Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Tiyatro keyfi gene vefa borcu ödüyor: Cahide Sonku Müzikali* https://www.evrensel.net/yazi/75421/tiyatro-keyfi-gene-vefa-borcu-oduyor-cahide-sonku-muzikali https://www.evrensel.net/yazi/75421/tiyatro-keyfi-gene-vefa-borcu-oduyor-cahide-sonku-muzikali? Tiyatro Keyfi, 2015-2016 sezonunu Türk sinemasında Muhsin Ertuğrul’un açtığı yoldan ilerleyen ilk kadın sinema yönetmeni Cahide Sonku’nun (1919-1981) hareketli ve hüzünlü yaşam öyküsünü müzikal olarak sunarak açtı. Dillere destan güzelliğinin yanı sıra birçok alanda öncü olan Cahide Sonku; hiç kuşkusuz cumhuriyet döneminin en gözde isimlerinden biriydi. Şehir Tiyatrolarının parlayan yıldızı Sonku, günü geldi sinema yönetmeni olarak da ünlendi ve kendi film şirketini kurdu. Ancak yaşamı tarifsiz kederler ve talihsizliklerle doluydu. Tiyatro Keyfi’nin otuz küsur yıl içinde neredeyse unutulmaya yüz tutmuş böyle bir efsanenin yaşam öyküsünü, son yıllarda başarılı oyun metinlerine imza atmış Gökhan Eraslan’ın kaleminden irdelemesi ise alkışlanacak bir hatırşinaslık örneği oldu. İYİ YAZAR ERARSLAN Gökhan Erarslan, Cahide’nin yaşam öyküsünü bire bir anlatma yolunu seçmemiş, böylece tarih dersi vermek istememiş, pek de iyi etmiş. Yaşam öyküsünü magazin bulamacına hiç bulaştırmamış. Araşt..]]> Wed, 02 Dec 2015 05:00:53 +0300 Berksoy'dan Haldun Taner'e doğum günü armağanı: 'Dün-bugün' https://www.evrensel.net/yazi/75178/berksoydan-haldun-tanere-dogum-gunu-armagani-dun-bugun https://www.evrensel.net/yazi/75178/berksoydan-haldun-tanere-dogum-gunu-armagani-dun-bugun? Tiyatro 2000, 2015-2016 sezonu için anlamlı bir yapıma imza atmış. Edebiyatımızın Usta Yazarı Haldun Taner’in 100. doğum yılı nedeniyle, ustanın “Keşanlı Ali Destanı, “Vatan Kurtaran Şaban”, “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” ve “Günün Adamı” oyunlarından derlenmiş skeçlerle, Usta Tiyatrocu Zeliha Berksoy’un yönetiminde “Dün Bugün” başlıklı bir kabare hazırlamış. Bu müzikli güldürü, Türk geleneksel ortaoyunu biçiminde sahnelenmekte… Başarılı bir oyuncu kadrosu tarafından oynanan kabareye Malik Hakçe yönetimindeki orkestra İlteriş Sun, Yalçın Tura ve Cem İdiz’in müzikleri ile eşlik etmekte… İlteriş Sun, müzikleri yeniden yapılandırırken ritim kalıplarıyla oynayarak, sanırım kulaklarımızın aşina olduğu bazı ezgileri yadırgamamızı, yeniden algılamamızı istemiş. Tablolar, Emrah Kürekçi’nin parça dekorları ve Yakup Çartık’ın her zamanki gibi başarılı ışık rejisiyle renk kazanmış. Anonim bir çalışma olduğunu varsaydığım kostümler, dönemine uygun ve bugünü anımsatan bir düzenleme ile hem ..]]> Wed, 28 Oct 2015 05:00:42 +0300 ‘Ölenlere rahmet, yaralılara acil şifa’... https://www.evrensel.net/yazi/75128/olenlere-rahmet-yaralilara-acil-sifa https://www.evrensel.net/yazi/75128/olenlere-rahmet-yaralilara-acil-sifa? … demekle kapanmıyor içimizdeki yaralar! Ya da daha açık bir ifadeyle biz/bizler kapanmamasından, unutulmamasından yanayız. Nasıl kapansın, nasıl unutulsun ki yaralar, ardı arkası kesilmeyen yoğun şiddet olayları ile her gün karşı karşıyayız. 102 bedenden süzülen kanın, siyasal iktidarın “iktidardan uzaklaşma” ihtimali sürecine denk düşmesi rastlantı olabilir mi sizce? Çok safsanız neden olmasın? Kumpas ve kaos siyasetinin ülkeyi nerelere sürüklediğini her aklıselim sahibi biliyor artık. KIŞKIRTICI VE SALDIRGAN POLİTİKALAR Seçim öncesi, polislerce de bilindiği belgelerle sabit bu katliam, akıllara ister istemez 7 Haziran seçimlerinden hemen önce Diyarbakır’da ve 20 Temmuz’da Suruç’ta yaşanan bombalı saldırıları getiriyor. Ülkede bir kez daha şiddet ve kaos ortamı yaratılmaya çalışıldığı anlaşılıyor. Yaşananlar demokrasiye ve hukuka olan gereksinimin bir kez daha altını çiziyor. İşin doğrusu, biri/leri kaostan yararlanmak istiyor. Barış isteğinden, özleminden, savaşlara karşı ..]]> Wed, 21 Oct 2015 04:16:10 +0300 283 sanatçımızın 'Teröre hayır, kardeşliğe evet' bildirisi https://www.evrensel.net/yazi/75077/283-sanatcimizin-terore-hayir-kardeslige-evet-bildirisi https://www.evrensel.net/yazi/75077/283-sanatcimizin-terore-hayir-kardeslige-evet-bildirisi? Geçtiğimiz hafta hastaydım. Sahnede, mükemmel oyunculuğu ile sarıp sarmaladığı karaktere can verirken, izleyici olarak bizleri içine daldırdığı o boğum boğum, büklüm büklüm psikolojinin etkisinde her keresinde tutmayı beceren Tomris İncer’i Foça’dan uğurlamaya gidemedim. Ayrıca İstanbul dışındaydım. Damlayan su kadar duru tiyatrocu Argun Kıral ile son kez de olsa Teşvikiye Camii’nde buluşamadık. Sanatçı öznenin vazgeçilmez rolünü hiç yadsımadan yaşayan Sennur Sezer, benim 50 yıllık dostumdu. Davanın yeti ve emekle yoğrulması, Sennur Sezer’in davaya baş koymasıyla daha bir somutlaşmış, tüm çalışmaları dünyalaşmıştı. Aramızdan bedenen uzaklaşırken kapsamlı bir yaratılmışlık bıraktı, ama onu uğurlamam için bana zaman tanımadı, son kez de olsa rastlaşamadık. Üzgün, yılgın, keder dolu, özlem depreştirici, “Keşke daha çok görüşebilseydik” pişmanlığında bir hafta geçti. KÜRTLERE YÖNELİK BASKI Hemen ardından başını ulusalcıların çektiği bir grup sanatçının Kürt illerindeki devlet ka..]]> Wed, 14 Oct 2015 05:00:28 +0300 Yeni sezon geldi hoş geldi, aynaya renk geldi https://www.evrensel.net/yazi/75035/yeni-sezon-geldi-hos-geldi-aynaya-renk-geldi https://www.evrensel.net/yazi/75035/yeni-sezon-geldi-hos-geldi-aynaya-renk-geldi? Işığı yansıtır; maddelerin ve varlıkların görüntüsünü gösterir; cilalıdır, sırlıdır, camdandır Böyle tanımlanır. Daha günün ilk saatlerinde karşısında yer alınır, bakılır, işte o bakılan aynadır. Kimi bakar, göğsünden beline bedenini sıvazlar. Kimi… Örneğin ben, sabahları iyice yaklaşırım aynaya, göz bebeklerime bakarım. Göz bebeklerimin görüntüsünün derinini görmek isterim. Ruhumu… Ayna ile yüzleşmem sırasında içimdeki sesi yanıtlar, hatta yeri gelmişse küfür de ederim. Bir gün önceki “ben”i yargılamak isterim. Aynaya bakan gözümden, gözümün gördüğünü tanımlayan beynimden, gözümün gördüğünü yorumlayan yüreğime doğru inerim. ‘TİYATRODA AYNA VAR’ Tiyatroda sezon başladı ya da başlayacak. Tiyatro ayna ilişkisi, daha doğrusu “yansıma” deyince 2010-2011 sezonunda yer alan tiyatro eserlerine ilişkin eleştiri yazılarımın yer aldığı “Tiyatroda Ayna Var (Artshop – Ekim 2011)” başlıklı kitabımın ön sözünü konu kapısını aralamak açısından es geçemem. Bakın şöyle demişi..]]> Wed, 07 Oct 2015 04:51:38 +0300 13. Kıbrıs Tiyatro Festivali’nin en sivri oyunu: “Halktan Biri” https://www.evrensel.net/yazi/74987/13-kibris-tiyatro-festivalinin-en-sivri-oyunu-halktan-biri https://www.evrensel.net/yazi/74987/13-kibris-tiyatro-festivalinin-en-sivri-oyunu-halktan-biri? 13. Kıbrıs Tiyatro Festivali’nden geçen hafta bugün döndüm, yani bir anlamda 2015-2016 tiyatro sezonunu bu yıl Kıbrıs’ta açtım. Kıbrıslıların, Oscar Grup Otelleri ana sponsorluğunda düzenlenen festival nedeniyle Lefkoşa Belediye Başkanı Mehmet Harmancı’ya, Festival Komitesi Başkanı Kıymet Karabiber’e, Aliye Ummanel, Ceren Aktunç, Sevinç Tozduman, Erdoğan Kavaz, Ülgen Çakır başta olmak üzere Festival Komitesi’nin tüm üyelerine teşekkür borçlarını salonu her oyunda tıklım tıklım doldurarak ödediklerine de tanıklık yaptım. Festivalde Amerikalı Tiyatro ve Televizyon Oyunları yazarı Sam Bobrick’in (1932) “Halktan Biri-Travis Pine /A Man of the People” başlıklı oyununu Kıbrıs Türk tiyatro hareketinde, daha doğrusu genel anlamıyla Kıbrıs’ın sanat dünyasında çok özel ve önemli bir konuma sahip olan Yaşar Ersoy’un yorumuyla izledim. UYARLAMA VE DEKOR Yaşar Ersoy, Sam Bobrick’in 2005 yılında George Bush’un ABD başkanlığı zamanında yazdığı, seyirciyi bir yandan güldürürken, diğer yandan..]]> Wed, 30 Sep 2015 04:51:55 +0300 Barışın çivisini çakmak https://www.evrensel.net/yazi/74940/barisin-civisini-cakmak https://www.evrensel.net/yazi/74940/barisin-civisini-cakmak? Cesedi Muğla’nın Bodrum ilçesinde kıyıya vuran 3 yaşındaki Suriyeli mülteci Aylan Kurdî için “çok üzülen” devlet cüceleri; TV haber programlarını ve gazetelerini merhamet renklerine boyayan medya havuzu, vicdan sömürüsü yapma işlevlerini hâlâ sürdürüyorlar. Sultan ve Vezîr-i Âzam Kiziroğlu Ahmet Bey, mülteci sorunu karşısında Avrupa’yı “İnsanlığa davet” ederlerken “Biz büyük bir devletiz. Sınırlarımızı 2 milyon mülteciye açtık” diye böbür böbür böbürlenip övünüyorlar ve de elbette mazlum insanların yerinden yurdundan edilmesinin, mülteci olarak aç susuz yollara düşmesinin sorumlusu olduklarını söyleyemiyorlar. Sorarsanız, 2 milyon mültecinin asgari yaşamsal gereksinimlerini karşılama konusundaki becerisizliklerini kem küm edip bir türlü itiraf edemiyorlar. Cizre, Gever, Silopi, Lice, Varto, Suriçi’ndeki çocukları sokakta/evde ölüme mahkum eden iğrenç siyasetin uygulayıcıları “Şehit” askerlere acıyormuş gibi yapmayı da görev sayıyorlar. Sahtekarlar! UTANMIYORLAR İlleri, ilç..]]> Wed, 23 Sep 2015 04:51:09 +0300 Şu an batmakta olan geminin duvarlarına resim yapmaktasınız https://www.evrensel.net/yazi/74893/su-an-batmakta-olan-geminin-duvarlarina-resim-yapmaktasiniz https://www.evrensel.net/yazi/74893/su-an-batmakta-olan-geminin-duvarlarina-resim-yapmaktasiniz? Ve Brecht bir gün, Hitler’e ses çıkarmayan “makus talihlerine” razı sanatçılara seslenmiş: “Sizler şu an batmakta olan geminin duvarlarına çiçek resimleri yapıyorsunuz ve bunun adına sanat diyorsunuz.” Sizler de bu faşist dönemin sanatçılarısınız, hem de bizim sanatçılarımızsınız. Öldürülen insanlarımızla ilgili haberlerin ardı ardına geldiği, Türkiye’nin çıkmaz sokaklara girip, yolunu iyiden iyiye yitirdiği, bizden olanın bizden olana vurdurulduğu şu günlerde bu kaçışınız, bu saklanışınız nerede? Cizre’de sokağa çıkma yasağı, elektrik, su, ekmek yokluğu çekildi, cenazeler kaldırılamadı sizin maddeye giren ve onu kendi şekline sokan, can veren fikirleriniz neredeydi? İhsan Çaralan’ın da dediği gibi (11.09.2015-Evrensel), çözüm sürecinin şemsiyesi altında üç yıl süren ‘çatışmasızlık’tan bugünlere de 1 Kasım’ın AKP’nin bir ‘seçim zaferi günü’ olması için sürüklenirken, nerede kaldı sizlerin kötülüğe, kötülere, insanın insana kulluğunu yok etmeye yönelik işleviniz? İNSANLA, ..]]> Wed, 16 Sep 2015 04:52:44 +0300 Şiirimizin 50 yıllık bey oğlu: 'Ataol Behramoğlu' https://www.evrensel.net/yazi/74842/siirimizin-50-yillik-bey-oglu-ataol-behramoglu https://www.evrensel.net/yazi/74842/siirimizin-50-yillik-bey-oglu-ataol-behramoglu? İzmir’deydim öldürülen insanlarımızla ilgili haberlerin ardı ardına geldiği, içinde boğum boğum boğulduğumuz süreçte, Karşıyaka Belediyesi’in düzenlediği Dünya Barış Günü etkinliğine katılmadan edemezdim. Şiirler okundu, şarkılar söylendi, konuşmalar yapıldı; hem Türkiye’ye hem de dünyaya barış mesajları gönderildi. Diğer taraftan, aynı etkinlikte 50 yıldır “Barış” olgusuyla özdeşleşmiş Şair-Yazar-Çevirmen Ataol Behramoğlu’nun 50. sanat yılı göndere çekilmekteydi. BEHRAMOĞLU, EVRİM KESKİN’İN DE SESİNDEYDİ Gülsen Tuncer ve Altan Gördüm’ün birlikte sundukları geceye Nebil Özgentürk, Metin Uca gibi ünlü sanatçılar katıldı. Romanya ve Fransa’dan gelen Nikolae Dabija, Sofia Nazaridze Ataol Behramoğlu şiirlerinden bestelenmiş şarkılarıyla geceye renk kattı. Suriye doğumlu Şair Nouri al-Jarrah, Romanyalı Şair Ion Deaconescu, Gazeteci, Yazar, TV Programcısı, Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Şahin, 23. Dönem İzmir Milletvekili Kemal Anadol, kurulu düzene başkaldıran şiirleriyle tanıdığım..]]> Wed, 09 Sep 2015 05:00:16 +0300 Topçu, Levent Üzümcü'ye sahip çıksana... https://www.evrensel.net/yazi/74795/topcu-levent-uzumcuye-sahip-ciksana https://www.evrensel.net/yazi/74795/topcu-levent-uzumcuye-sahip-ciksana? İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Dr. Mimar Topbaş, Celal Annak (İBB Teftiş Kurulu Başkanı) ve Yardımcıları Abdurrahman Akbaş, Abdullah Aydın, Aydın Tanrıkulu. Bu adları aklınızın bir köşesine yazın! Bunlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarının (İBBŞT) başarılı oyuncusu Levent Üzümcü’nün Gezi olayları sırasında çekilmiş fotoğraflarına, 2013 Sosyalist Enternasyonal İstanbul Toplantısında yaptığı konuşmanın tam metnine, basına verdiği demeçlere ve sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlara mal bulmuş mağribi örneği bir şekilde yapışmış olanlar. Şimdi de şu adları (bence) belleğinize iyice kazıyın: (Gene) Dr. Mimar Kadir Topbaş, Osman Demir, Gökhan Yılmaz, Fatma Selman, Kenan Kırtıl, Temel Başalan, Turan Konak, Ahmet Bilal Kıymaz, Sami Şahin, Yaşar Parlak. İBB Yüksek Disiplin Kurulu üyesi bu amcalar da Levent Üzümcü’nün tiyatrodan ihracı “şerhiyle” ve memuriyetinin feshi istemiyle Teftiş Kurulundan gelmiş dosyayı bir güzel(!) incelemeye koyulmuşlar: “Haaa bu..]]> Wed, 02 Sep 2015 05:00:00 +0300 Tomris İncer, hasta karakterine can verirken… https://www.evrensel.net/yazi/74747/tomris-incer-hasta-karakterine-can-verirken https://www.evrensel.net/yazi/74747/tomris-incer-hasta-karakterine-can-verirken? Ses tonu, konuşma biçemi olağanüstü karakter yorumlamalarıyla insanı büyüleyen Tiyatro, Sinema ve Dizi oyuncusu Tomris İncer hasta. Geçen hafta bugün Seçkin (Selvi) sabah sabah telefon etti, “Tomris hastaymış, Yiğit (Sertdemir), Gülhan (Sertdemir), Eraslan (Sağlam) falan biz İzmir’e gidiyoruz” dedi. “Tomi”nin Karşıyaka’da bir hastanede yatmakta olduğunu söyleyip, Çeşme’deysem gelmemi istedi. İstanbul’daydım! Sorunlarımla göbek bağımı kesemeyecek durumdaydım. Kalakaldım! MÜKEMMEL OYUNCULUK YETENEĞİ Mükemmel oyunculuk yeteneğiyle, oyun sırasında bizleri izleyici olarak içine daldırdığı boğum boğum, büklüm büklüm psikolojiden kendini şıpınişi sıyıran usta bir oyuncu; böylece Tomris İncer hayranlığını, giderek tiryakiliğini yaratan bir fenomen o! Seçkin’in (Selvi) ve dostlarının uçağa bindikleri saatte Tomris İncer’i sahnede her izlediğimde onu hep damlayan bir suya benzetmiş olduğumu anımsadım. Damlayan su, taşı deler ya, o hesap işte! Tomris İncer’in, hep gülümseyen yüzü, ..]]> Wed, 26 Aug 2015 04:32:21 +0300 Bahçeli, Özkan ve Kocabıyık için suç duyurusunda bulunuyorum https://www.evrensel.net/yazi/74694/bahceli-ozkan-ve-kocabiyik-icin-suc-duyurusunda-bulunuyorum https://www.evrensel.net/yazi/74694/bahceli-ozkan-ve-kocabiyik-icin-suc-duyurusunda-bulunuyorum? Geçenlerde gazetelerde okudum. Milliyetçi Hareket Partisinin (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Halkların Demokratik Partisine (HDP) oy verenleri “şerefsiz, hain güruhu” ilan etmesinin ve yardımcısı Metin Özkan’ın bu sözleri yineleyerek, katıldığı bir televizyon programında: “Çantamda bunların 3 bin kişilik listesi var” demesinin ardından dokuz aydın (Baskın Oran, Gençay Gürsoy, Oya Baydar, Ergin Cinmen, Neşe Erdilek, Aydın Engin, Orhan Doğançay, Şanar Yurdatapan ve Sait Çetinoğlu) çeşitli kentlerdeki Cumhuriyet Savcılıklarına Ankara Cumhuriyet Savcılığına iletilmek üzere dava dilekçelerini vermişler. Ben eksik kalmışım. ARİFE TARİF GEREKMEZ Oysa HDP’ye ben de oy verdim ve muhtemelen o “meşum” listede benim de adım var. Yalıda oturup viski içmiyorum, ama ara sıra balkonda oturup rakı içtiğim oluyor. Yani MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin: “Yalıda viski içip HDP’ye oy veren şerefsizler” tanımının bir kısmına tıpatıp uyduğum için sessiz kalmayacağım. Danışmanı Metin Özk..]]> Wed, 19 Aug 2015 05:00:07 +0300 Şekip Avdagiç, yeter artık! susma, açıkla! https://www.evrensel.net/yazi/74647/sekip-avdagic-yeter-artik-susma-acikla https://www.evrensel.net/yazi/74647/sekip-avdagic-yeter-artik-susma-acikla? Bataklığın en derin kıyısında yolsuzluklar, hırsızlıklar, hukuksuzluk, şiddet ve kuralsızlıklar içinde debelenen halklarım, Ortadoğu’nun yeniden üleşilmesini isteyenlerin çıkardıkları/çıkaracakları savaşın daha farkında değiller. Okuyorsunuz, Evrensel’in ve diğer “özgür” gazetelerin yazarları, Sultan’ın seçimleri yenileme formüllerinin altındaki gerçekleri seçmenin gözünün önüne durmadan yığıyor. “Seni başkan yaptırmayacağız” diyen ve sözünü tutan HDP’yi küçük düşürerek ortadan kaldırmayı amaçlamanın altındaki pis politikayı, neredeyse lokma yapıp seçmenin ağzına veriyor. Meclis çoğunluğunu elde etmek için oynanan kanlı oyun sürekli irdeleniyor. Bu ortamda, ben gene İstanbul Atatürk Kültür Merkezi (AKM)’ni tavaya koyarsam kızar mısınız? N’olur kızmayın! Bu da ülkemizde süren, sürdürülen sanatsal savaş. Halklarımız bütün savaşları günü gelecek kazanacak, bu yazılar da bağımsız yargılamaların belgeleri olacak. OPERA OLARAK TASARLANAN İLK BİNA AKM’deyiz İnsiyatifi, “..]]> Wed, 12 Aug 2015 04:51:53 +0300 Ye’cûc ve me’cûc, Rumeli Hisarı Mescidi’ni ibadete açtı https://www.evrensel.net/yazi/74601/yec-c-ve-mec-c-rumeli-hisari-mescidini-ibadete-acti https://www.evrensel.net/yazi/74601/yec-c-ve-mec-c-rumeli-hisari-mescidini-ibadete-acti? Dinsel kitaplarda, çeşitli mitolojilerde, kültürlerde sözü edildiğine göre Ye’cûc ve Me’cûc denilen bir topluluk varmış. Bu topluluk cücelerden, şeytanlardan, falan oluşmuşmuş. Duy da inanma, ama kimi düşünürler bunların nüfusunun yoğun olduğunu, toplumun diğer fertleri ve diğer toplumlar üzerinde ciddi anlamda korku saldıklarını anlatırlarmış. ENBİYA SURESİ İslam Peygamberinin bazı hadislerinde Ye’cûc ve Me’cûc, kıyamet alametlerinden biri olarak geçmekteymiş. Bu kavmin çıkışı, Mehdi’nin vücut buluşundan ve İsa Mesih’in sahte Mesih Deccal’i öldürmesinden sonra gerçekleşecekmiş. Ye’cûc ve Me’cûc, Allah’ın kendilerine musallat edeceği bir bela ile “helak” edilecekmiş. Enbiya Suresi 96.-97. ayetlerde Ye’cûc ve Me’cûc ‘ün ortaya çıkışı: “… Nihayet Ye’cûc ve Me’cûc’ün sedleri açılıp her tepeden dünyaya akın etmeye başladılar. Eyvah, bizlere! Biz tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik” diye dillendirilmekteymiş. DEFNE HALMAN SÖYLEMİŞTİ Bu yılki Sadri Alış..]]> Wed, 05 Aug 2015 04:51:17 +0300 İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin önünde neler oldu neler! https://www.evrensel.net/yazi/74558/istanbul-ataturk-kultur-merkezinin-onunde-neler-oldu-neler https://www.evrensel.net/yazi/74558/istanbul-ataturk-kultur-merkezinin-onunde-neler-oldu-neler? İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin (AKM) kullanım alanı içerisinde olan yeşil alanın önünde Gezi İstanbul Pastanesi tarafından onarım adı altında inşa faaliyetleri yapılmakta olduğunu mart ayından bu yana yazıp çiziyor, her yerde konuşuyorum. “Kimse üzerine alınmadı yahu” diye hayıflanırken, bir ara Gezi Pastanesinin Sahibi Hakan Kıran, “İddia gerçek dışı” açıklaması yaptı; “AKM’nin bahçesine tek santimetrekarelik taşma söz konusu değildir” dedi. Ben de: “Doğru” dedim, “Taşma tek santimetrekarelik değil, parsel parsel (Bkz: Cumhuriyet-23.03.2015)”. ‘UYAN EY EHLİ HUKUK’ İnşaat, ileride AKM’de yapılacak uygulama sırasında bu alanın kullanılamayacağının “aççık seççik” ifadesiydi. Oysa mekan kimsenin beybabasının malı değildi ki! AKM Müdürlüğüne ait alan göz göre göre, bilmem kaç milyon İstanbullunun günlük tanıklığında günbegün işgal edilmekteydi. “Uyan Ey Ehli Hukuk” dedim, ama kuyruksuz aslanları uyandıramadım. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Baş..]]> Wed, 29 Jul 2015 04:50:30 +0300 Müzik aleminin Amazonu Çiğdem Erken’den yeni albüm: ‘Manita’ https://www.evrensel.net/yazi/74511/muzik-aleminin-amazonu-cigdem-erkenden-yeni-album-manita https://www.evrensel.net/yazi/74511/muzik-aleminin-amazonu-cigdem-erkenden-yeni-album-manita? Çiğdem Erken, 1995’ten bu yana toplam 45 tiyatro oyununun müziğine piyanist, müzik direktörü ve besteci olarak imza atan, müziğimizin majör gamları arasında yer alan kıymetlimizdir. Son geldiği her noktada hiç habersiz, bir ile biri çarparak albümlerde söz yazarı ve besteci olarak karşımıza dikilir. İlk albümü “Kız Kafası” ile 2011 yılında içimizi renklendirmiştir. “İstanbul Kızı”, daha sonra çıkagelir. Gürol Ağırbaş, Derya Türkan, Şenova Ülker, Bilal Karaman gibi müzisyenlerin ve birer şarkıda Umay Umay ve Ceylan Ertem’in konukluğunda çıkan albümün hemen ardından Metin Altıok için hazırlanan ve yayımlanan özel albümü rafları süslemiştir. “Dökülmüş Sevincin”, Müzik Ekspres ailesi tarafından 1. Alternatif Müzik Ödülleri’nde 2014’ün en iyi şarkısı olarak seçilir. GELELİM MANİTA’YA Çiğdem Erken’in üçüncü albümü olan “Manita”nın prodüktörlüğünü İskender Paydaş yapmış. Bu albümde vokalleriyle Özge Fışkın ve Hakan Gürbüz, gitarıyla/mandoliniyle Mehmet Cem Tuncer, cümbüşüyle Cenk Erdoğ..]]> Wed, 22 Jul 2015 04:27:33 +0300 Tiyatro-resim ilişkisinde Mehmet Güleryüz’ün yeri… https://www.evrensel.net/yazi/74466/tiyatro-resim-iliskisinde-mehmet-guleryuzun-yeri https://www.evrensel.net/yazi/74466/tiyatro-resim-iliskisinde-mehmet-guleryuzun-yeri? İstanbul Modern’in düzenlediği ünlü sanatçının 1960’lı yıllardan 2010’lu yıllara uzanan kariyerinin bir dökümü niteliğindeki kaçırılmaması gereken “Ressam ve Resim: Mehmet Güleryüz Retrospektifi”, İstanbul Modern salonlarında 26 Temmuz akşamına kadar sürecek. Sergi, Güleryüz’ün resimden desene, heykelden gravüre, tiyatrodan performansa uzanan zengin ifade arayışının gelişim ve dönüşümüne ışık tutuyor. Tuval yüzeyine, heykeline, desenine aktardığı çizgisel dokunuşu ve eleştirel bakışı sayesinde benim için de Mehmet Güleryüz’ün değeri bambaşka ve bu bambaşkalığın yazıya dökülüşü de bu yüzden. SERGİNİN KÜRATÖRÜ, AYNI ZAMANDA MÜZE DİREKTÖRÜ OLAN LEVENT ÇALIKOĞLU Çalıkoğlu, Mehmet Güleryüz’ün eleştirel ve dışa vurumcu üslubu ile yarım yüzyıldır Türkiye sanat sahnesinde kendisine özel ve ayrıcalıklı bir yer edindiğini söylemekte. Çalıkoğlu, Mehmet Güleryüz’ün sanatının merkezini insan ve onu çevreleyen sosyopolitik koşullar olarak saptarken, 1938 doğumlu sanatçının figür temelli çalış..]]> Wed, 15 Jul 2015 04:15:35 +0300 Yarın Osman Şengezer'in doğum günü... https://www.evrensel.net/yazi/74417/yarin-osman-sengezerin-dogum-gunu https://www.evrensel.net/yazi/74417/yarin-osman-sengezerin-dogum-gunu? Operanın, balenin, tiyatronun dekor kostüm büyücüsü Osman Şengezer’in dekor ya da kostümlerini veya hem dekor, hem de kostümlerini yaptığı her eserin galasının ardından, Çiçek Bar’da “rakılarken” durup durup: “Sen ölecek adam değilsin be Osman” desem de, arkasında gerçekleşmemiş projeler bırakıp, onsuz geçecek yılları her açıdan öksüz kılarak çekip gitti Osman Şengezer. Olsaydı, aylarca kendini ve çevresini bilmeden yataklarda yatan, geçen ayın 4’ünde de bu dünya ile iplerini koparan Osman Şengezer’in yarın 74. doğum gününü kutlayacaktık. OSMAN YARIN YOK Büyük bir olasılıkla müdavimi olduğu Çiçek Bar’da ya da Cihangir’deki Bar 21’de yüzünde binbir gülücük: “Arz-ı hürmet ederim” diye dalga geçerek beni karşılayacak; yüzüne karşı dostluk ilişkilerini, nezaketini, zarafetini, insancıllığını bir kez daha ve inatla överken; tasarımlarına insan figürünün katkısını anlatarak onu sinirlendirecektim. Sonra, yeterli dozda sinirlenince saçlarını karıştırarak “hadi len” demesini bekleyecek..]]> Wed, 08 Jul 2015 05:00:41 +0300 Biten bir sezonun ardından Tiyatro Öteki Hayatlar 10 yaşında: '10' https://www.evrensel.net/yazi/74367/biten-bir-sezonun-ardindan-tiyatro-oteki-hayatlar-10-yasinda-10 https://www.evrensel.net/yazi/74367/biten-bir-sezonun-ardindan-tiyatro-oteki-hayatlar-10-yasinda-10? Tiyatro Öteki Hayatlar, Türkiye’nin kültür-sanat çölünde 10. Yılını “10” başlıklı bir oyun ile kutluyor. Kim bu Tiyatro Öteki Hayatçılar? Gelin onları sizlere kendi ağızlarından tanıtayım. Tiyatro Öteki Hayatçıların kimi ilkokulda öyle ya da böyle başlamış tiyatro yapmaya, kimi üniversiteye gelmeyi beklemiş, kimi hep oynamış, kimi yazmış bütün bu yıllar boyunca... Derken hepsinin yolu Galatasaray Üniversitesinde kesişmiş. MEZUNİYET ÖNCESİ Farklı yıllarda başlamışlar üniversiteye, farklı bölümlerde okumuşlar, ama hepsi aynı yerde buluşmuş sonunda: Galatasaray Üniversitesi Tiyatro Topluluğunda. Yaklaşık on senedir birlikte tiyatro yapıyorlar, Jean Genet de oynadılar, Arthur Miller da, Melih Cevdet Anday da. J. L. Mankiewicz’ten “Eve Hakkında Her Şey”i tiyatroya da uyarladılar, Dario Fo’dan “Yalnız Kadın” da geçti sahnelerinden, Dürenmatt’tan “V. Frank” da. İlk kez kendilerinin çevirip sahneledikleri oyunlar da oldu, H. Can Utku’nun yazdığı oyunlara can verdikleri de... Bütü..]]> Wed, 01 Jul 2015 05:00:05 +0300 Güzellikle elde edemediğimizi bırakalım: Saraydan kız kaçırma https://www.evrensel.net/yazi/74324/guzellikle-elde-edemedigimizi-birakalim-saraydan-kiz-kacirma https://www.evrensel.net/yazi/74324/guzellikle-elde-edemedigimizi-birakalim-saraydan-kiz-kacirma? Bütün olanaksızlıklara karşın yaz aylarında da çeşitli festivaller ve turnelerle hizmete devam eden Devlet Opera ve Balesi, bu kapsamda “6. Uluslararası İstanbul Opera Festivali’ni de gerçekleştirdi. Festivalde, Mersin Devlet Opera ve Balesi sanatçıları Charles Gounod’un “Romeo ile Jüliet”ini İstanbul’da ilk kez sahnelerken, artık bir başyapıt sayılan Mozart’ın “Saraydan Kız Kaçırma”sı, yanı sıra Okan Demiriş’in “Yusuf ile Züleyha” operası da İstanbul Devlet Opera ve Balesi yapımı olarak festival izleyicilerinin beğenisine sunuldu. Diğer taraftan “Gala Konser” çerçevesinde İstanbul Devlet Opera Orkestrası eşliğinde üstün performanslarıyla Türk ve yabancı solistlerin ortaklaşa yorumladıkları opera repertuvarının seçkin eserleri dinleyicisine başarıyla ulaştı. YEKTA KARA’NIN REJİSİ “Saraydan Kız Kaçırma”yı bu kere de Yekta Kara sahneye koymuş. Her daim yenilikten yana olan Kara, eseri modernize etmemiş, ama sahneleme mekanı olarak “Müze-i Hümayun”u, yani İstanbul Arkeoloji Müzesi’..]]> Wed, 24 Jun 2015 04:52:59 +0300 Fazıl Say’ın Mozart maratonu ikinci ayağındaki duygusallığım… https://www.evrensel.net/yazi/74273/fazil-sayin-mozart-maratonu-ikinci-ayagindaki-duygusalligim https://www.evrensel.net/yazi/74273/fazil-sayin-mozart-maratonu-ikinci-ayagindaki-duygusalligim? Ülkelerini dışarıda temsil eden büyük sanatçılardan; kendi vatanı için elinden geleni yapan, adımızı dışarıda duyurmaya özel özen gösteren ve gün geçtikçe kalitemizi arttıran hazinemiz Fazıl Say, 43. İstanbul Müzik Festivali kapsamında İstanbullulara dört günlük bir Mozart maratonu yaşattı. Çeşitli nedenlerle bu maratonun ancak ikinci günkü ayağını yakalayabildim. Heybeliada Aya Triada Manastırı’nın bahçesindeki konsere zamanında yetişebilmek ya da kapı izdihamını yaşamamak için Sevgilimle erken saatlerde faytona binip adanın kuzeybatı yönünde çamlarla kaplı Ümit Tepesine ulaştık. Çam ağaçları ve deniz manzarası bu manastıra dünyada eşi menendi bulunmaz bir güzellik katmaktaydı. Aydın Büke’nin Mozart’a ilişkin söyleşisini de kaçırmadık. Manastırın zengin kütüphanesinde bugün 120 binin üstünde kitap bulunmakta olduğunu konser saatini beklerken öğrendim. Teoloji ilmi dışında Yunan ve Latin klasikleri, Bizans ve Roma tarihi, kilise mimarisi, kilise ilahileri, hukuk, arkeoloji, sanat ..]]> Wed, 17 Jun 2015 04:52:33 +0300 Bir sezonun ardından akılda kalanlar Tiyatro ak’la kara, tabuları tekmeliyor: ‘Kuş Kafesi’ https://www.evrensel.net/yazi/74222/bir-sezonun-ardindan-akilda-kalanlar-tiyatro-akla-kara-tabulari-tekmeliyor-kus-kafesi https://www.evrensel.net/yazi/74222/bir-sezonun-ardindan-akilda-kalanlar-tiyatro-akla-kara-tabulari-tekmeliyor-kus-kafesi? İstanbul’un Asya yakasında absürt komedi, korku, polisiye gibi farklı türleri sahnesine taşıyan Tiyatro Ak’la Kara, benim favori tiyatro gruplarım arasındaki yerini her sezon biraz daha sağlamlaştırmakta. Yeni 2014-2015 sezonunda da Fransız Oyun Yazarı, Oyuncu, Yönetmen ve Senarist Jean Poiret’nin (1926-1992) 1973 yılında yazdığı “Kuş Kafesi/La Cage aux Folles”ni seyircisiyle buluşturuyorlar. Eşcinsel bir çiftin “çılgın” öyküsünü konu alan oyunda, kulübün iki işletmecisinden biri olan Georges’un oğlu, son derece tutucu bir politikacının kızıyla evlenmeye karar verince işlerin karışması, hayli sağlam bir tematik çatı altında işleniyor. Eser iyi de sahnelenince, doğal olarak seyirciyi avucunun içine alan, dinamiğini her an sürdüren ve finale çok güzel tırmanan bir komedi ortaya çıkıyor. TİYATRO AK’LA KARA’NIN CESARETİ “Kuş Kafesi”nin değerlendirmesine geçmeden önce, günümüzde genel bir tanımlamayla aynı cinsten kişilerin birbirlerine duyduğu cinsel çekim ve duygusal bağlar şekli..]]> Wed, 10 Jun 2015 04:51:08 +0300 Aşk, şiddetli bir sona yuvarlanmaktır: 'Romeo ve Juliet' https://www.evrensel.net/yazi/74172/ask-siddetli-bir-sona-yuvarlanmaktir-romeo-ve-juliet https://www.evrensel.net/yazi/74172/ask-siddetli-bir-sona-yuvarlanmaktir-romeo-ve-juliet? Bakırköy Belediye Tiyatroları 2014-2015 tiyatro sezonunu “Romeo ve Juliet” ile açtı. Shakespeare’in, binlerce kez sahnelenmiş Romeo ve Juliet’ini, bu kere Mehmet Birkiye’nin yönetiminden izledik. İtalya’nın Verona kentinde yaşayan iki düşman ailenin Romeo ile Juliet adlı çocukları, bir maskeli baloda tanıştı ve kendilerini olanaksız bir aşkın içinde buldu. Büyük tutkuların doğurduğu şiddetli bir sona doğru yuvarlandılar. NUTKU ÜSTADIN ÇEVİRİSİ Eseri dilimize kazandıran Özdemir Nutku, Shakespeare döneminin İngilizcesi ile bugünün İngilizcesi arasındaki farkı mutlak dikkate almış, Shakespeare’in iki anlamlı sözcükleri çok ustaca kullandığını da göz önünde tutmuş, bunun için iki ünlü Shakespeare bilgininin açıklamalı metinlerini rehber edinmiş. Peter Alexander’ın ve G.L. Kittredge’in derledikleri “Romeo ve Juliet” metinlerini bu çeviriye model seçmiş. Bu güvenilir metinlerle yola çıktıktan sonra, oyunun manzum ve düzyazı bölümlerini değiştirmeden, sahne dili için gerekli olan kon..]]> Wed, 03 Jun 2015 05:00:19 +0300 Dünyada bir ilk: 'Ziyaret edilemeyen resim sergisi' https://www.evrensel.net/yazi/74119/dunyada-bir-ilk-ziyaret-edilemeyen-resim-sergisi https://www.evrensel.net/yazi/74119/dunyada-bir-ilk-ziyaret-edilemeyen-resim-sergisi? Geçenlerde “Giovanni Paolo Pannini’nin (1691-1765) izinde” başlıklı bir karma resim sergisi davetiyesi aldım. Sergiye on iki önemli ressamın katılacağı anlaşılıyor, sergi alanının 1863 yılında Beyoğlu’da kurulan İtalyan İşçi Yardımlaşma Cemiyetinin tarihi binası Casa Garibaldi olduğu anlaşılıyordu. İşin ilginç yanı, davetiyenin çaprazına vurulmuş kaşede “Ziyaretçisiz sergidir, gelinmemesi önemle rica olunur” ibaresi bulunuyordu. Ciddi anlamda pırpırlandım. Ziyaretçisiz sergi olur mu yahu? İlk kez rastlıyordum, ama oluyormuş. Meğer bu da bir protesto yoluymuş! BİNADA NEKROPOL VAR İtalya’nın bugünkü haliyle birleşerek bir ulus oluşturmasını sağlayan Giuseppe Garibaldi’ye kadar uzanan bir tarihi bulunan İtalyan İşçi Derneğinin merkez binasının, bir süre önce İtalya Başkonsolosluğunun da özendirmesiyle restorasyonuna titizlikle çalışıldığını biliyordum. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliğinin (TÜRSAB) desteğiyle yapılan çalışmaların sonrasında, Beyoğlu’nun yepyeni bir kültür ve tur..]]> Wed, 27 May 2015 05:00:54 +0300 ‘Moda’nın kumaşı olarak insan derisi: ‘Terzi’ https://www.evrensel.net/yazi/74070/modanin-kumasi-olarak-insan-derisi-terzi https://www.evrensel.net/yazi/74070/modanin-kumasi-olarak-insan-derisi-terzi? Polonyalı Oyun Yazarı, Yazar ve Karikatürist Slawomir Mrozek (1930-2013), absürt yapıdaki satirik (taşlama) kılıflı “Terzi” başlıklı oyununu 1964 yılında sürgündeyken yazmış. “Terzi”, Polonya tiyatrosunun olduğu kadar, çağdaş absürt tiyatro (saçma tiyatrosu) biçeminin de dünyadaki en önemli örneklerinden biri kabul ediliyor. “Kral hiçbir zaman çıplak olamaz! Eğer olursa artık Kral değildir” fablının bir yansıması olan bu önemli oyun, 1974’ten bu yana tiyatro yaşamını sürdüren Ragıp Yavuz’un yönetiminde, bu sezon İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında (İBBŞT) sahnelendi. OYUN NE DİYOR Oyunda erk ve güç Terzi ile simgelenmekte. Her şeyi yöneten, her şeye kılıf hazırlayan bir Terzi ve bu giydirilmeyle biçimlenen insanlar oyunun konusunu oluşturuyor. Terzi’nin çılgınca amaçları var. Örneğin, ona kalsa hayvanları, bitkileri hatta mineralleri bile giydirecek. Terzi’ye göre çıplaklık barbarlık; doğa ise kaos ve karışıklık demek ve bütün bunların düzene sokulması gerekmekte. ..]]> Wed, 20 May 2015 04:23:55 +0300 Mükemmel bir Shakespeare şöleni: ‘Bir Yaz Gecesi Rüyası’ https://www.evrensel.net/yazi/74023/mukemmel-bir-shakespeare-soleni-bir-yaz-gecesi-ruyasi https://www.evrensel.net/yazi/74023/mukemmel-bir-shakespeare-soleni-bir-yaz-gecesi-ruyasi? Erhan Yazıcıoğlu’nun Genel Sanat Yönetmenliğindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İBBŞT) bu sezon “Bir Yaz Gecesi Rüyası” nı, hem de Makedonyalı Genç Tiyatro ve Sinema Yönetmeni Aleksandar Popovski’nin (1981) çağdaş yorumuyla sunuyor. Popovski, Shakespeare’i sahnede yorumlarken gene cazip yollar keşfediyor, metin ve performans arasındaki ilişkiyi daha belirgin biçimde nasıl anlatırımı deşiyor. Deşerken, aşk ana teması altında üç ayrı grubu, yani Atina kentinin aristokrasisini simgeleyen Dük, Hippolyta ve saray çevresinden oluşan grubu; dönemin kaba tiyatro kumpanyalarının hicvedildiği zanaatkarlar grubunu; doğaüstü varlıkların oluşturduğu grubu büyük bir ustalıkla makaraya alarak bir araya getiriyor. FENOMEN POPOVSKİ Popovski ile 2010 yılında gene İBBŞT yapımı olarak izlediğimiz İngiliz Yazar ve Yönetmen Christopher Hampton’un tiyatroya adapte ettiği “Tehlikeli İlişkiler”i ile 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde Boris Vian’ın “İmparatorluk Kuranlar”ından tanışıy..]]> Wed, 13 May 2015 04:51:05 +0300 Çölde kuyuya yaklaşırken: ‘Küçük prens bana dedi ki’ https://www.evrensel.net/yazi/73977/colde-kuyuya-yaklasirken-kucuk-prens-bana-dedi-ki https://www.evrensel.net/yazi/73977/colde-kuyuya-yaklasirken-kucuk-prens-bana-dedi-ki? Antoine de Saint Exupéry’nin (1900-1944) yazdığı “Küçük Prens/Le Petit Prince”, 1943 yılında yayımlanan ve yayımlandığı andan itibaren tüm dünyada çocuklardan çok yetişkinlerden oluşan geniş hayran kitlelerine ulaşan bir çocuk kitabı. Diğer taraftan, metaforik yapısının yardımıyla, iletisini okuyan her yaştan insan için farklı bir boyutta vermeyi başaran bir masal. Masalın günlerden bir gününde, bir uçak Büyük Sahra Çölü’ne zorunlu iniş yapar, pilot tek başına çölün ortasında, uçağı tamir etmek zorunda kalır, geceleyin kendisinden koyun çizmesini isteyen bir çocuğun sesiyle uyanır. Bu bir düş değildir; çölün ortasında bir çocuk vardır ve pilotumuzdan kendisine bir koyun resmi çizmesini istemektedir. Kahramanımız ise çocukken çizdiği bir resim yetişkinler tarafından olumsuz eleştirildiği için, yıllardır resim çizmemiştir. Veee… VEEE… Sizi hiç yormadan söyleyeyim, gerisi için Ali Poyrazoğlu Tiyatrosunun 2015-2016 sezonu için sahneye koyduğu “Küçük Prens Bana Dedi ki” başlıklı oyun..]]