Bıkmadan usanmadan


17 Nisan 2011 08:21

Şu günlerde kimse, yoruldum, bıktım, usandım gibi sözler edemez, etmemeli…
Bir şeyler yapılacaksa bu günlerde yapılacak.
Tüm ön yargılardan, yanlışlığı kanıtlanmış alışkanlıklardan, takıntılardan kurtulma günleri bunlar…
Yalnızca çağdaş düşüncenin, barışın, eşitliğin, sevginin, anlayışın geçerli kılınacağı günler için çalışacağımız günler…
Birliğimize, bağımsızlığımıza saldırıların yoğunlaştığı günlerdeyiz.
Bir kez her yönden saldırıya uğradık.
Geçmişte bir yerlere takılıp kalmış olanların,
örtülü örtüsüz yalnız kendi çıkarına çalışanların,
üç kuruşa işbirlikçi oluveren maşaların, onların dıştaki ağababalarının, tüm deneyimleriyle sömürgenlerin ardsız arasız saldırılarına karşı koymanın günleri…
Yalnızca kendimizi değil, tüm çevremizi, Türkiye’mizi savunacağımız günler…
Yoğun bir bilisizleştirme politikası sürdürenlere, bilisizliğe karşı elimizden geleni ardımıza koymamamız gereken günler…
“Durup dururken bu yar yangın yaklaşım neden?” diye düşünmeyin.
Haftanın en az iki üç günü Anadolu’muzun bir yerlerindeyim. Okullarda, üniversitelerde, mimarlar odalarında somut verilerle konuşuyorum.
Önce konuşuyor sonra soruları yanıtlıyorum.
Bakın bir konuşmamdan sonra İzmir’de mimarlık dördüncü sınıf öğrencisinin bilgi sunarla yolladığı iletisine:
“4. sınıf mimarlık öğrencisiyim ve mimarlık eğitimim boyunca sizin projelerinizde uyguladığınız yöntemlerden herhangi birinin yanına bile yaklaşamadık maalesef. Mimar olma yolunda bizlere danışmanlık yapanların her Türk gibi yabancı partizanlığı sayesinde yabancı mimarların projelerinin içinde kaybolduk. Yaptıkları projelere imrenerek baktık. Meğer yabancı mimarların yıllardır uğraş verdikleri ve adını sürdürülebilir koydukları şey yıllardır bizim kültür varlıklarımızın içinde gizliymiş. Gözümüzün ucuyla küçümseyerek ve hafif tebessümle baktığımız kültür mirasımız meğer ne büyükmüş, altında ezildim. Mimar olma yolculuğuma sizin 1 saatlik yaptığınız konuşma büyük katkılar sağlamıştır.”
Öğrencimin övgülerine takılmayın.
Yalnız bir saatlik bir konuşmayla bile nelerin değişiverdiğini görün. Eğitimimiz ne durumda onu görün. Türkiye’miz kimlerin elinde ya da kimlerin eline kalacak onu görün.
“Hepimiz” diyorum…
Bir kişi eksik değil…
Eksiksiz savaşmalıyız; bu bilisizlikleri önlemek, çocuklarımızın önüne gerçek, aydınlık yolları açmak için elimizden geleni ardımıza koymamalıyız.
Zorunluyuz buna, aydınlanma için çalışmağa…

evrensel.net
www.evrensel.net