Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Her gün biraz daha karanlık https://www.evrensel.net/yazi/77837/her-gun-biraz-daha-karanlik https://www.evrensel.net/yazi/77837/her-gun-biraz-daha-karanlik? Neredeyse bir yıldır her cuma öğleden önce Saha Notları’nı gazeteye gönderiyorum. Sonrasında belki bir, belki iki gün yazı meselelerine ilişmiyorum. Ama pazartesi gelince bir sonraki yazının muhtemel konuları kafamda dolaşmaya başlıyor. Perşembeye kadar konu netleşiyor, perşembe gecesi ya da cuma sabahları yazılıyor. Aylar içinde Saha Notları böyle bir rutine oturdu. Bir de halihazırda sırasını bekleyen yazılar var. Her hafta onlardan birini yazsam diyorum ama araya gündemden fırlayan ya bir kriz ya da derin üzüntü formunda kötü bir ağız tadı girip duruyor. Misal, bu haftalarda Saha Notları Amerikan seçimleri hakkında olsun isterdim. Seçim sandığına çıkan son düzlükte ortalık Hillary Clinton’ın email skandalı ile bir kez daha ve çok şiddetli çalkalanıyorken, Amerikan medyasının tavrı tartışmaya değerdi. Ama mümkün değil. Hemen yanı başımızda medyaya dair bunca vahim konu varken Amerikan medyası ve seçimler başlığını açmaya el varmıyor. Diğer yandan içinde yüzdüğümüz vahamet öyle ke..]]> Sat, 05 Nov 2016 04:30:53 +0300 Gazeteciliğin karşısındaki iktidar Kuzey Dakota'da da aynı https://www.evrensel.net/yazi/77743/gazeteciligin-karsisindaki-iktidar-kuzey-dakotada-da-ayni https://www.evrensel.net/yazi/77743/gazeteciligin-karsisindaki-iktidar-kuzey-dakotada-da-ayni? Türkiye’de yüze yakın gazeteci tutuklu, onca medya kuruluşu mühürlü. Bağımsız gazeteler ve gazeteciler üzerindeki baskı her geçen gün biraz daha artıyor. Bazen bir adım geriye çıkıp içinde bulunduğumuz gerçekliğe eleştirel bir mesafeden bakmak ve gerçekliğimizi farklı yönleriyle, nesnel ve serinkanlı bir şekilde görmek gerekir. Gündelik bir deneyimin farklı bir bağlamda başkalarınca nasıl yaşandığına tanık olmak ve anlamaya çalışmak bu farkındalık için en doğrudan yollardan biri. Hafta başında basın özgürlüğünün önüne çekilen setler ve iktidarların hakikat nefreti ile ilgili bu kez Amerika’dan bir vakayı takip ettik. Amerika’nın Kuzey Dakota eyaletinde bir savcı, internet yayını yapan alternatif haber kanalı Democracy Now!’ın kurucularından Araştırmacı Gazeteci Amy Goodman’ın tutuklanmasını istemişti. Goodman pazartesi günü ifade vermeye adliyeye gittiğinde davanın şimdilik geri çekildiğini öğrendi. Yöneltilen suçlamaların doğası ise bize çok tanıdık. Savcılık, Goodman’a yaptığı bi..]]> Sat, 22 Oct 2016 04:13:48 +0300 Gazeteciler neden oturma eylemindeydi? https://www.evrensel.net/yazi/77697/gazeteciler-neden-oturma-eylemindeydi https://www.evrensel.net/yazi/77697/gazeteciler-neden-oturma-eylemindeydi? Üzerinde “Biz Gazeteciyiz” yazan yeleklerle on altı gazeteci kameraların karşısındalar. Üç gün süren oturma eylemlerini basın açıklamasıyla sonlandırıyorlar. Yelekleri sembolik. Gazeteciliklerinin türlü işaretleri o anın içinden, kendiliğinden beliriyor. Van TV Diyarbakır muhabiri Hülya