Bizi düşman eylediler


19 Nisan 2011 12:10

Editör nedir diye sorsak hastalarımıza bir kısmı bilemeyebilir. Hele bir de önüne “baş” eklesek bir an duraksayıp “Herhalde iyi bir şeydir” duygusuna kapılabilirler.

Hekimler, hemşireler, laborantlar, hastabakıcılar; velhasıl tüm sağlık çalışanları bugün grevdeler. Ya Sağlık Bakanı yani baş editör? Muhtemeldir kılavuz kitabını açmış okuyordur ne yapabilirim diye? Hangi kılavuz kitabı mı? Tabii ki devlet bütçesi ile yayınlanmış, Prof. Dr. Recep Akdağ baş editör imzalı, telif hakları korunmuş, sağlıktaki sağlıksız dönüşümde devlet için kılavuz kaynak olarak hazırlanmış çeviri kitap: “Sağlık Reformu’nun Doğru Yapılması: Performansın ve Hakkaniyetin Geliştirilmesi İçin Kılavuz” adlı bu kitap bakın neler tavsiye ediyor devletin sağlık bürokrasisi için.
Sağlık Bakanının bizzat baş editörlüğünü yaptığı kılavuza göre mart ayında Ankara’daki mitinge katılan otuz bin sağlık çalışanı “düşman.” Yine iki gündür grev yapan on binlerce sağlık çalışanı ve hastanelere gelmeyerek onlara destek olan milyonlarca hasta “düşman” . Hele “yaşamı örgütleme” sırası bizde diyen TTB, TDB gibi meslek odaları, SES gibi sendikalar hepten “düşman.” Sağlıkçılar diyor ki “Topluma eşit, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmeti sunmak istiyoruz.”

Hükümetin kılavuz kitabı yorumluyor: “Bu talebi dillendirenler düşmanlarınızdır.” Evet Dünya Bankasının sağlık bakanlığı için düzenlediği eğitim seminerlerinde de başvuru kaynağı olarak dağıtılan bu kitapçık bakın kimleri “düşman” olarak tanımlıyor. Sanırım tahmin ettiniz; sağlıkta dönüşüm adlı piyasacı sürece itiraz eden her kurum ve kişi onlar için “düşman” sınıfında.


Seçmece hekim&seçilmiş hasta

Grev işe yaradı. En azından gerçekten ertelenemez hastalığı olanlar için. Sağlık Bakanlığı diyor ki halka “Hekim seçme hakkı tanıdım sizlere.” Peki hekime en hızlı kim ulaşır; felçli bir hasta mı yoksa felci olmayan mı; kanser hastası mı yoksa radyoda kulağına erken teşhis hayat kurtarır anonsu kaçmış sağlıklı birey mi? Ya da siroz hastası mı hızlı davranır gastroenteroloji polikliniğine yoksa kabızlığını dert edinen mi? Üç adımda göğsü ağrıyan mı hızlıdır kardiyoloji yollarında yoksa evhamı olan mı?

İşte iki gündür sağlık çalışanları grev yaparken en hasta olanlar için ön açıcı oldular; onların tedavileri ertelenmedi. Evet; bir yarış havasına sokulan sağlık ortamı hastaları da dışında bırakmıyor aslında. Sağlıkçılar performansa dayalı sistemin uzun yol koşucuları kılınmışken aslında hastalar da örtülü bir yarışın içinde. Sevk zincirinin olmadığı bu koşulda gerçek hastalar işin mağduru. Bugün grev devam ederken sağlık çalışanları bir başka fiili duruma da

itiraz ediyorlar. Piyasacı sağlık ortamı yaratılan tüm ülkelerde hekimler ciddi hastalığı olan, yaşlı, çok zaman alan hastalara bakmak istemiyor. Aslında bu etik dışı olasılıkta hepimizin katkısı var.

Değil mi ki hekim seçme hakkına itiraz etmiyoruz; o zaman hekimin hasta seçmesine ne diyeceğiz.


Sağlıkta ahlaksız emirler

- Motive edici kaynaklarına saldırın, kaynaklarını azaltın.
- Meşruiyetlerine saldırın.
- Dürüstlüklerine saldırın.
- İnsanları onlarla çalışmaması ve katkı sağlamaması için teşvik ederek kaynaklarını azaltın.
- Bilgi kaynaklarını kurutun.
- Bilgisiz ve devre dışı bırakın.
- Anahtar karar vericilere erişimlerini azaltın.
- Medyayı onlardan bahsetmemesi konusunda yönlendirin.
- Onların uzman olmadığını, kendi isteklerine hizmet ettiklerini, sadakatsiz olduklarını (ülkeye, değerlere vb.) vurgulayın.
Kimlerin mi; topluma eşit, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmeti savunan meslek odası, sendika ve kitle örgütleri, özellikle de onların yönetici ve aktivistlerinin! Sağlık Bakanının iftiharla baş
editörü olduğu hükümetin sağlık kılavuzunda “düşmanlarla” yani bizlerle ilgili işte etik  dışı bu tavsiyelerde bulunuluyor.
Evet sevgili halkımız; sizden aldıkları vergilerle parayı silah tekellerine aktarmadıklarında kalan para ile böyle kılavuz kitaplar hazırlıyor hükümet edenler. Üstelik bizzat Sağlık Bakanının baş editör olduğu bu kılavuz önerdiklerinin “etik dışı” yani gayrı ahlaki veya
daha yalın hali ile ahlaksız bir yol olduğunu açık bir şekilde söylemekten çekinmiyor. Yayınlanmamış kitabı toplatan zihniyet ne hikmetse sağlık bürokratlarına bakan imzalı bu gayrı ahlaki yöntemleri salık vermekten imtina etmiyor.
Ülkenin başbakanı son öğrenci sınavındaki şifre iddiaları için demokratik haklarını kullanarak alanlara çıkan öğrenciler ve velilerini  “on bin tosuncuğu” karşılarına çıkartmakla tehdit ediyorsa, insanın aklına ister istemez benzer cenahın “kanlı mı olsun, kansız mı
olsun” sözü geliyor. Kılavuzu başbakan olan ülkemizde kim bilir daha kaç kılavuz kitap var da haberimiz yok. Bu arada andığım kitabı okumak isteyenler sağlık bakanlığının e-kütüphanesinden İnternet üzerinden ulaşabilirler.

evrensel.net
www.evrensel.net