> Wed, 06 May 2015 04:51:36 +0300 Nejla Uygur, yıllar sonra bir müzikalle sahnede: ‘Marko Paşa’ https://www.evrensel.net/yazi/73925/nejla-uygur-yillar-sonra-bir-muzikalle-sahnede-marko-pasa https://www.evrensel.net/yazi/73925/nejla-uygur-yillar-sonra-bir-muzikalle-sahnede-marko-pasa? Sahnede oynamayan yaşayan, doğaçlamalarını zeka pırıltıları ile dolduran, tiyatro sahnesinde oyunculuk sazını neresinden tutacağını çok iyi bilen ve 84 yaşında bizleri bırakan Nejat Uygur’un (1927-2013), 25 yıl önce sahnelediği “Marko Paşa” başlıklı oyun 2015’den 2016 sezonuna doğru perde açmayı sürdürüyor. Büyük Usta Nejat Uygur tarafından uzun yıllar sahnede tutulan “Marko Paşa”, yeni bir yorumla Süheyl ve Behzat Uygur Tiyatrosu tarafından geleneksel Türk tiyatrosu ekolünde önemli yeri olan operet tarzında oynanmakta. Avusturyalı Gazeteci, Oyuncu ve Yazar Franz Von Schönthan (1849-1913), Oyuncu, Oyun/Söz Yazarı Gustav Kadelburg (1851-1925) tarafından yazılan ve Nejat Uygur tarafından hem dilimize, hem de geleneksel Türk Tiyatrosu kalıplarına uyarlanan oyun, bu kere on beş farklı şarkıyla ve danslarla zenginleştirilmiş. Oyun izlenilirken tuluatın ve modern tiyatronun bir aradalığında operet tadı alınmakta. Gülünç gelişmeler toplumsal, siyasal yergi öğeleriyle harmanlanmakta. YA..]]> Wed, 29 Apr 2015 04:51:19 +0300 Adana’da ilginç bir trajik komedi : ‘Herostratos’u Unutun!’ https://www.evrensel.net/yazi/73875/adanada-ilginc-bir-trajik-komedi-herostratosu-unutun https://www.evrensel.net/yazi/73875/adanada-ilginc-bir-trajik-komedi-herostratosu-unutun? Adana’daydım! Adana’da kurulmuş bir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu var. İsmail Dikilitaş yönetimindeki Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosunun 525 seyirci kapasiteli tiyatro salonu bulunmakta, aynı salonda çocuk oyunları da minik tiyatroseverlerin beğenisine sunulmakta. 1995 yılından bu yana Türkiye’de yaşayan Azerbaycan’ın ünlü sinema ve tiyatro oyuncusu/tiyatro yönetmeni, bu arada Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Ana Sanat Dalı profesörlerinden Cahangir Novruzov (1954), Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Hüseyin Sözlü’nün önerisini dikkate almış. Dikkate almış ve 2015-2016 sezonu için Rus Yazar Grigory Gorin’in (1940-2000) 1972 yılında yazdığı “Forget Herostratus!” başlıklı ilginç mi ilginç trajik komedisini bu sahneye taşımış. GÜLERKEN DÜŞÜNMEK Oyun, milattan önce 356 yılında Efes’deki Artemis Tapınağı’nın yakılmasını konu almakta. Kundakçı Herostratus, yapımı 120 yıl süren tapınağı, adının ölümsüzleşmesi için yaktığını söylemekted..]]> Wed, 22 Apr 2015 04:53:22 +0300 Antikonformist ve asi bir oyun: ‘İmparatorluk Kuranlar’ https://www.evrensel.net/yazi/73824/antikonformist-ve-asi-bir-oyun-imparatorluk-kuranlar https://www.evrensel.net/yazi/73824/antikonformist-ve-asi-bir-oyun-imparatorluk-kuranlar? 2012 yılında Selin İşcan’ın Genel Sanat Yönetmenliğinde Beyoğlu'nda açılan alternatif tiyatro ve performans sahnesi Hayal Perdesi, bu sezon 1962'de İngiltere’de, 1968’de New York’ta, Yazar Boris Vian'ın (1920–1959) ölümünden yedi yıl sonra da Fransa'da sahnelen “İmparatorluk Kuranlar yahut Schmurz (Les Bâtisseurs d'Empire ou le Schmurz) başlıklı oyununu oynamakta. Bu arada, eserin yazarı Boris Vian’ı “sözün büyücüsü” olarak tanımlayanlara aynen katıldığımı açık seçik ifade etmek istiyorum. Yahu o ne düş gücü sınırsızlığı öyle, o ne söze hâkimiyet! O sınırsız düş gücü ve sözel egemenlikle tuhaf bir kaçışın öyküsünü anlatıyor Boris Vian. Burjuvazinin değerlerine sıkı sıkıya bağlı saygıdeğer Baba Léon Dupont ile Anne Anna Dupont, kızları Zénobye ve Hizmetkârları Crucke’den oluşan mutlu bir ailedir ve kendi evlerinde, nereden geldiği belli olmayan büyük bir "gürültü"nün tehdidi altında kaldıkça, kaçacakları tek yer olan evlerinin bir üst katına taşınmaktadırlar. Üst kata taşınır..]]> Wed, 15 Apr 2015 04:55:14 +0300 Ne bugün, ne yarın değişen bir şey olmayacak: ‘Hayvan Çiftliği’ https://www.evrensel.net/yazi/73773/ne-bugun-ne-yarin-degisen-bir-sey-olmayacak-hayvan-ciftligi https://www.evrensel.net/yazi/73773/ne-bugun-ne-yarin-degisen-bir-sey-olmayacak-hayvan-ciftligi? “Hayvan Çiftliği-Animal Farm (Can Yayınları, İstanbul 2005-Celal Üster Çevirisi) George Orwell’ın (1903-1950) 1945 yılında yazdığı “alegorik” bir eser. Oldukça sade bir dille yazılmış olan romanın temeli totalitarizm karşıtlığı üzerine oturtulmuş. “Hayvan Çiftliği”, kimilerince, komünizme yöneltilmiş en güçlü eleştirilerden sayılmış, hatta ABD’de gençleri “komünizm tehlikesine” karşı bilinçlendirmek için liselerin müfredat programlarına alınmış, ama bana sorarsanız ne sadece komünizm yergisi, ne de sadece Stalin taşlaması. Despotluk, totaliterlik, dolayısıyla diktatörlük ve bunları yaratan hırsların yergisini somutlaştıran romanı Bakırköy Belediye Tiyatroları, Peter Hall’un uyarlaması ve Emrah Eren’in yorumuyla sahnelemekte. Çiftliğin en yaşlı, en tecrübeli ve en saygı değer hayvanı olan Napolyon’un tüm hayvanları toplantıya çağırmasıyla açılan oyunu Emrah Eren başarıyla yönetmiş. Kalabalık sahnelerin yönetiminde inanılmaz başarılar elde etmiş, rejisinde sanatsal bir dil yeğlemiş, b..]]> Wed, 08 Apr 2015 04:55:05 +0300 Ağaçlar gökyüzünü nasıl kaplar?: ‘Göl Kıyısı’ https://www.evrensel.net/yazi/73720/agaclar-gokyuzunu-nasil-kaplar-gol-kiyisi https://www.evrensel.net/yazi/73720/agaclar-gokyuzunu-nasil-kaplar-gol-kiyisi? Kurulduğu 2007 yılından bu yana dünya tiyatrosunun çağdaş metinlerini sahneye taşıyan, yerli genç oyun yazarlarının ilk oyunlarını ve klasiklerin yepyeni çevirilerini seyirciyle buluşturan Talimhane Tiyatrosunu, hele hele İstanbul’da yaşayıp da bilmeyen eminim yoktur! İşte bu tiyatro topluluğu, çağdaş Amerikan tiyatrosunun önde gelen kadın yazarlarından, Pulitzer Ödülü Adayı Theresa Rebeck’in (1958) Aeskhylos’un Oresteia üçlemesinden esinlenerek 2006 yılında yazdığı “Water’s Edge”ini “Göl Kıyısı” başlığı altında ve Mehmet Ergen’in rejisiyle sahneliyor. Oyunun hemen başında, Richard (Yiğit Özşener) çocukluğunun geçtiği Massachusetts’teki ormanın derinlerindeki eski evine on yedi yıl sonra, hem de sevgilisi Lucy (Seren Şirince) ile döndüğünde, metruk gibi görünen evine bakarken şöyle diyor: “Ağaçlar yaşlı adamlar gibi, değiller mi? Nasıl kaplıyorlar gökyüzünü, bir katedral sanki! Burayı o kadar iyi tanıyorum ki… Ama sanki hiç, belki de hiç… Rüya gibi. Bazı yerler vardır, eskiden ..]]> Wed, 01 Apr 2015 04:50:59 +0300 Tiyatro İstanbul’dan dur duraksız komedi: ‘İstibdat Kumpanyası’ https://www.evrensel.net/yazi/73673/tiyatro-istanbuldan-dur-duraksiz-komedi-istibdat-kumpanyasi https://www.evrensel.net/yazi/73673/tiyatro-istanbuldan-dur-duraksiz-komedi-istibdat-kumpanyasi? Sultan II. Abdülhamit’in (1842-1918) 1870’den başlayan ve padişahlığı süresince süregelen mutlakıyet rejimine “İstibdat Devri” denilmekte. İstibdat Devri, Meclis-i Mebusan’ın süresiz kapatıldığı 13 Şubat 1878’den, II. Meşrutiyet’in ilanına, yani 23 Temmuz 1908’e kadar devam etmiş 30 yıl 5 ay 9 gün devam eden bu zaman içerisinde II Abdülhamit özgürlükleri baskı altına almış, Meclis-i Mebusan’ı süresiz olarak kapatmış. Basın özgürlüğünü yok ederek ağır sansür uygulamış. Kendi yönetimini benimseyen bir kısım gazete sahipleri ve gazetecilere çıkarlar sağlamış. Mizah gazetelerini ve karikatür yayımını yasaklamış. Toplanma özgürlüğünü tarihin derinliklerine kilitlemiş, hatta devlet adamlarının birbirlerinin evlerine gitmelerini bile yasaklamış. Hükümetin yetkilerini büyük ölçüde şahsında toplamış, kurduğu hafiye örgütüyle devlet memurları arasında tam bir korku ve endişe havası yaratmış BARIŞ ERDENK’İN REJİSİ Gencay Gürün’ün Tiyatro İstanbul’u Dokuz Eylül Üniversitesinde dramatik-yaz..]]> Wed, 25 Mar 2015 04:52:57 +0300 Rıza Kocaoğlu gene sahnede: 'Ormanlardan hemen önceki gece' https://www.evrensel.net/yazi/73620/riza-kocaoglu-gene-sahnede-ormanlardan-hemen-onceki-gece https://www.evrensel.net/yazi/73620/riza-kocaoglu-gene-sahnede-ormanlardan-hemen-onceki-gece? Bernard Marie Koltès (1948-1989), çağdaş Fransız tiyatrosunun son dönemde en çok tanınan yazarlarından biri olan ve oyunları birçok dile çevrilen bir yazar. Sıra dışı bir yaşam sürdü ve sıra dışı olarak bu dünyadan uzaklaştı. Bu sıra dışılık, doğal olarak eserlerine de yansımış. Oyunlarında yalnızlık ve şiddet var. Kahramanları da sıra dışı ve çağımızın problemlerini, çağımızın yaşam koşullarını, insanların kalabalıklarda kaybolmalarını simgeliyor. 1977’de yazdığı “Ormanlardan Hemen Önceki Gece-La Nuit Juste Avant Les Forêst (Mitos Boyut-2011)” adlı eseri, modern Fransız tiyatrosunun en önde gelen yalnızlık işlenmiş oyunlarından biri. Bu yalnızlık, esasında her birimizin duyumsadığı yalnızlıklardan farklı değil, ama Koltès giderek ötekileşmekte. Utku Akgün’ün (Mimesis Portal) dediği gibi bir başka “yabancı” meselesi Koltés’inki. Koltés’in yabancısı, öteki denen zayıf belirlenimi darmadağın ediyor; onun yabancısı tekil bir sese hapsolana kadar itelenmiş, kendisi gibi yabancı olanlarca..]]> Wed, 18 Mar 2015 05:00:58 +0300 Bireyin kendini bağışlaması ve bağışlatması: ‘Kalp Düğümü’ https://www.evrensel.net/yazi/73570/bireyin-kendini-bagislamasi-ve-bagislatmasi-kalp-dugumu https://www.evrensel.net/yazi/73570/bireyin-kendini-bagislamasi-ve-bagislatmasi-kalp-dugumu? 2012 yılında bünyelerindeki oyuncu, yönetmen ve yazarlara üretim yapabilmeleri için olanak ve mekan sağlamak amacıyla kurulan Craft Tiyatro, geçen sezondan sarkan İngiliz Yazar David Eldridge’in (1973) “Kalp Düğümü-The Knot of The Heart” adlı yapıtı ile sezonu sürdürüyor. “In-Yer-Face”in önemli yazarlarından olan Eldridge, 2011 yılında Almeida Tiyatrosunda ilk gösterimini yapan “Kalp Düğümü”nde şok estetiği genel sanat tekniği olarak değil, bir tür araç olarak kullanırken, neyin gerçek olduğunu sorguluyor. Eserde, bir arada tutunmaya çalışan bir anne ve iki kızının hayattaki bağımlılıkları konu edinilmekte. Anne Barbara’nın aşırı ilgisi, abla Angela’nın aşırı ilgisizliği, kız kardeş Lucy’yi devamlı aşağı çekiyor. Birbirlerine “hayır” demeyi bilemeyen ya da sürekli “hayır” diyen iki karakter, sevginin dozunun ayarlanamadığı ahvalde en kötü bağımlılıklardan biri haline dönüşebileceğinin örneğini veriyor. TABU YERLE BİR David Eldridge, yazılı metinde abartılmış ilişkiye bağı..]]> Wed, 11 Mar 2015 04:54:09 +0300 İki oyun iki değerlendirme… https://www.evrensel.net/yazi/73520/iki-oyun-iki-degerlendirme https://www.evrensel.net/yazi/73520/iki-oyun-iki-degerlendirme? PİP UTTON’IN OYUN KARAKTERİ BİZE HİÇ YABANCI DEĞİL YAHU!: ‘ADOLF’ II. Dünya Savaşı sırasında Adolf Hitler (1889-1945) ve onun yakın çevresindeki generallerinin güvenliğinin sağlanması için Berlin’de yer altı odalarından oluşan özel bir sığınak yapılmış. Gel zaman git zaman buraya “Führer’in Sığınağı (Führerbunker)” adı yakıştırılmış. Hitler, 16 Ocak 1945’te Führerbunker’e taşınmış. 30 Nisan 1945 günü Hitler, Mussolini’nin, metresi ile birlikte öldürüldüğünü öğrenmiş. Çok sevdiği köpeği Biondi’yi zehirlemiş ve diğer ikisini kurşunlatmış. Sonrasında, Eva siyanürü, Hitler ise tabancayı yeğlemiş. İngiliz Yazar ve Aktör Pip Utton (1952), işte bu son on iki saatin Adolf’ün kendisiyle yalnız kaldığı bölümü oyunlaştırmış. Monolog biçiminde yazdığı oyunda, Hitler’in “Kavgam-Mein Kampf /1924-1926” ile “Siyasi Vasiyetim’inden-(Die Bormann Vermerke/1945) derlediği metinlerden de olabildiğince yararlanmış. Böylece Hitler’in demokrasi ile iktidara gelen bir liderden, diktatöre dönüşme sürecini..]]> Wed, 04 Mar 2015 04:54:55 +0300 Çolpan İlhan & Sadri Alışık’ın ruhlarına değsin: ‘Guguk Kuşu’ https://www.evrensel.net/yazi/73472/colpan-ilhan-amp-sadri-alisikin-ruhlarina-degsin-guguk-kusu https://www.evrensel.net/yazi/73472/colpan-ilhan-amp-sadri-alisikin-ruhlarina-degsin-guguk-kusu? Bir süre tımarhanede de çalışmış olan Amerikalı yazar Ken Kesey’in (1935-2001) 1962’de gözlemlerine ve deneyimlerine dayanarak yazdığı “Kafesten Bir Kuş Uçtu-One Flew Over The Cuckoo’s Nest”, Dale Wasserman’ın tarafından 1963’deki uyarlamasıyla Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu yapımı olarak sezona kazandırıldı. “One Flew Over the Cockoo’s Nest (Kafesten Bir Kuş Uçtu)”, Yazar Ken Kesey’in ilk romanıymış. Kitap 1962 yılında Amerika’da ilk baskısını yaptığında eleştirmenlerden son derece olumlu tepkiler almış ve altmışlı yıllarda Amerika’da çıkan en iyi yapıt unvanına sahip olmuş. Eser, daha sonra Dale Wasseman tarafından oyunlaştırılmış. Romanın, ülkemizde “Guguk Kuşu” adı ile bilinen 1975 yapımı Milos Forman yönetmenliğindeki sinema versiyonununsa beş dalda Oscar kazandığını anımsıyorum. ESERİN ‘GERÇEK’ KONUSU Sabıka kaydı, saldırıdan tecavüze kadar uzanan suçlu Randle Patrick McMurphy, tutuklu olduğu cezaevinde çalışmaktan kurtulmak için deli taklidi yapan bir mah..]]> Wed, 25 Feb 2015 04:56:19 +0300 İki oyun iki değerlendirme https://www.evrensel.net/yazi/73422/iki-oyun-iki-degerlendirme https://www.evrensel.net/yazi/73422/iki-oyun-iki-degerlendirme? TERS KÖŞELİ, YATAY İŞLEYİŞLİ, KATMANLI BİR KOMEDİ: ‘KURUSIKI’ Hiç yapmadığımı yapmalı, yazımın daha hemen başında söylemeliyim: Bu oyuna ne yapıp ne edip mutlaka gitmelisiniz. Bu girişten sonra hemen anlamış olmalısınız ki, son derece keyif aldığım bir oyun izledim. Levent Kazak’ın metni güzel, yönetimi başarılı, oyuncular kusursuz, performans iyi, üstüne üstlük dekor, ışık, kostüm de iyi. Bütün bunların hepsinin toplamı, (Sağlamasını oyunu izledikten sonra yaparsınız) eşittir standartların üstünde başarılı bir komedi demek oluyor. Metnin büyüsünü bozmamak için oyunun konusuna değinmiyorum. Levent Kazak, her bir yanından zeka taşan ilginç mi ilginç matematiksel kurgusuyla, Barış Dinçel (dekor) ve Yakup Çartık (ışık) gibi yaratıcıların farklı bileşenlerini öyle güzel bir araya getirmiş ve de öylesine bir eş güdüm sağlamış ki, ortaya şaşırtıcı bir reji çıkmış. Reji, seyirciyi ayaktopu takımı kalecisi gibi bir o yana bir bu yana yatırıyor. Eş güdüm çalışmasını teatral..]]> Wed, 18 Feb 2015 04:57:23 +0300 Özyağcılar ve Lâçin Kürkçü dükkanında: 'Hoş geldin boyacı' https://www.evrensel.net/yazi/73372/ozyagcilar-ve-l-cin-kurkcu-dukkaninda-hos-geldin-boyaci https://www.evrensel.net/yazi/73372/ozyagcilar-ve-l-cin-kurkcu-dukkaninda-hos-geldin-boyaci? Tiyatro Martı ikinci yılında bu kez İngiliz Oyuncu, Senarist ve Oyun Yazarı Donald Churchill (1930-1991) imzasını taşıyan “The Decorator” oyununu, “Hoş Geldin Boyacı” adıyla tiyatroseverlerle buluşturuyor. Ve ne mutlu bizlere ki, 18 yıldır televizyonun tadı damağımızda kalmış dizilerinde ve beyaz perdede hasret giderdiğimiz Erdal Özyağcılar ile 8 yıldır televizyon dizileri ve sinema filmlerindeki karakter canlandırmalarıyla yetindiğimiz Berna Lâçin’i sahnede yeniden görmek ve izlemek keyfini bizlere bahşediyor. Oyunu sahneye taşıyan Arif Akkaya, güldürü ögesini doğal olarak daha çok hareketlerden ve nüktelerden çıkartmış. Arif Akkaya’nın rejisi, türün gereği düşünceden çok göze ve duyulara yöneliyor, vurgusunu her üç karakteri de yer yer karikatürleştirerek, giderek olayları abartarak elde ediyor. Diğer taraftan, oyunu dilimize kazandıran Füsun Günersel’in çevirinin yananlamsal boyutlarını hiç mi hiç ıskalamadığı oyun sırasında seziliyor. Oyunun dekor tasarımını da üstlenen Arif Ak..]]> Wed, 11 Feb 2015 05:00:18 +0300 Adalette kâr yok: ‘5. Frank’ https://www.evrensel.net/yazi/73322/adalette-k-r-yok-5-frank https://www.evrensel.net/yazi/73322/adalette-k-r-yok-5-frank? Tiyatro sezonu açılışlarında artık, “Acaba hangi eseri oynayacaklar” diye merakla beklenen Tiyatroadam ekibi, İsviçreli Yazar, Oyun Yazarı ve Ressam Friedrich Josef Dürrenmatt’ın (1921-1990) “5. Frank” başlıklı oyununu oynamaktalar. Dürrenmatt, “5. Frank” oyununda, vahşi kapitalizmin bankacılık düzlemindeki eylemini üç temel üstünde (para, güç ve ölüm) yapılandırıyor. “5. Frank” şiddet ve dolandırılıcılık yoluyla beş kuşak boyu haksız kazanç sağlayarak imparatorlaşan Frank ailesinin grotesk öyküsünü anlatmakta. Frank bankacılarının çete düzeninde tek değer, tek amaç güçtür. Para ile güç arasındaki ortaklığın süregelmesinin ön koşulu, sevgi, iyilik, sevecenlik, acıma gibi insana özgü duyguların bütünüyle yok edilmesidir. Vahşi kapitalizmin oyunlarını kural dışına çıkararak da oynayabileceklerini düşünenlerin cezası, tıpkı çetenin sayısız kurbanı gibi ölüm olacaktır. DIŞA VURULAMAYANLAR Dürrenmatt’ın 1959’da yazdığı ve özgün adı “5. Frank: Özel Bir Bankanın Operası/Opereti” olan bu..]]> Wed, 04 Feb 2015 04:54:36 +0300 Emanet zarfın içindeki giz: 'Bakarsın bulutlar gider...' https://www.evrensel.net/yazi/73270/emanet-zarfin-icindeki-giz-bakarsin-bulutlar-gider https://www.evrensel.net/yazi/73270/emanet-zarfin-icindeki-giz-bakarsin-bulutlar-gider? Yazar olarak, insan gerçeğini insanın sözlerinden ve davranışlarından yansıtan bir yazardır Özen Yula (1965). Özdeki gerçeği, bazen biraz karmaşık, ama fevkalade düzenli olarak pek güzel bulur. Anlattıkları belli bir gelişimin tipik ve mantığa uygun halkalarıdır. Gözlemine yayılan yalınlığı ardındaki karmaşıklığı, derbederlik arkasındaki düzeni, dağınıklık ardındaki bütünlüğü, dış görünümün gelişigüzelliğini renklerin canlılığı içinde iletir. Sözü ve hareketi hem gerçekçi, hem işlevsel, hem de anlamlı kılar. Her gelişigüzel sözü görünmez bir iplikle mantıklı bir nedene bağlar. Her rastlantısal hareketi bir nedenle çaktırmadan açıklar. Oyunları dışında öykü, roman ve denemelerinde de konuşmayı, hareketi böyle kullanır. Yaşamsal canlılığı, renkliliği ve çocuksuluğu bozmadan onları anlamla donatır. ÖTEKİLEŞTİRME UNSURU Bo Prodüksiyon yapımı olarak izlediğim “Bakarsın Bulutlar Gider…”, Özen Yula’nın ötekileştirme unsurunu didikleyen oyunu. Belirgin özelliği, geleneksel sosyal etmen..]]> Wed, 28 Jan 2015 05:00:56 +0300 Keşke kültürlü bakanım da yanımda olsaydı!: 'Gökkuşağı' https://www.evrensel.net/yazi/73222/keske-kulturlu-bakanim-da-yanimda-olsaydi-gokkusagi https://www.evrensel.net/yazi/73222/keske-kulturlu-bakanim-da-yanimda-olsaydi-gokkusagi? TÜSAK yasa tasarısıyla ilgili: “Cumimam, kurumlardaki gözbebeğimiz sanatçıları zaten aylardır ateş üzerinde oturtuyor. Sanatçısına yaptığı tarihte eşi menendi görülmemiş işkenceyle (güya) tarihe geçmek istiyor” ve: “Cumimam opera, bale ve tiyatronun kendilerine özgün ve özerk oluşumlarının korunmasını iplemiyor. Siyasi erke bağımlı bir sanat oluşturmak istiyor. Ne operanın, ne balenin, ne de tiyatronun devlet politikasıyla değerlendirilemeyeceğini, bağımsız ve özerk yapılandırılmazlarsa bu sanat dallarının birer ikişer öleceklerini biliyor, ama bilmek işine gelmiyor dedim. “Kültürsüz Kültür Bakanım” ve de benzeri sözlerle taslağın yasalaşması halinde sanatın toplumla buluşmasının göz göre göre engelleneceğini iddia ettim. Bütün bunlar üzerine “Kültürlü Bakanım Ömer Çelik”, hakkımda manevi tazminat davası açtı Varsın açsın! Ben geçen akşam, İstanbul Devlet Opera ve Balesi yapımı “Gökkuşağı”nı izledim. İçimden: “Keşke yanımda Kültürlü Kültür Bakanım da olsaydı” dedim. “Gökkuşağı” s..]]> Wed, 21 Jan 2015 05:00:00 +0300 Ayşe Emel Mesçi’nin işi hesaplaşmak: Hamlet Makinesi https://www.evrensel.net/yazi/73169/ayse-emel-mescinin-isi-hesaplasmak-hamlet-makinesi https://www.evrensel.net/yazi/73169/ayse-emel-mescinin-isi-hesaplasmak-hamlet-makinesi? Alman Oyun Yazarı, Şair, Yazar, Denemeci ve Tiyatro Yönetmeni Heiner Müller (1929- 1995), hiç kuşku yok ki çağımızın en önemli ve en tartışmalı oyun yazarlarından biri. “Ben ne afyon dağıtımcısıyım ne de umut” diyen, oyunlarında bir ulusu, bir sınıfı ya da bir kültürü değil, tüm insanlığı sarsan konulara değinen biri. İstanbul Devlet Tiyatrosu, 2014-2015 sezonunda işte bu oyunu, “Hamlet Makinesi”ni, hem de Ayşe Emel Mesçi yorumuyla sunuyor. “Hem de Ayşe Emel Mesçi yorumu” diyorum, çünkü Müller’in Hamlet karakterine bugünün dünyasından bir insan olarak inançsızlığı, yenilgisi ve öfkesiyle saldırdığı bu oyunu, bizim “fenomen” deyip geçiştirdiğimiz, yurt dışında olsa, camiada mutlaka “dahi” olarak anılacak Mesçi’nin elinde nasıl yoğrulduğunu görmek tiyatrosevere heyecan veriyor. HAMLET’İ NE KADAR TANIYORUZ Nitekim klasik dramatik yapıyı aşma girişimi olarak çağdaş tiyatroda yerini çoktan almış olan Müller’in eseri, Shakespeare’in “Hamlet”iyle elbette bağlantılı, ama ondan çok daha f..]]> Wed, 14 Jan 2015 04:54:07 +0300 Metnin anlam ya da anlamlarının dibi: ‘Kelebekler Özgürdür’ https://www.evrensel.net/yazi/73121/metnin-anlam-ya-da-anlamlarinin-dibi-kelebekler-ozgurdur https://www.evrensel.net/yazi/73121/metnin-anlam-ya-da-anlamlarinin-dibi-kelebekler-ozgurdur? İstanbul’un Asya yakasındaki önemli tiyatro topluluklarından Tiyatro Ak’la Kara, sezona Amerikalı Oyun ve Şarkı Sözü Yazarı, Senarist Leonard Gershe’nin (1922-2002) 1969 yılında yazdığı “Kelebekler Özgürdür-Butterflies are Free” ile hızlı bir giriş yaptı. Bir avukatın gerçek yaşam öyküsüne dayanan ve Türkiye’de daha önce iki kez Yeditepe Oyuncuları (1980 ve 2000) tarafından sahnelenen eser, hiç kuşkum yok ki sevilen, seyredilirken etkilenilen bir yapıt. Öyküsünü Amerikalı Oyun ve Söz Yazarı, Senarist Leonard Gershe (1922-2002)’nin kaleme aldığı, 1969 yılında Broadway’de müzikal olarak sahnelenen “Kelebekler Özgürdür-Butterflies are Free”, gördüğü büyük ilgi üzerine 1972 yılında sinemaya da aktarılmıştı, anımsıyorum. HAYATI YENİDEN ÖĞRENMEK Oyunda doğuştan görme özürlü olan Don Baker’ın rüştünü yeni ispatlamış olan genç oyuncu, uçuk kız Jill Tanner ile yeniden hayatı öğrenmesi, kendisi olması, kimliğini keşfetmesini anlatılıyor. Diğer taraftan, kapı komşusu Jill ile aşk yaşayan..]]> Wed, 07 Jan 2015 04:56:16 +0300 Eskişehir’den meslek büyüklerine kocaman selam: ‘Lüküs Hayat’ https://www.evrensel.net/yazi/73068/eskisehirden-meslek-buyuklerine-kocaman-selam-lukus-hayat https://www.evrensel.net/yazi/73068/eskisehirden-meslek-buyuklerine-kocaman-selam-lukus-hayat? Cemal Reşit Rey’in bestelediği, librettosunu Ekrem Reşit Rey’in yazdığı, esası 3 perdelik ünlü “Lüküs Hayat” müzikali, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (EBBŞT) yapımı olarak ve de (81 yıldan bu yana ilk kez) Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası eşliğinde, hem de Duayen Haldun Dormen’in yönetiminde sahneleniyor. İstanbul Şehir Tiyatrosu tarafından sipariş edilen ve ilk kez cumhuriyetin 10. yıl kutlamaları vesilesiyle 1933 yılında sahnelenen eser, 1946 yılına kadar yoğun ilgi görerek büyük seyirci kitleleriyle buluşmuş, daha sonra 1958’de Zeki Alpan, 1962 yılında ise Muammer Karaca tarafından yeniden sahneye konulmuş. Ben, yaşım gereği Zeki Alpan, Muammer Karaca ve de 6 Mart 1985 yılından bu yana Haldun Dormen yönetiminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından kesintisiz sahnelenmeye devam etmekte olan yapımların tanığıyım. Haldun Dormen, benim hesabıma göre “Lüküs Hayat”ın 6. prodüksiyonunda dönemsel Türkçe farklılıklarını cımb..]]> Wed, 31 Dec 2014 04:54:50 +0300 İnsanın içindeki kumu yıkaması: 'Tatminkâr ödül' https://www.evrensel.net/yazi/73018/insanin-icindeki-kumu-yikamasi-tatmink-r-odul https://www.evrensel.net/yazi/73018/insanin-icindeki-kumu-yikamasi-tatmink-r-odul? Tiyatro AŞHK 2012 yılında Lefkoşa’da kuruldu, topluluğun ilk oyunu “Hüseyin Köroğlu ile Işığa Doru Yürüyen Adam” olmuştu, anımsıyorum. Topluluğun ikinci oyunu “Tatminkâr Ödül-Jean et Beatrice”, 30 Eylül 2014 tarihinde Kıbrıs Tiyatro Festivali’nde seyirci ile buluştu, izleyemedim. Şimdilerde İstanbul’un her bir köşesinde oynuyorlar. İzledim. Eser, bugüne değin on beş dile çevrilerek dünyanın pek çok yerinde oynanan Kanadalı oyun ve roman yazarı Carole Frechétte (1949)’in bir eseri. SİMGESEL MOTİFLERE BEZENMİŞ BİR OYUN Beline kadar uzun saçlarıyla prenseslere benzeyen Beatrice, bir gökdelenin otuz üçüncü katında “şövalyesini” beklemektedir. Beatrice, kentin her yerine, kendisini etkileyecek, duygulandıracak ve cezp edecek kişiye tatminkâr ödül vaat eden ilanlar asmıştır. Ödül avcısı Jean ise, ödülün üç aşamalı koşulunu yerine getirmeye hazırdır. Bu özetin özetinden de pekâlâ anlaşılabileceği gibi “Tatminkâr Ödül” keyifli, simgesel motiflere bezenmiş bir oyun. Carole Frechétte, k..]]> Wed, 24 Dec 2014 05:00:07 +0300 Tanrı, Eskişehir’de sahneye iniyor: ‘Jeanne D’arc’ın öteki ölümü’ https://www.evrensel.net/yazi/72970/tanri-eskisehirde-sahneye-iniyor-jeanne-darcin-oteki-olumu https://www.evrensel.net/yazi/72970/tanri-eskisehirde-sahneye-iniyor-jeanne-darcin-oteki-olumu? Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Bulgar Yazar Stefan Stanev’ın “Jeanne d’Arc’ın Öteki Ölümü” başlıklı oyununu sahnelemekte. Çok kısa özetlemem gerekirse “Ya Jeanne d’Arc bir çatışmada ölseydi” varsayımından yola çıkılarak kahramanlık, iktidar, din, milliyetçilik gibi kavramları tersyüz eden bir oyun bu oyun. İnsanın, bireyin; din ve milliyetçilik gibi egemen ideoloji tarafından nasıl sarmalandığını anlatmakta. Fars ve dolayısıyla komedi ögeleriyle bezenmiş. Egemen ideolojiler karşısındaki insanın zaferini onaylayarak son bulmakta. ZEKA VE İRONİ BEZELİ DİLDEN, HÜSEYİN MEVSİM’İN BAŞARILI ÇEVİRİSİ Sonradan öğrendim ki, yazılı metnin başındaki paragrafta, bir Bulgar halk söylencesinden söz edilmekteymiş. Meğer Bulgar folklorunda bir iyi, bir de kötü tanrı bulunurmuş. Oyundaki tanrı da işte bunlardan birisi, ama hangisi, orası belli değil. Ben, iktidarını koruyan bir tanrı olarak algıladım. Konu gerçekten ilginç ve hem zeka dolu, hem de ironik bir dille yazılmış. Hüseyi..]]> Wed, 17 Dec 2014 04:54:12 +0300 Giderilemeyen susamışlığın öyküsü: ‘Her Yıl Kuşlar Geri Gelir’ https://www.evrensel.net/yazi/72864/giderilemeyen-susamisligin-oykusu-her-yil-kuslar-geri-gelir https://www.evrensel.net/yazi/72864/giderilemeyen-susamisligin-oykusu-her-yil-kuslar-geri-gelir? 1950’lerin ortasında öfkeli genç kuşak yazarı Arnold Wesker, daha çok da John Osborne’un tiyatroda yaptığını ‘90’larda Jez Butterworth, David Eldridge, Sarah Kane, Martin Mc Donagh, Mark Ravenhill ve Judy Upton ile el ele vererek birlikte hayata geçirdi, ilgilenenler mutlaka anımsayacaklardır. Bunların arasından Jez Butterworth’un “Nehir-The River”ini geçtiğimiz sezon Oyun Atölyesi yapımı olarak izlemiştik. Jez Butterworth (1969), İngiliz Oyun Yazarı, Senarist ve Yönetmen. Butterworth’un In-Yer-Face çizgisinden 2012 yılında “Nehir-The River” ile koptuğunu da biliyoruz. Bence önemli bir yazar. LEVENDOĞLU DENİLİNCE… Jez Butterworth önemli bir yazarsa; bizim Tiyatro Sanatçımız, Yönetmenimiz, Çevirmenimiz, Sinema ve Televizyon Dizilerimizin Güçlü Oyuncusu, Yazarımız Ahmet Levendoğlu da zorluklarla didişmeyi sevmemekle birlikte güçlüklerle uğraşmaktan geri durmayan, karanlıklar karşısında gözünü kırpmayan bir ustamızdır. Sahneye koyacağı eseri seçerken, gerek tematik açıdan, gerekse..]]> Wed, 03 Dec 2014 04:54:02 +0300 Tiyatro Oyun Kutusu’ndan ılımlı bir ‘in-yer-face’ örneği: 'O yüz' https://www.evrensel.net/yazi/72814/tiyatro-oyun-kutusundan-ilimli-bir-in-yer-face-ornegi-o-yuz https://www.evrensel.net/yazi/72814/tiyatro-oyun-kutusundan-ilimli-bir-in-yer-face-ornegi-o-yuz? Geçtiğimiz iki sezon boyunca İzmir’de hem de kapalı gişe oynanan Tiyatro Oyun Kutusu yapımı “O Yüz-That Face”, bu sezon İstanbul’da, salı günleri BO Sahne’de sahnelenmekte. In-Yer-Face hareketinin başladığı Londra’nın ünlü tiyatrosu Royal Court’un genç yazarlarından Polly Stenham (1986)’ın tüm dünyada oynanan ve bol bol ödül alan bu oyununun Türkiye’de ilk kez İzmirli bir tiyatro grubu tarafından oynanması bana (nedense) hayli ilginç gelmişti. “Bravo gençlere”, demiştim. SIERZ DİYOR Kİ… Oyunu izledim, sonrasında kendime sordum: Dedim ki: “‘In-Yer-Face’in genç yazarlarından Polly Stenham yazdı diye, oyunun türe birebir uyması gerekli mi? Eve geldim, açtım okudum, Aleks Sierz, “Suratına Tiyatro (Mitos-Boyut Yayınları, Selin Girit çevirisi-Ekim 2009)” başlıklı kitabında (Sayfa 21), şöyle diyordu: “… Tiyatro nasıl bu denli şoke edici olabilir? Temel neden canlı olmasıdır. Tabular bireysel tenhalarda değil gözler önünde yıkılır. Gerçek zamanda, gerçek kişilerin sizden yalnızca birkaç ..]]> Wed, 26 Nov 2014 04:54:59 +0300 Genco Erkal’dan virtüözite örneği: 'Bir delinin hatıra defteri' https://www.evrensel.net/yazi/72761/genco-erkaldan-virtuozite-ornegi-bir-delinin-hatira-defteri https://www.evrensel.net/yazi/72761/genco-erkaldan-virtuozite-ornegi-bir-delinin-hatira-defteri? Küçük sıradan insanların trajikomik yaşamlarını sergilemedeki başarısıyla Çehov, Gorki ve Dostoyevski gibi ünlü Rus yazarlarına esin kaynağı olmuş; Rus gerçekçiliğinin kurucularından Nikolay Gogol (1809-1852)’ün “Bir Delinin Hatıra Defteri”ni, 50 yıl sonra Genco Erkal’dan yeniden izlemeye gidiyorum. Yoldaydım, salona vardım, şimdi oyunun başlamasını bekliyorum. Gogol’ün ölümünden sonra birçok eserinin oyunlaştırıldığını, bunlardan birinin “Bir Delinin Hatıra Defteri” olduğunu biliyorum, ama hafızamı isteyerek mıncıklıyorum, bildiklerimi tazeliyorum. Hafızam tazelenirken, “Bir Delinin Hatıra Defteri”nin 50 yıl önce ülkemizde Genco Erkal tarafından oynanan tek kişilik “ilk” oyun olduğunu, düşünüyorum. Düşünürken oyunun ilk kez Ankara Sanat Tiyatrosu sahnesinde oynandığını, Genco Erkal’ın yıllar akarken aynı eseri üç kez, üç değişik yorumla sahnelediğini aklıma akıtıyorum. Perde açılıyor. Genco Erkal sahnede. BİRİSİNİN ÖZEL EŞYALARINI KURCALARMIŞ GİBİ Oyunu uyarl..]]> Wed, 19 Nov 2014 04:58:56 +0300 Hilafet, sadece Hz. Ali soyundan gelenlerin mi hakkı: ‘Kerbela’ https://www.evrensel.net/yazi/72709/hilafet-sadece-hz-ali-soyundan-gelenlerin-mi-hakki-kerbela https://www.evrensel.net/yazi/72709/hilafet-sadece-hz-ali-soyundan-gelenlerin-mi-hakki-kerbela? Erhan Yazıcıoğlu‘nun Genel Sanat Yönetmenliğindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Ali Berktay’ın eseri, “fenomen yönetmen” Ayşe Emel Mesci’nin yönetimindeki “Kerbela” oyunuyla sezona fevkalade hızlı bir giriş yaptı. Müslümanların tarihinde yaşanan en trajik olaylardan biri olan Kerbela Katliamı, Hz. Muhammet’in torunu Hz. Hüseyin’e bağlı küçük bir grubun, Emevi halifesi Yezit’e bağlı ordunun Hicri 61. yılın 10 Muharrem gününde, bugün Irak sınırlarında olan Kerbela’da karşılaşmalarını ve aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu Hz. Hüseyin ve mahiyetindekilerin öldürülmelerini konu edinmekte. BERKTAY’IN ESERİ Yazar, Çevirmen, Sinema ve Tiyatro Oyuncusu Ali Berktay (1960), “Kerbela” olayından günümüze pek çok göndermesi olan bir oyun ortaya çıkarmış. Olayı, sadece Şiilerin kınadığı bir “vukuat” olarak değil, aslında Sünni ve Şii dünyasını birleştiren bir unsur olarak ele almış. Tüm Müslümanların Hz. Hüseyin’in katledilmesini trajik bir olay olarak hatırladı..]]> Wed, 12 Nov 2014 04:54:25 +0300 Eyyy Recep Tayyip Erdoğan! benden aldığın parayı geri istiyorum! https://www.evrensel.net/yazi/72649/eyyy-recep-tayyip-erdogan-benden-aldigin-parayi-geri-istiyorum https://www.evrensel.net/yazi/72649/eyyy-recep-tayyip-erdogan-benden-aldigin-parayi-geri-istiyorum? Siz hiç dünyanın herhangi bir ülkesinde 2 Katrilyon (yani 2’nin arkasına 15 adet sıfır sıralanmış olan rakam) maliyeti olan bir Cumhurbaşkanlığı makamı duydunuz mu? Var! Hesaplamalara göre bizim Cumimam’ın maliyeti 2 Katrilyondan da fazla. Diyorlar ki, halkının yüzde ellisinden fazlası açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan bir ülkede bu yapılır mı? Diyorum ki: Yapılır! SORMUYORUM Ayrıca, yapılması beni hiç mi hiç ırgalamıyor. Halk kendi çıkarının politik olarak nerede olduğunu daha hâlâ kavrayamadıysa çekiverin kuyruğunu! Bana ne! Halkların yediği kazık beni ilgilendirmiyor. İşte bu nedenle, dış ticareti artı veren, dış borcu olmayan bir ülke miyiz ki Cumimamımıza TC-ANA uçağının menzili okyanus aşırı uçuşlarda yetersiz kalıyor, dolayısıyla ihtiyaca cevap veremiyor gerekçesiyle 400 milyon Turkish Lira’sına uçak aldık diye sormuyorum. Ya da hangi akla hizmet, bizim Cumimam rahat etsin diye 650 milyon Turkish Lira’ya köşk yaptırdık diye mızıldanmıyorum. Bütün bu işle..]]> Wed, 05 Nov 2014 04:56:53 +0300 TÜSAK Yasa Tasarısı, Meclise varmadan ortadan kaldırılmalı https://www.evrensel.net/yazi/72591/tusak-yasa-tasarisi-meclise-varmadan-ortadan-kaldirilmali https://www.evrensel.net/yazi/72591/tusak-yasa-tasarisi-meclise-varmadan-ortadan-kaldirilmali? Kültür Sanat Sen, TOBAV, DETİS, TOMEB, İŞTİSAN, Opera Solistleri Derneği üyeleri Tiyatro Platformu öncülüğünde önceki gün (27 Kasım 2014 Pazartesi) Ankara’da Opera binasının önünde gene bir araya geldiler, inceltilerek bir taraflarımıza çaktırmadan yerleştirilmek istenilen TÜSAK (Türkiye Sanat Kurumu) yasa taslağını bir kez daha protesto ettiler. Göz bebeklerimiz sanatçılarımız, naif seslerini sanatçı duyarlılığı içinde kaba kuvvete başvurmadan incelikle duyurmak için bir kez daha seslerini yükselttiler. Oysa toplaşmaya ne gerek vardı ki, her şey sinema filmi şeridi gibi akmakta ve gelişmekteydi. Mustafa Kurt’un Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğünden istifa etmesi ve yerine Nejat Birecik’in atanması kurumda (beklenen) tepkilerin nedeniydi. Nejat Birecik’in atanmasının ardından birbiri ardına gelen istifalar, kurum içinde ortaya çıkan huzursuzluğu daha bir etkiledi. EŞİ MENENDİ GÖRÜLMEMİŞ İŞKENCE Şimdi Bakanım Civanım Ömercik Bey’e soruyorum: DT Genel Müdürlüğüne getirilen ..]]> Wed, 29 Oct 2014 06:00:33 +0300 Şekib Avdagiç’in mutlaka yargılanması gerekiyor! https://www.evrensel.net/yazi/72539/sekib-avdagicin-mutlaka-yargilanmasi-gerekiyor https://www.evrensel.net/yazi/72539/sekib-avdagicin-mutlaka-yargilanmasi-gerekiyor? Farkındaysanız, iki haftadır İstanbul’un “sanat mabedi” Atatürk Kültür Merkezinin (AKM) Haziran 2008 tarihinden beri “tadilat yapılacağı” gerekçesiyle kapalı tutulmakta olduğu konusunu çomaklıyorum. Bir yararı olmayacağını biliyorum ama, neden olanların mutlaka yargılanmalarını istiyorum. Zamanıdır, şimdi konuyu bir kez daha özetliyorum. Belki hatırlayacaksınız, İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin 06.01.1999 gün 10521 sayılı Koruma Kurulu kararıyla tescil edilmiş, 30.10.2007 gün 1344 sayılı kararla da koruma grubu 1. Grup olarak belirlenmiş. 06.12.2006 tarih, 689 sayılı kararla rölövesi, 14.05.2008 gün, 1783 sayılı kararla da restorasyon avan projesi onaylanmıştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı arasında AKM’nin yapımına ilişkin imzalanan protokolden sonra bütün süreç değişti, bu konu..]]> Wed, 22 Oct 2014 00:11:10 +0400 Söylesenize, bu işin sorumlusu kim? https://www.evrensel.net/yazi/72484/soylesenize-bu-isin-sorumlusu-kim https://www.evrensel.net/yazi/72484/soylesenize-bu-isin-sorumlusu-kim? Geçen hafta, Hıncal Uluç’un Sabah’taki köşesinde “Yeni Türkiye’nin Eski Kültür Bakanına” başlıklı yazısı üzerine Uluç ile birlikte ben de “Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ne olacak” sorusunu kurcalamış ve ortaya: “İster misiniz bu konuyu gelecek hafta da sürdüreyim” diye bir soru atmıştım. Okur genellikle “sürdür” diye ileti gönderdi. Gerçi, Paris’ten saygın bir dost: “Yahu adamlar orkestraları, operayı, baleyi yok edecek TÜSAK yasasını hazırlıyor, Hıncal Uluç AKM n’olacak, diyor, sen de onun peşine takılıyorsun. Opera, bale olmayınca binayı n’apacaksın” diye sual eyledi.. Sual eyledi, ama AKM içimde ukde! Gel de olayı eşeleme, suçluları kamuoyu önünde teşhir etme. SUÇ DUYURUSU Başlayalım. Efendim, İstanbul’un “sanat mabedi” A..]]