Emeç’in sözleri hem sitem hem özlem dolu: “Kameraların arkasında olmamız gerekirken karşınıza geçmiş basın açıklaması yapıyoruz. Bize bunu yaptılar.” İmc TV’den Bekir Güneş basın toplantısının sonuna doğru, ayakta onları kaydeden diğer gazetecilere “Arkadaşlar biliyoruz uzayan basın açıklamalarını sevmiyorsunuz, biz de sevmezdik. Toparlıyoruz” diyor. Basın açıklamasını yapan kendisi ama Bekir o anı elinde mikrofonla röportaj almak üzere bekleyen bir muhabir gibi yaşıyor, öyle hissediyor. Bu gazetecilerin televizyonlarının kapatılması ile dertleri büyük. Şimdi işsizler. Ama esas meseleleri ekmek teknelerinden olmak değil. Basın açıklamasından az önce telefonda konuştuğum Refik Tekin şöyle anlatıyor: “Am..]]> Sat, 15 Oct 2016 04:29:59 +0300 Bundan sonrası anlatım bozukluğu https://www.evrensel.net/yazi/77650/bundan-sonrasi-anlatim-bozuklugu https://www.evrensel.net/yazi/77650/bundan-sonrasi-anlatim-bozuklugu? Halkın önemli bir bölümünün haberlerini televizyondan aldığı bir ülkede yaşıyoruz. Ve televizyon hiç bu kadar faydasız hatta yıkıcı bir ev eşyası olmamıştı... Geçen hafta Redhack’in ifşa ettiği yazışmalar üzerine Aydın Doğan “Kırk yıldır devletimiz ve milletimizin çıkarlarını savunduk. Bağımsız yayınımızı sürdüreceğiz”diyerek anlatım bozukluğu dediğimiz şeyin kategorik tanımını yapan cümleler sarf etti. Tam o sıralarda aralarında imc TV ve Hayatın Sesi’nin de olduğu on iki televizyon ve on radyo kanalının yayınları birer birer kesiliyordu. Birkaç gün içinde bu kanalların kapılarına mühür vuruldu, yayın malzemeleri TRT’ye devredildi. Yetkililer mühürlemek için imc TV binasına geldiğinde canlı yayın sürüyordu. Kanal çalışanları, canlı yayında tek yumruk direndiler, binayı kolay kolay terk etmediler. Aynı akşam kapatılan TV kanalları o kanalları temsil edenlerin yokluğunda güya CNNTürk’te konuşuldu. Yayından hemen önce Galatasaray Meydanı’ndaki protestoda CNNTürk’ün ne oradakilere mikrofo..]]> Sat, 08 Oct 2016 08:40:25 +0300 Etkisiz hale getirilen barış umudu ve habercilik https://www.evrensel.net/yazi/77597/etkisiz-hale-getirilen-baris-umudu-ve-habercilik https://www.evrensel.net/yazi/77597/etkisiz-hale-getirilen-baris-umudu-ve-habercilik? Her gün çatışmalarda yaşamını yitiren askerlerin haberlerini alıyoruz. Ekran bantları, etkisiz hale getirilen teröristleri yazıyor. On yıllardır süren bu savaşta kaç kişinin yaşamını yitirdiği sorusuna ne kadarımız cevap verebiliyoruz? Ne kadarımız “etkisiz hale getirilmek” tam olarak ne demek diye soruyoruz? Columbia Üniversitesi Sosyoloji bölümünden Noah Arjomand yakın zamanda yayınlanan makalesinde1 çatışmalarda ölenlerin sayısı konusunda yaratılan muamma ve tutarsızlığın istisna değil kural haline geldiğini anlatıyor. Örneğin, 1987-2002 yılları arasında çatışmadan ölenlerin sayısı İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve bölge valilikleri tarafından ayrı ayrı çok net olarak verilse de birbirini tutmuyor. Dahası, yetkili ağızlar karşılarındaki dinleyici kitlesi değiştikçe farklı sayılar söyleyebiliyor. Arjomand, dönemin Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ’un 2008-2009 yıllarında Diyarbakır’da bir konuşmasında 30-35 bin toplam kayıptan bahsettiğini, 44 bin kişinin öldüğünden söz ..]]