Tedhişin zemini


07 Mayıs 2011 09:34

Obama ABD kuvvetlerinin Usame bin Ladin’i bulup katlettiğini ilân ettiğinde ikinci defa cumhurbaşkanı seçilme ihtimalini belki artırdı. Adamı katletme şekli ve zamanı, ABD kamu oyuna yönelik bir propaganda düzenlemesi olduğunu ortaya koymaktadır. ABD’de olayın kutlama ile karşılanışı Amerikalıların dünyanın gerçeklerinden ne kadar bihaber olduğunu göstermektedir. Silâhsız yakalanan bir adamı tutuklamak yerine katletmenin sebebini de anlayamadıklarını göstermektedir.
Bin Ladin’in ölümü, bin Ladin’in ortaya çıkmasına yol açan dünya ortamını değiştirmemektedir; başka bin Ladinlerin türemesine de son vermez. Dünyada refah adaletsizliği, güçlü devletlerin bu adaletsizliği sürdüren tahakküm siyaseti, çevre ülkelerinde işbirlikçi müstebit rejimler, ve ortada adil bir dünya projesi etrafında birleşmiş bir siyasî hareket olmaması, genç insanları bin Ladin’in yanına itti, itmektedir. Bundan sonra el Kaide tarzı saldırılar azalabilir de sürebilir de. Azalırsa bunda bin Ladin’in katledilmesinin etkisi olduğu söylenemez. Bin Ladin’in katledilmesi, dağınık bir çete ağında manevî reis konumunda bulunan birinin öldürülmesinden ibarettir. Bu ölümün çeteye, ve çetenin genişlemesine etkisi olmaz.
Dünyada katilleri cezalandırmak suretiyle adalet tevzi edilecekse, George W. Bush’un Usame’den çok önce cezalandırılması gerekirdi. Muhtemelen dünyada şu anda sağ olan en büyük katil terörist odur. Irak Aile Sağlık Araştırmasına göre 2003 Mart ayı ile 2006 Haziran ayı arasında ABD ve müttefiklerinin Irak’ın istilâsı sonucunda 151000 kişi öldü. Amerikalı AP basın ajansına göre 2003 Mart ayı ile 2009 Nisanı arasında istilâ sonucu 110600 kişi öldü. Bush’un emirleriyle Afganistan’da işlenen cinayetler ayrı bir çetele.
Arap toplumlarında son aylarda yükselen demokrasi mücadelesi, el Kaide’ye zemin oluşturan dört etkenden birinin (işbirlikçi müstebit rejimlerin) etkisini azaltabilir. Ama Müslüman ülkelerde demokratikleşme, el Kaide tarzı tedhiş örgütlerinin cazibesini yok etmeye yetmez. Dünyada refah adaletsizliği, güçlü devletlerin bu adaletsizliği sürdüren tahakküm siyaseti sürdükçe, somut adil bir dünya projesi hedefli uluslar arası bir siyasî hareket ortaya çıkmadıkça el Kaide, Müslüman ülkelerinden ABD nüfuzunu defetme ve Vehhabî anlayışına göre yönetilen devlet kurma amaçlarına yönelik tedhiş eylemlerini yürütmek için fedai bulacaktır. Bu düzende yaşamakta bir mana bulamayan gençlerin, dünya emekçileri arasında husumet yaratmaktan ve dünyanın egemenlerini siyasî ve manevî olarak güçlendirmekten başka netice vermeyen eylemlere yönelmesinde kanımca bütün sosyalistlerin, demokratların sorumluluk payı vardır.

evrensel.net
www.evrensel.net