Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Kadına karşı şiddet https://www.evrensel.net/yazi/82648/kadina-karsi-siddet https://www.evrensel.net/yazi/82648/kadina-karsi-siddet? Kadına karşı kadın olduğu için kullanılan şiddetin kökeninde cinselliğimizin üreme temelinde toplumsallaştırılmış olmasının bulunduğunu düşünürüm. Kadının rahminde oluşup, kadının rahminde gelişen ve kadının rahminden kadından ‘farklı bir birey’ olarak ayrılma süreci, yani yeniden üreme, insanın yeniden üremesi evrim bilim açısından yakın zamanlara kadar kaçınılmaz, zorunlu bir biyolojik olgu olarak görülmüştür. Ve kaçınılmaz kabul edilen bu biyolojik olgu tarihsel süreçte kültürel alana damgasını vurmuş, türümüzün toplumsallaşma ya da toplumsallaştırılma serüveninin belki de en belirleyici fikriyatına ilham kaynağı olmuştur. Cinsellik üreme ekseninde toplumsallaştırıldı; kendi türünü toplumsallaştırabilme yetisi kazanamamış diğer canlı türlerinden üstünlüğümüzün önemli g..]]> Sun, 11 Nov 2018 03:16:14 +0300 Varlığımızı armağan edelim mi, etmeyelim mi? https://www.evrensel.net/yazi/82508/varligimizi-armagan-edelim-mi-etmeyelim-mi https://www.evrensel.net/yazi/82508/varligimizi-armagan-edelim-mi-etmeyelim-mi? İdari yargı karar verdi, okullarda öğrencilerin ant içme zorunluğunu kaldıran işlemi iptal etti. Milli irade devletini savunan, bu devletin temellerini atan anayasa değişikliğini hazırlayan, kaleme alan, gerekçelendiren ve uygulamayı milli irade devletiyle uyumlu hale getirmeye çabalayan çevreler bir kızgınlar ki, sormayın! Ben ise bu kızgın çevreye kızıyorum; savundukları ve düzenlenmesinde mimarları oldukları milli irade devletini hiç mi hiç anlamamışlar. Eski Türkiye’nin despotik devlet hukukunda yer alan anlayışa sarılmışlar, haklılıklarını savunuyorlar. Ezcümle şöyle diyorlar: İdari yargı icra organının yerine geçerek karar alamaz, alırsa yetkilerini aşar; bu birinci iddia. Ant yine zorunlu kılınırsa (akıllarına getirip sıraladıkları) özgürlükler ihlal edilir; bu ikinci iddia. İddiaları yanıtlıyorum: Milli irade devleti niye kuruldu? Milli irade ideolojisi toplumsal ya..]]> Sun, 21 Oct 2018 04:45:42 +0300 Hukuk devleti? https://www.evrensel.net/yazi/82457/hukuk-devleti https://www.evrensel.net/yazi/82457/hukuk-devleti? Rahip Brunson kararı, davayla ya da davayla olmasa bile ülkenin siyasi sağlığıyla ilgilenenleri ikiye böldü. Kimine göre, karar yargının bağımsız olduğunu, dolayısıyla hukuk devletinde yaşadığımızı kanıtladı. Kimine göre ise, karar yargının bağımsız olmadığını, dolayısıyla hukuk devletinde yaşamadığımızı kanıtladı. Kim haklı? Soruna milli irade devletinin yargı anlayışı ve örgütlenmesi açısından yaklaşılırsa, Brunson kararı yargı bağımsızlığının kanıtı olarak gösterilebilir. Çünkü, milli irade zannedildiği gibi oy sayısının üstünlüğüne göre belirlenen millet iradesi değildir; milli irade, ideolojik olarak belirlenmiş/tanımlanmış, kurgulanmış siyasi bir anlayıştır ve toplumu kendi belirlemeleri temelinde örgütlemeye yöneliktir. Milli irade, milli irade ideolojisinin en önde gelen mücahiti tarafından temsil edilir. Milli irade devletine gelince, bu devlet bi&ccedi..]]> Sun, 14 Oct 2018 04:33:53 +0300 Avukatın dokunulmazlığına dokunulursa... https://www.evrensel.net/yazi/82409/avukatin-dokunulmazligina-dokunulursa https://www.evrensel.net/yazi/82409/avukatin-dokunulmazligina-dokunulursa? Yıllar önce hukuktan istifa ettim. Bunu ben biliyorum, eşim biliyor; bir-iki gazeteci, üç-dört arkadaşım da biliyor olabilirler. Bir de Hukuk biliyor… “‘Müstafi-i Hukuk Cemiyeti’ kuralım” istedim, hukukun yokluğundan dem vuranların sayısı arttıkça artıyor, ama ‘hukuktan istifa’ edeni yok; cemiyet kurmaya elverişli sayıda ‘hukuktan müstafi’ oluşmadı, hatta ben tek kaldım, cemiyet kurulamadı. İstifa ettiğim hukukun ülkemiz işlerine dair düşünce oluşturmaktan vazgeçmiştim ki, iki uygulama karşısında beynim beni dinlemedi; uyurken olmalı, yokluğumda ve bana rağmen ürettiği ve Evrensel’deki köşemde yazmaya zorladığı şu düşünceyle dürtükledi beni. Beynimin yokluğumda ürettiği düşünceyi, aynen onun yazmamı istediği biçimde aktarıyorum: “Prof. Dr. Öget Öktem Tanör’ün yargıland..]]> Sun, 07 Oct 2018 03:30:58 +0300 Bir başka gemi https://www.evrensel.net/yazi/82269/bir-baska-gemi https://www.evrensel.net/yazi/82269/bir-baska-gemi? Yıllar geçmiş Moustaki’yi en son dinlediğimden bu yana. Sanki savaşlar süregelmiyormuş gibi, burnumuzun dibinde süregelen ancak yok var sayılan savaşın dengeleri (ne dengesiyse bu) bozacak yönde gelişme olasılığı gündeme düştü; somun pehlivanlarının ilk kez savaş alanına çıkarmış gibi söylediklerini dinler, yazdıklarını okurken, nedendir bilmem, hafızamdan Moustaki’nin gitarından çıkma notalar fışkırdı, dilime Moustaki’nin o notalarla melodileşmiş sözleri takıldı; Sürekli mutluluk halini ve tüm ayrıcalıkların herkesin hakkı olduğunu ilan ediyorum Gençlik günlerimde, Paris’in sokaklarından parke taşlar sökülüp her yere asfalt dökülmeden önceki yıllarda, Moustaki’yi dinlemenin ayrı bir keyfi ve heyecanı vardı; coşkumuza umut dolu coşku katardı sözleri… Savaşların meşruiyetini öldüren adaleti cezalandıran &oum..]]> Sun, 16 Sep 2018 04:20:14 +0300 Saçmalamanın sınırı yoktur https://www.evrensel.net/yazi/82180/sacmalamanin-siniri-yoktur https://www.evrensel.net/yazi/82180/sacmalamanin-siniri-yoktur? Yıllar önce sahneye çıkardı ve ben onu sempatik bulurdum; müzik bilgisi edinir de çok çalışırsa ve bir de ilgi alanına ciddi okumaları koyarsa oldukça iyi bir şarkıcı olacağını düşünürdüm. O günlerdeki yaşama ilişkin tercihleri tartışılırdı; tercihlerinin onu bıçak sırtında ilerlemeye mahkûm ettiğini düşünsem de, başkalarıyla, örneğin eşimle, sohbetlerimizde hiç tanımadığım halde, nedendir bilmem, desteklerdim. Sonra ben adını duymaz oldum; ‘bıçak sırtından olumsuzluklar yönüne kaykıldı’ herhalde diye üzüldüm. Sonra, yeniden adı duyulur oldu; ‘bıçak sırtında yeniden dikildi sanırım’ dedim, sevindim. Tercihleri değişmiş miydi, tercihlerini dilediği gibi yaşayabileceği donanıma kavuşmuş muydu, öğrenebilme olanağım olmadı, niye olsun ki, ama dediğim gibi sevindim. Derken, evrim bilimin derinliklerinde sanılsalar da bulu..]]> Sun, 02 Sep 2018 04:38:04 +0300 Değerlerin toplumsal temsili https://www.evrensel.net/yazi/82046/degerlerin-toplumsal-temsili https://www.evrensel.net/yazi/82046/degerlerin-toplumsal-temsili? Lira, dolar ve avro ve başkaca bazı yabancı para birimleri karşısında sürekli değer kaybediyor. Peki ben değer kaybediyor muyum? Siyaset alanında tek veri sadece liranın değer kaybından yola çıkar, eksi göstergelere atıfla ekonomik çıkmazları iktidarın çıkmazına indirgemekle yetinilirse, kapitalist sistemin eleştirisi bile yapılmış olmaz. Sistemi mevcut iktidarın tıkadığı, iktidarı değiştirmekle çıkmazın aşılacağı yanılgısı üzerine kurulacak bir siyasi çizginin iktidar olma şansı yoktur. Günü çoktan gelmişti, geçiyor; artık ‘milli irade’ fikriyatını ve bu fikriyatın kurguladığı devlet yapısını anlamaya çalışmak gerekiyor. Niye mi? Ülkemizde kapitalizm şu anda bu fikriyat ve devlet yapısı altında egemenliğini sürdürüyor da ondan. Siyaset alanına tek veri sadece ‘ben değer kaybediyor muyum’ sorusuna yanıtla çıkılırsa, belki önümüz&uum..]]> Sun, 12 Aug 2018 03:35:36 +0300 Bilgeliğin yeni türü https://www.evrensel.net/yazi/81960/bilgeligin-yeni-turu https://www.evrensel.net/yazi/81960/bilgeligin-yeni-turu? Yıllar önce kafamı Türkiye’de ‘bilge’ olabilmenin toplumsallaşma sürecindeki gelişim aşamalarına takmıştım. Önce ‘devlet’ yapılanmasını ‘kamu bilgeliğinin’ devamlılığıyla güçlendiren kurumsal bilgi aktarımı sistemini keşfetmiştim. Devletin belli kademelerdeki makamlarına atanan ya da seçilen kişinin sanki uyurken beyni açılıyor, tüm kıvrımlara birkaç yüz yıllık deneyimin yaşanmışlığı, her konunun ve her anın türlü çeşitli ‘Doğruluğu tartışılmaz, sorgulanamaz biçimde kanıtlanmış bilgileri’ yükleniyordu. Böylece atanmışlar, örneğin genelkurmay başkanı, genel müdür, vali, kaymakam vb. ve seçilmişler, örneğin hükümet üyeleri yani Başbakan, bakanlar vb. görevleri süresince her konuda en doğruya, en iyiye, en gerekliye derin, zengin, engin bir kültürel birikime istinaden anında e..]]> Sun, 29 Jul 2018 04:21:04 +0300 Kutsalı korumak https://www.evrensel.net/yazi/81841/kutsali-korumak https://www.evrensel.net/yazi/81841/kutsali-korumak? Molekülleri, atomları bulunmayan; kısaca evrenin hiçbir köşesinde izine rastlanmayan kurgusal bir varoluş biçimine değer atfedilebilir. Bunu sadece insan türünün bireyleri yapabilirler. Hatta sapiens insanın evrimindeki en belirleyici eşiğin insan türü bireyinin bilişsel devrim sürecinde bu yetiyi kazanmasıyla aşıldığı söylenebilir. Kurgusal bir varoluş biçimine değer atfettiniz mi, bu değerin gerekliliğini ve önemini ancak o varoluş biçimindeki yokluğu yokluk olmaktan çıkartıp, sadece mütevekkil, itaatkar bir inançla ve ancak soyutluğun derinlerinde kavranabilen bir somutlukmuş gibi sunan fikriyatı oluşturabilmeniz gerekir. Bu durumda sorunlar biri diğerinin peşi sıra, ard arda karşınıza dikiliverir; öncelikle oluşturduğunuz fikriyata taraftar kazanmanız gerekir, yetmez, taraftarların fikriyata atfedilen varsayımsal değerin dokunulamaz ve sorgulanamaz sırrı etrafında ölüm&uu..]]> Sun, 08 Jul 2018 03:35:04 +0300 Ayaklı beyni öldürmek... https://www.evrensel.net/yazi/81787/ayakli-beyni-oldurmek https://www.evrensel.net/yazi/81787/ayakli-beyni-oldurmek? En içlerinden “vah vah!” çekerek acıma duygularını kederli bakışlarında şekillendiren meraklılar topluluğu ile türlü çeşitli “Oh olsun!” ifadeleri üretip kızgınlıklarını dışa vuran her daim öfkeliler topluluğunun birbirine karıştığı bir ortamdı. An, ‘ya acı ve üzül ya kız ve öfkelen’ zamanı, mekan, tabir-i amiyane, ‘tımarhane’ önü meydanlıktı. Meydanda toplananalar ‘Çağın dahi bilim insanının’ ya da ‘Ayaklı beyni öldürenin’, dileyen nasıl isterse öyle tanımlar, ki ‘meraklılar topluluğunun’ bireyleri ‘dahinin’, ‘her daim öfkeliler topluluğunun’ bireyleri ise’ katilin’ tımarhane içi cezaevi bölümüne getirilmesini bekliyorlardı. Rivayet muhtelif, anlatımlar değişik, yorumlar çeşitliydi. Meydana bir araç geldi, araçtan ‘..]]> Sun, 01 Jul 2018 03:15:33 +0300 İnsanın siyaset yapar hali https://www.evrensel.net/yazi/81599/insanin-siyaset-yapar-hali https://www.evrensel.net/yazi/81599/insanin-siyaset-yapar-hali? Evde birlikte yaşadığımız kedi ‘Çocuk’ ve onu doğuran ‘Biber’ ile kurduğum ilişkiden esinlenmiş, kedi bireyiyle insan bireyi arasında tahayyül edeceğim sohbetlerle ‘türlerin farklı bilimsel değerlendirmeleri’ esasına dayalı ‘siyaset halleri’ yazı dizisi kurgulayacaktım; Onu doğuran Biber öldü, ‘bilim kedisini’ Çocuk temsil edecekti, ben kendim olarak kalacaktım, karşılıklı kedilik ve insanlık halleri üzerine çeşitlemeler yapacaktık ve ben kurguladığım sohbetleri Evrensel’deki köşeme yazılı aktaracaktım. Farklı bir Tom ve Jerry serüveni düşlemiştim; Tom’u (kedi) bu kez ben (yani insan bireyi) canlandırırken, Jerry’yi (fare) Çocuk (yani kedi bireyi) oynayacaktı. Böylece insanın ürettiği ‘canlılar içinde insan en üst türdür’ fikriyatının çeşitli tezahürlerine karşı kedi bilimselliği dalga g..]]> Sun, 03 Jun 2018 03:48:50 +0300 Fizik ya da dedikodu https://www.evrensel.net/yazi/81505/fizik-ya-da-dedikodu https://www.evrensel.net/yazi/81505/fizik-ya-da-dedikodu? Öyle oldu, böyle oldu, bilişsel devrim uç vermesinden çok uzun yıllar sonra ‘memeliler’ diye etiketlemeyi bilimsel bulduğumuz canlılardan farklılaşarak, yine bilimsel olarak ‘insan’ etiketi altında sınıflandırdığımız ve sonunda kendimizden (Sapiens insan) ibaret kalan bizlerin evrimsel gelişimini yönlendirdi, gelişimin biçimlenmesinde belirleyici etkenlerden belki de en önemlisi oldu; toplumsallaşma ve toplumsallaşırken esnek iş bölümü temelinde toplumsal yapılar oluşturma sürecini araştıranlar açısından en gizemli ve heyecan verici konu sanırım kimilerinin nasıl olup da soyut, varsayımsal kurgular üretmeyi başarabildikleri ve bu kurguların nasıl olup da başkalarının düşüncelerini ve uygun davranış biçimlerini doğrudan ya da dolaylı etkiyebilmiş olmasıdır.Uyku tutmayanlara hayallerinde koyun sürüleri oluşturmaları ve koyunları teker teker saymaları önerilir. ..]]> Sun, 20 May 2018 03:18:42 +0300 Vatana ihanet https://www.evrensel.net/yazi/81270/vatana-ihanet https://www.evrensel.net/yazi/81270/vatana-ihanet? Öyle oldu, böyle oldu, ne olduysa, neden olduysa, nasıl olduysa oldu, hava, su, toprak oldu, sonrasında canlılar, canlılardan da insan oldu. Öyle oldu, böyle oldu, ne olduysa, neden olduysa, nasıl olduysa oldu, canlı türlerinden insan toprağın belli parçasını mekan tuttu; mekan tuttuğu toprak parçasının içindeki, çevresindeki suyu, üstündeki havayı da mekanından saydı. Yetinmedi toprağın altındaki, yüzeyindeki, üstündeki varlığını bildiği bilmediği her şeyi mekanının tamamlayıcısıdır diye sahiplendi. Gel zaman git zaman, öyle ya da böyle, mekan tuttuğu toprağı; toprağın yüzeyinde ve altında, içindeki ve çevresindeki suda, üstündeki havada varlığını bildiği, bilmediği her şeyi birlikte kapsayacak biçimde kendi çizdiği sınırlar içine yerleştirdi ve çizilen sınırlar içinde kalan kısmı ‘vatan’ diye tanımladı, öyle belledi. ..]]> Sun, 15 Apr 2018 04:23:26 +0300 İrade https://www.evrensel.net/yazi/81228/irade https://www.evrensel.net/yazi/81228/irade? Kutsal Dava ifadesi, neyi anlatıyor bilmem, iktidar partisi sözcüleri açıklamalarının aktarmacısıyım, kurumsallaştırılan ‘siyasetin’ programıymış; bu program için, yani Kutsal Dava uğruna yürekler seferber edilmiş, gönüller açılmış, parti yönetimi ve devletin yönetimi kendi ikballeri için çalışanlara değil, Kutsal Dava için mücadele edeceklere bırakılıyormuş, bırakılacakmış. Yolumun düştüğü hemen her yerde, bazen bir apartman boyu, bazen uzunlamasına ya da diklemesine dikdörtgen bez afişler, bazen onlarcası yan yana dizilmiş kağıt baskı resimli afişler ‘Kutsal Dava’yı vurguluyor, vurgulamak ne söz, neredeyse gözüme sokuyor; Kutsal Dava mesajını taşıyan türlü çeşitli görseller, mekanda kapladıkları yerlerden, önce 2023, sonra 2054, daha sonra 2071 yıllarına önem atfederek zamanın geleceğine uzanıyorlar. Geç..]]> Sun, 08 Apr 2018 03:40:43 +0300 Yaşam-ölüm döngüsü https://www.evrensel.net/yazi/81186/yasam-olum-dongusu https://www.evrensel.net/yazi/81186/yasam-olum-dongusu? Ölümün tarihi üzerine çalışan günümüz tarihçilerinin bulguları, on binler yıl öncesinden başlayarak gezegenimizin tüm topraklarına yayılmış insan topluluklarının ölüme yükledikleri anlamda aynı özü bulabileceğimizi gösteriyor; çağlar boyu çeşitlenen kültürlerin, aralarındaki büyük farklılıklara karşın yaşam-ölüm döngüsünü ve bu döngünün çekirdeğine sıkıştırılan ölümü aynı öz temelinde anlamlandırması şaşırtıcı görünebilir. Niye şaşıralım ki? Etrafınıza bir bakın; milyonlarca, milyarlarca değişik türden, her biri özgün yaşam formu oluşturan ‘canlı varlıklarla’ birlikte yaşıyoruz. Ve özgün yaşam formu oluşturan her canlı varlık varlığını, kendi özelliklerini yitirmeme temel güdüsüyle ‘canlılığını’ koruyarak ve &uum..]]> Sun, 01 Apr 2018 05:03:02 +0300 Bıçak ve düşünce https://www.evrensel.net/yazi/81084/bicak-ve-dusunce https://www.evrensel.net/yazi/81084/bicak-ve-dusunce? Bıçak; gözle görülen, işlevleri kapsamında kullanılabilen, üretilmesi, evde bulundurulması ve kullanılması yasak olmayan bir alettir. Ancak, bıçağın kesici ve delici işlevi, örneğin birisine zarar vermek, yani somut bir olayda, somut olarak birisini yaralamak ya da öldürmek amacıyla kullanılırsa ‘suç aleti’ addolunur, suçun delillerinden biri olarak el konulur, yargılama sonuna kadar tutulur; bıçak asla ‘sanığın kendisi’ olmaz, yani, suç hiçbir şekilde bıçak ile zarar gören arasında kurulması yasaklanmış bir ilişki temelinde kurgulanıp düzenlenmez; suç, sanık ile zarar gören arasında kurulması yasaklanmış bir ilişki temelinde kurgulanır.Bıçak sadece suç aletidir. Suç aleti ile sanık özdeşleştirilmez; yargılama faaliyetinin amacı, sanığın suç aleti bıçağı somut olayda, somut olarak zarar görene karşı kull..]]> Sun, 18 Mar 2018 04:00:08 +0300 Zırvada ciddiyet https://www.evrensel.net/yazi/81039/zirvada-ciddiyet https://www.evrensel.net/yazi/81039/zirvada-ciddiyet? Memleketim sahnesindeyim, şaşkın ve asude tünemişim bir, nerden buldum taburede ışıklar ve ışıklar; hepten çok bilmişler mekanı sahne musiki işitsel, tarih bilinmezden aktarım, seslerde zirve dokunur gibi yapsam seslere sesler fikriyat, fikriyat sahnenin düzeni sanki şurada bin dört yüz yıl öncesi burada ondan da evvelsi dişi, bacı, ana, nazikane hanımefendi veciz olanı bayandır,bayana kadın diyemem altımda taburem, ne söyleyeceğim bilemem. Anayasa mahkemesi “Küçük çocukların eğitilmesinde öğretmen olarak çalışmak isteyenlerin diğer kişilerin tabi olmadığı bazı sınırlamalara tabi olmaları doğaldır” diyerek eşcinsel kimliği nedeniyle meslekten ihraç edilen Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenine “ayrımcılık yapılmadığına” karar vermiş. İki üye karşı oy kullanmış. Karşı oy gerekçesi: “Anayasa’da devletin resmi cinsel yöne..]]> Sun, 11 Mar 2018 04:55:34 +0300 'Yaşlılara sırf yaşlı olmaları nedeniyle yer vermeyin' https://www.evrensel.net/yazi/80991/yaslilara-sirf-yasli-olmalari-nedeniyle-yer-vermeyin https://www.evrensel.net/yazi/80991/yaslilara-sirf-yasli-olmalari-nedeniyle-yer-vermeyin? Yaşlılık biyolojik bir olgudur. Olsa olsa yaşayanlar arası daha az ya da daha çok kıdemli yaşıyor olmayı anlatır. Buna karşılık; Yaşlılara, yaşlı oldukları için toplu taşıma araçlarında yer vermek; Yaşlılara, yaşlı oldukları için toplu taşıma aracına binerken-inerken öncelik tanımak; Yaşlılara, yaşlı oldukları için ‘ana’, ‘baba’, ‘dede’, ‘teyze’, ‘amca’ diye hitap etmek; Yaşlılara, yaşlı oldukları için, öfkelenildiğinde ‘Yaşlı olmasan görürdün’ diye tehdit savurmak; Yaşlılara, yaşlı oldukları için ‘Yaşından utan!’ diye söze başlayarak aklınca aşağılamak; Yaşlılara, yaşlı oldukları için çok sıcak ya da çok soğuk havalarda sokağa çıkmayı çok görmek; Yaşlılara, yaşlı oldukları için cinselliklerini toplumsallığın doğasına aykırı görmek; Yaşlılara, yaşl..]]> Sun, 04 Mar 2018 04:06:52 +0300 Suçun suretinde suça dönüştürülen düşünce https://www.evrensel.net/yazi/80951/sucun-suretinde-suca-donusturulen-dusunce https://www.evrensel.net/yazi/80951/sucun-suretinde-suca-donusturulen-dusunce? Ülkemin siyasi iktidarları hapis cezasını pek bir benimsemişlerdir. Geçmişteki, bugünkü ceza kanunlarına bir göz atın, hapis cezaları ile müeyyidelendirilmiş bir yığın suç düzenlemesi bulursunuz. Suçlu olarak mahkum ettiklerimizi uzun yıllar cezaevlerinde tutmayı da kah suçluyu topluma kazandırma süreci olarak açıklarız, kah başkalarını aynı ya da benzeri suçlardan caydırıcı etkisi olacağı inancıyla olumlarız. Her iki gerekçe de kanıtlanmış olmaktan çok ileri sürülegelmiştir. Bu gerekçeler gerçeğin tümünü yansıtmaz ancak doğruymuş gibi kabullenilir, gerçekmiş gibi yaşanır. Hapis cezası, aslında, özgürlüğe olan yabancılaşmanın intikamcı güdülerle toplumsallaştırılmış halini ifade eder. Hapis cezasına böyle bir öz atfettiklerini siyasi iktidarlara asla kabul ettiremezsiniz. Oysa, toplumsal yaşamda hapis cezalarına, hat..]]> Sun, 25 Feb 2018 04:15:51 +0300 Evrende sen ve ben https://www.evrensel.net/yazi/80903/evrende-sen-ve-ben https://www.evrensel.net/yazi/80903/evrende-sen-ve-ben? Seni tanımam, tanışmayız; kendince güvenli yerlerde gezinirsin, yollarımız çakışmaz; benim bulunamayacağım yerlerde konuşursun, söylediklerine sıcağı sıcağına, karşında gözlerine bakarak yanıt veremem, yorum yapamam. Kendini güçle mücehhez olanın himayesine sunmuşsundur, güçlünün gölgesindeki himayeyi kendi gücün sanırsın; teb’a kaydettirmişsindir kendini. Aslında, bu gibi çok sayıda olanlardan herhangi birisindir; o herhangi biri senle karşı karşıya konuşur olabilsek sana geçmiş zamanın ‘bir varmış, bir yokmuş’ diye başlayan masalıyla ‘sen ve ben’ öyküsünü anlatmak isterdim; şöyle seslenirdim sana: “Milyar yıllar geçmiş; geriye dön, geçmiş oluşurken yani geçmişin başlangıcı öncesinde sen yoksun, ben yokum, atalarımız dediklerimiz yok, her şey yeni başlıyor; başlıyor ve sürüyor… Şimdile..]]> Sun, 18 Feb 2018 04:55:45 +0300 Baronun avukatları https://www.evrensel.net/yazi/80858/baronun-avukatlari https://www.evrensel.net/yazi/80858/baronun-avukatlari? Demokrasi dediğimiz devlet biçimi söz konusu olduğunda, baro, yargının yapılandırılmasında yer alan ‘savunma’ kurumunun örgütlenmiş yapısıdır. Tıpkı, Savcılar Yüksek Kurulunun yargının yapılandırılmasında yer alan ‘iddia’ kurumunun örgütlenmiş yapısı olması gibi. Yani demokrasi dediğimiz devlet biçiminde yargı üç temel yapı üzerine kurulur, yapılandırılır, örgütlenir ve böylece işlerlik kazanır: İddia-savcı, savunma-avukat ve hüküm-yargıç. İddia kurumunun örgütlü yapısı Savcılar Yüksek Kuruludur ve bu kurumun uygulamada işlerliğini savcı sağlar. Savunma kurumunun örgütlü yapısı barodur ve bu kurumun uygulamada işlerliğini avukat sağlar. Hüküm kurumunun örgütlü yapısı Hakimler Yüksek Kuruludur ve bu kurumun uygulamada işlerliğini yargıç sağlar. Yani demokrasi denen devlet biçiminde baro..]]> Sun, 11 Feb 2018 04:49:31 +0300 Doğru oturalım eğri konuşalım https://www.evrensel.net/yazi/80814/dogru-oturalim-egri-konusalim https://www.evrensel.net/yazi/80814/dogru-oturalim-egri-konusalim? Barışı savunmanın sık da olsa arada sırada, savaşa karşı çıkmanın her an soruşturma konusu eylemler olarak değerlendirildiği bir siyasi fikir ortamında, bir arada bulunmayı gittikçe zorlaştıran yeni toplumsal yaşam resmi emir-kuralları oluşuyor. Savaş değil operasyon, yanıldım galiba, operasyon da değil harekât denilmesi gerekiyormuş olup bitenden söz edilirken. Bu bir. Harekâta karşı çıkmak, hatta harekâtı savaş diye adlandırarak karşı çıkmak, üstelik milli ve yerli olmasa da ÖSO’yu dost/müttefik, terör karşıtı kader yoldaşı, Kuvayı Milliye olarak tanıtmadan karşı çıkmak ihanetmiş. Bu iki. Öylesine ihanetmiş ki, halkta önlenemez kin ve nefret doğururmuş, halkı galeyana getirirmiş. Bu da üç. Bu emir-kurallara uymayanları destekleyebilmek ya da onlarla dayanışabilmek, onlara sempati duyabilmek için savcılıklarca ve güvenilir/inanılır gazeteci, televizyoncu, ilahiyat&..]]> Sun, 04 Feb 2018 04:15:25 +0300 İçimden özgürlüksüz https://www.evrensel.net/yazi/80724/icimden-ozgurluksuz https://www.evrensel.net/yazi/80724/icimden-ozgurluksuz? İlk satırından şaşırarak, heyecanı coşkuyla doruğa taşıyarak okunan kitaplardan hafızaya kaydedilmiş anlatımlar dışa aktarıldığında, bu düşüncelerin uygulamasının kesin siyasi zaferlere ulaştıracağına inanılan dönemler kuşağının yaşayanlarıyla, beyinlerindeki milyarlarca hücrenin birbirleriyle kurduğu bağlantılar şablonunun bilgisayar programlarının algoritmasından kopyalanmasına doğru ilerleyen yaşadığımız dönemler kuşağının gençliği arasında sıkışıp kalmak, bir de çaresizlik ve bıkkınlık duygularının girdabına kapılmışsanız, sonu inzivaya giden yolda tükenmeye başladığınızı fark ettiriverir aniden. Sıkışıp kalmışlık gerçeklikse; gerçekliğimde hapsolmuş durumumu çözümsüz görmeye de başlamışsam, düşüncelerimin derinliğinde özgürlüksüzlüğün hicabını yaşar, ölüme meydan okumak bir yana, ona boyun eğmeye mi başladım, diye sorarım kendime. ‘The..]]> Sun, 21 Jan 2018 03:49:55 +0300 Hukuk mu dediniz? https://www.evrensel.net/yazi/80677/hukuk-mu-dediniz https://www.evrensel.net/yazi/80677/hukuk-mu-dediniz? Sanırım hukuku doğada bir yerlerde saklı, bulup da evrensel oluşum, gelişim ve dönüşüm, hatta evrensellikten küreselliğe yayılış kurallarını keşfettiğimizde her şeyin mükemmelliğe evrimleşeceği bir ilişkiler sürecinin anahtarı zannediyoruz. Anayasa Mahkemesi karar vermiş. İlk derece ceza mahkemesi bazı sanıkların tutukluluk hallerine son versin istemiş. İlk derece ceza mahkemesi kararı takmamış, doğru bildiğinden şaşmamış, tutukluluğa devam demiş. Ve ülkenin olup bitenle ilgilenen düşünenleri ikiye bölünmüş. Bir kısım düşünenler, Anayasa Mahkemesi kararına herkes, her devlet kurumu uymak zorundadır; bizim Anayasamız böyle söyler, evrensel hukuk bunu gerektirir, diyorlar Bir başka kısım düşünenler ise, Anayasa Mahkemesi yetkisini aşmış ve kendini ilk derece ceza mahkemesi yerine koyarak vermemesi gereken, hatta bize göre vermesi yasak bir karar vermiştir; zaten Anayasa Mahkem..]]> Sun, 14 Jan 2018 04:15:10 +0300 Öfke https://www.evrensel.net/yazi/80497/ofke https://www.evrensel.net/yazi/80497/ofke? Toplum, sanki en zararsız titreşimde ikiye bölünmeye programlanmış, her anın o anlık yorumunda deprem sarsıntısı algılıyor; birbirini dışlamayı kabadayılık sanan, biri diğerini yok etmeyi, yok edemeyip dize de getiremediğini ülkeden sürmeyi tasarlayan siyasi sürükleyiciler korosu ses vermeye görsünler, ses böğürtüye dönüşüyor, böğürtünün atomları ve molekülleri olmazın olmazı dizilmiş tiz içeriği şaşmıyor, insanlar derhal kendi kamplarında yerlerini alıyorlar. Temel iki kamp; her kampın kendine göre alt başlıklarla ayrışmış alt kampları… Alt kamplarda mevzilenmiş insanlar. İnsanların birbiriyle ilişkilerinde, siyasi sürükleyiciler korosunun ürettiği böğürtünün gerilim dalgalarından fışkıran öfke belirleyicilik kazanıyor. Sevgisizlik ya da istediği gibi olmayandan duyulan huzursuzluk için için kaynıyor ve kızgınlığı &..]]> Sun, 17 Dec 2017 04:57:30 +0300 ‘Bir de kahve söyle’ https://www.evrensel.net/yazi/80397/bir-de-kahve-soyle https://www.evrensel.net/yazi/80397/bir-de-kahve-soyle? Onlarca yıl önce, yaşı yaşıma yakın olanlar bilirler, mahallenin kavgadan hoşlanmayan veya şiddete başvurmak istemeyen ya da bireysel gücünü yeterli bulmayan çocukları kendilerine karşı haksızlık edildiğini düşündüklerinde güçlü kuvvetli, kavgacı, gözü pek sokak arkadaşlarını bir ‘otoriteye’, bu ‘otorite’ baba, anne , ağabey, öğretmen, sokağın kabadayısı olabilir, şikayet etmekle tehdit ettiklerinde haklarını aradıklarını sanırlardı. Hak arama yolundaki bu ümitsiz sözlü macera hep aynı yanıtla sonuçlanırdı: “Git söyle, bir de benden kahve söyle”. “Bir de kahve söyle”!… “Bir de kahve söyle” söylemini, haklı olmayı bireysel gücünün ölçüsüyle değerlendiren kabadayının şikayet edildiği otoritenin olası tutumunu umursamaz görünerek üstünlü..]]> Sun, 03 Dec 2017 04:15:04 +0300 Anlamadığım ve anladığım https://www.evrensel.net/yazi/80306/anlamadigim-ve-anladigim https://www.evrensel.net/yazi/80306/anlamadigim-ve-anladigim? İçişleri Bakanının içi rahat, gönlü ferah, kendinden emin, kararlı ve cesur tavırla ‘Kandil’e girip oturacağımızı’ müjdelediği sırada, rastlantı mı yoksa birbirini izler satranç hamlesi savaş oyunları dizisi mi anlayamadım, Kandil’de oturabilmek için oradan bir şekilde başka diyarlara sürülmesi gerekenlerin aynısı hatta devamı ilan ettiğimiz başkaları İŞİD savaşçıları ile gizlice anlaşıyor, onların Rakka’dan ağır silahlarıyla birlikte ayrılmalarını sağlıyor. Haberlere göre binlerce IŞİD’li Türkiye’den gidecekleri yerlere dağıtılacaklarmış. Anlayamıyorum; Kandil’dekilerin Rakka’daki devamları, Kandil’in boşaltılmasına yardım ederler ve orada bundan böyle Kandil’dekileri imha etme siyaseti izleyenlerin oturmalarına katkıları olur diye binlerce IŞİD’li savaşçıyı her türlü silahlarıyla yardıma mı gönderiyor? Anlayamıyoru..]]> Sun, 19 Nov 2017 03:51:33 +0300 Korku ve söylentiyi yaşamak https://www.evrensel.net/yazi/80214/korku-ve-soylentiyi-yasamak https://www.evrensel.net/yazi/80214/korku-ve-soylentiyi-yasamak? Kıstırılmışlık duygusu umursamazlığı meşrulaştırmaya görsün, sessizliğin derinlerinde bir yerde, kalabalıkların iktidar sürümü söylentiyi gerçek gibi yaşadıkları toplumsal yaşam kesitinde olan bitene ‘Bana değmeden geçsin gitsin’ der olursunuz. Korkunun çaktırmadan içe vurumudur bu hal. Kendimizi keşfetmemizi, kendimizi yaşamamızı engelleyen bir haldir. Korku, kendi varlığımızı belirleyen duygu olmanın ötesine geçerek, toplumsal davranışın neredeyse hiç sorgulanmayan içgüdüsüne dönüştüğünde, özgürlüğün boyutları dar ve sığ bir siyasi anlayışın , kavrayışın, anlatımın çemberinde sıkışır kalır. Korku özgürlüğün kurdudur. Korku fark edilmeden toplumsallaştı mı, iktidar gücüne dönüşür ve kalabalıkları tasarlandığı gibi yönlendirmenin en etkin araçlarından biri olur...]]> Sun, 05 Nov 2017 03:31:26 +0300 Yerli ve milli geçmişimize dönmek https://www.evrensel.net/yazi/80072/yerli-ve-milli-gecmisimize-donmek https://www.evrensel.net/yazi/80072/yerli-ve-milli-gecmisimize-donmek? “Son iki yüz yıldır, özellikle cumhuriyetin kuruluşundan bu yana yaşayamadıklarınızı, biz sizlere bugün, yarının ileri teknolojisinin ürünlerinden yararlandırarak yaşatıyoruz, yaşayacağız”. Tartışma ortamları yaratılarak açıklığa kavuşturulmaktan çok, yandaş koroların tek sesli ve yönlü seslendirmeleriyle söylenegelerek ezberlettirilen, ezberlendiği için ne olduğu anlaşılmayan, ne olduğunun anlaşılmaması umursanmaksızın sadece ezberlenip tekrarlanması istenen ‘Yeni Türkiye’ tasarımının siyasi ifadesi böyle özetlenebilir sanıyorum. Bana/bize (sana/size)deniyor ki, ‘İki yüz bilemedik iki yüz elli yıl önce her şey kendi adabımıza, inancımıza, örfümüze ve adetlerimize uygundu; tek belirlemeyle her şey ‘yerli ve milli’ idi. Milli sözcüğü belli bir etnik kökene aidiyeti değil, siyasi sınırlar içinde tebaayı oluştu..]]> Sun, 15 Oct 2017 04:55:40 +0300 Savaş: Ölmek ya da öldürmek https://www.evrensel.net/yazi/79935/savas-olmek-ya-da-oldurmek https://www.evrensel.net/yazi/79935/savas-olmek-ya-da-oldurmek? Savaşın özü ölmek ve öldürmektir. Ölüm karşısında duyulan aczin, onun ödül ya da ceza, cennet ya da cehennem vaadi/tehdidi ile ifade edildiği bir vahşet, yıkım, kıyım ortamının tanımıdır. Öldürülmek istemem; kimi olursa olsun öldürmeyi başarı/zafer/gereklilik/zorunluluk gibi başlıklar altında meşrulaştırmayı erdem saymam. Savaşı savunan ve isteyenler ölüme baştan yenilmiş olanlardır; öldürmenin zafer naralarının ardında yere göğe sığdırılmadığı bir toplumsal zavallılığın başını çeken histeri yiğitleridirler. Savaş ortamı doğal olmayan ancak doğalmışçasına kurgulanan bir ortam olduğu için “neden?” denildiğinde bir neden bulunması gerekiyor. Savaşın çıkmazı nedene dayanıyor olması gerektiğine inanılmasıdır. Savaş çıkartmak isteyen neden bulmak zorundadır. Neden yetmez, savaş nedeninin haklı olması gerekir. Savaş nedeninin haklı ol..]]> Sun, 24 Sep 2017 05:00:33 +0300 Düşüncemden kime ne? https://www.evrensel.net/yazi/79716/dusuncemden-kime-ne https://www.evrensel.net/yazi/79716/dusuncemden-kime-ne? İnsan, üstüne üstlük Sapiens cinsinden insan olmak zor zanaattır. Günümüzden geriye yetmiş bin yıldan başlayarak yaklaşık kırk bin yıldır geçirdiğimiz bilişsel devrimin yükünü gurur duyar taşırız veya sonu gelmez ceza görür çekeriz; önümüzdeki yüzyılların vadettiklerinin heyecanına kapılır, varlığını unuturuz veya önümüzdeki yüzyılların gelmeyeceğini çünkü en azından dünyayı yok edeceğimizi düşünür, varlığına lanet okuruz. Bilişsel devrimi geçmişte başaramadığımız biçimde düşünmemize ve geçmişte kullanamadığımız yeni dillerle iletişim kurabilmemize yol açan tesadüfen de olsa gerçekleşmiş genetik mutasyonlar sürecine bağlar, bu süreçte kendimize özgü kültürel değişimlerin izini süreriz. Ben tüm bu sürecin tarihsel öyküs&u..]]> Sun, 20 Aug 2017 05:05:08 +0300 Düşüncemin özgürlüğü https://www.evrensel.net/yazi/79671/dusuncemin-ozgurlugu https://www.evrensel.net/yazi/79671/dusuncemin-ozgurlugu? Bireylerin toplumsallaşma ya da toplumsallaştırılma sürecini evrim bilimin derinliklerinde araştırmayı, keşfettiğimi sandığım verilerle günümüz toplumsal örgütlenmelerindeki şaşılası sıradan ama bir o kadar da şaşılası dokunulmazlıkları tabulaştırılmış yapıları hukukçu bakışındaki darlığın çerçevesini aşarak açıklayabilmenin düşünsel keyfini yaşar, bundan büyük haz alırım. Kime ne? Söz gelimi, doğal olan cinselliğin tarihsel süreçte üremenin tek yolu olduğu sanısıyla kültürel olarak üremeye endeksli olarak kurgulandığını, toplumun bu kurgunun kutsallığını, dolayısıyla dokunulmazlığını tabulaştıran aile yapılanmaları, akrabalık sistemleri temelinde örgütlendiğini düşünür, günümüzde üremenin cinsellik dışı değişik yollarının varlığını ayan beyan ortaya koyan bilimsel gelişmeleri izler, demek ki derim, artık cinselliğin ü..]]> Sun, 13 Aug 2017 05:00:20 +0300 Yeni bir devlet kuruluyor https://www.evrensel.net/yazi/79633/yeni-bir-devlet-kuruluyor https://www.evrensel.net/yazi/79633/yeni-bir-devlet-kuruluyor? Türkiye yaşadığım ve siyasi gelişmeleri, siyasi mücadeleleri günlük yaşam boyutunda algılayabildiğim bir ülke olmasa; sınırlar ötesinde gerçeklik formatıyla anlatılanları, gerçekliği yansıttığına inanılan yorumları merakla izleyerek olup biteni kavramaya çalışıyor olsam, neyi nereye oturtacağıma karar veremezdim. Örneğin demokratik yeni bir devlet yapısını oluşturma fikriyatının ülke çapında yayılması, tartışılması ve benimsendiğinde halkın bizzat hazırlayacağı anayasa ile uygulanmasının sağlanması amacıyla değişik çevrelerden bir araya gelenlerce benimsenen “Yeni Anayasa Platformu”nun oluşturucu ve düzenleyicilerinden, ülkenin hemen her bölgesine gidip konuşanlarından biri cumhurbaşkanı başdanışmanlarından olmuş, referanduma sunulan anayasa değişikliğiyle temelleri atılacak yeni devlet örgütlenmesini “devrimci, milli demokratik devrim” tanımlamasıyla övmüşse ve bir diğeri referandum sonrası Ak Parti MKYK üyesi olmuş, katıldığı bir televizyon programında “Şimdi biz yeni bir devlet k..]]> Sun, 06 Aug 2017 04:57:00 +0300 Türlü çeşitli yorumlar https://www.evrensel.net/yazi/79550/turlu-cesitli-yorumlar https://www.evrensel.net/yazi/79550/turlu-cesitli-yorumlar? Yaşam-ölüm üzerine yazmak istedim, günbegün yaklaşan bir ölümü türlü-çeşitli düşüncelerle değerlendiren yorumları okudukça içim elvermedi. ‘Bir ölüm’ yaklaşıyor, ‘hangi ölüm?’ Sözüm ona ‘Toplumun çıkarı, refahı, güvenliği, özgürlüğü..vb.’ amacıyla kurgulanmış, kurulmuş, işlerliği sağlanmış, işleyiş biçimi, işleyiş yönü, işleyiş amacı ve tüm bunların denetimi ve denetimin denetimi tek başına ve sadece iktidar yapılanmasının muktedir gücüne terk edilmiş bir siyasal ortamda, karar alıcı, alınan kararı uygulayıcı, kararın uygulanmasını denetleyici kurumların atanmış ya da seçilmiş yöneticileri zorunlu ve resmi bir uyumla yürüttükleri süreçte istenmeyenleri saptadılar, saptadıklarının bazılarını tasfiye etmeye karar verdiler, kanun yerine geçen kararname düzenini canlandırdılar, tasfiyeye karar verdiklerini yargı kararını gereksiz görerek işlerinden ettiler, mülklerinden ettiler, gelirlerinden ettiler, özgürlüklerinden ettiler, vb... Yani gerektiğinde güvenlik güçlerinin gücüyle daha ..]]> Sun, 23 Jul 2017 05:00:05 +0300 Nereye ? https://www.evrensel.net/yazi/79411/nereye https://www.evrensel.net/yazi/79411/nereye? Birbirleriyle bağlantısız görünen ancak her biri sıkça tekrarlanan, tekrarlandıkça hayatın normal akışı içinde kanıksanmaya başlandığı sanılan bazı gelişmeleri öylesine, sıradan bir akıl yürütmeyle değerlendiriyorum. Değerlendiriyorum ve kendime soruyorum: Nereye? Gözlemlerimden gelişigüzel seçtiğim bir kaçını, gelişigüzel seçilmiş gözlemlerimi sıradan akıl yürütmeyle nasıl değerlendirdiğimi, sonrasında “n’oluyor ya! nereye gidiyoruz?” diye kendime sorduğumda soruya kendimden verdiğim yanıtı, olur da merak eden çıkar belki diye, dinleyenini bulamadığım için okunur umuduyla yazıya döktüm. İşte, dinleyenini bulamadığım için seslendiremediğim, ancak okuyanı çıkar umuduyla yazıyla aktarmaya heveslendiğim düşünce kırıntılarım... Ben hukuktan istifa ettim; kafamı hukuktan sıyırdım, hukuk ölçütünün yerini alan güç ölçütünün ölçü birimlerine ve gücün kullanılanı yok ediciliği yanı sıra kullananı yok eden karşı-güç yönüne taktım. Ölümü yok edici şiddetin gücü olarak kullananın karş..]]> Sun, 02 Jul 2017 04:55:21 +0300 Adalet ve vicdan https://www.evrensel.net/yazi/79314/adalet-ve-vicdan https://www.evrensel.net/yazi/79314/adalet-ve-vicdan? Adalet soyut bir kavramdır; ne olduğuna ilişkin inanıştan inanışa değişen türlü rivayetler vardır. Vicdan da soyut bir kavramdır; onun da ne olduğunu her bir inanış hayallere bürünmüş anlatımlarla kurgular. Yeryüzünde somut gerçeklikler dünyasındaki karmaşıklığın ardında gizlenmiş duran güç ilişkilerinin refahı muktedirler kefesinde ağırlaştıran dengesizliğini göz ardı etmeye yönelik her toplum tasarımı ve uygulayıcıları bu iki soyut kavramı baş tacı eder; adalet gerçekleşebilir sandırılan bir umudun peşinde mutluluk arayışının, vicdan ise uygulamaların umut yolunda kabullenilen rahatlatıcı etkisinin simgeleri olur çıkar. Adalet ve vicdan duygusunun yürekten çıkıp beyine yerleştiği sanısı bir kez toplumsal bir gerçeklik algısına dönüşürse, toplumu yönetmek çok kolaylaşır. Ya tersi olursa? Güç ilişkilerinin refahı muktedirler kefesinde ağırlaştıran dengesizliğini gizliyor da olsalar, gönül rahatlığıyla kabul edilen ve kabul edildiği biçimiyle herkese her zaman aynı uygulandığı va..]]> Sun, 18 Jun 2017 04:15:40 +0300 Adalet ve vicdan https://www.evrensel.net/yazi/79313/adalet-ve-vicdan https://www.evrensel.net/yazi/79313/adalet-ve-vicdan? Adalet soyut bir kavramdır; ne olduğuna ilişkin inanıştan inanışa değişen türlü rivayetler vardır. Vicdan da soyut bir kavramdır; onun da ne olduğunu her bir inanış hayallere bürünmüş anlatımlarla kurgular. Yeryüzünde somut gerçeklikler dünyasındaki karmaşıklığın ardında gizlenmiş duran güç ilişkilerinin refahı muktedirler kefesinde ağırlaştıran dengesizliğini göz ardı etmeye yönelik her toplum tasarımı ve uygulayıcıları bu iki soyut kavramı baş tacı eder; adalet gerçekleşebilir sandırılan bir umudun peşinde mutluluk arayışının, vicdan ise uygulamaların umut yolunda kabullenilen rahatlatıcı etkisinin simgeleri olur çıkar. Adalet ve vicdan duygusunun yürekten çıkıp beyine yerleştiği sanısı bir kez toplumsal bir gerçeklik algısına dönüşürse, toplumu yönetmek çok kolaylaşır. Ya tersi olursa? Güç ilişkilerinin refahı muktedirler kefesinde ağırlaştıran dengesizliğini gizliyor da olsalar, gönül rahatlığıyla kabul edilen ve kabul edildiği biçimiyle herkese her zaman aynı uygulandığı va..]]> Sun, 18 Jun 2017 04:15:39 +0300 Açlık grevi https://www.evrensel.net/yazi/79127/aclik-grevi https://www.evrensel.net/yazi/79127/aclik-grevi? ‘Açlık grevi geleneklerimize aykırıdır’ diyebilirsiniz. Bu demektir ki, gelenekleriniz vücudu sahibinden kopartarak toplumsallaştıran bir toplumsal kurgu kültürünün ürünleridir; fikriyatınız, ‘Bireyin vücudunu toplumsallaştırarak ele geçirirsem varlığına derinliklerimden inandığım ruhuna da hakim olurum’ desisesinden mülhemdir. Ruhuna hakim oldunuz mu, bireyi geleneklerinizin tevekkül ve itaat öngören değerleriyle yeryüzünde terbiye edebileceğinizi düşünürsünüz; güç kullanabilmenin meşruiyetini sağladığınızı sanırsınız. Oysa açlık grevi yapan kişi sizin kullanageldiğiniz gücün meşruiyetine meydan okumaktadır: Vücudunun başkasınca tasarruf edilemez özgünlüğüne sahip çıkmakta, onu toplumsallaştıran değerlerinize aldırmayıp kendi vücudu üzerinde bizzat karar vermekle teslim olmazlığını saygınlığının değer ölçütü kılmakta ve sizin kendi saygınlığınızı ölçtürmek için kullandığınız gücün karşısına dikmektedir. Açlık grevini mücadele biçimi olarak başlatmış kişiyi umursamaz, bu seçimi..]]> Sun, 21 May 2017 05:00:53 +0300 Hukuka mukayyet oldum https://www.evrensel.net/yazi/79030/hukuka-mukayyet-oldum https://www.evrensel.net/yazi/79030/hukuka-mukayyet-oldum? Birkaç yıl oldu, ‘hukuktan’ (hukukçu olmaktan değil) istifa ettim. Olup bitenle ilgili hukuki görüşümü soran olduğunda, “Ben hukuktan müstafiyim” dedim, yanıt vermedim. Yanıt vermedim, çünkü olup biteni hukuk çerçevesinde değerlendirmenin anlamsız olduğunu düşünür olmuştum: Hukuk, öznesi hukuk diliyle kişi addedilenlerin kurdukları ilişkilerin çok basitinden başlayıp içine girdikçe oldukça karmaşıklaşan ve sarsılmaz ama değişen, eksilmez ama çoğalan, kaybolmaz ama yenilenen olmazsa olmaz kabul edilmiş ilkeler üzerinde sistemleştirildiği toplumsal bir kurgu olarak tanımlanabilir. Bu kurgunun sistematik yapısını, sadece bir yerinden değil neredeyse özünden bozarsanız hukuk, öznelerin geliştirdikleri ilişkilerin, ilişkinin taraf edimleri arasındaki toplumsal/ekonomik/siyasal değerler dengesini sağlayan ölçüt olmaktan çıkar. Yani hukuk artık hukuk olmaz! Denge ölçütünün yerini gücün kendine özgü ölçü birimi alır; Güç ölçüt olur, ilişki gücün güçlülüğüne bağlı olarak zaman ve mekanda ..]]> Sun, 07 May 2017 04:54:05 +0300 İstikrarsızlaştırıyor muyum? https://www.evrensel.net/yazi/78794/istikrarsizlastiriyor-muyum https://www.evrensel.net/yazi/78794/istikrarsizlastiriyor-muyum? Diyelim referandum sonuçlandı; 1982 Anayasası daha bir pekişti, o tarihte yapılamayan ya da ‘bu kadarını da yapmayalım’ dendiği için yapılmayan yapıldı: Halkın seçtiği cumhurbaşkanı, halkın oy verdiği partinin başkanı oldu, istediği sayıda bakanları, cumhurbaşkanı yardımcılarını ya da sadece cumhurbaşkanı yardımcılarını ama asla vazgeçilmez üst düzey kamu görevlilerini atadı, yani yürütmeyi kendi tasarımıyla gövdelendirdi. Parti başkanı olmanın gücüyle tek tek belirlediği milletvekillerinin parlamentodan el vermesiyle yargıç ve savcıların kaderini tayin eden Hakimler Savcılar Kurulu’nu tarafsızlığından emin olduğu ve kendinden başkası dokunamayacağı için dokunulmazlıkları mutlak olan üyelerden oluşturdu; kurul, tarafsızlığından emin olunan ve Cumhurbaşkanından başka kimse dokunamayacağı için dokunulmazlıkları tartışmasız güvence altına alınmış yargıç ve savcıları görevlendirdi, böylece yargı çarkı cumhurbaşkanının tasarımıyla biçimlenen tam bağımsız bir işlerliğe kavuştu. Cumhurbaşkanı..]]