# Kağıttan milyarder: Mal varlığı 4 saat dondurulan Astor borsada üç yılda yüzde 2000 büyüdü

> **Yazar:** Uğur Zengin
> **Yayın Tarihi:** 2026-09-29 00:10:00
> **Kaynak:** [https://www.evrensel.net/yazi/100074/kagittan-milyarder-mal-varligi-4-saat-dondurulan-astor-borsada-uc-yilda-yuzde-2000-buyudu](https://www.evrensel.net/yazi/100074/kagittan-milyarder-mal-varligi-4-saat-dondurulan-astor-borsada-uc-yilda-yuzde-2000-buyudu)

---

Türkiye, borsa vurgunu skandalıyla sarsılırken dikkat çekici bir gelişme yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Borsa İstanbul’daki manipülatif işlemler gerekçesiyle dev şirketler ve gerçek kişilerin mal varlığını dondurduktan sadece 4 saat sonra geri adım attı. Başsavcılık, *“Bazı hisselerin defter değeri ile PD/DD değerleri dikkate alındığında mevcut işlem fiyatlarıyla ciddi farklar bulunuyor”* diyordu.


Bu vurgu dikkat çekici ve başsavcılık bir imada bulunuyor. Piyasa Değeri/Defter Değeri (PD/DD) şirketin esas değeri (defter değeri) ile piyasadaki hayali değeri (piyasa değeri) arasındaki oran olarak tanımlanabilir. Bu değer 1’in altında ise hisse ucuz, 1’in üzerindeyse hisse şirketin özkaynağına göre şişmiştir. Bu, borsa literatüründe bir ‘*balon dedektörüdür*’ ve çoğu zaman hisse analizinde başat gösterge olarak kabul edilir.


Eğer hâlâ olanlardan dersini almamış bir ücretliyseniz ve para kaybetmek istiyorsanız alacağınız hissenin önce PD/DD değerine bakarsınız. Hesaplamak oldukça kolaydır. Hesapladıktan sonra hem hissenin şişkin olup olmadığını anladığınızı düşünürsünüz, hem de şu meşhur ‘finansal okur yazarlardan’ olduğunuza kanaat getirebilirsiniz. Bu sizi rahatlatır. İşçiyseniz o hisseyi satın alır ve bir süre sonra kaybedersiniz. Siz PD/DD değeriyle uğraşırken borsada hisse fiyatını oynatabilecek kabiliyete sahip bir milyarder ya da patron-siyaset kulisinden bilgiye erken ulaşmış bir türedi zaten çoktan yapacağını yapmıştır.


### **Borsada olmayan şirketler ak kaşık mı?**




Peki o zaman Başsavcılık ‘*PD/DD değerine’* neden işaret etmiş olabilir? Birincisi, açıklanan 46 şirketin bir kısmı (Keskinoğlu, Eker, IC İçtaş vb.) borsada işlem görmüyor. Dolayısıyla bir PD/DD değeri yok. Vurgunun yatağı borsa olsa da, vurgunu yalnızca borsadaki şirketlerin/patronların yapmadığı; borsada işlem görmeyen şirketlerin de bu vurgunda payı ve kazancı olabileceği anlaşılıyor. Başsavcılığın geri adımından sonra bu ayağın ne kadar soruşturulacağı şüpheli. Vurgunda pay sahibi olan ancak borsada olmayan şirket patronları artık düne göre daha rahat nefes alıyor. Dondurulmuş varlıklar şimdi çözüldüğüne göre, serbestler!


Borsada işlem gören şirketler için ise Başsavcılık, hisselerde manipülasyon yapıldığını ima ediyor.


### **Türkiye’nin en zengin 55. kişisinin dondurulmuş varlığı 4 saatte çözüldü**




Başsavcılık tarafından yayımlanan ve mal varlığı önce dondurulan -sonra hızla kaldırılan- şirketler ve kişiler listesinde PD/DD değeriyle dikkat çeken bir şirket var: Astor Enerji. Şirketin PD/DD değeri 5,95. Eşik değerin yüzde 495 üzerinde. Dolayısıyla her şeyden önce şirketin varlığı ile piyasa değeri arasında ciddi bir fark var.


Mal varlığı dondurulanlar arasında Astor Enerji’nin tüzel kişiliğinin mal varlığı ile şirketin patronu Feridun Geçgel ve şirket yöneticisi Enver Geçgel’in mal varlıkları vardı. Patron Feridun Geçgel’in kişisel serveti 2.7 milyar dolar. Türkiye’nin en zengin 55. ismi. Feridun Geçgel, 2018 seçimleri için AKP Urfa milletvekili aday adayı olurken, *“Hizmet için varım. AK Parti'nin bir neferi olarak çalışmaya söz veriyorum”* diyordu.


