Karadeniz ve dereler


08 Nisan 2011 09:41

Toplumsal muhalefetin bir ihtiyaçtan doğması ve etkin bir politik çözüm konseptine dayanması önemlidir. İhtiyaçlar, sorun alanlarının can yakıcılığı ölçüsünde belirleyici olurlar. İhtiyaçları anlamak ve doğru okuyarak bir çözüm alternatifi ortaya koymak, sosyal ve siyasal hareketlerin geleceğe yön verebilmelerinin  ön şartıdır.

Bir süredir  ulusalcı örgütlenmeler,  suikast teşebbüsleri ve linç girişimleri ile anılan Karadeniz’in çevre, hatta köylü hareketi açısından sergilediği performans dikkate değer boyuttadır. Hayata değen mücadele zeminlerinin  toplumsal güce dönüşmesi kaçınılmaz olur.

Dar örgütçü reflekslerle bu toplumsal dinamiğin zayıflatılması büyük bir haksızlıktır.  HES’lerle ilgili yürütülen güçlü ve kararlı bir kampanyanın diğer  toplumsal muhalefet dinamikleri ile buluşması tarihi dönüşüm olanaklarını ortaya çıkarabilir.

Bu potansiyelin, hem Türkiye toplumsal  dokusunun muhalif  perspektifle buluşmasında öncü rol oynaması,  hem de yönetim alışkanlıklarının değişimine katkı sunması mümkündür.  Demokratik anayasa hazırlık sürecinin hem içerik hem katılımcılık açısından ezilen, sömürülen kesimler lehine sonuçlar doğurması açısından, bu potansiyelin hak ettiği rolü üstlenmesi gerekir.

Karadeniz’in isyanı da, derelerin kardeşliği de diğer toplumsal muhalefet dinamikleri ile sağlıklı ve kalıcı bir ilişki kurabildiği ölçüde anlam bulacaktır.

Geçmişin çekişmelerine değil bugünün somut talep ve hedeflerine odaklanmış bir çalışmayı hiçbir güç engelleyemez. Yeter ki iç gerilim ve kırılmalarla bu irade zayıflatılmasın.

Gittikçe yükselen öz güveni ile  bu sosyal gücün,  sadece “su hakkı” konusunda elde edeceği kazanımlar bile Türkiye demokrasisi algısı açısından hayati öneme sahiptir.

Ekonomik sosyal hakların ihmal edildiği bir demokratikleşme sürecinin güçlü toplumsal katılım sağlaması, en azından Türkiye gibi ülkelerde mümkün gözükmemektedir.    Gelir dağılımındaki çarpıklığı ve yoksulluğu  görmezlikten gelen bir demokratikleşme iddiası, liberalleşmenin milliyetçiliği tahrik etmesine zemin oluşturacaktır.

Değişimin iç dinamiklere dayalı olarak gelişmesinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymak için son günlerde Afrika ve Körfez ülkelerinde şahit olduğumuz manzara yetiyor olmalıdır.

evrensel.net
www.evrensel.net