> Sat, 01 Oct 2016 04:52:01 +0300 Çıkışımız var mı? https://www.evrensel.net/yazi/77547/cikisimiz-var-mi https://www.evrensel.net/yazi/77547/cikisimiz-var-mi? Hafta boyu olanları düşününce başı sonu olmayan bir kara delikte olduğumuz hissi yine ağır basıyor. Bu his, bu haftaya özgü değil. İçine düşüldüğü kesin, fakat çıkış emaresi görünmeyen; zamanın bölünmediği, akmadığı haksızlıklar silsilesinden ibaret günler... Yazıya epey karamsar bir giriş bu. Ama bir kaç olaya bakın: Marmaray’da taşeron işçi olarak çalışan Fatih Uysal, arıza gidermek için gönderildiği tünelde elektrik akımına kapıldı ve yaşamını kaybetti. Yetkililer “teknik bir arıza” nedeniyle seferlerin bir süre yapılamadığını duyurdu. Kısa süre de sonra seferlerin “normale” döndüğü belirtildi... Diyarbakır’da evlerine yapılan baskınla aralarında yirmi günlük bir bebek ve annesinin de bulunduğu 24 öğretmen gözaltına alındı. Anne ve bebek bir süre sonra serbest bırakıldı ancak diğer öğretmenler avukatlarıyla henüz görüşemedi... Bağlarbaşı’daki Kalfayan Ermeni İlköğretim Okulunun duvarına okulların açıldığı gün “Türk ırkı sağ olsun” yazıldı. Sarıyer İstinye sahilinde üzerinde “Kür..]]> Sat, 24 Sep 2016 04:51:47 +0300 Zamanın ruhu dayanışmada saklı https://www.evrensel.net/yazi/77498/zamanin-ruhu-dayanismada-sakli https://www.evrensel.net/yazi/77498/zamanin-ruhu-dayanismada-sakli? Böyle bir zamanda yaşıyor olmasaydık, Yeni Akit’in Evrensel gazetesi hakkında (ve hatta herhangi bir konu hakkında) yazdıkları hiçbirimizin umurunda olmazdı. Ne yazık ki, hedef göstermenin, tetikçiliğin işler bir infaz mekanizması olduğu bir tuhaf zamanda yaşıyoruz. En yakın örneklerini düşününce de endişelenmemek elde olmuyor. Akit’in Özgür Gündem’i hedef göstermesini ya da geçen kış Sabah’ın imc TV ile ilgili ‘vatandaş rahatsız’ kampanyasını biliyoruz. Özgür Gündem’in kapatılması, gazetecilerin darbedilerek götürülüşü, genel yayın yönetmeni ve yazı işleri müdürünün hâlâ tutuklu oluşu, imc TV’nin hukuksuz bir biçimde Türksat’tan atılışı gözümüzün önünde. Köşelerden yapılan tutuklama çağrıları ve onlara emir komuta zinciri varmışçasına anında verilen yanıtları biliyoruz. Yoksa, çarşamba günü Akit ‘PKK sözcüsü Evrensel kapatılıyor’ diye yazdıysa kimin umurunda olurdu? Yazan kişi ‘Türk bayrağından rahatsızlar’ alt başlığını atarak kendince milliyetçi damar gıdıklamış. Evrensel ‘sözde’ ga..]]> Sat, 17 Sep 2016 04:06:27 +0300 En büyük, en ezen ve suçu görülmeyen... https://www.evrensel.net/yazi/77456/en-buyuk-en-ezen-ve-sucu-gorulmeyen https://www.evrensel.net/yazi/77456/en-buyuk-en-ezen-ve-sucu-gorulmeyen? Saha Notları’nı türlü nedenlerle yazamadığım geçtiğimiz iki haftayı, konu edindikleri vahşeti norm sayarak katlayan, farklı bağlamlardan olmalarına rağmen kardeşlikleri baki iki yazı çerçeveliyor. İlki 3. havalimanı şantiyesinde 31 Ağustos’ta panoya asılan mektup. İnşaatta yatakhane paylaştığı işçi tarafından üzerine bidon bidon benzin dökülerek yakılan Mehmet Aytaç’ın ardından şantiye yetkilisi katliamı “üzücü bir olay” olarak nitelemektedir. Yetkili endişelidir; belli bir şekilde ifade ederse karşılık bulacağından emin olduğu özel ricasıyla kaygısını dindirmeye çalışır: “Bu tür olayların dışarıda projemizle ilgili farklı algılar oluşturmaması için.... Hepimiz bir aileyiz. Sizlerden bir özel ricamız içerideki bu olayın 3. kişilere aktarılmasında gerekli hassasiyeti göstermenizi... Anlayışınız ve iş birliğiniz için...”Mektuptaki “Aileyiz” sloganının anlamlarını ortaya döken bir analiz için İrfan Aktan’ın GazeteDuvar’da yayımlanan yazısını lütfen okuyun (http://www.gazeteduvar.com.tr/ya..]]> Sat, 10 Sep 2016 04:51:29 +0300 Net, yürekli, çalışkan bir muhabir https://www.evrensel.net/yazi/77315/net-yurekli-caliskan-bir-muhabir https://www.evrensel.net/yazi/77315/net-yurekli-caliskan-bir-muhabir? Gülfem’le ne zaman tanıştığımı hatırlamıyorum. Sanırım üç ya da dört yıl önce muhabir olarak imc kadrosuna katıldı ama zihnimdeki fotoğrafta Gülfem sanki hep oradaymış ve kahkahasıyla haber merkezini en başından beri şenlendiriyormuş gibi. Şahsına münhasır halleri, dövüş sporlarına ilgisi, azmi, en çok ta peşine düşmeyi kafasına koyduğu haberi gündem toplantılarında haber müdürüne dünyanın en önemli meselesini savunur gibi savunuşu aklımda. Şimdi bir de Özgür Gündem’deki baskını polis müdahalesine rağmen canlı yayında soğukkanlı anlatışıyla... Geçtiğimiz yıl 8 Mart sabahı bu kez heyecanlı bir etnograf olarak imc TV haber merkezine vardım. Bir süredir araştırma projem için haber merkezinde katılımcı gözlem yapıyordum ama ekiple sahaya çıkmanın tadı bambaşka oluyordu. Üstelik bu kez 8 Mart’ı takip etmeye gidiyorduk. Kanala vardığımda Mor Bülten’in editörü Serpil ve Gülfem yayın için kullanılacak KJ’yi tartışıyorlardı. “Yasta Değil İsyandayız Diyen Kadınlar Talepleri İçin Yürüyor” cüml..]]> Sat, 20 Aug 2016 04:51:30 +0300 Mitik dünyamızın vahşi ikili karşıtlıkları https://www.evrensel.net/yazi/77269/mitik-dunyamizin-vahsi-ikili-karsitliklari https://www.evrensel.net/yazi/77269/mitik-dunyamizin-vahsi-ikili-karsitliklari? İnsan zihni, dilbilimdeki gramer ve anlam yapılarına benzeyen ve evrensel kurallarla işleyen bir mekanizmadır. Bilinç dünyayı, biri diğerini doğrudan dışlayan birbirine karşıt anlamlar üzerinden, yani ikili karşıtlıklarla algılar. Örneğin zihin, “kadın” ve “erkek” kavramlarından birini diğeri olmadan, “aşağı” denince “yukarıyı” düşünmeden, “dost” denince “düşman” akla gelmeden anlayamaz. Sağ-sol, iyi-kötü, güzel-çirkin, gece-gündüz hep birlikte var olur, karşıtlıklar birbirine örülerek anlam kurulur. Fransız Antropolog Claude Levi- Strauss (1) , ortaya attığı bu kuramla, ilkel-modern (bir ikili karşıtlık daha!) tüm toplumları ve farklı insan kültürlerini incelerken evrensel bir sisteme ulaşmayı hedeflemiş, yapısalcı antropolojinin de temelini oluşturmuştur. Çokça eleştirilen, bir dönem etkili olsa da geçerliğini çoktan kaybetmiş bu kuramdan sizi sıkma pahasına bahsetme nedenim ise Levi-Strauss’un mitlerle ilgili yazdıkları. Ona göre, toplumların kuşaktan kuşağa aktardığı masallar, hika..]]