Satılık ödüllerimiz var


10 Nisan 2011 11:12

Bilgisunarımı açtığımda bir dizi ileti arasında şöyleleri de vardı:
-Diploma verilir!
-Doktora mı istiyorsunuz? Hemen!
Aylarca sürdü bu…
Elbette açmadım… Daha doğrusu hiç açmadım… İngilizceydiler… Kim bilir nerelere yollanılıyorlardı? Gerçekten bu dolandırıcılığa uyup, alanlar var mıydı? Bilmiyorum… Ama bu çağda olmayacak yoktu işte…
Afrika ülkelerine yollarken bize de yollamağa başladılar diye düşündüm önceleri.
Almanya’ da 1950 lerin ortasında gittiğimde,
“Türkiye mi, Ankara mı? Arabistan’ın neresinde?
diye sormuyorlar mıydı? Böyle düşünmem doğaldı…
Azıcık daha bilgilileri (?) sonunda anladıklarını belli etmek için,
“Hım, Enverland!”
diyorlardı. Osmanlı’da, Enver Paşa’ da kalmışlardı işte…
Sanırım eninde sonunda, oraya işçiliğe giden ama işçiden önce ‘insan’ olduklarını kanıtlayan vatandaşlarımız iyiden iyiye öğretmişlerdir Türkiye’ nin nerede olduğunu…
Geçenlerde, çok değil 3-4 hafta önce, Londra’ dan arandım:
-    Cengiz Bektaş?
-    Evet…
-    Biz araştırdık… Siz dalınızda “duayen” imişsiniz.
(Hoppala)
Ardından bir dizi övgü…
-    Eeee?
-    Kurumumuz size bir ödül vermeğe karar verdi.
(Öp babanın elini)
-    Neden?
-    Şundan bundan…
-    Peki ne yapmamı istiyorsunuz?
-    Bize kayıt parası olarak 350 pound (İngiliz lirası, bizimkinin 2-2.5 katı) yollayın. İlişkiye geçelim…
Anlaşıldı Vehbi’nin kerrakesi…
Demek dolandırıcılık buralara dek gelmişti…
-     Siz bana bunları bir ileti olarak yollayın, yanıt vereyim…
Ses seda kesildi…
Siz de anladınız kesinkes, değil mi?
Son günlerde durmadan “şu yapı ödüllendirildi şu batıdaki kurumca “ diye duyuyorsunuz ya…
Bu dolandırıcılığa düşenler var mıdır acaba ?
Hepsi mi böyle?
Elbette değildir… Yerinde ödülleri bunlarla karıştırmamalı…
Ama görün işte işi nerelere getirdiler…
Yazmadan edemedim.

evrensel.net
www.evrensel.net