> Wed, 15 Oct 2014 00:46:01 +0400 Hıncal Uluç'un yazısı https://www.evrensel.net/yazi/72430/hincal-ulucun-yazisi https://www.evrensel.net/yazi/72430/hincal-ulucun-yazisi? Geçen hafta, benden 4 yaş daha büyük olduğu için “eski nesil terbiye mucibi” ağabey saydığım Hıncal Uluç, Sabah’taki köşesinde “Yeni Türkiye’nin Eski Kültür Bakanına” başlıklı bir yazı yayımladı, ortaya “Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ne olacak” sorusunu attı. Hayli yararlı, bilinçaltlarımızı keskinleştirici bir yazıydı, ama bana göre eksik kalmıştı. Örneğin, Recebim Tayyibim, bundan tam dört yıl önce İstanbul Atatürk Kültür Merkezi (AKM) konusundaki sessizliğini bozmuş, kafasında büyüttüğü projesini sadece Hıncal Uluç’a açıklamıştı (Sabah-23.09.2010). O günün Başimamı, en iyisini bizler için kendisinin oluşturabileceğini müjdelemiş; hatta köşe yazarlarından da destek istemişti. Bağlayıcı hukuksal kararları aşabilmek için, yargının da anlayış sahibi ..]]> Wed, 08 Oct 2014 00:44:48 +0400 Yaşar Ersoy'dan ağıt: 'Kıbrıs, Rumca küstüm Türkçe kırıldım' https://www.evrensel.net/yazi/72380/yasar-ersoydan-agit-kibris-rumca-kustum-turkce-kirildim https://www.evrensel.net/yazi/72380/yasar-ersoydan-agit-kibris-rumca-kustum-turkce-kirildim? “… Annemin babamın gençliği duruyor hileyle elimden aldığın çocukluğumun yanında. Yut onları Kıbrıs, yut bizi ve patla! Nar taneleri gibi dağıt bizi yabancı haritalara ve yaşasın dünya ve isterse kahrolsun ada... Sen barışa uzaktan bak, barış da sana. Yalanlardan uzamış burnunla ‘hiçbir yersin sen ve bizler de birer ‘hiç’iz aslında’. Ne garantörlerden kurtulabildin, ne bayraklarından. Biz bayramsız kaldık kendi yurdumuzda, sen terbiye edildin yabancı karaların bayramlarıyla. Sen rahat ol Kıbrıs, bütün suç Şair’de ve Tanrıça’da. ‘Puşt Rimbaud’nun ve ‘Orospu Afrodit’in parmak izleri duruyor dağlarının namlularında. Rumca kırıldım Türkçe küstüm Kıbrıs, anla! Ölüm bir kere yaşanır ama sen çok öldün, çok öldürüldün, çok öldürdün Kıbrıs. Sen de biz de &oum..]]> Wed, 01 Oct 2014 00:07:51 +0400 Varoluşsal sorunlar ve kendimizle yüz yüze çarpışmak: ‘Kayıp’ https://www.evrensel.net/yazi/72328/varolussal-sorunlar-ve-kendimizle-yuz-yuze-carpismak-kayip https://www.evrensel.net/yazi/72328/varolussal-sorunlar-ve-kendimizle-yuz-yuze-carpismak-kayip? Lefkoşa’nın yeni Belediye Başkanı Mehmet Harmancı’nın da dediği gibi eylül, Kıbrıs’ta bir başka oluyor. Ben yıllardır tanığım bu “başkalığa”. Bu “başkalığın” nedeni, Ada’nın 12 yıldır tiyatroseverler için olan öneminden kaynaklanmakta. Bilirim ki Kıbrıslılar için eylül, her şeyden önce “Kıbrıs Tiyatro Festivali” ayıdır. Lefkoşa Belediye Tiyatrosunu daha önce de defalarca yazdım, dönemin Belediye Başkanı Mustafa Akıncı’nın desteğiyle 3 Kasım 1980 tarihinde (günümüzde tiyatronun Kültür-Sanat Koordinatörü) Yaşar Ersoy, Osman Alkaş, Erol Refikoğlu ve Işın Cem tarafından kurulmuş bir topluluktur. O gün bu gündür tüm olumsuzluklara karşın toplumcu gerçekçi, eleştirel sanat anlayışıyla çalışan bir avuç tiyatrocu, Kıbrıs Türk tiyatro hareketine yeni açılımlar ve yeni an..]]> Wed, 24 Sep 2014 00:42:05 +0400 Ali Paşa Hanı olayı ve Erkal kardeşler... https://www.evrensel.net/yazi/72273/ali-pasa-hani-olayi-ve-erkal-kardesler https://www.evrensel.net/yazi/72273/ali-pasa-hani-olayi-ve-erkal-kardesler? Dostlar Tiyatrosu 1969 yılında Genco Erkal, Ferit Erkal, Mehmet Akan, Şevket Altuğ, Arif Erkin ve Nurten Tuç tarafından kurulan ve onca yıl içinde Türk tiyatrosunda iz bırakan bir tiyatro. Ve Genco Erkal… Çok şey bilen, çok şey bildiğinden, çok şeyi birden istemeyen, gözlerimizin nuru Genco Erkal (1938). Ve Genco Erkal gibi Bahriyeli Reşat Bey’den olma, Birinci Dünya Savaşı’nın sıkıntılı günlerinde, sokaklarında İngiliz ve İtalyan askerlerinin kol gezdiği işgal İstanbul’unda büyüyen, moda tasarımcısı (o kendisine “terzi” dermiş) Nebahat Erkal Şerbetçi’den doğma küçük kardeş Ferit Erkal (1942). ERKAL KARDEŞLER Erkal kardeşler kendilerine miras kalan İstanbul Eminönü’ndeki Çorlulu Ali Paşa Han’ını geçen yılın mayıs ayında Ferit Erkal’ın kızı Selen Erkal’ın tasarımıyla açık hava tiyatro..]]> Wed, 17 Sep 2014 00:12:11 +0400 Bu yazı geçen haftaki yazının 'tekzibi' niteliğindedir https://www.evrensel.net/yazi/72220/bu-yazi-gecen-haftaki-yazinin-tekzibi-niteligindedir https://www.evrensel.net/yazi/72220/bu-yazi-gecen-haftaki-yazinin-tekzibi-niteligindedir? Anayasa’yı korumakla görevli Cumhurbaşkanının anayasayı bizzat çiğnemesi bir anlamda darbe anlamına gelmekteydi. Zaten anayasal rejim uzun bir süredir yok edilmişti, Başimamlıktan Cumimamlığa “terfi” eden kişi, illegal yollardan her bir şeye tek başına karar vermekte, bu duruma hiç kimse ses etmemekteydi. Dayanamadım bir kampanya başlatmak istedim. Kampanyayı başlatmamda Vezir-i Azam Davutoğlu’nun “restorasyon”dan söz etmesi, Osmanlı’nın bu coğrafyada yeniden ve güçlü biçimde hayat bulmasını amaçladığını utanmadan, sıkılmadan, çekinmeden söylemesi, “Osmanlı’yı sil baştan inşa edeceğim” demesi de etki etmişti. BİR EYLEM BİÇİMİ İktidar fevkalade karanlığın kararlılığı içindeydi, mutlaka bir eylem biçimi edinilmeliydi. Laik, demokratik Cumhuriyet’in doksan yıllık geçmişine “hodri meydan” denili..]]> Wed, 10 Sep 2014 00:14:19 +0400 Haydi, koşun meydanlara! Sizi kampanyaya çağırıyorum https://www.evrensel.net/yazi/72172/haydi-kosun-meydanlara-sizi-kampanyaya-cagiriyorum https://www.evrensel.net/yazi/72172/haydi-kosun-meydanlara-sizi-kampanyaya-cagiriyorum? Anayasa’yı korumakla görevli Cumhurbaşkanı Anayasa’yı çiğnedi. Anayasa’nın bizzat Cumhurbaşkanı tarafından çiğnenmesi bir anlamda darbe anlamına gelmekteydi, bu yazı için bilgisayarın tuşlarını tıkırdatana dek durum kimsenin umurunda değildi. Zaten anayasal rejim uzun bir süredir yok edilmişti. Başimamlıktan Cumimamlığa “terfi” eden kişi, illegal yollardan her bir şeye (detaya bilerek girmiyorum) tek başına karar vermekteydi. Kimse ses etmedi. VEZİR-İ AZAM’IN FETVALARI Diğer taraftan, Vezir-i Azam Davutoğlu “restorasyon”dan söz etti, Osmanlı’nın bu coğrafyada yeniden ve güçlü biçimde hayat bulmasını amaçladığını utanmadan, sıkılmadan, çekinmeden söyledi. “Osmanlı’yı sil baştan inşa edeceğim” dedi. Fevkalade karanlığın kararlılığı içindeydi. Laik, demokratik cumhuriyetin doksan yıllık geçmişine &l..]]> Wed, 03 Sep 2014 00:12:27 +0400 Şirin Pancaroğlu’dan gene bir ilk: ‘Çengnağme’ https://www.evrensel.net/yazi/72123/sirin-pancarogludan-gene-bir-ilk-cengnagme https://www.evrensel.net/yazi/72123/sirin-pancarogludan-gene-bir-ilk-cengnagme? Ne yalan söyleyeyim “Çeng” denilen, İran ve Osmanlı geleneği içinde yer alan “kucak arpi”ni Şirin Pancaroğlu’nun parmakları arasında 2008 yılının temmuzunda, olmadı, denk düşmedi Aya İrini’deki konserinde göremedim. İşin doğrusu, minyatürlerde sıkça rastlamıştım da: “Nedir bu saz” diye meraklanmamıştım. Bu ülkede “arp” denilince akla gelen tek isim olan Şirin Pancaroğlu’nun Mayıs 2014 tarihli Klasik Batı Müziği albümleri yayınlayan Lila Müzik’ten çıkan “Çengnağme” başlıklı albümünü geçen hafta sonunda edininceye kadar da tınısını duymamıştım. Organolojinin “açık arplar” arasında incelediği çalgılardan olduğunuysa albümü dinlerken araştırdım, algıladım. “Köşeli arp” olduğunu kavradım. Yaklaşık 2 bin 500 yıl boyunca yalnız Ortadoğu’da..]]> Wed, 27 Aug 2014 00:11:07 +0400 Ali Poyrazoğlu Alaçatı'da ayakta alkışlandı: 'Asi kuş' https://www.evrensel.net/yazi/72071/ali-poyrazoglu-alacatida-ayakta-alkislandi-asi-kus https://www.evrensel.net/yazi/72071/ali-poyrazoglu-alacatida-ayakta-alkislandi-asi-kus? Ali Poyrazoğlu 2012-2013 tiyatro sezonunda, kendi yazıp sahneye koyduğu “Asi Kuş” başlıklı gösterisini 2013-2014 tiyatro sezonunda da sahnelemeye devam etti. Gösteri “Genel İstek” üzerine yaz aylarında da sürmekte. Ali Poyrazoğlu’yu bu kez Alaçatı Açıkhava Tiyatrosunda izleme olanağı buldum. İnce/kalın esprileri, oyun gücü, mükemmel diksiyonu ve anlattıklarıyla seyirciyi anında avucunun içinde yoğurmaya başlayan bir tiyatrocu Ali Poyrazoğlu. İzleyicisini gene çok kısa bir süre içinde istediği kıvama getirdi, biçimlendirdi. Ali Poyrazoğlu geçtiğimiz yıllardan birinde Laurent Baffie’nin “Tak Tak Takıntı (Tok Tok)” başlıklı oyunuyla Çeşme Amfi Tiyatrosuna gelmişti, seyirciyi selamlarken Çeşme’ye böylesi “enayi” bir tiyatronun yakışmadığını söylemiş: “Gerekirse gelelim, ücret almadan oyunlar oyna..]]> Wed, 20 Aug 2014 00:18:15 +0400 Haydi bakalım! Al gözüm seyreyle Tayyip Efendi biraderimi... https://www.evrensel.net/yazi/72026/haydi-bakalim-al-gozum-seyreyle-tayyip-efendi-biraderimi https://www.evrensel.net/yazi/72026/haydi-bakalim-al-gozum-seyreyle-tayyip-efendi-biraderimi? 2003’ten bu yana başbakanlık görevini yürüten Recep Tayyip Erdoğan Efendi Biraderim malum olduğu üzere cumhurbaşkanlığı seçiminden de zaferle çıktı. İşçilerin, emekçilerin, kadınların, LBGTİ (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Transgender, İnterseksüel) bireylerlerin, çevrecilerin, Kürtlerin, Arapların, Türklerin, Ermenilerin, Hıristiyanların, Müslümanların, Sünnilerin, Alevilerin, Nusayrilerin, Ateistlerin, oyları yetmedi, Başyazarımız İhsan Çaralan’ın dediği gibi “… halkların kardeş olduğu barış içinde bir dünya” çoğunluk tarafından istenmedi. Halklarımızın yüzde elli ikisi, Yazarımız Ender İmrek’in değindiğince ırkçı, faşist, gerici, milliyetçi, ayrımcı ve düşmanlaştırıcı gidişe dur demedi, hatta destekledi. “Eşit, özgür, barışçı ve demokratik bir geleceği” elinin tersiyle itti...]]> Wed, 13 Aug 2014 00:21:09 +0400 D-Marin Turgutreis Klasik Müzik Festivali’nde görkemli kapanış https://www.evrensel.net/yazi/71979/d-marin-turgutreis-klasik-muzik-festivalinde-gorkemli-kapanis https://www.evrensel.net/yazi/71979/d-marin-turgutreis-klasik-muzik-festivalinde-gorkemli-kapanis? 10. D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali, önceki akşam “Aşkın Dört Mevsimi” başlıklı konserle sona erdi. Kapanış konserinin “star”ı Arjantinli Tenor José Cura’nın özgeçmişindeki nitelikleri anmam gerekirse, “Başta Verdi’nin Otello’su ve Saint-Seans’ın Samson’u olmak üzere opera karakterlerini özgün ve güçlü bir şekilde yorumlamasıyla tanınan ve çağdaş, yenilikçi konser performanslarıyla tüm dünyaya adını yazdıran” diyerek özetleyebilirim. HEM ŞARKICI HEM MAESTRO José Cura, aynı anda hem orkestrayı yönetip hem de şarkı söyleyen (hem konserlerinde, hem de kayıtlarda) ve şarkıcılığını “yarı yarıya” konser formatında senfonik yapıtlarla birleştiren benim bilebildiği ilk sanatçı. Önemli özelliği, ses renginin mükemmel üstünlüğü&hell..]]> Wed, 06 Aug 2014 00:08:46 +0400 Boyun eğme, duygusallık, kaba güç: 'Örümcek kadının öpücüğü' https://www.evrensel.net/yazi/71930/boyun-egme-duygusallik-kaba-guc-orumcek-kadinin-opucugu https://www.evrensel.net/yazi/71930/boyun-egme-duygusallik-kaba-guc-orumcek-kadinin-opucugu? Arjantinli Yazar Manuel Puig’in 1976’da yayımladığı “Örümcek Kadının Öpücüğü/El Beso d Mujer Araña (Can Yayınları 1990) başlıklı romandan DeWitt Booden tarafından sahneye uyarlanan bir oyun “Örümcek Kadın’ın Öpücüğü”. “Eski tüfek” bir devrimciye pasaport temin ederken yakalanmış, ama dava arkadaşlarını asla ele vermemiş, kendini devrime adamış bir devrimci Valentin Arregui (Çağdaş Tekin) ile bir erkek çocuğuna tacizde bulunduğu için 8 yıla hüküm giymiş bir eş cinsel Luis Molina’nın (Göktay Tosun) küçük bir hapishane hücresindeki yaşamlarını anlatıyor. Manuel Puig’in bu birlikten çıkardığı fevkalade insanca ve dokunaklı dünya hayranlık uyandırırken, pek çok yerleşik kanı da ayrı ayrı sorgulanıyor. Güç, güçsüzlük; kadınlık, erkeklik; baskı,..]]> Wed, 30 Jul 2014 00:43:44 +0400 Şiddetin insan psikolojisindeki tahribatı: 'Uçlar' https://www.evrensel.net/yazi/71881/siddetin-insan-psikolojisindeki-tahribati-uclar https://www.evrensel.net/yazi/71881/siddetin-insan-psikolojisindeki-tahribati-uclar? Amerikalı oyun yazarı William Mastrosimone (1947)’nin kimin tarafından dilimize uyarlandığını bilemediğim, sahne dili ve Türkçesi pek de iyi olmayan “Uçlar/Extrémité” başlıklı oyunu yeni kurulan (içtenlikle uzun ömürler diliyorum) Tiyatro Martı yapımı olarak sahnelenmekte. “Uçlar” gerilim dolu bir dram. Kadına şiddet, tecavüz ve yetersiz bulunan cezalar karşısında kadının çaresizliğini anlatıyor. Raul, Marjorie’yi izleyip evinde tecavüze kalkışıyor. Marjorie, tecavüzü engelliyor ve Raul’ü zararsız hale getiriyor. Aynı evde kalan Terry ve Patricia ne yapmak gerektiği konusunda kararsız kalıyorlar ve olaylar iyiden iyiye sarpa sarıyor. GERİLİM OYUNU Şiddetin insan psikolojisinde meydana getirdiği tahribatı da gözler önüne seren “Uçlar”, oldukça gerilimli tablolarıyla olayların psikolojik derinliğine inere..]]> Wed, 23 Jul 2014 00:18:42 +0400 Tiyatro Yüz’ün yüzünün akı: ‘Ionesco’nun Sıkıntısı’ https://www.evrensel.net/yazi/71828/tiyatro-yuzun-yuzunun-aki-ionesconun-sikintisi https://www.evrensel.net/yazi/71828/tiyatro-yuzun-yuzunun-aki-ionesconun-sikintisi? 2013 yılında Gökçe Camgöz hariç, Sadri Alışık Akademide eğitim alan Caner İnce, Gizem Kurt, Güneş Ören, Nesrin Aksu, Orçun Avşar ve Serhat Dumanlı tarafından kurulan Tiyatro Yüz, bu sezon perdesini “Ionesco’nun Sıkıntısı ya da Bir Yaz Gecesi Dönümü Gecesinde Bir Kel Şarkıcı” oyunu ile açtı. Devlet Tiyatroları oyuncularından Çetin Ok ve Oyun Yazarı/Dramaturg Kamer Yıldız Eugène Ionesco’nun “Kel Şarkıcı/La Cantatrice Chauve” oyunuyla William Shakespeare’in “Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası/ A Midsummer Night’s Dream” oyun metinlerini bir güzel harmanlamışlar, Tiyatro Yüz için bir kolaj yapmışlar. Eugène Ionesco’nun parantez içi anlatımlarını Shakespeare’in Puck (Gökçe Camgöz) karakterine dönüştürerek uyarlamışlar. “Kel Şarkıcı”nın absür..]]> Wed, 16 Jul 2014 00:21:39 +0400 Iraz Yöntem, yeryüzüne en çok bulanmış rengi deşiyor: ‘kırmızı’ https://www.evrensel.net/yazi/71770/iraz-yontem-yeryuzune-en-cok-bulanmis-rengi-desiyor-kirmizi https://www.evrensel.net/yazi/71770/iraz-yontem-yeryuzune-en-cok-bulanmis-rengi-desiyor-kirmizi? Tiyatro Hâl, bu sezonun sonunda Iraz Yöntem’in (1983), Cezayirli Fransız yazar Emmanuel Roblès’in (1914-1995) 1948 yılında yazdığı “Montserrat”ından esinlenerek kaleme aldığı “Kırmızı” başlıklı oyunu sahneledi. “Montserrat”, konusunu Güney Amerikalı devrimci lider Simon Bolivar’ın (1783-1830) büyük devrimi gerçekleştirebilmesi için güç toplaması, dolayısıyla İspanyol askerlerine yakalanmaması gerekliliğinden almakta. Peki ya “Kırmızı” ne anlatmakta? OYUNUN ADI ‘KIRMIZI’ Iraz Yöntem, yazdığı ilk oyunun adını şöyle açıklıyor: “Kırmızı, dünya tarihi boyunca yeryüzüne en çok bulanmış renk. Sadece kan mıdır kırmızı akan? Düşüncelerin rengi de kırmızı olamaz mı? Kırmızı, dökülen kanın değil, kazanılan bağımsızlığın rengi olabilir mi? Bin yıllarca insanlar birbirlerinin, toprakl..]]> Wed, 09 Jul 2014 07:37:05 +0400 Müsteşar efendi! Bu eser, yurt dışına çıkmalı: ‘Kont Drakula’ https://www.evrensel.net/yazi/71711/mustesar-efendi-bu-eser-yurt-disina-cikmali-kont-drakula https://www.evrensel.net/yazi/71711/mustesar-efendi-bu-eser-yurt-disina-cikmali-kont-drakula? Bujor Hoinic’in, Ankara Devlet Opera ve Balesi yapımı “Kont Drakula”sını, 4. İstanbul Bale Yarışması ve Festivali kapsamında izlerken düşündüm de vampirler, cadılar, zombiler, periler, daha neler de neler tarih boyunca neredeyse hayatımızın bir parçasını oluşturmuş. “Doğaüstü” diye tanımlayarak onları gerçek saymamışız, ama kimileri bilinçaltında yarattıkları bu yaratıklara inanmış. Pek anlamam anlamasına da, bilebildiğim kadarıyla bunların arasında acı nedir bilmeyen, göz renkleri sürekli değişim gösteren, hem hızlı hem de güçlü tepkileri olan, vücutları ölülerinki kadar soğuk, düşünce okudukları iddia edilen varlıklar olarak tanımlanan vampirler “doğaüstü” güçler arasında pek ünlü olmuş. KANLARI FIÇILARDA TOPLAMAK 1984 yılından bu yana Türkiye’de yaşayan Romen Besteci ve Orkes..]]> Wed, 02 Jul 2014 00:07:02 +0400 Opera Festivali kapsamında Hvorostovsky’i dinledikten sonra… https://www.evrensel.net/yazi/71659/opera-festivali-kapsaminda-hvorostovskyi-dinledikten-sonra https://www.evrensel.net/yazi/71659/opera-festivali-kapsaminda-hvorostovskyi-dinledikten-sonra? Şarkıcı; başı ve göğsü yukarıda, ağzını, dudaklarını ve alnını kasmadan ayakta dimdik ve rahat bir şekilde durdu. Orkestranın yaptığı kısa bir giriş müziğinin ardından beklenen aryayı söylemeye başladı. Notalar su gibi akarken, şarkıcının sesi sanki ondan değil de, başka bir yerden geliyor gibiydi. Suya atılan bir taşın yarattığı ses gibi. Gözyaşının beyaz bir mermere damlama sesi gibi. Aryanın sonunda bir alkış tufanı koptu. Onun sesi de, tanrının insana olağanüstü armağanı olan pek özel bir “enstrüman” niteliğindeydi. Tiz sesleri kolaylıkla çıkarabilen, çevik kadın sesi koloratur sopranolar gibi… Duygusal ya da romantik karakterleri canlandıran lirik sopranolar gibi… Genellikle dramatik karakterleri oynayan dramatik sopranolar gibi… Çoğunlukla yaşlı kadınları ya da sopranonun rakibini canlandıran mezzosopranolar gibi… Mezzosopranoyla aynı roll..]]> Wed, 25 Jun 2014 00:04:39 +0400 Mutlaka izlenmeli: ‘Seni seviyorum mükemmelsin şimdi değiş’ https://www.evrensel.net/yazi/71602/mutlaka-izlenmeli-seni-seviyorum-mukemmelsin-simdi-degis https://www.evrensel.net/yazi/71602/mutlaka-izlenmeli-seni-seviyorum-mukemmelsin-simdi-degis? Talimhane Tiyatrosu, “Seni Seviyorum Mükemmelsin Şimdi Değiş” başlıklı bir Broadway müzikalini Mehmet Ergen-Lerzan Pamir yönetiminde sahnelemekte. İzlediğimiz oyun, Off-Broadway denilen küçük bütçeli profesyonel bir yapım. Küçük bir salonda (Black Out Sahnesi’nde), nispeten ucuz bütçe ile gerçekleştirilmiş, biçemi ciddi ya da deneysel olmayıp, ticari başarısı garantili bir oyun. Brodway’de “hit” olmuş, on iki yıldır sahnelenmekte olan “Seni Seviyorum Mükemmelsin Şimdi Değiş”, kadın-erkek ilişkilerinin evrenselliğini, ilk buluşmadan itibaren kadın ve erkeğin ilişkisini on sekiz ayrı öyküyle anlatıyor. Doğaldır ki, kadın-erkek ilişkisi insanın varoluşundan günümüze kadar süregelen; yeri, zamanı, mekanı, gelenekleri, durumları aynı olmasa da esasen hiç değişmeyen ilişkileri konu edinmekte. JOE DIPIE..]]> Wed, 18 Jun 2014 00:02:13 +0400 Eyyy Mogherını… Eyyy Scarante… Sözüm sizleredir! https://www.evrensel.net/yazi/71540/eyyy-mogherini-eyyy-scarante-sozum-sizleredir https://www.evrensel.net/yazi/71540/eyyy-mogherini-eyyy-scarante-sozum-sizleredir? İtalya Dışişleri Bakanlığı, bir süre önce Ankara İtalyan Kültür Merkezi (Istituto Italiano di Cultura di Ankara)’nin kapatılması için teklif verdi. Teklif galiba kabul gördü ki merkezin “lağvedilmesi” beklenmekte. Başkent’teki özel ve kamuya bağlı sanat kurumlarıyla sık sık farklı etkinlikler çerçevesinde ortak çalışmalara imza atan kurumun, “yeniden yapılandırma” gerekçesiyle kapatılma teşebbüsü, kültür-sanat çevrelerinde ciddi soru işaretleri içermekte. Aslında işin aslının İtalya’da var olan ekonomik sıkıntıdan kaynaklandığı bilinmekte; bilinmekte bilinmesine de, Avrupa’nın kültürel ve tarihi mirasına yıllardır katkı sağlayan bu ülkenin, ekonomiye kültür-sanattan başlaması ister istemez “Sen de mi Brütüs” dedirtmekte. ŞAŞKINLIK NEDEN Oysa Roma İmparatorluğu’ndaki gi..]]> Wed, 11 Jun 2014 00:02:20 +0400 Çöküşünü hak eden toplumun öyküsü: “Bir halk düşmanı” https://www.evrensel.net/yazi/71482/cokusunu-hak-eden-toplumun-oykusu-bir-halk-dusmani https://www.evrensel.net/yazi/71482/cokusunu-hak-eden-toplumun-oykusu-bir-halk-dusmani? Bir Halk Düşmanı (özgün adı: En Folkefiende), Norveçli Yazar Henrik İbsen’in (1828-1906) 1882 yılında yazdığı, Türkçeye Yılmaz Onay ustanın (Mitos Boyut Yayınları- 2011) kazandırdığı bir yapıt. İçeriği açısından aradan geçen 132 yıla rağmen güncelliğini koruyan, gülmeceyle dramı bir arada barındıran oyunu, bu kez 19. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında Schabühne Berlin yapımı olarak Thomas Ostermeier (1968) rejisinden izledik. KONU Oyunun konusu özetin tiridi olarak şöyle: Norveç’te bir kaplıca kentinde çocuğu ve eşiyle birlikte yaşayan Dr. Thomas Stockmann, kentteki kaplıcaların insan sağlığına zararlı kimyasallar içerdiğini öne sürmektedir. Bunu kanıtlama çabasında karşısına dikilecek en büyük engel, ağabeyi ve aynı zamanda Kent Meclisi Üyesi olan Peter’dir. Stockmann’ın mücadelesinde belirginleşen iki kardeşin ..]]> Wed, 04 Jun 2014 00:22:20 +0400 Shakespeare şekerlemeleri: “Yanlışlıklar Komedyası” ve “Bir Yaz Gecesi Rüyası” https://www.evrensel.net/yazi/71431/shakespeare-sekerlemeleri-yanlisliklar-komedyasi-ve-bir-yaz-gecesi-ruyasi https://www.evrensel.net/yazi/71431/shakespeare-sekerlemeleri-yanlisliklar-komedyasi-ve-bir-yaz-gecesi-ruyasi? Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi Yazar William Shakespeare (1564-1616)’in “Yanlışlıklar Komedyası (The Comedy of Errors)”, 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde bu kere Propeller Theatre Company yapımı olarak izlendi. Bu oyunun olaylar örgüsü, antik klasik Latin yazarlarından alınmıştı biliyordum, ama gene de Yönetmen Edward Hall’ün eski çağlarda cinlerin, perilerin, büyücülerin anayurdu olarak bilinen Efes’te geçen oyun mekanını neden herhangi bir Latin ülkesi olarak seçtiğini anlayamadım. Oyunun çılgın ve şaşkın insanlarla dolu büyülü âlem atmosferini o ülkede egemen olabileceğini varsaydığı için mi böyle yapmıştı yoksa akıl ve mantık sınırlarını oldukça zorlayan konunun yorumcu a&..]]> Wed, 28 May 2014 00:01:43 +0400 E be çocuklar, siz ne ara bu hale geldiniz?: ‘Küçük’ https://www.evrensel.net/yazi/71374/e-be-cocuklar-siz-ne-ara-bu-hale-geldiniz-kucuk https://www.evrensel.net/yazi/71374/e-be-cocuklar-siz-ne-ara-bu-hale-geldiniz-kucuk? İkincikat yapımı “Küçük”ü izleme olanağını yeni yakaladım. Genç, üretken ve yetenekli Yazar Sami Berat Marçalı’nın ilk yazdığı oyunmuş, yeniden elden geçirmiş, Eyüp Emre Uçaray sahnelemiş. Ne yalan söyleyeyim, oyundan çok rahatsız oldum ve çıkarken eleştirmen dostum Robert Schild’e de sevmediğimi/beğenmediğimi söyledim. Böylelikle (acullüğümden olsa gerek), Sevda Şener Hoca’nın yıllar önce bana lütfettiği: “Oyundan çıkar çıkmaz fikir mülahaza, mütalaa falan serdetme, sabahı bekle, düşüncelerinin tamamı değişebilir” nasihatine ihanet ettim. Ne kadar haklıymış Hocaların Hocası! Sabah uyandığımda oyunu sevmiştim. SAMİ BERAT MARÇALI’NIN YAPTIĞI Yazar, varolan düzenden ve yaşayış biçimlerimizden dolayı çocukların ne ölçüde etkilendi..]]> Wed, 21 May 2014 00:04:17 +0400 Anlamadığını itiraf etmek erdemse: Ne yaptıysak nafile... https://www.evrensel.net/yazi/71313/anlamadigini-itiraf-etmek-erdemse-ne-yaptiysak-nafile https://www.evrensel.net/yazi/71313/anlamadigini-itiraf-etmek-erdemse-ne-yaptiysak-nafile? 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde ilk olarak geçtiğimiz cuma günü Polonya edebiyatının ödüllü yazarı Dorota Maslowska’nın (1983) yazdığı, 2009 yılında Berlin’de Schaubühne am Lehniner Platz’da galasını yapan “Ne Yaptıysak Nafile…” başlıklı oyunu izledik. TR Warszawa yapımı olan eseri, klasik tiyatro yapıtlarını cesur uyarlamalarıyla ünlenen Grzegorz Jarzyna (1968) yönetmiş ve 10 oyuncu rol almıştı. Tanıtımlarda, Dorota Maslowska’nın popüler kültür ve ulusal stereotiplerden (Sözcüğü, diğer insanları içine yerleştirdiğimiz kategoriler anlamında kullanıyorum), reklamların, dergi ve günlük gazetelerin yalan dolu dilinden yola çıkarak oluşturduğu metnini; Grzegorz Jarzyna’nın dünyanın korkunç gerçeğine dönüştürdüğü yazılmıştı. Keza, Yönetmen Grzegorz Jarzyna’nın “Ustaca ..]]> Wed, 14 May 2014 03:31:26 +0400 Ayrıcalık gene neşede: ‘Arturo Ui’nin önlenebilir tırmanışı’ https://www.evrensel.net/yazi/71259/ayricalik-gene-nesede-arturo-uinin-onlenebilir-tirmanisi https://www.evrensel.net/yazi/71259/ayricalik-gene-nesede-arturo-uinin-onlenebilir-tirmanisi? Yedi sezondur ekip ruhu oyunculuğuyla dikkat çeken, içerikli-mizahi oyunlarla kendine özgü bir tarz yakalayan Tiyatroadam, bu sezon “Epik Tiyatro”nun Kurucusu 20. yüzyılın en etkili Alman Şairi, Oyun Yazarı ve Tiyatro Yönetmeni Bertolt Brecht’in (1898-1956) 1941 yılında yazdığı “Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı” başlıklı oyunu ile perdelerini açtı. Epik tiyatro örneği bu antifaşist oyunda, Hitler’in iktidara yürüyüş öyküsü ile ünlü Chicago’lu Gangster Al Capone’un öyküsü örtüştürülüyor. İktidar ve sermaye günübirlik çıkarlar adına, yasaları çiğneyerek iş birliği yaptığında; ülke siyasetinin, toplumsal düzenin onarılmaz ve geri dönülemez bir baskı rejimine dönüşebileceği gerçeğinin altı çiziliyor. Bu oyunda Brecht’in &ld..]]> Wed, 07 May 2014 00:10:21 +0400 Konya’dan, 2. Dilek Sabancı Tiyatro Festivali izlenimlerim https://www.evrensel.net/yazi/71206/konyadan-2-dilek-sabanci-tiyatro-festivali-izlenimlerim https://www.evrensel.net/yazi/71206/konyadan-2-dilek-sabanci-tiyatro-festivali-izlenimlerim? Bir hafta önce, Antalya’da 8. Akdeniz Üniversitesi Tiyatro Topluluğu Uluslararası Tiyatro Festivali’ni izledikten sonra, geçen hafta da altı gün süren ve dün sona eren 2. Dilek Sabancı Tiyatro Festivali’ndeydim. Selçuk Üniversitesi Dilek Sabancı Devlet Konservatuvarı tarafından düzenlenen festival vesilesiyle Konya’da bir araya gelen İstanbul Sabancı Üniversitesi, Çanakkale Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesinde oyunculuk alanında eğitim alan ya da (Sabancı Üniversitesi örneği) tutkuyla tiyatro topluluğu kuran öğrencilerin birbirleriyle doğrudan iletişime geçişlerine birebir tanıklık ettim. ÇETİNEL’İN, ATAK’IN, ERBAŞ’IN, TÖNEL’İN GÖZ NEMLERİ Konservatuvar salonundaki etkinlikte Dilek Sabancı, okulun ulusal kültür-sanat merkezi olması yolunda ..]]> Wed, 30 Apr 2014 00:13:33 +0400 Bu gençler yolundan dönmez, ‘sana’ tiyatroyu öldürtmez https://www.evrensel.net/yazi/71146/bu-gencler-yolundan-donmez-sana-tiyatroyu-oldurtmez https://www.evrensel.net/yazi/71146/bu-gencler-yolundan-donmez-sana-tiyatroyu-oldurtmez? Antalya’da, yurt içi ve yurt dışından toplam on iki ekibin katıldığı ve festival kapsamında Akdeniz Üniversitesi Tiyatro Topluluğu tarafından lise öğrencilerine atölye çalışmalarının da yapıldığı 8. Akdeniz Üniversitesi Tiyatro Topluluğu Uluslararası Tiyatro Festivali geçtiğimiz pazar günü sona erdi. 8. Akdeniz Üniversitesi Tiyatro Topluluğu Uluslararası Tiyatro Festivali”nde genç tiyatrocuların ilgisiyle sarmalanmış günler geçirirken, günümüzde yöneticilerin tiyatroya karşı bu denli vurdumduymaz olabilişlerini bir kez daha lanetledim. Tiyatronun eğitimsel işlevi savsaklanıyor, birçok ülkede çeşitli ödenekli tiyatro kuruluşlarının eğitim bakanlıklarına bağlı çalıştıkları bilmezden geliniyordu, düşündükçe sinirlendim. Tiyatro topluluğu üyeleriyle söyleşirken sordular, “bilvesile” söyledim; tiyat..]]> Wed, 23 Apr 2014 00:05:13 +0400 Bir sır, ne kadar gizli kalabilir: ‘Vakti geldi’ https://www.evrensel.net/yazi/71092/bir-sir-ne-kadar-gizli-kalabilir-vakti-geldi https://www.evrensel.net/yazi/71092/bir-sir-ne-kadar-gizli-kalabilir-vakti-geldi? İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları 100. yılında genç bir yazarın, Gökhan Erarslan’ın (1982) yazdığı “Vakti Geldi” başlıklı oyunu sahneliyor. Siyasal Bilgiler Fakültesinden biri iş adamı, biri bürokrat, biri de profesör olmuş üç eski okul arkadaşı yıllar sonra, rakip olarak karşı karşıya geliyorlar. Her üçünün de yaklaşmakta olan seçimlerde belediye başkanlığına aday oldukları oyun aktıkça ortaya çıkıyor. Birbirleriyle yarışan bu adamların yaşamları, aldıkları bir mektup sonucu birbirlerinden habersiz olarak buluşma yerine gidişleri ve yanlarına gelen genç bir kadınla değişiyor. GÖKHAN ERARSLAN’IN BAŞARISI Her şeyden önce bir gerçek var ki, Yazar Gökhan Erarslan, istediğini yetmiş dakika içinde anlaşılır kılmış. Konunun içinde demokrasiyi, çıkar ilişkilerini, kadının toplumdaki ve erkekler nazarın..]]> Wed, 16 Apr 2014 00:04:01 +0400 Oynamak ya da oynayamamak... işte bütün sorun bu! : ‘Melek’ https://www.evrensel.net/yazi/71036/oynamak-ya-da-oynayamamak-iste-butun-sorun-bu-melek https://www.evrensel.net/yazi/71036/oynamak-ya-da-oynayamamak-iste-butun-sorun-bu-melek? Türkiye’nin ilk profesyonel feminist tiyatro topluluğu Tiyatro Boyalı Kuş, hiç kuşkum yok ki on dört yıldır tiyatromuza yeni bir dil kazandıran, kadın bakış açısıyla kendi oyun metinlerini oluşturan, var olan metinleri feminist açıdan yorumlayan bir topluluk. Feminist tiyatro teorisi denilince kaynağını feminist hareketin oluşturduğunu ve kadınların sorunlarını, sıkıntılarını göstermek amacıyla ortaya çıkan bir tiyatro akımı olduğunu biliyor ve malumunuzdur bu tür yapımları bu çerçeve içinde değerlendiriyoruz. Demem o ki, bu yazımızda da aynı minval üzere hareket ediyoruz. FEMİNİST GÖZLEM GÜCÜ Tiyatro Boyalı Kuş, bu kere Afife Jale ve Cahide Sonku’nunki ile benzerlikler taşıyan hayli hazin bir yaşam öyküsünü ele almış. Ünlü bir babanın (Muhlis Sabahattin/1889-1947) kızı, ünlü bir bestecinin (Neveser Kökdeş/1904-1962) yeğeni, b..]]> Wed, 09 Apr 2014 00:12:50 +0400 Bitiyatro’nun yeni sahnesinde yeni oyun: “Düğün (Sandık Lekesi)” https://www.evrensel.net/yazi/70975/bitiyatronun-yeni-sahnesinde-yeni-oyun-dugun-sandik-lekesi https://www.evrensel.net/yazi/70975/bitiyatronun-yeni-sahnesinde-yeni-oyun-dugun-sandik-lekesi? Lâçin Ceylan ve Nihat İleri’nin kurduğu Bitiyatro, Bisahne adını verdikleri yepyeni ve fevkalade sevimli bir mekanda seyircilerini selamlarlarken, bir genç yazarın yazdığı oyunu iki genç oyuncuya emanet ederek bir ilke de imza atmış oluyorlar. 2006 senesinden bu yana” Etna (Bedendeki Kuyu)”, “Yeni Kiracı” ve “Küçük Prens” oyunları ile tiyatroseverlere seslenen Bitiyatro, bu sezon Polat Niloğlu (1983)’nun yazdığı, başrollerini Defne Şener Günay ve Sefa Tantoğlu’nun başrollerini paylaştığı, Nihat İleri’nin sahneye koyduğu “Düğün (Sandık Lekesi)” başlıklı oyunu sahnelemekte. OLMUŞ MU Yazar eserinde anne, baba, abla, kardeş karakterleriyle toplumsal yaşamda figürleşen bu karakterlerin karşılıklarını araştırmayı; insan ile yaşadığı dünya arasındaki uyumsuzluğu anlatmayı amaçlamış. Tabu sayılabilecek yaklaşımlarla kardeş olmak/olam..]]> Wed, 02 Apr 2014 00:05:12 +0400 Enis Arıkan’ın bir karakteri figürleştirmesi: ‘Garaj’ https://www.evrensel.net/yazi/70917/enis-arikanin-bir-karakteri-figurlestirmesi-garaj https://www.evrensel.net/yazi/70917/enis-arikanin-bir-karakteri-figurlestirmesi-garaj? Çağ Çalışkur, Bahar Bahar ve Şenay Gürler, 2012’de bünyelerindeki oyuncu, yönetmen ve yazarlara, üretim yapabilmeleri için olanak, mekan ve yer sağlamak amacıyla Craft Tiyatro’yu kurdular. 2013 yılında sahneledikleri Kemal Hamamcıoğlu’nun “Kabin” oyunu, aynı adı taşıyan bir üçlemenin ilk oyunuydu. 2013-2014 sezonunu üçlemenin ikincisi olan “Garaj”la açtılar. KENDİNİ KARŞI CİNSE AİT DUYUMSAMAK Tarlabaşılı Seks İşçisi Orkide (Enis Arıkan), kendisini karşı cinse ait duyumsayan, karşı cinse benzeme isteği duyan biri. Bedensel açıdan erkek, fakat kendini kadın olarak hissediyor ve kadın özelliklerine bürünmüş. Yani bir trans kadın... Mimar Sinan’da fotoğrafçılık okuyan Kahraman (Güven Murat Akpınar) ise, anne ve babasını bir trafik kazasında kaybetmiş, anneannesiyle birlikte İstanbul’a gelip yerleşmiş, taşral..]]> Wed, 26 Mar 2014 00:04:24 +0400 Bursa, 1. Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali https://www.evrensel.net/yazi/70864/bursa-1-uluslararasi-balkan-ulkeleri-tiyatro-festivali https://www.evrensel.net/yazi/70864/bursa-1-uluslararasi-balkan-ulkeleri-tiyatro-festivali? Bu yıl ilk kez düzenlenen Bursa, 1. Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali’nde, açılış oyunu Strindberg’in “Matmazel Julie/Fraulein Julie”si yanı sıra, dört oyun izleme olanağı buldum. Dönüş yolundaysa daha fazla kalamadığıma hayıflandım durdum. Nasıl hayıflanmayayım ki, Arzu Tan Bayraktutan önderliğinde ve Ali Volkan Çetinkaya koordinatörlüğündeki ekip, öylesine özveriliydi ki bir anlamda ilgiden yoruldum. Bursa Devlet Tiyatrosunun başarılı oyuncuları Demet Oran, Cenk Turan, Arzu Özyürekin, Taner Turan ve Basın-Halkla İlişkiler Sorumlusu Fatma Gülpek, deyim yerindeyse “gak deyince et, guk deyince su” yetiştirmekle kalmadı, üstüne üstlük tüm konukları sımsıcak bir sevgi halesiyle sarıp sarmaladı. ‘MATMAZEL JULIE’ “Matmazel Julie”yi Aleksandar Popovski (1981) sahneye koymuştu, ama oyunun &cce..]]> Wed, 19 Mar 2014 00:05:06 +0400 Sezonun en sivri oyunlarından biri: ‘Kim korkar hain kurttan’ https://www.evrensel.net/yazi/70805/sezonun-en-sivri-oyunlarindan-biri-kim-korkar-hain-kurttan https://www.evrensel.net/yazi/70805/sezonun-en-sivri-oyunlarindan-biri-kim-korkar-hain-kurttan? Orta yaşlı bir karı kocanın ıstırap verici aşk-nefret oyunlarını konu alan “Kim Korkar Hain Kurttan/Who’s Afraid of Virginia Woolf”, sezonun sivrileri arasında Oyun Atölyesi yapımı olarak sahnelenmekte. Düş kırıklıkları, başarısızlıklar, kırgınlıklar, mutsuzluklarla dolu bir yaşam süren ve New England’daki bir üniversite kampüsünde yaşayan orta yaş eşiğindeki çiftimiz George (Tardu Flordun) ile Martha (Zerrin Tekindor), bir gece fakülte partisinden dönerken üniversiteye yeni gelmiş olan genç biyoloji hocası Nick (Şükrü Özyıldız) ile karısı Honey (Nilperi Şahinkaya)’i de evlerine davet ederler. Kendi hayat yalanlarıyla yüzleşme konusunda onlar kadar cesur, yıkıcı ve zeki davranamayan genç çiftin gelişiyle oyun yön değiştirir. Saatler ilerleyip içkinin dozu arttıkça itiraflar başlar, yaşamdaki gizler ortaya dökülür ve gen&ccedi..]]> Wed, 12 Mar 2014 00:14:16 +0400 DOT’tan, yedi yönlü kapitalizm eleştirisi: “Makas oyunları” https://www.evrensel.net/yazi/70748/dottan-yedi-yonlu-kapitalizm-elestirisi-makas-oyunlari https://www.evrensel.net/yazi/70748/dottan-yedi-yonlu-kapitalizm-elestirisi-makas-oyunlari? DOT, kurulduğu günden bu yana içerikte zengin, biçimde yeniyi arayan ve farklılık yaratan bir topluluk. 2013-2014 sezonuna Theatre Uncut isimli kısa oyun yazım ve okuma projesinde yer alan kısa oyunların arasından yapılan seçkiden oluşan “Makas Oyunları”yla başladı. İki bölümlük “Makas Oyunları”nda güncel ve politik kısa oyunlar yer almaktaydı. DOT’un Sanat Yönetimi Murat Daltaban’ın projesinde toplam yedi oyun izledik. OYUNLAR “Makas Oyunları 1”de “Şişman Adam/The Fat Man”de Yazar Anders Lustgarten (1969)’in mükemmel kapitalizm eleştirisinde kâh gülüp, kâh üzülürken, Dennis Kelly (1970)’nin “Bazı Şeyler Çok Saçma/Thıngs That Make No Sense”inde cinayetle suçlanan suçsuz bir kadının işlemediği bir cürümü nasıl kabul zorunda bırakıldığına tanıklık ettik. Mark..]]> Wed, 05 Mar 2014 00:16:19 +0400 İnsan doğası üzerine bir gözlem: ‘‘Hadi öldürsene canikom’’ https://www.evrensel.net/yazi/70685/insan-dogasi-uzerine-bir-gozlem-hadi-oldursene-canikom https://www.evrensel.net/yazi/70685/insan-dogasi-uzerine-bir-gozlem-hadi-oldursene-canikom? Genelde öyküleri oyunlaştırılan Aziz Nesin, hiç kuşkusuz esasında önemli bir tiyatro yazarıydı. “Toros Canavarı”, “Düdükçüler ile Fırçacıların Savaşı” ve diğerleri... “Hadi Öldürsene Canikom” da bunlardan biri. Bir apartmanın bodrum katında, birbirlerine “tutunarak” yaşayan iki dul, yalnız ve kentli kadının öyküsü bu... 1970 yılında yazılmış. Yaşımız kaç olursa olsun, yaşamın neresinde bulunursak bulunalım, umutların hiçbir zaman bitmeyeceğini, insanoğlu yaşadıkça kendisine yeni umutlar bulabileceğini anlatan bir konusu var oyunun. Oyun içinde, cinsel baskı altındaki kişilerin değişik konumlardaki yönelimlerini de izlemek olası. BULANIK OLMAYAN BİR OYUN Ödenekli ya da ödeneksiz pek çok tiyatro grubunun ele aldığı ‘‘Hadi Öldürsene Canikom’’u bu kere de Tiyatro Ayn..]]