Uçarsınız elbet


28 Şubat 2011 17:01

Her iş başvurusundan 15 TL alan özel bir havayolu şirketi 4 yılda 550 bin TL kazanmış. Şimdi ismini verip 550 bin TL’nin üzerine bir de bedelsiz reklam olanağı sunmayalım kendilerine. Nasılsa uçuyorlar!

Söz konusu şirket, yaklaşık 20 yıldır faaliyet gösteriyor. Son 4 yılda 1800’e yakın kişiyi işe almış. Ancak, hâlihazırda çalışan sayısı 1600 civarında. Yani neresinden bakarsanız “esnek” çalışma! Bir kapıdan giren diğer kapıdan çıkıyor.
Marx, işsizliğin kapitalist sistem tarafından bilinçli bir şekilde yüksek düzeyde tutulduğunu ve bu işsizlerin sayısı arttıkça (yedek işçi ordusu) hali hazırda çalışanların daha rahat baskılandığını (ücret ve çalışma koşulları açısından) anlatmıştır.

Bugün için kapitalizm, kendi yarattığı çöplüklerden yeni sermaye birikim olanakları yaratmakta çok daha usta hale gelmiş gözüküyor. Bunu yaparken de öncelikle kavram düzeyinde bir kargaşa yaratıyor. Örneğin işsizlik ile istihdamı sanki madalyonun iki yüzüymüş gibiymiş gibi gösteren sistem ve onun “özgür” basını konu işsizlikten açılınca yüzünü istihdama daha doğrusu istihdam “bahşeden” iyi kalpli sermayedarlara çeviriyor. Ondan sonra vur patlasın çal oynasın!

Emek piyasası (doğrusu emek-gücü piyasası) çok katıymış, biraz daha esnek olsaymış; asgari ücret çok büyük bir yükmüş; kıdem tazminatı ortadan kalksınmış; hükümetin yeni yeni yeniden teşvik paketleri hazırlaması gerekirmiş; bu mışmışlar arasında unutulup giden, sayısı 8 milyonu bulan işsizler ordusu olur.

Hükümetin gergef üzeri boncuklu danteli Orta Vadeli Planında da işsizlik için istihdam duasına çıkmaktan başka bir projeksiyon bulunmuyor. Halbuki bırakın iktisat kitaplarını gördüklerimiz bize öğretiyor ki, istihdam ayrı tel işsizlik ayrı tel.

Birine vurunca öbüründen ses gelmiyor.

Kapitalist sermaye birikiminin ve onun sağlanması için de kapitalist üretim ilişkilerinin “sağlıklı” biçimde sürdürülebilmesinin temel koşulu işsizliğin, açlığın ve yoksulluğun devam etmesidir.

Ancak, işsizlik yüksek düzeyde seyrettiğinde mevcut çalışanlar daha düşük ücretle çalıştırılıp daha fazla artı değere el konulabilir. Ancak, sulak alanlar azaldıkça Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar yaygınlaştırılabilir. Ancak, ormanlar talan edildikçe yeni ve lüks otel yatırımları yapılabilir. Ancak, küresel ısınma yaygınlaştıkça su kaynakları üzerindeki tekeller kârlarını artırabilir.

Her meslek bir ihtiyaçtan doğar. Eğitim ihtiyacımızın karşılanması için öğretmene, sağlık ihtiyacımız için hekime, ekmek ihtiyacımız için fırıncıya gerek duyarız.

Kapitalizm ise kendi varlığını sürdürebilmek için daha fazla kana, daha fazla işsize, daha fazla çaresizliğe, daha fazla savaşa ihtiyaç duyar.

Bunun için işsizlikten beslenen şirketi de hor görmeyelim ya hu!

evrensel.net
www.evrensel.net