Kürt bayrağı nerede?


22 Şubat 2011 01:36

 

Şivan Perwer, Kürt halkı için ulusal uyanışın; dili, sanatı ve kültürüyle kendini var etme mücadelesinin önemli isimlerinden biridir. Yıllardan beri her Newroz yaklaştığında, Diyarbakır Newroz’una Şivan’ın gelmesi, halkın bir özlemi olarak dillendirilmektedir. Halkın bu özlemi, kendi varoluş/mücadele gününde sanatçısını kucaklamak istemesi, O’na verilen değerin de göstergesidir. Öte yandan elbette sanatçının da halkına karşı görev ve sorumlulukları vardır. Ne yazık ki Şivan son dönemlerde ortaya koyduğu tutum ve geliştirdiği söylem ile bu sorumluktan uzak ve halkın mücadelesine zarar veren bir yerde durmaktadır.
 
Neden mi?
 
Şivan, Almanya’da Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’la bir araya gelerek “Açılıma destek vermek için” TRT 6’da bir konser vermek istediğini söylemiştir.  ‘Açılım’ın ne olduğu bir tarafa, özellikle AKP’nin her alanda giderek Kürtlere karşı saldırısını yoğunlaştırdığı bir dönemde yapılan bu görüşme, çeşitli Kürt kurum ve çevreleri tarafından eleştirildi. Yapılan değerlendirmelerin bazılarında eleştiri üslubunu aşan sert ifadeler yer aldı. Şivan, aynı sertlikle bu eleştirilere cevap verdi: “Eğer bir hain varsa o da başkalarını hainlikle suçlayanlardır” dedi. Şivan’ın açıklamaları, konser vereceği TRT 6’dan yayımlandı ama o görüntülerde bir gariplik vardı. Gariplik daha sonra anlaşıldı, Şivan’ın arkasındaki Kürt Bayrağı, TRT 6 tarafından mozaiklenerek anlaşılmaz hale getirilmişti.  Ve aslında sadece TRT 6’nın bu sansürü, tartışmanın ve meselenin özünü anlatmaya yetiyordu.
 
Öncelikle bu tartışmadan memnun olan bir taraf varsa, o da AKP’dir ve Arınç’ın kotardığı bu işten dolayı fazlasıyla mutlu olduğuna eminiz. Yıllardır Kürtler içinde tartışma yaratmak, Kürt hareketini etkisizleştirmek için “muhalif Kürt aydını” yaratmaya çalışan egemenler için elbette Şivan bir nimettir. Ve Şivan, bilerek veya bilmeyerek egemenlerin politikasına hizmet eden bir tutum içindedir. Bunu anlamak için yaşananlara ana hatlarıyla bakmak bile yeterlidir.
Öncelikle TRT 6, elbette devletin on yıllarca yok saydığı bir dilde yayın yapması bakımından önemlidir. Ama öte yandan da tam da 2009 yerel seçimleri öncesinde ve hiçbir yasal dayanağı oluşturulmadan yapılan bu yayının asıl amacının Kürt halkının talep ve beklentilerini karşılamak değil; aksine beklenti yaratarak halkı yedeklemek ve Genelkurmay’ın ifadesiyle “Halkı bölücü yayınların etkisinden kurtarmak”tı! Açılım adı altında halka karşı sokaklarda uygulanan şiddet ortadadır. Öte yandan 1700 Kürt siyasetçi tutuklanmış ve kendi anadillerinde savunma yapma hakları ellerinden alınmıştır. Anadilde eğitim isteyen çocuklar, gençler kurşunlanmakta ve hapishanelere doldurulmaktadır. Kürtçe yer isimleri üzerindeki yasaklar sürdürülmektedir. Bölge’nin dört bir tarafından toplu mezarlar çıkarken AKP üç maymunu oynamaya devam etmektedir.
 
İşte böylesi bir dönemde, hem de seçim arifesinde AKP’nin en önemli isimlerinden biri ile görüşüp, üstelik uyguladıkları politikaya destek için TRT 6’da konser vermekten söz etmenin masumca bir tutum olarak görülmesi elbette düşünülemez. Bu görüşmenin arkasında ne gibi hesaplar olduğunu önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz.
 
Şivan, “Ben halkımı ve ülkemi çok seviyorum” derken TRT 6’nın arkasındaki Kürt bayrağını sansürlemesi traji-komik bir durumu gözümüzün içine içine sokmaktadır. Tıpkı, devlet kanallarında programlara çıkıp Kürt ulusal hareketi ve mücadelesinin eleştirisi eşliğinde Kürt halkının gerçek temsilcilerinin kendileri olduğunu söyleyen “Kürt siyasetçi” ve “aydınlarının” düştükleri durum gibi…
 
Şivan, egemenlerin halkın güç ve mücadelesini bölmek için kullandığı bir siyasi figür haline gelerek halkın sanatçısı olmayı sürdüremeyeceğini görmeli ve kararını vermelidir.
evrensel.net
www.evrensel.net