Kızıl bayrak olsa


30 Mart 2011 09:44

Tek partili sistemle yönetilen müslüman ülkelerin özellikle bazılarında meydana gelen olaylar hiç hayra alamet değil. Bu ülkelerde yönetimi elinde bulunduran azınlık ya bir aileye, ya bir aşirete, ya da küçük bir mezhebe ait. Bu ülkelerin ortak paydaları muhalefete izin vermiyor olmaları. Bugüne kadar bu ülkelerde emekten yana muhalefet olabilecek bir karşı siyasetin geliştirilmesine izin verilmemiş olması ortaya bugünkü kaotik durumu çıkartıyor.  

İşte Libya. Eğitim düzeyi düşük. Görece adaletli davranan Lider Kaddafi ülke petrol gelirlerinin büyük kısmını kendi hanesine kaydetmiş. Ancak önemli bir kısmını da yoksul Afrika ülkelerine aktarmış. Ülkesinde açlık ve sefalet olmayacak kadar parayı halka dağıtmış. Herkese ev bedava. Son zamanlarda da petrol gelirleriyle ülkesinin imarına kolları sıvamış. Modern binalar, yollar yapma işine girişmiş. Ülkede vergi toplama diye bir adet yok. Tüm bunlar tuvaletlerin bile paralı olduğu kapitalist batı için ne büyük suç, ne kötü örnek.

Komşumuz Suriye. İktidar bir mezhebin elinde. Ülkenin yapısı karışık. Her milletten, her dinden, her mezhepten insan var. Hıristiyanlar yüzde 12-15. Sınırsız petrol geliri olmadığı için yoksul insanlara yardım miktarı ölçülü. Özel sektör ufak tefek ticaretle uğraşıyor. Büyük işler devlet kontrolünde. Ekmek ucuz, devlet destekli. Benzin ucuz. Temel gıdalar ucuz. KDV yok. Maaşlar da düşük. Genel bir fakirlik sokaklarda göze çarpıyor ama sokaklarda dilenci yok. Libya’ya bomba yağdıran Fransızların ünlü alışveriş merkezi görece zengin kentlilerin uğrak yeri. Sokaklardaki arabaların çoğu uzak doğulu. Taksiyle dolaşmak, yürümekten ucuz. “Karışıklıktan, saldırıdan kurtulmamızın tek yolu ülkemizi, egemenliğimizi, daha doğrusu zenginliklerimizi kapitalist batı ile paylaşmak mı?” diye soruyor Halep’ten Reshad.

Peki bize ne oluyor. Biz Müslüman’a kurşun sıkmayız diyoruz ama saldırıya uğrayan müslüman’ın elini, kolunu tutma işini zevkle yapıyoruz. Fransızı, Amerikalısı rahat rahat bebekleri öldürürken başlarına bir bela gelmesin diye ortalığı temizliyor, hava sahasını kontrol edip müslümanın karşı koyma gücünü engelliyoruz. Libya’da iktidarın batı lehine el değiştirmesi için bir taraftan  açık destek koyuyor, bunun adına da palavradan “Sivilleri koruma” diyoruz.

Halklardan antiemperyalist mücadele beklerken, ellerinde emperyalist ülke bayraklı direnişçiler görmek de varmış yoksul müslüman ülkelerde. Hani insan merak ediyor, bu Afrika ve Orta Doğu ülkelerinde sokaklara dökülenlerin ellerinde kızıl bayraklar olsaydı Avrupalısı, ABD’lisi el birliğiyle yine aynı işleri yapar mıydı? Yoksa diktatörleri mi desteklerdi?

evrensel.net
www.evrensel.net