Dün OSTİM bugün Elbistan-Afşin


16 Şubat 2011 22:37

Arka arkaya iş cinayetleri yaşanıyor. 5 bin iş yeri ve 50 işçinin çalıştığı OSTİM’deki meydana gelen iki patlamada 20 işçi hayatını kaybetti. Ne yazık ki, her gün onlarca kazanın yaşandığı OSB’de kulakları sağır eden derece iki patlama ve facia yaşanmadan bu alandaki vahim durum gündeme gelmiyor.
Kaynak atölyesi ruhsatlı iş yerinin tüp, tiner ve patlayıcılarla iştigale ettiği anlaşıldı. Bu defa 20 aile acılara boğuldu. Ancak patlamaya hazır bombaların (işyerlerinin) her sokakta her köşe başında yaşamı tehdit ettiğini unutmamak gerek. Ancak hükümet ve burjuva partiler patronların çıkarlarını savunmaktan, iş cinayetlerini es geçmekte kararlı görünüyorlar.
Ankara Ostim’de aynı gün arka arkaya yaşanan patlamaların da gösterdiği gibi işyeri denetimi, işletme normları, güvenlik tedbirleri gibi hayatı derece önemli olan kriterler hiçe sayılarak iş yerleri ölüm mekanları olarak işletmeye açılıyor.
Dün Ankara’daydık. Emek Partisi Genel Başkanı Levent Tüzel, Genel Başkan Yardımcısı Sabri Topçu ve Ankara İl Başkanı Semra Gürkan, hayatını kaybeden mühendis Dilek Gürer’in evinde taziye ziyaretinde bulundular. Dilek’in abisi “iş kazaları deyip geçtiğimiz durumun ne demek olduğunu başımıza bu olay gelince daha iyi anladık” diyerek, bile bile işlenmiş cinayetlere dikkat çekiyor. Anne “bu kader değil, alın yazısı değil, ama kendimizi teselli etmek için böyle diyoruz” diyor.
Parçalanmış cesetlerin teşhisi için günlerce süren bir bekleyiş acının ağırlaşmasına neden olmuş. İş güvenliğini olmadığı, can güvenliğine ilişkin hiçbir tedbirin alınmadığı işyerleri işçilere mezar olmaya devam ediyor. Toplum her gün adına kaza dinelen iş cinayetleriyle sarsılıyor.
Ostim’de yaşanan faciadan sonra hükümet olayın büyütülmemesi gerekir diyerek daha önce maden ocağındaki faciada ölen işçiler için söyledikleri  “güzel öldüler” tutumunu sürdürüyor.
MHP lideri “olu bunlar, abartmaya gerek yok” mealinde bir açıklama yaparken, OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü “Yanlış açıklamalar yapılıyor. Ülkemizdeki sanayicilerin, üreticilerin ve girişimcilerin morali bozuluyor” diyerek, yaşanan vahşeti küçümsüyor. Organize Sanayi Bölgeleri’nde yaşana kuralsızlığı, aşırı kar hırsına dayalı çarkı, sendikasız, sigortasız çalışma koşullarını görmezlikten gelen patronlar, AKP hükümeti, MHP Genel Başkanı ve CHP sorunu esas kaynaklarından söz etmiyorlar. Gerçeklerin tartışılmasını engellemek isteyen aşırı hükümet burjuva partiler, ne işçinin, ne de ailelerin feryadına kulak veriyor.
Davutpaşa faciasında hayatını kaybedenlerin yaralananların aileleri hala haklarını aramaktalar. Maden ocakları, Tersane cinayetleri ve diğer “kaza” denilen cinayetler karşısında iş güvenliği ve can güvenliğine ilişkin düzenlemeler ve tedbirler almak yerine  kuralsızlığı olağanlaştırmanın peşinde koşan hükümet, Torba Yasa ile bu durumu hepten
Bu defa adına iş kazası denilen, ancak öncesi bir yana günlerdir geliyorum diyen başka bir iş cinayeti haberi de Elbistan-Afşin Termik Santrali’nden geldi. Heyelanın gerçekleştiği bölgede 1200 kadar işçi çalışıyor. Üç vardiya halinde gece gündüz çalışılan günlerdir göçük ve çatlak haberleri verilen kömür üretimine devam edildi
Birkaç gün önce madende meydana gelen göçükte bir işçi göçük altında kalmıştı. Ancak hiçbir şey olmamış gibi davranıldı. Tedbir alma ihtiyacı duyulmadı. Oysa geçen pazar günü meydana gelen kaza geliyorum demiş ve tedbirlere işaret etmişti. 6 Şubat’ta meydana gelen ilk göçükle ilgili olarak bilim insanlarının yaptıkları açıklamalar da dikkate alınmadı.
ODTÜ Öğretim Üyesi Levent Tatlıoğlu’nun da içinde yer aldığı bilirkişi heyetinin raporunda, “22 Aralık 2010 ile 29 Ocak 2011 tarihleri arasında meydana gelen 10 hafif depremden 6 sının göçüğü tetiklediği” bilgisi de dikkate alınmadı. Arkasından, dört gün sonra Termik Santrali için kömür üretilen Çöllolar kömür üretim sahasında daha büyük bir heyelan meydana geldi. 18 işçi iş makileri ile birlikte göçük altında kaldı. Şimdi özelleştirme sonrası Park Holding’e devredilen kömür üretim alanında 8 işçi kurtarılırken 10 işçi hala göçük altında.
Hükümet yetkilileri bu defa da bile bile işlenmiş cinayeti bir kaza, hatta taktiri ilahi sayacaklardır. Daha önce özelleştirilen, peşkeş çekilen, denetimi yapılmayan ve daha fazla kar için işçileri ölüme süren patronların aşırı kar hırsından, kapitalizmin işleyiş kurallarından söz etmeyecekler.
Afşin-Elbistan Termik Santrali Kömür üretim ünitelerinin özelleştirilmesinden sonra bu tür kazların daha da arttığı bir gerçek. Tek tek ölümler, sakatlanmalar haber konusu bile edilmiyor.
İşçilerin bu gelişmeler karşısında daha aktif tutum almaları gerekiyor. Sendikaları harekete işçiler geçirebilir. Kapitalist sömürü çarkının işçi kanıyla üretim yapmasına seyirci kalınmamalıdır. İşçiler, emekçiler ve tüm halkımızın bu gelişmelere karşı ortak hareketine ihtiyaç var. Değilse, dün OSTİM, bugün Elbistan-Afşınla sınırlı kalmayan cinayetler yaşamaya devam edeceğiz.

evrensel.net
www.evrensel.net