# Şiddet kıskacında ‘aile danışmanlığı’ palavrası

> **Yazar:** Ekmek ve Gül | Ardıç
> **Yayın Tarihi:** 2026-10-22 00:06:00
> **Kaynak:** [https://www.evrensel.net/yazi/100217/siddet-kiskacinda-aile-danismanligi-palavrasi](https://www.evrensel.net/yazi/100217/siddet-kiskacinda-aile-danismanligi-palavrasi)

---

**Laçin Barış**
**lacinbaris.lb@gmail.com**


“Hukuki Süreçlerde Aile Danışmanlığı Hizmetlerinin Etkinliğinin Artırılması Çalıştayı” geçtiğimiz günlerde Aile Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve aile danışmanlarıyla gerçekleşti. Çalıştay, boşanma süreçlerinde aile danışmanlığını zaruri bir aşama olarak öne çıkarıyor. Bilin bakalım bu çalıştayda yine kimler yoktu? Boşanmalarda en çok sürecin parçası olan barolar ve boşanmaların diğer tarafı olan kadınlarla doğrudan sahada çalışma sürdüren kadın dernekleri ve kadın örgütleri.


Bu ilk değil, daha önce de Aile Bakanlığı düzenlediği aile şuraları ve Medeni Kanun’da değişiklik önerilerini öne süren çalışmalarında sahada doğrudan yetkinleşen kesimleri görmezden gelmişti. Kadın örgütleri yoktu, barolar yoktu.


Düzenlenen çalıştay da sürpriz sonuçlar içermiyor. Boşanmalarda ara buluculuk uzun süredir iktidarın gündeminde ve bu her seferinde kadınların ciddi tepkilerine neden oluyor. “Aile yılı” adı altında iktidarın attığı tüm adımlar, kadınları ekonomik ve politik olarak kıskaca almaktan ibaret. Daha geçtiğimiz haftalarda süresiz nafaka hakkının gasbedilmesi kadınların boşanmasının önüne koyulan diğer engellerden biriydi. Ne var ki kadınlar günden güne yoksullaşıyor, iktidarın kendi övgüsüyle “esnek” ve güvencesiz işlerde ucuz emek gücü olarak çalışmaya mecbur kalıyor. Yoksulluk kıskacı kadınları şiddet dolu evlerde yaşamaya mahkum ediyor, iktidarın politikaları da buna yol veriyor.


Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun (KCDP) 2026’nın ilk 6 ayı için hazırladığı kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri raporu bu tabloyu çok net ortaya seriyor. Bugün kadınlar hâlâ en çok “en yakınları” tarafından öldürülüyor. 2026 yılında öldürülen 150 kadının 64’ü, yani yüzde 43’ü evli olduğu erkek tarafından öldürüldü. Kadınların çoğu birlikte olduğu erkek, eskiden evli olduğu erkek, eskiden birlikte olduğu erkek tarafından öldürüldü. Özetle öldürülen kadınların yüzde 95’i evli olduğu, birlikte olduğu, ayrıldığı ya da boşandığı erkekler tarafından öldürüldü.


Kadınlar en çok boşanmak istediklerinde, ayrılmak istediklerinde, şiddetten uzaklaşmak istediklerinde öldürülüyor. “Ailem güvende” operasyonlarıyla LGBTİ ve kadın örgütlerini, muhalefeti baskılamayan çalışan iktidarın adımlarının karşısında çok net bir tablo var: Kadınlar en çok evlerinde öldürülüyor. 2026 yılında öldürülen 150 kadının 92’si, yani yüzde 61’i evde öldürüldü. Güvenli olması gereken evler, kadınlar için çoğu zaman içinden çıkılamaz şiddet kuyusu ve en son yaşamdan koparıldığı alanlara dönüşüyor.


Daha dün Zonguldak’ta Burçin D. boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından silahlı saldırıya uğradı ve şu an hastanede. Fail Ercan D. şu an firari! Normalde saatler içinde yerinden, evinden, sokaktan attığı “tweet” nedeniyle insanlar gözaltına alınırken, kadınların failleri elini kolunu gezerek aramızda dolaşıyor.


Başka bir örnek de daha iki gün önce duruşması olan Suzan Elik cinayeti davası. Üç çocuk annesi Suzan Elik, boşanma aşamasında olduğu Yunus Elik ve ailesinden aylarca ölüm tehdidi aldı. Yunus Elik hakkında uzaklaştırma kararı vardı. Karara rağmen Suzan öldürüldü.


Suzan 29 Eylül 2025’te, Çekmeköy’de sokak ortasında Yunus Elik tarafından silahla vuruldu. Suzan’ın defalarca dile getirdiği ölüm tehditleri dikkate alınmadı, uzaklaştırma kararı elinde kalan belge oldu. Fail ise ortada yok! Daha 20 Ekim’de Yunus Elik için kırmızı bülten çıkarıldığı duyuruldu.


İktidarın bahsettiği aileler kadınların mezarı oluyor, elini kolunu sallayan katiller sokaklarda keyif çatarken iktidarın politikalarını hedef alanlar, gerçekleri söyleyenler tutuklanıyor. Geleneksel “aile” iktidarın elinde Demokles’in Kılıcı gibi sadece kadınları yoksulluğa, daha fazla sömürüye ve şiddet dolu yaşamlara sürükleyen bir ibare olarak kalıyor.

---

*Evrensel Gazetesi — Emeğin sesi, gerçeğin habercisi*
