Kuklalar


06 Mart 2011 11:12

Saim Bugay’ın Tophane-i Amire’deki sergisi, dedim ya, önemliydi benim için. Nedenlerinden birini geçen yazımda anlatmıştım bir bakıma…

Her türlü engelin arasından çıkıp bir Saim Bugay olabilmek önemli değil mi?

Saim Bugay başkaları için çocuk denecek yaşta solculuktan içeri atılmıştı.  O günlerde susmayı bilenleri, kimi bülbülleri tanımıştı. Bunu anlatmadım geçen yazımda… Çünkü iki yandan da bu sözleri kullananlar çıkıyor. O günlerde “komünistler!” diye onlara bağıranların sonradan, pazarı olduğu için solculuğa soyunduklarını yaşamıştı.
Saim’in onuruna düzenlenen “Öyle mi?” sergisi önemli olduğunca anlamlıydı da. Bir sanatçının, onun ne demek istediğini anlayıp, yolunda yürüyen (gineleyen, kopyalayan değil) öğrenciler yetiştirmiş olması az mı önemli ürün? O öğrencilerin, onu, kendi ürünleri kuklalarla oluşturdukları sergiyle anmaları elbette çok anlamlı… Aziz Nesin, Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Erol Günaydın, Savaş Dinçel, Bülent Ecevit (hepsini saymayacağım elbette, gidin görün) daha kimler var kimler… Kuklaların kimi küfrediyor, Saim gibi “Eşşoğlueşşekler!” diyor sanıyorsunuz? Kimi herkesin bildiği gerçeği, cevher yumurtlar gibi söyleyenlerle “Öyle mi?” diye dalga geçiyor.

Bence bu sergi Ankara’ya gitmeli, İzmir’e gitmeli, bütün Anadolu kentlerimizde dolaştırılmalı. Saim’in açtığı yolun nerelere varabileceği gösterilmeli…

Kuklalar çocuklara oynatılmalı…

Hem tek tek kendilerini anlatmalılar hem de bir kaçı bir araya getirilerek, tiyatro tadında oyunlaştırılmalılar.
Öğrenciliğim sırasında bir kukla tiyatrosu vardı Münih’te. Önemli kimi oyunları, yapıtları kızımla birlikte orada izlemiştik.

Orff’un Carmina Buruna’sını, Catulli Carmina’sını örneğin…

Çocuklarımıza kimi Aziz Nesin oyunlarını, kimi Yaşar Kemal öykülerini, Rıfat Ilgaz’ın yapıtlarını sunamaz mıyız böyle… Çocuklar ne büyük ne güzel tad alırlar bundan kim bilir... Yazınımızın en güzel yapıtlarını öğrenirler, yaşarlar böylece, hem de oyun oynar gibi.

Haydi Saim’in güzel öğrencileri; tiyatro bölümüyle, sahne sanatları bölümüyle iş birliği yapın da gerçekleştirin böyle bir şeyi…

Haydi sevgili yazarlar; Saim’in çocuklarının kuklayla, kuklalarla anlatabilecekleri oyunlar yazın ya da kimi önemli yapıtlarımızı çocuklar için oyunlaştırın.

Saim!

Yepyeni bir yol açtın işte… Kim demiş öldün diye? Sen çok yaşayacaksın…

Bir de bakarsınız belediyelerden biri belki bir “Kukla Tiyatrosu” kurar… İzmir’in Konak Belediyesi’nin Başkanı Sevgili Hakan Tartan, bir düşünmeli bu önerim üzerinde örneğin.

Saim’in sevgili öğrencileri! Onu yepyeni yaratılarınızla analım gelecek yıl…

Siz de bu yürek varken neden olmasın?

evrensel.net
www.evrensel.net