02 Mart 2011 14:55

Özgür

Paylaş

Yüzünde diktatör devirmeye giden militan ifadesiyle odama daldı. Toparlanmama fırsat vermeden yüklendi.
- Ekonomiden anlar mısın?
- Maaşımıza göz dikmiş taksitli satıcılara direnecek kadar anlarım.
- Saçmalama. Makro-ekonomi diyorum.
- Anlamam.
- Söyle bakalım. Zengin toprakların yoksul halklarının başına diktatörleri bela eden kim?
- Kim?
- Hinlik etme. Peki o diktatörlere iktidarlarını korumaları için uçak, tank, top, tüfek satan kim?
- Bilmem?
- Sen bilmemeye devam et. O diktatörler halkın petrolünü kendi hesaplarına satıp, elde ettikleri milyarlarca doları, komisyonlarını ödedikten sonra hangi ülkelerin bankalarına yatırıyor. Hangi ülkelerin bankaları bu paraları yoksul halkları soymak için kullanıyor?
- Dubai’nin mi?
- Saflık etme. Londra’nın, Zürih’in, Paris’in, Dusseldorf’un, ABD’nin bankalarına.
Soru sorma sırası bana gelmişti.
- Neden?
- Sağlam olsun diye.
- Sağlam oluyor mu?
- Olmuyor. Silahı elinde tutan büyük soyguncunun gözünde Arap’ın, zencinin, beyazın, dinsizin, dindarın zerre kadar kıymet-i harbiyesi yok. Özgürlük filan da hikaye. Bu kadar büyük serveti yarı kaçık diktatörlerle paylaşmayı artık içlerine sindiremiyorlar.
- Ne yapıyorlar?
- Libya’ya bak. Eğitim bedava, sağlık bedava, ev bedava, ulaşım bedava, çocuk
doğurana 10 bin, işçiye, işsize 3 bin cep harçlığı. Aç yok, açık yok.
- Ne eksik?
- Özgürlük.
- Ne fazla?
- Parsadan pay kapmaya çalışan ulema. Adında sosyalist olan bir ülke gidecek. Yerine ne gelecek? Özgür bir ülke mi?

evrensel.net
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa