı işsizlik oranlarını gerçekçi buluyor musunuz? diye sorsalar, emin olun fanatik AKP’liler dışında kimse olumlu yanıt vermez.
Türkiye’de esnek ve güvencesiz çalışma biçimleri son yıllarda hızla artmış olmasına rağmen, bu durumun işsizlik rakamları üzerindeki etkisi hâlâ sınırlı. Torba yasa düzenlemeleri sonrasında esnek, kuralsız ve kayıt dışı çalışmanın yaygınlaşmasıyla önümüzdeki aylarda işsizlik oranlarını daha da düşürürlerse kimse şaşırmasın.

evrensel.net
www.evrensel.net