Ayaklanmalar ve Newroz


11 Mart 2011 12:38

Newroz, bu yıl tüm Arap, Fars, Kürt coğrafyasının oldukça hareketli olduğu bir dönemde kutlanacak. İsyanla anılan bir gün olarak Newroz’un, en kapsamlı ve coşkulu kutlamasına tanık olacağız.

Hükümdar Dehhak’ın yıkılışının, Med ve Asur halklarının ateşler yakarak “dirilişi” kurtuluşu kutladıkları düşünülünce, bu yıl Ortadoğu’da çokça ateşin yakılacağını beklemek yanlış olmasa gerek.

Zira Arap halkları 20, 30, 40 yıllık diktatörleri bir bir yıkmaya devam ediyor. Firavuna benzetilen Mübarek sığıntı durumuna düştü. Bin Ali yüklü bir servet edinmiş olsa da, pılı pırtısını toplayarak kaçmak zorunda kaldı. Kaddafi hala kuyruğu dik tutmaya çalışsa da fena halde sıkışmış, dahası kafese kapatılmış durumda. Suudi Kralı, Emirler telaş içinde, Yemen ve diğer ülkelerdeki halk hareketlerinin işaret ettiği ise işbirlikçi ve halk düşmanı başkan ve hükümetlerin uzun süre yerinde kalamayacağıdır.

Tarihin cilvesine bakın ki 2600 yıl önce Zalim Dehhak’ın, Demirci Kawa’nın başlattığı  isyanla öldürüldüğü efsanenin yaşandığı topraklarda bu gün onca isyan yaşanıyor ve bu yıl Newroz kutlamaları tam da bu isyanların içinde kutlanacak. Arapların kültüründe, Kürtler ve Persler kadar bir yer edinmiş olmasa da, tüm bölge halklarının andığı, etkinlik ve kutlamalar yaptığı 21 Mart Newroz Bayramı’na kadar hangi diktatörün başta kalıp kalamayacağı belli değil.

Bilindiği gibi Newroz efsanesi sadece Kürtlerde değil, başta Persler olmak üzere tüm Ordadoğu, Ön ve Uzak Asya ülkelerinde de önemli bir kültürel figür. Kuzey Afrika’dan Endonezya’ya kadar bir çok ulus ve inançtan halk Newroz efsanesine farklı anlamlar yükleyerek kutlamalar yapıyor. Türkiye yönetiminin ırkçı ve şoven bir yaklaşımla, sırf Kürtleri yok saymak adına “devlet adamları” ile düzenlediği resmi kutlamalar bir yana bırakılacak olursa, Türk kültüründe de Newroz’a ilişkin önemli figürler bulmak zor değil.

Ancak Türkiye’de Kürtlerin inkar ve asimilasyonu hesabıyla, önce yok sayılan Newroz, artık, resmen bir bayram olarak kabul edilmese de milyonlarca Kürt ve Kürtlerle dayanışma içinde olan Türk ve farklı milliyet ve halk tarafından fiilen kutlanıyor.

Bu yıl Newroz Kürtler bakımından da iki talebin öne çıktığı ve seçimlere hazırlanılan koşullarda kutlanacak. Kürt halkı ‘Demokratik Özerklik’ ve ‘iki dilli yaşam’ talepleri ekseninde, KCK tutuklularının serbest bırakılması, Kürt halk temsilcileriyle sorunun demokratik çözümü için masaya oturulması talepleriyle kutlamaları gerçekleştirecektir. Ancak Türkiye’nin emek, barış ve demokrasi güçleri ile Kürt hareketi Newroz’u dünyadaki gelişmeleri ve AKP hükümetinin karşı karşıya bulunduğu durumu da gözeterek ele almalıdır. Newroz sadece Kürtlerin değil, ezilen ve sömürülen halkların iş, barış ve özgürlük talepleriyle, bir araya gelebilecek tüm güçlerin birliği sağlanarak kutlanabilirse, bu seçimler sürecinde demokratik bir alternatifin güç ve destek bulmasını da kolaylaştıracaktır.

Newroz kutlamalarına, Kuzey Afrika’dan Ortadoğu’ya kadar bölge halklarının baskıya karşı baş kaldırdığı koşullarda hazırlanılıyor. AKP Hükümeti’nin baskı ve sömürüyü daha da arttırdığı bu dönemde, Türkiye’nin demokratikleşmesi, Kürt sorunun demokratik çözümü, örgütlenme, basın ve düşünce özgürlüğü için tüm güçlerimizi birleştirmek, Newroz ve 1 Mayıs kutlamalarını bu çerçevede değerlendirmek daha da önem kazanmış bulunuyor.

Hiçbir çevrenin dar ve günü ya da seçimi kurtarma hesabından bakmaması gerek. Daha kapsamlı ve birleştirirci bir yerden bakmaya her zamankinden çok ihtiyaç bulunuyor. Seçimler, işçi sınıfına, halka ve tarihe karşı sorumluluklarımızla birlikte ele alınabilirse hakkıyla değerlendirilmiş olacaktır. Dünyada, bölgede ve Türkiye’ de sıcak gelişmelerin yaşandığı, AKP’nin saldırganlıkta gemi azıya aldığı bu koşullarda Newroz, emek, barış ve demokrasi güçlerine bu yolda ilerlemek için önemli bir olanak sunmaktadır.

evrensel.net
www.evrensel.net