Çevrenerji Bakanı


09 Mart 2011 11:53

Çevre ve Orman Bakanlığı, sağolsun, düzenli mesaj göndererek bakanlık çalışmaları ve düşünceleri hakkında bizi bilgilendiriyor. Bunların çoğunu okuyor ve bilgimizi arttırıyoruz.

Son mesaj Hidroelektrik Enerji Üretimi ile ilgili. Mesajdan bazı başlıklar şöyle;  
“Enerji, kalkınmanın lokomotifidir.”
 “Yılda 25 milyar dolar kömüre, petrole, doğalgaza gidiyor.”
 “Suyumuz boşa akmasın. Temiz ve masrafsız elektrik üretimi için Hidroelektrik Santral.”
Sadece başlıkları okuyan, mesajın Enerji Bakanlığı’ndan geldiğini sanır, ama değil, mesaj Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan.”

Çevre ve Orman Bakanı ya kendini Enerji Bakanı sanıyor, ya da Enerji Bakanı bu işi sayın Bakana vermiş. Çünkü mesajın devamı daha da ilginç.
“Devlet, özel sektör elele, hidroelektrik santral yapmaya.”
“Özel sektör 10 Atatürk Barajı’na eşit baraj yapacak. Son 7 yılda 136 hidrolektrik baraj açıldı. Her 3 ampülden birini hidrolik santraller yakacak. 1 kWatt enerji için 995 gram kömür, 893 gram petrol, 599 gram doğalgaz kullanılıyor.”
Herhalde bu noktada serdengeçti birileri “Sayın Bakanım siz Çevre Bakanısınız, Enerji Bakanı değil” diye uyarıyor ki sloganlar değişiyor.
“Dereler kurumuyor.”
“Nehirler akıyor.”
“Doğal hayat devam ediyor, balıkların göç yolu değişmiyor.”
Harika. Biz hidroelektik santrallere karşı çıkanların tüm bunlardan haberi yoktu Enerji Bakanı kafalı Çevre Bakanı’nın bu mesajı sayesinde bilgilendik. Günahını almayalım. Belki Enerji Bakanı bile rüzgar, güneş gibi diğer enerji üretim yöntemlerini dışlayarak bu hidrolik işinin bu kadar taraftarı değildir. En azından kiloyla elektrik enerjisi tarifi yaparken, sıfır kilo rüzgardan şu kadar, sıfır kilo güneş işiğından şu kadar elektrik üretilebilir demeyi ihmal etmez.

Çevre Bakanı konuşmasını şöyle bağlıyor.
“Paramız dışarı gitmesin.”
Ne diyor Derelerin Kardeşliği?
 “Tün canlıların yaşam kaynağı olan su , sadece enerji kaynağı ve para kazanma aracı olarak görülemez.”
 “Sudan elde edilmeye çalışılan enerjinin alternatifi vardır oysa doğamızın alternatifi yoktur.”
 “Su hakkı mücadelesi toprak ve yaşam mücadelesi kadar önemlidir ve güçlü olmalıdır.”
Ne demişti Çevre ve Orman Bakanı, Kültür Bakanının gözünün içine baka baka, dünya mirası antik kent için?
 “Canım binlerce yıl toprak altında kalmış, 100 yıl daha kalsa ne olur.”
Ne demişti Derelerin Kardeşliği?
 “Hey koltuk kapmış olanlar. Canlılar, çocuklar yokmuş gibi, gelecek kuşaklar olmayacakmış gibi sürdürdüğünüz bu bencil davranıştan vazgeçin.”

evrensel.net
www.evrensel.net