Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Yaşasaydı eğer https://www.evrensel.net/yazi/82283/yasasaydi-eger https://www.evrensel.net/yazi/82283/yasasaydi-eger? Henüz sekiz yaşında bir çocuktu Ebulehya Tuz. Başını koyduğu yer şimdi ne okul sırası ne de sıcak yatağı. Mezar taşına yazılıcak adı belli belirsiz. Yaşasaydı, yerel seçim sürecinde devlet onu da İngilizce check-up’a çağıracaktı aile hekimliğine. Kolesterol, şeker, idrar tahlili istenecekti güya erken tanı için. Ne erken tanı ama! Yaşasaydı 17 milyon çocuk gibi okullu olacaktı yeniden yaşadığı Bitlis, Güroymak’ta. Hani, eski Cumhurbaşkanlarından Abdullah Gül’ün 2009’da halka Kürtçe adı ‘Norşin’ ile seslendiği ilçe. Yaşasaydı anadilde eğitimin yok hükmünde olduğu bir sisteme tanıklık edecekti bir kez daha. Ve okuyacaktı gazetelerden OECD Türkiye raporunda memleketi Bitlis’in pür mealini ve belki de soracaktı gençliğin şimdiki zamanını. Neden “25-34 yaş aralığında olup lise eğitimi almamış olanların oranı başkent Ankara&rsquo..]]> Wed, 19 Sep 2018 04:22:07 +0300 Unuttuğumuz biz: Kediler, köpekler https://www.evrensel.net/yazi/82235/unuttugumuz-biz-kediler-kopekler https://www.evrensel.net/yazi/82235/unuttugumuz-biz-kediler-kopekler? Hayatı paylaşıyorken giderek mekanlarımızı estetize etmek üzere dönüştürdük ilişkilerimizi. Kadim dostlarımız kediler ve köpeklerden bahsediyorum. Adeta onları, insansızlaştırdığımız çevremizde insansallaştırdıkça mutlu oluyoruz. Elbette bu bir genelleme ve eskinin izini süren çokça insan var hâlâ yeryüzünde. Behçet Necatigil, “Evlerde hapis kediler” başlığını vermişti bir şiirine. Haksız mı? Ve Melih Cevdet Anday ‘Kediler’ şiirinde ne de güzel şiire dökmüştü kedideki bizi: “Çocuklar uyanır geceleyin Bir şey ararlar karanlıkta Uyanır kadınlar geceleyin Yüzük takarlar karanlıkta Geceleyin kediler uyanır Bize bakarlar karanlıkta.” Bir anlamda insanlık tarihinde kedi ve köpeklerin yeri onların yetenekleri insanların ihtiyaçları ile örtüştükçe daha da perçinleniyordu. ..]]> Wed, 12 Sep 2018 04:01:01 +0300 Havalar da iyice ısındı https://www.evrensel.net/yazi/82191/havalar-da-iyice-isindi https://www.evrensel.net/yazi/82191/havalar-da-iyice-isindi? Yaklaşık bin 500 yıl önce İstanbul’da Bizans İmparatoru Jüstinyen’in sarayında işi ‘sessizliği korumak’ olan görevliler vardı. Ve o İstanbul’da bugün hâlâ suskunluğu reddetmenin bedeli ağır. Misal tam 700 haftadır ‘Cumartesi Annesi’ olmak zor ve bir o kadar onurlu. Bizanslı Şair Paulos Slintiarius sarayın sessizlik koruyucularından birisiydi ve yaptığı iş şiirine şu dize ile yansımıştı: “Gerisi sessizlik: Asla kapanmayan ağızdan nefret ederim” Ama halkın her daim bir ‘B planı’ vardır. Sessizlik anlarında veya hava buz kestiğinde kurtarıcı cümleler kullanır nicedir. Misal, ‘Havalar da iyice ısındı’ 70 bin öğrenci mahpus, başkentte şarbon kol geziyorken ve enflasyon 2003’lere dönmüş, ekonomik kriz siyasal ve sosyal krize eşlik ediyorsa, üstelik tık çıkmıyorsa geniş kitlelerden o kadim cümlenin zamanı gelmiş demektir: ‘Hava..]]> Wed, 05 Sep 2018 03:04:22 +0300 Yoksunluk ve yoksulluk https://www.evrensel.net/yazi/82144/yoksunluk-ve-yoksulluk https://www.evrensel.net/yazi/82144/yoksunluk-ve-yoksulluk? İktidar erkinin her alanda toplumu kutuplaştırdığı bir ahvalde, hep birlikte yoksunluklarımıza yoksulluk ekleniyor. Demokrasi, insan hakları, adalete dair yoksunluklarımızdan ayrı değil son ekonomik krizin daha da artırdığı ekonomik yoksulluğumuz. Yoksulluk, varlığımızı sürdürebilmek için gerekli olan asgari gelir düzeyinin aşağısında bir yaşam pratiğidir. Yoksunluk ise yoksulluğa toplumsal ve siyasal açıdan da bakmayı gerekli kılan bir kavramdır. Birikmiş bunca yoksunluk içinde debelenirken Türk lirasındaki son kriz “ekonomik eşitsizlikleri toplumsal dışlamaya varacak kadar derinleştirmeye” de teşne. Son yoksullaştırma dalgası yoksullar için bir kez daha “kaynak ve fırsat yoksunluğuna” dönüşmek üzere. Ülkede dertte, tasada, kıvançta buluşabildiğimiz tek başlık yok uzun yıllardır. Hatırlayalım Van Depremi’ni misal ve göz atalım gazete manşetleri ile kitap adlarına yeniden..]]> Wed, 29 Aug 2018 04:52:23 +0300 Yoksullukta buluşmak: Sağlık https://www.evrensel.net/yazi/82058/yoksullukta-bulusmak-saglik https://www.evrensel.net/yazi/82058/yoksullukta-bulusmak-saglik? Giderek “hafızaları farklılaşan” bir coğrafya olarak, toplumun buluşma noktaları tıkanmıştı ki ekonomik krizle yoksullukta buluştuk. Her buluşma noktasını cevher olarak gören milliyetçi / şoven akıl bundan da pay çıkarma derdinde: “Milli mücadele” Büyük ekonomik krizler yoksulluk dışında da toplumda çakışma noktaları oluşturur: Misal sağlıksızlık. Her ne kadar bu ‘tasada ve kıvançta’ buluşma / bir olma hali olmasa da, egemenler bir yolunu bulup troller, algı operasyonları ve cümle toplum mühendisliği metotları ile bu sonuçtan milliyetçi dalga üretmeye çalışır. Her ne kadar krizin sağlığa etkisi toplumsal eşitsizliklerin daha da derinleşmesine yol açsa da, hasılı faşizm daha yakın bir tehlike olarak arz-ı endam eyleyebilir. Ekonomik kriz yalın hali ile birey ve kamunun eşzamanlı olarak ciddi ve ani gelir kaybıdır. Her ikisi de nihayetinde telafisi müm..]]> Wed, 15 Aug 2018 04:02:44 +0300 Halden anlayan hekimliği kim öldürdü? https://www.evrensel.net/yazi/82014/halden-anlayan-hekimligi-kim-oldurdu https://www.evrensel.net/yazi/82014/halden-anlayan-hekimligi-kim-oldurdu? Toplumun sağlık alanındaki beklentisi ‘Halden anlayan hekimden’ nicedir ‘arsız talep’ karşılayıcı doktora evrildi. Bu, özünde kışkırtılmış sağlığın iktidar elinde şekillendirilmiş bir versiyonu. Hekimden beklentiler başlığında son 10, 20, 30 yıla dönüp bir bakalım. Cümle okul müdürlerinin hekimden “sahte” istirahat raporu” almaları için öğrenci velilerini teşvik ettiği bir geçmişimiz var. Lise ve ortaokul son sınıf öğrencileri yakın yıllara kadar son aylarda okula gitmez, “doktor raporu” avına çıkardı. “Sayın valimin, sayın bakanımın” çocuklarından emekçi çocuklarına durum değişmezdi. Bu süreç kısmen ‘Halden anlayan hekim’, kısmen ‘arsız talep’ karşılayıcısı doktor günlerimizdi. ‘Arsız talep kimi zaman hekime karşı ‘aba altından sopa’ ile sonuç almaya çalışırdı..]]> Wed, 08 Aug 2018 03:00:23 +0300 Bu kalp buna dayanır mı? https://www.evrensel.net/yazi/81971/bu-kalp-buna-dayanir-mi https://www.evrensel.net/yazi/81971/bu-kalp-buna-dayanir-mi? Sağlıkta “dönüştürülmüş” sistemin katmerli mağdurları bu düzeni kavramakta zorlanan seksenlik yaşlılarımız. Hangi sistem mi? Hani sağlığı metalaştıran, ülkenin en yetkili ağızlarından hastalar için “müşteri” diyebilen, sağlığın turizminden bahseden, hekimlere beş dakikada bir randevu ile ve “cebren” hasta bakmayı emreden sistem! O en yaşlılarımız, Genel Sağlık Sigortası (GSS), Ceza İnfaz Yasası (CİY) ve benzer düzenlemeler ile sağlığın hak değil ödev kılınmışlığından bihaber. Onlar yeni TCK ile hasta olmadan reçete yazdırmanın, yine hasta olmadan ilaç katılım payı muafiyet raporu güncellemenin, hekim için “3 yıldan 8 yıla hapis cezası” öngördüğüne duysalar dahi inanamayacak kadar naif ve bazen bakışları ile bir o kadar masumlarımız. Onlar “seksen yaşında bir insana inanmıyor musun, yani ben yalancı mıyım” diyecek kadar &ld..]]> Wed, 01 Aug 2018 04:00:45 +0300 Bardacık zamanı https://www.evrensel.net/yazi/81931/bardacik-zamani https://www.evrensel.net/yazi/81931/bardacik-zamani? Bu yıl yaz erken geldi. Derken İzmir’in bardacığı daha pazara ulaşamadan yolda tükenmeye başladı. Hem de geçmiş yıllara göre iki hafta öncesinden... İzmir için boyoz, gevrek, söğüş ne ise bir yerel lezzet olarak ‘bardacık’ da öyledir. Sakın ola bir İzmirlinin yanında bardacık için incir demeyin. Benden söylemesi. Özünde bir incir çeşidi olsa da bardacık İzmir’in en değerli meyvesidir. Topu topu iki üç hafta sürer saltanatı. Sonra bulabilene aşkolsun. O kadar değerlidir ki üretici gün doğmadan ayaklarında çorap ile uç dallara kadar elleriyle tek tek, ezmeden, mücevher gibi toplar. Sabahın serinliğinde incir yaprakları ile katmanlaştırılmış sepet içinde işlek kaldırımlarda kendine yer bulur. Üstelik incirin iki üç katı fiyata da satılır. Hiç tatmayanlar, bilmeyenler için bir sorum olacak. Siz hi&cc..]]> Wed, 25 Jul 2018 04:00:15 +0300 Bin yıl bir yana: Sağlık https://www.evrensel.net/yazi/81894/bin-yil-bir-yana-saglik https://www.evrensel.net/yazi/81894/bin-yil-bir-yana-saglik? Sağlık aynı zamanda siyasal iyilik halidir” demekte toplumcu tıp anlayışına dayalı halk sağlığı literatürü. Bu bağlamda yaşadığımız coğrafyanın son bin yılına dair (bir değil bin) birkaç soru zihin açıcı olabilir. ♦ Obezite (aşırı şişmanlık) hangi dönemde rekor kırdı? ♦ D. Mellitus (şeker hastalığı) hangi yıllarda salgına dönüştü, nerede ise her evde görülür oldu? ♦ İnsanlığın başlangıcından bu güne doğal bir süreç olan doğum, hangi kısa tarihsel kesitte ülkemizde ameliyathanelere hapsoldu, sezaryene evrildi? Bu sorular çoğaltılabilir elbet. Ama bu üçünün yanıtı dahi ‘sağlıksızlık kaynağı’ olarak bir siyasal anlayışı teşhir edebiliyor. Evet, ülkenin AKP’li yıllarında şeker hastalığına yakalanma oranı son bin yılın, tekrar edelim bir değil bin yılın toplamından fazla. Yine aşırı kilo (obezite) yakalanma oranındaki artış ..]]> Wed, 18 Jul 2018 03:56:37 +0300 Devletin şirket hali ve sağlık https://www.evrensel.net/yazi/81856/devletin-sirket-hali-ve-saglik https://www.evrensel.net/yazi/81856/devletin-sirket-hali-ve-saglik? Devleti şirket gibi yönetirsek sonuç alırız demişti” Erdoğan, hem Başbakanlık hem de Cumhurbaşkanlığı günlerinde. Aslında nicedir kamusal sağlık hizmetlerini bu ‘akılla’ dönüştürüyorlardı. Dün, yeni kabine ile daha bir ete kemiğe büründü bu söylemi. Misal, devleti şirket, yurttaşlarını müşteri kılan bu yaklaşım Genel Sağlık Sigortası (GSS) bağlamında böyle uygulanmaya konuldu 2015 yılından başlayarak. GSS, ülkede yaşayan herkesi, hatta Suriyeli yeni komşularımızı ücretsiz / katılım paylı sağlık hizmeti bağlamında kapsama alıyordu almasına ama nasıl! Yeni sistem vergi değil pirim temelliydi. İşsizler dahil, az da olsa geliri olan herkes prim ödemek zorundaydı. Yoksulu bol ülkemizde nitekim Nisan 2018’de GSS prim borcu olanların sayısı 6,5 milyona ulaşmıştı. Lafta tüm nüfus kapsama alanındaydı ama gerçekte milyonlarca prim borçlusu sağlık hizmetin..]]> Wed, 11 Jul 2018 04:33:19 +0300 Tombul kokoreçler zamanı https://www.evrensel.net/yazi/81808/tombul-kokorecler-zamani https://www.evrensel.net/yazi/81808/tombul-kokorecler-zamani? Oktay Akbal, “Önce ekmekler bozuldu” demişti yıllar önce. Ve şimdi “Önce kokoreçler bozuldu, sonra biz” deme zamanı. Önce kokoreç satış döngüsü hareketsizleşti sonra biz, önce kokoreç şişleri tombullaştı sonra biz, önce kokorece ekmek eklendi sonra, sonra, sonra... Artık yeninin kokoreç şişleri gibi tombuluz ekseriyetimiz ve bir o kadar sağlıksız. İzmirli Hekim, Yazar Nejat Yentürk, uzun yıllardır gastronomi tarihi ve İzmir kent tarihi üzerine çalışıyor. Oğlak Yayınları’ndan çıkan ‘Ayaküstü İzmir / Sokak ve Fırın Lezzetleri’ adlı eseri otuz yıllık bir çalışmanın ürünü. Hasılı bir kitaptan çok fazlası! Her geçen gün daha şişman, daha şeker hastası, daha bir kalp ve yüksek tansiyon hastasıyız hep birlikte. Yeme davranış biçimlerimiz, giderek yaygınlaşan fast food kültür&uum..]]> Wed, 04 Jul 2018 04:16:44 +0300 Gemi hastaneleri https://www.evrensel.net/yazi/81755/gemi-hastaneleri https://www.evrensel.net/yazi/81755/gemi-hastaneleri? Kanal İstanbul mucidi, Zümrüdüanka’nın “sahiplenicisi” yeni iktidar bloku “beklentilerimizi” yükseltti! Şimdi onlardan sağlıktaki son maceraları ‘şehir hastaneleri’ konusunda bir açıklama bekliyoruz: “Aldatıldık”. Eyyy şehir hastaneleri patronları, siz en iyisi mi gemicikler alın, gemiciklerden hastane yapacağız diyin, ama gemiciğin küçük ortağı olun. Neden mi? Orasını siz benden iyi bilirsiniz! Ola ki iktidar yeniden ‘Kamu Hastaneler Birliği Yasası’nı’ hatırlarsa hazırlıklı olun eyyy şehir hastaneleri patronları! Malum o düzenlemede kamu hastaneleri birden beş yıldızlıya otel misali A’dan E’ye sınıflanıyordu. Şimdi size bir tiyo vereceğim, E sınıfı hastaneleri ‘boklu dere ağızlarındaki gemiciklere’, A sınıfı kamu hastane gemilerini Göcek’e, Boğaz’a demirleyin. Ha, bir de mahpuslar için gemi hastanesi yapıp, &ldqu..]]> Wed, 27 Jun 2018 03:26:03 +0300 'Aşı candır' ya araba? https://www.evrensel.net/yazi/81707/asi-candir-ya-araba https://www.evrensel.net/yazi/81707/asi-candir-ya-araba? "Yerli araba” seçim kampanyasında AKP’nin önemli reklam spotları arasında. Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ve sonrasına dair ise eleştirel cümleler var. Gelişmişlik parametresi olarak ele alıyorlar ama henüz üretim yok, vaat bol. Oysa teknolojik ve ilintili olarak iktisadi gelişmişliğin parametreleri arasında ilaç ve aşı üretimi çok daha önemli. Dönüp baktığımızda AKP döneminde bırakın yenilerini açmak, kendisine miras kalmış SSK ve askeri ilaç fabrikalarının dahi kapatıldığını görmekteyiz. AKP reklam spotlarında Abdülhamit övgüsü üzerine ‘mahcup’ bir “Bandırma Vapuru” iliştirilmiş adeta. Peki, bırakalım cumhuriyet dönemini Abdülhamit yani Osmanlı’nın son demleri ile kendi iktidarları dönemini koruyucu sağlık hizmetleri bağlamında aşı üretimi ile kıyaslamaya yüzleri / cesaretleri var mı? Hiç sanmam..]]> Wed, 20 Jun 2018 04:20:16 +0300 Hasta olma vakti https://www.evrensel.net/yazi/81660/hasta-olma-vakti https://www.evrensel.net/yazi/81660/hasta-olma-vakti? Mevcut Cumhurbaşkanının seçim sathında şehir hastaneleri bağlamında kullandığı “Bu hastanelerin müşterisi çok daha artacak” temennisi yerli yerinde duruyor. Hasta değil müşteri! Patrona kâr, sağlıklı bireye beddua misali bumerang! Özel sektöre ‘bol kazanç’ için demek ki bizlerin daha fazla kalp krizi veya felç geçirmemiz, verem kılınmamız, kanser illetinden muzdarip olmamız devlet tercihine evrilmiş de ağlayanımız yok! Şehir hastaneleri hızla hayatımıza girmeye başladı. Adı fena değil: Şehir. Ya özü? Arazi devletten yani bedava, kredi için teminat mektupları yani risk yüklenme devletten, işletme süresi 30 yıl, yetmedi ola ki yataklar boş kalırsa yüzde 70 doluluk garantisi yine devletten, yıllık artış ve ödemeler dolar kuru üzerinden. Bir de halka dönüp “Kamu özel iş birliği ile hastane inşa ediyoruz” diyorlar. Bunun ö..]]> Wed, 13 Jun 2018 04:20:24 +0300 Hayat için aritmetik yetmez https://www.evrensel.net/yazi/81613/hayat-icin-aritmetik-yetmez https://www.evrensel.net/yazi/81613/hayat-icin-aritmetik-yetmez? An olur, tanımında güçlük çektiğimiz bir olguyu hiç zorlanmadan ayırt ederiz. Aslında hayat bize resmeder. Misal uzun yılların tartışması ‘Aydın kime denir’ kısmen böyledir. ‘Bilge insan’ mevzusu benim için hafta sonu tam da öyle gelişti. Bir parkta seçim çalışması yapan genç, yaşlıca birisine partisinin broşürünü verip uzaklaşıyordu ki sese geri döndü: “Gözlerim pek görmüyor, hele biraz anlat bakalım”. Genci dinledikten sonra “Şimdi de sen beni biraz dinle” dedi yaşlı adam ve anlatmaya başladı. “Seçim aslında sonuçları ile yarınımız için, farklı farklı beklenti ve ihtiyaçları olanlar için bir miras”. Kısaca soluklandı ve devam etti. “Şimdi sana babamın bana anlattığı bir öyküden bir soru soracağım. 17 koyunu olan bir adam 3 oğlunu çağırıp mirasını tanımlamış...]]> Wed, 06 Jun 2018 03:35:25 +0300 Yeni kelimeler https://www.evrensel.net/yazi/81563/yeni-kelimeler https://www.evrensel.net/yazi/81563/yeni-kelimeler? Bazen ‘Dilimizin ucundadır, söyleyemeyiz. Bazen de kelimeler kifayetsiz kalır. Ama hangi kelime, hangi dil? Bazen bir kelime yasaktır dünyanın sadece bir ülkesinde / bir dilinde, misal “eşitlik, özgürlük, kardeşlik”. Bazen bir dil yasaktır bir zaman diliminde, dünyanın tek bir ülkesinde: Türkiye / Kürtçe. Bazen sadece dünyanın bir ülkesinde/ bir dilinde başka hiçbir dilde olmayan kelimeler. Misal Japonca’da komorebi yani ‘Güneş ışınlarının ağaçlar arasından süzülüp yarattığı alacalı ışık’. Bazen de dünyanın tüm dillerinde aynı kelime kendi meşrebince akıp gider bir dilden ötekine: Misal Dicle, Dijle, Tigrid, Tikrit, Tiger... Bazen tarihin derinliklerinden gelir bir kelime, bazen laboratuvarda veya akademide bilim insanınca üretilir. Misal ‘agnotoloji’ yani ‘bilgisizlik bilimi’... Bazen de b..]]> Wed, 30 May 2018 04:57:01 +0300 Hipokrat’a toslamak Sağlık Bakanlığı ve seçimler https://www.evrensel.net/yazi/81520/hipokrata-toslamak-saglik-bakanligi-ve-secimler https://www.evrensel.net/yazi/81520/hipokrata-toslamak-saglik-bakanligi-ve-secimler? Sağlık Bakanlığının son uygulamaları ‘Bakanlık hekimler arasında din, dil, ırk (etnik köken), politik aidiyet farkı mı gözetiyor’ sorusunu usa düşürecek kadar sarih. Önümüzdeki ay yüzü aşkın tıp fakültesinde yeni mezun binlerce hekim “Hipokrat Yemini”nin güncel versiyonu ile mesleğe ilk adımlarını atacak. Aynen geçmiş yıllarda olduğu gibi. Ama zihinlerinde bir soru: ‘Ya zorunlu hizmet atamasında Bakanlık din, ırk, politik aidiyet farkı gözetmeye devam ederse?’ Türkçede “Ağızdan çıkan lafın nereye gideceğini bilmeden konuşmak” gibi bir deyim var. OHAL döneminin ana özelliklerinden birisi de ‘İşin nereye uzanacağını bilmeden yaptım/oldu’ demek olsa gerek. ‘Ataması yapılmayan doktorlar’ anahtar cümlesi ile Google misali arama motorlarında kısa bir yolculuğa çıkacak olursanız karşınıza şu cümleler &cce..]]> Wed, 23 May 2018 04:15:51 +0300 Aydınlanmanın ışığı: Hemşireler https://www.evrensel.net/yazi/81468/aydinlanmanin-isigi-hemsireler https://www.evrensel.net/yazi/81468/aydinlanmanin-isigi-hemsireler? Ülke, yeni bir seçim sathına daha giriyor. Çok değil üç yıl önce 5 Haziran seçimlerinde bu topraklar tarihindeki en fazla kadın milletvekili adayına tanıklık etmişti. 1930 yılından başlayarak çıkarılan bir dizi yasa ile kadınlar önce yerel seçimlerde ardından milletvekilliği için aday olabildiler. Evleri kadınlar için yarı açık cezaevine evirmiş bir zihniyetin yeşerdiği bir coğrafyada çok dönüştürücü bir merhaleydi bu. Aynen 5 Haziran 2015 seçimlerindeki görece kadın hamlesi gibi. Ama bugün aday olmuş / seçilmiş kadınlardan değil, aydınlanma sürecinde zihinleri yaşamın içinden dönüştüren bir başka meslek grubundan bahsedeceğim: Hemşireler. Toplumun bu günlere hazır oluşunda onların emeği büyük. Onlara müteşekkiriz, borçluyuz, bir o kadar da mahcup: Ne yazık ki TBMM yeterince kadınlaşmada..]]> Wed, 16 May 2018 04:50:30 +0300 Everybody knows: Onur Hoca suçsuz https://www.evrensel.net/yazi/81420/everybody-knows-onur-hoca-sucsuz https://www.evrensel.net/yazi/81420/everybody-knows-onur-hoca-sucsuz? Ülkenin herhangi bir yerinde, misal Kocaeli Dilovası’da akciğer kanserine yakalanmış bir hasta, ola ki tanı konmadığı için ihmalden ölürse, devletin savcısı ‘Kkasıt veya ihmal sonucu ölüme sebebiyetten’ dava açar. Aynen diğer kentlerde olduğu gibi. Dava sürecinde ‘Somut muayene ve röntgen bulguları varken’ tanıyı koyamayan hekim ise TCK gereği ciddi bir ceza alır. Ya akciğer kanserine bizzat yol açanlar? Özellikle de Dilovası’da? Böyle bir davaya bugüne kadar hiç rastlanmamıştır. Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’nun “Kocaeli hava kirliliği 2016” adlı raporundan bir kez daha öğreniyoruz ki “Kocaeli’de akciğer kanserine yakalanma riski son sekiz yılda dört buçuk kat artmış.” Lafı uzatmadan bu bir cinayet ve failleri “seri katil” desek? “Tesadüfler insanı her zaman çifte kerpetenle yakalar” ..]]> Wed, 09 May 2018 04:38:34 +0300 1 Mayıs: Eksik kalan https://www.evrensel.net/yazi/81380/1-mayis-eksik-kalan https://www.evrensel.net/yazi/81380/1-mayis-eksik-kalan? İzmir’de 1 Mayıs sabahının erken saatleri. Fuarda bir anıt, kaidesinde bir yazı : “Kültürpark yapımında emeği geçen (ölen) atlar için”. Yıl 1940. Ülkemizdeki ilk 1 Mayıs kutlamalarının yapıldığı alandan yürüyerek geldim anıta. Bakın ne demekte 1906 tarihli bir belge : “1 Mayıs Dünya İşçileri Bayramı münasebetiyle amele kıraathaneleri civarındaki tren istasyonu mevkiinde toplantı ve gösteri vardır.” Geldik bugüne; 1 Mayıs’ta eksik yanımız: Mülteciler, sığınmacılar, Suriyeliler... Dile kolay, 13,6 milyon insanın; çoluk, çocuk, kadın, erkek sadece tek bir ülkeden, savaş ve çatışmalar nedeni ile evinden, barkından hatta ülkesinden olması: Suriye... Dün 1 Mayıs’tı, muhtemelen ekseriyetimiz onları alanlarda gör(e)medi. Şimdi onların milyonlarcası kapı komşumuz: ‘Bilmesek de duymasak da. Oysa onların kadını, erkeği, ..]]> Wed, 02 May 2018 04:15:57 +0300 Demokrasi için kadın emeği:Tabip Odaları https://www.evrensel.net/yazi/81288/demokrasi-icin-kadin-emegi-tabip-odalari https://www.evrensel.net/yazi/81288/demokrasi-icin-kadin-emegi-tabip-odalari? Mor: En hasından kadın rengi. Boşuna değil 8 Mart’ta sokakların mora bürünmesi. Kadınlar saraylardan, kiliselerden özgürleştirdiler onu. Ama alınacak daha çok yol var kadınlar için, hele bizim coğrafyada. Misal, Dünya Ekonomik Forumunun 2015’te yayınladığı Küresel Cinsiyet Eşitsizlik Raporu’na göre “Türkiye, 145 ülke arasında 130’uncu”. Tüm bu iç karartıcı istatistiklere rağmen yürek ferahlatan gelişmeler de olmuyor değil. Geçen hafta dört kentte kadın hekimler tabip odası başkanlıklarına seçildiler. Her ne kadar OHAL kadınlar için bir cendereye dönse de. 2015 Dünya Ekonomik Forumu Küresel Cinsiyet Eşitsizlik Raporu’nu yayınladığında, aynı yıl haziran seçimleri ile ülke, tarihinin görüp görebileceği en fazla kadın milletvekili adayı ile tanışmıştı. Elbette en çok kadın aday HDP ve CHP&rsquo..]]> Wed, 18 Apr 2018 04:15:01 +0300 İzmir'de seçim vakti: Tabip Odası https://www.evrensel.net/yazi/81237/izmirde-secim-vakti-tabip-odasi https://www.evrensel.net/yazi/81237/izmirde-secim-vakti-tabip-odasi? Bir taraftan yasa ile görev tanımında “Halk sağlığına fedakarlık ve feragatle hizmeti ideal bilen meslek geleneklerini muhafaza ve geliştirmeye çalışmak” ile mükelleftir diyeceksin, sonra da “Savaş bir halk sağlığı sorunu” deyince gözaltına alıp yargılayacaksın yöneticilerini. “Yasa tanımaz” bir dönemi hep birlikte soluyoruz maalesef. Sağlıklı toplum için bir barış adası olarak konumlanan Türk Tabipleri Birliği (TTB) cendereye alınmak isteniyor. İşte böyle bir ahvalde seçime gidiyor tabip odaları. Geçtiğimiz hafta sonu Ankara Tabip Odası seçimleri Başkent’te iktidara ve Sağlık Bakanlığına ve cümle biat edenlere bir yanıt niteliğindeydi. Mevcut TTB Yönetimi çizgisinde olan Çağdaş Hekimler Grubu yeniden açık ara kazandı. Misal, Sözcü gazetesi haberi manşetten şöyle görmüştü: “Cumhur ittifakı’ ilk yenilg..]]> Wed, 11 Apr 2018 04:01:04 +0300 Hastanelerde sevkle muayene dönemi https://www.evrensel.net/yazi/81199/hastanelerde-sevkle-muayene-donemi https://www.evrensel.net/yazi/81199/hastanelerde-sevkle-muayene-donemi? Kamu sağlık kurumlarından randevu almak kimi branşlar için hiç de kolay değil. Hele üniversite hastaneleri oldukça meşakkatli. Erken kalkan, hızlı klavye kullanan, telefon tuşlarını daha seri kullanan daha avantajlı. Peki kim daha çevik? Yirmisinde bir genç mi yoksa 70 yaşlarında bir hasta mı? Geçenlerde bir göz uzmanı, randevu alan hastalarının daha ziyade genç ve özellikle ‘Kendi tanımları ile güneş gözlüğü almaya geldim’ diyenlerden oluştuğunu söylüyordu. Bu hiç de şaşırtıcı değil mevcut sistemde. Sağlık sistemi bir yönü ile fabrikalardaki bant usulü çalışmaya dönüştürülürken diğer yönü ile sistemde muayene olabilmek bir yarışa evrilmiş durumda. Genel Sağlık Sigortası (GSS) yasasında var olan sevk zinciri zorunluluğu geçen on yıl içerisinde uygulanmadı. Aksine neredeyse ‘tersi’ teşvi..]]> Wed, 04 Apr 2018 04:15:16 +0300 İnsan çağı https://www.evrensel.net/yazi/81152/insan-cagi https://www.evrensel.net/yazi/81152/insan-cagi? Doğa eşsiz olanaklar sunuyor yaşama dair. Bu olanakları kullanmanın bir başka yolu teknoloji gelişim süreçlerinde doğayı emsal almak. Misal duş aparatı ile yağmurun, saç kurutma makinesi ile rüzgarın işlevselliğini taşırız evlerimize. Ama bir eksiğimiz var, emsalin bir boyutunu ödünç almak gibi... Doğa devingen; biteviye dönüşür ve dönüştürür. İnsanlık sürekli kopya çekmekle iştigal olduğu doğadan bir o kadar da uzaklaşıyor, yabancılaşıyor. Aynı zamanda biriktirdiği teknolojik güç ile ona zarar veriyor. Daha bir asır öncesine kadar madenciler ve tandır başındaki kadınlarla sınırlı olan KOAH gibi akciğer hastalıkları artık insanlığı tehdit eder boyuta geldi. Sigara, hava kirliliği, endüstriyel kirlilik bu artışın temel nedeni. Öyle ki KOAH, “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada en sık öldüren 4. hastalık ve 20..]]> Wed, 28 Mar 2018 04:50:34 +0300 İki kardeş https://www.evrensel.net/yazi/81101/iki-kardes https://www.evrensel.net/yazi/81101/iki-kardes? Yaklaşık 20 yıldır İzmirli sağlıkçılar her 14 Mart Tıp Bayramı'nda “Faili meçhul cinayetlerde katledilen sağlık çalışanları” için buluşuyor. Ellerinde kırmızı karanfil, dillerinde hep aynı şiir: “biz bir parça acemi bir su yorumcusuyuz öteden beriden dayanıklılık taşırız durmadan”. Şairleri Turgut Uyar, şiir “Su Yorumcularına”. Derken son dize ile denize karanfil bırakılır: “eririz tükeniriz, toplanır yaratırız. bu bize aşktır biz belki de en uzun yaşamalı bir su’yuz” Faili meçhullerde failin bulun(a)mayışı bir çaresizlik değil “tercih” olarak karşımızda durur. Ortak özellikleri cinayetlerin “etkin araştırılmamasıdır”. Bu özünde topluma bir ‘niyet’ yansıtmasıdır. Politik faili meçhuller süreci bir yönü ile iş cinayetlerine de benzer. Ülkede yakın yıllara kadar “iş cinayetl..]]> Wed, 21 Mar 2018 03:56:29 +0300 Tıbba can verenler https://www.evrensel.net/yazi/80965/tibba-can-verenler https://www.evrensel.net/yazi/80965/tibba-can-verenler? İyi insanın hekimliği ile ‘iyi’ hekimin insanlığı arasında geçirgenlik sanıldığı kadar belirgin olmayabilir. Böyle durumlarda tanıdık isimler ‘can suyu’ gibidir. Misal Sevgili Fatih Sürenkök iyi hekimlik ile iyi insanlığı hemhal kılanlardan. Aynen dün onun hekimlikte 33. yıl vedasına katılan Hocaların Hocası Veli Lök, Orhan Süren, Türkan Süren gibi... Sağlığın, bedensel ve ruhsal iyilik hali olduğu kadar sosyal ve bir o kadar da siyasal iyilik hali olduğunun yaşam pratiğidir onlarda damıttığımız. Misal Veli Lök Hocamız ’80’li yıllarda bir 1402’lik olarak üniversiteden uzaklaştırıldığında özel muayenehanesini adeta akademiye dönüştürmüş bir bilim insanıdır. Bilgi ve donanımını genç ortopedistlerle gönüllülük bağlamında paylaşmış, seminer ve bilimsel yayınlar üretmiştir. O yıllarda onun muayenehanesinde ürettiği uluslararası a..]]> Wed, 28 Feb 2018 05:12:16 +0300 Nöroloji ve mimari https://www.evrensel.net/yazi/80918/noroloji-ve-mimari https://www.evrensel.net/yazi/80918/noroloji-ve-mimari? Nöroloji malum sinir bilimi. Yani beyin, beyin sapı, omurilik ve çevresel sinir sistemiyle kasların hastalıklarını inceleyen, teşhis ve cerrahi dışındaki tedavi uygulamalarını içeren tıp bilimi dalı. Ya nöromimari? Binaların, yaşam alanlarının, şehirlerin sağlığımızı ve haleti ruhiyemizi etkilediği bin yıllardır bilinen bir gerçek. Bugün artık kanıtlandı ki “Beynimizin hipokampal bölgesindeki kimi hücrelerin bulunduğumuz yerdeki geometrik ve alan düzenlemelerine uyum sağlamaktadır”. İngiliz Siyasetçi Winston Churchill’in “Biz binaları biçimlendiriyoruz, sonra onlar bizi biçimlendiriyor” sözü hâlâ yerli yerinde. İkinci Dünya Savaşı’nda bombalanan İngiliz parlamento binasının restorasyonu aşamasında yapmıştı bu konuşmasını. Geldik bugüne... 15 Temmuz, bombalanan TBMM... Ya şimdi bizde ‘Bizi şekillendireceklerini’ umdukları hangi..]]> Wed, 21 Feb 2018 04:15:35 +0300 Sosyal medya: Vaha/cendere https://www.evrensel.net/yazi/80874/sosyal-medya-vaha-cendere https://www.evrensel.net/yazi/80874/sosyal-medya-vaha-cendere? Facebook, Instagram, Twitter başta olmak üzere sosyal medya yaşamın hem kolaylaştırıcısı hem de cenderesi olmaya aday. Ülkemizde sosyal medya paylaşımları üzerinden binlerce kişi gözaltına alındı, yetmedi tutuklandı. Sanırım bir arkadaşı ya da yakını mağdur olmayan insan kalmadı. Şirketlerin ‘devlet’, devletlerin ‘şirketleştiği’ bir ahvalden geçiyoruz. Danimarka, Google başta olmak üzere kimi ulus ötesi şirketlere ‘devletmişçesine’ karşılıklı büyükelçilik açmaya hazırlanıyor. Öte yanda İngiltere’’de bir özel sigorta şirketi araba sigortaları için başvuranları kapsama alımda sosyal medya üzerindeki beğenme ve paylaşımları üzerinden değerlendirmeye alınacağını duyurdu. Yani ödeyeceğiniz ücreti ‘sistemin efendi çocuğu’ olarak kalıp kalamadığınız belirleyecek. Sosyal medya üzerinden depresyon, intihara meyi..]]> Wed, 14 Feb 2018 00:07:35 +0300 Barış iksiri: TTB https://www.evrensel.net/yazi/80828/baris-iksiri-ttb https://www.evrensel.net/yazi/80828/baris-iksiri-ttb? Savaşın iksiri barış. Sağlık aşısı yine barış. Barış istememek, barış karşıtlığı önemli bir halk sağlığı sorunudur. Savaşseverlik ise “şişede durduğu gibi” durmaz. Barış karşıtlığı ahvalimizin de gösterdiği üzere aynen ‘bulaşıcı hastalık’ misali olmadık yerde boy verebilir. Sağlık temel bir insan hakkıdır. Barış da öyle. Devletler yurttaşlarının temel insan haklarını korumakla yükümlüdürler. Uluslararası hukuka göre devletlerin barışı da temel bir insan hakkı olarak koruma yükümlülüğü vardır. Türkiye’nin de imzaladığı Santiago bildirisi “Bu hak ihlal edildiğinde yurttaşlara direnme, sivil itaatsizlik, vicdani ret ve barışı devletten talep etme hakkı” sunuyor. Yani, barış talep etmek anayasal güvence altında. Ancak önemli bir sorunumuz var. Anayasa var mı ya da uygulanıyor mu? Denebilir ki şu an en önemli sorunlardan bir tanesi uygulanabilir bir an..]]> Wed, 07 Feb 2018 03:51:25 +0300 Barışçıl tutuma abluka: TTB https://www.evrensel.net/yazi/80782/bariscil-tutuma-abluka-ttb https://www.evrensel.net/yazi/80782/bariscil-tutuma-abluka-ttb? Önümde bir kamyon gidiyor, gözüm kasasından sarkan yazıda : "İdam sehpasında hapşıran bir müebbete çok yaşa demek gibiydi bazı ümitlerimiz". Ve kulağım radyoda "Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyeleri savaşa dair yayınladıkları kısa bildiri nedeni ile savcılık kararı ile evlerinde arama yapılarak gözaltına alınıyorlar." Bu rastlantı beni 12 Eylül faşizminin dönemin TTB Başkanı Nusret Fişek hoca başta olmak üzere tüm Merkez Konsey üyelerini yargıladıkları sürece götürdü. Yargılanma nedenleri "ölüm cezasına, amacı yaşatmak olan bir hekim örgütü olarak karşı çıkmak"tı. Arabayı sağa çektim. Telefonda yüzlerce mesaj. Misal WatsApp'ta bir hekim, sevgili Ferah "Rezillik :((( Barış deyince kırmızı görmüş boğaya dönenler ülkesi :(( Ne diyecekti ki bir hekim? Öldür&uu..]]> Wed, 31 Jan 2018 04:15:19 +0300 Sağlık için barış ve çok dillilik https://www.evrensel.net/yazi/80741/saglik-icin-baris-ve-cok-dillilik https://www.evrensel.net/yazi/80741/saglik-icin-baris-ve-cok-dillilik? Savaş öldürür barış yaşatır! Bir dile savaş açmak, misal Kürtçe, savaşın bir başka yüzüdür. Savaşın cephe arkasıdır. Cephe savaşı topla, tüfekle öldürür, cephe arkası ise misal psikolojik savaş, sağlık boyutu ile süründürür, hem de yüzyıllar boyu. Bir dilin yasaklanmasının ezen ulus için önemli bir halk sağlığı sorununa dönüşeceği kimin aklına gelirdi ki? Bu konuyu bugüne dek pek işlenmemiş bir boyutu ile ele almaya çalışacağım: Bunamanın en sık nedeni alzheimer hastalığı ve dil yasağı. Savaş öldürür barış yaşatır! Çift dil konuşmanın alzheimer hastalığından koruduğu bilimsel olarak kanıtlandı. Geçtiğimiz yıl Amerikan tıp dergisi PNAS’ta bir makale, bir saha çalışması yayımlandı. Kuzey İtalya’nın bir sınır ilçesinde salt İtalyanca bilenler ile aynı zamanda günlük hayatta İtalyanca yanı ..]]> Wed, 24 Jan 2018 04:50:38 +0300 Risk sarmalında sağlık https://www.evrensel.net/yazi/80692/risk-sarmalinda-saglik https://www.evrensel.net/yazi/80692/risk-sarmalinda-saglik? Sağlık alanında da riskler toplumuyuz artık. Beri yandan risk ve güven arasında varolan denge günbegün daha da aşınmakta. Bunun temel nedenlerinin başında ‘söylentiler / şehir efsaneleri’ gelmekte. Misal B-12 vitamini, çinko, D vitamini, mağnezyum düzeyleri, kolesterol toplumda yanlış bir algıyla ‘sağlıklılık göstergeleri’ olarak yer etti. İnsanların kolesterol yüksekliği için olası kalp hastalığından daha fazla kaygı duyduğu bir dönemdeyiz. Risk faktöründen riskin kendisinden daha fazla kaygı duymak üzerinde uzunca düşünülmesi gereken bir bahis. “Kapitalizm sağlığa zararlıdır” sözünün bundan değerli bir göstergesi olamaz kanaatindeyim. Bir endokrinoloji uzmanının ‘sağlıklılık’ adına yürüme bantlı çalışma masası patenti aldığı bir zamanda yaşıyoruz. Bu nasıl bir sağlık algısı? Buna muğlaklığın tıp eli ile inşası..]]> Wed, 17 Jan 2018 04:16:51 +0300 İnce hastalık mı verem mi? https://www.evrensel.net/yazi/80643/ince-hastalik-mi-verem-mi https://www.evrensel.net/yazi/80643/ince-hastalik-mi-verem-mi? Verem yani tüberküloz sağlığın siyaseti, siyasetin sağlığı bağlamında önemli bir hastalık olmakla sınırlı kalmaya elverişli bir metafor alanıdır. Birleşmiş Milletlerin kuruluşundan bu yana genel kurul gündemine aldığı dört hastalıktan biri olması boşuna değildir. Ve tesadüf değildir edebiyattan sinemaya kendine geniş yer bulması, ‘ince hastalık’ olarak nam salması... Verem insanlık tarihinin bilinen en eski hastalıklarından bir tanesidir. Tarihin derinliklerinden bu yana her yıl milyonlarca ölüme sebep oluyor. Dünyada yaklaşık her üç insandan birisi yaşamı boyunca verem mikrobu ile karşılaşır. Günümüzde azalsa da bu azalmış hali bile dünyada her yıl yaklaşık bir buçuk milyon insanın ölümüne neden oluyor. “Bir Metafor Olarak Hastalık” bu bağlamda bilinen hatırı sayılır kitaplardan bir tanesi olup, Susan Sontag kitabını ‘Hastalıkların metafor olarak kulla..]]> Wed, 10 Jan 2018 04:15:46 +0300 Çipli yiyilebilir, giyilebilir ‘amel defteri’ https://www.evrensel.net/yazi/80600/cipli-yiyilebilir-giyilebilir-amel-defteri https://www.evrensel.net/yazi/80600/cipli-yiyilebilir-giyilebilir-amel-defteri? Yapay zeka ve robotların avukatlık hizmetlerinden muhasebeye, halkla ilişkilerden yaşlı bakımına ve hatta sağlık hizmetlerine ‘insan niyetine’ gündelik hayatımıza sokuldukları bir ahvalde insanın robotlaştırılması uygulamaları oldukça kaygı verici. Kaygı verici bir diğer husus misal kadınların araba kullanmasının yasak kılındığı bir şeriat ülkesi olan Suudi Arabistan’ın aynı zamanda geçtiğimiz aylarda bir robota vatandaşlık veren ilk ülke olması. İslam inancına göre “sürekli insanla beraber olan ve her yaptığını Amel Defteri’ne kaydeden meleklere Hafaza melekleri veya Kiramen Katibîn” denmektedir. Nihayetinde bu defterin arşivlik sesli bir film misali ahirette insanın leh veya aleyhinde bir şahid olacağına inanılır. Şimdiki zamanın ekseriyeti “itikatlı” patronları ahireti dünyaya taşıma gayretinde. ‘Melek’ niyetine ‘çip’ kullanıyorlar adeta. Misal A..]]> Wed, 03 Jan 2018 04:50:27 +0300 Sağlık için sorular https://www.evrensel.net/yazi/80553/saglik-icin-sorular https://www.evrensel.net/yazi/80553/saglik-icin-sorular? Ne oldu da şeker hastalığı ve onunla ilintili hastalıklar ve şişmanlık artış hızı küresel bir sorun haline geldi? Ne oldu da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 2013 yılında şeker hastalığı başlıklı bir oturumda buluştu? Ne oldu da kapitalizmin gölgesinde bir Birleşmiş Milletler şeker ve ilintili hastalıklar nedeni ile hastalıklara bağlı ölümlerde insanlık tarihinde ilk kez bir sonraki neslin ömrü şimdiki nesilden kısa olacak" uyarısında bulunmak zorunda kaldı? Ne oldu da Çin, şeker hastalığının yani diyabetin en hızlı arttığı ülkeler arasına katıldı? Ekim Devrimi'nin 100. yılında bu sorular daha bir anlam kazanıyor. Ekim Devrimi’nin sağlık alanına yansımalarının önemli sac ayakları arasında 'devrimin getirdiği yeni sağlık anlayışı' ve bunun diğer ülkelere olan etkisini anmamak olmaz. Denebilir ki Ekim Devrimi 100 yıl önce yarattığı etkiyi şimdi dünyada eksikliği üzerinden de devam ettiriyor. Sağlığın ..]]> Wed, 27 Dec 2017 05:00:41 +0300 Biyolojik silah kılınmış bedenler: İşkence https://www.evrensel.net/yazi/80509/biyolojik-silah-kilinmis-bedenler-iskence https://www.evrensel.net/yazi/80509/biyolojik-silah-kilinmis-bedenler-iskence? Tedavisi engellenmiş hasta mahpus bedenlerini adeta biyolojik silaha evirerek kendilerine karşı işkence aygıtına dönüştüren bir ahvali sorgulama zamanı gelmedi mi? Tam da böyle bir ortamda trolümsü bir zat-ı muhteris TV programında endam eylemiş, yetmemiş yeni işkence yöntemleri için ısrarcı olmuş. Bilindiği üzere işkence bir insanlık suçu olup cezai sorumlulukta zaman aşımı yoktur. Ve Anayasa der ki : “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz”. Ve yetinmeyip devam etmiş: “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümler..]]> Wed, 20 Dec 2017 04:15:01 +0300 Nicelleştirilen insan ve sağlık https://www.evrensel.net/yazi/80463/nicellestirilen-insan-ve-saglik https://www.evrensel.net/yazi/80463/nicellestirilen-insan-ve-saglik? Üniversite giriş sınavlarında ekseriyetin ‘sıfır çektiği’ bir ahvalde insanların giderek sayılar yolu ile tanımlandığı ahir zaman yolcularıyız. Bu salt bize özgü değil, dünyanın gidişatı da bu yönde. ‘Devlet aklı’ böyle işleyedursun bu işin bir de gönüllüleri / dünden razıları var. Artık insanların anne / baba adları ile anıldığı günlerde değiliz. Aynı sınıfta “iki Mustafa’dan öğrenci olanının Kemal ikinci adı ile anılması” da tarihte kaldı. Artık T.C. numarası var. Sigortalı çalışan iseniz SGK numaranız, esnaf iseniz vergi numaranız, hastanede protokol ve hasta takip numarası, meslek odalarında üye numarası adınızdan elzem artık. Denebilir ki başlarda robot üretiminde insan taklit ediliyordu; şimdilerde ise bizzat insan yapay zeka misali sayılarla tarif ediliyor; yani taklit edilen artık yapay zeka. Hastanede yatan bir hasta iseniz kimse sizi adınız s..]]> Wed, 13 Dec 2017 04:50:17 +0300 Yeni reklam alanları: Beden ve kefen https://www.evrensel.net/yazi/80410/yeni-reklam-alanlari-beden-ve-kefen https://www.evrensel.net/yazi/80410/yeni-reklam-alanlari-beden-ve-kefen? Kefene reklam alınacağı hiç aklımıza gelir miydi? Ya insanın cenin halinin cansız bedenlerine reklam ekleneceği? Sorular kimi zaman Anton Çehov’un silahına benzer; “Birinci sahnede duvarda silah varsa ilerleyen sahnelerin birinde mutlaka patlar” misali... İki haftadır bir soru cümlesi ile başlıyor yazılarım. Geçen hafta başlangıç cümlesi “Bedenlerimizin ‘bir reklam panosuna dönüştürüleceği’ hiç aklımıza gelir miydi?” demiştim ‘Sağlık Telaşı’ başlıklı yazıda ve devam etmiştim: “Özellikle ülkemizde hepimiz daha tombul ya da aşırı kiloluyuz. Bu hal daha bir ‘reklam panosuna’ dönüştürüyor özellikle obez olanlarımızı. Her birimiz bir ötekinin obez bedeninde ‘sağlıklı yaşam’ tanımlar hale geldik.” Büyük kitleler ‘kalabalıklar’ olarak kaldığında doğrudan geleceğimizi, hayat..]]> Wed, 06 Dec 2017 03:28:11 +0300 Sağlık telaşı https://www.evrensel.net/yazi/80366/saglik-telasi https://www.evrensel.net/yazi/80366/saglik-telasi? Bedenlerimizin ‘Bir reklam panosuna dönüştürüleceği’ hiç aklımıza gelir miydi? Özellikle ülkemizde hepimiz daha tombul ya da aşırı kiloluyuz. Bu hal daha bir ‘reklam panosuna’ dönüştürüyor özellikle obez olanlarımızı. Her birimiz bir ötekinin obez bedeninde ‘sağlıklı yaşam’ tanımlar hale geldik. Bedensel, ruhsal, sosyal ve siyasal iyilik hali olarak tanımlanan sağlığın belirleyenleri arasında politik tercih ve ideolojiler önemli bir yer tutar. Ülkedeki hakim politik tercih ve uygulamalar kendini dışında hissedenler için de bir başat belirleyendir. Bazen bir yasadaki tek bir kelime halkın sağlığını esenlendirir veya riske sokabilir. Misal Genel Sağlık Sigortası (GSS) sağlık hizmet sunumu bağlamında ülkede yaşayan herkesi şemsiyesi altına aldığını iddia etmekle birlikte yasada yer alan “prim temelli” sözü primini ödeyemeyen milyonları ..]]> Wed, 29 Nov 2017 04:15:04 +0300 Yeni kelimeler https://www.evrensel.net/yazi/80316/yeni-kelimeler https://www.evrensel.net/yazi/80316/yeni-kelimeler? Bazen bir durum ya da tutumu konuştuğumuz dilde az kelime ile anlatmakta zorlanırız. İşte o anda imdadımıza kimi zaman bir düşünür bazen de bir şair yetişiverir. Misal bir şiirinde “Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu” demişti ya Orhan Veli Kanık; hatırladınız mı? Sağlık iş kolunda kifayetsiz kelimelerin başında adına ‘nöbet’ denen ama özünde aşırı süre, kesintisiz ve zorunlu çalıştırılmaya dayanan uygulama gelir. Özellikle de asistanlar bunun en büyük mağdurlarıdır. Asistanlık üniversite öğrenciliğinden farklıdır. Tıp fakültesi mezunu hekimlerin Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrası hem hekimlik yapıp hem de yaklaşık dört yıl teorik ve pratik eğitim aldıkları bir süreçtir. İşte bu süreçte tüm sağlık çalışanları gibi onlara da ‘nöbet’ adı altında bir angarya ve aşırı yorgunluk emre..]]> Wed, 22 Nov 2017 04:50:34 +0300 Dünya Diyabet Günü ve OHAL https://www.evrensel.net/yazi/80276/dunya-diyabet-gunu-ve-ohal https://www.evrensel.net/yazi/80276/dunya-diyabet-gunu-ve-ohal? Her günün bir çiçeği olsa 14 Kasım’ın payına Fransız leylağı düşerdi. Dün, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü’ydü ve leylak ağacı dile gelse şeker hastalığındaki artış hızından ürker, utanır ve “utandığı çığlığı” şiire emanet ederdi! Şeker hastalığının vazgeçilmez ilaçlarından ‘metformin’ etken maddesi ilk olarak yaklaşık bir asır önce Fransız leylağının ekstresinden elde edilmişti. Ve eğer teknoloji bu denli ilerlememiş olsa ve salt ilaç için kullanılsaydı, şüphesiz nesli tükenmiş olurdu. Hiçbir çiçeğin dünya genelinde rekoltesinin şeker hastalığı prevalansına yetişmesi mümkün değil. Hele Türkiye sağlık ortamının AKP’li yıllarının şeker hastalığı ve obezite artış hızına hiçbir ‘şifalı çiçek’ yetişemez. Türkiye’nin hiçbir siyasi iktidarı döneminde ş..]]> Wed, 15 Nov 2017 03:34:54 +0300 Spor ve sağlık: Ölümüne https://www.evrensel.net/yazi/80227/spor-ve-saglik-olumune https://www.evrensel.net/yazi/80227/spor-ve-saglik-olumune? Bilmem dikkatinizi çekti mi? Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Göztepe maçı sonrası dört futbolcusuna özel teşekkür etti. Haber bültenlerine göre “Monaco karşılaşmasında sakatlanan futbolcuların ağrılarına rağmen oynama isteği” takdire şayan görülmüş. Ama haber burada bitmiyor ve teknik adam “gösterilen özverinin önemine değinirken, sezonun geri kalanında diğer futbolcularının aynı fedakarlığı yapacağına emin olduğunu” söylüyor. Sakat sakat yani ‘hasta hasta’ oynamak bu ülkede nasıl da ‘özveri’ kılınabiliyor, üzerinde düşünmek gerekiyor. Bu bağlamda 2014 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Müftülüğünün camilerde okutulmak üzere yayınladığı bir hutbe unutulur gibi değildi: “İş hayatında aşırı tedbir Allah’a güveni sarsar”. Bu cümle ile Sayın Şeno..]]> Wed, 08 Nov 2017 04:15:39 +0300 Ayran ve cep telefonu: WC https://www.evrensel.net/yazi/80179/ayran-ve-cep-telefonu-wc https://www.evrensel.net/yazi/80179/ayran-ve-cep-telefonu-wc? Dünya Tuvalet Günü’ne az kaldı: 19 Kasım. Üstelik bu karar Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda alındı. BM Genel Kurulunda alınan bu kararla “Su yönetiminin geliştirilmesinden açık alanların tuvalet olarak kullanılmasının önlenmesine ve hijyen koşullarının iyileştirilmesine kadar bir dizi önlemin hayata geçirilmesi” öngörülüyor. Bizde eski bir söz var: “Ayran bulmaz içmeye, atla gider sıçmaya”. Atın yerini şimdilerde cep telefonu almışa benziyor. Üstelik salt bizde değil, bütün dünyada. BM verilerine göre, “7 milyarlık dünya nüfusunun 6 milyarı cep telefonuna sahipken ancak 4.5 milyar kişinin uygun koşulları taşıyan tuvalet imkanı bulunuyor. 2.5 milyar kişi yeterli kanalizasyon imkanlarından mahrum. 1.1 milyar kişi ise tuvalet ihtiyacını açık alanda gideriyor” Açık alanlarda tuvalet yaygınlığı fa..]]> Wed, 01 Nov 2017 04:50:57 +0300 İyi insan, iyi hekim ve iyi doktora dair https://www.evrensel.net/yazi/80135/iyi-insan-iyi-hekim-ve-iyi-doktora-dair https://www.evrensel.net/yazi/80135/iyi-insan-iyi-hekim-ve-iyi-doktora-dair? 'İyi’ insanın hekimliği ile ‘iyi’ hekimin insanlığı arasında geçirgenlik sanıldığı kadar belirgin olmayabilir. ‘İyi hekimliğin’ kapsamını uluslararası bildirgeler eşliğinde tıbbi etik şekillendirirken, ‘iyi insan’ yer aldığı toplumun değerler bütününden ve yasalarından azade değildir. ‘İyi insan’ için ‘iyilik’ halinde Bertolt Breht’in “İyi İnsana Birkaç Soru” başlıklı şiirinin öznesi olma ihtimali yüksektir. İyi hekimlik salt mesleki pratiğinde başarılı olmak demek değildir. İlla ki onu da kapsayan ama fazlasıyla aşan bir yerdedir. Bu bağlamda doktorluk, hekimlik ve iyi hekimlik arasında birkaç farkı aralamakta yarar var. İşin başında hekimliğin doktorluğu da kapsadığını lakin doktorluğun hekimliğin eksik hali olduğunu belirtmekte yarar var. Doktorluk, hekimlik, iyi hekimlik aşamalarını Mevlana’nın “hamdım, piştim, yandım” sö..]]> Wed, 25 Oct 2017 04:07:30 +0300 Yürüyen merdivenden bantta muayeneye sağlık https://www.evrensel.net/yazi/80088/yuruyen-merdivenden-bantta-muayeneye-saglik https://www.evrensel.net/yazi/80088/yuruyen-merdivenden-bantta-muayeneye-saglik? Diyelim ki üst kata çıkacaksınız. Önünüzde iki alternatif olsun; normal bir merdiven ve yürüyen merdiven. Sağlıklı bir bireyseniz merdivenden çıkmak sizin için bir sorun olmayacaktır. Yürüyen merdivene yönelirseniz ister o an yürüsün ister çalışmasın hafiften bir sendeleme duygusu ya da baş dönmesi olabilir. Soru şu; çalışmadığında dahi daha adım atmadan neden sendeleyecekmişiz gibi oluruz? Diğer bir çok memeli hayvan gibi biz insanlar da yürürken veya koşarken iki tür hareket sergileriz. Bunlardan birincisi bilinçli hareketlerimiz diğeri ise bilinçaltı (bilinç dışı) hareketlerimizdir. Yürürken hiçbirimiz her adımımız için düşünmeyiz. Ama aniden bir engel çıktığında bilincimiz devreye girer ve nasıl yürüyeceğimizi veya engelden atlayacağımızı beyin belirler. Yürüyen merdiv..]]> Wed, 18 Oct 2017 04:15:27 +0300 Bant usulü muayene https://www.evrensel.net/yazi/80042/bant-usulu-muayene https://www.evrensel.net/yazi/80042/bant-usulu-muayene? Havaalanlarında veya alışveriş merkezlerinde sıkça gördüğümüz yürüyen bantlarda ve merdivenlerde kimler yürüyemiyor hiç dikkat ettiniz mi? Soruyu başka türlü de sorabiliriz elbet: Yürüyen bant ve merdivenlerde en sık kimler düşüyor? Yaşlılar, gözleri görmeyenler, hamile olup kucağında çocuk taşıyanlar, bedensel engelli olanlar?.. Bir de kimi fabrikalarda yürüyen bantlar var. Bir tezgahta yan yana dizilmiş işçiler bant yürürken hep aynı tempoda, misal bir vidayı sıkıştırmak zorundadır. İşçilerden biri yavaşlayınca bant üzerinde bir karmaşa başlar hatta her ne varsa yere savrulabilir. Hastaneler giderek bir fabrika gibi dizayn edilmeye başlandı. Neredeyse her ay bir yenisi eklenen şehir hastaneleri bunun mimari boyutuna örnek. Salt mimari boyutunda değil yönetim kademelerinden çalışma ve hasta randevu sistemlerine her şey fabr..]]> Wed, 11 Oct 2017 05:30:22 +0300 Eşref saatinden biyolojik saate insan https://www.evrensel.net/yazi/79995/esref-saatinden-biyolojik-saate-insan https://www.evrensel.net/yazi/79995/esref-saatinden-biyolojik-saate-insan? İnsandan tek hücrelilere tüm canlılar ve hatta her bir hücremiz adeta içlerinde ayrı ayrı saat barındırır. Buna biyolojik saat diyoruz. Tüm saatler gibi biyolojik saat de ritim esasına dayanır. İşte bu yüzden insandaki biyolojik saat “sirkadien ritim” olarak da anılagelmiştir. İnsan bedeninin ritme dair izdüşümlerini izlemek için elbette sağlıkçı olmaya gerek yok. Misal el bileği vb periferik artere dokunarak bir dakikalığına hissettiğimiz atıma nabız deriz. Bu bir ritimdir. Yine birim zamanda kalp atımı, göz kapağı kapanıp açılma sayısı, soluk akıp verme ritmiktir ve biyolojik saatimize dair önemli ipuçları verirler. Bu yılki Nobel Tıp Ödülleri hafta içinde işte bu konuya dair uzun soluklu çalışmaları olan üç araştırmacıya verilmiş oldu: ABD’den bilim insanları Jeffrey C. Hall, Michael Rosbash ve Michael W. Young Nobel Tıp Ödülü&rsquo..]]> Wed, 04 Oct 2017 05:00:16 +0300 Açılmayan kapılar https://www.evrensel.net/yazi/79948/acilmayan-kapilar https://www.evrensel.net/yazi/79948/acilmayan-kapilar? Bizim toplumumuzda mahalleli, mahallesinin imamına güvenir. Kapısını ona açar. Eğer bugün bu durum değişmişse, mahalleli imamına güvenmiyorsa, evinin kapısını ona açmıyorsa, bunun üzerinde durup düşünmek lazım” demişti yakın zamanda Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan. Hal böyle ilken “açılmayan evlerin” yerine öğrenci yurtları ve hastanelerin cümle kapıları imamlara açılmış oldu bu iktidar döneminde. Cemaat minareye takılmış baz istasyonu için isyandayken vaaz ve hutbelerinde buna dair tek kelimeye yer vermeyen maaşlı imama mahalleli kapısını neden açsın ki? Diyanet’in kâr amaçlı ama bir o kadar da “sağlığa zararlı” baz istasyonu serüvenini unutacak mıyız? Bir taraftan “temizlik imandan gelir” derken öte yandan hastane mescitlerinin büyütülmesi ve cemaatinin artması için çaba harcayan bir imam..]]> Wed, 27 Sep 2017 04:15:26 +0300 Sağlık için barış https://www.evrensel.net/yazi/79905/saglik-icin-baris https://www.evrensel.net/yazi/79905/saglik-icin-baris? Barış, adalet, özgürlük talep etmenin en riskli olduğu dönemlerden geçiyoruz. Yaşamın her alanında belirsizlikler artırılıyor hükümet eyleyenlerce. Bu salt güvenlik alanı ile sınırlı kılınmayıp okullardan hastanelere, mahkemelerden sokaklara, sosyal güvenlikten iş güvencesine her geçen gün daha da fazla çoğaltılıyor belirsizlikler. Buna bağlı olarak da korku kültürü yaygınlaşıp serpiliyor, bireyselleşme daha da belirginleşiyor. Hasılında “güven indeksi” zaten çok düşük olan ülkede güven daha da dibe vuruyor. Bunun panzehiri ise dayanışma artırmak ve örgütlü toplum kalabilmek. Son beş günde eğitim alanında hükümetin üç farklı cümlesi, belirsizlik / korku kültürü bağlamında önemli ve güncel bir veri. Önce TEOG sınavında “açık uçlu soruya” geçeceğiz ..]]> Wed, 20 Sep 2017 05:00:37 +0300 İdrarın bitmeyen önemi https://www.evrensel.net/yazi/79865/idrarin-bitmeyen-onemi https://www.evrensel.net/yazi/79865/idrarin-bitmeyen-onemi? Tarih boyunca insanlık insan ve diğer hayvanların atıklarından enerji elde edebilmenin yollarını aradı ve bu çaba günümüze kadar devam etti. En bilineni ve eskisi tezek. Yolu ilk kez köye düşenlerin belki de yanından geçerken ‘burunlarını tıkadığı’ evvelden ahire vazgeçilmez yakıtımız... Aslında idrar dahil tüm vücut atıklarını çok değerli gördü ve yararlanmak için türlü yöntemler geliştirdi geçmiş medeniyetler. Kah idrarı tedavi aracı görüp göz hastalıklarında kullandı, kah arı / böcek sokmalarında içindeki amonyaktan yararlandı. Yüzyıllar ve binyıllar öncesinde de idrar hep önemliydi ve içindeki fosfor ve amonyağın varlığı keşfedilmişti. Misal Orta Çağ Avrupası’nda kimi ülkelerde idrar havuzları oluşturulup elde edilen konsantre (amonyak) çamaşır yıkamada kullanılıyordu. Eski Yunan’da..]]> Wed, 13 Sep 2017 04:15:32 +0300 Beyindeki izimiz https://www.evrensel.net/yazi/79821/beyindeki-izimiz https://www.evrensel.net/yazi/79821/beyindeki-izimiz? Hastanelerde el ayası tarama/parmak izi cihazları hasta kimlik doğrulaması için yaygınlaşmaya başladı. Öyle ya her birimiz farklı parmak izi ile doğarız. Bu güvenlikçi bir aklın tercihi olup tıbben bir değeri yoktur. SGK ticari bir yaklaşımla tüm insanları şüpheli addedip SGK kapsamında olmayan hastaların kaçak/usulsüz muayenelerini önlemeye hedefler. Parmak izine biz insanların dahli olmayıp genetik aktarımlar belirler. Öte yandan her insanda bir iz daha vardır ki zemini beyinlerimizdir. Yaşam boyu her ne yaşadık ise izi beyinlerimize kazınır. Bir anlamda nasıl yaşadığımızın izleriyle doludur beyinlerimiz. Şimdilik beyinlerdeki hayat izinin tam dökümünü yapacak bir cihaz henüz icat olmadı. Beyinlerimizdeki doğuştan farklılıklar yaşam biçimlerimize kısmen etkili olabilir. Ama bu veri yaşadıklarımız, tercihlerimiz ve aktivitelerimizin beynimizi sürekli değiştirdiği gerçeğini değişt..]]> Wed, 06 Sep 2017 04:50:32 +0300 Hekim andı: OHAL https://www.evrensel.net/yazi/79780/hekim-andi-ohal https://www.evrensel.net/yazi/79780/hekim-andi-ohal? İnanç, etnik köken, cinsiyet, milliyet, politik düşünce, ırk, cinsel yönelim, toplumsal konum ya da başka herhangi bir özelliğin, görevimle hastam arasına girmesine izin vermeyeceğime” cümlesinin belkemiğini oluşturduğu hekim andının hayata geçirilmesinin hiç de kolay olmadığı günlerden geçiyoruz. Oysa tıp öğrencileri bu metni hep bir ağızdan okumadan mezun olamazlar. Tarihte ilk hekim andı MÖ 3000 yıllarında Mısırlı Hekim-Rahip İmhotep tarafından oluşturulsa da günümüzde Hipokrat’ın metni ilk metin olarak hafızalarda yer edinmiştir. Ama bugünkü hali 1948 yılında Dünya Hekimler Birliğinin yeniden kaleme aldığı Cenevre Bildirgesi’ne dayanır. 2. Dünya Savaşı’nda tıbbın dahli ile işlenmiş insanlık suçlarından yola çıkılarak kaleme alınmış bir metindir bu. Günümüzde de uygulanması hiç de kolay olmamıştır sağlık&cced..]]> Wed, 30 Aug 2017 05:00:20 +0300 Hastalık halleri ve yargı https://www.evrensel.net/yazi/79732/hastalik-halleri-ve-yargi https://www.evrensel.net/yazi/79732/hastalik-halleri-ve-yargi? Bugün sizlerle şeker hastalığı ve onunla ilintili onu aşkın hastalığın hatalı yargı kararlarındaki sorumluluğunu paylaşacağım. Yıllar önce bir tıp dergisinde okumuştum. Yanılmıyorsam İsrail’de yapılan bir çalışmada, şeker hastalığı olan yargıçların benzer dosyalarda verdiği kararlar karşılaştırılmıştı. Sabah ve öğleden sonra verdikleri kararlar arasında ciddi farklar olduğu ve özellikle öğleden sonra yapılan ve geç saatlere uzayan duruşmalarda benzerlerine kıyasla daha ağır cezalar verildiği saptanmıştı. Ülkemizde böyle bir çalışma olmamakla birlikte uyarlayacak olursak durum daha da vahim diyebiliriz. AKP’li yıllarımızda Türkiye’de yaşayan herkes gibi yargıç ve savcılar da her geçen gün biraz daha obez (şişman) ve daha diyabetik yani şeker hastası oldular. AKP iktidarının ilk 10 yılında ülkede şeker hastalığı oranı yaklaşık yüzde 100’lük artış gös..]]> Wed, 23 Aug 2017 03:30:02 +0300 Bir insan, bir devlet, çokça mağdur: Mayınlar https://www.evrensel.net/yazi/79684/bir-insan-bir-devlet-cokca-magdur-mayinlar https://www.evrensel.net/yazi/79684/bir-insan-bir-devlet-cokca-magdur-mayinlar? Soğuk bir kış gecesi araba motoruna sıkışan kedinin ölmesi ile başladı her şey. O gün bugündür yürüyemeyen hayvanlar için yürüteç yapmakta Mardinli bir genç. Üstelik gündelik yaşamdan basit malzemelerle ve tek kuruş para talep etmeden. Ya devlet ve yürüyemeyen mağdurların öyküsü? Ne acı ki devletin refleks ve tercihleri yürüyemeyen hayvanlara hayat veren genç kadar vicdani ve işlevsel değil. Misal mayın mağdurları... Asker mağdurlar için eskiden yani kapatılmadan önce GATA vardı. Ya sivil mayın mağdurlarının hali? Mayın, savaş gerçeğinin en yalın halini çocuklar bahsinde görüyoruz. Doç. Dr. Nazan Üstündağ’ın TBMM ilgili araştırma raporuna yansıyan sözleri yürek parçalayıcı: “2000-2010 arasında mayınlar veya güvenlik güçlerinin ateşleri sonucunda 150 kadar çocuk &..]]> Wed, 16 Aug 2017 05:01:20 +0300 İyi doktor aramak https://www.evrensel.net/yazi/79643/iyi-doktor-aramak https://www.evrensel.net/yazi/79643/iyi-doktor-aramak? "İyi bir doktor arıyoruz” cümlesi eş dost sohbetlerinde hiç de nadir değildir. Zaten tababetin kötüsünü kim ister? Peki, iyi doktor nasıl olunur, daha da önemlisi iyi doktor nasıl kalınır? Bu konuda çok şey söylenebilir elbet. Ama okumak, sürekli okumak yani yeni tanı ve tedavi yöntemlerini izlemek işin vazgeçilmezi. Denebilir ki “İyi bir doktor arıyoruz” talebi deneyimli olduğu kadar sürekli okuyan ve aynı zamanda etik erozyona uğramamış bir hekim arayışıdır. Ama nasıl bir iklimde? Yıllar içerisinde kitap basma oranı artan ama okuma oranı tersine giderek azalan bir ülkede yaşıyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, “Kitap okumak ihtiyaç listemizin 235. sırasında” kendisine yer bulabiliyor. 80 milyona yaklaşan bir nüfusu olan ülkemizde 2016 verilerine göre kitap okumaya ayırdığımız süre ise “Gün..]]> Wed, 09 Aug 2017 05:00:35 +0300 İsmi ile müsemma: Mutluluk ve barış https://www.evrensel.net/yazi/79604/ismi-ile-musemma-mutluluk-ve-baris https://www.evrensel.net/yazi/79604/ismi-ile-musemma-mutluluk-ve-baris? “İsmi ile müsemma olmak” diye çok eski bir deyimimiz vardır. Sözlük anlamı, “isimlerinin anlamı ile davranışları arasında uyum olan, “fiziksel yapısıyla veya karakteriyle adı örtüşen” diye geçmiş sözlüklere. Ya ülkelerin ismi ile müsemma halleri? Yaşadığımız ülkeye anlam yüklemek isteriz yaşanmışlıklar ve beklentilerimiz doğrultusunda. Misal mutlu insanlar ülkesi anlamına taşınmasını kim istemez kendi ülkesinin ad anlamında? Ama bunun patenti bir başka ülkeye ait: Burkina Faso. Eski adı Yukarı Volta’dan kendi dillerinde anlamı “mutlu insanlar ülkesi” olan bir isme evrildi bu Afrika ülkesi zaman içinde. Anlamlarından birisi yine “mutluluk” olan bir başka ülke ise Yemen. Peki “Mutlu ülke: Yemen” demeye varıyor mu dilimiz? Yemen: Suudi Arabistan ve İran kıskacında savaşın reva görüldüğü, dünyanın son dönemlerde görüp görebileceği en büyük kolera salgınının yaşandığı savaş ülkesi! Yaşadığımız yüzyılda, hâlâ salgına dönüşmesi utanılası bir salgın hastalık kolera. Birleşmiş Milletler ..]]> Wed, 02 Aug 2017 04:50:12 +0300 Tutuklanan tıp https://www.evrensel.net/yazi/79566/tutuklanan-tip https://www.evrensel.net/yazi/79566/tutuklanan-tip? Bir zamanlar değerli evraklar veya geleceğe bırakılan matbuat özenle evdeki fotoğraf çerçevelerinin arkasına yerleştirilirdi. Bunu en iyi çocuklar bilir. Dün sokakta çöp kutusunun yanına özenle bırakılmış devasa bir çerçeve içinde 1949 tarihli bir gazete görünce içimdeki çocuk depreşti, merakla yerden aldım. 7 Haziran 1949 tarihli Vatan gazetesiydi bu. İlk sayfadan manşet “Cumhurbaşkanlarına gelen hediye ve hatıralar” ve ikinci sayfada Av. Mehmet Ali Sebük tarafından kaleme alınmış “Hapishanelerde Verem Afeti” başlıklı uzun bir yazı... Yazı “Mahkum, öldürülmesi icap eden bir mahluk değildir. Bilakis, elimizdeki mevzuata göre, onun yaşaması, terbiye ve ıslah yolunun üzerine çıkarılması gerekir. Buna rağmen, hakikat şudur ki memleketimizin hapishaneleri, verem yuvaları haline gelmiştir” diye başlıyordu. Devamında Millet Meclisinden iki ay önce çıkmış “Veremle Savaş Kanunu” nedeniyle yazıldığı anlaşılıyor. Temel eleştiri ise ilgili yeni yasada mahpusların göz ardı edilmişliği. 19..]]> Wed, 26 Jul 2017 04:15:05 +0300 Avanta ve Avantaj girdabında sağlık https://www.evrensel.net/yazi/79469/avanta-ve-avantaj-girdabinda-saglik https://www.evrensel.net/yazi/79469/avanta-ve-avantaj-girdabinda-saglik? Hastanelerin yeşille, yeşilin/doğanın sağlıkla bağı yıllar içerisinde giderek dönüştürüldü. 70'li yıllara kadar özellikle verem hastaları için öngörülen sanatoryumlar, göğüs hastalıkları hastaneleri adeta koruluklar içerisinde inşa edilirdi. Doğal ortamda yeşil yani bitki sağlıklı olabilmenin ve tedavinin bir parçası olarak yer aldı o yıllarda. Günümüz İzmir'inden örnek verecek olursak değil hastaneler arasında tüm kentte hâlâ yeşil kalabilmiş nadir alanlar içerisindedir geçmişten miras bu sağlık kurumları. Tepecik'teki Suat Seren Göğüs Hastalıkları Hastanesi, bir dönem sanatoryum olarak da kullanılmış olan Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi, yine bir dönem sanatoryum sonrasında SSK Sağlık Koleji olarak kullanılıp "nedense" Şifa üniversitesine devredilip şimdinin işlevsizi kılınmış Buca'daki devasa mekan bunun en somut kanıtlarıdır. Ama şimdilerde yeşil hastane denince piyasanın dili devreye giriyor. Tam tersine bir bakıyorsunuz misal Ordu şehrimizde botanik bahçesi ..]]> Wed, 12 Jul 2017 04:15:59 +0300 Risk toplumunda barış https://www.evrensel.net/yazi/79424/risk-toplumunda-baris https://www.evrensel.net/yazi/79424/risk-toplumunda-baris? İçinde yaşadığımız dönemi bir çok bakımdan risk toplumu ve belirsizlikler çağı olarak tanımlamak mümkün” diyor Kayhan Delibaş “Risk Toplumu” adlı kitabının girizgahında. Bu tespit sevgili Prof. Dr. Cem Terzi’nin Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki (DEÜTF) görevlerinden uzaklaştırılan barış imzacısı öğretim üyeleri için kurumlar ve halkın ortak basın açıklamasında yaptığı “Hakikat ve Barış” başlıklı konuşmasının son cümlesi ile usumda daha bir ete kemiğe büründü: “İnsan olarak bizi değerli kılan tek şey eşitlik için özgürlük için adalet için ve barış için ödemeye gönüllü olduğumuz bedellerdir. Barış talebi her tür bedeli ödemeye değer, biz bedel ödeyelim yeter ki analar ağlamasın. Yaşasın analar. Yaşasın bütün analar. Yaşasın hakikat! Yaşasın hayat!”. Cem Terzi ve görevinden uzaklaştırılan Barış’ın akademisyenlerine mahcubuz. Bu mahcubiyet heykeli kayyum tarafından yıkılan “barış güvercini” Orhan Doğan’ın ölmeden önceki son sözlerinin altını doldurmakla haf..]]> Wed, 05 Jul 2017 05:01:41 +0300 Rüyalarda buluşmak https://www.evrensel.net/yazi/79377/ruyalarda-bulusmak https://www.evrensel.net/yazi/79377/ruyalarda-bulusmak? Yaşadığımız coğrafyada bayramlar bireyler ve aileler arasında küslüklerin son bulduğu, devletler boyutunda ise zulme ve adaletsizliğe en azından mola verildiği günler olarak bilinirdi. Bir anlamda geçmiş yılın muhasebesi ışığında hayat temize çekilirdi. Geldik bugüne... “Neyse halim çıksın falım” diye başlanır ya gerçeğin değil de duymak istediklerimizin dünyasında. Bir bayram daha geçti ama nasıl? Ya ülkenin son bir yıllık hali? “2016 dünya hukuk devleti sıralamasında Türkiye 99. sırada”. Milliyetçi/muhafazakar cenahın ‘cici’ kalemi Taha Akyol “Hukukta hiç bu kadar düşmemiştik” diyor ve ekliyor, “gelişmiş ve güçlü ülke olmak istiyorsak, eğitim, bilim, teknoloji, hukuk hepsi bir bütünün parçalarıdır.” Hukukta dünya 99. ülkemizin Adalet Bakanlığı ise Bağımsız Milletvekili Aylin Nazlıaka’ya cevaben “2011-2016 yılları arasında cezaevlerinde 280 tutuklu ve hükümlünün intihar ettiği bilgisini veriyor. Akabinde Nazlıaka veriyi, “cezaevleri tabuta dönüştü” olarak özetliyor. Üstelik de..]]> Wed, 28 Jun 2017 04:46:18 +0300 Şehir hastaneleri https://www.evrensel.net/yazi/79333/sehir-hastaneleri https://www.evrensel.net/yazi/79333/sehir-hastaneleri? Bugün halkı aydınlatmada zor bir başlıkta yazmayı deneyeceğim: Şehir hastaneleri. İçinde banyosu, tuvaleti olan tek kişilik hasta odaları, tek kişilik doğum odaları, yatan hasta başına 200 metre kareden fazla kapalı alan, ileri teknoloji tıbbi cihazlar, araçlar için vale hizmeti hangi hasta tarafından reddedilebilir ki? Üstelik Başbakan “hastalardan tek kuruş para alınmayacak” diyorsa. Evet, şehir hastanelerinden bahsediyorum. Arsası devletten, yetmedi uluslararası kredi teminatı devletten, 25 yıl kullanım garantili, üstelik her ay devletin kira ödediği ve yüzde 70 doluluk garantisi verdiği yeni bir kamu özel ortaklığı hastane modeli bu. Fikret Başkaya’nın tanımı ile “kapitalistlerin maaşa bağlandığı yeni bir dönem.” Şehirdeki tüm devlet hastaneleri kapatılıp bu yeni şehir hastanelerine taşınacak ve ihaleyi alan özel şirkete uzun yıllar işletme hakkı tanınacak. Bu anlattıklarım kamu kaynaklarının verimsiz kullanımı ve özel sektöre kaynak aktarımı bağlamında ülkede yaşayanlar içi..]]> Wed, 21 Jun 2017 05:00:54 +0300 Patron devlet ve bunama vergisi https://www.evrensel.net/yazi/79283/patron-devlet-ve-bunama-vergisi https://www.evrensel.net/yazi/79283/patron-devlet-ve-bunama-vergisi? Sağlık ve sosyal güvenlik alanındaki pratik, ülkelerin seçim tarihinde belirleyici olmaya devam ediyor. Ülkemizde AKP’nin devşirdiği oylarda sağlıkta şimdiki zamana dair memnuniyetin belirleyici olduğu malumumuz. Ama ‘devranın döneceği’ bir gün elbette var. Kamu Hastane Birlikleri yasasının hayata geçtiği, GSS’nin (Genel Sağlık Sigortası) harfiyen uygulandığı ve nihayetinde şehir hastaneleri efsanesinin fokurdamaya başladığı bir pratikte tersinden bir seçmen tercihi ile karşılaşacağız muhtemelen. Bunun en net kanıtını geçmiş iki dönemin ABD seçimleri ile geçen haftaki İngiltere seçimlerinde görmüş olduk. Bu bağlamda İngiltereli emekçiler sağlık ve sosyal güvenlik alanında patron devlet düzenlemelerine sandıkta dur dediler. İngiltere genel seçimlerinin ana tartışma başlıklarından birisi halkın “bunama vergisi” olarak adlandırdığı düzenlemelerdi. İngiltere’nin Muhafazakar Parti’li Başbakanı May, seçim öncesinde sosyal güvenlik sistemi finansmanında reform bağlamında “bunama vergisi” i..]]> Wed, 14 Jun 2017 04:30:15 +0300 İnsan hakları anıtı: ‘Dokunan yanıyor’ https://www.evrensel.net/yazi/79234/insan-haklari-aniti-dokunan-yaniyor https://www.evrensel.net/yazi/79234/insan-haklari-aniti-dokunan-yaniyor? Zorla besleme kimin işidir, kime yarar? Tarihi çok eskilere gider bunun. Eski Mısır’dan yani MÖ 2500 yıllarından bugünün kapitalist üretim biçimlerine mirastır özünde. Avrupa’nın pahalı restoranlarının gözdesi kaz ciğerinin yağlısı “makbuldür”. Bu makbul oluş hali kazlar için ağızlarına özel bir sonda takılıp neredeyse boğuluncaya kadar ve sık aralıklarla zorla beslenme anlamına gelir devasa çiftlik görünümlü işkencehanelerde. Üstelik bu zorla besleme hareketsizlik amacı ile daracık kafeslerde yani “ölüm odalarında” gerçekleştirilir. Bizdeyse ‘zorla besleme’ ne yazık ki insanlara mahsus. Cezaevlerinde süregiden açlık grevlerini zorla bitirmenin bir aracı olarak görür kimi zaman muktedirler. KHK ile işinden edilen iki kişi, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça önce oturdular aylar boyu kamuya açık alanda, sonra açlık grevine başladılar. 80 gün aşıldığında önce gözaltı geldi, sonra mahpushane. Kamuoyu ‘zorla mı beslenecekler?’ diye soruyordu haklı olarak. Geçmişin cezaevi açlık grev..]]> Wed, 07 Jun 2017 04:50:10 +0300 Satılık şeyler ülkesi https://www.evrensel.net/yazi/79189/satilik-seyler-ulkesi https://www.evrensel.net/yazi/79189/satilik-seyler-ulkesi? Ramazan ayında Diyanet, LÖSEV, Konya diye söze başlayınca ‘hayırdır inşallah’ demeyeceğinizi ummak isterim. Meramım sağlıkta yeni rant alanına bir pencere açabilmek. Bugün ne minarelerdeki hastalık müsebbibi baz istasyonlarından, ne hastane mescitleri bağlamında hastane enfeksiyonlarından ne de özel sağlık sigortacılığı ile SSK sağlık hizmetlerini denk tutan geçmiş diyanet fetvalarından bahsetmeyeceğim. Konumuz bir başka rant: Satılık doktor kadroları. Bundan 3 yıl önce, 2014 yılında Türkiye Diyanet Vakfı üç büyük kentte hastane açmak kaydı ile aldığı ruhsat bağlamında 180 doktor kadrosunu açık arttırma ile satışa çıkarmıştı. Oysa 2013 yılında çıkmış bir yönetmelik ile özel sektörde doktor kadrosu satışları sözde yasaklanmıştı. Bir parantez açacak olursak bu yönetmelik aynı zamanda 2013 öncesinde büyük karların döndüğünün de kanıtı oluyor. Gelelim Diyanet Vakfı’nın 2014 yılı ihalesine! Tek bir ihaleyle kasasına 7 milyon lira koydu vakıf. Peki, ‘taş atıp kolu mu yorulmuştu’ va..]]> Wed, 31 May 2017 05:00:54 +0300 Sağlık için: Basın özgürlüğü https://www.evrensel.net/yazi/79141/saglik-icin-basin-ozgurlugu https://www.evrensel.net/yazi/79141/saglik-icin-basin-ozgurlugu? Muayene olmak için bir hastaneye kim neden gelir? Öncelikle belirtmek gerekir ki bizim ülkede hasta olmak gerekmiyor, canı isteyen gelebilir. Her ne kadar GSS (Genel Sağlık Sigortası) ilgili mevzuatı sevk zincirinden dem vursa da sistem tarafından teşvik edilen isteyenin istediği hastaneye sevk almadan gitmesi. İster üniversite hastanesi olsun ister eğitim hastanesi hiç fark etmiyor bu pratik. GSS yasalaşma ve SSK Hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devir sürecinde yani 2005’li yıllarda hastalar için sıkça kullanılan “müşteri” nitelemesi artık çıplak haliyle kullanılmasa da makyajlı haliyle daha da bir hayatın içine yerleştirildi. Sağlığı metalaştıran piyasa anlayış hasta hekim diyaloglarını da yeniden şekillendirdi. Misal “Hazır gelmişken size de bir muayene olayım dedim” veya “internette gözüme ilişmişti, bende de olabilir mi acaba?” ya da “Televizyonda izlemiştim, sanki beni anlatıyor”, ‘Tüm tahlilleri yapmanızı istiyorum ‘cümleleri ve illa ki ‘Romatoloji, endokrinoloji, gastro..]]> Wed, 24 May 2017 04:50:02 +0300 Rant ve risk: Asbest https://www.evrensel.net/yazi/79090/rant-ve-risk-asbest https://www.evrensel.net/yazi/79090/rant-ve-risk-asbest? Bundan birkaç yıl önce Dilovası’da bırakın erişkinleri yenidoğan bebeklerin ilk kakasında ve annelerin ilk sütünde kabul edilebilir sınırların çok üstünde kanser yapıcı maddeler saptamıştı Bilim İnsanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu. Derken bir baktık ki sorumluları değil Onur Hoca’yı yargılamayı deniyor muktedirler. Aynen “barışa dair” imza sürecinde olduğu gibi... Gerek yasalar gerekse Anayasa’nın iktidar aygıtınca hiç de nadir olmayan bir şekilde ihlal edilebildiği dönemlerden geçiyoruz. Üstelik “Anayasa’ya aykırı ama TBMM’deki bu yasa değişikliği önerisine evet diyeceğiz (Dokunulmazlıkların kaldırılması) beyanı ile aynı dereye su taşımış bir ana muhalefet partimiz var. İşte bu koşullarda ben size yine de bir mevzuatı hatırlatmak istiyorum, her ne kadar içinizden ‘Yasa dinleyen mi kaldı’ sözünün geçtiğini duyar gibi olsam da: 25 Ocak 2013 tarih ve 28539 sayılı Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik hepimiz için yaşamsal. Bu yönetmenliğe göre “As..]]> Wed, 17 May 2017 05:00:33 +0300 Resmi Emir: Dürüstlüklerine saldırın https://www.evrensel.net/yazi/79052/resmi-emir-durustluklerine-saldirin https://www.evrensel.net/yazi/79052/resmi-emir-durustluklerine-saldirin? Bir ülke düşünün ki devlet yayını olarak basılsın, baş editörü bir Bakan olsun. Ve o kitap kendi tavsiyeleri konusunda şu tespiti yapmaktan geri durmasın: “Bu güç stratejileri, tüm durumlarda etkili veya etik olmayabilir.” Düşünün ki devletin bir bakanlığı bir kitap bassın, bu çeviri kitabın başeditörü Sağlık Bakanı olsun ve yöneticilere “etik dışı” davranmayı tavsiye etsin! Bu ülke nere ola? Kitaptan alıntı ile bahsi açmakta yarar var. “Sağlam bir siyasi analist, aynı zamanda bunun tersini de muhalifler için yapabilir” demekte başucu kitabı ve tavsiyelerine devam etmekte: “• İnsanları onlar için çalışmaması ve onlara katkı sağlamaması yönünde teşvik ederek muhaliflerin kaynaklarını azaltmak; bunu yaparken grubun meşruiyetine, dürüstlüğüne veya motive edici kaynaklarına saldırmak, • Örneğin bilgi sağlamayarak muhaliflerle işbirliği yapmayı reddetmek; bunları bilgisiz ve devre dışı bırakmak, • Muhaliflerin anahtar karar vericilere erişimini azaltmak, • Medyayı muhalif..]]> Wed, 10 May 2017 04:15:23 +0300 Korku ağacı https://www.evrensel.net/yazi/79001/korku-agaci https://www.evrensel.net/yazi/79001/korku-agaci? Satılık hastalıklar’ çağında üçüncü köprü misali yüzde 70 doluluk garantili ‘şehir hastaneleri’ ihale günlerinden geçiyoruz. Üstelik giderek doğadan ve kendimizden uzaklaşmamızı kışkırtan bir çağda yaşıyorken. Soru şu: Böyle bir çağda sağlığımızı kime emanet ediyoruz / edebiliriz? Sağlıkçılara mı, politikacılara mı, yoksa ticaret erbabına mı? Özünde üçü de yanlış. Toplumcu tıbbın kurucularından Virchow, “Tıp bir sosyal bilimdir ve politika geniş ölçekte tıptan başka bir şey değildir” demekte. Haksız mı? Peki, politikanın ne kadar içindeyiz ve öznesiyiz? Politikayı dışımızda tutuyorsak ya da hegemonik politik odaklar insanı merkezine almıyorsa sağlığımızdan emin olabilir miyiz? Hissetmek, düşünmek ve sorgulamaktan uzaklaşıp sadece tüketime itilen insanlar kılınmak istendiğimizi çok zamandır söyleyip duruyoruz. 2015 yılı sonlarında “Korku Ağacı ve Sağlık” başlıklı yazımda “güvenlik ve özgürlük ikileminde daha da kabuğumuza çekilmemiz hedefleniyor. Böyle bir ahvalde sosyal v..]]> Wed, 03 May 2017 04:50:02 +0300 Mahremin kaydı/kaybı https://www.evrensel.net/yazi/78957/mahremin-kaydi-kaybi https://www.evrensel.net/yazi/78957/mahremin-kaydi-kaybi? Son aylarda yurt dışındaki “din adamlarının Türkiye adına istihbarat çalışmalarında bulunduğu” yönünde çokça “iddia” ve habere tanık oluyoruz. İçlerinde cami görevlileri de var konsolosluk görevlisi de. Ve Dışişleri Bakanlığı başta Avrupa olmak üzere bu iddiaları reddediyor. Ancak kimi ülkeler aynı fikirde değil. Ya biz? Sağlık ve sosyal güvenlik alanı başta olmak üzere zaman zaman bu köşeden mahremimizin, özel bilgilerimizin arşiv verilerinin istihbarat birimleri için veri olarak kullanılmasını ve hatta Çalışma Bakanlığı tarafından ihale ile meraklısına satılmasını işlemiştim. Yine bu köşede zaman zaman ‘Türkiye Değerler Atlası’ verilerinden yararlanarak ‘Bizde eksik olan ne’ sorusuna cevap bulmaya çalışmış ve “güven” üzerinde yoğunlaşmıştım. Ve şu veriyi kimi zaman tekrarlamıştım: “Türkiye’de güven endeksi yüzde 12 iken bu İskandinav ülkelerinde yüzde 80’i geçiyor”. Hasılı onyıllardır güvenmez / güvenemez insanlar topluluğuyuz. Soru şu mahremimizi paylaştığımız hekimin veri ka..]]> Wed, 26 Apr 2017 05:00:17 +0300 Aslolan yaşamdır https://www.evrensel.net/yazi/78910/aslolan-yasamdir https://www.evrensel.net/yazi/78910/aslolan-yasamdir? “Hiç kimse bir ada değildir, tek başına, Birinin ölümü beni de azaltır, parçası olduğum insanlık adına, Sorun kimin diye sormayalım, hepimizin; Çözümü de elde...” Sağlıkçılar çeşitli cezaevlerindeki 60. günü aşan açlık grevlerini biraz yalnızlık, biraz kaygı ve üzüntü ile yine/yeniden izliyor. Aynen 2013, 2000, 1995 ve öncesinde olduğu gibi... Bu vesileyle hekim meslek örgütü TTB’nin o yıllarda yaptığı basın açıklamalarını yeniden göz atmakta yarar var. “Varlık sebebi, insan sağlığının korunup, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi olan bir meslek kuruluşu olarak, bir yandan ahlaki yükümlülüklerimiz, öte yandan mesleki sorumluluklarımız çerçevesinde, bu trajik durum karşısında derin bir infial duymaktayız” demişti. Türk Tabipleri Birliği 2 Aralık 2000 yılında ve devam etmişti: “İnsan sağlığı ve yaşamı” söz konusu olduğu bugün; açlık grevi yapan tutuklu ve hükümlülerin bu tercihlerinin doğruluğu veya yanlışlığı üzerine tartışma zamanı değil, açlık grevlerine yol açan ortamların ins..]]> Wed, 19 Apr 2017 04:10:42 +0300 Yaşasın hayat https://www.evrensel.net/yazi/78858/yasasin-hayat https://www.evrensel.net/yazi/78858/yasasin-hayat? Her 100 kişiden 88’inin bir diğerine güvenmediği bir coğrafyada yaşıyoruz. Üstelik bu güvensizlik son aylarda giderek tırmanışta. Her on hakim ve savcıdan kaçı meslekten atıldı? Her beş generalden kaçı tutuklu? Ya öğretmen ve sağlıkçılar? İşte böyle bir ahvalde yine / yeniden açlık grevleri ve cezaevi gündemin orta yerinde. Açlık grevleri ellili günleri geçti yani kritik dönemeçte; yine resmi söylem süreci tıbbileştirmeye çalışacak; belki de “zorla beslemeyi” yine yeniden emredecek sağlıkçılara. Bilinmelidir ki mevcut tıp eğitiminin hekimleri zorla beslerlerse açlık grevcilerini “hatalı tedavi” olasılıkları yüksek; aynen geçmişte olduğu gibi. Tıbbi arka plandan yoksun zorla tedavi uygulaması “biyolojik bir silah” olarak tanımlanabilir oysa. Açlık grevleri bahsi Türkiye resmi tarihinin karanlık yüzü. Misal “Hayata Dönüş” geçmiş açlık grevlerinden birinin resmi sonlandırılma biçimiydi: Tank, buldozer, silah, kopan kollar, sararan / yanan bedenler, cezaevi açlık grevleri ve devlet...]]> Wed, 12 Apr 2017 04:50:14 +0300 Mahremin kaydı https://www.evrensel.net/yazi/78810/mahremin-kaydi https://www.evrensel.net/yazi/78810/mahremin-kaydi? Denebilir ki günümüzde mahremin tanımı sağlık alanı dahil olmak üzere yerle bir, hem de kendi sessiz onaylarımız ile. Teknoloji, bilişim ilerledikçe bir taraftan kendimize yabancılaşıyor, öte yandan bu yabancılaşan hallerimiz ile 24 saat herkesle birlikte ayan beyan kendimizi dikizliyor, gözetliyor, kayda alıyor, ‘eli uzun olanın’ kullanımına sunuyoruz. Bunun adı internet! Google ve benzerleri için “ekosistem” tanımı kullananlar var günümüzde. Abartılı bulanlar için Danimarka hükümetinin bu kurumlara diplomatik tanınırlık bağlamında karşılıklı elçilik açma girişiminin oldukça kayda değer bir veri olduğunu hatırlatmak isterim. Yakın zamanda mali anlamda 2017 yılının en “değerli” 30 markası açıklandı dünya genelinde: İlk sırada ne silah endüstrisi ne bankacılık ne de başka bir şey, Google hemen ardından Apple... Kime sorsak 24 saat birileri tarafından gözetlenmek ister misiniz diye ekseriyet “hayır” cevabını verecektir. Oysa her birimizin gerçekliği benzer: 24 saat aralıksız göz..]]> Wed, 05 Apr 2017 05:00:26 +0300 Kuş hastaneleri https://www.evrensel.net/yazi/78756/kus-hastaneleri https://www.evrensel.net/yazi/78756/kus-hastaneleri? SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na devriyle ülkede piyasacı, sağlığı metalaştıran tıp ortamı derinleşti. İşte bundandır nar hastaneleri, kuş hastaneleri yani kâr hastanelerinin bolluğu. SSK sağlık kurumlarının Sağlık Bakanlığı’na devri üzerinden tam 12 yıl geçmiş oldu. Neler söylememişti ki hükümet yetkilileri! Tüm itirazlar güllük gülistanlık cevaplarla geçiştiriliyordu. Geldik bugüne... Sağlık hakkı artık bizzat kamu kurumları tarafından reklamı yapılan bir alan haline getirildi. Referandum öncesi reklam panoları elli küsur lira aylık pirimle sağlık hakkı vadediyor. Oysa sağlık hakkı ücretsiz olmalı, 10 yıllar öncesinden emek örgütlerinin ifade ettiği üzere pirim temelli değil vergi temelli olmalı. Aksi bu ülkede yaşayan herkesi sağlık sektörünün bir müşterisi haline getirir. Nasıl mı? Geçen haftaki yazımın başlığı “Nar Hastaneleri” idi. Biraz hatırlamakta, yeni örneklerle açmakta yarar var. Yüksek tansiyon öyküsüyle, yeni ve ek bir yakınma olmaksızın tesadüfen bir öze..]]> Wed, 29 Mar 2017 04:30:15 +0300 Zaman https://www.evrensel.net/yazi/78711/zaman https://www.evrensel.net/yazi/78711/zaman? Siz insanlar, zamanı ölçmek için türlü türlü yollar buldunuz, ama bilin ki hayatın kendisi lotus çiçekleriyle ölçülür.” diyor Miriam Henke. Sahi zamanı her birimiz nasıl ölçüyoruz? Misal poliklinikte zamanı hekim ne ile ölçer, hasta ne ile? Hekim için zaman birimi bu sistemde dakika ya da saat değil sistemin muayenesini emrettiği hasta sayısıdır: Biten ve kalan... Ya hasta için? Muayene odasında olan ile kapıda sırasını bekleyen arasında da tercih edilen zaman ölçer, yine farklıdır. Geçmişte muayene olan hasta için bu süre ‘iki tıktık bir şık şık’ süresi olarak telaffuz edilirdi; yani muayenedeki perküsyon ve oskültasyon. Şimdilerde ‘iki tıktık bir şık şık’ bilgisayar klavyesinden çıkan sesten başka bir şey değil. Muayene olamamış, sırasına daha çokça zaman olan bir hasta için ise zaman ölçer adeta kumsaati misali laboratuvarda kan alma saatinin henüz bitip bitmediğidir. Bu süre adeta 24 saate bedeldir, yoksa yarın tekrar hastane yolları işten bile değildir. Bir başkası için ..]]> Wed, 22 Mar 2017 04:15:46 +0300 Nar hastaneleri https://www.evrensel.net/yazi/78666/nar-hastaneleri https://www.evrensel.net/yazi/78666/nar-hastaneleri? Bilmecelerle büyür çocuklar. Misal nar bilmecesini çok severler: ”Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane.” Nar’ın yaşadığımız coğrafyada bereketi, doğumu ve çoğalmayı sembolize ettiği malûmumuz. Yanı sıra “çokluk için de birlik kavramı” için de semboldür. Öte yandan Yunan mitolojisinde de, bir anlamda yasak meyvedir nar. Hristiyanlık ve Yahudi inancında ise “Adem ve Havva için cennetin yasak meyvesi elma değil nardır”. Nar ve insanlık tarihindeki izdüşümü gerek edebiyatta gerek sanatın diğer alanlarında hep kendine yer bulmuştur. Yazar, Mehmet Uzun’un ‘Nar Çiçekleri” kitabındaki şu cümle okuyanların zihninde yer etmiştir: “Ve tam kapıdan çıkarken seslendi annem: “Yüreğini ört, insanlar soğuk, üşürsün”. Soru şu, yürek başka ne zaman üşür? Hele yolunuz bir hastaneye düştüyse? Diyelim ki arada tansiyonunuz yükseliyor, siz de önemsemiyorsunuz. Derken bir gün özel bir hastaneden randevu almış olun. Bir anda kendinizi kalp anjiyosu için laboratuvarda bulursanız sakın şaşı..]]> Wed, 15 Mar 2017 05:00:26 +0300 Şehir hastaneleri https://www.evrensel.net/yazi/78621/sehir-hastaneleri https://www.evrensel.net/yazi/78621/sehir-hastaneleri? Şehir hastaneleri hızla hayatımıza girmeye başladı. Adı fena değil: Şehir. Ya özü? Arazi devletten yani bedava, kredi için teminat mektupları yani risk yüklenme devletten, işletme süresi 30 yıl, yetmedi ola ki yataklar boş kalırsa yüzde 70 doluluk garantisi yine devletten. Bir de halka dönüp “Kamu özel iş birliği ile hastane inşa ediyoruz” diyorlar. Fikret Başkaya’nın da belirttiği üzere ‘kamu-özel iş birliği’ olarak ivme kazanan yeni özelleştirme evresinde “şirketlere devletin kâr garantisi vermesi bir anlamda kapitalistleri artık maaşa bağlamak” anlamına da gelmektedir. Bunun son örneğini yeni boğaz köprüsü kamu özel ortaklığı sürecinde görmüş olduk. Artık devlet mi desek hükümet mi desek şirkete müşteri garantisi verilmiş, aynen şehir hastaneleri sürecinde olduğu gibi. Sonuç olarak patron oturduğu yerden, hiç araç geçmese de milyonlarca doları kasasına eklemiş oldu, hem de devletin hazinesinden. Bu bağlamda gerek Türk Tabipleri Birliği (TTB) gerekse SES sendikası halkı ve ..]]> Wed, 08 Mar 2017 04:00:04 +0300 Evren için leylağın öyküsü https://www.evrensel.net/yazi/78573/evren-icin-leylagin-oykusu https://www.evrensel.net/yazi/78573/evren-icin-leylagin-oykusu? İnadına aşk, inadına özgürlük, inadına yaprak… Ağacın utandığı çığlığı şiir fısıldar” diyor ‘Ağaçlar Gazeli’ şiirinde Haydar Ergülen. Ağaçlar, yapraklar ve bahar bir ilaç gibidir ruhumuza. Ne güzel de söylemiş şair “ruhun sendeyse hâlâ bir ağaca emanet et” derken. Salt ruha değil bedene de şifadır nice ağaç ve çiçeği; misal Fransız leylağı. Fransız leylağı bugün insan yaşamı için hayati önemde bir ilaca dönüştü. Şeker hastalığının vazgeçilmez ilaçlarından ‘metformin’ etken maddesi ilk olarak yaklaşık bir asır önce Fransız leylağının ekstresinden elde edildi. Aslında yaklaşık iki asır önce bu bitkinin soğuk algınlığına iyi gelip gelmediği bir merak / araştırma konusuydu. Daha o yıllarda şeker düşürücü etkisinden şüphelenilmiş olmasına karşın ancak 1927 yılında bu bitkiden elde edilen bir molekülde kan şekerini düşürücü etkisi kanıtlanabilmişti. Ama ciddi yan etkileri nedeniyle kullanılamamıştı. 1957 yılına gelindiğinde ise bu bitkiden “fenformin” ve “metformin” elde edildi. Bun..]]> Wed, 01 Mar 2017 05:02:01 +0300 Varlık Fonu ve SGK https://www.evrensel.net/yazi/78528/varlik-fonu-ve-sgk https://www.evrensel.net/yazi/78528/varlik-fonu-ve-sgk? Bu ülkede ne zaman resmi bir cümlenin içinde ‘varlık’ sözcüğü geçse hayra alamet olmuyor. Misal varlık vergisi, “varlığım Türk varlığına armağan olsun” cümleli okul andı ve güncelimiz “varlık fonu”. Yıl 1942, Başbakan Saracoğlu, 5 Ağustos 1942’de “Biz Türküz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız.” girizgâhlı hükümet programında Varlık Vergisini ilan etmişti. Nihayetinde ödeme zorluğu yaşayan Müslüman olmayan yurttaşlara taş ocaklarında çalışma dayatılmış, 1943 yılında tümü gayrimüslimlerden oluşan toplam 1229 kişi çalışma kamplarına Erzurum Aşkale’ye yollanmıştı. Yine “Aralık 1942 ve Ocak 1943’te İstanbul’da yine gayrimüslimlere ait binlerce taşınmaz mülk el değiştirmiş” Müslümanlar’a geçmişti. Ve şimdi Cumhuriyet tarihinin kara lekelerinden biri olarak anılıyor. İçinden bir diğer “varlık” geçen mevzuat 2013 yılına kadar okullarda her sabah okuma zorunluluğu olan andımızdı. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip tarafından hazırlanmış ve 1933 yılında uygulamaya konulmuştu: “Türk..]]> Wed, 22 Feb 2017 05:00:07 +0300 Güveni örgütlemek: Sağlıklı toplum https://www.evrensel.net/yazi/78481/guveni-orgutlemek-saglikli-toplum https://www.evrensel.net/yazi/78481/guveni-orgutlemek-saglikli-toplum? Her on kişiden dokuzunun bir diğerine güvenmediği bir coğrafyada yaşıyoruz. Üstelik bu güvensizlik son aylarda giderek tırmanışta. Her on hakim ve savcıdan kaçı meslekten atıldı? Her beş generalden kaçı tutuklu? Öğretmenlerin ve sağlıkçıların hangi ekseriyeti meslekten men? Aslında her bir soruya verilecek cevap malumun ilanı. Peki, bu ahvalde geriye kalan onda bir nasıl güvenmeye devam edecek bir diğerine? Üniversite sınavlarında milyonu aşkın genç her on matematik sorusundan kaçını doğru cevaplıyor? Yedi soru? Beş soru? Bir soru? Yanıldınız, doğru yanıt yüzdesi daha da düşük: eksilerde! Fen, yabancı dil keza aynı. Eğitim sistemine bu ahvalde güven yüzde kaç olabilir peki? ÖSYM / FETÖ / sızan sorular vs. kafanızı karıştırdıysa dünya genelinde 72 ülkede yapılan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’na (PISA) ne demeli? PISA sonuçlarına göz atacak olursak “OECD ülkelerinde eğitim gören öğrencilerin yüzde 7.7’sinin bilim konusunda testte en yüksek sonuçları aldığını”, örnek..]]> Wed, 15 Feb 2017 04:15:57 +0300 Söğüt: İlaçtan hicve https://www.evrensel.net/yazi/78434/sogut-ilactan-hicve https://www.evrensel.net/yazi/78434/sogut-ilactan-hicve? Hastalıkların panzehirinin doğada özellikle de bitkilerde var olduğu inancı bir umuda dönüşerek bin yıllar boyunca varlığını sürdürdü. Modern zamanlarda tıbbi teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerlese de insanlar bir şifa dağıtıcı olarak gördükleri doğaya sırtlarını asla dönmedi. Gerek hastalıkların tedavisinin anahtarı gerekse insan yaşamını uzatmanın iksiri olarak çağlar boyunca bitkileri öne çıkardı insanlık. Misal mevsim kış ve grip, nezle revaçta olduğundan nane, limon, karanfil, zencefil ilk akla gelenler. Bir kahvehanede iki insan bir araya geldiğinde ne zaman söz hastalıklardan açılsa tavsiyeleriyle yan masalar da sohbete katılır: Şeker hastalığı için kekik suyu, tansiyon için sarımsak, kolesterol için geceden suda bekletilmiş ceviz, böbrek hastalıkları için maydanoz suyu, daha neler neler... Bitkiler sadece hastalıklarda halkın umudu olmadı elbet. Halk ezgilerinde de kendine çokça yer buldu. Kah umudun ve aşkın, kah hicvin anlatıcısı oldular. Misal söğüt ağacı. Söğüt da..]]> Wed, 08 Feb 2017 04:05:40 +0300 Sağlık için: Hayır https://www.evrensel.net/yazi/78397/saglik-icin-hayir https://www.evrensel.net/yazi/78397/saglik-icin-hayir? Sağlık hizmetleri salt hastalıklara şifa aramak mıdır? Elbette HAYIR. Aynı zamanda hizmet alanların sağlığını geliştirmeyi, korumayı, hastalıkları sağaltmak kadar esenlendirmeyi yani bütünlüklü olarak bireyin ve toplumun sağlığına yarar katmayı amaçlamalıdır. Bu boyutu ile hükümet eyleyenlerin tercihi halkın sağlığı için ana belirleyicidir. En basitinden sağlığı geliştirip korumayı mı yoksa tedaviyi mi öncelediği her birimizin yaşam kalitesi ve yaşam süresini belirler. Bu bağlamda ülkemizin hali nicedir diye soracak olursanız cevabını geçen hafta Sağlık Bakanı vermiş oldu. Bakan diyor ki : “...Maalesef durumumuz çok kötü... Dünyada en kötü 10 ülke arasındayız.” Bakan, bu değerlendirmeyi hizmet alanların yani tüm yurttaşların sağlığını koruyup geliştiremediklerinin “kabulüyle” obezite yani şişmanlık bahsinde ağzından kaçırıyor. Hasılı, AKP’li yıllarımızın sağlık icraat tercihinin koruyucu, geliştirici başlıklar olmadığının özeti bu beyan. Ya hükümet eyleyenlerin sağlık hizmetlerin..]]> Wed, 01 Feb 2017 05:00:52 +0300 İnsan, ülke, sağlık https://www.evrensel.net/yazi/78348/insan-ulke-saglik https://www.evrensel.net/yazi/78348/insan-ulke-saglik? An gelir insanın ağrımayan tek bir yeri kalmaz. Parmağımızı kaldıracak mecalimiz olmayabilir. Ateş, üşüme, titreme, kilo kaybı, iştahsızlık da cabası. Bazen bunun adı Brusella hastalığıdır, bazen de bir başka bir tanı. Tedavisi mümkün mü mümkün; ta ki bir hekim teşhisi doğru ve zamanında koysun. Peki, her daim zamanında tanı konabiliyor mu; elbette hayır! Nedeni ne derseniz, tam pişirilmemiş veya pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri. Özellikle bu hastalığın sık görülmediği bölgelerde, ülkelerde deneyim eksikliği nedeniyle tanı gecikmelerine daha sık rastlanılıyor.Tedavisi ise antibiyotik... Soru şu: Süt, taze peynir, pastörize edilmemiş yoğurt ile bulaşma ihtimali var diye bu besin değerlerinden vaz mı geçeceğiz? Üç yıldır tanı almamış ‘kötürüm’ bir Brusella hastasına bakıp amansız bir hastalık mı belleyeceğiz? Bel fıtığından romatizmaya cümle hatalı / eksik tanılarla tedaviye başlayıp aylarca sonuç alamayan “tek akıl / tek deneyim” kalmayı yeğleyen hekimliği hiç mi sorgulamayaca..]]> Wed, 25 Jan 2017 04:18:34 +0300 Beyaz https://www.evrensel.net/yazi/78257/beyaz https://www.evrensel.net/yazi/78257/beyaz? Renklerin tedavi edici özelliklerinden bahsetmek her zaman ilgi çekici olmuştur. Alternatif tıp arayışında olanlar kimi renklerin tedavi edici özelliklerine yürekten inanır. Piyasacı akıl ise tüketici davranışlarına ve algısına bir müdahale aracı olarak renkleri önemser. Onlar için kimi renkler iştah açıcıdır, kimi renkler ise başka bir sektörde tüketimi kışkırtabilir, yani kârlılığı artırabilir. Ya beyaz? Beyaz, tıbbın önlüğünden barış annelerinin yaşmağına, savaş /çatışma alanlarında ateşkes çağrısının sembolü oluşuna ve dahi ambulanslara ve kefene, illa ki anne sütüne ana renktir. İzmir’e lapa kapa kar yağıyordu dün, her yer bembeyazdı. Ve İzmir’den “barış imzacısı” akademisyenler Ege Üniversitesi’nden “atıldılar”. Dışarıda kar yağarken odaları habersiz aranıyordu: Suç unsuru kalem mi ne! 12 Eylül 1980 sonrası Burdur, Yeşilova’nın bir köyünde komutan muhtara der ki ‘köylüler silahları sabah camiye bırakmış olsun, kimin olduğunu sormayacağım.’ Sabah olduğunda camii avlusunda..]]> Wed, 11 Jan 2017 04:30:41 +0300 Hastalıkta eşitlik https://www.evrensel.net/yazi/78224/hastalikta-esitlik https://www.evrensel.net/yazi/78224/hastalikta-esitlik? Değerlerimize bu kadar saldırılırken ve onca insan öldürülürken gündelik hayatlarının doğal akışında sağlıklı kalabilmek ne mümkün! Hiç kimsenin kendi adına ‘sağlıklıyım’ diyemeyeceği günlerden geçiyoruz. İçimizden birileri kendisinin bedensel iyilik halinden bahsedebilir. Ama o kadar. Ruhsal iyilik hali bu koşullarda mümkün mü? Ya sosyal iyilik hali? Hasılı, bir hastalıktan muzdarip olmamak sağlıklı olduğumuz anlamına gelmiyor. Dünya Sağlık Örgütünün “Salt bedensel ve ruhsal değil aynı zamanda sosyal iyilik halidir sağlık” tanımının eksik kalmışlığı ne de kolay hissediliyor şimdilerde. Yaşadığımız günler bize bu tanımın eksiğinin “aynı zamanda siyasal hali” olduğunu ayan beyan göstermekte. Evet, hiç kimse sağlıklı değil ‘sırça köşkünde’. Bu koşullarda (varsa) bedensel iyilik halinin de devamı pek mümkün görülmüyor. Hepimiz çevremizden aşinayızdır; stres altında kimimizin midesi kimimizin başı ağrır, kimimiz ishal olur, kimimizin tansiyonu yükselir, kimimizde de kalp spazmı geliş..]]> Wed, 04 Jan 2017 04:12:29 +0300 Kamusal bir alan: Gözler https://www.evrensel.net/yazi/78174/kamusal-bir-alan-gozler https://www.evrensel.net/yazi/78174/kamusal-bir-alan-gozler? Gözler sahne mi yoksa dışımıza açılan bir pencere mi? Ya da bir “kamusal alan” mı? İşte o gözler, misal poliklinikte sıra bulamamış bir yaşlı hasta için değerlidir: “Randevu almayı bilmiyorum. Sabahtan erken geldim oysa, ama sıra vermiyorlar!” Yakın zamanda devlet hastanelerinde uzman hekimlere muayene olabilmek randevu almadan mümkün olamayacak. Sağlık Bakanlığı giderek hasta hekim ilişkisinde bir “kamusal alan” olarak tanımlanabilecek gözlerimizi sağlık çalışanlarından başlayarak tasfiye etmeye başladı diyebiliriz. Bildiğiniz üzere nicedir polikliniklerde tıbbi sekreter, hemşire olmadan çalışıyor hekimler. Hekimin gözleri bilgisayar ekranında, elleri klavyede, kulakları hastada... Hasta boşlukla konuşuyor adeta. Hekimler en azından, sıra alamamış ama bir şey soracak hasta ile göz göze gelebiliyorken artık bu da mümkün olamayacak. Neden mi? Malum birçok devlet hastanesinde beş dakika ara ile hasta randevusu veriliyor hekimlere. Ayakta gelen hastalara ayrılmış uzman poliklini..]]> Wed, 28 Dec 2016 04:50:31 +0300 İki kırmızı https://www.evrensel.net/yazi/78133/iki-kirmizi https://www.evrensel.net/yazi/78133/iki-kirmizi? Avrupa’da halen OHAL uygulanan iki ülke var: Türkiye ve Fransa. Bayraklardan kırmızı / beyaz Türkiye’ye, mavi/beyaz/ kırmızı Fransa’ya tarihlerinden miras. Kırmızı ortak! Misal Fransa bayrağında mavi özgürlük, beyaz eşitlik, kırmızı ise kardeşliği simgeliyor. “Kırmızı /beyazı” ve “Toprakları toprak yapan üzerindeki kandır/toprak eğer uğurunda ölen varsa vatandır” dizesini ise bilmeyen yoktur sanırım. İki ülkenin iki önemli isminin son dönem açıklamaları bu bağlamda “Kendi bayraklarına atfettikleriyle” uyumlu. Misal Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Marc Ayrault “Fransa ile Türkiye’deki OHAL yapısal olarak farklı. Fransa’daki OHAL’lerde yargının hâlâ bağımsızlığı söz konusudur” demekte. Bizde ise Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan şöyle diyor: “Adalet herkese her konuda eşit davranılmasını gerektirmez. Tersine, farklı durumdakilere eşit muamele bazen adaletsizliğe yol açabilir. Mevlana’nın dediği gibi, ‘Suyu ağaca verdiğinizde adalet, dikene verdiğinizde zulüm olur’. Bu nedenle ada..]]> Wed, 21 Dec 2016 05:00:25 +0300 Kaybolmak https://www.evrensel.net/yazi/78086/kaybolmak https://www.evrensel.net/yazi/78086/kaybolmak? İnsan ölümüne en fazla sebep olan hayvan sivrisinektir” diyor bir kitap. Külliyen yalan. İnsan ölümüne en fazla sebep olan hayvan yine insan... Tamam, sıtma tedavi edilmeyince öldürüyor. Ama bataklığa ev, gökdelen kuran kim? Kârsız bir yatırım alanı olduğu için sıtma tedavisine kaynak aktarmayan kim? Yaşamı bir bataklığa eviren kim? İstanbul’da bomba ile öldüren kim? Şırnak’ta yakıp yıkıp yok eden? Ya Suriye’de, Irak’ta? Hiroşima’yı, Halepçe’yi, Halep’i sivrisinekler mi yaptı? Yine bir kitap dünyada “istilacı, talancı” olarak çekirgeleri gösteriyor. Gerçekte doğayı asıl istila eden kim? Yaşamı işgal eden? Ya barış umudunu gasbeden? “İnsanlar geleceklerine değil, alışkanlıklarına karar verirler; alışkanlıkları da geleceklerine” diyor M. Alexander. Kan kırmızısı ölümlere alışacak mıyız? Yine, yeniden farklı illerdeki öldürmelere farklı mı üzüleceğiz? Bu farklı üzülmelere alışacak mıyız? “Bölünmüş hafızalarımızla” oluşan geleceğin farkında mıyız? “Siz insanlar, zamanı ölçmek i..]]> Wed, 14 Dec 2016 04:15:33 +0300 Neler görmedik https://www.evrensel.net/yazi/78047/neler-gormedik https://www.evrensel.net/yazi/78047/neler-gormedik? Bu ülke iki minare arasına mahya ile kendi adını yazdıran belediye başkanları gördü. Yetmedi “minareler süngü” diye şiir okuyan siyasetçilere tanıklık etti. Gün oldu Diyanet “Özü itibari ile SSK ve özel sigorta şirketleri arasında fark yoktur” diye fetva verebildi. An geldi işveren lehine grev kırıcı misali “Grev yapmak mekruhtur” vaaz eden müftüler gördü. Hatta minarelere ‘para için’ kanser yapıcı baz istasyonu ihaleleri açan, üstelik Türkiye’nin en büyük bütçelerinden birine sahip bir Diyanet İşleri Başkanlığı gördü. Bu iklimde hızını alamayıp “Kaçak elektrikle abdest almak günahtır” afişleri asan elektrik kurumları da oldu. Peki neler görmedi bu ülke? Misal sularında arsenik yüksek çıktığında Ankara Belediyesi önünde ‘arsenikli yani zehirli suyla’ abdest almak istemiyoruz diyebilen bir kitleye rastlanmadı. Altın için, nikel için toprağı, suyu zehirleme pahasına madencilik yapılmasına karşı çıkan dini bir cemaate ise hiç rastlanmadı. Ama toprağı, suyu heba ederek kâr i..]]> Wed, 07 Dec 2016 04:51:46 +0300 Şişman erkekler ülkesi https://www.evrensel.net/yazi/77996/sisman-erkekler-ulkesi https://www.evrensel.net/yazi/77996/sisman-erkekler-ulkesi? Türkiye'de son 12 yılda’ diye söze başlayınca muhtemelen aklınıza yine AKP’nin yapıp ettiklerini anlatacağım gelmiştir. Oysa bugün sizlerle şeker hastalığı ve aşırı kilonun ülkemizdeki son 12 yılını konuşmayı tercih ettim. Aslında bu bir anlamda ‘sosyal ve siyasal iyilik halini’ de içinde barındıran sağlıklı olma haline denk düşüyor. Bir anlamda ben değil ama ilgili sağlık verileri AKP’nin son 12 yılını ele verir nitelikte. Obez, yani aşırı kilolu insan sayısı erkeklerde kadınlara göre daha fazla olmak üzere yaklaşık yüzde 44 oranında artmış bulunuyor. Son12 yılda özellikle erkekler daha kilolu artık. Bu artış oranı ciddi bir alarm veriyor. İnsan söylerken bile zorlanıyor: "Obezite artış oranı Türkiye’de son 12 yılda erkeklerde yüzde107"! Aşırı kilo aynı zamanda şeker hastalığı ile de ilintili bir durum. Yine son 12 yılda şeker hastalığının görülme sıklığı ülkemizde yüzde 90 atmış bulunmakta. Bilindiği üzere Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler’in ilgili komisyonl..]]> Wed, 30 Nov 2016 04:30:49 +0300 Cam misali https://www.evrensel.net/yazi/77954/cam-misali https://www.evrensel.net/yazi/77954/cam-misali? Camın halleri bir anlamda canın halidir. Misal cismin halleri desek bir test çağı çocuğuna ihtimal katı, sıvı, gaz diyecektir. Ya camın hali desek? Cam için neler denmemiştir ki? Benim en hoşuma giden tanıma yetmişli yıllarda basılan bir dergide rastlamıştım: “Donan hareket.” Ama o tanım çoktan değişti. Camın akışkan olduğunu biliyor muydunuz? Derler ki bilim insanları; akışkan bir madde olmasına karşın camın akış hızını gözlemlemeye insanın yaşam süresi yetmez. Evet, ne sık da yanılırız sosyal olayların akışını gözlemlemeyi bir ömürle sınırladığımızda! “Kürt açılımı”, “demokrasi açılımı” veya “barış süreci”; işte tüm bu yaşadıklarımız bana camın hallerini hatırlatmıştı. Kürt’ün halleri ile camın halleri ne de benzeşiyor! Daha doğrusu onlardan beklenen ne kadar da camla örtüşüyor. Cam hem amorf hem de katı ama aynı zamanda yer yer davranış olarak sıvı bir madde. Sanırım bu sıvı hali kısmı ile kafanız karıştı. Öyle ya; sıvı maddeler akışkan olur. Dedik ya akışkan olmasına akışk..]]> Wed, 23 Nov 2016 04:40:30 +0300 Mavi https://www.evrensel.net/yazi/77903/mavi https://www.evrensel.net/yazi/77903/mavi? Herkesin, her canlının bir yeteneği var elbet; ama doğuştan ama edinilmiş. Misal mavi rengi görebilen tek kuş türüdür baykuş. Mavi biraz koyu ise veya laciverde döndüğünde sonsuzluğu, otoriteyi simgeler diye bilinir. Maviyi görebilen tek kuş baykuş, ne bilsin! Ve mavi giymez bir halk Ezidiler. Ve, tıbbın tarihinde mavi! Misal, Arjantinli Yazar J. Timerman 1990’larda BBC’de yayınlanan doktorlar ve işkence programında kendi yaşanmışlığı şöyle aktarıyor: “Kolumu kavradı ve çok yumuşak bir şekilde dedi ki: Biz doktorların bir çok gizli numarası olduğunu biliyorsun... Şu mavi, atardamarından birisi ve ben buraya enjeksiyon yapabilirim. Seni konuşturacak maddeler verebilirim. Artık konuşuver de dost olalım.” Mavi atardamar, işkence, dostluk, doktor... Hasılı: “İhanete Uğrayan Tıp”. Biritanya Tabipler odasının aynı adlı kitabını yeniden okuyorum. Cep kitapları tarafından yayınlanan bu kitabın sağlıkçılar, hukukçular, insan hakları aktivistlerince okunmasının ertelenemez bir ihtiyaç o..]]> Wed, 16 Nov 2016 04:50:21 +0300 Suskunluk suç, ya sessizlik? https://www.evrensel.net/yazi/77858/suskunluk-suc-ya-sessizlik https://www.evrensel.net/yazi/77858/suskunluk-suc-ya-sessizlik? Bundan yaklaşık 1500 yıl önce İstanbul’da Bizans İmparatoru Jüstinyen’in sarayında işi ‘Sessizliği korumak’ olan görevliler vardı. Ve o İstanbul’da bugün hâlâ suskunluğu reddetmenin bedeli ağır. İmparatorlar, diktatörler, totaliter rejimler ve illa ki faşizm için sessizlik, suskunluk vazgeçilmez hedef. Bizanslı Şair Paulos Slintiarius sarayın sessizlik koruyucularından birisiydi ve yaptığı iş şiirine şu dize ile yansımıştı: “Gerisi sessizlik: Asla kapanmayan ağızdan nefret ederim.” Ve bugün bir milletvekilinin, Hüda Kaya’nın oğlu susmayı reddedip antidemokratik uygulamalara karşı yurttaş olarak basın açıklamasında yer aldığı için gözaltında, yetmedi “Karakolda işkenceyle omurgası kırıldı”, yetmedi kırık omurga ile acılar içinde “Hastane yatağına ellerinden zincirlendi”. Sıcacık yataklarında uyuyan suskunlar ve susmayı reddetmenin bedelini “işkence” ve yatağa zincirlenme ile ödetilmeye zorlanan onurlu insanlar. Yüzlerce günü aşan sokağa çıkma yasakları, tutuklanmış yüzlerce ..]]> Wed, 09 Nov 2016 04:50:55 +0300 Domino misali: Dayanışma https://www.evrensel.net/yazi/77817/domino-misali-dayanisma https://www.evrensel.net/yazi/77817/domino-misali-dayanisma? Bir bardak çaydan, incir veya elma gibi bir meyveden veya deniz börülcesinden yola çıkarak tarih yazmak olası mıdır?” diye soruyor Ahmet Uhri ‘Boğaz Derdi’ adlı kitabında. Sizce? Bu cümleden esinle şu sorunun cevabını bugünden üretebilmeliyiz yarına. Hangi incir, elma, ekmek tarih yaratır? Misal Bertolt Brecht’in “İyi İnsana Bir Kaç Soru” şiirinden çıkmışçasına, tanık olduğu işkence seansında mağdura gizliden cebindeki inciri veren nasıl bir tarih yaratmış olur? Ya gülün tarihi? Aşk mı, sevgili mi yoksa Pir Sultan Abdal mı?: “Şu elin attığı taş bana değmez, İlle dostun attığı gül pareler beni!” Kimileri için zor ama, örgütlü insan için şaşırtıcı olmayan günlerden geçiyoruz. ‘Ekmeğin’ tarihini kendi yorumumuzla yeniden yazmakla sınandığımız günlerin belki de başındayız. Dünün iktidarı, ülkenin tüm kaynaklarını “parsel parsel bölüşen” ortaklarının bugünkü iktidar kavgasında emek ve demokrasi güçleri yine ve ağır bir saldırı ile karşı karşıya. Binlerce KESK’li arkadaşımız işten at..]]> Wed, 02 Nov 2016 13:37:08 +0300 Yapay günler ve tıbbın ızdırabı https://www.evrensel.net/yazi/77768/yapay-gunler-ve-tibbin-izdirabi https://www.evrensel.net/yazi/77768/yapay-gunler-ve-tibbin-izdirabi? İşkence ve kötü muamele uygulamalarının önlenmesinde kritik meslek gruplarıdır avukatlık ve hekimlik. On binleri aşan hakim, savcı, polis, asker tutuklunun olduğu ortam bu iki meslek grubunun omuzlarındaki ağırlığı/sorumluluğu daha da artırmaktadır. Yakın zamanda İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch - HRW), “Türkiye’de darbe girişimi sonrası işkenceye karşı koruma tedbirlerinin askıya alınmasına” dair “Açık Çek” başlıklı rapor yayımlayarak, işkence ve kötü muamele varlığına dair avukat tanıklıkları da olan örnek sundu. Ve, “Müvekkilime işkence yapılmasına şahit olmama rağmen müdahale edemedim” avukat cümlelerinin insan hakları raporlarına yansıdığı bu ahvalde bir hekim daha tutuklandı: Dr Serdar Küni. Türkiye İnsan Hakları Vakfının da (TİHV) belirttiği üzere “Tüm yaşamında sadece ve sadece iyi hekimliği rehber edinmiş Şırnak Tabip Odası önceki dönem başkanı ve aynı zamanda TİHV Cizre merkezi temsilcisiydi” Dr. Serdar Küni. Bu tutuklama hafta başında Ankara’da bulunan Fran..]]> Wed, 26 Oct 2016 05:00:15 +0300 Alışmak https://www.evrensel.net/yazi/77719/alismak https://www.evrensel.net/yazi/77719/alismak? İnsan ölümüne en fazla sebep olan hayvan sivrisinektir” diye okumuştum bir yazıda. Soru şu: Onca savaşın öznesi insan yoksa bitki mi? 2009 yılında yani bundan yedi yıl önce Türkiye Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi temel gündemimizdi. Ana akım medya mayın temizlenmesi konusunda farklı çözüm yöntemlerini manşetlerine taşıdı. Bölgenin mayından temizlenmesine ilişkin yasa TBMM’de kabul edilmişti ve mayın temizlemenin “yöntemleri” kadar temizlenmiş arazinin “ne yapılacağı” da tartışma konusuydu. Organik tarımın yanı sıra mayınların doğal yöntemlerle temizlenmesi de dönemin duygu halini yansıtır önerilerdi. Tanzanya’da uzun çalışmaların ardından, farelerin mayın temizleme konusunda eğitilip kullanılmaya başlanması en sıra dışı haberdi ve bir gazete manşetine “kahraman fareler” olarak yansımıştı. Ve geldik bugüne! Yeniden çatışma, yeniden savaş, yeniden mayınlar, yenilenen ve çoğalan savaş tezkereleri.. Savaş, barut ve hayvanlar! Ulak güvercinlerden itaatkar atlara, yerle bir ..]]> Wed, 19 Oct 2016 04:50:32 +0300 Barış, umut, ülke https://www.evrensel.net/yazi/77621/baris-umut-ulke https://www.evrensel.net/yazi/77621/baris-umut-ulke? Barış ötekilerin iyi olma durumudur” Peki ülkenin ötekileri iyi mi? “Bir ülke insanları insanca yaşamayı, mutluluğu, güzelliği seçecekse, bu önce evrensel insan haklarından, sonra da evrensel, sınırsız düşünce özgürlüğünden geçer. Buna karşı çıkmış ülkelerin insanları da 21. yüzyılda, onurunu yitirmiş, insanın yüzüne bakamayacak durumlara düşmüş insanlar olarak yaşarlar.” Türkiye Barışını Arıyor konferansının açılış konuşmasında büyük üstat Yaşar Kemal’in sözleri bunlar. Ve, geldik bugüne... Akademisyenler tutuklanıyor, barış için akademi diyen aydınlar meslekten uzaklaştırıyor, tanıklar gizli mağduriyetler aşikar, öğretmenler artık işsiz, televizyonlar kapatılmış / karartılmış, radyolar suskun, diller suskun, Hava puslu... Ve bir iktidar milletvekili buyuruyor: “İşkence iddialarını soruşturmayacağız.” Ama umutsuzluğa mahal yok, değil mi? “Umut, imkansız bir sevda değil; imkansızı gerçeğe dönüştürecek bir yol haritasıdır.” demişti ya Mehmet Uzun! Vasiyetidir bizlere; ama nasıl? B...]]> Wed, 05 Oct 2016 05:00:32 +0300 Sağlıkta organize işler https://www.evrensel.net/yazi/77571/saglikta-organize-isler https://www.evrensel.net/yazi/77571/saglikta-organize-isler? Popüler tanımı ile FETÖ olarak tanımlanan yapının devlet içinde güçlenme süreci ve kullandıkları yol ile yöntemler son ayların temel gündemi. Anladık kendileri yok artık, ya eserleri? Sağlık Bakanlığı 2003'te el altından dağıttığı bir kitabı 2010’da bakanlığın e-kütüphanesinde yayınlamaya başladı: “Sağlık Reformunun Doğru Yapılması”. Kitap Sağlık Bakanlığı ve bağlı kurumların yöneticileri için başucu kaynağı olarak tasarlanmıştı. Çeviri kitabın baş editörü ise dönemin ve şimdinin Sağlık Bakanı Recep Akdağ idi. Kitap ‘sağlıkta dönüşüm’ süreci için yöneticilere kılavuz olarak tavsiye ediliyordu bakanlıkça. Bakın o kitapta ne tavsiye ediliyor devletin kadrolu yöneticilerine: “Meşruiyetine, dürüstlüğüne veya motive edici kaynaklarına saldırın”, “Medyayı muhaliflerden bahsetmeme konusunda yönlendirin, onların uzman olmadığını, kendi isteklerine hizmet ettiklerini, sadakatsiz olduklarını vs. vurgulamaların sağlayın” Peki, o “tosuncuklar” kimlerin meşrutiyetine, dürüstlüğüne, motive ed..]]> Wed, 28 Sep 2016 04:50:08 +0300 Okul ve sağlık https://www.evrensel.net/yazi/77520/okul-ve-saglik https://www.evrensel.net/yazi/77520/okul-ve-saglik? Okullar açıldı. Okul hayatına yeni başlayan çocuklar muhtemelen soruyor ailelerine: “Neden okula gitmeliyim?” Peki cevabımız nasıl oluyor? Okuma yazma öğrenmek, meslek sahibi olmak mı temel cevaplarımız? Sağlık Bakanlığı “Okul, çocuk, genç insan ve yetişkinlerin daha sağlıklı, daha uzun, daha konforlu ve daha fazla üretken bir hayat sürmeleri amacıyla eğitim ve öğretim gördükleri bina ve kurumlardır” demekte yayınlarında. Peki, okullar daha sağlıklı kılıyor mu mevcut haliyle? Dahası okulların kendisi sağlıklı mı? Sağlık salt hasta olmamak mıdır? Elbette değil. Fiziksel, ruhsal, sosyal yönden tam bir iyilik halini gerektirir sağlıklı olmak. Her şey bir yana on binlerce öğretmenin işten atıldığı, açığa alındığı bir ortamda ‘sosyal iyilik’ halinden bahsedebilir miyiz? Bırakalım lise öğrencilerini, nasıl anla-tacağız henüz ilkokul ikinci sınıftaki öğrencilere barış için çaba harcadığı, barış mitingine katıldığı için öğretmeninin açığa alındığını? İnsan hakları dersinde hangi öğretme..]]> Wed, 21 Sep 2016 04:50:04 +0300 Güven https://www.evrensel.net/yazi/77431/guven https://www.evrensel.net/yazi/77431/guven? Her 100 kişiden 88’inin bir diğerine güvenmediği bir coğrafyada yaşıyoruz. Üstelik bu güvensizlik son aylarda giderek tırmanışta. Her on hakim ve savcıdan kaçı meslekten atıldı? Her beş generalden kaçı tutuklu? Öğretmenlerin ve sağlıkçıların hangi ekseriyeti meslekten men? Aslında her bir soruya verilecek cevap malumun ilanı. Peki, bu ahvalde geriye kalan yüzde 12 nasıl güvenmeye devam edecek bir diğerine? ‘Barış için bir araya gelmenin, emek vermenin’ ‘işten atma, gözaltı ve tutuklamalarla topluma suç olarak algılatılmaya çalışıldığı’ günlerden geçiyoruz. Tutuklayan kim? Ya işten atan? Tüm bu altüst oluşta halkın yargının bağımsızlığına dair kanaati ne acı ki iç açıcı değil. Toplumun barış damarlarının, yani barış için yazan söyleyen, eyleyen aydın, yazar, aktivistlerinin bedel ödemeye zorlandığı bir ortamda bu halk kime, nasıl güvenecek? İnsan hakları alanında dünyanın güven oluşturan kurumlarından TİHV Kurucular Kurulu Üyesi Avukat, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi katle..]]> Wed, 07 Sep 2016 05:00:13 +0300 Pulların izinde https://www.evrensel.net/yazi/77384/pullarin-izinde https://www.evrensel.net/yazi/77384/pullarin-izinde? Posta pullarının izinde hekimler: Che Guevara, Salvador Allende, Bertolt Brecht, Ruken Sevag! Ya Behçet Aysan? “Ruhum pastelden bir resimdir Orada göze hitap eden bir şey yok, ne de parlaklık Orada her şey sis içinde eriyor.” Savaş yılları İstanbullu Hekim, Ressam, Şair Dr. Ruken Sevag’ın şiirine böyle yansımıştı. Bu şiiri yazdığında muhtemelen milyonu aşkın Ermeni gibi kendisinin de katledileceğinden habersizdi. Osmanlı ordusunda yedek subay hekimdi, “Sırf Ermeni olduğu için” tutuklandı ve katledildi. Ruken Sevag adı şimdi ne bir meydanda, ne bir hastanede, ne de bir sokak tabelasında yaşatılmıyor. Osmanlı ordusunun padişahı Sultan Abdülhamid ise GATA Askeri Hastanesinin yeni adı... Ruken Sevag’dan bir asır sonra bir hekim / şair çıktı bu kez “Sevmeyi Unutanlar İçin” şiir yazdı: Dr Behçet Aysan. “sevmeyi unutmuşsunuz kardeşler yalan her şey gibi aşklarınız da. yaşamı ölüm diye anlatıyorlar size yalanı gerçek diye.” Dr. Behçet Aysan Ruken Sevag’tan bir asır..]]> Wed, 31 Aug 2016 04:50:55 +0300 Yaralı değer https://www.evrensel.net/yazi/77336/yarali-deger https://www.evrensel.net/yazi/77336/yarali-deger? "Yerin seni çektiği kadar ağırsın, Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın, Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...” demişti Can Yücel. Eğer yaşasaydılar belki de en çok bu şiiri sevecektiler, kim bilir? Bu şiiri ve nicelerini muhtemelen hiç okuyamadan 29 çocuk “devlet dersinde” Gaziantep'te bir düğünde katledildiler. “Devlet dersinde” ölümü Kürt çocukları 1938 Dersim’inden, Roboski’nin savaş uçaklarından, Sur’da Cizre'de sokağa çıkmanın yasaklandığı evlerinde öldürülmekten de hatırlıyor elbet. Bu bağlamda Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV)’ son Gaziantep katliamı sonrası önemli tespitleri var: “Bu son saldırının öncekilerden çok önemli bir farkı var: Cenazeler ve düğünler, dünyada var olan pek çok kültürde olduğu gibi bu toplumun kültüründe de değer yargıları açısından özel bir yere sahiptir. Bu nedenle de saygı duyulur, dokunulmazlıkları vardır. Oysa Gaziantep de kadın, çocuk ve yaşlı demeden bir düğüne saldırı gerçekleştirilmiştir. Doğr..]]> Wed, 24 Aug 2016 04:50:38 +0300 OHAL ve Aşil: Tıp https://www.evrensel.net/yazi/77292/ohal-ve-asil-tip https://www.evrensel.net/yazi/77292/ohal-ve-asil-tip? İnsanlığın ortak hafızasının dünden bugüne billurlaştığı alanlardan bir tanesi de tıp ve insan haklarıdır. Doğası gereği olağandışı dönemlerin, durumların aşili gibidir bu alan. Diğer disiplinlerden farklı olarak evrensel çok sayıda tıbbi etik bildirge uluslararası hukuk için zaman içinde bağlayıcı olagelmiştir. OHAL ilanı ve öncesindeki sokağa çıkma yasaklarının gölgesinde ilerleyen son olağandışı dönem “hekimlerin sağlık ortamı dışında muayeneye zorlanması, tehdit altında tutulması veya taleplerinin dikkate alınmaması” başlığında mercek altına alınmayı gerektirecek çok sayıda emare ile gündeme gelmeye başlamıştır. Bunun toplum için karşılığıysa “gözaltı süreçlerinde ters kelepçe, çıplak gözaltı, adli rapor dahil muayene süreçlerinde mahremiyetin yok edilmesi, olası işkence ve kötü muamelelerin kayıt altına alınamaması” vb olabilmektedir. Doğası gereği böyle dönemlerde başta adli rapor düzenleyen, gözaltı giriş çıkış muayenesi yapan veya cezaevinde çalışan hekimler başta olmak üzere..]]> Wed, 17 Aug 2016 05:00:06 +0300 Sağlıklı mıyız, hoş muyuz? https://www.evrensel.net/yazi/77241/saglikli-miyiz-hos-muyuz https://www.evrensel.net/yazi/77241/saglikli-miyiz-hos-muyuz? Sağlık salt bedensel ve ruhsal iyilik hali olmayıp aynı zamanda sosyal iyilik halidir diyor Dünya Sağlık Örgütü. ‘Hayatım boyunca hiç doktora gitmedim’ diyenlerdenseniz, bu sizin sağlıklı olduğunuz anlamına gelmez mealinde bir cümle bu. Yani; Yaklaşık bir buçuk milyon insanın son bir yılda en kısası 10 gün, zaman zaman 100 günü aşkın sürelerle adına sokağa çıkma yasakları denen uygulamalarda bırakalım sokağa evinin bahçesine, damına, penceresine çıkmasının yasaklandığı bir coğrafyada iyi misiniz? Hoş musunuz? Bir buçuk milyon insanın evlerinde mahsur tutulduğu, ilaçlarını alamadığı, çatılardaki tüm su depoları keskin nişancılarla yok edildiğinden içme suyuna hasret ve aç bırakıldığı bu ülkede velev ki işi, gücü, evi, eşi, dostu olan bir insansınız; peki ‘sosyal olarak’ hâlâ iyi misiniz? Türkiye Büyük Millet Melisi’nin bombalandığı, yüzlerce insanın devlet envanterinden silahlarla darbe akşamı muktedirlerin iktidar kavgasında katledildiği bir ülkede ruhunuzdan haberdar mı..]]> Wed, 10 Aug 2016 04:50:53 +0300 Sağlıkta dönüşüm ve darbe https://www.evrensel.net/yazi/77195/saglikta-donusum-ve-darbe https://www.evrensel.net/yazi/77195/saglikta-donusum-ve-darbe? Yaklaşık 10 yıl önce “Mehmetçik artık patates soymayacak” manşetiyle hissetmiştik orduda bazı birimlerin özelleştirleceğinin ipuçlarını. Tam da SSK Hastanelerinin sağlık Bakanlığı'na devir edildiği, Genel Sağlık Sigortası'nın (GSS) hayata geçirildiği günlerdi. “İsteyen istediği hastanede muayene olabilecek” sihirli cümlesi ısrarla servis ediliyordu. Hatırlayacak olursak “SSK ve Bağ-Kur’lu hastaların ne eksiği var, onlar da üniversite hastanelerine sevk olmadan başvurabilecekler” denmekteydi. Buna denk olarak sonrasında askeri hastaneler de sivil hastaların başvurusuna açılmıştı. SSK sağlık kurumları sağlığın finansman ve sunumunun bir arada yürütüldüğü yegane kurumlardı ülkede. 2015 yılında SSK sağlık kurumları Sağlık Bakanlığı’na devredilerek sağlığın finansman ve sunumunun bir arada olduğu model “yok edilmiş” oldu. Finansman ve hizmet sunumu açısından kendi özgünlüğü olan bir diğer sağlık kurumu ise askeri hastanelerdi. Bu hastanelerde sivil hastaların da muayenesinin önü ge..]]> Wed, 03 Aug 2016 04:50:24 +0300 Edison’dan Erdoğan'a, propaganda aracı olarak idam https://www.evrensel.net/yazi/77142/edisondan-erdogana-propaganda-araci-olarak-idam https://www.evrensel.net/yazi/77142/edisondan-erdogana-propaganda-araci-olarak-idam? Bir "insanlık suçu” olarak idam cezası yeniden boy gösteriyor miting alanlarında. Hal böyle olunca 18 Aralık 2012’de bu köşeden yazdığım yazıyı yeniden paylaşmak istedim sizlerle. Yazımın başlığı “Edison’dan Erdoğan’a Propaganda Aracı Olarak İdam Cezası” idi o gün de. Birlikte yeniden okuyalım: “Biri ip atarken diğeri idamın yeniden getirilebileceğini propaganda eyledi miting alanlarında. Her ikisi de birer mikrofon sever: R. Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli. Propaganda için mikrofon, onun için elektrik vazgeçilmez değil mi? Ne ilginçtir elektriğin ve doğru akımın mucidi Edison ile alternatif akımcı Tesla da “idam” başlığında rekabetlerini test etmişlerdi yıllar öncesinde. Ama yakın zamana kadar idam severler ile anıla gelen elektrik 2000 yılından bu yana idam karşıtlığı için de bir sembol. Dünyada bir idam cezası hafifletildiğinde ya da herhangi bir ülkede idam cezası kaldırıldığında İtalya Roma’da geçmişin kanlı arenası Colosseum’un gece ışıklandırılması beyazdan altın sarıs..]]> Wed, 27 Jul 2016 04:53:53 +0300 İki bodrum tek gerçek https://www.evrensel.net/yazi/77098/iki-bodrum-tek-gercek https://www.evrensel.net/yazi/77098/iki-bodrum-tek-gercek? Evrenden mutfak tezgahına küçük şeylerin büyük sonuçları”nı yani “Tozun Gizli Hayatı”nı yazmıştı Hannah Holmes. TÜBİTAK Yayınları’ndan çıkan bu kitapta astrofizikçi David Leisawitz ise “Bir toz taneciği küçük bir kaya gibidir” demekte. Kütüphanemde uzun zamandır bu kitabın yanı başında “Gençlerin ve Çocukların Fotoğraflarıyla Roboskî” kitabı duruyordu. Önsözünde “Tozun Gizli Hayatı” kitabına atıfta bulunurcasına ‘tozdan’ bahsetmekte: “Her kaybedilişin ardından tozlu raflara gömülenlerin birer tanığı olan bizler, fotoğrafçılar olarak: Roboskî’de toplumsal belleği; fotoğraflar, yazılar, hikayelerle güçlendirmek ve Roboskî’deki genç fotoğrafçıların haykırışına ortak olmak için bu çalışmayı başlattık.” Her bir toz taneciği küçük bir kaya... Denebilir ki “çağdaş hayat büyük ölçüde toza dayanmaktadır”. Ve geçen cuma akşamı devasa bir toz kümesi havalandı yeniden. Aynen Roboskî’de olduğu gibi! Bu kez adına darbe dediler. Vuran “aynı” savaş uçağı, komuta eden basına yansımış hali ile “aynı ..]]> Wed, 20 Jul 2016 04:16:42 +0300 Dönüşen hasta https://www.evrensel.net/yazi/77045/donusen-hasta https://www.evrensel.net/yazi/77045/donusen-hasta? Bir sağlık kurumuna başvurmak ne zaman aklımıza geliyor? Hasta olunca mı, birileri bedenimize dair merakımızı tetikleyince mi? Peki, kim o birileri? Televizyondan kimi zaman tıp fakültesi amfilerinden naklen yayınlanırcasına yatak odalarımıza kadar giren sağlık programları mı? Evlilik programlarından hemen önce ya da sonra yayımlanan sabah programları mı? Yoksa gazetelerin renkli sayfaları mı? Ya da kadınların vazgeçilmezi günler, erkeklerin okey masaları mı? Ya internet? Uzun zamandır hasta hekim diyaloğu yeni bir hal aldı. Hastaların önemli bir kısmı yakınmalarını paylaşmadan kendi koydukları teşhis ve gerekli gördükleri tetkikleri hekime dikte edip en kısa sürede laboratuvara gitmek istiyor. Özellikle kadın hastaların önemli bir kısmı böyle davranıyor. Yalnız burada ilginç olan kendilerine uygun/reva gördükleri teşhis için talep ettikleri tetkiklerin ya ‘her şey dahil’ misali tüm tetkikler diye özetlenmesi ya da en uç tahlillerden dem vurulması... Halkımız vücuttaki kimi el..]]> Wed, 13 Jul 2016 04:50:02 +0300 Zamanı ölçmek https://www.evrensel.net/yazi/77000/zamani-olcmek https://www.evrensel.net/yazi/77000/zamani-olcmek? Zamanı nasıl ölçüyoruz? Geleceği planlamak için mi, ömrümüzü azaltmak yolunda mı? “Bir bayram daha geçti” diyeceğiz belki de; kim bilir! İnsan soyu önce havaya, suya ve toprağa düştüğünü fark etti cemrenin, şimdi sokağa ve hayata. Hasat vaktiydi, yılın ilk karı yağmıştı, kocakarı soğukları vardı, cemre suya düşmüştü, iki bayram arasıydı, erik ağacı çiçeğe durmuştu, çözüm süreci henüz bitmemişti... Diyebiliriz ki bir zamanlar tüm halkların dengbejleri vardı. Günü bugüne hikaye ederlerdi. Bu hikayelerde önemli anlar zamanla böyle ilişkilendirilirdi. Bin yıllardan bu güne her bir insanın içinde az da olsa bir dengbej kaldı yine de. Ve bayramlar içimizdeki dengbejin açığa çıktığı günlerdendir... Zaman içinde insan soyu önce ürünlerini tartmayı öğrendi, sonra zamanı tartmayı denedi. Ve ona saat dedi. İnsanlık doğayı yok etme yolunda ilerlese de, her bir “insanın içindeki doğayı” zaman ölçer / kıyaslar olarak kullanmaya devam etmesini yok edemedi. Boşuna değil Miriam Henke’nin söyle..]]> Wed, 06 Jul 2016 04:50:16 +0300 Tıp ve din: Hastane mescitleri https://www.evrensel.net/yazi/76945/tip-ve-din-hastane-mescitleri https://www.evrensel.net/yazi/76945/tip-ve-din-hastane-mescitleri? Bilim, din kavşağında önemli turnusollerden birisi de hastane mescitleridir. İbadet öncesi “abdest” yani hijyen şartı getiren bir din olarak anlatır İslam'ı, devletin zorunlu din dersi kitapları. Ve bilim kanıta dayalı önermelerde bulunur hayata dair. Peki, mevzubahis hastanelerdeki mescitler olunca devletin derinlerinin ve hükümetlerin “bir dediğini iki etmeyen üniversitelerimiz” ve cümle eğitim hastanelerinin eğitim kadroları ne söyler, ne eyler? Ya Diyanet? Şaşırmayın sonuç bildiğiniz üzere... Söz konusu turistler olunca “turistik camilerde” kokmayan halılar” ve kullanılıp atılan yer örtüleri bahsinde önlem arayışı ve uygulamalarına rastlıyoruz ama hastane mescitlerinde hastane enfeksiyonlarını önlemek adına hiçbir çabaya rastlamıyoruz. Burada ne yazık ki bilim ve din kurumlarının tercih edilmiş kayıtsızlığı buluşuyor. Hastane mescitlerinin gerek sayısı gerek büyüklüğü son yıllarda giderek artmaya başladı. Ne yazık ki sonu ölümcül olabilen hastanene enfeksiyonlarının yayılm..]]> Wed, 29 Jun 2016 04:50:53 +0300 Onurlu bir yaşam https://www.evrensel.net/yazi/76901/onurlu-bir-yasam https://www.evrensel.net/yazi/76901/onurlu-bir-yasam? Kendimize dair soruları yeniden, yeniden sormamız, damıtmamız gereken günlerden geçiyoruz. Misal, kimiz biz? İyi insanlar topluluğu mu? Hekim, Şair Bertolt Brecht faşizmin kol gezdiği yıllarda “İyi adama dair bir iki soru” sormuştu aynı adlı şiirinde ve eklemişti: “Anladık iyisin, / Ama neye yarıyor iyiliğin.” Sahi sadece “iyiysek” neye yarıyor “iyiliğimiz”, değil mi? Öyle insanlar vardır ki onlarda kendimizden bir parça görmekle kalmaz, kendi olamayışlarımızın da iz düşümünü buluruz. Misal Şebnem Hoca! Yani, Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı, Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı. O, kendimize sormaya cesaret edemeyeceğimiz kimi soruların doğru yanıtlarını hayat pratikleri ile bize armağan edenlerdendir. Paul Eluard, “Asıl Adalet” şiirinde devletlerin olası ceberut yasalarına karşı alternatif kanunlardan bahseder: Sıcak kanun, zorlu kanun, güzel kanun... Şebnem Hoca şimdi tutuklu. Ve insanlık “asıl adalet” için o ve diğer arkadaşları adına enternas-yonal dayanı..]]> Thu, 23 Jun 2016 04:51:05 +0300 Hastalık ve sağlıkta gri alanlar https://www.evrensel.net/yazi/76798/hastalik-ve-saglikta-gri-alanlar https://www.evrensel.net/yazi/76798/hastalik-ve-saglikta-gri-alanlar? Çok değil, yarım yüzyıl öncesine dönelim. Modern tıbbın uzağında kalmış geniş coğrafyalarda henüz cerrahinin nimetlerinden yararlanamayan insanlık hallerimize göz atalım. Neden mi hastalık değil de insanlık halleri? “Ne olacak, yaşlılık elbet olur bu kadar” sözlerini daha sık duyduğumuz yıllardı o zamanlar. Biraz daha geriye gidip yüz yıl öncesini düşleyelim. Misal pahalı şeker ilaçları, insülin henüz icat edilmemiş. Soru şu: tedavisi olamamış bir şeker hastasının dişleri mi daha çabuk çürür yoksa sağlıklı bireyin mi? Dişler azalınca obur kalabilmek mümkün mü? Tam tekmil dişleri olan mı yoksa dişleri dökülen bir kişi mi daha fazla kalori alabilir? Evet, canlıların savunma, korunma mekanizmaları bazen bir başka musibeti rehber alır kendisine. Teknolojinin uzağında doğal yaşam döngüsü yeni nesillere hayatımızın içinde rol ve değer verir. Misal yaş kırka varınca yakını görememek kaçınılmaz bir süreçtir. İğne deliğinden ipi geçirmek için bir çocuktan yardım istemek gerekebilir. Hele ..]]> Wed, 08 Jun 2016 04:50:34 +0300 Kent ve konfor: Böbrek taşı https://www.evrensel.net/yazi/76748/kent-ve-konfor-bobrek-tasi https://www.evrensel.net/yazi/76748/kent-ve-konfor-bobrek-tasi? Çekmeyen bilmez. Ağrıların en dayanılmazlarındandır böbrek sancısı. Genelde böbrek taşı ve kumuna bağlıdır. Hoplayıp, zıplayıp, ip atlayarak böbrek taşlarınızın bazılarından kurtulabileceğinizi söyler hekimler. Bu öneriyi tersten okumakta yarar var. Doğayı bu kadar engebesiz kılmasaydık belki de birçoğumuzun böbrek taşları kendiliğinden böbrekten atılacaktı. İnsan evladı özellikle son yarım yüzyılda gündelik yaşam alanlarında doğanın zeminini giderek daha fazla pürüzsüz ve geometrik bir hale getirdiği için kimi insanlık halleri daha fazla tıbbın konusu haline gelebilmekte. Bunlardan birisi de böbrek taşları... Kent yaşamında patika yollar yok artık. Arnavut kaldırımları de birer birer yok ediliyor. Her yer asfalt, her zemin asfalt taklidi. Geçmişin dümdüz tarım ovaları şimdinin yerleşim alanları. Doğal yaşamda her adım atışımızda mikro ve makro engebelere bağlı olarak farklı bir tepki yayılır insan bedenine. Oysa düz zeminlerde birbirinin tekrarıdır adımlarımızdan bedene ve böbr..]]> Wed, 01 Jun 2016 04:50:57 +0300 Sağlığın şeyi https://www.evrensel.net/yazi/76697/sagligin-seyi https://www.evrensel.net/yazi/76697/sagligin-seyi? Giderek yaşamın her alanında ‘şeyleşmeye / şeyleştirilmeye’ başladık. Gündelik yaşam biçimimiz, yediklerimiz, içtiklerimiz aynılaşmaktan ziyade şeyleşiyor. Can Yücel yıllar öncesinde Şeyist şiirinde ne de güzel söylemişti: “Biz talebeyken şeydik. İyi arkadaştık şeylen. Biliyorsunuz şeylen şey olunmaz. Ben bir şeyi bitirince babam Şey dedi Şey Partisine girdim.” Misal milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına dair Meclis oylamasından çok önce söylenmiş ana muhalefet partisi Genel Başkan’ının sözleri! “Teklif Anayasa’ya aykırı ama evet diyeceğiz” yönlü açıklamasını acaba “Şeye aykırı ama şey diyeceğiz” veya ‘Şeyi bir kez şey etmekle şey olmaz” diye mi okusak / hissetsek? Omurgamız siyaseten de, tıbben de giderek ‘şeyleşiyor’. Siyaseti bir kenara bırakacak olursak sahi omurgamızı şeyleştiren ne? Cevabını bulmaya cep telefonlarından mı başlasak acaba, ne dersiniz? Eskiden “boynun öne eğilmesin / aldırma gönül, aldırma” derdik hep birlikte. Şimdilerde başımızı öne eğe..]]> Wed, 25 May 2016 04:50:40 +0300 Yeşilçam'dan bugüne sağlık https://www.evrensel.net/yazi/76653/yesilcamdan-bugune-saglik https://www.evrensel.net/yazi/76653/yesilcamdan-bugune-saglik? Dünden bugüne hastalıklara dair cümlelerimiz, hekimlerle diyaloglarımız hızla değişti. Önce televizyonların yaygınlaşması ardından internetin kullanıma sunulması bu değişimde önemli rol oynadı. Ama en önemli değişimin kapitalizmin kendini “pek rahat” hissetmeye başladığı ’80 sonrasında başladığını söyleyebiliriz. Sağlık hakkının piyasanın hizmetine sunulması, sağlığın metalaştırılması süreci televizyon ve internet dahil ana akım medyanın kolaylaştırıcılığında serpildi. Cüneyt Arkın’ın bir filminde hasta yatağında kendisine iğne yapmaya gelen beyaz önlüklülere dönüp “Siz doktor değilsiniz, şırıngada hava zerrecikleri var” dediği günler geride kaldı. Şimdilerin tetkik / teknoloji bağımlısı hastalar polikliniklere geldiklerinde hem kendi tanılarını, hem yapılması gereken tetkikleri hem de tedavilerini kendileri önceden belirleyip hekime dikte etmek istiyorlar. Ama doğru ama yanlış, ama eksik ama fazla, ama gerekli ama gereksiz... Televizyonlardaki sağlık programları ve gazetelerdeki sa..]]> Wed, 18 May 2016 04:05:59 +0300 Mobil sağlık https://www.evrensel.net/yazi/76612/mobil-saglik https://www.evrensel.net/yazi/76612/mobil-saglik? Günümüzde sağlıkta yeni yönelim mobil sağlık olacağa benziyor. Özellikle de bizim gibi ülkelerin bu konuda “iyi bir pazar” olarak algılandığını söyleyebiliriz. Sağlıklı yaşam hakkının piyasa koşullarına göre şekillendirildiği günlerden geçiyoruz. Sağlık alanında özel sektörün payının ise her geçen gün daha da arttığı aşikar. Bundan bağımsız olmayarak televizyonların özellikle de sabah kuşaklarında bir hak olarak değil de tüketim aracı olarak sağlık konusu sorumsuz ve sınırsızca işleniyor. Erkeklerdense kadınların; kadınlardan ise yoksul, işsiz veya ev kadını olanların daha uzun süre televizyon izlediği biliniyor. Bu sayede duvarları nemden geçilmeyen, temiz içme suyuna muhtaç, karnı bir gün tok bir gün aç geniş halk kitlelerinin sağlıklı kalmak adına talepleri gerçekliklerinden soyutlanarak ilk hekim muayenesinde misal “kanda çinko, magnezyum seviyesi’ bakılma talebi ile daraltılıp yabancılaştırılıyor. Akıllı telefonların hızla yaygınlaştığı, teknolojinin yoksullar dahil cüml..]]> Wed, 11 May 2016 04:50:01 +0300 Beslenme ve hayat https://www.evrensel.net/yazi/76510/beslenme-ve-hayat https://www.evrensel.net/yazi/76510/beslenme-ve-hayat? Bugünlerde televizyon ve gazetelerin popüler sayfalarının değişmez konularından birisi de dengeli ve doğru beslenme. Bu yayınların ekseriyetinde beslenme alışkanlığı bireyin sorumluluğuna indirgeniyor. Oysa doğru beslenme alışkanlığına salt bireysel sorumluluğa indirgeyerek ulaşamayız. Kolektif bir çaba, kamusal bir akıl, ulusal ve uluslararası çözüm arayışları ve toplum desteği olmadan nitelikli bir sonuçlar almak pek mümkün değildir. Üstelik sağlıksız besinlerden uzak durmak bireysel özenle her zaman mümkün olamayabilir. Diyelim ki doğru beslenme alışkanlığının gereği olarak beyaz et yani balık veya tavuk tükettik. Yemlerine kâr amaçlı antibiyotik, katkı maddesi katılmış, doğal ortamları dışında yeterli denetimi olmayan kimi balık çiftliği veya tavuk üretim tesislerinde üretilmiş ürünleri birey olarak fark etmek pek mümkün değildir. Yine insan eli ile kirletilmiş, sağlığımız için ciddi risk yaratan ağır metallerle kirli sularda avlanmış deniz ürünlerini sağlıklı olanlardan ayırt ed..]]> Wed, 27 Apr 2016 05:00:07 +0300 Sağlıksız iyiler hoşlar ülkesi https://www.evrensel.net/yazi/76460/sagliksiz-iyiler-hoslar-ulkesi https://www.evrensel.net/yazi/76460/sagliksiz-iyiler-hoslar-ulkesi? Sağlıklı bir toplum muyuz? Sağlıklı mıyız? Bir hastalığımız var mı? Peşi sıra gelen bu sorular farklı gibi görülse de özü ve cevapları pek farklı değildir. Ama muktedirlere sorsak her şey güllük gülistanlık... Her yıl binlerce insan iş cinayetlerinde ölüyor. Ana akım medya ise “geliştiğimizi” yazıyor. Peki, gelişen ne, ölen kim ve ne için? Lösemili çocuklar için kampanyalar düzenleyip dernekler kuruyor, televizyonlarda yer veriyoruz bu çabalara. Ya hasta olmaya ömürleri bırakılmayan çocuklar? Son yarım yılda yaklaşık yüz çocuk -ki isimleri istatistiklere yenik düştü- devlet envanterinden silahlarla öldürüldü. Ve futbol sahasında açılan “Çocuklar ölmesin, maça gelebilsinler” pankartı suç sayıldı nihayetinde. Biz sağ kalanlar –bırakılanlar- maça gidebilenler ve çocuklarımız sağlıkla mıyız peki? Bir yılda İspanya nüfusu kadar insanımıza röntgen filmi çekmişiz. Peki sağlık istatistikleriniz İspanya kadar nitelikli mi? Bir yılda Yunanistan nüfusunun tamamına denk düşen BT/MR filmle..]]> Wed, 20 Apr 2016 04:50:55 +0300 Kalabalıklar içerisinde https://www.evrensel.net/yazi/76411/kalabaliklar-icerisinde https://www.evrensel.net/yazi/76411/kalabaliklar-icerisinde? Her birimiz bazen kendimize bahşettiğimiz hayatlarımızın bazen de hayallerimizin gezginiyizdir. Peki, nasıl bir seyyahlıktır bu? Kendimize flanör müyüz yoksa kartograf mı ya da başka birşey mi? “Flâneur, geniş kalabalıklar arasında sıkılmayan, kendini bina cephelerinin arasında evindeymiş gibi duyumsayan kişidir. Flâneur görünüşte tembel, özünde bir gözlemcinin uyanıklığı ile donanmış kişidir” der Walter Benjamin. Örgütlü kitle mi yoksa kalabalık mı? Ve kalabalıklar içinde ne yapıyoruz sahi? Kalabalık” diyor Benjamin, “Lanetlinin yalnızca en yeni sığınağı değildir; aynı zamanda toplumdışı kılınmış insanın kullandığı en yeni uyuşturucudur. Flâneur, kalabalık içerisinde yaşayan, terk edilmiş kişidir.” Ve şimdilerde flanörlüğe zorlanıyoruz yeniden. Sistem, muktedirler “Kalabalık içerisinde terk edilmiş kişiler” kılmak istiyor her birimizi. “İyi” bir flanör iyi bir gözlemciye evrilebilir, tamam ama salt gözlem nereye kadar? Misal bir gözlem olarak ülkemizde mevcut iktidarın ..]]> Wed, 13 Apr 2016 04:50:09 +0300 Tıp ve onur: Fatih Sürenkök https://www.evrensel.net/yazi/76313/tip-ve-onur-fatih-surenkok https://www.evrensel.net/yazi/76313/tip-ve-onur-fatih-surenkok? Yıllar sonra iki insan usumda buluştu. Baktım renkleri benzemiyor, şiveleri de. Ama yürekleri ve yaşamları kesişiyordu. Her ikisi de yoksuldu, üstelik tıbbi yoksulluk da kapılarındaydı. Kim miydi onlar; anlatayım. Daha önce de yazmıştım. İzmir’in Çırpı beldesinde kalbi ve ruhu güzel insanlarla tanıştım çok uzun yıllar önce: Romanlar. Son ziyaretlerimden birisinde konu sağlığa gelmişti. Genç bir Roman kardeşimiz birikmiş bir öfkeyle söze girmişti: “Daha önce yeşil kartım yoktu ama sigortasız da olsa bir işim vardı. Az da olsa para kazanıyordum. Hasta olduğumda cebimden de olsa masrafları karşılıyordum, ya şimdi? Her birimize bir yeşil kart verdiler ama sigortasız da olsa bir işimiz yok. Hastalanınca İzmir’e gidecek yol paramız yok. Yazılan reçetenin ilaç katkı paylarını ödeyecek durumumuz yok. Devlet hastanelerinde muayene ücretlerini ödeyecek meteliğimiz yok. Anlayacağınız ellerimin nasırını özledim. O nasırlar benim iş bulabildiğimin kanıtıydı. Alsınlar yeşil kartlarını, versinler ..]]> Wed, 30 Mar 2016 04:50:22 +0300 Hayata dair: Sağlıkçılar https://www.evrensel.net/yazi/76214/hayata-dair-saglikcilar https://www.evrensel.net/yazi/76214/hayata-dair-saglikcilar? Biz bir parça acemi bir su yorumcusuyuz öteden beriden dayanıklılık taşırız durmadan “ demişti şairimiz Turgut Uyar ‘Su Yorumcularına’ şiirinde. Ve devam etmişti: “ellerimiz bir türkü gibi öyle, kendiliğinden uzun bir gündüzü fark edenlerin en sonuncuyuz” Şairlere yaslandığımız günlerden geçiyoruz yine. Faili meçhuller ülkesinden toplu kıyım ve katliamlarla faili belli / bilinmezler ülkesine evrilmek üzereyiz. Doksanlı yıllardan faili meçhul ölümlerde sağlıkçılar da çokça hedef kılınmıştı. Tam 18 yıldır İzmir’de sağlıkçılar 14 Mart Tıp Bayramı bağlamında yitirdikleri arkadaşları adına adalet ve hakikat için Turgut Uyar’ın Su Yorumcuları şiiri eşliğinde denize karanfil bırakıyor. Bu yıl SES İzmir Şubesi düzenledi anmayı. Ve dedikleri: “Katledilen ve kaybettiğimiz sağlık emekçilerinin mücadelesi, mücadelemize ışık tutmaya devam ediyor. Bugün görevi başında katledilen ve kaybettiğimiz sağlık ve sosyal hizmet emekçisi arkadaşlarımızı anmak için buradayız. 14 Mart Tıp Haftası neden..]]> Wed, 16 Mar 2016 05:00:42 +0300 Gözlerin anlattığı https://www.evrensel.net/yazi/76164/gozlerin-anlattigi https://www.evrensel.net/yazi/76164/gozlerin-anlattigi? Gözler sahne mi yoksa dışımıza açılan bir pencere mi? Yaşarken gözlerimize perde iner, bir de sahneye değil mi? Oysa dilin izleğinde perde sadece çekilir. İnsanlığın teknolojinin uzağımdaki yalın halinde yani mikroskobun, neşterin, ameliyathanelerin olmadığı binlerce yıl içerisinde ömür demlendikçe gözlere yerleşen katarakt önce bir tül misali inerken gözlere, sonrasında kalın bir perdeye bürünürdü. Tarihinin katarakt cerrahisiz binyılları insana perde inmiş gözlerle diğer organları ile daha uyumlu hayat vadederdi. Nasıl mı? İnsan beyni son yüzyılda fizyolojik anlamda değişmedi. Ama hafızaya geçmişin eşit birim zamanına kıyasla inanılmaz boyutta görsellik kaydedildi. Bir taraftan televizyon vb. iletişim araçları beynimizi görsel bombardımana tutarken diğer yandan hızlı ulaşım araçları bu bombardımana eşlik etti. Daha yüz yıl öncesine kadar insanlar bir yerden bir yere ekseriyetle yürüyerek gitmekteyken, gözler aracılığı ile seyir halinde adeta yavaş çekimle kayda girerdi beyin. Sonr..]]> Wed, 09 Mar 2016 05:00:06 +0300 Toprak, limon, insan https://www.evrensel.net/yazi/76111/toprak-limon-insan https://www.evrensel.net/yazi/76111/toprak-limon-insan? Yeme davranışlarımızın bir arka planı olabileceği zaman zaman unuttuğumuz bir gerçekliğimiz. Çalışma arkadaşlarınızı takım elbise ile veya bir gelini düğünde, toprak ya da sıva yerken görseniz ne düşünürsünüz? Öncelikle sakın paniklemeyin derim. Bu toprak, sıva hatta sabun yeme içgüdüsü demir eksikliği anemisinin en önemli bulgularından bir tanesidir. Tedavisi son derece basittir. Hepimizin etrafında olur olmaz zamanlarda bir şeyler yemek isteyen, çikolatadan şekerlemeye, tatlıdan hamur işine ne buluyorsa adeta saldıran, aceleyle tüketen insanlar hep olmuştur. Üstelik bir kısmı hiç de şişman değildir. Kimi zaman onlara pisboğaz ya da obur deriz. Ya gerçek? Onların önemli kısmı şeker düşme atakları geçiriyor muhtemelen. Kimi zaman da şeker hastalığının erken bulgusu olarak öne çıkar bu tablo. Aşerme ise hamile kadınlar için çokça dillendirilir. İnsan organizmasının bedenindeki misafir için kendi hammadde depolarının eksikliğini telafi etme çabasıdır bu aynı zamanda. Bilimsel ilerleme..]]> Wed, 02 Mar 2016 04:05:59 +0300 Herkes dendiğinde https://www.evrensel.net/yazi/76056/herkes-dendiginde https://www.evrensel.net/yazi/76056/herkes-dendiginde? Herkese eşit ulaşılabilir sağlık hakkı için mücadele” sıkça kullandığımız cümlelerdendi. Peki, herkesin içine dahil etmeyeceğimiz var mı? Bazen biz bizeyiz zannederiz kendimizi. Şimdi cümle mültecilere dair kurulmalı. Eğer “herkes” içine dahil edemiyorsak mültecileri, onlar artık “öteki” öyle değil mi? Oysa “barış ötekinin iyilik hali” olarak bilinirdi. Yani salt silahların susması barış anlamına gelmiyor. Olağan dönemlerin sağlık hakkı mücadelesinde sağlığın temel belirleyenleri arasında “sınıf” en başta anlatılırdı. Ya şimdi? Mültecilerden devam edecek olursak sahi şimdiki zamanda onların ‘sınıfı’ ne? Sağlığın temel belirleyenleri arasında sınıftan söz etmişken kahve sohbetlerini anmamak olmaz. Yıllar boyu misal Vehbi Koç’un şeker hastalığından bahsedilirdi. Yani zenginin varlığı fakirin çenesini yorardı. Yine Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” dizeleri pek makbul görülürdü halk arasında. Ama sıhha..]]> Wed, 24 Feb 2016 04:45:36 +0300 Beyaz ve turuncu https://www.evrensel.net/yazi/75999/beyaz-ve-turuncu https://www.evrensel.net/yazi/75999/beyaz-ve-turuncu? Renklerin tedavi edici özelliklerinden bahsetmek her zaman ilgi çekici olmuştur. Alternatif tıp arayışında olanlar kimi renklerin tedavi edici özelliklerine yürekten inanır. Piyasacı akıl ise tüketici davranışlarına ve algısına bir müdahale aracı olarak renkleri önemser. Onlar için kimi renkler iştah açıcıdır, kimi renkler ise başka bir sektörde tüketimi kışkırtabilir, yani kârlılığı artırabilir. Ya beyaz? Beyaz, tıbbın önlüğünden barış annelerinin yaşmağına, savaş /çatışma alanlarında ateşkes çağrısının sembolü oluşuna ve dahi ambulanslara ve kefene, illaki anne sütüne ana renktir. Giydiğimiz kıyafetlerden oturduğumuz odanın duvarına tercih ettiğimiz renkler ruh halimize denk düşse de salt bizi etkilemez. Aynı zamanda çevremiz için de algı ve huzur boyutuyla da önem arzeder. Size deseler ki ‘mide bozukluklarından şeker hastalığına, kabızlık ve gaz şikayetinden karaciğer yetmezliğine, cümle baş ağrılarından migrende etkili bir formülümüz var. Üstelik ne para gerektiriyor ne de za..]]> Wed, 17 Feb 2016 04:50:01 +0300 Turuncu kıyılar ve yaşam https://www.evrensel.net/yazi/75952/turuncu-kiyilar-ve-yasam https://www.evrensel.net/yazi/75952/turuncu-kiyilar-ve-yasam? Eski yazılarımdan birisinde yaşadığım kent için “içinden Selanik / Mardin hattı geçen şehir: İzmir” diye bahsetmiştim. Daha açık ifade edecek olursak düne ve / veya bugüne dair ağırlıklı olarak Türkler, Kürtler ve Rumların kültürel izlerini görürüz bu kentte. Giden / gönderilen Rumlar kadar Yunanistan’dan göçle gelen Türklerin ve cümle Balkan göçmenleri ile bir diğer zorunlu / gönüllü göç eden olarak Kürtlerin izleri birbirine karışmıştır. Boşuna olmasa gerek ülkenin ilk tescilli “sakin kenti” Seferihisar’ın benzer şekilde içinden Midilli / Diyarbakır - Sur hattı geçen kent olarak kendisini tarihe not ettirmesi. Geçen pazar günü uzun soluklu bir barış arayışında önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı Seferihisar. Midilli’de soluk alan Siniparksi (Ege’de Birlikte Var Olma ve İletişim) ile İzmir’deki muadili “Ege Barış ve İletişim Derneği” buluştu. Ortak gündem mültecilerdi. Midilli eski ve yeni belediye başkanları yanı sıra İzmir’in kimi ilçe belediye başkanları, iki derneğin geçmiş..]]> Wed, 10 Feb 2016 04:51:13 +0300 Otomobil uçar gider ya insan? https://www.evrensel.net/yazi/75901/otomobil-ucar-gider-ya-insan https://www.evrensel.net/yazi/75901/otomobil-ucar-gider-ya-insan? Otomobil uçar gider”. Ya insan? İnsan otomobil kılındığında parçalanır gider, ötesi boş... İnsan bir kez ‘tamir edilmesi gereken’ mekanik bir aygıta indirgendiğinde, modern tüketim toplumlarında her bir insanın ulaşmak arzusunda bırakıldığı otomobillerdir artık. İtalya’da,Türkiye’de, İsrail’de ve dünyanın her bir yerinde kayıp mülteci çocuklar... Hangi ülkelerde değerli, pahalı araçlar tercihen daha fazla çalınıp merdiven altlarında yedek parçaya dönüştürülüyorsa aynı ülkelerde mülteci çocuklar için de görece daha fazla kaybedilme süreci başlar. Öyle ya yaşı genç bir erişkin veya bir çocuğun organları mı daha az hasarlıdır yani ‘piyasa değeri fazladır’ yoksa yaşlı bir insanın mı? Aynen arabalarda olduğu gibi, hiç düşündünüz mü? Boşuna değil gazete haberlerinde ‘araba mafyası’ kadar ‘organ mafyasının’ da yer bulabilmesi. Tıp sanat mı yoksa zanaat mı? Zanaat diyenlerdenseniz insanın tamirhane kılınmasında mahsur görmeyenler arasına katılmış olursunuz. Boşuna değil araba tamirhaneleri..]]> Wed, 03 Feb 2016 04:51:12 +0300 Tıbbın matematiği https://www.evrensel.net/yazi/75848/tibbin-matematigi https://www.evrensel.net/yazi/75848/tibbin-matematigi? Bilim özünde bütünlüklü bir alandır. Fizik, kimya, biyoloji ve matematiği birbirinden keskin sınırlarla ayırmak mümkün değildir. Ama bunlardan bir tanesini, misal matematiği alıp ‘Her şeyi izah edecek’ beklentisi ile tüm bilinmezleri açıklamamız da mümkün değildir. Temelde biyolojinin alanı ola “İnsan organizmasını giderek daha fazla matematiksel mantık ile açıklamaya çalışan” bir süreçten geçiyoruz. Matematik biliminin direği olabilir ama biyolojik sistemleri indirgemeci bir yaklaşımla salt onun izleğinde anlamaya çalışmak yanıltıcı olabiliyor. Modern tıp on yıllardır temel hastalıkların tanı ve tedavi izleminde periyodik kılavuzlarla yol alıyor. Misal bu kılavuzlarda tansiyon için belli rakamlar arasında ‘normal’ daha yüksek rakamlar içinse ‘hipertansiyon’ diyor. Buna bir hastalığın matematiksel mantıkla sınırlarının çizilmesi de diyebiliriz. Ama bu matematik mantığı ya da onun tercih edilen kullanılma biçimi uzun vadede ‘yetersizliklerini’ saklayamıyor. Bir de bakıyoruz ki, misal..]]> Wed, 27 Jan 2016 04:50:57 +0300 Bilgisayardan hallice: İnsan https://www.evrensel.net/yazi/75802/bilgisayardan-hallice-insan https://www.evrensel.net/yazi/75802/bilgisayardan-hallice-insan? Gündelik hayatta yeni tanışmaya başladıklarında insanlar bilgisayar ve robotları canlıların kötü birer kopyası olarak algılamışlardı. Ya şimdi? Sanırım anlatacaklarımda hemfikir olacağız. Giderek insanlar ilişkilerini bir bilgisayar edasıyla sürdürmeye başladılar. Bunun en somut örneklerini hastanelerde muayene odalarında görmek mümkün. Son zamanlarda hastaneler ve sağlık ocaklarına gidenler sanırım aynı şeyleri gözlemlemiştir. Diyelim ki beş dakika muayene odasında kaldınız. Bunun kaç dakikasında doktor size bakıyor, ne kadarında bilgisayar ekranına? Giderek hekimler için hastalarını gördüklerinde beyinlerinde rakamlar uçuşacak bir zemin yaratıldı. Sakın ön yargılı olmayın, paralardaki rakamlardan bahsetmiyorum. Artık hasta Ahmet, Ayşe, Mehmet, Ali gibi hasta isimleri yerine rakamlar geldi. Hastaların şeker, üre, hemogram ve bilumum tetkik değerleri, ultrasonda misal karaciğerinin kaç santim olduğu, beynindeki kistin boyutu fizik muayene bulgularının ve bizzat hastalığının önüne ge..]]> Thu, 21 Jan 2016 05:00:07 +0300 Hastalar yolunacak kaz değildir https://www.evrensel.net/yazi/75739/hastalar-yolunacak-kaz-degildir https://www.evrensel.net/yazi/75739/hastalar-yolunacak-kaz-degildir? Milyonlarca insan prim borçlarını ödeyemediği için sağlık hakkından yeterince faydalanamıyor. Prim borçlarını ödeyemeyenler ise ilaçlarını ceplerinden karşılamak zorunda. Prim borcu olanlar bazı tetkiklerini de ceplerinden yaptırmak zorunda kalıyorlar kimi zaman. Üstelik cepten karşılama durumlarında Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler fahiş bir fiyat politikası uyguluyor. Aynı tetkik için cepten ödemek zorunda kalanlar ile SGK’ye biçilen fiyat arasında uçurum var. Hele bir de hasta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değilse alınan ücret 3 - 4 kata kadar yükseltilebiliyor. Yıllardır sağlığın ticareti olmaz, olmamalı diyorduk. Geldik bugüne... Turist de olsa kimdir hastaneye yolu düşen? Kim yaban ellerde zamanını hastanelerde geçirmek ister? Düşkünü, mağduru sömürmek nasıl bir aklın ürünüdür? Bu başlık özel hastaneler için de bir etik sorumluluktur. Ya devletin hastanelerine ne demeli? Hastayı, mağduru yurt dışı da olsa turist de olsa “Yolunacak kaz gibi görmek”!.. Kimi zaman hastay..]]> Wed, 13 Jan 2016 04:50:05 +0300 Elleri kelepçeli Hipokrat https://www.evrensel.net/yazi/75690/elleri-kelepceli-hipokrat https://www.evrensel.net/yazi/75690/elleri-kelepceli-hipokrat? Devletin suretlerini çıplak görebileceğimiz alanlardan bir tanesi sağlık ise diğerleri eğitim ve kabristanlar olsa gerek. Özellikle de çatışma ve kaotik ortamlarda. Misal seksenlerin sonu ve doksanlı yıllarda bu coğrafyada kimsesizler mezarlığı nüfusu hızla artmaya başlamıştı. Dönem “faili meçhul” cinayetler dönemiydi. Öte yandan 12 Eylül despotizmi, Kürtçe yoğun konuşulan yörelerin sağlık ocakları ve mahpushane görüşmeci odalarına “vatandaş Türkçe konuş” emir kipini çivilemeye başlamıştı. Geldik bugüne! Yine, yeniden “faşist Hitler Anayasası’nın siyaseten ülke için gündeme getirildiği” ve bu kez Kürt meselesini “tarihçilere bırakmak gerek” cümlesine muktedirlerin zemin yaratmaya çalıştığı günlerden geçiyoruz. Bu “tarihçilere bırakma” meselesini en sık Ermeni başlığında işitmeye alışmıştık oysa. İttihatçı ısrar devam ettirilmeye çalışılıyor. Bakın bir aklı evvel “Kürtlerin yoğun yaşadığı illerde şeriata geçilmesini” vehmetmiş. Diyeceğim o ki, yakın tarihi anlayabilmek için tarihçil..]]> Wed, 06 Jan 2016 04:50:56 +0300 Sağlıkçılar yaşam savunucusu kalmaya devam ediyor https://www.evrensel.net/yazi/75581/saglikcilar-yasam-savunucusu-kalmaya-devam-ediyor https://www.evrensel.net/yazi/75581/saglikcilar-yasam-savunucusu-kalmaya-devam-ediyor? Bırakalım diğer başlıkları, gözetim altındaki kişilere salt ekmek, su kısıtlaması dahi gerek ulusal gerekse uluslararası sözleşme ve yasalara göre bir ‘işkence suçu’ olarak ele alınabilir. İnsanlık suçu olarak kabul edilen işkence hallerinde ise bilindiği üzere zaman aşımı işlemez. Hepimizin gözleri önünde mahalleler, ilçeler süresiz susuzluk, açlık, tedavi hakkından mahrum bırakılma, bir yargı kararı olmadan mesken hapsinde tutulma, keskin nişancılar marifetiyle öldürülme ile karşı karşıyalar. Ayan beyan “toplu işkence uygulaması” sokağa çıkma yasağı olarak tanımlanıyor. İnanacak mıyız? Kabul edecek miyiz? Kabullenecek miyiz? İşte böyle bir ortamda Sağlık Bakanı, hekimler ve sağlıkçıların olası görevden çekilme hallerine dair ‘vatana ihanet’ suçlamasında bulundu. Yoksa Sağlık Bakanı daha geçen haftalarda öğretmenleri bu ilçelerden çeken, okulları boşaltan Milli Eğitim Bakanına bir imada mı bulunmak istedi? Oysa savaş ve çatışma ortamlarında sağlık çalışanlarının alması gereken tutum..]]> Wed, 23 Dec 2015 05:00:01 +0300 Sağlıkta savaşın iz düşümleri: Zorunlu iskan https://www.evrensel.net/yazi/75531/saglikta-savasin-iz-dusumleri-zorunlu-iskan https://www.evrensel.net/yazi/75531/saglikta-savasin-iz-dusumleri-zorunlu-iskan? Yüzleşme, hakikat sözlerini biz sağlıkçılar da sık kullanmaya başladık. Muhtemelen bu sözleri kullanırken içimizde hep bir seyirci taşıdık. Kimi zaman vicdanımızla, aklımızla uzağımızdaki hakikatleri yakınımızda hissettiğimizi sandık. Oysa? Tehcir, mübadele, zorunlu iskan, köy yakmalar, köy boşaltmalar, zorunlu göç... Yerinden edilmelerinin acısını yüreğimizde hissetsek de doğrudan mağduru olmadığınızı zannettik. Devletin ve muktedirlerin ceberut yüzünün mekan bağlamında baskıcı özünün gündelik hayatımızın farklı aşamalarında devreye gelebileceğini ıskaladık. Misal daha dün Sağlık Bakanı Kürt nüfusunun yoğun yaşadığı kimi ilçelerde hekimlerin ve cümle sağlıkçıların bir hafta aralıksız hastanede kalarak nöbet tutacaklarını söyledi, emretti. Yani halka uyguladığı sokağa çıkma yasağını sağlıkçılar için bir adım öteye götürerek nerede kalacaklarını da emretmiş oldu. Özü itibarı ile sokağa çıkma yasağı da bir anlamda geçici süreli zorunlu iskandır. Sağlıkçıların hastanede çalışıyorlarsa ..]]> Wed, 16 Dec 2015 05:00:25 +0300 Sağlık hakkı ve barış https://www.evrensel.net/yazi/75475/saglik-hakki-ve-baris https://www.evrensel.net/yazi/75475/saglik-hakki-ve-baris? Sağlığın temel belirleyenleri arasında barış başlığının önemini bir hekim olarak gerek ben gerekse okuyucular son aylarda yazdığım yazılar üzerinden de hissetmiş oldu. Yanıbaşımızda, İran’da domuz gribi can almaya devam ediyor. Afrika’da Ebola salgınına bağlı ölümler geçen yıl felaket boyutundaydı. Ama barış hali dara düşünce ister istemez erteliyoruz diğer başlıkları. AKP yeniden hükümran olmanın kibri ile, sağlık ve sosyal güvenlik başlıklarında sandığa yansıyabilecek olası tepkileri frenlemek adına ötelediği ne varsa muhtemelen yeniden su yüzüne çıkarıp uygulamak isteyecektir. Üstelik Suriye, Irak, Rusya, IŞİD, silah, barbarlık, savaş, çatışma, mülteciler vb. olası acı reçetenin mazereti olarak halka sunulacaktır. Genel Sağlık Sigortası (GSS) Yasası ve sonrasında çıkartılan ilgili mevzuatın ötelenen başlıkları ve örtülen maddeleri hızla yaşama geçirilmek istenecektir. Yakın zamanda televizyon ve gazetelerin reklam sayfalarında ve yine adına kimi zaman ekonomi sohbetleri den..]]> Wed, 09 Dec 2015 04:50:12 +0300 Barış: 'Düşmanın insanlaştırılması' https://www.evrensel.net/yazi/75419/baris-dusmanin-insanlastirilmasi https://www.evrensel.net/yazi/75419/baris-dusmanin-insanlastirilmasi? Çoklu hakikatler döneminde öldürüldük yine. Bir barış güvercini dört ayaklı minarenin yanı başında yerde, hava kurşun gibi ağır bir kez daha. Cansız bedenin ardında dört ayak üzerine düşerek sağ kalabilmenin adı belki de mahpusluk. Bir gün öncesinin tutuklusu, Gazeteci Can Dündar’ın oğlu “Buna da şükür diyor” Tahir Elçi’nin ardından babası için. Boynumuz bükük; tam da arkadaşımız, kardeşimiz, İnsan Hakları Savunucusu, barış güvercini Tahir Elçi’nin kurşun aldığı yerden. Salt hava değil resmi tercihler de puslu. Olay yeri, kurşunlar, deliller günlerdir Diyarbakır’ın orta yerinde. Çamur, yağmur, oyun çağı çocukları, gelenler geçenler... Barış ihtimali nasıl da avuçlarımızın arasından kayıverdi? Sağımız, solumuz, yukarısı, aşağısı her bir yer / gök savaş, çatışma alanı... “İnsan kendisini kendi eyleminde tanır” derler. İnsan hakları savunuculuğu, barışseverlik bu koşullarda devrimci bir tutum. Amasız, fakatsız bir emek ihtiyaç duyulan temel hakikat. Vietnam Savaşı sürerken kurulan U..]]> Wed, 02 Dec 2015 05:00:42 +0300 Korku ağacı ve sağlık https://www.evrensel.net/yazi/75365/korku-agaci-ve-saglik https://www.evrensel.net/yazi/75365/korku-agaci-ve-saglik? Çocukların meyveleri elma şekeri misali “marketlerde yapılan” bir ürün zannettiği, giderek doğadan ve kendimizden uzaklaştığımız bir çağda yaşıyoruz. Soru şu: Böyle bir çağda sağlığımızı kime emanet ediyoruz / edebiliriz? Sağlıkçılara mı, politikacılara mı, yoksa ticaret erbabına mı? Özünde üçü de yanlış. Toplumcu tıbbın kurucularından Virchow, “tıp bir sosyal bilimdir ve politika geniş ölçekte tıptan başka bir şey değildir” demişti. Haksız mı? Peki, politikanın ne kadar içindeyiz ve öznesiyiz? Politikayı dışımızda tutuyorsak ya da hegamonik politik odaklar insanı merkezine almıyorsa sağlığımızdan emin olabilir miyiz? Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tanımı ile sağlık salt bedensel ve ruhsal iyilik hali olmayıp aynı zamanda sosyal iyilik halidir. Daha ileri bir tanımı ile hem sosyal hem de siyasal iyilik halidir sağlık. “Hissetmek, düşünmek ve sorgulamaktan uzaklaşıp sadece tüketime itilen insanlar” kılınmak istendiğimizi söyleyip duruyoruz. Üstelik güvenlik ve özgürlük ikileminde daha..]]> Wed, 25 Nov 2015 04:33:31 +0300 Kibir, lütuf, yellenme https://www.evrensel.net/yazi/75316/kibir-lutuf-yellenme https://www.evrensel.net/yazi/75316/kibir-lutuf-yellenme? Ortaçağ’da, insanlığın vebalı yıllarında, “iğrenç kokan bir tuvaletin yanında oturmanın veba hastalığını önleyen etkili bir yöntem olduğu” düşünülüyordu. Bu tedavi yöntemini kabul etmemenin cezası ise kimi zaman kırbaçlanmak olurdu. Veba hastalığından korunmak için pis tuvalet yanında oturmak artık kullanılan bir tedavi yöntemi olmasa da, otoritenin koruyucu sağlık hizmetleri iddiasıyla cezalandırıcı özü hala devam edebilmektedir. Misal AKP’li yıllarımızdan miras Ceza İnfaz Yasası’nın 2005 taslaklarında yer alan “sağlığını korumayan mahpusların cezalandırılacağı” cümlesi, sağlık hakkı bağlamında günümüzde dahi potansiyel bir tehdit olarak yerini korumaktadır. Tarihin bize öğrettiği üzere pekçok kabul edilemez uygulama önce mahpuslar üzerinde denenmiştir. Şimdi korkulan odur ki, AKP oyları rehin almanın kibriyle dün salt mahpuslar için söylediğini bugün koca bir ülke için uygulamaya geçecektir. Piyasacı sağlık anlayışı ile SGK kapsamındaki sağlık hizmetlerine ulaşma hakkının sınırlandır..]]> Wed, 18 Nov 2015 04:50:46 +0300 Sağ bırakılmak https://www.evrensel.net/yazi/75220/sag-birakilmak https://www.evrensel.net/yazi/75220/sag-birakilmak? İnsan dahil tüm canlıların genetik kodları sağ kalmayı merkezine almıştır. Her koşulda sağ, salim kalabilmek... Seçimden ziyade insanların zorunlu bir tercihe mecbur bırakılmak istendiği günlerden geçtik, geçiyoruz. “Savaş ve çatışma olmasın, çocuk, genç dahil her yaştan insan ölmesin” diyen ekseriyet genetik kodlarının peşinden giderek sağ kalabilmek adına oy kullandı diyebiliriz. Bir anlamda insandık canlıya dönüştürüldük gerçekliğini de reddedemeyiz. AKP’li seçim hükümeti “beyaz toroslardan faili meçhullere” uzanan söylemi ve bombalanmış miting alanlarında son nefesini vermek üzere olan canlara ve yaralılara devlet envanterinden kimyasal silah yani biber gazı kullanmaya varan icraatları ile net bir tercih dayattı. Geldik bugüne: Sağ kalabilenleriz işte... Sağ kaldık kalmasına ama sağlıklı mıyız? Sağlık bedenin bütünlüklü görünmesi, ilaç kullanmamak mıdır sadece? Elbette hayır. Bilindiği üzere sağlık salt bedensel ve ruhsal iyilik hali olmayıp aynı zamanda sosyal ve siyasal iyilik ..]]> Wed, 04 Nov 2015 04:44:08 +0300 Tıp, hukuk ve hastane mescitleri https://www.evrensel.net/yazi/75180/tip-hukuk-ve-hastane-mescitleri https://www.evrensel.net/yazi/75180/tip-hukuk-ve-hastane-mescitleri? İbadethaneleri kirletmek ayıp ve günahtı, şimdi “suç” kılındı. Gezi sürecinde yaralıları tedavi eden hekimler için “İbadethaneyi kirletme suçu” icat etti mahkeme. Ama suçsa bu cin misali mahkemede durduğu gibi durmaz, değil mi? Peki bu “suçu” gerçekte en fazla kimler işliyor bir göz atalım. Kanımca “İbadethaneleri kirletme suçunun” en büyük ve gerçek uygulayıcıları AKP döneminde atanmış olan hastane yöneticileri ve Sağlık Bakanlığıdır. Hızla yaygınlaştırılan ve büyütülen hastane mescitlerinde gerekli önlemleri almayarak kimi zaman ölümcül olabilen ilaçlara dirençli hastane enfeksiyonlarının yayılması için elverişli mekanlar yaratmışlardır onlar. Kısa bir inceleme yapıldığında tıp bilim insanlarının bir tabu olarak, hastane enfeksiyon kaynaklarından hastane mescitleri, bağlamında neredeyse hiç bilimsel yayın üretmedikleri, oysa “turistik camilerden” de başlasa Diyanet İşleri Başkanlığının az da olsa yol aldığından söz edebiliriz. Google’da kısa bir tur sizi şu cümlelere götürebilir. ..]]> Wed, 28 Oct 2015 05:00:32 +0300 Sessizlik suçu https://www.evrensel.net/yazi/75126/sessizlik-sucu https://www.evrensel.net/yazi/75126/sessizlik-sucu? Ruhumuz yaralı! “Müzik ruhun gıdasıdır” derler; ya gerçeklik? “Tüm sanat yapıtları gerçek hayatın birer kopyasıdır. Ancak herhangi bir müzik yapıtı için realitenin kopyası olduğunu söylemek çok güçtür” diyor B. Grebene, Müzikle Tedavi adlı eserinde. Ya hayatlar gerçek kıvamında değilse? Sağır mı yoksa suskun muyuz toplum olarak? Malum, suskunluk öldürür! Oysa bu toplumun suskunluğu bile duyacak kadar kulakları kesik olduğunu bir kez daha anladık Konya Stadyumu’nda. Milli futbol maçı, saygı duruşu, ıslık, tekbir nidaları... Yaşadığımız topraklarda “henüz ilan edilmemiş şeriat” bağlamında yaşamları sonlandırılan yüz güvercin için, Konya’da sporcuların saygı duruşuna ıslık ve tekbirle cevap verenleri anladık ama ya hiçbir yasal işlem başlatamayan devletin suskunluğuna ne demeli? Bir başka dönemin AKP’li Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın 2012 yılında basına yansıyan “Antalya’da şehit cenazesinde cenaze marşı çalan bandoyu ‘kesin, halk tekbir getirecek’ diye susturdu” cümlelerin..]]> Wed, 21 Oct 2015 04:12:03 +0300 Barış tozu https://www.evrensel.net/yazi/75078/baris-tozu https://www.evrensel.net/yazi/75078/baris-tozu? Evrenden mutfak tezgahına küçük şeylerin büyük sonuçlarını anlatıyor Hannah Holmes bir kitabında: “Tozun Gizli Tarihi” kitabın adı. Eğer okursanız daha üçüncü sayfasında “okuru kendi kişisel tozlarıyla tanıştırmaktan onur duyacağını” söylediğini göreceksiniz. Deri döküntülerimizden eskimiş giysilerimize, açıp kapatılan bir elektrik düğmesinden otomobil ile katettiğimiz her kilometreye kişisel tozlarımız yayılır gezegene. H. Holmes işte oluşturduğumuz her bir toz zerreceği için “minicik şeylerin içinde, büyük bir büyü ve devasa bir kargaşa gizlidir” diyor. Haftasonu bu ülkede başka bir toz yükseldi göğe doğru. Ve usul usul tüm gezegene yayıldı. Farklı çoğrafyalardan, farklı iş kollarından, tarlalardan, evlerden, köylerden, hastanelerden, inşaatlardan, şehirlerden, metropollerden barış için toz zerrecikleri getirdiler Ankara’ya. Onlar çocuktu, öğretmendi, doktordu, mimardı, işçiydi, işsizdi, köylüydü yani bizdik: “Güvercin uçuracaklardı, güvercin oluverip uçtular.” Üzgünüz, yastayı..]]> Wed, 14 Oct 2015 05:00:27 +0300 Suskunluk öldürür https://www.evrensel.net/yazi/75034/suskunluk-oldurur https://www.evrensel.net/yazi/75034/suskunluk-oldurur? Parayla saadet olmaz derler, ya insanlık? Artık paranız, teknolojiniz var; insan, insanlık neye yarar öyle mi? Sorsalar her şey insan için mi diyeceksiniz yine de! Sakın ‘insanı sevdiğimiz, değer verdiğimiz için tomaları, panzerleri yarattık, satın aldık’ demeyin ey muktedirler! Tamam polisi, özel timi pahalı zırhlı araçlara yerleştirdiniz. Ama ne için; salt insan olduklarından mı yoksa pahalı bir yatırım olarak gördüğünüz için mi? Peki, insan olarak binen o zırhlı araçlara, çıkarken yine insan mı? Sorumlusu kim? Yaralı bir genci gözaltına almak yerine onlarca kurşun ile öldüren, yetmedi bir iple panzere bağlı cadde, sokak dolaştıranlar insan kalabilir mi hiç? Ya izlemekle yetinenler? Bırakalım Şırnak’ta vahşice öldürdüğünüz Hacı Osman Birlik’in yakınlarını, insanlıktan çıkardığınız o polislerin çocuklarına, eşlerine ve koca bir ülkeye ne söyleyeceksiniz? Ne yazık ki devletin kimi organları ve yetkilileri giderek kimi halkları ve vatandaşları adeta “düşman” olarak görmeye başladı..]]> Wed, 07 Oct 2015 04:50:30 +0300 Hayat SGK dinlemez https://www.evrensel.net/yazi/74986/hayat-sgk-dinlemez https://www.evrensel.net/yazi/74986/hayat-sgk-dinlemez? Güneş girmeyen eve ne girer? Doktor mu dediniz, sakın SGK olmasın? Malum, kuytu ve nemli evler hastalıkları davet eder. Öyleyse soru şu: Lüks bir evde oturan mı daha çok hastalanır yoksa sağlıksız bir gecekonduda oturan mı? Şimdi dönüp bu gecekondularda oturanlar daha çok hasta oluyor, öyleyse onlar daha çok prim ödemeli derse Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) inanmayıp da ‘Hadi canım sen de’ mi diyeceksiniz? Doğal gaz mı çevreyi daha çok kirletir yoksa kömür mü? Şimdi günün birinde SGK dönüp de ‘Hava kirliliği daha çok solunum yolu hastalığı yapıyor, hastalıkları ise ben finanse ediyorum’ dolayısı ile ‘kömür fiyatlarına SGK zammı yapılmalıdır’ der mi sizce? Peki, hangi kullanıcı daha yoksuldur? Kömür kullanan mı yoksa doğal gaz mı? O halde bu olası “çevreci” algı yönetiminin tercümesi yoksullar için daha fazla SGK pirimi dolayısıyla daha pahalı bir sağlık hizmeti olmasın sakın? Evet, bu SGK aklı yavaş yavaş hayatımıza sirayet ettiriliyor. Geçen hafta basına yansıdığı üzere “Sigara iç..]]> Wed, 30 Sep 2015 04:50:21 +0300 Barış saati https://www.evrensel.net/yazi/74939/baris-saati https://www.evrensel.net/yazi/74939/baris-saati? Zamanı nasıl ölçüyoruz? Geleceği planlamak için mi, ömrümüzü azaltmak yolunda mı? Yarın sabah “Bir bayram daha geçti” diyeceğiz belki de; kim bilir! İnsan soyu önce havaya, suya ve toprağa düştüğünü fark etti cemrenin, şimdi sokağa ve hayata. Hasat vaktiydi, yılın ilk karı yağmıştı, kocakarı soğukları vardı, cemre suya düşmüştü, iki bayram arasıydı, erik ağacı çiçeğe durmuştu, çözüm süreci henüz bitmemişti... Diyebiliriz ki bir zamanlar tüm halkların dengbejleri vardı. Günü bugüne hikaye ederlerdi. Bu hikayelerde önemli anlar zamanla böyle ilişkilendirilirdi. Zaman içinde insan soyu önce ürünlerini tartmayı öğrendi, sonra zamanı tartmayı denedi. Ateş saati, güneş saati, su saati, kum saati, kurmalı saati ve derken dijital saat... İnsanlık doğayı yok etme yolunda ilerlese de, her bir “insanın içindeki doğayı” yok edemedi. Boşuna değil Miriam Henke’nin söyledikleri: “Siz insanlar, zamanı ölçmek için türlü türlü yollar buldunuz, ama bilin ki hayatın kendisi lotus çiçekleri ile..]]> Wed, 23 Sep 2015 04:50:28 +0300 Sağlıkta birincil aşı: Barış https://www.evrensel.net/yazi/74891/saglikta-birincil-asi-baris https://www.evrensel.net/yazi/74891/saglikta-birincil-asi-baris? Savaşın iksiri barış. Sağlık aşısı yine barış. Barış istememek, barış karşıtlığı önemli bir halk sağlığı sorunudur. Savaş severlik ise “şişede durduğu gibi” durmaz. Barış karşıtlığı aynen bulaşıcı hastalık misali olmadık yerde boy verebilir. Bir bakarsınız okul binası ateşler içinde, bir bakmışsınız tarım işçilerinin çadırları yerle bir. Ateşli hastalık misali sağlıklı olabilmenin temel koşulu barış da yerlebir edildiğinde aynen hastalıklarda olduğu üzere bir sayıklamadır gider. Bir bakmışsınız kaymakam maaşlı bir zat parti tabelası indiriyor, bir bakmışsınız ki belediye başkanı çıkmış başka bir partinin binasına bayrak asıyor ve haykırarak sayıklıyor. Hasta olmasak iyidir ama kimi zaman da hastalıklar sağlığın değerini daha iyi kavratır. Aynen savaşın barışın kıymetini hatırlatması gibi. Boşuna değildir Osmanlı padişahı Kanuni’nin o dizelerinin yüzyıllar boyunca bu topraklarda dilden dile dolaşması: “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi olmaya devlet cihanda bir nefe..]]> Wed, 16 Sep 2015 04:50:06 +0300 Hekimden kurşun olmaz https://www.evrensel.net/yazi/74843/hekimden-kursun-olmaz https://www.evrensel.net/yazi/74843/hekimden-kursun-olmaz? Hekimden kurşun yaratılmak istenen kesif günlerden geçiyoruz. Farkında mıyız? Yaralı bir insanı tedavi etmek isterken güvenlik güçle-rince başına silah dayanmış hekim sizce hangi kıtada yaşıyordur? Asya, Afrika, Avrupa?.. Hastane acil servisinin tek nöbetçi doktorunun güvenlik güçlerince “arkadaşlarının yaralanması gerekçesiyle” silah zoruyla olay mahaline götürülmek istenmesine sizce hangi ülkede rastlanmış olabilir? Sudan, Suriye, Yemen?.. Resmi kıyafetiyle hastanede görevi başında beklerken gözaltına alınmak istenen, yetmedi darp ve cebir edilen bir hekim bu ülkede yaşamış olabilir mi? “112 ambulans ekiplerinde görevli sağlık personelleri çatışmalı ortamda ölüm riski altında görevlerini yapmaya çalışırlarken, ambulanslara kurşun isabet etmiş, bir ATT görevlisi boynundan yaralanmış, yaralıya müdahale etmek isteyen doktorun başına güvenlik güçlerince silah dayatılmış, sağlık personelinin yaralılara tıbbi müdahale yapmaları güvenlik güçlerince engellenmek istenmiştir.” Bu cümle siz..]]> Wed, 09 Sep 2015 05:00:41 +0300 Savaş ortamında sus işaretli fotoğraf https://www.evrensel.net/yazi/74796/savas-ortaminda-sus-isaretli-fotograf https://www.evrensel.net/yazi/74796/savas-ortaminda-sus-isaretli-fotograf? Tamam, ilaç almak için sıra beklemiyoruz. Ama bedeli ne oldu? Muayene sırası için sabahın dördünde yola çıkmak gerekmiyor artık. Evet, telefonla veya internet üzerinden randevu mümkün. Peki, her şey yolunda mı? Sağ salim miyiz, kurşun seslerinden azade miyiz? Misal, bir üniversite hastanesinde muayene olmak istiyorsanız, telefonla randevu yok. İnternetten her gün sabah 07- 08 arası bir mezattan mal satın alırcasına aceleci olmanız gerekiyor. İnternet erişimi daha hızlı olanlar ve klavyeyi seri kullananlar daha şanslı. Başarılı olamayanlar için ertesi gün ve her bir sonraki gün aynı maraton tekrarlanacak demektir. Buna muayene sıralarını ‘görünmez kılmak’ da diyebiliriz. Ya gerçeklik? AKP Hükümetleri koca koca hastaneler yaptıklarını söylüyor. Yetmedi yıkıp daha büyük şehir hastaneleri yapacağız diyorlar. Tamam, anladık ihale bedelleri yüksek, ihaleseverler mutlu, ya sağlığımız? 12 AKP yılının sonunda bu ülkede kanser görülme oranının iki kat arttığını kim izah edecek? İnsanlık tarih..]]> Wed, 02 Sep 2015 05:00:00 +0300 Mümkünü istemek: Barış https://www.evrensel.net/yazi/74746/mumkunu-istemek-baris https://www.evrensel.net/yazi/74746/mumkunu-istemek-baris? İnsanlık tarihinin bize öğrettiği hakikatlerin biri de şudur: Hiçbir siyasal ya da toplumsal atılım, değişim ve yenileşme umudu olmadan gerçekleşemez. Umut, imkansız bir sevda değil; imkansızı gerçeğe dönüştürecek bir yol haritasıdır. Eğer insanlık, tüm olumsuzluklara, felaketlere ve musibetlere rağmen bugünkü haline ulaşmışsa, bunda umudun belirleyici bir rolü var. En berbat koşullarda bile mutlu olmamızı gerektirecek çok fazla neden var.” Evet, kimi sözler dinlendiğinde, okunduğunda daha önce kendimiz söylemişiz ya da dilimizin ucundaymış da diyememişiz gibi gelir bizlere. Umuda dair söylenmiş her bir söz aynı duyguyu çağrıştırıyor, aynen yazının başında Üstat Mehmet Uzun’un söylediği gibi. Evet, böyle seslenmişti ülkeye bundan sekiz yıl önce Mehmet Uzun. Benim de çağrıcıları arasında olduğum “Türkiye Barışını Arıyor” konferansının kapanış konuşmasının başlığını ise “Türkiye’de Barış ve Umutlar”olarak belirlemişti değerli yazar. “Bir ülke insanları insanca yaşamayı, mutluluğu, güze..]]> Wed, 26 Aug 2015 04:30:35 +0300 Sağlıkta savaşın halleri: Tabelalar https://www.evrensel.net/yazi/74697/saglikta-savasin-halleri-tabelalar https://www.evrensel.net/yazi/74697/saglikta-savasin-halleri-tabelalar? Gündelik hayatın tıbbileştirilmesinin mahsurları çoktur. Ama gündelik hayatın egemen dilinin tıbba sirayeti de bir o kadar problemlidir. Misal ‘savaş’. Askeri tel örgülerin beri tarafında yani sokakta, mahallede, iş hanlarında ‘savaş’ kelimesinin sirayet ettiği temel alan ne yazık ki sağlıktır. Veremden kansere, romatizmadan epilepsiye, kas hastalıklarından sıtmaya nice hastalıkta kurulan dernekleri adeta savaş açarak ilan ederiz. Verem Savaş Derneği, Kanser Savaş Derneği, Sıtma Savaş Derneği ve daha niceleri. Modern tıbbın bu ülkede askeri tıp olarak kurulduğunu hatırlayacak olursak buna şaşırmamak gerekiyor. Yüz yılı aşkın bir süredir hastaneden eve gönderilen hastalar için 'taburcu’ kelimesinin hala kullanılması bunun en açık örneklerinden bir tanesidir. İster sosyal yardım birlikteliği, ister hayır kurumu, ister sivil toplum örgütü diyelim hiç farketmiyor. İşin içine hekimler girince bir anda savaş kelimesi öne çıkıyor. Buna hekimliğin hiç bitmeyen asteğmen hali de diyebiliriz...]]> Wed, 19 Aug 2015 05:00:04 +0300 Kirin bilimi, bilimin kiri: İnsanlar ölüyor https://www.evrensel.net/yazi/74646/kirin-bilimi-bilimin-kiri-insanlar-oluyor https://www.evrensel.net/yazi/74646/kirin-bilimi-bilimin-kiri-insanlar-oluyor? Bilim dünyasında kirden tat ayıklayanlar kimi zaman mucit olarak anılıyorlar. Söz gelimi Kimyager Constantin Fahlber gibi. Bir anlatıma göre iş dönüşü kirli elleri ile sofraya oturmuş ve o kirden geleceğe ilk yapay tatlandırıcıyı yani sakarini taşımıştır 1879 yılında. Yediklerinde tatlı olmadığının ayırdıyla algıladığı tadın izini sürmüş ve kömür katranı kirinden hareketle ürettiği ‘sakarin’ sonrasında ilk ve en fazla savaş endüstrisinin işine yaramıştır. Yani ününü dünya savaşlarının şeker gereksinimine borçludur diyebiliriz. Kimi zaman da bilim adına üretilenler insan bedeninde 'kire' dönüşüyorlar: Misal margarin! Savaşlar salt silahla değil başka araçlarla da insanlığa musallat oluyorlar. Günümüzde şeker hastalığı, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, beyin hastalığı gibi nice hastalıkta damar sertliği temel sorumlu olarak görülüyor. Bunun temel nedenlerinden bir tanesi de margarinler. İnsan evladı margarin denen düşmanını kendi elleri ile ilk keşfettiğinde tarih 1869'u gösteri..]]> Wed, 12 Aug 2015 04:50:09 +0300 Sıcaklar: Ne yapmalı? https://www.evrensel.net/yazi/74600/sicaklar-ne-yapmali https://www.evrensel.net/yazi/74600/sicaklar-ne-yapmali? Aşırı sıcaklarla birlikte özellikle süregiden ciddi hastalığı olanların tembihleyeni çok olur: “Aman ha, dikkat et.” Oysa aşırı sıcaklar sadece belli bir hastalığı olanlar için değil kendisini sağlıklı algılayanlar için de risk yaratmaktadır. Nem oranındaki artışın da eklenmesi ile bu risk kimi durumlarda yaşamsal olabilir. Özellikle önceden kalp hastalığı, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, astım, epilepsi, böbrek yetmezliği, halk arasında zehirli guatr olarak bilinen tirotoksikoz varlığında daha dikkatli olmak gerekir. Tüm bu gruplarda sıcak hava mevcut hastalıkları tetikleyebilir. Beyin kanamasından, böbrek yetmezliğine, ani kalp krizinden sara ataklarına birçok istenmeyen duruma yol açabilir. Yine ileri yaştakiler, bebekler ve gebeler için risk daha da yüksektir. Aşırı sıcaklarda güneş altında uzun süre beklemek sıcak çarpmasına yol açabilir. Sıcak çarpması vücutta yüksek ateş olmasına karşın terleme olmaması, şuur bulanıklığı ve aşırı halsizlik ile anlaşılır. Bu durumda bol s..]]> Wed, 05 Aug 2015 04:50:38 +0300 Barış iksiri: Çocuklar https://www.evrensel.net/yazi/74560/baris-iksiri-cocuklar https://www.evrensel.net/yazi/74560/baris-iksiri-cocuklar? Çocuklar ve koruyucu sağlık hizmetleri dendiğinde aklınıza ne geliyor? Aşı, anne sütü, dengeli beslenme sanırım İlk hatırladıklarınız. Ya Barış ortamı? Çocuklarımızın geleceğini sorularla belirlemekte pek mahir sistem. TEOG ve ÖSYM sonuçlarına göre lise ve üniversite yerleştirmeleri henüz açıklandı. Devlet envanterinden silahlarla çocukların ve dahi katırların öldürüldüğü, ormanların yakıldığı coğrafyada puanlar daha bir “düşük yoğunluklu”. Anadolu’da bir söz kırk defa söylenince gerçekleşeceğine inanılır. Kimi zaman bu çocuk isimleri ile daim kılınmak istenir. Misal Barış! Yaşadığımız coğrafyada barış adı aynen savaş gibi erkek ismidir. Belki de sorun burada başlıyor. Ne dersiniz? Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana en çok konulan çocuk isimlerini hiç merak ettiniz mi? İçişleri Bakanlığı Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü on yıllık periyotlarla bunun istatistiğini çıkarıyor. Buna göre 1923’ten 1990’a kadar erkek çocuklarda en sık ilk 50 isim arasında “Barış” akla gelmemiş..]]> Wed, 29 Jul 2015 04:52:44 +0300 Çocuklarımıza kıymaya devam ediyorlar https://www.evrensel.net/yazi/74510/cocuklarimiza-kiymaya-devam-ediyorlar https://www.evrensel.net/yazi/74510/cocuklarimiza-kiymaya-devam-ediyorlar? Zihnin içini görmenin tek yolu olan ‘gözlerinin içine bakmak’ bile artık kamusal bir gösteriye bakmaktır. Gözler artık ‘ruhun aynası’ değil dikkatle inşa edilmiş ilanıdır” diyor Beatriz Colomina. Haksız mı? Masumiyetin henüz yitirilmediği zamanlarda ‘Gözlerimin içine bak’ derdik; sevdiğimize ve illa ki çocuklara… İki gündür akıp giden tüm gözlerin içine bakmak istiyorum, ya siz? Yoldan telaşla işe giden, plajda güneşlenen, basın açıklaması yapan, saraydan çıkan, Meclise giden, oy veren, oy alan, şarkı söyleyen, şarkı dinleyen, hasılı cümlemizin gözlerine bakmak! Savaşın, yıkımın orta yerinde ‘iyilik/güzellik tamircisi’ olmaya gidiyorlardı. Heybelerinde çocuklar için oyuncak, kütüphane için kitap, yanmış ağaçlar yerine fide, belgesel çekimi için kamera, belki de bir miktar ilaç dışında bir şey yoktu. Geleneksel gençlik kampının bu yılki rotası yeniden inşa bağlamında Kobane’ydi. Dillerinde “düşmedi / düşmeyecek”, yüreklerinde “Yitirilmemiş çocuksu duyarlık”, gözlerinde bitmez pırıl..]]> Wed, 22 Jul 2015 04:24:15 +0300 Cepteki dikdörtgen https://www.evrensel.net/yazi/74464/cepteki-dikdortgen https://www.evrensel.net/yazi/74464/cepteki-dikdortgen? 'Geometri ve insan’ anatomi başlığında ele alınabilir elbet. Ama geometrik şekillerden dikdörtgen yüzeylere bağımlıyızdır oldum olası. Evden kabire, yataktan dolaba, gecekondudan gökdelene hep göz önünde ve bir o kadar da yaşamın içindedir o. Oysa doğada dikdörtgen nadir olup denebilir ki bir insan icadıdır kendisi. Aynen mutsuzluk gibi… Geometrik şekillerden dikdörtgene insan aklının binyıllardan gelen aşinalığı son yüzyılda daha da yaşamsal hale geldi. Cebe sığan küçük dikdörtgenler de diyebiliriz onlara: Kağıt para, kredi kartı, sigara, nüfus cüzdanı, ehliyet ve cep telefonları… Aramızda bağımlılık ilişkisi olduğu reddedilebilir mi hiç? Ya da “başarı” bağlamında verdiği mesaj derdi azımsanabilir mi? Kredi kartlarının çokluğu, kağıt paranın tomarı, ilk fırsatta masa üstünde kullanıma ve gösterişe amade kılınmış en alasından cep telefonu ve sigara paketi ne anlama geliyor? “Başarı neredeyse biyolojik bir kavram haline, dolayısıyla en hasından bir başarılılık ırkçılığının temeli halin..]]> Wed, 15 Jul 2015 04:02:01 +0300 Yıllar geçse de https://www.evrensel.net/yazi/74424/yillar-gecse-de https://www.evrensel.net/yazi/74424/yillar-gecse-de? Yıllar geçti üzerinden “Sağlığını korumayan cezalandırılır” cümlesinin. Peki kimdi bu bizi bizden çok seven ağır abiler ve ablalar? Sonrasında yetinecekler miydi bununla? Elbette ki hayır. Değil miydi ki ölümün kıyısındaki hastaların dahi “hayata huzurla veda hakkı” bağlamında tahliyesi zamanında gerçekleşemiyor bu ülkede; sistemin ağır abileri, ablaları racon kesmeye devam edeceklerdir. Ta ki bizler sistemi ters-yüz edinceye kadar. Bu topraklar bakmaya kıyamadıklarını “Mücevher misali pamuğa sarıp sarmalayıp da korur” derler. Ya cezaevlerindeki süngerli odalar? Yazılı metinler cezaevlerinde mahpusların “Kendilerine zarar verme ihtimalini” önlemek için kurulduğunu söyler bu odaların. Ya gerçekliği? Yıllarca varlıkları inkar edilse de mahpus ve insan hakları örgütlerince “birer işkence mekanı” olarak anıldı bu süngerli odalar. Süngerli odaları cezaevlerine kuranlar da, Ceza İnfaz Yasa taslağındaki “Mahpuslar sağlığını korumak zorundadır; korumayanlar cezalandırılır” cümlesini ..]]> Thu, 09 Jul 2015 04:50:09 +0300 Masa düştü düşecek https://www.evrensel.net/yazi/74369/masa-dustu-dusecek https://www.evrensel.net/yazi/74369/masa-dustu-dusecek? Bazen bir şey en iyi göz önünde gizlenir” demiş Beatriz Colomina. Gizlemek ve sansür yakın akraba... Çocuklarımız göz önünde, okul kitapları hepten göz önünde değil mi! 2013 yılında lise 4. sınıf kitaplarında Edip Cansever’in “Masa Da Masaymış Ha” şiirinin sansürlendiğinin haberini okullar açıldıktan epeyce sonra, bir şubat günü okuyabilmiştik. AKP Hükümetinin Milli Eğitim Bakanlığı “Bir bira içmek istiyordu kaç gündür/Masaya biranın dökülüşünü koydu” dizelerini sansürleyerek yerine “…” koymuştu. Bilirsiniz, argoda “...” aynı zamanda okkalı bir küfürdür. Son “dev saray masası” macerasından sonra şairimizin yolu yeniden kesişti AKP/RTE ile. Şiir hepten mi sansürlenir, ne dersiniz!... Malumumuz “cumhurun başkanı” elinde kutsal kitap, söyleminde “kin ve nefret” bir seçim sathından yeni çıkmıştı ki ramazan ve oruç geldi. “Orucu sadece yemek mi bozar? Ya söylediklerimiz?” sorusunu meraklısına bırakarak ben sizler için “Masada yemek yemek günah mı?” arama cümlesini Google’da araştırdım. K..]]> Wed, 01 Jul 2015 05:00:05 +0300 Su ve çocuk: Kapatılma https://www.evrensel.net/yazi/74322/su-ve-cocuk-kapatilma https://www.evrensel.net/yazi/74322/su-ve-cocuk-kapatilma? Su ikram edildiğinde bu topraklarda “Su gibi aziz ol” denir. Ve dünyanın her bir yerinde çocuklar “aziz” kabul edilir. Su ile çocuklarımızın kaderi benzeşti yine, yeniden. Şimdi onlar hep birlikte hapis… Çocuklarımızı eve, internete, okula, cezaevlerine, merdiven altı işletmelere kapatan sistem, içme suyumuzu damacanaya, akarsularımızı ise HES ve barajlara hapsediyor. Peki, sağlıklı mıyız? Yaklaşık 10 yıl önceydi; Salihli’de bir düğün salonunda gazlı içecekler satılıyordu ama şişe suyu yoktu. Hem hava alırım hem de susuzluğumu gideririm diye açık büfe aramaya koyulmuştum. Ama büfelerde şişe suyu satılmıyordu nedense. Derken, yaşlıca bir bakkal “Oğul bizim dağımız taşımız kaynak suyu ve çeşmelerimizden o su akar. Kimse plastik şişeye hapsedilmiş bayat suyu içmez ki buralarda. Ben sana buzdolabından bir bardak soğuk su vereyim, kana kana iç” dediğinde şaşırmıştım. Şimdi hayatımızın AKP’li yıllarının ardından Salihli’ye uğrama cesaretim yok, ya sizin? “Para, para, para” bir şarkı ..]]> Wed, 24 Jun 2015 04:50:36 +0300 Yüksek tansiyona iyi gelir: Huzur https://www.evrensel.net/yazi/74271/yuksek-tansiyona-iyi-gelir-huzur https://www.evrensel.net/yazi/74271/yuksek-tansiyona-iyi-gelir-huzur? Neredeyse yaşam boyu süren hastalıklar vardır. Misal, yüksek tansiyon ve şeker. Bir süre sonra takibini yapan hekimler koridordaki uğultudan dahi algılar bu hastaların sesini. “Epeydir yoktun, sonuçların da pek iç açıcı değil” dediğinde hekim, hastanın yanıtı genelde kısadır: “Araya düğün dernek girdi, böyle oldu”. Şimdilerde buna “Araya seçim girdi” eklendi muhtemelen. Seçim haftası istatistik bilimi televizyon ve yazılı basının merkezine yerleşir. Oylar, partiler, bölgesel dağılımlar vs… Ya seçim haftasının sağlık istatistikleri? Seçim gecesi ve haftasında acil hastalıklar ve ölüm nedenlerine dair bir istatistik okudunuz mu hiç! Yakında görürseniz şaşırmayın derim. Malum “haber farkı” diyorlar buna… Bilirsiniz, stres altında tansiyon yükselebilir. Sizce seçim gecesi tansiyon yüksekliği nedeni ile hastanelere başvurmak zorunda kalanlar arasında AKP’lilerin oranı neydi? Bilmek zor elbet ama tahmin yürütebiliriz. İzmir’de seçim çalışmalarına katılan bir hekim milletvekili adayı ..]]> Wed, 17 Jun 2015 04:50:30 +0300 Sağlık için: Merhaba ülke, hoş geldin HDP https://www.evrensel.net/yazi/74221/saglik-icin-merhaba-ulke-hos-geldin-hdp https://www.evrensel.net/yazi/74221/saglik-icin-merhaba-ulke-hos-geldin-hdp? Hekim görünce hastalıklar akla gelmeyen bir ülkede uyanmak ham hayal değildi elbet. Ama pek de kolay görünmüyordu. “HDP kimlerden oy aldı” sorusunun yanıtlarından birisi de bu olsa gerek. Seçim sathında İzmir’in köylerinden göç almış çeperine, kent merkezinden sanayi sitelerine çokça yol aldık. Ama bir hekim milletvekili adayı olarak oy talebini hastalık bağlamında konsültasyona eviren tek bir çaba ile karşılaşmadım. Üstelik AKP’li yıllarımız sağlığa bu denli “şiddet bulaştırmış” ve sağlık hakkını tüketim alanı kılmışken. Belki de AKP ilk kez sağlık alanında yarattığı talep kışkırtıcılığı ve janjanlı sağlık kurumları modelini oya tahvil edemedi. AKP’nin sağlık alanında sevdiği yeni rant alanı kampüs hastaneleri ya da kamu hastaneleri birliği modelini halka göğsünü gere gere anlatabildiğine hiç rastladınız mı? Nasıl olsun ki? Yasasını çıkardı ama yine uygulamadı değil mi? Kamu hastanelerini otel misali A’dan E’ye sınıflayacağım derken otellerden alıntı ile “bitli hastaneleri” ..]]> Wed, 10 Jun 2015 04:50:50 +0300 Hayvanlar âlemi ve AKP https://www.evrensel.net/yazi/74121/hayvanlar-lemi-ve-akp https://www.evrensel.net/yazi/74121/hayvanlar-lemi-ve-akp? İzmir denizi ile akla gelir. Ülkede kıyı uzunluğu en fazla olan kenttir. Ve deniz denince hayvanlardan martıları anmamak olmaz. Peki, İzmir’de martılar en fazla nerede yaşıyor biliyor musunuz? Karşıyaka’nın çok yakınında, Harmandalı çöplüğünde. Oysa modern zamanlar ile uyuşmayan o çöplüğün çok yakınında askeri jet üssü var. Birkaç askeri jet parası ile şehir kendisine olması gerektiği gibi çöp dönüşüm alanı yaratabilir. Ve NATO üyesi iki ülke sık sık gökyüzünde “it dalaşı” yaparlar, değil mi? İnandınız mı? Ve hafta sonu Gündoğdu’da yüz bini aşkın İzmirlinin katıldığı HDP mitinginde Eş Başkan Demirtaş’tan önce söz alan Yunanistan’dan Syriza Partisi Başkan Yardımcısı kürsüye geldiğinde “güvercin uçuverdi”. Ama barışın sembolü olarak “güvercin” yetmiyor artık. Belki de İzmir’den kalkan jetlerle öldürülen Roboskîli çocukların katlinin tek tanığı katırlardı. Ne hüzündür ki katırların yeni barış sembolü olmasına izin vermediler. Başkumandan Recep Tayyip Erdoğan’ın askerleri seçim sathınd..]]> Wed, 27 May 2015 05:00:30 +0300 Sağlıklı olmaya dair https://www.evrensel.net/yazi/74022/saglikli-olmaya-dair https://www.evrensel.net/yazi/74022/saglikli-olmaya-dair? Milletvekilliği seçimleri gelip gündelik hayatın merkezine yerleşti. Devletin eşit ve adil paylaşılmayan olanakları devrede. Bunlar arasında dezavantajlı kılınmak istenen HDP birlikteliği her açıdan halkların öz gücüne dayanıyor. Sağlık alanında da durum böyle. Halkların Demokratik Kongresi ( HDK) Sağlık Meclisi zaman içinde mahalle meclislerini hedefliyor. Sağlığın toplumsallaştırılması işin olmazsa olmazı. “Toplumun gereksinimlerine göre yerinde, yeterli ve doğa ile uyumlu üretimin olduğu, gelirin eşitlik anlayışı ile paylaşıldığı bir toplumsal düzeni sağlıklı olmanın altyapısı olarak” tanımlıyor HDK Sağlık Meclisi. Ve “Demokratik, çoğulcu, eşitlikçi, ekolojik ve sosyal bir toplum sözleşmesi önerdiği için” başta sağlıkçılar olmak üzere tüm toplumu seçimde HDP’ye desteğe davet ediyorlar. “Toplumsal hakların güvence altına alınmasını, doğanın korunmasını, ülkede, orta doğuda ve dünyada sağlık için en büyük tehdit olan savaşa karşı barışı savunmayı” sağlıklı olmanın so..]]> Wed, 13 May 2015 04:50:05 +0300 Hafızaları eşitlemek https://www.evrensel.net/yazi/73976/hafizalari-esitlemek https://www.evrensel.net/yazi/73976/hafizalari-esitlemek? Hiçbir ev, okul sınıfı yoktur ki kalıcılaşan bir huzursuzluk varlığında içimizden bazılarının başı ağrımasın, mide sorunu yaşamasın. Tıpta buna somatizasyon diyoruz. Bu durumda ne yapıyoruz peki? Uzayınca bir hekime başvuruyor, çokça tetkik yaptırtıyor, bazen yıllarca ilaç kullanıyoruz. İyileşiyor muyuz peki? 2013’de 30 milyon röntgen çektiririlmiş bu ülkede. Peki, verem mi arttı yoksa azaldı mı? 20 milyon BT, MRG filmi çektirilmiş bir yılda. Peki, neye yaramış? Daha mı sağlıklıyız şimdi? Nasıl ki bir ailede sorunlar var ve çözülemediğinde hastalıklar belirir, misal sürekli tartışıyorsak başımız ağrıyabilir ve hekime gittiğimizde aldığımız ilaçlar sorunun çözümüne merhem olmaz ve her tartışmada başımız yeniden ağrırsa, ülkeler de böyledir. Oysa mesele yaşanmış ve çözülemeyen sorunlardır. Bu ülkede yaşanmış ve birikmiş olan her bir sorunu çözmek ve sorunun sahiplerinin hafızalarını eşitlemeye talip olan bir birliktelik yaşam bulmaya çalışıyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) b..]]> Wed, 06 May 2015 04:50:53 +0300 İzmir'i solurken https://www.evrensel.net/yazi/73924/izmiri-solurken https://www.evrensel.net/yazi/73924/izmiri-solurken? Görece yoksul semtlerin sabahında bakkal ve büfelerin en fazla rağbet edileni ne ekmek, ne süt, ne de gazete. İnsanlar güne alışkanlıklarıyla uyanıyorlar: Sigara. Sizlerin de gözlemlemenizi öneririm. Bu basit gözlemde hemfikirsek,seçmenler açısından 7 Haziran seçim sabahı da ilk önce alışkanlık ve ezberlerin akıllara düşeceğini öngörebiliriz. Evet, seçimler yaklaşıyor. Ben de İzmir HDP milletvekili adayı olarak şehrin her bir köşesini soluyanlardanım. İzmir çok kültürlü, özellikle son yüzyılda nerede ise tüm nüfusunu göçlerle yenileyen bir kent. Adeta içinden Selanik / Mardin hattı geçiyor. Sabah işe giderken boyoz ile güne başlayan, iş çıkışı köşe başlarında midye dolma arayan bir kent kültürüne sahibiz. Gurbete çıkıldığında dört şey özlenir İzmir'e dair: Boyoz, midye dolma, gevrek ve söğüş. Tümü yeme içmeye dair sokak kültürüdür. Boyoz yaklaşık beş yüz yıl önce İspanya'dan göç ettirilen Yahudiler tarafından armağan edilmiştir kente. Midye dolma ise denizi olmayan Mardinli Kürtler..]]> Wed, 29 Apr 2015 04:50:11 +0300 Bebeler ve sağlık: AKP https://www.evrensel.net/yazi/73872/bebeler-ve-saglik-akp https://www.evrensel.net/yazi/73872/bebeler-ve-saglik-akp? Toplumun geniş kesimlerinin birlikte hayal ettiği ve yeni yaşamı gerçekleştireceğine inandığı günlerden geçiyoruz. "Yeni aşamda" sağlık boyutu ile öncelikle sağlıksız olmayı yaratan koşulları ortadan kaldırmayı hedeflemek gerekiyor. Peki, nedir bu bizi sağlıksız kılan başlıklar? İşsizlik, yoksulluk, savaş, göç, hava, toprak, su dahil çevre kirliliği, ekolojik tahribat ilk akla gelenler. Sağlıktaki tahribatı ortadan kaldırmak için mevcut olan tahribatı görünür hale getirmek gerekiyor öncelikle. Misal, Türkiye'deki kanser oranının AKP iktidarı döneminde iki kat arttığını, yeni doğan bebeğin ilk kakasında ve doğum yapan annenin ilk sütünde kanserojen ağır metallerin normal şartların 4-5 katı fazla olduğunu hatırlamak gerekiyor. Üstelik bu duruma dikkat çeken bilim insanları yargılandı, cezalandırılmak istendi. "Nasıl bir Türkiye, nasıl sağlık ortamı" sorusunun izinden gittiğimizde "her dört çocuktan birinin tam aşılı olmadığını", Türkiye'de 1940'larda k..]]> Wed, 22 Apr 2015 04:50:53 +0300 Diyanet neden kaldırılmalı: sağlık. https://www.evrensel.net/yazi/73821/diyanet-neden-kaldirilmali-saglik https://www.evrensel.net/yazi/73821/diyanet-neden-kaldirilmali-saglik? Bir Japon mühendisin yaşamını sonlandırması ile ölümden kahraman yaratma ezberi nüksettirilmek istendi yakın zamanda. Yer İstanbul olunca yedi tepeli şehrin minareleri adeta ‘Japon olmasaydı ne güzel yeni bir şehidimiz olurdu’ diye fısıldıyor kulaklarımıza. O İstanbul ki Kore Savaşı’na gönderilmiş Ermeni yurttaşın adını “şehitler” arasında anmaz. Sanırsınız ki Kore’de Türkiye adına İslam ordusu kuruldu o yıllarda. Şehitlik nedir sahi? “Meslek ahlakı, erdem vb” Japon mühendisin yaşamını sonlandırmasında öne çıkan cümlelerdi basında. Ama bir ayrıntıyı unuttuk hafızamızın derinliklerinde. Yıllardır cami minarelerinde baz istasyonları inşa etti Diyanet İşleri Başkanlığı. Peki ne için? Efendiler oradan kazandıkları para ile Japonya’nın başkenti Tokyo’ya cami yapmayı planlamışlar meğerse. Bu gerçeği ölen Japon mühendis sanırım bilmiyordu. Diyanetin sağlıklı yaşam / sağlıklı toplum başlığında faulleri cami minarelerine baz istasyonu kurdurarak cemaatin ve çevrede yaşayanların yaşam hakkı..]]> Wed, 15 Apr 2015 04:50:43 +0300 Kötünün iyilik hali ve sağlık https://www.evrensel.net/yazi/73770/kotunun-iyilik-hali-ve-saglik https://www.evrensel.net/yazi/73770/kotunun-iyilik-hali-ve-saglik? İnsan soyunun bin yıllardan süzülüp gelen reflekslerinin giderek daha fazla piyasanın gereksinimlerine göre dizayn edilmesine tanıklığımız sürüyor. Tüketim toplumunun davranış kalıpları çeşitli araçlarla iğrenme başlığında da “terbiye” ediliyor. Birkaç soru: Hangi kokularda yüzümüzü buruşturup, burnumuzu elimizle kapatıyoruz? Geçmişle bugün arasında nasıl bir değişim var? Yaşı elliyi bulanlarımızın çocukluk yıllarında soğan, sarımsak yemekten çekiniyor muyduk? Ya şimdi? Televizyon ve sanal ortam reklamlarında kokusuz sarımsak, kokmayan sucuk reklamlarını sanırım hatırladınız. İyi bir şey mi peki? Adabı muaşeret kuralları böyle buyuruyor, peki sağlıklı mı? Sağlık denince hemen ilgili gıdaların doğallığına yönelmeyin. Bana kalırsa yakın zamanda onlarca insanın ölümüne neden olan grip salgınlarını azaltmanın yolu, parfüm ve diş macunu endüstrisinin belirlediği piyasa toplumu kalıplarını kırmakla kısmen de olsa azaltılabilir. Ne dersiniz? Grip, nezle ve diğer bulaşıcı solunum yolu..]]> Wed, 08 Apr 2015 04:50:05 +0300 Sağlık için yol öyküleri https://www.evrensel.net/yazi/73726/saglik-icin-yol-oykuleri https://www.evrensel.net/yazi/73726/saglik-icin-yol-oykuleri? Toplumun fay hatlarından ziyade üzerine örülen köprülerin öne çıktığı mekanların başında tren istasyonları gelir. Daha bir telaşsız ve bir o kadar da iletişime açık alanlardır yol öyküleri için. Kentin periferi ile merkezi orada ebruya döner. Toplumun sosyal ve siyasal iyilik halinin ipuçları için gayet elverişlidir. Geçen hafta Hayat TV’ için Sağlıklı Günler program çekimini İzmir’in tarihi Basmane Gar’nda yaptık. Konumuz sağlık, sağlık algısı idi. Röportaj için ilk yöneldiğim yaşlıca bir kitap okuruydu. Meğerse İsviçreli bir seyyahmış. Türkçeyi gayet iyi konuşabiliyordu.Hem sokakta hem hastanelerde gündelik ilişkileri oldukça buyurgan ve feodal buluyordu. Trafikte karmaşa ve kuraldışı davranışlar, kaldırımların işgali, yayaya ve bisiklete yaşam alanı bırakılmaması temel eleştirileriydi. Sosyal iyilik hali olmadan sağlıklı olunamayacağına vurgu yapıyordu. Bir sonraki sohbet ihtiyar bir delikanlı ile yapılmış oldu. Sordukça “Bana siyaset yaptırmayın şimdi” diyordu ama siyasetin al..]]> Thu, 02 Apr 2015 05:00:39 +0300 Geçip giden ne? https://www.evrensel.net/yazi/73672/gecip-giden-ne https://www.evrensel.net/yazi/73672/gecip-giden-ne? Saatlerin tarihi insana dair önemli ipuçları sunar. Bir anlamda saatler yaşanılan zamanın ruhunu yansıtır. Kum saati, su saati, ateş saati, kurmalı saat, dijital saat ilk akla gelenler. Son yıllarda bunlara bir de tüketim toplumunun bumerangı olarak “ölüm saati” eklendi: “Death watch”. “Ölüm saati yaşadığınız ülke, hangi kıtadan olduğunuz, yaş ve cinsiyetinize ilaveten bazı risk faktörlerini kaydettikten sonra geri sayıma başlıyor.” Gösterdiği akıp giden zaman değil, sizsiniz. Kum saati misali ölümden önceki son yıllarınız belki de saatleriniz düşüyor ekranına. Öleceğiniz yılı yaklaşık olarak hesaplayarak kalan günlerinizi hatırlatıyor. Denebilir ki Melih Gökçek şu günlerde Bülent Arınç’a ayarlı (siyaseten) “ölüm saatini” twiter’a koymakla iştigal. Kol kırılır yen içinde kalır derler. Ya bakanın diğer kolunda gittiyse 700 bin TL’lik saat? Şimdilerde yenin içinden kol saati yerine “kum saati” çıkardı hükümet. Bülent Arınç ise kum niyetine Ankara Belediye Başkanına dair 100 başlığ..]]> Wed, 25 Mar 2015 04:50:26 +0300 Toplumsal hafıza olarak koku https://www.evrensel.net/yazi/73623/toplumsal-hafiza-olarak-koku https://www.evrensel.net/yazi/73623/toplumsal-hafiza-olarak-koku? Bazı kokular hafızalardan asla silinmez. O kokuların bizi rüyalarımızda sevdiklerimize kavuşturmuşluğu da vardır, geçmişi geleceğe taşımanın manivelası olmuşluğu da. Çevremizden biliriz koku hafızası güçlü insanları, değil mi? Koku alma gücü salt genetik olmayıp aynı zamanda geliştirilebilir bir yetidir. Misal parfüm alanında çalışanlar için bu söylenebilir. Koku hafızası güçlü olanlar “Yıllar sonra bile sevdikleri ve özledikleri insanların kokularını hatırlayabilirler, gece rüyalarında bu kokuyu alıp o insanlarla ilgili rüyalar görebilirler” diyecektim ki Cumhurbaşkanı devreye girdi: “Ülkeyi şirket gibi yönetmek istiyormuş.” Piyasacı akıl bizim koku denince aklımıza parfüm gelmesi için dizayn edilmiştir. Oysa kolektif koku toplumsaldır ve silinmez bir hafızası vardır. Dersim’in kan kokusu Sivas Madımak’ta yanık, Gezi’de biber, Soma’da kömür olur toplumsal hafızamızdan geleceğimize yağar. Ya elma kokusu? Ya karanfil? 16 Mart Halepçe’nin yıl dönümüydü. Birçok kentte katliam hüzünle a..]]> Wed, 18 Mar 2015 05:00:36 +0300 SSK Hastaneleri: Devletin sol yanı https://www.evrensel.net/yazi/73568/ssk-hastaneleri-devletin-sol-yani https://www.evrensel.net/yazi/73568/ssk-hastaneleri-devletin-sol-yani? SSK Sağlık kurumlarının Sağlık Bakanlığına devredilmesinin üzerinden on yıl geçti. Tansu Çiller’in “son sosyalist kale” olarak tanımladığı bu yapıyı yıkmak AKP hükümetine nasip oldu. Neden “sosyalist kale” olarak tanımlanmıştı dönemin başbakanınca dönüp bakalım. SSK hastaneleri sağlığın finansman ve hizmet sunumunun tek elden yürütüldüğü ülkedeki yegane örnekti. Yani işçilerden kesilmiş primlerle oluşan bütçe ile kendi hastanelerini, eczanelerini hatta ilaç fabrikasını kurmuştu. İstisnalar dışında sağlık hizmeti satın almıyordu. SSK hastanelerinde döner sermaye yoktu. İşletme yani kâr mantığı ile kurulmamıştı. Ne poliklinikte ne tetkikte hastadan para alınmazdı. Döner sermaye olmadığı için performansa dayalı personel ücretlemesi de yoktu. Hizmet rekabete dayalı olarak değil ekip dayanışması ile yerine getirilirdi. Geldik bugüne! Şimdi üç uzman hekimin maaş toplamı bir emekli hakim maaşı etmiyor. Gerek hekim gerek diğer sağlık emekçilerinin gelirleri döner sermaye gelirleri..]]> Wed, 11 Mar 2015 04:50:37 +0300 Nasıl yapmalı: HDP https://www.evrensel.net/yazi/73518/nasil-yapmali-hdp https://www.evrensel.net/yazi/73518/nasil-yapmali-hdp? Yaşamın belli anlarında ilklerle sınanırız. Misal çocukluğumdaki en büyük ilk hediye sıra arkadaşımdan gelmişti. Açmak için sabırsızlanıyordum. O gün benim doğum günümdü ve kocaman bir uçmayan balon ilk öğüdü fısıldadı kulağıma. Yaşar Kemal’in ardından taşınan “insanlar evrende gölgeleri kadar değil yürekleri kadar yer tutarlar” sözü arkadaşımın yüreğini hatırlattı dün. Balon patlayıncaya kadar futbol oynamıştık, çok mutluydum. Yaşar Kemal’i kendi sesinden ilk çağrıcılarından olduğum Türkiye Barışını Arıyor konferansında dinlemiştim. Açılış konuşmasının bir yerinde şöyle demişti: “Bir ülke insanları yaşamayı, mutluluğu, güzelliği seçecekse, bu önce evrensel insan haklarından, sonra da evrensel, sınırsız düşünce özgürlüğünden geçer. Buna karşı çıkmış ülkelerin insanları da 21. yy’da onurunu yitirmiş, insanlığın yüzüne bakamayacak durumlara düşmüş insanlar olarak yaşarlar.” Tam da “İç Güvenlik Yasa” tasarısının TBMM’de oylandığı günlerde zihin açıcı sözlerini miras bırakarak ayrıldı a..]]> Wed, 04 Mar 2015 04:50:28 +0300 Tank Kürtçesi ve TEOG https://www.evrensel.net/yazi/73469/tank-kurtcesi-ve-teog https://www.evrensel.net/yazi/73469/tank-kurtcesi-ve-teog? Soluk almak yaşam iksiridir. Onsuz kaç dakika yaşayabilir ki insan? Misal beyin yaklaşık beş dakikada ölür geriye adeta motoru kalpten, havalandırma sistemi akciğerden makineye benzemiş beden kalır. Yine soluk alamazsa beden, yaşam hepten imkansızlaşır. Ülkeler ve halklar da yaşayan organizmalara benzer çok yönüyle. Ve geldik bu güne: Bir yanda TBMM’de görüşülmeye devam edilen İç Güvenlik Yasası, diğer yandan diliyle, sözüyle var oluşu baskılanmış / yasaklanmış halklar… Ses çıkarmak soluk alıp vermekle mümkün. Konuşma ise soluğun titreşiminden çıkan anlamsız sesin sözcüklere dönüşüp iletişim aracı kılınmasıdır. En iyi ses ise kişinin ana diliyle çıkar. Ana dilinin yasaklanması her bir insanın ses tellerine pranga vurmaktan başka nedir ki? “21 Şubat Dünya Ana Dili Günü” haftanın gündeminde en sahici başlıklardandı. Milyonlarca çocuğun ana dilinde eğitim almasının yasaklı / engelli olduğu bir ülkede soluk alıyoruz nihayetinde. Geçen hafta içinde ilk anda ilintisiz görülebilecek ik..]]> Wed, 25 Feb 2015 04:50:45 +0300 Seçim öncesi aile ve sağlık: AKP https://www.evrensel.net/yazi/73419/secim-oncesi-aile-ve-saglik-akp https://www.evrensel.net/yazi/73419/secim-oncesi-aile-ve-saglik-akp? Seçim süreci başlayınca kurumların kerameti bir bir ortaya saçılıyor. Bu bağlamda, nice ilde AKP’den aday adayı olanlar arasında sağlıkçıların öne çıkmasını bir kenara not düşmek gerekiyor.Yakın zamanda Kamu Hastane Birlikleri yönetici kadrolarının yeni sözleşme döneminde yönetici listesinin “adeta Memur-Sen tarafından belirlendiği” algısını da birlikte değerlendirmekte yarar var. Malum AKP “Her iki kişiden birisinin oyunu alıyoruz” derken “Ailenizin partisiyim” demeye getiriyor. Hükümet olarak icraatlarının propagandasını ise “aile” kavramının yanı sıra sağlık hizmetleri çeperinde tutmaya çalışıyor. Aile hekimliği, Diyanet İşleri Aile İrşad Birimleri bu hükümet döneminde hayata geçirilen ve içinden aile geçen kurumlardan sadece ikisi. Tüm bunlar yaşanırken Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü yönetici kadrolara yakın zamanlı bir yazı ile ev ziyaretlerini ödev kılmış oldu. Özeti çat kapı biz geldik ziyaretlerinde “AKP’nin sağlık uygulamalarından memnunsunuz değil m..]]> Wed, 18 Feb 2015 04:50:12 +0300 Çocukların sağlığı ve devletin sicili https://www.evrensel.net/yazi/73320/cocuklarin-sagligi-ve-devletin-sicili https://www.evrensel.net/yazi/73320/cocuklarin-sagligi-ve-devletin-sicili? Sağlık salt bedensel ve ruhsal iyilik hali olmayıp aynı zamanda sosyal ve siyasal iyilik halidir”. Sağlığa ancak böylesine bütünlüklü bir yaklaşım toplumları geliştirebilir. Ve bu gelişmişliğin turnusolü olarak devletleri çocuklar üzerinden sınamak elzemdir. Devlet çocukla çocuk olamıyor şimdilerde. Gülüşe karşı kurşun, sapana karşı panzer, bilyeye karşı kimyasal silah kullanmakla meşgul. Berkin Elvan, Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz ve daha nice çocuk devlet envanterinden silahlarla öldürülmeseydiler eğer çocuk sağlık istatistiklerinin öznesi olmaya devam edecektiler. Aslında hiç de şaşırtıcı değil çocukların katlini “milli vazife” olarak kayıtlara düşmesi, hükümet eyleyenlerin. Çocuklara salt devlet envanterinden silahlarla kıyılmıyor bu ülkede. Yoksulluk ve yoksunluk girdabında önlenebilir çocukluk hastalıkları biyolojik silah misali öldürüyor, sakat bırakıyor çocukları. Oysa bebek ve çocukların sağlıklılık düzeyleri toplumların en önemli gelişmişlik göstergesidir. Ülke istatistikler..]]> Wed, 04 Feb 2015 04:50:34 +0300 Yüz yıl önce hareketin adı spor değildi https://www.evrensel.net/yazi/73274/yuz-yil-once-hareketin-adi-spor-degildi https://www.evrensel.net/yazi/73274/yuz-yil-once-hareketin-adi-spor-degildi? Gündelik hayatın izini sürerken çağa ve nesillere isim koymaya meyilliyizdir. Misal “bilgisayar çocukları” bir dönem revaçtaydı. Peki, fotosel çağı önerisine ne dersiniz? Çağımız teknolojinin olanaklarını da kullanarak çıktı olarak bizlere hareketsizliği reva görüyor. İnsanın var oluşundaki engellenemez hareket iradesini rehin alıp, hareketin simülasyonunu gerçekmişçesine kullanıma sunuyor. Televizyon, bilgisayar, digital oyunlar, cep telefonu, akıllı telefonlar ve daha nicesi. Tüm bu teknolojik olanaklar sınırlı da olsa insanın hareketini tümden engellemez, sadece sınırlar. Oysa fotosel insan soyuna mutlak hareketsizliği vaat etmektedir. Ayrı odada uyuyan bebeğinin yanı başına ve kendi yatak odasına tüm gece açık cep telefonunu bırakan anne baba duydunuz mu hiç? İnanamıyorum demeyin sakın. Sabit ücrete sınırsız cep telefonu hizmeti reklamlarının gündelik hayata tercümesi böyle olabiliyor ne yazık ki! Oysa insan soyu var oluşundan beri bebeğinin sesine duyarlı, her an tetikte uyuyan..]]> Wed, 28 Jan 2015 05:00:10 +0300 Rehinhaneler ve sağlık https://www.evrensel.net/yazi/73223/rehinhaneler-ve-saglik https://www.evrensel.net/yazi/73223/rehinhaneler-ve-saglik? Modern tıp ve gölgesinde yeşerdiği piyasacı devlet pratiği insanları bedenleri üzerinden rehin alıyor. Bu yaklaşım hastanelerin de aynen mahpushaneler gibi büyük kapatılmanın bir parçası kılınma sürecini hızlandırıyor. Sağlığın metalaştırılmak istendiği günümüzde piyasacı akıl yarattığı, yol açtığı hastalıklara ilaveten olmadık hastalıklar icat ediyor insanlığın başına. Bu musallat etme edimi insan yaşamının doğal evreleri olan yaşlılık, ergenlik, menapoz gibi dönemleri bile hastalıkmışçasına ambalajlayıp pazarlıyor. Ama daha da vahimi kapitalizmin insan bedenini ve ruhunu yeniden dizayn etme uğraşıdır. Sağlık ve bu bağlamda insan bedeni kapitalizmin yarattığı tahribata dair insan soyunun görüp görebileceği en iyi aynadır aslında. Şimdi, bilim insanlarından ziyade dönüp kendimize sorma vakti: ‘Yeni insan çocukluğumuzdaki insana göre nasıl değişti?’. Belki de cevabı birlikte üretip soruyu içinde saklamak en iyisi! Yaşı kırkı geçenler için daha belirgin olabilir bu cevaplar. Çocukluğum..]]> Wed, 21 Jan 2015 05:00:06 +0300 SGK Nasıl kurtulur: Koruyucu sağlık https://www.evrensel.net/yazi/73167/sgk-nasil-kurtulur-koruyucu-saglik https://www.evrensel.net/yazi/73167/sgk-nasil-kurtulur-koruyucu-saglik? Bilginin bir iktidar alanı/aygıtı olarak yaşamı gölgesine alması sağlıkla sınırlı değil elbet. Ama konu sağlık olunca sonuçları daha bir sıkıntılı olabiliyor. Denebilir ki İnternet’in doğuşu ile bilgiye ulaşma son derece kolaylaştı. Ya sonuçları? İnternet çağı insanlarının tıbba dair algı ve beklentileri tam da sağlıkta piyasalaşmanın gereksinimleri ile örtüşüyor. Misal son dönemin poliklinik taleplerinin başında D vitamini tetkiki gelmekte. Hastaların rivayeti o ki “Hekiminizden bu tetkiki muhakkak talep edin” yönünde televizyon sağlık programları mevcut. O hastalara sorduğunuzda D vitaminini vücutta artırmak veya kullanılır hale getirmek için ne yapmak gerekiyor; yanıt üretemiyorlar genelde. Bilgiyi iktidar alanı dışına servis etmiyor piyasacı sağlık/yayıncılık ortamı. Asıl bilinmesi gerekeni halktan saklayıp, görece pahalı ve rutinde gerekmeyen tetkikler ile yeni “satılık hastalıklar” yaratmaya çalışıyorlar. Aynen diğer tüketim ürünleri gibi yaşamın doğal döngüsünde yer alan fark..]]> Wed, 14 Jan 2015 04:50:42 +0300 Söyle bana güzel ayna: Kolesterol https://www.evrensel.net/yazi/73118/soyle-bana-guzel-ayna-kolesterol https://www.evrensel.net/yazi/73118/soyle-bana-guzel-ayna-kolesterol? Tıp fakültelerinde ”kolesterol” başlığı tedavi boyutu ile klinik bilimlerde topu topu kendisine bir iki saat yer bulabilir. Oysa televizyonlarda kolesterol reklam kuşaklarından ana haber bültenlerine, sağlık prog-ramlarından sabah sohbetlerine sonu gelmez konuların başında gelir. Peki neden? Denebilir ki televizyon müdavimi bir kişi kolesterol bahsine bir hekimin bu başlıkta aldığı eğitimden çok daha uzun süre zaman ayırıyor. Peki sonuç ne? Kitleler giderek kolesterolü zamana yayılmış bir “besin zehiri” olarak algılamaya başlıyor. Oysa kolesterol vücudun olmazsa olmaz yapı taşlarındandır. Sorun varlığında değil yüksekliğindedir. Sağlık alanında hasta ve hekim arasında kurulmuş iktidar ilişkisi salt bugünün konusu değil elbet. Yine bu alanda bilginin toplumsallaştırılması son derece kritik. Ama kolesterol dahil bilumum sağlığa dair başlıklarda bilgi / söz bombardımanı bilgiyi toplumsallaştırmaya değil piyasanın hizmetine sunmaya hizmet ediyor. Giderek bilgiyi yaşamın dönüştürülmesi ..]]> Wed, 07 Jan 2015 04:50:44 +0300 One minute: Çocuklar neden ölüyor? https://www.evrensel.net/yazi/73071/one-minute-cocuklar-neden-oluyor https://www.evrensel.net/yazi/73071/one-minute-cocuklar-neden-oluyor? Bebek ve çocukların sağlıklılık düzeyleri halkların en önemli gelişmişlik göstergeleri arasında anılır. Bizdeki gibi gibi genç bir nüfusa sahip ülkelerde bu daha da anlam kazanıyor. Hal böyle olunca ülkenin bir fotoğrafını çekmekte yarar var. Ama ülkenin fotoğrafını çekmek o kadar da iç açıcı değil. Bu bağlamda hem bölgeler arasında hem de sosyoekonomik gelişmişlik bağlamında ciddi farklar var. Misal bebeklerde ölüm hızına baktığımızda ülkemizde her bin bebekten en az yedisinin öldüğünü görüyoruz. Bölgelere baktığımızda ise Ege ve İstanbul için bu oranın beşlere gerilediğini, Güneydoğu’da ise on bire yükseldiğini izliyoruz. Bunda elbette gelir ve altyapı adaletsizliği kadar anadilinde sağlık hizmetinden mahrum bırakılmanın da rolü var. Peki, bebekler en sık neden ölüyorlar bu ülkede? İlk sırada prematüre yani erken doğumlar var. Onu doğuştan anomaliler ve ciddi enfeksiyonlar (sepsis) izliyor. Eşitsizliklerin en acısı evlat ölümleri olsa gerak. Kimin bebeleri daha fazla ölüyor sor..]]> Wed, 31 Dec 2014 05:00:05 +0300 Reçete dışı antidepresan: Sanat https://www.evrensel.net/yazi/73022/recete-disi-antidepresan-sanat https://www.evrensel.net/yazi/73022/recete-disi-antidepresan-sanat? Bir yaşam hiçbir şeydir ama hiçbir şey de bir yaşam değildir” cümlesini ilk okuduğumda, tıp fakültesinde ders kitabımın ilk sayfasına yazmıştım yıllar öncesinde. Bu her birimiz için söylenebilir olsa da kimi yaşamlar daha bir anlam katar bu söze. Tek bir yaşama çoğul öyküler sığdıran öyle çok insan var ki! Misal, bir biyografiden aldığım şu sözlerin her birisi ayrı bir derinlik taşıyor: “Çocukluğunda tahta bacak Frida derlerdi ona.” “Doğuştan hastalığı ömür boyu peşini bırakmayacak, üstelik bir bacağı diğerine göre oldukça ince kalacaktır” “Tıp fakültesini bitiremeden ciddi sağlık sorunları nedeni ile ayrılmak zorunda kalır ve uzun yıllar yatağa bağlı yaşar.” “Geçirdiği trafik kazasında bir demir çubuk bedenini delip geçtiğinde henüz 25 yaşındadır.” “Üç kere hamile kaldı ama hepsi düşükle sonuçlandı.” Şimdi dönüp deneyimlerimiz üzerinden bir soru oluşturalım birlikte. ‘Böyle bir öyküden nasıl bir insan tahayyül edebiliriz?’ Soru yanılacağımız hissini verdi muhtemelen. Evet, ya..]]> Wed, 24 Dec 2014 05:00:37 +0300 Boş küme: Savaş ve insan hakları https://www.evrensel.net/yazi/72968/bos-kume-savas-ve-insan-haklari https://www.evrensel.net/yazi/72968/bos-kume-savas-ve-insan-haklari? Savaş içimizdeki çocuğu öldürüp, sağ kalabilen çocukları ise yaşlandırıyor. Bir anda beş yaşındaki bir çocuk ayağı kesilmiş, tekerlekli sandalyeye mahkum bir erişkinin sağ kalabilen tek yakını olabiliyor. Üstelik bu ve benzeri öyküler tekil olmayıp gündelik hayatın sis perdesi ardına sığamayacak kadar çoktur. Savaş bir kabus olarak çökerken insanlığımıza, asıl sonrası daha bir yıkıcı olabilmekte. “Savaş, çatışmaları çözmenin yegane yolunun şiddet olduğu algısını yerleştirerek gündelik yaşamda şiddetin meşrulaşmasına hizmet etmekte.” Savaş ortamında paramparça edilen temel insan hakları bundan dolayıdır ki savaş sonrasında da farklı boyutlarda ihlal edilecektir. Üstelik insan hakları bağlamında sorun bununla da sınırlı değildir. Savaş ve çatışma ortamında “dış güçlerin” müdahilliğinin nedeni olarak insan hakları ihlallerinin gerekçelendirilmesi, açık veya örtülü olarak bu mücadeleyi yürütenlere “iş birlikçi” imasında bulunma kolaycılığına kapılan bir milliyetçi / ulusalcı refleks ..]]> Wed, 17 Dec 2014 04:50:26 +0300 Engelli bireyin kabusu: Savaş https://www.evrensel.net/yazi/72912/engelli-bireyin-kabusu-savas https://www.evrensel.net/yazi/72912/engelli-bireyin-kabusu-savas? 2. Dünya Savaşı sonrasında böylesine büyük bir mülteci akını görülmemişti. Milyonlarca insan şimdi mülteci. Onlara savaş mağdurları demek işin kolayı. Özellikle de kadınlar ve çocuklar mağduriyet ihtimalinde ilk akla düşenler. Ya yaşlılar ve engelliler? Malum, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Ama gerek savaşın ortasında kalan gerekse mülteci olan engellilerin sorunları daha da büyük. Engelli denince ilk anda akla görme engelli, duyma engelli ya da yatağa bağımlı insanlar geliyor. Ama yaygın algı bu olmakla birlikte hastalıklara bağlı “insanın iş görememe hali” yani “ yeti yitimi” de bu bağlamda ele alınmalı. Dünyada nerede ise her beş kişiden birisi yaşamının bir döneminde bedensel ya da ruhsal fonksiyonlarında “yeti yitimine” uğruyor. Bu gerçeklik olgunlaşmamış toplumlarda sonuçları daha ağır olabilen, kişinin sorumluluklarının üstesinden gelememe, sosyal sorumluluklarında gerileme nedeni ile barizleşen bir sürece eviriliyor. Öyle ki dünyanın engelleri fiziksel sınırlarda kalmayı..]]> Wed, 10 Dec 2014 04:50:01 +0300 Kıyafet tercihi ve sağlık https://www.evrensel.net/yazi/72862/kiyafet-tercihi-ve-saglik https://www.evrensel.net/yazi/72862/kiyafet-tercihi-ve-saglik? Kıyafet seçimimizi renk, desen üzerine yoğunlaştırırız genelde. Ya sağlık sorunlarımız varsa? Misal ayaklarda ödem yani şişlik oluşumu çok yaygın bir yakınmadır. Kimi zaman nedeni böbrek yetmezliği, kimi zaman varis veya kalp yetmezliği olabilirken bazen de altta ciddi bir hastalık yoktur. Özellikle lastiği sıkı çorap giyenler bu gruptandır. Dar lastikli çorap ayak bileği veya diz bölgesinde venöz dolaşımı yavaşlatarak yer çekiminin de katkısı ile ödem yapabilir. Yani bir hastalık değil yanlış çorap kullanımına dair bir sonuçtur. Bir başka hastalığa bağlı gelişmiş ödemlerde bu ayrıntı daha da önem kazanır. Ödem gelişimi veya eklem şişliği olan hastalarda bir başka hatalı tutum yüzük ve bilezik kullanımında karşımıza çıkıyor. Özellikle yaşlı ve bakıma muhtaç hastalarda gözden kaçabilir ki ihmal edildiğinde ciddi sonuçlar doğurabilir. Yüksek tansiyonu olanların bilek kısmı dar kıyafet giymeleri ise hatalı ölçümlere yol açabiliyor. Unutulmaması gereken ayrıntı tansiyon ölçerin manşonu..]]> Wed, 03 Dec 2014 04:50:19 +0300 Bir yaşam karşıtı olarak hız https://www.evrensel.net/yazi/72812/bir-yasam-karsiti-olarak-hiz https://www.evrensel.net/yazi/72812/bir-yasam-karsiti-olarak-hiz? Araç arka cam yazılamaları hele trafik yoğunsa gözden kaçmaz. “Yavaş giden torununu, hızlı giden dedesini görür” onlardan bir tanesidir. Bir yönü ile doğru ama bir o kadar da eksiği var. Sizin arabanızı kurallara uyumlu kullanmanız tek başına yeterli mi? Çok hızlı giden birisinin yaratabileceği olumsuzluklardan sizin özeniniz yetmeyebilir. Aynı husus bulaşıcı hastalıklar bahsi için de geçerli. Bu hem özen, hem de hız başlığında benzerlikler içeriyor. Issız bir adada yaşamak bile sizi bulaşıcı hastalıklardan muaf tutamaz. Değilmi ki börtü böcek, rüzgâr var! Çağımızın ölümü hızdan olacağa benziyor. Bu sağlık boyutu ile de böyle. İnsanlık tarihinin belki de tüm zamanlarının toplam hızı son otuz yılda bir çırpıda geçildi. Misal “Neolitik çağın yaşam biçimleri Anadolu’dan Hollanda’ya sekiz bin yılda ulaşabildi” diyor arkeologlar. Ya şimdi? Yine bırakalım binlerce yıl öncesini 18–19. yüzyıllarda bulaşıcı hastalıkların yayılma hızlarına baktığımızda da benzer verilere ulaşıyoruz. Misal veb..]]> Wed, 26 Nov 2014 04:50:29 +0300 Modern ama hastalıklı https://www.evrensel.net/yazi/72758/modern-ama-hastalikli https://www.evrensel.net/yazi/72758/modern-ama-hastalikli? Zıt anlamlı sözcükler dünyası siyah / beyaz, iyi / kötü, güzel / çirkin gibi sözcüklerden geçilmez. Oysa çağımızda zıt anlamlı sözcükler kadar zıt sonuçlar doğuran sözler de bir o kadar önemlidir. Onları ard arda duyduğunuzda karşıtlık duygusu vermese de yaşam karşılıkları sonuçları itibarı ile zıttır. Kömür / doğalgaz, kömürlü ütü / yüksek buharlı ütü, leğen / çamaşır makinesi, duş / su kovası, tulumba / çeşme, soba / kalorifer, çalı süpürge / elektrik süpürgesi, traş sabunu / traş köpüğü gibi, katı sabun / el sabunu… Tüm bu sözlere bakınca yoksulluk / zenginlik, dün / bugün, refah / yoksunluk karşıtlığını akla düşürse de asıl çelişki hastalık /iyilik hallerine dairdir. Misal, kömür sobası kullananlar odun ve kömürü yaz sonunda alır, bodrumuna taşır, odunları kırar, her sabah külü çeker, bahçeye taşır, sobayı yakacakla doldururlar. Oysa doğalgazlı kalorifer kullananlar için tüm bu işlemler tek saniyede bir tuşa basmaktan ibarettir. “Konforumuz arttı ama daha fazla hastalanmaya başlad..]]> Wed, 19 Nov 2014 04:50:02 +0300 Devlet ve çocuk: işkence https://www.evrensel.net/yazi/72710/devlet-ve-cocuk-iskence https://www.evrensel.net/yazi/72710/devlet-ve-cocuk-iskence? Bayraklar farklı, coğrafyalar farklı ya çocuklar? Devlet ve çocuk denince aklınıza şu sıralar Meksika ve İsrail’in gölgesinde Filistin düşüyor olsa gerek. Cumartesi Anneleri’nin aklından ne eksilmez peki? 1000 küsur haftadır yakınlarının akıbetini soran o güzel insanlar sabırla bize insanlığımızı hatırlatıyorlar. Meksika’da 43 öğrenci “devlet görevlileri marifeti ile kaçırıldı, işkence gördü, mafyaya verildi, yakıldı” diyor haberler. Anahtar kelimeler “devlet ve kaçırmak”. Kaçırmak fiilinden türemiş sözcüklerin bizim ülkemizdeki güncel versiyonu ise “kaçırırcasına”. Devlet bir yandan gecesini gündüzüne verip “evinden kaybolan bir küçük çocuğu” arıyor, öte yandan aynı kentten daha iki hafta önce cezaevine derdest ettiği 8 çocuğu ‘ kaçırırcasına’ uzaklaştırıyor. Akıllara ziyan bu devlet gelgiti Van’da zuhur etti yeniden. Vahim olanı birincisinin tüm televizyon kanallarında ana haber bültenlerine girmesi, diğerinin ise yok sayılması. Evet, çok geçmedi üzerinden sekiz çocuğun tutu..]]> Wed, 12 Nov 2014 04:58:34 +0300 Yamalı bohça: GSS https://www.evrensel.net/yazi/72650/yamali-bohca-gss https://www.evrensel.net/yazi/72650/yamali-bohca-gss? Ata Demirer “Kilolu olduğum için özel sigorta şirketleri beni sigortalamıyor” diyordu bir sahne gösterisinde. Yani ünü yetmemişti. Bilindiği üzere obezite yani aşırı kilo bir salgın olarak tanımlanıyor sağlık örgütlerince. Peki, neden sigortalamıyor özel sigorta şirketleri aşırı obez olanları? Sebebi basit; onların yakın bir gelecekte kalp, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon dahil ciddi hastalıklara yakalanma riski daha fazla. Yani kâr edemeyecekler sağlığınızdan. Etrafınızdan duymuşsunuzdur elbet. Eğer özel sigorta şirketlerinden sağlık poliçeniz var ve siz bir gaflette bulunup ola ki en basitinden ‘Cildinizden ben aldırdıysanız’ vay halinize! Bir sonraki yıl ya sigortanız yenilenmeyecek ya da ödediğiniz primler altından kalkamayacağınız oranda artırılacaktır. Bir anlamda kaygınızı gidermek adına güvendiğiniz, para ödediğiniz özel sağlık sigortacılığına ‘kâr yağacaktır. Onlar için artık siz “Cilt kanseri olma riski yüksek bir kişisiniz” ve kâr etmeleri riskli hale gelmiştir. İşt..]]> Wed, 05 Nov 2014 04:59:00 +0300 Tıbbın söküğü https://www.evrensel.net/yazi/72595/tibbin-sokugu https://www.evrensel.net/yazi/72595/tibbin-sokugu? İki eski dost buluştuğunda salt havadan sudan konuşmazlar elbet. Ne yapıp ettikleri, sağlıkları da merak ettikleri arasındadır. Misal, içlerinden birisi “Halin, durumun nasıl görmeyeli?” sorusuna yanıt verirken birlikte kulak misafiri olmaya ne dersiniz? “ -Hastaneden yeni çıktım. Bu üçüncü mide kanamam. Üstelik kalpten anjiyo yaptırmamın üzerinden bir yıl geçmedi bile! -Senin böbrek taşın da vardı, değil mi? -Sadece böbrek taşım olsa neyse. Sedef hastalığım bir yandan, eklem ağrılarım, Gut atağı diğer yandan yakamı bırakmadı hiç. Üstelik tansiyon yüksekliğim daha da yer etti kendine. -Saydım tam beş hastalığın var. Üzüldüm doğrusu. Nasıl baş ediyorsun, ne ara onca doktora muayeneye gidiyorsun? -Zor oluyor ama neyse! Midem için gastroenteroloji, kalbim için kardiyoloji, böbrek taşım için üroloji, gut hastalığım için romatoloji, sedef hastalığım için dermatoloji uzmanı ile görüşüyorum.” “Modern tıbbın hastalığı” tam da burada yatıyor. Hipokrat’a dayanan binlerce yıllık tıbbi öğre..]]> Wed, 29 Oct 2014 06:00:49 +0300 Halkın hekimi: Ata Soyer https://www.evrensel.net/yazi/72537/halkin-hekimi-ata-soyer https://www.evrensel.net/yazi/72537/halkin-hekimi-ata-soyer? Duvarlar anın dokunduğu, geçmişin geleceğe iz bıraktığı ortak mekanımızdır. Gezi’nin şiir ve mizaha bezenmiş duvarları hâlâ kullanımda. Bazen de evlerimizin, ortak mekanların iç duvarları dile gelir. İzmir’in Basmahane semtinde bir meyhane, duvarda çerçeveli üç resim yan yana: Atatürk, İbrahim Tatlıses ve Ata Soyer. Sevgili Ata Soyer’i muhtemelen tanıyorsunuzdur. Türkiye toplumcu hekim hareketinin öncülerinden, sağlık hakkı, emek ve insan hakları mücadelesinin önemli isimlerindendi. Ölümünün ardından adına düzenlenmiş çok sayıda etkinlik ile yeni kuşaklar için de yol göstermeye devam ediyor. Bu bağlamda İzmir’de adına kurulmuş bir dernek 18 Ekim Cumartesi günü açıldı: “Ata Soyer Sağlık ve Politika Araştırmaları Derneği”. Ama hiçbirisi halkın öz değerlerinden süzülmüş bir duva..]]> Wed, 22 Oct 2014 00:09:29 +0400 Saatin halleri: Ölüm / yaşam https://www.evrensel.net/yazi/72485/saatin-halleri-olum-yasam https://www.evrensel.net/yazi/72485/saatin-halleri-olum-yasam? Saatlerin tarihi insana dair önemli ipuçları sunar. Bir anlamda saatler yaşanılan zamanın ruhunu yansıtır. Kum saati, su saati, ateş saati, kurmalı saatler, dijital saatler ilk akla gelenler. Şimdi bunlara bir de “ölüm saati” eklendi: “Death Watch” İlgili saat yaşadığınız ülke, hangi kıtadan olduğunuz, yaş ve cinsiyetinize ilaveten bazı risk faktörlerini kaydettikten sonra geri sayıma başlıyor. Gösterdiği akıp giden zaman değil sizsiniz. Kum saati misali ölümden önceki son yıllarınız belki de saatleriniz düşüyor ekranına. Öleceğiniz yılı yaklaşık olarak hesaplayarak kalan günlerinizi hatırlatıyor. Ölümle saniye saniye sayarak buluşmak! Peki belirleyeni ne? Bilim insanları “Sağlık, salt bedensel ve ruhsal iyilik hali olmayıp aynı zamanda sosyal iyilik halidir” dediğinde “Yine siyaset yapıyorsunuz” diyenler eksik olmaz. Bakın şimdi aynı tespiti t&uum..]]> Wed, 15 Oct 2014 00:46:42 +0400 Edilgen bir tercih: Sağ kalmak https://www.evrensel.net/yazi/72432/edilgen-bir-tercih-sag-kalmak https://www.evrensel.net/yazi/72432/edilgen-bir-tercih-sag-kalmak? Hayat an gelir zorlar bizi. Payımıza düşen nedir sahi? Sağ kalmak ve sağlıklı olmak bir ikilem mi yoksa yazgı mı? Ya da edilgen bir tercih mi? Ya sağ bırakılmak? Bu yazıyı bir bayram nöbetinde yazıyorum. İzmir’in gölgesinde şifa perver bir beyaz önlük var üzerimde. Kalp krizleri, şeker komaları, yükselen tansiyonlar, sanırsınız ki “şifa” iki dudağım arasında. Sağ cebimde steteskop, sol cebimde cep telefonu. Birincisi yürek sesini dinler, diğeri yüreklerden ses verir bana. O yürekler şimdi Kobanê’den, Suruç devlet hastanesinden ses veriyor. İzmir’de bir hastane nöbetindeyim. Ve televizyon ekranında bir yürek beliriyor: Prof. Dr. Cem Terzi. Suruç Devlet Hastanesi önünden ses veriyor. Ameliyattan yeni çıkmış, sağ kalmanın değil sağlıklı kalmanın yanıtını aratıyor bizlere. İzmir’den gelen diyor spiker, Avrupa Cerrahi Uzmanlar Derneği Başkanı diye ekliy..]]> Wed, 08 Oct 2014 00:55:41 +0400 Doğumhanede narkoz, okulda uyuşturucu https://www.evrensel.net/yazi/72382/dogumhanede-narkoz-okulda-uyusturucu https://www.evrensel.net/yazi/72382/dogumhanede-narkoz-okulda-uyusturucu? Uyuşturucu baronlarının gençlerimizi ellerimizden almasına izin vermeyelim”. Bu söz çocuğuna dair kaygılı bir anneye ait değil. Ülkenin yeni Cumhurbaşkanı söylüyor. Ama hangi ülkenin ve nasıl bir ülkenin cumhurbaşkanı? Roboskî’de savaş uçaklarının sınırın öte yanında kendi ülkesinin çocuklarını bombalamasının üzerinden yıllar geçmedi. Çok geçmedi Uğur Kaymaz’ın 13 yaşında 13 kurşunla katledilmesinin üzerinden. Ve şimdi Kobanê’de katlediliyor çocuklar. Bir yetkili açıklıyor. Liselerde uyuşturucu tüketimi yüzde 10’lara vardı? Hangi gençlik bu? Kim iktidardaydı onların kreş dahil okullu yıllarında? “Her on liseliden birisinin uyuşturucu ile tanıştığından” dem vuran sisteme şu soruyu sormak gerek: Siz değil misiniz her iki çocuktan birisini sezaryenle doğurtan? Halk ne der ameliyat içi..]]> Wed, 01 Oct 2014 00:09:59 +0400 Ata Soyer ve halk sağlığı: ‘Bir yürekten, bir yaşamdan’ https://www.evrensel.net/yazi/72325/ata-soyer-ve-halk-sagligi-bir-yurekten-bir-yasamdan https://www.evrensel.net/yazi/72325/ata-soyer-ve-halk-sagligi-bir-yurekten-bir-yasamdan? Savaş yanı başımızda. Böyle durumlarda bakacağınız bir çift göz ararsınız. O gözler ki sizin dilinize ve oradan hayatın içine dökülecek bir çift sözün hayat damarıdır. Kendi adıma o gözlerden Ata Soyer’in yokluğunu, onun geçmiş yazılarının ışığında aşmayı deneyeceğim bugün. Bir anlamda sizinle birlikte okuyacağım onu yeniden. Misal, “Savaş ve devlet terörü, önemli bir halk sağlığı sorunudur. Dolayısı ile sağlıklı olmanın yolu, barış ve kardeşçe bir ortam oluşturmaktır. Barış, sağlığın olmazsa, olmaz ön koşuludur” demişti yıllar önce Ata Soyer. Bugünler için ne büyük öngörü! Kimi ayrılışlar daha bir zor ve bir o kadar erken: Ata Soyer unutamayacaklarımızın başköşesinde. Emek, sağlık hakkı ve insan hakları mücadelesinin zihin açıcılarındandı. Mücadelenin içinden tüm ülkeyi karış k..]]> Wed, 24 Sep 2014 00:37:34 +0400 Kapan susam kapan: Sağlık https://www.evrensel.net/yazi/72275/kapan-susam-kapan-saglik https://www.evrensel.net/yazi/72275/kapan-susam-kapan-saglik? Masalların da son kullanım tarihi olabileceği hiç aklınıza gelir miydi? Nice masal dilinde anlatı şimdilerde çocuklara muhtemeldir ki daha az ilginç geliyor. Ali Baba ve Kırk Haramiler’in en akılda kalan cümlesi “Açıl susam açıl”dı kuşkusuz. AVM kuşağı için fotoselli kapılar kullanımdayken artık ne anlatabilir ki bu cümle? Denebilir ki masalların ve mitolojinin pekçok gizemini bilim ve teknolaoji usa çıkardı, gündelik hayatın içinde kullanıma sundu. Belki de yeni masallar yazmak gerek. Ve masal kahramanları belki de bir ulaşılmaz olarak “sağlıklı insan” olacak; kimbilir? Ulaşılmaz sanılan ilginç gelir insana. Ve sağlıklı kalabilmek bırakalım temel bir insan hakkı olmasını, artık kapitalizmin satabileceği bir “ürün yelpazesi” olmaktan da çıktı. Yani insanlığın yeni ulaşılmazı “sağlıklı insan”... Artık “dünyanın şu c..]]> Wed, 17 Sep 2014 00:13:29 +0400 Mezrada doğmanın şans kılınmış hali: Sağlıkta dönüşüm https://www.evrensel.net/yazi/72223/mezrada-dogmanin-sans-kilinmis-hali-saglikta-donusum https://www.evrensel.net/yazi/72223/mezrada-dogmanin-sans-kilinmis-hali-saglikta-donusum? Devlet envanterinden “cennete gönderilenlere” 10 işçi daha eklendi. ”İnşaat asansörü düştü” diyor haberler. Düşen asansör değil ülkenin sağlık ve iş güvenlik algısı. Devletin “şehit, cennet” beyanları halk dilinden ödünç alırsak “İşi Allah’a havale etmenin” işareti. Yani, yeni başbakan ‘dışarıdan bakmaya’ devam ediyor ve diyor ki “10 işçimizi şehit verdik”. Eski bir dışişleri bakanı olarak sağlık, iş güvenliği ve işçi cinayetleri verilerine hakim olmayabilir; ya diğer ülke nüfuslarına? Misal, Yunanistan nüfusu 11 milyon. Ülkemizde 1 yılda hastaneye yatanların sayısı ne peki? Bu rakamdan 1 milyon daha fazla, yani 11 milyon 978 bin 827. İspanya’nın nüfusu 45 milyon. Bizde 2012’de neredeyse İspanya nüfusu kadar radyolojik tetkik istenmiş: 43 milyon 290 bin 731. Hollanda nüfu..]]> Wed, 10 Sep 2014 00:18:56 +0400 Derman https://www.evrensel.net/yazi/72171/derman https://www.evrensel.net/yazi/72171/derman? Bilge bir kuş olarak anılır söylencelerde. Kimi diyarlarda ise gece ötmesi uğursuzluk sayılır. Doğa severler ise “kusmuğuna” vurgundurlar. Aralarında “iyi bir hediye” olduğu rivayettendir: “Pelet” Ve bir başka kuş binyıllardan süzülüp gelir halkların inanç dünyasına. O bir “iyiliksever” melektir. Êzidiler kuş olarak resmederler onu: Tavus Pelet bir anlamda baykuş kusmuğudur. İnsan soyu için sindirim ağızda çiğneme ile başlar. Oysa baykuşlar bütün yutar avını ve midede sindirirler. Yani avlarının tüyü, kılı, kemiği doğrudan midelerine gider. Doğaldır ki sindiremezler bu kısımları ve kolay kolay erimeyen, yıllara meydan okuyan “pelet” olarak kusarlar vejeteryan kuşların aksine. Ve şimdilerde yakın coğrafyamız insan kusmuğu. Bakılsa içinde aş olarak yabani ot, su olarak “insan idrarı” fark edilecektir. Evet, kaçış y..]]> Wed, 03 Sep 2014 00:11:29 +0400 Yaşam için barış barikatı https://www.evrensel.net/yazi/72121/yasam-icin-baris-barikati https://www.evrensel.net/yazi/72121/yasam-icin-baris-barikati? Bir insan hiçbir şeydir ama hiçbir şey de bir insan değildir” sözünü öğrencilik yıllarımda okumuş ve ders kitaplarımdan birisinin ilk sayfasına yazmıştım. Okunmuş eski kitaplar misali eski söylenmişlikleri de zihnimiz hatırlatıverir olmadık anda. Coğrafya ve güncel tarih bu kez hasta bağlamında olmasa da hatırlattı yeniden: “Bir insan hiçbir şeydir ama hiçbir şey de bir insan!” Milyonlarca insan yerlerinden edildi, bir o kadarı da savaşlarda yaşamını yitirdi. Hem de yanı başımızda. Çocuklar, kadınlar, özürlüler daha bir mağdur haldeler. Bir yandan Ebola salgını, hemen yanı başında Boko Haram, bir üzerinde IŞID ve her yerde emperyalist odaklar boy verdi haritalarda. Hem insanlık hem insanlığımız tehdit altında! Milyonlarca insan adı konmamış bir halde sınırların berisine yol aldılar. Birçoğu da beklemede. Onlar hasta, aç, yorgun, işsiz, yurtlarından uzakta ayakta..]]> Wed, 27 Aug 2014 00:07:28 +0400 Sınırlar yetmiyor https://www.evrensel.net/yazi/72072/sinirlar-yetmiyor https://www.evrensel.net/yazi/72072/sinirlar-yetmiyor? İnsanı bir ihracat / ithalat ürünü olarak anmak giderek yer ediniyor ülkemizde de. Geçmişten bu güne akılda en fazla kalanı ise askerlere dair. Yani zorunlu askerlere. Misal "Türkiye'nin en büyük ihraç ürünü askerleridir" sözü ilk kez Kore Savaşı yıllarında Amerika'da söylenmiş ve asker başı eder, Cent ile anılmıştı o yıllarda. Derken yakın bir zamanda "para taciri" G. Soroz " Türkiye'nin en iyi ihraç malı askeridir" dedi bir kez daha. Şimdilerde ise bizim coğrafyada insana "ithal" başlığında yaklaşıyor kimileri. Yakın coğrafyaların savaş mağdurlarına ülkemizde giderek "ithal insan" gözü ile bakılıyordu ki buna son zamanlarda hekimler de eklenmiş oldu. Hafta içinde Ankara Tabip Odası basın açıklamasının başlığında ithal sözü tırnak içine alınmıştı: Asistan Hekim "İthalatı" Ç..]]> Wed, 20 Aug 2014 00:23:26 +0400 Zorunlu kapatılma ve sağlık https://www.evrensel.net/yazi/72025/zorunlu-kapatilma-ve-saglik https://www.evrensel.net/yazi/72025/zorunlu-kapatilma-ve-saglik? Okul bize ne öğretiyor? İster “5+3+4” densin adına ister “4+4+4” kılınsın sahi ne öğreniyoruz bu okullarda? Misal kolejler hariç, çevrenizde lise bitirip de dil öğrenenine hiç rastladınız mı? Ya sağlıklı yaşam pratiği? Misal Mardin’de bir çocuk Kürtçe, Türkçe, Süryanice, Arapça öğrenebiliyorken, üstelik sokakta ve henüz henüz beş yaşında iken, siz hiç bu çocuklardan okullu kılınıp da İngilizce veya bir başka devlet envanterinden dili aynı rahatlıkta konuşabilene rastladınız mı? Sahi ne yapıyor okul bu körpe zihinlere? Diyabet ve ilintili hastalıklar hızla artıyor. İnsanlık tarihinde ilk kez savaş ve kazalara bağlı ölümler dışında ölüm nedenlerinin baş sırasına oturdu bu hastalıklar. Kalp krizinden hipertansiyona, damar sertliğinden felce, aşırı kilodan böbrek yetmezliğine nice hastalık erken yaşta öl&u..]]> Wed, 13 Aug 2014 00:19:38 +0400 Açlığın halleri: hava https://www.evrensel.net/yazi/71977/acligin-halleri-hava https://www.evrensel.net/yazi/71977/acligin-halleri-hava? Tüm yaşam, cevabın tohumunu içinde taşıyan, şekle dönüşmüş sorulardan ve sorulara gebe cevaplardan başka bir şey değildir.” Bu söze katılır mısınız bilmem ama Gustav Meyrnc böyle algılamış yaşamı. Yaşam üzerinden soruları / sorunları ‘yaşamsal’ buluruz her daim. Misal açlığa dair sorular bu gruptandır. Açlıktan söz edince bilinçaltı mide gurultusu ile yardıma koşar. Oysa en büyük açlık hava açlığıdır. Bunu en son Soma maden cinayetinde hatırladık. Boşuna değil tüm kadim dillerde “Nefes için kullanılan sözcükler ile can / ruh için kullanılan sözcüklerin aynı olması.” Ve kapitalizm insan soyunu nefessiz bırakıyor, öldürüyor. Misal kot taşlama işçileri “ölümün soğuk yüzünü” hayatlarının baharında karşılarken, tüketim arsızlığımız ve kâr hırsı onları ..]]> Wed, 06 Aug 2014 00:06:52 +0400 Ret ve savunma: Beden ve bayram https://www.evrensel.net/yazi/71932/ret-ve-savunma-beden-ve-bayram https://www.evrensel.net/yazi/71932/ret-ve-savunma-beden-ve-bayram? Bugün bayram. Dinler ne kadar farklı ele alsa da insan soyu bir yolunu bulup bayramları “Can boğazdan gelir” misali yemeli içmeli kılmayı başarmış. Misal, Müslümanlar iki kutsal bayramın birisini şeker yani karbonhidrat, diğerini ise kurban eti yani protein bayramına dönüştürmüşler zaman içinde. Ramazan Bayramı’na dair dini metinler “Tüm kötülüklerin orucu bozabileceğini” içerse de oruç tutanlar bu emri açlıkla sınırlamaya meyillidirler. Bunun tersten kanıtı ramazan ayı boyunca ve bitiminde tıbbın salt sindirim sistemi boyutu ile devreye girmesidir. Sahurda ne yenmeli, iftar nasıl açılır, yemeğin yağ ve karbonhidrat oranı nasıl olmalı gibi. Ama hiçbir zaman bir psikiyatrın oruç bozan riya, kötücül davranışlar, cana kastetme, hırsızlık, dolandırıcılık, devletin kaynaklarını zimmete geçirme vb. hususlara dair yol gö..]]> Wed, 30 Jul 2014 00:45:43 +0400 Tıp sarısı https://www.evrensel.net/yazi/71826/tip-sarisi https://www.evrensel.net/yazi/71826/tip-sarisi? Gökova’da renklerden sarı neden akla düşer? Üstelik tatil ve aylardan temmuz iken. Malum Ege’de eylül ayına ‘sarı yaz’ derler. Hani ağustosun ilk yağmurundan sonra yaşanan yaza... Yer gök mavi ama renklerden aklımda sarı... Sarı rengin uzak mesafelerden görülebilirliği yüksek olduğu için ticari taksiler ve okul servisleri sarı renge boyanır derler. Ya kurumlar ve değerler neden sararır? Üşenmedim araştırdım. “Sarı renk, yeşil ile turuncu arasında yer alan ve insan gözüyle görülebilen renklerden birisi” olarak tanımlanıyor. Ansiklopedik bilgi bu! Ya halkın tanımı? Ya bizlere hatırlattıkları? Misal, Büyük Üstat Yaşar Kemal ‘Sarı Sıcak’ demiş 1955’te ilk öykü kitabının adına. Ve “Sarı Sıcak Anadolu halkının yokluğa, açlığa, unutulmuşluğa karşı verdiği insanüstü mücadelenin hikayesidir” diyor ele..]]> Wed, 16 Jul 2014 00:20:04 +0400 Çok uzun soluklu evrensel sözleşi: Hekimlik andı https://www.evrensel.net/yazi/71768/cok-uzun-soluklu-evrensel-sozlesi-hekimlik-andi https://www.evrensel.net/yazi/71768/cok-uzun-soluklu-evrensel-sozlesi-hekimlik-andi? İnsanlık nice yasalar, anayasalar gördü ama hiçbirisi Hipokrat Yemini kadar insanların hafızasında yer edinemedi. Binlerce yıl öteden gelen bu ant aslında toplumla tıp mensupları arasında bir sözleşi. Bu sözleşmeyi salt hekimlerle sınırlı tutmak ise doğru olmaz. Hepimiz bilmekteyiz ki hasta bir memnuniyetsizlik anında “Bu mu sizin Hipokrat Andı’nız!” derken çerçeveyi hekimlerle sınırlı tutmuyor. Hipokrat Andı’nın yerkürede bu kadar karşılık bulmasının nedenlerinden bir tanesi de kendini güncelleyen bir içeriğe sahip olması. Şimdi dönüp sorsak hekimlere ve cümle ahaliye ‘Hekim Tanrı Apollo, Escalapius, Hygia ve diğer tanrı ve tanrıçalar adına tıp yemini var mı’ diye, sizi ciddiye alan olmayacaktır. Oysa bundan yaklaşık 2 bin 500 yıl önce Hipok-rat yaşarken böyle öngörülmüştü hekimlik andı. Hekimliğe adım atan tıp öğrenc..]]> Wed, 09 Jul 2014 07:32:43 +0400 İşçi hastanelerini hatırlamak https://www.evrensel.net/yazi/71709/isci-hastanelerini-hatirlamak https://www.evrensel.net/yazi/71709/isci-hastanelerini-hatirlamak? Sanırım bu adı unuttuk: İşçi Hastanesi. Adları önce SSK hastaneleri kılındı sonrasında devlet hastanelerine dönüştü zaman içinde. Denebilir ki işçilere yabancılaşması ilk SSK adı ile başlamıştı. 2006 yılından önce SSK yani Sosyal Güvenlik Kurumu hastaneleri iken bu yabancılaşmanın ipucu meslek hastalıkları bahsinde kendisini ele veriyordu. Koca ülkede tek bir meslek hastalıkları hastanesi vardı. İzmir gibi tüm Ege Bölgesi’ne hizmet veren bir şehrin SSK eğitim hastanelerinde dahi bırakın meslek hastalıkları polikliniğini, bu amaçla uyumlu laboratuvar hizmeti dahi verilmiyordu. Üstelik dünyada meslek hastalıkları ve iş kazalarının en sık görüldüğü ülkelerin ilk sıralarında yer alıyorduk. SSK yani işçi hastaneleri üç büyük kentte eğitim hastaneleri kurarak ülkenin uzman yetiştiren kurumları arasında yer almıştı almasına ama kendi yarası..]]> Wed, 02 Jul 2014 00:05:21 +0400 Yorgunsanız biraz şiir iyi gelir https://www.evrensel.net/yazi/71658/yorgunsaniz-biraz-siir-iyi-gelir https://www.evrensel.net/yazi/71658/yorgunsaniz-biraz-siir-iyi-gelir? Son günlerde yorgunum biraz” İki dost karşılaşması dahil evde, sokakta, iş yerinde uluorta sıkça duyarız bu sözü. Kışsa nezle, gribe; baharsa bahar yorgunluğuna bağlanır sıklıkla. Ama hekimle paylaştığında kişi başka bir gözle bakmak gerekir. Yorgunluk yakınmasının tıbbi arka boyutu nerede ise tıbbın bütününe denk gelir. Önemli olan ona eşlik eden bulgulardır. En basitinden bir nezleden tutun da ishale, tansiyon düşmesi veya yükselmesinden tiroit hastalıklarına, kan düşüklüğünden şeker hastalığına, veremden kansere yüzlerce hastalık sorumlu olabilir bu yakınmadan. Kimi zaman da “Yorgunum biraz” kolayca “Moralim bozuk” ile buluşur. Metali önce icat edip sonra onu da yorabilen insan nasıl kendini yormaz ki? Üstelik bu yorgunluk hangi coğrafyada, siyasal iklimde yaşadığınız ile de yakından ilintilidir: “Sağlık salt bedensel ve ruhsal iyilik hali olmay..]]> Wed, 25 Jun 2014 00:03:25 +0400 Evcil mikrop evsiz insan https://www.evrensel.net/yazi/71603/evcil-mikrop-evsiz-insan https://www.evrensel.net/yazi/71603/evcil-mikrop-evsiz-insan? Evcilleşmenin tarihi insanla başlar. Önce kendisi evcilleşmiş, sonra sıra hayvanlara gelmiştir. Bu aynı zamanda yerleşik hayata geçmenin de tarihidir. Ama bir evci-limiz daha var ki hiç akla gelmez: Mikroplar. Maya türü mikropların evcilleşmesi yani insanlar tarafından ıslah edilmesi yaşamsaldır. Yoğurttan şaraba, ekmekten peynire nice vazgeçilmez besinin varlığını bu maya türü mikroplara borçluyuz. İnsanlık maya mikrop-larını evcilleştirmişti bin yıllar öncesinde ama farkında değildi. Ne zaman ki Pasteur maya mik-roplarının varlığını 19. yüzyılda kanıtladı, mesele anlaşılır oldu. Aynen mikrobik hastalıklarda olduğu gibi. Bildiğiniz üzere insanlık geçmişte birçok hastalığı biliyordu ama nedenini anlayamıyordu. Mikropları dahi bundan binlerce yıl önce evcilleştirebilmiş insan soyu ne yazık ki günümüzde kendisi yeniden evsizleşiyor, “Evsizler” denince akla önce Am..]]> Wed, 18 Jun 2014 00:03:57 +0400 Devletin asker kıldığı çocuklar https://www.evrensel.net/yazi/71539/devletin-asker-kildigi-cocuklar https://www.evrensel.net/yazi/71539/devletin-asker-kildigi-cocuklar? Eski bir metinde “hastalık insanı dürüst kılar” demiş bilge bir insan. Neden mi önemli? Hekimler, sağlık çalışanları karanlığın tanığıdır. Ve bu tanıklık hastalıklarının dürüst kıldığı insan anlatıları ile daha da güçlenir. Milyonlarca insan yakılmış, boşaltılmış köylerinden edildi. Nice insan yargısız infazlarda öldürüldü. Yaşam alanlarında babalarına, annelerine, en yakınlarına devlet güçlerince işkence yapıldığını, öldürüldüğünü, evlerinin yakıldığını gördü çocuklar. Ve orada asker kılınmış nice hekim, sağlıkçı görev yaptılar. Ama anlatmıyorlar karanlığı en yakınları dışında; yazık! Seksenlerden bu yana zulmün içinde büyümüş bugünün anne babaları ise şimdi kendi çocuklarının ölümüne, mahpusluğuna tanıklık ediyorlar. Bir yandan cumhuriyet tarihinin en kalabalık ç..]]> Wed, 11 Jun 2014 00:01:39 +0400 İnce hastalık https://www.evrensel.net/yazi/71483/ince-hastalik https://www.evrensel.net/yazi/71483/ince-hastalik? Biz hastayız. Bakılmak lazım. Hani para, hani sanatoryum, hani sevecenlik? Altı aydır sıra bekliyorum” diyor bir mektubunda Rüştü Onur henüz yirmi yaşında bir verem hastası iken. Bakmayın verem hastası olduğuna; kendi anlatımı ile ondan zarar gelmez kovanındaki arıya, yuvasındaki kuşa! Ve o ince hastalıklı haliyle tifolu bir genç kıza aşıktır hayatının ilkbaharında. Üstelik yaşamıyor artık. Şiirlerini okursak ancak hayat bulabilecek iki dünya savaşı arasına sıkışmış 22 yıl gibi kısacık yaşamı. Ve İzmir’de kendini yurdundan sürgün eylemiş bir dil bilmez: Kimilerinin mülteci, kimilerinin sığınmacı, kimilerinin ise kaçak göçmen bellediği bir verem hastası! Muhtemelen kendi dilinde şöyle diyordur. “Biz hastayız bakılmak lazım. Hani para, hani sanatoryum, hani sevecenlik? Altı aydır tedavi olma mücadelesi veriyor mülteci derneği benim için” Belki de kulağınızdaki tutuklu b..]]> Wed, 04 Jun 2014 00:23:45 +0400 Dünden bugüne nefes can ve ruh: Soma & Gezi https://www.evrensel.net/yazi/71433/dunden-bugune-nefes-can-ve-ruh-soma-gezi https://www.evrensel.net/yazi/71433/dunden-bugune-nefes-can-ve-ruh-soma-gezi? Çoğunluk sessiz sedasız nefes alırız. Ne zaman ki rutin dışına çıkar insan, işte o zaman akciğerin işlevselliği, yetip yetmediği bilince çıkar. Efor artımında, solunan havada nitelik sorunu olduğunda ya da oksijen azaldığında daha da belirginleşir. Denebilir ki hiçbir açlık hava açlığı ile kıyaslanamaz. Bu nedenle olsa gerek kadim dillerde “nefes, can ve ruh” aynı sözcükte anlam bulur. Tıbbın da dili olan Latince’de nefes almak ve ruh birbirine yakın sözcüklerdir: “Spirare” ve “spiritus”. Hekimlerin günümüzde de nefes almak anlamında kullandığı “inspirasyon” aynı zamanda “Can katmak, ilham vermek” demektir. Tüm bilimlerin beslendiği dillerden Yunanca’da da “psyche” hem nefes hem de ruh anlamındadır. Bu eş anlamlılık ve eş seslilik hali salt bu dillerle sınırlı değil elbet. Almancadan Hintçeye, Arapçaya b..]]> Wed, 28 May 2014 00:02:17 +0400 Sağlıkta ve diyanette aile yapılanması https://www.evrensel.net/yazi/71375/saglikta-ve-diyanette-aile-yapilanmasi https://www.evrensel.net/yazi/71375/saglikta-ve-diyanette-aile-yapilanmasi? Daha dün gibi gelebilir ama aslında yıllar oldu aile hekimliği sistemine geçiş. Oysa içinden ‘aile’ geçip de isteyenin kendi doktorunu seçebildiği bir sistemdi hayat bulan. Mevcut işleyişte eşlerden her birisi ve çocuklar ayrı ayrı aile hekimine başvurabiliyorlar. Şimdilik üstünden geçiyor olabilir meslek örgütleri, sendikalar ve hasta hakları dernekleri ama ailece bir hekime kayıtlı olunmasının gerekliliği tıbben önemlidir. Ama bir başka boyut daha var ki tartışarak görünür kılınmayı gerektiriyor. “Mahalle baskısı” devreye girdiğinde kadınlar kadın doktora erkekler erkek doktora dönemi başlatılabilir mi? Aslında mahalle baskısından da öte hükümet eyleyenlerce uygulanması gündeme alınır mı? Şimdilik sönümlenen öğrenci yurtları ve evleri bahsine geri döndüğümüzde hükümet eyleyenlerin söz ve uygulam..]]> Wed, 21 May 2014 00:04:44 +0400 Hastalık, kaygı ve iğrenme https://www.evrensel.net/yazi/71316/hastalik-kaygi-ve-igrenme https://www.evrensel.net/yazi/71316/hastalik-kaygi-ve-igrenme? Yeme davranış kalıplarımızda ve hastalıklardan korunmada iğrenmenin yeri yadsınamaz. Yere birisi tükürdüğünde veya balgam çıkarttığında, burnunu karıştırdığında ya da tuvaletten pis kokular geldiğinde iğrenmeyen yok gibidir. Ortalama bir hijyen kaygısıdır bu. Ve denebilir ki sağlıklı yaşam için yararlı davranışlardır. Peki, sağlığımıza risk oluşturduğu için mi refleks olarak iğreniyoruz tüm bu durumlardan? Başka bir ifade ile sağlık için risk yaratan her bir durumdan neden iğrenmiyoruz? Misal onca kanserojenden iğreneni duydunuz mu hiç? Belki de burada iğrenmenin yerini kaygı, korku alıyor, ne dersiniz? Kaygı ve korku ile karşılaştırıldığında iğrenmenin daha etkili bir sağlık belirleyeni olduğunu söyleyebiliriz. Sanırım uç bir örnek vermek daha aydınlatıcı olacak. Misal geçen yüzyılın ortalarına kadar tenya adlı barsak paraziti şeritlerini yutmak kilo verdirici bir yöntem olarak kullanı..]]> Wed, 14 May 2014 03:33:27 +0400 Sidiğin tarihi https://www.evrensel.net/yazi/71261/sidigin-tarihi https://www.evrensel.net/yazi/71261/sidigin-tarihi? İnsan soyu bedenine olduğu kadar çıkardıklarına da ilgi duymuş, anlamaya çalışmıştır. Öyle anlar olmuştur ki kutsallık bile atfetmiştir. Ter, idrar, gaita, kusmuk bazen hastalık ve kimi zaman şifa bağlamında ilgi odağı olmuştur. Özellikle idrar tıp dışı alanlarda da akla gelebilmiştir. Yakın yıllara kadar boyacıların sakladığı bir sırdı kıvam artırıcı olarak boyaya işemek. Duyduğunuzda sakın duvarlarınıza bakıp iğrenmeyin derim. Şu an duvardaki boyadan kaçırdığınız gözleriniz için uzunca yıllar insan idrarının ilaç olarak kullanıldığını biliyor muydunuz peki? Ya da idrarın deterjan niyetine kullanıldığını? Orta çağda dahi idrar havuzları oluşturulur, burada uzunca bekletilen idrar deterjan olarak kullanılırdı. Aslında değişen bir şey yok, deterjan ve çamaşır yıkama tarihinde. Amonyak günümüzde de deterjanların vazgeçilmezi. Tek farkı artık idrardan elde edilmemesi. Göz hastalıklarınd..]]> Wed, 07 May 2014 00:11:59 +0400 Kapitalizmin kıskacında şeker hastası olmak https://www.evrensel.net/yazi/71205/kapitalizmin-kiskacinda-seker-hastasi-olmak https://www.evrensel.net/yazi/71205/kapitalizmin-kiskacinda-seker-hastasi-olmak? Bir zamanlar şeker hastası olmak hiç de kolay değildi. Hem kan şekeri ölçtürmek zahmetliydi hem de insülin kullanımı ile ilgili olmadık duyumlar hızla yayılıyordu. İnsülinin yaşamı kısalttığı kanaati yaygındı. Doksanlı yılların ortasına kadar durum böyleydi. İnsülin kullanımına dair bir başka direnç, üretim tarzından geliyordu. O yıllarda insülinler genelde domuz kökenli idi. İnsan insülinine en yakın hayvan insülininin domuz olması “müslüman mahallesinde” direnç geliştirmişti diyebiliriz. Derken gen teknolojisi devreye girdi ve insan insülini üretilmeye başaldı. Bu kez bakteri türünden bir mikrop, E. coli kullanılmaya başlandı. Üreme hızı çok yüksek olduğundan E. Colilerin genetik yapısı ile oynanarak insülin üretmesi sağlandı. Hoşunuza gitmeyebilir ama bu bakterinin en bol olduğu yer sindirim sistemi yani gaitadır. En k&uum..]]> Wed, 30 Apr 2014 00:12:29 +0400 Nabızla bir dakika https://www.evrensel.net/yazi/71148/nabizla-bir-dakika https://www.evrensel.net/yazi/71148/nabizla-bir-dakika? Ne şikayetiniz var? —Uzun zamandır karın ağrısı ve bulantım var. —Ateşiniz çıkıyor mu? —Hayır. —O zaman siz şu tahlilleri yaptırın sonra görüşürüz. Sanırım bu diyaloğa yakın bir yaşanmışlık yolu sağlık ortamına düşmüş birçoğunuza tanıdık gelmiştir. Muayene odalarının önüne konmuş monitörler, muayene masalarındaki bilgisayarlar bu gerçekliği azaltmak bir yana daha da pekiştirdi. Derken tahlil verilir, sonuçlar geçmiş yıllara göre daha hızlı çıkar, hekime randevu ile daha az bekleyerek ulaşmak mümkün olur ve sıra yine hekim değerlendirmesine gelir. Sonuçlara hekim bilgisayardan ulaşır, hatta unuttuğunuz geçmiş zaman tetkik sonuçlarını da okuyup sizi bir an için etkileyebilir de. Ve sonrasında büyülü cümle dökülür ortama: “Tetkikleriniz gayet normal”. Bir an için huzu..]]> Wed, 23 Apr 2014 00:06:37 +0400 Ölüme yatırılanlar: cezaevi/ezaevi https://www.evrensel.net/yazi/71093/olume-yatirilanlar-cezaeviezaevi https://www.evrensel.net/yazi/71093/olume-yatirilanlar-cezaeviezaevi? Yüzlercesi yaşama huzurla veda hakkı için bekletiliyorlar. Kimler mi onlar? Salıverilmezlerse eğer ölümcül hastalıkları günbegün ağırlaşacak. Onlara bu hali ile ölüme yatırdıklarımız da diyebiliriz. Sağlık hakkı bağlamında hiçbir hak herhangi bir grup için sınırlandırılmadı mevzuaatta. Peki nasıl oluyor da birileri tutuklu ve hükümlülere bu ayrımcılığı uygulayabiliyor? Etik ve güncel hukuk işkence ve kötü muameleyi yasaklıyor. Peki neye dayanarak tedaviye ulaşımları engellenebiliyor mahpusların? Sorsanız “yok öyle bir uygulama” denecektir. Eğer birileri her hastane sevkinde çıplak arama yapıyorsa, muayene odasına varıldığında eller kelepçeli tutuluyorsa, muayene anında jandarma içeride kalmayı sürdürüyorsa ciddi bir sorun var demektir değil mi? Biliniyor ki birçok hasta mahpus sırf bu nedenlerden dolayı hastanelere gitmek istemi..]]> Wed, 16 Apr 2014 00:04:51 +0400 İnsan hırsızları: Sermaye ve radyoaktivite https://www.evrensel.net/yazi/71037/insan-hirsizlari-sermaye-ve-radyoaktivite https://www.evrensel.net/yazi/71037/insan-hirsizlari-sermaye-ve-radyoaktivite? Radyasyon şeker değildir” diyor yıllardır radyoloji çalışanları ve cümle nükleer santral karşıtları. Bir bildikleri var elbet bizim de bildiğimiz ama kimi zaman bilmezden geldiğimiz bu konuda. Radyoaktif bir elementten şeker, krem, ilaç yapmak ise sandığınız gibi afaki bir şey değil. Tarih içinde deneyenleri var. Madam Curie’nin radyoaktif bir element olan polonyumu 1898’de bulmasından sonra eşi Pierre Curie ile birlikte 1902 yılında bir başka radyoaktif element olan radyumu buldular. İşte ne oldu ise ondan sonra oldu diyebiliriz. Kapitalizm insanların gündelik hayatlarına radyoaktif elementlerin ürüne dönüşmüş hali ile müdahil olmaya başladı. Öyle ki radyoaktif maddelerin “Saçta ağarmayı veya ciltte kırışıklaşmayı önlemekten, cinsel iktidarsızlığa” daha birçok konuda her derde deva olduğu reklamları boy göstermeye başladı geçen yüzyılın başları..]]> Wed, 09 Apr 2014 00:13:28 +0400 Mahrem ve dil: İyilik sağlık halleri https://www.evrensel.net/yazi/70976/mahrem-ve-dil-iyilik-saglik-halleri https://www.evrensel.net/yazi/70976/mahrem-ve-dil-iyilik-saglik-halleri? Ne zaman sıkılsak dağdan bayırdan konuşmak gelir içimizden. Hele dostsa yanımızdaki. Sıkıntılarımızı değil börtü böceği paylaştığımızda daha bir ferahlarız. Her birimizin bir sohbet, söze giriş adabı vardır. Misal gaz sıkıntımız varsa ve utangaçsak söze dolayımlı girmek daha bir tercih nedenidir. İneklere ne dersiniz? Ocak ayında ajanslara Almanya’dan bir haber düşmüştü: “90 İneğin bağırsaklarında oluşan gazın ahırda patlamaya ve ufak çaplı bir yangına neden olduğu bildirildi.” Sera gazından başlayıp oradan ineklerin gaz sorununa geçmek ve nihayetinde kendimize gelmek mümkün. Ama dolayımlı anlatmak da nereye kadar değil mi? Seçilmişlerin miting meydanlarında dinleyeni utandıracak kadar saldırgan, hakaret içeren konuşmalarının yarattığı iklim dahi bu sorunu çözemez diye düşünüyorum. Anlatımlarımız beş yaşında bir çoc..]]> Wed, 02 Apr 2014 00:05:53 +0400 Sağlıkta resmi emir: Dürüstlüklerine saldırın https://www.evrensel.net/yazi/70920/saglikta-resmi-emir-durustluklerine-saldirin https://www.evrensel.net/yazi/70920/saglikta-resmi-emir-durustluklerine-saldirin? Başbakan yakınıyor. “Bu ülkenin başbakanına baş çalan diyorlar. Bu ne cüret! Haremlerimize kadar girdiler.” Bakanlar yakınıyor: “Meşrutiyetimize, dürüstlüğümüze saldırıyorlar.” Sanırsımız ki siyasi etik timsali her birisi. Üstelik yeni hasımları dünkü sırdaşları, siyasi ortakları ve bu eksenden yarattıkları, eğittikleri kilit bürokratik kadrolar iken. Nicedir hükümet üyelerinin yargılanması gerektiğinde hemfikir geniş kitleler. Meclise gelen, gelemeyen bakan fezlekeleri, miting alanlarında ifşa edilen ses kayıtları, İnternet’te ayağa düşmüş görüntüler bunun gerekçeleri olarak dile getiriliyor. Tüm bunlar kısmen güncel tartışmalar ve kimileri için yeni bir gelişme. Oysa gerçeklik hiç de öyle değil. Biz meseleye biraz sağlık penceresinden bakalım şimdi de. Sağlık Bakanlığı 2003’te el altından dağıttığı ..]]> Wed, 26 Mar 2014 00:06:22 +0400 Hayat ağacı: Ata Soyer https://www.evrensel.net/yazi/70866/hayat-agaci-ata-soyer https://www.evrensel.net/yazi/70866/hayat-agaci-ata-soyer? Yitirdiklerimiz ile azalmıyorsak ancak diri kalabiliyoruz hayatta. Kimi ayrılışlar daha bir zor ve erken geliyor insana. Ata Soyer geçen yılın unutamadıklarımızın başköşesindeydi benim için de. Bilinir elbet “Unutmak azalmaktır”. Bu yıl 17. Halk Sağlığı Güz Okulu onun adına düzenlenmişti. Geçen hafta içinde Ankara’da bir başka etkinlik vardı “Ata Soyer Sağlık ve Politika Sempozyumları: Özyönetimler, Yerel Yönetimler ve Sağlık” Ve şimdi sizler bu satırları okuduğunuzda onun adına düzenlenmiş yeni bir etkinlik daha başlamış olacak İzmir’de: “Ata Soyer Sağlık Çalışanlarının Emeği ve Hak Mücadeleleri Sempozyumu”. Sabah 09.30’dan akşam 18.00’e kadar sürecek sempozyumun ardından türkü, şiir ve kokteyl katılmak isteyen herkese açık. İzmir Alsancak Mimarlar Odası etkinlik mekanı. Hekim meslek örgütü TTB Merkez Kon..]]> Wed, 19 Mar 2014 00:06:37 +0400 Büyük kapışma: nefes, ter, yellenme https://www.evrensel.net/yazi/70808/buyuk-kapisma-nefes-ter-yellenme https://www.evrensel.net/yazi/70808/buyuk-kapisma-nefes-ter-yellenme? İnsan tamirhane kılındığında demiştim geçmiş bir yazımda. İnsan elbet salt tamirhane kılınmak istenmiyor. Bedeni ve içindeki ruhu yeniden tasarımlamak hem bilim insanlarının hem iktidar odaklarının vazgeçemediği bir alan. İnsanı tamirhane kılma arzusu kapitalizmin gelecekte birincil alanı olacağa benziyor. O yazımda; Kafatası implant, göz iris tabakası yapay, dişleri takma, yiten kollarından birisi myoelektrik yapay kol ile değiştirilmiş, kalp kapakçıkları protez, ilaveten kalp pili takılı, yapay soluk borusu kendi kök hücreleri ile kaplanmış, memeleri silikon veya penisi protez, şekeri için insülin pompası kullanan, şeker regülasyonu cep telefonu ile uzaktan izlenebilen, böbrek yetmezliği ile haftada belli saatler diyalize bağlı, bacağında robotik protezli bir hasta tahayyül ederken bir ütopya değildi söylediklerim. Her biri hayata az ya da çok geçirilebilmiş tıbbi müdahaleleri te..]]> Wed, 12 Mar 2014 00:16:26 +0400 Zamanın ruhu: Endokrinci arayan tombul https://www.evrensel.net/yazi/70752/zamanin-ruhu-endokrinci-arayan-tombul https://www.evrensel.net/yazi/70752/zamanin-ruhu-endokrinci-arayan-tombul? Poliklinikler yaşanılan ülke ve “zamanın ruhuna” dair önemli ipuçları sunar. Bu “zamanın ruhu” meselesini açmak için, artık nadirattan olmayan bir hasta hekim diyaloğunu aktarmak isterim öncesinde: -Nasıl yardımcı olabilirim? -Biraz kilo fazlam var. Şeker, kolesterol ve guatr tahlillerini istiyorum.Tabi ki insülin düzeyimi de! -Bunlara neden gerek duydunuz? -Endokrin uzmanına doğrudan randevu alamadığımız için iç hastalıkları bölümü olarak size mecburen geldik. Yoksa endokrinoloji uzmanına gidecektik ama neyse! -Yakın akrabalarınızda şeker hastalığı, kalp hastalığı var mı? -Yok. Ha, bir de vitamin düzeylerime baktırmanızı istiyorum. (Hekim sabırla hastanın laboratuvar arşiv verilerini bilgisayardan kontrol eder) -Herhangi bir yakınmanız var mı? -Yok, ama dedim ya kilo fazlam var. Ha, bu da arkadaşım. Benden sonra da onun randevusu vardı. Aynı tetkikl..]]> Wed, 05 Mar 2014 00:19:49 +0400 Anadil Günü’nde yabancı dil sınavına girmek https://www.evrensel.net/yazi/70689/anadil-gununde-yabanci-dil-sinavina-girmek https://www.evrensel.net/yazi/70689/anadil-gununde-yabanci-dil-sinavina-girmek? Neden bir başka dile “yabancı” deriz? Hadi biz dedik, ya devletin literatürü? Misal neden “yabancı dil sınavı” denir? Resmi söylemin yabancılaştırdığı bu dil öğrenme/öğretme süreçlerine dönüp baktığımızda durum vahim. Misal 2013 yılında Yabancı Dil Sınavı’nda (YDS) 289 bin kişinin 218 bini yüz üzerinden 1-49 arası puan alarak başarısız olmuşlar. Kimler mi onlar; üniversite mezunu kişiler. Kimi hekim, mühendis, kimi bir üniversitenin akademik kadrosunda yer alan insanlarımız. Bir ilkokul çocuğu karne notu algısı ile baktığımızda bu sınavdan “iyi veya pekiyi” alanların sayısı oldukça düşük. Sınava giren her yüz kişiden ancak üç tanesi bu anlamda başarılı olabilmiş. Sınav tekniği benzeri birçok başlık açmak gerekse de bu sonuç karşısında ben ondan yana değilim. Ana dilinde eğitim alması yasaklanmış milyon..]]> Wed, 26 Feb 2014 00:09:20 +0400 Dört beyaz: un, şeker, tuz ve beyaz önlük https://www.evrensel.net/yazi/70629/dort-beyaz-un-seker-tuz-ve-beyaz-onluk https://www.evrensel.net/yazi/70629/dort-beyaz-un-seker-tuz-ve-beyaz-onluk? Dün poliklinikte hastamın tansiyonu ölçüyordum ki söze girdi: “Ben dört beyazdan uzak duruyorum yaşamımda: Un, tuz, şeker ve beyaz önlüklüler”. Hissiyatım öncesinde ne İvan İllich’in “Sağlığın Gaspı” ne de ardıllarının “Satılık Hastalıklar” kitabını okumamadığı yönündeydi. Ama çıkarımı onlardan yanaydı. Kimeleri buna “tıp tepmesi” diyor, kimileri duruma “Kapitalizm sağlığa zararlıdır” sözü ile netlik kazandırıyor. Evet, hastaya haksız olduğunu söyleyemedim. Nicedir sağlık hakkı metalaştırılıp piyasanın insafına terk edilmek isteniyor. Buna bir de sağlıkçılardan “ücret temelli” suç ortağı devşirme çabaları eklenince anlayan anlıyor neyin ne olduğunu. Performansa dayalı ücretlendirmenin her bir sağlıkçının evine yerleştirilmiş “ayakkabı kutusu” modeli olduğunu daha önc..]]> Wed, 19 Feb 2014 00:04:20 +0400 Dil ve iktidar: Sağlık https://www.evrensel.net/yazi/70570/dil-ve-iktidar-saglik https://www.evrensel.net/yazi/70570/dil-ve-iktidar-saglik? On yıllarca sigara iç, sonra astım, KOAH, kanser ol. Ardından da senin tedavi paran sigara içmeyenlerden alınsın. Olur mu hiç! Şeker hastası ol. Sonra tıka basa yemek ye; hekimlerin önerilerine kulak asma. Böbreğin iflas ettiğinde on yıllarca diyaliz makinesine bağlan, yetmedi böbrek nakli yapılsın. Senin bencilliğini tüyü bitmemiş yetimlerin ödediği SGK primleri karşılasın öyle mi? Milyonlar açlıktan kırılırken sen oburluk ötesi iştah denemeleri yap, şişmanladıkça şişmanla, kilon yüzleri aşsın, sonra beni tedavi edin diye yaygara kopar. Açlar dururken ne hakla sosyal güvenlik kurumlarını zarara uğratıyorsun? Yoksulun, açın olduğu yerde obezite tedavisi cepten karşılanmalı, öyle değil mi? Sen git hovardalık yap, sarılıktan AİDS’e mikrop kap, hatta etrafa saç, sonra isyan et: “Nerede bu devlet! Tedavim neden yapılmıyor?” diye yaygara çıkar. Fuh..]]> Wed, 12 Feb 2014 00:11:45 +0400 Ötekinin berisi olmamak: İnsan hakları https://www.evrensel.net/yazi/70508/otekinin-berisi-olmamak-insan-haklari https://www.evrensel.net/yazi/70508/otekinin-berisi-olmamak-insan-haklari? Gerçek çoğu kez en yalın hali ile karşımızda durur. Ama bizler “kendimize misyon, olguya kutsallık” ve davranışlarımıza gizil bir üstten bakış eklediğimizde gerçeği giydirmeye başlarız. Oysa çoğunluk gerçek çıplak değil yalındır. Sahip olduğumuz addedilen etik değer ve ahlaki normlar ile gündelik yaşam eyleyişlerimiz arasındaki artan açı bu algı, eylem kırılmasını günbegün artırıyor. Gerçek giydirilmeye başlandıkça da öznelikten düşüyor geniş kitleler. Misal insan hakları, savaş, çocuklar... Bizim hastamız, bizim işkence mağdurumuz, bizim savaş mağdurumuz, bizim uzamış tutuklumuz dedikçe giydirmeye başlarız gerçeğin yalın halini. Giydirilen cezaevinde bir hasta mahpusun gerçekliği de olabilir, savaş mağduru çocuk, kadın ve yaşlıların acısı da; faili meçhul bir cinayet de olabilir o işkence görenin kim olduğu da... Oy..]]> Wed, 05 Feb 2014 00:27:47 +0400 Kedi kapanı, kalem aşısı ve sağlık https://www.evrensel.net/yazi/70452/kedi-kapani-kalem-asisi-ve-saglik https://www.evrensel.net/yazi/70452/kedi-kapani-kalem-asisi-ve-saglik? Geçen yüzyılın başlarında sinek toplama kampanyaları düzenlenmeye başlanmıştı. Mikrop korkusu insanları tedirgin ediyordu. Peşi sıra yeni mikroplar keşfediliyor, üstelik çok hızlı üredikleri anlaşılıyordu. Pislik ve hastalık arasındaki bağ insanlar arasında daha hızlı kabul görmeye başlamıştı. Kimi yerlerde insanlar mikrop bağlamında hemen her şeye karşı kuşkucu olmaya teşvik ediliyordu. Misal “Ev kedilerinin bıyık ve tüylerinde mikrop saptanması” üzerine bu kez işi kedi toplama kampanyalarına vardıran şehirler duyulmaya başlanmıştı. 1912 yılında Chicago’da bir hekim “kedi kapanı” icat etmişti bile. Sonrasında farklı salgın hastalıklarda mikrop kaynağı olarak kedi ve köpekler bir daha hedef gösterilince 1916 yılında bir ay gibi kısa bir sürede 80 bin ev hayvanı öldürülmek için New York’ta ilgili kuruma teslim edilmişti. Gaz odalarına sahip bu kurumun adı mani..]]> Wed, 29 Jan 2014 00:26:59 +0400 Hastalığın işkence kılınmış hali: Mahpuslar https://www.evrensel.net/yazi/70389/hastaligin-iskence-kilinmis-hali-mahpuslar https://www.evrensel.net/yazi/70389/hastaligin-iskence-kilinmis-hali-mahpuslar? Dişi, böbreği veya başı ağrıyan ilk anda ağrı kesiciye ulaşamıyorsa eziyet çekendir. Eğer ulaşması engelleniyorsa ilaveten eziyet edilmektedir ona. Nefes darlığı olan bir insan ilaca / tedaviye ulaşamıyorsa adeta boğulur gibi hisseder kendini. Eğer tedavi olması engelleniyor veya öteleniyorsa bir anlamda “Elle boğulmaktadır” başkalarınca. Kalp yetmezliği olup akciğerleri ödeme bağlı su toplayan hastanın hastaneye ulaşımı adeta imkansıza yakın zorlaştırılıyorsa birileri ayağına taş bağlayıp denize atmış gibidir. Cezaevleri kan ağlıyor yine. Bilineni yüzlerce, özü sayısız hasta mahpus “ölümcül” günlerini yaşıyorlar yakınlarından ırakta. Kimisi kanser, ciddi kalp yetmezlikli, kimisi umarsız bir başka hastalığın pençesinde… Soru şu: Cezaevlerinin “eza evi” kılınmasına kim izin veriyor? Kemiklere yahut başka dokulara yayılmış bir kanserin yarattığı acının işkence sea..]]> Wed, 22 Jan 2014 00:17:56 +0400 Modern tıbbın girdabı: Satılık hastalıklar https://www.evrensel.net/yazi/70332/modern-tibbin-girdabi-satilik-hastaliklar https://www.evrensel.net/yazi/70332/modern-tibbin-girdabi-satilik-hastaliklar? Ameliyat öncesi kimi branş hekimlerinden görüş istenir. Buna konsültasyon diyoruz sağlık ortamında. Kimi zaman bu kardiyoloji , anestezi, göğüs uzmanlarından, kimi zaman da salt dahiliyecilerden istenir. Modern tıp bu konsültasyon mekanizmasında hastanın varsa mevcut hastalıkları ile ameliyatı ve anesteziyi kaldırıp kaldıramayacağına kilitlenmiştir. Bu tam bir kilitlenme hali olup açmak gerekiyor. Eskiden kırık bir anlam ile “hastalıkları mikroplar üretir” denirdi. Sonra “yediğimiz içtiğimiz kanser yapıyor” algı dönemi başladı. Ancak bu algıda eksik kalan bir şey var. Kapitalizm belki mikropları kısmen öldürdü ilaç / para hırsı ile ama yerine daha tehlikeli etmenler bıraktı. Kanserojenler bunun bir boyutu idi, artık ilaçların fayda etmediği daha dirençli mikroplar diğer boyutu. Biyolojik silah niyetine laboratuvarlarda üretilen / gizliden gizliye satılan &..]]> Wed, 15 Jan 2014 00:11:17 +0400 Torbadaki sağlık https://www.evrensel.net/yazi/70267/torbadaki-saglik https://www.evrensel.net/yazi/70267/torbadaki-saglik? Bir hekim arkadaşınızla sohbet ederken farketmeden şikayetlerinizi anlatmaya başladınız diyelim. Sonrasında ilaç önerip öneremiyeceği aşamasına geldiğinizde ola ki bir ilaç yazarsa reçete niyetine, bundan sonrası sizi şaşırtabilir. Hekimin adresinize göndereceği fatura ve hesap numarası an meselesidir artık. Her işte bir hayır vardır der büyükler. Ama yine de hayır, şer eksenine takılmadan yol almakta yarar var. Misal hekimler ve cümle sağlıkçılar olur olmadık yerde tıbbi danışmanlık alınmasından rahatsızdırlar. Tuvalet kuyruğundan bindikleri taksiye, bakkal alışverişinden toplu taşımaya her ortamda danışmanlık talep edilir. Hafta içinde TBMM’de kabul edilen son torba yasa ile bu yaşanmışlıklara bir son verildi. Siz yine devam edebilirsiniz ama hekimler cevap verdiğinde kendilerini hapis cezası bekliyor. İlgili yasada hekimlere yönelik “Ruhsatsız sağlık hizmeti verme” başlığında yeni bir su&c..]]> Wed, 08 Jan 2014 00:10:21 +0400 Hindi, domuz, koyun: halimiz https://www.evrensel.net/yazi/70207/hindi-domuz-koyun-halimiz https://www.evrensel.net/yazi/70207/hindi-domuz-koyun-halimiz? Tamam, domuz eti yemiyorlar, üstelik sünnet olmuş erkekleri. Mülk misali kuşanmışlar dini, diyaneti. Sonra? Üstelik Obama’ya da söylemiş birileri: “Bizde zekat kültürü var”. Eee?... Bedduada din, iman, para, pul bir hayli kardeşçe yol almakta. Dile kolay ayakkabı kutusunda tam 4.5 milyon dolar; yerli para ile yaklaşık 10 milyon lira çıkmış. Bozsak bu paraları, 5 kuruşa çevirsek ülkede bozuk para kalmaz; tam 200 milyon adet metal para eder. Yoksul ve Müslüman bir şizofrenin payına çöp ev, zengin Müslüman yöneticinin payına para ev! Ne ülke ama?... Bu kadar metali dershanelerin üstüne atsalar uçaktan, bedduaya gerek kalmaz, fizik kuralları deprem yerine çevirir. Tamam, anlatacaklar yine her şeyi vatan, millet, din için yapıyorlarmış. Gürcistan, Ermenistan, İran, Suriye, Kıbrıs, Yunanistan ve Bulgaristan yani c..]]> Tue, 31 Dec 2013 23:12:23 +0400 Sağlıkta kazan/kazan ve ayakkabı kutusu https://www.evrensel.net/yazi/70148/saglikta-kazankazan-ve-ayakkabi-kutusu https://www.evrensel.net/yazi/70148/saglikta-kazankazan-ve-ayakkabi-kutusu? Faik Bulut bir televizyon programında “Ak Parti partiden ziyade şirkete benziyor” diyordu. İşte o “şirketin” hastanelerde hükümet etme hali onca zamandır sağlıkta dönüşüm olarak adlandırıldı muktedirlerce. Bir banka müdürünün evine bırakılmış ayakkabı kutusu özünde her bir kamu sağlık çalışanının evinde zaten vardı. İçinin ne kadar dolu olduğu gerçekliği değiştirmiyor. Maliyeciler buna kibarca “Sağlıkta performansa dayalı ödeme” diyorlar. İktidar “kazan kazan” ve “kaybet/kaybet” formülünü dış siyaset ve Ak Parti/Gülen Cemaati birlikteliğinden önce sağlıkçıların kulağına fısıldamıştı. Sağlıkta performans sisteminde kuruma kazandırdığı ölçüde eline aylık ücret geçiyor çalışanların. Halk arasında cerrahi girişimler öncesi artma eğilimine giren sağlık kurumlarına karşı g&..]]> Wed, 25 Dec 2013 00:11:38 +0400 Dün, bugün tıp: Grev https://www.evrensel.net/yazi/70080/dun-bugun-tip-grev https://www.evrensel.net/yazi/70080/dun-bugun-tip-grev? Sağlık alanında emek mücadele pratiğine dönüp baktığımızda yıllar içinde kendini özne olarak görenlerin çeşitliliğinin artması dikkat çekiyor. Yaşadığım kent İzmir’den seksenlerin sonu, doksanların başından bu yana gelişime baktığımda belleğim en yürekli katılımın önceleri hemşire arkadaşlarımızdan doğru geldiğini hatırlatıyor. O yıllarda politik aidiyeti olanlar dışında hekimler, özellikle de uzmanlar greve mesafeli dururlardı. Bu yaklaşım seksenlerin sonunda başlatılan “Beyaz Eylemler” süreci ile değişmeye başladı. Hekim boyutu ile başlangıçta mücadele zemini ağırlıklı olarak pratisyen hekimler üzerinden gelişiyordu. Uzmanların mesafeli durduğu alanda en görünmezlerimiz ise asistan hekimlerdi. Onlarda “hoca korkusu” o yıllarda çok belirgindi. Derken 2005 yılında üç büyük kentin uzman hekimleri “Atama Tayin Yönetme..]]> Wed, 18 Dec 2013 00:10:04 +0400 Hekimliğe başlarken: O yıllar https://www.evrensel.net/yazi/70019/hekimlige-baslarken-o-yillar https://www.evrensel.net/yazi/70019/hekimlige-baslarken-o-yillar? Yaklaşık çeyrek asır geçmiş üzerinden. Zorunlu hizmet yıllarının ilk göz ağrısı; Anadolunun kadim dillerinden kalmış bir köy adı: Pöske. Ermenice mi yoksa Rumca mı? Sormak o yıllarda ne mümkün? Ama yakın köylerden birinin adı ile sonradan yeniden karşılaşmıştım: Bandula Bilge Umar hocanın Anadolu’da Yer Adları kitabını okumaya başladığımda ilk önce elim fihriste uzanmıştı: Pöske / Bandula... Pöske’nin kökeni benim için sır olarak kalsa da Bandula’nın Luwice olduğunu yıllar sonrasında öğrenebilmiştim. Luwice; Anadolu’nun en eski dillerinden, hatta Hititçeden de eski... Bizim nesil üniversite yıllarını işte böylesine geçmişinden, halkından kopartmaya çalışılan faşist iktidar yıllarında geçirdi. 1402’lik hocaların uzaklaştırıldığı bir dönemde binlerce yıllık yer adlarını değiştirenlerden başka ne beklenirdi ki? O ırkçı /..]]> Wed, 11 Dec 2013 00:09:57 +0400 Yıl 2018: zekat mı sosyal güvenlik mi? https://www.evrensel.net/yazi/69965/yil-2018-zekat-mi-sosyal-guvenlik-mi https://www.evrensel.net/yazi/69965/yil-2018-zekat-mi-sosyal-guvenlik-mi? Beş yıl sonrasına dair sağlık ortamını bugünden kendi üzerinizden sınamaya hazır mısınız? Yıl 2018, diyelim ki sigortalı olmanıza karşın hastalandınız. O an kimi tedavi ve ameliyatların SGK kapsamı dışına alındığını hatırlayacaksınız. Kendinizi genç ve hasta olmaz sayıp bugünden özel sigorta şirketlerine ek teminat paketli sağlık sigortası yaptırmamış biriyseniz vay halinize. Hastalık bu; kime ve ne zaman uğrayacağı belli olmaz; öyle değil mi? Yeni sağlık ortamında hastalığınız çok ciddi ise ne yapacaksınız şimdi? Evet, hükümet nihayet baklayı ağzından çıkardı. Özel sigorta şirketleri kapsamı daraltılmış Genel Sağlık sigortası (SGK) için devreye sokuldu. Reklamlarda “ek teminat paketi” olarak koca bir ülke için görücüye çıktılar bile. Diyorlar ki “Özel hastanelerde alınan farkları ödemek istemiyorsanız ek teminat paketi satın alın.” Hü..]]> Wed, 04 Dec 2013 00:11:29 +0400 Din ve siyasete yeni zemin: sağlık / sosyal güvenlik https://www.evrensel.net/yazi/69908/din-ve-siyasete-yeni-zemin-saglik-sosyal-guvenlik https://www.evrensel.net/yazi/69908/din-ve-siyasete-yeni-zemin-saglik-sosyal-guvenlik? Kimi zaman bitmez bir çileye dönüşür hasta yakını olmak. Hele de yakınınız amansız bir hastalıktan yatıyorsa hastanede. Genelde ne bir sandalye vardır ayak ucunda ne de uzanabileceğiniz kanepe. Başlangıçta gündüz işte, gece hasta başındadır refakatçi. Ama yatış haftayı aştığında önce yıllık izinler devreye sokulur, sonrasında işten ayrılmak dışında seçenek kalmaz. Bir taraftan üzüntü, öte yandan hastaya umut verme çabası ve ona hissettirilmemesi gereken yorgunluk... Üstelik hastaneler her zaman evin yanı başında olmuyor. Kimi zaman başka bir kentten gelip şifa arıyor hastalar. Hastane otelleri bu bağlamda kimi üniversite hastane-lerinde yıllardan beri uygulanıyor. Ama yüksek fiyatlar nedeni ile yoksullar bu hizmetin dışında kalıyor ne yazık ki. Hani şöyle hastane yakınında ücretsiz veya makul bir ücrete konaklama alanları olsa ne iyi olur değil mi? Son dö..]]> Wed, 27 Nov 2013 00:11:03 +0400 Nabız ölçmeyi unutan tıp https://www.evrensel.net/yazi/69847/nabiz-olcmeyi-unutan-tip https://www.evrensel.net/yazi/69847/nabiz-olcmeyi-unutan-tip? Kalıplar hızla değişiyor. Mesleklere yüklenen anlamlar kadar onların gündelik hayattaki işlevleri de bir o kadar değişmekte. Reçete kağıdı tarihe karıştı. ‘Doktor yazısı’ sözü anlamını yitirdi. Muayene için sabah erken sıraya girmek kayboldu, randevu ile gereğinde üç ay sonraya sıra alabilmek “iyi birşey” olarak sunuldu. Doktora muayeneye gitmek söylemi “tahlilleri yaptırmaya gitmek veya check-up yaptırmaya” evrildi. Tüm bunlar nostalji olarak yorumlanabilir elbet. Ya gerçekliğimiz? An itibarı ile kamuda veya özelde bir hastaya on dakikadan fazla zaman ayırmaya izin verecek sağlık ortamı bırakılmadı. Kamu hastaneleri telefonla randevu sisteminde beş dakikaya ayarlı. Bunu sağlık hakkı veya ulaşılabilirlik bağlamında zorunluluktan yapmıyor kamu. Nedeni tamamen duygusal: “Para, para, para” Diyelim ki bir yakınınız ölümcül bir hastalığa yakalanmış olsu..]]> Wed, 20 Nov 2013 07:23:45 +0400 Deniz fenerli hırsız ve sağlık hakkı https://www.evrensel.net/yazi/69792/deniz-fenerli-hirsiz-ve-saglik-hakki https://www.evrensel.net/yazi/69792/deniz-fenerli-hirsiz-ve-saglik-hakki? SGK kapsamı daraltılıyor demiş bir gazete başlığı. Hükümet özel sigorta şirketlerine verecekmiş bu yetkiyi. Yakın yılların bir duvar yazılamasında “Küçük hırsız el feneri, büyük hırsız deniz feneri kullanır” derken tam da buymuş demek varmış ahvalimizde. Başlık şöyle olmalıydı esasında: “SGK fonlarında bir hırsız” Lakin anahtarı hırsıza içeriden açan biri var. Siz ona hükümet de diyebilirsiniz kılıfına uydurulmuş yasal düzenlemeler de. Gerisi “el feneri niyetine deniz feneri” kullanacak devasada özel sigorta şirketlerinin maharetine kalıyor. Yalnız bu süreçte hırsızla karşılaşma anı filmlerin unutulmaz repliği “Bana ve aileme dokunma, ne istersen al” ile benzeşmiyor. Her koşulda sağlık hakkı bağlamında hem canından, hem ödenmiş primler ve ek teminat için ödenecek elde avuçta biriktirilmiş paralarından olacak koca ..]]> Wed, 13 Nov 2013 07:55:59 +0400 Biri aileyi gözetliyor: Sağlık, Diyanet, Emniyet https://www.evrensel.net/yazi/69734/biri-aileyi-gozetliyor-saglik-diyanet-emniyet https://www.evrensel.net/yazi/69734/biri-aileyi-gozetliyor-saglik-diyanet-emniyet? Başbakanın öğrenci evlerinde kızlı erkekli yaşam alanlarına dair yaratmak istediği gündem haliyle bu alandaki devlet / hükümet aklını kavramayı gerekli kılıyor. Erdoğan’ın 3-5 çocuk çağrısı ve “kürtaj karşıtı” söylemini salt dini referans üzerinden anlamaya çalışmak eksiklik olur. Kapitalizmin gereklerini İslami kılıf altında uygulamak olarak okunabilir bu yaklaşım. Hükümet “kendi Çin’imizi yaratacağız derken” ucuz iş gücüne gerek var. Ve doğası gereği ucuz iş gücü çulsuz yedek iş gücüne gereksinim duyar. Yani 3-5 çocuğa ve nüfus planlaması karşıtlığına. Neoliberal süreçlerin sağlık / sosyal güvenlik ayağına göz attığımızda dini referansların kah bir örtü kah bir sembiyotik yaklaşım olarak kullanıldığını görmekteyiz. Diyanet bağlamında bunun ipuçlarını daha önce paylaştığım y..]]> Wed, 06 Nov 2013 09:15:16 +0400 Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek https://www.evrensel.net/yazi/69622/olumu-gosterip-sitmaya-razi-etmek https://www.evrensel.net/yazi/69622/olumu-gosterip-sitmaya-razi-etmek? Kimi söz ve deyimlerin zaman içinde yolculuğu yeni nesiller için soyut kokar. Misal “Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek”. Yakın zamana kadar sıtma bu coğrafyada nadirattan iken, savaş sonrası görülme sıklığı arttı. Suriye’de savaş sınırın bu yakasına bulaşıcı hastalıklar ile nüfuz ediyor nihayetinde. Hiç de hafife alınır bir hastalık değildir sıtma. Türkçe dahil nice dilde insanlar meramlarını anlatmakta kullanmıştır. Bunlar arasında “Sıtmaya tutulmuş gibi titremek”, “Sıtmadan dili tutulmak” ilk akla gelenlerdir. Periyodik yüksek ateş ve titreme atakları ile henüz kinin icat edilmediği yıllarda nice kenti yer-yüzünden silip süpürmüştür o. Misal antik Efes kenti… Dil içinde haşır neşir halleri sıtmayı siyasette de bir metafora dönüştürmüş, özellikle “Ölümü gö..]]> Wed, 23 Oct 2013 09:15:37 +0400 Kardeş soluğu https://www.evrensel.net/yazi/69571/kardes-solugu https://www.evrensel.net/yazi/69571/kardes-solugu? Bugün bayram. Bayramlara ruhunu veren içini ne ile doldurduğumuz, kimlerle bayramlaştığımızdır aynı zamanda. Bu yönü ile bayram salt müslüman dindarların değil ona anlam yükleyen herkesin bayramıdır. O yüzdendir barış kokması, kardeşliği sahicileştirmesi. Nicedir sahici bayramlardan uzağız. Misal kaçımız hatırlamak istiyoruz Suriyeli mültecileri, Van’da açlık grevi yapan deprem mağduru evsizleri, seksen beşinde cezaevinde tutsak kılınmış hasta ak sakallıları... Bu bayramı devletin aşı mağduru çocukların aileleri ile dayanışmaya adayamıyoruz. Taş atan çocukları da, kot taşlayıp akciğerinden olan yoksulları da yeterince kucaklayamıyoruz. Hepsinden önemlisi ötekileştirilmenin geçmişte devlet eli ile hiç bu kadar yaygınlaştırılmadığı bir dönemden geçiyoruz. Yakın coğrafyada biri hapşırsa bize nezle olmak düşüyor. Barış sürecini ve yanı başımızdaki sav..]]> Wed, 16 Oct 2013 11:50:46 +0400 Hastanelerden yayılan koku: İdrar değil suistimal https://www.evrensel.net/yazi/69496/hastanelerden-yayilan-koku-idrar-degil-suistimal https://www.evrensel.net/yazi/69496/hastanelerden-yayilan-koku-idrar-degil-suistimal? Altmışlı yıllara kadar deniz görmüş insan soyu şifa kaynağı olarak görüldü Anadolu’da. An geldi gözü ağrıyanlar için deniz görmüş insanın idrarı damlatıldı hasta gözlere. Derken yakın zamanda bir fotoğraf süsledi kâr hanesi yüksek gazetelerin sayfalarını. Bir adam denize işiyordu. Bitmedi, aynı manşet alanları kısa süre sonra ülkenin en zengin ailelerinden Koç grubunun bazı şirketlerine polis eşliğinde mali kurumlarca baskın düzenlendiği haberlerine tahsis edildi. Evraklarına el konulduğu haberleştirildi. Diyebiliriz ki sidik hiç bu kadar güncel politikanın içine işlememişti. Başbakan’ın gezi anı sırdaşlarından nam-ı diğer Polat Alemdar “Gezi Parkı alanı idrar kokuyor” dedikten az sonra sıra Başbakan’daydı. Ve nihayetinde Koç ailesinden bir kişinin denize doğru işediği ile meşgul edildik vesselam. Aynı tarihlerde bir mail d&uu..]]> Wed, 09 Oct 2013 06:00:00 +0400 Patriotların önleyemediği: Sıtma ve kızamık https://www.evrensel.net/yazi/69450/patriotlarin-onleyemedigi-sitma-ve-kizamik https://www.evrensel.net/yazi/69450/patriotlarin-onleyemedigi-sitma-ve-kizamik? O adı ilk tıp fakültesinde duymuştum. Tınısı yine ilk kez duyduğumuz başka coğrafyaların hastalığı Tsusugamuşi Ateşi kadar etkileyici ve bir o kadar da uzaktı. “Çemişgezek”. Henüz “Benim güzel ve yalnız ülkem” Cannes ödül töreninde dile gelmemişti. Yılmaz Güney filmleri yasaklıydı, “Hakkâri’de Bir Mevsim” ise henüz çekilmemişti. Tıbbın ilk üç yılında yani temel bilimler derslerinde Çemişkezek’te hekim olabilmek üzerinden vurgu belirgindi. Sonrası malum klinik dersler yani ilaç sektörü ve tıbbi teknoloji ile haşır neşir branşlar. Yetişme tarzı ile ülkenin her hastanesinde yan dal uzmanlık alanları var sanan tüketim tıbbının kodları ile yetiştirilmiş bir 12 Eylül nesli. İyi ki klinik öncesi hocaları vardı eğitimin ilk yıllarında. 1402’lik hocaların üniversiteden uzaklaştırıldığı o kurak ünivers..]]> Wed, 02 Oct 2013 10:49:51 +0400 İnsandan doğan görünümlü şahin olur mu? https://www.evrensel.net/yazi/68920/insandan-dogan-gorunumlu-sahin-olur-mu https://www.evrensel.net/yazi/68920/insandan-dogan-gorunumlu-sahin-olur-mu? Kimin dişleri dökülür? Katarakt hangi yaşta başlar? Dizlerde artroz yaşamın hangi demlerinde sık görülür? Unutkanlık neyin işaretidir? “Sağlığınız ve siz” benzeri bir yazı bekliyorsanız bugün yanıltmış olacağım sizleri. Tüm bu sorular ‘hastalık ömrü her daim kısaltmaz bazen ezberin aksine uzatabilir’ aforizmasına giriş için üretildi. Modern tıp olarak da anılan Batı tıbbı geliştiği asimetrik alanlar üzerinden insan bedeni ve ruhuna müdahil oluyor. Öyle ki bu gelişme bütüncül olmadığında özellikle tedavi boyutu ile parçalı bir yaklaşımda bulunuyor. Diyelim ki katarakt cerrahisi çok gelişti doğası gereği; tüm yaşlı nüfus sıraya giriyor ameliyat için. Ama kalp bahsinde o kadar ileri değilse tıp bunun yansımaları nasıl olacak hasta kalp üzerine hiç düşündünüz mü? Birleşmiş Milletlerin kuru..]]> Tue, 24 Sep 2013 15:34:50 +0400 Hekimler istihbaratçı değildir https://www.evrensel.net/yazi/68212/hekimler-istihbaratci-degildir https://www.evrensel.net/yazi/68212/hekimler-istihbaratci-degildir? Doksanlı yılların sonuydu. Manisa’da İl Sağlık Müdürlüğü ve Emniyeti el ele vermiş hastanelere yolu düşen hastalardan doğum yeri Manisa olmayanların ihbarı için yazılı mutabakata varmışlardı. Aynı yıllarda kamuoyunda Manisalı Çocuklar olarak anılagelen işkence davasında cinsel istismar dahil çeşitli işkencelere maruz bırakılan o çocukların adli muayenesinde ise “devletinin memuru doktorlar” işkence bulgularından bahsedememişlerdi. Sağlık kurumlarının açık istihbarat kurumları olarak dizayn edildiği bir ilde daha ne beklenebilirdi ki? İyi ki TTB var cümlesinin halkın hafızasında yer edinmesi hep böyle süreçlerde olmuştur. TİHV ve TTB İzmir İnsan Hakları Kolu geliştirdikleri “Alternatif Adli Rapor” mekanizması ile çocuklara dahi işkence yapılan bir ülke olmaktan çıkmanın kapısını aralamışlardı. Malum zamane devletleri izin vermez bu tür girişimler..]]> Tue, 17 Sep 2013 16:53:09 +0400 Şimdiki zamanın memnunları: Sağlık https://www.evrensel.net/yazi/67516/simdiki-zamanin-memnunlari-saglik https://www.evrensel.net/yazi/67516/simdiki-zamanin-memnunlari-saglik? Ak Partili yıllarımızın seçim ezberinde ‘sağlık hakkına ulaşım’ önemli bir belirleyen oldu seçmen tercihlerinde. Sağlığın ekonomi politiğini tartışmakta sakınca yok elbet. Ama seçmen tercihleri ne yazık ki güncel sonuçlar üzerinden şekilleniyor. SSK’li yılların tercih edilmiş kuyrukları bugünün algısını şekillendiriyor en basitinden. Öyle bir sağlık ortamı idi ki o günler; bir yandan binlerce eczacı işsiz gezerken beri yandan hastalar SSK eczanelerinde ilaç alabilmek için yarım günlerini harcamak zorunda kalabiliyorlardı. On bini aşkın hemşirenin iş bulamadığı o günlerde SSK hasta başına düşen maliyetlerin Bağ-Kur ve Emekli Sandığına göre birkaç kat daha ucuz olduğunu iftiharla söylediğinde bazı gerçekleri göz ardı ediyordu. Sömürünün adı “verimlilik” kılınmıştı SSK literatüründe. Az çalışanla &cced..]]> Tue, 10 Sep 2013 16:41:23 +0400 Gözü sırtlamak https://www.evrensel.net/yazi/66907/gozu-sirtlamak https://www.evrensel.net/yazi/66907/gozu-sirtlamak? Hayatın anlamı yaşam pınarı olabilecek kısa anları yakalayabilmekse eğer fotoğrafçılara çok şey borçluyuz. O anlar fotoğrafa durduğunda isimleştirilir sonrasında. Misal “Felçli adamı sırtında taşıyan kör adam.” Çokça öykü kaleme alınabilirse de bu isimlendirmeden en baştan ismi yeniden tanımlanabilir: “Gözlerini sırtında taşıyan kör adam” ya da “Gözleri sırtlamak” Genelde ana akım medyanın üçüncü sayfa haberi olabilecek bu fotoğrafın tarihi yaşadığımız coğrafyadaki tüm gazetelerden eski. Vikipedi’ye göre 1889 yılında dönemin Osmanlı dünyasında Tankrede Dumas tarafından çekilmiş. “Beyrut’ta oturan Fransa, Türkiye, Suriye, Lübnan, Ürdün, Rodos ve Mısır’da geniş bir şekilde gezdiği inanılan ve Yakın Doğu bölgesinde faaliyet göstermiş olan Fransa doğumlu fotoğrafçı ve bankac..]]> Tue, 03 Sep 2013 16:59:02 +0400 Devletlerin bitmeyen yalanı: Kimyasal silaha hayır https://www.evrensel.net/yazi/66231/devletlerin-bitmeyen-yalani-kimyasal-silaha-hayir https://www.evrensel.net/yazi/66231/devletlerin-bitmeyen-yalani-kimyasal-silaha-hayir? Uzun süre sessiz kalındı kimyasal silah kullanımının gündelik hayat içinde olağanlaştırılmasına. Hatta bir ara kadına yönelik şiddet başlığında çantada taşınabilecek “göz yaşartıcı spreyler” sürüldü piyasaya. Bu tercihi bireysel silahlanmanın kimyasal hali olarak da ele almak mümkün. Elbette bu durum yaşadığımız coğrafya ile sınırlı değildi. Dünyanın her bir köşesinde ve doğal olarak Suriye’den Mısır’a, Türkiye’den Avrupa’ya tüm ülkelerde hem devlet envanterinden kendi halklarına yönelik hem de hırlıdan hırsıza bireysel korunma amaçlı bir silah olarak gündelik hayata dahil oldu. Bu hali ile silah olarak yeterince algılanmadı ne yazık ki. Biber gazı denip hafife alınmak istendi. Tehlike tam da burada hasıl oldu diyebiliriz. Silahlar içinde en gayrı ahlaki olanı masumiyet başlığında servis edildi piyasanın hizmetine. Kapkaççıya kar..]]> Tue, 27 Aug 2013 16:26:13 +0400 Ata Soyer Halk Sağlığı Güz Okulu https://www.evrensel.net/yazi/65426/ata-soyer-halk-sagligi-guz-okulu https://www.evrensel.net/yazi/65426/ata-soyer-halk-sagligi-guz-okulu? 21. Yüzyıl Kapitalizmi, Sağlık ve Örgütlenme Bu başlık bir panel ya da gezi forumundan ödünç alınmadı. Bu yıl 18. kez düzenlenecek olan TTB Halk Sağlığı Güz Okulu’nun başlığı. Hafta içinde Google sayfasını açanlar alt köşede siyah kurdeleyi fark ettiler. Hüzünle kurdelede duraklayan kullanıcılar “1999 İzmit depreminde hayatını kaybedenleri saygıyla anıyoruz” cümlesi ile karşılaştılar. Saygı salt yitip gidenlere değildi elbet, yardıma koşanlaraydı aynı zamanda. Kurumsallaşmanın bu kadar zor olduğu bir coğrafyada bilimsel / toplumsal bir buluşmanın 19. yılında 18.sini düzenlemek elbette emek / birikim istiyor. Aslında 19. demek daha doğru! Marmara depreminde o yılki güz okulu iptal edilip sahaya çıkmıştı çoğunluğu halk sağlıkçı olan katılımcılar. Sonrasında kapsamlı bir kitap yayınlanmıştı: “17 Ağustos 1999 Marmara ve 12 Kasım 1999 Bolu-Düzce Depremleri..]]> Tue, 20 Aug 2013 17:24:22 +0400 Yaşadıklarımızı unutmamak https://www.evrensel.net/yazi/64849/yasadiklarimizi-unutmamak https://www.evrensel.net/yazi/64849/yasadiklarimizi-unutmamak? Doksanlı yılların sonlarıydı. 1 Eylül Barış Günü’ne az bir zaman kalmıştı. O yıllarda barış denince akla Kürtlerin gelmesi hoş karşılanmazdı ama Yunan kardeşlerimize direnç kısmen azalmıştı. Öncesinde 14 Mart Tıp Bayramı’nda yerel tabip odası barış temalı etkinlikler düzenlemek istediğinde ilk direnç dönemin Ege Tıp Fakültesi dekanından gelmişti : Barış temalı etkinlik için salon tahsisine evet panelistlerden birisine ret! Aynen şöyle demişti “sayın” dekan: “ Diyarbakır Tabip Odası Başkanının fakültemizde konuşmasına izin vermem.” Mesele Sevgili Necdet İpekyüz’ün adından ziyade katıksız bir nefret diliydi Kürtlere dair. Barışın dili kendiliğinden oluşmuyor elbet. Emek akıtarak, mücadele zeminini akılla yoğurarak ve elbette sabırla oluşturulabiliyor. Nihayetinde on beş yıl sonra aynı fakültede aynı amfide bir panel düzenledi tıp öğrencileri..]]> Tue, 13 Aug 2013 16:05:22 +0400 Helal ilaç ve bayram: Sağlıkta dönüşümün yeni pazarı https://www.evrensel.net/yazi/64164/helal-ilac-ve-bayram-saglikta-donusumun-yeni-pazari https://www.evrensel.net/yazi/64164/helal-ilac-ve-bayram-saglikta-donusumun-yeni-pazari? Her inanç kendince gelenekler yaratır, değerler bütünü oluşturmaya çalışır. Bir taraftan da kendi inancından olmayanlar ile geleneklerini paylaşır. Bazen de inanmayanlar o inancın geleneklerini belirler. Yarın kimi Müslümanlar için Ramazan, bir kısmı için Şeker / Ramazan, birlikte yaşadıkları için ise Şeker Bayramı. Bir günü daha “Bayram havasında geçirmek” güzel bir duygu; umarım yarın da böyle olur. Ama mümkün mü? Ramazanda “yoksullar hatırlanmalı” denir, ne güzel! Ama nasıl? Fitre ve zekat; ama kimlere? Peki, yoksulu nasıl biliriz Müslüman coğrafyada? “Vur kafasına, al hırkasını” olmasın sakın? Yoksulun en sıkıntılı yanı açlık sınırında yaşamasıdır. Özellikle de proteinden fakir beslenir. Yanı başında ücretsiz sahip olabileceği protein kaynağına ise itibar etmez, “günahtır” der. Öyle ya tar..]]> Tue, 06 Aug 2013 16:09:59 +0400 Sayılamayanlar https://www.evrensel.net/yazi/63533/sayilamayanlar https://www.evrensel.net/yazi/63533/sayilamayanlar? Sağlığı nicedir Sağlık Bakanlığı değil de Maliye yönetiyor. Ancak bunu Ak Partili yıllarla sınırlarsak eksik tanımlamış oluruz. Maliyecilerin yönettiğinin güncel kanıtı Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamındaki tedavi kapsayıcılığının onlar tarafından kaleme alınmasıdır. Basitçe anlatacak olursak hangi ilacın SGK tarafından ödeneceğinden tutun da hangi ameliyatların kapsam dahilinde olacağına sağlıkçılar değil de paranın musluğunu tutanlar karar veriyor. En basitinden bir tansiyon ilacını ele aldığımızda hangi hekimlerin o ilacı reçete edebileceğine Sağlık Bakanlığı değil de SGK yani SGK ekonomistleri karar veriyor. Öyle ki, bir bakıyorsunuz tansiyon düşürücü ilaçlardan bir grubu önce pratisyen hekim ve asistanların reçete etmesini yasaklıyorlar sonrasında sıra diğer uzmanlara geliyor. Zaman geçiyor bir de bakıyorsunuz kolesterol düşürücü ilaçların reçete edil..]]> Tue, 30 Jul 2013 16:51:23 +0400 Köleliğin ahir zamanı: Emek ve talan https://www.evrensel.net/yazi/62829/koleligin-ahir-zamani-emek-ve-talan https://www.evrensel.net/yazi/62829/koleligin-ahir-zamani-emek-ve-talan? Talan hiç eksilmedi bu coğrafyadan. Bin yıllar öncesinden bugüne seyrine devam ediyor. Bazen adına savaş denir onun bazen sömürü. Kimi zaman talanın adı taşeronlaştırmadır ve emek hırsızlığı ile beslenir, kimi zaman misal gayrimüslimlerin mülklerine el konurken suçüstü yakalar tarih. Tüm bunlar olurken hiçbir şey olmamışçasına “Hayat devam ediyor” dedirtmek ister birileri. Onlar kim midir; ‘logo kleftes’ yani söz hırsızlarıdır onlar. Genelde kendilerini iktidarda görür ve hep orada kalmak isterler. Ta ki halk gelinceye kadar… Hırsızlığın en sofistike halidir onlarda izlediğimiz. Halkın, emek örgütlerinin taleplerini, hayallerini tanımlayan sözlerini çalar, içlerini boşaltıp slogan eylerler kendilerine. Bunu en sık da özgürlükler, sağlık ve sosyal güvenliğe dair başlıklarda denerler. Desem ki çalışma sü..]]> Tue, 23 Jul 2013 15:48:02 +0400 Satılık mahrem https://www.evrensel.net/yazi/62162/satilik-mahrem https://www.evrensel.net/yazi/62162/satilik-mahrem? Beklerdim ki türbanlı kadınlar sokağa çıksın ve ellerindeki türbanı bayrak eylesinler: “Mahrem aşkına” Olması gereken, tesettür torba değildir; ‘torba yasa’ ile tesettürümün altındaki çıplağı satışa çıkarma diyebilmeleriydi. Siz duydunuz mu? Antikapitalist Müslümanlar; biliyoruz sayınız az ama neredesiniz? İktidar uğruna bir kuşak başörtülü kadının eğitim ve çalışma hakkı sınırlandırıldı. Kadının bir tutam saçının mahremini türban ile oya tahvil edenler şimdi bir yasa ile türbanlı, türbansız, kadın ,erkek cümlemizin gerçek mahremini paraya tahvil eyliyorlar. Türbanından bir tutam saçın görülmesinden mi utanır insan yoksa mahrem bilgilerinin satılmasından mı? Bir kadın perçeminin görülmesinden mi daha çok utanır yoksa adet kanamasının kaç gün sürdüğü, adetini en son ne zaman ..]]> Tue, 16 Jul 2013 17:08:48 +0400 Dünya hekimleri: Yalnız değilsiniz https://www.evrensel.net/yazi/61675/dunya-hekimleri-yalniz-degilsiniz https://www.evrensel.net/yazi/61675/dunya-hekimleri-yalniz-degilsiniz? Dünya Tabipler Birliğinin gözü kulağı yine Türkiye’de. Yakın tarihe dönüp bakıldığında bunun insan hakları, demokrasi ve mesleki bağımsızlığın risk altında olduğu dönemlere denk geldiği görülecektir. Bir dönem işkence karşısında tutum alan iyi hekimlik ve adli tıp faaliyetiydi hedef tahtasına konan. Misal doksanlı yıllarda nice hekim yargılanmış, gözaltına alınmıştı. Hatırlayacak olursak Eda Güven Aydın İncirliova’da, Cumhur Akpınar Ankara’da yargılanmışlardı. Eda Güven adli rapor düzenlediği gözaltı olgularına işkencecilerinden şikayetçi olmalarını söylediği için yargılanmıştı. Bu cüret işkencecilere devletin bahşettiği bir algı idi. Beraat ettiği mahkemenin önüne iliştirilmiş organize kalabalık işkenceciler için “Türkiye sizinle gurur duyuyor” sloganını huşu içinde haykırıyordu. O tarihlerde bir başka dava Ankara’daydı..]]> Tue, 09 Jul 2013 10:31:25 +0400 Sosyal güvenlik, sağlık, emek ve diyanet https://www.evrensel.net/yazi/61003/sosyal-guvenlik-saglik-emek-ve-diyanet https://www.evrensel.net/yazi/61003/sosyal-guvenlik-saglik-emek-ve-diyanet? ILO bir ülkeyi kara listeye almışsa “İşçi haklarına saygı duymadığı” tescillenmiştir artık. Kara listenin çoğuluna son eklenen ise bildik bir ülke. Sicilinde 2 Temmuz Madımak, Hayata Dönüş, faili meçhuller, tehcir, zorunlu iskan, zorunlu göç, tutuklu sendikacılar, #diren gezi# olan o ülkede ‘işçiye saygı’ olabilir miydi hiç? Diyebiliriz ki tüm bu başlıklarla daha fazla ilgilendikçe işçi sınıfı haklarına ulaşabilecektir. “Özü itibarı ile SSK ve özel sigorta şirketleri arasında fark yoktur” cümlesi işte bu ülkenin işçilerinin alın teri ile var edilmiş SSK sağlık kuruluşları “yağmalanırken” servis edilmişti yıllar önce. Sanmayın ki bu sözler işveren kurumlarına aittir. Diyanetin Din İşleri Yüksek Kurulu SSK’ların Sağlık Bakanlığına devrolduğu hafta yayınlamıştı bu fetvayı. Denebilir ki Diyanet, iş&c..]]> Tue, 02 Jul 2013 09:34:27 +0400 Gezi çıkını: İdrar, iffet ve dışkının tarihi https://www.evrensel.net/yazi/60373/gezi-cikini-idrar-iffet-ve-diskinin-tarihi https://www.evrensel.net/yazi/60373/gezi-cikini-idrar-iffet-ve-diskinin-tarihi? Bazen bir kitap gündemi belirler, bazen de gündemin aktörleri bir kitabı yeniden hatırlatır. Biz okurlar gazetelerin kitap sayfalarında o kitaplara dair eleştiri yazıları okumak isteriz sıcağı sıcağına, ama her zaman mümkün olmaz. Misal başbakan ve ailesinin Beyaz Saray günlerinde Amerika’da eşine hediye edilen kitap içeriğinden ziyade adı ile gündeme gelmiş ve Gezi Parkı sakinlerince yeniden hatırlanmıştı sonrasında: “Diktatörlüğün Psikolojisi” Tam da o günlerde #diren gezi# günlerini yolu oraların uzağına düşmüş sanatçılarla paylaşırken başbakan; yıllar geçse de iki isim akıllardan silinmeyeceğe benziyor: Hasan Kaçan ve Necati Şaşmaz nam-ı diğer Polat Alemdar! Mizah onları “Gazlar Vadisi” ile afişe ederken onlar fark etmeden bir kitabı yeniden hatırlatmış oluyordu: “Bokun Tarihi” Yüz binler Taksim ve gezi parkını “özgürl&uum..]]> Tue, 25 Jun 2013 09:45:48 +0400 Gezi çıkını, insancıl tıp, vicdani red https://www.evrensel.net/yazi/59698/gezi-cikini-insancil-tip-vicdani-red https://www.evrensel.net/yazi/59698/gezi-cikini-insancil-tip-vicdani-red? Hekimler barışçıldır. Bu gerçek geçmiş, bugün ve geleceği kapsar. Barışın karşıtına meyletmişliğe hekimlik denemez zaten. Misal, topluma karşı silaha dönüştürülmüş basınçlı suya katılacak kimyasal maddeleri tespit edenlere hekim denebilir mi bugünden sonra? Ya işkence seanslarında bulunan, izlerini silmek için donanımlarını insanlığa karşı kullananlara? Aynen soykırım, tehcir, zorla yerinden edilmelerde rol alan tıp mezunlarına hekim denemeyeceği gibi... Anılan örnekler “yaşam boyu hekimlikten men edilmeyi” gerektiriyor. Hem uluslararası hem de yerel etik ve yasal düzenlemeler bunu gerekli kılmakta. Hekim meslek örgütü TTB’nin geçmişe yönelik insanlık suçlarına karışmış tıp mezunlarının hekimlik ünvanlarını geri alması için bir çalışma yürütmesinde yarar var. Nasıl oluyor da Ermeni tehcir / soykırımında rol alan Nazım ve benze..]]> Wed, 19 Jun 2013 07:31:33 +0400 Gaz halimiz ve sağlık https://www.evrensel.net/yazi/59164/gaz-halimiz-ve-saglik https://www.evrensel.net/yazi/59164/gaz-halimiz-ve-saglik? Savaşın, silahın geçmiş zaman içindeki tahayyülü sanatın yol göstericiliğinde anın içinde yeniden şekilleniyor bu günlerde. An bugün de kendi sanatçılarını göreve çağırıyor. Ama mizah şimdilik önde gidiyor. Devlet envanterinden silahların hedefindeki halk ve sokaklar, mizahın terapi etkisini panzehir kıvamında ‘bir köşede’ oturanların da kullanımına sunuyorlar. Köroğlu’nun “silah icad oldu mertlik bozuldu” sözünün mağduru kitleler namerdin silahının kimyasal hallerini cümle aleme rezil etti nihayetinde. Gezi halkı bir taraftan silahın gaz halini işlevsiz kılarken mizah anlayışları ile sürecin tıbbileştirilmesine de göndermede bulunuyorlar. Ama yine de hekimler, hemşireler, sağlık çalışanları hem görev yerlerinde hem gönüllü revirlerde tıbbın olanaklarını kullanıma hazır tutuyorlar. “Ya ameliyat yerime gelseydi?&rdq..]]> Tue, 11 Jun 2013 10:59:36 +0400 Halkın kırmızı çizgisi: Kimyasal silahşorlar https://www.evrensel.net/yazi/58627/halkin-kirmizi-cizgisi-kimyasal-silahsorlar https://www.evrensel.net/yazi/58627/halkin-kirmizi-cizgisi-kimyasal-silahsorlar? Gündelik hayatta üretilen şiddet, mevcut iktidar ve erişkin / eril dünyanın kopyası gibidir. Bunu anlamak için çocuk oyunlarına bakmak yeterli. Artık oyuncağı kılıç olan çocuğa rastlanmıyor. Onlar için basit bir tabancanın oyuncak olarak değeri yok. En azından makinalı tüfek var ellerinde. Şimdiki zamanın çocukları ne acı ki yeni bir silahla daha tanıştılar: “Kimyasal silah”. Kibar yöneticiler ona “biber gazı” diyorlar. Hastaneden pastaneye, bebeden dedeye, hamileden milletvekiline ondan nasibini almayan yok. Bu iktidar döneminde büyüyen çocuklar komşu evlerin bacalarını kapatıp tüten sobanın dumanını karbonmonoksit kimyasalı olarak oyuna dönüştürürlerse şaşırmamak gerekiyor. Evet, kimyasal silah salt fabrikalarda üretilmiyor... Devlet envanterinden halka karşı kullanılan “kiyasal silah” sınır tanımıyor. Bu ülkenin semalarında ..]]> Tue, 04 Jun 2013 12:04:14 +0400 Barışın toplumsallaştırılması ve sağlık https://www.evrensel.net/yazi/58058/barisin-toplumsallastirilmasi-ve-saglik https://www.evrensel.net/yazi/58058/barisin-toplumsallastirilmasi-ve-saglik? Barış ve demokrasi... Nicedir bu ülkede kamu çalışanları “dil tazminatı” almakta. Çek dilinden Rusçaya, İngilizceden Japoncaya hangi dili bilirseniz bilin düzenlenen sınavda başarılı olduktan sonra maaşınız zam görüyor. Ama birkaçı hariç! Tahmin etmeniz zor olmadı sanırım. Kürtçe, Lazca, Çerkesçe, Süryanice bilirseniz bu haktan mahrumsunuz. Şimdi sorma zamanı; bir Kürt, Laz veya Süryani köyüne atanmış hekim, hemşire, ebe veya öğretmenin Çek dilini bilmesi nasıl bir fayda sağlıyor halk adına? Elbette tüm diller değerlidir ve öğrenilmesi teşvik edilmelidir; itirazımız buna değil. Ama bu ülkede milyonlar ana dillerinde sağlık, eğitim hizmeti alamamanın mağduru kılınmışken bu adaletsizlik neden? Oysa bırakalım ana dili Türkçe olmayan kamu çalışanlarının ikinci bir dili konuşma zenginliğini, ana dili Türkçe olanlar ..]]> Tue, 28 May 2013 10:33:35 +0400 Felçli hastanın zincirlerini kırmak https://www.evrensel.net/yazi/57414/felcli-hastanin-zincirlerini-kirmak https://www.evrensel.net/yazi/57414/felcli-hastanin-zincirlerini-kirmak? Doksanlı yılların başlarıydı. Henüz mesleğimin ilk yıllarında yolum bir eğitim hastanesinin Nöroloji kliniğine düşmüştü. İlk kez başında iki jandarmanın nöbet tuttuğu bir hasta ile karşılaştım o gün. Mahkum koğuşu değildi yatırıldığı yer. Buraya kadar olağan gelebilirdi eğer ayaklarından yatağa zincirlendiğini görmeseydim. Ama daha da vahimi 75 yaşındaki bu hasta hemiplejikti, yani felce bağlı vücudunun bir tarafı tutmuyordu. Başlı başına bu olgu dahi ülke cezaevlerinin ezaevi olarak kurgulandığının resminden başka birşey değildi. Değilmiydi ki Diyarbakır mahpushanesinde işkenceye katılan / sessiz kalan sağlıkçılar vardı yakın tarihin kirli sayfalarında... Tanıklıklar mazgal deliğinden yapılmış iğneleri, pantolonu inik halde arkadaşlarının desteği ile mazgal deliğine denk düşürülen insanlık hallerini, zulmü, sağlık hakkının işkenceye dönüştürülmesini anlatıyor bizlere... Hasta mahpuslar,..]]> Tue, 21 May 2013 11:39:39 +0400 F tipi yapılanma: Hastane, mapushane, okul https://www.evrensel.net/yazi/56771/f-tipi-yapilanma-hastane-mapushane-okul https://www.evrensel.net/yazi/56771/f-tipi-yapilanma-hastane-mapushane-okul? Dediler ki “Sağlık hak değil ödevdir. Ödevini yapmayan cezalandırılır.” Duymak istemeyen nüfus ekseriyetteydi. Ne de olsa “kendisinin ve yakınlarının orada işi olmazdı”. Aynen sağlık sigorta kapsamı daraltılıp devamı isteğe bağlı kılınmış ülkelerde büyük kalabalıkların “bana kanser uğramaz” dediği gibi. Sağlık hakkının bir yasa maddesi ile ödev olarak tanımlanmaya çalışıldığı o yılllarda ilgili kurumlar alfabenin ilk harfi ile başlayan bir sınıflamaya çoktan başlamıştı bile: A, B, C, D, E... Bu ayrımcılığa ve sonuçlarına, işin orada durup durmayacağına yeterince ilgi duyamadı geniş yığınlar. Ne de olsa oralara işi düşmezdi değil mi? “Oralar” denince ilk hatırladığınız umarım hastaneler olmamıştır. Bu söylediklerim cezaevlerine dairdir. Mahpushanelerde ilk anda ayrıntı gibi algılanabilecek bu gelişmeler yaşanırken içeridekiler / dışarıdakiler hiç akıllarına ..]]> Wed, 15 May 2013 09:43:58 +0400 Sağlıkta yeni ikilem: Tıbbi yoksulluk ve yoksunluk https://www.evrensel.net/yazi/56200/saglikta-yeni-ikilem-tibbi-yoksulluk-ve-yoksunluk https://www.evrensel.net/yazi/56200/saglikta-yeni-ikilem-tibbi-yoksulluk-ve-yoksunluk? “Özgürlüğün bedeli” bu ülkede çokça dile düşen sözlerdendir.Özgürlük algısı ise nicedir yeniden şekillendirilmek isteniyor piyasacı odaklarca. Bu odakların başında son dönemlerde sağlıkgeliyor. Tahmin edileceği üzere özgürlük bu olmasa gerek. Hangi kamu hastanesine yüzünüzü dönseniz koca ilanlar sizi“özgürlüğe” davet ediyor; “hekim seçme özgürlüğüne”. Ne özgürlük ama! İster 182 telefon hattından ister İnternet üzerinden bu “özgürlüğü” bahşediyor iktidar. Teknolojinin olanaklarından bugüne değin yararlanılmaması eksiklikti. Hastanelerde sabahın köründe başlayan muayene sıra numarası kuyruklarının sonlanması elbette olumlu bir gelişme. Ama iş “hekim seçme özgürlüğü” bahsine gelince durup solukl..]]> Tue, 07 May 2013 11:43:24 +0400 Faili meçhulden faili bilinire sağlıkta şiddet https://www.evrensel.net/yazi/54367/faili-mechulden-faili-bilinire-saglikta-siddet https://www.evrensel.net/yazi/54367/faili-mechulden-faili-bilinire-saglikta-siddet? Bilmem nereden başlamalı? Eskilerin “Bir söz söyle bin ah işit” sözünden mi yoksa bir kelimenin ilk hatırlattıkları bahsinden mi? Kelimeler de canlılar gibidir; anlam yükler, bazen de anlam sileriz onlardan. Misal “ilaç” desem aklınıza ilk hangi sözcük düşer? Ya şiddet? Kelime / akıl oyunlarını severiz. İnsanlığımızdandır. Misal “Irak” dediğimizde kiminin aklına “uzak” gelir, kimimizin ”komşu ülke” diyesi… Oysa yıllar önce hekim meslek örgütü TTB “onlara Irak bize yakın” derken zaman tezkereli yılları gösteriyordu; ibre ise işgal ve savaştan yanaydı. Yine aynı yıllarda TTB için iş bırakma ne tek başına grev ne de tek başına görevdi. Sağlıkçılar onca yıldır buna G(ö)REV diye geldiler. Nasıl olmasın ki? Bu ülkede ilaç dendiğinde insanların aklına “hasta / hastalık” gelirken eğer bir bak..]]> Tue, 16 Apr 2013 11:18:17 +0400 Yoksul kadının sığınağı: Sütyen https://www.evrensel.net/yazi/53813/yoksul-kadinin-siginagi-sutyen https://www.evrensel.net/yazi/53813/yoksul-kadinin-siginagi-sutyen? Tıp fakültesi dördüncü sınıftaydık. 12 Eylül yansıması olarak öğrenci kontenjanları nerede ise üç katına çıkartılmıştı. Stajlarımızda yeterli pratik yapamamaktan yakınıyorduk. Böyle durumlarda teori pratikle buluşmaz, hafızada klişeler oynaşır doğası gereği. Bunlardan birisi de “akciğer filminde coin lezyon” test sorusu ile hafızalarımızda yer edinmişti. Ama bir türlü denk gelememiştik hastalarımızda. Malum, İngilizce’de “coin” madeni para anlamına gelmektedir. Derken bir acil nöbetinde hastanın akciğer grafisinde dairesel bir lezyon farkettik. Aslında farkettik demek abartı olur; lezyon 10 metre uzaktan bile farkedilebilecek büyüklükteydi. Acaba buna “coin lezyon” demeli miydik? Yaklaşık 4-5 santimetre büyüklüğünde, etrafı oylumlu bir görüntü idi çözmeye çalıştığımız. Acaba akciğeri hangi hastalıktan muzd..]]> Wed, 10 Apr 2013 03:26:11 +0400 Arsız hizmet: Doktormatik uçakta https://www.evrensel.net/yazi/53173/arsiz-hizmet-doktormatik-ucakta https://www.evrensel.net/yazi/53173/arsiz-hizmet-doktormatik-ucakta? Uçakta seyahat ederken yanınızda bir hekim olduğunu bilmek nasıl bir duygu? Sanırım hoşunuza gitmiştir. Üstelik bu hava yolu “bir dünya markası” olmakla övünen, Mancester United’tan Barcelona’ya nice futbol kulübüne sponsorluk yapan, “2012’de Avrupa’nın en iyi hava yolu” seçilmekle övünen THY ise! Diyelim ki uçak korkunuz var ya da anjiodan yeni çıkmış bir hastasınız, hekim eşliğinde uçmak sizin için harika olur değil mi? Şimdi yeni bir uygulamaya daha başlıyormuş içeride “Türk” dışarıda “Turkısh” hava yolları. Efendim havada bir hastalık anında “yolcularımız arasında hekim var mı” anonsu yolcuları rahatsız ettiğinden yeni bir uygulamaya başlayacakmış. Hekimleri fişleyip hangi koltukta oturduklarını tespit edecek ve sorun anında göreve davet edecekmiş. Üstelik bu uygulama (şimdilik) gönüll&..]]> Tue, 02 Apr 2013 10:22:40 +0400 Doktorduk hekim olduk: Ata Soyer https://www.evrensel.net/yazi/52587/doktorduk-hekim-olduk-ata-soyer https://www.evrensel.net/yazi/52587/doktorduk-hekim-olduk-ata-soyer? Sevgili Ata abimizi, Ata Soyer'i kaybettik. Toplumcu sağlık hareketinin en önde gelen isimlerindendi. Ardından çokça yazılı eser bıraktı. Ama onu benzerlerinden ayıran ülkenin tamamında tanınması, salt yazmayıp adım adım tüm ülkeyi dolaşmasıydı. Yolu sosyalizm, insan hakları, özgürlük ve emek mücadelesinden geçen kim varsa onu tanırdı. Bir dönem gazetemizde de yazmıştı. Yine Hayat televizyonunun kuruluş döneminde "Sağlıklı Günler " proğramını birlikte yapmıştık. Bizler tıp fakültelerinden doktor olarak mezun oluruz. Ama hekimlik başka bir şey... Kendi adıma hekimliği bana öğretenlerin en başına onu yerleştirebilirim. Doksanlı yılların sonunda hekim meslek örgütümüz TTB'nin Genel Kurulu'nda onun yaptığı bir sunumunu asla unutmadım. Bize iki harita göstermişti peşisıra. Birincisi çocuk felcinin en sık görüldüğü yerler, ikincisi faili me&cce..]]> Tue, 26 Mar 2013 10:11:52 +0400 Tıbba söz hırsızlığı ile uyanmak https://www.evrensel.net/yazi/52012/tibba-soz-hirsizligi-ile-uyanmak https://www.evrensel.net/yazi/52012/tibba-soz-hirsizligi-ile-uyanmak? Bir 14 Mart daha geçti. Buruk yaşansa da içinde "bayram" geçen her söz gibi "iyi" geliyor insana: "Tıp Bayramı". Vesilesi ile bu yıl da sağlık çalışanları arasında çalışma koşullarına ve halk sağlığına dair olumlu vaadler duymayı ummanlar oldu. Ne de olsa bakan değişmişti! Ben kendi adıma öncelikle bir özür bekledim nedense! 14 Mart Sağlık Haftası dolayısı ile Eskişehir Tabip Odası bir panel düzenlemişti: "Türkiye'de Hekim Olmak". O panelde konuşmama bir soru ile başlamış oldum: "Kim bunlar?" Bu soruyu sorduran bir söz dizini idi: "-Motive edici kaynaklarına saldırın, kaynaklarını azaltın -Meşrutiyetlerine saldırın -Dürüstlüklerine saldırın -İnsanları onlarla çalışmaması ve katkı sağlamaması için teşvik ederek kaynaklarını azaltın -Bilgi kaynaklarını kurutun -Bilgisiz ve devre dışı bırakın -Anahtar karar vericilere eri..]]> Tue, 19 Mar 2013 13:23:10 +0400 Asistan kışlaya, hasta tabura https://www.evrensel.net/yazi/51395/asistan-kislaya-hasta-tabura https://www.evrensel.net/yazi/51395/asistan-kislaya-hasta-tabura? İşçi sağlığı ve meslek hastalıkları sicilimiz oldukça bozuk. Bu başlıkta yaşanan sorunları kavrayabilmek için sağlık çalışanlarının sağlığı bahsine göz atmakta yarar var. Misal asistan hekimleri anlamaya çalışalım. Bu ülkede yaklaşık yirmi bin asistan hekim “merdiven altı” koşullarda çalıştırılıyor. Onlara bakınca tekstil iş kolunda yaşanmışlıkları, kabullenişi, itirazsızlığı anlamak kolaylaşıyor. Malum sağlık çalışanlarının temel işvereni kamu kurumları olup, ülkedeki işveren sultasını kavrayabilmek için bize ipuçları sunmakta. Bankaya yatan asgari ücretin bir kısmını işçisinden elden geri alan özel sektör patronu ile belli sayının üzerindeki nöbet ücretini ödemeyen kamu sağlık kurumları arasında ne fark olabilir ki? Ne yazık ki Uluslararası Çalışma Örgütü’nün kurallarını sağlık alanında da hiçe saymakta yö..]]> Tue, 12 Mar 2013 15:22:08 +0400 Kolektif ağrı https://www.evrensel.net/yazi/50727/kolektif-agri https://www.evrensel.net/yazi/50727/kolektif-agri? Ağrı nedir diye sorulduğunda soruyu kimin yanıtladığı önem kazanır. Bir hekim için ağrı “hastayı hekime getiren en önemli hasta yakınması” iken hasta için bu tespit belki de sadece bir sonuçtur. “Ağrı insan bedeninin kendisini hatırlatmasının en etkili yoludur” denir. Ve yine der ki edebiyatçılar “duyulan ağrının dile getirilmesinde sözcükler aracılık eder”. Ya sözcükler hatırlanamıyorsa? Kimi zaman da ruh bedende kendini ağrıya döker. Baş edilemeyen her ne varsa rurhun derinliklerinde, insan bedeninde kendisine bir sığınak arar. Kimi zaman baş ağrısıdır o, kimi zaman mide krampları... Bazen de ağrı kolektiftir. Savaş suçları, halka yönelik toplu kıyımlar, zorunlu göçler hem mağdurlar hem de tanıklarda kolektif ağrı yaratabilirler. Hekimlerin reçetesinde ise gerçeklik bir anda “gastrit” veya “gerilim baş ağrısı” tanılarına d&..]]> Tue, 05 Mar 2013 11:07:14 +0400 Yaşamın sinir uçları https://www.evrensel.net/yazi/49981/yasamin-sinir-uclari https://www.evrensel.net/yazi/49981/yasamin-sinir-uclari? Poliklinikler yaşamın sinir uçlarıdır. Toplumun “Bir dokun bin ah işit” haleti ruhiyesinin buralarda dışa vurumu ondandır. Son dönemlerde halkın sinir uçları hayli açıkta; her dokunuşta derinden bir “ah” sesi geliyor. Peki toplumun sinir uçlarını açıkta bırakan ne? Ya sağlık çalışanlarına yöneltilmiş şiddeti nasıl açıklayacağız? Ya sağlıkçıların sinir uçları? Yıllar içinde tıbbi teknoloji gelişip yaygınlaştı. Doksanlı yılların başlarına göre hekim sayısı nerede ise dört kat arttı. Peki geçmişin kıt olanaklarına karşın var olmayan şiddet şimdilerde neden eksik olmuyor sağlık kurumlarında? Geçen hafta bir hasta daha sanık sandalyesinde 10 ay hapis cezasına çarptırıldı İzmir’de. Suçu sağlık kurumunda “Devlet malına zarar vermek”. Mahkemede ne ilgili hastane yönetimi ne de kadrolu hukukçuları vardı. Hekim “davacı..]]> Tue, 26 Feb 2013 10:38:39 +0400 Hastalık ve sanatın azmi https://www.evrensel.net/yazi/49425/hastalik-ve-sanatin-azmi https://www.evrensel.net/yazi/49425/hastalik-ve-sanatin-azmi? Çoğunlukla doğuştan veya edinilmiş hastalıklarımızı hayata kapanmanın aracı olarak kullanmaya meyilliyizdir. Oysa tam tersine dikkatli bir gözlemle bedensel arazlar yaratıcılığın geliştirilmesinde ivme kazandırabilir. Yaratıcılık deyince aklımıza sanatçılar geliyor doğal olarak. Bizler için müzik ve resim ve diğer sanatların dahileri olsalar da onlar yaşamlarına nice hastalık ve acıyı sindirmiş ama yaratıcılıkları ile kah hastalıklarına uyumlu teknikler geliştirerek, kah bedensel arazlarını çalgı aleti kullanımında sınırların zorlanmasında avantaja dönüştürerek geleceğe şaheserler bırakmışlardır. Bu izlek bizi çokça sanatçıya götürse de bugün sizlerle biri günümüzde diğeri 1930’lu yıllarda hastalanmış iki sanatçıyı paylaşmak istiyorum: Ressam Paul Klee ve fotoğraf sanatçısı Tülin Altılar. Ürettikleri ile “hastalıklarına yabancı kalmayı başaramasa ..]]> Tue, 19 Feb 2013 10:02:51 +0400 Doğmamış çocuğun öyküsü https://www.evrensel.net/yazi/48854/dogmamis-cocugun-oykusu https://www.evrensel.net/yazi/48854/dogmamis-cocugun-oykusu? Maden işçisi bir baba ve sağlık emekçisi bir annenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Bir anda evin neşesi oldu. Tüm yeni doğan bebeklerde olduğu gibi doğumunun ilk haftası topuğundan kan alacaktı hemşireler. Niyet çok değerliydi. Öyle ki kalıtımsal üç hastalığın varlığı bu tetkikle saptanabiliyor; erken müdahele ile ciddi sorunlar önlenebiliyordu. Ama anne kan alınmasına izin vermemişti. Neden? Aynı saatlerde baba maden ocağında çalışmaya gitmiş, abi İşkur’da iş bulma telaşında, tıp öğrencisi abla ise hastanedeydi. Peki ne olmuştu da kızı hekim adayı anne bebeğinin erken teşhis almasına yarayacak tetkike onay vermemişti? Gün tez bitti o gün. Akşam yeni doğan kardeşin neşesi hüzünlü bir akşam yemeğine engel olamadı. İlk söze madenci baba başladı. “Üzgünüm ama işten atılmak için sadece bir yıl sürem var. Kızım ailem..]]> Tue, 12 Feb 2013 10:52:21 +0400 İnsan tamirhane kılındığında https://www.evrensel.net/yazi/48248/insan-tamirhane-kilindiginda https://www.evrensel.net/yazi/48248/insan-tamirhane-kilindiginda? Hekimlerin insan bedeni üzerindeki bilgi tekeli mühendislerin müdahilliği ile giderek irtifa kaybediyor. Her insan kendince tamirhaneye evreiliyor günümüzde. Bu da tıpta endüstrileşmenin kapılarını sonuna kadar aralamakta. Tarih okumaları insanda ilk protez veya yapay organ için bizleri Heredot Tarihi ve Mısır mumyalarına götürüyor. Heredot tarihinde kol yerine kullanılan kancalar ‘insan denen tamirhanede’ mühendisliğin ilk nüvelerinden olsa gerek. Yapay organ bahsinde ilk yazılı belgeler ise ayaklarından zincirlenmiş bir mahkuma dair. M.Ö. 484 yılına ait metinlerde Hegesistratus adlı tutsağın prangalarından kurtulmak için bir ayağını keserek daha sonra kendisine tahta bacak yaptığı yazılmakta. Yaklaşık on yıl önce Nil Nehri kenarında yer alan antik Luksor kentinde yapılan kazılarda ise ahşap ve deriden ayak parmağı bulundu. Tarihin bilinen ilk protezi olabileceği öne sürülen..]]> Tue, 05 Feb 2013 09:47:56 +0400 Önce mitolojide okuduk: Karaciğer https://www.evrensel.net/yazi/47659/once-mitolojide-okuduk-karaciger https://www.evrensel.net/yazi/47659/once-mitolojide-okuduk-karaciger? Endüstrileşmenin tıbba yansımaları sağlığa dair dili de şekilendiriyor. Denebilir ki geçmiş bugün üzerinden ‘hiçleştirilirken’ insanın payına da ‘şeyleştirilmek’ düşüyor. İnsan evladı düşlerinin izinde yol aldı bilimde ve sanatta. Bunda mitolojinin ve cümle masalların katkısı yadsınamaz. Misal, sözü karaciğerden açtığımızda modern tıp karşımıza “karaciğer nakli” ile çıkar. Oysa karaciğerin kendini yenileyebilme kapasitesi binlerce yıl öncesinde insanın düşlerinden mitolojik metinlere yansımıştı bile. Prometheus ateşi çalıp insanlara ulaştırdığında Tanrı Zeus’un gazabına uğramıştı. Zeus öç / ceza amaçlı onu Kafkas dağlarında bir kayaya zincirlemekle yetinmemiş karaciğerini yemesi için bir de kartal göndermişti. Mitolojiye göre ölümsüz Prometheus’un gündüz kartal tarafından yenilen karaci..]]> Tue, 29 Jan 2013 11:52:34 +0400 Totaliter toplum inşası ve sağlık: Mahremiyetin gaspı https://www.evrensel.net/yazi/47054/totaliter-toplum-insasi-ve-saglik-mahremiyetin-gaspi https://www.evrensel.net/yazi/47054/totaliter-toplum-insasi-ve-saglik-mahremiyetin-gaspi? Okul öncesi yıllarımda oyun arkadaşım sormuştu: “Yaptığımız her şey alnımızda yazıyormuş. Ama onca yazı alnımıza nasıl sığar ki?”.Bu sorunun güncel versiyonu soruyu üreten çocuktan ziyade “mutlak itikat” sahibinin bugünlerini ele verir. Mahremiyetin kaybı ya da kayıt alına alınması bahsinde alınacak kolektif tutumda kültürel kodlar son derece önemli. İlk anda mahremiyete muhafazakar cenahın daha tutkuyla sarılacağı öngörülse de gerçek hiç de öyle değil. 2012 ülke değerler atlası çalışmasında soluduğumuz coğrafyanın gerek muhafazakarlık gerekse gündelik yaşamla dinin iç içeliği bahsinde 47 ülkenin en önünde yer alması bunun kanıtı. Bırakın insanların düşünceleri, inançları, siyasal aidiyetleri nedeni ile fişlenmesini sağlık kurum ve verilerinin bile birer istihbarat aracı kılınmasına bu kesimlerin bir itirazı yok. Yoksa onla..]]> Tue, 22 Jan 2013 11:49:52 +0400 Suyun başı sağlık https://www.evrensel.net/yazi/46484/suyun-basi-saglik https://www.evrensel.net/yazi/46484/suyun-basi-saglik? —Kolay para kazanmak isteyen türemiş / türetilmiş zenginler için suyun başı sağlık. —Çok uluslu şirketler adına MAİ / uluslararası tahkim kurulundan geçen suyun başı yine sağlık. —Güvenlikçi devlet aklında suyun başı hepten sağlık. —Biraderi olana, olmayana “en büyük birader” yine suyun başında: Elbette sağlık. Hal böyle olunca dünyanın sermayede birinci sıra sektörü sigorta ve bankacılık gözünü bizim GSS’na dikti diyebiliriz. Şimdilik “tamamlayıcı sağlık sigortası, isteğe bağlı emeklilik sigortası” ilk sıra hedefleri. Yani onlar için de suyun başı sağlık. Dünya sermaye birikiminde ikinci sıra ilaç şirketlerinin; hadi onları geçelim. Ya savaş endüstrisine ne demeli? Savaş hastalık, maluliyet, ölüm demek: Yani işin ucu bir kez daha sağlık. Boşuna değil Ak Partili yılların seçmen sandığında, istihb..]]> Tue, 15 Jan 2013 11:34:19 +0400 Reçetenin E hali https://www.evrensel.net/yazi/45831/recetenin-e-hali https://www.evrensel.net/yazi/45831/recetenin-e-hali? Yaprakları sararmış kitap sayfaları arasında, çoktandır giyilmemiş bir ceketin iç cebinde ya da yatak altlarında artık ona rastlayamayacaksınız. Hatta en değerli evrakların arasına misal tapu belgesine, maaş cüzdanına iliştiremeyeceksiniz onu. Artık onun yeni bir hali var: "e-reçete" Reçete artık elektronik kılındı. Hekimler küçük bir not kâğıdına şifre yazıyorlar; hepsi o. Hayatımız şifre kılındı, şifreleri kim kırar belli değil. Bundan gayrı deyimler dünyası da yeni hal alacak. "Doktor yazısı" deyimi tarih kılındı. Sahi hekim yazıları neden güçlükle okunur; hiç düşündünüz mü? Yoksa yazısı en kötü olanlar mı tıbba gidiyordu? Aslında o kötü yazılar tıp eğitimindeki bir özensizlikten / eksiklikten kaynaklanmaktaydı. Fotokopilerin yaygınlaşması için seksenlerin ortası, bilgisayar ve internetin yaygınlaşması için iki binl..]]> Tue, 08 Jan 2013 09:49:42 +0400 Yaptıkları bir insan etmez https://www.evrensel.net/yazi/45247/yaptiklari-bir-insan-etmez https://www.evrensel.net/yazi/45247/yaptiklari-bir-insan-etmez? Bir yıl daha geldi, geçti! Dikkatimi çekti “ne çok yol yapmışsınız başbakan”. Ama bir de kusuru var; “kullanacak insan ister”. Öldürmeseydi savaş uçaklarınız tam 34 genç ve çocuk daha kullanacaktı o yolu. Sahi kaç bin kilometre yol yaptınız asfalt damar misali? Bilir misiniz ki yaptığınız cümle yollar etmez bir insanın kapsadığı kılcal damar ağı dahi! Tek bir insan bedeni uç uca eklendiğinde 96.000 kilometre kılcal damar taşır; biliriz? Ya sizin yollarınız? Sandığınız gibi değil; matematiğimiz de iyidir. Roboski’de sağ kalabilen çocuklar bakın matematiğe nasıl durmuşlar: Bir kardeşimizde 96.000 kilometre kılcal damar katledildiyse 34 kardeşimizde 3 milyon küsur kılcal damar katledilmiş demektir! Sizin yollarınız üretir mi yoksa tüketiyor mu insanı? Sahi neyle kaplıyorunuz yollarınızı? Asfalt yani petrol mü dediniz? Burnumuza pis kokular geliyor Suriye sınırla..]]> Tue, 01 Jan 2013 10:39:11 +0400 Yedi öğüt, doğa ve siyasetteki biz https://www.evrensel.net/yazi/44628/yedi-ogut-doga-ve-siyasetteki-biz https://www.evrensel.net/yazi/44628/yedi-ogut-doga-ve-siyasetteki-biz? Mevlana’nın yedi öğüdünde akarsu, güneş, gece, toprak, deniz ve ölü gibi olmak yani doğa insanın doğallığına anahtar kılınır: “Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” Başbakan onuncu kez gelmiş Şebi-i Aruz törenlerine. Pişkinliğinden değil elbet, Mevlana’ya güvenmiş öyle ya:“Ne olursan ol yine gel” Ama ilk kez konuş(a)mamış resmi törende. Usumuzun bir yanında “çıraktım usta oldum” diyen başbakan, diğer yanında yaşamını “hamdım, piştim, yandım” sözleriyle özetleyen Mevlâna! Usta ama ne usta: “Roboski, ODTÜ, Hopa, tutuklu gazeteciler…” Bir hükümet eyleyen olarak hangi toprak, akarsu, deniz ve ölülerle gitti Mevlana’ya başbakan hiç düşündü mü? Misal Kocaeli Dilovası’nda bırakın toprağı, suyu ve anne sütünü yeni doğan bebekler..]]> Tue, 25 Dec 2012 13:02:35 +0400 Edison'dan Erdoğan'a propaganda aracı olarak idam cezası https://www.evrensel.net/yazi/44022/edisondan-erdogana-propaganda-araci-olarak-idam-cezasi https://www.evrensel.net/yazi/44022/edisondan-erdogana-propaganda-araci-olarak-idam-cezasi? Biri ip atarken diğeri idamın yeniden getirilebileceğini propaganda eyledi miting alanlarında. Her ikisi de birer mikrofon sever: R. Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli. Propaganda için mikrofon, onun için elektrik vazgeçilmez değil mi? Ne ilginçtir elektriğin ve doğru akımın mucidi Edison ile alternatif akımcı Tesla da "idam" başlığında rekabetlerini test etmişlerdi yıllar öncesinde. Ama yakın zamana kadar idam severler ile anıla gelen elektrik 2000 yılından bu yana idam karşıtlığı için de bir sembol. Dünyada bir idam cezası hafifletildiğinde ya da herhangi bir ülkede idam cezası kaldırıldığında İtalya Roma'da geçmişin kanlı arenası Colosseum'un gece ışıklandırılması beyazdan altın sarısına dönüşüyor; ne güzel! İdamın tarihi elbette Bahçeli, Erdoğan, Edison ve Tesla ile başlamıyor. Onlardan önce Dr. Giyotin'i anmamak olmaz. İdam öyle bir lanettir ki ananın adı ile de anılır, bi..]]> Tue, 18 Dec 2012 10:47:00 +0400 Otorite karşısında özerklik ve tıp https://www.evrensel.net/yazi/43348/otorite-karsisinda-ozerklik-ve-tip https://www.evrensel.net/yazi/43348/otorite-karsisinda-ozerklik-ve-tip? Günümüzde resmi görevli hekimlerin “otorite karşısında özerkliği” daha açık bir şekilde tartışılmaya muhtaç. Bunu açlık grevleri sürecinde yeniden hissettik. Farkında mıyız; açlık grevi süreçleri eza / cezaevi ve sağlık bağlamında tam bir turnusole dönüştü bir kez daha. Yıl 1996; açlık grevleri dalga dalga yayılıyor; dönemin Adalet Bakanı ise Şevket Kazan. Yıl 2012 bu kez söz sırası Başbakan Erdoğan’da. Bu iki eski MSP/ Refah partili siyasetçinin sözleri ne kadar da benzeşti inkâr boyutu ile! Resmi söylem inkâra yaslanınca bürokrat “doktorum” da olsa peşinden gider; değil mi? Bu Kürt başlığında da öyleydi, açlık grevlerinde de benzer seyretti yıllar içinde. Giderek otoriterleşen, başbakanının “açlık grevi yok” diyebildiği bu ülkede; sağlıkçıların örgütlü..]]> Tue, 11 Dec 2012 10:32:37 +0400 Söz hırsızları ve tutuklu beyaz önlükler https://www.evrensel.net/yazi/42741/soz-hirsizlari-ve-tutuklu-beyaz-onlukler https://www.evrensel.net/yazi/42741/soz-hirsizlari-ve-tutuklu-beyaz-onlukler? Yaşam hırsızları yine kol geziyor “bin atlı akınlarda”, yanı başımızda. Dünün bin operasyoncusu Mehmet Ağar Aydın Yenipazar butik cezaevinde konfor eyliyor. Günün bin atlı akıncıları ise Ankara Adliyesine “tutsak” kıvamında 43 sağlık öğrencisini yargılatacaklar bugün. Öğrenci meslektaşımız adeta “tutsak”: Onlar tutsak; ah ellerinden biz mi tutsak! Her dönemin hırsızı bir başka anlatılır; çalınacak ne kaldıysa artık! Yaşam hakkından gayrı çalınacak ne kaldı sahi? Duvar yazıları da artık ruhsuz; tuvalet yazılamaları da! Kala kala aklımda son bir yazı: “Küçük hırsız el feneri, büyük hırsız Deniz Feneri kullanır” Referansı din olanlar için internette İslami rüya tabirleri bahsinde bakın ne deniyor: “Rüyada söz hırsızlığı: Bir başka kimsenin sözüne kulak verip söz hırsızlığı ettiğini görmek, dört vech ile t&aci..]]> Tue, 04 Dec 2012 12:03:02 +0400 Cezaevleri ve sağlık: Bağımsız izlem mümkün https://www.evrensel.net/yazi/41431/cezaevleri-ve-saglik-bagimsiz-izlem-mumkun https://www.evrensel.net/yazi/41431/cezaevleri-ve-saglik-bagimsiz-izlem-mumkun? Açlık grevlerinin sonlanması ile cezaevlerinde yaşanan sorunlar ama özellikle de sağlık hizmetlerine ulaşım bir kez daha tüm yakıcılığı ile fark edildi. Bu sürecin 1996 ve 2000 açlık grevlerinden farkı cezaevi sağlık hizmetlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından sunulmasıydı. Uzunca bir zamandır cezaevlerine aile hekimliği üzerinden sağlık hizmeti götürülmekte olup bunun özellikle açlık grevi süreçlerinde sıkıntı yarattığı bir gerçek. Aslında dönüp cezaevi idarecilerine sorulsa “aile hekimliği sistemine yönelik yaygın eleştirileri” olduğu görülecektir. Geçtiğimiz yıl Adalet Bakanlığınca cezaevi müdürlerine yönelik düzenlenmiş bir eğitim toplantısında hekim meslek örgütü (TTB) adına “mahpus haklarını” anlatmıştım. Tahmin edileceği üzere tüm cezaevi müdürleri ile aynı ortamı solumuş olduk. Toplantı sonr..]]> Tue, 20 Nov 2012 12:32:08 +0400 Bir annenin öğrettikleri: Açlık grevleri 1996 https://www.evrensel.net/yazi/40757/bir-annenin-ogrettikleri-aclik-grevleri-1996 https://www.evrensel.net/yazi/40757/bir-annenin-ogrettikleri-aclik-grevleri-1996? Yerde uzanmış bir kadın hasta, İzmir, sene 1996... Ölüp gidenlein ardından nice sözler söylenmiştir; aynen “boş beşik” sözünde olduğu gibi! Ya boşta tutulan yataklar? Yirmi beş yılı bulan hekimlik deneyimimde nice hasta gördüm; kah bilinci kapalı, kah bir çocuk misali unutkan. Yataktan düşeni de olmuş olabilir, yanlış odaya gidip uyuyanı da; ama bugüne değin hiçbir hastanın yerde döşeksiz yattığını görmemiştim. Birisi hariç; Adı “anne” soyadı “Yanat”. Altta yatan hastalıkları hayatı tehtid eden cinsten değildi; üstelik bilinen nörolojik ve psikiyatrik hastalığı yoktu. Sormadıkça konuşmuyor, gözleri dalıp gidiyordu. Derken bir sabah kliniğe geldiğimde onu yatağının yanında sessizce yatar buldum. Ne düşmüştü ne de bilicinde bozukluk vardı; adeta “ölmeye yatmıştı” aynen oğlu gibi. O ölümüne rıza göst..]]> Tue, 13 Nov 2012 11:51:18 +0400 Cezaevlerinin görülmezi: Tıbbi uygulama hataları https://www.evrensel.net/yazi/40116/cezaevlerinin-gorulmezi-tibbi-uygulama-hatalari https://www.evrensel.net/yazi/40116/cezaevlerinin-gorulmezi-tibbi-uygulama-hatalari? Özerkliği hiç sağlanmamış cezaevi hekimliği bağlamında tıbbi uygulama hatalarına doğrudan “malpraktis” denememiş olan bir coğrafyanın insanlarıyız. Hep aynı mı kalacağız? Cezaevinde tutuklu ve hükümlülerin açlık grevi eylemlerinde nasıl bir yol izleyecekleri kendilerinin karar verebileceği bir husustur. Geçmiş deneyimler B 1 vitamini almama veya zorla/gönüllü tedavi süreçlerinde vitamin eklenmemiş şekerli serum verilmesinin kalıcı beyin hastalıklarına yol açmasına tanıklık etmiştik. Seksenli yıllardan tutun da doksanlara ve hatta ikibinlere bu tablo vicdanları kör kuyu eylemişti. Ya şimdi? Hadi o yıllarda tıp müfredatında “çeşitli nedenlere bağlı uzamış açlık” bahsi yoktu; üstelik bilgiye ulaşmak tıp alanında o kadar da kolay değildi diyelim. Ya şimdi? Google ve çeşitli arama motorlarında “açlık grevi tedavi” benzeri anahtar kelimele..]]> Tue, 06 Nov 2012 12:58:46 +0400 Açlık grevleri: Dünün tekrarı değil https://www.evrensel.net/yazi/39480/aclik-grevleri-dunun-tekrari-degil https://www.evrensel.net/yazi/39480/aclik-grevleri-dunun-tekrari-degil? Adalet Bakanı bayram öncesi olumlu mesajlar verdi cezaevlerinde son sürece dair. Ama önemli sonuç; öğle değil mi? Bu ülke nice Adalet Bakanları gördü. Gün oldu “Hayata Dönüş” dedi bir bakan; onlarca cansız beden bıraktı sicilinde. Katilleri kim ola? Gün geldi hekim meslek örgütünün ‘Cezaevlerinde çalışan hekim bilgileri’ talebine olmaz dedi bir başka bakan. Sonrasında kendisinin de yolu cezaevi ile buluştu; ne ülke değil mi? Cezaevi hekimliği özel bir alan; ama kimin umurunda? Misal Sağlık Bakanlığı özel muayenehanelerin merdiven boyutundan asansör genişliğine her konuda standardizasyon peşindedir ama sıra cezaevleri ve sağlık boyutuna geldiğinde ortadan kayboluverir. Bu alan aile hekimliği modeli veya geçici görevlendirmeler ile geçiştirilemeyecek kadar önemlidir oysa. Hekim meslek örgütü (TTB) doksanlı yılların so..]]> Tue, 30 Oct 2012 12:27:39 +0400 Dün, bugün, tıp: Açlık grevleri https://www.evrensel.net/yazi/38954/dun-bugun-tip-aclik-grevleri https://www.evrensel.net/yazi/38954/dun-bugun-tip-aclik-grevleri? Doksanlı yılların sonlarıydı. Aydın, Manisa ve bilumum bölge illeri medyaya insan hakları ihlalleri ve işkence davaları ile manşet olmaya devam ediyorlardı. Metin Göktepe’nin öldürülmesi ve devlet kurumlarında işkence ile nice ölüm tam da bu iklimde gerçekleştirilmişti. İşkence ve kötü muamelenin önlenmesine dair başta hekim meslek odaları olmak üzere kimi kurumlar üyelerinin “güdülenmiş” basıncına karşın emek harcıyorlardı. Misal tabipler birliği (TTB) yasasında yer alan “Halkın sağlığını korumak” cümlesinin gereğini yerine getirmek adına, kimi yerel tabip odaları aracılığı ile “alternatif adli raporlar” düzenliyordu. Usulüne uygun adli rapor alınamayan yılları unutmadık değil mi? Hani karakoldan hastanelere her götürülüşte güvenlik güçleri odadayken, hiç muayene edilmeden, soyunmadan, doktorun “Bir ş..]]> Tue, 23 Oct 2012 14:30:39 +0400 Yaşlılık ve yalnızlık: İnsansızlaştırma https://www.evrensel.net/yazi/38315/yaslilik-ve-yalnizlik-insansizlastirma https://www.evrensel.net/yazi/38315/yaslilik-ve-yalnizlik-insansizlastirma? İçinde olduğumuz yıl “Kuşaklararası Dayanışma Yılı” olarak belirlendi Birleşmiş Milletler tarafından. Dayanışmadan bahsederken “Yaşlılık döneminde de çalışmayı sürdürme, toplumsallaşma, bağımsız yaşama” yer almakta hatırlattıkları arasında. Yaşlılarımızı bir mülkiyet ilişkisi çerçevesinde şeyleştirmeye meyleder olduk toplumca nicedir. Onların ikamet yerlerinden, uğraşlarına, yeniden hayat arkadaşı seçiminden ilgi alanlarına her konuda sonraki kuşaklar olarak tek karar verici olmayı içselleştirdik nedense. Yaşlıları bizim zamanlarımızda muhafaza etmeye/sakınmaya/hapsetmeye odaklanıp şimdiki zamanı bencilce kendinden menkul kıldı genç kuşaklar. Unutulan soru yerli yerinde duruyor oysa: “Sağ kalmak ne zamandır yaşamak oldu?” Belki de en yakınlarımızdan; anamızdan/babamızdan başlayarak hayat hikayesi kıldığımız ‘insansızlaştırmada’ devletin iktidar eyleyişini örnek ald..]]> Tue, 16 Oct 2012 10:13:20 +0400 Dönüşümde eksik kalan: İnsan https://www.evrensel.net/yazi/37850/donusumde-eksik-kalan-insan https://www.evrensel.net/yazi/37850/donusumde-eksik-kalan-insan? Hayatımızın Demirel’li yıllarında çokça kullanılan bir söz vardı: “Dön baba dönelim”. Şimdilerde ise dönmekten türemiş “dönüşüm” hayatımızın müdavimi. İktidar adım başı “dönüşüm” diyor. Önce “sağlıkta dönüşüm” dediler, çok geçmedi “kentsel dönüşüm” hayatımızın ana belirleyicilerinden kılındı. Kentsel dönüşüm denince aklıma gecekondulara dair eski bir yazı düştü. Yazı gerçek gecekondunun, yani derme çatma da olsa yaşayanlarının salt kendi emekleri veya imece ile inşa ettiği yuvanın ‘daha kendilerine ait’ olduğunu hatırlatıyordu. O soruyu hiç unutmadım: “Mutfakta ve banyoda lavabo, banko yüksekliği neye göre belirleniyor?”. Bildiğimiz üzere TOKİ dahil tüm imarlı binalarda standart net. Yani boyunuz iki metre de o..]]> Tue, 09 Oct 2012 09:44:53 +0400 Ahlaksız kılavuz mahkemede: KESK’liler anlatıyor https://www.evrensel.net/yazi/37412/ahlaksiz-kilavuz-mahkemede-keskliler-anlatiyor https://www.evrensel.net/yazi/37412/ahlaksiz-kilavuz-mahkemede-keskliler-anlatiyor? “-Motive edici kaynaklarımıza saldırıyorlar, kaynaklarımızı azaltıyorlar -Meşrutiyetlerimize saldırıyorlar -Dürüstlüklerimize saldırıyorlar -İnsanları kurumlarımızla çalışmaması ve katkı sağlamaması için teşvik ederek kaynaklarımızı azaltmak istiyorlar -Bilgi kaynaklarımızı kurutmak için her yolu deniyorlar -Bilgisiz ve devre dışı bırakmak istiyorlar -Medyayı bizlerden bahsetmemesi konusunda yönlendiriyorlar -Bizlerin (alanlarımızda) uzman olmadığımızı, kendi isteklerimize hizmet ettiğimizi, sadakatsiz olduğumuzu (ülkeye, değerlere vb.) iddia ediyorlar...” Tüm bu söylenenler için hükümet eyleyenlerin görüş ve uygulamalarına katılmayan her kurum kendilerini anlattığım duygusuna kapılabilir. Bu an gelir bir sendika, an biter bir meslek odası benzeri emek örgütü ya da bir gazete olabilir. Oysa “başımıza gelenler misali” yukarıda anlattıklarım kuru bir tespitten ibare..]]> Tue, 02 Oct 2012 11:22:55 +0400 Atın ölümü tansiyon ölçümünden olmuş https://www.evrensel.net/yazi/36953/atin-olumu-tansiyon-olcumunden-olmus https://www.evrensel.net/yazi/36953/atin-olumu-tansiyon-olcumunden-olmus? Bilim insanları ilk insanın doğuşunu bin yıllarca ötesinde tanımlıyor. Çağımız “satılık hastalıklar” çağı olunca hastalıkların tarihi de önem kazanmakta. Neredeyse her dört kişiden birisi yüksek tansiyondan muzdarip. Başka bir anlatımla başbakanın hayalindeki üç çocuklu, beş kişilik aileden en az bir kişi şimdilerde tansiyon hastası ve bu aile içi görülme oranı muhtemelen 2020’de iki kişiye çıkacak. Üstelik bu oran kimi ülkelerde daha da yüksek olup yüzde 60’ları geçmekte. Dünya Sağlık Örgütü bundan dolayı yüksek tansiyon, aşırı kilo, şeker hastalığı gibi bir grup hastalığı her ne kadar nedeni mikrobik olmasa da “salgın hastalıklar” olarak tanımlıyor günümüzde. Peki bin yılları görmüş insan soyu ilk ne zaman yüksek tansiyonla tanıştı bir bakalım. Aslında tansiyon ölçüm cihazı ..]]> Tue, 25 Sep 2012 11:03:23 +0400 Toplumsal uzlaşı: Sağlık bakanlığına güvensizlik https://www.evrensel.net/yazi/36489/toplumsal-uzlasi-saglik-bakanligina-guvensizlik https://www.evrensel.net/yazi/36489/toplumsal-uzlasi-saglik-bakanligina-guvensizlik? Toplumsal uzlaşı: sağlık bakanlığına güvensizlik Sağlık Bakanlığı’na dair kimi zaman siyaseten ‘paha biçilemez’ övgü-yorumlara rastlanıyor. Ya gerçek? An gelmiyor ki Ak Partinin oylarındaki artışta ‘sağlıkta dönüşümün’ etkili olduğu savlanmasın. Öyle ki itiraz cephesinde dahi bu analizlerin tutarlılığı konusunda ikileme düşenler olabiliyor. Unutmamak gerekir ki tüm bu anket ve analizler belirlenmiş sorulara verilen yanıtlarla ilintili. Siz hiç kamuoyu anketlerinde ‘Sağlık Bakanlığından ruhsatlı ilaçlarda muadil tanımına güveniyor musunuz’ sorusuna rastladınız mı? Sanmıyorum! Sağlık Bakanlığı’na duyulan ‘güvenin’ turnusolü ‘muadil ilaçlar’ başlığında saklı. Muadil ilaç “aynı etken maddeye sahip ilaçların farklı ilaç firmaları tarafından ayrı ayrı isimlerle piyasaya sürülmesi&rdquo..]]> Tue, 18 Sep 2012 09:59:29 +0400 Hastane enfeksiyonları ve mescitte namaz https://www.evrensel.net/yazi/36031/hastane-enfeksiyonlari-ve-mescitte-namaz https://www.evrensel.net/yazi/36031/hastane-enfeksiyonlari-ve-mescitte-namaz? Su ile yıkamak elleri temizler mi? Ya hastanelerde? Peki hastene gibi enfeksiyona açık alanlarda yere uzanır mısınız? Malum hastane enfeksiyonları özellikle yaşlı, çocuk ve bağışıklık sistemi zayıflamış bireyler için ciddi yaşamsal risk taşımakta. Tıp diyor ki; insan florası dördüncü günde yaşadıkları ortamın florası ile değişir. Misal son dört gününüz hastanede geçti ise artık vücut floranız hastane florası ile yer değiştirecektir. Yıllar önce bir yazımda paylaşmıştım, tekrarlamakta yarar var. Diyelim ki bir lokantada yakın hastanelerden önlüğünü çıkarmadan öğlen yemeğine gelmiş hekim ve hemşireler olsun. Diğer masada ise çöpçü bir emekçi iş kıyafeti ile eğreti oturmuş olsun. Diyelim ki her yer dolu; sadece o iki masada boş yer var. Şimdi soruyu birlikte oluşturalım: Siz hangi masaya oturursunuz? Sağlıkçıların olduğu masaya gidenlerd..]]> Tue, 11 Sep 2012 10:32:25 +0400 Yaş ağaç kırığı: 4+4+4 https://www.evrensel.net/yazi/35273/yas-agac-kirigi-444 https://www.evrensel.net/yazi/35273/yas-agac-kirigi-444? Modern tıbba yönelik eleştirilerin başında ‘hayatın tıbbileştirilmesi’ gelir. Bu bağlamda “satılık hastalık” üretim merkezleri olarak tıp sorgulanır. Misal kolesterol yüksekliği, halkın ifadesi ile kemik erimesi, panik atak, menopoz vb. masaya yatırılır. Hatta modern tıbbın hızını alamayıp hayatın doğal akışı içinde yer bulan doğumu sezaryen ile cerrahi bir sürece, menapozu ise hastalığa evirdiği dile getirilir. Piyasanın normali patolojik algılatıp müşteri yaratma gayreti eleştirilir. Ama gündelik hayatın tıbbileştirilmesinin izini salt ilaç sektörü ve hastane koridorlarında aramak yeterli olmayacaktır. Dönüp bir soru soralım: Ağaç ne zaman eğilir? Özlü sözler dağarcığımız bizleri bir çırpıda ‘yaşken’ cevabında buluşturur. Çocukların ağaca benzetilmesine her daim itirazda bulunanlar olsa da genelde akla onlar gelir. Sahi gündelik hayatın tıbbile..]]> Wed, 29 Aug 2012 04:53:20 +0400 Mahşerden bugüne düşen https://www.evrensel.net/yazi/34861/mahserden-bugune-dusen https://www.evrensel.net/yazi/34861/mahserden-bugune-dusen? Bir bayram daha gelip geçti hayatın orta yerinden. Çoğu gazete ve televizyonlar yine İslam dini bağlamında yayın ürettiler. Ahiret ve kıyamet nedir, mahşer günü ne olur ana konular arasındaydı. İslam Dini inanışlarına göre mahşer ölülerin dirilecekleri, dünyevi yaşantılarındaki tutumlarının sorgulanacağı dönemi anlatır. “Mahşerde insanların işledikleri ameller ve takındıkları tutumlara dair sorular yöneltileceğine ve amel defterlerinin açılacağına inanılmaktadır” yine. Bilindiği üzere mahşer günü “Müslümanlığın temel dinamikleri arasında” yer almaktadır. Müslüman dindarlar “Amel defterine, yaşantıları boyunca Kiramen Katibin isimli sağ omuzda duran melek tarafından sevaplarının; sol omzunda görevli diğer melek tarafından ise günahlarının yazıldığına” inanırlar. Bu defterde ‘ortam dinlemelerindeki ‘kayıtlardan tutun da MİT, Janda..]]> Tue, 21 Aug 2012 09:43:10 +0400 Şeker ve savaş ölümcüldür https://www.evrensel.net/yazi/34469/seker-ve-savas-olumculdur https://www.evrensel.net/yazi/34469/seker-ve-savas-olumculdur? Mehmet kardeş Ak Partili Çelik “Birkaç Mehmet şehit oldu diye Meclis’i toplamayız diyor. Peki kaç olunca toplanır, veya ne olunca? Aslında bu sözler bilinçaltımıza hiç de yabancı değil; birlikte hatırlayalım: -John Foster Dulles, ABD Savunma Bakanı, Kore Savaşı yılları, 1953: “Türk askerinin bize maliyeti çok ucuz, 23 cent’e maloluyor”. -Yıl 2003, George Soros: “Türkiye’nin en iyi ihracat ürünü ordusu” Ve Nazım Hikmet Ran’ın ‘23 Sentlik Asker’ şiiri: “Hani saşmayın, yarın çok pahalıya mal olursa size, / bu 23 sentlik asker, / yani benim fakir, cesur, çalışkan, milletim...” Bizde meclis böyle toplanıyor ya Birleşmiş Milletler? Hatırlarsanız Kore Savaşı’nda Birleşmiş Milletler devredeydi; aynen bu günlerde olduğu gibi. Ne zaman emperyalizm ibreyi savaşa tutsa Birleşmiş Milletler toplanıverir. Peki ya savaşlar ..]]> Tue, 14 Aug 2012 11:16:39 +0400 Önce halklara sonra sağlıkçılara: zorunlu iskan https://www.evrensel.net/yazi/34011/once-halklara-sonra-saglikcilara-zorunlu-iskan https://www.evrensel.net/yazi/34011/once-halklara-sonra-saglikcilara-zorunlu-iskan? Şimdilik rafine hali ile hekimler ve kısmen diğer sağlık emekçileri için buyurdular: Öğlen tatilinde nerede oturulur, ev hangi muhitte tutulmak zorunda, yıllar boyu hangi kent ya da köyde oturmak zaruridir vb... Sağlık Bakanlığı yakın zamanda bir genelge ile sağlık çalışanlarının çalıştıkları kurumlara yarım saat mesafede ikamet etmesini zorunlu kıldı. Önce sormak gerek "savaşı yaygınlaştırmayı mı düşünüyorlar?" 12 Eylül faşizmi buyurmuştu öncesinde: "Sağlık çalışanlarının mesaisi diğer memurlardan bir saat fazla olacak, fazla mesai ücreti ödenmeyecektir" Onlara "faşist" demeyen kalmadı neredeyse ama izleyen yüzde 10 barajlı seçimlerin fatihi tüm iktidarlar uygulamaya aynen devam ettiler. Nihayetinde "yetmez ama evet" cümlesi ile anıla gelen son referandum sonrası Sağlık Bakanlığı açıklamıştı: "12 Eylül artığı ayrımcılığa s..]]> Tue, 07 Aug 2012 08:59:41 +0400 Sağlıkta piyasalaşma: Öğrenciler hâlâ tutuklu https://www.evrensel.net/yazi/33575/saglikta-piyasalasma-ogrenciler-hl-tutuklu https://www.evrensel.net/yazi/33575/saglikta-piyasalasma-ogrenciler-hl-tutuklu? “Sağlık politikalarına dair itirazları, toplumsal yaşama dair tahayyülleri olan ve dünyanın daha iyi bir yer olacağı umudunu taşıyan 13 sağlık öğrencisi olarak Sincan F Tipi ve Kadın Kapalı Cezaevinde ikinci ayımızı doldurmak üzereyiz.” Evet, tutuklu sağlık öğrencilerinden mektup var! “Demokratik hak ve özgürlük mücadelesi yürüten herkese içten merhaba” ile başlayan mektupları TTB web sayfasında yayınlandı. 11 Tıp, 1 diş hekimliği ve 1 ergoterapi bölümü öğrencisi hâlâ tutuklu. Kamuoyu onların tutukluluk hallerinin devamına tepkili. Geçen hafta içlerinde TTB Merkez Konsey başkan ve üyeleri, TİHV başkanı ve SES yöneticilerinin olduğu bir heyet Kızıltepe’de kimi tutuklu öğrencilerin ailelerini ziyaret ettiler. TTB başkanı Özdemir Aktan “Tutuklu öğrencilerimizin suçsuz olduğunu biliyoruz ve davalarının takipç..]]> Tue, 31 Jul 2012 10:26:59 +0400 Tıbba işçiler öğretti: Vazelin https://www.evrensel.net/yazi/33159/tibba-isciler-ogretti-vazelin https://www.evrensel.net/yazi/33159/tibba-isciler-ogretti-vazelin? Tıp tarihi işçilerden çok şey öğrenildiğinin kanıtlarıyla doludur. Misal geçmiş yüzyıllarda yüz binlerce insanın ölümüne yol açan skorbüt hastalığına limon ve diğer narenciyelerin iyi geldiğini ilk uzun yol denizcileri fark etmiştir. Kimi zaman da işçilerin gözlemleri yeni ilaçlar için yol gösterici olmuştur: Sözgelimi vazelin. Vazelin salt ilaç olarak kalmamış; kozmetik yanı sıra pas önleyici, parlatıcı ve yağlayıcı özelliği nedeni ile sanayide de kendine yer bulmuştur. “Her derde şifa” misali ilk zamanlarında ekmeğe sürülüp yendiği de söylenir. Öyle ki petrol işçilerinden öğrendiği vazelini ticari bir ürüne çeviren Robert Chesebrough uzun yaşamasının sırrını “Günde bir kaşık vazelin yemesine” bağlamıştır. Zatın 1933 yılında doksan altı yaşında öldüğü söylenmektedir. O..]]> Tue, 24 Jul 2012 09:31:00 +0400 Salgına dönüşen obezite https://www.evrensel.net/yazi/32763/salgina-donusen-obezite https://www.evrensel.net/yazi/32763/salgina-donusen-obezite? Yaşamı ölümle sınıyoruz nicedir. Bu gündelik hayatta da öyle, bilim kulvarında da. Mücevher misali hastalıkları da önem sırası ile anıyoruz; en ünlüleri en ölümcül ve en sık görülenleri... Sorsak bir küçük çocuğa hangi hastalıkları biliyorsun diye; kendi uzağındaki en ünlüleri anacaktır muhtemelen. Geçmiş yıllarda göçer tarım işçilerinin yaşam alanında köylerinden uzakta minik tarım işçilerine sormuştum bildikleri hastalıkları. Akıllarına ilk sırada kalp, sonra kanser gelmişti. Oysa temiz su kaynağının olmadığı, kanalizasyonun açıktan dereye süzüldüğü çadır alanında onları hekime muhtaç kılan enfeksiyon hastalıkları olmalıydı nicedir. Günümüz dünyasında en sık ölüm nedeni kalp damar hastalıkları olarak anılagelir. Oysa bu gözümüzden asıl sorunu kaçırmaktadır...]]> Tue, 17 Jul 2012 09:19:12 +0400 Bellek bölünmesi: Anadil ve sağlık -2 https://www.evrensel.net/yazi/32405/bellek-bolunmesi-anadil-ve-saglik-2 https://www.evrensel.net/yazi/32405/bellek-bolunmesi-anadil-ve-saglik-2? Anadil ve Sağlık Sempozyumu ve sonrasında çeşitli etkinliklerde yer alan sunumumun devamın paylaşmak istiyorum. Evet; bellek bölünmesi ama nereye kadar? “Diyebiliriz ki sağlık çalışanları ana dilde sağlık hakkına giden yolda kendileri ile yüzleşmek zorundalar. Yüzleşmeyenlerin ise korkuları gölgelerinden daha büyük olacağa benziyor. Sözgelimi TCK, aydınlatılmış onam ve hekimin zorunlu mali sorumluluk süreci. Buradan hareketle ana dilde sağlığı biraz da Kürtlerin göç ettiği bölgelerden örneğin İzmir’den konuşmakta yarar var. Ana dilde sağlığı İzmir’den anlatırken bu kentte Kürt illerinin uzağında hekimler nasıl algılar dili, ana dilde sağlığı; biraz paylaşmak isterim. Dönüp baktığımızda belki de yeni TCK’nin 2005-2006’da hayata geçmesiyle en fazla panik yaşanan kentlerden birisinin İzmir olduğunu görüyoruz. Hekimler malpraktis (tıbbi hata) ..]]> Tue, 10 Jul 2012 09:35:51 +0400 Hasat https://www.evrensel.net/yazi/31999/hasat https://www.evrensel.net/yazi/31999/hasat? Temmuz ayının şairi çoğumuz için Behçet Aysan ve Metin Altıok olsa gerek. Beyaz Bir Gemidir Ölüm’de “sen bu şiiri okurken/ ben belki başka bir şehirde ölürüm” der ve ekler: “kötü geçen bir güzü ve umutsuz bir aşkı anlatan rüzgarla savrulan kağıt parçalarına yazılmış dağıtılmamış bildiriler gibi” 2 Temmuz utancı Madımak’a kapatılmış o güzel insanların devlet gözetiminde ölüme yolculuğudur. Krematoryum ölü yakma evleri ise eğer, diri diri insan yakılan mekanlar ne ola? Ya daha geçen ay Urfa cezaevlerinde yananlar; ya “Hayata Dönüş” denip diri diri yakılanlar? Şairimizin dediği üzere bu güz de kötü geçti. İnsanlar cezaevlerinde yandı, tutuklu çocuklar işkence gördü, cinsel istismara maruz kaldı. Yetmedi memur sendikalarına yönelik polis / yargı müdahalesi be..]]> Tue, 03 Jul 2012 09:50:09 +0400 Onlar içeriye biz dışarıya sığmayacağız https://www.evrensel.net/yazi/31598/onlar-iceriye-biz-disariya-sigmayacagiz https://www.evrensel.net/yazi/31598/onlar-iceriye-biz-disariya-sigmayacagiz? Arkadaşlarımız içeride biz dışarıda; peki neden? 21 Mart grevini, 4+4+4 direnişini, 23 Mayıs grevini birlikte yaptık; onlar içeride biz dışarıda olmuyor. Ana dilinde eğitimi ve sağlık hakkını birlikte dillendirdik; bilinmeli ki onlar içeriye biz dışarıya sığmayacağız artık. KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul’un değindiği üzere süre giden gözaltı ve tutuklamalar “emek ve demokrasi mücadelesinin öznesi haline gelen KESK ve bağlı sendikaların yürüttüğü mücadeleyi sınırlama çabasıdır” esasında. Sendika, meslek odası, öğrenci dernekleri başta olmak üzere Kürtler’e yönelik sistematik gözaltı ve tutuklamalar devam ediyor. Şimdi sorma zamanı; muktedirler şunu mu demek istiyor bizlere? Kürtlerle aynı sendikada, aynı meslek odası çatısı altında, aynı dernek bünyesinde faaliyet yürütmeyin mi demek isteniyor? Gündelik hayatta yansımal..]]> Tue, 26 Jun 2012 11:44:33 +0400 Yitip giden ne: Mahpushaneler https://www.evrensel.net/yazi/31176/yitip-giden-ne-mahpushaneler https://www.evrensel.net/yazi/31176/yitip-giden-ne-mahpushaneler? Gündelik yaşamdan sol değerlerin silinme gayreti çok eskilere dayanıyor. Seksenlerin cezaevi süreçlerinden tutun da doksanların işkence öykülerine her biri bu sistematik çabanın zulüm boyutudur. Sol değerlere düşmanlık toplumun en görünmez alanı cezaevlerinden başlatılmıştı öncelikle. “Türkçe konuş çok konuş” emir kipini alın; tek tip elbise giyme zorunluluğuna ekleyin sizi “Asmayalım da besleyelim mi” cümlesine götürecektir. Ya da daha yakın bir döneme gelin; söz gelimi F tipi cezaevlerini düşünün sol değerleri cezaevlerinden başlayarak yok etme gayretini görebiliriz. “F tipi vahşet” kendini en çok izolasyon başlığında hissettiriyor. İzolasyon öyle bir boyuta ulaşıyor ki yan hücredeki arkadaşınızdan başlayıp sese, renge ve yaşama izolasyon dayatılıyor. Toplumla cezaevi mağduru arasında de algı düzey..]]> Tue, 19 Jun 2012 10:35:09 +0400 Sigarasız dünya için https://www.evrensel.net/yazi/30754/sigarasiz-dunya-icin https://www.evrensel.net/yazi/30754/sigarasiz-dunya-icin? Bir soru: Tütün endüstrisi dünyada sivil kurumlara neden hibe yardımı yapar? Milyonlarca insanın ölümünden sorumlu sigara üreticileri nasıl oluyor da hayırsever kesiliyorlar bir anda. Şimdi “one minüte” ülkesinde sıkı durun. Tütün sektörünün dünyada yaptığı toplam hibe yardımlarının dörtte biri bizim ülkede imiş. Toraks Derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu yaptığı açıklamada şöyle diyor: “Bu durumun tarafımızca kabullenilmesi olanaklı değildir.” Dernek haklı duyarlılığını Dünya Sağlık Örgütü’nün bu yıl belirlediği tema ile uyumlu: “Tütün Endüstrisi Müdahalesi” Bilindiği üzere 1987 yılından itibaren Dünya Sağlık Örgütü her yılın 31 Mayıs gününü “Sigarasız Dünya Günü” olarak kabul etmişti. Bizde “Dumansız Ha..]]> Tue, 12 Jun 2012 15:38:12 +0400 Hekimden katil yaratmak https://www.evrensel.net/yazi/30339/hekimden-katil-yaratmak https://www.evrensel.net/yazi/30339/hekimden-katil-yaratmak? Bu devlet hekimden katil yaratmakta pek mahir. 20 yıl öncesine kadar idam ettiği her canın ölüp ölmediğinin tespitini bir hekime emrederdi. Binyılların yaşam koruyucusu hekimlik mesleği bu ülkede ölümün emrine amade edildi nice zaman. Şimdi bir başbakan çıkmış, “kürtaj cinayettir” diyor. Devletin hastaneleri dahil devam eden bu yasal tıbbi girişim cinayet ise katili kim ola? Hekimler mi? Son on yılın yasa uygulayıcısı hükümet mi; başbakanı mı; sağlık bakanı mı? Yani başbakan dün idamlarda olduğu gibi kürtaj meselesinde de hekimleri devlet olarak resmi katil mi kıldık demek istiyor? Anlatmak istediğim onların tahayyül dünyası; yoksa kürtajın cinayet olmadığını cümle alem bilmekte. Halk arasında ve bazı yayınlarda, “Cumhuriyet döneminde kadrolu cellat olmadığı için para karşılığı bu işin Romanlara yaptırıldığı” söylenegelir. Peki, bu ‘kirli işin&rsqu..]]> Tue, 05 Jun 2012 11:10:22 +0400 Devlet, ölüm ve yaşam: Kimyasal silah ve kürtaj https://www.evrensel.net/yazi/29886/devlet-olum-ve-yasam-kimyasal-silah-ve-kurtaj https://www.evrensel.net/yazi/29886/devlet-olum-ve-yasam-kimyasal-silah-ve-kurtaj? Devlet kimyasal silah kullanmaya devam ediyor. Bir genç daha yaşamını yitirdi devlet envanterinden bir kimyasal silahla. Ona “biber gazı” dememizi istiyor hükümet. Daha dün henüz otuzuna gelmiş Çayan Birben’in Yolava’da yaşamına kasteden kimyasal silah İçişleri Bakanı’na göre “insan sağlığına zararlı değil”. Kim inanır? “Çocuk da olsa, kadın da olsa gereğini yapacaksınız” dedi Başbakan, ve gereği yapılmaya başlandı. Çocuk, kadın, hasta demeden ve hatta kamu hastanelerine kimyasal silah kullandı kolluk kuvvetleri bugüne değin. Astım, bronşit, kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi hastalıkların varlığında ve yine gebelikte kimyasal silah olarak biber gazının zararlarını anlatmak için hekim olmaya gerek yok. Kime sorsanız ‘sakın ha’ diyecektir. Sırf bu hastalıklara baktığımızda bile on milyonu aşkın bir nüfusa denk gelmektedir yüksek risk..]]> Tue, 29 May 2012 09:24:05 +0400 ‘Bellek bölünmesi’: Ana dil ve sağlık -1- https://www.evrensel.net/yazi/29484/bellek-bolunmesi-ana-dil-ve-saglik-1 https://www.evrensel.net/yazi/29484/bellek-bolunmesi-ana-dil-ve-saglik-1? Mezopotamya Tıp Günleri’nin dördüncüsü bu sene yine Diyarbakır’da düzenleniyor. Dünyanın dört bir yanından hekimler, bilim insanları organ naklinden şeker hastalığına; doğum süreçlerinden kalp hastalıklarına birçok konuda tıp kongresi katılımcısı olacaklar. 7-8-9 Haziran tarihlerinde anında çeviri ile üç dilde düzenlenecek kongre: Kürtçe, Türkçe ve İngilizce. İlk kongreye ben de katılmıştım. Kongre bitiminde genel değerlendirilme kısmında Suriye’den gelen Kürt bilim insanına sunumunu neden Kürtçe yapmadığı sorulduğunda yanıt öğreticiydi: “Ben sunumumu Kenan Evren’in değil İsmail Beşikçi’nin Türkçesi ile yaptım.” Radikal’de hafta başı yapılan bir söyleşide Murathan Mungan “Türkiye’nin bugün önemli bir sorunu sadece coğrafi değil, bellek bölünmesidir. ..]]> Tue, 22 May 2012 10:15:38 +0400 Bizi düşman eylediler https://www.evrensel.net/yazi/29017/bizi-dusman-eylediler https://www.evrensel.net/yazi/29017/bizi-dusman-eylediler? “Ya kaybettiğimiz meslektaşımızın acısını taşıyarak bir başka cinayete kadar süreci küllendireceğiz ya da hiç istenmeyen bu olayın benzerlerinin yaşanmaması için gerekenleri hep birlikte yapacağız” diyor hekim meslek örgütü. Hangi ülkede mi? İş cinayetlerinin “iş kazası” kıvamında geçiştirildiği bu ülkede elbet. İşin ucu bırakılsa belki de hekim cinayetleri iş kazası olarak anılacak hükümet eyleyenlerce. Kendi kadrosundaki hekim, hemşire, eczacı, hastabakıcı, taşeron sağlık çalışanı için bir yayınında “düşman” tanımını kullanan sağlık bakanlığı bünyesinde hasta ve yakınlarının yöneldikleri şiddet girdabının sorumlusu kim ola? Nisan 2011 tarihli yazımda yine bu köşeden sormuştum ‘editör nedir’ diye. Tekrarında sakınca yok. Editör nedir diye sorsak hastalarımıza bir kısmı bilemeyebilir elbet. Hele bir de önüne “baş&..]]> Tue, 15 May 2012 09:29:59 +0400 Beyazı kirlenen ülke: Sağlıkta şiddet https://www.evrensel.net/yazi/28585/beyazi-kirlenen-ulke-saglikta-siddet https://www.evrensel.net/yazi/28585/beyazi-kirlenen-ulke-saglikta-siddet? “Sporda ve sağlıkta şiddete son”. İster temenni diyelim, ister gerçekliğimiz veya adını slogan eyleyelim bu cümle gelinen noktayı yani sorunun cevabını özetliyordu: Nereye gidiyoruz? Geçtiğimiz ay Fenerbahçe- Galatasaray maçında futbolcuların sahaya bu pankartla çıkmaları boşuna değildi. Nihayetinde genç bir hekim daha öldürülmüştü. Sağlık çalışanları ise şiddetin gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmesine itirazlarını ülke genelinde bir günlük grev ile dile getirdiler. Peki neden geçmişte değil de şimdi şiddete maruz kalıyor sağlık çalışanları? Dönüp yirmi yıl öncesine baktığımızda tıbbi teknoloji ve ilaç sektörü bu kadar gelişmemişti. Bırakalım MRG, BT gibi ileri teknoloji tıbbi görüntüleme yöntemlerini; şimdinin rutini ultrason bile hayatımıza doksanlarda ancak girebildi. Şimdi ger..]]> Tue, 08 May 2012 10:36:31 +0400 Yeni bir iş alanı: Hasta olma yarışı https://www.evrensel.net/yazi/27699/yeni-bir-is-alani-hasta-olma-yarisi https://www.evrensel.net/yazi/27699/yeni-bir-is-alani-hasta-olma-yarisi? Yakın zamanda görevli olduğum polikliniğe, ‘ücretsiz ulaşım ve vergi muafiyeti” için sağlık kurulundan sevkle bir olgu başvurdu. Hani derler ya ‘benden sağlam’ işte öyle bir hasta! Oldukça genç olup dış görünüşü ile ‘Tuttuğunu koparacak kadar güçlü’ görünüyordu. Üstelik herhangi bir bedensel sakatlığı da yoktu. Yanındaki kişiye kim olduğunu sorduğumda içinde “sakatlar” kelimesi de geçen bir derneğin yöneticisi olduğunu, üyeleri ile dayanışmak için geldiğini beyan etti. Sakatlığının ne olduğunu sorduğumda ise karşılığı “şeker hastası ve insülin kullanıyor” olmuştu. Yanıtım gecikmedi; komplikasyonsuz şeker hastalarının o dernek kapsamında olmadığını, dışarı çıkması gerektiğini belirttim. Hasta ile baş başa kaldığımızda ilk sorum ilgili kişi veya kuruma yüklü bir para ödeyip ö..]]> Tue, 24 Apr 2012 10:06:56 +0400 Asistan hekimler öğretiyor: Örgütlenelim https://www.evrensel.net/yazi/26784/asistan-hekimler-ogretiyor-orgutlenelim https://www.evrensel.net/yazi/26784/asistan-hekimler-ogretiyor-orgutlenelim? Bundan bir yıl önce Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi asistanları bir ilke imza atmış, tek günle sınırlı olmayan asistan hekim grevini gerçekleştirmişlerdi. Uzman olmanın arifesinde, öğrenciliğin devamı ruh hallleri ile sakin ve talepsiz asistan hekimliği resmi tarihi onların ve destek olan sağlıkçıların çabası ile bir anda değiştirildi. Emek sömürüsünden tutun da angaryaya, tıp eğitimi iddiası ile hiçbir eğiticinin nöbet tutmadığı kimi kliniklerde aralıksız, uykusuz geçirilmiş nice otuz dört saatlik nöbetlere, ömür törpüsü çalışma koşullarına muhatap kılınan sağlık çalışanları denince akla ilk onlar geliyor: Asistanlar. Dün bir ilk daha gerçekleşti; en azından İzmir için. İzmir Tabip Odası seçimlerinde ilk kez asistan hekimler de yönetim kurulu aday listesinde yer aldılar. Hem de iki asistan birden: Dr. Zeynep A..]]> Tue, 10 Apr 2012 10:36:29 +0400 Hastane mi otel mi? https://www.evrensel.net/yazi/26347/hastane-mi-otel-mi https://www.evrensel.net/yazi/26347/hastane-mi-otel-mi? Sağlık Bakanı Recep Akdağ, yeni projeleri açıklamış: “Hastaneye gittiniz, bir vale aracınızı alacak. Hastanede sizi birisi karşılayacak, muayenenizi olacaksınız”. Bakan şiir gibi konuşuyor değil mi? Ahvalimize dönüp baktığımızda çok yıldızlı oteller dışında bakanın tanımı ile ‘vale hizmetine’ tanıklığımız yoktur. Bir de onun özel otopark hali “Anahtar üzerinde kalsın abi” hallerimiz var. Örnek bu olunca sağlıktaki özelleştirmelerin gidebileceği yeri sanırım anladınız. Bakan devam ediyor: “Yapacağımız şehir hastaneleri çevresinden bahçesine, otoparkından hastanın muayene edildiği, yattığı odalara varıncaya kadar mükemmel standartlara ulaşacak.” Sanırım anladınız; bakan birden beşe yıldızlanmış hastane kurgusunda beş yıldızlı olanlardan bahsediyor. Beş yıldızlı otel kıvamında beş yıldızlı hastane; ama kimler için? Bırakın güvencesizleri bizzat sağlık çalışanl..]]> Wed, 04 Apr 2012 03:45:35 +0400 Teknoloji ve uzaktan hastane izlemi: Sağlıkmetre https://www.evrensel.net/yazi/25922/teknoloji-ve-uzaktan-hastane-izlemi-saglikmetre https://www.evrensel.net/yazi/25922/teknoloji-ve-uzaktan-hastane-izlemi-saglikmetre? İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi bugün itibarı ile teknolojinin kronik hastalıkların izlemindeki rolünü sınayacak bir uygulamaya geçiyor. Planlanan uzaktan veri izlemi ile hasta takibi yapabilmek. Üniversite bir mobil telefon operatörü ile işbirliği yaparak doktor-hasta arasında kesintisiz iletişim sağlayacak proje sayesinde kronik hastalarda her an her yerde 7/24 saat veri kontrolünü hedefliyor. İlk planda fakültenin izlemindeki 500 şeker hastasının izlemi planlanıyor. Basın bilgilendirilmesinde “diyabet hastalığıyla mücadele eden 500 kronik hastanın önemli tıbbi ölçüm verilerinin her an her yerden 7/24 saat uzaktan takip edilerek kayıt altına alınacağı; sistemin sağlık verilerinde bir bozulma gözlemlediğinde hekimlere SMS ile uyarı göndereceği” ifade ediliyor. Cep telefonu operatörü “sağlıkmetre cihazı” ile hastaların zamandan ve mekândan bağı..]]> Tue, 27 Mar 2012 11:33:37 +0400 Çocuklar eşit değil https://www.evrensel.net/yazi/25441/cocuklar-esit-degil https://www.evrensel.net/yazi/25441/cocuklar-esit-degil? İktidar çocuklarda matematiğe duruyor. Kah ‘4+4+4’ diyor kah seçim meydanlarında “üç çocuk” diye vaaz ediyor. Gün oluyor bir çocuk daha öldürülüyor, gün geliyor devlet gözetimindeki cezaevlerinde çocuklar taciz ve şiddete uğruyor. Devlet çocukları değil ellerindeki taşı sayıyor, yasa maddelerindeki sayıların öcünü alıyor. Bir 23 Nisan daha geldi ama kimler için? Sahi çocuklar bu ülkede eşit mi? İktidar “kendi Çin’imizi yaratacağız” derken yaratacağı Çin içinde yaşayan çocuklar eşit doğmuş olacaklar mı? Bölgesel asgari ücret derken; yani bazı kentlerde hayatın ucuz olduğunu, oralarda asgari ücretin düşürülmesi gerektiğini beyan eylerken henüz doğmamış çocuklar için eşitlikten bahsedecek miyiz? Habire yasa çıkaran, Avrupa Birliği intibak yasa..]]> Tue, 20 Mar 2012 10:50:34 +0400 Bayram bizim neyimize https://www.evrensel.net/yazi/24969/bayram-bizim-neyimize https://www.evrensel.net/yazi/24969/bayram-bizim-neyimize? Sağlık Bakanlığı kesenin ucunu açmış reklam pazarına göz kırpıyor. Bilbordlarda 14 Mart Tıp Bayramı vesilesi ile hekimleri hatırlıyor. Ne hatırlama değil mi? Üç hekim maaşının ancak bir emekli hakim maaşı edebildiği ülkede sağlığın ticaretinden kâr ortaklığı ile mutlu olabileceklerini zannediyor sağlıkçıların. Sağlıktaki performansa dayalı ücretlendirmeyi sanırım hatırladınız. Misal Genel Cerrahi alanında ‘bir zor guatr olgusuna randevu vermek yerine üç cerrahisi kolay olabilecek olguya öncelik ver; daha fazla kazanalım, bölüşelim’ dercesine tıp ortamını ticarethaneye evirdi mevcut sağlık yönetimi anlayışı. Bunun halka yansıması ise “ölen ölür kalan sağlar bizimdir” mantığı. Yani zor olgular daha uzun sürede ameliyat olabildiklerinden resmi tanımı ile ‘sağlık işletmesi’ onun yerine üç kolay olguya randevu verdiğinde dışarıdan bakıldığında r..]]> Tue, 13 Mar 2012 10:13:11 +0400 Tutuklanan sağlığımızdır https://www.evrensel.net/yazi/24510/tutuklanan-sagligimizdir https://www.evrensel.net/yazi/24510/tutuklanan-sagligimizdir? Muktedirler sağlığın salt bedensel bir iyilik hali olarak algılanmasını isterler. Bunun çokça ipucunu yaşadığımız coğrafyada görmek mümkün. Hatırlarsanız uzun yıllar adli rapor mekanizmalarında ruhsal değerlendirmeler göz ardı edilmişti. Misal işkence adeta epidemiye dönmüşken ülkede; adli raporların klişe cümlesi “Darp ve cebir izine rastlanmamıştır” olmuştu nice yıl. İşin daha da vahimi bu gerçeği tahrif eden adli raporlar gerek mahkemeler gerekse diğer resmi kurumlarca el üstünde tutulmuştu. Oysa işkence ve kötü muamelede ruhsal bulgular çoğu zaman bedensel bulgulardan daha belirgindir ve kanıtlanması mümkündür. Gelin görün ki bu gerçeklik resmi makamlarca uzunca süre kabul görmemiştir. Ancak Birleşmiş Milletler İstanbul Protokolü olarak anılan İşkence ve Diğer Zalimane İnsanlık Dışı Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların Etkili Biçim..]]> Tue, 06 Mar 2012 10:22:56 +0400 Gözden ırak hastalar https://www.evrensel.net/yazi/24027/gozden-irak-hastalar https://www.evrensel.net/yazi/24027/gozden-irak-hastalar? Belli hastalıklar için tıpta da trendler vardır. Misal verem hastaları havadar, bahçeli ve bol ağaçlı sanatoryumlarda izlenmişlerdi yıllar boyu. Yine altmışlı yılların başlarına kadar kalp krizi geçirenler kliniğin en sessiz odalarına yerleştirilmişlerdir. Öyle ya; kalp krizi ataklarını stres ve gürültü artırır; değil mi? Ama niyet her zaman yeterli olmuyor. Kalp krizi geçiren hastaların diğer hasta ve refakatçileri ile hemşire desklerinden uzak, mümkünse tek kişilik odalarda izlenmeleri ölüm oranlarını artırmıştı o yıllarda. Oysa boşuna söylenmemişti “Gözden uzak olan gönülden de ırak olur” diye. Altmışlı yıllarda nice kalp hastası yatağında ölü bulunmuş oldu bu nedenle. Sonrasında koroner yoğun bakım üniteleri ile kolay ulaşılabilirlik ve sürekli izlem bu sorunu oldukça azalttı. Doksanlı yılların başlarında asistan olarak görev yaptığım ha..]]> Tue, 28 Feb 2012 09:55:57 +0400 Tıbba tıp öğretenler https://www.evrensel.net/yazi/22641/tibba-tip-ogretenler https://www.evrensel.net/yazi/22641/tibba-tip-ogretenler? Tıp salt hekimlerin geliştirdiği bir alan değildir. Bu geçmişte de böyleydi, bugün de. Öyle hastalar vardır ki hekime başvurmadan önceki sürece dair net gözlemleri ile bazen fark etmeden yeni bir hastalığın ipuçlarını tanımlarlar. Bazen bir gemici, bazen bir seyyah, bazen bir limon hırsızı, bazen de bir çoban tıbbın çözüm bulamadığı hastalıklara tedavi boyutu ile çözüm ürettiler zaman içinde. Misal mutlak C vitamini eksikliğinin yol açtığı skorbüt hastalığı. Kolayca kanayan ve çekilme gösteren diş etleri, eklem ağrıları gibi temel bulguların ötesinde yakın tarihe kadar toplu ölümlere yol açabilen bir hastalıktı bu. Skorbüt hastalığını Haçlı seferlerini yazan tarihçi de yazar metinlerinde, uzun deniz seyahatlerinin günlükçüleri de. Sorun uzun süre C vitamininden mutlak yoksun diyete dayanmaktadır. &O..]]> Tue, 07 Feb 2012 09:03:19 +0400 Sağlıkta vitrin dönemi https://www.evrensel.net/yazi/22221/saglikta-vitrin-donemi https://www.evrensel.net/yazi/22221/saglikta-vitrin-donemi? Yaygın kanı “vatandaş sağlık hizmetinden memnun”. Hatta seçim sonuçlarına etkisinden bahsediliyor. Memnun ama kime ve neye göre? İlçe hastaneleri başta olmak üzere binaların birçok yerde yenilendiğini söyleyebiliriz. Hastanelerin yerli yersiz teknoloji ile buluşturulduğunu; adım başı ‘buna ne gerek vardı’ duygusu uyandıran sensörlü kapıların çokluğu, poliklinik muayene odalarında monitörden hastaların çağrılması kimileri için cazip olabilir. Ama bir husus var ki etik hak getire. Eğitim hastaneleri başta olmak üzere birçok kamu hastanesinde uzman hekimler polikliniğe yığılıyor yani halkın geniş kesimlerinin algı alanına. İşte o hastanelerde halkta ‘ne güzel, uzman doktora kolay ulaşabiliyoruz’ duygusu uyandırılıyor ama aynı hastanelerin kimi kliniklerinde nerede ise hiç uzman hekim çalıştırılmıyor. Klinik, poliklinik denince kimi okurların ka..]]> Tue, 31 Jan 2012 08:22:47 +0400 Bir tatil düşmanı: Özelleştirme https://www.evrensel.net/yazi/21783/bir-tatil-dusmani-ozellestirme https://www.evrensel.net/yazi/21783/bir-tatil-dusmani-ozellestirme? Dilimiz alışmış bir kere ‘Okullarda sömestr tatili başladı’ diyoruz. Oysa kapandı demek daha doğru geliyor bana. Nice çocuk dershane yollarında heba oluyor. Kabul gören en yaygın tanım ise “Çocuklar yarış atına döndürüldü” şeklinde. Nedeni basit; eğitim özelleştirilmeye çalışılıyor. Ama yarış atına dönüştürülen salt çocuklar mı; ya erişkinler? Mevcut eğitim sistemi öğrenip anlamadan ziyade arkadaşlarından daha çok test çözme, daha fazla çalışma yani performansı görece artırma temelli. Aynen günümüzde yaygınlaştırılmaya çalışılan çalışma yaşamı gibi. Misal sağlığı ele alalım. Çocuklara sorsak pek çoğu doktor olmak isteyecektir. Bunun için önerilen cümle “Tıbbı kazanmak istiyorsan arkadaşlarından daha fazla çalışmalısın” oluyor. Sonra diyelim ki tıbbı kazandı; sırada m..]]> Tue, 24 Jan 2012 09:12:44 +0400 İnsan tamircisi https://www.evrensel.net/yazi/21389/insan-tamircisi https://www.evrensel.net/yazi/21389/insan-tamircisi? Pencerenizin kolu çalışmadığında, masa çekmeceniz tam kapanmadığında ne yapıyorsunuz? İşini kendi halledemeyenlerdenseniz tamirci çağırıyor musunuz? Diyelim ki çağırdınız bulabiliyor musunuz; bulduğunuzda geliyorlar mı? Beyaz eşyalarınız arızalandığında gelen servis hiç parça tamirinden bahsediyor mu; yoksa doğrudan bozulmuş parçanın yenisi ile değiştirilmesini mi öneriyor? İşin ustalarının lügatinde “ufak iş” olarak anılan, yani ticareten getirisi az olduğu için burun kıvrılan nice tamir alanı gündelik hayatın zorlaştırıcılarıdır oysa. Yakın zamana kadar ayakkabı tamirciliği bir iş alanı idi ama giderek onlar da yedek parçacı oldular. Misal “taban gitmiş, yenisi ile değiştirelim” ortak cümleleri olmuş artık. Belki de çağın son tamircileri hekimler ve yayın dünyasındaki düzeltmenler; ne dersiniz? İnsan tamirciliği ve “harf tamirciliği” sanırım bir s&u..]]> Tue, 17 Jan 2012 09:22:07 +0400 Sosyal güvenlik: Yüce divan için son viraj https://www.evrensel.net/yazi/20951/sosyal-guvenlik-yuce-divan-icin-son-viraj https://www.evrensel.net/yazi/20951/sosyal-guvenlik-yuce-divan-icin-son-viraj? SSK hastanelerinin henüz Sağlık Bakanlığı’na devir olmadığı yıllardı. İlacı ucuza mal etmenin yollarını gayet iyi bilen SSK iş sunuma geldiğinde uzun eczane kuyruklarını tercih ederdi. Bir anlamda özelleştirmeye giden yolun vazgeçilmezi “memnuniyetsizliği” kitlelerin ruhuna milim milim işlemiş oldu. Dönemin Emekli Sandığı ve Bağ-Kur’una göre ilacı ihale ile birkaç kat ucuza alması ile övünürdü SSK. Hatta bu özelliğini devir yıllarında bizler de çokça dillendirirdik. Şimdilerde Sağlık Bakanlığı SSK gibi davrana bilmeyi maharet diye yutturuyor kamuoyuna. Devirden sonra kimi ilaç kalemlerinde maliyeti SSK yönünden onlarca kat artırmayı tercih eden bakanlık neden bunca yıldır pahalı ilaç aldığını yani bir yerlere haksız kazanç aktardığını gözlerden kaçırmaya çalışıyor. Kanımca günün birinde yani gün olur da devran dönerse Sa..]]> Tue, 10 Jan 2012 10:10:33 +0400 Devletin asker kıldığı çocuklar https://www.evrensel.net/yazi/20505/devletin-asker-kildigi-cocuklar https://www.evrensel.net/yazi/20505/devletin-asker-kildigi-cocuklar? Bir sabah gürültü ile uyandığımda dışarıda çok sayıda silahlı korucu gördüm. Bunda yadırganacak bir şey olmayabilirdi eğer aralarında çocuklar olmasaydı. Öyle ya; tarih doksanlı yılların sonu, yer Çukurca’da bir askeri taburdu. Uzun uzun silaha büründürülmüş çocuklara baktım; devletin çocukları silah altına aldığına inanmak istemedim. Tanık olursunuz bazen; ama yine de reddi kolaylaştıracak cümleler ararsınız. Birkaç hafta sonra ilçe Milli Eğitim Müdürlüğüne uğradım ziyaret amaçlı. Bir hastamın yakınıydı yetkili. Çay faslında soruyu dönüştürerek sordum: “Korucu öğrencilerin silahlarını okulda ne yapıyorsunuz?” Cevap netti: “Müdür odasına alıyoruz” Aynı tarihlerde dört yaşında bir çocuk zehirlenme ile; elektrik kurumunun bir çalışanı kalp krizi ile geldiğinde ç..]]> Tue, 03 Jan 2012 09:03:40 +0400 Beyazı kirlenen ülke https://www.evrensel.net/yazi/20072/beyazi-kirlenen-ulke https://www.evrensel.net/yazi/20072/beyazi-kirlenen-ulke? Yıl 1987; ilk görev yerim Gümüşhane. Devlet hastanesinde güvenlik görevlisi kadrosu yoktu. Acil serviste görevli personel aynı zamanda girişleri kontrol ederdi. Hatırlıyorum; iki yıl içinde hırsızlık dahil hiçbir sorun yaşanmamıştı. Sonrasında İzmir’de zamanının eğitim hastanelerinden Buca SSK’da asistanlık yıllarım başlamıştı. Görkemli ve büyük bir bahçede konumlanmış bu hareketli hastanede yine ne güvenlik görevlisi vardı; ne de bugünkü gibi kameralar. On yıllar boyunca yine yaşanmış bir güvenlik sorunu hatırlamıyorum. Bugünün hastanelerine dönüp baktığımızda her hastanede onlarca güvenlik görevlisi, ne işe yaradığını anlamadığım sayısız gizli açık kamera, adım başı koridorlara görgüsüzce serpiştirilmiş şifreli kapı demirbaşa dönüştürülmüş durumda. Ama nafile; gün olmuyor ki bir sağlık çalışanı..]]