> Wed, 26 Feb 2014 00:04:17 +0400 Kent Oyuncuları’nda: ‘İyi geceler Desdemona, günaydın Juliet’ https://www.evrensel.net/yazi/70626/kent-oyuncularinda-iyi-geceler-desdemona-gunaydin-juliet https://www.evrensel.net/yazi/70626/kent-oyuncularinda-iyi-geceler-desdemona-gunaydin-juliet? Kent Oyuncuları, Kanadalı Oyun Yazarı ve Romancı Ann-Marie MacDonald (1958)’ın 1988 yılında yazdığı ve Balam Kenter’ın titizlikle dilimize kazandırdığı “İyi Geceler Desdemona, Günaydın Juliet” başlıklı oyunu sahneliyor. Tiyatro tarihinin efsane yazarı Shakespeare (1564-1616)’in 450. doğum yıl dönümünü kutlamak amacıyla sahnelenen bu eğlenceli oyun, Shakespeare’in en tanınan iki tragedyası “Romeo ve Juliet” ile “Othello”yu bilinenden çok farklı bir bakış açısıyla irdeliyor. Eserin Kent Oyuncuları tarafından Kadriye Kenter yönetimindeki yorumundaysa müziklerinden kostümlerine, kurgusundan oyunculuğuna kadar zekice işlenmiş bir komedi ortaya çıkarılıyor. KENTER’İN REJİSİ Ann-Marie MacDonald’ın feminist bakış açısıyla Shakespeare’in kadın karakterlerini ön plana çıkartarak; aşk, nefret, kıskançlık, öfke, ih..]]> Wed, 19 Feb 2014 00:02:44 +0400 Tiyatro keyfi’nden keyifli bir oyun: “Raın Man” https://www.evrensel.net/yazi/70566/tiyatro-keyfinden-keyifli-bir-oyun-rain-man https://www.evrensel.net/yazi/70566/tiyatro-keyfinden-keyifli-bir-oyun-rain-man? Yönetmen Kemal Başar, otuz yıllık hayalini gerçekleştirip eylül 2013’te “Tiyatro Keyfi” adıyla kendi tiyatrosunu kurdu ve ardı ardına oyunlar sahneye koydu. Bu oyunlardan biri Amerikalı Senarist, Romancı ve Oyun Yazarı Dan Gordon’un 2009 yılında yazdığı “Rain Man”i oldu. “Rain Man”, bilindiği gibi 1988’de otizm hastalığının tanıtımı şeklinde projelendirilen ünlü bir film. Otizm, Dustin Hoffman ve Tom Cruise gibi dev oyuncularla gerçekleştirilen film sayesinde tanındı. Hastalığın vakıfları ve dernekleri yapılandı, ülkeler otizme ödenek ayırdı; hasta yakınları hastalığı tanıyıp, hastayla nasıl yakınlık kuracaklarını anladı. Barry Levinson’ın yönettiği “Rain Man”, bugüne kadar “en iyi”ler listesinin tepelerinde taçlandırıldı. KONU Filmi izleyenlerin hatırlayacağı gibi; ’ta yaşayan ve bir ithal araba satıcısı olan Charlie Ba..]]> Wed, 12 Feb 2014 00:06:00 +0400 Külkedisi deyip geçmeyin, bir gerçek O: ‘La cenerentola’ https://www.evrensel.net/yazi/70507/kulkedisi-deyip-gecmeyin-bir-gercek-o-la-cenerentola https://www.evrensel.net/yazi/70507/kulkedisi-deyip-gecmeyin-bir-gercek-o-la-cenerentola? Külkedisi (La Cenerentola) bilirsiniz ünlü bir Avrupa halk masalının başkahramanı genç kızın adı. Bilinen en eski Külkedisi öyküsü, 9. yüzyıldan kalma bir Çin masalıymış. Avrupa edebiyatında ise Külkedisi’ni işleyen en tanınmış yapıtlardan biri Charles Perrault’un ”Contes de ma mère l’oye” adlı kitabında yer alan “Cendrillon”, bir diğeriyse Grimm Kardeşler’in yazdığı “Cinderella”. ROSSINI’NİN MÜZİĞİ Opera Buffa (Komik Opera) ve Dramma Giocoso (Neşeli Drama) denilince akla gelen ilk isim olan Gioachino Rossini (1792-1868) 1817 yılında Jacopo Ferretti’nin (1784-1852) librettosundaki karakterlerin çaresizliklerini, umarsızlıklarını özgün biçimleriyle bestesine işlemiş. Yekta Kara’nın dediği gibi, olay örgüsündeki kargaşa anlarında sahnede zamanı durdurarak, oyuncuları adeta içinden &cce..]]> Wed, 05 Feb 2014 00:26:41 +0400 Shakespeare, Ankara’da üç yıldır kapalı gişe: ‘Venedik Taciri’ https://www.evrensel.net/yazi/70449/shakespeare-ankarada-uc-yildir-kapali-gise-venedik-taciri https://www.evrensel.net/yazi/70449/shakespeare-ankarada-uc-yildir-kapali-gise-venedik-taciri? Shakespeare’in (1564-1616), 16. yüzyıl Venedik’inde geçen zamandan bağımsız komedi-draması “Venedik Taciri/The Merchant of Venice”, Ankara Devlet Tiyatrosu yapımı olarak üçüncü sezonunda da kapalı gişe oynamayı sürdürmekte. “Venedik Taciri”ni, Devlet Tiyatrolarının bu yıl Ankara’da ilk kez gerçekleştirdiği “Shakespeare Haftası” çerçevesinde izleme olanağı yakaladım, pek de iyi yaptım. Oyun, anımsayacağınız gibi bir grup Hıristiyan asilzadesinin yazgısını, talihini ve Yahudi Tefeci Shylock’la ilişkilerini konu almakta. Antonio, meteliksiz dostu Bassanio’nun güzel Portia’ya evlenme teklif etmek için ihtiyaç duyduğu miktarı temin etmek üzere Shylock’tan borç alır; Antonio’nun geçmişteki davranışlarından olumsuz etkilenmiş olan Shylock ise borç verdiği paranın geri ödenmesine ilişk..]]> Wed, 29 Jan 2014 00:24:33 +0400 Bülent Emin Yarar’dan oyunculuk resitali: 'Hamlet' https://www.evrensel.net/yazi/70391/bulent-emin-yarardan-oyunculuk-resitali-hamlet https://www.evrensel.net/yazi/70391/bulent-emin-yarardan-oyunculuk-resitali-hamlet? Sahnede Marcellus: “Çürümüş bir şey var Danimarka Krallığı’nda (“Hamlet”, 1. Perde, 4. Sahne / William Shakespeare, “Hamlet”, Çeviren Selahattin Eyüboğlu, 1965, Yükselen Matbaası, İstanbul” dedi. “Bizde çürümüş çok şey var” dedim içimden. İntikam, iktidar savaşı, aşk ve akrabalık... Kin, nefret, intikam… Fedakarlık, arkadaşlık, dostluk, bağlılık, güven, cesaret. Bütün bu olguların olduğu, oluştuğu Shakespeare’in (1564-1616) ünlü eseri “Hamlet”i (1601) izlemekteydim. TÜRKİYE’DE BİR İLK “Hamlet”, şimdilerde Türkiye’de ilk kez tek kişi olarak Işıl Kasapoğlu’nun rejisi ve Zeynep Avcı’nın dramaturgisiyle oynandı. Yanılmıyorsam bir de Fransa’da tek kişi olarak canlandırılmaktaymış. İlkleri pek seven Işıl Kasapoğlu, Zeynep Avcı ile el ele t..]]> Wed, 22 Jan 2014 00:20:10 +0400 Eleştirmenlerin ve erbapların pek sevmediği oyun: “LYSISTRATA” https://www.evrensel.net/yazi/70330/elestirmenlerin-ve-erbaplarin-pek-sevmedigi-oyun-lysistrata https://www.evrensel.net/yazi/70330/elestirmenlerin-ve-erbaplarin-pek-sevmedigi-oyun-lysistrata? Roma’daki Capitolino Müzesindeki büstünün karşısında kıvır kıvır saçlarına sakallarına bakarak dakikalarca düşündüğümü anımsarım. Geçenlerde beni bir kez daha düşünmeye zorladı. Ne yazarmış be! Okuduğumuz ya da seyrettiğimiz oyunlarını, Atinalı iki yurttaşın kuşların insanları yöneteceği bir kent düşlemelerini anlatan “Kuşlar”ı; Atina adalet kurumlarını eleştirirken ülküsel ve ütopyaya dayanan bir sitenin kurulmasını anlatan “Eşek Arıları”nı; savaş karşıtı “Barış”ı anımsasanıza! İnce gözlem, çarpıcı soytarılıkla ve tatlı mı tatlı bir şiirle nasıl da kaynaşır! İnanılmaz bir canlılık ve şaşırtıcı fantezi... Anladınız elbette, ünlü Yunan Yazar Aristophanes (546-386)’den söz ediyorum. OLANIN OLMASI Kemal Kocatürk, Aristofanes’in İsa’dan çoook önce, taaa 411’de ..]]> Wed, 15 Jan 2014 00:08:47 +0400 Tiyatrokare’den saygı duruşu oyunu: Müziksiz evin konukları https://www.evrensel.net/yazi/70266/tiyatrokareden-saygi-durusu-oyunu-muziksiz-evin-konuklari https://www.evrensel.net/yazi/70266/tiyatrokareden-saygi-durusu-oyunu-muziksiz-evin-konuklari? Nedim Saban’ın Tiyatrokare’nin kuruluşunda ilk oyun olarak 1992’de sahnelediği “Müziksiz Evin Konukları / Lost in Yonkers”, Macide Tanır’ın uzun bir aradan sonra sahneye çıkışıyla belleklere kazınmıştı. Eser, gülmece ve duygusallıkla harmanladığı oyunlarına bir tutam da popüler psikoloji serpiştiren, orta sınıf Amerikan yaşamına ilişkin komedyalarına Broadway esintileri de eklemeyi pek seven, bunların yanı sıra oyunu pişirmesini iyi bilen Neil Simon’un (1927) 1991 yılında yazdığı ve Pulitzer ödülüne değer görülen bir yapıtıydı. SERPİL TAMUR’UN 50. YILI 2. Dünya Savaşı sırasında Amerika’da geçen, babaları tarafından büyükannelerinin yanına bırakılan iki çocuğun, içinde bulundukları evdeki karakterlerle yaşadıkları serüveni anlatan oyun, Tiyatrokare tarafından gerçek bir kadirşinaslık örneği olarak Şubat 2013 tarihinde &ldquo..]]> Wed, 08 Jan 2014 00:09:41 +0400 Ankara’da fıkır fıkır, şıkır şıkır bir operet: Yarasa https://www.evrensel.net/yazi/70205/ankarada-fikir-fikir-sikir-sikir-bir-operet-yarasa https://www.evrensel.net/yazi/70205/ankarada-fikir-fikir-sikir-sikir-bir-operet-yarasa? Gösterildiği tüm ülkelerde kapalı gişe oynayan ve operet türünün başyapıtı olarak addolunan (oğul) Johann Strauss’un (1825-1899) eseri “Yarasa/Die Fledermause”, 2013-2014 sezonunda Ankara Devlet Opera ve Balesi yapımı olarak izlenmekte. ‘Yarasa’, malumunuzdur Alman Oyun Yazarı Julius Roderich Benedix (1811–1873) tarafından hazırlanmış olan ’Das Gefängnis/Hapishane’ adlı hafif bir güldürü oyunundan ‘mülhem’. Zamanının toplumsal değer yitimini hicvetmekle birlikte, librettosunun güçlülüğü, ele aldığı aldatma/intikam/kılık değiştirme gibi dramaturgi yapısıyla şimdiyi de kapsamakta. ‘Yarasa’, Ankara’da Usta Yönetmen Murat Atak’ın yaptığı rejiyle sahneleniyor. ATAK’IN ŞARKI SÖZÜ Murat Atak, bu kere Dramaturg Eren Aysan’ın ve Mehmet Yılmaz’ın yardımcılığını yanına alarak, kolay a..]]> Tue, 31 Dec 2013 23:10:52 +0400 Toprak işleyenin mi, belirli güçlerin mi: ‘Kafkas Tebeşir Dairesi’ https://www.evrensel.net/yazi/70146/toprak-isleyenin-mi-belirli-guclerin-mi-kafkas-tebesir-dairesi https://www.evrensel.net/yazi/70146/toprak-isleyenin-mi-belirli-guclerin-mi-kafkas-tebesir-dairesi? Sadri Alışık Kültür Merkezi Birim Sahne, sezona Bertolt Brecht’in (1898-1956) 1944 yılında yazdığı dört bölümden oluşan ünlü “Kafkas Tebeşir Dairesi/Der Kaukasische Kreidekreis), başlıklı seyirlik oyunla fırtına gibi bir giriş yaptı. Birim Sahne’de oyun, Barış Erdenk’in rejisi ve Yılmaz Onay’ın çevirisiyle (Bertolt Brecht Bütün Oyunları Cilt 11/Mitos - Boyut Yayınları-2000) sahnelenmekte. Barış Erdenk, epik sahneleme teknikleriyle oyunu yönetmiş, diğer taraftan revülerle, müzikalle, stilizasyonlarla renklendirmiş. Gel gelelim hayli başarılı bir rejisör olan Barış Erdenk, bazı bölümlerde nedense biçem karmaşasına neden olmuş. BARIŞ ERDENK’İN OLDURDUKLARI Buna karşın Barış Erdenk, episodik bir dünya sergiliyor, çelişkileriyle yaşayabilen ama bir katlanma ya da ıstırap durumu yerine mücadeleyi kişilik edinen Grusha karakterinin a..]]> Wed, 25 Dec 2013 00:10:09 +0400 Tiyatro Seyirlik’in göçebelikten kurtuluşu: Ya başaramazsak https://www.evrensel.net/yazi/70076/tiyatro-seyirlikin-gocebelikten-kurtulusu-ya-basaramazsak https://www.evrensel.net/yazi/70076/tiyatro-seyirlikin-gocebelikten-kurtulusu-ya-basaramazsak? Tiyatro Seyirlik, uzun süredir yoluna Hüseyin Avni Danyal ile “Göçebe Tiyatrocular” kervanı içinde devam etmekteydi. Tiyatro’nun usta oyuncusu ve ekranların sevileni Hüseyin Avni Danyal, göçebelikten kurtulmak amacıyla varını yoğunu orta koymuş, Kadıköy’ün Bahariye’sinde şirin mi şirin, güzel mi güzel, ıpıl pırıl bir tiyatro salonu kurmuş. Gişesinin önünde kuyrukların eksik olmaması hiç kuşkusuz en büyük dileğim. Danyal’ı günümüz ortamında gösterdiği bu özverili ve duyarlı davranışından ötürü kutlamak, önünde saygı ve sevgiyle eğilmekse görevim. GÜROL TONBUL’UN REJİSİ Danyal, kendisine ait yeni sahnesinde, İngiliz Çizgi Roman Yazarı David Tristram (1957)’ın ‘The Secret Lives of Henry and Alice’ başlıklı eserinden Sinan Gürtunca’nın çevird..]]> Wed, 18 Dec 2013 00:06:23 +0400 Gelin canlar bir olalım, Münkire kılıç çalalım: Kızılırmak-karakoyun https://www.evrensel.net/yazi/70017/gelin-canlar-bir-olalim-munkire-kilic-calalim-kizilirmak-karakoyun https://www.evrensel.net/yazi/70017/gelin-canlar-bir-olalim-munkire-kilic-calalim-kizilirmak-karakoyun? Ülkemizde üzerine nice Türküler yakılmış bir halk masalıdır Kızılırmak- Karakoyun... Nâzım Hikmet’in, söz konusu masaldan hareketle yazdığı senaryodan 1946 (1947 değilmiş, yanlış biliyormuşum, Coşkun Büktel düzeltti) yılında Muhsin Ertuğrul tarafından sinemaya aktarılmış. 1967’deyse (gene Coşkun Büktel’in düzeltmesiyle söyleyeyim) Türk sinema tarihinin en önemli kilometre taşlarından Lütfi Ö. Akad tarafından senaryosu yazılıp, başrolü Yılmaz Güney’e oynattırılmış. Yanılmıyorsam, 1994 yılında Tuncer Cücenoğlu, Nazım Hikmet’in Ercüment Er adıyla yazdığı senaryodan esinlenerek yeniden sinemaya uyarlamış, Şahin Gök 35 mm olarak bir kez daha filme çekmiş. Efsanede bir aşk öyküsü anlatılmakta... Aşk öyküsü içinde, ağalık düzeni eleştirisi ve köylülerin başkaldırısı var. Uluslararasında &uum..]]> Wed, 11 Dec 2013 00:08:18 +0400 ‘Hık deyici’ padişah efendimiz(!)in 'pık deyicisi' aslan bakanım https://www.evrensel.net/yazi/69963/hik-deyici-padisah-efendimizin-pik-deyicisi-aslan-bakanim https://www.evrensel.net/yazi/69963/hik-deyici-padisah-efendimizin-pik-deyicisi-aslan-bakanim? Hık deyici" Padişah Efendimiz(!)in "Pık deyicisi" Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, 2014 yılı Plan ve Bütçe Komisyonunda "Devlet ve sanat üretimi ilişkisi" ile ilgili yaptığı açıklamada, şu anda yürürlükte bulunan 5441 sayılı Devlet Tiyatroları Kuruluş Yasası'nı "…. elimizdeki devlet-sanat-üretici ilişkisi ilkel ve modası geçmiş bir ilişkidir" sözleriyle tanımlamış, modelin Rusya'da 1995 yılında terk edildiğini, bu gün sadece Çin'de uygulandığını anlatmış. Basına yansıyan bu ve benzeri açıklamalar, AKP'nin sanat alanına yeni bir düzen getirmesi amacıyla hazırladığı "Türkiye Sanat Kurumu ve Sanatın Desteklenmesi Hakkında Yasa"nın çıkarılacağı sinyallerini vermekte ve ben bu yazıyı klavyede tıkırdatmak üzere bilgisayarımın başına oturduğumda, sahne sanatlarının yok edilmesi karşısındaki tedirginliğim sinir u&cce..]]> Wed, 04 Dec 2013 00:09:49 +0400 Bakanım, kültür fidanım, gene laf cambazlığı yaptı https://www.evrensel.net/yazi/69906/bakanim-kultur-fidanim-gene-laf-cambazligi-yapti https://www.evrensel.net/yazi/69906/bakanim-kultur-fidanim-gene-laf-cambazligi-yapti? Kültür ve Turizm Bakanlığının, özel tiyatroların projelerine yönelik yapılan destek listesinde, geçen yıllar destek alan tiyatrolardan bazılarına yer verilmezken, adı sanı duyulmayan kimileri listeye dâhil edildi. İşin esası destekten men edilen tiyatro grupları, zannım o ki “Gezi eylemlerine destek verdikleri ve katıldıkları” gerekçesiyle “tu kaka” ilan edildi. Gel gelelim Bakanım, Kültür Nazırım öyle demedi. Bu yıl Bakanlıktan yardım alamayanlara gönderilen resmi yazılarda “Bakanlıktan yardım alamama” gerekçeleri “düzenli perde açmıyor”, “Türk tiyatrosunun geleneğini yaşatmıyor”, “Türk oyun yazarlarına öncelik vermiyor”, “yurt içi turneler düzenleyerek Anadolu’ya sanat götürmüyor” olarak gösterildi. “UCUBE” Aslına bakarsanız Mehmet Aksoy&rsquo..]]> Wed, 27 Nov 2013 00:09:08 +0400 Cinsler arası ilişkilerde sosyolojik bir ders: Testosteron https://www.evrensel.net/yazi/69849/cinsler-arasi-iliskilerde-sosyolojik-bir-ders-testosteron https://www.evrensel.net/yazi/69849/cinsler-arasi-iliskilerde-sosyolojik-bir-ders-testosteron? Polonyalı Senarist, Oyun Yazarı ve Yönetmen Andrzej Saramonowicz (1965)’in yazdığı, Neşe Taluy Yüce’nin çevirdiği, ‘Testosteron’u 2008-2009 sezonunda Kemal Aydoğan yönetiminde Oyun Atölyesi yapımı olarak izlerken, aklıma önce “Rezervuar Köpekleri” filmi gelmişti. Sonra da ‘larda Birleşik Krallık’taki tiyatro yazarlığında ortaya çıkan ve şiddet, cinsellik, uyuşturucu, cinayet gibi öğeler içeren in-yer-face akımı kaynaklı oyunları düşünmüştüm. ‘Testosteron’ da, aynı in-yer-face gibi kullandığı dil ve imgelerle seyirciyi şaşırtıyordu. Beş yıl sonra ‘Testosteron’u gene Oyun Atölyesi yapımı olarak bu kere de Celal Kadri Kınoğlu yönetimindeki yepyeni bir kadrodan izlerken, itiraf etmeliyim, aynı tadı alamadım. KONU Andrzej Saramonowicz’in ‘Testosteron’unda kargaşa, düğün günü damadın geli..]]> Wed, 20 Nov 2013 07:25:49 +0400 Mardin Çocuk ve Gençlik Tiyatro Festivali izlenimleri https://www.evrensel.net/yazi/69789/mardin-cocuk-ve-genclik-tiyatro-festivali-izlenimleri https://www.evrensel.net/yazi/69789/mardin-cocuk-ve-genclik-tiyatro-festivali-izlenimleri? Taşın sanata dönüştüğü, gümüşün nakışla işlendiği, uygarlıkların buluştuğu tarihsel kent Mardin’de düzenlenen Uluslararası Mardin Çocuk ve Gençlik Tiyatro Festivali’nin dördüncüsü de başarıyla sona erdi. Mardin Milli Eğitim Müdürlüğünde psikolojik danışman olarak görevli Nurhan Öktem’in çocuk ve gençlerin kültür-sanattan kopuk kalmamaları amacıyla Mardin Valisi Hasan Duruer’in katkısıyla 2009 yılında başlattığı festival, zor koşullara, olamazcasına olanaksızlıklara karşın dört yıldır sürdürülmekte. EĞLENDİRİRKEN ÖĞRETME Profesyonel tiyatro grupları, Nurhan Öktem’in yoğun çabalarıyla repertuvarlarındaki nitelikli tiyatro oyunlarıyla Mardin’in ilçe ve köylerinde yaşamakta olan yirmi beş civarında çocuk ve gence ulaşmayı bu yıl da başardı. Tiyatro sanatının ..]]> Wed, 13 Nov 2013 07:53:38 +0400 Tiyatro Yan Etki'den, yan etkisi olan bir oyun: Kurabiye ev https://www.evrensel.net/yazi/69730/tiyatro-yan-etkiden-yan-etkisi-olan-bir-oyun-kurabiye-ev https://www.evrensel.net/yazi/69730/tiyatro-yan-etkiden-yan-etkisi-olan-bir-oyun-kurabiye-ev? Jacop Grimm (1785-1863) ve Wilhelm Grimm (1786-1859) Kardeşler tarafından uyarlanan “Hänsel ve Gretel” masalını sanırım bilmeyenimiz pek yoktur. Açlık, savaş, salgın hastalıklar ve diğer nedenlerde çocukları ormanda bırakmanın, özellikle geç ortaçağ döneminde kriz sırasındaki bir uygulama olduğunu bilirsiniz elbette, ama o uygulama işte bu masaldan öğrenilmiş. Amerikalı genç Yazar Mark Schultz (1975), “Hänsel ve Gretel”i irdelemiş; şöööyle evirmiş, böööyle çevirmiş, 2009 yılında sahnelere daha iyi bir yaşam için insanlığımızdan ne kadar ödün verebileceğimizi sorgulayan gerilim dolu bir kara komedi getirmiş. Oyununa “The Gingerbread House” adını vermiş. ÜSTÜNER’İN BAŞARISI Umutlar bağladığımız gençlerimizden Serkan Üstüner (1981), Elif Baş’ın temiz bir Türkçeyle ve..]]> Wed, 06 Nov 2013 09:09:03 +0400 Tarihte yanan her insanın alevi sonradan ışık olur: 'Son çığlık' https://www.evrensel.net/yazi/69676/tarihte-yanan-her-insanin-alevi-sonradan-isik-olur-son-ciglik https://www.evrensel.net/yazi/69676/tarihte-yanan-her-insanin-alevi-sonradan-isik-olur-son-ciglik? 13. yüzyılın başlarında Papa III. Innocent, Fransa’nın güneyinde, İspanya’nın kuzeyindeki bir bölgeye, Toulouse Kontu’nun toprakları olan Oksitanya’ya Haçlı Seferi başlatmış. Amacı, Güney Fransa’nın Languedoc bölgesine etkisini sürdüren ve ayrılıkçı bir Hıristiyanlık inanışı olan Katharizm’den kurtulmakmış. Nitekim bu acımasız savaş sırasında, felsefesini iyinin ve kötünün dengesi üzerine kuran Kathar mezhebi üyeleri Engizisyon tarafından toplu kıyıma uğratılmış, yok edilmiş. Esasında Oksitan kontları ve şövalyeleri Katarlara sahip çıkmışlar, çıkmışlar çıkmasına da Haçlılar Oksitan topraklarını silindir gibi ezmiş geçmiş. Geride kalanlar mı? Yanmış yıkılmış kentler, katliamlar, odun yığınları, yakılmış insanlar, baskı ve korku... İŞLEMELİ OYUN METNİ Yazar, Çevirmen, Sinema ve Tiyatro Oyuncusu Ali Berktay. ..]]> Wed, 30 Oct 2013 09:14:47 +0400 Bir aile travması öyküsü: ‘Gerçek hayattan alınmıştır’ https://www.evrensel.net/yazi/69620/bir-aile-travmasi-oykusu-gercek-hayattan-alinmistir https://www.evrensel.net/yazi/69620/bir-aile-travmasi-oykusu-gercek-hayattan-alinmistir? Altıdan Sonra Tiyatro’nun “Gerçek Hayattan Alınmıştır” başlıklı oyunu, 90’lı yıllarda büyümüş mimar Oğul’un satın aldığı inşaat halindeki tiyatronun içinde Annesi’yle arasında boyutlanan son derece gerçekçi bir oyun. Yiğit Sertdemir’in yazdığı “Gerçek Hayattan Alınmıştır”da Oğul’un bir planı var ve geceyi salt bu planı uygulamak üzere başlatıyor. Sonrasında bir sürü açmaz çıkıyor ortaya, beklentiler uluorta ortaya saçılıyor. İzleyici, Oğul’un geçmişine dair, Anne’nin geçmişine dair, Oğul’un babasına dair verilere tanıklık ediyor. Babanın ‘68 kuşağının aydın bir gazetecisi oluşu, Anne’nin kocasının gölgesindeki değişimleri, politik tavırları ve oyundaki diğer detaylar; bir sınıfın kendi içindeki çatışmalarını da simgeler nitelikler kazanıyor. ANNE İLE OĞUL’UN İLİŞK..]]> Wed, 23 Oct 2013 09:09:44 +0400 Ordu, 4 gün boyunca edebiyatı ve sanatı tartıştı https://www.evrensel.net/yazi/69498/ordu-4-gun-boyunca-edebiyati-ve-sanati-tartisti https://www.evrensel.net/yazi/69498/ordu-4-gun-boyunca-edebiyati-ve-sanati-tartisti? Ordu Belediyesi tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Uluslararası Edebiyat Festivali tamamlandı. 4 gün boyunca dolu dolu geçen festivale, Ordu’dan ve Ankara, İstanbul, Bursa, Antalya, Giresun, Sinop, İzmir, Diyarbakır gibi kentlerimizin yanı sıra Yunanistan, Bulgaristan, Cezayir, Hırvatistan, İran, Sırbistan, Slovakya ve Suriye’den gelenlerle 65 sanatçı renk kattı. EDEBİYATIN MERKEZİ ORDU Fındık-fıstık, kiraz-karpuz festivalleri yerine “Ordu, Türkiye’nin kültür başkenti olacak” sloganıyla yola çıkan Ordu ilinin genç, dinamik ve başarılı Belediye Başkanı Seyit Torun, Yardımcısı Özer Karadağ ve Festival Genel Direktörü Yazar-Eğitmen Şinasi Tepe’nin yoğun çabalarıyla gerçekleşmekte olan Edebiyat Festivali’nin ana teması bu yıl “Edebiyat ve Sinema” olarak saptanmıştı. Türk Edebiyatı ve sinemasının (Cevat Çap..]]> Wed, 09 Oct 2013 06:00:00 +0400 Lefkoşa Belediye Tiyatrosunda sezonun ilk oyunu: 'Ada' https://www.evrensel.net/yazi/69447/lefkosa-belediye-tiyatrosunda-sezonun-ilk-oyunu-ada https://www.evrensel.net/yazi/69447/lefkosa-belediye-tiyatrosunda-sezonun-ilk-oyunu-ada? 2013-2014 tiyatro sezonunu KKTC’nin başkentinde açtım, Athol Fugard’ın 1973 yılında yazdığı “Ada” (The Island) adlı oyununu Lefkoşa Belediye Tiyatrosu yapımı olarak izledim. Kendisi de Güney Afrikalı olan Fugard’ın oyunu, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin başkenti Cape Town’a yedi buçuk kilometre uzaklıkta bulunan Robben Adası’nda geçmekte. Oyundaki tutsaklar ise, Güney Afrikalı siyahlar John Cena ve Winston.Shona. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin seçilmiş ilk devlet başkanı Nelson Mandela, 27 yıl hapis yattığı adayı, “Cumhurbaşkanı” sıfatını taşırken 1997 yılında müzeye dönüştürmüş. Ada, halen müze ve UNESCO’nun dünya mirası listesinde yer almaktaymış. YAŞAR ERSOY’UN REJİSİ Oyunun Yönetmeni Yaşar Ersoy, hapishane adasını isimlendirmemiş. İki erkek aktör için yazılmış metni iki kadın oyuncu üzerine yenid..]]> Wed, 02 Oct 2013 10:51:11 +0400 Kıbrıs Tiyatro Festivali'nden döndüm https://www.evrensel.net/yazi/68918/kibris-tiyatro-festivalinden-dondum https://www.evrensel.net/yazi/68918/kibris-tiyatro-festivalinden-dondum? 11. Kıbrıs Tiyatro Festivali tüm hızıyla ve coşkusuyla sürerken, dün Lefkoşa’dan döndüm. Ankara Devlet Tiyatrosu yapımı Serhat Nalbantoğlu’nun “Hürrem Sultan”ını ne yazık ki izleyemedim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın yapımları “Zengin Mutfağı”nı ve “Ateşli Sabır”ını, Trabzon Devlet Tiyatrosu yapımı “Bu da Geçer Yahu”sunu, Antalya Devlet Tiyatrosunun “Othello”sunu sezon içinde görmüştüm. Sadri Alışık Tiyatrosundan “Sonbaharı Beklerken” adlı yapıtı üçüncü kez izlerken Çolpan İlhan’ın öncelikle tiyatro tutkusunu bir kez daha ayakta alkışladım. Begüm Birgören ile Eylem Öden’in tiyatroculukları bir adım daha öne çıkmıştı, fevkalade umutlandım. “Küçük Adam Ne Oldu Sana”yı da ikinci kez izledim. Songül..]]> Tue, 24 Sep 2013 15:33:22 +0400 11. Kıbrıs Tiyatro Festivali Lefkoşa'da sürüyor https://www.evrensel.net/yazi/68207/11-kibris-tiyatro-festivali-lefkosada-suruyor https://www.evrensel.net/yazi/68207/11-kibris-tiyatro-festivali-lefkosada-suruyor? Lefkoşa - Mitolojide, tanrılarının kuvvet ve kudretine kurnazlık ve zekâsıyla karşı koyan Prometheus’un öyküsü daima ilgimi çekmiştir. Prometheus, Titanların isyanları sırasında tarafsızlığını korumuş ve başkaldırmamış bir Titan oğlu olarak Zeus’un gözüne girmeyi başarmıştır. Zeus onu Olympos’daki ölümsüzlerin arasına alır. Oysa o Zeus ve arkadaşlarına karşı kin ve nefret doludur. Dedelerinin öcünü almak için, kendi gözyaşıyla yoğurduğu balçıktan ilk insanı yaratır. Sonra onun acizliğine acıyarak Ateş Tanrısı Hephahistos’un alevler saçan ocağından bir kıvılcım çalar ve insanlara armağan eder. Bunun için Tanrı Zeus tarafından Kafkas Dağı’nda zincire vurulur ve “Prometheus Desmotes (Zincire Vurulmuş Prometheus)” adıyla anılmaya başlanır. Tanrılarca görevlendirilen bir kartal ya da akbaba, sürekli olarak, Prometheus’un..]]> Tue, 17 Sep 2013 16:21:13 +0400 Dokuz tenorun sesi, İzmir'in Çeşme ilçesinin semalarını inletti https://www.evrensel.net/yazi/67512/dokuz-tenorun-sesi-izmirin-cesme-ilcesinin-semalarini-inletti https://www.evrensel.net/yazi/67512/dokuz-tenorun-sesi-izmirin-cesme-ilcesinin-semalarini-inletti? Türkiye’nin 3 büyük ilinden gelen 9 tenor, geçtiğimiz cumartesi günü Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda buluştu. Dünyanın çeşitli ülkelerinde başarılar kazanmış 9 tenor “Türkiye’nin Tenorları” adı verilen konserde önce birer birer, son iki parçadaysa hep beraber “şakıdı”. Çeşme Belediyesi ile TÜLOV (Türkiye Tanıtım Araştırma Demokrasi ve Laik Oluşum Vakfı) iş birliğiyle düzenlenen konserde, İzmir Devlet Opera ve Balesinin Senfoni Orkestrasını Arjantinli Şef Tulio Gagliardo Varas (1965) yönetti. ORKESTRA Konser Johann Strauss’un “Yarasa” operetinin uvertürüyle açıldı. Orkestranın bu parçada, ama özellikle daha sonra icra ettikleri Mascagni’nin “Cavalleria Rusticana”sının intermezzosunda mükemmele yaklaştığını söylemeli ve tebrik etmeliyim. Orkestranın, eşlik ettikleri d..]]> Tue, 10 Sep 2013 16:35:38 +0400 Şeriat gelir mi? https://www.evrensel.net/yazi/66902/seriat-gelir-mi https://www.evrensel.net/yazi/66902/seriat-gelir-mi? Yahu Dostlar, bayılıyorum şu Eflatun (-)’a. Ne demiş? Demiş ki: “Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kaçınılmaz sonuç, cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktır.” Ne baba laf değil mi? Ben geçen gün bir gazetede rastlantısal olarak okudum, bayıldım. KORKU YÜREKLERE BULANDI Gazeteyi okuduğum “café”de arka masada oturan iki kadın: “AKP cumhuriyeti yıkacak, şeriatı getirecek,” diye söyleniyor, oraya buraya telefonlar ediyor, kendi düşüncelerine taraftar topluyorlardı. Size bir şey deyivereyim, son günlerde bazı insanlar bir tuhaf oldu, korku yüreklerine doldu. Nerede Mustafa Kemal resmine, heykeline, filmine rastlasalar ağlıyorlar, bayrak görünce ellerini çırpıyorlar. Dilim döndüğünce onlara: “Amanın,” diyorum, Mustafa Kemal’in düşünceleri değil de resimleri, heykelleriyle ya da dalgalanan bayraklarla şeriata..]]> Tue, 03 Sep 2013 16:53:24 +0400 Angela Gheorghiu Bodrum'da şakıdı https://www.evrensel.net/yazi/66234/angela-gheorghiu-bodrumda-sakidi https://www.evrensel.net/yazi/66234/angela-gheorghiu-bodrumda-sakidi? Yücel Canyaran’ın müthiş başarılı sanat yönetmenliğinde Bodrum’da dokuz yıldır süren Uluslararası Klasik Müzik Festivali’nin bu yılki açılış konseri için Turgutreis’teki D-Marin tesislerine gidiyordum. İspanyol Şef Ramón Tebar’ın yönetiminde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası D-Marin Turgutreis Klasik Müzik Festivali kapsamında günümüzün en parıltılı ve yetenekli opera şarkıcısı Romanyalı Soprano Angela Gheorghiu’ya eşlik edecekti. Bodrum’un İstanbul trafiğini aratmayacak yoğunluktaki trafiğinde ha yetiştim ha yetişeceğim gerginliğini yaşarken, bir gece önce düşümü süsleyen nergisler birdenbire anılarımın çerçevesine giriverdi. Nereden nereye demeyin, öyle oldu. Yüreğim nergislerle itişmeye, birleşmeye başladı, zevklere boğulduğumu duyumsadım. Kapıdaydım. DİVA SAHNEYE GELİYOR Konser Mozart’ın “Figaro&rsquo..]]> Tue, 27 Aug 2013 18:36:47 +0400 Şimdi Ordulu oldum, gönlümü Ordu ile doldurdum https://www.evrensel.net/yazi/65427/simdi-ordulu-oldum-gonlumu-ordu-ile-doldurdum https://www.evrensel.net/yazi/65427/simdi-ordulu-oldum-gonlumu-ordu-ile-doldurdum? Ne mutlu bana ki bu yılın ilk yarısında yetkinliklerime karşılık değişik kurum ve kuruluşlar tarafından ödüllendirildim. Yaşarken ödüllendirilmek, öyle güzel bir duygu ki, sormayın gitsin! Yeni başarı belgeleri, madalyalar, plaketler edindim. Armağanlarımın ödülü veren kuruluşların mevcut durumuyla doğru orantılı olmasına sevindim. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Mezunları Vakfı (İLEV)’nın “Meslekte 50 Yıl Onur Ödülü”nüyse birçok sosyal kulüp, vakıf ve dernek, valilikler, kamu kuruluşları, okullar, üniversiteler, sendikalar ve belediyeler ile özel ve amatör tiyatrolar tarafından verilmiş olan başarı belgeleri, katılım belgeleri, teşekkür belgeleri arasına özenle yerleştirdim. ORDULU OLDUM Bütün bu ödüllendirmeler, hatta belki önceki yıllarda tarafıma sunulanlar arasında dahi benim için en önemlisi Ordu Belediyes..]]> Wed, 21 Aug 2013 09:37:46 +0400 Ah o eski bayramların gözü kör olsun! https://www.evrensel.net/yazi/64902/ah-o-eski-bayramlarin-gozu-kor-olsun https://www.evrensel.net/yazi/64902/ah-o-eski-bayramlarin-gozu-kor-olsun? Geçtiğimiz bayram günlerinde İstanbul dışındaydım. Bayramın ilk günü öğle saatlerinde, bir grup dostla deniz kıyısında dostum İsmet Çolak’ın anısını yaşatan ardıç ağacının altında toplanıp, günün gülümsemeye bile olanak tanımayan gündem maddelerinden soyutlanmaya çabalarken, aklıma “Değişmeyen tek şey değişmedeki değişmezliktir” özdeyişi takılmaz mı? Takıldı! Takıldı ve bu söz, inanın o günümü ve devrisi günlerimi heder etti. Düşündüm. Düşündüm ve hiçbir şeyin aynı kalmadığını ve her şeyin korkutucu bir biçimde değiştiği bir zaman diliminde yaşadığımın bir kez daha ayırtına vardım. Tam da: “Nerdeee o eski bayramlar” teranesine sığınacak ve sızlanacakken, “Değişmeyen tek şey değişmedeki değişmezliktir” tümcesinde asılı kaldım. Öyle ya! Doğal olarak “o eski bayramlar” da yerinde ..]]> Tue, 13 Aug 2013 17:32:55 +0400 Devlet tiyatro ve opera/bale çalışanları eyleme geçmeli https://www.evrensel.net/yazi/64171/devlet-tiyatro-ve-operabale-calisanlari-eyleme-gecmeli https://www.evrensel.net/yazi/64171/devlet-tiyatro-ve-operabale-calisanlari-eyleme-gecmeli? Hükümetin başta Devlet Opera ve Balesi, Devlet Tiyatroları, Devlet Senfoni Orkestraları, Devlet Halk Dansları Topluluğu, Devlet Çok Sesli Korosu olmak üzere toplam 52 sanat kurumunun kapatılmasını öngören yasa tasarısı ile ilgili olarak ne yazık ki halen sessizce bekleme halindeyiz. Biz: “Bre Cahiller” diye işe giriştik: “Yahu etmeyin eylemeyin, sanat kurumlarının işletilmesi alanında ‘Kıta Avrupa’sı Modeli’nin tam aksine ‘İngiliz Modeli’nde hükümet sanat kuruluşlarının patronajı ve işletilmesinde pay sahibi olmayıp, sadece ‘maddi destekçi’ rolünü üstlenir” dedik. İngiliz Sanat Konseyi - Arts Council of England (ACE)”nin İngiltere’nin önemli sanat profesyonellerinin oluşturduğu 17 kişilik bir “Ulusal Konsey”i olduğunu ki bunun da kurulması beklenen “Türkiye Sanat Kurulu (TÜSAK)”nun esin kaynağını oluşturduğ..]]> Tue, 06 Aug 2013 16:23:43 +0400 Verdiği söze kanmayın! Padişah Taksim'e Topçu Kışlası'nı dikecek https://www.evrensel.net/yazi/63528/verdigi-soze-kanmayin-padisah-taksime-topcu-kislasini-dikecek https://www.evrensel.net/yazi/63528/verdigi-soze-kanmayin-padisah-taksime-topcu-kislasini-dikecek? Padişah artık dur durak bilmiyor, hukuk çoktan “guguk” oldu; Taksim Gezi Parkı’nda Topçu Kışlası yapılmasına ilişkin davada İstanbul 6. İdare Mahkemesinin verdiği yürütmeyi durdurma kararını geçen hafta Divan-ı Hümayun (yani Bölge İdare Mahkemesi) bozdu. Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği, Kültür ve Turizm Nazırlığı aleyhine açtığı davada, “Topçu Kışlası süsü verilen alışveriş merkezi” yapılmasına olanak sağladığını iddia ettiği, Koruma Yüksek Kurulunun 27 Şubat 2013 tarihli kararının iptalini ve yürütmenin durdurulmasını istemişti. Mahkeme de “Telafisi mümkün olmayan zararlar doğacağı” gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararını vermişti. CAN ATALAY’IN SÖYLEMİ Son durum karşısında Mimarlar Odası İstanbul Şubesi Avukatı Can Atalay: “Bu kararın hukuken bir sonucu yok” dedi. Dedi, ama derken (ban..]]> Tue, 30 Jul 2013 16:45:40 +0400 Kültür Nazırı Ömer Çelik de yalan söylüyor; AKM'yi yıkacaklar https://www.evrensel.net/yazi/62814/kultur-naziri-omer-celik-de-yalan-soyluyor-akmyi-yikacaklar https://www.evrensel.net/yazi/62814/kultur-naziri-omer-celik-de-yalan-soyluyor-akmyi-yikacaklar? Kültür ve Turizm Nazırı Ömer Çelik, CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in yazılı soru önergesine verdiği cevapta, İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin (AKM) tadilat ve onarım işlemlerinin sivil toplum kuruluşlarınca açılan davalar ve yargı kararları nedeniyle 2008 yılından 2012 yılına kadar gerçekleştirilemediğini söylemiş. Abovvv! Bak sen şu işe! ‘HAFIZA-İ BEŞER’ Türkiye kültürünü korumak ve geliştirmekle mükellef Nazır, bunları söylerken Koruma Bölge Kurulunca onaylanan restorasyon avan projesinin, binayı kullanan sanatçılar ve yöneticiler tarafından sanatsal aktiviteleri ve işleyişi olumsuz etkileyeceği saptanarak uygun bulunmadığını (belgeleriyle sabit) bilmiyor mu yahu? İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından kullanıcılar tarafından istenmeyen bu projede ısrar edilmesi üzerine, Kültür Sanat Sendikasının id..]]> Tue, 23 Jul 2013 15:15:21 +0400 Tiyatrocular, operacılar, dansçılar artık 'ses' çıkarmalı https://www.evrensel.net/yazi/62158/tiyatrocular-operacilar-danscilar-artik-ses-cikarmali https://www.evrensel.net/yazi/62158/tiyatrocular-operacilar-danscilar-artik-ses-cikarmali? “Değerli Basın Mensupları” diye başlayan bir bildiri geldi. Hükümetin başta Devlet Opera ve Balesi, Devlet Tiyatroları, Devlet Senfoni Orkestraları, Devlet Halk Dansları Topluluğu, Devlet Çok Sesli Korosu olmak üzere toplam 52 sanat kurumunun kapatılmasını öngören yasa tasarısı ile ilgili olarak: “Bizim ve çocuklarımızın geleceği yok ediliyor” yorumunu getiriyorlar. “Bizler Cumhuriyet’in kültür-sanat kurumlarının kapatılmasına sonuna kadar karşıyız” diyorlar. Planlanan modeli “baskıcı ve gerici” olarak değerlendiriyor, sanatsal özgürlüklerinin ellerinden cebren ve hileyle alınacak olmasına isyan ediyorlar. Bunların hepsi bir tarafa, eğitim fakültelerinin, güzel sanatlar liselerinin, konservatuarların da “topun ağzında” olduğunun altını çiziyor, 52 sayfalık yasa tasarısının mecliste yarın öbür gün onaylanabilme olasılığı ger&c..]]> Tue, 16 Jul 2013 17:04:47 +0400 Özüne sözüne hayranım(!), benim küçük padişahım... https://www.evrensel.net/yazi/61656/ozune-sozune-hayranim-benim-kucuk-padisahim https://www.evrensel.net/yazi/61656/ozune-sozune-hayranim-benim-kucuk-padisahim? Ben, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek’e (1948) hayranım(!). Tv8 kanalında “Erkan Tan ile Başkentten” programına konuk olduğunda, Gezi Parkı eylemleriyle ilgili olarak sanatçı Memet Ali Alabora (1977) ve yönettiği “Mi Minör” başlıklı oyuna tam gaz yüklenirken: “Bu olayları tahrik etmek yok. Bu olaylar önceden tamamen mizansen” dedi ya, zekasına şaştım(!) kaldım. O ne belagat gücü, o ne beyin yapısı, o ne karizmatik sırıtıştı öyle yarabbi! Hayran kaldım(!) Adeta Küçük Padişah gibiydi. Televizyonun karşısında öylecene kalakaldım. Ne dedi? “Memet Ali Alabora diye bir adam var. O bu olayların baş aktörüdür” dedi. Tam bir “beyin dışkılaması”ydı, vallahi ciddi anlamda donakaldım. HUKUK VAR MI Neredeeen nereyeee… Hani, Memet Ali Alabora, Gezi eylemlerinin ilk günlerinde bir tweet atmıştı da,..]]> Tue, 09 Jul 2013 10:17:58 +0400 4. Uluslararası İstanbul Opera Festivali Ankara DOB'u ağırladı https://www.evrensel.net/yazi/60986/4-uluslararasi-istanbul-opera-festivali-ankara-dobu-agirladi https://www.evrensel.net/yazi/60986/4-uluslararasi-istanbul-opera-festivali-ankara-dobu-agirladi? Giuseppe Verdi’nin (1813-1901) ünlü eseri “Rigoletto”, Ankara DOB yapımı olarak, yoktan var edilerek yaratılan ve Denizbank’ın sponsorluğunda inatla sürdürülen 4. Uluslararası İstanbul Opera Festivali’nin açılışında dinlendi/izlendi. Dinlenir ve izlenirken, Verdi’nin “altın çağ” yapıtı olarak kabul edilen eserinin, esasen hayli sağlam olan teatral altyapısını operanın sadece dinlenmek için değil, seyretmek için de olduğunu çok, ama çok iyi bilen Yekta Kara tarafından iyiden iyiye öne çekilmiş olduğu dikkatlerden kaçmadı. Anlaşılan oydu ki, konu ve libretto, 2013 Türkiye’sinde Yekta Kara’nın çağdaş yorumuyla 1920’lerin İtalya’sındaki mafya ortamına taşınmıştı. Metropolitan, Covent Garden gibi dünyanın en prestijli opera salonlarında Gilda’yı canlandıran ünlü Rus Soprano Ekaterina Siurina, İstanbul&..]]> Tue, 02 Jul 2013 09:16:03 +0400 Çok yıllık karıma çok ama çok açık mektup https://www.evrensel.net/yazi/60371/cok-yillik-karima-cok-ama-cok-acik-mektup https://www.evrensel.net/yazi/60371/cok-yillik-karima-cok-ama-cok-acik-mektup? Biliyor musun tırnak ucum; bugünlere hep umutla geldim, 70’imi de birkaç gün sonra zaman değirmeninde ufalayıp, 71’e merdiven dayayacağım. Ne dersin, acaba 70’lerin kaçıncı basamağına kadar tırmanacağım? Yoksa aşacak mıyım? Baksana, yurdumda aç açık insanlar milyon artı milyon dert doğurmayı yirmi birinci yüzyılda da sürdürüyor. Acaba güneşli günleri yaşayacak mıyım? Dün işte bunları düşündüm. Düşündüm ve üzüldüm. * * * Anla işte, seni bu nedenle ilk günkü gibi eksiksiz sevemiyor, elli yıl önceki gibi içimde büyütemiyordum. Çünkü insanları birbirine düşman eden, toplum içindeki bağları kopartarak parçalanmaya iten bu ötekileştirici, düşmanca politikalar sürdükçe sevgimi sana huzur içinde adayamıyordum. Her türden etnik, dini ve benzeri kimlikler ..]]> Tue, 25 Jun 2013 09:43:12 +0400 Huzura alınmak, 'padişahım çok yaşa' diyerek secdeye varmak https://www.evrensel.net/yazi/59692/huzura-alinmak-padisahim-cok-yasa-diyerek-secdeye-varmak https://www.evrensel.net/yazi/59692/huzura-alinmak-padisahim-cok-yasa-diyerek-secdeye-varmak? Bu satırlar, bilgisayarımın klavyesinde tıkırdarken, Türkiye tarihinin en büyük eyleminin üstünden tam 22 gün geçti. Padişahımız Efendimiz, “dediğim dedik, öttürdüğüm düdük” Recep Efendi Hazretleri, çözüm için önce “inadım inat, kalçam iki kanat” örneği esti gürledi, sonrasında Padişahlık Resmi Konutu’nda önce aralarında tiyatro/sinema/dizi oyuncusu Ahmet Mümtaz Taylan’ın da olduğu, nereden türediği bilinmeyen 11 kişiden oluşan Gezi Parkı heyetini kabul buyurdu. Toplantı sonrası Padişahımız Efendimizin Topçu Kışlası için “Referandum yapalım” önerisinde bulunduğu açıklandı. Devrisi gün Herodot Cevdet Hasan Kaçan ve Necati Şaşmaz (nam-ı diğer Polat Alemdar) huzura gelirken referandum, bu kere plebisit olarak adlandırıldı. Öğleden sonraysa Hülya Avşar… Avşar&rs..]]> Tue, 18 Jun 2013 11:11:59 +0400 Başbakanımız efendimiz AKM için yalan söylemeyi sürdürüyor https://www.evrensel.net/yazi/59151/basbakanimiz-efendimiz-akm-icin-yalan-soylemeyi-surduruyor https://www.evrensel.net/yazi/59151/basbakanimiz-efendimiz-akm-icin-yalan-soylemeyi-surduruyor? Eski Kültür Bakanım Yadigarım Ertuğrul Günay, Radikal’de (6 Haziran 2013) Koray Çalışkan’a diyor ki: “Arkadaşlarıma ‘bu İstanbul’un imar lobisi, daha doğrusu rant lobisi bizim hesabımızı görecek’ dedim. Sonuçta da öyle oldu... Bıraksanız Sultanahmet’e dahi AVM yapar bunlar...” Eski Kültür Bakanım, Civanım Gezi Parkı için de: “İstanbul’un değil, Türkiye’nin ve dünyanın en değerli arsalarından birisi orası. İnanılmaz rantı var” diyor, sonra da özetliyor: “Gezi Parkı’na AVM dikilmesi ısrarının arkasında rant lobisi var...” Diğer taraftan, Başbakanımız Efendimiz uzmanlara, yarışmaya açılan bir proje olmadan, işin uzmanlarından fikir almadan, halka falan danışmadan, tartışmaya açmadan Taksim projesini açıklıyor. Ne diyor? Maksem’in (tarihi su deposu) yerine cami, AKM’nin yerine barok(!) stilde opera..]]> Tue, 11 Jun 2013 10:19:55 +0400 Boyun eğmedik, eğmeyeceğiz https://www.evrensel.net/yazi/58624/boyun-egmedik-egmeyecegiz https://www.evrensel.net/yazi/58624/boyun-egmedik-egmeyecegiz? Geçen haftanın sonunda, Taksim Meydanı’ndaki Gezi Parkı’nda “Hani benim Recebim / Sarı lira vereceğim” diye türkü çığırılırken, Başbakanımız Efendimiz: “AKM’yi de yıkacağız” diye buyurdu. Zaten, İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin (AKM) yılan hikayesine dönen yenilenme projesi, Kültür ve Turizm Bakanlığından, projeyi yürüten firmalara gönderilen bir faks mesajındaki talimatla “ikinci bir emre kadar” durdurulmuştu. Erdoğan: “AKM’nin yerine bir opera binası yapacağız” derken, ağzı bir karış açık şavalakların boş boğazlarına bir kez daha yem doldurdu. NELER EYLENDİ, NELER EYLEDİM 06.01.1999 gün 10521 sayılı Koruma Kurulu kararıyla tescil edilmiş, 30.10.2007 gün 1344 sayılı kararla koruma grubunca 1. Grup olarak belirlenmiş; 06.12.2006 tarih, 689 sayılı kararla rölövesi, 14.05.2008 gün, 1783 sayılı kararla restorasyon..]]> Tue, 04 Jun 2013 11:51:18 +0400 Samsun'da 'Baban kimdi bilemezdin' deniverilince: 'Neyzen' https://www.evrensel.net/yazi/58055/samsunda-baban-kimdi-bilemezdin-deniverilince-neyzen https://www.evrensel.net/yazi/58055/samsunda-baban-kimdi-bilemezdin-deniverilince-neyzen? Şair Neyzen Tevfik (1879-1953) kimdir denildiğinde özelliklerini birer birer saymamız gerekmekte. Sahi kim bu Neyzen Tevfik? Her şeyden önce, toplum kurallarına uymadan yaşamını sürdürmüş biri. Sonracığıma dilinde kemik bulunmayan; sazını geçim kapısı haline getirmemek için direnmiş olan biri. Yalnızca içinden geldiği zaman ney üfleyen, neyzenliğini geliştirmek kaygısını ömrü boyunca duymayan biri… Belirli müzik kurallarının dışına çıkan, ancak hep duyarak çalan biri… Neyzenliğinin yanı sıra adını yergi ve taşlamaları ile de duyuran, yergilerini genellikle siyasal ve dinsel baskıya, çıkarcılığa yönelten, toplumdaki tüm haksızlıkları çekinmeden dile getiren biri. SIKICI OLMAYAN YOLLAR Neyzen’in yarım yüzyıl boyunca ardı sıra sürüklediği ünü, malumunuzdur 1953’te ölümünden sonra da ayakta kaldı, günümü..]]> Tue, 28 May 2013 10:29:20 +0400 Antalya'da sevgi merhametsizlikle yer değiştirirken: 'Othello' https://www.evrensel.net/yazi/57380/antalyada-sevgi-merhametsizlikle-yer-degistirirken-othello https://www.evrensel.net/yazi/57380/antalyada-sevgi-merhametsizlikle-yer-degistirirken-othello? Shakespeare’in eserlerini defalarca okumuşluğum, yıllar içinde çok kez gerek sinemada, gerekse tiyatroda seyretmişliğim var. Shakespeare uzmanı değilim, ama Shakespeare ile ne kadar çok uğraşılırsa, metinlerinde o kadar gizli anlam bulunabilir gibime gelmiştir hep. Örneğin, son olarak Antalya Devlet Tiyatrosu yapımı “Othello”yu izlerken, oyunun Faustus efsanesinden etkilendiğinin kendimce ilk kez ayırtına vardım. Othello, Destamona’yı öldürmeye giderken, Iago tarafından programlanmış gibidir, öyle değil mi ama? Esasında, içten içe öldürme olayına karşı gelmek ister, ama Iago’ya inanmıştır bir kere ve olay mutlaka gerçekleşecek, Destamona’yı öldürecektir. Faust ise, bilgi ve güç elde etme karşılığında ruhunu şeytana satar. Şimdi, dikkat buyuracak olursanız, insanoğlu yüzyıllardır sadece hastalık ve sonuç olarak ölümden nasıl kurtulacağı..]]> Tue, 21 May 2013 11:01:12 +0400 Evrim, ya geriye doğru da işlerse: 'Kaplumbağa' https://www.evrensel.net/yazi/56761/evrim-ya-geriye-dogru-da-islerse-kaplumbaga https://www.evrensel.net/yazi/56761/evrim-ya-geriye-dogru-da-islerse-kaplumbaga? Açık yüreklilikle itiraf etmeliyim ki, Ali Poyrazoğlu’nun tiyatro oyunculuğuna, dahası tiyatro anlayışına özel bir ilgim ve titreşim yapan bir saygım vardır. Nedenine gelince; onun oyunculuğu kendi özlemlerini, kendi varlığını anlamlama biçimi oluşturur. Zannım o ki, bu oluşuma bir anlamda tepe noktadaki yeteneği olanak sunmuştur. Ali Poyrazoğlu kendini ifade etmek için özlemlerini, kaygılarını, toplumumuzla ve dünyayla ilgili sevinçlerini seçmiştir ve de sanırım işte o nedenledir, onun insanı insan yapan bütün değerleri elittir. SEYİRCİNİN BEYİN YAPISI Ali Poyrazoğlu, bazı meslektaşları gibi bağlı olduğu kurumdaki ya da kafasının içindeki repertuar havuzuna olta atıp sahneleyeceği oyunun iğneye takılmasını beklemez. Atlar gider, araştırır, sorar soruşturur, bulur. Bu kere de öyle yapmış, nereden bulup buluşturduysa, Türkiye’de pek tanınmayan İspanyol yazar Juan Mayorga (1965)’nı..]]> Tue, 14 May 2013 09:43:37 +0400 Zulmün bitebileceği umudu Eskişehirde: 'Özgürlüğün bedeli' https://www.evrensel.net/yazi/56197/zulmun-bitebilecegi-umudu-eskisehirde-ozgurlugun-bedeli https://www.evrensel.net/yazi/56197/zulmun-bitebilecegi-umudu-eskisehirde-ozgurlugun-bedeli? Cezayirli Fransız Yazar Emmanuel Roblès’in (1914-1995) 1948 yılında yazdığı “Montserrat”, Kaya Öztaş’ın tiyatro diline uygun titiz çevirisiyle (Kenar Kitabevi-1975) Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları yapımı olarak “Özgürlüğün Bedeli“ başlığı altında sahnelenmekte. 1800’lü yılların başında İspanya’nın sömürgesindeki Venezuela’da geçen iki perdelik oyun, kaynağını halkın tek özgürlük umudu olan Güney Amerikalı Devrimci Lider Simon Bolivar’ın (1783-1830) büyük devrimi gerçekleştirebilmesi için güç toplaması, dolayısıyla İspanyol askerlerine yakalanmaması gerekliliğinden almakta. Gerçekten de, İspanyol asıllı bir Venezuela soylusunun oğlu olan Simon Bolivar, 1807 yılında girdiği ülkesini İspanyol istilasından kurtarma savaşımını taaa 1825 yılına, yani Güney Amerika ülk..]]> Tue, 07 May 2013 11:37:44 +0400 Orhan Asena bu yıl da Konya'da: 'Ya devlet başa, ya kuzgun leşe' https://www.evrensel.net/yazi/54948/orhan-asena-bu-yil-da-konyada-ya-devlet-basa-ya-kuzgun-lese https://www.evrensel.net/yazi/54948/orhan-asena-bu-yil-da-konyada-ya-devlet-basa-ya-kuzgun-lese? Konya Devlet Tiyatrosu yapımı olan Orhan Asena’nın (1922-2001) “Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe” başlıklı oyunu, 2012-2013 sezonunda da Konya’da sahnelenmesini sürdürmekte. Bengisu Gürbüzer Doğru sahneye koymuş ve oyunu Hürrem Sultan’ın entrikaları sonucunda Şehzade Mustafa’nın boğdurulmasını perdeye projeksiyon ile yansıtarak başlatmış. Sonrasında, Hürrem Sultan tahtın kendi çocukları olan Şehzade Bayezid ile Şehzade Selim’den birine kalacağını düşünüyor, ancak iki şehzadenin bu uğurda birbirlerine düşeceklerini ve daha Kanuni Sultan Süleyman öbür tarafa intikal etmeden taht kavgasına başlayacaklarını hesap edemiyor. SPEKTAKÜLER BİR YAPIM Yönetmen Bengisu Gürbüzer Doğan, spektaküler (Göze hitap eden anlamında kullanıyorum) bir yapım için kollarını sıvadığında, hiç kuşkum yok ki, işe doğal olarak oyun metnini mizacının özell..]]> Tue, 23 Apr 2013 11:29:47 +0400 Neil Simon'ından bir Nedim Saban uyarlaması: 'Aşk'a 103 adım' https://www.evrensel.net/yazi/54347/neil-simonindan-bir-nedim-saban-uyarlamasi-aska-103-adim https://www.evrensel.net/yazi/54347/neil-simonindan-bir-nedim-saban-uyarlamasi-aska-103-adim? Amerikan edebiyat tarihinin en iyi komedi yazarlarından bir olarak tanımlanan, Oyun Yazarı ve Senarist Neil Simon (1927)’ın 1963 yılında Broadway’de prömiyer yapan oyunu “Barefoot In The Park”, Nedim Saban’ın uyarlamasıyla “Aşk’a 103 Adım” başlığıyla Tiyatrokare tarafından sahnelenmekte. “Barefoot In The Park”, Mike Nichols’un rejisi ve Elizabeth Ashley (Corie Bratter), Robert Redford (Paul Bratter), Milfred Natwick (Ethel Bankalar) ve Kurt Kasznar (Victor Velasco)’lı kadrosuyla o tarihte Broadway’de 1530 kez oynanmış bir oyun. Bizde ise ilk kez 1965-1966 sezonunda Dormen Tiyatrosu tarafından Haldun Dormen’in rejisi, Betül Mardin’in çevirisi, Nisa Serezli, Metin Serezli, Füsun Erbulak, Turgut Boralı, Hüseyin Kutman’lı kadrosuyla “Parkta Çıplak Ayak” başlığı altında oynanışını Tiyatrokare’de oyunu izlerken gözlerimin önünden ..]]> Tue, 16 Apr 2013 09:29:56 +0400 Konya'dan üç oyun: 'Mahmud ile Yezida', 'Gergedan' ve 'Mart' https://www.evrensel.net/yazi/53811/konyadan-uc-oyun-mahmud-ile-yezida-gergedan-ve-mart https://www.evrensel.net/yazi/53811/konyadan-uc-oyun-mahmud-ile-yezida-gergedan-ve-mart? Konya Selçuk Üniversitesi Dilek Sabancı Devlet Konservatuarı, kuruluşunun 20’nci yılını 10 üniversitenin katılımıyla gerçekleştirilen “Tiyatro Festivali” ile on gündür kutlamakta. On günün üçünde bulunabildiğim festival, Tolga Özenç Özençel’in yönetiminde sahnelenen “Mahmud ile Yezida” ile açıldı. Festival vesilesiyle bir araya gelen oyunculuk alanında eğitim alan öğrencilerin birbirleriyle doğrudan iletişime geçişlerini, giderek kendi aralarındaki paylaşımlara; hem kendilerini tartma, hem de ufuklarını açma açısından kutsal bir amaç misyonunu sırtlayışlarına üç gün, üç gece tanıklık ettim. Gönendim. ‘MAHMUT İLE YEZİDA’ Murathan Mungan (1955), “Mezopotamya Üçlemesi” bünyesindeki “Mahmud ile Yezida”da Yezidi ve Müslüman iki k..]]> Tue, 09 Apr 2013 10:46:51 +0400 Baskının psikolojik ve fizyolojik sonuçları: 'Uğrak yeri' https://www.evrensel.net/yazi/53170/baskinin-psikolojik-ve-fizyolojik-sonuclari-ugrak-yeri https://www.evrensel.net/yazi/53170/baskinin-psikolojik-ve-fizyolojik-sonuclari-ugrak-yeri? İngiliz yazar Philip Ridley (1964)’i ülkemizdeki sahnelenen diğer beş oyunundan, yani “Cam Yapraklar (Tiyatro yanetki)”dan, “Kürklü Merkür (DOT)”den, “Korku Tüneli (ikincikat)”nden ve “Kainatın En Hızlı Saati (ikincikat)”nden tanıyoruz. Tiyatro Craft, Ridley’in ilk gösterimi 2000 yılında Hampstead Theatre’da yapılan ve London Festival Fringe’de “En İyi Oyun Ödülü”ne değer görülen “Uğrak Yeri-Vincent River” başlıklı oyununu, yazarın Türkiye’deki altıncı eseri olarak 2012-2013 sezonunda sahneleniyor. PHİLİP RİDLEY VE IN-YER-FACE DENİLİNCE… Philip Ridley, In-Yer-Face denilince Sarah Kane, Mark Ravenhill, Anthony Neilson’dan sonra gelen Simon Block, Jez Butterworth, David Eldridge, Nick Grosso, Che Walker, Tracv Letts, Martin McDonagh, Patrick Marber, Phyllis Nagy, Joe Penhall, Rebecca Prichard, Judy Upton, Naomi W..]]> Tue, 02 Apr 2013 10:14:14 +0400 Ortaçağ dekorlu, kadın eksenli bir kara komedi: 'Sessizlik' https://www.evrensel.net/yazi/52578/ortacag-dekorlu-kadin-eksenli-bir-kara-komedi-sessizlik https://www.evrensel.net/yazi/52578/ortacag-dekorlu-kadin-eksenli-bir-kara-komedi-sessizlik? Sizleri bilmem, ama İngiliz oyun yazarı, yönetmen ve oyuncu Moira Buffini (1965)’yi bana, sadece “İngilizce” bilen değil, İngilizcenin tarihsel, sosyo-politik, kültürel-folklorik özelliklerini de sindirmiş bir çevirmen olarak, “Şölen-Dinner” oyunuyla 2010-2011 sezonunda Ahmet Levendoğlu tanıştırdı. 'ŞÖLEN'DEN SONRA 'ÖLÜMÜNE' Buffini ile Tiyatro Stüdyosu yapımı izlediğimiz “Şölen”in hemen sonrasında, 2011-2012 sezonunda Rus oyun yazarı Nikolay Robertovich Erdman (1900-1970)’ın oyunuyla bir kez daha rastlaştık. Devrim için Kızıl Ordu’ya katılmış genç bir yazarın Stalin döneminde uğradığı hayal kırıklıklarını anlattığı ve Sovyet döneminde yazılmış en iyi oyun olarak tanımlanan “İntihar-The Suicide (1928)”ı “Dying For It” adıyla Moira Buffini Londra’daki Almeida Tiyatrosu için uyarlamıştı. Buffini’nin &cc..]]> Tue, 26 Mar 2013 09:43:23 +0400 Shakespeare Erzurum'da: 'On ikinci gece' https://www.evrensel.net/yazi/52003/shakespeare-erzurumda-on-ikinci-gece https://www.evrensel.net/yazi/52003/shakespeare-erzurumda-on-ikinci-gece? Shakespeare (1564-1616)’in tahminen 1601’de yazdığı düşünülen ve alternatif başlığı olan tek oyunu olan ünlü komedisi “On İkinci Gece (Twelfth Night, or What You)”, Erzurum Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenmekte. Tarz olarak “Bir Yaz Gecesi Rüyası”nı andıran, aslı 5 perde olan oyunu Gürcü yönetmen Zurab Sikharulidze (1950) arasız bir saat on beş dakikaya indirgeyerek sahneye koymuş. Tam anlamıyla “oyun içinde oyun” olan William Shakespeare’in bu en çok bilinen, en çok sahnelenen ve “en zarif” olarak tanımlanan komedisini Fabian, Valentine ve Uşak karakterlerinden, Subaylardan, falan soyutlayarak sahneye taşımış. Emre Satı ile birlikte kotardığı sahne tasarımını da olamazcasına sadeleştirerek demir konstrüksiyon dört dikdörtgen çerçeve, çift taraflı merdiven ile bir tabureye indirgemiş. Diğer taraftan, “On İkinci..]]> Tue, 19 Mar 2013 12:27:47 +0400 Şenay Gürler'in Abby karakteriyle özdeşleştiği oyun: Kayıp https://www.evrensel.net/yazi/51391/senay-gurlerin-abby-karakteriyle-ozdeslestigi-oyun-kayip https://www.evrensel.net/yazi/51391/senay-gurlerin-abby-karakteriyle-ozdeslestigi-oyun-kayip? Duyarsızlık kişileri tek başına etkilediği gibi, toplumları da etkiliyor. Yaşadığımız ülkenin dışındaki her hangi bir ülkede ya da yaşadığımız ülkenin yaşadığımız bölgesinin dışında yer alan bir başka yörede oluşan savaş, deprem, su baskını, heyelan, ölüm, açlık gibi zorlukları birey önemsemiyor, sadece kendi sorunlarıyla ilgileniyor. Sözün özü, bugün dünyanın her yanında egosantrizm artık diz boyunu aşıyor. NEİL LABUTE’UN ANLATTIĞI Amerikalı Oyun Yazarı Neil LaBute (1963) da işte bu konuya odaklanmış. 11 Eylül 2001 Salı günü ABD’de dört yolcu uçağının ikisinin New York’taki Dünya Ticaret Merkezi gökdelenlerine, bir diğerininse Washington’da Pentagon’a çarpma teröründen yola çıkmış, olayın ertesi gününü ele almış. Sevgilisinin evinde olduğu için ikiz kulelerdeki faciadan kıl payı kurtulan &cced..]]> Tue, 12 Mar 2013 14:58:14 +0400 Yargının cezasını kim verecek?: 'Adalet, sizsiniz' https://www.evrensel.net/yazi/50724/yarginin-cezasini-kim-verecek-adalet-sizsiniz https://www.evrensel.net/yazi/50724/yarginin-cezasini-kim-verecek-adalet-sizsiniz? Ne yalan söyleyeyim; Tiyatro Oyuncusu, Eleştirmen, Yazar ve Yönetmen Ümit Denizer’in (1948) “Adalet, Sizsiniz” başlıklı oyunu tiyatro dalında 2012 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’ne değer görüldüğünde hayli meraklanmıştım. Denizer, ödülünü düzenlenen törende alırken; “Adalet, Sizsiniz”in provalarını sürdüren Rutkay Aziz ve Taner Barlas da oyundan kısa bir bölümün okumasını gerçekleştirmişlerdi. İşte o an, adalet gereksinimimizi anlatan sağlam bir eser karşısında olduğumu anlamıştım. METİN EPİZOTLARDAN OLUŞMAKTA “Adalet, Sizsiniz”, yeni kurulan “Perdeci Oyuncuları”nın AYSA Prodüksiyon Tiyatrosu yapımı olarak kotardıkları, altmış dakikalık bir “ilk” oyun. “Perdeci”, malumunuz Muhsin Ertuğrul’un 1930’lu yıllarda Darülbedayi Dergisi’nde yazdığı makalelerde kullandığı ta..]]> Tue, 05 Mar 2013 10:35:36 +0400 Benliğin mabedine hapsolan bir kahraman: 'Çirkin' https://www.evrensel.net/yazi/50005/benligin-mabedine-hapsolan-bir-kahraman-cirkin https://www.evrensel.net/yazi/50005/benligin-mabedine-hapsolan-bir-kahraman-cirkin? Alman Yazar Marius Von Mayenburg’un (1972) İstanbul Devlet Tiyatrosunda oynanmakta olan “Çirkin-Der Häßliche” başlıklı oyununda, insanın dış görünümünün algıda yarattığı izlenim konu alınmakta. Günümüzde hepimizin fiziksel özelliklerimize göre değerlendirilişimiz, fiziksel güzelliğimizin bir anlamda başarının olmazsa olmazı oluşu, genç yazarın hayli usta anlatımıyla olgun bir kara komedi oluşturmakta. KONU Marius Von Mayenburg; Lette’nin (Tolga Evren) yeni buluşu, dolayısıyla kariyerinin önemli bir noktasında bulunuşuyla oyunu başlatmış. Geliştirdiği bu yeni projesinin sunumuna hazırlanırken, “direktör”ü Scheffler (Nişan Şirinyan), sözü edilen sunumu, konuyla ilgili hiçbir niteliği olmayan yardımcısı Karlmann’a (Şamil Kafkas) veriyor. Lette, “Direktör”e bunun nedenini sorduğunda aldığı yanıt hayli ilginçtir:..]]> Tue, 26 Feb 2013 11:58:02 +0400 Erzurum'da ayakta alkışlanan oyun: 'Çıkmaz sokak çocukları' https://www.evrensel.net/yazi/49424/erzurumda-ayakta-alkislanan-oyun-cikmaz-sokak-cocuklari https://www.evrensel.net/yazi/49424/erzurumda-ayakta-alkislanan-oyun-cikmaz-sokak-cocuklari? Amerikalı Oyun Yazarı ve Oyuncu Lyle Kessler’ın, Türkçedeki karşılığı “Yetimler” anlamına gelen 1983 yılında yazdığı “Orphans” başlıklı oyununu, ışıklar içinde yatsın Ali Neyzi titizlikle dilimize çevirmiş ve oyun 1992-1993 sezonunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında, 2007-2008 sezonundaysa Tiyatro İstanbul’da Gencay Gürün’ün rejileriyle sahnelenmişti. Aynı oyun, bu kere Burcu Aksakal’ın başında bulunduğu Erzurum Devlet Tiyatrosunda oynanıyor. EVE HAROLD GELİNCE “Çıkmaz Sokak Çocukları” olarak dilimize kazandırılan oyun, Amerikan düşünü, Amerikalıların zeka düzeyi içinde “ti”ye almakta. Lyle Kessler, kapitalist sistem içinde ayakta kalmaya çalışan iki yetim kardeşin öyküsünü kurgulamış. Korumak amacıyla özürlü kardeşi Phillip’i (Sezai Yılmaz) evde ..]]> Tue, 19 Feb 2013 10:02:00 +0400 Kemal Başar'ın beynini oyun sahnesi yaptığı oyun: Hamlet https://www.evrensel.net/yazi/48836/kemal-basarin-beynini-oyun-sahnesi-yaptigi-oyun-hamlet https://www.evrensel.net/yazi/48836/kemal-basarin-beynini-oyun-sahnesi-yaptigi-oyun-hamlet? Babasını öldürüp annesiyle evlenerek Danimarka Krallığı’nı ele geçiren amcasına ve kendi korkularına karşı uğraş veren Danimarka Prensi Hamlet’in öyküsü, CEF Tiyatro yapımı olarak sahnelenmekte. Ödenekli tiyatrolar dururken, bir klasiği sahnelediği için, bana sorarsanız CEF Tiyatro özellikle “özel” bir teşekkür hak etmekte. Diğer taraftan, psikolojik bakımdan dünya edebiyatının en karmaşık karakterlerinden biri olduğu tartışmasız olan bu yoğun şiir ve düşünce yüklü tragedyanın dramaturgisini yapan ve çağdaş bir yorumla sahneye taşıyan Kemal Başar’a da aldığı alkışların helal edilmesi gerekmekte. KEMAL BAŞAR’IN ‘HAMLET’İ Kemal Başar, gelmiş geçmiş “Hamlet” yorumlarını bir kenara itmiş, oyun alanını kendi kafatasının içinde yer alan “kendi beyni” olarak belirlemiş. Beyninde oyunu kurmuş, Shakespeare’..]]> Tue, 12 Feb 2013 09:49:14 +0400 Antalya'da her şeyi ile yüzde yüz Türk operası: Lale Çılgınlığı https://www.evrensel.net/yazi/48239/antalyada-her-seyi-ile-yuzde-yuz-turk-operasi-lale-cilginligi https://www.evrensel.net/yazi/48239/antalyada-her-seyi-ile-yuzde-yuz-turk-operasi-lale-cilginligi? Libretist Şefik Kahramankaptan (1949), suyun akışını değiştirmiş. Genellikle besteciler bir konu bulup libretiste giderlerken, bu kere kendisi libretist olarak Türkiye-Hollanda ilişkilerinin 400. yılı dolayısıyla bir opera eseri yaratmayı düşlemiş. Librettoyu kaleme alıp, besteciye iletmiş. Tarihteki Lale Çılgınlığı’nı (Flemenkçesi Tulpenmanie) konu olarak seçmiş. Lale Çılgınlığı, Hollanda’da 1637 yılında lale soğanı fiyatlarının aniden aşırı yükselişine verilen isim oluşu ve terimin günümüzde de fiyatların gerçek fiyattan sapmasını ifade eden bir benzetme olarak kullanılışı da seçtiği konuyu belirginleştirmiş, iki perdelik bir halk operasının ilk bölümü işte böyle meydana gelmiş. Kahramankaptan, ikinci perdede ise, Osmanlı tarihinde 1718-1730 yılları arasında yaşanan yenilikçi dönemi anlatmayı yeğlemiş. Her iki perdede anlatılan olaylar arasında seksen yıl var demeyin, ..]]> Tue, 05 Feb 2013 09:41:37 +0400 Kırk yıl öncesinin hiç eskimemiş oyunu: Zengin Mutfağı https://www.evrensel.net/yazi/47658/kirk-yil-oncesinin-hic-eskimemis-oyunu-zengin-mutfagi https://www.evrensel.net/yazi/47658/kirk-yil-oncesinin-hic-eskimemis-oyunu-zengin-mutfagi? İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İBŞT) yapımı olarak izlediğimiz, Vasıf Öngören’in (1938-1984) 1977 yılında yazdığı “Zengin Mutfağı” başlıklı oyunu, Türk siyasi tarihinin çok önemli bir olayını, 15-16 Haziran 1970’deki işçi eylemlerini anlatarak başlıyor. Brechtçi tiyatronun biçimsel özelliklerini, epik tiyatro yöntemini Türkiye’de ilk kez uygulayan olarak tanımlanan Vasıf Öngören’in eserinde, dönemin emek-sermaye ilişkileri zengin işadamı Kerim Bey’in köşkünde aşçılık yapan Pehlivan Lütfü Usta’nın gözünden anlatılmakta. GÖRÜLENİN ARDINDAKİ GERÇEKLER Oyun, ‘70’li yılların Türkiye’sini sanki kameraya çekmiş gibi. Köşkte çalışanların o yıllardaki kavga içinde taraf olup olmama konusunda yaşadıkları çelişkiler, geçirdikl..]]> Tue, 29 Jan 2013 11:47:34 +0400 Tiyatroyu ve edebiyatı birlikte sevenler için: 'Toplu hikayeler' https://www.evrensel.net/yazi/47052/tiyatroyu-ve-edebiyati-birlikte-sevenler-icin-toplu-hikayeler https://www.evrensel.net/yazi/47052/tiyatroyu-ve-edebiyati-birlikte-sevenler-icin-toplu-hikayeler? Kent Oyuncuları bu sezon, Donald Margulies (1954)’in 1996 yılında yazdığı “Toplu Hikâyeler- Collected Stories”ini Kadriye Kenter’in yönetiminde sahnelemekte. Marguiles’i eserinde, döneme damgasını vurmuş Kısa Öykü Yazarı Ruth Steiner’in, günün birinde genç Yazar Adayı Lisa Morrison’un yaşamına girmesini; önceleri ustasının karşısında eli ayağına dolaşan Lisa’nın giderek Ruth’un asistanlığını üstlenişini, zaman içinde yakın dostluk peyda edişini ve de nihayetinde meslektaşı haline gelişini öykülüyor. Sonuç? Son derece doğal bir sonuç… Boynuz kulağı geçiyor. ÖYKÜSEL ANLATIM Türkiye’de, 2004-2005 sezonunda Tiyatro Fora tarafından sahnelenen ve ne yazık ki izleyemediğim Pulitzer ödüllü “Dostlarla Akşam Yemeği-Dinner With Friends” adlı oyunuyla tanınan Donald Margulies’in oyunu, o..]]> Tue, 22 Jan 2013 11:14:03 +0400 Kendinden laik ülke Pinima'da yaşananlar: Mi Minör https://www.evrensel.net/yazi/46483/kendinden-laik-ulke-pinimada-yasananlar-mi-minor https://www.evrensel.net/yazi/46483/kendinden-laik-ulke-pinimada-yasananlar-mi-minor? Romancı, Araştırmacı, Öykücü ve Tiyatro Yazarı Meltem Arıkan (1968), nüfusu 3 milyon 142 bin 857 kişi olan, yüzölçümü 314 bin 285 kilometre kareyi bulan, sınırları sürekli olarak değişip duran, Pinişce konuşulan, deniz seviyesinden 3.14 metre yükseklikte bulunan Pinima diye bir ülke yaratmış. Bu ülke, her şeye Başbakanının (ay affedersiniz, Başkanının) karar verdiği “o biçim demokrasi”yle yönetilen bir ülke. Hem yakışıklı, hem de akıllı Başkan, gece-gündüz uykusuz kalarak, halkı için neyin doğru, neyin yanlış olduğuna karar veriyor. PARA SORUNU YOK Ve Meltem Arıkan’ın, yıllık bütçesinin yüzde 3.14’ü kültürel etkinlikler için harcanmakta olan Pinima’sında, Başkanın “demokratik yollarla” aldığı karar sonucu, şu günlerde EEMPCM Prodüksiyon’un yapımcılığında “Mi Minör” başlık..]]> Tue, 15 Jan 2013 11:30:41 +0400 Ekonomi tıkırında, o halde?: 'Küçük adam ne oldu sana' https://www.evrensel.net/yazi/45829/ekonomi-tikirinda-o-halde-kucuk-adam-ne-oldu-sana https://www.evrensel.net/yazi/45829/ekonomi-tikirinda-o-halde-kucuk-adam-ne-oldu-sana? “Küçük Adam Ne Oldu Sana-Kleiner Mann Was Nun”, kendilerine üç kişilik küçük bir dünya kurmak amacıyla, yaptığı her hamlede umutları biraz daha tükenen, ama hep debelenen, yönsüz, iradesiz, sessiz, şaşkın, kırgın “küçük adam” Pinneberg’in öyküsü… Hans Fallada (1893-1947)’nın 1932’de Hitler’in Hitler olmaya başladığı günlerde yazdığı romanından (Bkz: Senar Yıldız Çevirisi-Oda Yayınları Roman Dizisi-2003) Yılmaz Onay’ın dilimize kazandırıp sahneye uyarladığı bu eser, değişime ısrarla karşı koyan değişmezlerin her dönem varoluşlarını konu edinmekte. “Küçük Adam Ne Oldu Sana”, Sadri Alışık Tiyatrosu tarafından sahnelenmekte ve de ibretle izlenilmekte... ERDENK’İN YORUMU Yılmaz Onay’ın (yanılmıyorsam) 1980-1981 sezonunda Ankara Sanat Tiyatrosu (AST)’unda zengin bir rev..]]> Tue, 08 Jan 2013 09:46:28 +0400 Sumru Yavrucuk resitali: 'Kimsenin ölmediği bir günün ertesiydi' https://www.evrensel.net/yazi/45244/sumru-yavrucuk-resitali-kimsenin-olmedigi-bir-gunun-ertesiydi https://www.evrensel.net/yazi/45244/sumru-yavrucuk-resitali-kimsenin-olmedigi-bir-gunun-ertesiydi? Ebru Nihan Celkan’ın (1980) yazdığı, Altıdan Sonra yapımı olarak sahnelenen “Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi”, 45 yaşında Umut adındaki transseksüelin yaşamından günlük bir kesiti içermekte. Celkan’ın işlediği Umut karakterinin hayli zor bir yaşam serüveni olmuş, duygularıyla çocukluğundan itibaren uğraşması gerekmiş. Ailesi tarafından dışlanmış, hor görülmüş, şiddete ve tacize maruz kalmış. Koskoca dünyada bir Bülent Ersoy’un, bir de kendisinin olduğunu düşünürken ve de yaşamın kıyısında umutsuzca dolaşırken, yaşamın kıyılarının sandığından daha “umut” dolu olduğunun ayırtına varmış. DRAMANIN ÖZEL DİLİ Ebru Nihan Celkan, insanın başkaları öyle söylüyor/düşünüyor diye kendini yok yere suçlamasının altını çizerek işe başlamış. Sevdalandığı delikanlının gözlerinin içine bakışını anlattırırk..]]> Tue, 01 Jan 2013 10:37:45 +0400 Samsun Düşevi Oyuncuları 15. yılını tamamladı: “Sarı Köpek” https://www.evrensel.net/yazi/44629/samsun-dusevi-oyunculari-15-yilini-tamamladi-sari-kopek https://www.evrensel.net/yazi/44629/samsun-dusevi-oyunculari-15-yilini-tamamladi-sari-kopek? Genel Sanat Yönetmenliğini Cem Kaynar’ın yaptığı Samsun’daki Düşevi Oyuncuları, geçen yıl Devlet Tiyatrosu repertuarına girmeye hak kazanmış olan Murat Can Kibiroğlu’nun yazdığı, Bursa Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Ali Volkan Çetinkaya’nın yönettiği “Sarı Köpek” adlı oyunla 2012-2013 sezonuna girdi. Murat Can Kibiroğlu, eline kalem yakışan bir yazar. Ancak benim okuduğum ve izlediğim bu ikinci oyununda da dramaturgide “yazarın ana düşüncesi” anlamına gelen “tema”dan yoksun bir tutumu var. Genç yazarı kırmak, motivasyonunu engellemek haddim değil, ayrıca da hiç istemem, ama bir gerçek var ki her yazarın beyninde her gün onlarca düşünce uçuşur. Onca düşüncenin kimileri kalıcı olur, bazıları da uçup gider. Kalıcı olanlarsa iyice olgunlaşınca yazarı yazması için dürtükler. Ya da yazar, aktarılmaya değer bul..]]> Tue, 25 Dec 2012 13:04:36 +0400 Birlikte yaşatılmamanın sonu: 'Ah Smyrna'm güzel İzmir'im https://www.evrensel.net/yazi/44019/birlikte-yasatilmamanin-sonu-ah-smyrnam-guzel-izmirim https://www.evrensel.net/yazi/44019/birlikte-yasatilmamanin-sonu-ah-smyrnam-guzel-izmirim? Tiyatro Pera, 2012-2013 sezonunu Nesrin Kazankaya’nın yazıp yönettiği “Ah Smyrna`m, Güzel İzmir’im” oyunuyla açtı. 20 Mayıs 2012’de, “18.Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali” kapsamında prömiyer yapan ve İKSV ile kotarılan bir ortak yapım olan oyunda Kazankaya, 1923 yılı İzmir’ini konu almış. Savaşın sona erdiği, Rum ve Türk topluluklarının karşılıklı göç etmesini zorunlu kılan “Mübadele Yasası”nın yürürlüğe girdiği günlere dalmış. KAZANKAYA’YI SEVERİM Nesrin Kazankaya, hiç kuşkum yok; söyleyecek sözü olan, içinde kendisini yıpratan ya da sürekli diri tutan dertleri olduğu için tiyatro yapan bir değerimiz. Bu oyununda da oyun yazarlığındaki üstün gözlem gücünü ortaya döküyor, yazarken dönemsel fotoğraflar çekiyor. Aklıyla çektiği fotoğraflarda, politik h..]]> Tue, 18 Dec 2012 10:45:39 +0400 Geliyor musun, yoksa geliyor musun: 'Sarı ay' https://www.evrensel.net/yazi/43331/geliyor-musun-yoksa-geliyor-musun-sari-ay https://www.evrensel.net/yazi/43331/geliyor-musun-yoksa-geliyor-musun-sari-ay? David Greig (1969)’in kaleme aldığı “Sarı Ay”, Britanya’da doğmuş olan In-Yer-Face tiyatro akımı oyunlarını Türk seyircisiyle tanıştıran Tiyatro DOT yapımı ve de Pınar Töre’nin yorumuyla 2012-2013 tiyatro sezonundaki yerini aldı. Eser, kimi eleştirmenlere göre günümüzde geçen bir çeşit Romeo-Juliet efsanesinin, kimilerine göreyse Amerikalı ünlü kanun kaçakları Bonnie Parker (1910-1934) ve Clyde Barrow (1909-1934) masalının çağdaş bir yorumu. Yani pek sıradan, az buçuk bayat. Hıristiyanların çoğunlukta olduğu bir ortamda Müslüman kızı Leila ile Lee adlı bir genç arasında gelişen ilginç bir aşkı konu edinmekte. “STAGGER LEE” ŞARKISI Bayat mayat, ama Tarık Günersel’in dediği gibi: “… zekâ ile duygu yoğunluğunun, dram ile mizahın iç içe geçtiği” ve adını “Stagger Lee” ..]]> Tue, 11 Dec 2012 10:17:19 +0400 Türk Tiyatrosunda Müge Gürman Gerçeğİ: ‘Çehov Makinesi’ https://www.evrensel.net/yazi/42744/turk-tiyatrosunda-muge-gurman-gercegi-cehov-makinesi https://www.evrensel.net/yazi/42744/turk-tiyatrosunda-muge-gurman-gercegi-cehov-makinesi? Geçtiğimiz yıllarda İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda “Müfettiş”, “Küçük Bir İş İçin Yaşlı Bir Palyaço Aranıyor”; Ankara Devlet Tiyatrosu’nda “Salome”, “Cadıların Macbeth”i gibi usta işi yapımlarıyla adı anılan yönetmen Müge Gürman, 2012–2013 sezonuna da iyi bir “iş” hazırlamış. Hazırlamış da ne yapmış? Almış eline, oyunları dünyada otuzdan fazla ülkede yayımlanmış ve oynanmış Romen asıllı 1956 doğumlu çağdaş Fransız yazar Matéi Visniec’in 2005 yılında yayımlanan “La Machine Tchekhov” başlıklı oyununu, çevirisi için Mete Gürman’ın eline bırakmış. Matéi Visniec, Çehov’un absürt tiyatronun habercisi olduğuna inanmaktaymış, dolayısıyla Çehov’un kendi değişik tiplemeleriyle karşılaştığı, değişik oyunlarından alınma karakterlerinin de birbirleriyle karşılaş..]]> Tue, 04 Dec 2012 12:12:21 +0400 Müsahipzade, Sivas Devlet Tiyatrosu'nda: 'İstanbul efendisi' https://www.evrensel.net/yazi/42027/musahipzade-sivas-devlet-tiyatrosunda-istanbul-efendisi https://www.evrensel.net/yazi/42027/musahipzade-sivas-devlet-tiyatrosunda-istanbul-efendisi? Müsahipzade Celâl’in (1868–1959) 1913 yılında yazdığı, ilk kez 1917’de oynanan “İstanbul Efendisi” başlıklı oyununu Sivas Devlet Tiyatrosu yapımı olarak izledim. Son yılların başarılı yönetmeni Kemal Başar, konusu ve atmosferiyle oyunun izleyiciyi günümüzde masal dünyasına falan götüremeyeceğini düşünmüş olacak ki, metni Can Atilla’nın (sözlerinin kime ait olduğunu öğrenemediğim) şarkılarıyla bezemişti. Sahne üzerinde ritim ve temponun tüm oyuncular tarafından gerçekleştirilmesini sağlamış, metin içinde ya da dışında akışın bozulmamasına itina göstermişti. Karşılıklı diyaloglarda tempoyu daima yüksek tutma başarısı da ne yalan söyleyeyim eleştirmen olarak şıpınişi dikkatimi çekti. BİLEMEDİKLERİM Kemal Başar, Savleti Efendi’nin kimliğinde, dönemin cinli-büyülü toplumsal yapısı içinde gelişen, romantik..]]> Tue, 27 Nov 2012 10:33:21 +0400 Bu oyun, zırvanın zirvesi bir oyun mu, yoksa..: İki kişilik bir oyun https://www.evrensel.net/yazi/41428/bu-oyun-zirvanin-zirvesi-bir-oyun-mu-yoksa-iki-kisilik-bir-oyun https://www.evrensel.net/yazi/41428/bu-oyun-zirvanin-zirvesi-bir-oyun-mu-yoksa-iki-kisilik-bir-oyun? Uluslararası ünlü grafik tasarım sanatçımız Bülent Erkmen, bana öyle geliyor ki zaman zaman mesleğinden sıkılıyor kendini uçuk kaçık işlerle tatmin ediyor. 2000 yılında kültür ve sanat dünyasının ünlülerinin belden yukarı çıplak fotoğraflarını olamazcasına kötü “öykümsütrak”larla bezeyip ‘‘32 Büst-Otuz İki Fotoğraf için Yazılmış Yalanlar’’ kitabını yaratmıştı da, Erkmen bu kitapla ne demek istiyor, bir türlü içinden çıkamamıştım. “Her yüz gibi, her vücut da içinde bir öykü barındırır” mı demek istemişti acaba? Anlaşılamadı, anlayanlar da anlayamayanlara anlatamadı. “BEŞPEŞE” Erkmen, daha sonra beş yazardan bir roman oluşturmayı amaçladı. Beş yazar, birbirlerinin ardından, birinin bıraktığı yerden bir sonrakinin devamı yoluyla “Beşpeşe” adı verile..]]> Tue, 20 Nov 2012 12:23:41 +0400 Hedda Gabler https://www.evrensel.net/yazi/40751/hedda-gabler https://www.evrensel.net/yazi/40751/hedda-gabler? Hedda Gabler”, dünya tiyatrosunun önemli yazarlarından Norveçli Henrik Ibsen (1829-1906)’in 19. yüzyılın sonunda yazdığı bir anti-kahraman oyunu. Hayatta sevgi ve saygı gibi önemli değerleri bir kenara iten, diğer taraftan insanların kaderlerinde önemli değişiklikler yaratıp onlara hükmetmeyi benimseyen Hedda Gabler’in öyküsünü, 2012-2013 sezonunda Emre Koyuncuoğlu’nun yönetiminde bir İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İBBŞT) yapımı olarak izlemekteyiz. Emre Koyuncuoğlu, dramaturgi altyapısından gelen çözümlemeci bakış açısıyla, Hedda’nın oyun boyunca sergilediği aşırı gergin, hırçın, saldırgan davranışlarını boğucu kentsoylu evliliğinde aramış, ararken kadın özgürlüğü ve eşitliği sorunsalını kurcalamış. Üst sınıftan gelen Hedda’nın Jörgen gibi iyi yürekli, saf, ancak sıradan ve sönük bir ..]]> Tue, 13 Nov 2012 11:48:53 +0400 Tiyatromuza yeni bir yıldız mı doğuyor ne: 'Aşkın sıradanlığı' https://www.evrensel.net/yazi/40113/tiyatromuza-yeni-bir-yildiz-mi-doguyor-ne-askin-siradanligi https://www.evrensel.net/yazi/40113/tiyatromuza-yeni-bir-yildiz-mi-doguyor-ne-askin-siradanligi? Aşkın Sıradanlığı”, Nazi Almanya’sı öncesi başlayan ve Marburg Üniversite’sinde öğrenci olan Yahudi asıllı Hanna Arendt (1906-1975) ile felsefe profesörü Martin Heidegger (1889-1976) arasında geçen gerçek aşkı anlatan ve şayet geçen sezon içinde izleyemediyseniz mutlaka izlemeniz gereken bir oyun dedikten sonra geçelim oyunu her yönüyle irdelemeye. “VARLIK VE ZAMAN”I OKUMUŞ MUYDUNUZ? Hanna Arendt, Alman siyaset bilimci. Çoğu kişi tarafında felsefeci olarak da bilinmekle birlikte, kendisi felsefenin “bireyin kendisi”ne dair sorunlarla uğraştığını söyleyerek bu sıfatı reddetmiş. Siyaset bilimci olarak tanımlanmayı istemesinin sebebi çalışmalarının “tekil olarak insana değil, dünyada yaşayan ve dünyayı kaplayan insanlığa” odaklanmış olması. Martin Heidegger ise Varoluşçu felsefenin önde gelenlerinden. 1927 yılında ünl&..]]> Tue, 06 Nov 2012 12:52:29 +0400 Nora'nın öyküsü İzmir Devlet Tiyatrosu'nda: 'Bir bebek evi' https://www.evrensel.net/yazi/39475/noranin-oykusu-izmir-devlet-tiyatrosunda-bir-bebek-evi https://www.evrensel.net/yazi/39475/noranin-oykusu-izmir-devlet-tiyatrosunda-bir-bebek-evi? Norveçli Yazar Henrik Ibsen’in (1828-1906) 1879 yılında yazdığı (bana göre) aristokrasi tragedyası niteliğindeki tiyatro eseri “Nora-Bir Bebek Evi”, bu sezon İzmir Devlet Tiyatrosu yapımı olarak Cem Emüler’in rejisinden izlenmekte. Erkek egemen burjuva dünyasında özgürlüğünün peşinden giden, çevresindeki yıkımın içinden bir anlamda zaferle çıkan Nora’yı Özlem Başkaya’nın özümlemesini pek sevdim. Cem Emüler’in özgün metindeki “bağlardan kurtuluş” temasını hem kadın hem de erkek gözüyle okunmasına olanak sağlayan rejisini de beğendim, ama eline olanak geçmişken Nora üzerinden grotesk ögelerden de yararlanarak Nora’nın erkek egemen toplumun boyunduruğuna karşı duruşundan nasıl oldu da bir manifesto çıkarmadı, doğrusu merak ettim. Gene de, kadın-erkek karşıtlığı içinde toplumsal mekanizmayı g&..]]> Tue, 30 Oct 2012 12:19:29 +0400 İzmir Devlet Tiyatrosunda izleyemediğim oyun: Bağdat Hatun https://www.evrensel.net/yazi/38952/izmir-devlet-tiyatrosunda-izleyemedigim-oyun-bagdat-hatun https://www.evrensel.net/yazi/38952/izmir-devlet-tiyatrosunda-izleyemedigim-oyun-bagdat-hatun? Geçen hafta sonu, bulunduğum İzmir’in ilçesi Çeşme’den 105 kilometre yol kat ederek Güngör Dilmen’in (1930-2012) 30 yıl kadar önce yazdığı, İzmir Devlet Tiyatrosu yapımı “Bağdat Hatun” oyununu izlemek üzere Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesine vardım. Birinci perde boyunca içimden, Melih Karakurt’un seyirci ile oyun arasında hiç mi hiç etkileşim sağlayamayan, sahnede sergilenen oyunla eş güdüm içinde olamayan, Can Atila’nın müziğine hiç mi hiç eşlik edemeyen, oyunun grafiğini aşağı çeken dekor tasarımını, hele hele (amiyane tabirle) “dandik” olarak tanımla-nabilecek Bahadır Han’ın tahtını; Zeynep Işık’ın 1 ve 3. tablolarda sahne gerisindeki figürün üzerine düşürdüğü nokta ışığı veren ve seyirci tarafından (14. Yüzyılda!) ayan beyan görülen spotu kibarca nasıl eleştirebile..]]> Tue, 23 Oct 2012 14:28:16 +0400 Kültürel bağlar birbirlerine Ordu ilimizde edebiyatla bağlandı https://www.evrensel.net/yazi/38314/kulturel-baglar-birbirlerine-ordu-ilimizde-edebiyatla-baglandi https://www.evrensel.net/yazi/38314/kulturel-baglar-birbirlerine-ordu-ilimizde-edebiyatla-baglandi? Geçen hafta, Ordu Belediyesince bu yıl 3’üncüsü düzenlenen “Ordu Uluslararası Edebiyat Festivali”ndeydim. Bulgaristan, Güney Kore, Yunanistan, İtalya, Romanya’dan 10, Türkiye’den 70 şair ve yazarın katıldığı festivalin açılış töreni, Taşbaşı Kültür Merkezinde yapıldı. Festival kapsamında bu yıl bir ilk gerçekleştirildi. Karadeniz bölgesinin ilk ve tek edebiyat mekanı olan “Ordu Dünya Yazarlar Evi”, Ordu’yu ziyaret edecek ustaları yıl boyunca ağırlamak üzere dünya edebiyatının hizmetine açıldı. Belediye Başkanı Seyit Torun’un buraya önemli yazarları davet edeceğine, davetli yazarlarınsa Doğan Hızlan’ın dediği gibi (Hürriyet-15.10.2012) Ordu kentini yazabileceklerini, kenti yazmasalar bile hiç değilse kitaplarını nerede başladıklarını ya da tamamladıklarını not olarak kullanacaklarına inanıyorum. SAĞLIĞINA KAVUŞAN BİR ..]]> Tue, 16 Oct 2012 10:12:25 +0400 Bey oğullarının yok olduğu Beyoğlu'nda çarpışmalar: 'Kazaen' https://www.evrensel.net/yazi/37849/bey-ogullarinin-yok-oldugu-beyoglunda-carpismalar-kazaen https://www.evrensel.net/yazi/37849/bey-ogullarinin-yok-oldugu-beyoglunda-carpismalar-kazaen? Tiyatro Pera, 10. yılını onurla kutladığı şu günlerde, bugüne değin sahnelediği tüm oyunlarında olduğu gibi içerik açıdan gene söyleyecek sözü olan; estetik açıdan yeğledikleriyle tiyatro sanatına bir öneri kaygısı güden yeni bir oyunla dikkat çekiyor. Tiyatro Pera’nın Genel Sanat Yönetmeni Nesrin Kazankaya, bu kere de tema-durum-motif, aksiyon-olay dizisi gibi oyun yazarlığının temel kavramlarını zerrece ıskalamadan yazdığı “Kazaen” ile 2011-2012 tiyatro sezonunu renklendiriyor. Nesrin Kazankaya, Dramaturg Şafak Eruyar ile birlikte yaratıcısı olduğu Tiyatro Pera’nın kurulu bulunduğu semtin sokaklarında dolaşıyor, dolaşırken dramatik olayları yakalayıp tiyatroyu oluşturan temel olgularla çatışma/ları yakalıyor-yaratıyor-anlatıyor. Bu aşamadan geçtikten sonraysa, “yakalama” sürecini bütün ayrıntılarıyla ortaya seriyor. Yazım dili güzel, anlatımı..]]> Tue, 09 Oct 2012 09:43:30 +0400 Tarık Günersel’den hiciv yüklü şiirsel trajedi: ‘Zırhlı Kurt’ https://www.evrensel.net/yazi/37410/tarik-gunerselden-hiciv-yuklu-siirsel-trajedi-zirhli-kurt https://www.evrensel.net/yazi/37410/tarik-gunerselden-hiciv-yuklu-siirsel-trajedi-zirhli-kurt? Osmanlı tarihinden bir kesitin sunulduğu “Zırhlı Kurt”, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları yapımı olarak 2012-2013 sezonunda da izlenebilecek. Oyunda: “Darbe hazırlığı var” diyen Kösem Sultan, oğlu Deli İbrahim’den “tasfiye” ister, “tasfiye”si istenilen Deli İbrahim’in oğlu Mehmet’tir (1642-1693). Yani Kösem Sultan’ın torunu olan Mehmet! Deli İbrahim, oğlunu katletmeyi reddedecek; gel gelelim, cellatları burnunun ucunda görünce işin ciddiyetini anlayacak, sonuç itibariyle öldürülecektir. Kösem Sultan, torunu Mehmed’i 7 yaşında tahta geçirir. Mehmed’in 21 yaşındaki Turhan Hatice Sultan’dan başka sığınacak kimseciği yoktur. Babası Deli İbrahim ile babaannesi Kösem Sultan’ın sarsıcı izlerini ömrü boyunca taşıyan IV. Mehmed, ‘yaralı bir zırhlı kurt’ olarak yaşamını sürdürür. ..]]> Tue, 02 Oct 2012 11:21:34 +0400 Ankara Devlet Tiyatrosunda Tennessee Williams: ‘Sırça Kümes’ https://www.evrensel.net/yazi/36946/ankara-devlet-tiyatrosunda-tennessee-williams-sirca-kumes https://www.evrensel.net/yazi/36946/ankara-devlet-tiyatrosunda-tennessee-williams-sirca-kumes? Ankara Devlet Tiyatrosu, hemen hemen her yapıtında kendi yaşam öyküsünden izler bulduğumuz Tennessee Williams’ın (1911-1983) “Sırça Kümes”ini 2012-2013 sezonunda da oynamayı sürdürecek. Hiç kuşkum yok ki, psikolojik gerçekliği eserlerine yansıtan bir yazar Tennessee Williams. Yansıtırken de, toplumsal gerçeklerle süreç içinde insanı yakalamaya ve yansıtmaya çalışan bir yazar. “Sırça Kümes” de, tipik bir Williams örneği. Bir “anımsama oyunu” olmasının yanı sıra, simgesellik yüklü bir aile dramı. Tennessee Williams bu oyununda, insanların gerçeklikle yüz yüze gelme korkusunu, tedirginliğini ana tema olarak seçerken; Tom örneğinde, insanın gerçekle, kendisiyle yüz yüze kalışının üstesinden gelişini vermiş. Tom, annesine ve ablasına karşın, kendi anılarına yenik düşmeyecek, tersine a..]]> Tue, 25 Sep 2012 10:08:47 +0400 10. Kıbrıs Tiyatro Festivali ‘inadına’ sürmekte… https://www.evrensel.net/yazi/36487/10-kibris-tiyatro-festivali-inadina-surmekte https://www.evrensel.net/yazi/36487/10-kibris-tiyatro-festivali-inadina-surmekte? Zannım o ki, sıradan bir ülke dahi, gelişen dünya içerisinde yer edinmek/kabul görmek istiyorsa mutlaka kültürel anlamda evrensel bir gelişmeye ulaşmalı, ekonomik ve sosyal sorunlarını kültürel bir anlayış ve gelişmeyle çok yönlü bir yaratıcılık içerisinde çözümlemeye çalışmalı. Böyle bir çözüme kavuşabilmek içinse demokrasi kültürüne gereksinim var. Demokrasi kültürü dediğimiz, sanatın dümen suyunda giden etik, estetik ve adaletten oluşmakta… “Bittecrübe sabit” ki, bu üç kavramı bir araya getirebilen herhangi bir toplumda fidanlar filizleniyor, toplum pıtrak gibi çiçek açıyor. Sanatsal etkinlikler demokrasi kültüründe kaliteyi yüceltiyor. İYİ VE DOĞRU İNSANIN OLUŞMASI Hiç kuşku yok, tiyatro sadece hoşça zaman geçirdiğimiz bir yer değ..]]> Tue, 18 Sep 2012 09:58:00 +0400 ‘Merhamet, hava gibi gereksinimimizdir’in öyküsü: ‘Reis Bey’ https://www.evrensel.net/yazi/36065/merhamet-hava-gibi-gereksinimimizdirin-oykusu-reis-bey https://www.evrensel.net/yazi/36065/merhamet-hava-gibi-gereksinimimizdirin-oykusu-reis-bey? “Etmeyin Reis Bey! Siz ağlayamazsınız! Ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz... Siz merhametten, acıma duygusundan, yalnız kötülük doğacağına inanmışsınız. Yerine göre haklısınız... Fakat ondan ne büyük iyilik doğacağını unuttuğunuz için en büyük hakkı kaybediyorsunuz. Rahmet kaldırılmış sizin kalbinizden… Reis Bey! Mühürlü kalbinizin açılmasını dilerim, Allah sizi de arındırsın...” MERHAMETTEN YOKSUN BİR MAHKEME HAKİMİ Necip Fazıl Kısakürek’in (1904-1983) 1963 yılında ilk baskısı yapılan “Reis Bey” başlıklı tiyatro eserinde Mahkum, Reis Bey’e 1. Perde 3. Tablo’da (Büyük Doğu Yayınları-Şubat 2010 Baskısı, Sayfa 50) işte böyle bağırıyor. Evet… Necip Fazıl Kısakürek’in Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosunda oynanmakta olan “Reis Bey”i, görevinde hiç taviz vermeyen, yasalara son derece bağlı v..]]> Tue, 11 Sep 2012 13:37:00 +0400 “Ay Işığı Manastırı”ndan çıktık yola, şimdi gelelim Akm-Sa’ya… https://www.evrensel.net/yazi/35667/ay-isigi-manastirindan-ciktik-yola-simdi-gelelim-akm-saya https://www.evrensel.net/yazi/35667/ay-isigi-manastirindan-ciktik-yola-simdi-gelelim-akm-saya? “9. Ayvalık Kültür Sanat Günleri” sürmekte… Bu akşam, klasik müzik eğitimi alan gençlere, başarısını uluslararası alanda kanıtlamış öğretmenlerle çalışma ve ufuklarını genişletme olanağı sunmak düşüncesiyle Prof. Filiz Ali’nin öncülüğünde kurulan Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi (Ayvalık International Music Academy-AIMA)’nin Ayvalık Cunda Adası’ndaki Alibey Kültür Merkezi’nde İdil Biret ve öğrencileri Piyano Masterclass Konseri var. DÜNYACA ÜNLÜ ÖĞRETMENLERLE ÇALIŞMA OLANAĞI Amacı, teknik-yorum üzerine bilgilerini pekiştirmek isteyen müzik öğrencilerini usta sanatçılarla buluşturmak olan AIMA, 1998 yılında kurulmuş. AIMA’nın zaman içinde sürekli zenginleşen etkinlik programı çerçevesinde, aralarında Almanya, Yunanistan, Japonya, Tayvan, Bulgaristan, Yeni Zelanda ve..]]> Tue, 04 Sep 2012 09:05:24 +0400 Tiyatro Yanetki’den doğrudan etkili bir oyun: ‘Yalnız Batı’ https://www.evrensel.net/yazi/35270/tiyatro-yanetkiden-dogrudan-etkili-bir-oyun-yalniz-bati https://www.evrensel.net/yazi/35270/tiyatro-yanetkiden-dogrudan-etkili-bir-oyun-yalniz-bati? İrlandalı çağdaş Oyun Yazarı Martin McDonagh (1970), ülkemizde “-The Beauty Queen of Leenane (1996), “-The Cripple of Inishmaan (1996)”, “-The Lieutenant of Inishmore (2001)”, “Yastık Adam-The Pillowman (2003)” başlıklı oyunlarıyla tanınıyor. McDonagh’ın “Leenane’in Güzellik Kraliçesi”, “Connemara’da Bir Kafatası-A Skull in Connemara” ve “Yalnız Batı-The Lonesome West (1997)” oyunlarınınsa “Galway Üçlemesi”ni oluşturduğunu da biliyoruz. “Yalnız Batı”, Serkan Üstüner’in yönetiminde Yanetki grubu yapımı olarak 2011-2012 sezonunda seyirciyle buluştu, 2012-2013 sezonundaysa “Yalnız Batı”yı izleyemeyen izleyicilere yeniden fırsat tanınacağı öğrenildi. ‘POLİKARBON’ SÖZCÜĞÜNÜN DİNSEL HEYKELLERLE İLİŞKİSİ NE Elif Baş’ın çevirisinde “Adli müzaher..]]> Tue, 28 Aug 2012 11:01:22 +0400 Müşfik Kenter ustayı gurbete yolcu ettik https://www.evrensel.net/yazi/34859/musfik-kenter-ustayi-gurbete-yolcu-ettik https://www.evrensel.net/yazi/34859/musfik-kenter-ustayi-gurbete-yolcu-ettik? Tiyatromuzdan bir çınarın daha bize el sallayarak çekip gurbete gittiği gün: “Nedendir bilmem, Müşfik Kenter, kendisini sahnede izlerken beni: ‘İnsan dediğimiz nedir ki’ diye düşündürtenlerden biriydi” dedim. Gerçekten de, onu sahnede izlerken, her keresinde düşünmüş ve (büründüğü tüm karakterlerde) insanı: “Birbirlerine gevşekçe bağlanmış parçalardan kurgulanmış sistemler” olarak tanımlamıştım. Dolayısıyla ilk gençliğimden bu yana, insan olarak kendimi her kurgulayışımda düşle, düşünceyle, duyguyla, ruhla aynı ölçüde gevşek bağlantılı olayları, sahnede Müşfik Kenter’in “transit istasyonu” işlevi görüşüyle algılamıştım. AYIRTINDA MIYIZ ACABA Gerçekten de Müşfik Kenter, bu işlevselliğiyle sanatçı-öznenin vazgeçilmez rolünü gurbete gid..]]> Tue, 21 Aug 2012 09:41:42 +0400 “Ay Işığı Manastırı” ya müze olmalı ya da mutlaka müze olmalı https://www.evrensel.net/yazi/34452/ay-isigi-manastiri-ya-muze-olmali-ya-da-mutlaka-muze-olmali https://www.evrensel.net/yazi/34452/ay-isigi-manastiri-ya-muze-olmali-ya-da-mutlaka-muze-olmali? Bu köşede iki haftadır (01.08.2012-08.08.2012), Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı’nın Ayvalık’taki Cunda Adası’nda yer alan “Ay Işığı Manastırı”nı sahiplenip yeniden restore ettirmesi olayı gözlemlenmekte. Okuyanlar anımsayacaklardır (okumayanlar gazetenin internetteki arşivinden yararlanabilir), söz konusu manastırın yenilenmesinde eski hal bilinerek ve istenilerek korunmamış, “yenileme” adı altında en son 1795 yılında restore edildiği varsayılan manastır yeniden biçimlendirilmiş, taşkın inşaatlar yapılmıştı. Varsılların ve siyasi erkin “cennet”i Türkiye’de gene bir adli cinayet işleniyor, cinayetin katilleri gene toplumdan gizleniyor, yaptıkları yanlarına gene kâr olarak bırakılıyordu. Soruşturdum, alenen sorular sordum, ama ne Suzan Sabancı Hanımefendi’den, ne Ayvalık Cumhuriyet Başsavcısı’ndan, ne diğer zerzevat zevattan, ne de Bakanım Tabiat Varlıklarını Koruyan..]]> Tue, 14 Aug 2012 09:07:17 +0400 ‘Türkiye’m, Türkiye’m cennetim…’ https://www.evrensel.net/yazi/34008/turkiyem-turkiyem-cennetim https://www.evrensel.net/yazi/34008/turkiyem-turkiyem-cennetim? YASAL SORUŞTURMA AÇILMADI “Ay Işığı Manastırı” yenileme ve rekonstrüksiyon (yeniden kurma) projelerinde izinsiz uygulamalar yapılmıştı, Başsavcım izinsiz uygulamaları yapan ve yapılmasına neden olan sorumlular hakkında 2863 sayılı Yasa kapsamında yasal soruşturma açmamıştı. Kendimi bir anda “Türkiye’m, Türkiye’m cennetim” şarkısını yüksek sesle çığırırken yakaladım. Kültürümün Bakanı, 16.04.2011/238 sayılı toplantısında aynı tarihli 6795 sayılı kararın altını imzalayan Koruma Bölge Kurulu üyesi 6 üyeyi ve toplantıda bulunamamış, dolayısıyla raporu imzalayamamış olmasına rağmen Kurul Başkan Yardımcısı Oktay Ekinci’yi gerekçesiz olarak değiştirmişti. “Bu ahval ve şerait içinde” “Türkiye’m, Türkiye’m cennetim” şarkısını söylemeden elbette duramazdım(!). TARİHİ BİNALARA FONKSİYON YÜKLENMESİ “Bi..]]> Wed, 08 Aug 2012 07:51:17 +0400 Sabancı kartel imparatorluğu, Ay Işığı Manastırını nasıl yeniledi https://www.evrensel.net/yazi/33550/sabanci-kartel-imparatorlugu-ay-isigi-manastirini-nasil-yeniledi https://www.evrensel.net/yazi/33550/sabanci-kartel-imparatorlugu-ay-isigi-manastirini-nasil-yeniledi? Nisan ayının ortasında gazetelerden, Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı (1965) ve Sabancı Grubu Perakende Grubu Başkanı olan eşi Haluk Dinçer (1962) çiftinin, Cunda'da 90 yıl harabe halde bekleyen “Ay Işığı Manastırı”nı, 170 dönümlük arazisiyle birlikte Katrinli ailesinden 10 milyon TL’na satın alarak restore ettirdiklerini okudum. Basınımız bu haberi: “Manastır, artık Türkiye’nin tanıtımına katkı sağlayacak etkinliklere ev sahipliği yapacak” teranesiyle duyurdu. Tanıtım, etkinlik falan denilince sevindim elbette! “Cunda’da pişer, belki bize de düşer” gibi bir düşünce gafletine düşmedim, ama adanın kuzey ucunda bulunan manastırın satın alınış öyküsünü, yenileme işini Koray İnşaat’ın üstlendiğini, Mimar Ersen Gürsel’in ise yapının aslına uygun olması için gömleğinin kollarını sıvayıp projeler ürettiğini, res..]]> Tue, 31 Jul 2012 09:06:01 +0400 Gitme be Fazıl (Say) mı, kal bre Fazıl mı, ‘var git yoluna’ Fazıl mı? https://www.evrensel.net/yazi/33269/gitme-be-fazil-say-mi-kal-bre-fazil-mi-var-git-yoluna-fazil-mi https://www.evrensel.net/yazi/33269/gitme-be-fazil-say-mi-kal-bre-fazil-mi-var-git-yoluna-fazil-mi? Bodrum’daki D-Marin Turgutreis 8. Uluslararası Klasik Müzik Festivali’nin son akşamında Fazıl Say şöleni vardı ve şölen, Çaykovski’nin (1840-1893) Si bemol minör 1 No’lu Piyano Konçertosu’yla başladı. Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nı Şef Gürer Aykal yönetiyordu, solist ve orkestra arasında bir düello şeklinde gelişen konçertonun daha ilk bölümünde, Fazıl Say piyanosunun başında devleşti, yükseldi, yüceldi. NEFES KESEN ÇİFT OKTAVLAR Fazıl Say, Çaykovski’nin hayal gücünün zenginliğini çok güzel çizdi. Pek çok virtüöz için kilometre taşı olarak kabul edilen konçertoyu icra ederken, kilometrenin kendisi olduğu gerçeğini dinleyicilerine bir kez daha hatırlattı. Marinayı hıncahınç dolduran dinleyicilerin büyük coşkuyla karşıladığı Fazıl Say icrası, içe..]]> Thu, 26 Jul 2012 08:39:17 +0400 Ey kültürümün bakanı de bana: AKM, AKM mi olacak, yoksa ‘SAKM’ mi? https://www.evrensel.net/yazi/32760/ey-kulturumun-bakani-de-bana-akm-akm-mi-olacak-yoksa-sakm-mi https://www.evrensel.net/yazi/32760/ey-kulturumun-bakani-de-bana-akm-akm-mi-olacak-yoksa-sakm-mi? Ben davetli değildim, ama 3. Uluslararası İstanbul Opera Festivali’nin açılışında bir konuşma yapan Devlet Opera ve Balesi Genel Sanat Yönetmeni Prof. Rengim Gökmen: “İstanbul, yalnız İstanbul’un değil Türkiye’nin yegane opera sahnesi olan Atatürk Kültür Merkezine büyük ihtiyaç duyuyor” deyince salonda bitmek dinmek bilmeyen bir alkış tufanı kopmuş. Açılışta hazır bulunan Kültürümün Bakanı durur mu hiç? Durmamış: “Biraz önce Sevgili Genel Müdürümüzün adını andığı zaman büyük alkış alan kurum, adında ne yazık ki kültür ve sanat sıfatı taşıyan bir sendikanın sudan ve siyasal nedenlerle yaptığı bir müdahalenin ve bilinçsizce verilmiş bazı kararların sonucunda yıllardır kapalıdır” diyerek Kültür Sanat-Sen’e (Sendika) doğru bir olta savurmuş. Tepki almadığına göre, salondaki İstan..]]> Tue, 17 Jul 2012 09:10:11 +0400 70’ime adım attım, 69 yılımı kuyunun en dibine sarkıttım https://www.evrensel.net/yazi/32404/70ime-adim-attim-69-yilimi-kuyunun-en-dibine-sarkittim https://www.evrensel.net/yazi/32404/70ime-adim-attim-69-yilimi-kuyunun-en-dibine-sarkittim? Geçen gün, 70 yaşıma girdiğim gecenin sabahında, Cem Karaca’nın bir şarkısı dilime dolandı: “Ben suyumu kazandım da içtim/Ekmeğimi böldüm de yedim”. 40’ıma, 50’me, 60’ıma ne girerken, ne de çıkarken hiç böyle olmamıştım. Bu kere nedense pek duygulandım. Özellikle, sabahtan akşama kadar facebook’tan, twitt atanlardan, SMS yollayanlardan, telefonla arayanlardan gelen yüzlerce (galiba 900 civarında) kutlama iletisinden duygu sağanağına uğradım. Öğleden sonra, her yıl olduğu gibi oturdum, geçen son yılın muhasebesini yaptım. Bilançonun balansını bilerek tutturmadım. Kârda mıyım, zararda mıyım, aldırmadım, şarkının sözlerini, Nil Burak’ın bestesiyle birlikte bütün olarak içime akıttım: “Alkışı duydum, ihaneti gördüm/Sesim de oldu, sessizliğimde/Seviştiğimde oldu benim”. Televizyon öncesi bir kuşağın “mensub..]]> Tue, 10 Jul 2012 09:34:47 +0400 Ordu’da karikatürümüz sahnelendi: ‘Eşeğin Gölgesi’ https://www.evrensel.net/yazi/31985/orduda-karikaturumuz-sahnelendi-esegin-golgesi https://www.evrensel.net/yazi/31985/orduda-karikaturumuz-sahnelendi-esegin-golgesi? “İline güzellikler katan başkan” olarak nam salmışlığıyla yetinmeyip, yardımcısı Özer Karadağ ile birlikte “Ordu, Türkiye’nin Kültür ve Sanat Başkenti Olacak” sloganını gerçek yapmak için uğraşan Seyit Torun’un Ordu’sunda, bu sezon Haldun Taner’in (1915-1986) adı yankı yapmakta. Karadeniz Bölgesi’nin üçüncü büyük kenti olan bu ilimizin 48 yıllık kuruluşu Ordu Belediyesi Şehir Tiyatrosunda (OBKT), Haldun Hoca’nın epik tiyatronun temel yaklaşımını geleneksel tiyatromuzun çeşitli öğeleriyle en başarılı biçimde kaynaştırdığı oyunlarından olan “Eşeğin Gölgesi (Bilgi Yayınevi-1995)” oynanmakta. SÜRYANİ RETORİKÇİ/HİCİV YAZARI SAMSATLI LUKİANOS’UN MASALI Pek iyi bilindiği gibi, geleneksel yapıyla çağdaş olanın masal düzleminde buluştuğu bir taşlama olan “Eşeğin Gölgesi”nde Ha..]]> Tue, 03 Jul 2012 09:15:07 +0400 Deutsches Symphonie Orchester’i ve Hüseyin Sermet’i dinledik https://www.evrensel.net/yazi/31596/deutsches-symphonie-orchesteri-ve-huseyin-sermeti-dinledik https://www.evrensel.net/yazi/31596/deutsches-symphonie-orchesteri-ve-huseyin-sermeti-dinledik? Tam 65 yıldır Almanya’nın en önemli orkestraları arasında adı anılan Deutsches Symphonie Orchester Berlin’i, Şef Sir Roger Norrington yönetiminde 40. İstanbul Müzik Festivali kapsamında dinledik. Orkestra önce, Felix Mendelssohn-Bartholdy’nin (1809-1847) Ruy Blas Uvertürü’nü çaldı. Eserin ağır ve görkemli girişi, yaylıların dramatik temayı uyum içinde sunuşu muhteşemdi. Sonra Ravel’in (1875-1937), I. Dünya Savaşı’nda sağ kolunu yitirmesine karşın her ne koşulda olursa olsun “Umudunu asla yitirmeyen” Avusturyalı Piyanist Paul Wittgenstein için yazdığı “Sol El İçin Piyano Konçertosu”nda, uluslararası platformda adından sıkça söz ettiren ünlü Piyanist-Besteci Hüseyin Sermet’e eşlik etti. Beethoven’ın, kahramanlığı, zaferi, ama savaş sonrası trajedisini de dile getiren 3. Senfoni’si “Eroica”sıyl..]]> Tue, 26 Jun 2012 11:42:14 +0400 Çayır çimende iki yiğit... https://www.evrensel.net/yazi/31426/cayir-cimende-iki-yigit https://www.evrensel.net/yazi/31426/cayir-cimende-iki-yigit? Çayır çimen üzerinde ve binlerce kişinin gözü önünde meşin yuvarlak yuvarlanıp gidiyor, ardından da iki yiğit omuz omuza koşuyordu bir güzel. Önlerinde kaptırıp giden topu kapmak; olmazsa da kaptırmamak uğraşındaydı ikisi de. Varsın top öyle bir başına gitsindi, kimsenin olmasındı da. Omuz omuza gibi görünseler de içlerinden biri, ben diyeyim bir omuz boyu, siz deyin bir burun boyu önceliğindeydi diğerinden. İşte o önde olan, berisindeki meslektaşının böğrüne dirseğinin en sivri, acıtması en kocaman yerini indiriverdi o koşturma sırasında ve bütün güzellik de yitip gitti. Dirseği yiyen umursamadı bu bedensel yaklaşımı. Gözü de, usu da toptaydı çünkü. Oysa, o da, bir dirsekle ya da bir dizle karşılık verebilirdi bu atağa. Hem yapmadı; hem de yapılana aldırmadı. Sen misin aldırmayan. Aynı dirsek bu kez yüzüne; hem de daha güçlü o..]]> Sat, 23 Jun 2012 08:50:56 +0400 Diktatör uşaklarının alenen teşhir edildiği oyun: ‘Gergedan’ https://www.evrensel.net/yazi/31174/diktator-usaklarinin-alenen-teshir-edildigi-oyun-gergedan https://www.evrensel.net/yazi/31174/diktator-usaklarinin-alenen-teshir-edildigi-oyun-gergedan? Fransa’da küçük bir kasaba… Kasabanın meydanındaki “café”de günlerden pazar günüdür ve de vakit (Jean: “Saat 11.30’da buluşacaktık, neredeyse öğlen oluyor” dediğine göre) öğlendir ya da öğlene yakındır, mevsimlerdense yazdır. Yönetmenin metne eklediği prologdan sonra perde açıldığında, “café”nin önündeki terasta neredeyse sahnenin ortasına kadar yayılmış olan sandalyeleri ve karakterleri gördük. Derken, çok uzaklardan gelen, ancak hızla yaklaşan bir gürültü, bir vahşi hayvan soluması ve hayvanın koşarken çıkardığı sesler duyuldu. Jean: “Hiii, bir gergedan” diye inlediğinde, 18. İstanbul Tiyatro Festivali sırasında izlenilen Eugène Ionesco (1909-1994)’nun Théâtre De La Ville-Paris yapımı “Rhinocéros/Gergedan”ının konu gelişimi başlamıştı. Gergeda..]]> Tue, 19 Jun 2012 10:33:43 +0400 Ordu Belediyesi Çocuk ve gençlik tiyatroları festivalin’deydim https://www.evrensel.net/yazi/30753/ordu-belediyesi-cocuk-ve-genclik-tiyatrolari-festivalindeydim https://www.evrensel.net/yazi/30753/ordu-belediyesi-cocuk-ve-genclik-tiyatrolari-festivalindeydim? Kültür Bakanlığının desteği, Ordu Belediyesi ve TOBAV (Tiyatro, Opera, Bale Çalışanları Vakfı) işbirliğiyle düzenlenen ve gelenekselleşen Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali’nin 8.si de hedef kitlesiyle buluştu ve yedi günlük sürecini tamamlayarak sona erdi. “Ordu İli, Kültürün ve Sanatın Başkenti Olacak” sloganını kendisine “şiar” edinen başarılı Belediye Başkanı Seyit Torun (1968), yoğun iş akışına karşın yıllardır alışageldiğimiz konukseverliğini bu kere de gösterdi. Birlikteliğimiz sırasında Katı Atık Ayrıştırma Tesisi, Derin Deniz Deşarjı, Atık Su Arıtma Tesisi, Cumartesi Pazar Yeri Projesi, Bülbül Deresi Projesi gibi birçok projesinden söz ederek, bu karanlık günlerde dinamik düşünceleriyle içimize sular serpti. KABİNLER BOŞLUKTA NAZLI NAZLI SALINMAKTA Seyit Torun’un yanı sıra, bu festival nedeniyle “bitap&..]]> Tue, 12 Jun 2012 15:34:15 +0400 Tanrıların kıvılcımını başımıza taç ettik: Beethoven 9. Senfoni https://www.evrensel.net/yazi/30323/tanrilarin-kivilcimini-basimiza-tac-ettik-beethoven-9-senfoni https://www.evrensel.net/yazi/30323/tanrilarin-kivilcimini-basimiza-tac-ettik-beethoven-9-senfoni? İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından kırkıncı kez düzenlenen İstanbul Müzik Festivali, insanlığın “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” gibi yüce ideallerini anlatan, ayrıca müzik tarihi için anıtsal değer taşıyan Beethoven’ın görkemli mi görkemli 9. Senfonisi (Re minör Op. 125) ile açıldı. Türkiye’nin dünya sahnelerinde fırtına gibi esen genç kuşak şancıları, Soprano Simge Büyükedes, Alto Ezgi Kutlu, Bas Burak Bilgili ve Tenor Murat Karahan’a, İKSV’nin Sascha Goetzel yönetimindeki sürekli orkestrası Borusan İstanbul Filarmoni ve Cem’i Can Deliorman yönetimindeki Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu eşlik etti. HÜZNÜN İNSANA EN FAZLA YAKIŞTIĞI AN Açılış konserini dinlerken, Gary Oldman’ın Beethoven rolüyle efsaneleştiği “Ölümsüz Sevgili-Immortal Beloved&..]]> Tue, 05 Jun 2012 10:05:20 +0400 Shakespeare’in kahramanı uçurumun eşiğinde: Hamlet https://www.evrensel.net/yazi/29872/shakespearein-kahramani-ucurumun-esiginde-hamlet https://www.evrensel.net/yazi/29872/shakespearein-kahramani-ucurumun-esiginde-hamlet? 18. İstanbul Tiyatro Festivali bu yıl, çağdaş tiyatronun Avrupa’daki en önemli tiyatrolarından Schaubühne Berlin’in Sanat Yönetmeni Thomas Ostermeier’in (1968) çarpıcı yorumuyla sahneye koyduğu Hamlet’i, İstanbul’da seyircisiyle buluşturdu. 18. İstanbul Tiyatro Festivali’nin “Onur Ödülü” sahibi de olan Ostermeier’in, kendi anlayışıyla oyun arasındaki bağlantıyı ustalıkla kurduğu yorumunda, William Shakespeare’in (1564-1616) yirmiden fazla karakterini sadece altı oyuncu canlandırırken, Hamlet Lars Eidinger tarafından canlandırıldı. Diğer taraftan, Ostermeier’in, oyun içinde kamerayı özgün bir teknikle kullanması, seyircinin sahnedeki oyuncunun anında kaydedilen yakın plan görüntülerini küçük zincir baklalarından oluşmuş saçak perde üzerinde görebilmesi, böylece karakterlerin tüm ayrıntılarını algılayabi..]]> Tue, 29 May 2012 08:34:37 +0400 Antalya 3. Uluslararası Tiyatro Festivali’nden… https://www.evrensel.net/yazi/29473/antalya-3-uluslararasi-tiyatro-festivalinden https://www.evrensel.net/yazi/29473/antalya-3-uluslararasi-tiyatro-festivalinden? Türkiye’nin tarihsel ve sanatsal dokusunu uluslararası platformda paylaşmayı amaçlayan Antalya Devlet Tiyatrosunun 3. Uluslararası Tiyatro Festivali, İtalya’nın ünlü sokak tiyatrosu Studio Festi’nin “Gezegenler (Pianeti)”iyle Cumhuriyet Meydanı’nda açıldı. Valerio Festi yönetimindeki Studio Festi, kent merkezlerinde, doğada, tarihi bölgelerde sergilediği olağanüstü görsel performanslar ve dramatik yaratıları ile tanınmaktaydı. İtalyan grubun bir saatlik gösterisi, her ne kadar finaline beş dakika kala bir bomba ihbarı nedeniyle tamamlanamadıysa da, gökyüzüne doğru yükselen devasa gezegenlerin simgesi balonlar, dansçıların yerçekimine meydan okuyan performansları Antalyalılara heyecanlı ve keyifli dakikalar yaşattı. Sokak Tiyatrosu, hiç kuşkusuz seyirlik oyunların sergilendiği bir açık hava tiyatro türüydü ve alışılagelmiş “..]]> Tue, 22 May 2012 09:55:31 +0400 Yakın Doğu Üniversitesinde ciddi bir tiyatro çalışması: Töre https://www.evrensel.net/yazi/29015/yakin-dogu-universitesinde-ciddi-bir-tiyatro-calismasi-tore https://www.evrensel.net/yazi/29015/yakin-dogu-universitesinde-ciddi-bir-tiyatro-calismasi-tore? Lefkoşa’daki Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde, 2005 yılından bu yana akademik eğitim vermekte olan Sahne Sanatları Fakültesi-Tiyatro Bölümünden çağırdılar, atladım gittim. Hani: “Nerede tiyatro afişi görse dalıyor” diye adım çıktı ya, işte o hesap! Ama haydi bakalım, siz siz olun da, hiç değilse bu kerelik bana hak vermeyin! Rektör Yardımcısı Şenol Bektaş, Sahne Sanatları Fakültesi Dekan Vekili ve Bölüm Başkanı Ünlü Tiyatro Oyuncusu, Yönetmeni, Eğitmeni M. Bozkurt Kuruç ile Sahne Sanatları Fakültesi Genel Koordinatörü ve Oyunculuk Anasanat Dalı Başkanı Çetin Özen, amaçlarını KKTC’den sanatçı adayları yetiştirmek olarak özetlediklerinde, haydi gelin de davete “icabet” etmeyin! Nasıl gitmem! Tiyatro sanatının bilimsel ve estetik yanını akademik ve uygulama düzeyinde saptamışlar, araştırmak ve geliştirme..]]> Tue, 15 May 2012 09:26:59 +0400 Tutsak padişahın, bale adımlarıyla içsel yolculuğu: V. Murad https://www.evrensel.net/yazi/28579/tutsak-padisahin-bale-adimlariyla-icsel-yolculugu-v-murad https://www.evrensel.net/yazi/28579/tutsak-padisahin-bale-adimlariyla-icsel-yolculugu-v-murad? V. Murad, 19. Yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nun vals, kadril, polka gibi Avrupa’nın popüler dans formlarında yüzlerce beste yapmış, “sultası” 93 gün sürmüş bir sultanı. Sık sık yinelenen sinirsel buhranları nedeniyle “Deli Padişah” diye de bilinmekte. Oysa deli meli değilmiş. Amcası Sultan Abdülaziz’in (1830-1876) yerine tahta geçince, amcasının esrarengiz ölümünün sorumluluğundan çekinmiş. Kültürlü, zarif, duygusal, sanatçı ruhlu biriymiş... Tahttan indirilmiş, İstanbul Boğazı gerdanlığının incilerinden Çırağan Sarayı’na ailesi ile birlikte yerleştirilmiş, daha doğrusu hapsedilmiş. V. MURAD’IN KENDİ BENLİĞİ İLE İKİNCİ BENLİĞİ Müzikolog Emre Aracı, librettosunu yazdığı, müziğini düzenlediği, 3 Mayıs 2012 akşamı Ankara Opera Sahnesi’nde dünya prömiyerini yapan “V. Murad” balesinde, didaktik bi..]]> Tue, 08 May 2012 10:07:15 +0400 Yaşam coşkusu ile yaşam hüznünün içiçeliği: Ateşli Sabır https://www.evrensel.net/yazi/28160/yasam-coskusu-ile-yasam-huznunun-iciceligi-atesli-sabir https://www.evrensel.net/yazi/28160/yasam-coskusu-ile-yasam-huznunun-iciceligi-atesli-sabir? ‘Postacı’ filmini umarım anımsayacaksınız, 1994 İtalya-Fransa-Belçika ortak yapımı olarak çekilmiş dramatik bir dönem filmiydi. Özgün adı ‘Il Postino’ olan film, Türkiye’de 1996’ın hemen başında gösterime girmişti. O günler, bu günlere göre nispeten çok daha güzel günlerdi. İngiliz yönetmen Michael Radford’un yönettiği andığım filmin dışında, Şilili yazar Antonio Skármeta (1940)’nın, bir yıl önce (yani 1983’te) kendi oyununu Şili’de sinemaya uyarladığı, bu Şili filminin oyunla aynı adı taşıdığı da biliniyordu. ‘Postacı’, bu filmin yeniden çevrimiydi. Antonio Skármeta, ‘Ardiente Paciencia’ adlı eserini önce radyo oyunu, sonra 1982’de tiyatro oyunu, nihayet 1985’te bir kez de roman halinde yazdı. Türkiye’de Afa Yayınları tarafından 1987 yılında Tülin Şenruh’un,..]]> Tue, 01 May 2012 16:02:11 +0400 Kötülükten iyilik görenlerin öyküsü: ‘Aut’ https://www.evrensel.net/yazi/27696/kotulukten-iyilik-gorenlerin-oykusu-aut https://www.evrensel.net/yazi/27696/kotulukten-iyilik-gorenlerin-oykusu-aut? Anımsayacaksınız mutlaka, 2011 yılının 3 Temmuz günü, Türk Futbolu şike yangınında kavrulmaya başladı. Muhterem basınımız, TV’deki yorumcularımız, köşe yazarlarımız şikenin futbol sahasının orta yuvarlağında öbeklendiğini yeni öğrenmişlercesine şaşırdılar. Oysa devletin içinde mafyayla işbirliği yapan güvenlik güçlerinden siyasete, hatta yargıya kadar var olan kesimler yeni “neşr-ü nema” bulmamıştı. Muhterem devletimiz hiç utanmadan, arlanmadan, sıkılmadan kirli işlerinin istihbaratında mafyayı kullandı, bunun karşılığında mafyanın çete işlerine, uyuşturucu ticaretlerine izin vermek suretiyle tavus kuşu taklidi yaparak ortak oldu. Bağımsız(!), tarafsız(!), cumhuriyetçi(!) ve demokrat(!) medyamız da bütün olup bitenler karşısında sustu kaldı. FUTBOL-MAFYA İLİŞKİSİ BİLEREK VE İSTENİLEREK MEŞRULAŞTIRILDI Anlaşılabileceği gibi, endüstri haline gelen futbola mafyanın duyarsız ..]]> Tue, 24 Apr 2012 09:57:34 +0400 Karı-koca ihanetlerinin anatomisi: Anlamsız Konuşmalar https://www.evrensel.net/yazi/27248/kari-koca-ihanetlerinin-anatomisi-anlamsiz-konusmalar https://www.evrensel.net/yazi/27248/kari-koca-ihanetlerinin-anatomisi-anlamsiz-konusmalar? 2010-2011 sezonunda kurulan Tiyatroperest”in, 2011-2012 sezonunda izlediğimiz ‘Anlaşılmaz Konuşmalar/Speaking in Tongues’ı Avustralyalı Yazar Andrew Bowell’ın (1962) bir oyunu. İki bölümden ve üç parçadan oluşan bir oyun bu. Metnin ilk bölümünde iki çiftin (Pete-Sonja/Leon-Jane) ikinci bölüme koşut gelişecek, giderek birbirini tamamlayacak diyaloglarına tanıklık ediliyor. Çiftler, eşlerini ucuz birer otel odasında ‘kaçamak’ yaparak aldatmışlardır. Gel gelelim, çiftlerin sorunu sadece aldatmak, aldatma heyecanını duymak ya da aldatmaya teşebbüs etmek değildir ki! O halde? KÜÇÜK NEŞE VE MUTLULUK ANLARINI YAKALAMAK Yazar, yakın olanlarla kurulan bağlar bozulurken, yabancılarla kurulan sahte, derin ilişkilerin altını çizmeyi amaçlamıştır. İlk bölümde, dört karakter arasında yaşanan yabancılaşma süreci ve bu sür..]]> Tue, 17 Apr 2012 09:32:52 +0400 Çok katmanlı bir aile dramı: Limonata https://www.evrensel.net/yazi/26783/cok-katmanli-bir-aile-drami-limonata https://www.evrensel.net/yazi/26783/cok-katmanli-bir-aile-drami-limonata? Yeni estetik yöntem ve teknikler deneyerek, değişik ifade yolları araştıran alternatif tiyatro gruplarının başını çeken Tiyatro sıfırnoktaiki, 2011-2012 sezonunda sahneye koyduğu ‘Limonata’ başlıklı oyunuyla da oyuncunun yaratıcılığını irdeleyen dinamik tiyatro anlayışını sürdürdü, izleyicisine yeni bir soluk aldırdı, tekdüzeliğe başkaldırdı. MASAYA YATIRILAN AİLE KAVRAMI ‘Limonata’nın yazarı Sami Berat Marçalı, oyunda aile kavramını masaya yüzükoyun yatırmış. Yatırdıktan sonra, basit bir aile öyküsünü hesaplaşmaya dönüştürmüş; bu dönüştürme sırasında evrendeki en anlamsız ‘hizmet’ olan askerliğe, vicdani retçiliğe, şiddete, popüler kültüre ve cinsel tercihlere değinmeden de geçmemiş. Sevdiği kadın için karısını ve üç çocuğunu terk edip gitmiş baba, çocuklarının tüm sorumluluğunu..]]> Tue, 10 Apr 2012 10:33:40 +0400 İnsanlar binmişler bir alamete, gidiyorlar kıyamete: Otobüs https://www.evrensel.net/yazi/26344/insanlar-binmisler-bir-alamete-gidiyorlar-kiyamete-otobus https://www.evrensel.net/yazi/26344/insanlar-binmisler-bir-alamete-gidiyorlar-kiyamete-otobus? İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları çağdaş Bulgar tiyatrosunun en verimli yazarlarından olan Stanislav Stratiev’in (1941-2000) ‘Otobüs’ünü Arif Akkaya yönetiminde oynamakta. Stratiev’in ‘Roma Hamamı’nı (1974) Ankara Sanat Tiyatrosundan ve sonraları Oyuncu Tayfasından (yanılmıyorsam) 2008 yılında izleyenler izlemiştir. Daha önce Rahmi Dilligil yönetiminde Ankara Devlet Tiyatrosu’nda oynandığını duyduğum ‘Deri Ceket’i (1976) ise 2008-2009 sezonunda Arif Akkaya yönetiminde İBŞT’da seyretmiştik. Yazarın önemli eserleri arasında sayılan, 1974 yılında kaleme alınmış ‘Otobüs’ü (Mitos Yayınları-1996) okumuş, (ne yalan söyleyeyim) içime sindirememiş, sevememiştim. Sonraları 2001-2002 sezonunda Genç Temaşa Sahnesi Oyuncuları’nca sahneye taşındığını ve nihayet ODTÜ Oyuncuları tarafından ‘Şenlik’11’ ..]]> Tue, 03 Apr 2012 09:50:56 +0400 O, bir kadın duyarlılığıyla cumartesi annesidir: ‘Antigone’ https://www.evrensel.net/yazi/25908/o-bir-kadin-duyarliligiyla-cumartesi-annesidir-antigone https://www.evrensel.net/yazi/25908/o-bir-kadin-duyarliligiyla-cumartesi-annesidir-antigone? Klasik Yunan tiyatrosundan Sophokles (M.Ö.496-M.Ö.406)’in M.Ö. 440’da yazdığı “Antigone”si İstanbul Devlet Tiyatrosu yapımı olarak sahnede. Kenan Işık’ın Sabahattin Ali çevirisiyle (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1993) uyarladığı ve rejisini yaptığı eser, her bir yanıyla bu coğrafyada günümüzde yaşanan olayları da çağrıştırmakta. Nasıl mı çağrıştırmakta? Günümüzde de sanki demokratik bir düzen varmışçasına yaşanıyorsa; yöneticilerin halk arasından seçilmesine karşın, halk seçtiği yöneticiyi denetleyemiyorsa; seçme ve seçilme hakkına “soylular” sahipse; bu devlet sınıflı bir toplumsa, devletin siyasal yaşamına katılma hakkı olanlar en üstte oturuyor, “köleler” en altlarda sürünüyorlarsa bu “çağrıştırma” kim ne derse desin elbette son derece doğal karşılanmakta. KADINI..]]> Tue, 27 Mar 2012 10:10:14 +0400 Poyrazoğlu, başınıza aşk düşmesini diliyor: Beni yeniden sev https://www.evrensel.net/yazi/25416/poyrazoglu-basiniza-ask-dusmesini-diliyor-beni-yeniden-sev https://www.evrensel.net/yazi/25416/poyrazoglu-basiniza-ask-dusmesini-diliyor-beni-yeniden-sev? Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, Alphonso Paso’nun (1926-1978) 1966 yılında yazdığı “Querido Profesor-Sevgili Öğretmenim” başlıklı oyununu “Beni Yeniden Sev” olarak değiştirerek ve Özdemir Çiftçioğlu’nun yönetiminde sahnelemekte. “Querido Profesor”, zamanında Paso’nun başrolünü Irene Gutierrez Cava ile paylaştığı filme de konu olmuş. Sonuç itibariyle, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosunun 40. yılı vesilesiyle bizzat yazarın kızı Almudena Paso tarafından özel olarak İngilizceye çevrilip Ali Poyrazoğlu’na sunulmuş. Poyrazoğlu da, oyunu almış dilimize kazandırmış ve koşullarımıza uyarlamış. Oyunda, konu itibariyle her an, her insan topluluğunda olabilecek olan, yani “aşk çarpması” işleniyor. İspanyol tiyatrosunun Çehov’u olarak tanımlanan Alphonso Paso’nun evliliğe ve aşk olgusuna bakışı, seyirciye Özdemir Çiftçioğlu’nun g&oum..]]> Tue, 20 Mar 2012 09:23:35 +0400 Samsun Düşevi Oyuncuları’ndan özgün bir oyun: Süreyya https://www.evrensel.net/yazi/24968/samsun-dusevi-oyuncularindan-ozgun-bir-oyun-sureyya https://www.evrensel.net/yazi/24968/samsun-dusevi-oyuncularindan-ozgun-bir-oyun-sureyya? Geçenlerde Samsun’a gittim. Samsunda devletin tiyatrosu yok, ama opera-balesi yanı sıra altı da özel tiyatrosu var. Bunlardan biri ve hiç kuşkunuz olmasın en önemlisi, 15. Kuruluş yıl dönümlerini Samsun Valisi Hüseyin Aksoy, Garnizon Komutanı Topçu Kıdemli Kurmay Albay Mehmet Göktan ve Ordu Üniversitesi Sahne Sanatları Bölüm Başkanı Hakan Alkan ile birlikte kutladığımız Samsun Düşevi Oyuncuları. Öğrendim ki, tam 15 yıldır gerçekleştirilmesi zor özellikleriyle amaçlarının peşinden koşmaktadırlar. Kendi yazarları, yönetmenleri, müzik, dekor, kostüm tasarımcıları ve oyuncularıyla özgün yapıtlar üretiyorlar. 15 yılda 22 oyun üretmişler ve (İstanbul dahil) Türkiye’nin her yerinde perde açıyorlar. Samsun’un ‘sanat markası’ olmuşlar. NECAATİN DEMİRTAŞ’A ANIMSATMALI: BU DA BİR GÖREV YAHU Düşevi Oyuncuları ..]]> Tue, 13 Mar 2012 10:11:03 +0400 Tanrı, kullarına Ankara’da Mozart ile ulaşıyor: Don Giovanni https://www.evrensel.net/yazi/24509/tanri-kullarina-ankarada-mozart-ile-ulasiyor-don-giovanni https://www.evrensel.net/yazi/24509/tanri-kullarina-ankarada-mozart-ile-ulasiyor-don-giovanni? Ankara Devlet Opera ve Balesi, Alman Ozan/Besteci Hoffmann’ın, (1776-1822) “operaların operası” diye övdüğü, Mozart’ın (1756-1791) doyulmaz güzellikte ses dantelleriyle dokunmuş anıtsal eseri “Don Giovanni”yi Yekta Kara yönetiminde sahneliyor. Gerçekten, bu esere opera uzmanlarının ve eleştirmenlerinin de dediği gibi, türleri arasında belirli bir yer bulmak hayli güç. “Don Giovanni”, Mozart’ın dram anlayışı ve estetik görüşü yanı sıra derin anlam ve simgeler de taşımakta. Hatta kimi uzmanlar, eserde Mozart’ın kendi insancıl inancından esinlenmiş bir çabaya yöneldiğini dahi ileri sürmekteler. Bana göre, kabul görmüş işte bu özelliktir ki, “Don Giovanni”yi yüzyılların ötesine taşımış, Goethe (1749-1832) gibi çok güç beğenen bir dehaya: “Müziğin karakteri ‘Don Giovanni&rsq..]]> Tue, 06 Mar 2012 10:22:17 +0400 Geri kalmışlık dev aynasında: Şakayla Söyler Haldun Taner https://www.evrensel.net/yazi/24026/geri-kalmislik-dev-aynasinda-sakayla-soyler-haldun-taner https://www.evrensel.net/yazi/24026/geri-kalmislik-dev-aynasinda-sakayla-soyler-haldun-taner? Kabare sever misiniz? En azından, (alkışı bol olsun) Erkan Yücel’in 1980’lerdeki Ankara Halk Tiyatrosunu ya da 1990’lı yılların başındaki Devekuşu Kabare’sini bilmiyorsanız bu soruya yanıt vermeniz bence hayli zor! Ammaaa 2001 yılının başında kurulan Ali Erdoğan/Kabare Dev Aynası’nın oyunlarını bunca yıldır izlemekteyseniz soruya olumlu yanıt vermeniz pekâlâ mümkün. TİYATRO HAYATIN AYNASIYSA, KABARE DEV AYNASI Kabare, her türlü güncel sorunu ince bir alayla, iğneleyici, yerici, taşlayıcı bir tutumla ele alıp toplum eleştirisine yönelen bir tiyatro türü. Özellikle siyasal ve toplumsal konulara yoğunlaşan kabarede şarkılar, danslar, skeçler (“oyuncalar” anlamında kullanıyorum), monologlar, hatta saydam gösteriler, hatta ve hatta kısa filmler bile yer alıyor. Kabare izlenirken gülünür, çünkü kabare eğlendiricidir, ama temelinde ciddiyet var..]]> Tue, 28 Feb 2012 09:55:03 +0400 Hem iyi insan olmak, hem de ayakta kalmak: Sezuan’ın İyi İnsanı https://www.evrensel.net/yazi/22640/hem-iyi-insan-olmak-hem-de-ayakta-kalmak-sezuanin-iyi-insani https://www.evrensel.net/yazi/22640/hem-iyi-insan-olmak-hem-de-ayakta-kalmak-sezuanin-iyi-insani? Bertolt Brecht’in kim olduğunu bilenler bilmeyenlere nasılsa anlatır, orası önemli değil de, ben işte o bilinen/bilinmeyen Brecht’in “Sezuan’ın İyi İnsanı-Der Gute Mensch Von Sezuan” başlıklı mesel oyununun, “bugünkü toplum düzeninde hem iyi insan olmak, hem de ayakta kalabilmek mümkün mü” sorusunu ele aldığını söyleyerek işe başlamak istiyorum. Belki biliyorsunuzdur, ama “Sezuan’ın İyi İnsanı”nın önce konusunu: “… bir masal havasında Çin’in Sezuan eyaletinde geçen oyun, üç tanrının iyi bir insan aramak üzere dünyaya inmesiyle başlar. Kendilerine yatacak yer arayan tanrılara, Fahişe Shen Te’den başka kucak açan olmaz. Tanrılar, Shen Te’ye iyiliği karşılığında yüklüce bir para verdikten sonra Sezuan’dan uzaklaşırlar. Ancak kendine bir tütüncü dükkaı açan Shen Te&rsquo..]]> Tue, 07 Feb 2012 09:02:45 +0400 Helikopter Ben ne demedi? https://www.evrensel.net/yazi/22219/helikopter-ben-ne-demedi https://www.evrensel.net/yazi/22219/helikopter-ben-ne-demedi? Günlük iktisadî gelişmelere bakarak günübirlik yazı yazılmaması gerektiğini bilecek kadar iktisat biliyorum. Ancak, içerik nedeniyle cumartesiyi beklemeden yazmam gerek. FED Başkanı Ben Bernanke, 2008’in son çeyreğinden itibaren iki kez tahvil alım programıyla (QE1, QE2-parasal kolaylık) piyasaları dolara boğdu. QE2 2011’in ilk yarısında sonlandı ve geçen hafta ortasına kadar yeni bir QE uygulaması konusu hep kestirip atıldı. Faiz oranlarıyla ilgili 2013’e kadar değişiklik olmayacağı şerhi kondu. Ancak, operational twist yoluyla Wall Street’e ‘şimdilik bununla idare et’ mesajı verildi. Ayrıca, FED, 2011’in sonuna doğru Avrupa Bankalarının parasal sıkıntılarını, ABD de zarar göreceğinden, swap işlemleriyle geçici de olsa çözdü. Ben’in QE konusunda son 6 aydır bir sinyal vermemesi, Türkiye’de kimi kendisini iktisatçı zanneden, iktisadın İ’si..]]> Wed, 01 Feb 2012 05:13:09 +0400 İnanın bana, bu oyunda kendinizle çatışacaksınız: Süpernova https://www.evrensel.net/yazi/22210/inanin-bana-bu-oyunda-kendinizle-catisacaksiniz-supernova https://www.evrensel.net/yazi/22210/inanin-bana-bu-oyunda-kendinizle-catisacaksiniz-supernova? Tiyatro sanatına 2000’li yıllarda giren yeni neslin ilk tiyatrosudur DOT ve arkasında sürüklediği gruplara ufuk açmış, yol göstermiş, cesaret vermiş, ışık tutmuş bir tiyatro topluluğudur. İstanbul’un (şimdilerde bey oğullarına pek rastlanmayan) Beyoğlu semtinde, Ermeni kökenli Mimar Hovsep Aznavur’un (1845-1935) 1905 yılında Mısır Prensi Abbas Halim Paşa’nın (1866-1934) kış aylarında ikameti için yaptığı, Osmanlı’nın ilk beton binalarından sayılan Mısır Apartmanı’nda 2005 yılında kurulmuştur. Kuruluşundan itibaren, Murat Daltaban yönetiminde tiyatro yapmaya başlamış; metin anlayışı, “yeni” olanı seçişi ile o gün bu gündür çizgisinden bir milim şaşmadan kendine akarsu gibi yol bulmuştur. YAŞAM SIKINTISI, YAŞANTI EZİKLİĞİ DOT: “Aman nedir o! Her oyunda ayrı bir getto metto, göçmen sorunları, eş cinseller, distopyalar (Sözcüğü “ü..]]> Tue, 31 Jan 2012 07:47:42 +0400 İlk işçi sınıfı devletinin sancılı ve komik öyküsü: Ölümüne https://www.evrensel.net/yazi/21778/ilk-isci-sinifi-devletinin-sancili-ve-komik-oykusu-olumune https://www.evrensel.net/yazi/21778/ilk-isci-sinifi-devletinin-sancili-ve-komik-oykusu-olumune? Rus Oyun Yazarı Nikolay Robertovich Erdman’ın (1900-1970) devrim için Kızıl Ordu’ya katılmış genç bir yazarın Stalin döneminde uğradığı hayal kırıklıklarını anlattığı ve Sovyet döneminde yazılmış en iyi oyun olarak tanımlanan ‘İntihar-The Suicide’ını (1928) okumadım, izlememiştim, bilmiyordum. 2010-2011 sezonunda Tiyatro Stüdyosu yapımı olarak izlediğimiz ‘Şölen-Dinner’in İngiliz yYazarı Moria Buffini (1965), ‘İntiharı’ almış ‘Dying For It’ adıyla Londra’daki Almeida Tiyatrosu için uyarlamış, o uyarlamayı Ceren Yalçın Türkçeye kazandırmış, Mehmet Birkiye de Kent Oyuncuları için sahneye taşımış. Sovyetler Birliğinin ilk önder kadrosunun tarihteki ilk işçi sınıfı devletinin istikamet yönünü tayin ederken, daha önce tarihte benzer bir örnek olmamasının her türlü sıkıntısını çektiği dönemde geç..]]> Tue, 24 Jan 2012 08:50:09 +0400 Yargının siyasallaştığı ülkede adalet: Rosenbergler Ölmemeli https://www.evrensel.net/yazi/21383/yarginin-siyasallastigi-ulkede-adalet-rosenbergler-olmemeli https://www.evrensel.net/yazi/21383/yarginin-siyasallastigi-ulkede-adalet-rosenbergler-olmemeli? Alain Decaux’un “Rosenbergler Ölmemeli” oyunu benim kuşağıma çok şey hatırlatır, eminim. 1970 yılında Dostlar Tiyatrosu (gelmişine göçmüşüne ayrı selam) Genco Erkal, Ayla Algan, Öcal San, Zeki Yurtbaşı, Berin Süngü, Halit Akçatepe, Deniz Çakır, Mehmet Akan, Nüvit Özdoğru’lu kadrosuyla sahnelediğinde yer yerinden oynamıştı, dün gibi hatırlarım, bilirim. O günlerde 27 yaşındaydım ve iktidar olanların koltuklarını daim kılmak için “korku imparatorlukları” kurmalarına bir tiyatro oyunu aracığıyla tanıklık etmiştim. Korkutulan, “öcü” olarak tanıtılan Komünizm idi. O günlerde, Julius ve Ethel Rosenberg’in 19 Haziran 1953’te New York’ta idam edildiklerini annem ile babamın konuşmalarından öğrenmiştim. “Tekel” kibrit kutusu üzerindeki orman resminde, yaşıtlarımla beraber Stalin görünt&uum..]]> Tue, 17 Jan 2012 08:48:51 +0400 Bir tiyatro resitali: Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince, Ama Şimdi İyi https://www.evrensel.net/yazi/20928/bir-tiyatro-resitali-once-bir-bosluk-oldu-kalp-gidince-ama-simdi-iyi https://www.evrensel.net/yazi/20928/bir-tiyatro-resitali-once-bir-bosluk-oldu-kalp-gidince-ama-simdi-iyi? ‘Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince, Ama Şimdi İyi–It Felt Empty When The Heart Went At Fırst But It Is Alrıght Now övgüye değer tiyatrocularımızdan Mehmet Ergen’in varını yoğunu ortaya koyarak kotardığı, sonuç itibariyle tarifsiz kederler içinde kalıp açamadığı ve de artık açmaktan caydığı talihsiz mi talihsiz Talimhane Tiyatrosu girişiminin bir yapımı. Genç İngiliz yazar Lucy Kirkwood (1984)’un yazdığı Seçil Honeywill’in ülkemiz koşullarına uyarladığı Mehmet Ergen’in yönettiği uzun başlıklı bir oyun Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince, Ama Şimdi İyi. Deniz Altun dramaturgisini yapmış, Nilüfer Alptekin konuya uygun kostümleri, Önder Ay ise oyuna katkı sağlayan ışık düzenini tasarlamış. KIRKWOOD’UN OYUNU HONEYWILL’İN SAYESİNDE ‘BİZDEN’ OLMUŞ Oyunda Ukraynalı Dijana, insan tacirlerinin eline düşüp fuhşa zorlanan yüzlerce k..]]> Tue, 10 Jan 2012 08:34:09 +0400 Tiyatromuzda, tek seyircili yeni bir kavram ürünü: ÜçKişi https://www.evrensel.net/yazi/20494/tiyatromuzda-tek-seyircili-yeni-bir-kavram-urunu-uckisi https://www.evrensel.net/yazi/20494/tiyatromuzda-tek-seyircili-yeni-bir-kavram-urunu-uckisi? İstanbul’un dışyüzleri kirli mi kirli tarih kokulu apartmanlarının salonlarından, genişçe garajlarından, oto yıkama-yağ değiştirme mahallerinden epeyce bir zamandır alkış sesleri duyulmakta. Kendilerine oyun oynamak ne kelime, prova için dahi uygun mekan bulamayan; sahne kiralayan tiyatroların, “çok amaçlı” salonları olan belediyelerin “fahiş” kira bedellerinden yılan, ayrı ayrı teknik donanım yoksunluğu bezgini olan bağımsız, yenilikçi ve genç tiyatro grupları, kendi olanaklarıyla yepyeni, pırıl pırıl alternatif tiyatro mekanları yaratıyorlar. İzleyiciyi, oyuncuyla aynı zeminde buluşturdukları 50-100 kişilik salonlarında ağırlıyor, bildikleri tiyatro salonu düzeninden kopamayan örümcekli bünyeleri sarsıp, şaşırtıyorlar. TİYATRO ARTI’NIN MEKAN ARTI’SI Bunların arasında İkincikat, Maya, Beyoğlu Terminal, Karakutu, Kumbaracı50, Şermola, Sahnehâl, Krek, Seyyar Sahne, Beyoğ..]]> Tue, 03 Jan 2012 08:20:23 +0400 Kaderciliğin yadsınmasının öyküsü Bursa’da: Macbeth https://www.evrensel.net/yazi/20071/kaderciligin-yadsinmasinin-oykusu-bursada-macbeth https://www.evrensel.net/yazi/20071/kaderciligin-yadsinmasinin-oykusu-bursada-macbeth? Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Enver Karakoç ve Sanat Yönetmeni E. Ertan Akman yönetimindeki Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Shakespeare’in ‘Macbeth’ini Atatürk Kongre Kültür Merkezi (Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi)’nin 800 kişilik Orhangazi Salonu’nda ‘kapalı gişe’ ve doludizgin oynamayı sürdürüyor. Bursa’da bugüne değin tiyatro sanatının önde gelen yapıtlarını sahneleyen Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 6. yaşını karşılarken ‘Macbeth’i oynaması bence pek hoş bir seçim. William Shakespeare’in en önemli klasiklerinden biri olan ‘Macbeth’, Bursa’da Sabahattin Eyüboğlu’nun Türkçesi, İstanbul Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Kubilay Karslıoğlu’nun rejisiyle sahnelenmekte. KADERCİLİĞİ YADSI..]]> Tue, 27 Dec 2011 09:17:57 +0400 Stephens bu kere ne anlatıyor ya da neyi anlatamıyor: Bulanık https://www.evrensel.net/yazi/19670/stephens-bu-kere-ne-anlatiyor-ya-da-neyi-anlatamiyor-bulanik https://www.evrensel.net/yazi/19670/stephens-bu-kere-ne-anlatiyor-ya-da-neyi-anlatamiyor-bulanik? İngiltere’nin hayli üretken “In Your Face” yazarlarından Simon Stephens’in çarpıcı metinlerinden ‘Pornografi”yi 2009-2010, “Punk Rock”ı 2010-2011 sezonlarında DOTMARSTA prodüksiyonu olarak izlemiştik. Aynı yazarın nisan 2011’de Londra’da prömiyeri yapılan son yapıtı “Bulanık-Wastwater”ı 2011-2012 sezonu oyunları arasında ikincikat pro no.1’in yapımı olarak ve Genç Yönetmen Engin Hepileri’nin rejisinden seyreyledik. HER ÖYKÜNÜN DETAYINDA BİR ÇOCUK İSTİSMARI Stephens bu kere, yarımşar saatlik dilimler halinde biri telaşlı koruyucu anne (Deniz Türkali) ile bir hayat kurmak üzere Kanada’ya uçmaya hazırlanan sorunlu oğul (Erkan Avcı); diğeri otel odasında buluşan, hem polis hem porno oyuncusu kadın (Defne Halman) ve matematik öğretmeni (Erkan Pekbay); bir diğeri Filipinlerden kaçırılan bir çocuğu “satı..]]> Tue, 20 Dec 2011 08:42:17 +0400 İnsanın ve tiyatronun iki maskesi aynı sahnede: Beni Unutma https://www.evrensel.net/yazi/19291/insanin-ve-tiyatronun-iki-maskesi-ayni-sahnede-beni-unutma https://www.evrensel.net/yazi/19291/insanin-ve-tiyatronun-iki-maskesi-ayni-sahnede-beni-unutma? Eee, yaş kemale erdi artık! Çok korkuyorum! En başta unutkan olmaktan korkuyorum! Herhangi bir tiyatro galasında ya da sokakta karşılaştığım sık görüşmediğim (ama oldukça ünlü) birinin adını hatırlayamayınca paniğe kapılıyorum. Sonra kendimi avutuyorum. Yorgunluktandır diyorum. Geniş yaşam yelpazemde çok figür olduğu mazeretine sığınıyorum. Kendi kendime: “Bir anlık dalgınlık bu, bir daha olmaz” diyorum. Gene de kimi zaman artık hatırlamaz mı oluyorum, beynim “paydos” mu ediyor diye kuşkular dar boğazında kendimi boğazlıyorum. Yakın geçmişteki olayları anımsayamamaktan tedirgin oluyor, yanıtını aldığım bir soruyu yineleyerek sormaktan çekiniyorum. Gözlüğümü sürekli değişik ve ilgisiz yerlere koyup aradığımda (Sevgilime söylemiyorum, ama) için için üzülüyorum. Ya konuşurken uygun sözcükleri bulamadığım günler de gelirse? Ya ..]]> Wed, 14 Dec 2011 03:37:34 +0400 İnançlarını kendi seçen birinin dogmatik bataklığına gömülüşü: Alevli Günler https://www.evrensel.net/yazi/18838/inanclarini-kendi-secen-birinin-dogmatik-batakligina-gomulusu-alevli-gunler https://www.evrensel.net/yazi/18838/inanclarini-kendi-secen-birinin-dogmatik-batakligina-gomulusu-alevli-gunler? 2006 yılında Bahtiyar Engin, Yıldıray Şahinler, Kemal Kocatürk ve Levent Üzümcü tarafından kurulmuş olan İstanbul Halk Tiyatrosu adına Bahtiyar Engin İstanbul Halk Tiyatrosunun amaçlarını pek güzel anlatmış. Engin diyor ki: “Din, dil, ırk ve renk ayrımı yapmaksızın, dünyanın bütün halklarını kucaklayan, çağdaş sanatın gerekliliklerini sorgulayan, tarafsız, evrensel değerler çerçevesinde dünyayı güzelleştirmeye yönelik her şeyin savunucusu bir anlayışla yola çıkmıştır. Temel ilkesi hiçbir sansüre ve dayatmaya boyun eğmeden başı dik, alnı açık bir şekilde Türk tiyatro tarihi boyunca yoluna devam etmektir. Tiyatromuzun yol haritası halkın anlamlandıramadığı, belli kesimin beğeni ve ideolojisine hizmet eden değil, sanatın eğlendiren, bilgilendiren, düşündüren ve baş kaldıran estetik nimetleri ile halkın her bireyini buluşturmayı amaçlayan bir duruş ..]]> Tue, 06 Dec 2011 08:38:21 +0400 12. Antalya Piyano Festivali’nde Fazıl Say konseri izlenimlerim https://www.evrensel.net/yazi/18409/12-antalya-piyano-festivalinde-fazil-say-konseri-izlenimlerim https://www.evrensel.net/yazi/18409/12-antalya-piyano-festivalinde-fazil-say-konseri-izlenimlerim? Ülkelerini dışarıda temsil eden büyük sanatçılardan; kendi vatanı için elinden geleni yapan, adımızı dışarıda duyurmaya özel özen gösteren ve gün geçtikçe kalitemizi arttıran hazinemiz Fazıl Say, Antalya Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği 12. Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin sanat yönetmenliğini bu yıl da üstlenmiş. Pek de iyi etmiş. 17 Aralık akşamına kadar sürecek festivali bu yıla taşıyan, başta Antalya Belediye Başkanı Prof. Dr. Aydın Ayaydın olmak üzere, yapımcı Kadir Dursun’a, ana sponsor Volswagen’e ve diğer katkı verenlere müzikseverler olarak teşekkür borcumuzu onların nam-ı hesaplarına bari ben yerine getireyim. Klasik müzikseverleri klasik müziğin ustalarıyla buluşturmaya devam eden festival, halen Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası Daimi Şefi ve Genel Müzik Direktörü Gürer Aykal yönetiminde Antalya D..]]> Tue, 29 Nov 2011 07:39:40 +0400 Aysa Prodüksiyon’dan mağdur ve fail kadınlar oyunu: Düğün https://www.evrensel.net/yazi/17990/aysa-produksiyondan-magdur-ve-fail-kadinlar-oyunu-dugun https://www.evrensel.net/yazi/17990/aysa-produksiyondan-magdur-ve-fail-kadinlar-oyunu-dugun? AYSA Prodüksiyon Tiyatrosu, 2011-2012 tiyatro sezonunu Nisan 2011’de Ayşe Bayramoğlu’nun kaleme aldığı ‘Düğün’ başlıklı eserle açtı. Tilbe Saran’ın yönetmenliğini üstlendiği oyunun tüm kadrosu (oyuncularından teknik ekibe kadar) kadınlardan oluşmuş. Konu kadınları, kadınların güçlerini, güçsüzlüklerini, zorluklarla karşılaştıklarında bunları çözme yöntemlerini, kadınlık hallerini anlatmaya baş koymuş. Oyun; toplumda ‘kadın’ olmanın çeşitli sıkıntılarını yaşamış, farklı köken ve yaşlardan dört kadının (Tilbe Saran, Ayşe Bayramoğlu, Evren Ercan ve Eda Çatalçam) bir araya gelerek ortak dertlerine dair bir farkındalık yaratma çabasından doğmuş, Ayşe Bayramoğlu bilgisayarının başına oturmuş. Böyle kutsal bir imeceye şapka çıkarılmaz da ne yapılır sizce? ERİL SİSTEMİN PARÇALARI Düğün; aile yadig..]]> Tue, 22 Nov 2011 09:26:43 +0400 Çarkın dişlilerinden biri sakın siz olmayasınız: ‘Largo Desolato’ https://www.evrensel.net/yazi/17551/carkin-dislilerinden-biri-sakin-siz-olmayasiniz-largo-desolato https://www.evrensel.net/yazi/17551/carkin-dislilerinden-biri-sakin-siz-olmayasiniz-largo-desolato? Ülkemizde üniversitelerin tiyatro bölümlerinin sayısı epeyi arttı galiba. Bu bölümlerden mezun olan gençlerin sayısı da gün be gün çoğalmakta… Bu niceliksel artış, 2000’li yıllardan bu yana İstanbul’da “neşrü neva” bulan “yeni” grupların hevesini kışkışlıyor. Genç tiyatrocular, ödenekli kurumların kapısında yatmak yerine, daha fazla eza cefa çekmek pahasına gönüllerindeki tiyatroyu yapmayı yeğliyor, kendi gruplarını oluşturuyorlar. Özellikle İstanbul’un Pera’sında pıtraklaşan irili ufaklı tiyatro salonlarının “sebeb-i hikmeti” bu işte! Genellikle 50–60 koltuk (iskemle-tabure) kapasiteli, fevkalade sınırlı olanaklara sahip salonlara izleyici çekmeyi başarıyorlar. Nedenini sorarsanız, onların yürekleri büyük! Yılmıyorlar. Direniyor ve kazanıyorlar. Onları fark eden tiyatrosever sayısı da her geç..]]> Tue, 15 Nov 2011 09:10:06 +0400 Birlikte oldukları süre içinde her şey yolundaydı: Yanık https://www.evrensel.net/yazi/17129/birlikte-olduklari-sure-icinde-her-sey-yolundaydi-yanik https://www.evrensel.net/yazi/17129/birlikte-olduklari-sure-icinde-her-sey-yolundaydi-yanik? İstanbul Devlet Tiyatrosu inançların arkasına gizlenip, silahlarından ölüm püskürtenlerin cehenneme çevirdikleri Lübnan’da, 1975-1991 yılları arasında yaşanan onca olaydan, onca dramdan kesit olarak da tanımlanabilecek bir oyunla perde açmakta. Yönetmen Cem Emüler (1962), Lübnan Asıllı Fransız Yazar Wajdi Mouawad’ın (1968) sanatın acımasızlığının somut örneğini verdiği “Yanık” başlıklı oyununu sahneye taşımış. Aslında belki de yanlış ifade ettim, bu sanatın acımazlığı değil, bir anlamda tiyatronun ayna görevinin somut örneği. Esas acımasızlık insanoğlunda… Çocukların bile acımasızca katledildiği ortamda, “yanık” temeli Lübnan’da kazılmış bir tür trajedi. Nevval adlı kadının, ikizlerine bıraktığı vasiyet ve mektuplarla başlattığı bilinmeze yolculuğun vardığı noktada, insan olanın tüyü tüsü dineliyor. İşkencelere rağmen, şarkı ..]]> Tue, 08 Nov 2011 07:45:49 +0400 Kemal Başar’ın kendini aştığı son çalışma: Külhanbeyi Müzikali https://www.evrensel.net/yazi/16675/kemal-basarin-kendini-astigi-son-calisma-kulhanbeyi-muzikali https://www.evrensel.net/yazi/16675/kemal-basarin-kendini-astigi-son-calisma-kulhanbeyi-muzikali? Sade anlatımıyla günlük yaşamın ayrıntılarını işlediği öyküleri ve özellikle de tiyatro oyunları ile tanınan Ülkü Ayvaz’ın (1955) II. Abdülhamit dönemi ve İstanbul işgalinden Anadolu devrimine uzanan süreçte, tulumbacı taifesini, külhanbeyleri, kabadayıları, semai kahvelerini, Abdülhamit zindanlarını, Osmanlı’ya ilk kez giren sigortacılığın vurgun amacıyla kullanılma girişimlerini anlattığı (hatta sadece anlatmadığı, ballandırdığı, tatlandırdığı) Külhanbeyi Operası (Mitos-Boyut – Ocak 1997) başlıklı eserini, Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda “Külhanbeyi Müzikali” adı altında izledik. KEMAL BAŞAR NELERİ YAPMAMIŞ “Külhanbeyi Operası”nı, yurtiçi ve yurtdışında yönettiği yirmi civarındaki oyunla giderek kendini aşan, ustalaşan tiyatro ve dizi oyuncusu, eğitmen, çevirmen Kemal Başar (1963) sahneye koymuş. Sahneye koyarken de Osman..]]> Tue, 01 Nov 2011 08:36:32 +0400 Ordu’da gene sanat vardı: ‘2. Uluslararası Edebiyat Festivali’ https://www.evrensel.net/yazi/16233/orduda-gene-sanat-vardi-2-uluslararasi-edebiyat-festivali https://www.evrensel.net/yazi/16233/orduda-gene-sanat-vardi-2-uluslararasi-edebiyat-festivali? Boztepe’nin eteklerine serilmiş bol oksijenli cennet Ordu kentinde, “2. Uluslararası Edebiyat Festivali” kapsamında iki gün geçirdim. Zaman olmadı, Ordu’nun tüm güzelliklerini bu kere Boztepe’ye çıkarak gözlemleyemedim, dolayısıyla mavi bir atlas gibi serilen enginler giderek derinleştikçe, kentin sakin ve hareketsiz gökyüzüyle nasıl kucaklaştığını çok yazık oldu izleyemedim, ama Ordu’da edebiyatçı dostlar arasında iki kocaman ve dolu dolu gün geçirdim. Aşağıdan bakıldığında bile yöresine mutlak hakim olduğunu belli eden Boztepe… Durgun denizin bitim noktasından başlayarak büyük vadilerle ayrılan haşin görünüşlü tepeler… Engelsiz görüş ufku… Ve işte benim hayran olduğum kent Ordu. TAŞBAŞI’NDA KÜLTÜR MERKEZİ Evet… Ordu Belediyesinin düzenlediği “Ordu 2. Uluslararası Ede..]]> Tue, 25 Oct 2011 09:02:38 +0400 Kocaeli’de Murat Atak’ın yönetiminde bir şölen: ‘Kösem Sultan’ https://www.evrensel.net/yazi/15801/kocaelide-murat-atakin-yonetiminde-bir-solen-kosem-sultan https://www.evrensel.net/yazi/15801/kocaelide-murat-atakin-yonetiminde-bir-solen-kosem-sultan? Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, sezonu Türk tiyatrosunun duayenlerinden Turan Oflazoğlu’nun (1932) 1623-1651 yılları arasında Osmanlı sarayında yaşanan iktidar mücadelelerini anlattığı ve “İktidar Üçlemesi” başlığı altında yayımladığı üç oyunundan sonuncusu “Kösem Sultan” ile açtı. Bilindiği gibi yazar, trajedi özelliği gösteren bu oyunlarında kişileri hem beşeri, hem de evrensel boyutta ele almış. Tarihi birer kişilik olan IV. Murat’a, Sultan İbrahim’e ve Kösem Sultan’a dönemin havasına uygun olarak can üfürmüş ve üç oyunun da yapısını, iktidar çatışması üzerinde şekillendirmiş. Osmanlı devletinin tam bir çöküş manzarası gösterdiği, ayağın baş olmak istediği, sorumsuzların devlet işlerinden sorumlu kişileri idareye kalkıştığı bu karmakarışık günlerin talihsiz hükümdarlar..]]> Tue, 18 Oct 2011 08:53:58 +0400 Kevin Spacey İstanbul’dan ikonlaşmış rolle geçti: III. Richard https://www.evrensel.net/yazi/15369/kevin-spacey-istanbuldan-ikonlasmis-rolle-gecti-iii-richard https://www.evrensel.net/yazi/15369/kevin-spacey-istanbuldan-ikonlasmis-rolle-gecti-iii-richard? İstanbul Tiyatro Festivali (İKSV) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İBŞT), Vodafone Red sponsorluğunda ekim ayında çok özel bir ortak yapıma ev sahipliği yaptı. The Bridge Project kapsamında gerçekleştirilen, Sam Mendes’in yönetmenliğini ve Dünyaca Ünlü Oyuncu Kevin Spacey’nin başrolünü üstlendiği “III. Richard”, beş özel gösteri için İstanbul’a geldi. Dünya prömiyerini 29 Haziranda Londra’da yapan ve büyük ses getiren “III. Richard”ı izleyebilmemizi sağlayan sponsora, ama özellikle İstanbul Tiyatro Festivali Yönetmeni Prof. Dr. Dikmen Gürün’e, tiyatroseverler olarak ne kadar teşekkür etsek elbette çok az şey ifade eder. Haydi teşekkürü boş verin, Dikmen Gürün’ün değerini bilelim şimdilik o bile yeter! SHAKESPEARE’İN EN İYİ OYUNU MU, EN KÖ..]]> Tue, 11 Oct 2011 09:46:02 +0400 Sema’nın sesiyle yeniden efsaneleştirdiği efsaneleşmiş hanımlar https://www.evrensel.net/yazi/14872/semanin-sesiyle-yeniden-efsanelestirdigi-efsanelesmis-hanimlar https://www.evrensel.net/yazi/14872/semanin-sesiyle-yeniden-efsanelestirdigi-efsanelesmis-hanimlar? Müzikseverlerin çok yakından tanıdığı “Taş Plak Sesli” Sema’nın öyküleriyle etkili, sesleriyle büyülü cumhuriyet dönemi kadın şarkıcılara adadığı “İstanbullu Efsane Hanımların Dillerindeki Şarkılar (1895-1940)” başlıklı albümünü ancak edinebildim/dinleyebildim. İyi ki de edinebilmişim, edinmem ve dinleyebilmem ile birlikte Osmanlı’nın son döneminde, Levanten ve gayrimüslim azınlıkların da müziğe dahil olmasıyla başlayan ve cumhuriyetin kuruluşunu takiben 1940’lı yıllara kadar devam eden bir modanın, günümüz müzikseverlerince keşfedilmesini amaçlayan çalışmadaki tangolar, fokstrotlar, operetler ve kantolar arasında yittim gittim. FIRTINAYA TUTULUP GİDİVEREN EFSANELER 1895-1940 yılları arasında, sesiyle efsaneleşmiş İstanbullu hanımefendilerin seslendirdiği şarkıların yeniden yorumlanmasıyla hazırlanan albüm, hiç kuşkum yok k..]]> Tue, 04 Oct 2011 09:36:18 +0400 Zaman dilimlerine değer kazandırmak https://www.evrensel.net/yazi/14416/zaman-dilimlerine-deger-kazandirmak https://www.evrensel.net/yazi/14416/zaman-dilimlerine-deger-kazandirmak? Ben bir tiyatro eleştirmeniyim. Sahne sanatları ustaları eleştiriye açık, içtenlikli ve incelikli kişiliğimi över; tüm olanaksızlıklara, engel(leme)lere karşın etkinliğini yoğunlukla sürdürmeyi becerebilen (ağırlıklı olarak) tiyatromuz ortamında olabildiğince çok oyun/eser izleme/değerlendirme sorumluluğunda ön sırada olmamı her daim alkışlar. Uğraşımın doğal uzantısı olarak ödül seçici kurullarında da yer alırım, kurul üyelikleri yanı sıra başkanlıklarını da yaparım. Üretkenim, çalışkanım. BİZİM DÜNYAMIZDA SAHTEKÂRLARA YER YOK Çalışkan olduğumdandır, yaz ayları geldiğinde tiyatro, opera, bale sezonuna ara verildiğinde, deniz kenarındaki şemsiye altında bağdaş kurmam, köşemi boş bırakmam. Güncel ile siyaset ile dünya halleri ile uğraşırım. Zamanı gelir magazine bile bulaşırım. Hilekârlara, oyunbazlara, hokkabazlara, kumpas kuruculara, dolandırıcılara, katakulli yapa..]]> Tue, 27 Sep 2011 09:18:33 +0400 ‘Yılmaz Güney çok yaşa’ https://www.evrensel.net/yazi/13940/yilmaz-guney-cok-yasa https://www.evrensel.net/yazi/13940/yilmaz-guney-cok-yasa? İçinde bulunduğumuz ayın 9. günü Yılmaz Güney(1937-1984)’i ölüm yıldönümünde andık. O gün, içimde anılar pır pır etti, taaa 1967’lere, 68’lere kadar gittim. Gözlerimin dibine yaşlar hücum etti, çaktırmadan sildim O tarihte sakıncalı piyade olarak Muş’a sürgün edilmiştim. Muş’a “vasıl” olduğumun akşamüstü saatlerinde Herkül Milas beni buldu. Akşam yemeğini birlikte yiyeceğimizi, böylelikle düşünce suçlusu olarak burada “sakıncalı” bulunan diğer arkadaşlarla tanışma olanağı bulacağımı söyledi. Saat 19.00’a doğru yemekhaneye gittim. 1966 Varto depreminden kalıp, bakkallarda satışa sunulan konservelerden güzel bir et yemeği yapmışlar. Çay ocağı sorumlusu İstanbul Bakırköylü kuyumcu Garbis çay servisi yaptı. Konuşmaya başladık. Kimler vardı? Herkül Milas, Arman Vartanyan,..]]> Tue, 20 Sep 2011 08:14:34 +0400 İstanbul AKM’yi yakın! Ama bekletmeyin, kibritinizi hemen çakın! https://www.evrensel.net/yazi/13530/istanbul-akmyi-yakin-ama-bekletmeyin-kibritinizi-hemen-cakin https://www.evrensel.net/yazi/13530/istanbul-akmyi-yakin-ama-bekletmeyin-kibritinizi-hemen-cakin? Köşemdeki “AKM İçin Bu Kadar Yumurta ve Yumurtlama Yeter Be Bakanım” ve “Başsavcıya Yine ve Yeniden Suç Duyurusunda Bulunuyorum” başlıklı yazılarım üzerine, yumurtaları yerleştirenler ve yumurtlayanlardan ses seda çıkmadı, ama beklediğim etki İnternet sitelerinde de olsa sağlandı. Benim yazılarımın yayımlandığı gün, meğer Sabah’ta Hıncal Uluç da aynı konuya değinmiş. “Yeni sezonda AKM gene yok. Yani, orkestra eşlikli bale ve opera gene yok İstanbul’da. Dahası, İstanbul Devlet Senfoni’ye sahne yok. Lütfi Kırdar’a kira yetmiyor. Cemal Reşit Rey’i de Kadir Topbaş vermiyormuş. Kamunun salonu, kamunun orkestrasına kapalı…” diyor ve: “Bu nasıl iş? Eskir mi salon? Yoksa turşusu mu kurulacak?” diye soruyor. Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın sezon başlamadan bu sorunu çözmesi gerektiğini söylüyor. AKM’nin (İstanbul A..]]> Tue, 13 Sep 2011 08:30:43 +0400 AKM için bu kadar yumurta ve yumurtlama yeter be bakanım https://www.evrensel.net/yazi/13124/akm-icin-bu-kadar-yumurta-ve-yumurtlama-yeter-be-bakanim https://www.evrensel.net/yazi/13124/akm-icin-bu-kadar-yumurta-ve-yumurtlama-yeter-be-bakanim? Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, geçenlerde Radikal’den Ezgi Başaran’a “döküldü”. Dedi ki: “Teşhir ediyorum. AKM’nin yeniden yapılması için 70 trilyonluk bütçe bulundu, ama Kültür Sanat-Sen adlı kuruluş yürütmeyi durdurmak için dava açtı.” Hoppala! Şimdi durup dururken nereden çıktı bu? Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı arasında İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin (AKM) yapımına ilişkin imzalanan protokolden sonra bütün sürecin değiştiğini, bu konuların artık Kültür ve Turizm Bakanlığının önceliği dışına çıktığını bana telefonda söyleyen aynı Ertuğrul Günay değil miydi? OLMUYOR, OLMUYOR; BÖYLE OLMUYOR Bakanım “dökülürken”: “Bu sendikadaki arkadaşlarımızın itiraz ettikleri temel nokt..]]