Mücadele kesintisizdir


17 Şubat 2011 20:38

“Torba yasa” Meclisten geçtikten sonra ilk açıklama Türk-İş’ten geldi.
Bu inanılmaz açıklamasıyla bir kez daha parmak ısırttı Türk-İş!
Yani Türk-İş, “torba yasa”nın gündemde olduğu günler boyunca, birbiriyle çelişen açıklamalar ve tutumlarıyla şaşırtmayı, yasanın Meclisten geçmesinden sonra da sürdürdü. Ve “torba yasa”nın Bütçe ve Plan Komisyonundan çıkan metninde de yer alıp da Meclis Genel Kurulunda “torbadan çıkarılan” “Evde çalışma, deneme sürelerinin uzatılması”na ilişkin maddelerin geri çekilmesini Türk-İş’in girişimleri ve eylemleri sonucu olduğunu açıklayan Türk-İş üst yönetimi, bu maddelerin geri çekilmesini “Türk-İş’in başarısı” olarak ilan etti!
Yine, “Sözün bittiği yerde” konuşuyor Türk-İş. Çünkü Türkiye’nin en büyük işçi sendikası konfederasyonunun merkez yönetimi için eğer “Yaptık”, “Ettik”  dedikleri sendikal eylemse, elbette bu sözün bittiği yerdir. Hele böyle bir merkez, yasanın çıkarılmış olmasını bir “başarı” olarak gösteriyorsa ve emek düşmanı maddeler devasa biçimde yasada yer almaya devam ederken küçük bir rötuşu kendi başarısı olarak gösterip emek düşmanlığını meşru ilan etmek de Türk-İş’e düşmüş görünmektedir. Hele de kendisini “başarılı” ilan ettiğine göre Türk-İş üst yönetimi; aynı zamanda çıkan yasayı kendi desteği ile de çıkmış, en azından, yasa Türk-İş’in yanlış gördükleri düzeltilerek çıkarılmış göstermektedir.
Burada, “Türk-İş böyle de; torba yasaya karşı mücadele içinde yer aldığını söyleyen sendikalar, emek örgütleri, bu mücadelede, üslerine düşeni yapmış mıdır, ellerindeki tüm imkanları ciddi biçimde seferber etmişler midir?” sorusu gündeme gelmektedir elbette.
Elbette her sendika, her emek örgütü aynı ölçüde katılmamıştır mücadeleye. Kimisi tüm imkanlarıyla kimisi sadece “basın açıklamaları”yla katılmıştır; ama bugün burada “Kim ne kadar katıldı?” tartışması yapacak değiliz. Doğru da olmaz.
Şimdi “torba yasa” Meclisten geçmiştir; ama henüz Cumhurbaşkanı imzalamamıştır. Ve sendikalar, emek örgütleri, dün yapamadıklarından da ders çıkararak hareket ederlerse, hâlâ “yasa taslağının” yasa olmasını önleyebilirler. Bu da olmadı diyelim yasayı Cumhurbaşkanı da imzaladı; bu bile mücadelenin bittiği anlamına gelmez. Tersine yasanın her uygulamasında yerel ya da tüm emek güçleriyle bu yasanın uygulamasının önlenmesi mücadelesi de sürmek zorundadır. Bu emek mücadelesi tarihinden öğrenilecek en temel derstir.
Sermaye de; genellikle, bu türden yasalarda; yasanın çıkarılması sürecindeki mücadeleleri hızla atlatarak yasa taslaklarını yasa haline getirerek rahatlamayı düşünür. “Torba yasa”da da böyle oldu! Emek mücadelesi yavaş yavaş yaygınlaştıkça, hükümet yasayı hızla geçirerek, emek güçleri daha ileriden ve daha geniş sektörleri kapsayarak birleşmeden “işi bitirmeyi” hesapladı!
Başka bir söyleyişle hükümet ve sermaye güçleri, “Yasayı çıkardık artık rahat ederiz” diye düşünürler. Ama emek örgütleri gerçekten sınıfı temsil eden örgütlerse; mücadele hiç bitmez. Nasıl ki; kamu emekçileri grev hakkını yasaklayan yasalara rağmen her vesileyle grev hakkını kullanmak istiyorsa; nasıl ki işçiler, sendikalı olma özgürlüklerinin önünü kesen yasal düzenlemeleri yok sayarak örgütlenmek zorunda kalıyorlar bu engellerin kaldırılmasını her vesileyle gündeme getiriyorlarsa!.. “Torba yasa”ya karşı mücadelede de bu yasayla bir “uzlaşma” söz konusu olmamalıdır. Türk-İş’in bir sendika merkezi olarak yasanın geçmesinin hemen arkasından, onca emek düşmanı maddeye karşın, “Başardık!” diye adeta çığlık atması, anlaşılır değildir. Ama yasanın çıkmasın isteyen bir Türk-İş üst yönetiminin bu açıklaması yasadaki emek düşmanı maddelerle “uzlaştığını” ilan etmesidir ki, bu Türk-İş üst yönetiminin izlediği çizgi açısından anlaşılırdır!
Elbette “torba yasa”nın geçirilmiş olması, sermaye güçlerinin sendikal bürokrasiyi de yedekleyerek emek güçleri karşısında bir başarı elde etmiş olması dünyanın sonu değildir. Ama mücadele kesintisizdir ve her vesileyle de en geniş emek güçlerini birleştirme, sermaye saldırılarının, bu arada “torba yasa”nın karşısına dikme görevi kesintisiz bir görev olarak sürmektedir.

evrensel.net
www.evrensel.net