> Sun, 02 Apr 2017 05:00:38 +0300 Kazların kanat rüzgarında özgürlük https://www.evrensel.net/yazi/78560/kazlarin-kanat-ruzgarinda-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/78560/kazlarin-kanat-ruzgarinda-ozgurluk? On iki- on üç yıldır Evrensel’de yazıyorum. Yazdıklarımı okuduklarını söyleyenlerin sayısı yetmiş sekiz kişi idi. Yıllar içinde okumaktan vazgeçenleri bilmediğim için okuyan sayısını değişmemiş kabul ediyorum. Okur az olunca ben de ‘köşede yazar’ olmuyorum; iyi ki olmuyorum/olamıyorum, böylece gazeteci sayılmıyor ve düşünce özgürlüğünden yararlanıyorum?!. Bir ay önce ‘Öylesine şanslıyız ki!..’ başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu yazıyı TCK 216/1 de tanımlanan suçu işlediği iddiasıyla tutuklanan Barbaros Şansal okumuş (Okuyanların sayısı 79’a yükselmiş oldu) ve ertesi günü üşenmemiş, bana mektup yazmış. Cezaevinde yazılan mektup cezaevinin ‘mektup okuma komisyonu’ tarafından ‘görülmüş’ ve gazete adresine postalanmış. Elime dün geçti; mektubu olduğu gibi siz okurlara da ulaştırıyorum. Barbaros Şansal, kendi anlatımıyla “... Neticede 55 yaşına gelmiş iki iktidar, üç harekat görmüş, beş yıl sürgün yaşamış, başına gelmeyen kalmamış iyi ki de gelmiş, dinginleşmiş bir adam(..)”. O her yerd..]]> Sun, 26 Feb 2017 05:00:20 +0300 Öylesine şanslıyız ki!... https://www.evrensel.net/yazi/78334/oylesine-sansliyiz-ki https://www.evrensel.net/yazi/78334/oylesine-sansliyiz-ki? Kazları görünce bir etkilenirim, sormayın! Önlerinde yürüyeni aynı adımlarla izler, neredeyse onun gibi davranırlar. Kazlar öyledir, çünkü kaz toplumunun kaz bireylerindeki kalıtsal genetik program belli başlı dış dünya uyarıcılarıyla etkileştiğinde faal olur, kaz bireyinin bazı davranışlarını belirler. Örneğin, yumurtadan çıkan kaz yavrusu ilk gördüğü görüntüye (ana kaz, tesadüfen ana kazdan önce görmüşse, orada dolaşan ördek) bağlanır, bu görüntü nereye giderse onu takip eder; çünkü genetik olarak öyle programlanmıştır. Kaz yavruları yumurtadan ilk çıktıklarında beni görürlerse bana, başkasını görürlerse ona bağlanacaklar, onu takip edeceklerdir. Arkamdan beş kaz yavrusu ikili sıra olmuş, kaz adımlarıyla beni izliyorlar!... Bunu istemem. İstemediğim için de yumurtadan çıkacak kaz yavrularına rastlamamak için çaba gösteririm. Kazları sevmediğimden değil, bağlanarak biri peşi sıra gitmeye kendini programlamış olanlardan hazzetmediğimden… Kazlar güzeldir, estetiktir; ne var ..]]> Sun, 22 Jan 2017 05:10:07 +0300 Millileşmeyi beceren yasak https://www.evrensel.net/yazi/78123/millilesmeyi-beceren-yasak https://www.evrensel.net/yazi/78123/millilesmeyi-beceren-yasak? Millileştirilen iradeye ilişkin düşüncelerimi on beş yılı aşkın süredir yazarım. Üç-dört yıl öncesinden millileşen iradeyi kıskanıp onun gibi millileşmek isteyen ‘Yasak’ın şişindikçe şişinen hallerini öylesine seslendirdim. Yasak muradına erdi; millileşen iradenin özüyle kaynaştı ve onun ondan koparılamaz bileşkesine dönüştü. Bu öylesine göz önünde işleyen bir süreçti ki, özgürlüğü tüm kötülüklerin kaynağı olarak sunan Yasak taraftarları Yasak’ın millileşmesiyle birlikte özgürlüğün panzehirine de ulaşmış olmanın sevincini ve keyfini sürüyorlar. Daha önce yazdığım üç yazıyı harmanladım, Yasak’ın millileşme hallerine ilişkin olarak kendi yazılarımdan kes-kopyala usulüyle devşirdiğim aşağıdaki metni oluşturdum. “Aynaya yandan şöyle bir baktı, kendini pek beğendi; erkekti, cezbediciydi, kışkırtıcıydı, boyun eğdirmemesi düşünülemezdi. Gururlandı, kendine haller verdi, göğsünü gere gere adını pencereden yurt sathına haykırdı: ‘Yasak, Yasak, Yasak… Ben Yasak’ım’ Adı ‘Yasak’tı; bug..]]> Sun, 18 Dec 2016 04:53:13 +0300 Öyle söylediler https://www.evrensel.net/yazi/77846/oyle-soylediler https://www.evrensel.net/yazi/77846/oyle-soylediler? Bildiğim kadarıyla siyasi sorumluluğu tartışılmaz olması gereken Başbakan, bir siyasi parti (HDP) milletvekillerinin gözaltına alınmaları, sonra çoğunun tutuklanmaları üzerine “Türkiye bir hukuk devletidir” demiş ve uygulamaları hukuk devleti perspektifinde değerlendirip her şeye uygun bulmuş. Ne diyebilirim ki? Galiba şunu diyebilirsem, bana ‘vay yağcı…’ diyenleriniz çıksa da, Başbakanı doğrulamış olmanın gururunu taşırım: Hukuk devletinden kasıt, devleti dimdik ayakta tutacak kuralların korkusuzca, cesaretle, kararlılıkla uygulanmasıdır. Hukukun varlık nedeni devleti kollamak, korumak, geleceğini sonsuz dek sağlayabilmek, ona dokundurtmamak, onun yüceliğine zeval verdirtmemektir. Hukuk, devletin uyruklarının devletleri için her şeyden vazgeçebilmelerinin gönüllü ortamını sağlayabilme amacı güder. Gönüllülük ortamı bozulursa OHAL ilan edilir. OHAL hukuk devletinin en parlak uygulamasıdır. Milletvekillerinin dokunulmazlığının bulunmaması hukukun devlete armağan ettiği en haz verici du..]]> Sun, 06 Nov 2016 05:00:37 +0300 Düşünce kırıntısı https://www.evrensel.net/yazi/77801/dusunce-kirintisi https://www.evrensel.net/yazi/77801/dusunce-kirintisi? ‘Bir kruvasanın fiyatı nedir?’ Fransa’da bir televizyon programında başkanlığa aday kişi halktan birinin sorduğu bu soruya yanıt verememiş. Devlet başkanlığına aday kişinin Fransızların çok sevdikleri ve tükettikleri bu ürünün fiyatını bilememesi büyük bir siyasi gaf olarak değerlendirilmiş. Okuduğum haber bana Francis Galton’a atfedilen şu anekdotu hatırlattı: Bir tarım fuarında düzenlenen yarışmada, yarışa katılan sekiz yüz kişiye bir öküzün kaç kilo olduğu sorulmuş. Katılanların hiç biri doğru yanıtı bulamamış. Aynı zamanda matematikçi de olan Galton, yarışmaya katılanların tahminlerini alt alta yazmış ve toplamış, sonra sekiz yüze bölüp ortalamasını almış. Ortaya çıkan sayı tam da öküzün ağırlıymış. Matematik dünyasına girmişken birden ‘Ne olacak insan türünün sonu?’ sorusu beynimin derinliklerinde yankılandı; her yeni bilimsel buluşta, yeni bir virüsle karşılaşıldığında, yeni bir savaşın başlangıcında sorulan bu soru beni hayal dünyasına itti. Kendimi şimdiye dek tasarlanmamış b..]]> Sun, 30 Oct 2016 05:00:15 +0300 Öylesine yazıyorum https://www.evrensel.net/yazi/77703/oylesine-yaziyorum https://www.evrensel.net/yazi/77703/oylesine-yaziyorum? ‘Tekleştirme’ siyasi gidişatın temel şiarı oluyor olmasına da, içimi kaplayan sızının bir ucu çaresizlikten besleniyor, bir başka ucu çarelerin en zavallısına sarılmış, gidişata ayak uydururken kendince şaşaalı bir yer tutmaya çalışan vakti zamanın dostları, şimdilerin dudak büktüklerim olmuş tekleştirme ideolojisinin gönüllü baş sallayan katkıcılarının görüntüsüne saplanıyor. Doğa milyarlarca yıl önce başlayan tür tür çeşitlilik ve farklılıkların bir arada, birbirinden bağımsız, birbirini etkileyerek, kah biri diğerini üreterek, kader bu ya kah biri diğerini sonlandırarak yeşerip, gelişip, değişip değiştirip, yenilenip yenileyip, dönüşüp dönüştürüp var oldukları, tür tür çeşitli ve farklı var oldukları için yaşamı mucizeye çevirebildikleri süreçte evrenleşir oldu. Sapiens insanın en belirgin özelliği, doğadaki tür tür çeşitlilik ve farklılığı kendi varlığının en fazla on beş bin yıllık toplumsallaşma serüveninde, evrende bulunmayan ancak zihinsel faaliyetiyle ürettiği hayali, va..]]> Sun, 16 Oct 2016 04:55:30 +0300 Bugün benim günüm https://www.evrensel.net/yazi/77606/bugun-benim-gunum https://www.evrensel.net/yazi/77606/bugun-benim-gunum? Bugün Evrensel’e yazı yazma günüm. Ne yazabilirim? Makbul ve muteber biri olmak istiyorsam, OHAL KHK’larında tanınan yetkiler kapsamında kalem oynatır, yetkim varmış da kullanıyormuşum gibi kimsenin aklına gelmeyecek uygulamaları uyduran, öneren, öven, az bulup yetinmeyen, OHAL’i 2023 yılına kadar uzatacak taktik ve stratejileri doğaçlayan konuları bir bir ele alıp, ilk yazı diye başlayan bir yazı dizisine girişebilirim. Makbul ve muteber biri olmak istemiyorsam, OHAL KHK’larında tanınan yetkiler kapsamında yetkilerini kullananların hassasiyet alanlarına girmemeye çalışır, güncel bir yığın konudan biriyle ilgili, suya sabuna dokunur ancak suyun akışını engellemeyecek, sabunu elimden kaydırtmayacak bir yazıya başlayabilirim. Olmaz! İkisi de olmaz; denedim ikisi de olmuyor! Birinci seçenek olmaz, çünkü buna karakterim elverişli değil. İkinci seçenek olmaz, çünkü OHAL KHK’larında tanınan yetkilerin sınırlarının enginlerde kayboluyor olması bir yana, bu yetkileri kullananların hassasi..]]> Sun, 02 Oct 2016 04:01:33 +0300 Yokluğu soyutlamak https://www.evrensel.net/yazi/77509/yoklugu-soyutlamak https://www.evrensel.net/yazi/77509/yoklugu-soyutlamak? Yıllar önceydi. Sigara paketinin üzerindeki motiflerde orak çekiç resminin gizli olduğu iddia edilir, bu gizli mesajlaşma tekniğiyle vatandaşların bilinç altlarına tüm kötülüklerin o dönemdeki temel kaynağı olarak gösterilen komünizm övgüsünü kazımak amacı güdüldüğü ileri sürülürdü. Kaç kişi o sigaranın tiryakisi olmakla kalmayıp, sigara paketini açıkça göstere göstere başkalarına sigara ikram ettiği, böylece komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla gözaltına alındı, işkence gördü, yargılandı, mahkum edildi? Bilmiyorum. O günler bu uygulamayı yürüten emniyet güçlerinin yetkilileri, savcılar, yargıçlar kimlerdi, onları da bilmiyorum; ama varlardı ve kendilerini çok akıllı bulurlardı. Komünizm propagandası suçlusu ile somut olarak, ismen saptanmamış olsalar bile varsayımsal olarak kendilerine propaganda yapıldığı ileri sürülen kişi/kişiler arasındaki ilişkiyi devlet tekelinde üretilen sigara paketi üzerindeki motife gizlenmiş orak çekiç görüntüsünün mutasavver iletisiyle kuran bu ‘hukuk..]]> Sun, 18 Sep 2016 04:21:25 +0300 Deniz ve sessizlik ve karanlık https://www.evrensel.net/yazi/77179/deniz-ve-sessizlik-ve-karanlik https://www.evrensel.net/yazi/77179/deniz-ve-sessizlik-ve-karanlik? Esinti anlık yön değiştiriyor, suyun değişen yönü izleyen kıpırtısı özgün ve özgür renklere bürünüyor; deniz göz boyu o renkten bu renge ahenkli salınıyor ve ben kendimi kaptıracağım bir düşünce tasarlamaya çabalıyorum. Kendimin olmayan, kimin söylediğini de o an çıkartamadığım bilgiççe edilmiş bir laf aklıma düşüveriyor: “Deniz insanın ettiği kötülükleri yıkar”. Suları esintiye uyarak yön ve renk değiştiren denize dudak bükerek şöylesine bakıyorum: “Söyle bakalım deniz, bugün hangi geçtiğimiz günlerin hangi insan kötülüklerini yıkıyorsun?” Deniz sessiz. “Sessizlik çok şey söyler.” Bu lafı da o an kim olduğunu bilemediğim biri etmiş. Aklıma düşüveriyor, lafın ardındaki gizli manayı da bilgiççe buluyorum. Kalabalıklar en doğrusu olarak kabullenilmesini istedikleri tek şeyi tek ses haykırdıklarında, haykırışın suskunlaştığı an gelir ve o an sessizlik tek şeyi yıkasın diye denize sürükleyen çığlık olur; esinti güçlü üfürür, suların yönü belirginleşir, deniz kötüyü en ak yıkayacağı renge ..]]> Sun, 31 Jul 2016 05:00:57 +0300 Türk vatandaşlığı https://www.evrensel.net/yazi/77030/turk-vatandasligi https://www.evrensel.net/yazi/77030/turk-vatandasligi? Ben vatandaşlığı ‘Belli bir ülke siyasi sınırları içindeki topraklarda yaşayan topluma aidiyeti ifade eden konumlama’ olarak tanımlarım, içimden ve kendi kendime tabii… Ve bence sorun o topraklarda yaşayan toplumun her bireyinin; her biri diğerlerinden kültürel/toplumsal, inanç sistemi, davranış kodları, düşünce üretimi, genetik/biyolojik ve diğer bir yığın belirleyiciler bakımından çok farklı milyonlarca bireyin şiddet kullanılmadan, sömürü ve tahakküm düzenine yol verilmeden, kendi var olurken dilerse diğer her bireyin de tek tek var olabilme koşullarının yaratılmasına katkıda bulunarak birlikte, dilerlerse dostça, dilerlerse aralarında ilişki kurmayarak ama asla düşmanca değil, barış ve huzur içinde birlikte yaşayabilmesidir. Şöyle de söyleyebilirim: Bence sorun çoğunluk ya da çoğulculuk üzerine değil, esas olarak çeşitlilik temelinde tasarlanan bir toplum yapısını kurgulayabilmek ve bu yapıyı, kendi varlığının gerekliliği ortadan kalkana kadar işletebilecek siyasi bir örgütlenmeyle..]]> Sun, 10 Jul 2016 05:00:26 +0300 Hemşerimin kan testi https://www.evrensel.net/yazi/76835/hemserimin-kan-testi https://www.evrensel.net/yazi/76835/hemserimin-kan-testi? Belediye Meclisi toplanır. Meclis üyeleri heyecanlıdırlar, çok önemli bir karar alacaklardır, hata yapmamaları gerekmektedir. Öneri sahibi söz alır, adı geçen kişinin hangi nedenle ilçe hemşeriliğinden çıkartılması gerektiğini Orta Asya’dan Ayasofya’ya uzanan bir coğrafya akışkanlığının tarih sürecine oturttuğu milli kültür kesitinde, alkışların ruhlara nakşettiği gururlandırıcı, gururlandırırken ağlatan anlatımıyla telif hakkı istemeksizin ebedi edebiyatın ya da edebi ebediyetin arşivselliğine açıklar. Adı geçen kişiye olan kinini kendisinden istendiği yönde oy kullanmak gibi bir ulvi görevin kutsallığında eritmeye çalışan yerli tv dizi kahramanı görünümlü beyefendi, “hata yapmayalım” der; “bizim hemşerilerimiz her yerleriyle, her yönleriyle, her an ve her daim Türk’türler, Türk kalmışlardır ve ebediyen Türk kalacaklardır. Onun için iki durumu saptamamız gerekiyor. Birinci durum, adı geçenin Türk kökenli olduğu söylense de Türk olmadığının kanıtlanmasıdır. İkinci durum, adı geçenin..]]> Sun, 12 Jun 2016 04:29:13 +0300 İnsanlığa karşı suç https://www.evrensel.net/yazi/76783/insanliga-karsi-suc https://www.evrensel.net/yazi/76783/insanliga-karsi-suc? Sadece bizim gezegenimizde bildiğimiz milyonlarca canlı türü var. Her türün çoğalması yani özelliklerini sonraki kuşağa aktararak varlığını sürdürmesi, dişideki yumurtanın erildeki spermle karşılaşıp, birleşip, döllenmeleriyle başlayan bir sürecin başarıyla sonuçlanmasına bağlıdır. Başarıdan kasıt, döllenme sonucu o türden bir bireyin varlık kazanmasıdır. Döllenme cinsel birleşmeyle, cinsel birleşme olmaksızın, vücut içinde, vücut dışında gerçekleşebilir; döllenme sonrası süreç vücut içinde, vücut dışında gelişebilir. Milyonlarca türden her biri değişen dış dünya koşullarına uyum sağlayabilir, kendi için tehlike oluşturan tüm etkenlere karşı koyabilme ya da yok onları edebilme becerileri geliştirebilir ve döllenme -türün yeni bireyinin oluşumu- yeni bireyin var olması süreçlerini başarıyla işletebilirse gezegenimizdeki varlığını sürdürmeye devam eder, sönümlenip yok olmaz. İnsan milyonlarca türden sadece biridir ve biyolojik olarak türümüz bireylerinin ‘üreme’ süreçleri diğer türlerin..]]> Sun, 05 Jun 2016 05:00:41 +0300 Hayal kurmanın etiği https://www.evrensel.net/yazi/76729/hayal-kurmanin-etigi https://www.evrensel.net/yazi/76729/hayal-kurmanin-etigi? Bir ‘ben’ varım; tanıyanın tanıdığı, görenin gördüğü, dokunanın dokunduğu ve düşüncelerimle, davranışlarımla, tutarlılıklarım-tutarsızlıklarımla, bilgililiğim-bilgisizliğimle, yeteneklerim-yeteneksizliklerimle, güvenirliliğim-güvenilmezliğimle, yapabildiklerim-yapamadıklarımla herkesin kendi somutluğunda somutluğumu yanlış/doğru, haksız/haklı değerlendirebildiği ben; yani kendi dışımda fiziki ve bilişsel varlığımla cisimleşmiş, alenileşmiş ‘ben’. Bir de, bir başka ‘ben’ varım; kendi kurguladığım ve düşüncelerimdeki, davranışlarımdaki tutarsızlıkları tutarlığa dönüştürmeyi başaran, bilgisizliği bilgiye bilgi ekleyerek aşmayı beceren, yeteneksizliği yaratıcılığın yeteneğiyle giderebilen, güvenilmezliği geriye dönük güvenilirlikle affettiren, aşk, sevgi, korku, kin, cesaret, dostluk, iktidar, güç, şiddet, dinginlik, çalkantı, heyecan, coşku, tutku, değişim, mücadele, başkaldırı, yenilgi, başarı, zafer...gibi insana özgü ilişki tetikleyici unsurları doğru-haklı-uygun-dürüst-meşru yöntem..]]> Sun, 29 May 2016 04:54:37 +0300 İradenin millileşme süreci https://www.evrensel.net/yazi/76597/iradenin-millilesme-sureci https://www.evrensel.net/yazi/76597/iradenin-millilesme-sureci? İradenin ait olduğu bireyin kişisel tahakkümünden kurtularak düşünmenin ve faaliyette bulunmanın toplumsallık ölçüt birimine dönüşmesi çetrefil bir süreçtir. Çetrefil bir süreç olduğu içindir ki başarının sırrı, süreci, sorunun ideolojik özünü ve yapısal kurgusunu doğru kavramış birilerinin yönetiyor olmasında yatar. 12 Eylül askeri darbesinin beş generali ilk adımı attılar, süreç başladı. Beş general darbecileri içeriğini ‘Milli Güvenlik Konseyinin kırmızı çizgilerle belirlediği ‘milli siyaset belgesi’ni icat ettiler, bu icatlarını öngördükleri ve öngörecekleri toplum projelerini halktan gizleyip uygulayıcılara talimat olacak kadarıyla bildirir biçimde tasarladılar ve yapılandırdılar; böylece iradeyi ait olduğu bireyin tahakkümünden kurtarıp toplum adına milleştirme yolunda gerekli ilk kısmi başarı sağlandı. Beş general darbecilerinin zayıf noktası devletin örgütlenmesinde demokrasi, laiklik, hukukun üstünlüğü gibi değerleri esas alıyormuş gibi davranan anayasa gereği; parlamenter s..]]> Sun, 08 May 2016 05:00:00 +0300 Gerçeküstü bir gün https://www.evrensel.net/yazi/76494/gercekustu-bir-gun https://www.evrensel.net/yazi/76494/gercekustu-bir-gun? Trene bineceğiz, bekliyoruz. Küçük kız öğretim üyesi arkadaşımıza ‘anne’ diye seslenerek güler yüzle aramıza giriyor. İki gündür toplantılara katıldığımız arkadaşımızın kızıyla birlikte olduğunu bilmememe şaşırıyorum. Öğretim üyesi arkadaş tanımadığı güler yüzlü kız çocuğunu umursamıyor. Kız çocuğu yüzünü bana dönüyor; ona elimi uzatıyor ‘merhaba’ diyorum, ‘Benim adım Yücel, senin adın ne?’ Güler yüzlü kız yanıt vermiyor, yüzüme gülerek bakmaya devam ediyor. Bekleyen yolculardan tanımadığım genç adam ‘Sizi televizyonda görmüş olmalı Yücel Bey’ diye şakalaşıyor. Güler yüzlü küçük kız çocuğunun annesi olmalı, çarşaflı bir kadın geliyor, onu kolundan çekiyor, az ileride duran çarşaflı üç kadının yanına götürüyor. Annenin güler yüzlü olup olmadığını bilemiyorum, çünkü yüzü kapalı. ‘Goddard olsam, tren garında bekleyen yolculardan ben, eşim, güler yüzlü küçük kız çocuğu, kız çocuğunun annesi olduğunu zannederek şaşırdığım öğretim üyesi arkadaş, tanımadığım ama bir şekilde beni bildi..]]> Sun, 24 Apr 2016 05:00:46 +0300 Çocukken kurcalamak https://www.evrensel.net/yazi/76447/cocukken-kurcalamak https://www.evrensel.net/yazi/76447/cocukken-kurcalamak? Çok yıllar önceki kendimi ‘çocuk’ diye tanımlayan cümleyle başlamak istedim yazıma, ‘çocuk’ sözcüğü düşüncemde türlü anlam kazanıverdi birden…Okuyanı fazla yormayayım, çocuk derken üreme hücreleri henüz ‘doğurma’ ya da ‘doğurtma’ sürecine adım atmamış küçük yaştaki kadın veya erkeği kastetmiyorum; siyasi güç sahibi, millileştirilmiş iradenin inanç sahibi temsilcilerinin tanımlarındaki ruhani boyuta erişmeye çabalamadan, bildiğimiz, en çok kendi nostaljilerimizi anarken kullandığımız çağrışımıyla çocuk olmayı ifade ediyorum. Çocukken mekanik oyuncaklarımı sökerek oyuncağın kurgusundaki hareketin sırlarını anlama merakım büyüdükçe çalar saat, radyo gibi aile mülkiyetindeki eşyalara uyguladığım deneysel araştırmalarımda da sürdü. Çok şey söktüm; gördüm ki söktüklerimi yeniden takarken mutlaka bir şey, örneğin bir vida, bir somun, bir yay, bir zemberek artıyor. Ve fazladan konulmuş, fazladan konuldukları için de yeniden takarken artan bu şeylerden bir kısmının yeniden takılmaması oyunca..]]> Sun, 17 Apr 2016 04:58:32 +0300 Elverişli vatandaşların millileşen iradeleri https://www.evrensel.net/yazi/76395/elverisli-vatandaslarin-millilesen-iradeleri https://www.evrensel.net/yazi/76395/elverisli-vatandaslarin-millilesen-iradeleri? Önüne ‘milli’ kaydı düştünüz mü izleyen sözcük bir başka çekici olur; sihrine kapılır, cazibesine dayanamazsınız. Milli olan kutsaldır, kutsal olan erişilemez ve dokunulamazdır, erişilemez ve dokunulamaz olan ise kimselerce ihlal edilemezdir. Akli melekelerimizin paha biçilmez ürünü irade milli ilan edildiğinde, milli seçilen irademizin toplumsallaşma süreci efsaneleşir, bizi alır sürükler coşkuya akan heyecan dalgalarında millileştiricimizle özdeşleştirir. İrademizin millileştireni yoktur; millileştireceğimiz irademizi kendimiz belirler, kendimiz milli ilan ederiz. İrademizin millileştireni yoktur ama millileştiricisi vardır. Millileştirici irademizin millileşme sürecini, millileşme kurallarını, millileşen irademizin bundan böyle herkesi bağlar dokunulmazlık ve ihlal edilmezlik çerçevesini sarsılmaz ve sorgulanamaz emirnamelerle muhkem kılar. Coşkuya akan heyecan dalgalarında özdeşleşeceğimiz millileştirici milli şefimizdir, milli başkanımızdır. Milli şefimizle, milli başkanımızla ö..]]> Sun, 10 Apr 2016 05:00:47 +0300 Tarihselliği olan https://www.evrensel.net/yazi/76296/tarihselligi-olan https://www.evrensel.net/yazi/76296/tarihselligi-olan? 'Canlı varlık’ dediğimizde, gezegenimizdeki kendini çevreleyen ve etkileyen yaşam alanlarının en zor ve olumsuz koşullarına, bu koşullardaki daha zorlaştırıcı ve olumsuzlaştırıcı değişimlere uyum sağlayabilme becerisi gösterebilen ve tüm biyolojik var olabilme bilgisini sonraki kuşaklara aktarabilen organizmaları tanımlarız. İnsangillerden homo sapiens, yani biz, milyonlarca yıl süren var olma maceramızda bu iki beceriyi tüm doğa üzerinde egemenlik, tüm insangiller üzerinde tartışılmaz üstünlük ve hatta kendi türümüz üzerinde sorgulanmaz iktidar ilan edebilme cüreti aşılayan tükenmez biyolojik, bilimsel, toplumsal başarılarımızla kazanıp perçinledik. Milyon yıl önce en büyük sorunumuz dünya üzerinde sayımızı arttırmaktı. Bunu kadın ve erkek diye tanımladığımız türümüz farklı bireylerinin, birinin ‘yumurta’ üretmesiyle başlayan ve bu üretimin bitmesiyle sona eren ‘doğurganlık’ sürecinde, diğerinin ‘sperm’ üretmesiyle başlayan ‘doğurtkanlık’ sürecinde birleşmeleriyle sağladık. Bu birey..]]> Sun, 27 Mar 2016 05:00:08 +0300 Hukukla ya da güçle ölçmek https://www.evrensel.net/yazi/76197/hukukla-ya-da-gucle-olcmek https://www.evrensel.net/yazi/76197/hukukla-ya-da-gucle-olcmek? Farklı coğrafi mekanlarda yaşayan milyarlarız, milyonlarız, yüz binler, on binler, binleriz, yüzleriz, onar, beşer, üçer, ikişeriz, tekiz…Nerede olursak olalım, nerelerde olurlarsa, kim, ne olurlarsa olsunlar evrende bulunan her somut canlı, cansız, görünür, görünmez, tutulur, tutulmaz, madde, enerji her cins, her tür, her kategoriden varlıkla sık ya da seyrek, bir kere ya da arada sırada veya sürekli, istenirse istendiğinde gerektiğinde istenmese de, bazen zaruri bazen zorunlu bazen keyfe keder, farkında olarak ya da olmayarak, isteyerek ya da istemeyerek, şöyle ya da böyle sayısız ilişkiler kurarız. Kurulan her ilişkinin bir kuralı olsun istenir: İlişkinin nasıl kurulacağı (Gelişeceği, ilişki içinde nasıl davranılacağı, sona ereceği, tasfiye edileceği), nasıl değiştirileceği, nasıl devredileceği gibi olguların somut davranışlar üzerinden, inceden inceye tasarlanarak belirlenmiş ve önceden ilan edilmiş kurallarla düzenlenmesinin gerekli ve zorunlu, kaçınılmaz, olmazsa olmaz olduğu sö..]]> Sun, 13 Mar 2016 05:00:09 +0300 Size ihtiyacımız yok https://www.evrensel.net/yazi/76092/size-ihtiyacimiz-yok https://www.evrensel.net/yazi/76092/size-ihtiyacimiz-yok? Milyarlarca yıl önce büyük patlama olmuş, evrenin en temel özellikleri olan madde, enerji, zaman , uzay ortaya çıkmış. Bilim insanı fizikçi, bilimsel olduğunu ileri sürdüğü ya da başka bilim insanlarınca ileri sürülmüş verilere dayanarak, doğada var olduğu kabullenilen gerçekler temelinde bu özelliklerin öyküsünü kurguluyor. Bilim insanı kimyacı, bilimsel olduğunu ileri sürdüğü ya da başka bilim insanlarınca ileri sürülmüş verilere dayanarak, doğada var olduğu kabullenilen gerçekler temelinde atomların, moleküllerin, bunlar arasındaki etkileşimin öyküsünü kurguluyor. Bilim insanı biyolog da, bilimsel olduğunu ileri sürdüğü ya da başka bilim insanlarınca ileri sürülmüş verilere dayanarak, doğada var olduğu kabullenilen gerçekler temelinde, evrenin gezegenlerinden biri olan dünyada bazı moleküllerin oluşturduğu karmaşık yapıların öyküsünü kurguluyor. Bu, doğadaki gerçekliğin kurgulayıcılarına, bilim insanlarına toplumsal yaşamda ihtiyaç var mı? Bunların toplumsal yaşamın düzenleyicisi..]]> Sun, 28 Feb 2016 05:00:11 +0300 Aslolan devlettir (öyle midir?) https://www.evrensel.net/yazi/76036/aslolan-devlettir-oyle-midir https://www.evrensel.net/yazi/76036/aslolan-devlettir-oyle-midir? Düşünüyorum. “Düşünme; devlet düşünür ve herkes için düşünür. Diyeceğim, sen sen ol düşünme, devletin düşüncesini haykır, yankılandır, günde beş vakit de olsa cümle alemi devlet düşüncesine katılmaya çağır, hayırlara vesile ol.” Yine de düşünüyorum. “Yine de düşünüyorsan demektir ki; inançsızsın, milli değilsin, aydınlık değilsin. Ruhunu şeytana kaptırmış, fikirde sapık, amaçta karanlık, her tür cismani ve ruhi ızdıraba layık bir fanisin” Düşünüyorum çünkü varım. “Sen yoksun, devlet var; senin varlığın devletin varlığıyla kaim; milletin karşısında diz çök, varlığını devletin varlığına armağan et, belki sapkınlıktan kurtulursun: Devlet bağışlayıcıdır.” Milletin yüzüne bakamıyorum ki! Milletin validesiyle cinsel ilişki kurma hakkı kazanmak için kendi gibi olanları devlet adına istenen yüz milyonları vermeye çağıran kişi, almış arkasına devletin güvenlik güçlerini, altın arama seferine çıkmış, ne ağaç tanıyor ne Artvinli biliyor, kesiyor, vuruyor, gazlıyor… “O senin ima..]]> Sun, 21 Feb 2016 04:55:13 +0300 Başbakan olmak lazım https://www.evrensel.net/yazi/75939/basbakan-olmak-lazim https://www.evrensel.net/yazi/75939/basbakan-olmak-lazim? “Gözümüzün nuru kadınlarımıza” “müjdeler vererek”, kadınların “doğum yapmalarını” “vatani görev” olarak niteleyen ve “Doğum süresini o yüzden memuriyetten sayıp” bundan böyle “doğum nedeniyle ücretsiz izinde geçirilen sürelerin memuriyet kıdeminde değerlendirilmesini” öngören yasa tasarısı meclise sevk edilmiş. Başbakan “müjdeleri” tırnak içinde alıntıladığım ifadeleri kullanarak verdi. 21. yüzyılın ilk çeyreğini yarılamışken “doğum yapmanın” “vatani görev sayılmasını” öngörerek bunun hukuk diliyle kaleme alınmış bir yasal düzenlemenin konusu yapıldığını aktarabilmek için gerçekten Başbakan olmak gerekiyor. “Doğum yapma”yı (Çocuk doğurmak dense kadınları aşağılamış oluruz sanırım!) toplumsal yaşamı kurgularken kültürel olarak değişik biçimlerde yorumlayan felsefeci, toplum bilimci, hukukçu, din bilimci bilirim. Yeri geldi, yineleyeyim; birinin çocuk doğurmayı “vatani görev” olarak tanımlayabilme cesareti gösterebilmesi için gerçekten “Başbakan” olması gerekiyor. Yasa tasar..]]> Sun, 07 Feb 2016 04:56:34 +0300 En iyi akıl devlete takıl https://www.evrensel.net/yazi/75775/en-iyi-akil-devlete-takil https://www.evrensel.net/yazi/75775/en-iyi-akil-devlete-takil? Çeşitlilik, farklılık, eşitlik. Alın size üç kavram. Temellerini biyolojide arayın, bilişsel kurgulayın, kurguladığınızı toplumsal kalıba sokun, kültür üretin. Yapabilir misiniz ? Batılıysanız yapabilirsiniz. Yapabilirsiniz, çünkü en azından MS 1500 yılından bu yana Batıda bilimin ve bilimin güvencesi özgürlüklerin tarihi, yani kültürü bunu yapabilmeniz için verilen mücadelelerle yazılmıştır. Bu mücadeleler aydını üretmiş, aydın, aydın olabilmenin ön koşulu özgürlüğü önce kendi sanal varlığının sanal DNA’sına, sonra siyasal örgütlenmenin yasal düzenlemelerine işletmiştir. Batılıysanız bilirsiniz ki, ceza hukuku ne, ne söylediğinizle ne de ne zaman ve nasıl söylediğinizle veya tek başınıza ya da başkalarıyla birlikte söyleyip söylemediğinizle ilgilenmez; ceza hukuku özgürlüğü kullanırken gerçekleştirdiğiniz davranışla ilgilenir: Davranışınız, hukuk dilinde ‘kişi’ olarak tanımlanan somut varlıkların özgürlüklerini somut olarak kullanmalarını engelliyorsa, bu davranışınızın müeyy..]]> Sun, 17 Jan 2016 04:54:25 +0300 Değişim https://www.evrensel.net/yazi/75617/degisim https://www.evrensel.net/yazi/75617/degisim? ‘Çözüm sürecinden’ ‘Milli Birlik ve Kardeşlik sürecine’ geçtik. Süreçler isim değiştirmekten öte temelden farklılaştı; zihinler değişime uyum sağlayamadan savaş şiddeti yaşamımızın Doğu kesitini ölüm fırtınalarıyla çalkalarken Batı kesitini seyirci sessizliğinin endişeli beklentisine iteledi. Ne oldu? Çözüm süreci PKK’nın silahlı mücadele stratejisini terk ederek her siyasi akım gibi şiddeti dışlayan meşru bir zeminde siyaset yapma, bunun yolunu açabilecek çözüm olasılıklarını görüşme talebine ilk kez o günkü hükümetin cesaretle ve ciddi riskler alarak, olabilirlik anlayışıyla yaklaşması ve örgüt temsilcileriyle görüşmeleri, bu durumu kamuoyuna açıklayarak başlatmasıyla işlerlik kazandı. Süreç bu görüşmelerin devamına, ulaşılabilecek sonuçların toplumsal kabulüne bağlı olarak gelişecekti. Toplumsal kabulün varlığını ve boyutlarını değerlendirebilmek amacıyla ‘Akil İnsanlar’ uygulaması bile denendi. Çözüm sürecinde, halkın katılımıyla yapılan tüm toplantıların hemen hepsinde ve ge..]]> Sun, 27 Dec 2015 05:00:39 +0300 Tahir Elçi öldürüldü, Can Dündar tutuklandı; Ne düşünüyorum? https://www.evrensel.net/yazi/75459/tahir-elci-olduruldu-can-dundar-tutuklandi-ne-dusunuyorum https://www.evrensel.net/yazi/75459/tahir-elci-olduruldu-can-dundar-tutuklandi-ne-dusunuyorum? İnsanı diğer türlerden ayırt etmek için onun ‘toplumsal’ ya da ‘düşünen’ veya ‘konuşan’ hayvan olduğu vurgulanır. Bu vurgulara şu da eklenebilir: İnsan ‘Kurgu gerçekler üretebilen’ hayvandır. Bu vurguyu milyonlarca yıl süregelmiş ve süregidecek evrim sürecinde anlamlı kılan olgu, türün tamamına yakın üyelerince kurgu gerçeğin vazgeçilemeyecek gereksinimlerin doğal gerçek zemini olarak görülmesi, öyle kabul edilmesi, öyle yaşanmasıdır. İnsanın yetmiş bin yıl öncesine kadar birlikte var oldukları diğer hayvanlardan, hatta kendi cinsinin diğer türlerinden ayrılarak hızla günümüz modern insanına evrimi, aslında var olmayanı tahayyül ederek kurgu gerçek üretebilme becerisi kazanmasıyla açıklanabilir. Bu becerinin kazanılması insan beyninin evrim sürecindeki tesadüfi olduğu düşünülen genetik mutasyonudur; ‘İnsan düşünen hayvandır’ vurgusu evrim tarihimizin beyinle ilgili hikayesini anlatır. ‘İnsan toplumsal hayvandır’ vurgusu bu hikayenin bir başka anlatımıdır; hayvanlar da topluluklar hali..]]> Sun, 06 Dec 2015 05:00:53 +0300 Öngörü: ‘MİLLİ İRADE DEVLETİ’nde https://www.evrensel.net/yazi/75402/ongoru-milli-irade-devletinde https://www.evrensel.net/yazi/75402/ongoru-milli-irade-devletinde? ÖZGÜRLÜK ]]> Sun, 29 Nov 2015 05:00:12 +0300 Kendilemek https://www.evrensel.net/yazi/75299/kendilemek https://www.evrensel.net/yazi/75299/kendilemek? Hayvanın doğallık halidir, toprağın kendileyeceği alanını katı, kötü kokan idrarı ya da dışkısı veya çığlığı, şakıması ile özgüler. İdrar, dışkı, çığlık, şakıma özgüleme işarettir; İşaretlenmiş toprak alanı bundan böyle işaretleyenindir; İşaretleyen işaretlediğini kendilemiştir. İşaretlemek sahiplenmektir, işareti umursamayana meydan okumaktır. Hayvanın doğallık halinde kendi gibi olmayanlar sahiplenmeyi işaretin izinde algılar, kavrarlar. İşaretle belirlenmiş sınırın aşılmaması, o toprak alanına müdahale edilmemesi hayvanın doğallık halindeki barış düzenidir. Hayvanın doğallık halini yaşayarak toplumsallığa evrilmiş insanın insanlık halidir, kendileyeceği alanı kan, beden ve spermle işaretleyerek özgüler. Toprakları ıslatmış kan sahipliğin izidir. O kandan olmayanlar kendileyecekleri topraklardaki eski, kirlenmiş kanı kendi kanlarını akıtarak temizlemek isterler. Topraklardaki sahiplik izi eski, kirlenmiş kan o toprakları yeniden ıslatan sonraki sahibin kanıyla temizlenir; böyle..]]> Sun, 15 Nov 2015 04:55:50 +0300 Dört kadın dördü de aydın mı aydın https://www.evrensel.net/yazi/75159/dort-kadin-dordu-de-aydin-mi-aydin https://www.evrensel.net/yazi/75159/dort-kadin-dordu-de-aydin-mi-aydin? Ekranda dört kadın. Birinin dediğini diğeri farklı cümlelerle yineliyor, onu bir başka farklı cümlelerle yineleyen öbür diğeri sözü kapıyor. Gözlerim okuduğum kitapta, kulağım dört kadının konuşmasında: Türkiye değişiyor; kadınlar kamusal alanda konuşuyorlar, tartışır görünüp aynı şeyleri söyleseler de erkeklerden farklı olarak uzlaşma, daha doğrusu farklı notalardan tek seslilik örneği sergiliyorlar. Erkeklerin yerini ve rolünü dört kadının kapmış olmasından gurur duyar gibi oluyorum. Kadın dünyası erkek dünyasının yerini alıyor; erkek düşüncesini kadınlar temsil etmeye başlamışlar…Yeni Türkiye gerçeği! Erkek yerine kadın, daha inandırıcı bir yerleştirme… Dört kadın ekranda aydın olmanın ölçütlerini anlatır görünüyor, bir şey anlatmadan kendilerince Türkiye’de aydın sayılmamaları gerekenleri işaretle, eski Türkiye’nin aydın diye bağrına bastıklarını ve modasının geçtiğine inandıkları solcuları kötü örnekler listesinin baş sıralarında dillendiriyor, kendilerini yeni Türkiye’nin yetişti..]]> Sun, 25 Oct 2015 05:00:13 +0300 Sen ben yok Türkiye var https://www.evrensel.net/yazi/75106/sen-ben-yok-turkiye-var https://www.evrensel.net/yazi/75106/sen-ben-yok-turkiye-var? İki yıl kadar önce “hukuktan” (“hukukçu olmaktan” değil) istifa etmiştim. Umudum kalmadığı için değil, hemen her gün meydana gelen hukuk açısından açıklanması olanaksız değişik uygulamaları ‘hukuk açısından yorumlamamı’ isteyen sorulara muhatap olmaktan kurtulurum düşüncesiyle istifa kararı vermiştim. Hatta hayalimde bir de ‘müstafi-i hukuk’ hareketi kurgulamış, televizyon kanallarında gündem konusu bir gelişmeyi ya da uygulamayı artık var olmayan, olmadığı için de ne olduğu giderek unutulmuş ve anımızda bir boşluk ifadesine dönüşmüş ‘hukuk’ ölçüsünün dirhemlerinde tartmaya çalışan konuşmacıları dinlerken “bu hukukçular neden müstafi-i hukuk hareketine katılmazlar ki?” diye düşünür, hayıflanır olmuştum. “Hukuk devleti” konulu bir toplantıya çağrıldım; istifa etmiş olmaktan sıkılmış olmalıyım ki kabul ettim. Olur ya, ben istifadan geri dönünce hukuk da gayrete gelir siyasal yaşama bir yerinden katılır diye de umutlandım. O umutla açtım günlük gazeteyi: Sulh Ceza Hakimliği Ankara katli..]]> Sun, 18 Oct 2015 04:51:32 +0300 Hakan'laştırdıklarımızdan mısınız? https://www.evrensel.net/yazi/75063/hakanlastirdiklarimizdan-misiniz https://www.evrensel.net/yazi/75063/hakanlastirdiklarimizdan-misiniz? Önce dinlemek istemedim. Öğrenci ısrarlı, ders notlarını uzattı, “Hiç olmazsa göz atın” dedi. Göz attım: Türk hukuk tarihi çalışan öğrencinin ders notları. “Hakan” diye başlıyor notlar ve hakanı “Allah’ın Türk milletini yönetmesi için seçtiğidir” diye tanımlıyor. Bizi yönetecek olanı seçenin Allah olduğuna inandınız mı, seçilenin bizim için her şeyin en iyisini, en doğrusunu, hatta tek iyi ve doğru olanı bildiğini inkar edemezsiniz. Seçilenin bilgisinden, bilgisinin doğruluğundan, doğru bilginin bizim için en iyisi olduğundan kuşku duyamazsınız. Çünkü seçen Allah’tır, onun seçimindeki isabet tartışılamaz. Bizi yönetecek olan, kendisini seçenin Allah olduğuna inandı mı, her şeyin en iyisini, en doğrusunu, hatta seçenekler arasındaki tek iyi ve doğru olanı kendisinin bildiğine de inanır. Onun söylediklerini tartışamazsınız, tartışırsanız Allah’a karşı çıkmış olursunuz. Onun hükümlerini eleştirir, sertçe eleştirirseniz Allah’ın seçimini kantara vurmuş olursunuz; hakanın yargı koruyucu..]]> Sun, 11 Oct 2015 05:00:43 +0300 Karşıya geçebilmek https://www.evrensel.net/yazi/74925/karsiya-gecebilmek https://www.evrensel.net/yazi/74925/karsiya-gecebilmek? Burada yaşayanlar, onları üzerinde fazla, ne fazlası, hiç düşünmeden başkalarından duyduklarını benimseyerek ‘mülteci’, ‘sığınmacı’, ‘Suriyeli’, ‘karşıya geçenler’, ‘kaçaklar’ ‘garibanlar’ diye anıyorlar. ‘Burada yaşayanlar’ dediklerim, Aristo’nun üzerinde dolandığı, Aristo’dan bu yana birden fazla medeniyetin kurulup sonlandığı topraklarda doğup yaşam süren, yaşamı henüz sonlanmamış olanlar. Bu topraklarda ben de çok gezindim; tepelerinde doğanın ‘Onu da yok eder’ diye insandan kaçırarak sakladığı özgürlüğün sırrını aradım. Rüzgarın esintilerinde, an oldu yalnızlığın sonra doyumsuzluğun ya da ihtirasların ve gözü görmezliklerin duygularını tahayyül eder buldum kendimi. Doğduğu anda yaşama birden fazla medeniyetin günümüze gelmiş tanıkları kalıntılar arasında başlayıp, okul sıralarında ‘muasır medeniyete’ ulaşmayı gençliğe hitabede ve hitabenin her milliyetçi tekrarında nakaratlaşan anlamsızlığında algılayan, yetişkin olduğunda ‘Aristo ya da Apollo Motel’ veya ‘Aristo ya da Apollo Re..]]> Sun, 20 Sep 2015 04:18:55 +0300 Milli irade devleti https://www.evrensel.net/yazi/74677/milli-irade-devleti https://www.evrensel.net/yazi/74677/milli-irade-devleti? Günün açıklaması: “İster kabul edilsin ister edilmesin, Türkiye’nin yönetim sistemi değişmiştir. Şimdi yapılması gereken bu fiili durumun hukuki çerçevesinin yeni anayasa ile netleştirilmesi, kesinleştirilmesidir”. Günün açıklaması aslında 2011 seçimlerinden sonra başlatılan “emirname düzeninin”, atılacak bir sonraki adım da hedefleyerek, günümüz gerçekliğinde yeniden ama daha net vurgusudur. Günün açıklamasındaki iki yanlış ifadenin doğruya çevirisini önererek düşünce oluşturmaya başlamak gerekiyor. İlk yanlış, “Türkiye’nin (fiilen) yönetim sistemi değişmiştir” ifadesidir. Bu ifadenin doğruya çevirisi “Türkiye’nin (fiilen) devlet biçimi değişmiştir” dir. İkinci yanlış, “bu fiili durumun hukuki çerçevesi(nin…)” ifadesidir. Bu ifadenin doğruya çevirisi, “bu fiili durumun yasal, yani emirname düzenine uygun çerçevesinin (…)” olmalıdır. Birkaç yıldır sürdürülen fiili uygulamaların hedefi, var olan devlet biçiminin işleyişini yeni bir yönetim sistemi temelinde yeniden kurgulamak olmamışt..]]> Sun, 16 Aug 2015 04:54:05 +0300 Neron'u hatırlamak https://www.evrensel.net/yazi/74632/neronu-hatirlamak https://www.evrensel.net/yazi/74632/neronu-hatirlamak? Yangın gece başladı; ormanın bir yerinden, sonra başka bir yerinden bir anda göğe yükselen alevler şimşek hızıyla her tarafa yayılmaya başladılar. Binlerce can umutsuz koşuşturuyor, neyi nasıl kurtaracağını bilemeden bir o yöne bir bu yöne sanki göç ediyordu. Evine koşup içerde kalmışları ya da değerli sayılan eşyalarını kurtarmaya çalışanlar, alevlerden ve dumandan kaçmak için sağ yöne yönelenler, nedendir anlaşılmaz alevlerin ve dumanın yoğunlaştığı sol yönü tercih edenler, ne yöne gittiğini bilemeden hareket edenler, yağmaya koşanlar, alevleri söndürme azmiyle felaketin üzerine saldıranlar, alevlerin henüz ulaşmadığı tepelere sığınıp alevlerin ihtişamını ve gücünü, önüne geleni hızla yok edişini, içten içe az da olsa hayranlığın gizlendiği dehşet duygusuyla izleyenler…Alevler, duman ve panik. Canlar cansızlaştılar, o ana kadar kendilerini, kendilerinden koparılamaz sanacakları kadar özdeşleştirdikleri ormanlar, ağaçlar, dağların yolları, evler, evlerin yolları, sular ve sevdikleri y..]]> Sun, 09 Aug 2015 05:00:52 +0300 Siyasetçi olmak https://www.evrensel.net/yazi/74544/siyasetci-olmak https://www.evrensel.net/yazi/74544/siyasetci-olmak? Ölüm insana kendini zorunlu kılar. Zorunlu kılar, ancak zorunluluğunu meşrulaştırmaya gerek duymaz. Çünkü meşrulaştıracak olan ölümün zorunluluğuna boyun eğmiş insandır. An gelir, insan başka insanlarla ilişkisinde ölümü zorunlu görür. Bu gibi anlarda ölüm insan üzerinde zafer kazanır. İnsan ölümü bir biçimde meşrulaştırır ve kendi safından öleni ve öldüreni ilahi, toplumsal değerlerle kutsar, karşı saftan öleni ve öldüreni ilahi ve toplumsal değerlerle lanetler; böyle yapar, çünkü böyle yapmakla ölümle ilişkisinde kaybettiği prestijini yeniden kazandığını sanır. Oysa kazanan ölümdür; insanla olan ilişkisinde zafere ulaşmıştır. İnsan ise ölümle ilişkisinde yenilmiştir; bazı insanlar başka insanlarla ilişkilerindeki başarısızlıklarını, ölümle olan ilişkilerinde ölümü zorunlu görerek uğradıkları yenilgiyi güç ve büyüklük zırhına sığınarak gözlerden kaçırmaya çalışırlar. Artık ölümü meşrulaştırmaktan başka çare kalmamıştır. Tüm insanları itham ettiğim sanılmasın. Elindeki toplumsal ..]]> Sun, 26 Jul 2015 04:57:29 +0300 Ganimet https://www.evrensel.net/yazi/74497/ganimet https://www.evrensel.net/yazi/74497/ganimet? İnsanı tanımlamaya kalkışanlar tüm yaşamımızı belirleyecek temel unsurları vurgulama gereği duyarlar. Önce insanla hayvan arasındaki farklılaşma vurgulanır; sanırım evrim sürecinde hayvan insandan önce var olduğu için böyle yapılır. Evrene sonradan gelmişliğimiz hayvandan farklılığımızı, ona üstünlüğümüzü göstersin istenir; atalarımızın atalarının, onların da atalarının, her kuşak atamızın bir önceki kuşak atalarının hayvanla özdeşleştirilmesinden çekinilir. Örnek “İnsan toplumsal hayvandır”, “İnsan düşünen hayvandır”, “İnsan konuşan hayvandır”. Örneklerdeki toplumsal, düşünen, konuşan sözcükleri insanı hayvandan farklılaştıran, hayvana üstün kılan, hayvanı insandan uzak tutan yargılardır. Dikkat edilirse, insanı hayvandan farklılaştırmak için kullanılan sözcükler biyolojik bir olguyu dile getirirler. Aristo insanı tanımlarken “toplumsal” sözcüğünü kullanmıştır, çünkü ona göre toplumsallık insanın doğasında bulunan biyolojik bir veridir. “Düşünen”, yani akılla mücehhez, “konuşan” yani ..]]> Sun, 19 Jul 2015 04:15:32 +0300 Dozajı kaçırmak https://www.evrensel.net/yazi/74449/dozaji-kacirmak https://www.evrensel.net/yazi/74449/dozaji-kacirmak? Yıllar önce okuduğum bir Kürt yazarın Kürtlük hallerine ilişkin yazısının sonunda özetlediği ana fikir aklımdan hiç çıkmaz: ‘Kürt olmak zor bir zanaattır”. Kadın özgürlüğünün anlam ve içeriğini ‘meraklı’ erkeklerin ‘araştırma’ alanından çıkartarak kadın düşüncesinde irdeleyen ve yaşamını kendi bulguları temelinde kurgulayan kadın karşısındaki erkeği şaşkın, sersemlemiş, yenilmiş, geçmişinle yüzleşmeye çalışıp beceremeyen halleriyle anlatmaya çalışsam ana fikri “Erkek olmak erkek olmanın ne olduğunu anlamadan ve bilmeden sadece atalarımızın erkeklik hallerini tekrarlayarak erkek olmak zanaatıdır ve zordur” diye özetlerdim. Cumhuriyet gazetesinin baş sayfasındaki göndermeyle on yedinci sayfaya gittim ve bir anda kendimi kadınlar dünyasındaki tartışma içinde buldum. Notre Dame De Sion Lisesinde okuyan kız öğrenciler Fanzin çıkarıyorlar (Benim gibi bilmeyen ama öğrenmek isteyenlere kolaylık: Google’a girdim, Fanzin yazdım ve öğrendim ki, fanzin İngizce FANatic ve magaZİNE sözcükle..]]