> Tue, 27 Dec 2011 09:18:34 +0400 Topyekün hayır: Grev https://www.evrensel.net/yazi/19675/topyekun-hayir-grev https://www.evrensel.net/yazi/19675/topyekun-hayir-grev? “Büyük insanlık, gemide güverte yolcusu, trende üçüncü mevki, şosede yayan...” TTB sağlık sisteminde değersizleştirilen insanı grev öncesi Nâzım Hikmet Ran’ın bu dizeleri ile bizlere yeniden hatırlattı. TBMM’de ha bire sağlık ve sosyal güvenlik bağlamında yasalar, düzenlemeler dile getiriliyor. Bu nedenle TTB basın açıklamaları ile süreci paylaşmaya devam ediyor. Hükümet “Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile yasama organından bütün toplumun sağlığını yakından ilgilendiren konularda yetki istiyor. Peki yetkinin mağdurları kimler olacak? Tahmin edilebileceği üzere ilk planda hedefte yoksullar var. Temel amacı onları yani yoksulları; “-Yeni tedavi yöntemlerinden, -İlaçlardan, -Tedavi edici ürün ve malzemelerden yararlandırmamak.” Gelin şimdi riskleri ve yetki talebinin am..]]> Tue, 20 Dec 2011 09:00:37 +0400 Hastalar grev bekliyor https://www.evrensel.net/yazi/19274/hastalar-grev-bekliyor https://www.evrensel.net/yazi/19274/hastalar-grev-bekliyor? Poliklinikler yaşamın sinir uçlarıdır. Toplumun “bir dokun bin ah işit” haleti ruhiyesinin buralarda dışa vurumu ondandır. Son dönemlerde halkın sinir uçları hayli açıkta; her dokunuşta derinden bir “ah” sesi geliyor. En son poliklinikte bir hasta yakını kendiliğinden sinir uçlarına dokunuverdi: “Doktor bey ne olacak bu hastaların hali. Evde üç hastam var; ikisi yaşlı; çokça da ilaçları var. Her ilaç alışta dünya kadar para isteniyor artık. Yakında kimi tedavilerden vazgeçeceğiz. Yıllarca bu insanlar boşuna mı sigorta pirimi ödediler?” Oysa ki birkaç yıldır hasta ve yakınları her şey yolundaymış gibi davranıyorlardı. Muayene odalarındaki monitörler, dijital film çekimi, bilgisayarlar, evraklarda azalma, eski tetkiklerin bilgisayardan bakılabilmesi, her adım başı özel eczane onlar için cazip gelmişti. Ama geldik bu güne! Birka..]]> Tue, 13 Dec 2011 09:58:00 +0400 Aşil tendonu ve yaşam https://www.evrensel.net/yazi/18840/asil-tendonu-ve-yasam https://www.evrensel.net/yazi/18840/asil-tendonu-ve-yasam? Mitolojide ölümsüzlük nehri Styx’dir. Doğmamış bir bebek için ise o anne karnındaki amnios sıvısından başka bir şey değildir. Ana rahmindeki o yaşam suyu daha doğmadan bebeği besler, korur ve kollar. Bugünlerde Dersim hayat bilgisi öğretiyor. İkibinyediyüz yıl önce bu topraklarda yaşama ve ölüme vesile olan aşil tendonunun öyküsü bugün Dersim kıyımında yine karşımıza çıkıyor: Annesi katledildiğinde henüz doğmamış olan Kürt kızı ölümcül bıçaklardan nasibini aşil tendonundan almış ve bir mucize sonucu annesinin ölü bedeninden koparılıp alındığında yaşama tutunabilmiştir. Aşil tendonu, topuk kemiğini bacağın baldır kasına bağlayan bağ dokusuna denir. Daha ziyade futbolcularda alınan darbe ile “sahalardan uzun süre uzak kalacak” haberlerine vesile olur. Üçüncü sayfa haberlerinde ise mafya tipi hesaplaşmalarda “topu..]]> Tue, 06 Dec 2011 09:01:23 +0400 Emanete dair https://www.evrensel.net/yazi/18435/emanete-dair https://www.evrensel.net/yazi/18435/emanete-dair? Biz sağlıkçıların hastanelerden eve değil de tabura gönderilmeye devam edilen tüm hastalara bir özür borcumuz var. Oysa Cem Karaca’nın bir şarkısından esinle, ne hastalar bunun farkında ne de bizler. Aslında “taburcu etmek” tabiri sivil hastalar arasında sadece tutuklu ve hükümlüler için gerçeği yansıtıyor. Ne de olsa onlar için cezaevleri bir “tabur” mantığı ile tasarlanmış. Oysa tutuklu ve hükümlüler toplumun adalete bir süreliğine emanetidir ve tanımlanan özünde tabur olmasa gerek. Bir başka emanet bin yıllar ötesinden hekimleredir: “Hipokrat Andı”. Bu metin salt bir meslek yemini olmayıp geçmişten geleceğe insanlığın kadim bir sözleşisidir. Dünyada bilinen gelmiş geçmiş en eski; en fazla kabul gören, beklenti yaratan etik bildirgedir o. Nice yasa, anayasa yok olup gitmiş ama bu metin hiç değer yitirmemiştir...]]> Tue, 29 Nov 2011 09:39:32 +0400 Sağlıklı kalmak azimle başlar https://www.evrensel.net/yazi/17998/saglikli-kalmak-azimle-baslar https://www.evrensel.net/yazi/17998/saglikli-kalmak-azimle-baslar? “Hastalığını azmiyle yendi” haberi okuruna iyi gelir. Azim ise inanmakla başlar. İnanmak ama nasıl? İnsanın bedeni ve ruhunda aynı anda yol aldığı en uzun yolculuktur umarsız hastalıklar. Geçen yüzyıllarda frengi, cüzzam, veba; daha yakın tarihlerde verem ve nihayetinde “çağın hastalıkları” olarak anıla gelen kanser ile kalp damar hastalıkları bu uzun yolculukların en zorlularıdır. Kimi zaman umarsız diye bilinen hastalıklar insanda gündelik hayatın görünmez bir köşesinde inziva boşluğu yaratabiliyor. Bu iç yolculuğu hastalığı yeneceği duygusu ile buluştuğunda ise bizlere o güzel haberleri okumak düşüyor. Bazen de “bir ünlünün” ağzından çıkmış “kanseri yeneceğime inandım ve başarılı oldum” cümlesi “reklam koktuğu” hissi ile bizi içine çekmez. Oysa canlı organizmalar o henüz bilinmez sırları ile bizleri şaşırtmaya de..]]> Tue, 22 Nov 2011 09:55:21 +0400 İnsana ihanet ve tıp https://www.evrensel.net/yazi/17553/insana-ihanet-ve-tip https://www.evrensel.net/yazi/17553/insana-ihanet-ve-tip? Haberlere yeni düştü “Mamak’ın Mengelesi Prof. Dr. Turan İtil hakkında suç duyurusunda bulunuldu” cümlesi. Ya habere dönüşemeyenler? Seksenlere dönüp baktığımızda Ecevit’inden Demirel’ine sistematik işkencenin varlığını kabul etmeyen yoktu. Ama hiçbirisi bu konuda etkin hukuki süreç başlatmadı. Evrensel değerler yanı sıra artık iç hukukta da “insanlık suçu” olarak kabul edilen işkence için bilip de harekete geçmeyenler de tarih önünde yargılanmayı bekliyorlar. İşkencenin önlenmesinde hekimler de kritik role sahipler. Bu adli rapor mekanizmaları ile tıbbi boyuta sahip olsa da; tarihin güvenilir tanıklarıdır sağlık çalışanları aynı zamanda. Yüz binlerin işkenceden geçirildiği yakın tarihimizde sağlık çalışanlarının geçmiş tanıklıkları son derece önemli. Ama bilebildiğim kadarı ile bu konuda sistematik..]]> Tue, 15 Nov 2011 09:14:01 +0400 İnsandan elinizi çekin https://www.evrensel.net/yazi/17152/insandan-elinizi-cekin https://www.evrensel.net/yazi/17152/insandan-elinizi-cekin? İnsanın da halleri vardır. İnsan sözcük misali nice anlam içerir ve dahi anlam yüklenir. An gelir göze vurur bir bakış suskunluğu yıkıp geçer gün olur omuzdaki ölü bir el tüm “yardım kuruluşlarını” ezer geçer. Hatırlarsanız; Van Erciş’te omuzdaki o cansız el yıkıntılar arasında bir çocuğu hayatta tutabilmişti ama onca canlı el ve kurum hayatta tutamamıştı o küçücük bedeni. İnsanın acılarından, muhtaç halinden medet uman yararcı örgütlenmeler insanı kucaklayamaz. Sevgi boşalınca sızan su misali iktidar hırsı oluyor kimileyin. Hep birlikte bir sevgi boşalması yaşadık bu koca yurtta. Türban sallayanların sallamayanlara, bayrak sallayanların tüm ötekilere sevgi yoksunluğu bir tercihe dönüştü yıllar yılı. Bu sevgisizlik iktidarla buluştu ve “yıkım yasaları” da daha bir kolay yürürlüğe konmaya başladı doğal ..]]> Wed, 09 Nov 2011 06:42:55 +0400 Doğanın kodları: Cenin https://www.evrensel.net/yazi/16251/doganin-kodlari-cenin https://www.evrensel.net/yazi/16251/doganin-kodlari-cenin? Doğanın en korunaklı hali anne karnında gizli. O giz yaşam boyu fark etmesek de peşimizdedir: Misal cenin pozisyonunda yaşama tutunmak. Doğmamış bebeler yaşama tutunurken kol ve bacakları karınlarına çekik yan gelip uzanırlar; aynen kediler gibi. Bu yaşam kodu yaşamın kıyısında gelecekte de çokça işe yarar. Kimi öğrenilmiş yanlışlar ise insanlık tarihine koşut devam ededururlar. “Yağmur başladı hadi koş!” deriz geçmişte olduğu gibi bugün de. Oysa koşan insanın yürüyen bir insana göre daha çok ıslandığı kanıtlanmıştı yıllar öncesinde. Yine ezelden bize ezberletilen deprem anında kapı-kolon altında durmak veya bir masa altına sığınmaktır. Deprem uzmanları her fırsatta bunun yanlışlığını dile getirmekte. Geçmiş bir yazımda “Yaşam Dikdörtgene Sığar mı” diye sormuştum; bugün tekrar paylaşacağım aynı yazımı. Deprem uzmanları “hayat üçgeni” metodu ile depremden sa..]]> Tue, 25 Oct 2011 09:54:27 +0400 Önlük ve kefen: Beyaz https://www.evrensel.net/yazi/15805/onluk-ve-kefen-beyaz https://www.evrensel.net/yazi/15805/onluk-ve-kefen-beyaz? Kendisi amansız bir hastalığa yakalanan hekimler artık istirahat raporu almamaya başladı. Çevrelerinden onlar için için “paragöz” diyenini de duyabilirsiniz; “hekimlerin gelirleri sandığımız kadar iyi değilmiş” diyenini de. Evet, birçok hekim ölümcül tanı aldıklarında dahi çalışmaya devam etmekte. Performansa dayalı ücretlendirmede ne vefa duygusu var ne de vicdan. Eğitimin dahi paralı hale getirildiği ülkede kah çocuklarının okul harçları, kah yeni alınmış kredi borçlarının kapatılması için kanserli de olsa, yakın zamanda kalp krizi geçirmiş de olsa durum değişmiyor. Buraya kadar yaşanmışlıklar toplumun tüm kesimleri için benzerlikler içeriyor. Ama aynı tablonun hekimlerde toplumca olağan karşılanması halk sağlığı ve sosyal haklar açısından ciddi riskler taşımakta. Düşünün; -Hasta olduğunuzda istirahat raporunu kim dü..]]> Tue, 18 Oct 2011 08:59:32 +0400 Hekimliğe biçilen post: İyilik https://www.evrensel.net/yazi/15376/hekimlige-bicilen-post-iyilik https://www.evrensel.net/yazi/15376/hekimlige-bicilen-post-iyilik? İyi insan mı iyi hekim mi? İyi insan her daim iyi hekim olabilir mi? İyi insan ama kime göre ve nasıl? “Ne iyi insan” kime deriz? Kimlerdir belirleyeni; ölçütleri nelerdir? Bu bağlamda “İyi insan her daim iyi hekim olabilir mi?” sorusunun izinde mahalle sohbetlerinden ödünç cümleler aldım sizler için: —Askerde çok iyi bir doktorumuz vardı. Biz komutandan dayak yediğimizde gizliden bize ağrı kesici verirdi —Hiç unutmam işkence odasından hücreme götürüldüğümde cezaevi doktoru bir yordamını bulup ağrımı dindirecek ilaç getirirdi. Onu gördükçe insanlık ölmemiş hâlâ derdim sessizce. Ya işkenceciler, dayakçı komutanlar ne düşünür o hekimler hakkında? Adli rapor düzenlemeyen yani işkence ve kötü muamelenin izlerini kanıta dönüştürmeyen bir hekim onların anılarında da bir ..]]> Tue, 11 Oct 2011 09:52:56 +0400 Evlere hastalık servisi https://www.evrensel.net/yazi/14873/evlere-hastalik-servisi https://www.evrensel.net/yazi/14873/evlere-hastalik-servisi? Hasta yataklarının sokağa taşınması çok eski bir deneyim alanıdır insanlık tarihinde. Misal Herodot İran’da ciddi hastalığı olanların yataklarının sokağa taşınıp gelip geçenlerin deneyimlerinden yararlanıldığı aktarır. Günümüzde ise hasta yatakları sokağa taşınmasa da “hastalık programları” ile sokağın dili yatak odalarımıza kadar girmiş bulunuyor. Bir hekim olarak televizyon dünyasındaki “hastalık programları” na tahammülüm sınırlı. Birçok program adeta hastalık pazarlıyor. Rivayet kimi reytingli programlarda konuşmacının üste para verdiği yönünde. Buna en kibar hali ile örtülü reklam denebilir; ama gerçek İvan İliiç’in uyarılarında saklı. Sık sık andığım “Sağlığın Gaspı” adlı eserinde tam da bunların ipucunu verir; insanlığı “satılık hastalıklar”a karşı uyarır. Özünde televizyonlardaki doğrudan satış programları ile bu h..]]> Tue, 04 Oct 2011 09:37:29 +0400 İlaç evler https://www.evrensel.net/yazi/14433/ilac-evler https://www.evrensel.net/yazi/14433/ilac-evler? Artık birçok evde geçen yüzyılın bir eczanesi kadar ilaç var dersek sanırım abartmış olmayız. Özellikle de kalabalık evlerde bu durum daha da belirginleşmekte. Yakında “çöp ev” haberlerinin yerini “ilaç ev” haberleri alırsa sakın şaşırmayalım. Peki, ne yapmalı? Zaman zaman kimi kurumlar kullanılmayan ilaçları toplama kampanyası düzenliyor. Kullanılmayan ilaçlar sosyal güvenlik kurumları için bir yük olmanın yanı sıra çevre için de ciddi riskler içermekte. Unutmayalım ki çöp veya kanalizasyona atılmış ilaçlar sağlığımız için risk kaynağıdır. Özellikle son kullanma tarihi geçmiş ilaçlara yönelik toplama kampanyaları bu bağlamda önemli. Ama sahte ilaç haberlerinin yoğunlaştığı günümüzde ciddi kontrol mekanizmalarını gerekli kılıyor. Oysa tüm sağlık kurumlarında miadı geçm..]]> Tue, 27 Sep 2011 10:08:14 +0400 Hastalık algısında resmi ideoloji https://www.evrensel.net/yazi/13966/hastalik-algisinda-resmi-ideoloji https://www.evrensel.net/yazi/13966/hastalik-algisinda-resmi-ideoloji? Bunca yıldır sağlık ortamındayım ama insanlar ne zaman bir hekime gereksinim duyar sorusunun yanıtını tam hissedemedim. Ciddi sorunları olup yolu hastaneden geçmeyenler kadar, poliklinikleri mesken edinen hastalar da bu sorunun yanıtına ulaşmayı engelliyor. Belki de işin özünde güvensizlik yatıyordur; kimbilir? Boşuna değil yaşça büyüklerin “bir sözü yüz kez söylersen olur” demesi. Güvensizlik insanın salt karşısındakine karşı oluşmuyor elbet. Yine nedeni sağlık ortamından kaynaklanmıyor da olabilir. Kimi zaman da kişi kendi ruhu ve bedenine karşı güvensizleşebilir. Kendi yurttaşına karşı bu kadar güvenmeyen bir kamusal ortamda daha ne beklenebilir ki? Yıllarca insanlar inançlarından, düşüncelerinden, dillerinden dolayı fişlenmedi mi bu ülkede? Üstelik bununla da yetinmeyip devlet aygıtı içinde de asker politikacıya, polis diğerlerine “güven eksikliği&rd..]]> Tue, 20 Sep 2011 09:48:50 +0400 Sağlıklı okullar https://www.evrensel.net/yazi/13540/saglikli-okullar https://www.evrensel.net/yazi/13540/saglikli-okullar? Okullar yeniden açılıyor. Binyıllardır bu çaba hiç dinmedi. Yine çokça yazacağız; eleştireceğiz. Aynen Hititlerde veya bir başka eski ülkede olduğu gibi. Arkeolojik kalıtlarda nice ev ödevi, ders materyali bu güne çevrilmeyi bekliyor oysa. Yani tarih bizimle başlamıyor. Okullar denince akıldan çıkmayan diğer husus elbette minicik çocukların sağlığı. Bir de doğuştan özürlü olanlar var ki dertleri başlarından öte. Yaşam kurgusu sağlıklı olanlar; üstelik hiç hasta olmayacakmışçasına kurulmuş resmi aygıtça. Alınan gecikmiş önlemler ise ne yazık ki kifayetsiz. Doğuştan veya bir çocukluk hastalığına bağlı gelişen kalıcı sağlık sorunları okula ulaşımdan derslere katılıma belirleyici olabilmekte. Tercihi eşitsizlik olan sistem özürlüler üzerinden eğitimde bu yarayı daha da belirginleştiriyor. Bir başka husus dışarıdan sağlıklı görünen h..]]> Tue, 13 Sep 2011 09:40:13 +0400 Siyanürlü su ile bayrama durmak https://www.evrensel.net/yazi/12715/siyanurlu-su-ile-bayrama-durmak https://www.evrensel.net/yazi/12715/siyanurlu-su-ile-bayrama-durmak? Bugün bayram. Adettendir hangi ünlünün hangi gazinoda sahne alacağı hangi devlet erkânının nerede namaz kılacağı haberleri? Ama benim merakım başka. Misal merak ediyorum Sağlık Bakanı baz istasyonlu camide namaz kılmayı protesto eder mi diye? Yaşadık; başbakan “kubbe şeklinde kamufle edilmiş baz istasyonu” altında namaz kılarken gayet rahattı geçmişte. Merak ediyorum çevreden sorumlu bakan siyanürden zehirlenmiş köylülerle cemaat olmayı düşündü mü hiç? Merak ediyorum adaletten sorumlu kılınmış bakan ne zaman toplu mezarlar diyarında abdestli dolaşacak diye? Merak ediyorum diyanetin fetvalarını; misal taşlanmış kot giymek Müslümanın abdestini bozar mı cinsinden? Ramazanda sorudan geçilmiyordu: “Orucu neler bozar”. Ama siz hiç duydunuz mu siyanürlü su ile abdest almanın, yıkanmanın dini yorumunu? Dindarlar pis su ile abdest alınmaz der. Suya iktidar..]]> Tue, 30 Aug 2011 08:35:58 +0400 Evde sağlık zulası https://www.evrensel.net/yazi/12335/evde-saglik-zulasi https://www.evrensel.net/yazi/12335/evde-saglik-zulasi? Yıllar boyu röntgen filmleri itina ile saklandı hasta ve yakınlarınca. Özellikle ultrason ve halk arasında “mideye hortumla bakılması” olarak adlandırılan gastroskopinin olmadığı dönemlerde onlarca film ellerine tutuşturulurdu hastaların. Şimdilerde digital ivme sağlık alanında da hız kazandı; artık birçok hastanede bilgisayar ortamında saklanıyor görüntüler. Ama bir farkla; şimdilik sadece o hastanenin ekranından görülebiliyor; hasta kopyasını isterse cepten para ödemesi talep ediliyor. Bu yaz günü sağlıkta akçeli mevzuları ucundan hatırlatsam da sizleri yormaya niyetim yok. Ama isterseniz birlikte geçmişin izini sürelim. Misal röntgen filmlerinin evlerimizde nerede saklandığını hatırlayalım. Benim gözlemim en sık tercihin ebeveyn odasında yatak altlarının zulaya çevrildiği yönünde. Evin en güvenilir, çocukların pek girmediği, üstelik iri boyutları..]]> Tue, 23 Aug 2011 09:51:11 +0400 Bir çocuk rehin: Agir https://www.evrensel.net/yazi/11913/bir-cocuk-rehin-agir https://www.evrensel.net/yazi/11913/bir-cocuk-rehin-agir? Binlerce hekim, hakim ve savcının işkence ve kötü muamelenin önlenmesine dair aldıkları eğitimin daha teri kurumadı. Birleşmiş Milletler İstanbul Protokolü’nden bahsediyorum. İşte o eğitimlerden bir fotoğrafı sanırım kimse unutamaz; ne savcı, ne hakim ne de hekim. Yansıtılan fotoğrafta bir gözbebeği üzerinde düşecekmiş gibi duran ama göze henüz temas etmemiş bir toplu iğne vardı. Gözaltında bir anneye çocuğunun gözü üzerinden yaşatılan psikolojik bir işkence yöntemi idi anlatılan. Evet, annenin bedeninde bir bulgu yoktu ama ruhu paramparça edilmek istenmişti. İstanbul Protokolü bu psikolojik işkencenin kanıtlanmasının mümkün olduğunun izleğine sahip. Peki işkence salt anneye mi uygulanmıştı örneğimizde? Ya çocuğun yaşadıkları? SES Genel Kadın Sekreteri Bedriye Yorgun’dan bir mail aldım. Yaklaşık on ay önce tutuklanan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçile..]]> Tue, 16 Aug 2011 09:00:37 +0400 İnsan makina değildir https://www.evrensel.net/yazi/11462/insan-makina-degildir https://www.evrensel.net/yazi/11462/insan-makina-degildir? Modern tıp bedenimizi giderek daha fazla şeyleştiriyor, ruhumuzdan koparıyor. Bundan on yıllar öncesinde İvan İlliich ‘Sağlığın Gaspı’ adlı eserinde tıp kurumunu “sağlığa bir ‘mühendislik modeli’ olarak yaklaştığı için eleştirerek bizleri uyarmıştı aslında. Sanırım hepimiz farkındayız tıbbın insanları makine gibi algıladığı noktasında. Adeta araba misali mekanizmalar olarak görülüyoruz. En basitinden arabaların birim zamanda yaktıkları yakıt ve karşılığındaki kat ettikleri yol hekimlerce insana “metabolizman hızlı veya yavaş “olarak tercüme edilmekte. Mevcut tıp ortamının “İnsanların kendi insani zaafları, incinebilirlikleri ve biriciklikleriyle, kişisel ve özerk bir biçimde baş etme potansiyellerini yok ettiği” tespiti karşısında itirazı olan var mı? Maalesef hepimiz; gerek hastalar ve sağlıklı bireyler, gerekse sağlık çalışanları ilaç üreticilerinin etkisinden ..]]> Tue, 09 Aug 2011 09:47:02 +0400 Dünyanın eski sakini bakteriler https://www.evrensel.net/yazi/10991/dunyanin-eski-sakini-bakteriler https://www.evrensel.net/yazi/10991/dunyanin-eski-sakini-bakteriler? Bakteriler en küçük canlı organizmalar arasında anılır. Mikrop dendiğinde ise akla bakteriler de gelir; yani hastalık yapıcılar. Kimi zaman da “yararlı bakteriler” ayrımı ilgimizi çeker; yoğurt örneğinde olduğu gibi. Hatta eczanelerde reçete ile satılan bakteriden mamül ilaçların varlığı; sözgelimi ishal sonrası bozulmuş barsak florasını düzeltmek için kullanılması sizlere şaşırtıcı gelebilir. Küçük olmasına küçüktür bakteriler ama tank, top, dozer ve bilumum ağır silah ile makineler ile üzerine gelinse de her zaman yok edilemezler. O küçücük boyutları ile meydan okur hem mekanik güç gösterisine hem de tarihe. Diyeceğim o ki tek hücreli canlıların dünya deneyimi insanlardan ve dahi dinozorlardan eskiye dayanır: Yaklaşık “üç milyar yıl”. 220 milyon yıllık bir kehribar içerisinde bakteri v..]]> Tue, 02 Aug 2011 08:55:57 +0400 Evde doktormatik https://www.evrensel.net/yazi/10589/evde-doktormatik https://www.evrensel.net/yazi/10589/evde-doktormatik? Bir ara Sağlık Bakanlığı hızını alamamış ve “24 saat aile hekiminiz hizmetinizde” afişleri hazırlamıştı. O dönemde hekimlerin yanıtı gecikmemişti: “Doktormatik” Sahi tek hekimin üç bin kişiye tek başına 24 saat sağlık hizmeti sunabileceği, ilaveten cep telefonunu hafta sonu dahil servis edeceği bir ortam sizin aklınıza yatıyor mu? Sözü hekim yakınlarının sitemine getirirsek gerçeklik daha iyi hissedilebilir: “Mum dibine ışık vermiyor; özellikle de evde” Pazar günü oğlum bir haftalık tatil ardından eve döndü. İlkokul birden ikiye geçerken hak etmişti akraba içi hareketliliği. Öğlen üzeri el ve yüzünde birkaç döküntü hissettim; ‘uzaktan şöyle bir bakarak’ sivrisinek ısırmıştır dedim. Akşamüstü baktım ki kaşıntısı fazla ucundan gömleği kaldırdım; “uyuz olmuş” diyiverdim. Annesi bana ters bir bakı..]]> Tue, 26 Jul 2011 09:56:27 +0400 Genetik benzerimiz fareler https://www.evrensel.net/yazi/10114/genetik-benzerimiz-fareler https://www.evrensel.net/yazi/10114/genetik-benzerimiz-fareler? Bakınca ne gördüğümüz değil de ne düşündüğümüz dönüştürüyor tabularımızı. Söz gelimi fareler. Çoğunluk için korku kaynağıdır onlar; küçük bir azınlık içinse beyaz olması kaydı ile cepte taşınabilen sevimli yaratıklar. Kimi zaman da o içgüdüsel korkudan sevgi ve kutsal ittifak doğar: Kediler Fare ısırığından korkmayan beri gelsin. Veba gibi ölümcül, tarihin yön değiştiricisi olagelmiş bir hastalıkta ilk akla gelen onlardır. Değil midir ki Anadolulu hekim tanrı Apollon oku ile düşman siperlerine fare yağdırmıştır! Tarihin bilinen ilk biyolojik silahı veba taşıyıcı farelerdi ve Truva Savaşlarında kullanılmıştı diyebiliriz. Fareler bir öğretendir aynı zamanda. “Fareli Köyün Kavalcısı” ile müzik de öldürebilir mi sorusunu sordurandır masal dünyasından insanoğluna. İnsan; yani en kutsaldan, en poz..]]> Tue, 19 Jul 2011 08:55:55 +0400 İki yarımdan damıtılmış hallerimiz: Diyarbakır https://www.evrensel.net/yazi/9677/iki-yarimdan-damitilmis-hallerimiz-diyarbakir https://www.evrensel.net/yazi/9677/iki-yarimdan-damitilmis-hallerimiz-diyarbakir? Bir bütünün iki yarısından süzülegelen anlam elma bahsinde evrenselleşir. Bilirsiniz; paylaşım anlarının eşitlikçi, dost hali yerelimizde elma ve simitle anıla gelmiştir. Ama imgede ibre her daim elmadan yanadır. Hatırlatmak istediğim Adem ve Havva’dan ziyade “bir elmanın iki yarısı olabilme” halleridir. Hakça paylaşımda araya bıçak girer, olur elmanın iki yarısı; dostça paylaşımda an gelir elle böleriz, bölüşülür niyetten bağımsız simidin kopan yarısı, değil mi? Diyarbakır’dayım; Google arama motorunda elim iki sözcüğe uzanıyor: “iki yarısı”. Çıkan yüzlerce sonucun ekseriyeti elma ile başlıyor; nadiren araya ‘simit’ ve ‘beyin’ giriyor; nihayetinde bitime yakın Türkler ve Kürtler. Ah o beyin; doğadaki görsel simetri harikası. Görünüşte eşit işlevsellikte farklı iki yarı: sağ ve sol beyin. Mant..]]> Tue, 12 Jul 2011 08:41:35 +0400 Sağlıkta şike olur mu? https://www.evrensel.net/yazi/9218/saglikta-sike-olur-mu https://www.evrensel.net/yazi/9218/saglikta-sike-olur-mu? Şike iddiaları nihayet gündemin başköşesine oturdu. Fransızca kökenli bu sözcüğün spordaki anlamını bilmeyen, duymayan yok. Mecazi anlamı ise herkesi ilgilendiriyor: “Bir çıkar karşılığı, uzlaşarak bir iş yapma, aldatma” Şike bir toplumda salt sporla sınırlı kalamadığından olsa gerek mecazen daha yoğun kullanılıyor. Kanımca diğer alanlardaki mecazın izini sürmeden sporda şikeyi konuşmak insafsızlık olur. Gelelim sağlık ortamının mecazlarına: Aynı okuldan mezun olup yakın zamana kadar aynı sağlık biriminde çalışmışlardı; eşit işe ücret alıyorlardı. Derken sağlıkta dönüşüm rüzgarı onları ayırdı. Sağlık ocakları kapanırken aile hekimliği uygulamasının halka olumsuz yansımaları olabileceğini düşünen, yani toplum sağlığı merkezlerinde kalmayı tercih eden hekim ve hemşireler sonrasında cezalandırıldılar. Hem ücretleri aile hekimliği sistemini kabul edenlere oranla yarı yarıya azaldı hem de s..]]> Tue, 05 Jul 2011 08:55:56 +0400 Hekimler yargılanıyor https://www.evrensel.net/yazi/8808/hekimler-yargilaniyor https://www.evrensel.net/yazi/8808/hekimler-yargilaniyor? Özellikle doksanlı yılların sonu ve ikibinli yılların başlarında aşina bir manşetti: “Hekimler Yargılanıyor” Yine, yeniden aynı manşetler hız aldı hayatımızda. Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu yargılandı geçen aylarda. Kocaeli Belediyesi halk arasında paniğe yol açmakla itham etmişti Sevgili Onur’u. Muktedirlere göre annelerin ilk sütü ve bebeklerin ilk kakasında dahi son derece zararlı ağır metallerin bulunmasını halkla paylaşmak ‘suç’ olmalıydı. Kocaeli’nde yaşanan ‘akla ziyan’ yargı süreci devam ederken Adana’dan geldi bir diğer haber. İki hekim plastik kelepçe ile gözaltına alınmıştı. Tutuksuz yargılandılar; ilk mahkemede beraat ettiler. 19-20 Nisan tarihinde TTB ve SES tarafından birlikte hayata geçirilen G(ö)REV etkinliğinde halkı bilgilendirme toplantısı yapmak suç addedilmişti. Oysa tüm ülkede iki günlük grev geniş katılımla hayata ge&c..]]> Tue, 28 Jun 2011 09:36:26 +0400 Başkalarının hayatı, başkalarının siyaseti https://www.evrensel.net/yazi/8337/baskalarinin-hayati-baskalarinin-siyaseti https://www.evrensel.net/yazi/8337/baskalarinin-hayati-baskalarinin-siyaseti? Yaşamak bazen nefret suçudur. Nasıl mı? Örneğin bir trans birey sokakta öldürülürken siz bacak bacak üstüne atıp “oh olsun” dercesine televizyonunuzdaki uyduruk diziyi izliyorsanız, bu bir suça ortaklıktır. Türkiye, tarihi boyunca birilerine uyguladığı şiddeti o insanların kimlikleri nedeniyle hak ettiğini bize düşündürmüş bir ülke. Bu ülkenin sokaklarında kadınlar kısa etek giydiklerinden, Kürtler yeterince Türk olmadıklarından, geyler evlenip çoluk çocuğa karışmadıklarından, Ermeniler Müslüman olmadıkları için total bir sınavla karşı karşıyadırlar. Onların şiddetle karşılaşmaları politik bir mevzudur, insani değil. Bu algıyı yaratan da toplumsal linç kültürümüzü meşrulaştıran belirli temellerdir. Bir süre önce “Das Leben Der Anderen” -Başkalarının Hayatı- filmini bir kez daha izledim. Doğu Alma..]]> Tue, 21 Jun 2011 09:02:08 +0400 Gümüşhane’nin helikopter tarihi ve sağlık https://www.evrensel.net/yazi/8336/gumushanenin-helikopter-tarihi-ve-saglik https://www.evrensel.net/yazi/8336/gumushanenin-helikopter-tarihi-ve-saglik? Seksenli yılların sonlarıydı; Gümüşhane’de zorunlu hizmetteydim. Yine bir seçim sathı; farklı olarak baş rolde Turgut Özal var. Kent küçük ama siyaseten kendisini ihtişamlı hissediyor. Dönemin Adalet Bakanı Oltan Sungurlu Gümüşhaneli. Devlet hastanesinde neredeyse olmayan branş yok; üstelik çifter çifter. Derken dönemin başbakanı seçim çalışmasına gelir. Kentte havaalanı yok; mecbur helikopterle gelecek. Gel gelelim kentte helikopterin inebileceği düz bir alan yok. Bilenler daha iyi anlayacaktır; Gümüşhane Harşit ırmağı kıyısında dik bir yamaca yerleşmiştir. Irmak kıyısındaki az bir alan ise elma bahçesidir kendi doğallığında. Sonunda öğrendik ki tarım alanı yoksulu kentin ırmak kıyısındaki elma bahçeleri kısmen sökülmüş; aceleden tek seferlik helikopter pistine dönüştürülmüştür. Seksenli yıllarda cam enjekt&o..]]> Tue, 21 Jun 2011 08:59:44 +0400 Seçim ezilenlerin nüfus sayımıydı https://www.evrensel.net/yazi/7963/secim-ezilenlerin-nufus-sayimiydi https://www.evrensel.net/yazi/7963/secim-ezilenlerin-nufus-sayimiydi? 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri sonuçlarından artık hepimiz haberdarız. AKP hepimizi şaşırtarak düşüş yaşamak yerine yükseliş yakaladı. Her ne kadar yüzde artarken vekil sayısı düşse de bu daha ziyade AKP’nin barajına dokunmadığı yeni seçim yasası düzenlemelerinin bir parçası denebilir. Blokun süreçteki başarısı da elbette yadsınamaz; ancak blokun başarısını tüm sistem partilerinden bağımsız olarak ele almak şart. Bu öyle bir durum ki parlamentonun koridorlarının tozunu yutmak ya da yutmamak arasındaki seçimi vekillerimize yaptıracak bir ruh hali yaratıyor. Yeni dönemde tanık olmaktansa sanık olmayı bilmemiz gerekiyor. Sosyalistler olarak kazanmış olabiliriz; ama yeni döneme eleştirilerle başlamakta fayda görüyorum. DERSİM MESELESİ İki gündür özellikle sosyal ağlarda Dersimlilere yönelik Ferhat Tunç’u seçmeyişleri ile ilgili olarak ..]]> Tue, 14 Jun 2011 09:51:42 +0400 Şimdiki zamanın memnunları https://www.evrensel.net/yazi/7959/simdiki-zamanin-memnunlari https://www.evrensel.net/yazi/7959/simdiki-zamanin-memnunlari? Her iki kişiden birisi şimdilik itirazsız: Yani çoğunluğun ruh hali edilgen ve şimdiki zamanın memnunu. “Ya gelecek” sorusu geniş kesimler için deneyimleri ışığında ertelenebilir bir soru. Uzamış baskıcı dönemlerin olağanı ‘soru soramamazlık’ devam ediyor. Asistanlık yıllarımda dil öğreticim İngiliz bir İzmirli idi. Bana önerisi çokça soru sor olmuştu. Yıllardır yaşadığı ortak ülkeyi kavramıştı. Diyordu ki; “sizler az soru soran bir toplum olduğunuz için yabancı dil öğrenmekte zorlanıyorsunuz.” Üstelik yanılmadığını bir aylık Londra deneyimimde anlamıştım. Gramer ve kelime dağarcığım daha gelişkin olmasına karşın konuşmakta görece zorlanıyordum. Bir hafta sonu o güne kadar edindiğim tüm yazılı materyallerdeki soruları alt alta yazdım ve tekrar tekrar okudum. Birkaç gün içinde hem kur atladım hem de ortak gezilerimizin kent içi konuşmacısı oluver..]]> Tue, 14 Jun 2011 09:37:05 +0400 Kimyasal silahı nasıl bilirdiniz? https://www.evrensel.net/yazi/7495/kimyasal-silahi-nasil-bilirdiniz https://www.evrensel.net/yazi/7495/kimyasal-silahi-nasil-bilirdiniz? Eskiden olsa seçim meydanlarında “kıtlık istemiyorsanız oyunuzu bize verin” derdi Adalet Partililer. Günümüzde kıt olan “kimyasal silah” diğer adı ile biber gazı. Nerede ise bir ayda stokların eridiği yansıdı kamuoyuna. Mevcut hükümet ise bu kimyasal silahı çok sevdi; kıtlığına izin vermeyecek. Nedir biber gazı; neyi amaçlar? Kimdir mağdurları? Yanıtı yaşamdan bildik cümlelerdir. En son Hopa’da bir öğretmenin yaşamı elimizden alındı. Aslında çocuk, hamile, astımlı, yaşlı farkı gözetmeksizin cümle alem tehtid edilmekteyiz. Nedense vahşete pek kibar davranıyoruz kimi zaman. Sahi neden biber gazı deriz kimyasal silaha? Neden farkına varmayız bugün hastane acillerine dahi biber gazı atan zihniyetin bir savaş aygıtı olarak kimyasal silaha özlemeyeceğinin? Neden düşünmeyiz en ufak basın açıklamasında dahi biber gazı niyetine kimyasal silaha başvuran güvenlik..]]> Tue, 07 Jun 2011 10:05:08 +0400 Saydamın gölgesi: leke https://www.evrensel.net/yazi/7067/saydamin-golgesi-leke https://www.evrensel.net/yazi/7067/saydamin-golgesi-leke? Diyanet Kılıçdaroğlu’nun seçim sathında kullandığı “Statükonun Allah’ı” ifadesine tepki göstermiş ve açıklamış: “Tevhid (Allah’ın varlığını ve birliğini kabul etmek) inanışıyla bağdaşmaz. Allah’ın adı argo ile lekelenmemeli.” Ama sormak gerekir lekelemek; ama nasıl? Diyanetle ilgi yıllara yayılmış dördüncü yazım olacak bugün. Cami minarelerine kâr hırsıyla konulmuş baz istasyonlarından, SSK devir sürecinde hükümetin yürütmekte olduğu sağlıktaki sağlıksız dönüşüme eklenmiş açıklamalarına kimi izlenimlerimi sizlerle paylaşmıştım. Sağlık kuruluşlarının Sağlık Bakanlığı’na bağlandığı; bir anlamda özelleştirmelerin alt yapısının düzenlendiği 2005 yılında devirden hemen bir hafta sonra (bu ne hız) Din İşleri Yüksek Kurulu’nun açıkladığı fetvayı yeniden hatırlamakta yarar var: “Özü itibarı ile..]]> Tue, 31 May 2011 11:28:35 +0400 Demokratik Birlik Hayalimiz Ve Nuri Bilge Ceylan https://www.evrensel.net/yazi/6634/demokratik-birlik-hayalimiz-ve-nuri-bilge-ceylan https://www.evrensel.net/yazi/6634/demokratik-birlik-hayalimiz-ve-nuri-bilge-ceylan? Büyük iddialarla başlanmamıştır Türkiye’nin batılı sanat macerasına. Mecrası ve aracı batılı olan sanatımızın yerlileştirilmesi ise hep bir milliyetçilik yaftası bulmuştur suratının tam ortasında. Hâl böyleyken pazar akşamı bir yandan Fenerbahçe’nin şampiyonluğuna sevinen ben, öte yandan da Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes’da aldığı Jüri Özel Ödülü’ne sevinmekteydim ve sosyal mecramız Twitter’da bir tartışma patlak verdi. Hikaye oydu ki “Bu ödülü birisine adamak istiyorum: Tutkuyla sevdiğim, yalnız ve güzel ülkeme.” diyen Nuri Bilge Ceylan ve başarısına sevinenler ulusalcı ilan edilmişti. Her şeyden önce bu “ulusalcılık” tanımının Levent Kırca ya da Müjdat Gezen tipolojisine indirgenmesi ve dahi kimi yazarlarca artık kitaplarının teması haline getirilmiş olması toplumca yaşadığımız ulusallık travmasının bir kanıtı. Nuri Bilge C..]]> Tue, 24 May 2011 11:40:36 +0400 Röntgenciliğin resmi tarihi https://www.evrensel.net/yazi/6633/rontgenciligin-resmi-tarihi https://www.evrensel.net/yazi/6633/rontgenciligin-resmi-tarihi? Yeni Osmanlıcılar boy vermişken Osmanlı’nın siyasal yaşamına bakmamak olmaz. Hal böyle olunca Tarık Zafer Tunaya’nın “Türkiye’de Siyasal Partiler” kitabını yeniden okumaya başladım. Kitabında “Meşrutiyetin ilk yıllarını özellikle sarmış olan hafiyelik, jurnalcilik sorunundan yararlanan Cemiyet, memurları tehdit etmiş ve ‘bilimum memurların cemaziyülevvellerini’ bildiğini ve en ufak kanunsuzluklarını kamuaoyuna açıklayacağını ilan etmiştir” der Tarık Zafer Tunaya. Kim için mi? Sözünü ettiği kurum Fedakaran-ı Millet Cemiyeti’dir. Ve devam eder Tunaya: “Santaj tertipleri Cemiyetin adını kullanan kişilerce de sürdürülmüştür. Cemiyet yıldırımları üzerine çekince bu gibi eylemlerle ilgisinin olmadığını belirtmiştir. Ne var ki kendisi de aynı eylemlerin kurbanı olmuştur.” Bugüne gelecek olursak “resmi pornografi endüstri..]]> Tue, 24 May 2011 11:39:59 +0400 Allah’a havale etmemek gerek https://www.evrensel.net/yazi/6312/allaha-havale-etmemek-gerek https://www.evrensel.net/yazi/6312/allaha-havale-etmemek-gerek? TRT’li yıllarda onu tanımayan yoktu. Her daim siyah gözlüklerinin ardında müthiş bir sesti hatırladığım. Doğaçlama üstadı şarkı dışında Kuran ve ilahi de okuyordu. Mevlana anma törenlerinin vazgeçilmez sesiydi. Yaşasaydı Allah’a havale ettikleri arasına sanırım sağlık Bakanı Recep Akdağ’ı da eklemiş olacaktı. Kani Karaca’dan bahsediyorum. Henüz iki yaşındayken üvey annesinin gözlerine asitli sıvı dökmesi sonucu kör olmuştu. İleriki yıllarda sorulduğunda “onu Allah’a havale ediyorum” diyecekti. Hafta içinde Sağlık Bakanı sağlıksız bir beyanda bulunmuştu görme engelli bir sağlık çalışanına karşı: “Gözlerin görmediği halde sana iş vermişiz, daha ne yapalım; müteahhit şirkette çalışmaya devam edeceksiniz.” Oysa taşeron sağlık çalışanın görmeyen gözlerinin pırıltısı yaşama dairdi. “Biz burada asgari ücretl..]]> Tue, 17 May 2011 10:53:34 +0400 Entelektüellere küsmek çözüm mü? https://www.evrensel.net/yazi/5822/entelektuellere-kusmek-cozum-mu https://www.evrensel.net/yazi/5822/entelektuellere-kusmek-cozum-mu? Hangi taraftan bakarsanız bakın, kalbinizin gölgesi varsa vicdan denen hep sol tarafa düşer şu dünyada. Büyüdüğünüz ara sokak, köy evi, apartman boşluğu fark etmez. Hayat, öyle ya da böyle, gölgesini hep sizin olduğunuz tarafa düşürür ve söyleyecek bir söz verir, olduğunuz tarafla ilgili. Söyleyeceğiniz sözü ne zaman söylediğiniz çok önemlidir, eğer bir yazarsanız kime söylettiğiniz, kimle birlikte söylediğiniz de. Entelektüel diye andığımız kesim bu ülke için ulaşılması gereken değerler üreterek devletin tarih algısında çatlaklar açmak görevini üstleniyor son senelerde. Peki ya sınıf? Sınıf entelektüel ile ilişkisini nasıl kuruyor, devlet tabularını yıkma konusunda ona ne kadar yardımcı olabiliyor? Önce coğrafyamızı ve entelektüellere yaşattığı tarihi tanıyalım. Bu ülke ozanlarını, yazarlarını ..]]> Tue, 10 May 2011 09:00:36 +0400 Gül niyetine kusmuk kokusu https://www.evrensel.net/yazi/5819/gul-niyetine-kusmuk-kokusu https://www.evrensel.net/yazi/5819/gul-niyetine-kusmuk-kokusu? Hastalar ziyaret, sevenleri buluşmak ister. Ama yoğun bakım bir duvar gibi engeller kavuşmalarını. Hep bir telaş vardır ertelenmişliklere inat. Yıllarca görüşülmemiş bir eski dost, aylardır uğranılmamış anne, demirbaşa dönüşmüş bir sevgili, sınav yorgunu çocuklar saniyelerin hesabını yapar. Beri yandan içeride soğuktur yoğun bakımların hem havası hem duvarları. Genelde bir monitöre bağlısınızdır kablolarla ve belki de hayatınızda ilk kez yatağınızda yapmak zorundasınızdır tuvalet ihtiyacınızı. El parmağınıza sürekli takılı duran mandalın ne olduğunu zamanla öğrenirsiniz; kah kandaki oksijen kah tansiyon ölçümünün aracı olduğunu. Belki de tüm vücut boşluklarına yani canlı organizmanıza cansız objelerle girilmiştir: Ağızdan mideye gönderilen sonda ve beri yanında solunum yolarının aspirasyonu için kullanılan kanül, damarlarda serum setleri, idrar yollarına salınmış idrar sond..]]> Tue, 10 May 2011 08:52:17 +0400 Düşünen şarkılar https://www.evrensel.net/yazi/5402/dusunen-sarkilar https://www.evrensel.net/yazi/5402/dusunen-sarkilar? Düşünen Adam’dan sonra Düşünen Şarkılar ile Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi yeniden gündemde. Hatırlarsanız Yeşilçam filmlerinden müzik kliplerine nice yapımda Rodin’in Düşünen Adam heykeli kendine yer edinmişti. Aslı Paris Rodin Müzesin’de olsa da biz onu Bakırköylü sayanladanız. Yaklaşık altmış yıl önce Bakırköy’lü Künmat’ın başladığı heykel sonrasında akçeli mevzular nedeni ile yarım kalmış. Hem de en hasas bölümü; düşünen adamın elini çenesine koyduğu kolu yapılamamış. Nihayetinde depresyon tedavisi için hastaneye yatırılan bir hasta gönüllü olunca tamamlanabilmiş heykel. Şimdilerde hastanenin yeni sakinleri yani hastalar o heykele müziğin ruhunu aşılıyorlar. Düşünen Şarkılar adı ile müzik marketlerde bulabileceğiniz; gerek müzikalitesi gerekse sunumu ile takdir ediles..]]> Tue, 03 May 2011 11:29:55 +0400 Komşudaysa katliam, Türkiye’deyse orantılı şiddet! https://www.evrensel.net/yazi/4946/komsudaysa-katliam-turkiyedeyse-orantili-siddet https://www.evrensel.net/yazi/4946/komsudaysa-katliam-turkiyedeyse-orantili-siddet? Anadolu topraklarında doğanları ikiye ayırmak, bu topraklarda doğanların değil, bu topraklarda anlatılan hikayelerin yarattığı bir ruh halidir. Hikaye anlatıcıları aslında yüzleri annemize ve babamıza çok benzeyen başka insanlardan bahsederler bize. Tenleri bizden daha açık ya da daha esmer olan; ama Lorke denince halaya koşan bizim gibilerden. Ama hikayeler, bir halayın bile başı olduğu dayatması gibi, bir baş ve takipçi hiyerarşisi sunarlar bize. Her hikaye anlatanıyla meşruiyet kazanır, her katil silahını kullanış tekniğine göre bilinir en çok da. Şimdi gelin, tüm o anlatılmış hikayelere bir kez daha bakalım. Devletin bilmediği Kürtçe ya da yabancı dil saydığı Ermenice olarak derlenmiş, yazılmış, söylenmiş, bir kısmı Fırat’ın öte yakasında, bir kısmı Ararat’ın arkasında kalmış o hikayelere en ufak bir korku duymadan bakalım. Yapabilir miyiz? Yıllarca devletin eli kanlı kalemlerinin ya da Çölaş..]]> Tue, 26 Apr 2011 10:13:52 +0400 Yoksul hastaya güvenlik sorgusu https://www.evrensel.net/yazi/4942/yoksul-hastaya-guvenlik-sorgusu https://www.evrensel.net/yazi/4942/yoksul-hastaya-guvenlik-sorgusu? Herkese eşit ücretsiz sağlık hizmetini şiar edinmek varken “yeşil kartı” yaygınlaştırmak neden? Bir Roman mahallesinde “yeşil kartı ne yapayım, ben ellerimdeki nasırı özledim; nasır benim işim ve sosyal güvencem olduğu anlamına geliyordu” diyen işsiz genci daha önce de sizlerle paylaşmıştım. İşte bu nedenle “yeşil kart uygulaması bir onursuzlaştırma sürecidir” diyenlere de kulak vermekte yarar var. Aslında bunun ipuçlarını başvuru belgelerinde de görüyoruz. İnternetten kısa bir sorgulama yaptığınızda resmi kurumların web sayfalarında bakın karşınıza ne çıkıyor: “Valilik veya Kaymakamlığa ilk olarak başvuranların yeşil kart başvuru ve bilgi formları, muhtarlıklara, nüfus müdürlüğüne, defterdarlık veya mal müdürlüğüne, tapu sicil müdürlüğüne, belediye başkanlığına ve gerekli görülen hallerde emniyet ve jandarma teşkilatı il..]]> Tue, 26 Apr 2011 09:45:01 +0400 ‘Bu ülkede Tayyip Erdoğan sorunu var!’ https://www.evrensel.net/yazi/4469/bu-ulkede-tayyip-erdogan-sorunu-var https://www.evrensel.net/yazi/4469/bu-ulkede-tayyip-erdogan-sorunu-var? Başbakan Erdoğan, AKP’nin hükümet olduğu 2002 yılında Rusya’da bir işçinin “Kürt sorununu ne yapacaksınız?” sorusuna “düşünmezseniz böyle bir sorun yoktur” diyerek yanıt vermişti. Aynı Erdoğan, partisinin 2023 vizyonunu açıkladığı konuşmasında yine “bu ülkede artık bir Kürt sorunu yoktur” dedi. Erdoğan’ın bu konuşmayı yaptığı saatlerde YSK, aralarında ‘Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun desteklediği 7 bağımsız adayın yer aldığı 12 bağımsız adayın adaylığını veto etti. Erdoğan ve AKP’nin 12 Eylül Anayasası’nın arkasına saklanarak savundukları yüzde on seçim barajına rağmen Kürt sorununun barışçıl demokratik kanallardan çözümü, ülkede seslerini duyurması engellenmek istenen emek ve demokrasi güçlerinin sesi olmak için yola çıkan ‘Emek, Demokrasi ve &Oum..]]> Wed, 20 Apr 2011 04:57:29 +0400 Savcı-muhabirliğe karşı inadına gazetecilik! https://www.evrensel.net/yazi/4468/savci-muhabirlige-karsi-inadina-gazetecilik https://www.evrensel.net/yazi/4468/savci-muhabirlige-karsi-inadina-gazetecilik? Geçtiğimiz hafta Türkiye, Devrimci Karargah’ı ve bu davadaki akıl almaz durumu değil, mahkeme kapısında yaşananları konuştu. Sanırım bir gazeteci olarak etik olan mahkeme kapısında yaşanan polis ilkelliğini lanetleyip davanın içeriğine bir adım daha yaklaşmak. Türkiye’de devrimcilerin, gazetecilerin ve düşünenlerin Baha Okar’ın eşinin Bilim ve Gelecek’in son sayısında kaleme aldığı yazıda olduğu üzere bir şekilde Türkiye’nin yarısını hapishanelere götürecek kanıtlarla içeride tutulması üstüne ne söylesek, ne yazsak mahkeme kapılarında verilen mücadeleyi açıklamaya yetmiyor. Belki de, içeride de olsa üretmeye devam eden gazetecilerin, bize mektuplarla ulaşanların yazdıklarından öğrenmemiz gerekenlerle baş başa bırakıyor bizi tarihin bu garip akışı. Okar’ın dergisinin son sayısında hazırladığı “Hasan Sabbah, Gerçekler ve Efsaneler&rdq..]]> Tue, 19 Apr 2011 12:11:09 +0400 Bizi düşman eylediler https://www.evrensel.net/yazi/4467/bizi-dusman-eylediler https://www.evrensel.net/yazi/4467/bizi-dusman-eylediler? Editör nedir diye sorsak hastalarımıza bir kısmı bilemeyebilir. Hele bir de önüne “baş” eklesek bir an duraksayıp “Herhalde iyi bir şeydir” duygusuna kapılabilirler. Hekimler, hemşireler, laborantlar, hastabakıcılar; velhasıl tüm sağlık çalışanları bugün grevdeler. Ya Sağlık Bakanı yani baş editör? Muhtemeldir kılavuz kitabını açmış okuyordur ne yapabilirim diye? Hangi kılavuz kitabı mı? Tabii ki devlet bütçesi ile yayınlanmış, Prof. Dr. Recep Akdağ baş editör imzalı, telif hakları korunmuş, sağlıktaki sağlıksız dönüşümde devlet için kılavuz kaynak olarak hazırlanmış çeviri kitap: “Sağlık Reformu’nun Doğru Yapılması: Performansın ve Hakkaniyetin Geliştirilmesi İçin Kılavuz” adlı bu kitap bakın neler tavsiye ediyor devletin sağlık bürokrasisi için. Sağlık Bakanının bizzat baş editörlüğünü yaptığı kılavuza göre m..]]> Tue, 19 Apr 2011 12:10:24 +0400 Şişko dilli günler https://www.evrensel.net/yazi/3946/sisko-dilli-gunler https://www.evrensel.net/yazi/3946/sisko-dilli-gunler? Aristo bir metninde yer alan “acı acıyı söker” sözü ile gazete manşetlerinde yer almıştı ölümünden binlerce yıl sonra. O haberde magazin dili acının ağrıya iyi geldiğinin kanıtlanması üzerine kurulmuştu. Aristo’nun metinlerinde yer alan sağlığa dair bir başka husus ise ateroskleroz yani damar sertliğidir. Bir metninde kalpteki kemikleşmeden bahseder usta. Ateroskleroz adı da Yunancadan gelmektedir. Yunancada ‘Athero’ yulaf lapası ‘sclero’ ise sertleşme demektir. Şimdi siz diyeceksiniz ki Aristo mantığı ile acı acıyı söker misali yulaf da damar sertliğine iyi gelire mi getireceksin sözü? Aslında neden olmasın da diyebilirim. Reklamlara bakacak olursanız yulaflı bisküvi veya yulaf ezmeli hazır ürünler kilo vermeye birebir. Kilo eşittir damar sertliği yani ateroskleroz, o da eşittir kalp hastalığı misali basite indirgenecek olduğunda magazin dili bizi Aristo’nun da andığı da..]]> Tue, 12 Apr 2011 11:03:55 +0400 Kediler https://www.evrensel.net/yazi/3022/kediler https://www.evrensel.net/yazi/3022/kediler? Karikatüristleri severiz; kimi zaman da yarattıkları karakterlerin izinde algılarız hayatı. Yakın zamanda bir sahafın internet sayfasında bir savaştaki hayvanların izini süren kitaba rastlamıştım; almadığıma hâlâ hayıflanırım. Savaşlar sadece insanlar için değil tüm canlılar için yıkım demek. Söz gelimi son Libya saldırısında kedileri merak ediyorum. Hem de bir karikatüristin kaleminden. Belki de “hayvan karikatürleri” nedeni ile yargılanan mizah dergisi bunu ele alır. Sözgelimi “kedi başbakanlar”, “barış değil ama takla güvercinleri” Libya’nın kedilerinin savaş güncesini aktarırlar bizlere. Belki de gönderilen Türk savaş gemileri yaralı kediler de getirir; ne dersiniz? Hümanist olmanın sonu yok değil mi? Değil miydi ki yakın zamanda hayvan hakları için görüşmüştü sanatçılar sayın başbakanla; şimdi tam sırası. Kan, petrol, ..]]> Tue, 29 Mar 2011 14:24:47 +0400 İliştirilmiş gazetecilik ya da vakanüvislik https://www.evrensel.net/yazi/1156/ilistirilmis-gazetecilik-ya-da-vakanuvislik https://www.evrensel.net/yazi/1156/ilistirilmis-gazetecilik-ya-da-vakanuvislik? İşte Türkiye medyasında efsane bir sahne daha. Kaddafi rejiminin krizini çözmek için “adamımız” oraya yollanmış. Tüm dünyanın gözü halkıyla çatışan bu devlete bakarken Cüneyt Özdemir özel jetle “bir geceliğine” Libya’ya ayak basıyor ve Kaddafi’nin oğluyla konuşmaya başlıyor. Kaddafi JR’ın iki lafından biri şu: “Şu kente arabanızla gidebilirsiniz, isterseniz askerlerimiz de size eşlik edebilirler” Objektif gazetecilik denen naneyi yutanlar için Cüneyt Özdemir büyük habercilik başarısına devam ediyor. Karşısında her gün onlarca insanın ölüm emrini veren bir adam var. Öylesine rahat ki Özdemir, soruları öylesine paslar veriyor ki, insanın sahiden tüm bu ölümlerin gerekli olduğuna inanası geliyor. Örneğin Kaddafi’nin oğlunun “Biz 100 kadar teröriste karşı savaşıyoruz” c&u..]]> Tue, 01 Mar 2011 14:41:05 +0300 Çok ses tek yürek https://www.evrensel.net/yazi/1155/cok-ses-tek-yurek https://www.evrensel.net/yazi/1155/cok-ses-tek-yurek? 13 Mart’ta hekimler ve sağlık çalışanları tüm kentlerden yol alıp Ankara’ya “çok ses tek yürek” olmaya geliyorlar. Sağlık karnelerinizi, ilaç poşetlerinizi, çekilmiş filmlerinizi alıp onlarla buluşmaya ne dersiniz? Hani yaşama merhaba derken ilk göz göze geldiğiniz, üzüntüden değil ama ben de varım demek için ilk ağladığınız, annenizden evvel ilk dokunduğunuz o sağlık çalışanları Ankara’da olacaklar. Yaşamın son nefesinde en yakınlarımız kadar aradığımız; zor anlarımızda dilimizde anne, baba doğallığında yardım çığlığına dönüşüveren doktor ve hemşireler Ankara’da olacaklar. Ankara’da olacaklar olmasına ama salt kendileri için değil. TTB Başkanı Eriş Bilaloğlu tam da buradan hareketle meslektaşlarına ve sizlere bir mektup kaleme almış. Mektubun bir yerinde diyor ki: “Biz hekimler; bütün sağlıkçılar acilde, ambulans..]]> Tue, 01 Mar 2011 14:40:00 +0300 Ajandamız yetmedi dergimize de göz diktiler! https://www.evrensel.net/yazi/631/ajandamiz-yetmedi-dergimize-de-goz-diktiler https://www.evrensel.net/yazi/631/ajandamiz-yetmedi-dergimize-de-goz-diktiler? Haftalık ve Aylık Express herhalde benim kuşağım için sosyalizmi ve insanlık denen o asil hissiyatı keşif açısından en mühim referanslardan olmuştur. Bugün Express ve Roll tayfasının son güzel emeği Bir+Bir’i gazete sütunlarına taşımak zorunda kalışımızın ise tam olarak Türkiye’nin ruh hastası bir basın dağıtım sistemine sahip olması. D&R, tam da kendisine yakışan bir hareketle Bir+Bir’i raflardan kaldırmış. Hem de dergi emekçilerinin bu konudan haberi karar alındıktan sonra oluyor. Ve dahi durumu Ekşi Sözlük’ten duyuyorlar. İşte bu şerait altında zaten her ay çıkmakta zorlanan dergi, her köşe başında, “Gelin kitabı benden alın, mahallenizin kitapçısı batsa da olur” diyerek sinsizce gülümseyen kitap marketinin de çabalarıyla bu ay bir kısmımızın evlerine ulaşamıyor. Durumumuz net aslında. Nezih bir anlayışla Metis Ajandası’nı yüce değerlerimize..]]> Tue, 22 Feb 2011 20:39:16 +0300 Anadili yasaklı mimar Gaudi https://www.evrensel.net/yazi/630/anadili-yasakli-mimar-gaudi https://www.evrensel.net/yazi/630/anadili-yasakli-mimar-gaudi? Anadilini konuştuğu için tutuklanma, baskıya maruz kalmaların öyküsüne bu yüzyıla sınırladır ne de salt bizim coğrafyamıza özgüdür. İnsanlık tarihi ne yapar eder gün ışığına çıkarır tüm baskıları. Aynen Antoni Gaudi gibi. İspanya’da mimaride Art Nouveau akımının öncüsü olan Gaudi Katalanca konuştuğu için zamanında tutuklanmıştır Katalan ülkesinde yani anavatanında. Gaudi denince ilk anda aklılarına eserleri gelemeyebilecek okurlar için bile sanırım eserlerinin fotoğrafı tanıdık gelecektir. En ünlü eseri kendisinden önce 1882’de yapımına başlanan ve bir yıl sonrasında devraldığı La Sagrada Familia Kilisesi’dir. Günümüzde kendi anadillerini konuşan ve özerk bir yönetime sahip olan Katalanların özgürlüklerine düşkünlükleri sanatın dili ile de bu günlere ulaşmış oldu diyebiliriz. Ama bugün ben sizinle..]]> Tue, 22 Feb 2011 20:38:08 +0300 Faşizmin ‘Öz’ Dili ve özgür Kıbrıs! https://www.evrensel.net/yazi/289/fasizmin-oz-dili-ve-ozgur-kibris https://www.evrensel.net/yazi/289/fasizmin-oz-dili-ve-ozgur-kibris? Devlet makamından şahıslar üstüne konuşmanın demode olduğu zamanlardayız. Artık devletliler, devlet, kendi yerine ondan çok daha afili laflar edebilecek adamlara sahipler. Efendiler ve sahipleri arasındaki bu derin ilişkiyi açığa çıkarmak için çek senet defterine ihtiyacımız yok. Temiz bir söylem analizi bize yetiyor da artıyor. Hatta işin akademik boyutundan haberdar olmaya gerek yok, ırkçılar ve milliyetçiler, köşelerinden bize “Bu vatan bizim, siz hain dalkavuklarsınız” diye bağırmakta tereddüt bile etmiyorlar. Irkçı olmak bu ülkede suç değil, hatta ceza evinde evlilik ve alınan kilolarla ya da en çok okunan gazetede bir köşeyle ödüllendirilebiliyor. 11 Şubat 2011 tarihli statükonun amiral gemisi Hürriyet’teki yazısında Yılmaz Özdil aslında hepimize “ayağımızı denk almamız gerektiğini” söyleyen o afili ceketli bol yıldı..]]> Thu, 17 Feb 2011 19:49:49 +0300 Eğitilenler yollarda https://www.evrensel.net/yazi/287/egitilenler-yollarda https://www.evrensel.net/yazi/287/egitilenler-yollarda? Okullar açıldı açılmasına ama eğitime dair en gür ses asistan hekimlerden geldi geçen hafta. Hani tüm öğrenci seçme sınavlarından önce ‘tavsiyeler’ başlığında görüşü alınan meslek grubundan. Hatırlayacak olursak hemen öncesinde de onların üniversitedeki hocaları sokağa çıkmış ve sağlık bakanını özür dilemeye çağırmışlardı. Sanırım tıp öğrencilerini ise geçen seneki mezuniyet törenlerindeki konuşmalarından hatırlıyoruz. Mevcut tıp eğitiminin geldiği noktayı bir çalışma daha önce gözler önüne sermişti. Tıp son sınıf öğrencilerine sorulan “anne babanızı mezun olduktan sonra kendinize veya bir sınıf arkadaşınıza muayene ettirirmisiniz?” sorusuna verilen yanıt belkide sözün bittiği yerdi: “Hayır!” Sınav denince mevcut düzenin “organize işi” sınav öncesi öğrenci raporlarını u..]]> Thu, 17 Feb 2011 19:45:40 +0300