# Aile olmadan kadınlar artık vatandaş bile sayılmıyor

> **Yazar:** Ekmek ve Gül | Ardıç
> **Yayın Tarihi:** 2026-10-29 00:11:00
> **Kaynak:** [https://www.evrensel.net/yazi/100266/aile-olmadan-kadinlar-artik-vatandas-bile-sayilmiyor](https://www.evrensel.net/yazi/100266/aile-olmadan-kadinlar-artik-vatandas-bile-sayilmiyor)

---

Laçin Barış


İktidarın aylardır “vatandaşlık maaşı” diye medyaya servis ettiği aile destek sistemi (GETAD), bir evde yaşayan tüm bireylerin toplam aylık geliri, en düşük emekli maaşı olan 23 bin 552 liranın altındaysa o hanenin destek kapsamına alınacağını ifade ediyor. Rakamlar netlikle telaffuz edilmese de yaklaşık 9 bin lira tarif edilen ailelere yardım yapılacağı söyleniyor.


Yardımların “2.5 milyon haneye ulaşılması” hedefinden bahsediliyor. Destek paketinin içeriğinde elektrik, doğal gaz, gıda, barınma ve yakacak yardımlarını kapsayan “konut desteği”, çocuk yardımı, kira desteği, abonelik faturaları desteği ve gıda yardımı yer alacak. Yani bahsedilen miktarın, çeşitli yardımlara bölünerek 23 bin lira ile geçinen ailelere verileceği iddia ediliyor.


Adı üstünde bu program aileyi baz alacak. Yani iktidarın geleneksel aile tarifine uymayan bireyler, kadınlar yine bu programın dışında. Tıpkı TOKİ İstanbul kiralık sosyal konut projesi kapsamında kiralanacak konutların aile olma “evli olma” şartı taşıdığı gibi.


Aile meselesine dönmeden önce bir gerçeğin de altını çizmek lazım, iktidarın lütufmuş gibi sunduğu bu program Türkiye yoksulluk tablosunu da tescilliyor. Açlık sınırının neredeyse 38 bin lira olduğu yoksulluk sınırının 123 bini aşkın olduğu bu memlekette, iktidarın sınır çizdiği rakamlarla yaşayan ailelere yapılan destek bile açlık sınırının altına tekabül ediyor. En az 2.5 milyon aile bu şartlardn yaşamını sürdürüyor. TÜİK verilerine göre memlekette yaşayan ailelerin yüzde 35.1'i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek maliyetini karşılayamıyor.


TÜRK-İŞ’in eylül ayında sunduğu rakamlara göre bekar bir çalışanın ortalama aylık yaşama maliyeti, neredeyse 49 bin lira. Yani bekar kadınlar, boşanmış kadınlar zaten bahsi geçen yardım programlarından yararlanamıyor.


DİSK-AR’ın 2025 aralıkta yayımladığı rapora göre, kadın işçilerin yüzde 60.1'i asgari ücret ve altında bir ücretle çalışıyor. Yani aile destek sistemi (GETAD) çoğunlukla asgari ücret ve altında çalışan kadınları bekarsa devre dışı bırakıyor. İktidarın böylesi adımları yıllardır bir planlama çerçevesinde ilerliyor.


Halihazırda 2027 bütçe görüşmeleri de gündeme girmişken bir önceki senenin bütçe tablosunu da hatırlamak gerekir.


Geçtiğimiz sene yayımlanan bütçe taslağında bakanlığın toplam bütçesinin yüzde 4’ünden fazlasının “Ailenin korunması”na harcanacağını gösterirken kadınları, çocukları kapsayan programların bütçeden payı azalıyor. 2026 bütçesinde “Kadının güçlendirilmesi” başlığı altında bir kadın için günde 51 kuruş ayrıldı. Bütçede dikkat çeken bir diğer yan da sosyal yardımlardan yapılacak olan kesintilerdi.


Örneğin elektrik desteğinin, 4.1 milyon haneden 2.8 milyon haneye düşürülmesi planlanmıştı.


Bakanlığın yayımladığı diğer kesintiler arasında çocuklar, özellikle kız çocuklarının eğitimi için ayrılan şartlı nakit transferlerinde planlanan kesintilerdi. Bakanlık 3.8 milyon çocuğa verdiği ortalama 117 lira yardımı 2 milyon 666 bin çocuğa düşürmeyi hedeflediğini açıklıyordu. Neredeyse 1 milyon çocuğun desteğinin kesilmesi demek. Öte yandan bakanlık aylık bağladığı, 5 bin yaşlıdan, 4 bin kişi engelli ve 3 bin engelli yakınlarından, 6 bin kişi eşi vefat eden kadınlardan aylık kesmeyi hedefliyordu. Daha burada saymadıklarımız var. Total tablo neredeyse 2 milyon kişinin yardımının kesileceğini gösteriyordu. Ne tesadüf ki şimdi bahsi geçen “vatandaşlık maaşı”nın yine elektrik, gıda, eğitim, kira gibi desteklerle 2 milyon üzeri “aileye” ulaşacağı söyleniyor.


Bu açık bir döngü. İktidarı yıllardır sosyal yardımlarla kadınları kendine bağımlı ve muhtaç kılıyor. İş yok, güvence yok, yoksulluk çok, veriler de ortada. Şimdi birkaç yıldır “aile” politikaları sermayenin ihtiyaçları ve kendi bekasına hizmet edecek şekilde düzenleniyor. Kadını eve, kocaya, geleneksel aileye bağımlı, güvencesiz, esnek çalışma biçimlerine muhtaç etmek de bu politikalarla paralel ilerliyor.

---

*Evrensel Gazetesi — Emeğin sesi, gerçeğin habercisi*