> Sun, 12 Jul 2015 04:54:07 +0300 Sırtımdaki yük https://www.evrensel.net/yazi/74353/sirtimdaki-yuk https://www.evrensel.net/yazi/74353/sirtimdaki-yuk? Aslında, uygun değer yargılarının dirhemleriyle tartmadığımdan, doğru mu değil mi emin olamasam da, iyi bir insan olduğumu düşünürüm. İyi bir insan olmasam, düşlerimde kötülerin kötülüklerinin karanlığında yok oldukları savaşları hayal etmek dışında savaştan nefret etmez, savaşları ben çıkartırdım; savaş sonrası yıkıntılarını sırtımdaki küfede yük olarak taşımaz, olmuş bitmişe omuz silker geçerdim. İyi bir insan olmasam, her şeye şaşırır çocukluk anlarından hiçbir şeye şaşırmaz büyümüşlük anlarına geçişin her yeni yılında, sınırları siyaseten çizilmiş ‘vatan’ bellediğimiz toprakta etnik köken, inanç, düşünce, ana dil, sınıfsal konum vb. dendiğinde benden farklı insanların yaşadığını öğrendiğimde, benden farklı olanlara kızar ve öfkelenir, benden farklı olanların benden farklı yaşamalarına asla tahammül göstermezdim; allem eder kallem eder farklılığı yok eder, yok edilen farklılığın yıkıntılarını sırtımdaki küfede yük olarak taşımaz, olmuş bitmişe omuz silker geçerdim. İyi bir insan ..]]> Sun, 28 Jun 2015 05:00:53 +0300 Gafil olan koltuk https://www.evrensel.net/yazi/74102/gafil-olan-koltuk https://www.evrensel.net/yazi/74102/gafil-olan-koltuk? Darbe yılları dışında dönemsel olarak demokrasiymiş gibi oynanan seçimlerin bilinen sürecini yaşıyoruz sananlar olabilir. Belki de öyledir. Bana sorarsanız bu dönem yaşadığımız süreci, oy kullanma günü demokrasinin bundan ibaret olduğu sanısıyla ve desteklenen siyasi partinin destekleyenlerce istenilen sonuca ulaşabilmesi umuduyla geçirilen bir seçim tantanası olarak değerlendirmek pek de isabetli olmamalı. Seçim 7 haziran günü sonuçlanacak; 8 haziran gününe mevcut devlet yapısını ‘başkanlık rejimi’ adı altında parçalayan ve yerine ‘milli irade’ ideolojisinin tasarımı daha bir ‘derin despotik’ (bunun İkinci Dünya Savaşı öncesi bir başka resmi ifadesi vardı) devlet yapısı kurgulayan ‘yeni Anayasa’ önerisiyle, daha doğrusu dayatmasıyla başlayacağız. Kimileri bunun olabilmesi için milli irade ideolojisi partisinin seçimleri Anayasayı değiştirebilecek sayıda milletvekili çıkartarak kazanması gerektiğini ileri sürebilir. Hukuk olsaydı böyle olması gerekirdi. O kimilerine sorarım: Bir Anayas..]]> Sun, 24 May 2015 05:00:16 +0300 Meydan zaferi https://www.evrensel.net/yazi/73958/meydan-zaferi https://www.evrensel.net/yazi/73958/meydan-zaferi? Kadın gazeteci; başı örtülü. Çok akıllı (olduğunu sanıyor) olmalı. Yeni Türkiye televizyon kanallarından birinde, “Taksim’de yasak yoktu. İsteyenler eğer bir-iki kişiden fazla sayıda değillerse, polis onların meydana ellerinde karanfille girip, Kazancı yokuşu başında ölenleri anmalarına izin veriyordu. İnsanların can güvenliklerini koruyabilmek amacıyla, sadece toplu girişlere karşı önlem alınmıştı. Önlem alınmasaydı da ölümler mi olsaydı?” diye sadece kültürlü ve zeki olanların aklına gelebilecek yorumu yaptı. Moderatör de fikren yardımına koştu: “Amaç 1 Mayıs’ı kutlamaksa; bu, başka bir mahalde, mesela Yenikapı’da yapılabilirdi” dedi. Kadın gazeteci, diğer kanallarda bizleri aydınlatmaya çalışan başı örtülü/örtüsüz kadın gazetecilerden ve erkek ya da kadın moderatörlerden oluşan tek sesli koronun izlediğim kanaldaki seslendiricisi olarak Taksim meydan zaferinin keyfini çıkartır hallerdeydi. Yüreğine Çaldıran’dan bu yana kazanılmış tüm meydan muharebelerinin zafer taklarını kurmuş, s..]]> Sun, 03 May 2015 05:00:37 +0300 Kolay mı sandınız? https://www.evrensel.net/yazi/73854/kolay-mi-sandiniz https://www.evrensel.net/yazi/73854/kolay-mi-sandiniz? Çok bilir, her konuyu en iyisinden bilir okur, yazar, çizer ve konuşurlara, yorumlar, anlatır, açıklar ve ikna ederlere epey iş düşer oldu. Gün bilgeler günü…Bir yerlere atandığı ya da seçildiği için atandığı ya da seçildiği yerin büyülü sırrı gereği her şeyde en iyinin, en doğrunun, bizim için en yararlının biliri oluveren kamu bilgeleri; kendilerine bir köşe verildiğinde her konunun asla yanılmaz biliri, her sorunun asla görev savsaklamaz çözeri, her derdin asla ardında derman bulamayansız komayan tavsiye ve nasihatleriyle öne fırlamış köşe yazarı bilgeleri; günü gelip nasıl olduğunu bilemesek de kadirleri keşfedildiğinde geçmişlerinin esrarengizliğiyle o günün olayını şöyle bir yorumlayıp ağzımızı açık bıraktıran ya da konuşmasa da nasıl bir yorum getireceği eskiden beri izleyenlerce şıp diye bilinen yorum bilgeleri; babalarının siyasi veya ekonomik güçlerindeki manyetik alan atomlarının beyinlerinde oluşturduğu bilgi diziliminden genetik ve girişimcilik, kültür ve okçuluk, bayan ve..]]> Sun, 19 Apr 2015 05:00:20 +0300 Vurun HDP'ye https://www.evrensel.net/yazi/73802/vurun-hdpye https://www.evrensel.net/yazi/73802/vurun-hdpye? Barajı aşar. Hayır aşamaz. Ya aşamazsa? Kürt siyasi hareketinin belirlediği bağımsız milletvekili adaylarına oy vermişlerin ve siyaseten destekledikleri için bu kez de HDP’ye oy vereceklerin dışında, gönülden olmasa bile oy vermeyi düşünenlerin önemli bir kısmı ile oy vermeyecekleri halde sanki vereceklermiş gibi dikleniyor görünen ve seçim sonrasında da sanki vermiş gibi afur tafur gürleyecekleri her hallerinden belli olanlar soruyorlar: Ya aşamazsa? Ya HDP barajı aşamazsa? Bu seçimlere kadar Kürt siyasi hareketinin bel kemiğini oluşturduğu siyasi partinin barajı aşıp aşmamasını umursamayanlara, barajı aşamamasını demokrasi açısından pek de önemli görmeyenlere, hatta barajı aşmamasını dileyen ve isteyenlere bir şeyler oldu; HDP’nin barajı aşamama olasılığı HDP’nin kendisinden çok onları ürkütüyor. Milli irade ideolojisinin yandaşı ve bu ideolojinin müstakbel devlet örgütlenmesinin payandaları olmayı gönülden kabullenmiş okur, yazar, çizer ve konuşur pazarlamacıları bir yana bırakı..]]> Sun, 12 Apr 2015 05:08:14 +0300 Kalkan ile cübbe... https://www.evrensel.net/yazi/73753/kalkan-ile-cubbe https://www.evrensel.net/yazi/73753/kalkan-ile-cubbe? Milli irade buyruğu sınırlar ötesinden gümbür gümbürdedi; “Bal gibi aranır!” Bölücü birileri ‘Nah aranırlar!’ demiş olsa ki, milli iradenin sorunu ilelebet çözmeye yönelik buyruğunu milli irade yankılayıcısı okur, yazar, çizer, konuşur ve gerekliyse anında uzmanlaşanları, beyinlerinin ‘gelen emirler’ hücrelerine depolanan ‘Bal gibi aranırlar!’ sloganını ülkesel ses yükseltici işlevleriyle orada, burada, şurada tıngırdatmaya başladılar. “Ne yapılır, ne yapılır?’ “Aranır.” “Kim aranır?” “Cübbeliler aranır.” “Cübbeliler de kimler?” “Avukatlar…” Milli irade buyruğunun, buyruğun kendiliğinden devreye girer yankılatıcılarının ses yükselticilerinde çınlayan mantığında bozuk ve çarpık önermeler var. Biliyorum, milli irade buyruklarının mantığındaki bozuklukları düzeltebilmek olanaksızdır; olanaklı olsaydı ona milli irade denmezdi. Ama ben gene de önermelerdeki düşünsel bozuklukları sıralamak istiyorum. Öncelikle, adliye binalarına silah ve benzeri aletlerin sokulmasını engellemek istiyorsa..]]> Sun, 05 Apr 2015 05:00:49 +0300 Kadının eşitsiz konumu https://www.evrensel.net/yazi/73655/kadinin-esitsiz-konumu https://www.evrensel.net/yazi/73655/kadinin-esitsiz-konumu? İnsanı özgün bir tür olarak tanımlamak isteyenler onun ‘toplumsal hayvan’ olduğunu söyleyegelmişlerdir. Bu söylemdeki ana fikir toplumsallaşmanın insanın evrimi sürecini belirleyen doğal bir olgu olmasında somutlaşır. Söylemdeki toplumsallaşma vurgusu, örneğin atların ya da koyunların bir arada, sürü halinde yaşamalarından farklı olarak, insanın doğal zorunlulukla birlikte yaşarken, ‘birlikte yaşamayı’ kurgusal bir toplumsal yapıya dönüştürebilme ve bunu siyasal yapılanmalarla güvence altına alabilme yetisini kutsallaştırmaya yöneliktir. ‘İnsan düşünen hayvandır’, ‘İnsan konuşan hayvandır’ söylemleri de toplumsallık olgusunun sadece kaynağının değil, ‘birlikte yaşamanın’ yüz yıllar boyu ürettiği insanlar arası ilişkilerin ve bu ilişkilerden türetilen yapıların da ‘doğal’ oldukları, evrimin biyolojik zorunluluğunu kalıtsalladıkları iddiasını perçinlerler. Böylece ‘Doğal olan aynı zamanda toplumsaldır’ ya da ‘Toplumsallığın kökeni ve türlü tezahür biçimleri doğaldır’ diyerek işin için..]]> Sun, 22 Mar 2015 05:00:25 +0300 Bilim kedisi https://www.evrensel.net/yazi/73553/bilim-kedisi https://www.evrensel.net/yazi/73553/bilim-kedisi? Onu doğuran kedi, Biber, insan olmak isterdi. Uzun uzun konuşur, insan olmayı tartışırdık. “Senin insan olabilmen için, önce iki ayağın üzerinde diklenerek yürüyebilmen, sonra ateş yakabilmen gerekir ki, anatomik yapın buna elverişli değil” derdim. İkna olmaz, benden medet umardı. Sonra dişi kedi Çocuk’u yavruladı, insan olmaktan vazgeçti; insan olursa yavrusu Çocuk’a yaşamı süresince bakmak zorunda kalacağını düşünüyordu ve insanlığın bu halini beğenmiyordu. Kedi kalıp insan türünden biriyle, yani benimle, ilişki kurabilmiş olmayı yeterli saydı; birkaç yıl sonra sessizce öldü. Çocuk ise insan olmak istemedi; insandan biriyle, yani benimle, kedilik ve insanlık hallerini sorgulamaya yönelik bir iletişim ilişkisi kurmayı yeğledi. Kendini ‘bilim kedisi’ ilan etti, birbirimizle ve her birimizin kendi türümüzün diğer bireyleriyle olan ilişkilerimizdeki davranışları inceler olduk. Ona göre, örneğin televizyon karşısında kucağımda oturduğu zamanlarda elimi, parmaklarımı yalamasını ‘sevgi ve..]]> Sun, 08 Mar 2015 05:00:03 +0300 Sanalda yaşamak https://www.evrensel.net/yazi/73502/sanalda-yasamak https://www.evrensel.net/yazi/73502/sanalda-yasamak? Bir süredir “insan hakları” ifadesinin yaşadığımız zaman diliminde hangi insanlık halini dışa vuran jenerik başlık olduğunu sorgulayıp duruyorum; egomu sağ omzuma koymuşum, onunla tartışıyorum. Sağ omzuma konmuş egom bana sesleniyor, diyor ki, “Yücel, insan dediğin mahluk doğada var olan türlerden sadece biri; sen şimdi kalkmış onun haklarını evrenselleştiriyorsun, dokunulmazlıkla beziyorsun, hiç kimsenin bunları yok edemeyeceği, engelleyemeyeceği bir insanlık halini kurgulamaya uğraşıyorsun. Seni dinleyen sanır ki, doğada mevcut diğer türlerin her biri tek başına ya da diğer türlerle birleşerek insan türünü köleleştiriyor, eziyor, sömürüyor, kendi kaderini belirlemesinin önünü tıkıyor, evrimin dışına itiyor ve onun evrenden silinip süpürüleceği anı gözlüyor. Buna karşı insan türü de kendini diğer türlerin saldırısına karşı ‘evrensel olan, yani evrenin parçası kalabilmek için olmazsa olmaz haklarının’ mücadelesini yürütüyor...Yahu insanın bugünkü halini belirleyen başka türlerin tasarı..]]> Sun, 01 Mar 2015 05:00:20 +0300 Tecavüzcüyü 'tedavi etmek'... https://www.evrensel.net/yazi/73455/tecavuzcuyu-tedavi-etmek https://www.evrensel.net/yazi/73455/tecavuzcuyu-tedavi-etmek? ‘Kültürümüz bu, siz anlamazsınız’ diyerek, sözüm ona alaycı üslupla birilerini aşağıladığınızı sandığınız söylemin ardında yalan dünyasını kuran bilgisizliğin cesareti, anlamsızlığı tescillenmiş köhne inançların kabadayı kibri, zavallılığın o günlere mahsus zafer sanılan gösterisi vardır. Bu gösteriyi kalabalıklar karşısında diri tutarmış sanılan, söylemin doğruluğundan yayılan umut dolu coşkunun heyecanı değildir; diri tutulan da söylemin kendisi değil, söylemin kofluğuna karşı göğüs gerenlerin üzerlerine istendiğinde devletin güç kullanma yetkisine sahip kurum mensuplarını giderek arttırılan şiddet güdüsüyle donatarak salıverme iktidarına sahip olabilmişliğin körüklediği korkaklığın ihaneti vardır. İktidar gücünün dünyaya gelirken yaratanın size bahşettiği, gökyüzü seçiciliğinde belirlendiğini sandığınız toplumun sayıca kalabalık bir kesiminin de sırası geldiğinde onayladığı bir tılsımlı yeti olduğuna inanmaya başladığınızda dibin başına geldiğinizi fark etmez, iktidarın nimetlerind..]]> Sun, 22 Feb 2015 05:00:08 +0300 Milletin vekili milli iradeye karşı https://www.evrensel.net/yazi/73254/milletin-vekili-milli-iradeye-karsi https://www.evrensel.net/yazi/73254/milletin-vekili-milli-iradeye-karsi? Kendimi çok akıllı buluyorum; muhalifler anlamıyorlar, ben anlıyorum. Anlamak isteyen şunu bir anlasa, önümüzdeki en az dört yıl Türkiye’de olup bitecekleri önceden kestirir, kimsenin anlamadığını anlar, çözemediğini çözer: Dört yılda bir yapılan seçimlere siyasi partiler her açıdan tasarlanmış, ayrıntılı paragraflarla yazıya dökülmüş ‘yapacaklarımız’ vaadiyle katılırlar. Partilerin başkanları, parti başkanlarının destekçileri, ‘yapacaklarımız propagandasını örgütleyicileri’, ‘yapacaklarımız propagandasını’ heyecanla izleyerek oy verecekleri örgütleyenler, oy vermeyi örgütleyenler, örgütleyenleri örgütleyenler vb. el birliğiyle ve coşkuyla çalıştıklarında, yaşamın gündemini belirlemede usta, kitleleri seferber etmede usta, ustalıkta usta olan başkan da yeri göğü inletir, dünyayı dize getirir ve seçimleri önde bitirir. Böylece ve sonuç olarak, her açıdan tasarlanmış, ayrıntılı paragraflarla yazıya dökülmüş ‘yapacaklarımız’ başlığı altında toparlanmış vaatleri halk onaylamış sayılı..]]> Sun, 25 Jan 2015 04:58:36 +0300 Hukuk bilirler https://www.evrensel.net/yazi/73202/hukuk-bilirler https://www.evrensel.net/yazi/73202/hukuk-bilirler? Okurlar bilir, geçen yılın sonunda hukuktan istifa ettim. Bir yılı aşkın süredir müdafaa-i hukuk cenahından ayrılıp müstafi-i hukuk yalnızlığının tadını çıkartıyor…dum ki, Charlie Hebdo katliamı üzerine başlatılan düşünce özgürlüğü tartışmalarından son günlerde “hukuk bilirler” sayısının arttığını saptadım. Seçilmişlerden Cumhurbaşkanı, Başbakan, Adalet Bakanı ve diğer hükümet üyelerinin, özellikle iktidar partisi milletvekillerinin, atanmışlardan ise Genelkurmay Başkanı, ordu komutanları, vali, kaymakam ve kamu kuruluşları genel müdür ve yardımcılarının sırf bu görevlere seçilmiş ya da atanmış olmaları nedeniyle hukuku hepimizin iyiliğine en yararlı biçimde, en doğru yorumuyla bildiklerini biliyordum. İşte kurduğumuz varsayımsal 16 devletin ve özellikle Osmanlılığın, sonra da Cumhuriyetin kazandırdığı, sadece bizlerin ( yani Anadolu Sünni Müslüman Türklerinin) doğasında mündemiç, yani kandan, genlerden, DNA dan veya RNA dan, kısaca biyolojik ve tanrısal ne varsa onlardan kuşaklarım..]]> Sun, 18 Jan 2015 04:54:33 +0300 TV karşısında https://www.evrensel.net/yazi/73154/tv-karsisinda https://www.evrensel.net/yazi/73154/tv-karsisinda? Bilenler, bildiklerinden çok emin, fevkalade kıvrak zeka ürünü olarak gördükleri, kendi gibi başka bilenlerce de diğer TV kanallarında tekrarlanan ‘bilgeler topluluğu’ refleks yorum-açıklamasını, yapmacıklığı sırıtan üzüntülüymüş görüntülerine ekledikleri munis ve mütevekkil bir konuşma havasıyla kafamıza sokmaya uğraşıyorlar. Bizleri Fransa’daki vahşetin arkasındaki nedenleri anlamaya çalışarak katliam illüzyonundan kurtulmaya çağırıyorlar; onca insanın öldürülmesi bir görüntü, görüntüye aldanıp gerçekten uzaklaşmayın diyorlar. Gerçeği iki yüzlü Batı’nın ektiğini topluyor olmasında aramamız gerektiğini ‘fetvalıyorlar’, munis ve mütevekkil görüntüleriyle. Batı’da gelişen İslam karşıtlığının ezdiği, aşağıladığı, toplum dışına ittiği gençlerin feryatlarını duymazlıktan gelenler ileri gidip Müslümanların kutsal değerlerini aşağılamaya cüret ettiklerinde, bizlerin vicdan fukarası kesilip önümüze düşen cesetlerin görüntüsüne takılıp kalmamamız gerektiğini biraz da tehditkar bir sükunetle il..]]> Sun, 11 Jan 2015 05:00:31 +0300 Güç ve adalet https://www.evrensel.net/yazi/73101/guc-ve-adalet https://www.evrensel.net/yazi/73101/guc-ve-adalet? Önce Güç yaratıldı. O’nun kaburgasından da Adalet üreyiverdi. Güç Adalet’e “Sen” dedi, “Benden türedin, bensiz var olamazsın, beni ele geçiremeyen hiç kimse sana ulaşamaz; seni bir tek ve yalnız ben kurgulayabilir, kurabilirim.” Adalet Güç’e “Ben seni dizginlemek, seni evcilleştirmek için senden türetildim” dedi, “Ben olmasam bana ulaşmayı umut edenler bir an durmaz, seni ele geçirmiş gözü doymazları seninle birlikte yok ederler.” Güç Adalet’e “Gördün mü?” dedi, “Sana ulaşmayı umut edenler de beni ele geçirmiş gözü doymazları yok edebilmek için kapımı çalmak zorundalar. Ben her durumda vazgeçilmezim.” “Ben seni evcilleştireceğim” “Ben sen umut olasın diye varım” “Azgınlaşıp yok edici kesildiğinde seni dizginleyeceğim” “Beni ancak benle dizginleyebilirsin, benden başka bir ben daha yok” “Ben…” “Hayır! Ben”, “Sen” “Hayır! Sen” diye bağrışıp, huzur bozunca Güç ile Adalet yeryüzüne gönderildiler, ahenksizlik günahının cezalarını çeksinler diye. Yeryüzü onları baş başa bırakmadı, ..]]> Sun, 04 Jan 2015 05:00:22 +0300 Yağ satarım bal satarım https://www.evrensel.net/yazi/72794/yag-satarim-bal-satarim https://www.evrensel.net/yazi/72794/yag-satarim-bal-satarim? An olur, akla geçmişten bir iz düşer, anıdır belki ancak anlamı yoktur o an. Geçmiştendir, izdir, o an anlamsızdır, gel gör ki akıldan çıkmaz. İz anlam kazanmak ister, beyin gizemi çözsün ister, onu kemirir, kemirir güncele dönüşünceye dek… “Yağ satarım bal satarım ustam ölmüş ben satarım Tekerliyorum, yetmiş yılımın geçmişinden gelen tekerlemeyi tekerliyor duruyorum. Neden? Bilmem, anlamı yok! Beynimi kemiriyor, kemirildikçe beynim tekerliyorum geçmişin izini, ize bir anlam veremezsizin. Aklımın ön köşesine, ‘çözüm süreci’ dendi mi özgürlükle kamu düzenini takas pazarlığına girişen siyasi akımlardaki karşıtmış gibi görünen karşılıklılığı bizlere övgü ya da sövgüyle izlettirmeye soyunmuş anlatıcıları, özellikle şu genç kuşak yazar, çizer, konuşur anlatıcıları düşündüğümce anlatma fikri yerleşmiş. Onlara “Özgürlüğün pazarlığı olmaz, özgürlük birilerince verilmez; özgürlük tanınır, ilan edilir, güvence altına alınır, kullanılması koşula bağlanmaz…Özgürlüğün dili özgürlüğün kendinde m..]]> Sun, 23 Nov 2014 05:00:57 +0300 Yasak karşısında pasak https://www.evrensel.net/yazi/72741/yasak-karsisinda-pasak https://www.evrensel.net/yazi/72741/yasak-karsisinda-pasak? Yasak milli oldu, milli iradeyle kaynaşıp, özdeşleşip sanal kişilik kazandı; Özgürlük’ü şeytan ilan etti, şeytan taşlamada genç kuşak moda sivil havalı yazar, çizer ve konuşurların yanında saf tutmalarını sağladı. İktidar ondan hem memnun hem memnun değil. İktidar büyükleri “Bizi sollamaya başlıyor bu Yasak, önlem almazsak o da paralel hot zotlar iktidarı olacak, çare bulmamız gerek” demeye başladılar, çare arar oldular. Çare ararsan bulursun; çareyi genç kuşak sivil havalı yazar, çizer ve konuşurlar bulmazlar, çünkü onların işlevi çarenin kendisini bulmak değil, bulunan çarenin propaganda yollarını bulmaktır. Çareyi, serde akil insanlık var, ben bulurum söz gelimi. Aslında ben Yasak’a karşı Özgürlük’ü çare olarak bulmuşum da, bu çareye iktidar büyükleri burun kıvıragelmişler. Özgürlük beni hoş gör, bir süre bana darılma, Yasak’ı, geçici de olsa devre dışı bırakıp bizlere nefes aldırabilecek çareyi keşfeder gibi oldum: Yasak’a karşı Pasak (yani “Parayı Alanın Sadakati Aklığındandır K..]]> Sun, 16 Nov 2014 05:00:19 +0300 Vejetaryen olmak https://www.evrensel.net/yazi/72688/vejetaryen-olmak https://www.evrensel.net/yazi/72688/vejetaryen-olmak? Yasak milli irade ile özdeşleşti, onun ayrılmaz kutsal parçasına dönüştü, büründüğü sanal kişilik devletin tüzel kişiliğiyle sarmaş dolaş kaynaştı. Yeni Türkiye’ye lâf söyletmez genç kuşak yazar, çizer, konuşurları milli iradeleştikçe devletleşen, devletleştikçe daha bir milli iradeleşen Yasak’ın yüzüne karşı övgüler düzer, ardından öyküler dizer oldular. Genç kuşak yazar, çizer, konuşurları Yasak’a övgü düzer, öykü dizerken onunla hemhal oldular, öylesine öyle oldular ki, Yasak Yeni Türkiye’nin yeni kuşak gençliğindeki tazeliği kendileştirebildi; Yasak tazelendi, tazelendikçe sanal kişiliğindeki kamu düzeni, milli menfaat, bölünmezlik tasvirleri gittiler yeni genç kuşak övgü düzer, öykü dizerlerinin yaşlılaşan yüz oyuk çizgilerine tiksindirici utanç ışıltısıyla yerleştiler. Bir haftayı Yasak’ın böbürlenmesini, o böbürlenirken düzülen övgüleri, dizilen öyküleri izlemekle geçirdim. İçimi, içimi aşan ve neredeyse görebildiğim her yeri kaplayan bir sıkıntı doldurdu . Genç kuşak yazar, çi..]]> Sun, 09 Nov 2014 05:05:54 +0300 Benim adım ‘yasak' ve karşınızdayım https://www.evrensel.net/yazi/72630/benim-adim-yasak-ve-karsinizdayim https://www.evrensel.net/yazi/72630/benim-adim-yasak-ve-karsinizdayim? Bundan yaklaşık bir yıl önce sizlere varlığımı hiçbir saklım gizlim olmadan açıklamıştım. “Benim adım”, demiştim gururla ve hiçbir buyurganlık içermeyen tevazuuyla, “benim adım ‘yasak’ ve bilin ki artık kanun kitabındaki bir sözcük dizisi ya da ağızdan dökülen astığım astık, kestiğim kestik bir ifade veya yargı kararında millet adına gereği düşünülen hükümle meşruluk kazanmış bir kavramsal kategori olmaktan çıkıyorum: Bundan böyle beni karşınızda kişilik sahibi sanal bir canlı varlık olarak göreceksiniz.” Ve dediğimi gerçekleştirdim: Önce uyduruk milli irade sözcüğünün serüvenini izledim, sonra uydurukluğuna can katar biçimde milli irade ile özdeşleştim, onunla iç içe geçtim; milli irade dendi mi onu kutsayanlar çevresindeki yasak haresinin, yani benim varlığımın da önünde eğilir oldular. Evet, evet... Aynen düşündüğüm gibi oldu; milli iradenin her meslekten özellikle yazar, çizer ve televizyon kanallarında konuşur dostları, hayranları, yaltakçıları, yalakacıları kutsadıkları, toz kon..]]> Sun, 02 Nov 2014 04:59:56 +0300 Tarafsız olmak https://www.evrensel.net/yazi/72468/tarafsiz-olmak https://www.evrensel.net/yazi/72468/tarafsiz-olmak? Televizyon kanallarında ‘yorumlarıyla’ bizleri aydınlatsın diye ‘konuk’ sıfatıyla çağrılmış ciddi ve bilgiç yüzlü, öğretir bakışlı, söylediklerine uyulmazsa başımıza gelecekleri bilir tavırlı, bazıları benim gibi ‘çözüm süreci akil insanlar heyeti üyesi’ ‘nadide aydın’ patentli uzman kişilerden kimileri “tarafsız bir gözle baktığımızda” diye başlayıp, “tarafların görüşmeleri kesmeden diyaloga devam etmeleri gerektiğini” öğütleyerek içerik olarak ne dedikleri anlaşılmayan ‘açılımlar’ üretiyorlar. Tarafsız olmak… Ne karşısında, kimler arasında, hangi olaylarda tarafsız olunacak? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürtlerin, Kürt kimlikleri nedeniyle şimdiye kadar çoktan kullanır olmuş olmaları gereken gasp edilmiş haklarının büyük çoğunluğuna kavuştukla..]]> Sun, 12 Oct 2014 00:16:27 +0400 Zararsız düşünenler https://www.evrensel.net/yazi/72412/zararsiz-dusunenler https://www.evrensel.net/yazi/72412/zararsiz-dusunenler? Kimileri kendi gibi düşünmeyenleri ‘düşünemeyenler’ ilan eder, düşünemeyen ilan ettiklerinin düşüncelerini yanlış, değersiz, bozguncu, tehlikeli bulurlar. Böyle bulmakla da kalmaz, tehlikeli dedikleri düşünce sahiplerinin hapse girmelerini isterler. İstemekle kalmaz, hapse sokmayı öngören yasal düzenlemeleri, bu düzenlemeleri ‘hukuk’ sandıkları zart-zurtlar alanına sokacak parlamento oluşumunu, düzenlemelere aykırılığı anında saptayarak müeyyidenin, yani hapis cezasının uygulanmasını sağlayacak yargı yapılanmasında hapis cezası istemeye ve istenen hapis cezasını vermeye hazır savcıların ve yargıçların görevlendirilmesini ilelebet süregelecek bir huzur düzeninin temelidir diye devlet düzenine katmaya çalışırlar. Bu kimilerinden bazıları, gün olur, güce erişip iktidar oluverir; abuk sabukluklarını marifet sayıp yaymayı kişisel (ve &..]]> Sun, 05 Oct 2014 00:31:06 +0400 Kaybolan https://www.evrensel.net/yazi/72307/kaybolan https://www.evrensel.net/yazi/72307/kaybolan? Ülkemizde siyasi kültürün acımasızlığını, ‘insan merkezli’ toplum tasarımlarının mimarları ‘inşa’ ederler. ‘İnsan merkezli’ toplum tasarımı dendi mi,‘birey’i göz ardı eden, itekleyip kakalayan, küçümseyen, tek başına ele almayı anlamsız ve zararlı bulan, ancak belli kalıpların ve çerçevenin sınırları içinde yaratılacak bir toplumda varlık kazanacağını ileri süren fikriyatı ve bu fikriyatın türlü çeşitli uygulamalarını görür, ürperirim. Bu fikriyatın ürettiği siyasi kültür bir arada yaşamanın renklerindeki göz kamaştırıcılığı, duygulardaki yayılmışlığı, değişik zamanlarda değişik yerlerde değişik insanlarla kurulan ilişkilerdeki çokluğu, farklı lezzetlerden, değişik seslerden, kendi gibi olmayan yaşantıların çağrılarından keyif duymayı giderek yok eden bir kültürdür; yalnızlığımız, gö..]]> Sun, 21 Sep 2014 00:06:09 +0400 Sırtımızdaki küfe https://www.evrensel.net/yazi/72156/sirtimizdaki-kufe https://www.evrensel.net/yazi/72156/sirtimizdaki-kufe? Yeni Türkiye… “Yeni” tamlaması ile var olan eskiyi kötü halleriyle, o hallerden memnun olanlara bırakarak özgürlüğün önünü açacak bir toplum tasarımının uygulamaya geçirilmesi ifade edilmek isteniyorsa, yeni bir şey yok demektir. Yeni olan bir şey yok; peki nedir bu yeri göğü inletme sevdası ve sevdalılardan kimilerinin tek sesli koronun disiplinli rap raplarına uygun horon tepmeleri, kimilerinin tek sesliliği elektrik prizine sokarak çok seslileştirme modernizminin ahengine uygun adımlarla sallanırken dik duruyor görünme çabasında olmaları? Devleti kendi siyasi ideolojisi ve tercihleri temelinde, var olan devletin örgütlenmiş bugünkü halinden farklı biçimde örgütlemeye yönelik siyasi, ekonomik ve toplumsal strateji ve taktiklerle oluşturulmuş iktidar anlayışını herkese, en azından ülkenin yarı nüfusu olduğunu ..]]> Sun, 31 Aug 2014 00:08:49 +0400 Doğululuk / Batılılık https://www.evrensel.net/yazi/72108/dogululuk-batililik https://www.evrensel.net/yazi/72108/dogululuk-batililik? Batı tanımlaması bilim, teknik ve demokratik ilkeler temelinde gelişen entelektüel paylaşımı ifade eder. Osmanlılığı meziyet sanan ve geçmişin parlak dönemlerini bugün her alanda yeniden yaşatabilme hayaliyle yola koyulan siyasi anlayış, iktidar olmaya başladıkça Batı karşısına Doğu’yu diker; ona göre Doğu Batı’nın sahip çıktığı bilim ve tekniği üreten toplumsal kültürün beşiğidir ve bu nedenle Batı’nın kaderi Doğu’nun geleceğindedir. Bu siyasi anlayış Doğu dendiğinde Osmanlı’yı ve İslam’ı esas alıyor. Bilim ve tekniğin Doğu’dan fışkırdığını kanıtlamaya özen gösterirken demokrasi ya da demokratik ilkeler konusunda söylem tutturmamaya çalışıyor. Çünkü demokrasi ya da demokratik ilkeler, Osmanlı’da yoktur, dinde yoktur. Olmayabilir de; ancak sorun Osmanlılığı İslam temelinde canlandırma tasarımının demokrasiyle ya da onun yerine özg&u..]]> Sun, 24 Aug 2014 00:05:27 +0400 ‘Yabancı olarak doğmak’… https://www.evrensel.net/yazi/72056/yabanci-olarak-dogmak https://www.evrensel.net/yazi/72056/yabanci-olarak-dogmak? İçimdeki İstanbul Foğrafları”nı okuyorum. Mario Levi, İstanbul’da ‘yabancı olarak doğmanın’ kendi suçu olmadığını söylüyor söylemesine, ‘yerli olarak doğana’ inat, tüm yabancı doğmuşluğuyla İstanbul’u dolaşıyor, dolaştırıyor, eskilerden kalma anıların fotoğraflarını, yerli doğmuş bana gösteriyor. O fotoğrafların içinde ben de varım. Yerli doğdum ama içinde bulunduğum fotoğrafları, yabancı doğanlarla birlikte yaşadım. Mario Levi’yi duygusal olarak kolayca ve derinden algılıyorum…Farklı zaman dilimlerinde de olsa aynı yerlerde gezinmiş, benzer fotoğraf kareleri biriktirmişiz. Daha doğrusu benzer fotoğrafların bende de olduğunu, Mario Levi’nin yazdıklarını dinledikçe hatırlıyorum. Mario Levi’yle sanki ikiz kardeşmişiz, arkadaşmışız, tanışmasak da hiç ayrı kalmamışız gibi geliyor. O yabancı olarak doğmuş ama yerli; ben yerli olarak doğmuşum ama yabancı ol..]]> Sun, 17 Aug 2014 00:47:30 +0400 Garip düşünceler https://www.evrensel.net/yazi/71961/garip-dusunceler https://www.evrensel.net/yazi/71961/garip-dusunceler? Ne istemediğimi çok iyi biliyorum, ne istediğimi ise bilemiyorum’. Yaşamını bu özet düşünce, duygu ve davranış felsefesi üzerine kurgulamış roman kahramanının, sonunda nereye varacağını merak ediyorum. İstemediği her şey; istediği nedir? İstediğini bilebilecek mi, bildiğinde mutlu mu olacak, şaşıracak mı, yaşam kurgusu sıradanlaşacak mı? Ya da -yazar ben olsam böyle bitirirdim- istediğini bilmek sıradanlığıyla istemediğini bilmenin cazibesi ve coşkusu arasındaki gel-git debelenmenin sona erdiği anda ölümün kaçınılmazlığı ile mi karşı karşıya kalacak? Okuduğum romanı en geç yarın bitiririm; belki roman kahramanının yaşam kurgusundaki final beni alır, çocukluğumdan ve gençliğimden bu yana ne istediğimi de, ne istemediğimi de bilerek yaşadığımı sandığım zamanların ve anların sıradan saçmalıklarıyla dolu anılar ambarına götürür. Anılar, ambarda nasıl istiyorsak öyle istiflenmişt..]]> Sun, 03 Aug 2014 00:15:09 +0400 Milli irade yazan ve konuşanlar https://www.evrensel.net/yazi/71914/milli-irade-yazan-ve-konusanlar https://www.evrensel.net/yazi/71914/milli-irade-yazan-ve-konusanlar? Benzin almak için durduk; önde biri, arkasında onu ikili, sonra üçlü, daha sonra dörtlü sıralarla izleyen kazlar aynı anda aynı adımları atarak, aynı anda aynı yöne yalpalayarak, aynı anda aynı sesleri çıkarmaya çalışarak önümüzden geçtiler. Görülmeye değer bir kazlar resmi geçidiydi. İnsan doğada bir şey görmeye dursun, gördüğünü hemen toplumsallaştırır, var olanla kıyaslar, ara sıra düşüncesinde bir tasarım kurgular ve gördüğünü bu kurgu içinde bir yerlere yerleştirir. Kazlar resmi geçidini önce faşizmin Avrupa’yı kana buladığı yılların başlarındaki disiplinli, kaz adımlarla, bir ağızdan marşlar okuyarak rap rap yürüyen sürülerle kıyasladım. Sonra, önde milli irade idolü, ardından milli iradeyi slogan marşlaştırıp, disiplinli yazıp konuşanları gözümün ön&u..]]> Sun, 27 Jul 2014 00:09:34 +0400 Moda https://www.evrensel.net/yazi/71860/moda https://www.evrensel.net/yazi/71860/moda? Şempanze eliyle kulağına ince, uzunca bir saman çöpü sokuyor ve aşağıya doğru sarkıtıyor. Onu gören aynı gruptan şempanzeler de kulaklarına saman çöpü sokuyor ve aşağıya doğru sarkıtıyorlar. Gelişim antropolojisi bilim insanları 2010 yılından bu yana çekilmiş videoları izleyerek araştırıyorlar. Görüyorlar ki, eliyle kulağına ince, uzunca bir saman çöpü sokup aşağıya doğru sallandırmak şempanzeler arasında giderek yaygınlaşmış. Biri yaptı mı, diğerleri onu görüp aynını yapıyorlar. Bilim insanları araştırmayı derinleştirerek şempanzelerin bu davranışlarındaki işlevselliği bulmaya çalışıyorlar. Sonuç; bu davranışın hiçbir işlevi yok. Şempanzeler bunu keyfe keder yapıyorlar. Ve bu keyfe keder davranış bir nesilden diğerine aktarılıyor. Şempanzelerden biri kulağına saman parçası sokarsa onu gören aynı gruptan diğer şempanzelerin büyük çoğunluğu da ku..]]> Sun, 20 Jul 2014 08:16:13 +0400 Demokrasi dediğin... https://www.evrensel.net/yazi/71752/demokrasi-dedigin https://www.evrensel.net/yazi/71752/demokrasi-dedigin? Demokrasinin her birimizin toplumsal yapılanmada varoluşunu belirleyen en üst düzey siyasi örgütlenme, devlet biçimi olması gerçeğini ıskalayarak üretilen siyasi mücadele fikriyatı, Türkiye’de özgürlüğün yolunu tıkayan makus kaderi temellendiriyor. Anayasanın bazı maddelerinde yer alan demokrasi sözcüğünün kışkırtıcı cazibesi çoğumuzu yanılgıya sürükler; devletin biçimini demokrasi sanır ve onu koruyabilmenin tutkusunu siyasi yaşamımızın içgüdüsel vazgeçilmezi yaparız. Oysa, Anayasa’nın başlangıç bölümünü dikkatle okuyan, önce kutsallık sonra yücelik katından bizleri tepeden gözleyen ve ezici ağırlığıyla üzerimizde egemenlik kurmuş, sorgulanamaz meşruiyeti ve mukaddes varlığı kurucusunun ölümsüzlüğüyle güvence altına alınmış, yapılanması, örgütlen..]]> Sun, 06 Jul 2014 00:13:59 +0400 Üzerimdeki baskı https://www.evrensel.net/yazi/71639/uzerimdeki-baski https://www.evrensel.net/yazi/71639/uzerimdeki-baski? Yazdıklarından alıntılar yapılıyor, onu tanıma fırsatı bulmuş olanlar ayak üstü konuşmuş bile olsalar ne kadar etkilendiklerini anlatıyorlar; kulaktan kulağa bir övgü, bir hayranlık sözcükleri… Yeni bir şeyi keşfetmiş olmanın heyecanlı anlatımı ülke sathında dalga dalga yayılıyor. Anlıyoruz ki adayımız laik, demokrat, çoğulcu, ağır başlı ve herkese, her görüşe, her inanca saygılı, uzlaşmacı, uzlaştırıcı, kibar, hemen her alanda üstün bilgili ve sağdan sola, oradan merkeze geniş bir tarih açılımında kültürlü, her yabancının saygı ve hayranlık duyduğu bir bilim adamı, dünyanın tanıdığı bilim felsefecisi, herkesin kendi kimliğini, inancını, her neyi kendisi için olumlu ve gerekli görüyorsa onu özgürce yaşamasından yana dünya görüşüne sahip bir insandır. Bana en çarpıcı gelen niteliği ise ‘milletlerarası yönetici’ olması. ..]]> Sun, 22 Jun 2014 00:21:55 +0400 Yoksa ben Keloğlan mıyım? https://www.evrensel.net/yazi/71581/yoksa-ben-keloglan-miyim https://www.evrensel.net/yazi/71581/yoksa-ben-keloglan-miyim? Hukukun tüketildiğine karar verdiğim gün ‘hukuktan’ istifa etmiştim. Hukuk boş vere, zaman bir şeyleri fiilen yapabilme zamanı; becerebilirsen… Becerebiliyor muyum bilemem ama, hava basıyor gibi olmayayım, kendini muhalefet olarak görenlerden umudu kesince bizzat iktidar olma kararı verdim. Karar verdim, iktidar oldum. Ve açıklıyorum. İstifa ettiğim hukuku ihya ediyorum ve hukuk tüketildikten sonra alınmış kararlardan, yapılmış işlemlerden ihya edilen hukuka uygun olmayanlarını alındıkları ya da uygulandıkları tarihten başlamak üzere ortadan kaldırıyorum. Ayrıca bu kararlardan ya da işlemlerden yararlananları, şimdiden uyarıyorum, sorumlu tutuyorum ve elde ettikleri her şeyi halka iade etmeye mahkum ediyorum. İhya edilen hukuk kuralları kaldıkları yerden, yani benim istifa ettiğim tarihten başlayarak uygulanacaklardır. Örnek vereyim: Alaçatı’da bazı işyerleri ile birlikte dört dönüm arazi..]]> Sun, 15 Jun 2014 00:27:41 +0400 Bilim kurgu gücü https://www.evrensel.net/yazi/71464/bilim-kurgu-gucu https://www.evrensel.net/yazi/71464/bilim-kurgu-gucu? Yazar olabilseydim. Okuru gerçeklikten uzaklaştırırken bir başka gerçekliğin peşi sıra koşuşturtan bilim kurgu güncel tarih romanı yazabilseydim. Romanın kahramanı ben olmasaydım. Romanın kahramanı tanımadığım, görmediğim, bilmediğim, en iyisi hiç yaşamamış ve yaşamayacak biri olsaydı. Romanın okurları sizler olmasaydınız. Romanın okurları sizlerin okumadığı ya da okuduğunuzda tiksindiğiniz yazarlar olsalardı. Romanın kahramanı roman icabı sahip olduğu bilim kurgu güçleriyle romanın o sizlerin okumadığınız okurlarını yaşıyoruz diye övündükleri gerçeklikten kopartıp, sanal ama benim olmasını arzuladığım gerçekliğe iti itiverseydi. Romanın tanımadığım, görmediğim, en iyisi hiç yaşamamış ve yaşamayacak kahramanı sadece sizlerin okumadığı ya da okuduğunuzda tiksindiğiniz yazarlara telefonda konuşurcasına şöyle sesleniyor olsa: “Sizleri birazdan görmekten öylesine mut..]]> Sun, 01 Jun 2014 00:34:58 +0400 Devlet/Derin Devlet/Paralel Devlet https://www.evrensel.net/yazi/71293/devletderin-devletparalel-devlet https://www.evrensel.net/yazi/71293/devletderin-devletparalel-devlet? Uzun yıllar derin devleti araştırıp bulmaya çalıştık. Unutur gibi olduk, karşımıza paralel devlet çıktı. Şimdi o devleti araştıranlar var. On yılı aşkın bir süre önce yazdığım bir yazıyı, paralel devlet üzerine çalışanlara yararı olur diye, bu haftaki köşeme de taşıdım. “R.J. Rummel isminde biri oturmuş çalışmış, araştırmış, elde ettiği bulgulara dayanarak, kabul edilebilir veriler temelinde hesaplamış ve görmüş ki, 1900–1987 yılları arasında dünyada 169 milyonu aşkın kişi hükümetler tarafından öldürülmüş. Bu sayıya savaşta ölenler (En az 35 milyon deniyor), yargı kararlarıyla idam edilenler, doğal afetlerde ölenler, silahlı mücadele sürdürürken öldürülen siyasi muhalifler, suçüstü yakalandıklarında silahla karşı koydukları için öldürülen adi suç sanıkları dahil değil. Üstelik aradan..]]> Sun, 11 May 2014 06:40:16 +0400 Uyduruk ama ürkütücü https://www.evrensel.net/yazi/71241/uyduruk-ama-urkutucu https://www.evrensel.net/yazi/71241/uyduruk-ama-urkutucu? Milli İrade kavramının uyduruk olduğunu, Başbakanın bu kavramı kullanmaya başlamasından bu yana, bildiğim kadarıyla en azından on yıldır yazar dururum. Ve eklerim; bu uyduruk kavrama siyasi bir anlam yüklenmek istenirse otoritarizmin, giderek faşizme uzanan yolun fikriyatı oluşturulur. Başbakan bu kavramı kararlı biçimde, yılmadan kullandı. Sonunda çoğu kişi alıştı, ısındı, muhalefetten siyasetçiler dahi milli iradeyi kendilerine göre yorumlayarak siyasi çıkarlarına uygun sonuçlar çıkartmaya başladılar. Bilim insanları yıllardır, beynin karmaşık yapısını ve şaşırtıcı işleyişini tüm yönlendirici, dönüştürücü, saptırıcı, engelleyici vb. sonuçta belirleyici biyolojik ve çevresel etkenlerin tarihsel/toplumsal süreçteki etkileşimini araştırarak, inceleyerek düşüncenin oluşum sürecindeki çözülmemiş sırları aydınlatmaya çalışıyorlar. Bi..]]> Sun, 04 May 2014 06:58:15 +0400 Milli irade devleti https://www.evrensel.net/yazi/71186/milli-irade-devleti https://www.evrensel.net/yazi/71186/milli-irade-devleti? Gerginleşen siyasi yaşam, kitlelerin kamplaşmaya itilmesi… Mahalli seçimler, Cumhurbaşkanı seçimi, genel seçimler… Son yıllara ve günlere damgasını vuran, birbirleriyle bağlantılı olaylar karşısında herkes yakın geleceğin ne olacağını soruyor, sorguluyor. Yaşadığımız ve yaşayacağımız anlaşılan şaşırtıcı ancak beklenilir gelişmeleri devleti yeniden ve farklı bir işlerlik temelinde yapılandırma girişimi olarak değerlendiriyorum: Bence önümüzdeki siyasi gündem ‘Milli İrade Devleti’nin kurulmasıdır. Milli İrade Devleti tanımı benim icadım. İtiraf edeyim ki, bu tanımı Başbakanın milli irade gibi anlamı olmayan bir kavramı siyaset alanına tek başına sokup, herkese kabul ettirerek bir içerik kazandırmasından sonra icat etmek zorunda kaldım. Kısacası, milli irade kavramı ve bu kavrama kazandırılmaya çalışılan yeni bir devlet yapılanması ihtiyacına ilişkin içerik belirlemesi başbakanın tasarımıdı..]]> Sun, 27 Apr 2014 08:28:57 +0400 Milli olmak isteyen yasak (2) https://www.evrensel.net/yazi/71014/milli-olmak-isteyen-yasak-2 https://www.evrensel.net/yazi/71014/milli-olmak-isteyen-yasak-2? Balkonda onu gören olmamıştı. Şölen alanında yaşanan zafer coşkusunu kollar yukarı kutlama gösterisinde baş rolü, bilerek ‘milli irade’ye bırakmıştı; ‘Milli iradenin özüyle kaynaşıp onun ondan koparılamaz bileşkesine dönüşme’ stratejisindeki bu ilk başarılı harekat şimdilik dikkatleri çeksin istemiyordu. ‘Milli olma’ tasarımını bir kez daha gözden geçirdi: Adı ‘Yasak’tı, ancak bu topraklarda ‘milli’ ilan edilmeden toplumsal meşruiyetini tescil ettiremeyeceğini kavramıştı. ‘Milli’ ilan edilmekle kavramsal bir kategori olmaktan çıkacak, kişilik sahibi sanal bir canlı varlığa dönüşebilmenin önü açılacaktı. Önü açılan yolun sonunu düşledi: Her yerde ‘Milli Yasak’ deniyor, herkes adının ulvileştirdiği kişiliğinin önünde saygı ya da huşu veya coşku ile heyecanlanıyordu. ‘Mil..]]> Sun, 06 Apr 2014 00:04:41 +0400 Milli olmak isteyen yasak https://www.evrensel.net/yazi/70897/milli-olmak-isteyen-yasak https://www.evrensel.net/yazi/70897/milli-olmak-isteyen-yasak? Aynaya yandan şöyle bir baktı, kendini pek beğendi; erkekti, cezp ediciydi, kışkırtıcıydı, boyun eğdirmemesi düşünülemezdi. Gururlandı, kendine haller verdi, göğsünü gere gere adını pencereden yurt sathına haykırdı: ‘Yasak, Yasak, Yasak…Ben Yasak’ım’ Adı ‘Yasak’tı; bugüne kadar hep hor görülmüştü. Kullananca kullanmadığı ileri sürülerek kullanılmış, eskidikçe atılmış, tu kaka edilmiş, sonra yeri gelmiş yeniden kullanılmadığı ileri sürülerek kullanılmıştı. Birden hatırladı: Bir sıkıyönetim komutanı ‘yasakladım’ demiş, ardından ‘yasağın duyurulmasını da yasakladım’ buyurmuş, çizmeleriyle kişiliği üzerinde debelenmişti. O zamanlar bir kişiliği olduğu bilinmezdi. İnsanın icat ettiği korkutma efekti bir kavram, kanun kitabındaki bir sözcük dizisi veya otorite ve yetki sahibinin ağzından dökülen buyurgan..]]> Sun, 23 Mar 2014 00:16:25 +0400 Kandırılabilirlik https://www.evrensel.net/yazi/70843/kandirilabilirlik https://www.evrensel.net/yazi/70843/kandirilabilirlik? Hukuktan istifa ettim edeli sanki her şeyden istifa etmiş hallerine büründüm. Oturuyorum ekran başına, konuşanları dinliyor, konuşulanları zihnimde bir yerlere not ediyor, notlarıma şerhler düşüyor, eğleniyor, kederleniyor, tasalanıyor, umutlanıyor, hayıflanıyor, her şeyden istifa etmişlerin sıkıntılı ‘cık cık’ ya da ‘vah vah’ veya ‘oh oh’ halleriyle dünyaya beğenmezlik nazarları atıyorum. Bu sıralar KCK davalarında tutuklu yargılananlar ile Balyoz davasının cezaevindeki hükümlüleri dışındaki tüm siyasi içerikli davaların tutuklu yargılananları hükümlü olsunlar, olmasınlar tahliye ediliyorlar ya, ‘paraleller arası çatışmada’ iktidar doğrusunu izleyenlerin milletvekilleri, yazarları, hukukçuları bu yeni durumu ‘Yargıyı ele geçirmişler’ doğrusunun tasarımcılarının kendilerini kandırmış olmalarıyla açıklıyorlar. Öz ele..]]> Sun, 16 Mar 2014 00:54:10 +0400 Hukuktan istifanın faydaları https://www.evrensel.net/yazi/70786/hukuktan-istifanin-faydalari https://www.evrensel.net/yazi/70786/hukuktan-istifanin-faydalari? Biliyorsunuz, hukuktan istifa ettim. İstifa ettim ve rahatladım. Artık sırtımda yük, beynimde hukuksal kurguların prangaları olmadan, özgür ve keyifli yaşıyorum, konuşuyorum, ahkam kesiyorum. Geçmiş günlere bakıp, hukuk hallerime şaşıyorum. Bu halleri yıllar boyu ıstırapla yaşamışım; üstelik bu ıstırabı yaşayabilmek için üniversiteler bitirmişim, kitaplar ve kitaplar okumuşum. Hukuktan istifa ettim, iyi ettim. Herhalde Kant’ın saf aklına erdim. Hukuk her zaman gerekli değildir. Hatta hiçbir zaman gerekli değildir. Gerekli olmadığı gibi çoğu zaman zararlıdır da. Batı toplumları hukuk diye diye yozlaştılar. Hukukla devlet yönetilmez. Düzen, nizam, disiplin, hot zot gerekirse kanun çıkartılır, her şey zaptı rap altına alınır. Kanun çıkartmak kolaydır; baktınız çıkartılan kanun yetmiyor, yönetmelikle istediğiniz ekleri gerçekleştirir, genelgeyle dilediğiniz uygulamayı sağ..]]