Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Heinrich Heine https://www.evrensel.net/yazi/82595/heinrich-heine https://www.evrensel.net/yazi/82595/heinrich-heine? 1797-1856 yılları arasında yaşayan, Heinrich Heine (Haynriş Hayne); ülkemizde pek tanınmamasına karşın dünyaca ünlü en büyük birkaç Alman ozanından biridir. Ne var ki ükesinde uğradığı ağır eleştiriler yüzünden çok zor günler yaşadı Heine. Yaşamının son yıllarını da, yatalak olarak Paris’te geçirdi. Paris’te birçok ünlü düşünür ve sanatçıyla kalıcı dostluklar oluşturdu; zaman zaman onlarla sanatsal üretimini sürdürdü... Şiirlerinin çoğu, günümüzde bile dilden dile dolaşmakta, Almanya’nın bütün okullarında okutulan ders kitaplarında tanıtılmaktadır. ”Silezyalı Dokumacılar” ve “Lorelay” adlı şiirleri, dünyaca en ünlü şiirleridir. Bir dönem adı, okul kitaplarından silindi. Ne var ki günümüzde bile, şarkılaştırılmış Lorelay şiirini, hangi Alma..]]> Sun, 04 Nov 2018 04:05:48 +0300 Ünlü ozandan yanık dizeler https://www.evrensel.net/yazi/82460/unlu-ozandan-yanik-dizeler https://www.evrensel.net/yazi/82460/unlu-ozandan-yanik-dizeler? Bu yazımızın konuğu, ünlü Macar ozanı Endre Ady’nin kısaca özyaşamı: Dünya edebiyatının da büyük ozanlarından sayılan Macar ozanı Endre Ady, 1877-1919 yılları arasında yaşadı. Hukuk eğitimini bitirir bitirmez de, gazeteciliğe başladı. Sevgilisi Adel, onun yazarlık ve ozanlık sürecinde en yakın yoldaşı oldu ve Leda adıyla ölümsüzleşti. Ady; ilk başlarda Fransız sembolist akımının etkisinde kaldı. Fransa’daki ve 1905 yılında Rusya’daki toplumsal olaylar, onu coşkulu bir duruş sergilemeye doğru yönlendirdi. Ve ülkesiyle ilgili birçok yazı ve şiirler yazdı... 1914 yılında, I. Dünya Savaşı başlayınca Ady çok üzüldü. Çünkü o daha değişik ve insanlık yararına güzel oluşumlar bekliyordu! Ady; kendisine karşıt olanların çok ağır eleştirilerine uğradı. Ne var ki kendine çok yakın bir ozan olarak algıladığı Endre Ady’yi, büyük..]]> Sun, 14 Oct 2018 04:18:21 +0300 Ünlü ozandan birkaç dize https://www.evrensel.net/yazi/82310/unlu-ozandan-birkac-dize https://www.evrensel.net/yazi/82310/unlu-ozandan-birkac-dize? Bu yazımızın konuğu, ünlü Macar Ozanı Endre Ady’nin kısaca öz yaşamı: Dünya edebiyatının da büyük ozanlarından sayılan Macar Ozanı Endre Ady, 1877-1919 yılları arasında yaşadı. Hukuk eğitimini bitirir bitirmez de, gazeteciliğe başladı. Sevgilisi Adel, onun yazarlık ve ozanlık sürecinde en yakın yoldaşı oldu ve Leda adıyla ölümsüzleşti. Ady; ilk başlarda Fransız sembolist akımının etkisinde kaldı. Fransa’daki ve 1905 yılında Rusya’daki toplumsal olaylar, onu coşkulu bir duruş sergilemeye doğru yönlendirdi. Ve ülkesiyle ilgili birçok yazı ve şiirler yazdı... 1914 yılında, I. Dünya Savaşı başlayınca Ady çok üzüldü. Çünkü o daha değişik ve insanlık yararına güzel oluşumlar bekliyordu!.. Ady; kendisine karşıt olanların çok ağır eleştirilerine uğradı. Ne var ki kendine çok yakın bir ozan olarak algıladığı Endre Ady’yi, büy&u..]]> Sun, 23 Sep 2018 03:05:03 +0300 Bir lirik ozan: Gyula İllyes https://www.evrensel.net/yazi/82173/bir-lirik-ozan-gyula-illyes https://www.evrensel.net/yazi/82173/bir-lirik-ozan-gyula-illyes? Ünlü Macar ozanı Gyula İllyes (1902-1983), toprak emekçisi bir aileden gelmektedir. Gençliğinde bir süre Fransa’da kaldı ve orada, yenilikçi ozanlarla yakın dostluklar kurdu: Aragon, Eluard, Breton vb… İllyes’in dili, açık ve durudur. Gerek günlük yaşamla ilgili konuları, gerekse yaşlılık ve ölüm izleklerini işleyen şiirleri, yalın söylemlerle örülmüştür. Gyula İllyes pek çok şiir yazdı. Fransızca olarak yazdığı şiirlerin yanında, tiyatro oyunları ve gezdiği ülkelerle ilgili anı yazıları da vardır. Dünyaca ünlü ozan Gyula İllyes; halkının acılarını, gerçekçi ve lirik bir anlatımla dillendirdi. Aşağıda ondan bir şiir sunuyoruz. GÖZYAŞLARIMDAKİ UMUT Devrilecek mezarım üstüne dünya, Notrdam Kilisesi’yle kentler ve dağlar tekmil ormanlarıyla, üstelik o gök kubbe de çökecek üst&uum..]]> Sun, 02 Sep 2018 04:00:47 +0300 İki şiir https://www.evrensel.net/yazi/82041/iki-siir https://www.evrensel.net/yazi/82041/iki-siir? SANDOR PETÖFİ “1823-1849 yılları arasında yaşayan ünlü Macar şairi Sandor Petöfi; hem halkın belleğine kazınan içten şiirleriyle, hem bedenen, ülkesinin savunma savaşına katılımıyla önemli bir yönlendirici oldu... Ülkesi Macaristan, karısı Julia ve bütün halkların mutluluğu konusunda duyup dillendirdiği şiirleri bütün dünyada büyük yankılar yarattı... Bu önsezili evrensel şair; bir şiirinde aynen öngördüğü gibi, yirmi altı yaşındayken, vatanının bağımsızlığı için savaşırken son soluğunu verdi.” *** EYLÜL SONU Solmamış daha vadideki çiçekler Ve hâlâ yemyeşil dörtyol ağzındaki söğütler... Oysa kış geldi gelecek, bak ta ötelere: Çoktan kar basmış bayırları, ağarmış dağlar… Ama ısıtırken içimi yazdan kalan bir bahar, Ha çatladı ha çatlayacak, Sessizce y&u..]]> Sun, 12 Aug 2018 03:05:07 +0300 Güneşin oğluydu o https://www.evrensel.net/yazi/81738/gunesin-ogluydu-o https://www.evrensel.net/yazi/81738/gunesin-ogluydu-o? Mitologyadaki Okyanus Kızı güzel Klimene’nin oğluydu o sevimli, yaramaz Faeton... Ne var ki Faeton; yeniyetmelik çağında bile daha babasının kim olduğunu bilmiyordu! Bir gün, babasının kim olduğunu ille de söylemesini istedi anası Klimene’den. Anası da şişine şişine, Güneş’in oğlu olduğunu söyledi ona... GÜNEŞ TANRISINI ARAYIP BULDU Haliyle Faeton böyle bir şeye inanamadı. O yüzden de gerçeği kendi gözleriyle görebilmek için doğruca Güneş Tanrısı Helyos’un oturduğu ve duvarlarından ışıklar saçılan sarayına gitti... Ve kimseler engellemedi onu saraya girerken. Az çok seçebildiği ilk odaya da hemen daldı. Odada parlak tacıyla tahtında oturan güneş tanrısı Helyos; “Gel bakalım yaramaz Faeton,” dedi gülümseyerekten: “Otur şöyle yanıma da, derdini söyle!” Faeton söyleyeceği sözü hiç dolandı..]]> Sun, 24 Jun 2018 04:59:47 +0300 O kentin öyküsü https://www.evrensel.net/yazi/81593/o-kentin-oykusu https://www.evrensel.net/yazi/81593/o-kentin-oykusu? Troya savaşına katılıp dönen Yunanistanlı kent kralı Odisseus; karısı kraliçe Penelopeya’ya, savaş serüvenlerini anlatıyordu zaman zaman. Bir gece gene böyle bir yarenlik sırasında güzel Penelopeya; “Bu Troya nasıl bir ülke, kimler kurmuş, bir anlatsana, Oddisseus!” dedi... Odisseus da bu konuda duyduklarını kendince dillendirdi... TROYA’NIN KURUCUSU BİR KÖYLÜ ÇOCUĞUYDU... Gerçekten de o eskiçağda dillere destan olduğu gibi, Frigya kralının düzenlediği bir koşu yarışmasında birinciliği; Çanakkale’nin bir köyünden, Tros adlı bir çiftçinin oğlu İlos kazandı... Yarışmanın ödülü de, köle olarak çalışacak “elli genç kız ve elli delikanlı”dan oluşan bir kümeydi!.. Yarışmayı kazanan iyi yürekli, sevecen delikanlı İlos; kölelik denen olguyu insanlık onuruna hiç mi hiç yakıştıramadığı ..]]> Sun, 03 Jun 2018 03:10:21 +0300 O öyküyü de anlattı https://www.evrensel.net/yazi/81450/o-oykuyu-de-anlatti https://www.evrensel.net/yazi/81450/o-oykuyu-de-anlatti? Troya savaşına katılıp yirmi yıl sonra ülkesine dönebilen Yunanistanlı kent krallarından Odisseus, karısı mahzun Penelopeya’ya bir öykü anlattı. Defne ağacının bir serüvenini dilendiren bu öyküyü, Troya’da duymuştu. Bu öyküye göre, saldığı aşk oklarıyla gerek insanların gerekse tanrıların yüreklerini yakıp tutuşturan Yaramaz Tanrı Eros; aralarında geçen bir tat-sızlık yüzünden, Müzisyen Tanrı Apollon’a çok öfkelenmişti... Bunun üzerine yayını gerdi ve en yakıcı o ünlü aşk okunu, tanrı Apollon’un yüreğine saplayıverdi! Ayrıca onun ileride yanıp tutuşacağı su perisi güzel Defne’nin yüreğine de, “Aşktan uzaklaştırıcı” bir ok saldı! ONA BİRDEN VURULDU TANRI APOLLON... Aradan çok zaman geçmemişti ki Müzisyen Tanrı Apollon; güzeller güzeli su perisi Defne’yi bir ırmakta yıkanırken g&ou..]]> Sun, 13 May 2018 03:25:20 +0300 O deniz kızı bana yol gösterdi https://www.evrensel.net/yazi/81322/o-deniz-kizi-bana-yol-gosterdi https://www.evrensel.net/yazi/81322/o-deniz-kizi-bana-yol-gosterdi? Yunanistanlı kent krallarından Odisseus, yirmi yıl önce katıldığı Troya savaşından daha dönememişti ülkesi İtake adasına... Odisseus’un artık öldüğünü düşünen gerek İtake kralığının, gerekse çevredeki bazı ülkelerin birtakım soylu egemenleri, sözde dul kalan karısı güzel kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek için gelip onun sarayına çöreklendiler! ONLARI TEK BAŞINA KOVAMIYORDU Artık hem sarayın, hem halkın birikimlerini habire yiyip içmeye, günlerini gün etmeye başladılar... Odisseus’un yeni yetme oğlu Telemahos da; onları tek başına konaklarından kovamayacağını anlayınca; hiç tanımadığı babasını, bir gemiyle deniz ötelerinde aramaya çıktı. Gemide yoldaş olarak baba dostu sandığı, insan kılığında tanrıça Atena ve onu seven gönüllü arkadaşları vardı... Hep birlikte Troya’dan yeni dönen iyi yüre..]]> Sun, 22 Apr 2018 04:15:06 +0300 Onları birer yıldıza dönüştürdü https://www.evrensel.net/yazi/81223/onlari-birer-yildiza-donusturdu https://www.evrensel.net/yazi/81223/onlari-birer-yildiza-donusturdu? Dillere destan çapkınlığı yüzünden gene karısı tanrıça Hera’yla kavga etti Baştanrı Zeus... Öfkesini yatıştırmak için de oğlu tanrı Hermes’i ve kardeşi deniz tanrısı Poseydon’u yanına alıp Olimpos tanrılar ülkesinden ayrıldı. Hep birlikte Trakya bölgesinde bir kır gezisine çıktılar... Yolları üstünde karşılaştıkları İryos adlı bir çoban, sürüleriyle yalnız başına oturduğu dağ evine buyur etti insan kılığındaki bu tanrıları; neyi var neyi yoksa önlerine koydu hemen... ZEUS BUNA ÇOK SEVİNDİ İryos’un bu içten konukseverliği karşısında çok duygulanan tanrılar, bir şey dilemesini istediler ondan. Çoban, hiçbir dileği olmadığını söylediyse de konuk tanrılar çok ısrarcı oldular. Bunun üzerine; “Öyleyse bir dilekte bulunacağım, ama gülmeyeceksiniz...” diye başladı İryos. “Yoksulluk yüzünde..]]> Sun, 08 Apr 2018 03:03:20 +0300 Troya’da prens Paris’in sonu https://www.evrensel.net/yazi/81131/troyada-prens-parisin-sonu https://www.evrensel.net/yazi/81131/troyada-prens-parisin-sonu? Yunanistanlı ordular, güzel Helena’nın namusunu temizlemek için Troya’ya savaşmaya giderlerken, bir ara Lemnos adasında mola verdiler. Komutanlardan kral Filoktetes, ünlü Herakles’in armağanı zehirli oklarla oynarken ayağını yaraladı. Birden sancılar içinde kıvranmaya başladı. Acıları dinmeyince de, Yunanlı savaş yoldaşları onu tek başına adada bırakıp Troya’ya doğru yelkenlerini açtılar!.. PRENS PARİS, AHİLLEUS’U ÖLDÜRDÜ Dokuz yıl süresince de Troyalılar, Yunanistanlı işgalcilere geçit vermedi. Üstelik son günlerde de Baştanrı Zeus’un hep Troyalıları desteklemesi yüzünden Yunanistanlılar en güvendikleri yiğitlerini bir bir yitirmeye başladılar. Helena’yı kaçırmakla savaş nedeni olan çapkın prens Pâris’in yarı-tanrı ünlü Ahilleus’u, silahlara tek duyarlı yeri olan topuğundan vurup öldürmesi de artık ..]]> Sun, 25 Mar 2018 05:00:23 +0300 Şair çobanın serüvenleri https://www.evrensel.net/yazi/81034/sair-cobanin-seruvenleri https://www.evrensel.net/yazi/81034/sair-cobanin-seruvenleri? Postacı Tanrı Hermes’in sevgilisi o güzel peri kızı, günü gelince nur topu gibi bir oğlan çocuğu getirdi düyaya ve Dafnis adını verdi ona... Ne var ki çevre baskısıyla anası peri kızı, götürüp bir ormana bıraktı çocuğunu içi yana yana... ONA LİR ÇALMASINI ÖĞRETTİLER Yöredeki çobanlar bu güzel bebeği bulduklarında, öz oğulları gibi bağırlarına bastılar onu ve “al bebek gül bebek” büyüttüler. Sürülerini otlatırlarken yanlarından hiç ayırmadıkları Dafnis; biraz daha serpilip gelişince, koyun keçi sürülerini tek başına otlatmaya başladı. Bu arada Tanrıça Artemis, ormanda avcılık üzerine dersler veriyordu ona ara sıra. Çobanların Tanrısı keçi ayaklı Pan da flüt çalmasını, tanrı Apollon ve teyzeleri olan öteki peri kızları da şiir düzmenin, lir çalmanın incelikleri..]]> Sun, 11 Mar 2018 04:50:45 +0300 O ülkeler artık onun adını aldı https://www.evrensel.net/yazi/80855/o-ulkeler-artik-onun-adini-aldi https://www.evrensel.net/yazi/80855/o-ulkeler-artik-onun-adini-aldi? Baştanrı Zeus, dünyamızdaki güzellere de zaman zaman gönlünü kaptırırdı! Ne var ki dünyamızda yaşadığı serüvenleri, karısı tanrıça Hera’nın gözlerinden kaçırabilmek için de; örneğin kendini bazen bir boğaya, bazen bir kuşa dönüştürmek zorunda kalırdı! ZEUS’UN CANI ÇOK SIKKINDI Bir bahar sabahı gene öyle, Olimpos’taki sarayında erkenden uyanmıştı Baştanrı Zeus. Artık tanrılar ülkesindeki tekdüze sürüp giden kavgalardan bıkıp usanmış gibiydi. O yüzden sarayının penceresinden yeryüzünü dikizlemeye başladı... Bir ara bakışları, denize yakın evinde, güzeller güzeli, Asya ana karasının en ünlü kızı Evropa üzerinde odaklanıverdi. Evropa; daha yeni uyanmış, bahçelerindeki çiçekleri suluyordu bütün sevecenliğiyle. Bu güzel kıza aniden vurulan Baştanrı Zeus, o gece onun dü..]]> Sun, 11 Feb 2018 04:33:24 +0300 Artık ülkesine dönmüştü Odisseus https://www.evrensel.net/yazi/80717/artik-ulkesine-donmustu-odisseus https://www.evrensel.net/yazi/80717/artik-ulkesine-donmustu-odisseus? Yunanistanlı Kent Kralı Odisseus; katıldığı Troya savaşından yurduna geri dönemeyince, onun artık öldüğünü düşünen bazı egemenler, sözde dul kalan karısı Kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklendiler... Artık hem sarayın hem de halkın nesi var nesi yoksa, arsızca yiyip içmeye başladılar. Kendilerine bir engel olarak gördükleri Odisseus’un oğlu yeniyetme Telemahos’u da bu arada öldürmek istiyorlardı. Durumu sezinleyen Telemahos, sadık çobanları Eumayos’un kulübesine sığındı gizlice. Birkaç gün önce de o arsız egemenlerce tanınmaması için Tanrıça Atena’nın perişan bir dilenciye dönüştürdüğü babası Odisseus, Troya’dan dönmüş, aynı kulübeye gizlenmişti, Odisseus’la oğlu Telemahos; kulübede birbirleriyle tanışıp uzun uzun sarmaş dolaş olduktan..]]> Sun, 21 Jan 2018 02:56:41 +0300 Soyguncularla doluydu konağı https://www.evrensel.net/yazi/80580/soyguncularla-doluydu-konagi https://www.evrensel.net/yazi/80580/soyguncularla-doluydu-konagi? Denizler ve karalar tanrısı eli yabalı Poseydon; Troya savaşı sonrası ülkesine dönerken; Yunanistanlı kent kralı Odisseus’un bütün gemilerini batırdı. Sonra da onu, azgın fırtınalarla, savaş nedir bilmeyen Fayakların adasına çırılçıplak savurup attı... FAYAKLAR HALKI ONU SEVGİYLE AĞIRLADI.. Fayakların prensesi Nausikaa ve yardımcıları; sahilde rastladıkları perişan Odisseus’u, birkaç gün dile gelmez bir konukseverlikle ağırladılar. Sonra da armağanlarla tıkabasa doldurdukları bir barış gemisiyle, yirmi yıldan fazla ayrı kaldığı ülkesine ulaştırdılar... Gemide uyuyakalan Odisseus’u armağanlarıyla birlikte, en büyük limana özenle bıraktı Fayakların tayfaları. Odisseus o uzun uykusundan uyandığında, ülkesini tanıyamadı. Onu hiç yalnız bırakmayan tanrıça Atena da; ilkin bir çoban, sonra da bir genç kız kılığına bürünüp ona yardımcı olmaya başladı.....]]> Sun, 31 Dec 2017 04:38:03 +0300 Odisseus ülkesini tanıyamadı https://www.evrensel.net/yazi/80443/odisseus-ulkesini-taniyamadi https://www.evrensel.net/yazi/80443/odisseus-ulkesini-taniyamadi? Yunanistan kent krallarından Odisseus, on yıl kadar süren Troya savaşı sonrası ülkesi Yunanistan’a dönerken, Denizler Tanrısı Poseydon, onun bütün gemilerini batırdı ve azgın fırtınalarla onu savaş nedir bilmeyen Fayakların adasına çırılçıplak savurup atıverdi! FAYAKLAR ONU YOLCU ETTİLER Fayak halkı ve yöneticileri; Prenses güzel Nausikaa’nın deniz kıyısında bulup getirdiği o perişan Odisseus’u, birkaç gün dile gelmez bir konukseverlikle ağırladılar. Sonra da titizlikle donattıkları ve doldurdukları bir barış gemisiyle onu o hasret ülkesine; çoluk çocuğuna, çok sevdiği halkına doğru yolcu ettiler. Gemi, Odisseus’un ülkesi İtake adasına ulaşınca,geminin kaptanı ve yardımcıları, Odisseus’u öylece uyur halde, bir zeytin ağacının altına usulca yatırdılar... Sonra da geri döndüler. Savaş ve deniz yorgunu Odisseus; uykusundan uyanınca, şaşkın şa..]]> Sun, 10 Dec 2017 03:39:41 +0300 Odisseus, Sirenleri dinlerken https://www.evrensel.net/yazi/80349/odisseus-sirenleri-dinlerken https://www.evrensel.net/yazi/80349/odisseus-sirenleri-dinlerken? O adadan ayrılamadılar Kent kralı Odisseus; Troya savaşı sonrası gemileriyle ülkesi Yunanistan’a dönerken, denizler tanrısı Poseydon; onun bütün gemilerini ve yoldaşlarını Ege denizinin sularına gömdü. Kendisi de zar zor, Fayaklar denen bir halkın adasına sığınabildi. İşte Odisseus; bu yolculuğu sırsında yaşadığı o yürek yakan serüvenlerinden bazılarını, Fayaklar halkının yöneticilerine anlattı. Fayakların Prensesi güzel Nausikaa da, Odisseus’u cankulağıyla dinliyordu... Gerçekten de kral Odisseus ve yoldaşları; bu dönüş yolculuğu sırasında, biraz dinlenmek için rasgele bir adaya uğramışlardı. Bu adada yaşayan büyücü tanrıça Kirke de; dönüş yolunu tam öğrenmeleri için onları, Ölüler Ülkesi’ndeki bilici Teyresyas’ın yanına göndermişti... Savaş yorgunu Odisseus; Ölüler Ülkesi’ne ulaştığında, &oum..]]> Sun, 26 Nov 2017 04:51:03 +0300 Fayakların adasına sığındı https://www.evrensel.net/yazi/80255/fayaklarin-adasina-sigindi https://www.evrensel.net/yazi/80255/fayaklarin-adasina-sigindi? Denizler Tanrısı eli yabalı Poseydon; yıllar süren Troya savaşından sonra aile ocağına dönerken,Yunanistanlı kral Odisseus’un bütün gemilerini ve kürekçi yoldaşlarını ikinci kez Ege sularına gömdü. Tek başına kalan Odisseus; Tanrıça Atena’nın da yardımıyla hiç tanımadığı Fayakların adasına, çırılçıplak da olsa sığınabildi... NAUSİKAA İLGİLENDİ ÇIPLAK ODİSSEUS’LA... Bu adanın sahilinde, yardımcılarıyla birlikte çamaşırlarını yıkayıp bitiren Prenses Nausikaa; ondan yardım isteyen Odisseus’a çok acıdı ve onu saraylarına buyur etti. Saraya tek başına giden Odisseus’u, Kral Alkinoos ve karısı iyi yürekli kraliçe Arete, büyük bir sevecenlike konaklarına buyur ettiler. Odisseus; ülkesine sağsalim gönderilmesi için onlardan yardım istedi... Sonra da yorgunluktan olduğu yere yığılıverdi!.. Bir süre sonra kendine gel..]]> Sun, 12 Nov 2017 04:15:58 +0300 Gene eski hallerine döndüler https://www.evrensel.net/yazi/80163/gene-eski-hallerine-donduler https://www.evrensel.net/yazi/80163/gene-eski-hallerine-donduler? Troya savaşına katılan Yunanistanlı kent krallarının en ünlüsü Odisseus, yirmi yıl sonra dönebildi yuvasına! Haliyle gemileriyle dönüşü sırasında, denizlerde yaşadığı o olağanüstü serüvenlerden bazılarını, en yakınlarına anlatıyordu zaman zaman... Geçekten de Kral Odisseus; hep aklını kullanarak yol aldığı için, eli yabalı Denizler Tanrısı Poseydon ona çok kızıyor, gemilerinin üstüne üstüne azgın fırtınalar salıyordu... Bu yüzden bir keresinde Odisseus, Büyücü Tanrıça Kirke’nin ünlü adasına sığınmak zorunda kalmıştı gemici yoldaşlarıyla... Sığındıkları o ada konusunda bilgi edinmek için Tanrıça Kirke’nin sarayına gönderdiği yirmi arkadaşı geri dönmeyince de, onları bulabilmek için Kirke’nin sarayına doğru tek başına yola çıkmıştı Odisseus... TANRI HERMES ÇIKTI KARŞIMA İşte bu olayı, bi..]]> Sun, 29 Oct 2017 02:46:21 +0300 Fırtınaların öfkesi https://www.evrensel.net/yazi/80076/firtinalarin-ofkesi https://www.evrensel.net/yazi/80076/firtinalarin-ofkesi? Tanrıça Kalipso; Troya savaşı sonrası, ülkesine dönüş yolculuğu sırasında, azgın fırtınaların adasına sürükleyip getirdiği Yunanistanlıkral Odisseus’a zilzurna vuruldu ve tam yedi yıl Akdeniz’deki adasında onu alakoydu. Ne var ki tanrıça Atena’nın ağırlığını koyduğu Olimpos’taki tanrılar toplantısında, Odisseus’un yurduna hemen sağ salim dönmesi kararı alındı. Bu karar uyarınca tanrıça Kalipso da, onu özgür bırakmak zorunda kaldı!.. Tanrıça Kalipso; Odisseus’un kendi elleriyle yaptığı bir yelkenliyle denize açılmazdan önce, yolculuğuyla ilgili birtakım önbilgiler verdi ona. Deniz yolculuğu sırasında bazı tanrıların başına dert üstüne dert yağdıracağını da söyledi... DENİZLER TANRISI ÇOK ÖFKELENMİŞTİ! Savaş yorgunu kral Odisseus, üzgün ve tek başına bıraktığı tanrıçası güzel Kalipso’nun; “Kutupyıld..]]> Sun, 15 Oct 2017 10:00:13 +0300 Hemen ülkesine dönmeliydi https://www.evrensel.net/yazi/79929/hemen-ulkesine-donmeliydi https://www.evrensel.net/yazi/79929/hemen-ulkesine-donmeliydi? Kral Odisseus; yıllar süren Troya Savaşı’nın bitiminden sonra ülkesi Yunanistan’a dönerken, kendisine kin tutan Tanrı Poseydon, bütün gemilerini ve kürekçi yoldaşlarını, acımasızca Akdeniz’in sularına gömdü... Ne var ki Odisseus; kendisini çok seven Tanrıça Atena’nın da yardımıyla; hiç tanımadığı ve sürekli huzur içinde yaşayan Fayakların adasına, çırılçıplak da olsa ulaşıp sığınabildi! Çıplak Odisseus’la sahilde karşılaşan Fayakların güzel prensesi Nausikaa, onu yardımcıları aracılığıyla giydirip kuşattı. Saraylarına buyur etti. Kral ailesi, hiç tanımadıkları Odisseus’u hiçbir şey sormadan yedirip içirdiler. Çünkü bir konuğun karnı doyurulmadan, gereksinimleri giderilmeden ona kim olduğu bile sorulmazdı o ülkede. Ancak yemekten sonra Kraliçe Arete, başından geçenleri anlatmasını iste..]]> Sun, 24 Sep 2017 05:00:08 +0300 Odisseus artık dönmüştü https://www.evrensel.net/yazi/79848/odisseus-artik-donmustu https://www.evrensel.net/yazi/79848/odisseus-artik-donmustu? Yunanistanlı kent krallarından Odisseus, katıldığı Troya savaşından tam yirmi yıl sonra dönebildi yurduna... Dul kaldığını sandıkları karısı Kraliçe Penelopeya ile evlenmek için soylu tabakadan birtakım sömürücü asalaklar sarmıştı sarayını. Onlardan kimliğini gizlemek için Kral Odisseus, yaşlı bir dilenci kılığına bürünüp sadık çobanı Eumayos’un yanına gitti. Eumayos; perişan Odisseus’u, bir dilenci olarak kulübesine buyur etti. İki gün sonra d Odisseus’un oğlu Telemahos geldi kulübeye. Odisseus’la oğlu Telemahos birbirleriyle tanıştılar. Ama bu gerçeği çobanları Eumayos’a söylemediler. İki gün sonra da Odisseus; oğluyla birlikte, karısı Kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek için kendi sarayına çöreklenmiş o arsız damat adaylarının yanına gitti... AYAĞINDAKİ YARA İZİ, ONU ELE VERDİ!.. Sözde dul kalan karısıyla..]]> Sun, 10 Sep 2017 05:00:00 +0300 Gönlüm hep onda olacak https://www.evrensel.net/yazi/79763/gonlum-hep-onda-olacak https://www.evrensel.net/yazi/79763/gonlum-hep-onda-olacak? Troya Savaşı’na katılıp da yıllardır ülkesine dönemeyen Yunanistanlı Kral Odisseus’un sarayı; onun dul kaldığını sandıkları karısı Kraliçe Penelopeya’yla evlenmek isteyen damat adaylarıyla doluydu... Yıllardır sarayın ve de halkının ürettiklerini ve birikimlerini yiyip içen ve sözde kendilerinden biriyle evlenme kararını bekleyen bu damat adayları arasında, bir ok atma yarışı düzenledi kraliçe Penelopeya... YARIŞI KAZANANLA EVLENECEKTİ Penelopeya, yarışı başlatmak için sarayın avlusuna indi. Onu ilgiyle izleyen damat adaylarına; “İçinizden kim birazdan buraya getireceğimiz yayı gerip fırlatacağı oku şurada dizilecek on iki baltanın arasından geçirirse,” diye ağır ağır konuşmaya başladı, “işte ben artık onunla evlenip bu evimden ayrılacağım. En kötüsü, bana güvenen halkımdan da ayrılacağım... Ama gözüm ve gönlüm hep halkımda ve yıllard..]]> Sun, 27 Aug 2017 04:15:23 +0300 Yarışma gününü değiştirdiler https://www.evrensel.net/yazi/79665/yarisma-gununu-degistirdiler https://www.evrensel.net/yazi/79665/yarisma-gununu-degistirdiler? Troya savaşına katılan kral Odisseus, yirmi yıl sonra bir dilenci kılığında dönebildi sarayına. Sarayı, sözde dul kalan karısı Kraliçe Penelopeya’yla evlenmek isteyen soyguncu damat adayı birtakım soylu kişilerle doluydu... Yıllardır damat adaylarını, elinde ördüğü bir kumaşın bitmesi gerektiği bahanesiyle oyalayan Penelopeya, çok sıkıştırıldığı için sonunda onlar arasında bir “ok atma” yarışı düzenledi: Artık o yarışı kazananla evlenecekti... Yarışmanın yapılacağı gün, avluda yiyip içerekten arsızca eğlenen soylu damat adaylarını, biraz ötedeki dilenci kılığındaki Kral Odisseus da izliyordu. Onun gerçek Kral Odisseus olduğunu yalnızca oğlu, yeniyetme Telemahos biliyordu... DİLENCİYİ TANIYAMADI Kraliçe Penelopeya ise, bu yaşlı amcayı bir dilenci olarak tanıyordu tanımasına, ama bir gün önceki baş başa yaptıkları sohbetten sonra, ona karşı sözlere dökemeyec..]]> Sun, 13 Aug 2017 05:00:06 +0300 Argos beklediğine kavuşmuştu https://www.evrensel.net/yazi/79589/argos-bekledigine-kavusmustu https://www.evrensel.net/yazi/79589/argos-bekledigine-kavusmustu? Yunanistanlı kent krallarından o ünlü Odisseus; katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra, dönebildi yurduna... Ne var ki bu süreçte onun öldüğünü düşünen bazı soyguncu prensler artık sözde dul kalan karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklenmişlerdi. Onları kovmak isteyen Odisseus’un oğlu yeniyetme Telemahos’u da, bu arada öldürmek istiyorlardı!.. O yüzden Telemahos, saraydan kaçıp sadık çobanları Eumayos’un kulübesine sığınmıştı. BABA-OĞUL AYNI KULÜBEDE BULUŞTU Odisseus’un dostu tanrıça Atena da; birkaç gün önce Troya’dan dönen Odisseus’u, eski püskü giysiler içinde bir dilenciye dönüştürüp aynı kulübeye göndermişti... Sırf sarayına çöreklenmiş hasımlarından onu korumak için.. Odisseus’la artık delikanlı olmuş oğlu Telemahos; çobanları Eumayos’un kulübesinde, birbirlerini gerçek kimlikleriyle tanıdıktan sonra, o arsız egemenleri yok etmenin yollarını aramaya başladılar... Ve bu baba-oğul tanışmasını, çobanları Eumayos’tan sürekli saklayacaklardı..]]> Sun, 30 Jul 2017 04:15:41 +0300 Hades’in ülkesine de gitti https://www.evrensel.net/yazi/79449/hadesin-ulkesine-de-gitti https://www.evrensel.net/yazi/79449/hadesin-ulkesine-de-gitti? Kral Odisseus; Troya savaşı sonrası deniz yoluyla ülkesine döndükten sonra, başından geçenleri, karısı kraliçe güzel Penelopeya’ya pek sıra gözetmeden zaman zaman anlatıyordu. Bir akşam da, gene tanrıça Kirke ile yaşadığı o unutulmaz serüvenlerinden birini dillendirdi... Gerçekten de kent kralı Odisseus ve yoldaşları; deniz yoluyla ülkelerine dönerlerken, tanrıça Kirke’nin Ege denizindeki görkemli adasında konaklamışlardı. Tanrıça Kirke onları bir süre ağırlamış, sonra da, dönüş yolunu tam öğrenebilmeleri için Ölüler Ülkesi’ndeki bilici Teyresyas’ın yanına göndermişti. TİRO İKİ ÇOCUĞUNU DA YİTİRMİŞTİ Odisseus, gün ışığının bile giremediği ve tanrı Hades’le tanrıça Persefone’nin yönettiği Ölüler Ülkesi’ne ulaştığında; ölmüş dünyalıların gölgeleri, Odisseus’un çevresini sarmıştı hemen! İşte Odisseus karısına bunları uzun uzun anlattıktan sonra, Tiro adlı güzel mi güzel bir kızın, orada kendisine söylediklerini de kısaca aktardı... Anlattığına göre Güzel Tiro; dünyamızdaki ya..]]> Sun, 09 Jul 2017 04:15:54 +0300 Artık onlardan kurtulacaklardı https://www.evrensel.net/yazi/79360/artik-onlardan-kurtulacaklardi https://www.evrensel.net/yazi/79360/artik-onlardan-kurtulacaklardi? Aklın ve zanaatçıların tanrıçası Atena’nın, her güçlük karşısında aklını kullandığı için çok sevdiği kral Odisseus; yirmi yıl önce katıldığı Troya savaşından daha dönememişti yurduna. Onun artık öldüğünü düşünen çevre kent ve ülkelerdeki bazı prens ve soylu egemenler de, sözde dul kalan karısı Penelopeya’yla evlenebilmek için gelip sarayına çöreklendiler. Artık hem sarayın, hem halkın birikimlerini arsızca yiyip içmeye, günlerini gün etmeye başladılar!.. Yunanistanlı kent krallarından Odisseus’un Troya’ya savaşa giderken daha bebek olan oğlu Telemahosda bu arada büyümüş, delikanlı olmuştu. Ne var ki tek başına saraylarındaki asalakları kovamayacağını anlayınca, hiç tanımadığı babasını deniz ötelerinde aramaya çıktı. Troya’dan yurduna dönebilen krallardan, babası konusunda bilgi alacaktı... Yanında yoldaş olarak da, gizlice baba dostu kral Mentor kılığına bürünmüş tanrıça Atena ve genç arkadaşları vardı... HEMEN BABASINI SORDU İlk olarak Troya savaşından dönmüş iyi yürekli b..]]> Sun, 25 Jun 2017 04:50:29 +0300 Babasını arayıp bulmalıydı https://www.evrensel.net/yazi/79265/babasini-arayip-bulmaliydi https://www.evrensel.net/yazi/79265/babasini-arayip-bulmaliydi? Yunanistanlı kral Odisseus; katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra bile, karısı kraliçe Penelopeya’nın ve büyüyüp delikanlı olmuş oğlu Telemahos’un yanına hâlâ dönemedi... Bu arada onun öldüğünü düşünen birtakım asalak damat adayları da, sözde dul kalan kraliçe Penelopeya ile evlenebilmek için gelip onun sarayına yerleştiler. Artık Odisseus’un ve halkın birikimi olarak ne var ne yoksa yiyip içmeye başladılar! Ne var ki kral Odisseus’un oğlu Telemahos’un; saraya çöreklenmiş bu arsız egemenlerin saraydan ayrılmaları konusundaki bütün çabaları boşa çıkıyor, onlara söz geçiremiyordu. Biraz umutsuzca da olsa artık babasını deniz ötelerinde aramaya karar verdi. Her güçlüğü kendi akıl ve becerisiyle yenmeye ve yaşadığı çevreyi hiç çekinmeden hep daha güzele doğru dönüştürmeye çalıştığı için kral Odisseus’u çok seven tanrıça Atena da, aile dostu Mentor kılığına girip yeniyetme Telemahos’a yardımcı ve yoldaş olacaktı... DADISI, BURALARDAN AYRILMA DEDİ Ne var ki Telemahos’u bir..]]> Sun, 11 Jun 2017 04:51:13 +0300 O artık hep dünyamızdaydı https://www.evrensel.net/yazi/79171/o-artik-hep-dunyamizdaydi https://www.evrensel.net/yazi/79171/o-artik-hep-dunyamizdaydi? Katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra ülkesine dönebilen Yunanistanlı kral Odisseus, tanrıça Kalipso ile olan o ünlü ve çileli serüvenini, özellikle anlattı bir dostuna... Her ne kadar Kalipso’ya bazı kimseler “peri kızı” diyorlarsa da, Odisseus onu hep gani gönüllü, mert bir tanrıça olarak algıladı ve onu hiç unutamadı... KALİPSO DÜNYAMIZI ÇOK SEVİYORDU Gerçekten de tanrıça Kalipso; bulutların üstündeki Tanrılar Ülkesi Olimpos’ta oturan on iki tanrı-tanrıçanın o hırslı yaşamlarından hep uzak durdu; hep kendi halinde yaşadı dünyamızda... Ve oncasına üstün yetenekleri olan insanlarla birlikte yaşamak ve onlarla iyi-kötü aynı yazgıyı bölüşmek istiyordu... Sürekli oturduğu Ege denizindeki o güzel adanın bir yamacında, kişisel beğenilerine göre döşediği bir mağarası vardı Kalipso’nun. Buradan hem denizi, hem ormanları istediği zaman, doya doya seyrediyor, dünyamızın geleceğiyle ilgili güzel güzel düşler kuruyordu... Bu adaya konuk olarak tanrılar da geliyordu zaman zaman....]]> Sun, 28 May 2017 05:00:22 +0300 Telemahos babasını arıyordu https://www.evrensel.net/yazi/79078/telemahos-babasini-ariyordu https://www.evrensel.net/yazi/79078/telemahos-babasini-ariyordu? Yunanistanlı kent krallarından Odisseus, savaş için gittiği Troya’dan yirmi yıl sonra bile hâlâ dönemedi!.. Onun artık öldüğünü düşünen birtakım asalak egemenler de, dul kalan karısı Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklendiler. Artık kral Odisseus’un ve halkın birikimi olarak neyi var neyi yoksa onları arsızca yiyip içiyorlar, bu arada yapmadık yüzsüzlük de bırakmıyorlardı!.. Sonunda Odisseus’un yeniyetme oğlu Telemahos; halkı ve asalak egemenleri kentin meydanında topladı... Kürsüye çıkıp durumunu anlattı. Anasıyla evlenmek isteyen asalak damat adaylarının hemen saraylarından ayrılmalarını istedi... MENTOR’UN KONUŞMASINI KESTİLER Telemahos’un ardından babası Odisseus’un can dostu Mentor ayağa kalkıp Telemahos’a hak verecek şekilde konuşmaya başladı... Ama Mentor’un daha konuşması bitmeden, saraya yerleşmiş damat adaylarından Leyekritos hemen kürsüyefırlayıp; “Amma da sapıttın be, moruk!” diye bağıra bağıra konuşmaya başladı...”Kulağın duydu mu o ağzından çıkanla..]]> Sun, 14 May 2017 04:57:23 +0300 O buraya gelecek https://www.evrensel.net/yazi/78982/o-buraya-gelecek https://www.evrensel.net/yazi/78982/o-buraya-gelecek? Tanrıça Atena ve babası Baştanrı Zeus; Yunanistanlı kent krallarından Odisseus’u, “ölümlülerin en üstünü” olarak algılıyorlardı hep. İşte o Odisseus’un gönülsüzce de olsa katıldığı Troya savaşından dönerken, uğradığı bir kasırga vurgununda, yoldaşlarıyla birlikte gemileri batmış; tek başına tanrıça Kalipso’nun adasına, bin bir zorlukla da olsa, rasgele sığınabilmişti. Ne var ki tanrıça Kalipso da, kral Odisseus’a deli divane vuruluvermişti! O yüzden de, Odisseus’u bir türlü ana-baba ocağı ve yurdu İtake adasına salmak istemiyordu! SARAY, DAMAT ADAYLARIYLA DOLUYDU Bu arada İtake adasındaki Odisseus’un karısı kraliçe Penelopeya ve yeni yetme oğlu Telemahos; artık onun ölmüş olabileceğini düşünmeye başladılar ister istemez... Odisseus’un kesinlikle öldüğünü düşünen çevre kentlerdeki kral-prens soyundan birçok kişi de, sözde dul kalan Odisseus’un karısı kaliçe Penelopeya ile evlenebilmek için onun sarayına arsızca çöreklendiler! Ama kraliçe Penelopeya, gene de kocasının er ge..]]> Sun, 30 Apr 2017 05:00:07 +0300 Günlerce o adadan ayrılamadık https://www.evrensel.net/yazi/78887/gunlerce-o-adadan-ayrilamadik https://www.evrensel.net/yazi/78887/gunlerce-o-adadan-ayrilamadik? Troya savaşına katılan Yunanistanlı kent krallarından Odisseus; savaş sonrası ülkesine dönerken, denizler tanrısı Poseydon’un hışmına uğradı. Tanrı Poseydon, Odisseus’un bütün gemilerini ve yardımcılarını sulara gömdü! Bin bir zorlukla da olsa Odisseus; “savaş nedir bilmeyen” Fayaklar halkının adasına, tek başına sığınabildi. Aynı günün akşamı, o adanın güzel prensesi Nausikaa’ya, yaşadığı bazı serüvenleri anlattı dinlene dinlene...” SÜRÜLERDEN UZAK DURUN DEDİM Gerçekten de kral Odisseus; öyküsünde anlattığı gibi, savaş yorgunu arkadaşlarıyla birlikte ana ocağına dönerken, Ölüler Ülkesi’ne bile uğramıştı! Orada artık dünyamızdan göç eden bazı dostlarıyla görüşmüştü. O üzücü ülkeden ayrıldıktan sonra da, Güneş’in sığır-koyun sürülerinin yaşadığı adada, yorgunluk yüzünden mola vermek zorunda kalmışlardı... Fayakların güzel prensesi Nausikaa’ya; “Güneş’in ülkesine ulaşınca,” diye anlatmaya başladı başından geçenleri Odisseus. “Daha önce yanında konuk olarak kaldığım tanrıça Kirke’n..]]> Sun, 16 Apr 2017 04:50:24 +0300 Artık ülkesine dönecekti Odisseus https://www.evrensel.net/yazi/78796/artik-ulkesine-donecekti-odisseus https://www.evrensel.net/yazi/78796/artik-ulkesine-donecekti-odisseus? Yunanistanlı kent krallarından Odisseus, Troya’da savaştıktan sonra ülkesine dönerken, güneş tanrısı Heliyos, onun son gemisini de batırdı. Çünkü Odisseus’un kendisi ve askerleri, güneş tanrısının sığırlarını kaçırmışlardı. Yoldaşlarını tümden yitiren Odisseus da aklını kullanıp oluşturduğu bir salla, tanımadığı tanrıça Kalipso’nun adasına ulaşabilmişti... TANRIÇA KALİPSO TEK BAŞINA OTURUYORDU ORADA Ama tanrıça Kalipso kimdi? Kalipso; bulutların üstündeki Olimpos Tanrılar Ülkesinde oturan on iki tanrı ve tanrıçanın, insanları sürekli birbirleriyle takıştıran o tantanalı ve hırslı yaşamlarından uzak, tek başına bu Malta adasında oturuyordu... İşte bir gün denizi seyrederken, bir sal üstünde gördüğü yaralı Odisseus’u hemen sahile çıkardı ve onu sarayına buyur etti. Onunla iyice dost oldu ve bir süre sonra da ona deli divane vurulup tam yedi yıl yanında alıkoydu! Umarsız kalan Odisseus da, tek başına sık sık kayalıklara oturup denize bakaraktan, Troya savaşı yüzünden karısı, oğlu..]]> Sun, 02 Apr 2017 05:00:19 +0300 Ne çok şeyler gördük oralarda https://www.evrensel.net/yazi/78694/ne-cok-seyler-gorduk-oralarda https://www.evrensel.net/yazi/78694/ne-cok-seyler-gorduk-oralarda? Eli yabalı denizler tanrısı Poseydon; insan yiyen tek gözlü oğlunun gözünü kör ettiği için, Troya savaşı dönüşünde, eski kral Odisseus’un bütün gemilerini, saldığı fırtınalarla batırdı ve onu Fayakların cennet adasındaki bir sahile savurup attı! Perişan ve çıplak Odisseus; sahilde bir süre uyuyup dinlendi. Haliyle hiç tanımadığı Fayakların güzel prensesi Naussikaa ve arkadaşlarının seslerini duyunca da, hemen oradan kopardığı bir ağaç dalıyla önünü örttü! Sonra da çekine çekine prenses Naussika’nın yanına gitti ve ona bir şeyler anlatmaya başladı. Bu garip yabancıyı dinleyen prenses Naussikaa, ona giysiler verdi ve saraylarına buyur etti... ODİSSEUS’U İÇTENLİKLE AĞIRLADILAR... Fayakların kralı iyi yürekli Alkinoos; sarayına konuk olarak gelen Odisseus’u, büyük bir sevecenlik ve içtenlikle ağırlamaya başladı... İlk akşamki yemeğin sonuna doğru Odisseus; “On yıl kadar süren savaş sonrası, Troya’dan ayrılıp gemilerim ve asker yoldaşlarımla birlikte, ülkem İtake adasına doğru ..]]> Sun, 19 Mar 2017 05:45:27 +0300 Denizlerde yaşadıklarını anlattı https://www.evrensel.net/yazi/78604/denizlerde-yasadiklarini-anlatti https://www.evrensel.net/yazi/78604/denizlerde-yasadiklarini-anlatti? Yunanistanlı kent krallarından Odisseus; katıldığı Troya savaşından yıllar sonra ülkesine dönerken, mola verdiği bir adada, tek gözlü canavar Polifemos’un gözünü kör etti. Bunun üzerine Tepegöz Polifemos’un babası ve denizler tanrısı eli yabalı Poseydon da; saldığı azgın fırtınalarla onun bütün gemilerini batırdı ve onu savaş nedir bilmeyen Fayakların cennet adasındaki bir sahile savurup attı! O anda orada arkadaşlarıyla çamaşır yıkayan Fayakların güzel prensesi Nausikaa, hiç tanımadığı bu yabancıyı giydirip kuşattı ve saraylarına buyur etti... Fayakların kralı Alkinoos ve yanındakiler; bir yandan büyük bir sevecenlikle karşıladıkları konukları yorgun Odisseus’u şölenlerle ağırlarken, öte yandan da onun anlattıklarını can kulağıyla dinliyorlardı: HEP PARAYI DÜŞÜNÜYORSUZ! “Bir adada karşılaştığımız rüzgârlar tanrısı, ilkin bize çok iyi davrandı” diye yeni bir serüvenini anlatmaya başladı kral Odisseus. “Ne var ki yoldaşlarımın onun dediklerine uymaması yüzünden, ‘İşiniz gücü..]]> Sun, 05 Mar 2017 04:50:30 +0300 O ülkeyi hiç unutamadı https://www.evrensel.net/yazi/78514/o-ulkeyi-hic-unutamadi https://www.evrensel.net/yazi/78514/o-ulkeyi-hic-unutamadi? Yıllar süren Troya savaşı sonrası ülkesi İtake adasına dönerken kral Odisseus; kendisini yemeye kalkan denizler tanrısı Poseydon’un tek gözlü oğlu canavar Polifemos’un gözünü kör etti!.. Bu yüzden eli yabalı tanrı Poseydon da, onun başına yıkım üstüne yıkımlar yağdırmaya başladı... POSEYDON BÜTÜN GEMİLERİNİ BATIRDI! Son olarak Poseydon, buyruğundaki kürekçi yoldaşlarıyla birlikte Odisseus’un Ege Denizi’nde yol alan bütün gemilerini batırdı. Ne var ki hep aklını kullanan inatçı Odisseus; tanrıça Atena’nın da yardımıyla, iki gün üç gece dalgalarla boğuşa boğuşa, hiç tanımadığı Fayaklardenenbir halkın adasına, çırılçıplak da olsa, sağ salim çıkabildi... Prenses güzel Nausikaa ve yardımcıları kızlar, Korfu adlı bu adanın ırmağında,o gün sabahtan gelip çamaşırlarını yıkamış, ağaç dallarına asmışlardı. Artık kendi aralarında şenşakrak top oynamaya başlamışlardı... Bir ara önünü bir zeytin dalıyla örtmüş olarak, yara bere içinde, çıplak ve bitkin Odisseus çıkageldi yanlarına!... B..]]> Sun, 19 Feb 2017 07:25:24 +0300 Makedonya’dan bir efsane https://www.evrensel.net/yazi/78420/makedonyadan-bir-efsane https://www.evrensel.net/yazi/78420/makedonyadan-bir-efsane? Kendi halkınca da çok sevilip sayılan ve ülkesi Makedonya’ya kendi adını veren kral Makedon’un üç oğlu vardı. Bu üç oğlundan biri olan Pindos, çok becerikli bir delikanlıydı. Çeşitli spor etkinliklerinde olduğu gibi, hemen hemen bütün sanat dallarından hangisine el atsa, kolayca onun da üstesinden gelebiliyordu. Üstelik çevresindeki insanlara karşı gösterdiği dostça yaklaşımları yüzünden, herkes de onu çok seviyor, sayıyordu... PİNDOS’U DÖVMEYE KALKTI KARDEŞLERİ... Pindos’un bunca güzellikler ve yeteneklerle yüklü olması, diğer iki kardeşin kıskançlık duygularını şahlandırdı. Ve şahlanan bu kıskançlık duygusu, bir çeşit kine dönüştü! Bu yüzden de iki kardeş, Pindos’u ortadan kaldırmak üzere aralarında anlaştılar. Haliyle bu anlaşmadan sonra Pindos; kardeşlerinin kendisine karşı olan davranışlarında gittikçe artan bir hoyratlık sezmeye başladı. Hatta Pindos’u sık sık dövmeye yeltendikleri bile oluyordu... Artık kardeşlerinin hasımca davranışlarından bıkıp usanan bu çok becerikl..]]> Sun, 05 Feb 2017 04:05:29 +0300 Dünyamızdan hiç ayrılmıyordu https://www.evrensel.net/yazi/78335/dunyamizdan-hic-ayrilmiyordu https://www.evrensel.net/yazi/78335/dunyamizdan-hic-ayrilmiyordu? Troya savaşı sonrası Yunanlı kral Odisseus; bir yakın dostuna, ülkesine dönüşü sırasında yıllar süren o çileli deniz yolculuğundan söz ediyordu. Malta adasında yaşayan güzel tanrıça Kalipso ile olan o ünlü ve çileli serüvenini anlattı ona özellikle... Her ne kadar Kalipso’ya peri kızı diyorlarsa da Odisseus onu hep tanrıça olarak algılıyordu... ARTIKOLİMPOS’TAN BIKMIŞTI... Gerçekten de tanrıça Kalipso; Olimpos’ta oturan on iki tanrı-tanrıçanın tantanalı ve sürekli insanları birbirleriyle vuruşturan o hırslı yaşamlarından hep uzak durdu; hep kendi halinde dünyamızda yaşadı... Yaşadığı adanın bir yamacında, kişisel beğenilerine göre döşediği bir mağarası vardı. Buradan denizi bütün açıklığıyla gözlemleyebiliyordu. Bu adaya konuk olarak gelen tanrılar oluyordu zaman zaman. Bir keresinde üzüm bağlarının ve şarabın tanrısı Diyonisos; şen şakrak müzik alayıyla birlikte, birkaç günlüğüne gelip burada konaklamıştı. Ayrılırken de, anı olarak birkaç asma fidanı bırakmıştı Kalipso’ya. K..]]> Sun, 22 Jan 2017 05:56:59 +0300 Güzel bir ülkeye ulaştı Odisseus https://www.evrensel.net/yazi/78241/guzel-bir-ulkeye-ulasti-odisseus https://www.evrensel.net/yazi/78241/guzel-bir-ulkeye-ulasti-odisseus? Kral Odisseus; yıllar süren Troya savaşının bitiminden sonra ülkesi Yunanistan’a dönerken, kendisini diri diri yemeye kalkan denizlerin tanrısı Poseydon’un oğlu tepegöz Polifemos’un gözünü kör etti. Bu yüzden tanrı Poseydon da onun başına büyük yıkımlar yağdırmaya başladı. Buyruğundaki bütün gemilerini ve kürekçi yoldaşlarını, acımasızca Akdeniz’in sularına gömdü... ODİSSEUS HEP AKLINI KULLANIRDI... Ne var ki en sonunda Odisseus; hep aklını kullandığı için kendisini çok seven tanrıça Atena’nın yardımıyla, hiç tanımadığı Fayakların adasına, çırılçıplak da olsa, rastgele ulaşıp sığınabildi! Fayaklar denen bu ada halkı, savaş nedir, silah nedir bilmezdi! Sahilde o dile gelmez yorgunluğuyla Odisseus, bir süre uyuduktan sonra az ötedeki ırmak kıyısında çamaşır yıkayan, top oynayan ada kralının yiğit kızı prenses Nausikaa’nın ve yardımcılarının şen şakrak kahkahalarını duydu. Hemen ayağa kalkıp kopardığı bir zeytin dalıyla önünü örttü ve sesin geldiği yöne doğru yürümeye başladı. On..]]> Sun, 08 Jan 2017 03:12:43 +0300 Troya’dan gizlice döndü https://www.evrensel.net/yazi/78116/troyadan-gizlice-dondu https://www.evrensel.net/yazi/78116/troyadan-gizlice-dondu? Yunanistanlı kent kralı Odisseus; katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra dönebildi yurduna, yuvasına! Haliyle bu süreç içinde onun öldüğünü düşünen bazı soylu soyguncular da; sözde dul kalan karısı çileli kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek için, onun sarayına çöreklendiler ve hem sarayın, hem de halkın nesi var nesi yoksa, arsızca yiyip içmeye başladılar... Kral Odisseus’un bebekken bıraktığı, ama artık delikanlı olan oğlu Telemahos da; bu asalak sömürgenlerden hem evini, hem de halkını kurtarmak için, anası Penelopeya’dan habersiz, deniz ötelerinde aramaya çıktı babası Odisseus’u. Birkaç ay sonra da, babası kral Odisseus hakkında yeterli bilgi edinemeden gene geri döndü yurduna. Doğruca sadık çobanları Eumayos’un dağdaki kulübesine gitti gizlice. Çünkü saraylarına çöreklenmiş damat adayları; onun bu gizli yolculuğunu duymuşlar, onu dönüşünde ortadan kaldırmak için, ona bir tuzak hazırlamışlardı... BABA-OĞUL ÇOBAN KULÜBESİNDE BULUŞTULAR! Birkaç gün önce de babası Odisseus..]]> Sun, 18 Dec 2016 04:40:01 +0300 Bilici Teyresyas’ın öğütleri https://www.evrensel.net/yazi/78030/bilici-teyresyasin-ogutleri https://www.evrensel.net/yazi/78030/bilici-teyresyasin-ogutleri? Yunanistanlı kent kralı Odisseus; katıldığı Troya savaşlarından sonra, yıllar süren o ülkesine dönüş yolculuğu sırasında biraz dinlenmek için, Ege denizindeki bir adaya çıkmıştı yanındaki yoldaşlarıyla. Onları bir güzel ağırlayan adanın tanrıçası güzel Kirke; dönüş yolunu tam öğrenmeleri için onlara Ölüler Ülkesi’ndeki bilici Teyresyas’ın yanına gitmeyi öğütledi... Kürekçi yoldaşlarının ağlayıp sızlanmalarına karşın Odisseus, günışığının bile giremediği o ülkeye ulaştı... Ülkesine döndüğünde de karısı mahzun kraliçe Penelopeya’ya, bu serüveninden söz etti bir akşam sohbetinde... İÇİMİ YEMYEŞİL BİR KORKU SARDI... “Ölüler Ülkesi’ne ulaştığımda, tanrıça Kirke’nin söylediği gibi, kazdığım bir kuyuya kurbanlık iki koyunun kanını akıttım,” diye anlatmaya başladı Odisseus. “Savaşlarda zamansız ölenlerin uğultuları kapladı birden çevremi! Ellerinde kılıç kalkan vardı ve bedenleri, hâlâ öylece kan revan içindeydi! O gördükerimi hiçbir zaman dillendiremem, sevgili karıcığım! Çığlık a..]]> Sun, 04 Dec 2016 04:27:48 +0300 Artık yarış bitmişti https://www.evrensel.net/yazi/77935/artik-yaris-bitmisti https://www.evrensel.net/yazi/77935/artik-yaris-bitmisti? Troya savaşına katılan Yunanistanlı kent kralı Odisseus; yirmi yıl sonra bir dilenci kılığında, İtake adasındaki sarayına dönebildi. Ama kral Odisseus, sarayına yaşlı bir dilenci kılığında girdi. Sarayı; sözde dul kalan karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenmek isteyen, soyguncu damat adayı egemenlerle doluydu... Sarayının ve halkının ürettiklerini ve birikimlerini yiyip içen ve sözde kendisiyle evlenme kararını bekleyen egemenler arasında, bir ok atma yarışı düzenledi kraliçe Penelopeya. Sonra da elinde bir yayla, damat adaylarının yanlarına gidip; “İçinizden kim bu yayı en iyi gerip fırlattığı oku, şurada dizili on iki baltanın arasından geçirirse, ben onunla evleneceğim...” dedi mahzun mahzun. ODİSSEUS, ÇOBANLARINA KİMLİĞİNİ AÇIKLADI Bu konuşmadan sonra dilenci kılığındaki yaşlı Odisseus ve iki eski çobanı, sarayın dışına çıktılar. Dilenci kılığındaki yaşlı adam; gerçek Odisseus olduğunu söyledi o iki sadık çoban dostlarına... Çobanlar onun Odisseus olduğuna inandıktan sonra..]]> Sun, 20 Nov 2016 04:06:39 +0300 Ağaca dönüşen güzel Driyope https://www.evrensel.net/yazi/77840/agaca-donusen-guzel-driyope https://www.evrensel.net/yazi/77840/agaca-donusen-guzel-driyope? Akdeniz coğrafyasındaki bütün bitkiler; özellikle ağaçlar, insan gibi canlı varlıklar olarak algılanageldi hep... Çünkü onların gövdelerinde, Driyadlar (*) denen perikızları yaşardı! Bu güzel mi güzel perikızları; bedenlerinde yaşadıkları ağaçlarla birlikte, günü geldiğinde ölürlerdi... Bütün canlılar gibi toprağa karışırlar ve gene kökler aracılığıyla emilip diğer bitki bedenlerine geçerlerdi... DRİYADLAR GECELERİ OYUNLAR OYNARLARDI Geceleri karanlık iyice bastığında Driyadlar; yaşadıkları o gür ormanlardaki ağaç bedenlerinden ayrılıp el ele tutuşurlar; birlikte söyledikleri çok ince bir ezginin eşliğinde oyunlar oynarlar ve yaşam denen o evrensel hazineyi, ürpertici bir sevinç çığlığına dönüştürürlerdi... Sonra da yeniden ayrıldıkları ağaçların ve bitkilerin bedenlerine geri dönerlerdi... O yüzden insanlar gibi aşkları, sevinçleri ve gözyaşları olan ağaçların ve büyük ormanların bol olduğu Akdeniz ülkeleri; bütün canlılarda var olan yaşama sevincini dillendiren tiyatrolar ve st..]]> Sun, 06 Nov 2016 05:00:23 +0300 Babası dönememişti Troya’dan https://www.evrensel.net/yazi/77749/babasi-donememisti-troyadan https://www.evrensel.net/yazi/77749/babasi-donememisti-troyadan? Kral Odisseus, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra bile daha ülkesine dönememişti. Haliyle onun artık öldüğünü düşünen prensler, soylu egemenler, onun sözde dul kalan karısı Penelopeya’yla evlenebilmek için gelip sarayına çöreklendiler: Odisseus’un yeni yetme oğlu Telemahos da, onları tek başına saraydan kovamayacağını anlayınca, hiç tanımadığı babasını deniz öteerinde aramaya çıktı. Yanında yoldaş olarak baba dostu kral Mentor sandığı, kılık değiştirmiş tanrıça Atena ve onu çok seven dostları vardı... İlk olarak Troya savaşından dönmüş iyi yürekli kral Nestor’un yanına gittiler. Ne var ki Nestor, dostu Odisseus’un dönüş yolculuğu konusunda bir bilgisi yoktu. O yüzden onları kral Menelaos’un yanına gitmelerini önerdi. Onun bu konuda bildikleri olabilirdi. Kral Menelaos, savaşın sözde nedeni güzel Helena’nın kocasıydı... Kral Nestor, en hızlı atların çektiği bir araba ile kendi oğlu Peystraytos’u yoldaş olarak verdi Telemahos’a. MENELAOS’UN YANINA GİTTİLER Telemahos’la ..]]> Sun, 23 Oct 2016 04:50:17 +0300 Odisseus, Fayakların ülkesinde https://www.evrensel.net/yazi/77652/odisseus-fayaklarin-ulkesinde https://www.evrensel.net/yazi/77652/odisseus-fayaklarin-ulkesinde? Yunanistanlı kent krallarından Odisseus; katıldığı Troya savaşından yılar sonra ülkesine dönerken, mola verdiği bir adada, tek gözlü canavar Polifemos’un gözünü kör etti. Bunun üzerine Polifemos’un babası ve denizler tanrısı Poseydon da; saldığı azgın fırtınalarla onun bütün gemilerini batırdı ve onu savaş nedir bilmeyen Fayakların cennet adasındaki bir sahile savurup attı!.. O anda orada arkadaşlarıyla çamaşır yıkayan Fayakların güzel prensesi Nausikaa, hiç tanımadığı bu yabancıyı giydirip kuşattı ve saraylarına buyur etti... Fayakların kralı Alkinoos ve yanındakiler; bir yandan büyük bir sevecenlikle karşıladıkları konukları yorgun Odisseus’u, o akşamki yemek sırasında onun anlattıklarını cankulağıyla dinliyorlardı: HEP PARAYI DÜŞÜNÜYORSUZ!.. “Bir adada karşılaştığımız rüzgârlar tanrısı, ilkin bize çok iyi davrandı,” diye bir serüvenini anlatmaya başladı Odisseus. “Ne var ki yoldaşlarımın onun dediklerine uymaması yüzünden, ‘İşiniz gücünüz altın, ziynet sizin!’ deyip bizi..]]> Sun, 09 Oct 2016 04:51:26 +0300 Hep güneşi düşünüyordu çocuk https://www.evrensel.net/yazi/77553/hep-gunesi-dusunuyordu-cocuk https://www.evrensel.net/yazi/77553/hep-gunesi-dusunuyordu-cocuk? Yunanistanlı kral Odisseus; bir akşam çocuklarına; Troya’da duyduğu Faeton’un öyküsünü anlattı kendince... Geçekten de o eski çağda dillere destan olduğu gibi Okyanus Kızı güzel Klimene’nin oğluydu o yaramaz Faeton Ve Faeton, adının “parlak, ışıldayan” anlamına geldiğini biliyordu bilmesine, ama babasının kim olduğunu bilmiyordu! Sokak arakadaşlarından Epafos, kendisinin Baştanrı Zeus’un oğlu olduğunu söylüyordu sık sık! Sırf babası belirsiz Faeton’un damarına basmak için! Artık bu konuda diğer arkadaşlarının da iğneli sözlerine dayanamadığı bir gün, babasının kim olduğunu ille de söylemesini istedi anası Klimene’den. Anası da şişine şişine, Güneş’in oğlu olduğunu söyledi ona... Haliyle Faeton böyle bir şeye inanamadı. Gerçeği kendi gözleriyle görebilmek için doğruca Güneş tanrısı Helyos’un oturduğu ve duvarlarından ışıklar saçılan sarayına gitti. Kimseler engellemedi onu saraya girerken... Ve az çok seçebildiği ilk odaya da hemen daldı! Odada parlak tacıyla tahtında oturan Güneş ta..]]> Sun, 25 Sep 2016 04:21:00 +0300 Nergis çiçeği ve yankı https://www.evrensel.net/yazi/77463/nergis-cicegi-ve-yanki https://www.evrensel.net/yazi/77463/nergis-cicegi-ve-yanki? Dağlarda, bayırlarda yalnız başına gezip tozan, gönlünce ezgiler söyleyen güzeller güzeli bir orman perisiydi Eko... Bu güzel peri kızı, şerrinden ürktüğü Baştanrı Zeus’un yeryüzündeki bazı kaçamak serüvenlerine birkaç kez yardımcı olmak zorunda kalmıştı... Haliyle Zeus’un karısı tanrıça Hera bunu öğrenince de, öfkeden küplere bindi. Ceza olarak Eko’nun dilini kestirdi hemen! Zavallı perikızı artık ezgiler söyleyemez, kimselerle dertleşemez oldu... Karşısında konuşan birinin yalnızca son sözcüğünü tekrarlayabilen bir çeşit “yankı”ya dönüştü. Zaten “Eko” adı da, “yankı” anlamına geliyordu... Üstelik bu kadarla da kalmadı çilesi güzel Eko’nun: Aşktan yana başının gülmemesi gibi çok ağır bir ceza daha yükledi ona tanrıça Hera!.. EKO, O DELİKANLIYI ÇOK SEVDİ... Gerçekten de güzel Eko; öyle her önüne gelene gönül kapılarını açmazdı hemen. Ama tanrıça Hera’nın çizdiği yazgı yüzünden, bir gün dağlarda geyik izi süren o yakışıklı Narhisos’la karşılaşınca, birden ısınıverdi ona. Ne var ki ..]]> Sun, 11 Sep 2016 03:59:01 +0300 Babası Troya’dan dönemeyince https://www.evrensel.net/yazi/77365/babasi-troyadan-donemeyince https://www.evrensel.net/yazi/77365/babasi-troyadan-donemeyince? Yunanistanlı kent krallarından Odisseus, yirmi yıl önce katıldığı Troya savaşından daha dönememişti yurdu İtake adasına... Odisseus’un artık öldüğünü düşünen birtakım soylu egemenler de, sözde dul kalan karısı kraliçePenelopeya’yla evlenebilmek için gelip onun sarayına çöreklendiler: Hem sarayın, hem halkın birikimlerini habire yiyip içmeye başladılar... ONLARI TEK BAŞINA KOVAMIYORDU... Odisseus’un yeniyetme oğlu Telemahos da; onları tek başına konaklarından kovamayacağını anlayınca; hiç tanımadığı babasını, bir gemiyle deniz ötelerinde aramaya çıktı. Gemide yoldaş olarak baba dostu sandığı insan kılığında tanrıça Atena ve gerektiğinde onunla savaşıma girişecek gönüllü yoldaşları vardı... Telemahos; tanrıça Atenave yoldaşlarıyla birlikte, Troya’dan yeni dönen iyi yürekli kral Nestor’un ülkesine gitti ilkin. Ne var ki bu konuda kral Nestor da fazla birşey bilmiyordu!.. O yüzden iyi yürekli Nestor; Odisseus hakkında çok şeyler bilen Yunanistanlı kral Menelaos’un yanına karayoluyl..]]> Sun, 28 Aug 2016 04:12:47 +0300 Babası Troya’dan dönmüş müydü? https://www.evrensel.net/yazi/77275/babasi-troyadan-donmus-muydu https://www.evrensel.net/yazi/77275/babasi-troyadan-donmus-muydu? Yunanistanlı kral Odisseus, yirmi yıl önce katıldığı Troya savaşından dönemeyince, artık delikanlı olan oğlu Telemahos; onu deniz ötelerinde aramaya çıktı... Troya savaşına katılıp sağ salim dönen krallardan Nestor’un yanına gitti ilkin. O da babası konusunda fazla bir şeyler bilmediği için Telemahos’u ve yoldaşını, birkaç gün ağırladıktan sonra, kral Menelaos’un yanına gönderdi... KRAL MENELAOS SEVİNÇLE BUYUR ETTİ ONLARI Kral Menelaos da, daha kim olduğunu sormadan, onu ve yanındaki yoldaşını büyük bir sevecenlikle buyur etti sarayına. Troya savaşının nedeni sayılan karısı güzel Helena da oradaydı... Kral Menelaos, konuklarından birinin Telemahos olduğunu öğrenince de havalara uçtu sevinçten! “Biliyor musunuz, bir zamanlar neler düşünüyordum?” diye söze başladı hemen Menelaos. “Troya’dan döndüğümde, baban Odisseus’u buraya buyur etmeyi düşündüm. Ayrıca onun tekmil halkını da buraya yerleştirecektim... Böylece halklarımız birlikte ekip dikeceklerdi bu toprakları... Komşu ülkeler..]]> Sun, 14 Aug 2016 04:30:31 +0300 Canlanan heykel https://www.evrensel.net/yazi/77174/canlanan-heykel https://www.evrensel.net/yazi/77174/canlanan-heykel? Kıbrıslı genç Pigmalyon, yaşamını tümden sanatına adamış soylu bir heykeltraştı. Ne var ki aşktan yana da başı hiç mi hiç gülmemişti… Ve bu konuda ne geldiyse başına, hep aşk tanrıçası Afrodit yüzünden gelmişti!.. Gönül verdiği her genç kız, Afrodit’in hışmına uğramış bir kadının arsız kızlarından biriydi!.. Çünkü tanrıça Afrodit; bu kadının bütün kızlarını, herkesi rahatsız eden kızlara dönüştürmüştü… KARŞISINA HEP O KIZLAR ÇIKIYORDU! Üstelik heykeltraşımız Pigmalyon da; tanrıça Afrodit adına mermerler yontmayan bir sanatçıydı. Kısacası, sokaklarda dolaşırken, sanatçımızın karşısına çıkıp da gönlünü kaptırdığı kızların hep o ilençlikızlardan birinin olması, boşuna değildi!... Pigmalyon; her seferinde karşısına çıkan bu kızlardan öylesine bıkıp usandı ki, artık işliğine kapanıp mermerden, gönlüne uygun örnek bir kadın heykeli yontmaya karar verdi… Gece gündüz demedi; hep yonta yonta şekillendirdiği mermerle uğraştı. Sonunda kusursuz denebilecek bir gençkız heykeli çıkardı ortaya..]]> Sun, 31 Jul 2016 05:00:26 +0300 Olup bitenleri anlattı çoban https://www.evrensel.net/yazi/77073/olup-bitenleri-anlatti-coban https://www.evrensel.net/yazi/77073/olup-bitenleri-anlatti-coban? Denizler tanrısı Poseydon; Troya savaşı sonrası ülkesine dönerken, yasakladığı bölgelere giren ve tek gözlü oğlunu kör eden kral Odisseus’un bütün gemilerini batırdı ve onu, savaş nedir bilmeyen Fayakların adasına, çırılçıplak savurup attı... TANRIÇA ATENA ONA YOLDAŞLIK EDİYORDU... Tanrıça Atena da, her zaman olduğu gibi, hep aklını kullandığı için çok sevdiği Odisseus’un yardımına koştu hemen. Ve onu savaş nedir bilmeyen Fayaklar halkının yardımıyla, ülkesi İtake adasına ulaştırdı. Tanrıça Atena; Troya’da savaşırken ülkesini asalak eşkiyaların nasıl sardığını anlattı Odisseus’a. Olup bitenleri Atena’nın ağzından ayrıntılarıyla dinledikten sonra yorgun Odisseus; yanında duran o kocaman kayayı söküp gökyüzüne fırlatmak ve böylece koparacağı gürültüyle, bunca sömürü içinde hâlâ uyuyan bütün Akdenizli halkları uyandırmak istedi! Ama Atena; “Acele etme, Odisseus!” dedi gülümseyerek. “Senin neler yapman gerektiğini bir bir söyleyeceğim... Seni kimseler tanıyamasın diye ilkin o düzgün..]]> Sun, 17 Jul 2016 05:00:50 +0300 Agamemnon kızını kurban etti https://www.evrensel.net/yazi/76975/agamemnon-kizini-kurban-etti https://www.evrensel.net/yazi/76975/agamemnon-kizini-kurban-etti? Katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra ülkesine dönebilen kocası kral Odisseus’a, “Peki bizleri bu hallere düşüren o krallar kralı Agamemnon’a n’oldu? Onun bir de İfigeneya adlı çok güzel bir kızı olacaktı?...” diye sordu karısı güzel Penelopeya... ÖLÜLER ÜLKESİNE DE GİTMİŞTİ... Odisseus gülümsemeye çalıştı. Biraz düşündükten sonra; “Bak güzel kraliçem,” dedi karısına. “Ben Troya’dan erken ayrıldım. Halkımızı, toprağımızı, hayvanlarımızı çok özlemiştim!.. Oradan dönerken de bir ara yolumu şaşırdım. Sonra çoktan ölmüş bilici Teyresyas’tan yolumu öğrenmek için bir tanrıça aracılığıyla, tanrı Hades’in yönettiği Ölüler Ülkesi’ne gittim. İşte orada son olarak gördüm kara bulutlar gibi savrulan Agamemnon’un gölgesini.. Onun kızı o zavallı İfigena da, bir gölge olarak gelip geçti birara önümden... Ama onlar hakkında duyduklarımı sana kısaca aktarabilirim...” Bu sözlerin ardından prenses güzel İfigeneya’yı ve babası krallar kralı Yunanistanlı Agamemnon’u tanıtmaya çalıştı Odisseus....]]> Sun, 03 Jul 2016 04:20:36 +0300 Babanı ülkeme çağıracaktım https://www.evrensel.net/yazi/76930/babani-ulkeme-cagiracaktim https://www.evrensel.net/yazi/76930/babani-ulkeme-cagiracaktim? Yunanistanlı kral Odisseus Troya savaşından dönmeyince, oğlu yeni yetme Telemahos; onu deniz ötelerinde aramaya çıktı... Troya savaşına katılıp sağ salim dönen krallardan Nestor’un yanına gitti ilkin. O da Telemahos’u kendi öz oğlu Peysistratos’la birlikte,kral Menelaos’un yanına gönderdi... BİR ARADA YAŞAYACAKTIK Kral Menelaos da; daha kim olduğunu sormadan, onu ve yanındaki yoldaşını büyük bir sevecenlikle buyur etti sarayına. Troya savaşının nedeni sayılan karısı güzel Helena da oradaydı... Biraz hoşbeşten sonra Menelaos, konuklarından birinin Telemahos olduğunu öğrenince havalara uçtu sevinçten! Sonra Telemahos’un ellerinden tutup; “Biliyor musun,” diye söze başladı hemen Menelaos. “Troya’dan döndüğümde, baban kral Odisseus’u buraya buyur etmeyi düşündüm. Ayrıca onun tekmil halkını da buraya yerleştirecektim... Böylece halklarımız iç içe olacaktı; birlikte ekip dikeceklerdi bu toprakları... Komşu ülkeler de bizim gibi yapacaklardı... Bütün Akdeniz artık cennet olacaktı... ..]]> Sun, 26 Jun 2016 07:28:39 +0300 Buralarda Poseydon’un sözü geçer https://www.evrensel.net/yazi/76875/buralarda-poseydonun-sozu-gecer https://www.evrensel.net/yazi/76875/buralarda-poseydonun-sozu-gecer? Yunanlı kral Odisseus; yıllar önce katıldığı Troya savaşından dönemeyince, artık delikanlı olan oğlu Telemahos, deniz öteklerinde aramaya çıktı onu. Çünkü Odisseus’un öldüğünü düşünen bir avuç asalak egemen; onun sarayına yerleştiler. Hem halkın birikimlerini yiyip içmeye, hem de sözde dul kalan Odisseus’un karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenmeye kalktılar!.. Telemahos, Troya savaşına katılıp sağsalim dönen krallardan ilkin Nestor’un yanına gitti. O da onu daha çok şey biliyor diye, kral Menelaos’un yanına gönderdi. Menelaos da Telemahos’u ve yanındaki yoldaşını büyük bir sevecenlikle buyur etti sarayına. Bu iki konuktan birinin Telemahos olduğunu öğrenince de havalara uçtu kral Menelaos sevincinden. O gece Troya savaşını, can dostu Odisseus’u anlattı konuklarına uzun uzun. Sözde savaşın nedeni sayılan Menelaos’un karısı güzel Helena da oradaydı... Ertesi sabah, gül parmaklı şafak tanrıçası güzel Eos; daha yeri göğü hergünkü gibi maviye, yeşile, safran sarısınaboyamadan önce, ilkin k..]]> Sun, 19 Jun 2016 04:38:47 +0300 Çoban kulübesinde buluştular https://www.evrensel.net/yazi/76837/coban-kulubesinde-bulustular https://www.evrensel.net/yazi/76837/coban-kulubesinde-bulustular? Troya savaşına katılan Yunanistanlı kent kralllarından Odisseus, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra bile hâlâ yurduna dönememişti. Haliyle onun öldüğünü düşünen bazı egemenler de, sözde dul kalan karısı Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklendiler. Hem sarayın, hem de halkın nesi var nesi yoksa, arsızca yiyip içmeye başladılar. Odisseus’un yeni yetme oğlu Telemahos da; bu asalaklardan hem evini, hem de halkını kurtarmak için, anası kraliçe Penelopeya’dan habersiz, babası Odisseus’u, deniz ötelerinde aramaya çıktı. TELEMAHOS’U SUSTURMAK İSTEDİLER Troya’dan sağ salim dönebilen birkaç Yunanistanlı kent kralının ülkesine gidip onlarla konuştu, ama babasının sağ olup olmadığı konusunda bir bilgi edinemedi!.. Haliyle ülkesine geri dönmek üzere yeniden denize açıldı... Ner var ki bu arada anası Penelopeya’nın taliplerinden arsız Antinoos ve yirmi kadar yandaşı; gemisi ve yoldaşlarıyla dönecek olan dikbaşlı Telemahos’u, ülkesine ulaşamadan öldürmek üzere, pusuya y..]]> Sun, 12 Jun 2016 07:22:11 +0300 Ayas adlı iki savaşçı https://www.evrensel.net/yazi/76779/ayas-adli-iki-savasci https://www.evrensel.net/yazi/76779/ayas-adli-iki-savasci? Troya savaşından sonra ülkesine dönebilen Yunanistanlı Kral Odisseus, başından geçenleri karısı güzel Penelopeya’ya pek sıra gözetmeden anlatıyordu zaman zaman... Odisseus; on yıl kadar süren Troya savaşından sonra deniz yoluyla ülkesine dönerken, dönüş yolunu tam öğrenmek için Ölüler Ülkesi’ndeki bilici Teyresyas’ın yanına gitmişti. Orada, ölmüş dünyalıların gölgeleri sarmıştı hemen çevresini. Babası Sisifos’u da bir kayayı tepeye doğru yuvarlarken görmüştü! Ama babası Sisifos’un öyküsünü hemen anlatmak istemedi o akşam; onun yerine Ayas adlı Yunanistanlı iki savaşçıdan söz etti Penelopeya’ya... KÜÇÜK AYAS’I TANITMAK İSTEDİ Ölüler Ülkesi’nde; Troya savaşlarına katılan kent kralları Büyük Ayas’la ondan hiç ayrılmayan Küçük Ayas’ın gölgeleriyle de karşılaşmıştı. Odisseus, onların dillere destan öyküsünü kendince anlattı o akşam karısı güzel Penelopeya’ya... Gerçekten de efsanelerin söylediğine göre, Troya savaşına katılan Küçük Ayas’ın, Büyük Ayas’la hiçbir akrabalığı yoktu. Yal..]]> Sun, 05 Jun 2016 05:00:53 +0300 Çok şeyler görmüştü Troya’da https://www.evrensel.net/yazi/76725/cok-seyler-gormustu-troyada https://www.evrensel.net/yazi/76725/cok-seyler-gormustu-troyada? Yunanistanlı kent krallarından Odisseus, katıldığı Troya savaşından tam yirmi yıl sonra dönebildi yurduna. Onu çok seven tanrıça Atena’nın yardımıyla, hemen yaşlı bir dilenci kılığına bürünüp eski çobanı Eumayos’un kulübesine sığındı. İki gün sonra da karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek için kendi sarayına çöreklenmiş, o arsız damat adaylarının yanına gitti. Çünkü bu asalakları kovabilmek için onları yakından tanıması gerekiyordu. O yüzden aralarına karışıp bir şeyler dilenmeye başladı onlardan...” MASA MASA DİLENMEYE BAŞLADI... Şımarık damat adaylarından biri; masa masa dolaşıp yiyecek dilenen yaşlı dilenci kılığındaki kral Odiseus’a bir demir takoz fırlattı bütün hışmıyla. Takoz’un acısı, Odisseus’un omuzuna bir zıpkın gibi saplandı... Bu olay kraliçe Penelopeya’nın da kulağına gitti hemen. Saraya konuk gelmiş bir yaşlı insana yapılan bu saldırı, çok ağırına gitti mahzun kraliçenin. Dilenci kılığında ama kocası olduğunu bilmediği konuğu yanına çağırttı... Ondan özürler..]]> Sun, 29 May 2016 04:50:19 +0300 Baba oğul artık buluşmuşlardı https://www.evrensel.net/yazi/76680/baba-ogul-artik-bulusmuslardi https://www.evrensel.net/yazi/76680/baba-ogul-artik-bulusmuslardi? Kral Odisseus, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra bile hâlâ yurduna dönememişti. Onun öldüğünü düşünen bazı soyguncu egemenler de, sözde dul kalan karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklendiler. Hem sarayın, hem de halkın nesi var nesi yoksa, arsızca yiyip içmeye, el koymaya başladılar. Odisseus’un yeniyetme oğlu Telemahos da; bu asalaklardan hem evini, hem de halkını kurtarmak için anası Penelopeya’ya bile duyurmadan, babası Odisseus’u, deniz ötelerinde aramaya çıktı. Birkaç ay sonra da, kral Odisseus hakkında hiçbir bilgi edinemeden gerisin geri ve gizlice ülkesine döndü. Doğruca sadık çobanları Eumayos’un kulübesine gitti. Birkaç gün önce de, tanrıça Atena’nın tanınmaması için perişan bir dilenciye dönüştürdüğü babası Odisseus da, Troya’dan dönüp aynı kulübeye sığınmıştı! ÇOBAN EUMAYOS’U SARAYA YOLLADILAR Perişan dilenci kılığındaki kral Odisseus’la Telemahos tanışmışlar, uzun süre sarmaş dolaş olmuşlardı. Sonra da saraylarına çöreklenmiş a..]]> Sun, 22 May 2016 05:00:00 +0300 Tanrıça Atena onu izledi hep https://www.evrensel.net/yazi/76636/tanrica-atena-onu-izledi-hep https://www.evrensel.net/yazi/76636/tanrica-atena-onu-izledi-hep? Yunanistanlı kral Odisseus; Troya savaşı sonrası deniz yoluyla ülkesine dönerken, tanrı Poseydon onun bütün gemilerini batırdı... Ve saldığı azgın rüzgârlarla da, onu savaş nedir bilmeyen Fayakların adasına, rasgele sürükleyip götürdü... Fayaklar halkı; günlerce ağırladıkları savaş yorgunu kral Odisseus’a, barış ve sevginin simgesi birsürü armağan sundular ve onu özel olarak donattıkları bir barış gemisiyle, yirmi yıldır ayrı kaldığı ülkesine yolcu ettiler... Gemi demir aldıktan birsüre sonra kral Odisseus, o savaş yorgunluğu içinde uyuyakaldı... Ve şafak tanrıçası Eos; yeri göğü yeşile, maviye, safran sarısına boyamaya başladığında da gemi, Odisseus’un ülkesi İtake Adası’na usulca yanaştı... Tayfalar, uyuyan Odisseus’u uyadırmadan kucaklayıp sahildeki bir zeytin ağacının altına bıraktılar. Fayaklar halkının sunduğu paha biçilmez barış armağanlarını da, gemiden alıp yanına koydular. Sonra da gemi, geri dönüş yolculuğuna başladı. DENİZLER TANRISI ÇOK ÖFKELENDİ... Ol..]]> Sun, 15 May 2016 04:50:32 +0300 O kartal, Odisseus’un ta kendisiydi https://www.evrensel.net/yazi/76592/o-kartal-odisseusun-ta-kendisiydi https://www.evrensel.net/yazi/76592/o-kartal-odisseusun-ta-kendisiydi? Kraliçe Penelopeya; karşısında oturan dilenci kılığındaki yorgun ihtiyarın, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra dönebilen kocası kral Odisseus olduğunu bilmiyordu! Onu kendilerine sığınan bir gariban olarak görüyordu... Söz arasında kraliçe Penelopeya, son gördüğü düşünü anlattı ona... Bir kartal gelip sarayın bahçesindeki yirmiye yakın kazın boyunlarını kırıp kırıp yerlere sermişti! Daha sonra geri dönen kartal dile gelip; ‘Ey Penolepaya, sakın ürkme! Ben senin evine Zeus’un kartalı kılığında gelip o kazları kırıp geçirdim. Ben geçekte senin kocan Odisseus’um. O kazlar da evin varını yoğunu sömüren arsız damat adayları!” demişti.” KOCAN ODİSSEUS GELİP ONLARI KOVACAK! Odisseus birden Penelopeya’ya çevirdi bakışlarını... İçi kıpır kıpır etmeye başladı mutlulukan. Öyle ya, karısı demek onu hiç unutmamış, hep onu bekliyordu yıllardır!.. Penelopeya; “Bu düş için sen ne dersin, sevgili konuğum?” diye sordu. Odisseus da, içinde birden harlayan bir sevinçle; “Gördüğün düş çok ..]]> Sun, 08 May 2016 05:00:38 +0300 Hep aynı kumaşı örüyordu yıllardır https://www.evrensel.net/yazi/76542/hep-ayni-kumasi-oruyordu-yillardir https://www.evrensel.net/yazi/76542/hep-ayni-kumasi-oruyordu-yillardir? Tanrıça Atena; katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra tek başına ülkesine dönebilen kral Odisseus’u, başkalarınca tanınmaması için perişan bir dilenciye dönüştürdü hemen... MENELAOS’UN SARAYINA GİTTİ... Bu olaydan bir süre önce de yeniyetme Telemahos; babası Odisseus’un sağ olup olmadığını öğrenmek için Troya savaşından dönen ve sözde savaş nedeni sayılan güzel Helena’nın ve kocası kral Menelaos’un saraylarına gitmişti bir gemiyle. Çünkü sözde dul kalan anası Penelopeya’yla evlenebilmek için kendilerini tanrıların özel olarak yarattığını söyleyen birtakım soylular; hem sarayın, hem halkın birikimlerini arsızca yiyip içiyorlardı... İşte Telemahos’un bu soyguna isyan kesilip babası kral Odisseus’u aramak için gizlice deniz ötelerine gittiğini öğrenen Antinoos adlı damat adayı, hemen diğer adayları avluda topladı: “Arkadaşlar, Telemahos hergelesinin ne yaptığını duydunuz mu?” diye başladı konuşmaya. “Atlamış bir gemiye, Pilos’a babasını aramaya gitmiş. Yanında da yardıcıları v..]]> Sun, 01 May 2016 05:00:17 +0300 Çobanıyla dertleşti Odisseus https://www.evrensel.net/yazi/76489/cobaniyla-dertlesti-odisseus https://www.evrensel.net/yazi/76489/cobaniyla-dertlesti-odisseus? Denizler ve anakaralar tanrısı Poseydon; Troya savaşları sonrası ülkesine dönmekte olan kral Odisseus’un bütün gemilerini, saldığı azgın fırtınalarla batırdı ve onu, savaş nedir bilmeyen Fayak halkının o güzel adasına, çırılçıplak savurup attı! Fayak halkı ve yöneticileri de;perişan Odisseus’u birkaç gün dile gelmez bir konukseverlikle ağırladılar. Sonra da bir barış gemisiyle; yirmi yıldan fazla ayrı kaldığı ülkesine, sağsalim ulaştırdılar... Ülkesini zar zor tanıyabilen Odisseus’un hemen yanına geldi tanrıça Atena. İnsan kılığındaki tanrıça; çok sevdiği Odisseus’a, kendisi savaştayken ülkesinde olup bitenleri kısaca anlattı. Sarayını kene gibi saran birtakım soylular; hem kendinin hem de halkın varını yoğunu yiyip içmeye başlamışlardı. Üstelik sözde dul alan karısı Penelopeya’yla evlenebilmek için damat adayı olarak sıraya girmişlerdi! Bebekken bırakıp gittiği oğlu yeni yetme Telemahos da; onun sağ olup olmadığını öğrenmek için, Troya’dan dönen kral Menelaos’un yanına gitmişti bir ..]]> Sun, 24 Apr 2016 05:00:00 +0300 Akdeniz’den öyküler anlattı https://www.evrensel.net/yazi/76390/akdenizden-oykuler-anlatti https://www.evrensel.net/yazi/76390/akdenizden-oykuler-anlatti? Yunanistanlı kent kralı Odisseus’un sarayı; onun dul kaldığını sandıkları karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenmek isteyen şımarık damat adaylarıyla kaynaşıyordu... Savaş yorgunu Odisseus; yirmi yıl sonra Troya’dan dönünce, kendi sarayına bir dilenci kılığında sığındı. Ve onun kral Odisseus olduğunu da yalnızca yeniyetme oğlu Telemahos biliyordu... Öğle yemeği sırasında kraliçe Penelopeya’yla evlenmek isteyen arsız egemenlerden biri, kocaman bir kemik parçasını fırlatıp büyük bir şangırtıyla Odisseus’un önündeki sofrayı devirdi! BİRAZ GEÇMİŞİNİ ANIMSADI ODİSSEUS Bu olay üzerine Odisseus, hemen yanına gelen oğlu Telemahos’a; “Bu herifin yaptığına sakın aldırma güzel oğlum, nasıl olsa hesabını verecekler!” dedi. “Bak bu olay bana neler anımsattı, kısaca anlatayım” diye birkaç serüvenini kısaca anlatmaya başladı. “Denizler tanrısı Poseydon, Troya savaşı sonrası buraya gelirken bütün gemilerimi batırmıştı. Binbir güçlükle ve çırılçıplak, Fayaklar denen bir halkın adasına sığınabilmi..]]> Sun, 10 Apr 2016 05:00:41 +0300 Troya’ya isteksiz gittiler https://www.evrensel.net/yazi/76341/troyaya-isteksiz-gittiler https://www.evrensel.net/yazi/76341/troyaya-isteksiz-gittiler? Kraliçe Penelopeya; birçok sınamalardan sonra, dilenci kılığında sarayına sığınan yaşlı adamın, Troya savaşlarından yirmi yıl sonra yuvasına dönebilen kocası kral Odisseus olduğundan artık kuşku duymuyordu. Kraliçe mahzun Penelopeya’yla Odisseus hep konuşuyor, uyuyamıyorlardı bir türlü. Arada bir gülse de, sık sık gözleri yaşlarıyordu Peneloeya’nın... Ve tanrıça Atena o gece araya girmeseydi, dünyamızı her sabah yeşile, maviye ve safran sarısına boyayan gül parmaklı şafak tanrıçası Eos, hasret gideren Odisseus’la Penelopeya’yı, öylece gözyaşları içinde bulacaktı... Tanrıça Atena o gece; hem tanrıça Eos’u, hem de güneşi gökyüzünde koşturan atları, üç gün sürecek uykulara daldırdı. Böylece sürüp giden o çok uzun süren gece içinde kraliçe Penelopeya; “Halklarıyla birlikte ne güzel mutlu mutlu yaşarlarken, Troya savaşına katılma nedenini sordu” bir ara kocasına... Kocası Odisseus da o günkü koşullardan ve kendisinden kısaca söz etti sevgili, acılı karısına... GERÇEKTE ODİSSEUS KİMDİ, ..]]> Sun, 03 Apr 2016 05:00:25 +0300 Hades’in ülkesine de gitti https://www.evrensel.net/yazi/76291/hadesin-ulkesine-de-gitti https://www.evrensel.net/yazi/76291/hadesin-ulkesine-de-gitti? Troya savaşına katılan ve yirmi yıl sonra ülkesine dönebilen Yunanlı kent krallarından Odisseus; savaş yorgunu karısı Penelopeya’ya, dönüş yolculuğundan bazı kesitleri anlatıyordu o bayram akşamı da... Bilindiği gibi Baştanrı Zeus’un kardeşi ve denizler tanrısı Poseydon, kral Odisseus’u hiç mi hiç sevmiyordu!.. Çünkü o denizlerin gizemlerini aklını kullanarak çözüyor, tanrı Poseydon’un buyruklarını dinlemiyordu. O yüzden de Poseydon, saldığı azgın fırtınalarla, Troya savaşı dönüşünde Odisseus’un gemilerini tümden batırmışti! ODİSSEUS, KARISINA TANRIÇA KİRKE’DEN SÖZ ETTİ Gerçekten de dilden dile anlatıldığı gibi Odisseus, ülkesine dönerken, büyücü tanrıça o güzel Kirke’nin adasına da uğramıştı. Ne var ki orada arkadaşlarıyla birlikte zorunlu olarak bir yıl kaldı. Çünkü tanrıça Kirke, onları bırakmak istemiyordu... Odisseus da artık özgür bırakılmaları konusunda çok ısrarlı olunca ve de tanrıça Atena’nın araya girmesiyle tanrıça Kirke daha fazla direnemedi. Odisseus’u ve arkadaşla..]]> Sun, 27 Mar 2016 05:00:27 +0300 Babasını aramaya çıktı https://www.evrensel.net/yazi/76241/babasini-aramaya-cikti https://www.evrensel.net/yazi/76241/babasini-aramaya-cikti? Yunanistanlı kent kralı Odisseus, yirmi yıl önce katıldığı Troya savaşından daha dönememişti yurduna. Onun öldüğünü düşünen çevre kentlerdeki bazı soylu egemenler de, sözde dul kalan karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek için gelip onun sarayına çöreklendiler: Hem sarayın, hem halkın birikimlerini habire yiyip içmeye, günlerini gün etmeye başladılar... TANRIÇA ATENA, YALNIZ BIRAKMADI TELEMAHOS’U... Kral Odisseus’un yeniyetme oğlu Telemahos da, bu sömürücüleri konaklarından tek başına kovamayacağını anlayınca, hiç tanımadığı babasını deniz ötelerinde, bir gemiyle gizlice aramaya çıktı. Bu yolculuğunu, anası Penelopeya’ya bile duyurmadı. Yanında baba dostu kral Mentor kılığında tanrıça Atena ve ülkelerini sömürgenlerden temizlemek üzere ona yardımcı olacak yoldaşları da vardı... İlk olarak Troya savaşından dönmüş iyi yürekli bilge kral Nestor’un ülkesine gittiler. Konuklarını büyük bir sevecenikle karşılayan kral Nestor; Troya savaşları sırasında çektiği acıları uzun uzun ve ..]]> Sun, 20 Mar 2016 04:19:15 +0300 Bir selam https://www.evrensel.net/yazi/76192/bir-selam https://www.evrensel.net/yazi/76192/bir-selam? Macar ozanı Gyula İllyes (1902-1983), toprak emekçisi bir aileden gelmekteydi… Çağdaşı ozan Attila Jozsef gibi, o da uzun yıllar Fransa’da yaşadı. Orada Aragon, Eluard, Breton gibi yenilikçi Fransız ozanlarıyla yakın dostluklar kurdu. Haliyle onlardan etkilendi, esinlendi... İllyes’in bütün yazılarındaki dili, açık ve durudur. Gerek günlük yaşamla ilgili konuları, gerekse yaşlılık ve ölüm izleklerini işleyen şiirleri, hep yalın söylemlerle örülmüştür. Şiirlerinde genellikle çok liriktir. Gerçekten de çok şiir yazdı İllyes! Ama genel olarak A. Jozsef gibi halkının acılarını dillendirmenin yanında, özellikle horlanan kadının ve çocukların sorunlarına büyük bir önem veriyordu. Fransızca olarak yazdığı şiirlerin yanında, tiyatro oyunları ve gezdiği ülkelerle ilgili anı yazıları da vardır. Bu ünlü ozanımızdan çevirdiğim, kadınla ilgili ve seslendirilmiş bir şiirle, “Dünya Kadınlar Günü”ne bir merhaba demek istedim... *** SIĞINAK Boşuna hep o tatlı mı tatlı sözlerin. Biliyorum, avutm..]]> Sun, 13 Mar 2016 05:00:38 +0300 Tanrı Ayolos'un öfkesi https://www.evrensel.net/yazi/76149/tanri-ayolosun-ofkesi https://www.evrensel.net/yazi/76149/tanri-ayolosun-ofkesi? Denizler tanrısı eli yabalı Poseydon; yıllar süren Troya savaşı sonrası ülkesine deniz yoluyla dönüşü sırasında, saldığı azgın fırtınalarla, kral Odisseus’un bütün gemilerini batırdı ve kendisini de “savaş nedir bilmeyen” Fayakların cennet adasına savurup attı! Sahilde Odisseus’u çırılçıplak bulan adanın güzel prensesi Naussikaa, hemen onunla ilgilendi; onu giydirip kuşattı ve saraylarına buyur etti aynı gün... FAYAKLAR HALKIYLA TANIŞTIM... Naussikaa’nın babası kral Alkinoos; töreleri gereği Odisseus’u sarayında iyice yedirip içirdi. Sonra da nerelerden geldiğini, başından geçenleri anlatmasını istedi. Odisseus biraz düşündükten sonra; “Buraya gelmeden önce canavar Tepegözlerin ülkesine uğradık,” diye denizlerdeki serüvenlerinden söz etmeye başladı. “Orada bir mağarada yaşayan tanrı Poseydon’un oğlu tek gözlü Tepegöz Polifemos; kürekçi yoldaşlarımdan üçünü parçalayıp yedi! Ben de bir punduna getirip denizlerin gizemlerini öğrenmeye kalkanları çipçiğ yiyen bu canavar Polifemos..]]> Sun, 06 Mar 2016 03:55:24 +0300 Odisseus ülkesine dönerken https://www.evrensel.net/yazi/76086/odisseus-ulkesine-donerken https://www.evrensel.net/yazi/76086/odisseus-ulkesine-donerken? Yunanistanlı kral Odisseus; Troya savaşları sonrasında, yirmi yıldır ayrı kaldığı ülkesine dönerken, denizler tanrısı eli yabalı Poseydon, onun bütün gemilerini, savaş yoldaşlarıyla birlikte batırdı. Ve kendisi, tek başına da olsa, savaş nedir bilmeyen Fayakların adasına rasgele sığınabildi... Ve Fayakların prensesi güzel Nausikaa, onu saraylarına buyur etti. Odisseus, büyük bir konukseverlikle buyur edildiği sarayda, oranın kralı Alkinoos ve ailesine ve de yöneticilerine, dinlene dinlene anlatıyordu savaşın yağdırdığı o dile gelmez kırımları... İNSAN İNSANIN NASIL KÖLESİ OLABİLİRDİ? Onu dinleyen Fayaklarn yöneticileri de, Odisseus’un sözünü ettiği acı deneyimlerini can kulağıyla dinliyorlardı... Savaş sonunda devşirilen insanların bir mal gibi alınıp satılması, kısacası insanın insana köle olması ne menem şeydi?... Bu bir masal mı, yoksa bir gerçek miydi? Özellikle bunu anlamak istiyorlardı... Odisseus, Trya’da yaşadığı bu serüvenleri bir süre daha dillendirdikten sonra, birde..]]> Sun, 28 Feb 2016 05:00:52 +0300 Ona barış çeşmesi diyordu halk https://www.evrensel.net/yazi/76031/ona-baris-cesmesi-diyordu-halk https://www.evrensel.net/yazi/76031/ona-baris-cesmesi-diyordu-halk? Yunanistanlı kent kralı Odisseus, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra bile hâlâ yurduna dönememişti. Haliyle onun öldüğünü düşünen bazı soyguncu egemenler de, sözde dul kalan karısı güzel Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklendiler. Hem sarayın, hem de halkın nesi var nesi yoksa, arsızca sömürmeye başladılar. TROYA SAVAŞINDAN YİRMİ YIL SONRA DÖNEBİLDİ Odisseus’un yeniyetme oğlu Telemahos da; bu asalaklardan hem evini, hem de halkını kurtarmak için, anası kraliçe Penelopeya’dan habersiz bir gemiye atlayıp yoldaşlarıyla birlikte babası Odisseus’u, deniz ötelerinde aramaya çıktı. İlkin babasının dostu ve Troya savaşına katılan kral Menelaos ve karısı Helena’nın yanına gitti. Ne var ki babası hakkında pek fazla bilgi edinemeden gizlice döndü. Doğruca sadık çobanları Eumayos’un kulübesine gitti. Birkaç gün önce de, tanrıça Atena’nın tanınmaması için perişan bir dilenciye dönüştürdüğü babası Odisseus da, aynı kulübeye sığınmıştı... Dilenci kılığındaki..]]> Sun, 21 Feb 2016 04:50:15 +0300 Hades’in ülkesine de gitti Odisseus https://www.evrensel.net/yazi/75979/hadesin-ulkesine-de-gitti-odisseus https://www.evrensel.net/yazi/75979/hadesin-ulkesine-de-gitti-odisseus? Katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra ülkesine dönebilen kral Odisseus’a, bir akşam karısı kraliçe Penelopeya, tanrı Hades’in Ölüler Ülkesi’ni sordu. Odisseus da bu ülkeden, buruk bir yüzle söz etmeye, Penelopeya da onu ürkerekten dinlemeye başladı... TANRI POSEYDON’UN CANAVAR ÇOCUKLARI... Gerçekten de kral Odisseus, Troya savaşı sonrası ülkesine dönerken, rastgele bir adada mola vermişti. O adada, denizlerin ve karaların gizemlerini çözmeye çalışan haylaz serüvencileri çiğ çiğ yiyen Tepegöz Polifemos oturuyordu. Tanrı Poseydon’un oğlu olan Polifemos; haliyle kendisini yemeye kalkınca, Odisseus, onun zaten tek olan gözünü kör edip elinden kurtuldu. Ne var ki babası Poseydon’un ardı sıra saldığı azgın fırtınalar, Odisseus’un gemilerini parçalayıp bir limandan öteki limana savurmaya başladı... Artık yorgun düşen Odisseus, elinde kalan birkaç gemisiyle birlikte, hiç tanımadığı büyücü tanrıça Kirke’nin adasına sığınabildi. Tanrıça Kirke’yle epeyce sorunlar yaşadıysa da sonunda o..]]> Sun, 14 Feb 2016 04:50:36 +0300 Agamemnon kızını kurban etti https://www.evrensel.net/yazi/75934/agamemnon-kizini-kurban-etti https://www.evrensel.net/yazi/75934/agamemnon-kizini-kurban-etti? Katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra ülkesine dönebilen kocası kral Odisseus’a,“Peki bizleri bu hallere düşüren o krallar kralı Agamemnon’a n’oldu? Onun bir de İfigeneya adlı çok güzel bir kızı olacaktı?...” diye sordu karısı güzel Penelopeya.. Odisseus gülümsemeye çalıştı. Biraz düşündükten sonra; “Bak güzel kraliçem,” dedi karısına. “Biliyor musun, ben Troya’dan erken ayrıldım. Çünkü hepinizi; halkımızı, toprağımızı, hayvanlarımızı çok özlemiştim!.. Oradan dönerken de bir ara yolumu şaşırdım. Sonra çoktan ölmüş bilici Teyresyas’tan yolumu öğrenmek için bir tanrıça aracılığıyla, tanrı Hades’in yönettiği Ölüler Ülkesi’ne gittim. İşte orada son olarak gördüm kara bulutlar gibi savrulan Agamemnon’un gölgesini.. Onun kızı o zavallı İfigena da bir gölge olarak gelip geçti bir ara önümden... Doğrusu onlar hakkında duyduklarımı sana aktarabilirim...” SÖZDE GÜZEL HELENA ZORLA KAÇIRILMIŞTI... Bu sözlerin ardından İfigeneya’yı ve babası krallar kralı Yunanistanlı Agamemnon’u ..]]> Sun, 07 Feb 2016 04:50:34 +0300 Onlar da katıldı Troya savaşına https://www.evrensel.net/yazi/75880/onlar-da-katildi-troya-savasina https://www.evrensel.net/yazi/75880/onlar-da-katildi-troya-savasina? Eskiçağdan günümüze, bütün sanat dallarına, bilimlere, felsefeye... esin kaynağı olan Yunanlı kral Odisseus’un ve Ahilleus’un katıldığı Troya savaşları, hiç unutulmadı. Bu savaşları İzmirli Homeros yazıya döktü; evrenselleştirip ölümsüzleştirdi... O yüzden Troya savaşlarının iki kahramanını; Odisseus’la yarı ölümsüz Ahilleus’u biraz yakından tanımak gerekir... Odisseus; Yunan kent krallıklarından İtake adasının kralı Leartes’in oğluydu... Ama anası; kral Leartes’le evlenirken ünlü kral Sisifos’tan gebeydi! Zaten bütün kurnazlığıyla, cin gibi akıllılığıyla da gerçek babası Sisifos’un burnundan düşmüş gibiydi! Bilindiği gibi sırf bu yüzden Sisifos, çok ağır bir kayayı yuvarlayaraktan bir dağın doruklarından öte tarafa aşırmakla cezalandırılmştı tanrılarca... Odisseus; gerek el işlerinde, gerekse en çetrefil sorunların çözümünde çok becerikliydi. Bir işe girişmeden önce bin kez düşünenlerdendi! Zaten babası Leartes de yaşlanınca, Odisseus’a bıraktı tahtını... HELENA EŞİNİ KENDİ SEÇE..]]> Sun, 31 Jan 2016 05:00:20 +0300 O sabah güneşin atları koşmadı https://www.evrensel.net/yazi/75828/o-sabah-gunesin-atlari-kosmadi https://www.evrensel.net/yazi/75828/o-sabah-gunesin-atlari-kosmadi? Troya savaşından yirmi yıl sonra ülkesine dönebilen kral Odisseus’’laoğlu Telemahos; ülkelerine ve saraylarına çöreklenen bütün egemenleri, iki sadık çobanlarıyla birlikte, el ele verip temizlediler... Haliyle kral Odisseus; halkını köleleştirip varını yoğunu yıllardır yiyip içen o azgın egemenlerin yok edildiğinin hemen duyulmasını istemiyordu. Çünkü temizlediği egemenlerin orduları, hazırlıksız halkına hemen saldırabilirdi! Ne var ki kraliçe güzel Penelopeya’nın yüreğinde, azgın egemenleri temizleyen adamın eski kocası kral Odisseus olup olmadığı konusunda, birtakım kuşkular dolanıyordu... O yüzden aynı salonda oturmalarına karşın Penelopeya, Odisseus’a hiç bakmıyor gibiydi... Yirmi yıl sonra o uğursuz Troya savaşından sayısız zorluklarla, boğuşa boğuşa ve haliyle binbir çeşit düşlerle halkına, yuvasına ve güzel karısı Penelopeya’ya kavuşan Odsseus da; birden düş kırıklığına uğradı. “Gözlerime inanamıyorum, kadınım!” dedi sonunda buruk buruk. “Senin bu duyarsızlığına bir anlam verem..]]> Sun, 24 Jan 2016 05:00:47 +0300 İnsan yiyenlerin ülkesini de gördük https://www.evrensel.net/yazi/75771/insan-yiyenlerin-ulkesini-de-gorduk https://www.evrensel.net/yazi/75771/insan-yiyenlerin-ulkesini-de-gorduk? Yunanistanlı kent krallarından Odisseus; yıllar süren Troya savaşı sonrası ülkesine dönerken, mola verdiği bir adada, tek gözlü Polifemos’un gözünü kör etti. Bunun üzerine Polifemos’un babası ve denizler tanrısı eli yabalı Poseydon da; saldığı azgın fırtınalarla onun bütün gemilerini batırdı ve onu savaş nedir bilmeyen Fayakların cennet adasındaki bir sahile savurup attı! O anda orada bulunan Fayakların güzel prensesi Nausikaa, hiç tanımadığı bu yabancıyı giydirip kuşattı ve saraylarına buyur etti... Fayakların kralı Alkinoos ve yanındakiler; bir yandan büyük bir sevecenlikle karşıladıkları konukları yorgun Odisseus’u şölenlerle ağırlarken, öte yandan da onun anlattıklarını cankulağıyla dinliyorlardı: İŞİNİZ GÜCÜNÜZ ALTIN SİZİN! “Bir adada karşılaştığımız rüzgârlar tanrısı, ilkin bize çok iyi davrandı” diye yeni bir serüvenini anlatmaya başladı Odisseus. “Ne var ki yoldaşlarımın onun dediklerine uymaması yüzünden, ‘İşiniz gücünüz altın, ziynet sizin!’ deyip bizi kovdu... Artık ..]]> Sun, 17 Jan 2016 04:50:30 +0300 Bizler sevgiyi hep bölüşürüz https://www.evrensel.net/yazi/75719/bizler-sevgiyi-hep-bolusuruz https://www.evrensel.net/yazi/75719/bizler-sevgiyi-hep-bolusuruz? Troya savaşlarından yirmi yıl sonra ülkesine dönebilen Yunanlı kral Odisseus, karısı mahzunPenelopeya’ya, yamyam Polifemos’la ilgili serüvenini anlattı. Gerçekten de eskiçağda, karalar ve denizler tanrısı Poseydon’un canavarlara dönüştürdüğü bütün çocukları; denizlerin gizemlerini çözmeye kalkan yürekli insanları çiğ çiğ yemek için, Akdeniz’in belli limanlarında sürekli nöbet tutuyorlardı... İşte kral Odisseus da; Troya savaşından sonra ülkesine dönerken, mola verdiği bir adada, on kadar kürekçisiyle, tanrı Poseydon’un Tepegöz denen oğlullarından Polifemos’un mağarasına girdi. Alnında tek gözü bulunan Polifemos da, Odisseus’un kürekçilerinden üçünü, akşam yemeğine dönüştürüverdi! Ama hep aklını kullanan Odisseus; Polifemos’un bir boşluğundan yararlanıp alnının ortasındaki tek gözünü, o gece bir sopayla kör etti ve sağ kalan yodaşlarıyla tutsak edildiği mağaradan kaçıp kurtuldu! Bu olaya çok öfkelenen Polifemos’un babası tanrı Poseydon da, deniz yolculuğu sırasında Odisseus’un başına..]]> Sun, 10 Jan 2016 05:00:25 +0300 Troya’da hepimiz suçluyduk https://www.evrensel.net/yazi/75666/troyada-hepimiz-sucluyduk https://www.evrensel.net/yazi/75666/troyada-hepimiz-sucluyduk? On yıl süren Troya savaşından sonra on yıl daha geçmesine karşın kral Odisseus, deniz yoluyla karısı Penelopeya’nın ve büyüyüp delikanlı olmuş oğlu Telemahos’un yanına hâlâ dönemedi... Bu arada onun öldüğünü düşünen bazı asalak egemenler de, sözde dul kalan Penelopeya’yla evlenebilmek için gelip onun sarayına yerleştiler. Artık Odisseus’un ve de halkın birikimlerini yiyip içiyorlar; yapmadıkları rezillik de bırakmıyorlardı!..” TANRIÇA ATENA DA YANINDAYDI TELEMAHOS’UN... Yeniyetme Telemahos; anası kraliçe Penelopeya ile evlenebilmek için saraylarına yerleşen asalaklarla başa çıkamayacağını anlayınca, yirmi yıldır göremediği babasını deniz ötelerinde aramaya çıktı. Yanında yoldaş olarak baba dostu kral Mentor kılığına bürünmüş tanrıça Atena da vardı. Troya savaşından dönmüş iyi yürekli bilge kral Nestor’un yanına gittiler ilkin... Nestor da onları sevecenlikle karşıladı; ağırladı. Sonra da kral Odisseus ve Troya savaşlarıyla ilgili olarak; “Savaş bittikten sonra evlerimize dönmek ..]]> Sun, 03 Jan 2016 05:00:27 +0300 Çok çileler çekmişti Odisseus https://www.evrensel.net/yazi/75562/cok-cileler-cekmisti-odisseus https://www.evrensel.net/yazi/75562/cok-cileler-cekmisti-odisseus? Yunanistanlı kent kralı Odisseus, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra dönebildi yurduna! Kimliğini saklamak amacıyla da yaşlı bir dilenci kılığına büründü hemen. Çünkü kendisinin öldüğünü düşünüp sözde dul kalan karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek ve halkı sömürmek için, sarayına çöreklenmiş o yüzsüz damat adaylarını temizlemesi gerekiyordu... KİMSELER ONU TANIYAMIYORDU... Kendisinin kral Odisseus olduğunu, yalnızca oğlu yeniyetme Telemahos biliyordu. Ve Telemahos; saraylarına getirdiği babasını, yoksul bir konuk olarak tanıttı hem anası Penelpeya’ya, hem de saraydaki o arsız damat adaylarına... Aynı gün, o arsız damat adaylarından biri, fırlattığı bir demir parçasıyla dilenci Odisseus’u yaraladı. Olayı öğrenen kraliçe Penelopeya, konuğunu, kendi odasına çağırdı hemen; ondan özürler diledi... Sonra da onunla biraz dertleşmeye başladı... Kral Odisseus’u iyi tanıdığını söyleyen dilenci kılığındaki konuk; yakında döneceği muştusunu verdi Odisseus’un! Bu duyuma çok sev..]]> Sun, 20 Dec 2015 05:00:23 +0300 Bergama’da bir aşk öyküsü https://www.evrensel.net/yazi/75511/bergamada-bir-ask-oykusu https://www.evrensel.net/yazi/75511/bergamada-bir-ask-oykusu? Bulutların üstündeki Olimpos Tanrılar Ülkesi’nde oturan Baştanrı Zeus’un bir süredir canı iyiden iyiye sıkılmaya başladı... O yüzden oğlu haberci tanrı Hermes’i çağırdı yanına: “Oğlum; şu inatçı dünyalılar bizleri unutmuşa benziyor… Hele bir gidip görelim onları” dedi. BERGAMA OVASINA İNDİLER... Hemen sırtlarına yırtık pırtık giysiler geçirip Bergama ovasına indiler. Bir sre sonra Zeus; “Hermes oğlum, buralar bizim Olimpos’tan da güzel değil mi?” diye söze başladı. “Bak buraları görünce yukardaki tanrıların, tanrıçaların dırdırlarını unutuverdim! Zaten Prometeus da, tanrı Hefaystos da; insanları çamurdan şekillendirirlerken onlara her türlü yeteneği bağışlamışlar... Bu duruma ilk başlarda ben çok öfkelenmiştim. Hatta bu yüzden Prometeus’a neler çektirdim, neler! Ama şimdi anlıyorum; doğrusu iyi etmişler...” Biraz soluklandıktan sonra, Hermes’in kolundan tutup; “Hele gel de şu insanlarla biraz sohbet edelim!” dedi. ZENGİNLER KAPILARINI AÇMADI... Tanrı Hermes, kocaman kilitl..]]> Sun, 13 Dec 2015 05:00:46 +0300 Telemahos da dönebildi ülkesine https://www.evrensel.net/yazi/75454/telemahos-da-donebildi-ulkesine https://www.evrensel.net/yazi/75454/telemahos-da-donebildi-ulkesine? Troya savaşı bittikten on yıl sonra bile kral Odisseus, hâlâ yurduna dönemememişti. Onun artık öldüğünü düşünen bazı egemenler de, sözde dul kalan karısı güzel Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklendiler. Hem sarayın hem de halkın nesi var nesi yoksa, arsızca yiyip içmeye başladılar. OLAYI DAMAT ADAYLARI DUYUNCA... Odisseus’un oğlu Telemahos; bu asalaklardan kurtulmak için, anası Penelopeya’dan habersiz, babası Odisseus’u deniz ötelerinde aramaya çıktı... Bunu duyan damat adayı Antinoos, büyük bir tedirginliğe kapıldı. Öteki damat adaylarını hemen toplayıp; “Şu Telemahos, atlamış bir gemiye, babasını aramaya gitmiş!” diye konuşmaya başladı. “Yanında da bize kafa tutacak gönüllü yoldaşları varmış, iyi mi? Yakında başımıza çok dertler yağacak demektir. Şimdi bana bir gemiyle güvenilir yirmi adam verin! Şu karşıdaki iki ada arasında onun dönüşünü bekleyeceğim!” Antinoos ve yirmi kadar yandaşı; Telemahos’un işini bitirmek üzere pusuya yattılar... Kraliçe Penelopeya ..]]> Sun, 06 Dec 2015 05:00:24 +0300 Odisseus ülkesine dönmüştü https://www.evrensel.net/yazi/75398/odisseus-ulkesine-donmustu https://www.evrensel.net/yazi/75398/odisseus-ulkesine-donmustu? Tanrıça Atena; katıldığı Troya savaşları yüzünden yirmi yıl sonra tek başına ülkesine dönebilen kral Odisseus’u, kimseler tanıyamasın diye, perişan kılıklı bir dilenciye dönüştürdü. Sonra da onu eski çobanı Eumayos’un kulübesine gönderdi... Kendisi savaştayken ülkesini saran bazı soyluların, halkı nasıl sömürdüklerini ondan duyup öğrensin diye... ÇOBAN, DİLENCİYİ KULÜBESİNE BUYUR ETTİ Çoban Eumayos; kim olduğunu bilmediği dilenci kılığındaki kral Odisseus’u, büyük bir konukseverlikle buyur etti kulübesine. Ve bir süre sonra oturdukları yemek sofrasında, savaştan dönemeyen efendisi Odisseus’tan söz etti Eumayos!.. “Hiçbir zaman, tahtına yapışmadı o!” diye anlatmaya başladı. “Hele hele, halklara dehşet saçmadı. Bizler gibi tarlasında çift sürerdi, bağbozumlarına katılırdı. Gemi yapımında, hatta demirci işliklerinde işçilerle çalışır; hiç bilinmedik aygıtlar üretirdi. Ne bileyim, gökyüzüne, yıldızlara, elleriyle işlediği toprağa âşıktı. Kısacası onun bütün derdi halkıydı; yani bizle..]]> Sun, 29 Nov 2015 05:00:22 +0300 Ne çok seviyorlarmış barışı https://www.evrensel.net/yazi/75343/ne-cok-seviyorlarmis-barisi https://www.evrensel.net/yazi/75343/ne-cok-seviyorlarmis-barisi? Denizler tanrısı Poseydon; insan yiyen tek gözlü oğlunun gözünü kör ettiği için,Troya savaşı dönüşünde, eski kral Odisseus’un gemilerini, saldığı azgın fırtınalarla batırdı ve onu savaş nedir bilmeyen Fayakların cennet adasındaki bir sahile savurup attı!.. Perişan ve çıplak Odisseus; sahilde Fayakların güzel prensesi Naussikaa’yla karşılaşınca, hemen bir zeytin dalıyla örttü önünü! Bir süre bu garip yabancıyı dinleyen prenses Naussikaa, ona giysiler verdi ve saraylarına buyur etti... ODİSSEUS’U SEVGİYLE AĞIRLIYORDU FAYAKLAR... Fayakların kralı iyi yürekli Alkinoos; Odisseus’u, şölenlerle ağırlamaya başladı sarayında... O ilk akşamki yemeğinin sonuna doğru Odisseus; “On yıl kadar süren savaş sonrası, Troya’dan ayrılıp gemilerim ve yoldaşlarımla birlikte,ülkem İtake adasına doğru yelkenleri açtım,” diye başından geçen bazı olayları anlatmaya başladı. “Bir ara Lotosyiyenler denen insanların yaşadığı bir adaya uğradık biraz dinlenmek için. O MEYVEYİ YİYENLER ARTIK SAVAŞ İSTEMİYOR..]]> Sun, 22 Nov 2015 04:50:20 +0300 Bir heykel düşmüştü gökten https://www.evrensel.net/yazi/75294/bir-heykel-dusmustu-gokten https://www.evrensel.net/yazi/75294/bir-heykel-dusmustu-gokten? Troya savaşından yirmi yıl sonra ükesine dönebilen Yunanistanlı kent kralı yorgun Odisseus; karısı kraliçe güzel Penelopeya’ya, Troya’nın kuruluşu sırasında gökten düşen Palladyon adlı bir tanrıça heykelinden söz etti... O eski çağdaki bazı kişilere göre Palladyon denen o ünlü tahtadan tanrıça heykeli; İlos ve yoldaşlarının Troya kentini kurma çalışmaları sırasında, durup dururken gökyüzünden düşmüştü! Troya’nın kurucuları o gençler de bu heykeli, tanrıça Atena’yla özdeşleştirmişler ve onun adına yaptıkları bir tapınakta, özenle saklamaya başlamışlardı... HEYKEL TANRIÇAYLA İLGİLİYDİ Ama pek bilinmeyen bir şey vardı: O da Palladyon öyküsünün tanrıça Atena’nın ta çocukluk günlerine dek uzanıyor olmasıydı... Daha sonraları kadın emekçilerin tanrıçalığına dönüşen gök gözlü güzel Atena; çocukluğunun uzunca bir süresini, deniz tanrısı Triton’un küçük kızı Pallas’la birlikte, dünyamızda geçirdi... Bu iki çocuk birbirlerini çok seviyorlar, aralarında değişik değişik oyunlar oynuyo..]]> Sun, 15 Nov 2015 04:50:45 +0300 Babası da dönmüştü artık https://www.evrensel.net/yazi/75248/babasi-da-donmustu-artik https://www.evrensel.net/yazi/75248/babasi-da-donmustu-artik? Kral Odisseus, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra bile hâlâ yurduna dönememişti. Onun öldüğünü düşünen bazı egemenler de, sözde dul kalan karısı Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklenmişlerdi... Odisseus’un yeni yetme oğlu Telemahos da, bu sömürgenlerden hem evlerini, hem de halkını kurtarmak için, anasından habersiz, babası Odisseus’u deniz ötelerinde aramaya çıktı. Bu arada kral Odisseus; gerçek kimliğini saklamak için, perişan bir dilenci kılığında Troya’dan ülkesine döndü ve sadık çobanları Eumayos’un kulübesine sığındı!.. Birkaç ay sonra da, Telemahos, gizlice gene ülkesine döndü. Doğruca sadık çobanları Eumayos’un kulübesine gitti. Çoban Eumayos, karşısında Telemahos’u görünce,birden ona sarıldı; sevinçten gözyaşları dökmeye, bir şeyler söylemeye çalıştı kekeleyerekten... Sonra da elinden tutup odaya buyur etti. Dilenci kılığındaki babası kral Odisseus da ayağa fırladı hemen. Bunun üzerine;“Rahatını bozma, sevgili ihtiyar,” dedi ona Telemahos. O..]]> Sun, 08 Nov 2015 04:50:17 +0300 Odisseus dönecekti ülkesine https://www.evrensel.net/yazi/75203/odisseus-donecekti-ulkesine https://www.evrensel.net/yazi/75203/odisseus-donecekti-ulkesine? Kadın emekçilerin tanrıçası gök gözlü Atena; katıldığı Troya savaşları yüzünden yirmi yıl sonra tek başına ülkesine dönebilen kral Odisseus’u, başkalarınca tanınmaması için perişan bir dilenciye dönüştürdü hemen... Ve çok sevdiği Odisseus; kendisi savaştayken ülkesini saran eşkıyaların halkını ve sarayını nasıl sömürdüklerini öğrensin diye, onu doğruca sadık çobanı Eumayos’un kulübesine gönderdi... SÖZDE NAMUS TEMİZLEME SAVAŞIYDI BU! Odisseus’un ülkesine dönüşünden bir ay önce de yeni yetme oğlu Telemahos; arkadaşı Peysistratos’la birlikte Odisseus’un sağ olup olmadığını öğrenmek için, Troya savaşının nedeni sayılan güzel Helena’nın ve kocası kral Menelaos’un saraylarına gitmişti. Ama onlardan pek bir şey öğrenememişti. Ve güzel Helena; konuklarını yolcu etmeden bir gün önce, kendi elleriyle ördüğü bir yaşmak armağan etmişti Telemahos’a. Telemahos da, o yaşmağın üstündeki örgüleri görünce, insanlığın Altınçağ’ını dillendiren o güzelim resimlere dalıp gitmişti hemen... Güzel Helen..]]> Sun, 01 Nov 2015 04:50:03 +0300 Hep öfkeliydi Tanrı Poseydon https://www.evrensel.net/yazi/75155/hep-ofkeliydi-tanri-poseydon https://www.evrensel.net/yazi/75155/hep-ofkeliydi-tanri-poseydon? Tanrıça Kalipso; Troya savaşı sonrası ülkesine dönüş yolculuğu sırasında fırtınaların adasına savurduğu kral Odisseus’a zilzurna vuruldu ve tam yedi yıl Akdeniz’deki adasında onu alıkoydu. Ne var ki tanrıça Atena’nın ağırlığını koyduğu Olimpos’taki tanrılar toplantısında, Odisseus’un yurduna hemen sağ salim dönmesi kararı alındı. Tanrıça Kalipso da, onu özgür bırakmak zorunda kaldı!.. Kalipso;denize açılmazdan önce, birtakım bilgiler verdi Odisseus’a. Bazı tanrıların başına dert üstüne dert yağdıracağını da söyledi... TANRI POSEYDON ÖCÜNÜ ALACAKTI! Odisseus, üzgün ve tek başına bıraktığı tanrıçası güzel Kalipso’nun; “Kutup yıldızını hep solunda tut!” öğüdüne uyaraktan, tam on yedi gün yol aldı Ege denizinde. On sekizinci günü de, Fayaklar ülkesinin dağları göründü... Tam o anda da, “Yanık yüzlüler”in ülkesi Habeşistan’dan dönen denizler ve karalar tanrısı Poseydon, Odisseus’u gördü yelkenlisiyle... Haliyle Tepegöz oğlu canavar Polifemos’un tek gözünü kör ettiği için Odisseus’a d..]]> Sun, 25 Oct 2015 05:00:05 +0300 Düşlerini kalkanın üstüne nakışladı https://www.evrensel.net/yazi/75109/duslerini-kalkanin-ustune-nakisladi https://www.evrensel.net/yazi/75109/duslerini-kalkanin-ustune-nakisladi? Savaşların artık bitmesini isteyen emekçilerin tanrısı demirci topal Hefaystos; silah cinsinden aygıtlar değil, ama insanlara kölelik edecek cansız robotlar üretiyordu hep Olimpos’taki demirci işiğinde. İLK KADINI O YARATMIŞTI... Ne var ki Troya savaşları sırasında, içi acıya acıya da olsa, kendisine bir zamanlar analık eden tanrıça Tetis’i kıramadığı için, onun oğlu Ahilleus’un ölümünü biraz öteleyecek bir kalkan dövmek zorunda kaldı... Gelecek kuşaklara örnek olması için, çok sevdiği dünyamızın o çileli insanlarıyla, ama özellikle kadınlarıyla ilgili desenler de nakışlamaya başladı bu kalkanın üstüne. Zaten “tanrıların armağanı” anlamına gelen Pandora adlı ilk kadını da, kendi elleriyle yoğurduğu çamurdan kendisi şekillendirmişti. Ve o ilk kadının bu hamuru içine; onu onurlu bir insana dönüştürecek akıl, direnç ve de kesinlikle gereksinim duyacağı gözyaşları da koymuştu... HELENA’YI DÜŞÜNDÜ DAHA ÇOK... İşte kalkanı çekiciyle döverken, sözde Troya savaşlarının nedeni sayıl..]]> Sun, 18 Oct 2015 04:48:01 +0300 Oysa o gün bayrammış https://www.evrensel.net/yazi/75059/oysa-o-gun-bayrammis https://www.evrensel.net/yazi/75059/oysa-o-gun-bayrammis? Troya savaşına katılan kral Odisseus, yirmi yıl sonra bir dilenci kılığında sarayına dönebildi. Sarayı, sözde dul kalan karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenmek isteyen soyguncu damat adayı egemenlerle doluydu... Yıllardır damat adaylarını oyalayan Penelopeya, çok sıkıştırıldığı için sonunda onlar arasında bir “ok atma” yarışı düzenledi: Artık yarışı kazananla evlenecekti... Yarışmanın yapılacağı gün, avluda yiyip içerekten arsızca eğlenen soylu damat adayları, biraz ötedeki dilenci kılığındaki kral Odisseus’u da arada izliyorlardı. Onun gerçek kral Odisseus olduğunu yalnızca oğlu, yeni yetme Telemahos biliyordu... ONUN KOCASI OLDUĞUNU BİLMİYORDU... Kraliçe Penelopeya ise, bu yaşlı amcayı bir dilenci olarak tanıyordu tanımasına, ama bir gün önceki baş başa yaptıkları sohbetten sonra, ona karşı sözlere dökemeyeceği yakınlık ve sevecenlikle yüklü esintiler çalkalanmaya başlamıştı yüreğinde... Hani bir an kraliçelik durumunu unutuverse, onun kollarına atılıp yirmi yıldır kocası Odis..]]> Sun, 11 Oct 2015 05:00:20 +0300 Telemahos denizlere açıldı https://www.evrensel.net/yazi/75015/telemahos-denizlere-acildi https://www.evrensel.net/yazi/75015/telemahos-denizlere-acildi? Troya savaşları bittikten yıllar sonra bile kral Odisseus, karısı Penelopeya’nın ve çok özlediği halkının yanına dönemedi... Onun artık öldüğünü düşünen asalak egemenler de, sözde dul kalan karısıyla evlenebilmek için gelip onun sarayına yerleştiler. Odisseus’un ve halkın neyi var neyi yoksa yiyip içiyorlardı! Sonunda Odisseus’un oğlu yeniyetme Telemahos; halkı ve asalak egemenleri kentin meydanında topladı... Kürsüye çıkıp damat adaylarının hemen saraydan ayrılmalarını istedi... TALİPLER HİÇ ALDIRMADILAR! Ne var ki damat adayları, gene eskisi gibi sarayda yemekli şaraplı eğlencelerine yeniden başladılar... Bunun üzerine Telemahos, deniz ötelerine gidip oralarda Troya savaşına katılanlardan babasının hâlâ yaşayıp yaşamadığı konusunda bilgi toplamaya karar verdi... Mentor kılığındaki tanrıça Atena’yla birlikte Telemahos; kiralayacakları bir gemi ve güvendikleri gönüllü yoldaşlarla denize açılacaklardı... Tanrıça Atena, yolda yiyip içecekleri bir şeyler hazırlaması için Telemahos..]]> Sun, 04 Oct 2015 04:15:04 +0300 Çok öfkeliydi Tanrı Poseydon https://www.evrensel.net/yazi/74964/cok-ofkeliydi-tanri-poseydon https://www.evrensel.net/yazi/74964/cok-ofkeliydi-tanri-poseydon? Tanrıça Kalipso; Troya savaşı sonrası ülkesi Yunanistan’a dönüş yolculuğu sırasında fırtınaların adasına savurduğu kral Odisseus’a zilzurna vuruldu ve tam yedi yıl Akdeniz’deki adasında onu alıkoydu!.. Ne var ki tanrıça Atena’nın yardımıyla, Kalipso onu özgür bırakmak zorunda kaldı!.. Ve denize açılmazdan önce, yolculuğuyla ilgili birtakım bilgiler verdi Odisseus’a. Yolculuğu sırasında bazı tanrıların başına dert üstüne dert yağdıracağını da söyledi... TANRI POSEYDON ÖCÜNÜ ALACAKTI! Savaş yorgunu kral Odisseus, üzgün ve tek başına bıraktığı tanrıçası güzel Kalipso’nun; “Kutup yıldızını hep solunda tut!” öğüdüne uyaraktan, on yedi gün yol aldı Ege denizinde. On sekizinci günü de,savaş nedir bilmeyen Fayaklar ülkesinin dağları göründü... Tam o anda da, denizler ve karalar tanrısı Poseydon, Odisseus’u gördü yelkenlisiyle... Haliyle Tepegöz oğlu canavar Polifemos’un tek gözünü kör ettiği için Odisseus’a duyduğu o büyük öfke birden şahlandı yüreğinde tanrı Poseydon’un! “Vay anasını..]]> Sun, 27 Sep 2015 04:50:37 +0300 Ne çok şeyler gördük Troya’da https://www.evrensel.net/yazi/74920/ne-cok-seyler-gorduk-troyada https://www.evrensel.net/yazi/74920/ne-cok-seyler-gorduk-troyada? Dokuz yıl süren Troya savaşına katılan Yunanistanlı kent kralı Odisseus; aradan on yıl daha geçmesine karşın, karısı kraliçe Penelopeya’nın ve büyüyüp delikanlı olmuş oğlu Telemahos’un yanına hâlâ dönemedi... Haliyle onun öldüğünü düşünen birtakım asalak egemenler de, sözde dul kalan Penelopeya’yla evlenebilmek için gelip onun sarayına yerleştiler. Artık Odisseus’un ve de halkın birikimlerini yiyip içiyorlar; sarayda yapmadıkları rezillik de bırakmıyorlardı!..” BABASINI ARAMAYA ÇIKTI... Troyalı prens Paris’in sözde kaçırdığı güzel Helena’nın namusunu temizleme amacıyla Yunanistanlı Başkral Agamemnon’un Troya’ya açtığı savaşa, kent krallarından Odisseus, gönülsüzce de olsa katılmak zorunda kalmıştı. Tanrı Apollon’un üç kuşak yaşam bağışladığı iyi yürekli kral Nestor da onun silah arkadaşı olmuştu... Savaş bittikten sonra babası Odisseus dönmeyince, oğlu Telemahos; babasının dostu Mentor’la, Pilos kentinin kralı iyi yürekli Nestor’un yanına gitti ondan bir şeyler öğrenebilmek için....]]> Sun, 20 Sep 2015 04:03:58 +0300 Sirenleri dinleyenler onlardan ayrılamazdı https://www.evrensel.net/yazi/74874/sirenleri-dinleyenler-onlardan-ayrilamazdi https://www.evrensel.net/yazi/74874/sirenleri-dinleyenler-onlardan-ayrilamazdi? Yunanistanlı kent kralı Odisseus ve askerleri; Troya savaşı sonrası gemileriyle ülkelerine dönerlerken tutuldukları fırtınadan kurtulmak için,önlerine çıkan ilk adaya sığındılar. Ve orada büyücü tanrıça Kirke ile karşılaştılar. Tanrıça Kirke; dönüş yolu ve özellikle Sirenler konusunda bilgiler verdi. Ama dönüş yolunu tam öğrenmeleri için Odisseus’u, Ölüler Ülkesi’ndeki bilici Teyresyas’ın yanına gönderdi. Eskil çağdan günümüze dek dillere destan olan ve Sirenler denen o güzel peri kızları, Ege denizinde yaşarlardı... Onlardan biri flüt çalar, öteki ona liriyle eşlik eder ve üçüncüsü de, o yürekler yakan sesiyle bir ezgi dillendirirdi. Bu ezgi, gökyüzünün derinliklerine doğru yana yakıla tırmanır giderdi. Artık bu ezginin dışında ne varsa her şey suspus olur; her canlı bu büyüleyici seslere kulak kesilirdi... SİRENLERİ DUYMAK BİR ÇEŞİT ÖLÜMDÜ Ne var ki Sirenlerin bu çok etkileyici ezgilerini duymak; karaların ve denizlerin gizemlerini çözmeye kalkan o yürekli denizciler için bi..]]> Sun, 13 Sep 2015 04:48:13 +0300 Artık beni de tanımıyorlardı https://www.evrensel.net/yazi/74820/artik-beni-de-tanimiyorlardi https://www.evrensel.net/yazi/74820/artik-beni-de-tanimiyorlardi? Denizler tanrısı Poseydon’un saldığı azgın fırtınalar; Troya savaşı dönüşü sırasında Yunanistanlı kral Odisseus’un bütün gemilerini batırdı ve onu, savaş nedir bilmeyen Fayakların cennet adasındaki bir sahile doğru savurup attı. Adanın güzel prensesi Nausikaa; çırılçıplak kalmış Odisseus’u, saraylarına buyur etti. Nausikaa’nın babası kral Alkinoos ve yakınları; bir yandan bu yeni konuklarını ağırlarken, bir yandan da onu dinliyorlardı can kulağıyla... DOĞRUCA TANRIÇANIN KONAĞINA GİTTİM... “Troya savaşı sonrası dönüş yolculuğum sırasında bir adaya sığınmıştım” diye anlatmaya başladı yorgun Odisseus: “Orada oturan ve büyücü olduğunu sonradan öğrendiğim tanrıça Kirke, arkadaşlarımın yarısını domuza dönüştürmüştü. Diğer yarısı da sahildeki gemilerimize bekçilik ediyorlardı. Ben doğruca tanrıçanın konağına gidip domuza dönüşen arkadaşlarımı yeniden insana dönüştürmesini diledim tanrıça Kirke’den. Kirke de bana; başkalarının dertleriyle ilgilenmememi öğütledi! Bunun üzerine: ‘Arkadaşl..]]> Sun, 06 Sep 2015 05:00:53 +0300 Odisseus yurduna dönünce https://www.evrensel.net/yazi/74775/odisseus-yurduna-donunce https://www.evrensel.net/yazi/74775/odisseus-yurduna-donunce? KralOdisseus, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra bile hâlâ yurduna dönememişti. Haliyle onun öldüğünü düşünen bazı egemenler de, sözde dul kalan karısı Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklendiler. Hem sarayın, hem de halkın nesi var nesi yoksa, arsızca yiyip içmeye başladılar. Odisseus’un yeniyetme oğlu Telemahos da, bu asalaklardan hem evini, hem de halkını kurtarmak için, anası kraliçe Penelopeya’dan habersiz, babası Odisseus’u, deniz ötelerinde aramaya çıktı. BÜTÜN AKDENİZ ZEYTİN KOKMAYA BAŞLADI... Troya’dan sağ salim dönebilen birkaç Yunanistanlı kent kralının ülkesine gidip onlarla konuştu, ama babasının sağ olup olmadığı konusunda bir bilgi edinemedi! Haliyle ülkesine geri dönmek üzere yeniden denize açıldı... Ner var ki bu arada anası Penelopeya’nın taliplerinden arsız Antinoos ve yirmi kadar yandaşı; gemisi ve yoldaşlarıyla dönecek olan dikbaşlı Telemahos’u, ülkesine ulaşamadan öldürmek üzere, pusuya yattılar... Akdenizli halklara zeytin ağacını ..]]> Sun, 30 Aug 2015 05:00:30 +0300 Kim kazanacaktı yarışı https://www.evrensel.net/yazi/74725/kim-kazanacakti-yarisi https://www.evrensel.net/yazi/74725/kim-kazanacakti-yarisi? Troya savaşına katılan Kral Odisseus, yirmi yıl sonra bir dilenci kılığında sarayına dönebildi... Ama kendisinin Odisseus olduğunu kimseler bilmiyordu. Onun artık öldüğünü düşünen bazı egemenler, karısı mahzun Penelopeya’yla evlenmek için sarayına yerleşmişlerdi. Penelopeya; tezgahta dokuduğu bir kumaşı bitirince, içlerinden biriyle evleneceği sözüyle onları sürekli oyalıyordu. Ama gündüz dokuduğu kumaşı geceleyin çözüyor, ertesi gün yeniden başlıyordu aynı işe. Ne var ki bu hileyi damat adayları anlayınca, bir ok atma yarışı düzenledi Penelopeya. KRALİÇE BİR OK ATMA YARIŞI DÜZENLEDİ Elinde bir yayla damat adaylarının yanlarına gidip;“İçinizden kim bu yaydan fırlattığı oku, şurada dizili on iki baltanın arasından geçirirse, onunla evleneceğim,”dedi mahzun mahzun. Bu konuşmadan sonra dilenci kılığındaki Odisseus ve iki çobanı, sarayın dışına çıktılar. Yaşlı dilenci, gerçek Odisseus olduğunu söyledi sadık çoban dostlarına... Çobanlar onun Odisseus olduğuna inandıktan sonra, uzun uz..]]> Sun, 23 Aug 2015 04:33:18 +0300 Poseydon denizleri yasaklamıştı https://www.evrensel.net/yazi/74670/poseydon-denizleri-yasaklamisti https://www.evrensel.net/yazi/74670/poseydon-denizleri-yasaklamisti? Yunanistanlı kent krallarından Odisseus,yıllar önce katıldığı Troya savaşından dönemeyince, artık delikanlı olan oğlu Telemahos; deniz ötelerinde aramaya çıktı onu. Çünkü Odisseus’un öldüğünü düşünen bir avuç asalak egemen gelip saraylarına yerleşti; hem halkın birikimlerini yiyip içmeye, hem de dul kalan anasıyla evlenmeye kalktılar!.. Telemahos, Troya savaşına katılıp sağ salim dönen krallardan ilkin iyi yürekli Nestor’un yanına gitti. Nestor onu bir gün ağırladıktan sonra, babası hakkında daha çok bilgisi olduğunu düşündüğü kral Menelaos’un yanına gönderdi. Menelaos da, Telemahos’u ve yanındaki yoldaşını büyük bir sevecenlikle buyur etti sarayına. Ertesi sabah, doğruca Telemahos’un yattığı odaya gitti. Telemahos da giyinmiş kuşanmış, yatağının yanında öylece oturuyordu... Sonra odadaki koltuklara oturdular. .. HAYDİ DERDİNİ ANLAT TELEMAHOS... Menelaos, artık kendi oğluymuş gibi benimsediği Telemahos’a;“Bak, akşam pek konuşamadık yiğidim,” diye başladı konuşmasına. “Şimdi rahat..]]> Sun, 16 Aug 2015 04:32:14 +0300 Kardeşçe yaşayacaktı halklarımız https://www.evrensel.net/yazi/74626/kardesce-yasayacakti-halklarimiz https://www.evrensel.net/yazi/74626/kardesce-yasayacakti-halklarimiz? Troya savaşına katılan kral Odisseus’un öldüğünü düşünen bazı egemenler, sözde artık dul kalan karısı güzel Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklenmişlerdi: Hem sarayın hem de halkın nesi var nesi yoksa, arsızca yiyip içiyorlardı. Odisseus’un oğlu Telemahos’u da öldürmek istiyorlardı.Bu arsız damat adaylarını tek başına evinden kovamayacağını anlayan Telemahosı; babası Odisseus’u, deniz ötelerinde aramaya çıktı. Gemide yoldaş olarak baba dostu kılığında tanrıça Atena ve onu destekleyen gönüllü genç dostları vardı..” İLKİN NESTOR’UN YANINA GİTTİLER Telemahos ve arkadaşları; ilk olarak Troya savaşları sonunda ülkesine dönebilenlerden iyi yürekli kral Nestor’un ülkesine gittiler gemileriyle. Nestor, genç Telemahos’u iyice dinledi. Sonra da babası Odisseus hakkında çok daha fazla şeyler bilen güzel Helena’nın kocası kral Menelaos’un yanına gitmesini önerdi. İki tez ayaklı atın çektiği bir araba hazırlattı hemen ve kılavuz olarak oğlu Peysistratos’u görevlendirdi... T..]]> Sun, 09 Aug 2015 05:00:53 +0300 Odisseus ülkesine dönebildi https://www.evrensel.net/yazi/74579/odisseus-ulkesine-donebildi https://www.evrensel.net/yazi/74579/odisseus-ulkesine-donebildi? Yunanistanlı kent kralı Odisseus; katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra dönebildi yurduna!.. Onun bu süreç içinde öldüğünü düşünen bazı soylu soyguncular da, sözde dul kalan karısı çileli kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek için, sarayına çöreklendiler. Odisseus’un bebekken bıraktığı, ama artık delikanlı olan oğlu Telemahos da; bu asalak sömürgenlerden hem evini, hem de halkını kurtarmak için, anası Penelopeya’dan habersiz, deniz ötelerinde aramaya çıktı babası Odisseus’u. Birkaç ay sonra da, babası kral Odisseus hakkında yeterli bilgi edinemeden gene geri döndü yurduna. Doğruca sadık çobanları Eumayos’un dağdaki kulübesine gitti gizlice. Birkaç gün önce de babası Odisseus, çok sevdikleri çoban Eumayos’un aynı kulübesine sığınmıştı perişan bir dilenci kılığında... TELEMAHOS, BABASINA BİRŞEYLER ANLATTI Telemahos; kulübede karşılaştığı, ama hiç tanımadığı yaşlı bir dilenci kılığındaki babası kral Odisseus’a, Troya savaşlarıyla ilgili bazı şeyler anlattı laf arasında. Yunanist..]]> Sun, 02 Aug 2015 05:00:47 +0300 Başkral kızını kurban etti https://www.evrensel.net/yazi/74537/baskral-kizini-kurban-etti https://www.evrensel.net/yazi/74537/baskral-kizini-kurban-etti? Dünya emekçilerinin tanrısı demirci topal Hefaystos; Olimpos’taki işliğinde, savaşlarla ve insanlara örnek olacak kahramanlarla ilgili sahneler dövüyordu tunçtan bir levhanın üstüne. Bir ara tanrıça güzel Tetis’in oğlu, yarı tanrı Ahilleus ve Troya kralı Priyamos’un oğlu Paris geldi gözlerinin önüne. Onlarla ilgili düşüncelerini nakışlamak istedi çekiciye levhanın üstüne... SÖZDE HELENA SAVAŞ NEDENİYDİ... Gerçekten de o eski çağda dillere destan olduğu gibi, Troyalı Paris’in Yunanistanlı güzel Helena’yı sözde Troya’ya zorla kaçırması üzerine Yunanistanlı Başkral Agememnon; namus temizleme gerekçesiyle Troya krallığına savaş açacağını duyurdu... Bu konuda üç kez konuştuğunu bu duyuruya ekledi... Ayağı gümüş halhallı tanrıça güzel Tetis’in yarı ölümsüz oğlu Ahilleus; tanrılarla insanların harmanlandığı o ünlü ve bütün savaşlar gibi kirli Troya savaşları sırasında, Yunanistan ordularının en güçlü komutanıydı. Demirci tanrı Hefaystos; Ahilleus’un yazgısını belirleyen Baştanrı Zeus’la ..]]> Sun, 26 Jul 2015 04:50:03 +0300 Hefaystos, kılıç kalkan dövmezdi https://www.evrensel.net/yazi/74490/hefaystos-kilic-kalkan-dovmezdi https://www.evrensel.net/yazi/74490/hefaystos-kilic-kalkan-dovmezdi? Yunanlıların yarı-ölümsüz komutanı Ahilleus; Troya savaşlarının daha başında, savaşın iğrenç bir yağma kavgası olduğunu anladı. O yüzden savaşlara veda deyip çadırına çekildi. Ne var ki can dostu Patroklos’un Troyalı komutan Hektor’un kılıcıyla devrildiğini görünce, yeri göğü inleten çığlıklar atmaya başladı birden... Ege denizinin dibindeki konağında oturan anası tanrıça Tetis; hemen sahile çıktı. Orada oğlu Ahilleus; gözyaşları döke döke Patroklos’un öldüğünü, artık silahlarının da Troyalıların eline geçtiğini söyledi... “Bana silah bul anacığım, silah!” diye inledi... “Ben Patroklos’un öcünü almadan yaşayamam artık!” Bir süre susan tanrıça Tetis; “Ne silahı yavrum? Artık silahlara veda diyelim!” dedi usulca... BAŞKRAL HABİRE SÖMÜRÜYORDU BİZLERİ Ahilleus da; “Anacığım, Başkral Agamemnon’un o çirkin amacını sezdikten sonra ben, ‘savaşlara veda’ demiştim!” diye kesik kesik konuşmaya başladı. “Savaşın getireceği o ilençli ünden de caymıştım. Artık ülkeme dönecektim. Orada halkımla..]]> Sun, 19 Jul 2015 04:06:47 +0300 İlos’un ülkesi Troya https://www.evrensel.net/yazi/74445/ilosun-ulkesi-troya https://www.evrensel.net/yazi/74445/ilosun-ulkesi-troya? Troya savaşına katılıp dönen Yunanistanlı kent kralı Odisseus; karısı kraliçe Penelopeya’ya, savaş serüvenlerini anlatıyordu zaman zaman. Bir gece gene böyle bir yarenlik sırasında güzel Penelopeya; “Bu Troya nasıl bir ülke, kimler kurmuş, bir anlatsana, Oddisseus!” dedi... Odisseus da bu konuda duyduklarını kendince dillendirdi... TROYA’NIN KURUCUSU BİR KÖYLÜ ÇOCUĞUYDU... Gerçekten de o eskiçağda dillere destan olduğu gibi, Frigya kralının düzenlediği bir koşu yarışmasında birinciliği; Çanakkale’nin bir köyünden, Tros adlı bir çiftçinin oğlu İlos kazandı... Yarışmanın ödülü de, köle olarak çalışacak “Elli genç kız ve elli delikanlı” dan oluşan bir kümeydi. Yarışmayı kazananiyi yürekli, sevecen delikanlı İlos; kölelik denen olguyu insanlık onuruna hiç mi hiç yakıştıramadığı için, kendisine sunulan bu ödülü hemen geri çevirdi. Hiç beklemediği böyle bir davranış karşısında çok şaşıran Frigya kralı, sarayın bilicisine başvurdu. Güngörmüş bilicisi bir süre düşündükten sonra; bu ö..]]> Sun, 12 Jul 2015 04:50:10 +0300 Savaşın çarklarına takıldılar https://www.evrensel.net/yazi/74398/savasin-carklarina-takildilar https://www.evrensel.net/yazi/74398/savasin-carklarina-takildilar? Kral Odisseus; onlarca Yunanistan kent krallıklarından İtake adasının kralı Leartes’in oğluydu... Ama yaygın bir söylenceye göre de anası; kral Leartes’le evlenirken, tanrıların hışmına uğrayan ünlü kral Sisifos’tan gebeydi! Bilindiği gibi hep aklını kullanan Sisifos; Ölüler Ülkesi’nde, kendisine verilen kocaman bir kayayı, bir dağın doruğuna doğru yuvarlaya yuvarlaya çıkarmak, sonra da onu öte tarafa aşırmakla cezalandırılmıştı tanrılarca!.. O KAYAYI DAĞDAN AŞIRMALIYDI! Sisifos; her gün dağın doruğuna dek yuvarlayaraktan çıkardığı o kocaman kayayı, tam dağın öte tarafına aşıracakken, birden kaya ellerinden kurtuluyor; gerisin geri, dağın eteğindeki ilk yerine doğru yuvarlanıp gidiyordu... Ne var ki inatçı Sisifos; bu durumundan hiç de umutsuzluğa kapılmıyor, er geç kayayı dağın öte tarafına aşıracağından kuşku duymuyordu! İşte bütün kurnazlığıyla, inatçılığıyla, cin gibi akıllılığıyla Odisseus da, gerçek babası Sisifos’un burnundan hık deyip düşmüş gibiydi! HELENA İSTEDİĞİY..]]> Sun, 05 Jul 2015 05:00:34 +0300 Yeni bir ülke kuracaktı Ayneyas https://www.evrensel.net/yazi/74350/yeni-bir-ulke-kuracakti-ayneyas https://www.evrensel.net/yazi/74350/yeni-bir-ulke-kuracakti-ayneyas? Kendisine Didon da denen güzeller güzeli prenses Elissa; güney Akdeniz bölgesindeki Fenike kralının kızıydı... Kral ölünce sarayın etkin kişileri; Elissa’nın erkek kardeşi prens Pigmalyon’u, yaşının küçük olmasına karşın gene de kral olarak başa geçirdiler ve amcası Siserbas’ı da, kral yardımcısı olarak atadılar... ELİSSA’YI AMCASIYLA EVLENDİRDİLER.. Bu arada Elissa’yı amcası Siserbas’la evlendirdiler. Yaşı biraz büyüyünce kral Pigmalyon; amcası Siserbas’ın gizli hazineleri olduğunu öğrendi. Bu yüzden de bir tuzak kurdurup kral yardımcısı amcasını öldürttü!.. Pigmalyon tam hazinelere el koymak üzereyken Siserbas’ın karısı Elissa da; kendisini seven etkin kişilerin yardımıyla, öldürülen kocasının hazinelerini torbalara doldurdu. Ayrıca dıştan bakıldığında altın torbalarına benzeyen kum torbaları da hazırlatıp bir gemiye yükletti ve hemen denize açıldı... Elissa; kendisini izleyen kardeşi kral Pigmalyon’u yanıltmak için, kum torbalarını birer birer denize ataraktan yol almaya başl..]]> Sun, 28 Jun 2015 05:00:40 +0300 Troya’dan geri dönecek miydi? https://www.evrensel.net/yazi/74302/troyadan-geri-donecek-miydi https://www.evrensel.net/yazi/74302/troyadan-geri-donecek-miydi? Kraliçe Penelopeya, karşısında oturan dilenci kimliğindeki ihtiyarın, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra dönen kocası kral Odisseus olduğunu bilmiyordu. Ve saray; dul kaldığını sandıkları Penelopeya’yla evlenmek isteyen ve kendilerinin özel olarak yaratıldıklarını öne süren damat adaylarıyla doluydu!.. KOCASININ SAVAŞTAN DÖNECEĞİNİ SÖYLEDİ... Kraliçe Penelopeya; yaşlı dilenciyle odasında konuşurken, son gördüğü düşünü anlattı ona. Yaşlı dilenci de kocası Odisseus’un çok yakında döneceği yorumunu yaptı. Penelopeya bunun üzerine gülümsedi; sevindi biraz, ama gene de birtakım ürkünç kuşkularını yenemiyordu... Penelopeya, ertesi gün bir ok atma yarışı düzenleyecekti. Yılardır birkaç metrelik kefen dokuma bahanesiyle oyalayageldiği damat adylarından hangisi yarışı kazanırsa, onunla evlenecekti! O yüzden dilenci konuğunu yatmaya gönderdi erkenden. Kendisi de uyumaya gitti. Çok geçmeden kan ter içinde uyandı birden. Gene kocası Odisseus’u görmüştü düşünde! Yeniden aynı üzüntüle..]]> Sun, 21 Jun 2015 05:00:29 +0300 Gece söktüğü kumaşı gündüz dokuyordu https://www.evrensel.net/yazi/74250/gece-soktugu-kumasi-gunduz-dokuyordu https://www.evrensel.net/yazi/74250/gece-soktugu-kumasi-gunduz-dokuyordu? Kral Odisseus, katıldığı Troya savaşından tam yirmi yıl sonra dönebildi yurduna... Kimliğini saklamak amacıyla da, tanrıça Atena’nın önerisiyle, yaşlı bir dilenci kılığına büründü. Karısı Penelopeya’yla evlenmek için kendi sarayına çöreklenmiş damat adylarının yanına gitti. Onların masalarını bir bir dolaşaraktan dilenmeye başladı. Kendisinin kral Odisseus olduğunu yalnızca oğlu Telemahos biliyordu... OMUZUNA BİR TOKMAK FIRLATTILAR!.. Sarayın avlusundaki masalarında, halkın birikimlerini arsızca yiyip içen egemelerden biri, bütün hışmıyla demir bir tokmak fırlattı dilenci kılığındaki Odisseus’a... Odisseus, sağ omuzunabir zıpkın gibi oturan tokmağın acısıyla, devrilecek gibi oldu bir an. Kraliçe Penelopeya bu olayı duyunca çok üzüldü. O akşam hiç tanımadığı o yabancıyı yanına getirtti: “Kusura bakmayasın konuğum” diye söze başladı güzel Penelopeya. “Bugün avludaki o arsız adamlar sana karşı bir terbiyesizlik etmişler! Çok üzüldüm. Onlar adına özür diliyorum...” Penelopeya; karş..]]> Sun, 14 Jun 2015 05:00:15 +0300 Nasıl kovmalıydı o asalakları? https://www.evrensel.net/yazi/74203/nasil-kovmaliydi-o-asalaklari https://www.evrensel.net/yazi/74203/nasil-kovmaliydi-o-asalaklari? Kral Odisseus, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra dönebildi yurduna. Onun öldüğünü düşünen bazı soyguncu egemenler de, sözde dul kalan karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek için, onun sarayına çöreklenmişlerdi. Hem sarayın, hem de halkın nesi var nesi yoksa, arsızca yiyip içiyorlardı... Odisseus’un yeni yetme oğlu Telemahos; anası Penelopeya’ya bie duyurmadan, babası Odisseus’u deniz ötelerinde aramaya çıktı. Birkaç ay sonra da, babası kral Odisseus hakkında hiçbir bilgi edinemeden gizlice geri döndü. Doğruca sadık çobanları Eumayos’un kulübesine gitti. Birkaç gün önce, tanrıça Atena’nın tanınmaması için perişan bir dilenciye dönüştürdüğü babası Odisseus da, Troya’dan dönüp aynı kulübeye sığınmıştı... BİR DİLENCİ KILIĞINDAYDI KRAL... Perişan dilenci kılığındaki kral Odisseus, Telemahos’a babası olduğunu açıklamış, sonra da saraylarına çöreklenmiş asalak egemenleri yok etmenin yollarını aramaya başlamışlardı... Bu arada ilk iş olarak kraliçe Penelopeya’ya, oğlu Tel..]]> Sun, 07 Jun 2015 04:50:24 +0300 Can dostuna kavuşunca https://www.evrensel.net/yazi/74150/can-dostuna-kavusunca https://www.evrensel.net/yazi/74150/can-dostuna-kavusunca? Yunanistanlı kent kralı Odisseus, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra dönebildi yurduna... Odisseus’un öldüğünü düşünen bazı soyguncu prensler de, dul kalan karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek için, onun sarayına çöreklenmişlerdi. Ve onları kovmak isteyen Odisseus’un oğlu yeniyetme Telemahos’u da, bu arada öldürmek istiyorlardı!.. O yüzden Telemahos, sadık çobanları Eumayos’un kulübesine sığınmıştı. TANRIÇA ATENA ONU ÇOBAN KULÜBESİNE GÖNDERDİ... Odisseus’un dostu tanrıça Atena da; birkaç gün önce Troya’dan dönen Odisseus’u, perişan bir dilenciye dönüştürüp aynı kulübeye gönderdi... Dilenci kılığındaki Odisseus’la artık delikanlı olmuş oğlu Telemahos; kulübede birbirlerini gerçek kimlikleriyle tanıdıktan sonra, bütün ülkeyi sömüren o arsız egemenleri kovmanın yollarını aramaya başladılar... Ve bu baba-oğul tanışmasını, çobanları Eumayos’tan sürekli saklayacaklardı!.. Sonunda şöyle bir anlaşmaya vardı baba-oğul: Ertesi sabah Telemahos, tek başına dönecekti saraylar..]]> Sun, 31 May 2015 05:00:46 +0300 Savaş nedir bilmeyen bir halk https://www.evrensel.net/yazi/74098/savas-nedir-bilmeyen-bir-halk https://www.evrensel.net/yazi/74098/savas-nedir-bilmeyen-bir-halk? Troya savaşlarından yirmi yıl sonra ülkesine dönebilen kral Odisseus, başından geçenleri zaman zaman anlatıyordu karısı kraliçe Penelopeya’ya. Gene bir gece savaşlardan söz ederken aklına yamyam Polifemos geldi birden. Onu anlatmaya çalıştı kraliçeye kendince. Biraz da gülümseyerekten... Dillere destan olduğu gibi eski çağda, karalar ve denizler tanrısı Poseydon’un canavarlara dönüştürdüğü bütün çocukları; denizlerin gizemlerini çözmeye kalkanları çiğ çiğ yemek için, Akdeniz’in belli limanlarında sürekli nöbet tutuyorlardı... İşte Odisseus da; ülkesine dönerken mola verdiği bir sahilde, on kürekçisiyle birlikte tanrı Poseydon’un Tepegöz denen oğullarından Polifemos’un mağarasına girdi. Alnında tek gözü bulunan Polifemos da, Odisseus’un kürekçilerinden üçünü, akşam yemeğine dönüştürüverdi hemen! ODİSSEUS’UN BÜTÜN GEMİLERİNİ BATIRDI POSEYDON Ama hep aklını kullanan Odisseus, bir yolunu bulup Polifemos’un alnının ortasındaki tek gözünü, o gece bir sopayla kör etti!.. Ve sağ kalan ..]]> Sun, 24 May 2015 05:00:24 +0300 Rüzgarlar artık esmez olmuştu https://www.evrensel.net/yazi/74051/ruzgarlar-artik-esmez-olmustu https://www.evrensel.net/yazi/74051/ruzgarlar-artik-esmez-olmustu? Yunanlı kent krallarından Odisseus, Troya savaşından dönemeyince, artık delikanlı olan oğlu Telemahos, onu deniz ötelerinde aramaya çıktı. Troya savaşının nedeni sayılan güzel Helena’nın kocası kral Menelaos’un yanına gönderdi onu bir tanıdığı. Menelaos, Telemahos’la tanışınca, baba dostu olarak büyük bir sevecenlikle ağırlamaya başladı onu. Ve Troya’da savaşı bütün acılığıyla yaşadıktan sonra, artık sürekli insanlığından utandığını da söyledi... ESEN RÜZGARLARIN DURDURDUTANRILAR... Ertesi sabah Menelaos, babası hakkında bildiklerini anlatmaya başladı Telemahos’a: “Troya dönüşü sırasında sözde tanrılara kurban kesmediğim için, donanmamla birlikte Mısır’a yakın Faros adasına savurmuştu beni rüzgârlar. Bu adada haftalarca açlık ve susuzluk çektikten sonra, deniz kızı tanrıça Eydotoe yardım elini uzattı bana. Babam deniz ihtiyarı tanrı Proteus’a bir tuzak kurup gönlünü edebilirsen, o sana denizlerin girdisini çıktısını, başına gelebilecekleri söyler!’ dedi. ‘Güneşin atları tam g..]]> Sun, 17 May 2015 04:47:12 +0300 Zeus, Kazdağları’na vurgundu https://www.evrensel.net/yazi/74004/zeus-kazdaglarina-vurgundu https://www.evrensel.net/yazi/74004/zeus-kazdaglarina-vurgundu? Yunanistan’dan gelen yağmacı Başkral Agamemnon’un orduları; Troya surlarını aşamadığı için, savaş kentin dışında sürüp gidiyordu hep... Her iki tarafın masum yiğitleri de, Troyalı Paris’in Yunanistan’dan sözde kaçırıp getirdiği güzel Helena’nın namusunu temizlemek için vuruştuklarını sanıyorlardı... Çünkü Başkralları Agamemnon; Baştanrı Zeus’la bu konuda birçok kez konuşmuş, Zeus da kendisine, Yunanistanlı güzel Helena’nın namusunu temizlemek için Troya’ya savaş açma buyruğu vermişti!.. Halka ve savaşan askerlere hep böyle şeyler söyleniyordu... TANRILAR SAVAŞIN TARAFLARIYDI.. Savaşın sonlarına doğru birgün bütün tanrılar; Baştanrı Zeus’un çağrısıyla, onun altın sarayında toplanmışlardı. O günkü tanrılar toplantısının amacı, yıllardır kendilerinin tetiklediği savaşı gözden geçirmekti... Bulutların üstündeki Olimpos Tanrılar Ülkesi’nde oturan on iki tanrı ve tanrıçanın bir kısmı Troyalıların, bir kısmı da Yunanistan’dan gelen yağmacı Başkral Agamemnon’un tarafını tutuyordu. Başta..]]> Sun, 10 May 2015 05:00:14 +0300 Hefaystos’un düşlediği mutlu dünya https://www.evrensel.net/yazi/73954/hefaystosun-dusledigi-mutlu-dunya https://www.evrensel.net/yazi/73954/hefaystosun-dusledigi-mutlu-dunya? Dünyamızdaki savaşların artık bitmesini isteyen emekçilerin tanrısı demirci topal Hefaystos; gerçekten de silah cinsinden aygıtlar değil, ama insanlara kölelik edecek cansız robotlar üretiyordu hep demirci işiğinde. Ve çok sevdiği dünyamızda insanın insana köleliğini bitirmek için, bu robotların yapımını insanlara da öğretmek istiyordu... HEFAYSTOS SON KEZ BİR SİLAH DÖVÜYORDU... Ne var ki Troya savaşları sırasında içi acıya acıya da olsa; kendisine birzamanlar analık eden tanrıça Tetis’i kıramadığı için, onun oğlu Ahilleus’un ölümünü biraz öteleyecek bir kalkan dövmek zorunda kaldı... Gelecek kuşaklara örnek olması için, özellikle kadınlarla ilgili desenler de nakışlamaya başladı bu kalkanın üstüne. Hem kadınların hem erkeklerin, onurlarına yaraşan bir dünya oluşturacaklarından kuşkusu yoktu Hefaystos’un.Zaten“tanrıların armağanı” anlamına gelen Pandora adlı ilk kadını da, kendi elleriyle yoğurduğu çamurdan kendisi şekillendirmişti. Ve o ilk kadının bu hamuru içine; onu onurlu b..]]> Sun, 03 May 2015 05:00:07 +0300 Savaşın acıları bitmezdi https://www.evrensel.net/yazi/73906/savasin-acilari-bitmezdi https://www.evrensel.net/yazi/73906/savasin-acilari-bitmezdi? Yunanistanlı kent kralı Odisseus, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra dönebildi yurduna... Kendisini gizlemek için de yaşlı bir dilenci kılığında, eski çobanı Eumayos’un kulübesine sığındı. Ertesi gün dul kaldığını düşündükleri karısı kraliçe Penelopeya ile evlenebilmek için kendi sarayına çöreklenmiş asalak damat adaylarının yanına gitti. Ve masalarında arsızca yiyip içen o adayları yakından tanımak için aralarına karışıp dilenmeye başladı... Ne var ki egemenlerden biri, fırlattığı bir tokmakla onu acılar içinde bıraktı. Artık bir köşeye çekilip dinlenmeye çalışıyordu dilenci kılığındaki kral Odisseus... SENİ KRALİÇEM ÇAĞIRIYOR... Olayı öğrenen ve kocası olduğunu bilmediği dilenciden özür dilemek için kraliçe Penelpeya, onu odasına getirmesini söyledi başçobanları Eumayos’a. Eumayos da bir köşeye büzülmüş, kral Odisseus’un yanına gitti gülümseyerekten... “Haydi kalk, konuk amca” dedi alçak sesle. “Seni kraliçemizin yanına götüreceğim. Seninle tanışmak, senden özür dilemek..]]> Sun, 26 Apr 2015 04:50:49 +0300 Çok mutlu bir ülkeydi o ada https://www.evrensel.net/yazi/73849/cok-mutlu-bir-ulkeydi-o-ada https://www.evrensel.net/yazi/73849/cok-mutlu-bir-ulkeydi-o-ada? Denizler tanrısı eli yabalı Poseydon; yıllar süren Troya savaşından sonra aile ocağına dönerken, kendi öz malı saydığı denizlerin gizemlerini çözüyor diye, Yunanistanlı kent krallarından Odisseus’un bütün gemilerini ve kürekçi yoldaşlarını batırdı... Ne var ki Odisseus; tanrıça Atena’nın da yardımıyla, savaş nedir bilmeyen Fayakların adasına, sağ salim çıkabildi... KRALİÇE ÇOK SEVİLİYORDU Sahilde karşılaştığı Fayakların kralı Alkinoos’un kızı prenses Nausikaa, bu perişan yabancıya ilkin çok acıdı. Sonra da ona büyük bir yakınlık duymaya başladı... O yüzden de onu konaklarına buyur etti ve oraya nasıl gidileceğini anlattı. Bir çocuk kılığına bürünen tanrıça Atena da, hemen Odisseus’a yoldaşlık etmeye başladı. Konağa doğru yol alırlarken, ona kral Alkinoos ve kraliçe Arete’den söz etti... Kral Alkinoos’un eşi kraliçe Arete’nin adı,“erdem” anlamına geliyordu. Onların hem evlilik yaşamları, hem de ülkeleri Korfu adasındaki halkın mutluluğu, Batı edebiyatında nice yapıtlara esin kay..]]> Sun, 19 Apr 2015 05:00:35 +0300 Barış umudu bile ne güzeldi https://www.evrensel.net/yazi/73799/baris-umudu-bile-ne-guzeldi https://www.evrensel.net/yazi/73799/baris-umudu-bile-ne-guzeldi? Yunanistanlı komutan Ahilleus’un kendi tanrısal siahlarıyla donatıp kendi yerine savaşa sürdüğü can dostu Patroklos’u, Troyalıların komutanı Hektor ;kargısıyla vurup yere devirdi. Ve toz toprak içinde kıvranmaya başlayan Patroklos; “Bak, Hektor, her savaş gibi bu uğursuz savaş da kimselere yaramayacak!” diyebildi zar zor... Hektor, can çekişen Patroklos’un üstündeki tanrısal silahları aldı... Ne var ki silahları alır almaz, içine sapsarı bir acı çörekleniverdi birden Hektor’un... Aldığı silahlarla birlikte, askerlerinin bulunduğu yere doğru ağır ağır yürümeye başladı... ÖLÜYÜ PAYLAŞAMIYORLARDI! Olayı ta uzaktan biraz görebilen Yunanistanlı kral Menelaos, hemen koşaraktan geldi yerde kanlar içinde yatan dostu Patroklos’un yanına. Ne var ki Troyalı ünlü savaşçılardan Euforbos da, Patroklos’un çıplak ölüsünü kucaklayıp götürmek isteyen Menelaos’u engellemek için yanına koşaraktan Ahilleus gitar çalarken. Yanındaki ayakta duran da Patroklos geldi soluk soluğa.“Bana bak, Menelaos,” ded..]]> Sun, 12 Apr 2015 05:01:35 +0300 Barış artık son durak https://www.evrensel.net/yazi/73749/baris-artik-son-durak https://www.evrensel.net/yazi/73749/baris-artik-son-durak? Katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra dönebilen ve oncasına özlediği kocası Yunanlı Kral Odisseus’a, durmadan sorular soruyordu kraliçe Penelopeya... Şafak tanrıçası Eos’un uyanamaması yüzünden de çok uzun süren o gece boyunca Odisseus, savaş arkadaşı Büyük Ayas’tan söz etti. Dilden dile dolaştığı gibi Baştanrı Zeus’un kızı güzel Helena, kral Menelaos’u eş seçip evlendi. Bu evlilikten üç-beş yıl sonra da Troya prensi Paris, Helena’yı sözde Troya’ya kaçırdı. Bunun üzerine Yunanistanlı krallar kralı Agamemnon da, Baştanrı Zeus’la birkaç kez konuştuğunu ve kendisine hemen Troya’ya namus temizleme savaşı açmasını buyurduğunu söyledi! İşte Agamemnon’un bu gerekçesiyle Yunanistanlı bütün kent kralları, Troya savaşına katılmak zorunda kaldı... Oysa Agamemnon’un aklı fikri, Troya’nın hazinelerinde ve köle olarak devşireceği güzel kadınlarda, kızlardaydı! Troya’ya dayanan Yunanistanlı ordular, kentin surlarını bir türlü aşamadılar. O yüzden de komutanlar; çevre kentlere düzenledikleri ba..]]> Sun, 05 Apr 2015 05:00:52 +0300 Yaşar Kemal dış basında https://www.evrensel.net/yazi/73702/yasar-kemal-dis-basinda https://www.evrensel.net/yazi/73702/yasar-kemal-dis-basinda? Ünlü yazarımız Yaşar Kemal’in Batı basınında uyandırdığı yankılardan bazı özetler sunacağız bu yazımızda... Aramızdan bedensel olarak ayrılışına bir buruk selam olarak... Ünlü “L’ Europe” dergisinin Eylül 1977 tarihli sayısında Yves Thoraval; özetle şöyle diyordu“İnce Memed” için: “İnce Memed romanında Yaşar Kemal; Atatürk’ün o özgürleştici devrimleri daha tam gerçekleştiremediği ve Osmanlı İmparatorluğu’ndan yeni kurtulduğu günlerdeki ‘Beyaz Sıcaklık Ülkesi’nden söz ediyordu. Orada egemen olan feodal düzenin ağaları, yoksul köylüleri ezip gönüllerince sömürüyorlardı... Ne var ki köy çıkışlı İnce Memed’in varlığı, hatta ortaya çıkacağının duyulması bile; işte o örgütlenmemiş köylüler arasında ortak ve ani bir başkaldırı duygusu uyandırdı. Ve böyle bir ortamda İnce Memed; o köydeki zorbayı güpegündüz öldürdü. Sonra da, bütün gizemlerini çok iyi tanıdığı doğa içinde kendini gizlemeye başladı. Zaten Yaşar Kemal de; ülkesinin doğasını bütün ayrıntı ve gizemleriyle çok iyi ta..]]> Sun, 29 Mar 2015 04:50:26 +0300 İlençler yağdırdı bütün savaşlara https://www.evrensel.net/yazi/73651/ilencler-yagdirdi-butun-savaslara https://www.evrensel.net/yazi/73651/ilencler-yagdirdi-butun-savaslara? Yunanistanlı kral Odisseus, katıldığı Troya savaşından tam yirmi yıl sonra dönebildi yurduna... Tanrıça Atena’nın önerisi üzerine de, kimliğini saklamak amacıyla yaşlı bir dilenci kılığına büründü. Karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenmek için kendi sarayına çöreklenmiş damat adaylarının yanına gitti. Onların masalarını bir bir dolaşaraktan dilenmeye başladı.Kendisinin kral Odisseus olduğunu yalnızca yeniyetme oğlu Telemahos biliyordu... Sarayın avlusunda halkın ve kral Odisseus’un birikimlerini arsızca yiyip içen damat adaylarındanAntinoos, çıkarttığı bir tartışma sonunda; “kendilerinin tanrılarca özel olarak, diğer insanların da kendilerine köle olmak için yaratıldıklarını” söyledi. ODİSSEUS KARŞI ÇIKINCA... Masa masa dolaşıp yiyecek dilenen kral Odiseus da bu söze karşı çıkınca Antinoos, bütün hışmıyla onun üstüne bir demir takoz fırlattı. Takoz, Odisseus’un omzuna zıpkın gibi saplandı. Birden havaya fırlayan Odisseus, duyduğu acıyı bütün gücüyle dişlerini sıkarak saklamaya çal..]]> Sun, 22 Mar 2015 05:00:57 +0300 Herakles’in dünyamıza gelişi https://www.evrensel.net/yazi/73598/heraklesin-dunyamiza-gelisi https://www.evrensel.net/yazi/73598/heraklesin-dunyamiza-gelisi? Yirmi yıl sonra savaştan dönebilen Odisseus; Troya’da duyduğu bir efsaneyi anlattı çocuklarına... Bu efsanye göre gerçekten de Baştanrı Zeus’un yüreği çok yumuşamıştı bir gün... O yüzden insanların dünyasına egemen olan bütün kötülükleri yok etmek istedi. Ne var ki bunu isterken, ilkin tanrıların rahatını da düşünmedi değil! Zeus kendi buyruğunda olacak öyle bir kahraman yaratacaktı ki, o kahraman gidip istediği bir kötülük yuvasını anında kurutacaktı!... Böylece yeryüzünden kendisine ve tanrıların ülkesi Olimpos’a bulaşabilecek bütün illetleri önlemiş olacaktı... HERAKLES GÜCÜNÜ KANITLADI Bu amaçla Baştanrı Zeus, çok sevdiği dünyalı güzel Alkmene’yle çok uzun süren bir gece geçirdi. Çünkü güneş tanrısı Helyos’un atları, iki gün gökyüzünde koşmadılar! Dokuz ay sonra da güzel Alkmene, sonradan Herakles adını alacak nurtopu gibi bir oğlan çocuğu getirdi dünyaya... Ne var ki Zeus’un karısı tanrıça Hera, bu çocuğun kocası Zeus’tan olduğu dedikodusunu duyunca haliyle küplere bindi. ..]]> Sun, 15 Mar 2015 05:00:43 +0300 Çekiciyle barışı nakışladı Hefaystos https://www.evrensel.net/yazi/73549/cekiciyle-barisi-nakisladi-hefaystos https://www.evrensel.net/yazi/73549/cekiciyle-barisi-nakisladi-hefaystos? Sömürü savaşlarından iğrenen ayağı gümüş halhallı tanrıça Tetis, Troya savaşlarına katılan oğlu Ahilleus için, hiç olmazsa ölümünü bir süre öteleyecek silahlar dövdürmek istedi. Bu amaçla bulutların üstündeki Olimpos’ta oturan demirci tanrı Hefaystos’un işliğine gitti. Dünyamızdaki savaşların artık bitmesini isteyen Hefaystos da; silah cinsinden aygıtlar değil, ama insanlara hizmet verecek robotlar üretiyordu hep. Ne var ki, tanrıça güzel Tetis’i kıramazdı... İçi acıya acıya da olsa, son kez savaş amaçlı bir kalkan dövmeye başladı demirci işiğinde. Kalkanın üstüne de, çok sevdiği dünyamızın o çileli insanlarıyla, ama özellikle kadınlarıyla ilgili desenler nakışlamaya başladı. Onların büyük bir yürüyüş içinde olduklarını, sonunda mutlaka onurlarına yaraşan bir dünya oluşturacaklarından emindi. O yüzden de bu uğursuz silahların üstüne, düşlediği o güzelim dünyamızla ilgili resimler nakışlıyordu hep ardı ardına. Bu arada sözde Troya savaşlarının nedeni sayılan güzel Helena geldi aniden g..]]> Sun, 08 Mar 2015 05:00:25 +0300 Güneş’in atlarını anlattı https://www.evrensel.net/yazi/73498/gunesin-atlarini-anlatti https://www.evrensel.net/yazi/73498/gunesin-atlarini-anlatti? Troya’dan yirmi yıl sonra evine dönebilen Yunanistanlı kral Odisseus; bir akşam çocuklarına, Güneş’in oğlu yaramaz Faeton’u anlattı kendince... BABASINI TANIMIYORDU FAETON... Gerçekten de o çağda dillere destan olduğu gibi Okyanus Kızı güzel Klimene’nin oğluydu o yaramaz Faeton Gerçi Faeton, adının “parlak, ışıldayan” anlamına geldiğini biliyordu bilmesine, ama babasının kim olduğunu bilmiyordu! Sokak arakadaşlarından Epafos, kendisinin Baştanrı Zeus’un oğlu olduğunu söylüyordu sık sık! Sırf babası belirsiz Faeton’un damarına basmak için! Artık bu konuda diğer arkadaşlarının da iğneli sözlerine dayanamadığı bir gün, babasının kim olduğunu ille de söylemesini istedi anası Klimene’den. Anası da şişine şişine, Güneş’in oğlu olduğunu söyledi ona... Haliyle Faeton böyle bir şeye inanamadı. Gerçeği kendi gözleriyle görebilmek için doğruca Güneş tanrısı Helyos’un oturduğu ve duvarlarından ışıklar saçılan sarayına gitti. Kimseler engellemedi onu saraya girerken... Ve az çok seçebildiği ..]]> Sun, 01 Mar 2015 05:00:20 +0300 İlençler yağdırdı savaşlara https://www.evrensel.net/yazi/73451/ilencler-yagdirdi-savaslara https://www.evrensel.net/yazi/73451/ilencler-yagdirdi-savaslara? Dünya emekçilerinin tanrısı demirci topal Hefaystos; denizkızı tanrıça Tetis’in yarı ölümsüz oğlu Ahilleus işliğinde bir kalkan döverken, Troya kralı Priyamos geldi birden gözlerinin önüne... İyi yürekli Priyamos’a büyük saygısı vardı Hefaystos’un. Onun da adının örnek olarak gelecek kuşaklara ulaşmasını istiyordu... ETTİĞİNİ BULDU KRAL LAOMEDON... Gerçekten de o eskiçağda,az çok Akdenizi halkların bildiği gibi Priyamos, ilk Troya krallarından Laemedon’un oğluydu. Anası da,“tanrı Skamandros”da denen Küçük Menderes ırmağının kızıydı… Ne var ki Priyamos’un babası kral Laomedon konusunda dolaşan söylentiler, hiç de hoş şeyler değildi!.. Zaten Laomedon kral olup çoluk çocuğa karıştıktan sonra, hemen hemen bütün krallar gibi halkından koptu! Gönlünden geçen bütün eğlenceleri dolu dolu yaşayaraktan gününü gün etmeye başladı sarayında. Troya halkına ağır vergiler salıp her geçen gün kasalarını biraz daha şişirmeye başladı. Haliyle komşu ülkelerin saldırısına uğrayacağı saplantısıyla d..]]> Sun, 22 Feb 2015 05:00:50 +0300 O hasret barışı anlattı Odisseus https://www.evrensel.net/yazi/73400/o-hasret-barisi-anlatti-odisseus https://www.evrensel.net/yazi/73400/o-hasret-barisi-anlatti-odisseus? Troya savaşından dönen yorgun kral Odisseus, bir gece karısına bir barış öyküsü anlattı gözleri yaşararaktan... Gerçekten de Akdeniz coğrafyasında dillere destan olan bu öyküye göre sabah yıldızı Eosforos’un oğlu kral Keyks ile karısı Alkyone; halklarıyla birlikte mutlu mutlu yaşayıp gidiyorlardı. Kardeş halklar olarak algıladıkları komşu krallıkların parasında, malında hiç gözü olmadı bu Keyks’lerin. Ülkelerinde kavga dövüş olmadığı için de günden güne yüzü daha da güleçleşiyordu halkın... Ne var ki böylesi bir mutluluk ve birikim; komşu kralların kıskaçlık ve talan tutkularını kamçılamakta gecikmedi! .. KOMŞULARIN MALINDA GÖZLERİ YOKTU... Komşu kralların, ülkesinin topraklarında gözü olduğunu, bu yüzden de haince tuzaklar kurduklarını sezinleyen kral Keyks’in huzur ve mutluluğu da, haliyle günden güne gölgelenmeye başladı... Kraliçe Alkyone de, kocasının bu huzursuzluğunun nedenini öğrenmek istiyordu. Sarayın bilicisi birgün üzgün krala; deniz aşırı bir ülkede oturan Barış T..]]> Sun, 15 Feb 2015 05:00:12 +0300 Savaşın yıkımlarını anlattı Nestor https://www.evrensel.net/yazi/73351/savasin-yikimlarini-anlatti-nestor https://www.evrensel.net/yazi/73351/savasin-yikimlarini-anlatti-nestor? On yıl süren Troya savaşından sonra on yıl daha geçmesine karşın kral Odisseus; deniz yoluyla karısı Penelopeya’nın ve büyüyüp delikanlı olmuş oğlu Telemahos’un yanına hâlâ dönemedi... Bu arada onun öldüğünü düşünen bazı asalak soylular da, sözde dul kalan Penelopeya’yla evlenebilmek için gelip onun sarayına yerleştiler. Kral Odisseus’un ve de kendilerinin köleleri olarak algıladıkları halkın birikimlerini arsızca yiyip içmeye başldılar. Bu arada yapmadık rezillik de bırakmıyorlardı!.. ATENA, BİR DOST İNSAN KILIĞINDAYDI... Artık delikanli olan kral Odisseus’un oğlu Telemahos; anasına ve de sarayaki damat adaylarına duyurmadan, Troya savaşından sağ salim dönen Pilos kentinin kralı iyi yürekli Nestor’un yanına gitti bir gemiyle. Sırf babasının sağ olup olmadığını öğrenebilmek için. Yanında yoldaş olarak baba dostu Mentor vardı. Ne var ki Mentor’un gerçekte insan kılığına bürünmüş tanrıça Atena olduğunu bilmiyordu Telemahos!.. Pilos adasındaki kral Nestor, konuklarını çok iyi karşı..]]> Sun, 08 Feb 2015 05:00:02 +0300 Artık o arsızları kovmalıydı https://www.evrensel.net/yazi/73302/artik-o-arsizlari-kovmaliydi https://www.evrensel.net/yazi/73302/artik-o-arsizlari-kovmaliydi? Yunanistanlı kent kralı Odisseus, katıldığı Troya savaşından tam yirmi yıl sonra dönebildi yurduna... Kendisini gizlemek için de, tanrıça Atena’nın önerisiyle yaşlı bir dilenci kılığına büründü. Birkaç gün sonra, karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek amacıyla kendi sarayına çöreklenmiş soyguncu damat adaylarının toplandığı avluya gitti. Onun Odisseus olduğunu yalnızca oğlu Telemahos biliyordu. Telemahos’un yardımıyla damat adaylarının masalarını dolaşaraktan yiyecek birşeyler dilenmeye başladı... Çünkü onları biraz daha yakından tanımak istiyordu... ÖFKESİ ŞAHLANDI DA ŞAHLANDI... Şımarık damat adaylarından Antinoos; masa masa dolaşıp yiyecek dilenen Odiseus’a demir bir takoz fırlattı bütün hışmıyla. Takozun verdiği acı; dilenci kılığındaki Odisseus’un omuzuna bir zıpkın gibi saplandı. Ve birden havaya fırladı! Ama gene de acısını saklamaya çalıştı... Bu olay kraliçe Penelopeya’nın da kulağına gitti... Kraliçe çok üzüldü ve gerçekte kocası olan ama tanımadığı dilenciyle konu..]]> Sun, 01 Feb 2015 04:50:24 +0300 Atlar bile ağladı Troya’da https://www.evrensel.net/yazi/73255/atlar-bile-agladi-troyada https://www.evrensel.net/yazi/73255/atlar-bile-agladi-troyada? Yunanistanlıların yarı ölümsüz komutanı Ahilleus Troya’da katıldığı savaşlardan iğrenip barakasına çekildi. Ne var ki Troyalılar karşısında yoldaşları zor durumda kalınca, biraz yumuşadı. Kendisi yerine can dostu Patroklos’u gönderdi savaş alanına. Gönderirken de, hem kendi tanrısal silahlarını, hem de insan gibi konuşan o tanrısal atlarını verdi ona... Üstelik,“Troyalı Başkomutan Hektor’la, sakın bir vuruşmaya girme!” diye öğütler de verdi. BU UĞURSUZ SAVAŞ ÇOK ACIMASIZDI... Ne var ki savaş alanına dalar dalmaz, bütün hışmıyla vuruşmaya başlayan Patroklos; önüne çıkan her Troyalıyı deviriyordu hemen. Ama savaşın ikinci günü; kendisine verilen öğüdü dinlemedi ya da unuttu: Troyalıların ünlü komutanı Hektor’la vuruşmaya kalkınca; sırtına saplanan bir zıpkınla, toz toprak içine yıkılıverdi! Acılar içinde kıvranırken; “Bak Hektor, şimdi anlıyorum. Buğursuz savaş hep ölüm getirecek bizlere!” diyebildi yutkuna yutkuna ve son söz olarak... Troyalı Hektor; öldürdüğü Patroklos’un üstü..]]> Sun, 25 Jan 2015 12:53:29 +0300 Troya’da savaşlar bitmemeliydi https://www.evrensel.net/yazi/73201/troyada-savaslar-bitmemeliydi https://www.evrensel.net/yazi/73201/troyada-savaslar-bitmemeliydi? Katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra ülkesine dönebilen kocası kral Odisseus’a, durmadan sorular soruyordu karısı mahzun kraliçe Penelopeya... Haliyle Odisseus da, hiç unutamadığı bazı anılarını anlatıyordu bölük pörçük... “Yıllar süren bu savaşta hiç barışı denemediniz mi?”diye sordu birara kraliçe Penelopeya... Bu soru üzerine savaş yorgunu kral Odisseus, düşüncelere dalıp gitti birden... Kendisi bir kral da olsa, savaşın insanlık dışı bir kırım olduğunu çok iyi öğrenmişti Troya’da... Birden katıldığı savaşlar sırasında, barış için çok umutlandığı o günkü olaylar geçmeye başladı gözlerinin önünden... HASIM ORDULAR, ASLINDA KARDEŞTİLER... Çok iyi anımsıyordu Odisseus. Savaşın dokuzuncu yılı olmalıydı... Birbirleriyle yıllardır vuruşan Troyalılarla Akhalar da denen Yunanlılar, aralarında anlaşmışlardı: Savaşın nedeni sayılan güzel Helena’yı Yunanistan’dan kaçırıp getiren Troyalı Paris’le Helena’nın eski kocası Menelaos; teke tek vuruşacaklar; bu dövüşü kazanan güzel He..]]> Sun, 18 Jan 2015 04:52:57 +0300 Babası savaştan dönmüştü https://www.evrensel.net/yazi/73150/babasi-savastan-donmustu https://www.evrensel.net/yazi/73150/babasi-savastan-donmustu? Kral Odisseus, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra bile hâlâ yurduna dönememişti. Haliyle onun öldüğünü düşünen bazı egemenler de, sözde dul kalan karısı Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklendiler. Hem sarayın, hem de halkın nesi var nesi yoksa, arsızca yiyip içmeye başladılar. Yeniyetme Telemahos da, bu asalak sömürgenlerden hem evini, hem de halkını kurtarmak için, anası kraliçe Penelopeya’dan habersiz, babası Odisseus’u, deniz ötelerinde aramaya çıktı. BÜTÜN AKDENİZ ZEYTİN KOKMAYA BAŞLADI... Troya’dan sağ salim dönebilen birkaç Yunanistanlı kent kralının ülkesine gidip onlarla konuştu, ama babasının sağ olup olmadığı konusunda bir bilgi edinemedi!.. Haliyle ülkesine geri dönmek üzere yeniden denize açıldı... Ner var ki bu arada anası Penelopeya’nın taliplerinden arsızAntinoos ve yirmi kadar yandaşı; gemisi ve yoldaşlarıyla dönecek olan dikbaşlı Telemahos’u, ülkesine ulaşamadan öldürmek üzere, pusuya yattılar... Akdenizli halklara zeytin ağacını armağa..]]> Sun, 11 Jan 2015 05:00:23 +0300 Bir kartal olup dönecekti yuvasına https://www.evrensel.net/yazi/73097/bir-kartal-olup-donecekti-yuvasina https://www.evrensel.net/yazi/73097/bir-kartal-olup-donecekti-yuvasina? Yunanistanlı kent krallarından Odisseus, katıldığı Troya savaşından tam yirmi yıl sonra dönebildi yurduna... Ülkesini ve sarayını sömürücü asalaklar sarmıştı. Onlardan kimliğini gizlemek için, yaşlı bir dilenci kılığına bürünüp eski çobanı Eumayos’la buluştu. İki gün sonra da karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek için kendi sarayına çöreklenmiş o arsız damat adaylarının yanına gitti... SÜTANASI ONU ESKİ YARA İZİNDEN TANIDI!.. Sözde dul kalan karısıyla evlenmek isteyen damat adayları; dilenci kılığındaki Odisseus’a, sözle ve elle ağır saldırılarda bulundular. Durumu büyük bir üzüntüyle öğrenen kraliçe Penelopeya, hemen bu yaşlı konuğu odasına getirtti. Kim olduğunu bilmediği yabancıyla epeyce sağdan soldan konuştu... Yaşlı konuk;kendisinin kral Odisseus’u tanıdığını ve onun yakında döneceği muştusunu verdi kraliçe Penelopeya’ya. Bu habere çok sevinen kraliçe, hemen sarayın dadısı Eurikleya Nineyi çağırttı. Bitkin ve yorgun konuğun iyice yıkanmasına, giyinip kuşanmasına yardım..]]> Sun, 04 Jan 2015 05:00:16 +0300 Bütün acımasızlığını görmüştü savaşların https://www.evrensel.net/yazi/72997/butun-acimasizligini-gormustu-savaslarin https://www.evrensel.net/yazi/72997/butun-acimasizligini-gormustu-savaslarin? Yunanistanlı kent krallarından Odisseus, katıldığı Troya savaşından tam yirmi yıl sonra dönebildi yurduna... Kendisini gizlemek için de hemen yaşlı bir dilenci kılığına bürünüp doğruca eski çobanı Eumayos’un kulübesine gitti. İki gün sonra da karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek için kendi sarayına çöreklenmiş o arsızdamat adaylarının yanına gitti. Çünkü bu asalakları kovabilmek için onları yakından tanıması gerekiyordu. O yüzden aralarına karışıp bir şeyler dilenmeye başladı onlardan...” BİR DEMİR TAKOZ FIRLATTI ,ÜSTÜNE!... Şımarık damat adaylarından biri;masa masa dolaşıp yiyecek dilenen yaşlı dilenci kılığındaki Odiseus’a bir demir takoz fırlattı bütün hışmıyla. Takoz’un acısı, Odisseus’unomuzuna bir zıpkın gibi saplandı... Bu olay kraliçe Penelopeya’nın de kulağına gitti hemen. Saraya konuk gelmiş bir yaşlı insana yapılan bu saldırı, çok ağırına gitti kraliçenin. Dilenci kılığında ama kocası olduğunu bilmediği ihtiyarı yanına çağırttı hemen... Ondan özürler diledi... S..]]> Sun, 21 Dec 2014 05:00:32 +0300 Nasıl dönülürdü o barış günlerine? https://www.evrensel.net/yazi/72947/nasil-donulurdu-o-baris-gunlerine https://www.evrensel.net/yazi/72947/nasil-donulurdu-o-baris-gunlerine? Denizler tanrısı Poseydon; denizlerin ve karaların gizemlerini sürekli çözmeye kalktığı için, kral Odisseus’un bütün gemilerini Troya savaşı sonrası ülkesine dönerken, batırdı... Ne var ki Odisseus; savaş nedir bilmeyen Fayaklar halkının barış gemisiyle, ülkesi İtake adasına dönebildi... Yorgun Odisseus karaya çıkar çıkmaz, tanrıça Atena hemen yanına gedi. Yirmi yıldan fazla süren savaş ve yolcukları sırasında, ülkesini saran bir avuç soyguncunun , hem halkın birikimlerine hem de kendininkine nasıl el koyduklarını anlattı kral Odisseus’a. Sonra da onun savaştan döndüğünü kimsenin görmemesi için, onu yaşlı ve perişan bir dilenciye dönüştürdü. Sonra da her şeyi çok iyi bilen eski çobanı Eumayos’un kulübesine gönderdi... ONLAR HER ŞEYİMİZE EL KOYDULAR! Çoban Eumayos, Akdenizlilere özgü büyük bir konukseverlikle buyur etti ihtiyar dilenci kılığındaki kral Odisseus’u... Hemen bir sofra hazırlamaya başladı. Bir taraftan da o uğursuz Troya savaşına zorla katılıp artık dönmeyen efendisi..]]> Sun, 14 Dec 2014 05:00:23 +0300 Barışı sevmezdi Poseidon https://www.evrensel.net/yazi/72893/barisi-sevmezdi-poseidon https://www.evrensel.net/yazi/72893/barisi-sevmezdi-poseidon? Denizler tanrısı eli yabalı Poseidon; Troya savaşı sonrası ülkesine dönerken, kral Odisseus’un bütün gemilerini batırdı. Ve saldığı azgın rüzgârlar da Odisseus’u, savaş nedir bilmeyen Fayakların adasına çırılçıplak savurup attı! Odisseus; oranın kralı Alkinoos ve prenses Nausikaa’ya ve de yöneticilerine, dinlene dinlene anlattı savaşın yağdırdığı yıkımları, kırımları... Fayaklar halkı, Odisseus’u birkaç gün ağırladıktan sonra, armağanlarla yüklü bir gemiyle onu ülkesine yolcu ettiler. Gemi kalktıktan sonra Odisseus, yirmi yıldır çektiği o inanılmaz savaş yorgunluğu içinde uyuyakaldı. Gemi de bir at gibi şahlanmış, önündeki denizi köpük dumanlarına dönüştürüyordu habire... Ve Odisseus uyanmasın diye de hiç sallanmıyordu. BARIŞ GEMİSİYLE DÖNDÜ ÜLKESİNE SAVAŞTAN... Sabaha doğru Fayakların barış gemisi, Odisseus’u ülkesi İtake adasındaki limana usulca ulaştırdı. Bu limanı yalçın kayalıklarıyla iki burun kuşatırdı. Ve bu burunlar, tanrı Poseidon’un saldığı azgın dalgaların önünü keser..]]> Sun, 07 Dec 2014 04:52:22 +0300 Artık savaşlara son dedi https://www.evrensel.net/yazi/72842/artik-savaslara-son-dedi https://www.evrensel.net/yazi/72842/artik-savaslara-son-dedi? Ayağı gümüş hal hallı tanrıça güzel Tetis’in oğlu yarı ölümsüz Yunanistanlı Ahilleus’la Başkral Agamemnon, savaş ganimeti güzel Briseyis’in paylaşımı yüzünden birbirleriyle kanlı bıçaklı oldular!.. SAVAŞIN ÇİRKİN YÜZÜNÜ GÖRÜNCE... Çünkü Yunanistanlı krallar kralı Agamemnon, buyruğundaki en güçlü komutanı Ahilleus’un daha önce payına düşen savaş ganimeti güzel Briseyis’i alıp kendi barakasına kapattı! Haliyle Ahilleus da onuruna yediremediği bu davranış yüzünden ağladı, dövündü. Birkaç kez Baş kral Agamemnon’a saldırdı; tam elini kılıcına attığı her defasında tanrıça Atena, onun elini eliyle tutup engelledi! Artık fokurdayan bir volkana dönüşen Ahilleus, ant üstüne ant içip bir daha savaşa katılmamak üzere barakasına çekildi!.. Ege denizinin dibindeki yosun yeşili paslanmaz bir konakta oturan anası tanrıça Tetis’i çağırdı yardımına hemen. Kendisi savaşa katılmadıkça, Yunanistanlıların Troyalılar önünde hep yenilmesi için Baştanrı Zeus’un yardım etmesini istedi ondan... TANRIÇA..]]> Sun, 30 Nov 2014 04:52:02 +0300 Asalakları kovmalıydı artık https://www.evrensel.net/yazi/72789/asalaklari-kovmaliydi-artik https://www.evrensel.net/yazi/72789/asalaklari-kovmaliydi-artik? Yunanlı kent kralı Odisseus; Troya savaşı sonrası ülkesine dönerken, denizler ve karalar tanrısı eli yabalı Poseydon, onun bütün gemilerini batırdı ve azgın fırtınalarla, savaş nedir bilmeyen Fayakların adasına çırılçıplak savurup attı... “ BARIŞÇI FAYAKLAR ONU SEVGİYLE AĞIRLADI.. Fayakların prensesi Nausikaa ve yardımcıları;sahilde rastladıkları perişan Odisseus’u, birkaç gün dile gelmez bir konukseverlikle ağırladılar. Sonra da armağanlarla tıka basa doldurdukları bir barış gemisiyle, yirmi yıldan fazla ayrı kaldığı ülkesine ulaştırdılar... Gemide uyuyakalan Odisseus’u armağanlarıyla birlikte en büyük limana özenle bıraktı Fayakların tayfaları. Odisseus o uzun uykusundan uyandığında, ülkesini tanıyamadı. Onu hiç yalnız bırakmayan tanrıça Atena da; ilkin bir çoban, sonra da bir genç kız kılığına bürünüp ona yardımcı olmaya başladı... Buranın kendi ülkesi olduğunu kanıtlamak için karşıdaki bulutlara dolanmış koyu yeşil Neritos dağını gösterdi... Odisseus, dağı tanır tanımaz çığl..]]> Sun, 23 Nov 2014 05:00:11 +0300 Barış dağıtacaktı Akdenizli halklara https://www.evrensel.net/yazi/72737/baris-dagitacakti-akdenizli-halklara https://www.evrensel.net/yazi/72737/baris-dagitacakti-akdenizli-halklara? Troya savaşı bittikten yirmi yıl sonra bile kraliçe Penelopeya’nın kocası kral Odisseus hâlâ yurduna dönemedi. Onun öldüğünü düşünen çevre krallıklarındaki bazı egemenler de, onunla evlenmek için sarayına çöreklendiler.. Hem sarayın hem de halkın nesi var nesi yoksa yiyip içmeye başladılar. Odisseus’un bebekken bırakıp gittiği yeniyetme oğlu Telemahos da, bu asalak damat adaylarından ve anasından habersiz, bir gemiyle babası Odisseus’u deniz ötelerinde aramaya çıkmıştı... TANRIÇA KRALİÇE’NİN DÜŞÜNE GİRDİ... Anası Penelopeya haliyle oğlunun bu gizi yolculuğunu öğrenince çok üzüldü... Bütün gün ağlayıp yırtındı. Odisseus’u çok seven Tanrıça Atena, bir arkadaşı kılığına bürünüp o gece düşüne girdi Penelopeya’nın. “Ağlama Penelopeya” dedi, “oğlunu güdüp yeden tanrıça Atena hep yanında onun.” Penelopeya uyandığında yüreği epeyce serinlemişti... Apaydınlık bir düş görmüştü karanlığın içinde çünkü... Bu arada arsız damat adaylarından Antinoos ve on iki yandaşı; İtake’ye yakın iki ada ..]]> Sun, 16 Nov 2014 05:00:22 +0300 Bir sürüye dönüşmüştü onlar https://www.evrensel.net/yazi/72682/bir-suruye-donusmustu-onlar https://www.evrensel.net/yazi/72682/bir-suruye-donusmustu-onlar? Denizler tanrısı Poseydon”un saldığı azgın fırtınalar, Troya savaşı dönüşü sırasında Yunanistanlı kral Odisseus”un bütün gemilerini batırdı ve onu savaş nedir bilmeyen Fayakların cennet adasındaki bir sahile doğru savurup attı. Adanın güzel prensesi Nausikaa, perişan haldeki Odisseus”u, saraylarına buyur etti. Nausikaa”nın babası kral Alkinoos ve yakınları; bir yandan bu yeni konuklarını ağırlarken, bir yandan da onun serüvenlerini dinliyorlardı can kulağıyla... DOĞRUCA TANRIÇANIN KONAĞINA GİTTİM “Gerçekten de Troya savaşı sonrası dönüş yolculuğum sırasında bir ara Ege denizindeki bir adaya sığınmıştım” diye anlatmaya başladı savaş yorgunu Odisseus. “O adada oturan ve büyücü olduğunu sonradan öğrendiğim tanrıça Kirke, arkadaşlarımın yarısını domuza dönüştürmüştü. Diğer yarısı sahilde gemiye bekçilik ediyorlardı. Ben doğruca tanrıçanın konağına gidip domuza dönüşen arkadaşlarımı yeniden insana dönüştürmesini diledim tanrıça Kirke”den. Kirke de bana; kendi keyfime bakmamı, başkalar..]]> Sun, 09 Nov 2014 04:50:31 +0300 Ölüler ülkesine de gitti Odisseus https://www.evrensel.net/yazi/72631/oluler-ulkesine-de-gitti-odisseus https://www.evrensel.net/yazi/72631/oluler-ulkesine-de-gitti-odisseus? Yunanlı kent kralı Odisseus, katıldığı Troya savaşlarından sonra, yıllar süren ülkesine dönüş yolculuğu sırasında biraz dinlenmek için, Ege denizindeki bir adaya çıkmıştı yanındaki yoldaşlarıyla. Onları bir güzel ağırlayan adanın tanrıçası güzel Kirke; dönüş yolunu tam öğrenmeleri için onlara Ölüler Ülkesi’ndeki bilici Teyresyas’ın yanına gitmeyi öğütledi...Ağlaya sızlaya da olsa kürekçi yoldaşlarıyla birlikte Odisseus, gün ışığının bile giremediği bu ülkeye ulaştı.. Ülkesine döndüğünde karısı mahzun kraliçe Penelopeya’ya, bu serüveninden de söz etti bir akşam sohbetinde... İÇİMİ YEMYEŞİL BİR KORKU SARDI... “Ölüler Ülkesi’ne ulaştığımda, tanrıça Kirke’nin söylediği gibi, kazdığım bir kuyuya kurbanlık iki koyunun kanını akıttım,” diye anlatmaya başladı Odisseus. “Birilerinin çıkarları yüzünden savaşlarda zamansız ölenlerin uğultuları kapladı birden çevremi!.. Ellerindeki kılıç kalkanlar ve bedenleri, hâlâ öylece kan revan içindeydi! O gördüklerimi hiçbir zaman dillendiremem, sevgi..]]> Sun, 02 Nov 2014 04:56:52 +0300 Bir şiir-bir ödül https://www.evrensel.net/yazi/72572/bir-siir-bir-odul https://www.evrensel.net/yazi/72572/bir-siir-bir-odul? İşgalci ordulara otuz yıl direnen ve sonunda yengiye ulaşan Güney Vietnam halkının içinden, evrensel düzeyde ozanlar da çıktı. Onlar hem bu direniş savaşlarına katıldılar, hem dehalkın inanılmaz direnişini şiirlerle, öykülerle dillendirip destanlaştırdılar. Bu ozanların en ünlülerinden ve 1921-2009 yılları arasında yaşayan Güney Vietnamlı Te Hanh da; yaşadıklarını, gördüklerini, toplumcu bir görüşle şiirlerine aktardı. Ayrıca yabancı yazarladan çeviriler de yaptı Te Hanh.“Çiçek Çağı”, “Güney Viyetnam’ın Yüreği”,”Günlerin Akışında”adlı şiir kitapları, en tanınmış şiir kitaplarıdır. Ho Şi Min Edebiyat ve Sanat Ödülü’nü de alan Te Hanh, ardında yirmi kadar şiir kitabı bıraktı... Te Hanh’ın bir şiirindeki, o dile gelmez zor günleri yaşayan bir çocuğun sözlerini,sizlerle bölüşmek istedim... YERALTI SIĞINAĞINDAKİ ÇOCUK “Bütün dünya çocuklarına...” -Bombalar yağmaz olunca, yerüstüne salar mısın beni anne? -Yavrum ne işin var orda? -Gökyüzünü göreceğim işte, güneşi çok özledim. ..]]> Sun, 26 Oct 2014 06:00:56 +0300 Bir haberciydi Zeus’un kara kartalı https://www.evrensel.net/yazi/72517/bir-haberciydi-zeusun-kara-kartali https://www.evrensel.net/yazi/72517/bir-haberciydi-zeusun-kara-kartali? Yunanistanlı kent kralı Odisseus; katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra, zar zor dönebildiyurduna... Onun öldüğünü düşünen bazı egemenler de, sözde dul kalan karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklendiler. Artık hem sarayın hem de halkın nesi var nesi yoksa, arsızca sömürüyorlardı. Kendilerine bir engel olarak gördükleri Odisseus’un oğlu yeniyetme Telemahos’u da öldürmek istiyorlardı bu arada. O yüzden Telemahos,sadık çobanları Eumayos’un kulübesine sığındı gizlice. Birkaç gün önce de, o arsız egemenlerce tanınmaması için tanrıça Atena’nın perişan bir dilenciye dönüştürdüğü babası Odisseus da Troya’dan dönmüş, aynı kulübeye gizlenmişti. Odisseus’la oğlu Telemahos; kulübede birbirleriyle tanışıp uzun uzun sarmaş d..]]> Sun, 19 Oct 2014 00:17:59 +0400 Kral ve oğlu çoban kulübesinde https://www.evrensel.net/yazi/72462/kral-ve-oglu-coban-kulubesinde https://www.evrensel.net/yazi/72462/kral-ve-oglu-coban-kulubesinde? Kent kralı Odisseus; katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra bile, çoluk-çocuğunun,çok sevdiği halkının yanına dönememişti daha... Haliyle onun öldüğünü düşünen bazı soyguncu egemenler de, sözde dul kalan karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklendiler. Hem sarayın, hem de halkın nesi var nesi yoksa, arsızca sömürmeye başladılar. İtakhe kenti kralı Odisseus’un yeniyetme oğlu Telemahos da; bu asalaklardan hem evini, hem de halkını kurtarmak için anası Penelopeya’dan habersiz, babası kral Odisseus’u deniz ötelerinde aramaya çıktı. Ne var ki babası hakkında pek fazla bir bilgi edinemeden birkaç ay sonra, gizlice döndü. Saraylarına çöreklenen arsız soylular onu öldürmek istedikleri için de doğruca sadık çobanları Eumayos’un kulübesine gitti. Birkaç..]]> Sun, 12 Oct 2014 00:13:09 +0400 Babası Troya’dan dönecekti https://www.evrensel.net/yazi/72416/babasi-troyadan-donecekti https://www.evrensel.net/yazi/72416/babasi-troyadan-donecekti? Kadın emekçilerin tanrıçası gök gözlü Atena; katıldığı Troya savaşları yüzünden yirmi yıl sonra tek başına ülkesine dönebilen kral Odisseus’u, başkalarınca tanınmaması için perişan bir dilenciye dönüştürdü hemen... Ve çok sevdiği Odisseus kendisi savaştayken ülkesini saran eşkıyaların halkı ve sarayını nasıl sömürdüklerini öğrensin diye, onu doğruca sadık çobanı Eumayos’un kulübesine gönderdi... SÖZDE NAMUS TEMİZLEME SAVAŞIYDI BU! Kral Odisseus’un ülkesine dönüşünden bir ay önce de yeniyetme oğlu Telemahos; arkadaşı Peysistratos’la birlikte Odisseus’un sağ olup olmadığını öğrenmek için, Troya savaşının nedeni sayılan güzel Helena’nın ve kocası kral Menelaos’un saraylarına gitmişti. Ama onlardan pek bir şey öğrenememişti. Ve güzel Helena, konuklarını yolcu..]]> Sun, 05 Oct 2014 09:09:11 +0400 Kayayı dağdan aşıracaktı Sisifos https://www.evrensel.net/yazi/72358/kayayi-dagdan-asiracakti-sisifos https://www.evrensel.net/yazi/72358/kayayi-dagdan-asiracakti-sisifos? Yunanistanlı kent kralı Odisseus; yıllar süren Troya savaşı sonrası ülkesine deniz yoluyla dönerken, denizler tanrısı eli yabalı Poseydon’un hışmına uğradı. Çünkü Poseydon’un yasakladığı denizlerin gizemini öğrenmeye kalkmıştı! Bunun üzerine eli yabalı tanrı; saldığı azgın bir fırtınayla,“savaş nedir bilmeyen” Fayakların cennet adasına savurup attı Odisseus’u! Bu cennet adanın güzel prensesi Nausikaa da onu giydirip kuşattı; saraylarına buyur etti. Odisseus, sarayda yolculuğu sırasında başından geçenleri, pek sıra gözetmeden serüvenlerini anlatmaya başladı Nausikaa’ya ve kral ailesine... ODİSSEUS, ÖLÜLER ÜLKESİ’NDEN DÖNEBİLMİŞTİ! Bir keresinde askerleriyle birlikte mola vermek için sığındıkları güzel bir adanın tanrıçası Kirke, dönüş yolunu tam öğrenmeleri için onları Ölüler Ülkesi’ndeki..]]> Sun, 28 Sep 2014 00:04:47 +0400 Barış gemisiyle kavuştu oğluna https://www.evrensel.net/yazi/72310/baris-gemisiyle-kavustu-ogluna https://www.evrensel.net/yazi/72310/baris-gemisiyle-kavustu-ogluna? Yunanistanlı kral Odisseus, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra dönebildi yurduna, yuvasına!.. Haliyle bu süreç içinde onun öldüğünü düşünen bazı soyguncular da, sözde dul kalan karısı çileli Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklendiler. Hem sarayın, hem de halkın nesi var nesi yoksa, arsızca yiyip içmeye başladılar. Odisseus’un bebekken bıraktığı, ama artık delikanlı olan oğlu Telemahos da; bu asalak sömürgenlerden hem evini, hem de halkını kurtarmak için, anası Penelopeya’dan habersiz, deniz ötelerinde aramaya çıktı babası Odisseus’u. Birkaç ay sonra da, babası kral Odisseus hakkında hiçbir bilgi edinemeden gene döndü yurduna. Doğruca sadık çobanları Eumayos’un dağdaki kulübesine gitti. Birkaç gün önce de babası Odisseus, çok sevdikleri çoba..]]> Sun, 21 Sep 2014 07:33:08 +0400 Odisseus’un barış yolculuğu https://www.evrensel.net/yazi/72252/odisseusun-baris-yolculugu https://www.evrensel.net/yazi/72252/odisseusun-baris-yolculugu? Yunanistanlı kral Odisseus; Troya savaşları sonrasında yirmi yıldır ayrı kaldığı ülkesine dönerken, denizler tanrısı Poseydon, onun bütün gemilerini batırdı. Ve kendisi, tek başın da olsa, savaş nedir bilmeyen Fayaklar’ın adasına rasgele sığınabildi.. Odisseus, oranın kralı Alkinoos ve prenses Nausika’ya ve de yöneticilerine, dinlene dinlene anlatıyordu savaşın yağdırdığı o dile gelmez kırımları... Onu dinleyen Fayaklar’ın yöneticileri de, yediği savaş vurgunuyla yüreği ağır yaralı ve yorgun Odisseus’un acı deneyimlerini kulaklarıyla duymak istiyorlardı... Savaş sonunda devşirilen insanların bir mal gibi alınıp satılması, kısacası insanın insana köle olması ne menem şeydi?... İNSAN İNSANIN NASIL KÖLESİ OLABİLİRDİ? Bu bir masal mı, yoksa bir gerçek miydi? Özellikle bunu bilmek istiyorlardı... Odisseus, yaşadığı bu olayları bir süre daha dillendirdikten sonra birden sustu. Bunun ü..]]> Sun, 14 Sep 2014 00:11:47 +0400 Savaşı hiç sevmezdi Odisseus https://www.evrensel.net/yazi/72206/savasi-hic-sevmezdi-odisseus https://www.evrensel.net/yazi/72206/savasi-hic-sevmezdi-odisseus? Tanrıça Atena; katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra tek başına ülkesine dönebilen kral Odisseus’u, başkalarınca tanınmaması için perişan bir dilenciye dönüştürdü hemen... BİR GEMİYLE BABASINI ARAMAYA GİTTİ... Bu olaydan bir süre önce de yeniyetme Telemahos; babası Odisseus’un sağ olup olmadığını öğrenmek için Troya savaşından dönen ve sözde savaş nedeni sayılan güzel Helena’nın ve kocası kral Menelaos’un saraylarına gitmişti bir gemiyle. Çünkü sözde dul kalan anası Penelopeya’yla evlenebilmek için kendilerini tanrıların özel olarak yarattığını söyleyen birtakım soylular; hem sarayın, hem halkın birikimlerini arsızca yiyip içiyorlardı... İşte Telemahos’un, babası kral Odisseus’u aramak için gizlice deniz ötelerine gittiğini öğrenen Antinoos adlı damat adayı, hemen diğer adayları av..]]> Sun, 07 Sep 2014 08:49:09 +0400 Soyguncuları anlattı çoban https://www.evrensel.net/yazi/72153/soygunculari-anlatti-coban https://www.evrensel.net/yazi/72153/soygunculari-anlatti-coban? Eli yabalı denizler tanrısı Poseydon; Troya savaşı sonrası ülkesine dönmekte olan kral Odisseus’un bütün gemilerini, saldığı azgın fırtınalarla batırdı ve onu, savaş nedir bilmeyen Fayak halkının o güzel adasına, çırılçıplak savurup attı!.. Fayak halkı ve yöneticileri de,perişan Odisseus’u birkaç gün inanılmaz bir konuk severlikle ağırladılar. Sonra da bir barış gemisiyle; yirmi yıldan fazla ayrı kaldığı ülkesine, sağ salim ulaştırdılar... Ülkesini zar zor tanıyabilen Odisseus’un hemen yanına geldi tanrıça Atena. İnsan kılığına bürünen Atena; çok sevdiği Odisseus’a, kendisi savaştayken ülkesinde olup bitenleri kısaca anlattı. Sarayını kene gibi saran birtakım soylular; hem kendinin hem de halkın varını yoğunu yiyip içmeye başlamışlardı. Üstelik sözde dul alan karısı Penelopeya’yla evlenebilmek için damat adayı olarak sıraya girmişle..]]> Sun, 31 Aug 2014 00:04:17 +0400 Gördüğü düş gerçekleşecekti https://www.evrensel.net/yazi/72104/gordugu-dus-gerceklesecekti https://www.evrensel.net/yazi/72104/gordugu-dus-gerceklesecekti? Kraliçe Penelopeya; karşısında oturan dilenci kılığındaki yorgun ihtiyarın, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra dönen kocası kral Odisseus olduğunu bilmiyordu! Onunla böyle gece vakti odasında konuşurken, bir ara son gördüğü düşünü anlattı ona... Bir kartal gelip, sarayın bahçesindeki yirmiye yakın kazın boyunlarını kırıp kırıp yerlere sermişti! Daha sonra geri dönen kartal dile gelip; ‘Ey Penolepeya, sakın ürkme!.. Ben senin evine Zeus’un kartalı kılığında gelip o kazları kırıp geçirdim. Ben geçekte senin kocan Odisseus’um.. O kazlar da evin varını yoğunu sömüren arsız damat adayları!” demişti.” KOCAN ODISSEUS GELİP ONLARI KOVACAK! Odisseus birden Penelopeya’ya çevirdi bakışlarını... İçi kıpır kıpır etmeye başladı... Penelopeya da; “Bu düş için sen ne dersin, sevgili konuğum?” diye sordu... Yaşlı dile..]]> Sun, 24 Aug 2014 00:01:18 +0400 Odisseus hep barışa koşacaktı https://www.evrensel.net/yazi/72057/odisseus-hep-barisa-kosacakti https://www.evrensel.net/yazi/72057/odisseus-hep-barisa-kosacakti? Tanrı Poseydon Troya savaşı sonrası ülkesine dönerken, kral Odisseus’un bütün gemilerini batırdı ve onu savaş nedir bilmeyen Fayakların adasına, çırılçıplak savurup attı... O adada oturan iyi yürekli Fayaklar halkı da; günlerce ağırladıkları savaş yorgunu Odisseus’a, barış ve sevginin simgesi armağanlar sundular ve onu özel olarak donattıkları bir barış gemisiyle, yirmi yıldır ayrı kaldığı ülkesine yolcu ettiler. Dile gelmez savaş yorgunluğu ve nefretiyle yüklü Odisseus; o güzelim gemide uyuyakaldı. Geminin tayfaları da, onu hiç uyarmadan ülkesine ulaştırdılar ve armağanlarıyla birlikte, gene hiç uyandırmadan usulca onu sahile bıraktılar. SAVAŞ TANRIÇASI ATENA, EMEKÇİLERİN TANRIÇASI OLDU Savaş denen o iğrenç yıkımların tanrıçalığını bırakıp kadın emekçilerin tanrıçalığına evrilen gök gözlü tanrıça Atena..]]> Sun, 17 Aug 2014 09:12:48 +0400 Odisseus, ‘çileli’ anlamına geliyordu https://www.evrensel.net/yazi/72008/odisseus-cileli-anlamina-geliyordu https://www.evrensel.net/yazi/72008/odisseus-cileli-anlamina-geliyordu? Kral Odisseus, katıldığı Troya savaşından tam yirmi yıl sonra dönebildi yurduna. Kimliğini saklamak amacıyla yaşlı bir dilenci kılığına büründü. Çünkü karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenebilmek ve halkı sömürmek için sarayını dolduran yüzsüz damat adaylarını temizlemesi gerekiyordu. Kendisinin Kral Odisseus olduğunu yalnızca oğlu yeniyetme Telemahos biliyordu. Ve Telemahos, babasını bir yoksul bir konuk olarak tanıttı sarayda. Ne var ki aynı gün, saraydaki asalaklardan biri, kafasına fırlattığı bir kemik parçasıyla Odisseus’u yaraladı. Kraliçe Penelopeya olaya çok üzüldü ve dilenci kılığındaki konuğu, kendi odasında ağırladı; ondan özürler diledi. DİLENCİ KILIĞINDAKİ KOCASIYLA KONUŞUYOR Uzun süre onunla dertleşti. Bu arada Odisseus’u iyi tanıdığını söyleyen dilenci kılığındaki konuk, yakında döneceği muştusunu verdi Od..]]> Sun, 10 Aug 2014 00:02:35 +0400 Barış tanrıçası hep yanındaydı https://www.evrensel.net/yazi/71957/baris-tanricasi-hep-yanindaydi https://www.evrensel.net/yazi/71957/baris-tanricasi-hep-yanindaydi? Troya savaşı bittikten on yıl sonra bile kral Odisseus, hâlâ yurduna dönememişti. Onun artık öldüğünü düşünen bazı egemenler de, sözde dul kalan karısı güzel Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklendiler. Hem sarayın hem de halkın nesi var nesi yoksa, arsızca yiyip içmeye başladılar. Odisseus’un yeniyetme oğlu Telemahos da, bu asalaklardan hem evlerini hem de halkını kurtarmak için, anası Penelopeya’dan habersiz, babası Odisseus’u deniz ötelerinde aramaya çıkmıştı... DAMAT ADAYLARI ÇOK TEDİRGİN OLDU Ne var ki daha çiçeği burnunda Telemahos’un, deniz ötelerinde babasını aramaya çıktığını duyan damat adayı Antinoos, büyük bir tedirginliğe kapıldı. Öteki damat adaylarını hemen toplayıp; “Şu Telemahos, boyuna posuna bakmadan, atlamış bir gemiye, Pilos’a gitmiş!” diye..]]> Sun, 03 Aug 2014 00:07:45 +0400 Savaşın götürdüklerini anlattı çoban https://www.evrensel.net/yazi/71911/savasin-goturduklerini-anlatti-coban https://www.evrensel.net/yazi/71911/savasin-goturduklerini-anlatti-coban? Denizler tanrısı Poseydon; Troya savaşı sonrası ülkesine dönerken, yasakladığı bölgelere giren ve tek gözlü oğlunu kör eden kral Odisseus’un bütün gemilerini batırdı ve onu, savaş nedir bilmeyen Fayakların adasına, çırılçıplak savurup attı... TANRIÇA ATENA ONA YOLDAŞLIK EDİYORDU... Tanrıça Atena da, her zaman olduğu gibi, hep aklını kullandığı için çok sevdiği Odisseus’un yardımına koştu hemen. Ve onu savaş nedir bilmeyen Fayaklar halkının yardımıyla, ülkesi İtake adasına ulaştırdı. Tanrıça Atena; Troya’da savaşırken ülkesini asalak eşkıyaların nasıl sardığını anlattı Odisseus’a. Olup bitenleri Atena’nın ağzından ayrıntılarıyla dinledikten sonra yorgun Odisseus; yanında duran o kocaman kayayı söküp gökyüzüne fırlatmak ve böylece koparacağı gürültüyle, bunca sömürü içinde hâ..]]> Sun, 27 Jul 2014 00:06:15 +0400 O savaşlar olmasaydı https://www.evrensel.net/yazi/71862/o-savaslar-olmasaydi https://www.evrensel.net/yazi/71862/o-savaslar-olmasaydi? Kral Odisseus, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra bile daha ülkesine dönememişti. Haliyle onun öldüğünü düşünen prensler, soylu egemenler, onun sözde dul kalan karısı Penelopeya’yla evlenebilmek için gelip sarayına çöreklendiler: Odisseus’un yeniyetme oğlu Telemahos da, onları tek başına kovamayacağını anlayınca, hiç tanımadığı babasını deniz ötelerinde aramaya çıktı. Yanında yoldaş olarak baba dostu kral Mentor sandığı, kılık değiştirmiş tanrıça Atena ve gözü pek, gönüllü delikanlılar vardı... İlk olarak Troya savaşından dönmüş iyi yürekli kral Nestor’un sarayına gittiler. Ne var ki Nestor, dostu Odisseus’un dönüş yolculuğu konusunda bir bilgisi yoktu. O yüzden onları kral Menelaos’un yanına gitmelerini önerdi. Onun bu konuda bildikleri olabilirdi. Kral Menelaos, savaşın sözde nedeni gü..]]> Sun, 20 Jul 2014 08:20:07 +0400 Köpek can dostuna kavuştu https://www.evrensel.net/yazi/71804/kopek-can-dostuna-kavustu https://www.evrensel.net/yazi/71804/kopek-can-dostuna-kavustu? Yunanistanlı kral Odisseus, katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra yurduna dönebildi... Haliyle onun öldüğünü düşünen bazı soyguncu prensler, soylular, artık sözde dul kalan karısı Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklenmişlerdi. Onları kovmak isteyen Odisseus’un oğlu yeniyetme Telemahos’u da,bu arada öldürmek istiyorlardı!.. O yüzden Telemahos, sadık çobanları Eumayos’un kulübesine sığındı. Birkaç gün önce de tanınmaması için, tanrıça Atena’nın perişan bir dilenciye dönüştürdüğü babası Odisseus da, Troya’dan dönmüş, aynı kulübeye gizlenmişti.” BABA-OĞUL GİZLİCE TANIŞTILAR Dilenci kılığındaki Odisseus’la artık delikanlı olmuş oğlu Telemahos; kulübede birbirlerini gerçek kimlikleriyle tanıdıktan sonra, bütün ülkeyi söm&u..]]> Sun, 13 Jul 2014 07:24:16 +0400 Denizlerin öfkesini anlattı Odisseus https://www.evrensel.net/yazi/71746/denizlerin-ofkesini-anlatti-odisseus https://www.evrensel.net/yazi/71746/denizlerin-ofkesini-anlatti-odisseus? Denizler tanrısı eli yabalı Poseydon; yıllar süren Troya savaşından sonra aile ocağına dönerken kral Odisseus’un bütün gemilerini ve kürekçi yoldaşlarını ikinci kez batırdı. Tanrıça Atena’nın yardımıyla ve dalgalarla boğuşa boğuşa, hiç tanımadığı ve savaş nedir bilmeyen Fayakların adasına, çırılçıplak da olsa sığınabildi... NAUSİKAA İLGİLENDİ ÇIPLAK ODİSSEUS’LA... Bu adanın sahilinde, yardımcılarıyla çamaşırlarını yıkayıp bitiren prenses Nausikaa; ondan yardım isteyen Odisseus’a ilkin çok acıdı. Ama daha sonra, ona yakınlık duymaya başladı ve saraylarına buyur etti. Saraya tek başına giden Odisseus, kral Alkinoos ve karısı iyi yürekli Arete’den, ülkesine sağsalim gönderilmesi için yardım istedi... Sonra da yorgunluktan olduğu yere yığılıverdi!.. Fayakların kralı iyi yürekli Alkinoos, onu ellerinden tutup kendi oturduğu parlak koltu..]]> Sun, 06 Jul 2014 00:07:42 +0400 Odisseus’un barış yolculuğu https://www.evrensel.net/yazi/71690/odisseusun-baris-yolculugu https://www.evrensel.net/yazi/71690/odisseusun-baris-yolculugu? Eli yabalı denizler tanrısı Poseydon, saldığı azgın fırtınalarla; yıllar süren Troya savaşları sonrasında ülkesine dönerken kral Odisseus’un bütün gemilerini yoldaşlarıyla birlikte sulara gömdü. Ve rüzgârlar,“savaş nedir bilmeyen”Fayakların adasına çırılçıplak savurdu Odisseus’u. Kral Odisseus’un gerçek kimliğini bilmedikeri halde oranın kralı Alkinoos ve kızı prenses Nausika’, onu saraylarına buyur ettiler. Birkaç gün ağırladılar... Ayrılacağı akşam, savaş yorgunu Odisseus; oranın yöneticilerine, savaşın yağdırdığı acıları ve kırımlarıanlatıyordudinlene dinlene... SAVAŞ TUTSAKLARI, MAL OLARAK SATILIYORDU! Fayakların yöneticileri, acılı Odisseus’un sözünü ettiği savaşın getirdiği kötülükleri şaşkınlıkla dinliyorlardı... Örneğin savaş sırasında devşirilen insanların bir mal gibi alınıp satılmasını, ins..]]> Sun, 29 Jun 2014 00:11:27 +0400 Çok öfkeliydi Tanrı Poseydon https://www.evrensel.net/yazi/71635/cok-ofkeliydi-tanri-poseydon https://www.evrensel.net/yazi/71635/cok-ofkeliydi-tanri-poseydon? Tanrıça Kalipso; Troya savaşı sonrası dönüş yolculuğu sırasında fırtınaların adasına savurduğu kral Odisseus’a zilzurna vuruldu ve tam yedi yıl Akdeniz’deki adasında onu alıkoydu. Ne var ki tanrıça Atena’nın ağırlığını koyduğu Olimpos’taki tanrılar toplantısında, Odisseus’un yurduna hemen sağ salim dönmesi kararı alındı. Bu karar uyarınca tanrıça Kalipso da, onu özgür bırakmak zorunda kaldı!.. Tanrıça Kalipso; Odisseus’un kendi elleriyle yaptığı bir yelkenliyle denize açılmazdan önce, yolculuğuyla ilgili birtakım bilgiler verdi ona. Yolculuğu sırasında bazı tanrıların başına dert üstüne dert yağdıracağını da söyledi... TANRI POSEYDON ÖCÜNÜ ALACAKTI! Savaş yorgunu kral Odisseus, üzgün ve tek başına bıraktığı tanrıçası güzel Kalipso’nun; “Kutup yıldızını hep solunda tut!” öğüdüne uyaraktan..]]> Sun, 22 Jun 2014 00:18:58 +0400 Denizler insanlara yasaktı https://www.evrensel.net/yazi/71583/denizler-insanlara-yasakti https://www.evrensel.net/yazi/71583/denizler-insanlara-yasakti? Katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra ülkesine dönebilen kocası Yunanlı Kral Odisseus’a, durmadan sorular soruyordu kraliçe mahzun Penelopeya... Şafak tanrıçası Eos da sırf onlar için çok geç uyandı: O yüzden o çok uzun süren gece boyunca Odisseus, yolculuğu sırasında konuk edildiği ve kendi ülkelerine örnek alacağı Fayakların barış ülkesini anlatmak istedi karısına: “Ama o güzelim Fayaklar halkından önce, canavar Tepegözlerin yaşadığı bir ülkeyi anlatmalıyım sana,” diye gülümseyerekten öyküsüne başladı savaş yorgunu kral Odisseus. “Yoldaşlarımla buraya dönüşüm sırasında, bir ara deniz çok huysuzlandığı için iki gün boyunca hiç uyuyamadık. Ve Lotosyiyenler denilen bir halkın ülkesine rast gele sığındık. Tepegözlerin yaşadığı ülke de oraya komşuymuş! TANRIÇA BANA BİRAZ..]]> Sun, 15 Jun 2014 09:16:08 +0400 İnsan ne çok severmiş barışı https://www.evrensel.net/yazi/71521/insan-ne-cok-severmis-barisi https://www.evrensel.net/yazi/71521/insan-ne-cok-severmis-barisi? Troya savaşı dönüşünde denizler tanrısı eli yabalı Poseydon; tek gözlü insan yiyen oğlunu kör eden eski kral Odisseus’un gemilerini, saldığı azgın fırtınalarla batırdı ve onu savaş nedir bilmeyen Fayakların cennet adasındaki bir sahile savurup attı!.. Perişan Odisseus, o anda orada Fayakların güzel prensesi Nausikaa’yla karşılaşınca, hemen bir zeytin dalıyla örttü önünü! Bir süre bu garip yabancıyı dinleyen prenses Nausikaa, bu yabancıyı giydirip kuşattı ve saraylarına buyur etti... ODİSSEUS’U SEVGİYLE AĞIRLIYORDU FAYAKLAR... Fayakların kralı iyi yürekli Alkinoos, adını bile bilmediği bu garip yabancı Odisseus’u,o akşam şölenlerle ağırlamaya başladı... Onun hakkında iç açıcı çok güzel şeyler söyledi... Yemeğin sonuna doğru Alkinoos’un isteği üzerine Odisseus; başından geçenleri, arada bir soluklana soluklana anlatmaya başladı...]]> Sun, 08 Jun 2014 11:26:44 +0400 İnsan yiyenlerin adası https://www.evrensel.net/yazi/71466/insan-yiyenlerin-adasi https://www.evrensel.net/yazi/71466/insan-yiyenlerin-adasi? Troya Savaşı dönüşünde denizler tanrısı eli yabalı Poseydon, tek gözlü oğlunu kör eden eski kral Odisseus’un gemilerini, saldığı azgın fırtınalarla batırdı ve onu savaş nedir bilmeyen Fayakların cennet adasındaki bir sahile savurup attı!.. O anda orada bulunan Fayakların güzel prensesi Nausikaada, hiç tanımadığı bu yabancıyı giydirip kuşattı ve saraylarına buyur etti... Fayakların kralı Alkinoos ve yanındakiler; bir yandan büyük bir sevecenlikle karşıladıkları konukları Odisseus’u şölenlerle ağırlarken, öte yandan da onun anlattıklarını can kulağıyla dinliyorlardı. İŞİNİZ GÜCÜNÜZ ALTIN SİZİN!.. “İlkin bize çok iyi davranan rüzgârlar tanrısı;” diye yeni bir serüvenini anlatmaya başladı Odisseus, “Yoldaşlarımın onun dediklerine uymaması yüzünden, ‘işiniz gücünüz altın, ziynet sizin!’ deyip bizi kovdu... Artık de..]]> Sun, 01 Jun 2014 00:37:38 +0400 Konuklar başımız üstünedir https://www.evrensel.net/yazi/71414/konuklar-basimiz-ustunedir https://www.evrensel.net/yazi/71414/konuklar-basimiz-ustunedir? Kral Odisseus, yirmi yıl önce katıldığı Troya savaşından daha dönememişti yurduna. Onun öldüğünü düşünen bazı soylu egemenler de, sözde dul kalan karısı Penelopeya’yla evlenebilmek için gelip sarayına çöreklendiler: Hem sarayın, hem halkın birikimlerini habire yiyip içmeye, yan gelip yatmaya başladılar... TANRIÇA ATENA, YALNIZ BIRAKMADI TELEMAHOS’U... Odisseus’un yeniyetme oğlu Telemahos da, bu sömürücüleri konaklarından tek başına kovamayacağını anlayınca, hiç tanımadığı babasını denizötelerinde bir gemiyle aramaya çıktı. Yanında baba dostu kral Mentor kılığında tanrıça Atenaveülkelerini sömürgenlerden temizlemek üzere ona yardımcı olacak yoldaşları da vardı... İlk olarak Troya savaşından dönmüş iyi yürekli bilge kral Nestor’un ülkesine gittiler. Konuklarını büyük bir sevecenikl..]]> Sun, 25 May 2014 08:36:39 +0400 Ne korkunç şeydi savaş https://www.evrensel.net/yazi/71348/ne-korkunc-seydi-savas https://www.evrensel.net/yazi/71348/ne-korkunc-seydi-savas? Troya savaşına katılan kral Odisseus ülkesine geri dönemeyince, onun öldüğünü düşünen sömürgen soylular; sözde dul kalan karısı Penelopeya’yla evlenebilmek için gelip sarayına çöreklendiler. Artık hem sarayın, hem halkın birikimlerini habire yiyip içmeye, günlerini gün etmeye başladılar... DENİZ ÖTELERİNDE ARAYACAKTI ARTIK BABASINI! Odisseus’un yeniyetme oğlu Telemahos da, bu asalakları tek başına kovamayacağını anlayınca, babasını deniz ötelerinde aramaya çıktı. Yanında yoldaş olarak baba dostu kral Mentor kılığında tanrıça Atena da vardı!Ama Telemahos, Atena’nın yaptığı bu kılık değişikliğinin ayırdında değildi... İlk olarak Troya savaşından dönmüş iyi yürekli bilge kral Nestor’un ülkesi Pilos Adasına gittiler... Kral Nestor çok içten bir sevecenlikle karşıladı konuklarını. Onları yedirip iç..]]> Sun, 18 May 2014 00:31:40 +0400 Denizler insanlara yasaktı https://www.evrensel.net/yazi/71288/denizler-insanlara-yasakti https://www.evrensel.net/yazi/71288/denizler-insanlara-yasakti? Yunanlı kent krallarından Odisseus, yıllar önce katıldığı Troya savaşından dönemeyince, artık delikanlı olan oğlu Telemahos onu deniz ötelerinde aramaya çıktı. Troya savaşına katılıp sağ salim dönen Kral, İhtiyar Nestor’un yanına gitti ilkin. O da onu Troya Savaşı’nın nedeni sayılan güzel Helena’nın kocası Kral Menelaos’un yanına gönderdi... Menelaos’un sarayında, gecenin geç saatlerine dek savaştan söz ettiler. Menelaos, savaşı yaşadıktan sonra, artık sürekli insanlığından utandığını da söyledi... TANRILAR RÜZGARLARIN ÖNÜNÜ KESTİ... Ertesi sabah Telemahos’a neden buralara geldiğini sordu. O da Troya’dan dönemeyen babası Odisseus konusunda bildiklerini anlatmasını istedi Menelaos’tan... Menelaos bir süre düşündükten sonra bildiklerini anlatmaya başladı. Troya dönüşü sırasında tanrılara kurban kesmediği i&..]]> Sun, 11 May 2014 06:34:20 +0400 Denizleri yasaklamıştı Poseydon https://www.evrensel.net/yazi/71237/denizleri-yasaklamisti-poseydon https://www.evrensel.net/yazi/71237/denizleri-yasaklamisti-poseydon? Yunan kral Odisseus; yıllar önce katıldığı Troya savaşından dönemeyince, artık delikanlı olan oğlu Telemahos, deniz öteklerinde aramaya çıktı onu. Çünkü Odisseus’un öldüğünü düşünen ve tanrılarca özel olarak yaratıldıklarını öne süren bir avuç asalak egemen; hem halkın birikimlerini yiyip içmeye, hem de dul kalan anasıyla evlenmeye kalktılar!.. Telemahos, Troya savaşına katılıp sağ salim dönen krallardan ilkin Nestor’un yanına gitti. O da onu daha çok şey biliyor diye, kral Menelaos’un yanına gönderdi. Menelaos da Telemahos’u ve yanındaki yoldaşını büyük bir sevecenlikle buyur etti sarayına. Bu iki konuktan birinin Telemahos olduğunu öğrenince de havalara uçtu Menelaos sevincinden. O gece Troya savaşını, can dostu Odisseus’u anlattı konuklarına uzun uzun. Sözde savaşın nedeni sayılan Menelaos’un karısı g&uum..]]> Sun, 04 May 2014 06:55:00 +0400 Bir daha anlat o barış günlerini https://www.evrensel.net/yazi/71182/bir-daha-anlat-o-baris-gunlerini https://www.evrensel.net/yazi/71182/bir-daha-anlat-o-baris-gunlerini? Yunanlı kent krallarından Odisseus, katıldığı Troya savaşından tam yirmi yıl sonra dönebildi yurduna... Kimliğini saklamak amacıyla bir dilenci kılığına büründü. Karısı Penelopeya’yla evlenmek için kendi sarayına çöreklenmiş taliplerin yanına gitti. Onların masalarını bir bir dolaşaraktan dilenmeye başladı.Kendisinin kral Odisseus olduğunu yalnızca oğlu Telemahos biliyordu.” Sarayın avlusundaki masalarında, halkın ve kralın birikimlerini arsızca yiyip içen damat adaylarından biri, bütün hışmıyla demir bir tokmak fırlattı dilenci kılığındaki kral Odisseus’un üstüne!.. Odisseus, sağ omuzuna vuran tokmağın şiddetiyle birkaç kez sendeledi... GÜNDÜZ DOKUDUĞU KUMAŞI, GECE ÇÖZÜYORDU... Kraliçe Penelopeya bu olayı duyunca çok üzüldü. Yaşlı dilenci kılığındaki kocası Odisseus’u. salona oturttu; ondan özürler diledi. So..]]> Sun, 27 Apr 2014 08:24:33 +0400 Baban da savaş kurbanıydı https://www.evrensel.net/yazi/71123/baban-da-savas-kurbaniydi https://www.evrensel.net/yazi/71123/baban-da-savas-kurbaniydi? On yıl süren Troya savaşlarından yıllar sonra da kral Odisseus, karısı Penelopeya’nın ve çok özlediği halkının yanına dönemedi... Onun artık öldüğünü düşünen asalak egemenler de, sözde dul kalan karısıyla evlenebilmek için gelip onun sarayına yerleştiler. Odisseus’un ve halkın neyi var neyi yoksa yiyip içiyorlardı!.. Sonunda Odisseus’un oğlu yeniyetme Telemahos; halkı ve asalak egemenleri kentin meydanında topladı... Babası Odisseus’un arkadaşı Mentor kılığındaki tanrıça Atena’nın öğütlediği gibi, kürsüye çıkıp damat adalarının hemen saraydan ayrılmalarını istedi... TALİPLER HİÇ ALDIRMADILAR!.. Ne var ki damat adayları, gene eskisi gibi sarayda yemekli şaraplı eğlencelerine yeniden başladılar... Bunun üzerine Telemahos, deniz ötelerine gidip oralarda Troya savaşına katılanlardan babasının hâlâ yaşayıp yaşamad..]]> Sun, 20 Apr 2014 00:09:59 +0400 Halkıyla yeniden buluşacaktı https://www.evrensel.net/yazi/71071/halkiyla-yeniden-bulusacakti https://www.evrensel.net/yazi/71071/halkiyla-yeniden-bulusacakti? İtake adası kralı Odisseus, on yıl süren Troya savaşından sonra ülkesine hemen dönemedi... Çünkü denizlerin ve anakaraların gizemlerini çözmeye kalkan serüvencileri çiğ çiğ yiyen dev Polifemos’un gözünü kör etmişti!.. Polfemos da,denizler ve karalar tanrısı Poseydon’un oğluydu. O yüzden eli yabalı Poseydon, önüne çıkardığı kasırgalarla Odisseus’un dönüş yolunu sürekli kesiyor; gemilerini birer-ikişer batırıyordu!-. GÜNDÜZ DOKUDUĞU KUMAŞI GECE ÇÖZÜYORDU! Son olarak sığındığı kimsesiz bir adada tek başına oturan tanrıça Kalipso da , Odisseus’a deli divane vuruluverdi! Onunla aynı adada yaşamak istiyordu. Tam yedi yıldır salmıyordu onu baba toprağına.. Odisseus’un karısı güzel Penelopeya, oğlu Telemahosve de halk, Odisseus’un sağ salim dönüşünü bekiyorlardı yı..]]> Sun, 13 Apr 2014 07:12:29 +0400 Kardeşçe bölüşmekti mutluluk https://www.evrensel.net/yazi/71017/kardesce-bolusmekti-mutluluk https://www.evrensel.net/yazi/71017/kardesce-bolusmekti-mutluluk? Sözde güzel Helena’nın namusunu temizleme amacıyla ve tanrıların da oluruyla başlatılıp on yıl süren talan savaşları sonunda Yunanistanlı ordular, Troya kentini ateşe verdiler. Sağ kalanlar da ülkelerine döndüler. Yalnızca İtake adası kralı Odiseus dönemediülkesine! TANRIÇA KALİPSO, HEP BÖLÜŞMEK İSTİYORDU Çünkü Ogigiye adasında tek başına oturan Tanrıça Kalipso, gemilerini ve yoldaşlarını yitirip oraya sığınan Odisseus’u çok sevmiş, yanında alakoymuştu. Kalipso; bu tek başına yaşadığı adada ürettiklerini başkalarıyla da bölüşmek istiyordu... Çünkü Kalipso; mutluluğun birlikte üretileni kardeşçe bölüşmekten geçtiğini et-kemik olarak yaşayıp öğrenmişti... Başkral Agamemnon, Troya savaşları sonunda, yakınlarına peşkeş çekmek üzere gemilerine doldurduğu hazinelerle ve köle olacak güzel kadınlar..]]> Sun, 06 Apr 2014 08:05:54 +0400 Acımasız olurdu savaşlar https://www.evrensel.net/yazi/70959/acimasiz-olurdu-savaslar https://www.evrensel.net/yazi/70959/acimasiz-olurdu-savaslar? On yıl süren Troya savaşından sonra on yıl daha geçmesine karşın İtake adası kralı Odisseus, karısı Penelopeya’nın ve büyüyüp delikanlı olmuş oğlu Telemahos’un yanına hâlâ dönemedi!.. Onun artık öldüğünü düşünen asalak egemenler de, sözde dul kalan Odisseus’un karısı güzel Penelopeya’yla evlenebilmek için gelip onun sarayına bir güzel yerleştiler. Artık Odisseus’un ve de halkın birikimlerini yiyip içiyorlar; yapmadıkları rezillik de bırakmıyorlardı!.. TELEMAHOS,BABASINI ARAMAYA ÇIKTI... Odisseus’un yeniyetme oğlu Telemahos;bu arsız egemenlere söz dinletemeyince, Troya’dan dönmeyen babasını artık deniz ötelerinde aramaya karar verdi. Zaten babasının dostu Mentor kılığına giren tanrıça Atena da, bir süredir ona yardım ve yoldaşlık ediyor; denizlere açılması için onu sürekli y&uum..]]> Sun, 30 Mar 2014 08:12:58 +0400 Halklarımız kardeşçe yaşasın https://www.evrensel.net/yazi/70899/halklarimiz-kardesce-yasasin https://www.evrensel.net/yazi/70899/halklarimiz-kardesce-yasasin? Kral Odisseus, yirmi yıl önce katıldığı Troya savaşından dönemeyince, artık delikanlı olan oğlu Telemahos, onu deniz ötelerinde aramaya çıktı. Troya savaşına katılıp sağsalim dönen kent krallarından ilkin Nestor’un yanına gitti. Doğrusu Nestor, büyük bir konukseverlikle ağırladı Telemahos’u. Ne var ki babası Odisseus konusunda bir bilgisi yoktu Kral Nestor’un... O yüzden onu, Troya savaşının nedeni sayılan güzel Helena’nın kocası Kral Menelaos’un sarayına gönderdi... KRAL MENELAOS KONUKLARINI AĞIRLADI... Kral Menelaos; yeniyetme Telemahos’u ve yanındaki yoldaşı Nestor’un oğlunu, büyük bir sevecenlikle buyur etti sarayına. Hele konuklarından birinin çok sevdiği Odisseus’un oğlu Telemahos olduğunu öğrenince, havalara uçtu Menelaos sevincinden! O sırada karısı güzel Helena da oradaydı... Menelaos, babası Odisseus hakkındaduyduklarını aktardı..]]> Sun, 23 Mar 2014 06:47:43 +0400 Barış kokan o toprağı öptü https://www.evrensel.net/yazi/70844/baris-kokan-o-topragi-optu https://www.evrensel.net/yazi/70844/baris-kokan-o-topragi-optu? “Yunanlı kral Odisseus, Troya savaşı sonrası ülkesine dönerken, tanrı Poseydon onun bütün gemilerini batırdı ve azgın fırtınalarla onu savaş nedir bilmeyen Fayakların adasına çırılçıplak savurdu...” Fayaklar halkı ve yöneticileri, deniz kıyısında prenses güzel Nausikaa’nın bulup getirdiği perişan Odisseus’u, birkaç gün dile gelmez bir konukseverlikle ağırladılar. Sonra da titizlikle donattıkları ve armağanlarla doldurdukları bir barış gemisiyle ülkesine ulaştırdılar. Gemi emekçileri; yorgun Odisseus’u, öyle uyur halde iken bir zeytin ağacının altına usulca yatırdılar... Sonra da geri döndüler. TANRIÇA ATENA YANINA GELDİ ODİSSEUS’UN... Savaş ve deniz yorgunu Odisseus, uykusundan uyanınca, şaşkın şaşkın çevresine bakındı. Çünkü her yer tanrıça Atena’nın onu gizlemek için doldurduğu sislerle kaplıydı... Hi..]]> Sun, 16 Mar 2014 06:27:56 +0400 Bir barış ülkesi istiyordu tanrıça https://www.evrensel.net/yazi/70788/bir-baris-ulkesi-istiyordu-tanrica https://www.evrensel.net/yazi/70788/bir-baris-ulkesi-istiyordu-tanrica? “Troya savaşı sonrası Kral Odisseus, deniz yoluyla ülkesine dönerken, bazı yasakları dinlemediği için tanrı Poseydon onun bütün gemilerini batırdı... Ve saldığı azgın rüzgârlarla da, onu savaş nedir bilmeyen Fayakların adasına rastgele sürükleyip götürdü...” Fayaklar halkı; günlerce ağırladıkları savaş yorgunu kral Odisseus’a, barış ve sevginin simgesi bir sürü armağan sundular ve onu özel olarak donattıkları bir barış gemisiyle, yirmi yıldır ayrı kaldığı ülkesine yolcu ettiler... Gemi demir aldıktan bir süre sonra kral Odisseus, o savaş yorgunluğu içinde uyuyakaldı... TANRI POSEYDON, ODİSSEUS’A ÇOK ÖFKELENDİ’... Ve şafak tanrıçası Eo’, yeri göğü boyamaya başladığında gemi, Odisseus’un ülkesi İtake Adası’na usulca yanaştı... Tayfalar, uyuyan Odisseus’u uyadırmadan onu kucaklayıp sahildeki..]]> Sun, 09 Mar 2014 08:16:02 +0400 Barışın güzelliği anlatılamazdı https://www.evrensel.net/yazi/70735/barisin-guzelligi-anlatilamazdi https://www.evrensel.net/yazi/70735/barisin-guzelligi-anlatilamazdi? Troya savaşından sonra ülkesine dönerken gemilerini ve yoldaşlarını yitiren kral Odisseus; savaş nedir bilmeyen Fayaklar halkının ülkesine sığındı.O ülkeni iyi yürekli kralı, kraliçesi, kızları Nausika ve yöneticilerine, başından geçenleri, dinlene dinlene anlatıyordu... Bu yolculuk sırasında arkadaşlarıyla birlikte, Güneş’in sığır-koyun sürülerinin yaşadığı bir adada mola vermek zorunda kalmışlardı...Ne var ki bu adada, Güneş’in sığırlarına dokunmamaları gerekiyordu!..” *** “Bütün uyarılarıma karşın” diye anlatıyordu yorgun Odisseus, “benim bir sürelik yokluğumu fırsat bilip adamlarım birkaç sığırı kesip yemeye başlamışlar...” GÜNEŞ DÜNYAMIZDAN AYRILACAKMIŞ!.. Bunu duyan Güneş Tanrısı da doğruca Baştanrı Zeus’a gidip; “Topraktaki tohumları bile ben uyarıp çatlatıyor, onları filizlendiriyorum. Ama artık b..]]> Sun, 02 Mar 2014 11:01:57 +0400 Açlık bize çok şeyi unutturdu https://www.evrensel.net/yazi/70662/aclik-bize-cok-seyi-unutturdu https://www.evrensel.net/yazi/70662/aclik-bize-cok-seyi-unutturdu? Troya savaşına katılan Yunanistan’daki kent krallarından Odisseus, savaş sonrası ülkesine dönerken denizler tanrısı Poseydon’un hışmına uğradı. Odisseus’un bütün gemilerini ve yardımcılarını sulara gömdü!.. Sonunda “savaş nedir bilmeyen”Fayaklar halkının adasına, tek başına sığındı ve oranın güzel prensesi Nausikaa’ya, dinlene dinlene, yaşadığı bazı serüvenleri anlattı...” GÜNEŞİN SÜRÜLERİNE DOKUNMAYIN, DİYORDUM HEP Gerçekten de Odisseus; savaş yorgunu arkadaşlarıyla birlikte, ana ocağına dönerken, ölüler ülkesi’ne bile uğramışlardı... O sevimsiz ülkeden ayrıldıktan sonra, Güneş’in sığır-koyun sürülerinin yaşadığı adada, yorgunluk yüzünden mola vermek zorunda kalmışlardı... Fayakların güzel prensesi Nausikaa’ya, “Güneş’in ülkesine ulaşınca,”diye anlatmaya başladı Odiss..]]> Sun, 23 Feb 2014 00:07:36 +0400 Güneş tanrısının adasındaydık https://www.evrensel.net/yazi/70608/gunes-tanrisinin-adasindaydik https://www.evrensel.net/yazi/70608/gunes-tanrisinin-adasindaydik? Kral Odisseus; Troya savaşı sonrası gemileriyle ülkesine dönerken yaşadığı o yürek yakan serüvenlerinden bazılarını, “savaş nedir bilmeyen” Fayaklar halkının yöneticilerine anlattı o şölen gününün akşamı... Prenses güzel Nausikaa da Odisseus’u can kulağıyla dinliyordu... Gerçekten de Kral Odisseus ve askerleri; gemileriyle artık evlerine dönerlerken, rastgele bir adada mola verdiler. Orası tanrıça Kirke’nin adasıymış! Tanrıça Kirkede; dönüş yolunu tam öğrenmeleri için Odisseus ve arkadaşlarını, Ölüler Ülkesi’ndeki bilici Teyresyas’ın yanına gönderdi. Odisseus Ölüler Ülkesi’ne ulaştığında, önceden tanıdığı ama artık gölgelere dönüşmüş dünyalılar sarmıştı hemen çevresini! Babası Sisifos’u da, önündeki dağın doruğundan aşırabilmek için, kocaman bir ka..]]> Sun, 16 Feb 2014 07:01:07 +0400 Bir dostluk pınarıydı o halk https://www.evrensel.net/yazi/70542/bir-dostluk-pinariydi-o-halk https://www.evrensel.net/yazi/70542/bir-dostluk-pinariydi-o-halk? Denizler tanrısı eli yabalı Poseydon; dokuz yıl süren Troya savaşından sonra aile ocağına dönmekte olan Yunanlı kral Odisseus’unbütün gemilerini ve kürekçi yoldaşlarını tümden sulara gömdü!.. Çünkü denizlerin sırlarını öğrenmek isteyenleri çiğ çiğ yiyen oğlu tepegöz Polifemos’un zaten tek olan gözünü kör etmişti!.. Ne var ki Odisseus, gene de tanrıça Atena’nın yardımıyla,savaş nedir bilmeyen Fayakların adasına, artık çırılçıplak da olsa, tek başına ulaşabildi... Ulaşır ulaşmaz da, sahildeki toprağı üstüste öptü ve boylu boyunca uzanıp dinlenmeye başladı.. KÖR OZAN SAVAŞI DİLLENDİRDİ YANIK YANIK Bir süre sonra perişan Odisseus’la karşılaşan Fayakların prensesi Nausikaa; onunla biraz konuştu; tanıştı. Nausikaa çıplak yabancıyı giydirip kuşattıktan sonra, saraylarına buyur etti... Pren..]]> Sun, 09 Feb 2014 06:43:05 +0400 Fayakların mutlu ülkesi https://www.evrensel.net/yazi/70483/fayaklarin-mutlu-ulkesi https://www.evrensel.net/yazi/70483/fayaklarin-mutlu-ulkesi? Denizler tanrısı eli yabalı Poseydon; yıllar süren Troya savaşından sonra aile ocağına dönerken, kendi malı saydığı denizlerin gizemlerini öğreniyor diye Yunanlı kent kralllarından Odisseus’un bütün gemilerini ve kürekçi yoldaşlarını batırdı. Ne var ki en sonunda Odisseus; tanrıça Atena’nın da yardımıyla, hiç tanımadığı ve savaş nedir bilmeyen Fayakların adasına, çırılçıplak da olsa, sağsalim çıkabildi... HİÇBİR KADIN BÖYLE SAYILMADI YERYÜZÜNDE... Adada karşılaştığı Fayakların kralı Alkinoos’un kızı prenses Nausikaa, bu perişan yabancıya ilkin çok acıdı. Sonra da ona büyük bir yakınlık duymaya başladı... O yüzden de konaklarına buyur etti ve oraya nasıl gidileceğini anlattı. Çocuk kılığına giren tanrıça Atena da hemen Odisseus’a yoldaşlık etmeye başladı. Konağa doğru yol alırlarken ona kral Alkinoos ve kraliçe A..]]> Sun, 02 Feb 2014 00:06:13 +0400 Ne güzeldi o barış! https://www.evrensel.net/yazi/70424/ne-guzeldi-o-baris https://www.evrensel.net/yazi/70424/ne-guzeldi-o-baris? Yıllar süren Troya savaşı sonrası ülkesi İtake adasına dönerken Kral Odisseus; kendisini yemeye kalkan denizler tanrısı Poseydon’un tek gözlü oğlu canavar Polifemos’un gözünü kör etti!.. Bu yüzden eli yabalı tanrı Poseydon da, onun başına yıkım üstüne yıkımlar yağdırmaya başladı... TANRI POSEYDON BÜTÜN GEMİLERİNİ BATIRDI! Son olarak buyruğundaki kürekçi yoldaşlarıyla birlikte Odisseus’un Ege Denizi’nde yol alan bütün gemilerini batırdı. Ne var ki hep aklını kullanan inatçı Odisseus; tanrıça Atena’nın yardımıyla, iki gün üç gece dalgalarla boğuşa boğuşa, hiç tanımadığı Fayaklar denen ve savaşın ne olduğunu bilmeyen bir halkın adasına, çırılçıplak da olsa, sağ salim çıkabildi... Prenses güzel Nausikaa ve yardımcıları kızlar, Korfu adlı bu adanın ırmağında,o gün sabahtan gelip ç..]]> Sun, 26 Jan 2014 00:07:46 +0400 Biz savaşları hiç sevmedik https://www.evrensel.net/yazi/70365/biz-savaslari-hic-sevmedik https://www.evrensel.net/yazi/70365/biz-savaslari-hic-sevmedik? Kral Odisseus,yirmi yıl kadar önce katıldığı Troya savaşından dönmeyince, artık delikanlı olan oğlu Telemahos,onu deniz ötelerinde aramaya çıktı. Troya savaşına katılıp sağsalim dönen krallardan ilkin Nestor’un yanına gitti. O da onu kral Menelaos’un yanına gönderdi. Menelaos da, daha kim olduğunu sormadan onu ve yanındaki yoldaşını büyük bir sevecenlikle buyur etti sarayına. Troya savaşının nedeni sayılan karısı güzel Helena da oradaydı... Menelaos, konuklarından birinin Telemahos olduğunu öğrenince de havalara uçtu sevinçten! BABAN VE HALKINIZ BURAYA YERLEŞECEKTİ ... “Biliyor musunuz, o zamanlar neler düşünüyordum?”diye hemen söze başladı Menelaos. “Troya’dan döndüğümde, baban kral Odisseus’u buraya buyur edecektim. Ayrıca onun halkını da buraya yerleştirecektim... Böylece halklarımız iç içe olacaktı; birli..]]> Sun, 19 Jan 2014 00:06:11 +0400 Artık asalakları kovacaklardı https://www.evrensel.net/yazi/70304/artik-asalaklari-kovacaklardi https://www.evrensel.net/yazi/70304/artik-asalaklari-kovacaklardi? Aklın ve zanaatçıların tanrıçası Atena’nın, her güçlük karşısında aklını kullandığı için çok sevdiği kral Odisseus, yirmi yıl önce katıldığı Troya savaşından daha dönememişti yurduna. Onun artık öldüğünü düşünen prens ve soylu egemenler de, sözde dul kalan karısı Penelopeya’yla evlenebilmek için gelip sarayına çöreklendiler. Artık hem sarayın, hem halkın birikimlerini habire yiyip içiyorlar; günlerini gün ediyorlardı!.. Odisseus’un savaşa giderken daha bebek olan oğlu Telemahos, artık büyümüş,delikanlı olmuştu. Ne var ki tek başına saraylarındaki asalıkları kovamayacağını anlayınca, hiç tanımadığı babasını deniz ötelerinde aramaya çıktı. Troya’dan yurduna dönebilen kişilerden, babası konusunda bilgi alacaktı... Yanında yoldaş olarak da baba dostu kral Mentor kılığında tanrıça Atena ve ge..]]> Sun, 12 Jan 2014 00:05:03 +0400 Öldürdüğü kraliçeye âşık oldu https://www.evrensel.net/yazi/70243/oldurdugu-kraliceye-sik-oldu https://www.evrensel.net/yazi/70243/oldurdugu-kraliceye-sik-oldu? Yunanlı komutan yarıtanrı Ahilleus; yağmacı ve sömürgeci ordulara karşı yıllarca direnen ve destanlaşıp dillere düşen Troyalıların komutanı Hektor’u, tutuştukları teke tek dövüşte öldürdü... VURDUĞU HEKTOR’U YERLERDE SÜRÜDÜ! Ama Ahilleus, hızını alamayıp Hektor’un ölüsünü son hızla yerlerde sürükleyerekten Troya surlarının çevresinde dolandırmaya başladı. Savaşı Kazdağları’ndan izleyen tanrıça Afroditde, tepeden tırnağa isyan kesilip hemen sahile indi, Hektor’un yaralı bedeninine, güneşten kurumasın diye zeytinyağlı merhemler çaldı... Haliyle Troyalılar da ölümüne çok üzüldükleri komutanları Hektor’un gömülme törenleri sırasında, büyük büyük ateşler ve ağıtlar yaktılar. Bu ağıtlarla harmanlanan ateş, Troya surlarını aşıp bütün Anadolu halkların..]]> Sun, 05 Jan 2014 07:11:10 +0400 Savaşın kötülükleri bitmezdi https://www.evrensel.net/yazi/70113/savasin-kotulukleri-bitmezdi https://www.evrensel.net/yazi/70113/savasin-kotulukleri-bitmezdi? On yıl süren Troya savaşından sonra on yıl daha geçmesine karşın kral Odisseus, deniz yoluyla karısı Penelopeya’nın ve büyüyüp delikanlı olmuş oğlu Telemahos’un yanına hâlâ dönemedi... Bu arada onun öldüğünü düşünen asalak egemenler de, sözde dul kalan Penelopeya’yla evlenebilmek için gelip onun sarayına yerleştiler. Artık Odisseus’un ve de sırf kendilerinin kölesi olsun diye yaratıldığını söyledikleri halkın birikimlerini yiyip içiyorlar; yapmadıkları rezillik de bırakmıyorlardı!...” TANRIÇA ATENA, BİR DOST İNSAN KILIĞINDAYDI... Yunanistanlı kent krallarının başı Agamemnon, sözde Troyalı prens Paris’in kaçırdığı güzel Helena’nın namusunu temizleme amacıyla Troya’ya açtığı savaşa,kent krallarından Odisseus da gönülsüzce katılmıştı. Tanrı Apollon’un üç kuşak yaş..]]> Sun, 22 Dec 2013 07:05:31 +0400 Nestor da savaşları hiç sevmiyordu https://www.evrensel.net/yazi/70050/nestor-da-savaslari-hic-sevmiyordu https://www.evrensel.net/yazi/70050/nestor-da-savaslari-hic-sevmiyordu? Kral Odisseus; katıldığı Troya savaşından yirmi yıl sonra bile, karısı Penelopeya’nın ve büyüyüp delikanlı olmuş oğlu Telemahos’un yanına hâlâ dönemedi... Bu arada onun öldüğünü düşünen asalak egemenler, sözde dul kalan karısıyla evlenebilmek için gelip onun sarayına yerleştiler. Artık Odisseus’un ve halkın birikimi olarak ne var ne yoksa yiyip içiyorlardı!..” *** Odisseus’un oğlu Telemahos; saraya çöreklenmiş arsız egemenlere söz dinletemeyince, babasını deniz ötelerinde aramaya karar verdi. Her güçlüğü kendi zeka ve becerisiyle yenmeye ve yaşadığı çevreyi hiç çekinmeden hep daha güzele doğru dönüştürmeye çalıştığı için Odisseus’u çok seven tanrıça Atena, baba dostu Mentor kılığında ona yardımcı ve yoldaş oluyordu... DADISI, HALKI YALNIZ BIRAKM..]]> Sun, 15 Dec 2013 07:10:29 +0400 Telemahos denizlere açılırken https://www.evrensel.net/yazi/69992/telemahos-denizlere-acilirken https://www.evrensel.net/yazi/69992/telemahos-denizlere-acilirken? Kral Odisseus, Savaş için gittiği Troya’dan yirmi yıl sonra bile hâlâ dönemedi... Onun öldüğünü düşünen asalak egemenler de, dul kalan karısı Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına yerleştiler. Artık Odisseus’un ve halkın birikimi olarak neyi var neyi yoksa yiyip içiyorlar, bu arada yapmadık yüzsüzlük de bırakmıyorlardı!... Sonunda Odisseus’un yeniyetme oğlu Telemahos; halkı ve asalak egemenleri kentin meydanında topladı... Kürsüye çıkıp durumunu anlattı. Anasının talipleri asalak egemenlerin hemen saraydan ayrılmalarını istedi... O HALK BİZE KARŞI GELEMEZ!.. Telemahs’un ardından Odisseus’un can dostu Mentor ayağa kalkıp Telemahos’a hak veren bir konuşma yaptı... Buncasına güçlü halkın bu durama artık yeter dememesine bir türlü akıl erdiremediğini de ekledi sözlerine... Mentor’un daha ko..]]> Sun, 08 Dec 2013 07:31:41 +0400 Bu yüzsüzlüğe son verilmeliydi https://www.evrensel.net/yazi/69938/bu-yuzsuzluge-son-verilmeliydi https://www.evrensel.net/yazi/69938/bu-yuzsuzluge-son-verilmeliydi? Yirmi yıl öce katıldığı Troya savaşları sırasında kral Odisseus’un öldüğünü düşünen bazı soyguncu egemenler; sözde artık dul kalan karısı güzel Penelopeya’yla evlenebilmek için onun sarayına çöreklenmişlerdi: Hem sarayın hem de halkın nesi var nesi yoksa, arsızca yiyip içiyorlardı. Bu arada kendilerine engel olarak gördükleri Odisseus’un oğlu yeniyetme Telemahos’u da öldürmek istiyorlardı!.. TANRIÇA ATENA, İNSAN KILIĞINDA GELDİ... Olup bitenleri yakından izleyen ve hep aklını kullandığı için Odisseus’u çok seven akıl tanrıçası gök gözlü Atena; bir yakınları kılığına bürünüp Telemahos’un yanına gelip gidiyordu zaman zaman...Çünkü olup bitenleri bir de kendi gözleriyle görmek istiyordu hep... Son olarak gene bir dost kılığına bürünüp geldiğinde, sar..]]> Sun, 01 Dec 2013 07:46:54 +0400 Braunschweig’da çiçekler ve dostluk vardı https://www.evrensel.net/yazi/69882/braunschweigda-cicekler-ve-dostluk-vardi https://www.evrensel.net/yazi/69882/braunschweigda-cicekler-ve-dostluk-vardi? Düzenledikleri “Edebiyat ve Kültür” günü etkinlikleri vesilesiyle Braunschweig’daki güzel bir mekanda arkadaşlarla buluştuk... O sevecen Kamil Gömleksiz dostumuz da ha bire koşuşturuyordu!.. Başkan Deniz Araman da, gerçekten bu güzel organizasyonda eksik gedik var mı, hep onlarla ilgileniyordu... Doğrusu bu dostluk yüklü buluşma için bütün ilgili arkadaşlara, yüksek sesle olmasa da, yürekten ve derinden teşekkür ettik... Çok etkileyici bir konuşmayla Sinan Özpolat arkadaşımız, etkinliği başlattı... Bu arada Kübalı bir gencin Brecht’ten okuduğu dokunaklı bir şiirden sonra, sıcak bir dostluk ikliminde, “Mitoloji ve Savaş” konusunu irdelemeye başladık... Bin yıllar önce bilim olmadığı ve de zeka düzeyi gelişmediği için insanoğlu; dünyayı ve orada olup bitenleri, dört-beş yaşlarındaki çocuğun gözleriy..]]> Sun, 24 Nov 2013 07:10:05 +0400 Halkın yardımını istedi https://www.evrensel.net/yazi/69827/halkin-yardimini-istedi https://www.evrensel.net/yazi/69827/halkin-yardimini-istedi? İthake adası kent kralı Yunanlı Odisseus’un Troya’daki savaşta öldüğünü düşünen soylu egemenler, onun sözde dul kalan karısı kraliçe güzel Penalopeya’yla evlenebilmek ve beleşten yiyip içmek için onun sarayına postu serdiler… TELEMAHOS HALKINDAN YARDIM İSTEDİ... Bu böyle dört yıl sürüp gitti!. Kral Odisseus’un daha bebekken bırakıp gittiği oğlu Telemahos da sonunda; “soylu keneler” diye tanımladığı bu sömürgenlerden kurtulmak için halkın yardımını istemeye karar verdi. Ve bu amaçla topladığı halka, Troya savaşıyla ilgili bazı bilgiler verdikten sonra, saraya çöreklenen soylulardan söz etmeye başladı. “Evet kızıl şaraplarımı da gönüllerince içip içip gece gündüz şölen yapıyorlar... Keşke sizler yiyip içseydiniz!... N’olacak, zaten siz üretmişti..]]> Sun, 17 Nov 2013 07:32:23 +0400 İki şiir bir ödül https://www.evrensel.net/yazi/69767/iki-siir-bir-odul https://www.evrensel.net/yazi/69767/iki-siir-bir-odul? Hep başka bir dünyadaymış gibi algılarız kutuplarda yaşayan halkları… Yabancısı olduğumuz buzlar içindeki bu ülkenin iki ozanını da çevirdiğim iki sıcak şiiri, bu hafta sizlerle bölüşmek istedim… Oulouro ADO: “Gölçocuğu” anlamına gelen bu ad, takma addır.Aynı zamanda bir bilim insanı olan O. Ado, anadili üzerinde çalıştı ve bu konuda doktora yaptı. Bilimsel kitaplarının yanında epeyce şiir kitabı da vardır. ”Eriyen Karlar” ve “Geyikler Uyudukça”, en ünlü şiir kitaplarıdır. TOPRAK Bir görseniz kutup ülkesini bizim, karanlıklar içindeyken o kış göklerinde. Buzlar içinde ışıl ışılken ırmaklar hani Ve dökülen yapraklar iz bırakırken, ince ince karlar içinde. Ve ben ilk kez, buzlarla yanıp tutuşan bu ülkede, vardım dile gelmez tadına baharın ve sarhoş oldum kokularıyla. Duydum üs..]]> Sun, 10 Nov 2013 08:46:52 +0400 Onlar da savaşın çarklarına takıldılar https://www.evrensel.net/yazi/69708/onlar-da-savasin-carklarina-takildilar https://www.evrensel.net/yazi/69708/onlar-da-savasin-carklarina-takildilar? Antikçağdan günümüze, bütün sanat dallarına, bilimlere, felsefeye...esin kaynağı olan Yunanlı kral Odisseus’un ve Ahilleus’un katıldığı Troya savaşları, hiç unutulmadı. Akdenizli halkların dillerinde destanlaşan olayları ve olaylarla içselleşen tanrıları, ilkin Homeros yazıya döktü... O yüzden Troya savaşlarının iki kahramanını, Odisseus’la yarı ölümsüz Ahilleus’u biraz yakından tanımak gerekirdi... Odisseus; Yunan kent krallıklarından İtake adasının kralı Leartes’in oğluydu... Ama anası; kral Leartes’le evlenirken ünlü kral Sisifos’tan gebeydi! Zaten bütün kurnazlığıyla, cin gibi akıllılığıyla da gerçek babası Sisifos’un burnundan düşmüş gibiydi! Bilindiği gibi sırf bu yüzden Sisifos, çok ağır bir kayayı yuvarlayaraktan bir dağın doruklarından öte tarafa aşırmakla cezalandırılmıştı tanrılarca... Odiss..]]> Sun, 03 Nov 2013 00:16:10 +0400 Tanrıça Atena'nın dostluğu https://www.evrensel.net/yazi/69658/tanrica-atenanin-dostlugu https://www.evrensel.net/yazi/69658/tanrica-atenanin-dostlugu? Tanrıça Atena'nın ve babası Baştanrı Zeus'un, "ölümlülerin en üstünü" saydıkları kent krallarından Yunan Odisseus; Troya savaşından dönerken uğradığı bir kasırga vurgununda, yoldaşlarıyla birlikte gemisi batmış; tek başına tanrıça Kalipso'nun adasına sığınmıştı. Ne var ki tanrıça Kalipso da, Odisseus'a deli divane vuruluvermişti O yüzden de tanrıça, Odisseus'u bir türlü ana ocağı İtake adasına salmak istemiyordu... ARSIZ SOYLULAR SARAYA YERLEŞTİLER! Bu arada İtake adasındaki Odisseus'un karısı kraliçe Penelopeya ve yeniyetme oğlu Telemahos; artık onun ölmüş olabileceğini düşünmeye başladılar ister istemez... Odisseus'un kesinlikle öldüğünü düşünen kral-prens takımından birçok soylu kişi de, sözde dul kalan Penelopeya ile evlenebilmek için onun sarayına arsızca çöreklendiler! Çünk&uu..]]> Sun, 27 Oct 2013 00:06:07 +0400 Halkımız da savaşları unutacak https://www.evrensel.net/yazi/69600/halkimiz-da-savaslari-unutacak https://www.evrensel.net/yazi/69600/halkimiz-da-savaslari-unutacak? Savaş için gittiği Troya’dan yıllardır dönemeyen kral Odisseus’un sarayı; onun dul kaldığını sandıkları karısı kraliçe güzel Penelopeya’yla evlenmek isteyen arsız damat adaylarıyla kaynaşıyordu... Hepsi de orada yatıp kalkıyor, günlerini gün ediyorlardı... Yirmi yıl sonra Troya’dan dönebilen Odisseus da, kendi sarayına bir dilenci kılığında sığındı. Ve onun kral Odisseus olduğunu da yalnızca oğlu yeniyetme Telemahos biliyordu. Arsızca yiyip içen şımarık talipler, bir ara dilenci kılığındaki kral Odisseus’un üstüne kemik fırlatıp masasını devirdiler!.. Bunun üzerine hemen araya giren oğlunu zorlukla yatıştırdı Odisseus. Ona yaşadığı bir serüvenini anlattı. Anlattığı öykünün sonunda: “Hiç üzülme güzel oğlum” dedi usul usul. “Biz de kendi ülkemizi, anlattığım öyküdeki gibi ‘savaş nedir bilmeyen’ o g&u..]]> Sun, 20 Oct 2013 13:59:09 +0400 O ezgiyi duyanlar artık geri dönmezdi https://www.evrensel.net/yazi/69551/o-ezgiyi-duyanlar-artik-geri-donmezdi https://www.evrensel.net/yazi/69551/o-ezgiyi-duyanlar-artik-geri-donmezdi? Kral Odisseus ve askerleri; Troya savaşı sonrası gemileriyle ülkelerine dönerlerken tutuldukları fırtınadan kurtulmak için rastgele bir adaya sığındılar. Orada büyücü tanrıça Kirke ile karşılaştılar. Odisseus, adada yaşadığı bazı sorunlardan sonra yeniden yola koyulmadan önce Kirke; dönüş yolu ve özellikle Sirenler konusunda bilgiler verdi. Ama dönüş yolunu tam öğrenmeleri için Odisseus’u Ölüler Ülkesi’ndeki bilici Teyresyas’ın yanına da gönderdi. Odisseus, Sirenler konusunda ünlü bilici Teyresyas’tan da bazı ek bilgiler aldı... Gerçekten de eski çağda dilden dile destan olan güzel Sirenler,Ege’deki sayısız adalardan ya da limanlardan hangisini gönülleri çekerse, gidip orada yaşarlardı... Onlardan biri flüt çalar, öteki ona liriyle eşlik eder ve üçüncüsü de, o ..]]> Sun, 13 Oct 2013 11:22:47 +0400 Onlar yeniden insanlaştılar https://www.evrensel.net/yazi/69483/onlar-yeniden-insanlastilar https://www.evrensel.net/yazi/69483/onlar-yeniden-insanlastilar? Troya savaşına katılan Yunanlı kent krallarının en ünlüsü Odisseus, yirmi yıl sonra dönebildi yuvasına! Haliyle gemileriyle dönüşü sırasında denizlerde yaşadığı o olağanüstü serüvenlerden bazılarını, en yakınlarına anlatıyordu zaman zaman...Gerçekten de kral Odisseus, hep aklını kullanarak yol aldığı için, denizler tanrısı Poseydon ona çok kızıyor, gemilerinin üstüne üstüne azgın fırtınalar salıyordu... Bu yüzden bir keresinde büyücü tanrıça Kirke’nin ünlü adasına sığınmak zorunda kalmıştı yoldaşlarıyla... Ve bilgi edinmek için tanrıça Kirke’nin sarayına gönderdiği yirmi arkadaşı geri dönmeyince de onları bulabilmek için Kirke’nin sarayına doğru tek başına yola çıkmıştı... TANRI HERMES ÇIKTI KARŞIMA! Yorgun kral Odisseus; “Tam Kirke’nin konağına yaklaştığımda,bir delika..]]> Sun, 06 Oct 2013 13:55:44 +0400 İnsanı domuzlaştıran tanrıça https://www.evrensel.net/yazi/69212/insani-domuzlastiran-tanrica https://www.evrensel.net/yazi/69212/insani-domuzlastiran-tanrica? Troya savaşına katılan ve hep aklını kullanmasıyla ünlü Yunanlı kent krallarından Odisseus, yirmi yıl sonra yuvasına dönebildi. Haliyle yaşadığı o olağaüstü serüvenleri anlatıyordu karısı kraliçe Penelopeya’ya. Penelopeya arada heyecandan kocasının ellerini sıkıyor, bir yandan da anlattıklarını dinliyordu can kulağıyla.. TANRIÇA KİRKE KONUSUNDA BİR ŞEYLER DUYMUŞTUM... Kral Odisseus; “Denizler tanrısı eli yabalı Poseydon, denizlerde hep aklımı kullanarak yol aldığım için bana çok kızıyordu,” diye yeniden söze başladı. “O yüzden sık sık gemilerimizin üstüne üstüne azgın fırtınalar salıyordu... Bir keresinde tanrıça Kirke’nin ünlü adasına sığındım yoldaşlarımla. Tabii onun hakkında birtakım duyduklarım vardı... Sahile çıkar çıkmaz, arkadaşlarımı yirmişer kişilik iki takıma ayırdım hemen. Takımın biri gemiyi bekleyecek, ötekisi..]]> Sat, 28 Sep 2013 15:56:54 +0400 Asalakları birlikte kovacaklardı https://www.evrensel.net/yazi/68689/asalaklari-birlikte-kovacaklardi https://www.evrensel.net/yazi/68689/asalaklari-birlikte-kovacaklardi? Bilindiği gibi hep aklını kullanan kral Odisseus; Troya savaşı sonrası ülkesine hemen dönemedi. Haliyle Odisseus'un öldüğünü düşünen bir sürü soylu asalak da, onun sarayına çöreklendi. Sözde dul kalan kraliçe Penelopeya ile evlenebilmek için aralarında yarışmaya,biryandan da halkın birikimlerini arsızca tüketmeye başladılar...” *** O gecenin ilerlemiş saatinde, sarayın avlusundaki damat adayları; içtikleri testiler dolusu şarabın da etkisiyle, kral Odisseus'un karısı güzel Penelopeya'nın yanına yatmak istediklerini açık-saçık sözlerle dillendirmeye başladılar... Haliyle Penelopeya'nın oğlu yeniyetme Telemahos;"Çok ileri gidiyorsunuz, ey anamın talipleri!" diye gürleyip dillendirdi öfkesini. "Yarın sabah kentin meydanında toplanalım; söyleyeceklerim var sizlere!” EURİKLEYA, ÇOK İÇTEN BİR KADINDI... ..]]> Sat, 21 Sep 2013 15:15:10 +0400 Şiirlerinde soluyan özgürlük https://www.evrensel.net/yazi/67932/siirlerinde-soluyan-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/67932/siirlerinde-soluyan-ozgurluk? Yalnızca Macaristan'ın yetiştirdiği birkaç büyük ozandan biri değildi Sandor Petöfi; bütün Avrupa ülkelerinde de Hugo'ların, Byron ve Heine'lerin yanında anılıyordu... S. Petöfi yoksul bir aileden geliyordu. Okulu da çok erken bıraktı. Bu kararında yoksulluğunun etkisi olduğu kadar ülkesini ve halkını yakından tanıma isteği de vardı. Bu yüzden ülkesini karış karış gezmeye başladı. İlkin asker olarak başladı bu gezilere. Sonra da gezici bir tiyatro grubuna katılıp bu serüvenini birkaç yıl daha sürdürdü... Çok zaman da yaya yapıyordu yolculuklarını... Bu yolculukları sırasında haliyle halkını ve de sorunlarını yakından görüp tanıdı. Halk, feodal rejimin ve Habsburg yönetiminin boyunduruğu altında inliyordu... Petöfi, içinden çıktığı yoksul ve ezilen bu halkın bilinciyle bütünleşti... Böylece çoğunluğu soylu sınıftan gelen ulusalcı ve a..]]> Sat, 14 Sep 2013 15:19:27 +0400 Barış martılarına dönüştüler https://www.evrensel.net/yazi/67244/baris-martilarina-donustuler https://www.evrensel.net/yazi/67244/baris-martilarina-donustuler? Binyıllardır dilden dile dolaşan barışla ilgili aşağıdaki öyküyü, Akdeniz halklarının bir selamı olarak anımsatmak istedim... Kral Keyks'le karısı kraliçe Alkyone, çok mutlu bir birliktelik içinde yaşayıp gidiyorlardıbir Akdeniz ülkesinde... Bu mutluluk, karı-koca olarak başbaşa verip yönettikleri ülkenin insanlarına da yansıyordu haliyle... KOMŞU KRALLAR ÇOK KISKANDILAR Ülkelerinde kavga dövüş olmadığı için de günden güne yüzü daha da güleçleşen halk; çalışma saatleri dışında tiyatro, spor yarışmaları, şiir ve destan söyleşileri gibi sanatsal etkinlikler için bolca zaman bulabiliyordu… Ne var ki ülkenin yakaladığı bu mutluluk; komşu kralların kıskaçlık ve talan tutkularını kamçılamakta gecikmedi! Oysa kardeş halklar olarak algıladıkları komşu ülkelerin parasında, malında hiç gözü yoktuı Keyks'lerin. Komşul..]]> Sat, 07 Sep 2013 17:35:05 +0400 Hep barışa koşacaktı halklar https://www.evrensel.net/yazi/65900/hep-barisa-kosacakti-halklar https://www.evrensel.net/yazi/65900/hep-barisa-kosacakti-halklar? Dünya emekçilerinin tanrısı topal Hefaystos, Olimpos’taki demirci işliğinde dövdüğü kalkanın üstüne, Troya ovasındaki o tanrılar savaşını anımsadı birden. Gelecekteki insanlar biraz daha Olimposlu tanrıları yakından tanısınlar diye, o günkü olaylarla ilgili sahneler dövmek istedi. Ama ilkin olup bitenleri anımsamaya çalıştı... KAZDAĞLARI DA ÇOK ÜRKTÜ SAVAŞTAN... Gerçekten de o gün Baştanrı Zeus’un buyruğuyla Olimposlu tanrılar, savaşı kızıştırmak için Troya ovasına indiler. Ovada akan ve aynı zamanda iki tanrı olan Dümrek Çayı’yla Skamandros Irmağı; Troyalılara kudurmuşçasına saldıran Yunanlı Ahilleus’u durdurmak için, geri geri çekilip yeniden üstüne üstüne çullanıyorlardı!... Ne var ki tanrıça Hera, zor durumdaki Ahilleus’u kurtarmak için Troya ovasını ateşe verdirdi. Her iki nehir tan..]]> Sat, 24 Aug 2013 13:55:01 +0400 Savaş nedir bilmeyen halklar https://www.evrensel.net/yazi/65157/savas-nedir-bilmeyen-halklar https://www.evrensel.net/yazi/65157/savas-nedir-bilmeyen-halklar? Kral Odisseus’un sarayı; onun dul kaldığını sandıkları karısı kraliçe Penelopeya’yla evlenmek isteyen, tanrıların özel olarak yarattığı damat adayı egemenlerle kaynaşıyordu. Savaş yorgunu Odisseus yirmi yıl sonra Troya’dan dönünce, kendi sarayına bir dilenci kılığında sığındı. Ve onun kral Odisseus olduğunu da yalnızca oğlu Telemahos biliyordu... Öğle yemeği sırasında kraliçe Penelopeya’yla evlenmek isteyen arsız egemenlerden biri, kocaman bir kemik parçasını fırlatıp büyük bir şangırtıyla Odisseus’un önündeki sofrayı devirdi!.. ODİSSEUS BİRKAÇ SERÜVENİNİ ANIMSADI.. Bu olay üzerine Odisseus, hemen yanına gelen oğlu Telemahos’a; “Bu herifin yaptığına sakın aldırma oğlum,nasıl olsa hesabını verecekler!” dedi. “Bak bu olay bana neler anımsattı, kısaca anlatayım, güzel oğlum,”diye birkaç serüvenini kısaca anlatmaya başladı. “Den..]]> Sat, 17 Aug 2013 12:26:56 +0400 Halklarımızla iç içe yaşayacaktık https://www.evrensel.net/yazi/64558/halklarimizla-ic-ice-yasayacaktik https://www.evrensel.net/yazi/64558/halklarimizla-ic-ice-yasayacaktik? İLKİN İHTİYAR NESTOR’UN YANINA GİTTİLER.. Telemahos ve arkadaşları; ilk olarak Troya savaşları sonunda ülkesine dönebilenlerden iyi yürekli kral Nestor’un ülkesine gittiler gemileriyle. Babacan kral Nestor, genç Telemahos’u iyice dinledi. Sonra da babası Odisseus hakkında çok daha fazla şeyler bilen güzel Helena’nın kocası kral Menelaos’un yanına gitmesini önerdi. “Arkadaşların da burada kalıp seni beklesinler,” dedi. İki tez ayaklı atın çektiği bir araba hazırlattı hemen ve kılavuz olarak oğlu Peysistratos’u görevlendirdi... Telemahos ve yeni arkadaşı Peysistratos, Menelaos’un sarayına vardıklarında çok iyi karşılandılar. Kral Menelaos; hiç tanımadığı bu iki konuğuna,Troya savaşından ve çok sevdiği eski arkadaşı kral Odisseus’tan söz etti sohbet olsun gibilerden... Ne var ki onun öyle rastgele anlattıklarını dinledikçe, Telemahos&..]]> Sat, 10 Aug 2013 13:18:36 +0400 Gökten düşen heykel https://www.evrensel.net/yazi/63897/gokten-dusen-heykel https://www.evrensel.net/yazi/63897/gokten-dusen-heykel? Dillerde dolaştığına göre Palladyondenen o ünlü tanrıça heykeli, İlos ve yoldaşlarının Troya kentini kurma çalışmaları sırasında durup dururken gökyüzünden düşmüştü! Onlar da bu heykeli tanrıça Atena’yla özdeşleştirdiler ve onun adına yaptıkları tapınakta özenle saklamaya başladılar... Daha sonraki yüzyıllarda, bu heykelin gerçeğinin kendilerinde olduğunu önesüren uluslar oldu. Böylece Palladyon’la ilgili öyküler; Akdenizli uluslardan uluslara, değişimler ve dönüşümler geçirerekten yüzyıllarca sürüpgitti... Ama pek bilinmeyen bir şey vardı: O da Palladyon öyküsünün tanrıça Atena’nın ta çocukluk günlerine dek uzanıyor olmasıydı... ÇOCUKLARA SAVAŞ OYUNLARI ÖĞRETİLİYORDU Tanrıça Atena, çocukluğunu deniz tanrısı Triton’un küçük kızı ..]]> Sat, 03 Aug 2013 16:21:38 +0400 Yeni bir ülke kuracaktı İlos https://www.evrensel.net/yazi/63216/yeni-bir-ulke-kuracakti-ilos https://www.evrensel.net/yazi/63216/yeni-bir-ulke-kuracakti-ilos? Troya savaşından yirmi yıl sonra ülkesine dönebien kral Odisseus, karısı kraliçe Penelopeya’ya savaş serüvenlerini anlatıyordu. Birara; “Bu Troya nasıl bir ülke, kimler kurmuş, anlatsan?”dedi Penelopeya... Odisseus duyduklarını anlattı kendince. O eskilçağda dillere destan olduğu gibi, Frigya kralının düzenlediği bir koşu yarışmasında birinciliği Çanakkale’nin bir köyündenİlos adlı bir genç kazandı. İlos,Tros adlı bir çiftçinin oğluydu. Yarışmanın ödülü; de köle olarak çalışacak „elli gençkız ve elli delikanlı“ dan oluşan bir topluluktu!.. İNSAN İNSANA KÖLE OLAMAZDI! İlos, kölelik denen olguyu hiç kabul edemediği için, kazandığı bu ödülü geri çevirdi! Böyle bir tepki karşısında şaşkına dönen Frigya kralı, sarayın bilicisine başvurdu. Bilici, İlos’a bu ödüle ek olarak ..]]> Sat, 27 Jul 2013 15:54:45 +0400 Artık savaş istemiyorlardı https://www.evrensel.net/yazi/62518/artik-savas-istemiyorlardi https://www.evrensel.net/yazi/62518/artik-savas-istemiyorlardi? Yunanlı Başkral Agamemnon’a kızıp savaştan çekilen yarıtanrı Ahilleus; can dostu Patroklos’u cepheye göndermek zorunda kaldı. Çünkü kendisi savaştan çekildiği ve Baştanrı Zeus da öyle istediği için Yunanlılar, Troyalılar önünde sürekli bozguna uğruyorlardı. Troyalılar sahile dek gelince Ahilleus’un gemilerinin de yakılma olasılığı ortaya çıktı! Ailleus Patroklos’u savaş alanına gönderirken kendi tanrısal silahlarıyla donattı. Sonra da Troyalı Hektor’la dövüşe girmemesi uyarısında bulundu... PATROKLOS TOZ TOPRAK İÇİNE DEVRİLİVERDİ! Ne var ki Patroklos; savaş alanına gelince önüne gelen Troyalıyı devirmenin verdiği coşku yüzünden olacak, Ahilleus’un uyarısını unutuverdi! Hektor’la çatışmaya girdi! Kısa bir ağız dalaşından sonra, Hektor’un bütün hışmıyla üstünefırlattığı kargı, doğrudan göğsü..]]> Sat, 20 Jul 2013 15:29:03 +0400 Tanrıları da vuracaktı savaş https://www.evrensel.net/yazi/61967/tanrilari-da-vuracakti-savas https://www.evrensel.net/yazi/61967/tanrilari-da-vuracakti-savas? Troya ovasında sürüp giden savaş sırasında Troyalıları destekleyen ve savaşı Kazdağları’nın doruğundan yönlendiren Baştanrı Zeus; eli yabalı kardeşi denizler tanrısı Poseydon’un Yunanlıları desteklediğini görünce çok öfkelendi. Hemen haber tanrıçası İris’le, denizin dibindeki sarayına çekilmesi buyruğunu gönderdi Poseydon’a. ZEUS ZEMBEREĞİ KIRIK TERAZİSİYLE BAŞ BAŞAYDI İris de gökkuşağına atladığı gibi doğruca Poseydon’un yanına indi. Ona Zeus’un buyruğunu iletince Poseydon çok öfkelendi.Daha sonra İris’le Poseydon, savaşın iğrençliği ve dünyanın güzelliği üstüne biraz yarenlik ettiler. Bu sohbetin ardından Poseydon, kardeşi Baştanrı’ya içinden küfürler savura savura denizin dibindeki yosun yeşili paslanmaz sarayına döndü… İris de Kazdağları’na döndüğünde, hani zembereği kırık o &uu..]]> Mon, 15 Jul 2013 09:42:18 +0400 Keşke hep barış olsaydı https://www.evrensel.net/yazi/61314/keske-hep-baris-olsaydi https://www.evrensel.net/yazi/61314/keske-hep-baris-olsaydi? Troya Savaşları sırasında Yunanlıların Başkralı Agamemnon, ünlü komutanı yarı ölümsüz Ahilleus’un sevgilisi Briseis’i, zorla elinden alıp kendi barakasına kapattı! Bu yüzden öfkesi ve hüznü gitgide şahlanan Ahilleus, artık bütün savaşlardan iğrenip barakasına çekildi. Hemen ana ocağına dönüp barışın, sevginin ve kardeşçe üretip bölüşmenin egemen olduğu yeni bir ülke kurmak istiyordu. Bu arada Yunanlı Başkral Agamemnon’un sürekli yenilgiye uğraması için Ahilleus’un anası tanrıça Tetis de, Olimpos’ta oturan Baştanrı Zeus’un yanına gitti. Zeus’un dizlerine sarılıp bu konuda ondan yardım istedi. ZEUS, TANRIÇA TETİS’İ KIRAMAZDI... Tanrıça Tetis’e zaten gizli bir aşkla vurgun olan Baştanrı Zeus, onun dileğini yerine getirmek üzere, Olimpos’tan Kazdağları’na inip oradan savaşı yönlendi..]]> Fri, 05 Jul 2013 17:13:53 +0400 Saltanatımızı savaşlara borçluyuz https://www.evrensel.net/yazi/60764/saltanatimizi-savaslara-borcluyuz https://www.evrensel.net/yazi/60764/saltanatimizi-savaslara-borcluyuz? Dillere destan olduğu gibi, sözde kaçırılan Yunanistanlı güzel Helena’nın namusunu temizlemek için Troya’ya savaş açan krallar kralı ve Baştanrı Zeus’un temsilcisi Agamemnon’un orduları, kentin surlarını aşamadıkları için Troyalılarla kentin dışında savaşıyorlardı hep. Her iki tarafın masum yiğitleri de, güzel Helena’nın namusu için vuruştuklarını sanıyorlardı... Savaşın sonlarına doğru bir gün, bütün tanrılar, Olimpos ülkesindeki Zeus’un altın sarayında toplanmış, ovada vuruşan hasım orduları izliyorlardı... Baştanrı Zeus, karısı Hera’yı ve kızı tanrıça Atena’yı biraz kızdırıp kışkırtmak için; “Helena’nın eski kocası Menelaos’a arka çıkan iki tanrıça var,” diye söze başladı. “Biri karım Hera, öteki de kızım Atena!. Görüyorsunuz işte, hem içkilerini içiyorlar, hem de aşağıdaki v..]]> Sun, 30 Jun 2013 02:35:52 +0400 Savaş bir yağma kavgasıydı https://www.evrensel.net/yazi/60067/savas-bir-yagma-kavgasiydi https://www.evrensel.net/yazi/60067/savas-bir-yagma-kavgasiydi? NAMUS TEMİZLEME BAHANESİYLE... Tanrıça Tetis’in ölümlü bir kraldan olma oğlu Ahilleus; Başkral Agamemnon’un başlattığı sözde namus temizleme amaçlı savaşın, aslında bir yağma savaşı olduğunu anlayınca, bütün savaşlardan iğrenip çadırına çekildi. Çünkü savaş nedeni sayılan Troya kralının oğlu prens Pâris, Yunanlı güzel Helena’yı zorla kaçırmamıştı.. Ama bir iş için Yunanistan’a gittiğinde, güzel Helena’yla tanışmıştı. Ama aşk tanrıçası Afrodit’in saldığı aşk okları yüzünden birbirlerine deli divane vuruldular. Sonra da birlikte Troya sarayına geldiler.... Yunan kent krallıklarının başı Agamemnon da; Baştanrı Zeus’un kendisiyle birkaç kez konuştuğunu, Helena’nın namusunu temizlemesi için savaş açma buyruğu verdiğini söylemeye başladı. Yüzlerce kent krallıklarından derlediği en se&ccedi..]]> Sat, 22 Jun 2013 06:08:43 +0400 Zeus’un kırık terazisi https://www.evrensel.net/yazi/59465/zeusun-kirik-terazisi https://www.evrensel.net/yazi/59465/zeusun-kirik-terazisi? KİMSE GÜCÜMÜ DENEMEYE KALKMASIN “Tanrılar, tanrıçalar; iyi dinleyin beni,” diye söze başladı. “ Ben Troya’daki savaşı tez elden, gönlümce bitirmek istiyorum. Ama içinizden biri, Yunanlı ordulara yardım etmeye kalkarsa, benden kötek yiyecek! Sonra da onu yeryüzündeki Tartaros çukuruna göndereceğim!.. Orası Hades’in cehennemidir,duymuşsunuzdur. İnanmazsanız hepiniz biraraya gelip gücümü bir deneyin! Örneğin beni bir altın halatla bağlayıp yeryüzüne indirmeye çalışın; gene de indiremezsiniz! Ama ben istersem, bu halatla hem sizleri yeryüzüne indirebilirim, hem de denizleriyle topraklarıyla birlikte yeryüzünü buraya çeker, Olimpos’un bir doruğuna asabilirim! Tekmil yeryüzü ve sizler, havalarda uçuşursunuz! İnsanlardan ve de siz tanrılardan işte öylesine üstün ve güçl&uum..]]> Sat, 15 Jun 2013 06:03:30 +0400 Barış pınarına dönüşecek https://www.evrensel.net/yazi/58897/baris-pinarina-donusecek https://www.evrensel.net/yazi/58897/baris-pinarina-donusecek? Ne var ki Odisseus; hep aklını kulandığı için kendisini çok seven tanrıça Atena’nın da yardımıyla, hiç tanımadığı Fayakların adasına, çırılçıplak da olsa, ulaşıp sığınabildi!. Fayaklar denen bu adahalkı, savaş nedir, silah nedir bilmezdi!.. Onu adanın kral ailesi, büyük bir sevecenlikle saraylarına buyur etti. FAYAKLAR KONUKLARINI ŞÖLENLERLE AĞIRLADI Kral ailesi, hiç tanımadıkları Odisseus’a hiçbir şey sormadan yedirip içirdiler. Çünkü bir konuğun karnı doyurulmadan, gereksinimleri giderilmeden ona kim olduğu bile sorulmazdı o ülkede. Ancak yemekten sonra kraliçe Arete, başından geçenleri anlatmasını istedi Odisseus’tan. Yorgun Odisseus; denizler tanrısı Poseydon’un gemisini ve yoldaşlarını, saldığı azgın dalgalarla ikinci kez batırdığını ve kendisinin dalgalarla boğuşa boğuşa, bu adaya zorlukla çıkabildiğini söylemekle yetindi... Kr..]]> Sat, 08 Jun 2013 06:13:25 +0400 Biz sevgiyi bölüşmek için geldik https://www.evrensel.net/yazi/58373/biz-sevgiyi-bolusmek-icin-geldik https://www.evrensel.net/yazi/58373/biz-sevgiyi-bolusmek-icin-geldik? BİR İNSANSAN, NE MUTLU SENİ DOĞURANA! Kızlar onu öyle çırılçıplak görünce çil yavruları gibi kaçıştılar. Yanızca ada kraılının kızı prenses güzel Nausikaa öylece dimdik yerinde kaldı. Çıplak kral Odisseus da; ‘acaba ayaklarına mı kapansam önce’ diye birşeyler geçirmeye başladı içinden. ‘En iyisi onunla konuşmak’, dedi kendi kendine. ‘Dizlerine sarılmaya kalkarsam belki de ürker kaçar’diye düşündü. O yüzden; “Yalvarırım sana kraliçem,”diye ürkek ürkek başladı konuşmasına.“İster bir tanrıça ol, ister insan; tıpkı tanrıça Artemis’e benziyorsun. Bir insansan, ne mutlu derim anana babana...” Böyle böyle yağdırdığı övgülerin ardından, kendisine kin besleyen denizler tanrısı Poseydon’un ardı ardına hem gemilerini, hem bütün yoldaşlarını saldığı azgı..]]> Sat, 01 Jun 2013 15:45:45 +0400 Savaşın adını yeni duyduk https://www.evrensel.net/yazi/57748/savasin-adini-yeni-duyduk https://www.evrensel.net/yazi/57748/savasin-adini-yeni-duyduk? Dillere destan olduğu gibi eskiçağda, karalar ve denizler tanrısı Poseydon’un canavarlara dönüştürdüğü bütün çocukları; denizlerin gizemlerini çözmeye kalkacak yürekli insanları çiğ çiğ yemek için, Akdeniz’in belli limanlarında sürekli nöbet tutuyorlardı... İşte kral Odisseus da, ülkesine dönerken mola verdiği bir sahilde, sırf merakını gidermek için on kadar kürekçisiyle, tanrı Poseydon’un Tepegöz denen oğlullarından Polifemos’un mağarasına girdi. Alnında tek gözü bulunan Polifemos da, Odisseus’un kürekçilerinden üçünü, akşam yemeğine dönüştürüverdi! ODİSSEUS’UN BÜTÜN GEMİLENİ BATIRDI POSEYDON Ama hep aklını kullanan Odisseus, bir punduna getirip Polifemos’un alnının ortasındaki tek gözünü, o gece bir sopayla kör etti!..]]> Sat, 25 May 2013 05:45:50 +0400 Ayneyas yeni bir ülke kuracaktı https://www.evrensel.net/yazi/57098/ayneyas-yeni-bir-ulke-kuracakti https://www.evrensel.net/yazi/57098/ayneyas-yeni-bir-ulke-kuracakti? ÇOBAN ANHİSES, KAZDAĞLARI’NA ÂŞIKTI.. Troya kralı Priyamos, iyi yürekli delikanlı Ayneyas’ın amcasıydı. . Çoban Anhises de babası... Ayneyas’ın çocukluğu, amcası kral Priyamos’un ünlü oğulları Hektor ve güzel Helena’yı sözde Yunanistan’dan kaçırıp getiren Pâris’le birlikte geçti... Ayneyas’ın babası Anhises; Kazdağları’nda sürülerini otlatırken sık sık kavalını çalar, ezgiler söylerdi. Kazdağları’na konuşlanıp Troya’daki savaşları çıkarlarınca yönlendiren tanrılar bile ona kulak kesilirlerdi... Hatta onun yaktığı ezgileri dinleyen güzellik tanrıçası Afrodit, Anhises’i büyük bir tutkuyla sevmeye başladı. Onunla birlikte olabilmek için bütün kadınsı hünerlerini kullandı... Anhises’in ezgileriyle coştuğu birgün, tanrılar ülkesi Olimpos’tan inip..]]> Sat, 18 May 2013 05:56:29 +0400 Başına gelecekleri anlamıştı https://www.evrensel.net/yazi/56496/basina-gelecekleri-anlamisti https://www.evrensel.net/yazi/56496/basina-gelecekleri-anlamisti? Gerçekten de Yunanlı yarıtanrı Ahilleus;Troyalı Hektor’un can dostu Patroklos’u öldürmesine çok öfkelendi; artık önüne gelen Troyalıyı kırıp geçirmeye başladı. Troyalı askerlerin bir kısmı, belki canımızı kurtarırız umuduyla kendilerini Ksantos Irmağı’na attılar. Ahilleus da onların ardı sıra atladı ırmağa! Önüne gelene saplıyordu kılıcını!.. Bir tanrı olan Ksantos Irmağı, birsüre sonra cesetlerle dolup tıkandı. Onca masum askerlerin kırılıp kırılıp gitmelerine isyan kesilen Ksantos, tümden kızıla kesilmiş öfkeli dalgalarıyla hemen boğmak istedi Ahilleus’u! KSANTOS IRMAĞI AHİLLEUS’U YAKALADI Durumu sezinleyen Ahilleus, Zeus’un kartalı gibi uçarcasına koşsa da çok geçmeden ırmak, kıpkızıl dalgalarıyla onu yakaladı. Artık tanrı Ksantos’un sularında can vereceğini iyice anlayan Ahilleus, kendine dost bildiği Olimposlu tanrılara yalvar yakar oldu... Heme..]]> Sat, 11 May 2013 07:11:27 +0400 Oğlunun ölüsünü istiyordu https://www.evrensel.net/yazi/54688/oglunun-olusunu-istiyordu https://www.evrensel.net/yazi/54688/oglunun-olusunu-istiyordu? Baştanrı Zeus’un yardım için gönderdiği ve bir delikanlı görüntüsüne bürünen tanrı Hermes de ona yoldaşlık ediyordu. Gene Zeus’un Olimpos’tan saldığı kartal da, alçaktan yüksekten süzülerekten kılavuzluk ediyodu onlara... TANRI HERMES BARIŞSEVERDİ Ayağı sandallı Hermes, elindeki tanısal değneğiyle kendilerini görünmez kılmıştı... Çok geçmeden sahildeki gemileri ve yarıtanrı Ahilleus’un barakasını koruyan yüksek çevre duvarına ulaştılar... Duvarın arkasında akşam yemeğini hazırlıyordu Yunanlı askerler. Hermes, değneğini şöyle bir havada savurdu: Bütün askerlerin gözleri bağlandı; kimseleri göremez oldular... Hermes, duvarların kalın ve tunçtan sürgülerini çekip kapıları açtı. Priyamos’u ve içi armağanlarla dolu arabayı avluya aldı.. Sonra da az ötedeki Ahilleus’un barakasının ö..]]> Sat, 20 Apr 2013 08:42:47 +0400 Barış umudunu sakın yitirme https://www.evrensel.net/yazi/54086/baris-umudunu-sakin-yitirme https://www.evrensel.net/yazi/54086/baris-umudunu-sakin-yitirme? Troya savaşını yönlendirmek için Kazdağları’nın doruklarına, adalet dağıtan altın terazisiyle konuşlanan Baştanrı Zeus, katırların çektiği arabadaki seyisle iyi yürekli kral Priyamos’a bir daha baktı. Az önce gönderdiği Baştanrılığın simgesi olan kartal, sessizce izliyordu arabayı. Kral Priyamos istemişti kartalı; Zeus da kıramamaış, göndermişti... Arabada çok değerli eşyalar, kilolarca altın vardı. Priyamos; oğlu Hektor’u öldüren Yunanlı yarı ölümsüz Ahilleus’a götürüyordu onları. Onları verip sevgili oğlu Hektor’un ölüsünü geri alacaktı ondan... Ne var ki Yunanlı hasım ordular onları görürse, soyulup öldürülmeleri işten değildi!.. O SEVDİĞİN İHTİYARA YOLDAŞ OL! Zeus hemen kılavuz tanrı Hermes’i çağırıp; “Bak Hermes,” diye söze başladı. “Şimdi hemen Troya ovasına in. Çok sevdiğin ..]]> Sat, 13 Apr 2013 06:05:18 +0400 Artık savaşlara son verelim https://www.evrensel.net/yazi/53514/artik-savaslara-son-verelim https://www.evrensel.net/yazi/53514/artik-savaslara-son-verelim? Gerçekten de tanrıça Tetis’in ölümlü bir kraldan olma oğlu Ahilleus; Başkral Agamemnon’un başlattığı sözde namus temizleme amaçlısavaşın, aslında bir yağma savaşı olduğunu anlayınca, bütün savaşlardan iğrenip çadırına çekildi. Ne var ki Yunanlılar, yenilgi üstüne yenilgiye uğrayınca, Ahilleus’un yeniden savaşa katılması için ona yalvar yakar oldular. Ahilleus sonunda biraz yumuşadı; kendi yerine can yoldaşı Patroklos’u gönderdi savaşa... CAN DOSTU PATROKLOS ÖLDÜRÜLÜNCE... Ne var ki Troyalı komutan Hektor, teke tek vuruşmada Patroklos’u kılıcıyla öldürdü!.. Olayı öğrenen Ahilleus da, haliyle ağladı yırtındı... Patroklos’un ölüsünü büyük odun yığınları üstünde yaktırdı. Küllerini bir altın kutuya koyup kazdırdığı mezarına gömdü. Bu arada kendisi de gidip Hektor’la..]]> Sat, 06 Apr 2013 05:11:14 +0400 Yeni bir dünyaya açtı yelkenlerini https://www.evrensel.net/yazi/52918/yeni-bir-dunyaya-acti-yelkenlerini https://www.evrensel.net/yazi/52918/yeni-bir-dunyaya-acti-yelkenlerini? TANRIÇA KALİPSO KİMDİ? Tanrıça Kalipso; Olimpos’ta oturan oniki tanrı-tanrıçanın, insanları sürekli birbirleriyle savaştıran o tantanalı ve hırslı yaşamlarından uzak, tek başına Malta adasında oturuyordu... Denizi seyrettiği bir gün, bir sal üstünde gördüğü yaralı Odisseus’u, adasına buyur etti. Ne var ki bir süre sonra da ona deli divane vurulup tam yedi yıl yanında alıkoydu!.. Umarsız kalan Odisseus da, tek başına sık sık kayalıklara oturup denize bakaraktan, Troya savaşı yüzünden karısı, oğlu ve öksüz kalan halkı için hep gözyaşları döküyordu. Şunu da hemen belirtmek gerekir ki, tanrıların dayatmalarına değil, hep aklını kullanaraktan yaşamını yönlendiren Odisseus’u, emekçi kadınların ve aklın tanrıçası Atena çok seviyor, ona hep kol kanat geriyordu. TANRIÇA ATENA, HEP AKLINI KULLANAN ODİSSEUS’A HAYRANDI O yüzden t..]]> Sat, 30 Mar 2013 08:13:12 +0400 Tanrıça çok seviyordu dünyamızı https://www.evrensel.net/yazi/52337/tanrica-cok-seviyordu-dunyamizi https://www.evrensel.net/yazi/52337/tanrica-cok-seviyordu-dunyamizi? TANRIÇA KALİPSO KİMDİ? Gerçekten de tanrıça Kalipso; Olimpos’ta oturan 12 tanrı-tanrıçanın tantanalı ve sürekli insanları birbirleriyle vuruşturan o hırslı yaşamlarından hep uzak durdu; hep kendi halinde dünyamızda yaşadı... Yaşadığı adanın bir yamacında, kişisel beğenilerine göre döşediği bir mağarası vardı. Buradan denizi bütün açıklığıyla gözlemleyebiliyordu. Bu adaya konuk olarak gelen tanrılar oluyordu zaman zaman. Bir keresinde üzüm bağlarının ve şarabın tanrısı Diyonisos; şenşakrak müzik alayıyla birlikte, birkaç günlüğüne gelip burada konaklamıştı. Ayrılırken de, anı olarak birkaç asma fidanı bırakmıştı Kalipso’ya. Kalipso, bu fidanlarla, adanın pek çok yerinde asma bahçeleri oluşturmuştu. Yardımcılarıyla birlikte, asmaların cömertçe sunduğu üzümlerden her yıl bol bol şarap kurmaya da başlamıştı. Zaten Kalipso, adas..]]> Sat, 23 Mar 2013 07:51:54 +0400 Kadın ya da son sığınak https://www.evrensel.net/yazi/51700/kadin-ya-da-son-siginak https://www.evrensel.net/yazi/51700/kadin-ya-da-son-siginak? İllyes’in bütün yazılarındaki dili, açık ve durudur. Gerek günlük yaşamla ilgili konuları, gerekse yaşlılık ve ölüm izleklerini işleyen şiirleri hep yalın söylemlerle örülmüştür. Şiirlerinde genellikle çok liriktir. Gerçekten de çok şiir yazdı İllyes!.. Ama genel olarak A. Jozsef gibi halkının acılarını dillendirmenin yanında, özellikle horlanan kadının ve çocukların sorunlarına büyük bir önem veriyordu. Fransızca olarak yazdığı şiirlerin yanında, tiyatro oyunları ve gezdiği ülkelerle ilgili anı yazıları da vardır. Dünyaca ünlü bu ozanımızdan çevirdiğim kadınla ilgili bu uzunca şiir; aynı zamanda, “Dünya Kadınlar Günü’ne” kendince bir selam olsun istedim... SIĞINAK BOŞUNA, hep o tatlı mı tatlı sözlerin. Biliyorum, avutmak istiyorsun beni. Ama sağlığımı geri veremezsin ki… İflah etmez bir dert bu, n..]]> Sat, 16 Mar 2013 07:37:24 +0400 Helena’nın tanrıçaya isyanı https://www.evrensel.net/yazi/51064/helenanin-tanricaya-isyani https://www.evrensel.net/yazi/51064/helenanin-tanricaya-isyani? TANRIÇA AFRODİT, PARİS’İ EVİNE GÖTÜRDÜ Ne var ki teke tek dövüş sırasında Menelaos, yaraladığı Paris’i tam öldürecekti ki tanrıça Afrodit, yeri göğü sis dumanlarıyla dolduruverdi! Yaralı Paris’i kaptığı gibi doğruca evindeki yatağına alıp götürdü. Ne var ki Helena evde değildi! Troyalı Paris, böyle ölmek istemiyordu; deli divane tutkunu olduğu güzel Helena’yı görmek istiyordu son kez… O yüzden Afrodit de bir kadın kılığına girip Troya surlarının üstünden dövüşü izleyen Helena’nın yanına gitti doğruca: “Bak kızım, dedi ona. Kocan Paris seni yatak odasında bekliyor. Birisiyle ölümüne dövüşmemiş gibi dipdiri, sapasağlam...” Bu sözleri duyunca göğsü daraldı Helena’nın. Çünkü eski kocası Menelaos, Paris’i yenmişti!.. Artık Menelaos’la ülke..]]> Sat, 09 Mar 2013 09:26:01 +0400 Barış güllerine dönüşecekti kan https://www.evrensel.net/yazi/50392/baris-gullerine-donusecekti-kan https://www.evrensel.net/yazi/50392/baris-gullerine-donusecekti-kan? Gerçekten de bu inanışın kökeni, savaş tanrısı Ares’e dayanıyordu... Zaman içinde barış, toprak ve bereketin simgesi olan Sümer ve Hitit kaynaklı Adonis inancı; Akdeniz coğrafyalarında etkinliğini aralıksız sürdürdü. Ayrıca birçok ozan ve plastik sanatçının yapıtlarına sürekli esin kaynağı oldu. KRAL KIZINI ÖLDÜRECEKTİ! Söylenceye göre Kıbrıs kralı Kiniras’ın talihsiz oğluydu Adonis... Mirha adında, güzelliği dillere destan bir de kızı vardı kralın. Kiniras, sarayda verdiği bir şölen sırasında, kızının güzellik tanrıçası Afrodit’ten daha güzel olduğu anlamında bir söz kaçırdı ağzından! Bunu duyan Afrodit de; hemen kral Kiniras’a ve kızı Mirha’ya, yanından ayrılmayan Eros aracılığıyla birbirlerine deli divane tutulmaları için aşk okları göndermeye başladı!... Bu okların etkisiyle kral; kızıyla yasak ilişkiye girmeye başladı gec..]]> Sat, 02 Mar 2013 10:40:09 +0400 Savaşın acıları hemen bitmezdi https://www.evrensel.net/yazi/49718/savasin-acilari-hemen-bitmezdi https://www.evrensel.net/yazi/49718/savasin-acilari-hemen-bitmezdi? Bilindiği gibi bir keresinde yoldaşlarıyla birlikte, dönüş yolunu tam öğrenmek için Ölüler Ülkesi’ndeki bilici Teyresyas’ın yanına gitmişti. Orada, ölmüş dünyalıların gölgeleri sarmıştı hemen çevresini. Babası Sisifos’u bir kayayı tepeye doğru yuvarlarken görmüştü!.. Ama onun Öyküsünü hemen anlatmak istemedi Penelopeya’ya... KÜÇÜK AYAS’I ANLATMAK İSTEDİ Bu arada daha önce gördüğü Büyük Ayas’tan hiç ayrılmayan Küçük Ayas’ın gölgesiyle de karşılaşmıştı. Onu hiç sevmemesine karşın, onun dillere destan öyküsünü kendince anlattı karısı Penelopeya’ya... Troya savaşına katılan Küçük Ayas’ın, aslında Büyük Ayas’la hiçbir akrabalığı yoktu. Yalnızca birzamanlar ikisinin de güzel Helena’yla..]]> Sat, 23 Feb 2013 06:05:21 +0400 Odisseus ölü canlarla konuştu https://www.evrensel.net/yazi/49167/odisseus-olu-canlarla-konustu https://www.evrensel.net/yazi/49167/odisseus-olu-canlarla-konustu? Bilindiği gibi bir keresinde Odisseus ve yoldaşları, tanrıça Kirke’nin Ege denizindeki görkemli adasında konaklamışlardı. Kirke, dönüş yolunu tam öğrenmeleri için onları Ölüler Ülkesi’ndeki bilici Teyresyas’ın yanına göndermişti. TİRO’NUN ÇOCUKLARI DA DÖNEMEDİ SAVAŞTAN Gün ışığının bile giremediği ve tanrı Hades’le tanrıça Persefone’nin yönettiği Ölüler Ülkesi’ne ulaştıklarında; ölmüş dünyalıların gölgeleri, Odisseus’un çevresini sarmıştı hemen!.. Odisseus karısına bunları uzun uzun anlattıktan sonra, Tiro adlı güzel mi güzel bir kızın kendisine söylediklerini de kısaca aktardı... Güzel Tiro, dünyamızdaki yaşamı sırasında bir ırmak tanrısına âşık olmuş, onunla ırmak boyunda sevişmişlerdi... Gebe kalınca da kimselere bir şey söyleyememiş... Daha sonra dünyaya gelen ikiz &cc..]]> Sat, 16 Feb 2013 06:36:00 +0400 Odisseus halkına kavuşacaktı https://www.evrensel.net/yazi/48563/odisseus-halkina-kavusacakti https://www.evrensel.net/yazi/48563/odisseus-halkina-kavusacakti? Kral Odisseus; katıldığı Troya savaşından sonra ülkesine dönerken, biraz dinlenmek için Ege denizindeki bir adaya gemilerini demirledi. Adanın tanrıçası güzel Kirke de; dönüş yolunu tam öğrenmesi için Ölüler Ülkesi’ndeki bilici Teyresyas’ın yanına gönderdi. Kürekçi yoldaşlarının bütün ağlamalarına sızlanmalarına karşın, günışığının ulaşamadığı bu ülkeye ulaşmıştı.. Ülkesine döndüğünde karısı mahzun Penelopeya’ya, başından geçenleri anlatıyordu dinlene dinlene... ÖLÜLER ÜLKESİNE ULAŞTIĞIMDA... “Ölüler Ülkesi’ne varıp kurbanlık iki koyunun kanını kazdığım bir kuyuya akıttıktan sonra” diye anlatmaya başladı Odisseus, “birilerinin çıkarları yüzünden savaşlarda zamansız ölenlerin uğultuları kapladı her yeri.” Ellerindeki silahlar ve bedenleri hâlâ ka..]]> Sat, 09 Feb 2013 09:08:46 +0400 Ölüler Ülkesi’ne de gitti Odisseus https://www.evrensel.net/yazi/47971/oluler-ulkesine-de-gitti-odisseus https://www.evrensel.net/yazi/47971/oluler-ulkesine-de-gitti-odisseus? Bilindiği gibi denizler tanrısı Poseydon, kral Odisseus'u hiç mi hiç sevmiyordu!.. Çünkü o denizlerin gizemlerini aklını kullanarak çözüyor, tanrı Poseydon'un egemenliğini sarsıyordu. O yüzden de, saldığı azgın fırtınalarla, Odisseus'un gemilerini sık sık batırıyor yada bilinmedik sahillere savuruyordu. KARISINA DENİZ YOLCULUĞUNU ANLATTI Troya'dan dönüş yolculuğunun sonuna doğru Odisseus; büyücü tanrıça güzel Kirke'nin adasına da uğramış, ama Kirke onu ve yoldaşlarını bir yıl alakoymuştu!.. Odisseus; "Sonunda dayanamayıp bu tutsaklığa isyan edince bizi serbest bıraktı tanrıça Kirke, " diye öyküsünü anlatmaya başladı karısı Penelopeya'ya. "Tabii bu özgürlüğe kavuşmamızda tanrıça Atena'nın da çok yardımları oldu... Ne var ki baba ocağına nasıl döneceğimizi söyleyecek olan bilici Teyresyas'ın ruhuyla görüşme..]]> Sat, 02 Feb 2013 05:44:42 +0400 Odisseus ölüler ülkesini anlattı https://www.evrensel.net/yazi/47406/odisseus-oluler-ulkesini-anlatti https://www.evrensel.net/yazi/47406/odisseus-oluler-ulkesini-anlatti? Bilindiği gibi Baştanrı Zeus’un kardeşi denizler tanrısı Poseydon, kral Odisseus’u hiç mi hiç sevmiyordu!.. Çünkü o denizlerin gizemlerini aklını kullanarak çözüyor, tanrı Poseydon’un buyruklarını dinlemiyordu. O yüzden de Poseydon, saldığı azgın fırtınalarla, Troya savaşı dönüşünde Odisseus’un gemilerini tümden batırmış, kendisini de savaş nedir bilmeyen Fayakların cennet adasındaki bir sahile doğru savurup atıvermişti!.. KARISINA DENİZ YOLCULUĞUNU ANLATTI Odisseus, ülkesine dönerken, büyücü tanrıça güzel Kirke’nin adasına da uğramıştı. Ne var ki orada arkadaşlarıyla birlikte zorunlu olarak bir yıl kaldı. Çünkü tanrıça Kirke onları bırakmak istemiyordu... Odisseus da artık özgür bırakılmaları konusunda ısrarlı olunca ve de Baştanrı Zeus’un araya girmesi yüzünden, tanrıça fazla diretemedi...]]> Sat, 26 Jan 2013 13:12:28 +0400 Müzisyen kedi ve şair Lorca https://www.evrensel.net/yazi/46798/muzisyen-kedi-ve-sair-lorca https://www.evrensel.net/yazi/46798/muzisyen-kedi-ve-sair-lorca? Ayrıca “La Barraca” adlı bir gezici tiyatronun yöneticisi oldu. İspanya köylerinde, kentlerinde sahne oyunları düzenledi. İlk şiirleri, “Şiirler Kitabı” adıyla yayınlandı. Daha sonra “İlk Çingene Romansları” adıyla yayınladığı şiir kitabı, yedi kez basıldı. Bu arada Amerika’da bir süre öğretim gördü. Yakından tanıma amacıyla birçok ülke gezdi. Bu ülkelerle ilgili yazdığı en güzel şiirlerini, “Şair New York’ta” adlı kitabında topladı. “Yerma” ve “Kanlı Düğün” onun en ünlü oyunlarıdır. KEDİLERİN EN YENİ ŞARKISI Benim evcil kedim, Mefistofeles’im, hem çıtkırıldım, hem bir aslan hava- larında hınzır! Ne güzel de uzanmış güneşleniyor bakın. Ama terbiyesi hep yerindedir onun, hem şakacı, hem biraz da fettandır. Üstelik tam bir müzisyendir de… Çok iyi anlar örneğin Debussi&..]]> Sat, 19 Jan 2013 14:01:22 +0400 Akan kana isyan etti ırmaklar https://www.evrensel.net/yazi/46159/akan-kana-isyan-etti-irmaklar https://www.evrensel.net/yazi/46159/akan-kana-isyan-etti-irmaklar? TROYALI ASKERLER KAÇIŞMAYA BAŞLADILAR Troyalı askerler, Ahilleus’un yeniden savaşa katıldığını duyunca, rastgele kaçışmaya başladılar... Ne var ki kaçışan birlikler, önlerine Ksanthos Irmağı çıkınca birden duraksadılar. Ahilleus da hemen aralarına girince, askerler iki kümeye ayrıldı. Kümelerden biri; toz duman içinde Troya sularına doğru canhıraş kaçışırken, diğer askerler de, kendilerini paldır küldür ırmağa atmaya başladılar!.. Onlar kendilerini suya attıkça, sular uğulduyor ve çığlıkları bulutların üstündeki tanrılar ülkesi Olimpos’a dek ulaşıyordu... Ahilleus’un kargısından kılıcından kurtulmak için, ırmağın yatağında bir kuytu köşecik arıyorlardı. Askerler ırmağa doluşunca, Ahilleus da atladı suya ve rastgele savurmaya başladı kılıcını! Kılıcın biçtiği her bedenden dile gelmez çığlıklar püskürüyordu. Birsüre sonra kolu ..]]> Sat, 12 Jan 2013 07:55:58 +0400 Böyle ateşler yakılmasaydı https://www.evrensel.net/yazi/45571/boyle-atesler-yakilmasaydi https://www.evrensel.net/yazi/45571/boyle-atesler-yakilmasaydi? ARTIK OLACAKLAR OLMAYA BAŞLAMIŞTI! Ve gerçekten de kendilerini tutamayıp birden hıçkırmaya başladı askerler: Okları, kalkanları ıslandı; yer yer kumsal da ıslandı akan o gözyaşlarıyla... Öfkeden tir tir titreyen Ahilleus; az ötede oturan Başkral Agamememnon’a dönerek; “Sen, erlerin Başbuğusun,” dedi. “Gün doğunca onlara buyur; Kazdağları’ndan bol bol odun kesip getirsinler buraya! Onları tutuşturup sevgili Patroklos’umuzu yakar, Hades denen ölüler diyarına yolcu ederiz. O zaman belki içimin yası biraz diner...” Bu sözleri duyan askerler, Patroklos’un ölüsü çevresinde sessizce birkaç kez dolandılar. Sonra çadırlarına çekildiler. Ertesi sabah, kızıla kesilen ufukta pembe, sarı giysiler içinde şafak tanrıçası Eos görününce, Başkral Agamemnon; “Askerler katırlarla Kazdağları’ndan odun kesip getir..]]> Sat, 05 Jan 2013 08:49:09 +0400 Savaştan utanacaktı insanlar https://www.evrensel.net/yazi/44349/savastan-utanacakti-insanlar https://www.evrensel.net/yazi/44349/savastan-utanacakti-insanlar? ÖLDÜRMESİ İÇİN KÖLE KADINLAR SUNDU Ne var ki dokuz yıl süresince Troyalılar, Yunanlı işgalcilere geçit vermedi. Üstelik Baştanrı Zeus’un hep Troyalıları desteklemesi yüzünden, Yunanlılar en güvendikleri yiğitlerini bir bir yitirmeye başladılar. Sözde Helena’yı Yunanistan’dan kaçırmakla bu savaşa neden olan prens Pâris’in, Yunanlı yarı-tanrı ünlü Ahilleus’u, silahlara tek duyarlı yeri olan topuğundan vurup öldürmesi de, ortalığı büsbütün karıştırdı! Savaşı kazanmak için Yunanlı komutanların başvurduğu bilici Kalhas; Lemnos adasında tek başına bırakıp geldikleri küskün kral Filoktetes’in getirilmesini önerdi. Bunun üzerine Başkral Agamemnon’un elçileri, zorla da olsa, sancılar içindeki Filoktetes’i Lemnos adasından alıp getirdiler. Doktor tanrı Askleyplos’un oğlu, iyileştirici otlarla F..]]> Sat, 22 Dec 2012 07:39:34 +0400 Zeus’un oğlu da ölecekti savaşta https://www.evrensel.net/yazi/43710/zeusun-oglu-da-olecekti-savasta https://www.evrensel.net/yazi/43710/zeusun-oglu-da-olecekti-savasta? FİLOKTETES DE HELENA İLE EVLENMEK İSTİYORDU Teselya kralı Filoktetes de bir zamanlar Troya savaşının nedeni sayılan güzel Helena’yla evlenmek isteyen adaylardan biriydi... Ne var ki Helena yüzünden birbirlerini vurup kırma söz konusu olunca, damat adayları bir anlaşma yaptılar: “Helena kiminle evlenirse evlensin, ilerde başına bir şey geldiğinde hep birlikte onun yardımına koşacaklardı!” İşte Helena, kral Menelaos’la evlendikten sonra, aşk tanrısı yaramaz çocuk Eros’un saldığı aşk okları yüzünden prens Pâris’le Troya sarayına kaçıp geldi. Yunanistanlı Başkral Agamemnon da, “Paris, Helena’yı zorla kaçırdı” şeklinde yaygara kopardı ve Baştanrı Zeus’un kendisini Helena’nın namusunu temizlemekle görevlendirdiğini öne sürüp Troya’ya savaş açtı. Oysa bu gerekçenin arka yüzünde Troya’nın altınları ve köle ola..]]> Sat, 15 Dec 2012 06:35:00 +0400 Hep kadının çocuğun yanındaki ozan https://www.evrensel.net/yazi/43090/hep-kadinin-cocugun-yanindaki-ozan https://www.evrensel.net/yazi/43090/hep-kadinin-cocugun-yanindaki-ozan? İllyes’in bütün yazılarındaki dili, açık ve durudur. Gerek günlük yaşamla ilgili konuları, gerekse yaşlılık ve ölüm izleklerini işleyen şiirleri de, yalın söylemlerle örülmüştür. Şiirlerinde genellikle çok lirikti. Gerçekten de çok şiir yazdı İllyes!. Ama genel olarak A. Jozsef gibi halkının acılarını dillendirmenin yanında,özellikle horlanan kadının ve çocukların yaşamı ve sorunlarına büyük bir önem veriyordu. Fransızca olarak yazdığı şiirlerin yanında, tiyatro oyunları ve gezdiği ülkelerle ilgili anı yazıları da var. Dünyaca ünlü bu ozanımızdan çevirdiğim iki şiirini, bu pazar sizlerle paylaşmak istedim… İyi okumalar, diyorum... GÖZYAŞLARIMDAKİ UMUT Devrilecek mezarım üstüne dünya, Notrdam Kilisesi’yle kentler ve dağlar tekmil ormanlarıyla, üstelik o gök kubbe de çökecek üst&uum..]]> Sat, 08 Dec 2012 07:38:25 +0400 Ares, su içirmezdi çeşmesinden https://www.evrensel.net/yazi/42418/ares-su-icirmezdi-cesmesinden https://www.evrensel.net/yazi/42418/ares-su-icirmezdi-cesmesinden? BAŞTANRI, GÜZEL EVROPA’YI KAÇIRDI... Zeus bir gün, Olimpos’taki sarayının penceresinden Kıbrıs taraflarına bakarken, arkadaşlarıyla çiçek toplayan Evropa’nın dile gelmez güzelliği karşısında mıhlanıp kalmıştı. Hemen ak bir boğaya dönüşüp Evropa’nın yanına inmişti bulutların üstündeki Olimpos’tan!. Kendini sevdirip okşattıktan sonra da, onu sırtına aldığı gibi, doğruca Girit adasına kaçırmıştı!. Güzel Evropa da artık töreler gereği baba evine dönemedi. Babası zalim kral Agenor da, oğlu Kadmos’u kız kardeşini arayıp bulmakla görevlendirdi. “Onu bulmadan sakın yanıma dönme!” dedi. Kadmos, bazı yoldaşlarıyla birlikte yollara düştü... Dünyamızda aramadığı yer bırakmadı. Sonunda bir biliciye başvurdu. Ünlü bilici, umarsız Kadmos’a hep yol almasını ve önüne çıkacak bir buzağıyı izlemesini, buzağının yoru..]]> Sat, 01 Dec 2012 07:02:21 +0400 Barış gücenirse gelmezdi artık https://www.evrensel.net/yazi/41741/baris-gucenirse-gelmezdi-artik https://www.evrensel.net/yazi/41741/baris-gucenirse-gelmezdi-artik? AHİLLEUS ARTIK ÇILDIRMIŞTI Bilindiği gibi savaşın dokuzuncu yılında, kendilerine çılgınca saldıran Yunanlı yarı-ölümsüz Ahilleus’tan kurtulmak için Troyalı askerler, surlardan içeri girip kapıları demirlediler. Ne var ki komutanları prens Hektor dışarıda kaldı. Surların üstünde durumu izleyen babası Troya kralı ihtiyar Priyamos ve anası Hekabe de, surlardan içeri girmesi için bağıra bağıra yalvarıyorlardı ona. Ama Hektor, ne olursa olsun işgalci orduların komutanı Ahilleus’a barış önerecekti: “Gel artık savaşa son verelim“ diyecekti. “Savaşın nedeni buraya kaçıp gelen güzel Helena’ysa, onu geri vereceğiz… Gel, Troya’da neyimiz var neyimiz yoksa hepsini kardeşçe bölüşelim; bundan böyle de silahlara veda edelim!“ diye son sözünü söyleyecekti… Olmazsa haliyle teke tek vuruşmak zorunda kalacaktı!&helli..]]> Sat, 24 Nov 2012 10:25:15 +0400 Tanrı armağanı tahta at https://www.evrensel.net/yazi/40421/tanri-armagani-tahta-at https://www.evrensel.net/yazi/40421/tanri-armagani-tahta-at? TROYA KENTİNE NASIL GİRİLECEKTİ? Gerçekten de öykü, Yunanlı Ahilleus’un ölümüyle başladı. Troya savaşlarının onuncu yılına doğru, Troyalı Paris’in fırlattığı ok; gücüyle ve yürekliliğiyle dillere destan yarı-ölümsüz Ahilleus’un silahlara tek duyarlı yeri olan topuğuna saplandı. Ahilleus, acı acı çığlıklar ataraktan can verdi. Yunanlı işgalci ordular da, artık çok zor duruma düştüler. Savaş gene surların dışında sürüp gidiyordu. Bir çeşit vurkaç savaşına dönüşen bu çatışmalarda bazen Troyalılar, bazen Akhalı ordular üstünmüş gibi görünüyordu… Tam bir bir yengiye ulaşabilmek için Akhalı Başkral Agamemnon ve komutanlar, yeni bir yönteme başvurmanın gerekli olduğunu düşündüler. Başvurdukları demirbaş bilicileri Kalhas da biraz düşündükten sonra; “Bir atmaca nas..]]> Sat, 10 Nov 2012 08:17:34 +0400 Krallar Kralı Agamemnon https://www.evrensel.net/yazi/39784/krallar-krali-agamemnon https://www.evrensel.net/yazi/39784/krallar-krali-agamemnon? KRALLAR KRALI AGAMEMNON KİMDİ? Gerçekten de antikçağda tanrılar; dünyayı ve diğer ikinci-üçüncü sınıf adi yaratılışlı yığınları yönlendirmesi için, bir avuç soylu aileyi özel olarak yaratıyordu. Onların kanları haliyle soylu, tanrısal kan oluyordu. İşte o yüzden de Troya fatihi ve Mükene kralı Agamemnon’un soyu, ta Baş tanrı Zeus’a dek dayanıyordu... Bunun en belirgin kanıtı da, elindeki Baş krallık asasının Baştanrı Zeus’un armağanı olmasıydı!... Bazı tarihçiler, onun işkenceci kral Tantalos’un soyundan geldiğini de ileri sürüyorlardı. Ne var ki kral Agamemnon, zaman içinde Yunanistan’daki yüzlerce kent krallıklarının başı olmayı becerdi. Sparta kralı Meneleos da onun kardeşiydi. Bu iki kardeş aynı zamanda bacanaktılar da! Meneleos, Baştanrı Zeus’un kızı ünlü güzel Helena’yla evliydi. Kendisi de Helena’nın yumurta iki..]]> Sat, 03 Nov 2012 10:46:18 +0400 Acıları umuda dönüştüren ozan https://www.evrensel.net/yazi/39225/acilari-umuda-donusturen-ozan https://www.evrensel.net/yazi/39225/acilari-umuda-donusturen-ozan? O yüzden bu hafta da bu soylu ozanımızdan başka örnekler sunacağım. Yalnız hemen şunu belirtmeliyim: Toplama kamplarında en sevdiklerini yitiren Saks, dünyaya olan aşkını ve ona bağladığı umudunu hiç yitirmedi. Acılar içindeki Saks, ölen en yakınlarının arkasından; “Ey dünya, katı bir demir dümdüz etti gülen yüzlerini Nasıl da gelmek isterlerdi onlar sana doğru Sırf tutkun oldukları için güzelliğine.“ diyecekti. Şiirlerine geçmeden önce haliyle onun kişiliğini ve yaşamını kısaca anımsamamız gerek. Yahudi kökenli Alman ozanı Nelly Sachs, 1891 yılında Berlin’de doğdu. Sekiz yıl süresince Nazilerden kaçıp saklandı ve yazar Selma Lagerlöf’un yardımıyla göçmen olarak İsveç’e sığınabildi. Bütün ailesi ve yakın dostları, Hitler’in toplama kamplarında yok edildi! Haliyle Sachs’ın şiirleri de, onun bu unutulmaz acılar..]]> Sat, 27 Oct 2012 10:52:06 +0400 Bir günah keçisiydi güzel Helena https://www.evrensel.net/yazi/38641/bir-gunah-kecisiydi-guzel-helena https://www.evrensel.net/yazi/38641/bir-gunah-kecisiydi-guzel-helena? Denizkızı Tanrıça Tetis, oğlu Ahilleus için silah döven Demirci Tanrı Hefaystos’u beklerken, birden Troya Kralı Priyamos geldi aklına. Sözde oğlunun hasmı olan Priyamos’a büyük saygısı vardı Tetis’in. Onun da adının örnek olarak gelecek kuşaklara ulaşmasını istiyordu. O yüzden Priyamos’un öyküsünün de kalkanın üstüne nakışlanmasını istedi, çok sevdiği Emekçilerin Tanrısı Demirci Hefaystos’tan... Bunun üzerine Hefaystos, Priyamos’un kimliğini getirdi gözlerinin önüne… BABASINA HİÇ BENZEMİYORDU PRİYAMOS Herkesin bildiği kadarıyla Priyamos, ilk Troya krallarından Laemedon’un oğluydu. Anası da o zamanlar Tanrı Skamandros denen Küçük Menderes Irmağı’nın kızıydı… Ne var ki Priyamos’un babası kral Laomedon konusunda dolaşan söylentiler, hiç de hoş şeyler değildi. Zaten Laomedon kra..]]> Sat, 20 Oct 2012 09:25:29 +0400 Ne çok özlemişlerdi barışı https://www.evrensel.net/yazi/38084/ne-cok-ozlemislerdi-barisi https://www.evrensel.net/yazi/38084/ne-cok-ozlemislerdi-barisi? ŞAİR TANRI, TROYA’DA KALDI Bu durumu Olimpos’taki sarayından gören Baştanrı Zeus, tanrıların hemen Troya ovasına inmelerini ve orada savaşan ordulardan bir tarafı desteklemelerini buyurdu. Ovaya inip karşıt orduları destekleyen tanrılar arasında da, teke tek kıyasıya tartışmalar oldu... Birsüre sonra da Olimpos’taki saraylarına geri döndüler. Ne var ki Troya’ya ve Kazdağları’na âşık olan şair tanrı Apollon dönmedi Olimpos’a!. Çünkü gönülden desteklediği Troyalı askerler; artık delicesine öldürme tutkusuyla yanıp tutuşan Ahilleus’un karşısında bozguna uğramış, her biri sığınacak bir köşe aramaya başlamıştı. Bu arada Troya kralı yaşlı Priyamos da, surların üstüne çıkıp kente doğru paldırküldür kaçışan askerlerini görünce, hemen surlardan inip sur kapısını tutan bekçilere; “Kapıları hemen açın! Askerlerimiz i&..]]> Sat, 13 Oct 2012 05:51:59 +0400 Savaş çarkı dönmeye başlayınca https://www.evrensel.net/yazi/37665/savas-carki-donmeye-baslayinca https://www.evrensel.net/yazi/37665/savas-carki-donmeye-baslayinca? ANASI AHİLLEUS’U ÖLÜMSÜZLEŞTİRMEK İSTEDİ Ahilleus, ölümlü bir babayla bir tanrıça olan Tetis’ten dünyaya geldi. Tetis, tek oğlu Ahilleus’un kendisi gibi ölümsüz olmasını istiyordu bir ana olarak... Hele hele bir savaşta gencecik ölmesini düşünmek bile istemiyordu! Onu ölümsüzleştirmek için sağ ayağının topuğundan tutup bedenini harlı ateşler üstünde tavlamıştı. Daha sonra cehennemdeki Stiks ırmağının sularına daldırıp daldırıp yıkamıştı... Ne var ki eliyle tuttuğu ayak topuğu, ateş ve su görmediği için, orası oğlunun silahlara duyarlı tek yeri olarak kalmıştı!..O yüzden tanrıça Tetis, oğlu Ahilleus’un kesinlikle savaşlara katılmasını istemiyordu. Çünkü katılacağı bir savaşta topuğundan vurulup öleceğini biliyordu... Tetis, oğlu yetişkinlik çağına gelince, gelecekle ilgili bütün bildiklerini bir ..]]> Sat, 06 Oct 2012 06:25:03 +0400 Başkral öz kızını kurban etti https://www.evrensel.net/yazi/37186/baskral-oz-kizini-kurban-etti https://www.evrensel.net/yazi/37186/baskral-oz-kizini-kurban-etti? BAŞKRAL AGAMEMNON BAŞTANRI’YLA ÜÇ KEZ KONUŞTU Bilindiği gibi Troya kralının oğlu Paris’in Yunanistanlı güzel Helena’yı sözde Troya’ya zorla kaçırması üzerine, Yunanlı Başkral Agememnon; namus temizleme gerekçesiyle Troya krallığına savaş açtığını duyurdu. Tanrılardan da savaş izni aldığını, ayrıca Baştanrı Zeus’la üç kez konuştuğunu da bu duyuruya ekledi... Artık Yunan krallıklarından en savaşçı gençleri devşirmeye başladı. Haliyle bir yandan da Agamemnon; düşlerine giren Troya’nın hazinelerini yağmalama, genç kızları köle olarak devşirme fırsatı verdiği için tanrılara için için dualar ediyordu!.. Ahilleus; tanrılarla insanların harmanlandığı o ünlü ve kirli Troya savaşları sırasında, Yunan ordularının en güçlü komutanıydı. Ve Tanrıça Tetis’in oğluydu. Ahilleus’un geçmişi de Baştanrı Z..]]> Sat, 29 Sep 2012 06:04:11 +0400 Acılarını şiirlere gömen ozan https://www.evrensel.net/yazi/36742/acilarini-siirlere-gomen-ozan https://www.evrensel.net/yazi/36742/acilarini-siirlere-gomen-ozan? Yahudi kökenli Alman Ozanı Nelly Sachs (Neli Saks), 1891 yılında Berlin’de doğdu. Sekiz yıl süresince Nazilerden kaçıp saklandı ve İsveçli Yazar Selma Lagerlöf’un yardımıyla göçmen olarak İsveç’e sığınabildi. Bütün ailesi ve yakın dostları, Hitler’in toplama kamplarında yok edildi. Haliyle Sachs’ın şiirleri de, onun bu unutulmaz acılarını bütün yakıcılığıyla yansıtıyordu. Ve bu kişisel acılarını, bütün öteki Nazi kurbanlarının çektikleriyle bütünleştiriyordu. N. Sachs’ın yapıtlarından yansıyan ve çok derinlerden gelen sesi; bir ermiş, bir bilge sesi gibidir. Ve bazen şiirlerindeki o anlaşılmaz gibi görünen ögeler, çok değişik imgeler ve derin anlamlar çağrıştırır. İsveç’te de şiirlerini, radyo oyunlarını Almanca olarak yazdı. Özellikle genç Alman ozanlar, onun şiirlerinde en büyük ..]]> Sat, 22 Sep 2012 05:42:00 +0400 Ahilleus, öldürdüğü Hektor'u yıkadı https://www.evrensel.net/yazi/36285/ahilleus-oldurdugu-hektoru-yikadi https://www.evrensel.net/yazi/36285/ahilleus-oldurdugu-hektoru-yikadi? GÖMÜLMEYEN BEDENLER, ÖLÜLER ÜLKESİNE ULAŞAMAZDI Gerçekten de Yunanlıların Komutanı Ahilleus, Troya Kralı Priyamos’un oğlu komutan Hektor’u öldürecek ve ölüsünü arabasının arkasına bağlayıp taş toprak üstünde sürükleyerekten, Troya surlarının çevresinde dokuz kez dolandıracaktı!. Bu gaddarlığa Kazdağları’nın doruklarından izleyen tanrılar bile isyan edecekti!.. Tanrıça Afrodit, hemen Troya ovasına inip Hektor’un bedenindeki kan lekelerini temizleyecekti. Öfkeden kudurmuşa dönen Yunanlı Ahilleus, Hektor’un ölüsünü Troyalılara bırakmayacak, çadırına alıp götürecekti! Ne var ki Antik Çağ’da en ağır ceza; bir ölünün gömülmemesi, onun kurda kuşa yem edilmesiydi. Çünkü gömülmeyen bedenler, yeraltındaki ölülerin yaşadığı ülkeye ulaşamıyorlard..]]> Sat, 15 Sep 2012 06:04:19 +0400 Tanrıçanın oğlu da savaş kurbanıydı https://www.evrensel.net/yazi/35899/tanricanin-oglu-da-savas-kurbaniydi https://www.evrensel.net/yazi/35899/tanricanin-oglu-da-savas-kurbaniydi? Tanrı, demirci işliğinde onun istediği silahları döverken, tanrıça güzel Tetis’le Hefaystos’un karısı Haris, konağın salonunda dertleşiyorlardı... Bu konuşmalar arasında Tetis, kendisinden ve yazgısından dert yandı uzun uzun. Baştanrı Zeus, onu “erkek egemen” duygularının oyuncağına dönüştürmüştü. Olup bitenleri gözleri yaşararaktan anlattı Haris’e... TANRIÇA TETİS, DENİZ İHTİYARI NEREUS’UN KIZIYDI Gerçekten de Deniz Kızı Tetis kimdi? Onun hakkında tanrılar da hep yarım yamalak bir şeyler bilirlerdi... Aslında Tanrıça Tetis , eski Deniz Tanrısı İhtiyar Nereus’un elli kızından biriydi. Ve Nereid’ler de denen bu kızların en güzeliydi!.. Ayağında da gümüş halhal vardı hep... Ege denizinin derinliklerinde ailecek oturdukları paslanmaz, yosun yeşili bir konakları vardı. Diğer kız kardeşlerine göre çok daha ince yürekli ve yardımseverdi Tetis...]]> Sat, 08 Sep 2012 10:30:44 +0400 Tanrıların buyruğuydu savaş https://www.evrensel.net/yazi/35081/tanrilarin-buyruguydu-savas https://www.evrensel.net/yazi/35081/tanrilarin-buyruguydu-savas? BAŞTANRI ZEUS, BAŞKRALA SAVAŞ AÇMA BUYRUĞU VERDİ Gerçekten de dillere destan olduğu gibi, Troya Kralı Priyamos’un yakışıklı oğlu Prens Paris; Yunanlı güzel Helena’yı sözde kaçırınca, buna misilleme olarak Başkral Agamemnon, Troya’ya namus temizleme savaşı açtı. Çünkü söylediğine göre, üç kez konuştuğu Baştanrı Zeus vermişti ona bu buyruğu. Agamemnon da, kendisine egemenlik değneğini armağan eden Baştanrı Zeus’tan bu buyruğu alır almaz, kent krallıklarından devşirdiği en seçkin askerlerle yüklü gemileri, Troya kentine yakın Aulis limanında buluşturdu... Ama Aulis limanında buluşan gemilerin Troya’ya hareket süreci yıllar aldı... Çünkü yelkenleri şişirecek tanrı rüzgarları esmiyordu bir türlü!... O yüzden Agamemnon; yanından ayırmadığı danışmanı ve tanrıların elçisi Kalhas’a, esmeyen rüzgarlar konusunda ..]]> Sat, 25 Aug 2012 07:32:21 +0400 Bir ölümsüz ozan için ağıt https://www.evrensel.net/yazi/34686/bir-olumsuz-ozan-icin-agit https://www.evrensel.net/yazi/34686/bir-olumsuz-ozan-icin-agit? Ölümsüz Ozan Garcia Lorca’nın çağdaşı ve çok yakın yoldaşı Miguel Hernandez, “Halkın Rüzgarı” adlı kitabında, İspanyol iç savaşının anlamını açıklamaya çalıştı. Franco yönetimi sırasında, birçok kez tutuklandı. Bir keresinde ölüm cezasına çarptırıldı. Daha otuz iki yaşındayken, 1942 yılında, mahpushane koşullarına dayanamayıp öldü. Evrensel Ozan Hernandez, karısına, çocuğuna duyduğu aşkı; onuru çiğnenen bütün halklara karşı duyduğu aşkla bütünleştirdi. Bu evrensel aşk, onun şiirlerinin ve kısacık yaşamındaki yolculuğun en belirgin bir menzil fenerine dönüştü... Bu arada yukarıda adını andığımız İspanyol Ozan Federico Garcia Lorca, daha gencecikken Franko yönetimi sırasında öldürüldü. Haliyle ozan, müzisyen, ressam, oyun yazarı ve gezginci bir tiyatro grubu da olan bu çok yönlü Evr..]]> Sat, 18 Aug 2012 05:50:06 +0400 Biraz su içebilseydi o barış çeşmesinden... https://www.evrensel.net/yazi/34291/biraz-su-icebilseydi-o-baris-cesmesinden https://www.evrensel.net/yazi/34291/biraz-su-icebilseydi-o-baris-cesmesinden? Gerçekten de savaşın sonuna doğru Troyalı askerler, Tanrı Apollon’un da yardımıyla üstlerine bir azgın ırmak gibi gelen Ahilleus’tan kaçıp surlardan içeri girdiler. Yalnızca Hektor kalmıştı surların dışında! TANRILAR DA KAZDAĞLARI’NA İNDİLER Tanrılar da Olimpos’tan apar topar Kazdağları’na inmişler; Troya ovasında teke tek vuruşan iki ünlü komutanı izliyorlardı... Olup bitenleri surların üstünden izleyen Kral Priyamos ve karısı Kraliçe Hekabe de; biran önce oğulları Hektor’un surlardan içeri girmesi için ağlayıp dövünüyorlardı durmadan.... Hekabe, sonunda kendini tutamayıp üstündeki gömleğini parçalayıp attı surlardan aşağı; memelerini kaldırdı havaya elleriyle; “Hektor, yavrucuğum, sana emdirdiğim bu memelerin hatırına yanıma gel!” diye bas bas haykırdı. Anasıyla babasının bu gözyaşları ve çığlıkları Hektor’u i..]]> Sat, 11 Aug 2012 09:21:57 +0400 Kardeşçe bölüşelim https://www.evrensel.net/yazi/33836/kardesce-boluselim https://www.evrensel.net/yazi/33836/kardesce-boluselim? İKİ DEV KARDEŞ İNSAN OLMAYI SEÇTİLER İşte böyle böyle resimler döverken birdenbire, denizler ve karalar tanrısı eli yabalı Poseydon’un çok güçlü ve dev yapılı o iki oğlu geldi aklına Hefaystos’un!. Gerçekten de Poseydon’un bütün çocukları dev yapılı olurdu hep... Çünkü Poseydon; dünyamızın gizemlerini özgürce çözmeye kalkmak gibi amansız bir hastalığı olan insanların, birgün kendi egemenliği altındaki denizlere ve kıtalara da el atmaya kalkacaklarından emindi. İşte bunu engellemek için çocuklarını çok güçlü devlere dönüştürüyor ve uzak denizlerle karaların fethine kalkışacak o meraklı yaratıkları çiğ çiğ yemeleri için, onları dünyamızın çeşitli limanlarına bekçi olarak yerleştiriyordu... Haliyle son doğan ikiz çocukları Otos ile Efiyaltes’i..]]> Sun, 05 Aug 2012 05:19:18 +0400 Savaşsız saltanat süremezlerdi https://www.evrensel.net/yazi/33371/savassiz-saltanat-suremezlerdi https://www.evrensel.net/yazi/33371/savassiz-saltanat-suremezlerdi? TANRILAR TOPLANTISI Bir ara Baştanrı Zeus’un her canı istediğinde düzenlediği ama hiç unutamadığı o Tanrılar Toplantısı geldi Hefaystos’un gözlerinin önüne. Çekicini bırakıp o toplantı sonunda olup bitenleri düşünmeye başladı... Gerçekten de birgün Zeus, bulutların üstündeki sarayının penceresinden Troya ovasını gözetlerken çok şaşırmıştı. Çünkü Başkralları Agamemnon’un çıkarları için vuruşan Yunanlı ordularla, kendilerini savunan Troyalı ordular; o barış denen şeyi çok özlemişler, artık yıllardır arkada bıraktıkları çocuklarına dönmek istiyorlardı... Karşılıklı döktükleri kardeş kanını içlerine sindiremez olmuşlardı! O yüzden savaşı bırakıp çadırlarına çekilmişlerdi! İşte bu durum Baştanrıyı çılgına döndürmüştü. SAVAŞLAR BİTERSE SALTANATLARI DA BİTERDİ! Zeus, büt&u..]]> Sat, 28 Jul 2012 08:44:40 +0400 Dönüşsüz gurbette bir yanık ozan https://www.evrensel.net/yazi/32989/donussuz-gurbette-bir-yanik-ozan https://www.evrensel.net/yazi/32989/donussuz-gurbette-bir-yanik-ozan? Ayda bir şiirlere ayırdığımız bu köşede, bir kez daha konuğumuz olacak Alman Ozan Haynriş Hayne (Heinrich Heine). Ülkemizde pek tanınmamasına karşın dünyaca ünlü bu evrensel ozanımız, 1797-1856 yılları arasında yaşadı. Ne var ki Yahudi kökenli olduğundan, çoğu kez Alman toplumunda dışlandı ve Fransa’ya göç etmek zorunda kaldı sonunda. Orada birçok ünlü düşünür ve sanatçıyla kalıcı dostluklar oluşturdu; zaman zaman onlarla sanatsal üretimini sürdürdü. Şiirlerinin çoğu, günümüzde bile dilden dile dolaşmakta, Almanya’nın bütün okullarında okutulan ders kitaplarında tanıtılmaktadır. “Silezyalı Dokumacılar” ve “Lorelay” adlı şiirleri, dünyaca en ünlü şiirleridir. Gurbet yaşamının son yıllarını yatalak olarak Paris’te geçirdi ve orada öldü. 1933 yılı Hitler döneminde, Alma..]]> Sat, 21 Jul 2012 08:45:10 +0400 Tanrı o sonsuz barışı resimledi https://www.evrensel.net/yazi/32615/tanri-o-sonsuz-barisi-resimledi https://www.evrensel.net/yazi/32615/tanri-o-sonsuz-barisi-resimledi? Savaşlardan iğrenen Dünya Emekçilerinin Tanrısı Topal Hefaystos; demirci işliğinde o canlar yakan silahlardan hiç dövmemesine karşın, bir ana gibi sevdiği Tanrıça Tetis’i kıramadı. Oğlu Ahilleus için bir kalkan dövmeye başladı. Ne var ki Hefaystos, kalkanın üstüne de dünyamızla, Troya savaşlarıyla ilgili barış ve aşk kokan resimler nakışlamak istiyordu... Sırf bu düşüncelerini insanlara ulaştırabilmek için... KOCASININ YENİDEN SAVAŞA BAŞLAMASINI İSTEMİYORDU Savaşın dokuzuncu yılında Troyalı Hektor’un, karısı Andromahe’yi ve bebekleri Astyanaks’ı görmeye geldiğinde olup bitenleri anımsadı birden Tanrı Hefaystos. Gerçekten de Andromahe’nin anne-babasını ve yedi kardeşini de Yunanlıların komutanı Ahilleus öldürmüştü! Haliyle savaş kurbanı Troyalı Andromahe; aynı Ahilleus’un kocası Hektor’u öldürüp kendisini dul, bebeklerini ..]]> Sun, 15 Jul 2012 07:53:17 +0400 Sonuna dek barış diyeceğim https://www.evrensel.net/yazi/32225/sonuna-dek-baris-diyecegim https://www.evrensel.net/yazi/32225/sonuna-dek-baris-diyecegim? Hefaystos da, hiç silah cinsinden aygıtlar dövmemesine karşın, bir ana gibi sevdiği Tanrıça Tetis’i kıramadı. Hemen demirci işliğine gidip aşkla yaratılan dünyamızdaki çileli insanlarla ilgili desenler nakışlamaya başladı dövdüğü kalkanın üstüne... Hefaystos çok iyi biliyordu ki savaşlar, büyük yıkımların kaynağıydı dünyadaki o mahzun insanlar için. Binyıllar boyunca insanlığa örnek olacak bu yıkımlardan bir aile dramını nakışlamak istedi kalkanın üstüne. Tanrıça Afrodit’le ilgili olarak dövdüğü resmin yanına, Troyalı komutan Hektor’un ve karısı güzel Andromahe’nin o yürek yakan son buluşmalarını nakışlamaya başladı... ANDROMAHE BÜTÜN AİLESİNİ YİTİRMİŞTİ BU SAVAŞTA Bilindiği gibi Troya sarayına gelin olarak gelen Tebai kralının tek kızı Andromahe’yi, daha ilk günden herkes sevip saymaya başlamıştı. Andromahe ..]]> Sat, 07 Jul 2012 05:50:22 +0400 Artık aşk yönlendirecekti dünyamızı https://www.evrensel.net/yazi/31816/artik-ask-yonlendirecekti-dunyamizi https://www.evrensel.net/yazi/31816/artik-ask-yonlendirecekti-dunyamizi? Tanrıça Tetis; Troya savaşları sırasında oğlu Ahilleus’un ölümünü biraz olsun öteleyecek silahlar dövdürmek üzere, Dünya Emekçilerinin Tanrısı Topal Hefaystos’un yanına gitti... Hefaystos da, hiç silah cinsinden aygıtlar dövmemesine karşın, bir ana gibi sevdiği Tanrıça Tetis’i kıramadı. Hemen demirci işliğine gidip aşkla yaratılan dünyamızdaki çileli insanlarla ilgili desenler nakışlamaya başladı. HEFAYSTOS, SANATÇI KİMLİĞİNİ ÖNE ALIYORDU HEP Demirci Tanrı Hefaystos; “tanrı kimliği”nden daha çok önem veriyordu “sanatçı kimliği”ne. O yüzden Tetis’in hatırına dövdüğü o uğursuz kalkanın üstüne nakışladığı resimler aracılığıyla, dünyamıza savaşlarla ilgili birtakım iletiler ulaştırmak istiyordu. Aslında savaşın vurduğu zıpkından yalnızca insanlar değil, o ölümsüz tanrı ve..]]> Sat, 30 Jun 2012 08:46:46 +0400 İki ozan iki hasret https://www.evrensel.net/yazi/31427/iki-ozan-iki-hasret https://www.evrensel.net/yazi/31427/iki-ozan-iki-hasret? Bu hafta sizlerle iki ayrı ozandan çevirdiğim, iki hasret şiirini paylaşmak istedim. Biri İspanyol Ozan Rafael Alberti... Kendisi ülkesinden uzaklardayken, can dostu Fransız Ozan Paul Eluard’ın öldüğünü duyunca, yanına çağırmış hemen onu!.. Diğeri Macar Ozanımız Endre Ady de, sürgün günlerini geçirdiği Paris’ten bir gel çağrısı alınca, büyük bir coşkuyla ona olan küllenmiş aşkını dillendirmiş... Bu iki ozanı çok kısa olarak tanıtan birkaç satırdan sonra, sözü onlara bırakıyoruz... RAFAEL ALBERTİ: İspanyol Ozan Rafael Alberti (1902-1999), pek çok sanat dalında ürünler verdi. Şiirler, tiyatro oyunlar, anı, eleştiri kitapları yazdı… Ama ozan yanı hep ağır basıyordu. Devrimci kişiliğini yansıtan şiirlerindeki cana yakınlık, içtenlik ve insancıllık gibi özellikler, başlıca temalarıydı.. Lorca, Picasso, Eluard en yakın dostlarıydı... PAU..]]> Sat, 23 Jun 2012 08:51:47 +0400 Tanrı Hefaystos’un mutlu dünyası https://www.evrensel.net/yazi/31019/tanri-hefaystosun-mutlu-dunyasi https://www.evrensel.net/yazi/31019/tanri-hefaystosun-mutlu-dunyasi? Sömürü savaşlarından iğrenen ayağı gümüş halhallı Tanrıça Tetis, Troya savaşlarına katılan oğlu Ahilleus için, hiç olmazsa ölümünü bir süre öteleyecek silahlar dövdürmek istedi. Bu amaçla Olimpos’ta oturan Demirci Tanrı Hefaystos’un işliğine gitti. Dünyamızdaki savaşların artık bitmesini isteyen Hefaystos da, silah cinsinden aygıtlar değil, ama insanlara hizmet verecek robotlar üretiyordu hep. Ne var ki içi acıya acıya da olsa, Tetis’i kıramadı... Hemen demirci işliğine gidip çekiciyle örs üstünde beş katlı bir kalkan dövdü. Kalkanın üstüne de, çok sevdiği dünyamızın o çileli insanlarıyla, ama özellikle kadınlarıyla ilgili desenler nakışlamaya başladı. Onların büyük bir yürüyüş içinde olduklarını, sonunda mutlaka onurlarına yaraşan bir dünya oluşturacakların..]]> Sat, 16 Jun 2012 15:40:15 +0400 Kadının bir armağanıydı umut https://www.evrensel.net/yazi/30561/kadinin-bir-armaganiydi-umut https://www.evrensel.net/yazi/30561/kadinin-bir-armaganiydi-umut? Troya savaşları sırasında Yunanlı komutan Ahilleus, kendi yerine savaş alanına gönderdiği can dostu Patroklos’un öldürülmesi üzerine çılgına döndü. Onu öldüren Troyalı Komutan Hektor’dan hemen öcünü almak için anası Tanrıça Tetis’e uzun uzun dert yandı. Kılıç-kalkan cinsinden yeni silahlar istedi ondan. Tetis de, savaşlardan iğrenmesine karşın, oğlunun ölümünü biraz geciktirecek silahlar dövdürmek üzere, çok sevdiği Dünya Emekçilerinin Tanrısı Topal Hefaystos’un yanına gitti... Hefaystos da, hiç silah cinsinden aygıtlar dövmemesine karşın, Tanrıça Tetis’i kıramadı. Hemen demirci işliğine gidip çekiciyle örs üstünde dövdüğü kalkanın üstüne, çok sevdiği dünyamızın o çileli kadınlarıyla ilgili desenler nakışlamayı düşündü..]]> Sat, 09 Jun 2012 08:46:49 +0400 Hefaystos'un nakışladığı dünya https://www.evrensel.net/yazi/30096/hefaystosun-nakisladigi-dunya https://www.evrensel.net/yazi/30096/hefaystosun-nakisladigi-dunya? OĞLUN İÇİN SON KEZ SİLAH DÖVECEĞİM Tetis, Hefaystos’a Troya savaşından ve oğlunun durumundan söz etti. Konuşmasının sonunda; “Evet, Sevgili Hefaystos,” dedi. “Oğlum Ahilleus için, hiç olmazsa onun ölümünü öteleyecek birkaç silah dövsen diyorum.” Hefaystos, birden sözünü kesip;“Sen hiç üzülme, Sevgili Tanrıçam, oğlunu koruyacak silahları dövüp getireceğim!” dedi ve hemen işliğinde işe başladı... DÜNYA EMEKÇİLERİ, KÖLELİĞİ DE SAVAŞLARI DA AŞACAKLARDI Gerçekten de Hefaystos; yeniyetmeliğinde kendisine analık eden Tanrıça Tetis’in etkisiyle dünyamıza ve orada yaşayan çok yetenekli ama dilediklerince yaşayamayan insanlara, yepyeni duygularla bağlanmıştı... Bu yüzden de insanlar kendisini Zanaatçıların Tanrısı olarak sevip saymaya başlamışlardı. Bunları düşün&u..]]> Sat, 02 Jun 2012 07:53:02 +0400 Tanrı son kez silah dövdü https://www.evrensel.net/yazi/29290/tanri-son-kez-silah-dovdu https://www.evrensel.net/yazi/29290/tanri-son-kez-silah-dovdu? Tetis, katılacağı bir savaşta kesinlikle öleceğini biliyordu oğlu Ahilleus’un. Onun ölümünü hiç olmazsa biraz geciktirecek silahlar dövdürmek için Olimpos’ta oturan Dünya Emekçilerinin Tanrısı ve çok sevdiği topal Hefaystos’un sarayına gitti doğruca,,, TETİS DE HİÇ SEVMİYORDU SAVAŞLARI Topal Tanrı Hefaystos, bir ana gibi sevdiği Tanrıça Tetis’i çok candan ve coşkuyla karşıladı evinde. Hemen elini ellerine alıp; “Sevgili tanrıçam, hoş geldin! Pek geldiğin yoktu Olimpos’a?.. Doğrusu çok sevindim!..” dedi. Biraz hoşbeşten sonra, insanların ve tanrıların dünyasından söz ettiler karşılıklı... Ama hemen yaşlı gözlerle; “Bak, Sevgili Hefaystos,” diye derdini dökmeye başladı Tetis. “Şu tanrıçalar arasında benden daha dertlisi var mı acaba? Baştanrı Zeus, deniz tanrıçaları arasında bir tek beni evl..]]> Sat, 19 May 2012 08:51:38 +0400 Yanık bir şairin türküleri https://www.evrensel.net/yazi/28839/yanik-bir-sairin-turkuleri https://www.evrensel.net/yazi/28839/yanik-bir-sairin-turkuleri? Daha önce de Attila Jozsef’ten çevirdiğim şiirlerden bazılarını bu köşemizde sizlerle bölüşmüştüm. Aldığım bazı iletilerde okurlarım, ondan daha başka şiirler sunmam için beni daha da yüreklendirdiler. O yüzden çok genç yaşta canına kıyan bu sancılı ozanımızdan birkaç şiiri daha sunuyorum aşağıda. Özellikle bir ozanın yaşamındanbazı kesitleri bilmek, onun şiirlerini daha iyi anlamamıza yardımcı olur. O yüzden kısaca yaşam öyküsünü anımsayalım, diyorum...(*) Macaristan edebiyatının evrensel bağlamda en tanınmış ozanı Attila Jozsef, bahçıvan bir babayla çamaşır emekçisi bir anneden dünyaya geldi. Babası çocuklarını ve eşini bırakıp Romanya’dan ayrılınca; tek başına kalan annesi; küçük Attila’yı bir aileye “evlatlık” vermek zorunda kaldı yoksulluk yüzünden. Attila o ailenin domuzlarını gütme..]]> Sat, 12 May 2012 07:42:57 +0400 Canlı alet olamazdı insan https://www.evrensel.net/yazi/28412/canli-alet-olamazdi-insan https://www.evrensel.net/yazi/28412/canli-alet-olamazdi-insan? Savaş denen afetin, iğrenç bir yağma kavgası olduğunu anlayınca, Yunanlı Komutan Ahilleus, savaşlara veda deyip çadırına çekilmişti. Ne var ki can dostu Patroklos’un Troyalı komutan Hektor’un kılıcıyla can verdiğini duyunca da çılgına döndü! Ege denizinin dibindeki konağında oturan anası Tanrıça Tetis’i yardımına çağırdı hemen: “Bana güçlü silah bul anacığım,silah!” diye ağladı sızladı. Artık Ahilleus’u durdurmanın olanaksızlığını bilen Tanrıça Tetis, katılacağı savaşta onun topuğundan vurulup öleceğini anladı. Hiç değilse ölümünü biraz geciktirmek istedi. Bunun için de, Emekçilerin Tanrısı Demirci Topal Hefaystos’a kılıç-kalkan gibi silahlar dövdürüp oğluna vermek gerekiyordu!.. Bu amaçla Tanrıça Tetis hemen havalanıp doğruca Olimpos’taki Hefaystos’un konağına gitti. Bu k..]]> Sat, 05 May 2012 08:38:20 +0400 Emekçilerin tanrısı silah döver miydi? https://www.evrensel.net/yazi/27980/emekcilerin-tanrisi-silah-dover-miydi https://www.evrensel.net/yazi/27980/emekcilerin-tanrisi-silah-dover-miydi? Birsüre susan Tanrıça Tetis; “Ne silahı yavrum? Artık silahlara veda diyelim!” dedi usulca.. BAŞKRAL HABİRE SÖMÜRÜYORDU BİZLERİ Ahilleus da; “Anacığım, Başkral Agamemnon’un o çirkin amacını sezdikten sonra “savaşlara veda!” demiştim!” diye kesik kesik konuşmaya başladı. “Savaşın getireceği o ilençli ünden de caymıştım. Artık ülkeme dönecektim. Orada halkımla iç içe olacak, birlikte ürettiklerimizi kardeşçe bölüşecek, bölüştürecektim... Çünkü anladım ki insanlar üretmeyi değil, ürettiklerini bölüşmeyi bilmiyor!.. Bölüşseler de, güçlü olan, ötekinin payını almaya kalkıyor!. İşte o Başkral bozuntusu Agamemnon, hepimizi buraya sözde Troyalı Paris’le kaçan güzel Helena’ın namusunu temizlemek için getirmişti, değil mi?. O yüzden..]]> Sat, 28 Apr 2012 09:17:29 +0400 Halkın yüreğinde ölümsüzleşirdin https://www.evrensel.net/yazi/27524/halkin-yureginde-olumsuzlesirdin https://www.evrensel.net/yazi/27524/halkin-yureginde-olumsuzlesirdin? Savaşlardan iğrenip çadırına çekilen Yunanlıların yarı-ölümsüz komutanı Ahilleus; Troyalılar karşısında yoldaşları Yunanlılar zor durumda kalınca, savaşa katılma konusunda biraz yumuşadı: Kendisi yerine can dostu Patroklos’u gönderdi savaş alanına. Gönderirken de hem kendi tanrısal silahlarını, hem de tanrısal atlarını verdi ona... Ve özellikle Troyalı Hektor’la teke tek vuruşmamasını tembihledi. Ne var ki Patroklos, savaş alanında birden coşup önüne geleni devirmeye başladı. O zaman da Troyalı Başkomutan Hektor, Baştanrı Zeus’un yardımıyla, Patroklos’u toz toprak içine deviriverdi o ünlü zıpkınıyla: sırtındaki tanrısal silahları da aldı. Sahipleri Patroklos’un böyle devrildiğini gören atları, uzun uzun gözyaşları döktü... Bu arada Troyalı ve Yunanlı yiğitler; “Patroklos’un ölüsünü sen değil ben alıp götüreceğim” ..]]> Sun, 22 Apr 2012 05:46:11 +0400 Hep sevgi şahlanıyordu şiirlerinde https://www.evrensel.net/yazi/27047/hep-sevgi-sahlaniyordu-siirlerinde https://www.evrensel.net/yazi/27047/hep-sevgi-sahlaniyordu-siirlerinde? 1823-1849 yılları arasında yaşayan Sandor Petöfi; yalnızca Macaristan’ın yetiştirdiği birkaç büyük ozandan biri değildi. Avrupa ülkeleri de hep büyük bir ozan olarak tanıdı onu. Bu yüzden Hugo’ların, Byron ve Heiyne’lerin yanında onun da adı geçerdi.. Ne var ki daha gencecikken, yirmi altı yaşında, yazacaklarını yazamadan, ülkesinin kurtuluşu için savaşırken dünyamızdan ayrıldı... Petöfi yoksul bir aileden geliyordu. Okulu da çok erken bıraktı. Bu kararında yoksulluğunun etkisi olduğu kadar ülkesini ve halkını yakından tanıma isteği de vardı. Bu yüzden ülkesini karış karış gezmeye başladı. İlkin asker olarak başladı bu gezilere. Sonra da gezici bir tiyatro kümesine katılıp bu serüvenini birkaç yıl daha sürdürdü... Çok zaman da yaya yapıyordu yolculuklarını... Böylece halkını ve de sorunlarını çok yakından tanıma olanağını bul..]]> Sat, 14 Apr 2012 07:25:38 +0400 Atlar da ağlıyordu savaşta https://www.evrensel.net/yazi/26600/atlar-da-agliyordu-savasta https://www.evrensel.net/yazi/26600/atlar-da-agliyordu-savasta? Savaşlardan iğrenip çadırına çekilen Yunanlıların yarı-ölümsüz komutanı Ahilleus; Troyalılar karşısında yoldaşları zor durumda kalınca biraz yumuşadı. Kendisi yerine can dostu Patroklos’u gönderdi savaş alanına. Gönderirken de hem kendi tanrısal silahlarını, hem de tanrısal atlarını verdi ona... Bütün hışmıyla vuruşmaya başlayan Patroklos, önüne çıkan her Troyalıyı deviriyordu hemen. Ama savaşın ikinci günü, Troyalıların ünlü komutanı Hektor’un kargısıyla, toz toprak içine yıkılıverdi! Acılar içinde kıvranırken; “Bak Hektor, şimdi anlıyorum. Bu uğursuz savaş hep ölüm getirecek bizlere!” diyebildi son söz olarak... Hektor; öldürdüğü Patroklos’un sırtındaki tanrı yapısı silahları çıkarıp aldı ve onları, yengisinin bir nişanesi olarak ,Troya’da onu bekleyen karısı mahzun Andromahe’ye yolladı. PATROKLOS S..]]> Sat, 07 Apr 2012 06:36:09 +0400 'Ben de savaş kurbanıyım Hektor' https://www.evrensel.net/yazi/26153/ben-de-savas-kurbaniyim-hektor https://www.evrensel.net/yazi/26153/ben-de-savas-kurbaniyim-hektor? Troya savaşları sırasında Yunanlı Başkral Agamemnon, yarı-ölümsüz Ahilleus’un sevgilisini alıp kendi çadırına götürdü. Ahilleus da, Başkral’a ilençler, küfürler yağdırdı. Tanrıça Atena engellemesetydi onu öldürecekti. Sonunda Ahilleus, bütün savaşlardan iğrenip çadırına çekildi. Onun çekilmesiyle de Troyalılar, yengi üstüne yengi kazanmaya başlayınca, Ahilleus’a yeniden savaşa katılması için Yunanlılar yalvaryakar oldular: “Troya halkı bana ne kötülük etti de onları kırıp geçireceğim?” dedi kendini almaya gelen elçilere.. Ama Yunanlıların çok sıkıştığı bir sırada, can dostu Patroklos’u, kendi tanrısal silahlarıyla donatıp kısa bir süre için savaşa gönderdi... Ne var ki Patroklos’u da Troyalıların komutanı Hektor; kargısıyla vurup yere devirdi! Ve toz toprak içinde kıv..]]> Sat, 31 Mar 2012 07:08:58 +0400 Ne güzeldi barış rüzgarları https://www.evrensel.net/yazi/25716/ne-guzeldi-baris-ruzgarlari https://www.evrensel.net/yazi/25716/ne-guzeldi-baris-ruzgarlari? Troyalıların komutanı Hektor; Yunanlı komutan Ahilleus’un tanrı silahlarıyla donatıp kendi yerine savaşa sürdüğü Patroklos’u, kargısıyla vurup yere devirdi. Ve toz toprak içinde kıvranmaya başlayan Patroklos’un, artık birkaç söz söyleyebilecek kadar zamanı ve gücü kalmıştı: “Bak, Hektor,” dedi inleyerekten. “Her savaş gibi bu uğursuz savaş da kimselere yaramayacak. Sen beni öldürdün, ama Ahilleus da seni öldürecek! Ölümler ölümleri getirecek!” Birden büyük bir karanlık çöktü Patroklos’un gözleri üstüne ve sustu. Hektor, Patroklos’un üstündeki silahları aldı... Çünkü bu silahlar, Olimposlu tanrıların elinden çıkmıştı!.. Ne var ki silahları alır almaz, içine sapsarı bir acı çöktü Hektor’un. Aldığı silahlarla birlikte askerlerinin bulundu..]]> Sat, 24 Mar 2012 09:03:01 +0400 Tanrıların silahları ölüm kusuyordu https://www.evrensel.net/yazi/25227/tanrilarin-silahlari-olum-kusuyordu https://www.evrensel.net/yazi/25227/tanrilarin-silahlari-olum-kusuyordu? Toplantı sırasında; “Dünyayı sürekli savaş içinde tutmamız gerekir,” demişti Tanrıça Hera. “Çünkü insan denen o yaratıkların bizlerde bile olmayan bazı üstün yetenekleri var!. Bereket bunun bilincinde değiller. Hani onlar öyle bizim ağır baskımız altında bilinçsizce yaşamasalar, hemen el ele olup savaşlara son verirlerdi! Sonra da ülkemiz Olimpos’a gelirler, buradaki tahtımıza kurulurlardı!..” SAVAŞIN ÇARKI TANRILARIN ÇOCUKLARINI DA ÖĞÜTÜRDÜ! Baştanrı Zeus, toplantıdan sonra gene Kazdağları’nın doruğuna döndü. Troya Ovası’ndaki savaş, önceden kurguladığı gibi sürüp gidiyordu. Ama bir yandan da; “Evet, ta başında yeryüzündeki temsilcim olan Başkral Agamemnon’un isteği uyarınca bu savaşı ben kurguladım. Bu kurgu uyarınca Likya kralı olan oğlum Sarpedon, Yunanlı Patroklos’un kılıcıyla can ver..]]> Sat, 17 Mar 2012 07:48:43 +0400 Sancılı ozanımız Attila Jozsef https://www.evrensel.net/yazi/24760/sancili-ozanimiz-attila-jozsef https://www.evrensel.net/yazi/24760/sancili-ozanimiz-attila-jozsef? 06 Kasım-2011 tarihli bu köşemizde, sancılı ozanımız Attila Jozsef’ten çevirdiğim üç şiir yayınlanmıştı. Bu kez birkaç şiir daha sunuyorum aşağıda. İlgilenenler için, Türkçe olarak bir seçki kitabının yayınlandığını da duyuralım...(*) Ozanlar ülkesi Macaristan edebiyatının en tanınmışlarından olan Attila Jozsef, bahçıvan bir babayla çamaşır emekçisi bir anneden dünyaya geldi. Babası çocuklarını ve eşini bırakıp Romanya’dan ayrıldı. Tek başına kalan annesi de, küçük Attila’yı bir aileye “evlatlık” olarak vermek zorunda kaldı yoksulluk yüzünden. Attila o ailenin domuzlarını gütmeye başladı. Ne var ki annesi oğlunun özlemine dayanamayınca, onu yeniden yanına aldı... İki kız kardeşiyle birlikte yaşayan Attila, gittiği okula pek ısınamadı. Sık sık okuldan kaçıyordu. On bir yaşındayken şiirler yazmaya başladı. Büyü..]]> Sat, 10 Mar 2012 07:52:49 +0400 Savaş çarkı bir dönmeyegörsün... https://www.evrensel.net/yazi/24264/savas-carki-bir-donmeyegorsun https://www.evrensel.net/yazi/24264/savas-carki-bir-donmeyegorsun? YANİ BENİM OĞLUM DA MI ÖLECEK? Savaşı Kazdağları’nın doruklarından yönlendiren Baştanrı Zeus’un yanında, o gün karısı Tanrıça Hera da vardı. Oğlu Sarpedon’un canhıraş vuruştuğunu ve önceden kurguladığı gibi onun öleceğini anımsayınca, birden zıpkın gibi bir acı saplandı Zeus’un yüreğine. Karısı Hera’ya dönüp; “Çok sevdiğim oğlum Sarpedon’a yazık olacak!.. “ dedi içi yanaraktan. “Ne dersin Hera, onu alıp ta Likya’daki evine; karısının, çocuklarının ve onu çok seven halkının yanına göndersem mi diyorum?” Bunun üzerine tanrıça Hera; “Yahu bu savaşta senin oğlun gibi vuruşan nice tanrı çocukları var!” diye gürledi. “İşin ucu sana dokununca, oyunu hemen bozmaya kalkma!..” BAŞTANRIYSAN DA ADİL OLMALISIN Hiç yanıt vermedi Zeus. Aşağıda bulutların altındaki Troya ovasını, orada vuruşan oğlu ..]]> Sat, 03 Mar 2012 08:47:18 +0400