01 Mart 2011 14:42

İnsanın böyle bir Başbakanı olunca!...

Paylaş

Almanya’nın başkenti Berlin’de, aralarında KESK Genel Başkanı Döndü Taka Çınar’ın da bulunduğu bir heyetle Alman Parlamentosunda Sol Parti milletvekilleriyle yaptığımız görüşmeden sonra Junge Welt gazetesindeyiz.

Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Dr. Arnold Schölzel bizi oldukça sıcak karşılıyor. Junge Welt, 1949 yılında kurulmuş, Almanya’da faşizme karşı mücadelede önemli bir rol oynamış bir gazete. Schölzel, 1989’da 1.5 milyon tirajla, Doğu Almanya’nın en çok tirajlı gazetesi olduklarını dile getiriyor ve Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra, bütün mal varlıklarına el konulduğunu aktarıyor. Schölzel, birleşmeyi, ‘Doğu’nun Batı’ya iltihakı’ olarak tanımlıyor. Okurlarının desteğiyle bağımsız bir gazete olarak varlığını koruyan Junge Welt, bugün de ülkesinde dik duran önemli bir gazete.

Örneğin 28 Şubat 2011 tarihli gazetenin manşeti, Almanya’yı Libya’ya karşı müdahaleci yaklaşımından ötürü eleştiren bir manşet. Evrensel okurları Junge Welt’i, gazetemize OHAL yasağı uygulanan 1990’lı yılların ikinci yarısında gösterdiği dayanışmayla da hatırlayacaklardır. Gazetenin editörleri o dönem bizimle dayanışmak için Türkiye’ye gelmişlerdi ve çalışmaları OHAL baskısıyla engellenmeye çalışılan Diyarbakır büromuza birlikte gitmiştik. Junge Welt’in editörü, gazete büromuzun kapısındaki ‘Evrensel’ yazısının altına, kendi logolarını yapıştırarak, “Burası aynı zamanda Junge Welt’in bürosudur. Evrensel’e yönelik saldırı bize de yapılmıştır” demiş oldular.

Buradaki sıcak sohbetimizin ardından gazetenin muhabirlerinden biri KESK’in Yeni Genel Başkanı Döndü Taka Çınar ile röportaj yaparken, bir dizi sorunun ardından şöyle bir soru da yöneltti: “Türkiye Başbakanı Erdoğan, bugün Düseldorf’da yaptığı konuşmada Türkiye’lilere yine ‘Asimilasyona karşı direnin’ dedi. Kürtlerin asimilasyondan yakındıkları bir ülkenin Başbakanı olan Erdoğan’ın burada yaptığı konuşmayı bu açıdan nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu bir çelişki değil mi?”
Evet, insanın ülkesinin böyle bir Başbakanı olunca böyle sorularla karşılaşması da sürpriz olmuyor. Aslında ‘Böyle sorulardan yakasını kurtarması mümkün olmuyor’ demek daha doğru olur. Zira Erdoğan, yine Almanya’da bu çağrıyı 2 yıl önce de yapmıştı.

Junge Welt, asimilasyonu hiçbir anlamda destekleyen bir gazete değil. Ancak Almanya’da bu çağrıyı ısrarla yapan Erdoğan’ın kendi ülkesinde Kürtlere karşı uyguladığı politikalar ortada iken, böylesi bir çelişkili tutum akıllı her gazeteci için sorgulanması gereken bir noktadır. Türkiye’de asimilasyona karşı direnen Azadiye Welat gazetesinin eski Yazıişleri Müdürü Vedat Kurşun’a 166 yıl hapis cezası verilmesi gibi örnekler de ortada iken, Erdoğan’ın bu tür çıkışlarının ‘Demokratik bir tutum’ olarak algılanmasının imkanı yok.

Diğer taraftan aynı gün, yani Erdoğan’ın Almanya’da bu çağrıyı yaptığı 28 Şubat günü, KKTC’de bir grup avukat, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında, posta yoluyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu dilekçesinde, Başbakan Erdoğan’ın ay başında Kırgızistan ziyaretinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Kıbrıs Türkünün onur, şeref ve saygınlığını rencide ettiği, Türk halkını kin ve düşmanlığa tahrik ettiği” iddiasıyla cezalandırılması talep ediliyor.

Yine aynı gün PKK, tek taraflı olarak 12 Haziran 2010’da ilan ettiği ateşkesi, Başbakan Erdoğan’ın ve başında bulunduğu hükümetin, çözüm için hiçbir adım atmadığı gerekçesiyle bitirdiğini ilan ediyor.

Yaptıklarıyla Kıbrıs Türkleri’nin kendisine karşı en çok direndiği Başbakan olma unvanını kazanan, ‘asimilasyondan vazgeçmediği’ gerekçesiyle ateşkesin bitirilmesinin gerekçesi olan ve tüm bu gerçeklere rağmen, geldiği Almanya’da Türk kökenli vatandaşlara ‘Asimilasyona karşı direnin’ çağrısı yapan bir Başbakan.

Evet böyle bir Başbakanımız var. Ülkenizden iki gün ayrı kaldığınızda bile, siz neredeyseniz o oraya da geliyor ve ayağınıza dolanıyor, gündeminize bir biçimde giriyor. Alman meslektaşımız da çok haklı olarak onun çelişkilerle dolu tutumunu dönüp size soruyor.

Alman marketlerinde gördüğünüz ‘Türk hıyarı’ kadar bile ülkesine karşı sempati yaratmayan bir Başbakanınız varsa ne diyebilirsiniz ki?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa