Temiz seçim


09 Mayıs 2011 11:20

12 Haziran seçimi, belki de son yılların en kirli seçim kampanyasına sahne oluyor. Sürekli bel  altına vuruşlar yapılıyor. AKP, MHP’yi yüzde onun altına düşürmeye çalışıyor. Bir anda video kasetleri ortaya çıkarıldı. AKP, kasetlerle bizim ilişkimiz yok diyor ama, tavrı “istemem yan cebime koy” tavrı. Video kasetleri komplosunu kim yapıyorsa, amacı belli ki; AKP’yi güçlendirmek, MHP’yi zayıflatmak.
Birkaç sene önce, Tayyip Erdoğan’ın ve eşi Emine Erdoğan’ın telefon konuşmaları bazı internet sitelerinde yayınlanmıştı. Çok kısa bir süre içinde, bazı kişiler hakkında soruşturmalar açıldı, tutuklananlar oldu. Baykal ve MHPlilerle ilgili kasetler ortaya çıktığında ise, aynı cevvallik, aynı gayret polis ve savcılarda görülmüyor. AKP de, bunlar bizim işimiz değil diye, güya kendini sorumluluktan kurtulmaya çalışıyor.
BDP’lilere karşı yürütülen kirli propaganda savaşı ise ise ayrı bir konu. Bu konuda medya ile AKP ortak çalışıyor. BDP sözcülerinin sözlerini çarpıtarak, her konuştuklarını onlara karşı bir saldırı için kullanmaya çalışıyorlar. BDP sözcülerinin konuşmalarından bir cümleyi alıyorlar ya da söylemediklerini dahi söylemiş gibi çarpıtarak kamuoyuna aktarıyorlar. Milliyetçi, şoven fikirlerle zehirledikleri gençleri BDP’lilere saldırtmaya çalışıyorlar.
AKP’nin “ileri demokrasisi” böyle bir demokrasi. Tarihte, daha önce böyle yöntemleri Mussolini ve Hitler kullanmıştı. Yalan haberler üreterek, bu haberler üzerine kışkırttıkları milliyetçi kitlelere provokatif eylemler yaptırarak rakiplerini etkisizleştirmeye çalışmışlardı.
AKP’nin bu kirli propaganda ve seçim çalışması faaliyetlerini, AKP yandaşı aydınlar ise gerekçelendirmeye çalışıyor. Bu aydınlara göre, AKP seçimden sonra “demokratik bir anayasa” yapacakmış. Ama, tek başına böyle bir anayasayı yapabilmesi için MHP’nin yüzde 10 barajı altına düşürülmesi gerekiyormuş, böylece AKP Anayasayı tek başına değiştirebilecek bir milletvekili sayısına sahip olacakmış. Şimdi yaptıkları demokrasi dışı ise de seçimden sonraki “demokratik” hamlesi için bu tür işlere göz yumula bilinirmiş vs. vs.
Oysa, tarihe şöyle kabaca göz atan herkes görür ve bilir ki; antidemokratik yöntemlerle demokratikleşmek mümkün değildir. Bel altına vurularak kazanılan maçlar, gerekçesi ne olursa olsun, kazanılmış maçlar değildir.
Esasen, burjuvaziden temiz bir seçim beklemek zaten ham hayaldir. Burjuvazi temiz bir seçim yapsa zaten sınıf olarak iktidarı elinde tutamaz. Çoğunluk olan ve çıkarları burjuvazinin tam tersi yönde bulunan halk iktidara gelir. Bugüne kadar yapılan seçimlerde de burjuvazi sürekli olarak; seçim barajları, propaganda olanaklarında eşitsizlik, parasal gücü seçimlerde kullanmak, elinde tuttuğu medyayı kullanmak vb. yöntemlerle, temiz ve demokratik bir seçim yapılmasını sürekli engelledi. Fakat, artık kirli yöntemler daha fazla kullanılır oldu. Son üç seçimde görülmeyen yöntemler gündeme getirilmeye başlandı. Aynı yöntemlerle oluşturulan iddianame ve davalardan sonra, şimdi seçimlere müdahale edilmeye başlandı.
Seçimden sonra demokratik bir anayasa yapacak parti önce, şimdi bu kirli yöntemlerle mücadele etmelidir. AKP ve Başbakan “ileri demokrasi”, “demokratik anayasa” iddialarında bulunacaksa, önce “benim işime yarasa da, bu tür yöntemlere karşıyım, şantaj kasetlerini kim çekiyorsa hemen bulup mahkemenin huzuruna çıkartacağız” demesi lazım. Bunu söylemeyen ve yapmayan başbakan ve AKP, bu kasetleri çeken ve gündeme getirenlerle objektif olarak suç ortaklığı yapmaktadır. Bugün böyle anlaşılmaktadır. Yarın, tarih de böyle yazacaktır.

evrensel.net
www.evrensel.net