# Madene erken emekli olmak için gittiler

> **Yazar:** Deniz İpek
> **Yayın Tarihi:** 2026-10-06 00:05:00
> **Kaynak:** [https://www.evrensel.net/yazi/100126/madene-erken-emekli-olmak-icin-gittiler](https://www.evrensel.net/yazi/100126/madene-erken-emekli-olmak-icin-gittiler)

---

Halit Ersay’ın evine giden yol Denizli’nin Çameli ilçesinde, Kirazlıyayla taraflarında bir orman köyüne çıkıyor. Halit, 1 Ekim’de Soma’da İmbat Madencilik’e ait ocakta meydana gelen göçükte yaşamını yitiren beş işçiden biriydi. Geride 5, 8 ve 12 yaşlarında üç çocuk bıraktı. Ersay’ın ailesine taziyeye gittik. Ölümün ardından yalnız bir işçinin değil, bir evin bütün düzeninin nasıl değiştiğini orada gördük. Halit’in çocukları Soma’dan Çameli’ye dönmek zorunda kaldı. Şimdi köyden okula gidecek servisleri yok. Dağ köyünden okul arası 5 km. Bir iş cinayetinin bilançosunda bunlar yazmıyor. Beş işçi öldü deniliyor. Oysa o sayı beş evin gelirini, çocukların okulunu, yaşadığı yeri ve geleceğe dair planlarını da içine alıyor.


### Çiftçilikten geçinemeyince madene




Halit’in hikayesi Çameli’de tek değil. Köylülerin anlattığına göre Kirazlıyayla ve çevresinden 70’e yakın işçi Soma’daki madenlerde çalışmaya gitmiş. Neden? Çünkü köyde çiftçilik yaparak geçinemiyorlar. Orman köyü olduğu için ağaç kesimi ve ceviz işi yapan Ersay, Denizli’de iki yıl krom madeninde çalışmış.


Soma yüzlerce kilometre uzakta. Ama madenin ücreti ve yer altında çalışanlara tanınan erken emeklilik imkanı, köyünde geçinemeyen işçi için bir çıkış yolu olarak görülüyor. Konuştuğumuz madencilerden biri hesabı şöyle anlatıyor: Yer altında prim günlerini doldurup 40’lı yaşlarda emekli olmak, sonra köye dönmek. Fakat o hesabın sonunda da rahat bir emeklilik yok: “Brüt 100 bin lira yatsa da alacağımız emekli maaşı 27 bin lira. Emekli olup yine çalışmaya devam edeceğiz.” Madene erken emekli olabilmek için gidiyorlar. Emekli olduklarında ise geçinebilmek için yeniden çalışacaklarını bugünden biliyorlar. Halit’in de planları vardı. Ailesi şimdi “Birçok hayali yarım kaldı” diyor.


<img class="img-fluid" alt="Halit Ersay" src="https://www.evrensel.net/images/840/upload/dosya/365251.jpg" data-image-id="365251">

Halit Ersay


### ‘Yer altında maaşı düşünmek bile tehlike’




Köyden bir başka madenci de İmbat’ta çalışıyor. Aynı ocakta, başka vardiyada. “Maaşlarımız zamanında yatmıyordu” diyor ve ardından madenciliğin ne demek olduğunu birkaç kelimeyle anlatıyor: “Madenci yer altında kafasında maaş kaygısıyla çalışıyorsa bu zaten tehlikedir.” Yer altında çalışan işçinin dikkati yaşamsaldır. Tavanı, makineyi, tahkimatı, çalışma arkadaşını izlemesi gerekir. Ama işçi aynı anda evinin geçimini, borcunu, çocuğunun ihtiyacını ve yatmayan ücretini düşünüyorsa iş güvenliğini yalnız teknik önlemler üzerinden tartışamayız. Aynı madenci yıllarca yer altında çalışmanın sağlık tarafını da anlatıyor. İddiasına göre akciğerlerinde meslek hastalığı bulgusu çıkan işçilerin filmi çekiliyor, kontrolleri yapılıyor ve ardından işten çıkarılıyor: “Ciğerine bakılıyor, sonra kapının önüne konuluyor.”


