06 Nisan 2011 14:11

Benden olsun

Paylaş

Varımız  yoğumuz çocuklarımız. Elimize avucumuza ne geçtiyse onlar için harcadık. Kimimiz gün geldi ceketimizi satıp onları okutmaya çalıştık. Sağdan soldan akraba desteğiyle dershaneye bile yolladık. Bizim beceremediğimizi becersin, okusun mühendis, doktor, avukat olsun diye. Ama bütün bu emeklerin sonu gelip bir üniversite sınavına dayandı.

Söylentisi bile tüm inanılırlığı, güveni yok edebilecek bir sınavda ortaya şifre çıktı. Aslında işin çivisi zaten çoktan çıkmıştı ama bu son şifre işi sınavın üzerine tüy dikti.

İlk soru çok açık. 1 milyon 700 binden fazla adayın her birine ayrı sınav soru kitapçığı hazırlamak hangi sivri zekalının fikri. “Bu iş böyle olsun” diyen bir akıllı vardır ve kim olduğu da bellidir. Biz de bilsek sevineceğiz. İstanbul’da, Hakkari’de, Trabzon’da sınava giren öğrenciler birbirlerinden kopya çekebilirler diye mi her kese farklı soru kitapçığı hazırlandı?

Bu sınavı bu şekilde hazırlayanlar sadece soru sıralarını değiştirerek bile adaylar arasındaki “eşit şartlar” ilkesini bozmuş olduklarının farkında değiller mi? Bir okula sadece kız öğrencileri toplama becerisini gösteren muhteremler sadece o sınıflardaki soru kitapçıklarının farklı olmasını sağlamayı beceremedikleri için mi tüm Türkiye’deki soruları karıştırdılar?

İkinci soru daha basit. Hadi diyelim cemaat filan yok. Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda ful çekenler tesadüfen bu işi becerdiler ve onlar belki de uzaylıydılar. Peki, bu sınav evrakını hazırlayan ve şifre işini bilen herhangi bir şahsın, görevlinin birinci, ikinci derece yakını bu sınava girdi mi? Girdiyse, şifreye uyan sorulara ne cevaplar verdi?
Sınav soru kitapçığı üzerinde şifre uygulaması yapan aday var mı?

Şifreyle, abidik, kubidikle üniversiteye girmeyi, hem de en zor bölümlere girmeyi başaran (?) şanslı öğrenciler o bölümlere hakkıyla girmiş diğer öğrencilerle nasıl aynı bilgiyi aynı zamanda alabilecekler? Nasıl mezun olmayı becerebilecekler? Gerçi bir şekilde mezun olmayı becerebilirlerse resmi kurumlarda yerlerinin hazır olduğu belli.

Öyle anlaşılıyor ki, devlet kurumlarının başına getirilmek için bilgi ve becerinin hiç önemi yok? “Benden olsun da ne olursa olsun” tek ölçü. Şifrenin arkasında kimlerin olduğunu anlamak için “Şifre yoktur, kasıt yoktur” diye çırpınanlara bakmak yeter.

evrensel.net
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa