1 Mayıs’ın ardından


02 Mayıs 2011 11:12

Bin Ladin’in öldürüldüğü haberi 1 Mayıs değerlendirmelerini gölgeledi. Bin Ladin’in  öldürülüp öldürülmedi tartışması gündemin en az bir haftasını alır. Bu arada 1 Mayıs’a geniş emekçi kitlelerinin katılımı ve emekçilerin talepleri burjuva medyası tarafından unutturulur.
Bu 1 Mayıs’ta, başta yandaş medya olmak üzere, medyanın ortak çarpıtma teması “bak işte 1 Mayıs kavgasız dövüşsüz de kutlanıyormuş, 1 Mayıs şimdi gerçekten bayram oldu” biçimindeydi. Burjuva medya, özellikle yandaş medya denilen, din istismarcısı medya organları okuyucu ve izleyicilerini aptal yerine koymakta sınır tanımıyor. Sanki, bugüne kadar 1 Mayıs gösterilerine engel çıkaran, yasaklayan AKP de içinde olmak üzere geçmiş hükümetler değilmiş gibi, “Bakın kavgasız, çatışmasız da 1 Mayıs olabiliyormuş” diyorlar. Üstelik, geçmiş 1 Mayıs’larda hükümetlerin estirdiği polis terörünün en büyük destekçiliğini de kendilerinin yaptığını unutmuş görünüyorlar.
1 Mayıs, sadece halayların çekildiği, davulların çalınıp emekçilerin oynadığı bir “laylaylom” günü değildir. Elbette, işçiler, emekçiler en sert mücadele içinde de; grevlerde, direnişlerde olduğu gibi omuz omuza verip halay da çeker. Fakat, 1 Mayıs esas olarak bir mücadele günüdür. İşçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günü. İşçiler ve emekçiler 1 Mayıs günü dünyanın her yerinde güncel taleplerini dile getirirler ve bu taleplerini elde etmek için mücadele kararlıklarını gösterirler.
Bu sene de, bütün dünyada işçiler ortak taleplerini dile getirdiler. Bu talepler emperyalist kapitalizmin neoliberal denilen işçi düşmanı politikalarının geri alınması idi. Esnek çalışmanın sona erdirilmesi, sosyal güvenlik başta olmak üzere işçilerin kazanılmış haklarının geri alınması uygulamalarının durdurulması, yüz sene sonra hâlâ eşit işe eşit ücret talebi, eğitim ve sağlık hizmetlerinin parasız ve herkes için eşit bir hizmet haline getirilmesi, kadın ve çocuk emeğine karşı eşitsiz uygulamalara son verilmesi, insanca bir ücret vb. vb.
Tabii, bu 1 Mayıs’ta Arap ülkelerini ayağa kaldıran ve bütün dünya emekçilerinin, halklarının ortak talepleri olan bir talep; daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük…
Türkiye açısından, özel durumlar ve talepler…
Son yıllarda Kürt emekçilerinin 1 Mayıs gösterilerine yoğun katılımları…
Kürt halkının taleplerinin, emekçilerin talepleri ile birleşmesi ve alanlarda emekçilerle Kürt yoksullarının Türkiye’yi demokratik halk iktidarına götürecek birliği…
Siz, yukarıda özetle saydığımız talepleri görmezden gelir ve “ne güzel, kavgasız gürültüsüz, halaylı, çiçekli 1 Mayıs” diye günün anlam ve önemini çarpıtmaya devam etmeğe devam ettiğinizde, emekçiler taleplerini sağır kulaklara duyurmak için davul zurnadan başka araçlar da kullanacaktır.
AKP Hükümeti ve Başbakan, işçi ve emekçilerinin, Kürtlerin, Alevilerin, kadınların ve gençlerin taleplerine kulak vermelidir. Çılgın projelerle halkı oyalamaya çalışacağına, bu talepleri yerine getirmeye çalışmalıdır.
1 mayıs günü yüz binlerce emekçinin taşıdığı pankartlardaki taleplerin hiç birini görmeyip; çiçek,böcek ve davul, zurna muhabbeti yapan medya da utanmalıdır.

evrensel.net
www.evrensel.net