Kediler


29 Mart 2011 14:24

Karikatüristleri severiz; kimi zaman da yarattıkları karakterlerin izinde algılarız hayatı. Yakın zamanda bir sahafın internet sayfasında bir savaştaki hayvanların izini süren kitaba rastlamıştım; almadığıma hâlâ hayıflanırım.

Savaşlar sadece insanlar için değil tüm canlılar için yıkım demek. Söz gelimi son Libya saldırısında kedileri merak ediyorum. Hem de bir karikatüristin kaleminden. Belki de “hayvan karikatürleri” nedeni ile yargılanan mizah dergisi bunu ele alır. Sözgelimi “kedi başbakanlar”, “barış değil ama takla güvercinleri” Libya’nın kedilerinin savaş güncesini aktarırlar bizlere.

Belki de gönderilen Türk savaş gemileri yaralı kediler de getirir; ne dersiniz? Hümanist olmanın sonu yok değil mi? Değil miydi ki yakın zamanda hayvan hakları için görüşmüştü sanatçılar sayın başbakanla; şimdi tam sırası.
Kan, petrol, çıkarlar ve biraz da kedi halleri!


Tetkik sonuçları

Hasta ve hekim arasındaki kodlar da değişmekte günbegün. Giderek tetkik talep eden başvuru sahibi ve onay yetkili SGK anlaşmalı hekim diyaloguna dönüşmekte hasta muayeneleri. Hekimin sorduğu “neyin var” sorusu çoğunluk “tahlillerimi yaptırmak istiyorum” talebi ile karşılanıyor.

Hastane otomasyon sistemlerinin teknolojik altyapılarının gelişmesi ile birçok hastanede artık hastaların eski tetkikleri sistemden görülebiliyor. İşte bu yeni süreçle birlikte durumun vahameti ayna gibi ortaya çıktı diyebilirim. Örneğin kolesterol bahsinde adeta salgından kaçar misali tetkike hücum etmiş hasta ve hekimler diyebilirim. Sanırsınız ki bu ülkenin en ciddi sağlık sorunu kolesterol bahsi. Ne bilim ne akıl; ne vicdan ne de etik bu durumu kaldırabilir. Aslında SGK’nın bu verileri, örneğin tetkik istem sıklıklarının istatistiklerini yayınlaması gerekiyor.

Poliklinikte ses etmesem de kimi zaman hastalarımın ruh hali bir hekimden ziyade kendi bildiklerini reçeteye dökecek, kendi tahminleri doğrultusunda tetkik isteyecek görevli aradıklarını ele veriyor. Bu ruh hali sonuçlar çıkınca da devam ediyor. Söz gelimi tetkik sonuçları arasında (-) negatif yazan bir hasta ağlamaklı bir ses tonu ile başvurduğunda belki de hemen yan odada bir başka hasta aynı tetkikte bu kez (+) pozitif sonuç çıktı diye endişeli olabilmektedir. Pozitif ve negatif; ama kime ve neye göre? Hastalarımız genelde (+) işaretini hayra (-) işaretini şerre yorarlar. Oysa durum her zaman öğle değildir.

Sözgelimi idrarda şeker (+) çıkması iyi bir şey değildir; yani sizin şeker hastası olduğunuz veya tanı almışsanız sıkıntılı bir süreçte olduğunuz anlamına gelebilir. Tersine idrarda şeker (-) yani negatif olması iyi bir şeydir. Yani siz siz olun aritmetik veya sizdeki psikolojik arka planları ile ele almayın tetkik sonuçlarındaki ibareleri. Yani müspet ile menfi, (+) ile (-) veya pozitif ile negatif hekim için başka anlamlar ifade edebilir.


Gibi hallerimiz

Milyonlarca insan tutuklandı; olmamış gibi davranmamız istendi

Yüz binler işkenceden geçirildi; tanık olmadığımız varsayıldı.

Milyonlarca Kürt köylüsünün köyleri boşaltıldı, kimi zaman evleri yakıldı bir şey yokmuş gibi davranmamız istendi.
Yakın yıllara kadar bu ülkenin tüm erkekleri donları aşağıda askeri sağlık taramasında bir heyetin önünden geçirildi, sonradan unutmamız beklendi.

Binlerce cinayet faili meçhul kılındı; kabulümüz beklendi.

Tüm bu fillerin nerede ise tamamı resmi gözetim altında ülkenin erkeklerince gerçekleştirildi.

Şimdi birileri kadın cinayetlerinin neden bu kadar arttığını soruyor?

Tüm bu vahşette ülkenin erkekleri özne kılındılar. Hal böyle olunca neden şaşırıyoruz ki? Diyeceğim tanığı olduğu son otuz yılın inkârını yaşadıkça sistem, bu cinayetlerin ne sonu gelmez. Yani yüzleşmedikçe işkence ile faili meçhulle, kimi zaman katliamlarla gündelik hayatta bizlere huzur yok. “Gibi davranmaya” itiraz etmedikçe yol almak mümkün değil.

evrensel.net
www.evrensel.net