Libya çıkmazı


23 Nisan 2011 08:56

Libya’da Kaddafi rejimine karşı ayaklananlar Kaddafi idaresini deviremeyince bir kısım Libyalıların rejimi desteklediği ortaya çıktı. Halk ayaklanması gibi başlayan hareket iç savaşa dönüştü. Bazıları ülkenin doğusunda ve orta kesiminde farklı aşiretlerin bulunduğunu, bunların savaştığını vurguyor. Aşiretler olmakla olayın mahiyeti değişmiyor. Çatışmanın sebebi Kaddafi rejiminin petrol gelirlerini tüm nüfusu asgari seviyede memnun edecek kadar adil dağıtmaması. Bölüşümde ayırımcılık ister mezhebe dayansın, ister aşirete, ister milliyete. Ayırımcı uygulamalardan mağdur olanlar, dışlanan kimlikleri etrafında birleşiyor ve demokrasi talep ediyor.

ABD’yi ve NATO’yu Libya’ya müdahale etmeğe teşvik edenin Suudî Arabistan olduğu; bunda Suudîlerin ABD’ye 60 milyar dolarlık askerî malzeme siparişinin etkili olduğu söylenmektedir. Bu tarihte görülmüş en büyük silâh siparişi olmaktadır. Suudîlerin Arap ayaklanmalarının kendi ülkelerine sıçramasından endişe ettiği bilinmektedir. Suudîler Bahreyn’e kendi ordusunu sevk etti; Suudî ordusu Yemen sınırında Husîlere karşı da savaşmaktadır.

Silâh sipariş anlaşması kararlaştırıldığı günlerde ABD savunma bakanı ve dış işleri bakanı konuşmalarında, ABD tarihine atıflar yaparak, ABD’nin eskiden beri başka milletlerin demokrasi mücadelelerini destekleyip desteklememeyi daima birer birer tartıp karar verdiğini söyledi. Dış işleri bakanı Clintonbir konuşmasında halkın demokrasi talebiyle ayaklandığı Bahreyn rejimiyle ABDnin ilişkilerinin ne kadar iyi olduğunu vurguladı. ABDnin Bahreyn’de askerî üssü var. Obama iktidarı böylece Libya’da asileri desteklerken, Suudî devletinin nüfuz bölgesinde demokrasi talep edenleri katletmesine göz yumacağını açıklamış oldu.

Libya’daki ayaklananların beyan ettikleri talepler meşru olmakla birlikte, NATO’nun bu çatışmaya bulaşması ile Libya’daki savaşın mahiyeti değişti. Merkez ülke devletlerinin Kaddafi rejimini devirme kararlılığı, asilerin iktidarı ele geçireceklerini teminat altına almış görünmektedir. Bu müdahale sebebiyle Libya’da yeni rejim, ABD’ye, Fransa’ya, İngiltere’ye maddî ve manevî olarak medyun vaziyette kurulacaktır. Bu sebeple yeni rejimde meclis ve hükûmet ne kadar serbest seçimlerle oluşursa oluşsun, anti-demokratik olacaktır. Dış askerî müdahale Libya halkının iradesini ipotek altına almıştır. Suudîler ve NATO, Libyalıların isyanını kirletmeyi ve boşa çıkarmayı başardı. Bunu Libyalı asiler de bilir.
19. yüzyıldan beri müstebit ve işbirlikçi rejimlere karşı mücadele eden demokratların, ıslahatçıların acı kaderidir: istibdat demokrasi mücahitlerini ezdiğinde, emperyalist devletleri kendi yanına çekme, onların kudretine sığınma seçeneği cazip gelmektedir, denizdeki yılan olmaktadır. Osmanlı istibdadına karşı mücadele eden aydınların zaman zaman İngilizlerden, Fransızlardan medet umması; kendi hükümdarlarından suimuamele gören İranlı, Arap aydınların Avrupa ülkelerine kaçması, bazısının teşkilatına üye olması buna örnektir. Saddam’ın zulmüne uğrayanlar ABD istilasını memnuniyetle karşıladı. Tekrarlanan acı bir senaryodur.

Bu çıkmazı aşmak için halkların zulüm rejimlerine karşı mücadelede daha çok dayanışması, yardımlaşması lazım. Mısır’dan Libya’daki asi rejime yardım malzemesi, gıda, tıbbî malzeme vs. gönderilmektedir.

Ancak asilerin silâha da ihtiyacı var. Dünyada ezilenlerin, mazlumların egemenlere karşı (ve egemenleri ayakta tutan devletler sistemine karşı) mücadelede namerde muhtaç olmamak için birbirlerine daha güçlü destek verebilmesi gerekmektedir.

evrensel.net
www.evrensel.net