# 2027 bütçesi: Yük kime, kaynaklar nereye -2

> **Yazar:** Erkan Aydoğanoğlu
> **Yayın Tarihi:** 2026-10-29 00:35:00
> **Kaynak:** [https://www.evrensel.net/yazi/100262/2027-butcesi-yuk-kime-kaynaklar-nereye-2](https://www.evrensel.net/yazi/100262/2027-butcesi-yuk-kime-kaynaklar-nereye-2)

---

Merkezi bütçelerde vergi toplama mekanizmalarından harcama kalemlerine kadar her detay, emek ile sermaye arasındaki güç dengesinin bütçe cetvellerine yansıyan en somut halini oluşturur. Toplumdaki sınıfsal tercihlerin ve siyasi kararların net bir yansımasını bütçe harcamalarının ayrıntılarına bakarak görmek mümkün. 2027’de devletin kaynağı kimden, ne oranda toplayacağı ve toplanan kaynağı kimin yararına nasıl kullanacağını görmek için 2027 bütçesinin ayrıntılarına bakalım.


Her yıl “aslan payı” ayrıldığı iddia edilen 2027 yılı Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi, kamu harcamalarında tasarruf anlayışına dayanan mevcut ekonomik programın gölgesinde kalarak, resmi enflasyonun altında bir oranda (yüzde 26.5) artışla 2 trilyon 459 milyar liraya çıkarılıyor. Ancak bütçenin yüzde 83’ü personele yapılan zorunlu harcamalardan (maaş ve SGK primleri) oluşacak. MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay 2002 yılında yüzde 17.18 iken, 2027’de yüzde 7.75’e (2026’da yüzde 8.26) geriliyor. Bu gerileme, okulların fiziki altyapısının çökmesine, nitelikli kamusal eğitimin tasfiyesine ve velilerin cebinden yaptığı özel eğitim harcamalarının artmasına yol açacak.


Sağlık bütçesi yüzde 33.4 artmasına karşın, bütçe ödeneklerinin büyük kısmı hastane işletme, personel ve tedavi süreçlerine ayrılıyor. Örneğin mal ve hizmet alımları için ayrılan 518.4 milyar TL’lik kaynağın önemli bir bölümü, Kamu-Özel İş birliği (KÖİ) modeliyle işletilen şehir hastanelerinin dövize/enflasyona endeksli kira ve hizmet bedeli ödemelerine gidecek. Şehir hastanelerinin kira ve hizmet bedelleri için ayrılan 160.66 milyar, Sağlık Bakanlığı bütçesinin yüzde 10.4’ünü tek başına yutacak. Sağlık bütçesi hizmet ödeneklerinin yüzde 27’sinin koruyucu sağlık hizmetlerine, yüzde 69’unun ise tedavi edici sağlık hizmetlerine ayrılması sağlıktaki ticarileşmenin boyutlarını gösterirken, halkın sağlığını “tedavi endüstrisi”nin insafına bırakıyor.


2027’de savunma ve iç güvenlik harcamalarına ayrılan kaynak yüzde 60 artışla 3 trilyon 454 milyar ile tüm zamanların rekor seviyesine ulaşıyor. Savunma ve güvenlik bütçesinin yüzde 64’ü savunma, yüzde 36’sı iç güvenlik birimlerine ayrılmış. Bu durum, tek adam rejimi ile kalıcı hale getirilen baskıcı otoriter yönetim anlayışının 2027’de de devam edeceğini, ülkede yaşanan ekonomik ve siyasi krizin derinleşmesine paralel olarak, iç ve dış politikada tehdit ve gerginlik stratejisinin sürdürüleceğini gösteriyor.


2027 yılı merkezi yönetim bütçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, “Emekçilerden sermayeye doğru işleyen tersine bir yeniden dağıtım mekanizması” niteliğinde olduğu tespitini yapmak mümkün.


Önümüzdeki yılın bütçe rakamları gösteriyor ki; iktidarın bütçe tercihleri halkın refahını değil, sermaye birikiminin istikrarını esas alıyor. Kamu kaynaklarının sermayeye aktarıldığı, emekçilerin vergi yüküyle ezildiği mevcut yapı, toplumsal adaletsizliği ve otoriter rejim altyapısını daha da derinleştiren sınıfsal bir sömürü belgesi olarak karşımıza çıkıyor.

---

*Evrensel Gazetesi — Emeğin sesi, gerçeğin habercisi*
