# Meryem Ana ve seçimler

> **Yazar:** Ertan Erol
> **Yayın Tarihi:** 2026-09-28 00:09:00
> **Kaynak:** [https://www.evrensel.net/yazi/100066/meryem-ana-ve-secimler](https://www.evrensel.net/yazi/100066/meryem-ana-ve-secimler)

---

Küba’ya uygulanan ve neredeyse bir yıla ulaşan yoğun ticaret ambargosu sonrasında, ABD’nin Küba’ya yönelik askeri bir harekata hazırlandığına dair ABD medyasında geçtiğimiz haftalarda bazı iddialar ileri sürülmüştü. Bu harekatın işareti olarak ise ABD’nin Güney Komutanlığının, mevcut rezerv askerlerin ne kadar gün içerisinde hazırlanabilecekleri yönünde bir bilgi talebinde bulunduğu yönündeki haberler gösterilmişti. Buna ek olarak Florida’nın Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Mario Diaz-Balart, Gazeteci Sergio Ramos ile yaptığı mülakatta İran’dan sonra sıranın Küba’da olduğunu düşündüğünü söylemişti. Kasım ayındaki ara seçimlere doğru özellikle Latin oylara her zamandan daha fazla ihtiyaç duyan Trump yönetiminin Venezuela muhalefeti ile yaşadığı soğumayı, Venezuelalılardan daha güçlü ve daha büyük bir diaspora olan ABD’li Kübalılarla yaşamak istememesi bu abartılı haberlerin arkasındaki gerçek sebep olabilir.


Trump’ın son açıklamaları da bunu doğrular nitelikte. Trump, Küba’da iki ülkenin anlaşmaya yakın olduklarını ve askeri bir operasyona ihtiyaç duyulmadan Ada’da rejim değişikliğinin gerçekleşeceğini ilan eden bir açıklama yaptı. Küba’nın Amerikan vatandaşlarına kapılarını açması gerektiğini söyleyen ve ABD’nin adaya yardım etmek istediğini iddia eden Trump’ın rejim değişikliğinden kastının oldukça müphem olduğu ise herkesçe bilinen bir durum. Bu açıdan bakınca, Trump’ın ara seçimler öncesinde elindeki her kozu piyasaya sürmüş olduğu ihtimali daha ağır basıyor. 


Artık genel seçimlere çok az kalan Brezilya’da ise ana tartışma konusu kimsenin beklemediği bir biçimde dinsel sembollere kaymış durumda. Başkan Lula ve Eski Başkan Jair Bolsonaro’nun oğlu Flavio arasında süren seçim rekabetinde bundan 5-6 ay önce ABD müdahaleciliği ve ulusal egemenlik konusu temel ayrışmayı yaratan unsur halindeydi. Daha sonra Banco Master skandalı olarak adlandırılan yolsuzluk skandalı Bolsonaro kampanyasını etkileyen bir mesele olmuştu. Bolsonaro şimdi ise dini bir tartışmadan kendini kurtarmaya çalışıyor.


İlginç olan şey aslında Bolsonaro’nun ve temsil ettiği aşırı sağ siyasetin kendini en güçlü hissettiği ve istismar ettiği konular olan milliyetçilik, yolsuzlukla mücadele ve dindarlık alanlarından gol yiyor olması. Flavio Bolsonaro, kazanması halinde ülkeyi İsa Mesih’e teslim edeceğini söyleyecek kadar din tüccarlığında marka olmuş bir aday. Zaten Brezilya toplumunun yüzde 30-35’ine varan evanjelist kiliseler de Bolsonaro ailesinin en büyük destekçileri. Bu kitlenin Bolsonaro’ya olan desteğinin ortadan kalkması pek mümkün değil. Ancak tam olarak bu evanjelik ilişkiler şimdi Bolsonaro kampanyasını zora sokmuş durumda.


Bilindiği üzere Protestan inancını Katolik inancından ayıran temel konulardan birisi idoller, ikonalar ve sembollerin varlığına yönelik ayrışma. Brezilya’nın anayasal olarak tanımlanmış olan koruyucusu konumundaki “Yerel Meryem Ana” figürü bu açıdan ülkenin Katolik ve Protestan toplumları arasında zaman zaman tartışma yaratabilen bir dini konu durumundaydı. İnanışa göre bu Meryem Ana (Nossa Senhora Aparecida) 18. yüzyılda balıkçıların ağlarına takılmış siyahi bir heykel olması sebebiyle özellikle Afro-Brezilyalı topluluklar arasında da oldukça kutsal sayılan bir figür konumunda. Ancak evanjelik kiliseler bu gibi ögeleri putperestlik olarak gördüklerinden bu sembollerden uzak duruyorlar.


2007 yılında, aynı zamanda evanjelist bir rahip olan Victorio Galli adlı Temsilciler Meclisi üyesinin Meryem Ana’nın sadece Roma Katolik ve Apostolik Brezilyalıların koruyucusu olduğu yönünde bir anayasal değişiklik yapılması yönünde verdiği yasa tasarısı o gün reddedilmiş olsa da bugün başkanlık seçimlerinde tekrar gündeme geldi. Galli’nin bu seçimlerde aday olması, Bolsonaro ailesi ile olan yakın ilişkileri ve Jair Bolsonaro döneminde hükümette görev almış olması, bugün Lulacı hesapların oldukça köpürttüğü bir konu. Öyle ki Flavio Bolsonaro kendisini Galli’den ve bu tartışmadan uzak tutmak için son günlerde ekstra bir çaba sarf etmek durumunda kaldı. Her iki adayın neredeyse birbirine çok yakın oy oranlarında gözükmesi ve seçimleri kararsız bir seçmen grubunun belirleyecek olması göz önüne alındığında Bolsonarocuların kendi sahalarındaki sürdürdükleri kampanyanın ne sonuç vereceğini, bir hafta içinde görmüş olacağız.

---

*Evrensel Gazetesi — Emeğin sesi, gerçeğin habercisi*