> Tue, 06 Sep 2011 08:58:01 +0400 Alaçatı’yı öldürdüler dirildi, bakalım gene dirilebilecek mi? https://www.evrensel.net/yazi/12714/alacatiyi-oldurduler-dirildi-bakalim-gene-dirilebilecek-mi https://www.evrensel.net/yazi/12714/alacatiyi-oldurduler-dirildi-bakalim-gene-dirilebilecek-mi? Çeşme-Alaçatı arasındaki 8 kilometrelik yolu pek seviyorum. Çeşme merkezden ayrılıp, ağaçlarla çevrelenmiş yolu takip ederek, rüzgarın enerjiye dönüştüğü tepenin eteğindeki sörf merkezine ya da tam karşısındaki plaja gitmek için tek yol da zaten bu! Gerçi denemedim, ama plaj boyunca, hafif engebeli tepeleri aşarak pek çok sakin koy keşfetmek de olasıymış ve de Alaçatı Plajı, yaklaşık yirmi yıldır sörfçülerin uğrak yeriymiş. Nisan-kasım ayları arasında en yoğun dönemini yaşarmış sörfçülerin doldurduğu plaj. Bu denli yeğlenir olma nedeniyse, sahilden yaklaşık yedi yüz metre mesafeye kadar derinliği bir metreyi geçmeyen kum bir sahile sahip olması olarak gösterilmekte. “Ne var bunda” dedim, meğer bu sayede yüzme bilmeyenler bile rüzgâr sörfü öğrenebiliyormuş. Bir diğer önemli özelliği de, ..]]> Tue, 30 Aug 2011 08:34:31 +0400 Şirin Pancaroğlu’ndan ‘yeni’ bir ilk daha: ‘Elişi’ https://www.evrensel.net/yazi/12322/sirin-pancaroglundan-yeni-bir-ilk-daha-elisi https://www.evrensel.net/yazi/12322/sirin-pancaroglundan-yeni-bir-ilk-daha-elisi? Ünlü arp sanatçımız Şirin Pancaroğlu, bu kere de bir diğer arpçı (öğrencisi) Meriç Dönük’ün ve Jarrod Cagwin’in vurmalı çalgı desteğini yanına alarak türkülerimizi yorumlamış, ortaya “Elişi” başlıklı albüm çıkmış. “Elişi”nde türküler yer almakta. Pancaroğlu, klasik batı müziği çalışmış insanların konuları dışına taştıklarında düşebilecekleri tuzakları bir bir ayıklayarak çalışmış, enstrümanını Anadolu’nun müzik geleneğiyle buluşturmuş. Özünde vokal olan türküleri arp için aranje ederken, ezgilerin ritmik soluğundan bir nebze olsun ödün vermemiş. Türkülerin girift melodi düzenlerinin aralarına çağdaş tınılar eklemiş. ÜNLÜ OLMAK, ÜNLENMEK The Washington Post gazetesinde 1993 yılında “milli servet” ve “uluslararası ölçe..]]> Tue, 23 Aug 2011 09:22:30 +0400 Bakan Günay’a bir iki zorunlu hatırlatma https://www.evrensel.net/yazi/11909/bakan-gunaya-bir-iki-zorunlu-hatirlatma https://www.evrensel.net/yazi/11909/bakan-gunaya-bir-iki-zorunlu-hatirlatma? Kültür-sanat yerine, kültür-sanat endüstrisinden söz edilen günler yaşıyoruz ya, Radikal’den Cem Erciyes de geçenlerde, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’la kültür politikalarını, önceki dönemden gelen sorunları ve yeni dönemde başımıza neler geleceğini(!) konuştu. Gerçekten başarılı bir söyleşiydi, küçük bir kesimde geniş ilgi doğurdu. “Küçük bir kesim” dediğim, Günay’ın söyleşisi medya ya da sanat çevrelerinde değil, sadece ve sadece Evrensel’de hak ettiği ilgiyi buldu, kültür-sanat servisinden İsmail Afacan, “küçük kesim”e ne düşündüklerini sordu. Devlet Tiyatroları’nın, opera ve balenin, orkestraların özelleştirilmesi gerektiğini ve devletin sanat alanından tasfiye edilmesiyle ilgili düşüncelerini bir kez daha vurgulayan Ert..]]> Tue, 16 Aug 2011 08:41:57 +0400 Sermayenin apoletlisi https://www.evrensel.net/yazi/11437/sermayenin-apoletlisi https://www.evrensel.net/yazi/11437/sermayenin-apoletlisi? Dünyayla bütünleşmiş bir demokrasi özlemi içindeyim. Üzerinde yaşadığım ülkenin politikacılar tarafından talan edilmesini bir türlü içime sindiremiyorum. Hep birlikte daha fazla zengin olmayı, barış içinde yaşamayı, yaşarken özgür olmayı hayal ederken, değerlerimiz elimizden uçup gidiyor. Halkımın uyanmasından yana tavır alıyorum. Ömrüm özlemek, hazmedememek, hayal etmekle nihayet bulacak, biliyorum; ama özlüyorum, hazmedemiyorum, hayal etmeyi sürdürüyorum. PANDORA’NIN KUTUSU YA DA AKVARYUMU Bu uğurda, örneğin toplumdaki gelir adaletsizliğinin giderilememesini dert ediniyorum. Kendi içine kapanmış, kafasını kuma gömmüş bir halk istemiyorum. Ağır aksak kalkınan bir ülke sayılmaktan bezdim artık, başkaldırıyorum. Topluma sürekli narkoz verenler “Türkiye değişiyor” diyorlar, inanmıyorum. Bakıyorum ve gözlemliy..]]> Tue, 09 Aug 2011 07:50:08 +0400 Çiçek Arif’in Çiçek Bar’ını da mazime gömdüm https://www.evrensel.net/yazi/11007/cicek-arifin-cicek-barini-da-mazime-gomdum https://www.evrensel.net/yazi/11007/cicek-arifin-cicek-barini-da-mazime-gomdum? Gazetelerden okudum, Çiçek Arif (Arif Keskiner) ile Azmi Yılmaz, Çiçek Bar’ı devretmişler. Kendi isminin dışında “Arif”, “Arif’in yeri”, “Sinema Sevenler Derneği” olarak da anılan mekânı işadamı Hüseyin Türkan’a vermişler. Çiçek Bar dediğim, Taksim’den Sıraselviler’e girişten 70 metre sonraki küçük meydanın ortasındaki Billurcu Sokakta, sokağa girişten 20 metre sonra sağdaki tek katlı villa. Ama ne villa! NASIL BİR VİLLA 1985 yılından bu yana sinema ve tiyatro sanatçılarının, yazarların, ressamların, gazetecilerin, televizyoncuların, iş adamlarının uğrak yeri, buluşma mahalli çok özel bir villa. Bir anlamda ikinci ev… Kurulduğu günden bu yana el değiştirmeden, varlığını hiç bozmadan koruyan bir vaha. Ben Çiçek Bar’a, Jorj’un Nişantaşı Kulis’i ve Ortaköy Ziya’nın ..]]> Tue, 02 Aug 2011 09:39:36 +0400 Tiyatrocuların çilekeş yaz seferleri https://www.evrensel.net/yazi/10584/tiyatrocularin-cilekes-yaz-seferleri https://www.evrensel.net/yazi/10584/tiyatrocularin-cilekes-yaz-seferleri? Ödenekli ya da ödeneksiz kimi tiyatrolar, yaz aylarında turneler düzenleyerek tiyatro sanatını Anadolu seyircisinin ayağına kadar götürüyor. Özellikle özel tiyatrolar, açık hava sinemalarında ya da tiyatrolarında fevkalade olumsuz koşullar altında oyunlarını sergiliyor. Bunların tamamına yakını donanımsız mekanlar, örneğin ışık donanımları yok. Dolayısıyla, belli bir sahnenin atmosferi, yerli yerinde kullanılan renklerle ve ışığın parlaklık derecesi ile verilemiyor. Canlı bir güldürü sahnesi, yarı karanlık cascavlak ışıklandırma altında öldürülüyor, çok parlak ışık (Ki ben buna aydınlatma diyorum) ya da sıcak renkler, dramatik bir sahnede duygu yoğunluğunun oluşmasını önlüyor. Soyunma odaları yok. Olanlarda da klima falan bulunmadığından oda/lar hamam kadar sıcak, oyuncunun makyajı daha sahneye çıkmadan akıyor. Rüzgar esiyor, dekor sallanıyor, hatta bazen yıkılıyor. İşte..]]> Tue, 26 Jul 2011 09:48:02 +0400 Şehitler, ölüler ve sanatın evrensel dilinin içine edenler https://www.evrensel.net/yazi/10119/sehitler-oluler-ve-sanatin-evrensel-dilinin-icine-edenler https://www.evrensel.net/yazi/10119/sehitler-oluler-ve-sanatin-evrensel-dilinin-icine-edenler? Geçen hafta, Genelkurmay Başkanlığının İnternet sitesinde yayınlanan bilgi notunda, Silvan ilçesi kırsal kesiminde operasyon için arazide bulunan birliğin, ormanlık bir alanda "terör örgütü" mensuplarıyla karşılaştığını ve yakın mesafeden sıcak temasa girildiğini okurken, inanın içim cız etti. Açıklamada: “Çatışmada ve ormanlık alanda teröristlerce atılan el bombalarının etkisiyle çıkan yangından dolayı 13 askeri personelimiz şehit olmuştur. Ayrıca ikisi ağır olmak üzere 7 askeri personelimiz de yaralanmıştır” deniliyordu. Anaların, babaların yüreği bir kez daha yanmış; evlerine, ocaklarına ateş düşmüştü. Türk ve Kürt gençleriydi ölenler. Bizdendi. KOMUTANLAR BÖLGEDE NEYİ İNCELEDİ Benim fevkalade anlı şanlı egemen medyam, her zaman olduğu gibi ölen Türk gençlerini haberlerine taşırken “bermutat” çocukl..]]> Tue, 19 Jul 2011 09:07:21 +0400 Şike operasyonu Aziz Yıldırım operasyonu değildir, olmamalıdır https://www.evrensel.net/yazi/9674/sike-operasyonu-aziz-yildirim-operasyonu-degildir-olmamalidir https://www.evrensel.net/yazi/9674/sike-operasyonu-aziz-yildirim-operasyonu-degildir-olmamalidir? Sadece Fenerbahçe Spor Kulübü değil, Türk Futbolu şike yangınında kavrulmakta. Gel gelelim bu yangında Fenerbahçe ve onun başkanı vitrine konulmakta. Bugün itibariyle, yürütülmekte olan adli soruşturma kapsamında önce emniyet-hastane, sonra adliye-hastane arasında yedi gün mekik dokuyan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım; asbaşkanlar Şekip Mosturoğlu ve İlhan Ekşioğlu ile kulübün Mali İşler Müdürü Tamer Yelkovan, Altyapı Sorumlusu, Efsane Futbolcu Cemil Turan tutuklanmış durumda. Fenerbahçeliler dışında 22 tutuklu daha var. Gerçi, pek söz eden yok, ama ne olursa olsun onlar da içeri tıkılmış durumdalar. Operasyonda masumiyet karinesi rafa kaldırıldığından, evrensel hukuk kuralları uygulanmadığından ve de “Ergenekon”, “Balyoz”, “KCK” tutuklamalarıyla eş değer bir film izlemekte olduğumuzdan, ne yazık ki Türk adaletine güven duy..]]> Tue, 12 Jul 2011 08:32:01 +0400 Doğum günü(m) kutlu olsun https://www.evrensel.net/yazi/9214/dogum-gunum-kutlu-olsun https://www.evrensel.net/yazi/9214/dogum-gunum-kutlu-olsun? O gün, tam da benim doğum günümdü, televizyonun hangi kanalıydı bilmiyorum, yayımlanan programdan öğrendim, meğer son yıllarda tıp alanındaki gelişmeler yanı sıra, bireyin kendine ve yaşamına daha fazla değer vermesiyle ortalama insan ömrü uzamış, böylece dünya nüfusu da alabildiğine artıyormuş. Konuşan uzman kişi, 2011 yılında dünya nüfusunun yüzde 8.4’ünün 65 yaşın üstünde olacağının öngörüldüğünü söyledi. RAHATLATAN AÇIKLAMA Doğum günlerinde, benim yaş grubumda ya da daha ilerideki yaş gruplarında olanların alabildiğine duygulandıklarından zerre kadar kuşkum yok. Ben de doğal olarak duygulandım, televizyonun sesini de az biraz daha açtım. Uzman kişi, yaşlılık döneminin 65 yaş ve üzeri olarak kabul edildiğini söyledi, ciddi anlamda rahatsızlandım. Rahatsızlandım, çünkü yaşlılığımı tamı tamına bin doksan beş..]]> Tue, 05 Jul 2011 08:26:48 +0400 Ordu’da seçim sonrası gündem tiyatro üzerinde odaklanmıştı https://www.evrensel.net/yazi/8811/orduda-secim-sonrasi-gundem-tiyatro-uzerinde-odaklanmisti https://www.evrensel.net/yazi/8811/orduda-secim-sonrasi-gundem-tiyatro-uzerinde-odaklanmisti? Ordu Belediyesi 7. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Festivali sona erdi. 1.si ve 5.si dışında kalan diğer 5 festivale de katılmış olmanın gururu içinde, kürkçü dükkanına geri döndüm. Dönmeden önceki akşamlarda, tadını çıkarta çıkarta yerel yemeklerden tattım. Bir akşam Ordu Belediye Başkanı Seyit Torun ile bir diğer akşam Ordu Belediye Başkan Yardımcısı Özer Karadağ ile bir başkasında Ordu Belediyesi Karadeniz Şehir Tiyatrosu (OBKT) Genel Sanat Yönetmeni Ali Kemal Tandoğan ile ya İskele Üstü’ndeki Grand Mıdı’da (Vedat Karaman’a selam ederim) ya Köşk’de ya Kervansaray’da, ya da dalgaların sesiyle uyandığım Belde Otel’in havuzunun başında, kah Dikenucu Kavurması (Melocan) yedim, kah Pezik (bir çeşit pazı) Kavurması, kah Karalahana Diblesi, kah taneleri büyümeden toplanmış kabuklu bezelyeden yapılan Bezelye Kızartması, kah Mezgit Tava (Ta..]]> Tue, 28 Jun 2011 09:43:10 +0400 Sırrı Süreyya Önder… Sözüm sanadır https://www.evrensel.net/yazi/8339/sirri-sureyya-onder-sozum-sanadir https://www.evrensel.net/yazi/8339/sirri-sureyya-onder-sozum-sanadir? Oyumu “Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloku”nun seçim bölgemdeki bağımsız adayına vereceğim dedim ya, verdim. O bağımsız aday Sırrı Süreyya Önder’di. Sandığın başında bekledim, Önder’de 28 oy birikti, biri benimdi. Diğer bağımsız adaylardan hiçbirine “sandıkdaşlarım” oy vermedi. “Onu, Ankara’ya gönderebilirsem, bu yazımı anında alnına dayayıp, kendimi yaptıklarının ve yapacaklarının en yakın takipçisi ilan edeceğim” demiştim, şimdi “ön isteklerime” göz atmasını diliyorum. BABAYASA, ARTIK ANAYASA OLMALI Türkiye’nin yeni bir anayasaya gereksinimi elbette bir gerçek… Anayasa, Türkiye’de yaşayan her katmanı ifade etmeli ve bu katmalarca tartışılmalı, tüm katmanların istek ve iradeleri alınarak ve genel kabul görecek bir metin haline getirilmeli. Bu olmadan Anayasa taslağının TBMM’ye taşınması bence fevkal..]]> Tue, 21 Jun 2011 09:09:26 +0400 Anlaşıldı, bu limana başka balık vurmuyor… https://www.evrensel.net/yazi/7945/anlasildi-bu-limana-baska-balik-vurmuyor https://www.evrensel.net/yazi/7945/anlasildi-bu-limana-baska-balik-vurmuyor? Geçtiğimiz pazar günü hava biraz durgun gibiydi, hatta yağmur ha yağdı ha yağacak gibi oldu bir ara, sonra güneş açtı. Olta atmadan, sırtı (su üstünde hareket halindeki bir teknenin arkasından bırakılan seğirtme) çekmeden duramayan insanlar limana üşüşmüştü. Limanda olta sallayanlar yanı sıra, denizin ortası balıkçı tekneleriyle doluydu. Bir tekne geri döndü, vardım yanına, içinden inenle konuştum. Bu kere ille de mercan diyorlardı, ama bir türlü olmuyordu, mercan hiçbirinin oltasına vurmuyordu. “Verimsiz” dedi. Bir süre sonra bir tekne daha döndü. İçinde iki kişi… “Nasıl durum” dedim birine, “sorma beyim” diye asık suratla yanıtladı. “Dip oltası ile mercan avlamak istedim, dünden gelen kolyozları yem olarak kullandım, iki iğneli mercan takımımı yemledim. Avlandığım yer 77 metre. Demir atmadan avlandım, ..]]> Tue, 14 Jun 2011 08:38:18 +0400 Benim oyum barışın! https://www.evrensel.net/yazi/7501/benim-oyum-barisin https://www.evrensel.net/yazi/7501/benim-oyum-barisin? “Mesele inat, bayat dedi bana ve tam diyordu ki öldü proleterya mesela sus artık dedim ona tartışılmaz ki üç maymunla” Mesele/a – Bandista Sınıf kelimesini duyamadığımız, dünyadaki neredeyse tüm ademik literatürün kimlik üstünden yürüdüğü bu dönemde üstümüzde dolaşan hayaleti hatırlama zamanı geldi de geçiyor. Bugün Tarık Ali’nin anlattığı kapitalizme dair öyküyü çok daha iyi okuma zamanı. Ne anlatıyordu Tarık Ali? Örümcekler ve yalnız başına ördükleri ağlar dünyasının geçiciliğine ve pop kültürün çizgi romanlarına yansımalarına değindikten sonra en uzun ömürlü ve korunaklı komün örümcek ağlarına giden, ülkesinin dağlarındaki bir örümcek komününe varıyordu. Bugün, işte tam burada biz yalnız ve aile sigortalı ya da kanallı in..]]> Tue, 07 Jun 2011 10:22:21 +0400 Hıfzı Topuz’dan Nâzım Hikmet romanı https://www.evrensel.net/yazi/7496/hifzi-topuzdan-nzim-hikmet-romani https://www.evrensel.net/yazi/7496/hifzi-topuzdan-nzim-hikmet-romani? Nâzım Hikmet, geçen yıl doğumunun 108. yılında Küba’da da anıldı. Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı (NHKSV) ve Nicolás Guillén Vakfının birlikte düzenlediği, Türkiye’den getirdiğimiz Mehmet Aksoy (1939)’un Nâzım Hikmet (1901-1963) yontusunu Havana’da bir parka dikmek töreni, önce Havana’da Yazarlar ve Sanatçılar Birliği (UNEAC) Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene Kübalı yazarlar, şairler ve sanatçılarla, Küba’nın eski Ankara Büyükelçisi Yazar Ernesto Gomez Abascal ve Türkiye’nin Küba Büyükelçisi İnci Tümay da katıldı. O kadar mı? Değil elbette! Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfının Yönetim Kurulu Başkan Vekili Kıymet Coşkun, Yönetim Kurulu Üyesi Gazeteci-Yazar Zeynep Oral’ın yanı sıra, vakfın üyelerinden Yazar Hıfzı Topuz, Yazar Pınar K&uu..]]> Tue, 07 Jun 2011 10:06:20 +0400 Merve Engin ve Commedıa Gabrıellına: ‘KIYIYA OTURMANIN BÖYLESİ’ https://www.evrensel.net/yazi/7066/merve-engin-ve-commedia-gabriellina-kiyiya-oturmanin-boylesi https://www.evrensel.net/yazi/7066/merve-engin-ve-commedia-gabriellina-kiyiya-oturmanin-boylesi? Commedia dell’Arte tarzının, 16. yüzyıl sonlarında Giovanni Gabriel tarafından yaratılan “Commedia Gabriellina” varyasyonu, ülkemizde hemen hiç bilinmeyen bir “Commedia dell’Arte” stili. Bu tarzda, oyuncu oyunu tek başına masklar ve aksesuarlar yardımıyla anlatıyor, böylece kendine özgü teknikleri ve yapısıyla, oyuncuya birden fazla karakteri yorumlayabilme olanağı sağlanıyor. Gabriellina stilinde oyuncu, sadeliğiyle seyirciyi avucunun içine aldığı gibi, giderek interaktif bir ortam da yaratabiliyor. Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden sonra İtalya’nın Reggio Emilia kentinde kurulu Scuola Internazionale dell’Attore Comico’yu bitiren Merve Engin (1985), ustası Antonio Fava’nın canavaccio (kanava)’sunu kurduğu, süpervizörlüğünü üstlendiği ve masklarını yaptığı “Kıyıya Oturmanın Böylesi-Un ..]]> Tue, 31 May 2011 09:51:22 +0400 Vermeyince Başbakan, ne etsin Suat Arıkan: ‘Senfonik Minyatür’ https://www.evrensel.net/yazi/6635/vermeyince-basbakan-ne-etsin-suat-arikan-senfonik-minyatur https://www.evrensel.net/yazi/6635/vermeyince-basbakan-ne-etsin-suat-arikan-senfonik-minyatur? Hani Nâzım Hikmet’in: “Onlar ki/toprakta karınca,/suda balık,/havada kuş kadar/çokturlar…” diye başlayan şiiri var ya, ama “bunlar” vallahi Şair Baba’nın betimlediklerinden değil, değil ve de çok çoklar. “Bunlar” sanata düşman, çoğaldıkça çoğalıyorlar. Kapatıyorlar, yıkıyorlar… Gonca güllerimizi, sanatçılarımızı zorda bırakıyorlar. İstanbul’da 1969 yılında dünyanın dördüncü büyük sanat merkezi olarak hizmete giren, Türkiye’de Cumhuriyet döneminin simge yapılarından sayılan, 2008’den beri tadilat nedeniyle “tutuklu” bulunan, yani kapalı tutulan Atatürk Kültür Merkezi’ni onarmıyor, buldozerleri yola çıkaracakları günü bekliyorlar. Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal gibileri iyilik yapıyor, &ld..]]> Tue, 24 May 2011 11:43:12 +0400 Bu köşe yastadır! https://www.evrensel.net/yazi/6326/bu-kose-yastadir https://www.evrensel.net/yazi/6326/bu-kose-yastadir? Şu koca dünyada söyleyecek sözü olan onca çocuk sırf sesleri kısıldı diye dağa çıktılar. Devletin kurşunuyla devletin medyasının “gözlem ve kararlılığı” eşliğinde legal bir insan avı mevsimindeymişizcesine öldürüldüler. Bugün sözü edilecek tek şey öldürülen gerillalar ve ölülerine sahip çıkmak isteyen ailelere kurşun atanların vicdansızlığıdır. Bu köşe bugün yıllardır anaları ağlatanlarla ağlayanların hikayesinde mazluma selam olsun diye düşüyor önünüze. BDP’li kadınların pazartesi günü yaptığı açıklamada bir cümle düşüyor aklıma: “Kürt halkı ayakta, analar hem yasta, hem de isyanda, yüreği yanan, insanlığını yitirmemiş tüm kadınlar bu evlat acısını hissetmelidir.” Geceleri yatağın hangi tarafında yatıyorsunuz bilmem; ama vicdanınızı üstüne koca cüsselerin..]]> Tue, 17 May 2011 11:37:01 +0400 Simon’dan baba-kız öyküsü: ‘Ben Sinema Artisti Olmak İstiyorum’ https://www.evrensel.net/yazi/6315/simondan-baba-kiz-oykusu-ben-sinema-artisti-olmak-istiyorum https://www.evrensel.net/yazi/6315/simondan-baba-kiz-oykusu-ben-sinema-artisti-olmak-istiyorum? Üzerinde en az durulan ilişkilerden biri olan baba-kız ilişkisi, esasında öyle hassas bir konu ki! Dikkat ettiyseniz, anne-kız ya da üvey anne-kız ilişkileri masallarda bile sorunluyken, kızların babayla ilişkileri daha naif geçiştirilmiş. Kız çocuğun babayla kurduğu ilişki beklenti, hayal kırıklığı, hayranlık, reddedilme ve sevgi yüklü bir olgu olarak tanımlanıyor ve bu ilişki kız çocuğun seçimlerini ve yaşama bakışını da belirliyor. Bir kızın babasıyla kurduğu ilişki ve içinde bulunduğu etkileşim onun ileriki yıllarda karşı cinsle temaslarını, eşiyle, patronuyla, arkadaşlarıyla ve çalışma arkadaşlarıyla kuracağı ilişkileri de etkiliyor. Kız çocuk, babayla beraber erkek cinsini ve erkeklerin dünyasını öğreniyor, ileride erkeklere dair yapacağı genellemelerin bilgisine babası sayesinde ulaşıyor. Kız çocukları, daha altı aylıkken babalarının sesine ve dokunuşlarına annesininkinden daha farklı tep..]]> Tue, 17 May 2011 11:05:00 +0400 Ruhunu kurtarmaya çalışan adamın öyküsü: ‘Bedensiz Kadın’ https://www.evrensel.net/yazi/5817/ruhunu-kurtarmaya-calisan-adamin-oykusu-bedensiz-kadin https://www.evrensel.net/yazi/5817/ruhunu-kurtarmaya-calisan-adamin-oykusu-bedensiz-kadin? İstanbul Devlet Tiyatrosu, 2010-2011 sezonunda 1965 doğumlu ve Hırvat kökenli Yazar Mate Matišiæ’i Türk tiyatroseverlerine tanıştırıyor. Kazım Akşar’ın yönettiği, Füsun Günersel’in çevirdiği oyun “Bedensiz Kadın” başlığını taşımakta. Mate Matišiæ eserinde, savaºta taraflardan biri temiz kalabilir mi, sonradan duyulan piºmanlık neyi geri getirir, ibadet ederek ruhumuzu kirden pastan kurtarabilir miyiz, nasıl ve neden fahişe olunur, ruhun muazzep olmasını ölüm engeller mi gibi sorulara yanıt aramış. İzleyicisine, Bosna Hersek’in referandum sonucunda bağımsızlığını ilan etmesinin ardından, 6 Nisan 1992’de Sırp güçlerinin başkent Saraybosna’yı ablukaya almasını ve saldırılara başlamasını, üç buçuk yıl süren ve yüz binlerce masum insanın hayatını kaybetmesine, milyonlarcasının evlerini terk etmesine yol açan savaşla he..]]> Tue, 10 May 2011 08:48:42 +0400 1 Mayıs dilekçe bayramı değildir! https://www.evrensel.net/yazi/5400/1-mayis-dilekce-bayrami-degildir https://www.evrensel.net/yazi/5400/1-mayis-dilekce-bayrami-degildir? Her 1 Mayısta olduğu gibi bu 1 Mayısta da hepimiz 2 Mayısın gazetelerini öngörüyorduk. Bizi ya “Birkaç radikal grup hariç olay çıkmadan dağılanlar” olarak tanımlayacaklardı ya da hangi kortejin katılması sürprizdi haberleri yapılacaktı. Bu 1 Mayısın ana akımda haberleştirilmesindeki en önemli sıkıntısı ise “ideolojiler değil sorunlar” mantığı idi. Öyle ki herkes gruplar arası farklılıklardan değil işçilerin ve halkların taleplerinden bahsedildiğini yazdı, söyledi. Açıkçası, aralarında bunu ciddi bir iyi niyetle yapan ve bunun aslında böyle olması gerektiğini bilen muhabirler olduğunu bildiğim gibi, 1 Mayısı bir 23 Nisan edasına çevirme ve fen dersini uzayda yapalım istiyoruz komikliğine evirme telaşı görmek de zor olmadı. Her şeyden önce “olaysız dağılma” komedisinin 1 Mayısın devletçe müsamereleştirilmesi olarak bakıyorum. 1 Mayısı sadece..]]> Tue, 03 May 2011 11:17:26 +0400 Kabare ortamında oynanması gereken bir oyun: ‘Ayışığı Tarifesi’ https://www.evrensel.net/yazi/5399/kabare-ortaminda-oynanmasi-gereken-bir-oyun-ayisigi-tarifesi https://www.evrensel.net/yazi/5399/kabare-ortaminda-oynanmasi-gereken-bir-oyun-ayisigi-tarifesi? Ildikó Von Kürthy 1968 doğumlu, güncel anlatımıyla ilgi çeken, bugünün kadınlarının içinde bulundukları durumlara özel çözümler üreten Alman asıllı bir yazar. Esprili bir dili var. Tiyatro Ti tarafından sahnelenen “Ayışığı Tarifesi-Mondscheıntarıf” de yazarın hafif, ama eğlenceli, ayrıca mizahi bir eseri. “Ayışığı Tarifesi” başlığının ne anlama geldiğini çözemedim, ama sahneye Friedrich Dudy (Katja Wolff’tan esinlenerek) uyarlanmış, Turgay Doğan, eseri Almanca özgün metninden dilimize çevirmiş ve toplumumuz anlayış sınırlarına uygulamış. Yalın ve anlatımcı bir oyun olan “Ayışığı Tarifesi”nin dekorunu gereksiz hiçbir eşya kullanmadan Ali Yenel tasarlamış, Hakan Pişkin sahneye taşımış. Yüksel Aymaz, imleyici ışık düzenini yerine göre somutlayıcı simge aracı olarak da kullanmış, herhalde yönetmenin yeğlediği seyircinin etraf..]]> Tue, 03 May 2011 11:13:49 +0400 Tiyatro Gaga, tiyatromuza fırtına gibi girdi, hoş geldi: ‘Cam’ https://www.evrensel.net/yazi/4937/tiyatro-gaga-tiyatromuza-firtina-gibi-girdi-hos-geldi-cam https://www.evrensel.net/yazi/4937/tiyatro-gaga-tiyatromuza-firtina-gibi-girdi-hos-geldi-cam? Televizyon ve sinemada oyuncu ve senaryo yazarı olarak başarılı işlere imza atan Levent Kazak, ilk göz ağrısına geri dönmüş, bir tiyatro kurmuş: Tiyatro GAGA. İlk demeçlerinden birinde: “Oyunculuk yapmak istediği ya da oyun sahnelemek için değil, oyun yazmak için” tiyatro kurduğunu söylemiş. İlk oyunu olan “Cam”ı AYSA Prodüksiyon Tiyatrosu iş birliğiyle Usta Oyuncu/Yönetmen Lâçin Ceylan sahneye taşımış, ünlü oyuncular oyunda görev almış. Tiyatro GAGA’ya içtenlikle başarılar ve uzun bir ömür diliyor, diktikleri yeni tiyatro bayrağı önünde saygıyla eğiliyorum. Levent Kazak, “Cam”da kadının sosyal konumuna ciddi anlamda dikkat çekmek istemiş. Kurgusu alışılmadık değil, ama gene de seyirciyi şaşırtıyor. Oyun, kocasından boşanmak üzere olan bir resim öğretmeninin atölyesinde geçmekte. Aynı başlayan bir öyk&uum..]]> Tue, 26 Apr 2011 09:24:02 +0400 Celile Toyon’u yeniden alkışlayabilmek onuru: “Leyla’nın Evi” https://www.evrensel.net/yazi/4464/celile-toyonu-yeniden-alkislayabilmek-onuru-leylanin-evi https://www.evrensel.net/yazi/4464/celile-toyonu-yeniden-alkislayabilmek-onuru-leylanin-evi? İlk baskısı Mayıs 2006 tarihinde yapılan, sonradan çok kısa bir süreçte “çok çok” baskılara ulaşan Zülfü Livaneli’nin “Leyla’nın Evi” başlıklı romanı (Remzi Kitabevi), 2010–2011 tiyatro sezonunda Zeynep Avcı tarafından Tiyatrokare için sahneye uyarlandı. Romanda olaylar, yaşamlarındaki bir altüst oluş sonucu bir araya gelen ve birbirlerini tanıyan üç başkişi çevresinde fırdolayı dönüyordu. Bir paşa torunu olan Osmanlı soylusu Leyla Hanım, Almanya’da büyümüş seks modelliği yapmış, daha sonra hip-hop şarkıcısı olmuş isyancı bir Türk kızı ve büyük konaklarda uşaklık yapma kaderini değiştirme ihtirasıyla yanıp tutuşan Ali Yekta Bey... Boğaziçi’ndeki bir yalı çevresinde gelişen olaylar, esasında Leyla Hanım ile Roxy’nin birbirlerini keşfetme öyküsü olarak değil, insanoğlunun barınma gereksi..]]> Tue, 19 Apr 2011 12:02:50 +0400 LGBT’den sorumlu devlet bakanı adayım: Hilal Kaplan https://www.evrensel.net/yazi/3948/lgbtden-sorumlu-devlet-bakani-adayim-hilal-kaplan https://www.evrensel.net/yazi/3948/lgbtden-sorumlu-devlet-bakani-adayim-hilal-kaplan? O bir demokrat. Tahsilli bir kadın, sivri laflar ediyor, genç ve sivil olanların yanında yürüyor. O kadar bilgili ki biz sosyalistlere kim bilir kimden duyduğu rivayetleri tarihimizmiş gibi anlatıyor. O, özellikle de eş cinsellerin ne bu dünyada ne öbür dünyada “doğru yolu” bulamayacağını hepimize hatırlatıyor. Ne mutlu ki o var, aksi halde biz tüm yolunu kaybetmiş zavallılar, bu ipsiz sapsız sürü günah çukurunda kendi pisliğimizde boğulacaktık. Bu yazı Yeni Şafak’ın tazesi, Taraf’ın eskisi Hilal Kaplan’a adanmıştır. Hilal Kaplan’ı tanımayanlarınız için bu giriş bir şey ifade etmiyor olabilir. Hilal Kaplan, Türkiye’deki LGBT düşmanlığının resmi aile patroniçesi Aliye Kavaf’la birlikte bayraktarıdır. Kendisi “hamdolsun” ki bu dünyaya, İslamcıların ne kadar demokrat ve aydın insanlar olduklarını, kendileri dışındaki hayat tarzları..]]> Tue, 12 Apr 2011 11:09:52 +0400 Baba ve iki oğlunun kara komedisi: “Annem Yokken Çok Güleriz” https://www.evrensel.net/yazi/3947/baba-ve-iki-oglunun-kara-komedisi-annem-yokken-cok-guleriz https://www.evrensel.net/yazi/3947/baba-ve-iki-oglunun-kara-komedisi-annem-yokken-cok-guleriz? Edinburgh Fringe Festivali’nde ödül alan, dünyanın birçok yerinde sahnelenen İrlandalı Genç Yazar Enda Walsh’ın (1976) “Annem Yokken Çok Güleriz (The Walworth Farce)” Tiyatro Gerçek tarafından Mehmet Birkiye’nin yönetiminde sahnelenmekte. “Annem Yokken Çok Güleriz”, günümüzde toplumların iyi saydığı her kavramı ve kurumu ayakta tutmak için sıkça başvurulan, ama başvurulduğu asla açık yüreklilikle ortaya konulamayan/konulmayan şiddetin öyküsünü değişik bir biçem ve biçim içinde anlatmakta. Daha doğrusu yaşamın bir köşeye iğnelediği, öyküsünü yitiren dar gelirli bireylerin aile, baba-oğul ilişkileri ekseninde yeniden kendi öykülerini kurmaya çabalamalarının ilginç bir örneğini oluşturmakta. En güvendiğimiz, en güvenilir korunak evimizdir,..]]> Tue, 12 Apr 2011 11:07:39 +0400 Milliyetçi muhafazakarlığın kafa karışıklığı https://www.evrensel.net/yazi/3523/milliyetci-muhafazakarligin-kafa-karisikligi https://www.evrensel.net/yazi/3523/milliyetci-muhafazakarligin-kafa-karisikligi? 2000’li yılların şehirler arası otobüs yolcularına yaptığı en büyük kötülük koltukların arkasına yerleştirilen küçük televizyon ekranları oldu. Firmalar ve reklam şirketleri tarafından büyük birer yenilik olarak sunulan bu dev hizmetlerin nasıl birer ideolojik araç haline geldiği üstüne kafa yormak da sanırım bize düşüyor. Bu seyahat süreçlerinde izleyebileceğimiz kanallar otobüs firmaları tarafından belirleniyor. Elbette her firma bir şekilde kendi bakış açısına uygun kanalları biz yolda sıkılan, yetersiz ışıkta kitap ve gazete okuyamasın diye ışıkları yetersiz bırakılmışlar için harika şeyler öneriyor. Tabii ki bu öneriler bambaşka bir noktaya taşıyor bizi. Örneğin STV ve TGRT ile artık iyice yarışma kanalına dönen Show TV’deki programlar arasında zorunlu olarak seçim yaptığım yolculukta karşılaştığım, insanlığın ve zekanın ulaştı..]]> Tue, 05 Apr 2011 16:41:18 +0400 Tam ödüllük mükemmel kolektif bir çalışma: ‘Kutlama’ https://www.evrensel.net/yazi/3522/tam-odulluk-mukemmel-kolektif-bir-calisma-kutlama https://www.evrensel.net/yazi/3522/tam-odulluk-mukemmel-kolektif-bir-calisma-kutlama? Thomas Vinterberg, Mogens Rukov ve Bo Hr. Hansen “Kutlama/Festen” başlıklı bir senaryo ve oyun metni yazmışlar. Bu senaryo bir “Dogma 95” akımı ürünüymüş. “Dogma 95” dediğimiz, 1995 yılında Danimarkalı Yönetmenler Lars von Trier, Thomas Vinterberg, Kristian Levring ve Søren Kragh-Jakobsen tarafından başlatılmış avangart bir film yapım akımı. “Festen” (1998), Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü dahil pek çok bağımsız festivalde ödüller almış. 2004 yılında Britanyalı Oyun Yazarı David Eldridge, “Festen” film senaryosunu oyun metnine uyarlamış, o da yepyeni ödüllerden nasiplenmiş. “Festen/Kutlama”, şimdi de Dot’un yeni sahnesinde seyirciyle buluşmakta. Bana sorarsanız, itibarlı ödüllere aday gösterilmeden kendiliğinden aday olmakta ya da başka bir deyimle benim “En İyi”lerim arasında yer al..]]> Tue, 05 Apr 2011 16:40:11 +0400 Ulusalcılar ve cemaatçilerin ‘demokrasi’ yanılsaması https://www.evrensel.net/yazi/3024/ulusalcilar-ve-cemaatcilerin-demokrasi-yanilsamasi https://www.evrensel.net/yazi/3024/ulusalcilar-ve-cemaatcilerin-demokrasi-yanilsamasi? Her sabah gazeteleri sütun sütun dolduran o kelime bütünlerini, haberleri, dönemi aşan okumalar yaparak incelemek bir gazete okuru için şanstır. Türkiyeli olmanın verdiği bir pratik bilinçle ilgisi var denebilir. Örneğin hepimiz 3 Ağustos 2009 tarihli Radikal’de çıkan “Terörden hapse düşüren kanıt: Bir yemek, iki bardak çay...” başlıklı haberi nedenleri, sonuçları ve işleyiş biçimi dahilinde incelemiş olsaydık 2011’in Martında yaşadıklarımızı böylesine “derin” bir sarsıntı ile karşılamayacaktık. Radikal’in haberinin girişine bakmak bile yeterli aslında dramımızı anlamak adına: “Sevim, Devrimci Karargah lideri Yılmazkaya’yı okuldan tanıyordu. Bu arkadaşlık sadece onu değil yeğeni Ceren’i, eski eşi Necdet’i, Necdet’in sevgilisi Melek’i, Melek’in arkadaşı Metin’i de hapse düşürmeye yetti.&rdqu..]]> Tue, 29 Mar 2011 14:29:25 +0400 Dotmarsta’dan son derece ciddi bir yetişkin oyunu: ‘Punk Rock’ https://www.evrensel.net/yazi/3023/dotmarstadan-son-derece-ciddi-bir-yetiskin-oyunu-punk-rock https://www.evrensel.net/yazi/3023/dotmarstadan-son-derece-ciddi-bir-yetiskin-oyunu-punk-rock? Kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin en iyi mekanlarında profesyonel bir yönetimle sıra dışı özgün ve cesur projeler üreterek geniş kitlelere “butik” seyirlik sunmayı hedefleyen Dot; kentlerde insanların yaşamlarında pozitif değişim yaratmayı ve eğlence sektörüne farklı bir yaklaşım katmayı amaçlayan Mars Entertainment Group’un sponsorluğunda Maçka G-Mall’daki salonda, DOTMARSTA projesinin 2010–2011 sezonu oyunu olarak 1971 doğumlu İngiliz Yazar Simon Stephens’in gene iddialı bir yapıtını sahneliyor. Simon Stephens, İngiliz tiyatrosunda gün geçtikçe daha fazla dikkat çeken bir oyun yazarı ve oyunlarında genellikle aile yaşamını insancıl bir yaklaşımla incelemekte. Acımasız bir yazı biçemi var. Toplumsal olaylarda iki yaklaşımla değişmeleri inceliyor, zaman derinliği ve zaman kesiti araştırmaları yapıyor. “Punk Rock” başlıklı bu oyununda, birey o..]]> Tue, 29 Mar 2011 14:27:57 +0400 Hayatın eylemlilik kararı https://www.evrensel.net/yazi/1628/hayatin-eylemlilik-karari https://www.evrensel.net/yazi/1628/hayatin-eylemlilik-karari? “Kimliğin yoksa zaten ölü gibisin. Hepimiz yaşadığımızı hissedebilmek için dağa çıktık” diyor savaşın bir canlı tanığı, Bejan Matur’un Dağın Ardına Bakmak kitabında. İçinde dağa çıkan ya da bir şekilde oradan dönenlerin hikayesini barındıran bu kitabı okurken, hayatın eğiticiliği konusunda emin oluyorsunuz. “Academia”nın yahut sıradan bir kent hayatı tecrübesinin bize öğrettiği o “kimlik” problemlerinin çok dışında bir şeyi, bir hikayeyi anlatıyor Kürt sorununun muhatapları bize. Bir anda öğrendiğiniz o afili cümlelerden çok daha fazlası düşüyor içinize, teoriye karşı pratiğin canlılığıyla baş başa kalıyorsunuz. Bugün baştan sona gazetelerinizi tarayın. Bu hikayeler devlet ve insan arasında geçen hikayelerin sonuçları. İkinci ve üçüncü sayfalar hariç belki de. En sıradanın en hakimle diyaloğuna tan..]]> Tue, 08 Mar 2011 13:07:26 +0300 Zeliha Berksoy’dan, tam anlamıyla bir ‘butik’ oyun: ‘İsmene’ https://www.evrensel.net/yazi/1627/zeliha-berksoydan-tam-anlamiyla-bir-butik-oyun-ismene https://www.evrensel.net/yazi/1627/zeliha-berksoydan-tam-anlamiyla-bir-butik-oyun-ismene? Semiha Berksoy Opera Vakfı Stüdyo Sahnesi, Yannis Ritsos’un (1909–1990) 1966’da Atina’da başlayıp 1971’de Sisam (Samos)’da tamamladığı dramatik monolog biçimindeki bir şiirini (Alışkanlıklar da Değişir / Adam Yayıncılık-Şiir Dizisi / 1984-Sayfa 51), daha doğrusu, anıların zindanında kalmış İsmene’nin iç dünyasını yansıtan bir uzun şiiri sahnelemekte. Bu uzun şiiri Cevat Çapan Usta dilimize o kendine özgü mükemmel biçim ve biçemiyle, dil bilgisiyle çevirmiş; Zeliha Berksoy Usta, Ritsos’un şiirini sahne üstü için yorumlarken, Sophokles’in “Antigone” tragedyasından tanıdığımız, yalnızlığa yargılı bu kahramanı, neredeyse Ritsos ile kol kola girerek yoğurmuş. Mitolojik söylencedeki olaylarla, Yunanistan’da 21 Nisan 1967 sabahı gerçekleştirilen darbe ile başlayan askeri yönetimi, yani birçok bakımdan anakronistik..]]> Tue, 08 Mar 2011 13:06:20 +0300 Tam da zamanında sahnelenen bir oyun: “Pir Sultan Abdal” https://www.evrensel.net/yazi/1153/tam-da-zamaninda-sahnelenen-bir-oyun-pir-sultan-abdal https://www.evrensel.net/yazi/1153/tam-da-zamaninda-sahnelenen-bir-oyun-pir-sultan-abdal? Anne-oğul Çolpan İlhan ile Kerem Alışık’ın, usta oyuncu Sadri Alışık’ın anısını yaşatmak amacıyla kurdukları Sadri Alışık Tiyatrosu 11. yılında 16. Yüzyılda Sivas’ta ekonomik sorunlardan kaynaklanan başkaldırının ateşleyicisi olan Pir Sultan Abdal’ın öyküsünü anlatmayı yeğlemiş. Ne kutsal bir düşünce değil mi? Büyük, köklü ve uygar uluslar kendi kimlikleri üzerinde büyüyorlar, gelişiyorlar, devamlılık sağlıyorlar. Günümüzde evrensel olmanın yolu bu! Kendi kendiniz olamıyorsanız, kendinize yetemiyorsanız, başkaları sizi kabul eder mi? Elbette etmiyor. Bir milletin ulusal kimliği, onun kültür temellerinde gizli. Ulusal kültürünü yitiren ulusların güçlü olmalarına kim olanak tanır ki? Kimse... Zaten tanımıyorlar işte! Erol Toy’un yazdığı “Pir Sultan Abdal”, Umur Bugay’ın yönetiminde 1967 tarihinden..]]> Tue, 01 Mar 2011 14:36:30 +0300 Giancarla/Mauro ve Roma’da bir Türk Julıet: ‘Deniz Özdoğan’ https://www.evrensel.net/yazi/632/giancarlamauro-ve-romada-bir-turk-juliet-deniz-ozdogan https://www.evrensel.net/yazi/632/giancarlamauro-ve-romada-bir-turk-juliet-deniz-ozdogan? Türk konukseverliği ünlüdür. Hepimiz rahatlıkla sözünü ederiz de, öyle sanıyorum ki İtalya’da konukseverlik ne anlama gelir bilmezsiniz. Sevgilimle yaptığımız son Roma gezimizde tanık olduğumuz kadarıyla; konukseverlik, cömertlik, alçakgönüllü olmak ve de asalet sentezi demek. Dostlarım Giancarla (de Marchi) ile Mauro Zampini çiftinin evinde kaldığımız bir haftadan biraz fazla süre içinde hümaniter seviyeyi çok yönlü işaretleyen en gerçekçi göstergeye tanık oldum. Gerçekten de tanık olunası, örnek alınası bir ağırlamaydı Zampini çiftinin bize sundukları. Türkiye doğumlu Giancarla, ağzımızdan çıkan tüm sözcükleri, hatta sevgilimle aramızda konuştuklarımızı hangi lisanda söylemiş olursak olalım sanki beyninde kayda aldı. Bu arada, çaktırmadan kurcaladı da… Hangi meyveyi severiz; “spaghe..]]> Tue, 22 Feb 2011 20:42:01 +0300