# Deniz'in suçu

> **Yazar:** Kamil Tekin Sürek
> **Yayın Tarihi:** 2026-09-29 00:10:00
> **Kaynak:** [https://www.evrensel.net/yazi/100071/deniz-in-sucu](https://www.evrensel.net/yazi/100071/deniz-in-sucu)

---

Deniz Göktaş üç ayrı suç işlediği iddiası ile yargılanıyor. Birincisi, TCK 299. Madde, Cumhurbaşkanına hakaret. Erdoğan’a ilişkin şakalar hakaret kabul edilmiş. Ama hangi kelimenin hakaret olduğu belirtilmemiş. Diktatör kelimesi suç kabul ediliyorsa iddianamede Erdoğan’a diktatör dediği gerekçesi ile yargılanan onlarda kişi beraat etti. Ben dahil.


İkincisi, TCK 216. Madde, halkı kin ve düşmanlığa tahrik. Oruç tutan canlı bomba ve haşemalı kadınların dalgıca benzetildiği zannı. Bu dini duygular meselesi de iktidar tarafından sık kullanılan ama hemen hemen hiç tartışılmayan bir konu. Bizdeki pratikte din denildiğinde sadece Sünni Müslüman anlaşılıyor. Yahudilere, Hristiyanlara, Alevilere söylenen bir söz nedeniyle bu ceza maddesini ihlalden dava açıldığını bu yaşıma kadar duymadım. Pratikte din denildiğinde sadece bir dinin bir mezhebi anlaşılıyor ve bu din ve mezhebin her dediği ilahi gerçek olarak kabul ediliyor ve eleştiri de hakaret sayılıyor. Ve eleştirici sözlerin halkın bir kısmını ya aşağıladığı ya da tahrik ettiği kabul ediliyor. Oysa, iktidar sözcülerini ve onların sözlerini aktaran yandaş medyayı izlesek kimlerin aşağılandığını, tahrik edildiğini, düşmanlaştırıldığını görmek mümkün.  


Yukarıda suç sayılan fiillerin aslında suç olmadığını çeşitli yazılarımızda tekrar tekrar yazdık.  


Üçüncüsü TCK 215. Madde, suçu ve suçluyu övme. Bu maddeyi dönem dönem Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya ve Mahir Çayan hakkında yazan, fotoğraflarını paylaşanlar için kullandılar ama tutmadı. Ama hala bazı savcılar bu gerekçe ile iddianameler hazırlıyor. Deniz “Yeni Nesil Çete” denilen bir çete hakkında şaka yaptığında aslında iktidarı, sistemi eleştirdi. Çeteyi övmedi. Ama daha iki gün önce İktidar ortağı Devlet Bahçeli, Sarallar ve Şahin’leri barıştırdı.


Neyse, hep deniyor zaten yasaklar ve suçlar iktidar ve muhalefete göre değişiyor. Çeteler, suç örgütleri de öyle…


Ben çok sık tekrarladığım gibi sınırsız ifade özgürlüğünden yanayım. Demokrasiden söz ediyorsak, sınırsız ifade özgürlüğünü de kabul etmemiz gerekir. İfade özgürlüğünün içine örgütlenme ve gösteri ve yürüyüş hakkı da girer. 


Bu yazı yazılırken Deniz hakkında tahliye kararı verildi. Bence beraat etmesi gerekir. Ama cezalandırılsa bile hapsedilmemesi gerekir. Cezasının paraya çevrilip, ertelenmesi gerekir. Ama seksen sekiz gün onu tek kişilik bir hücrede, güneşten mahrum ederek peşin peşin cezalandırdılar zaten. Ve hepimize gözdağı vermek istediler. İşte asıl bu suçtur. Keyfi gözaltına almak, tutuklamak, cezalandırmak. Hem de bunu örgütlü olarak işlemek.


Dedik ya suçlar ve cezalar iktidar ve muhalefete göre değişiyor. 


Bakalım iktidar değiştiğinde nasıl olacak?


Böyle olmaz umarım. 


 

---

*Evrensel Gazetesi — Emeğin sesi, gerçeğin habercisi*