Bu kaygının arkasında Soma’daki çalışma düzeni de var. Konuştuğumuz madenciler, İmbat’ın yaklaşık 5 bin işçinin çalıştığı büyük bir işveren haline geldiğini, işten çıkarılan bir işçinin aynı ölçekte çalışabileceği başka madenlerin ise çok sınırlı olduğunu anlatıyor. Bu yüzden işten çıkarılma yalnız bir iş yerini kaybetmek anlamına gelmiyor; Soma’da madende çalışmaya devam edebilme ihtimalini de daraltıyor. İşçilerin “İmbat burada kral oldu, ben ne dersem o, gözüyle bakıyor” diye tarif ettiği ortamda mobbing ve işten atılma korkusu da bu bağımlılığın üzerinde yükseliyor.


### ‘Biz bu yükün taşınmayacağını biliyorduk’




Aynı madencinin anlattıkları 1 Ekim’deki göçük açısından araştırılması gereken başka bir noktaya işaret ediyor. Kazadan önce monorayın yerine oturtulması sırasında ağır malzemelerle zorlandıklarını söylüyor. İşçilerin yükün taşınamayacağını düşündüklerini anlatıyor: “Biz aslında bu yükün taşınmayacağını biliyorduk.”


Monorayla hangi malzeme taşındı? Ağırlığı ne kadardı? Sistemin taşıma kapasitesi neydi? İşçiler bu konuda amirlerine bildirim yaptı mı? Vardiya, nezaretçi ve bakım kayıtlarında buna ilişkin bir kayıt var mı?


Bunların yanıtı işçilerin hafızasında bırakılmamalı.


Bir vardiya önce olsaydı


Madencinin anlattığı bir başka ayrıntı daha var.


Göçük bir vardiya önce meydana gelseydi aynı bölgede 22 işçinin bulunacağını, olayın yaşandığı vardiyada ise 7 işçinin bulunduğunu söylüyor.


Beş işçi yaşamını yitirdi.


Eğer anlatıldığı gibi 22 işçinin bulunduğu vardiya ile 7 işçinin bulunduğu vardiya arasındaki fark yalnız göçüğün meydana geldiği saatse, ölüm bilançosunun daha da ağırlaşmaması alınmış bir önlemden değil zamandan kaynaklanmış demektir. Bu tanıklık da vardiya ve puantaj kayıtlarından kolayca doğrulanabilir.


### Beden hâlâ yer altında




Çameli’de duyduğumuz bir cümle madenciliğin insan bedeninde bıraktığı izi anlatmaya yetiyor:


“Yer altında çalışmaya o kadar alıştık ki izin zamanı köye gelince gündüz iş yapamıyoruz. Sadece geceleri iş yapasımız geliyor.”


Madenci vardiyadan çıktığında maden onun bedeninden çıkmıyor. Yıllarca yer altının saatine göre yaşayan insan, köyüne geldiğinde bile gündüzle geceyi madenin vardiyasına göre yaşıyor.


Çameli’de toprağından geçinemeyen işçi Soma’ya gidiyor. Madene erken emekli olabilmek için giriyor. Emekli olduğunda geçinemeyeceğini, yeniden çalışacağını şimdiden biliyor. Sağlığını kaybederse bunun yükünü de yanında götürüyor.


Halit Ersay emekliliğini göremedi.


Onun yerine çocukları köye döndü. Babalarının bir gün emekli olup döneceği köye, şimdi babasız geldiler.


Ve bugün önlerindeki ilk sorunlardan biri şu:


Okula nasıl gidecekler?

---

*Evrensel Gazetesi — Emeğin sesi, gerçeğin habercisi*
