‘Bu ülkede Tayyip Erdoğan sorunu var!’


20 Nisan 2011 04:57

Başbakan Erdoğan, AKP’nin hükümet olduğu 2002 yılında Rusya’da bir işçinin “Kürt sorununu ne yapacaksınız?” sorusuna “düşünmezseniz böyle bir sorun yoktur” diyerek yanıt vermişti. Aynı Erdoğan, partisinin 2023 vizyonunu açıkladığı konuşmasında yine “bu ülkede artık bir Kürt sorunu yoktur” dedi. Erdoğan’ın bu konuşmayı yaptığı saatlerde YSK, aralarında ‘Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun desteklediği 7 bağımsız adayın yer aldığı 12 bağımsız adayın adaylığını veto etti. Erdoğan ve AKP’nin 12 Eylül Anayasası’nın arkasına saklanarak savundukları yüzde on seçim barajına rağmen Kürt sorununun barışçıl demokratik kanallardan çözümü, ülkede seslerini duyurması engellenmek istenen emek ve demokrasi güçlerinin sesi olmak için yola çıkan ‘Emek, Demokrasi ve Özgürlük’ adaylarının yürüyüşü engellenmek isteniyor. Yine dün yüzlerce Kürt siyasetçinin yargılandığı KCK davasının duruşması vardı. İşte böylesi gelişmeler yaşanırken ‘ileri demokrasi’nin başkumandanı Erdoğan, bu ülkede artık Kürt sorunu olmadığını söyleyebiliyor.

Dün Amed’te hem KCK davasında anadillerinde savunma hakları ellerinden alınarak adeta savaş esiri muamelesi gören Kürt siyasetçilere destek olmak, hem de ülke egemenlerinin YSK eliyle uygulamaya çalıştıkları yasakçı zihniyete karşı halk adliye önünde toplandı. Burada toplanan halka seslenen BDP Eş Başkanı Gülten Kışanak, kendileri hakkında verilen yasak kararına rağmen mücadelenin devam edeceğini söyledi. Kışanak, binlerce Kürdü hapislere koyan, ‘Demokratik Çözüm’ çadırlarına panzerlerle saldıran, Kürtlerin kendi dillerini kullanmasını engelleyen ve ülkeyi bu ülkede yaşayan herkesin Türk olduğunu yazan bir anayasayla yöneten AKP Erdoğan’ın Kürt sorununun olmadığını söylemesine “ bu ülkede Tayyip Erdoğan sorunu vardır” diyerek yanıt verdi. Mısır’da Mübarek’e “halkın sesine kulak ver” diyen Erdoğan’ın ‘kolluk kuvvetleri’ Diyarbakır halkının sesinin duyulmasını engellemek için kenti adeta açık bir hapishaneye çevirdiler. Diyarbakır’ın dünkü fotoğrafı aslında Erdoğan ve AKP’nin ülkenin demokratikleşmesi önündeki en büyük engel olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Bilinmelidir ki, Kürt halkının iradesine konmak istenen ipotek aslında halkların eşitlik temelinde birlikte yaşamasına ve ülkenin demokratik geleceğine karşı konulmuştur. Sadece dün Amed’te öfkesi alanlara taşan Kürt halkının değil; ülkenin dört bir tarafındaki emek, barış ve demokrasi güçlerinin, onurlu aydınların bu gerici kuşatmaya karşı birleşmekten başka çıkar yolu kalmadığı bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Evet, bugün halklarımızın, emek ve demokrasi güçlerinin önünde ülkeyi ‘ağabeylik’ yaptığı Ortadoğu diktatörleri gibi 2023’e kadar yönetmek isteyen bir AKP ve Erdoğan sorunu vardır. Bu sorunundan kurtulmanın, halk güçlerine dayatılan gerici kuşatmanın demokratik yollardan aşılması kanallarının kapanması halinde, çözümün nasıl gerçekleştiğini ise Kuzey Afrika ve Ortadoğu halklarının ayaklanması bütün dünya halklarına bir kez daha hatırlatmıştır.

evrensel.net
www.evrensel.net