Gazetecilere Özgürlük Kongresi


21 Nisan 2011 10:44

Gazetecilere özgürlük mücadelesinde gündemimiz giderek yoğunlaşıyor. Mahkeme salonları arasındaki koşuşturmamız bir yandan devam ederken, tüm yargılanan gazetecileri, avukatları, eşleri ve yakınlarıyla birlikte bir araya getirmeyi amaçladığımız Gazetecilere Özgürlük Kongresi’ni 3 Mayısta toplayabilmenin hazırlıklarını sürdürmek insanüstü bir çabayı gerektiriyor.
Bu telaş içinde, bir meslektaşımızın davasını izlerken, bir diğerinin sorunundan gecikmeli haberdar olduğumuz için aldığımız eleştirilere de katlanmak zorundayız. “İlgisizlik” ya da “görmezden gelmek” yakınmalarına boyun eğmek bir yana, meslektaşlarımızın Kongrede söz hakkı sahibi olabilmek için “katılımcı formu” doldurma zorunluluklarını hatırlatmak ve toplanmasını takip etmek de bizim görevimiz.
Gazeteciler, belki de demokrasi tarihimizin hiçbir döneminde olmadığı kadar örgütlü biçimde ortak bir hareket tarzı belirliyor ve kendi geleceğini kendi tayin edebilme hakkını kullanma kararlığını giderek güçlenerek, olgunlaştırıyor.
Onun için her şeye değer!
***
Bu haftanın gündemi, 27 Nisan tarihinde Zaman Gazetesinden Büşra Erdal’ın Beşiktaş adliyesindeki duruşmasını izleyerek başlayacak. Gazetecilere Özgürlük Platformu, Büşra’nın duruşmalarını 2 Şubattan beri izliyor. Bu duruşmayı izlemeye, 4 Mart ve 13 Mart Taksim yürüyüşlerinin yanı sıra 15 Nisan Kadıköy yürüyüşüne katılan meslektaşlarımız da mutlaka geniş bir katılımla gelmeliler.
Bir araya gelerek, gazeteciler hakkındaki davaların ne kadar da haksız yere açıldığına tanıklık etme olanağı bulabiliyoruz. Duruşma saati öncesindeki sohbetler sırasında, görüşlerimizi birbirimize açarak, aramızdaki dayanışma duygularının tümüyle mesleki saikler üzerine oturduğunu fark edebiliyoruz.
Bir araya gelerek yapacağımız sohbetlerde, 3 Mayıstaki Basın Özgürlüğü Kongresi’nin hangi ihtiyaçları karşılamak üzere toplanacağını konuşma fırsatı da yaratabiliyoruz.
***
Kongreye katılan gazeteciler ve avukatları ile tutuklu gazetecilerin aileleri, her şeyden önce, meslektaşlarımız hakkındaki asılsız “terörist” suçlamalarına dayanak olarak gösterilen gazetecilik faaliyetlerini tüm meslektaşlarıyla paylaşmış olacaklar. Böylece kongreyi izleyen farklı fikirlerdeki gazeteciler, birbirleri hakkındaki ön yargıların yıkılması için adım atma cesareti gösterecekleri gibi ne tür yayınların “terörist propagandası” sayıldığı hususunda da bilgi alış verişi olanağı bulacaklar.
Gazeteci avukatları, hukuksal olarak karşılaştıkları sorunları dile getirerek, ortak savunma yöntemleri geliştirilmesi hususunda eş güdümlü çalışma ortamı bulabilecekler.
Hukukçular, ortaya konan somut şikayetlerden yola çıkarak, kanun hükümlerinde ne tür değişiklikler yapılması gerektiği hususunda fikri altyapılarını güçlendirmiş olacaklar.
***
Yoğun gündemimizin diğer bir maddesini 28 Nisanda Avrupa Komisyonu İnsan Hakları Komiseri ile yapılacak görüşme oluşturuyor. Hammarberg, İstanbul’da, Gazetecilere Özgürlük Platformundan bir heyetin de aralarında bulunduğu çok farklı kesimlerle toplantılar yapacak.
Elbette, gazeteciler, halkın haber alma hakkı adına yürüttükleri “özgürlük mücadelesini” 1 Mayıs İşçilerin Uluslararası Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü’nde TGS pankartı arkasında tüm renkleriyle, dövizleriyle ve kitleselliğiyle Taksim Meydanı’na taşıyacaklar. Bu, onların, işçi sınıfının bir parçası olmalarının da bir gereği…
Maçka Demokrasi Parkı’nda yaptırılan “İfade Özgürlüğü” anıtının 2 Mayıstaki açılışına, demokrasi mücadelesinin içinde yer alan tüm gazetecilerin katılımı ayrı bir önem taşıyacaktır.
3 Mayıstaki Gazetecilere Özgürlük Kongresi’nden sonra, Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğü mücadelesinin uluslararası düzeyde tartışılmasına devam edilecek. 6 Mayısta Brüksel’de Avrupa Birliği tarafından düzenlenen “Balkanlar ve Türkiye’de Basın ve İfade Özgürlüğü” toplantısında Türkiye’deki gelişmeler de ele alınacak.
7-8 Mayıs tarihlerinde ise Avrupa Parlamentosundan bir heyet Türkiye’ye gelerek, yine Gazetecilere Özgürlük Platformu temsilcileriyle görüşecek.
25 Mayısta ise TGS’nin üyesi olduğu Avrupa Gazeteciler Federasyonu temsilcileri ile Stefan Füle arasında Brüksel’de yapılacak görüşmede, Türkiye’deki basın özgürlüğü sorunu bir kez daha masaya yatırılacak.
***
Bizim bu yoğunluğumuzdan daha fazla ölçüde mesleki faaliyetlerinin yoğunluğuna kendilerini kaptıran meslektaşlarımızdan biraz soluklanmalarını ve 3 Mayıstaki Gazetecilere Özgürlük Kongresi’ne özel bir ilgi göstererek “katılımcı formlarını” bize göndermelerini istesem, çok mu şey beklemiş olurum?
Bunu, kendiniz için değil halkın haber alma hakkı ve demokrasi mücadelesine katkı için yapmalısınız.
Mektuplar ve e-postalar gönderildi, telefonla da bire bir görüşmeye gayret edeceğiz. Buna rağmen ulaşamadığımız meslektaşlarımız ve yakınları olursa, lütfen alınganlık göstermeyin, TGS’ninİnternet sitesinde çağrı mektubu ve “katılımcı formlarını” bulabilirsiniz.

evrensel.net
www.evrensel.net