> Sun, 09 Mar 2014 00:12:15 +0400 Tutuklama sevinmek/üzülmek https://www.evrensel.net/yazi/70726/tutuklama-sevinmekuzulmek https://www.evrensel.net/yazi/70726/tutuklama-sevinmekuzulmek? Hukuktan istifa ediyorum. Televizyon kanalındaki bir programa çağırmadan önce telefon edip o programda konuşulacak, tartışılacak konuda görüşümü soruyorlar. Önceleri saflıkla yanıtlıyordum. Sonra anladım ki, görüşüm soruluyor çünkü ‘programa çağrılacaklar ön elemesine’ tabi tutuluyorum. Programı yapanlar açısından önemli olanı, güncel bir olayı onların olmasını istedikleri doğrultuda olumlayan ya da olumsuzlayan ‘hukuki görüşü’ ekranda savunuyor olmam; hukukun kendisinin pek bir önemi yok. Dün birkaç gazeteci ve televizyon kanalının ‘programa çağrılabilecekler ön elemecisi’ aradı: İçlerinde istifa eden bakanların çocuklarının da bulunduğu beş kişinin tahliyesine ilişkin yorumumu soruyorlardı. Ben, hukuki açıdan tek bir tutukluluk nedeni kabul ederim: Sanığın tutuklanmazsa işlemeye ..]]> Sun, 02 Mar 2014 00:49:15 +0400 Kamplaşmanın taraftarlığı https://www.evrensel.net/yazi/70668/kamplasmanin-taraftarligi https://www.evrensel.net/yazi/70668/kamplasmanin-taraftarligi? Kamplaştırılıyoruz. Oysa, özellikle ‘yeni anayasa’ çalışmalarına halkın her kesiminden insanların yoğun katılımı, tüm farklılıklarımızla ve birbirimizin farklılıklarının güvencesi olarak birlikte, şiddet kullanmaksızın huzur içinde yaşama fırsatını bulabilmiş olmanın keyfiyle kurulan ilişkiler halkın çeşitli kesimleri arasına örülmüş duvarları yıkmaya başlamıştı. Var olan kamplaşmanın keskinliği giderek yok oluyor, birbirimize sevecen ve şakacı bakışlarla yaklaşıyor, çoğu yerde bir oluyor, birlikte var olabilmenin siyasi yollarını döşemeye çabalıyorduk. ‘Akil İnsanlar’ çalışmalarında yapılan halk toplantılarında, halkın o zamana kadar bir araya gelemeyen, birbirlerine öfkeyle ve kızgınlıkla yaklaşan kesimlerinden binlerce, on binlerce insanın seyirci olmaktan çıkıp siyaset sahnesinde etkin yerini almaya başladığı, birbirini anlamaya başlayarak ortak dil kullanmaya &ou..]]> Sun, 23 Feb 2014 00:11:12 +0400 Milletle cinsel ilişki https://www.evrensel.net/yazi/70548/milletle-cinsel-iliski https://www.evrensel.net/yazi/70548/milletle-cinsel-iliski? Bundan 70 yıl önce, yani mahallenin tüm çocuklarıyla birlikte sokakta oynadığımız zamanlarda, bir çocuk diğerine kızdı mı, kullandığı en etkili küfür, küfür ettiği çocuğun annesiyle uzun kulaklı, melül bakışlı sevimli hayvan arasında cinsel ilişki kuran tekerleme olurdu. Mahalle kültüründe bu küfür bize bir önceki kuşak küçüklerinden aktarılmış olurdu; her halde bizden de, bir kuşak sonraki küçüklere ‘Bunu yazan Tosun…’ edebiyatına adımlarını atarken öğrenecekleri ilk parçalardan biri olarak geçmiştir. Bu küfrü sokakta birlikte oynayan her çocuk kullanırdı. Kuşkusuz ben de… Ama kullanmaya başladığım zamanlarda küfrün içeriğini sorgulamak aklıma bile gelmemişti. Yaşım cinsellik üzerine kulaktan dolma, rivayete dayalı bilgilerle biraz daha aydınlanabilme çağına eriştiğinde k..]]> Sun, 09 Feb 2014 06:47:00 +0400 Alıştırabilmek/Şaşırtmayabilmek https://www.evrensel.net/yazi/70487/alistirabilmeksasirtmayabilmek https://www.evrensel.net/yazi/70487/alistirabilmeksasirtmayabilmek? Bir süredir eşimle Fransa’daydık. Fransız arkadaşlarımız Türkiye’de olup bitenle ilgililer, bize soruyorlar, biz de yanıtlıyoruz. Olup biteni açıklıyoruz açıklamasına ama onlar anlamakta zorluk çekiyorlar. Türkiye’de sınırlı da olsa demokratik bir devlet yapısının olduğuna, hukuk devleti temelinin bulunduğuna inanmışlar, açıklamalarımızla sergilediğimiz olan biteni demokrasinin ve hukuk devletinin değerleriyle bağdaştıramıyorlar. Bağdaştıramamaları bir yana, tüm olup biteni siyasi ve hukuki bir çerçeveye oturtamıyorlar. Bu da bir yana, tüm bu olup bitene şaşırmaz görünmemize, aldırmaz davranmamıza şaşırıyorlar ve biraz da kızıyorlar. Fransız arkadaşlarımızdan bizi yakından tanıyanı, biraz kızgın, soruyor: “Yahu sen tüm olup bitenin normal mecrasında yürüdüğünü, yürüdüğü mecrada kazasız belasız çözüme ulaşacağını mı ..]]> Sun, 02 Feb 2014 00:14:27 +0400 Milli irade milli iradeye karşı https://www.evrensel.net/yazi/70311/milli-irade-milli-iradeye-karsi https://www.evrensel.net/yazi/70311/milli-irade-milli-iradeye-karsi? Kullanılmaya başlandığından bu yana ‘milli irade’ ifadesinin uyduruk, anlamsız bir anlatım olduğunu; eğer bu ifadeye siyasi bir anlam yüklenirse, ‘milli şef’e ulaşan faşist ideolojinin çarkına girileceğini yazarım, söylerim. Çünkü, belli bir konuda belli bir anda yapılan oylama sonucu ortaya çıkan şey soyutlanabilir genel bir irade değildir, çoğunluğun o anda o konuya ilişkin tercihidir. Çoğunluk tercihi mutlaka benimsenmesi, eleştirmeksizin uyulması, boyun eğilmesi, değiştirilememesi gereken bir iradeyi ifade eder biçimde soyutlanır ve bir de ‘milli’ tanımlamasıyla ‘yüceleştirilirse’ faşizme geçit açılmış demektir. Demokratik devlet yapılanmasında ‘milli irade’ kavramı bir anlam taşımaz, onun için uyduruktur. Milli irade ifadesi giderek muhalefet tarafından da kullanılır oldu. Başlarda sadece bir kişiden duyduğumuz bu ifade yıllar i&c..]]> Sun, 12 Jan 2014 00:15:46 +0400 Çıkmazda sıkışıp kalmak https://www.evrensel.net/yazi/70118/cikmazda-sikisip-kalmak https://www.evrensel.net/yazi/70118/cikmazda-sikisip-kalmak? Yolsuzluk ve rüşvet ‘operasyonu’ tartışmalarında taraf tutmaya zorlanıyoruz. Ortada gerçekten yolsuzluk ve rüşvet var da hükümet yetkilerini kullanıp olayı ört bas etmeye mi çalışıyor? Yoksa, yolsuzluk ve rüşvet ‘operasyonu’ hükümeti düşürmeye yönelik, iç mihrak destekli dış mihrakların ‘operasyonu’ mu? Tarafların taraftarlarını dinliyoruz, Nasrettin Hoca hikayesi, herkes biraz haklı. Tarafların taraftarları arasındaki, herkesin biraz haklı olduğu kıyasıya tartışmada yolsuzluk ve rüşvet iddiaları giderek hukuk alanından çıkıyor, tartışmaların çıkmazında sıkışıp kalan dinleyicilerin, izleyicilerin vicdanlarında çözüm bulacak siyasi bir ihtilafa dönüşüyor. Bence, Türkiye’nin temel sorunu da bu: Devletin örgütlenmesi, yapılanması ve işleyişinde tüm siyasi, ekonomik, toplumsal ve yargısal süre..]]> Sun, 22 Dec 2013 07:14:32 +0400 Hayalleşen gerçeklikler https://www.evrensel.net/yazi/70057/hayallesen-gerceklikler https://www.evrensel.net/yazi/70057/hayallesen-gerceklikler? Hastayım. Hastanedeyim. Zatürre denen meret, yüksek ateş sayıklatıyor insanı. Yüksek ateşin ardına sığınmış bir savcı görüntüsü üzerime üzerime geliyor, parmağını sisin içinden şaşkın bakan öğrencime doğrultuyor, ‘sen camiyi kirletmekle suçlusun’ diyor. Öğrencimi korumak istiyorum, ‘öyle bir suç yok ki’ diye savcı görüntüsüne hitap ediyorum. Savcı görüntüsü yüksek ateşin ardında kayboluyor. Tanıdık biri savcının kaybolan görüntüsünden arda kalan parlaklığı doldurmaya uğraşıyor, ‘o senin öğrencin değil, diyor, o bira kutularını, sigara izmaritlerini oraya koyan, atan, orada sarhoş dolaşan, orada birbirini kadınlı erkekli öpen yapılardan.’ Tanıdık birini nereden tanıdığımı bulmaya çalışıyorum. Yüksek ateşin zihnimde ürettiği görüntülerde görüyorum onu. ..]]> Sun, 15 Dec 2013 07:26:21 +0400 'Devlet vatandaşı' https://www.evrensel.net/yazi/69941/devlet-vatandasi https://www.evrensel.net/yazi/69941/devlet-vatandasi? Anayasa’da yer alan vatandaşlık tanımı tartışılıyor, üzerinde uzlaşılan bir sonuca varılamıyor. Oysa, tanıma Anayasa’nın başlangıç bölümünün ruhundan kalkarak hak ve özgürlükler perspektifiyle yaklaşılsa gerçekçi bir çözüme ulaşılmaması olası değildir. Anayasa’nın başlangıç bölümünün ruhuna inildiğinde, hak ve özgürlüklerin kullanımı açısından bireylerin üçe ayrıldığı görülür; Öncelik verilen birey, devletin kullanıma sunduğu hak ve özgürlüklere elini sürmeyen, onları boşa harcamayıp, kara günler için saklayan bireydir; işte bu birey gerçek vatandaştır, devlete olan bağı tamdır. O birey ‘devlet vatandaşı’ olarak tanımlanmalıdır. Buna karşılık, simsar ruhlu birey vardır ki, devletin kullanıma sunduğu hak ve özgürlükleri bizzat kullanmaz, başka..]]> Sun, 01 Dec 2013 07:50:58 +0400 Diyarbakır Barosu stajyerleri https://www.evrensel.net/yazi/69885/diyarbakir-barosu-stajyerleri https://www.evrensel.net/yazi/69885/diyarbakir-barosu-stajyerleri? Diyarbakır Barosunun davetlisiyim. Diyarbakır Barosunda staj yapan gençlere ‘avukatlığı’ anlatacağım. O gençleri şu an en az ilgilendiren konu ‘avukatlık’ olmalı… Başbakan ‘Kürdistan’ dedi; Türkiye’de on yıllardır yasaklar nedeniyle gizli konuşulan, özgürce söylenip yazıldığında savcıların harekete geçtiği, yargıçların mahkumiyetlere karar verdiği tek sözcükten oluşan ama üzerinde coğrafi-etnolojik-biyolojik-siyasi-sosyolojik araştırmalara / tezlere dayanılarak yazılmış, Türkiye’de bulundurulmaları ve okunmaları yasak kitapların konusu bu kavram tabuların arasından sıyrıldı, bir anda gündeme oturdu. Diyarbakır Barosunda staj yapan gençlere, bu yasaklar ve mahkumiyetler diyarında yaşadıkları topraklara tarihsel olarak verdikleri adı, buralarda yaşayanların kimliklerini, konuştukları dili, kültürlerini anmadan savunma yapabilmeni..]]> Sun, 24 Nov 2013 07:15:31 +0400 Muhafazakar demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/69773/muhafazakar-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/69773/muhafazakar-demokrasi? Niteliğini ve aşılamaz çerçevesini Anayasanın belirlediği devletimiz kuruluşu, yapılanması ve işleyişi açısından biçim olarak demokrasi değildir; doğduğumuzdan bu yana yıllardır despotik, otoriter bir devlet biçiminin cenderesinde yaşıyoruz. Despotik devlet biçimi halk üzerinde kurulan vesayetin siyasi yapılanmasıdır. Vesayet vesayettir; vesayetin atanmışlar ve atanmışların seçtikleri ya da atadıkları kamu gücü kullanmaya yetkili olanlar tarafından işletilmesi ile vesayetin seçilmişler ve seçilmişlerin seçtikleri ya da atadıkları kamu gücü kullanmaya yetkili olanlar tarafından yaşatılması arasında halk açısından önemli bir fark yoktur: Halk vesayet altındadır. Vasinin atanmışlar ya da seçilmişlerden oluşması vesayeti değiştirmez, kaldırmaz. Bireyin özgünlüğünü ifade eden iradesini bir yandan yasal düzenlemeler ve fiili uygulamalarla iğdi..]]> Sun, 10 Nov 2013 08:52:50 +0400 Düşünmemeyi düşünmek https://www.evrensel.net/yazi/69662/dusunmemeyi-dusunmek https://www.evrensel.net/yazi/69662/dusunmemeyi-dusunmek? Düşünmek istemiyorum. Karar veriyorum, hiçbir şey düşünmeyeceğim. Başlıyorum hiçbir şey düşünmemeyi düşünmeye. Hiçbir şeyi düşünmemeyi düşünmeye nereden başlamalıyım? Sanırım kendimle çelişiyorum. Hiçbir şeyi düşünmemek hiçbir şeyi düşünmemeyi düşünmeyi de kapsar; bu nedenle hiçbir şeyi düşünmeme isteği ve kararı ile yola çıkıp, hiçbir şeyi nasıl düşünmeyeceğimi düşünmeye başladığım an kendime ihanet ettiğim düşüncesi beliriyor zihnimde. Böyle olmamalı, kendime ihanet edip etmediğimi, kendimle çelişip çelişmediğimi düşünmemeliyim, hiçbir şey düşünmemeye kararlıyım çünkü. Derken işimi kolaylaştıracak klarnetçi caddede odamın karşısındaki yerini alıyor, başlıyor var gücüyle üflemeye. En az bir saat &uum..]]> Sun, 27 Oct 2013 00:42:21 +0400 Armağan edilen varlığımız https://www.evrensel.net/yazi/69488/armagan-edilen-varligimiz https://www.evrensel.net/yazi/69488/armagan-edilen-varligimiz? Somut olarak neyi, neye, neden ve nasıl armağan ettiğimi bir türlü bilemeden ve anlayamadan yıllarca ant içtim. Benden önce, benimle birlikte, benden sonra milyonlarca öğrenci ant içti. Bundan böyle öğrenciler okullarda toplu olarak varlıklarını armağan eden andı içmeyeceklermiş. Bu karar tartışılıyor. Kimileri tepkili; öğrenciler bu andı içmezlerse Cumhuriyet’in tehlikeye düşeceği düşünülüyor. Sorun ciddi gözüküyor. Ben uzlaşma zemini bulmak amacıyla Anayasal, yasal, tüzüksel ve yönetmeliksel düzenleme önerisiyle üstüme düşeni yapmak istedim ve konuya ilişkin genel bir çerçeve oluşturdum. Bu çerçeve içinde neyin anayasayla, neyin kanun, tüzük ya da yönetmelikle düzenleneceğine karar verilebilir. Tartışmaya açıyorum. 1. Okullarda öğrencilerin varlıklarını armağan ettikl..]]> Sun, 06 Oct 2013 14:01:44 +0400 28 Şubat https://www.evrensel.net/yazi/69242/28-subat https://www.evrensel.net/yazi/69242/28-subat? 28 Şubat süreci, bu sürece ilişkin açılan dava gündemde önemli bir yer tutuyor. Yazılıyor, konuşuluyor, o süreçte sessiz kalan, yazmaya ve konuşmaya çekinen, korkan, sinen birçok kişi şimdilerde kahramanlık öyküleri anlatıyor; o günlerin gerçek mağdurlarının önüne geçmiş, korkaklıklarının, sinmişliklerinin ezikliğini intikam duygularının çığırtkanlığında gidermeye çalışıyorlar. Tanklar Sincan Caddeleri’nde gövde gösterisindeyken ben İstanbul Barosu Başkanıydım. Baro Yönetim Kurulu üyeleri büyük çoğunlukla sürece karşı çıktık; Televizyon kanallarında sürecin görünen uygulamalarını eleştirdik, hukuksuzluğu gözler önüne sermeye çalıştık. Bu nedenle tepki çektik, eleştirildik. Son günlerde, o dönemde başbakan olan Necmettin Erbakan’ın MGK’nin kendisinden alınm..]]> Sat, 28 Sep 2013 17:53:58 +0400 Doğuştan bilgeler iktidarı https://www.evrensel.net/yazi/68709/dogustan-bilgeler-iktidari https://www.evrensel.net/yazi/68709/dogustan-bilgeler-iktidari? Hepimiz eşitiz ve kardeşiz. Hepimiz tüm haklara sahip olarak doğuyoruz. Hepimiz özgürüz ve özgürlüklerimizi doğuştan sahip olduğumuz haklardan yararlanmak için kullanıyoruz. Mutlu olmamız gerekmez mi? Ama olmuyor. Kavga ediyoruz, birbirimize karşı şiddet kullanıyoruz, savaşıyoruz. Sanki her birimiz diğerinin kurduyuz, şeytan içimize girmiş, başkasının hakkını alıyoruz, onun özgürlüğünü yok ediyoruz. Neden? Nedenini bilemiyorum. Bildiğim tek şey, en azından Türkiye’de, seçimle ya da bir başka yoldan iktidara gelen her hükümetin kendini hakların ve özgürlüklerin güvencesi ilan etmesi, buna inanması, bizleri de inandırmak için her yola başvurması, bizleri hakları ve özgürlükleri gasbedenlerden kurtarmak için bunca meşakkate katlanmaları. Bildiğim bir diğer şey, yine en azından Türkiye’de, her hükümetin ha..]]> Sat, 21 Sep 2013 16:14:11 +0400 Pera'nın gazları https://www.evrensel.net/yazi/67972/peranin-gazlari https://www.evrensel.net/yazi/67972/peranin-gazlari? Biz İstanbullular gıyaben tanıdığımız biber gazıyla Gezi gösterileri sırasında ve sonrasında şahsen tanıştık, yakınlaştık ve içli-dışlı olduk. Pera farklıdır; yaratıcıdır. Sanat, kültür, eğlence ve şiddet bir arada yaşar. Pera’nın biber gazları da bu güne dek aklımıza gelmeyen bir hakkın varlığını gözlerimize, burnumuza, genzimize, ciğerlerimize soktu: Polisin biber gazı kullanma hakkı. Bizler bunu hak değil yetki sanırdık. Sanırdık ki, polisin belli istisnai koşullarda ve amirlerinin vereceği karar üzerine biber gazı kullanma yetkisi vardır. Bu yetkinin kullanılması ve kullanım sonucunda doğabilecek olumsuz etkiler denetime tabidir, gerektiğinde sorumlulara idari ya da cezai müeyyide uygulanabilir. Yanlış öğrenmişiz, öğretmişiz: Biber gazı kullanmak polisin yetkisi değil hakkıdır. Öğrendiğim ve öğrettiğim tüm bilgileri bir anda yanlışlayan bu basit gerçeği ben Pera’nın gazlarıyla içli-dışlı o..]]> Sat, 14 Sep 2013 17:21:01 +0400 Sınırlı müdahale https://www.evrensel.net/yazi/66677/sinirli-mudahale https://www.evrensel.net/yazi/66677/sinirli-mudahale? Uzun yıllardır Ortadoğu’da öldürmek ve ölmek üzerine kurulu bir sistem, çok kısa molalarla işliyor. Önce, bir ülkedeki iktidar gücü topraklarında yaşayan insanların bir bölümünü öldürüyor; sonra dünyadaki iktidar güçleri henüz öldürülmemiş olanları kurtarmak amacıyla o ülkenin iktidar gücünün yanında yer alanları öldürüyor. Derken henüz öldürülmemiş olanları kurtarmak amacıyla başkalarını öldürenler, henüz öldürülmemiş başkalarınca öldürülüyorlar. Ve kısa molalar dışında durmaksızın işleyen bu sistemi her birimiz siyasi düşüncelerimize, bilgelik atfettiğimiz zekamızın kıvraklığına, öldürenlerden ya da ölenlerden hangisinin tarafında durduğumuza bağlı olarak ‘tahlil ediyoruz’, ‘yorumluyoruz’, ‘ne yapılması..]]> Sat, 31 Aug 2013 16:36:29 +0400 Uzaktan etkileme https://www.evrensel.net/yazi/65204/uzaktan-etkileme https://www.evrensel.net/yazi/65204/uzaktan-etkileme? İnsan’ uzun bir biyolojik evrimin ürünüdür. Ve evrim süreci sona ermiş de değil. Birer bireyi olduğumuz sapiens insan, doğal ayıklanmanın anakronik sürecinde değişebilecek, farklılaşabilecek, belki de sönümlenecek. Acaba, insan, bizzat tasarlayacağı bir evrim sürecinde, bilinçli genetik müdahalelerle, kendi geliştirdiği teknolojinin, özellikle nanoteknolojinin açtığı ufuklarda üreteceği araçlardan da yararlanarak, kendi biyolojik evriminin belirleyicisi olabilir mi? Örneğin, nano/biyoteknolojinin sunabileceği sonsuz olasılıklarda, bir yanda bilgi yükleyen böcekler yerleştirilmiş beyinler arasında, öte yanda böceklere bilgi yükleyecek bilgisayarlar arasında uyum sağlayarak bir ‘üstün zeka’nın var oluşu sağlanabilir mi? ‘İnsan sonrası’ bir dönemin başlayacağını vurgulayan bu tartışmada ortaya çıkabilecek hukuki sorunlar ü..]]> Sat, 17 Aug 2013 17:04:32 +0400 Düşünme tembeli https://www.evrensel.net/yazi/64619/dusunme-tembeli https://www.evrensel.net/yazi/64619/dusunme-tembeli? Kimi yazar tatile çıktı mı, yazmaya ara verir. Ben de Evrensel’de haftada bir yazıyorum; ama amatör yazarlardan sayıldığım için olsa gerek, tatildeyken daha bir keyif alarak yazarım. Hava çok sıcak, oradan buradan ilham getiren esinti yok, deniz önümde dingin, gözlerimi ağaçlara dikmişim, yaprak kımıldamıyor. Bir hareketsizlik hali… Hareketsizlik beynime de vurmuş, yazacak bir şeyler bulamıyorum. Kendimi düşünmeye zorluyorum, bir biyolog, bir sosyolog, bir hukukçunun ‘ırk’ ve ‘etnisite’ üzerine konuşmalarını aktarmaya çalışan bir kurguyu tasarlıyorum, olmuyor. Çünkü hukukçu ne diyeceğini bilemiyor. Hukukçu benim, ben ise şu an düşünme tembeliyim. Başbakan üç çocuk önerisini yinelemiş ve bunları millete hibe edin demiş. Millete hibe edilecek üç çocuk projesi giderek ‘milli politikamız&..]]> Sat, 10 Aug 2013 15:48:42 +0400 Yaşlılık https://www.evrensel.net/yazi/63220/yaslilik https://www.evrensel.net/yazi/63220/yaslilik? İnsan davranışlarının genetik, biyolojik temelleri üzerine yapılan bilimsel çalışmaları izleyebilmek heyecan vericidir. Doğal olanın tarihsel/toplumsal boyutu üzerinde düşünmeye başladığımda, yeni bir toplum tasarımı arayışlarının düşünsel derinliği ve yaratıcılığı beni bilginin tükenmez kaynaklarına iteler; heyecanım bazen çıkmazlarda tükenir, bazen aydınlığın göz kamaştırdığı açıklıklarda umuda dönüşür. Düşünürüm, edindiğim tüm bilgileri bir kez daha gözden geçiririm. Kararlılıkla savunduklarımı doğrularım ya da sorgulayarak geliştirmeye, daha derinleştirmeye, farklılaştırmaya, yenilemeye çaba gösteririm. Ben böyleyim ve böyle olmakla düşüncenin özgürlüğün sonsuzluğuna açıldığı, ölüme meydan okuyan bir süreci yaşadığımı var sayarım. Kimileri böyle bir süreci yaşayabilmenin keyfini duy..]]> Sat, 27 Jul 2013 16:05:24 +0400 Devlet sabit toplum müteharrik https://www.evrensel.net/yazi/61970/devlet-sabit-toplum-muteharrik https://www.evrensel.net/yazi/61970/devlet-sabit-toplum-muteharrik? Toplum değişir, devlet sabit kalırsa ne olur? Şu anda Türkiye’de olanlar olur. Siyasi iktidar sabit olana sarılır, toplumu da değişemez kabul eder; değişimi yaşayan ve yaşatanları, değiştirilemez ilan etmeye başladığı sabit olanın yıllar önce kurulmuş tuzaklarında döşeli mayınlara sürüklemeye başlar. İnsanlar ölür, öldürenler mazur görülür; insanlar gözaltına alınır, gözaltına alanlar yüreklendirilir; insanlar tutuklanır, tutuklayanlar bağımsız yargının unsurları, tutuklamayı reddedenler yargıya siyaset bulaştıranlar olarak görülürler. Toplum, değişimi gören ve isteyen, değişeni yaşayan ve yaşatanlarla sabit olana sıkıca sarılanlar arasındaki kamplaşmanın kıskacında kaderini yaşamaya başlar. Kamplaşma söylentiyi siyasetin odağına yerleştirir; söylentiyi gerçekmiş gibi yaşamak ve yaşatmak, siyasi mücadelenin bu en eski ve en zararlı ama geçerliğini hâl..]]> Mon, 15 Jul 2013 09:43:54 +0400 Seçim yap, adı demokrasi olsun https://www.evrensel.net/yazi/61335/secim-yap-adi-demokrasi-olsun https://www.evrensel.net/yazi/61335/secim-yap-adi-demokrasi-olsun? Taksim Gezi Parkı, Mısır Tahrir Meydanı…On binler, yüz binler, on milyonlar bir şeyler dile getiriyorlar, bir şeyler talep ediyorlar ve yaşıyorlar, yaşatıyorlar. Gazete haberlerini, köşe yazılarını, resmi açıklamaları, uzman görüşlerini, televizyon programlarının konuklarını okuyorum, dinliyorum. On binlerin, yüz binlerin, on milyonların yaşayarak dile getirdiklerini, talep ettiklerini önemsemez görünenlerin görüşleri geliyor, iki ana noktada birleşip düğümleniyor. Diyorlar ki, seçilen seçimle gider. Bir kere seçim yapıldı mı, ‘milli irade’ (ne uyduruk kavram ama!) oluşur, artık herkes o iradeyi temsil edenlerin uygulamalarına sessiz ve itaatkar katlanmak zorundadır. Beğenmeyenler varsa, yeni ‘milli iradenin’ oluşacağı bir sonraki seçimleri beklerler. O kadar ! Seçimle bir yerlere gelenlerin, onların atadıklarının seçimle gitmelerini beklemeden ho..]]> Sun, 07 Jul 2013 05:16:49 +0400 Güvenmek https://www.evrensel.net/yazi/60766/guvenmek https://www.evrensel.net/yazi/60766/guvenmek? 'Yeni anayasa’ tartışmalarının yoğunlaştığı günlerde, Türkiye’nin çok değişik yerlerinde gerçekleştirilen ve halkın çeşitli ve birbirinden farklı kesimlerinin katılarak özgürce görüşlerini, kaygı ve kuşkularını, taleplerini dile getirdiği toplantılara katıldım. Benzer biçimde, Akil İnsanlar Heyetinin bir üyesi olarak, yine halkın çeşitli ve birbirinden farklı kesimlerinin katıldığı ve katılanlardan isteyenin özgürce konuşabildiği toplantılarda yer aldım. Araştırmacı olsaydım, yaklaşık yirmi bin kişinin katıldığı ve binlerce kişinin konuştuğu; hiçbir araştırmacının kolayca gerçekleştiremeyeceği bu ortamlardan araştırma konusuna ilişkin sağlam veriler toplardım. Ben bu toplantılara araştırmacı olarak değil, bir süreci yaşayabilmek amacıyla katıldım. Kendimi topluluklara bir şeyler öğretmeye ya da onları ikna etmeye çalışan ya da topluluklardan söz alıp konuşanl..]]> Sun, 30 Jun 2013 02:38:30 +0400 Vesayete mi, milli iradeye mi saygı? https://www.evrensel.net/yazi/60115/vesayete-mi-milli-iradeye-mi-saygi https://www.evrensel.net/yazi/60115/vesayete-mi-milli-iradeye-mi-saygi? Yaklaşık on yıldır ‘vesayetten’ söz ediyoruz. AK Parti vesayeti atanmışların (özellikle TSK) seçilmişler (Parlamento-hükümet) üzerindeki her alanda belirleyiciliği olarak tanımladı, öyle kabul etti ve ettirmeye çalıştı; bunda da başarılı oldu ve son anayasa değişiklikleri ile bu şekilde tanımladığı vesayeti önemli ölçüde geriletti. Ancak soru şu: Vesayetin siyasi içeriği iktidarın tanımladığı gibi midir? Vesayet halkın kendi kaderiyle ilgili konularda söz ve karar sahibi olamadığı; yaşamın her alanında, özellikle siyasi yaşamda var olabilmenin güvencelerini oluşturan hakların tanınmadığı, sınırlandırıldığı ya da bu hakları kullanmanın engellendiği bir devlet biçimini ve işleyişini anlatır. Yani, bizleri ilgilendiren vesayet, halk üzerinde kurulmuş vesayettir: Bizler, bizler için en iyi, en doğru, en yararlı, en gerekli olanın ne olduğuna atanmışların mı yoksa se&cce..]]> Sat, 22 Jun 2013 10:05:43 +0400 Kendini yaşamak https://www.evrensel.net/yazi/59515/kendini-yasamak https://www.evrensel.net/yazi/59515/kendini-yasamak? Ben kendimi yaşamak istiyorum. Kendimi yaşayabilmem için benim dışında herkesin kendini yaşayabilmesi gerekmiyor mu? Kendimi yaşarken gerçekleştirdiğim somut davranışlarım başkalarının kendilerini yaşama somutluğunu engellememeli. Benim kim, ne olduğumu; nasıl ve hangi amaçla yaşamam, davranmam gerektiğini başkaları tanımlamasın, belirlemesin. Ben de başkalarının nasıl yaşayacakları konusunda belirleyici olmayayım. Ben ve benim dışımdaki herkes kendimizi yaşarken kimse bizleri ne tek tek ne de topluca tanımlayarak, belirleyerek üzerimizde toplumsal, ekonomik, siyasal veya nasıl adlandırılırsa adlandırılsın yaşam çerçevesi-davranış hiyerarşileri-iktidar-güç-şiddet-itaat-tevekkül üreten sistemler kurmasın. Ben kendimi yaşamak istiyorum. Bana gereken nasıl ve ne yönde yaşamak istediğime karar verebilmemi sağlayacak eğitimden bilime, sanattan teknolojiye her tür yaratıcılığın her an ürettiğinden yararlanabile..]]> Sat, 15 Jun 2013 12:20:33 +0400 Yeni kuşağın on binlerce genci https://www.evrensel.net/yazi/58948/yeni-kusagin-on-binlerce-genci https://www.evrensel.net/yazi/58948/yeni-kusagin-on-binlerce-genci? Önünde karanlıklar keşfediliyor, arkasında nelerin planlandığı anlatılıyor, yanında bozguncular gözleniyor, üstünde iç ve dış mihraklar saptanıyor. Olmuyor, hiçbiri tutmuyor; on binlerce genç bunları umursamıyor, dinlemiyor, ciddiye almıyor ve yanıtlamaya tenezzül bile etmeden devam ediyor. Önlerinde, arkalarında, yanlarında, üstlerinde her an artan destek, yeni kuşağın on binlerce genci devam ediyor. Yeni kuşağın on binlerce genci, daha önceki kuşaklardan on binlerin verdiği destekle devam ediyor. Yeni kuşağın on binlerce genci ne yapıyor, neye devam ediyor? Kendime sorduğum soruyu önce bilimsel açıklamalarla yanıtlamak istiyorum. Olmuyor. Bilimsel olsun diye olayları özümsediğimi sandığım, aktarmalarla giderek sığlaştırılmış düşünce kalıplarına; akademik olsun diye üst ve alt başlıklarla anlatılan ve isteyenin kavramın üretildiği dilden, dileyenin öz Türkçes..]]> Sat, 08 Jun 2013 13:00:08 +0400 Çözüm süreci https://www.evrensel.net/yazi/58407/cozum-sureci https://www.evrensel.net/yazi/58407/cozum-sureci? Akil insanlardan’ (Tanımı beğenmesem, benimsemesem de) biri olduğum günden başlayarak Evrensel’deki yazılarıma ara vermenin doğru olacağını düşündüm. Özellikle halkın tüm kesimlerinin katılarak sürece ilişkin düşüncelerini, kaygılarını, kuşkularını, belki de önerilerini dile getirebileceği toplantılar sona ermeden gözlemlerimin belli varsayımlara ulaşabilmeye elverişli bir zemin oluşturamayacağı inancıyla böyle bir karar verdim. İki ay boyunca Marmara Bölgesi’nde yaklaşık altı bin kişinin katıldığı ve isteyenin söz alarak özgürce konuştuğu altmış toplantı düzenlendi. Bu toplantı süreçlerine ilişkin gözlemlerimi, konuşulanları, dile getirilen kaygı, kuşku ve tereddütleri; çözüm sürecine desteğin kapsamını, içeriğini bundan sonraki yazılarımda ayrıntılı aktarmaya çalışacağım. Bu yazıda iki değerlendirmeyle yetinmek istiyorum. Bi..]]> Sat, 01 Jun 2013 17:06:35 +0400 Deniz feneri https://www.evrensel.net/yazi/52977/deniz-feneri https://www.evrensel.net/yazi/52977/deniz-feneri? Geçtiğimiz ay eşimle Roma’daydık. Garibaldi ve karısı Anita’nın heykellerinin bulunduğu bir tepeye, biraz da tarihin o günlerden kalan anılarını konuşur, hayalimizde kendimizce yaşarız düşüncesinin keyfiyle gittik. Bizi şaşırtan denizle hiçbir ilgisi ve bağlantısı bulunmayan tepede bir deniz fenerinin bulunmasıydı. 1911 yılında, Arjantin’de yaşayan İtalyanlar aralarında para toplayarak bir İtalyan mimara o deniz fenerini inşa etmesi için göndermişlerdi. Deniz fenerinin denizcilik bakımından herhangi bir işlevi yoktu. Deniz feneri sadece o günlerdeki savaş ve mücadelelerde özgürlüğe olan inancı gösteren bir simge olarak düşünülmüş ve yapılaştırılmıştı. Mimarisi çok güzeldi, çekiciydi, yalnız o tarihi döneme değil tüm gelecek zamanlara meydan okurcasına dimdik yükseliyordu. Tıpkı simgelediği özgürlük gibi. Deniz fenerinin teknik ol..]]> Sat, 30 Mar 2013 12:59:53 +0400 Benim gibi olmayanlar https://www.evrensel.net/yazi/52390/benim-gibi-olmayanlar https://www.evrensel.net/yazi/52390/benim-gibi-olmayanlar? Sanırım 1993 yılıydı. ‘Türkiye’de Kürtler vardır’ demek yasaktı, derseniz yedi buçuk yıl hapis cezasını göze alırdınız. İstanbul’da sorunun tartışılacağı bir barış ve demokrasi konferansı düzenlendi. Beni de konuşmacı olarak davet ettiler. Konuşacaktım ama ceza tehdidi de beni kaygılandırıyordu bir yandan . Tüm konuşmacılar için savcıların soruşturma başlatmaları kaçınılmaz gibiydi. Koltuğumun altına değişik kanunları koymuş konuşma sıramı bekliyorum. Hukukçuyum ya, ceza tehdidini açıkça gösteren bir yığın yasal düzenlemenin kurduğu tuzaklardan kurtulmanın yollarını düşünüyorum. Tuzaklardan kurtulmanın yolu yok gözüküyor, Kürtlerden söz etmeden konuşabilmek olanaksız. Açılış konuşmasını Yaşar Kemal yaptı ve ‘Türkiye’de on beş milyon Kürt yaşıyor’ dedi. O an tuzaklardan kurtulabilmenin yolunu buldum. Ve sıra bana..]]> Sat, 23 Mar 2013 12:34:08 +0400 Devletin aklı, milletin irfanı, milletin iradesi https://www.evrensel.net/yazi/51092/devletin-akli-milletin-irfani-milletin-iradesi https://www.evrensel.net/yazi/51092/devletin-akli-milletin-irfani-milletin-iradesi? İnsanı diğer varlık türlerinden ayırt eden, belki de en belirleyici özü, onun görülmeyeni, ulaşılmaz kabul edileni, yok sayılanı, olanaksız denileni araştırabilme, keşfedebilme yeteneğidir. Yani insanın yaratıcılığıdır. Ve bu yaratıcılığın önünün sonsuza dek açılabilmesi için öncelikle tüm düşüncelerin çatışarak, yarışarak, biri diğerini çürüterek, birbirini geliştirerek birlikte var olabildikleri bir ortamın yaratılması gerekiyor. Düşünceyi sistemleştiren akılı üretme işlevini de esas olarak beynimiz yüklenmiş. Beynin oluşumu, evrimi elbette temelinde biyolojik, doğal bir olgudur. Ancak bu gelişimin düşünceyi sistemleştiren aklın tarihsel ve toplumsal boyutuyla etkileşimi de belirleyicidir. Toplumsal boyutuyla ele alındığında, beni en çok ürküten şey düşünceyi sistemleştiren aklı beyinden kopartarak doğada var olmayan, üretil..]]> Sat, 09 Mar 2013 12:25:45 +0400 Ne yazayım? https://www.evrensel.net/yazi/50438/ne-yazayim https://www.evrensel.net/yazi/50438/ne-yazayim? Yazayım da ne yazayım? Çözüm sürecindeyiz, bu konudaki görüşümü yazabilirim. Görüşüm ne olabilir ki? Türlü çeşitli tahliller yapar, çözüm için yerine getirilmesi gereken koşulları sıralayabilirim; ya da öne sürülen koşulları derin siyasi bilgi ve deneyimime dayanarak eleştirebilirim. Kendimi bilge konumuna sokacak dahiyane düşünceler üretebilirim. Hemen herkes yapıyor, ben de yapabilirim. İyi de çözümsüzlükten ölen ben değilim ki! Bu konuda söz ölenlerin ve öldürenlerin olmalı. Ben ölenlere ve onların sağ kalanlarına üzülürüm, öldürenlere kinlenirim. Gerçekten süreç çözüme ulaşır da ölüm ödül ya da ceza olmaktan çıkarsa, benim ne düşündüğümün, hangi koşulların yerine getirilmesi gerektiğ..]]> Sat, 02 Mar 2013 13:28:43 +0400 Tercih https://www.evrensel.net/yazi/49220/tercih https://www.evrensel.net/yazi/49220/tercih? Olasılıklar arasında tercih yapmak durumunda kaldığımda yapacağım tercihin öncelikle bana nasıl bir katkısı olacağını düşünürüm. Kendimi merkeze koyar, olasılıkları merkeze etkileri bakımından sorgularım. Kendimi içinde gördüğüm bir çözüm önermeyen olasılığı benimsemem. Olasılıklardan birini ya da diğerini önerenler, öngördükleri çözümün benim için en iyisi olduğuna ikna edebildikleri ölçüde de tercihimi kendi önerileri doğrultusunda oluşturmamı sağlayabilirler. Başbakanın temsil ettiği siyasi çizgi, toplumun yeniden yapılanmasını, bu yapılanmayı sürdürecek yeni bir devlet örgütlenmesini öneriyor ve başkanlık sistemini değişimin itici gücü olarak sunuyor. Ana muhalefetin temsil ettiği siyasi çizgi toplumun yeniden yapılanmasına ve yeni bir devlet örgütlenmesine, bunu karşı çıktığı..]]> Sun, 17 Feb 2013 05:27:47 +0400 Uzun tutukluluk süresi https://www.evrensel.net/yazi/48586/uzun-tutukluluk-suresi https://www.evrensel.net/yazi/48586/uzun-tutukluluk-suresi? Soru şu : Sanık hakkında tutuklama kararı verilmişse, tutukluluk hali en çok kaç gün, ay , yıl devam edebilir? Yargılama üç yıl, beş yıl, on yıl, on beş yıl devam eder de karar verilmezse tutukluluk da bir o kadar süre devam edebilir mi, etmeli midir? Yargıtay tutukluluk süresine ilişkin yasal düzenlemeleri yorumladı ve örneğin terörle mücadele yasası kapsamındaki örgütlü suçlara ilişkin ceza davalarında en uzun tutukluluk süresinin on yıl olduğuna karar verdi. Yani sanık olduk, tutuklandık, ceza davası diyelim on yıl devam etti, sonuçlanmadı; hakkımızdaki tutukluluk kararı kendiliğinden kalkar ve biz artık tutuksuz yargılanırız. On yıl tutukluluk süresinin çok uzun olduğu, sanığın peşinen cezalandırıldığı, sanık dava sonunda beraat etse de yıllarca tutuklu kalmakla uğrayacağı maddi-manevi zararların hiçbir şekilde giderilemeyeceği haklı olarak ileri sürülüy..]]> Sat, 09 Feb 2013 09:34:35 +0400 'Millet, 'kişi' mi 'eşya' mı? https://www.evrensel.net/yazi/48025/millet-kisi-mi-esya-mi https://www.evrensel.net/yazi/48025/millet-kisi-mi-esya-mi? “Türk ulusu ile Kürt milliyeti eşit olamaz” söylemi bir süredir tartışılıyor. Bu söylem ‘bilimsel’ midir yoksa ‘bilimsel’ olmayan ırkçılığın açığa vurulması mıdır? Bilimseldir diyenler sosyal bilimlerin, siyaset biliminin (eğer bu kategoriler ‘bilim’ olarak kabul ediliyorsa) ürettiği kavramlar arasında üstlük-altlık ya da öncelik-sonralık ilişkisi kurarak somut bireylerin konumunu bu ilişki çerçevesinde inceliyorlar : Milliyet henüz millet(ulus) olma aşamasına erişememiş insan topluluğunu ifade eder; bu nedenle millet olma aşamasına erişememiş insan topluluğu ile bu aşamaya erişmiş insan topluluğunu eşitlemek bilimsel olarak doğru değildir. Öyle olunca, millet (ulus) aşamasına erişememiş insan topluluğunu oluşturan bireyler milliyet kimliğine dayalı haklar talep ederken ya da hakları bu kimlikleri temelinde çeşitlendirerek kullanmak isterken millet..]]> Sun, 03 Feb 2013 05:45:25 +0400 Anlamsız bir konuşma https://www.evrensel.net/yazi/47425/anlamsiz-bir-konusma https://www.evrensel.net/yazi/47425/anlamsiz-bir-konusma? Pınar Selek davasını düşünüyorum. Fransız, İngiliz, Alman, Amerikalı…Vatandaşlığı ne olursa olsun yabancı bir hukukçuya, iyi bir ceza hukukçusuna davanın geçirdiği aşamaları anlatabilmenin bir yolunu arıyorum. Bulamıyorum. Ben anlatabiliyorum ama karşımdaki yabancı iyi ceza hukukçusunun anlayabilmesi olası değil. Anlamıyor ve suratındaki ifadeden ‘Yücel Baro Başkanı olmuş, hukuk fakültesi öğretim üyesi ama böylesine önemli bir davanın geçirdiği aşamaları bile anlatamıyor, herhalde bilmiyor’ diye düşündüğünü çıkartıyorum. Aklım davada çünkü bir televizyon kanalına telefonla bağlanarak ‘yorum’ yapacağım. Kanala bağlanıyorum ve neden yabancı iyi ceza hukukçusuna davanın geçirdiği aşamaları anlatamayacağımı söylemeye başlıyorum. Sunucu konuşmamı sonlandırmamı beklemeden “Yücel Sayman’dan yorumunu..]]> Sat, 26 Jan 2013 14:28:38 +0400 Teşekkür https://www.evrensel.net/yazi/46813/tesekkur https://www.evrensel.net/yazi/46813/tesekkur? Cenazeler Diyarbakır’a getirildiğinde tabutların yanında, arkasında bulunan Diyarbakırlılara teşekkür ederim. Hüznünüzü bizim istediğimiz gibi gösterdiniz. Neydi o Habur gösterisi? Heyecan, sevinç bizim istediğimiz gibi yaşanmamıştı. Bilinir, renkler tartışılmaz; Habur’da bizim beğenmediğimiz renkler kuşanılmış, işitmek istemediğimiz türküler söylenmiş, otobüsün üstüne bizi kızdıracak giysilerle çıkanlara bizim tahammül edemeyeceğimiz gereksiz sevgi gösterilmişti. Sonuç, barışa giden yol tıkandı. Heyecan ve sevinç bizim yaşadığımız gibi yaşanmamıştı. Ama bu kez hüznü yaşama biçiminiz bize uygun oldu; beğenmediğimiz renklere bürünmediniz, duymak istemediğimiz sözcük dizilerini kullanmadınız. Biz de bazı şeyleri hoş gördük: Tabutların üstünü görmezden geldik, saniye aralıklı dramatik vurgularla televizy..]]> Sat, 19 Jan 2013 14:25:55 +0400 Köşe yazısı yazmak https://www.evrensel.net/yazi/46229/kose-yazisi-yazmak https://www.evrensel.net/yazi/46229/kose-yazisi-yazmak? Köşe yazarından güncel her konuda yazması beklenir. Doğru olduğunu düşündüğünüzü yazarsınız. Okuyucu çoğunlukla düşüncenizdeki doğru olduğunu sandığınız özü sorgulamaya girişmez, ulaştığınız sonuca bakar. Eğer kendi gibi düşündüğünüze karar verirse, kendi düşüncesinin bir kez de sizin tarafınızdan doğrulanmasından hoşnut kalır. Düşüncenizin kendininkinden farklı olduğuna inanırsa, yüzü asılır, sizi kafasında yarattığı, her biri özel etiketli çekmecelerden birine yerleştirir. Ve köşe yazarı ne kadar çok okunduğuna ve beğenildiğine inanırsa kendisinin o kadar doğru düşündüğüne inanır; her güncel konuda yazdığı için de her konuda doğru düşünmek onun sarsılmaz karakteri oluverir. Böylece köşe yazarı ‘bilgeliğe’ ulaşır. Bilgeliğe ulaşan köşe yazarı her konuda herkes için ..]]> Sat, 12 Jan 2013 13:01:24 +0400 Despotizm / demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/44386/despotizm-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/44386/despotizm-demokrasi? Başbakan bir televizyon konuşmasında “Öyle bir başlık ortaya koymalısınız ki bu gündemi oluşturmalı. Gündem birilerinin elinde kalırsa, siz başbakan olarak onun peşine takılırsınız. Bu tartışmalar olmasa (başbakan gündeme ‘oturttuğu’ konuları söylüyor) başbakan olamam zaten” demiş. Aynı konuşmasında ODTÜ olaylarını değerlendiren başbakan, üniversite yönetimini, akademisyenleri ve gösteriye katılan öğrencileri eleştirirken “Siz nasıl bir üniversitesiniz. Sizin yetiştirdiğiniz öğrenciler bunlarsa Türkiye batmıştır. Bu öğrenciler uydumuz fırlatılırken gururlanacağı yerde lastik yakıp eylem yapıyor. Sonra neymiş protesto için (polisin şiddete başvurmasını protesto) derse girmiyorlarmış. Böyle üniversite, öğretim görevlisi olsa ne olur olmasa ne olur” açıklamasını yapmış. Bu konuşma devletin yapısını açıkça ortaya koyuyor. Başbakan..]]> Sat, 22 Dec 2012 11:54:12 +0400 2071 yılındaki ecdadım ve şürekası https://www.evrensel.net/yazi/43117/2071-yilindaki-ecdadim-ve-surekasi https://www.evrensel.net/yazi/43117/2071-yilindaki-ecdadim-ve-surekasi? Toplumsal yaşamı ve toplumsal yaşamın kurgulandığı siyasal düzeni temellendirirken nerede başlayıp nerede bittiği bilinemeyen, sorgulanamayan, değişmeyen, bireyin somutluğunu dışlayan soyut kavramlar üretiriz. Bu soyut kavramlara bireyin nasıl davranması gerektiğini belirten ‘resmi’ anlam ve içerik yükler, çoğu kez yasal düzenlemelerle dokunulmazlık kazandırırız. Birey özerkliğini kaybeder; birey silinir, varlığı armağan edilmiştir. Devleti ‘kutsal’, ‘yüce’ ilan eder, bireyi onun içine biçimlendirerek tıkarız; bireyin varlığı devlete armağan edilmiştir. ‘İnsanlık’ der, insan olabilmenin sırrı resmi olarak çözülür, tanımlanır. Bireyin varlığı insanlığa armağan edilmiştir. ‘Egemenlik milletindir’ der, millet ve egemenlik kavramlarının anlamını, içeriğini resmi olarak tanımlar, bireyin egemenliğini yok sayarız. Bireyin egemenliği millet egemen..]]> Sat, 08 Dec 2012 11:12:32 +0400 Girdaba kapılmayacağım https://www.evrensel.net/yazi/42439/girdaba-kapilmayacagim https://www.evrensel.net/yazi/42439/girdaba-kapilmayacagim? Beğenmediğimiz bir davranışı sorgulamak, tartışmak yerine onu suçlar alemine sokarak cezalandırılmasını istediğimizde kin, düşman bellediğini yok etme duyguları gerçeğin üstünü örtmeye başlar, kendimizle birlikte başkalarını da hırsların girdabında kayboluşa sürükleriz. Başbakan ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisinin tarihi gerçekleri tahrif ederek Kanuni Sultan Süleyman’ı karaladığını ileri sürdü ve yargıyı göreve çağırdı. Başbakana karşı olanların çoğu, Başbakanın yargıyı göreve çağırmakla suç işlediğini iddia etti, onlar da savcıları göreve çağırdı. Oysa ne bir dizinin ‘tarihi gerçekleri tahrif etmesi’, Kanuni Sultan Süleyman’ı karalaması suç, ne de Başbakanın yargıyı konuya el koymaya çağırması suç. Başbakan ve ona karşı olanların birleştikleri nokta, suç olmayan bir davranışı suçlar al..]]> Sat, 01 Dec 2012 10:36:06 +0400 Başkanlık sistemi https://www.evrensel.net/yazi/41793/baskanlik-sistemi https://www.evrensel.net/yazi/41793/baskanlik-sistemi? Düşünürsünüz. Düşüncenizin tek doğru, en iyisi/yararlısı/gereklisi olduğuna inanırsınız. Farklı düşüncelerin zararlı, tehlikeli, huzur ve istikrarı bozucu, kaos yaratıcı olduğunu varsayar, bunu herkesin böyle kabullenmesini istersiniz. An gelir, yetki verilir, elde ettiğiniz otoriteyi ve gücü kullanarak düşüncenizi somutlaştırıp uygularsınız. İşte o an ben düşüncenizin doğruluğunu/tutarsızlığını değil, size o yetkiyi veren ve uygulamanıza yöneltilen tepkiler karşısında sizi koruyan, dokunulmaz kılan yapılanmayı sorgular ve eleştiririm. Cizre ilçesinin kaymakamı ailelere uyarı mektubu göndermiş ve “Son dönemde ilçemizdeki huzur ve güvenlik ortamını bozmak isteyen bazı çevreler ve suç örgütleri amaçlarına ulaşmak için masum yavrularımızı kullanmaktadırlar. Hiç şüphesiz ki sizin evlatlarınız üzerindeki haklarınız ka..]]> Sat, 24 Nov 2012 17:10:47 +0400 Açlık grevi / Ölüm https://www.evrensel.net/yazi/41154/aclik-grevi-olum https://www.evrensel.net/yazi/41154/aclik-grevi-olum? Cezaevlerinde süren açlık grevleri ölüm üzerinden tartışılıyor, değerlendiriliyor. Kimileri öleceği varsayılanları umursamıyor, ölecek olanlara duydukları öfkeyi ölümle keyfe dönüştürebilmenin hazzını yaşıyorlar. Bu kimileri ölümü hukuk alanına sokup cezalandırma aracı olarak kullanabilmenin fırsatını bulmuş, ‘idam cezasını’ geri getirme ilkelliğini savunuyorlar. Kimileri öleceği varsayılanların ölmemek için kabul edilmesini istedikleri talepleri tartışıyor, bu taleplerin haklılığını savunuyorlar. Bu kimileri ölümü siyaset alanına sokup mücadele aracı olarak kullanabilmenin meşruiyet alanını genişletmeyi umut ediyorlar. Kimileri öleceği varsayılanların kişiliklerini, inançlarını, kökenlerini, bir örgüt üyesi olup olmadıklarını, haklı olup olmadıklarını, işledikleri varsayılan suçların niteliğini sorgulamaksızın, tartı..]]> Sun, 18 Nov 2012 03:50:48 +0400