Astor’un hikayesi ise ilginç. Transtek Transformatör adıyla 83’te, İstanbul Pendik’in Şeyhli köyünde kurulan şirket 2005 yılında Geçgel ailesi tarafından 3 milyon dolara satın alındı. Şirketin 2002’deki sermayesi yaklaşık 900 bin dolardı.


### **Borsada olağandışı büyüme**




Astor 2023’te borsaya açılıyor ve şirket tarihinin en büyük kırılması yaşanıyor. Ancak tam da borsaya açılmadan hemen önceki yıllarda TEİAŞ’a -yani devlete- yapılan satışların payı dikkat çekici. 2019’da tüm satışlarının yüzde 17’si devlete olurken, devletin payı 2021’de yüzde 31.7’ye çıkıyor. Miktarsal artış ise 190 milyon TL’den, 1 milyar TL’ye. Artış oranı yüzde 426. Aynı dönemin resmi enflasyonu yüzde 72. Dolayısıyla büyük bir reel büyüme var. 2019, 2020 ve 2021’deki TEİAŞ’a yapılan toplam satışların bugünkü değeri ise yarım milyar dolara yakın.


Şirket için yatırım teşvik ve vergi indirimleri de bir başka kaldıraç. Şirket büyük tutarlarda vergi indirimi alıyor.






**Yıl**




**Vergi öncesi kâr (TL)**




**Teşvik ve vergi indirimi (TL)**




**Ödenen vergi (TL)**




**Ödenen vergi / kâr oranı (%)**




**Ödenen vergi / teşvik oranı (%)**






**2019**




129.038.995




22.908.306




0




%0.00




%0.00






**2020**




219.221.186




42.049.305




484.532




%0.22




%1.15






**2021**




555.096.443




75.431.883




51.648.454




%9.30




%68.47






 


2019’da hiç vergi ödemiyor. 2020’de ödenen vergi, o yıl alınan vergi indiriminin yalnızca yüzde 1'i kadar.


2023 Ocak’ta halka arz ediliyor ve 2.6 milyar TL piyasadan likit topluyor. Esas kırılmayla birlikte kâr marjı artıyor, ciro artıyor… Borçlanma imkanları genişliyor. 2023-2025 arasında ciro 4.4 kat büyüyor. Şirketin büyümesi baş döndürücü olsa da, ciro ve satışı katlayan bir başka büyüme var.


Tüm bunlar büyürken, şirketin piyasa değeri de aynı dönemde 20 kat büyüyor. Borsaya adım attığı günden fon krizi patlayana kadar 12 lira 50 kuruş olan hisse fiyatı 260 lira 50 kuruşa çıkıyor. Bu tam yüzde 2000’lik bir büyümedir. Üretimi aşan bu büyüme nereden geliyor? Finansal işlemlerle gelen ‘kağıt’tan bir büyüme.


3 yılda 20 kat fiyat artışı, hiçbir sanayi şirketinin organik büyümesiyle açıklanabilecek bir seviye değil. Bu tür anomaliler tipik olarak spekülatif balon veya manipülasyon bulgularıyla birlikte anılır. Bugün bunun soruşturmasını yapacak kurum SPK’dır.


Borsada bazı hisselerde spekülasyon olduğu bir olgu. Ancak bugüne özgü değil. Kapitalizmin parasal ağlarında hayali sermaye borsalar yoluyla dolaşıyor ve sahtekarlık sistemi gelişiyor. Olmayan sermaye ile satılan gelecek hayali yoksuldan zengine bir deniz yaratıyor. Tam da Emile Zola’nın Para romanındaki vurguncu karakter Saccard’ın dediği gibi: *“Şunu anlayın ki, spekülasyon ve kumar, bizimki gibi devasa bir işin merkezi çarkı, tam da kalbidir. Evet! Spekülasyon kanı çağırır, her yerden küçük dereler halinde alır, biriktirir, her yöne nehirler halinde geri gönderir, büyük işlerin ta kendisi olan devasa bir para dolaşımı oluşturur.” **Ve nihayet onlar için her şeyi elde etmekten, kral olmaktan daha inatçı ve daha ateşli bir hayal yoktur.*

---

*Evrensel Gazetesi — Emeğin sesi, gerçeğin habercisi*
