Metal grevinin anlamı


02 Mart 2011 14:59

Emekçilerin geleceği açısından çok sayıda olumsuz düzenleme içeren torba yasanın yasalaşmasının ardından boş durmayan sermaye güçleri, ara vermeksizin yeni ve daha kapsamlı saldırılar için hazırlıklarını yapmaya başladı.  

Son yıllarda sıkça gündeme getirilen kıdem tazminatlarının kaldırılması, bölgesel asgari ücret ve özel istihdam büroları ve bunun gibi yeni yasal düzenlemelerin seçimlerden hemen sonra yasalaşması için hazırlıklar sürüyor. Hatta son anda torba yasadan çıkarılan “uzaktan ve evden çalışma”, “deneme sürelerinin arttırılması” ve “denkleştirme sürelerine” ilişkin yasal düzenlemelerin, seçim sonrasında hazırlanacak yeni bir “torba yasa” ile gündeme gelmesi bekleniyor.
Sermaye saldırılarının çok yönlü olarak hayata geçirildiği böylesi bir dönemde, 15 bine yakın metal işçisinin kararlılıkla yürüttüğü grev hazırlığının, işçi sınıfının haklarına yönelik yeni saldırılara ve yaratacağı sonuçlara karşı mücadelenin dayanak noktası haline getirilmesi açısından ayrı bir önemi var.

Birleşik Metal-İş Sendikası ile MESS arasında yürütülen grup toplusözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması nedeniyle ilk grev uygulamaları, önümüzdeki hafta başında bazı iş yerlerinde başlayacak. Grevlere sayılı günler kala, işyerlerinde yapılan grev oylamalarında büyük çoğunlukla “Greve evet” iradesinin çıkması, işçilerin içinde bulundukları ekonomik zorluklara ve grev boyunca gelirlerinin önemli bir bölümlerinden yoksun kalacak olmalarına rağmen büyük bir kararlılık içinde olduklarını, sendikalarıyla birlikte aldıkları grev kararının arkasında duracaklarını gösteriyor. Anlaşılan o ki, metal işçileri mücadeleleri başarılı olursa kazanacaklarının, grev süresinde kaybedeceklerinden çok daha fazla olacağının bilincindeler.

İş kolunun yapısı itibariyle son derece zor ve ağır koşullar altında çalışan metal işçileri, örgütlü oldukları iş yerlerindeki kararlı tutumlarıyla sadece kendileri açısından değil, sınıf hareketi açısından da bütün işçi sınıfına umut ve cesaret veriyor. Metal iş kolunda uzun yıllardan sonra grev aşamasına gelinmiş olması, her dönem mücadelenin yükseltilmesi açısından büyük umutlarla girilen bahar aylarında işçi sınıfının ve sendikal hareketin önünün açılması ve sınıf hareketinin yeniden canlanması açısından da ayrıca önemli.

Metal işçilerinin toplusözleşme sürecinde geldikleri grev aşaması ve sonrasında yaşanacak gelişmelerin seyri, önümüzdeki dönemde öncelikli gündemlerden birisi olacak olan kamu işçilerinin toplusözleşmelerini ve orada benimsenecek tutumların nasıl olacağını da yakından ilgilendiriyor. Birleşik Metal İş üyesi işçiler mücadelelerinde başarı sağlarlarsa, bu durum kamu sözleşmelerinin sonucuna da doğrudan etkide bulunacak. Hatta bu süreç, sadece kamu toplusözleşmelerini değil, daha sonra gelecek olan kamu emekçilerinin “toplusözleşme” görüşmelerinin gelişim seyrini de etkileyecek.

2008’de başlayan krizden metal iş kolunda çalışan işçiler yoğun bir şekilde etkilendi. Birçok işçi kriz bahanesiyle işten atılıp kapı önüne koyulurken, çok sayıda fabrikada “kısa çalışma ödeneği” uygulamasına gidilerek patronlara nefes alma imkanı verildi. Bu dönemde Anayasal haklarını kullanarak sendikalaşan çok sayıda işçi patronlar tarafından işten atmalarla ve polis saldırıları ile cezalandırılmaya çalışıldı. Başbakanlarını dinleyip kriz sürecini “fırsata çeviren” patronlar, krizden kısa sürede çıkıp üretimlerini arttırdılar. Gözlerini aşırı kâr hırsı bürüyen metal patronları işçileri daha yoğun ve daha ucuza çalıştırıp kazançlarını katladıkları halde, Birleşik Metal-İş’in son derece makul taleplerini bile görmezden geldiler.

Birleşik Metal-İş’in hafta başına kadar anlaşma olmaması halinde başlatacağı grevlerin başarısı
işçi sınıfı mücadelesi ve sendikal hareketin geleceği açısından ayrı bir önem taşıyor. Bu nedenle metal işçilerinin talepleri ve mücadelesinin, diğer iş kollarındaki işçilerin mücadelesi ile ortaklaştırılarak kapsamlı bir mücadelenin örülmesi gerekiyor. Bunun başarılabilmesi, sermayenin bütün araçlarını devreye sokarak hayata geçireceği olası “grev kırıcı” eylem ve girişimlerini boşa çıkarmak açısından önemli.

Hakları ve talepleri için sonuna kadar mücadele etme kararlılığını gösteren metal işçilerinin olası kazanımları, aynı zamanda ekmekleri için direnen tüm işçiler açısından umut ve cesaret verici olacak. Bu nedenle başta diğer iş kollarında örgütlü sendikalara üye işçiler olmak üzere, sendikasız işçilerin, kamu emekçilerinin, yerel sendikal birlik ve platformların metal işçisinin grevini sadece desteklemesi değil, kendi greviymiş gibi sahiplenmesi, kurulacak grev çadırlarında ve direniş alanlarında metal işçilerini ve Birleşik Metal-İş’i asla yalnız bırakmaması gerekiyor.

evrensel.net
www.evrensel.net