> Sat, 13 Aug 2016 04:13:23 +0300 Mitik dünyamızın vahşi ikili karşıtlıkları https://www.evrensel.net/yazi/77268/mitik-dunyamizin-vahsi-ikili-karsitliklari https://www.evrensel.net/yazi/77268/mitik-dunyamizin-vahsi-ikili-karsitliklari? İnsan zihni, dilbilimdeki gramer ve anlam yapılarına benzeyen ve evrensel kurallarla işleyen bir mekanizmadır. Bilinç dünyayı, biri diğerini doğrudan dışlayan birbirine karşıt anlamlar üzerinden, yani ikili karşıtlıklarla algılar. Örneğin zihin, “kadın” ve “erkek” kavramlarından birini diğeri olmadan, “aşağı” denince “yukarıyı” düşünmeden, “dost” denince “düşman” akla gelmeden anlayamaz. Sağ-sol, iyi-kötü, güzel-çirkin, gece-gündüz hep birlikte var olur, karşıtlıklar birbirine örülerek anlam kurulur. Fransız Antropolog Claude Levi- Strauss (1) , ortaya attığı bu kuramla, ilkel-modern (bir ikili karşıtlık daha!) tüm toplumları ve farklı insan kültürlerini incelerken evrensel bir sisteme ulaşmayı hedeflemiş, yapısalcı antropolojinin de temelini oluşturmuştur. Çokça eleştirilen, bir dönem etkili olsa da geçerliğini çoktan kaybetmiş bu kuramdan sizi sıkma pahasına bahsetme nedenim ise Levi-Strauss’un mitlerle ilgili yazdıkları. Ona göre, toplumların kuşaktan kuşağa aktardığı masallar, hika..]]> Sat, 13 Aug 2016 04:13:28 +0300 Ne zaman, ne için gazetecilik? https://www.evrensel.net/yazi/77217/ne-zaman-ne-icin-gazetecilik https://www.evrensel.net/yazi/77217/ne-zaman-ne-icin-gazetecilik? Hafta boyunca ana akım haber bültenleri ve tartışma programları darbe girişimine dair notları, yorumları bir önceki haftadan farksız bir biçimde verip durdular. O tutuklu generalin ifadesi, bu darbeci yüzbaşının yakalanması, eski genelkurmay başkanının olanı biteni yorumlaması, parti liderlerinin hep birbirine benzeyen sözleri... Bunlar önemsiz değil. Ama derinleşen bir tartışma görmedikten sonra aynı konuyu tek bir çerçevede konuşmak güç odağının ortaya koyduğu anlatıyı pekiştirmekten başka ne işe yarar? Hükümet temsilcilerinin duygu dolu sözlerinden sokakların duvar kağıdı haline gelen ‘Hakimiyet Milletindir’ ilanlarına kadar yeni bir hikayenin tuğlaları birer birer diziliyor. Hikayeyi ören semboller, yaslanılan anlatı araçları, uyarlanan ve sıfırdan yaratılan ulusal mitlerin, kültürel analizle uğraşanların bir yandan iştahını kabartırken diğer yandan ‘hep aynı hikaye’ bıkkınlığına yol açması kaçınılmaz. Çarşamba günü MKYK toplantısından sonra AK Parti Sözcüsü Yasin Aktay’ın “Şu a..]]> Sat, 06 Aug 2016 04:54:16 +0300 Hangi kıstasla bir torbada? https://www.evrensel.net/yazi/77167/hangi-kistasla-bir-torbada https://www.evrensel.net/yazi/77167/hangi-kistasla-bir-torbada? Ülke çapında ilan edilen OHAL’de on günü geride bırakırken yeni bir kanun hükmünde kararnamenin soğuk duş etkisini yaşamaya devam ediyoruz. Zengin içerikli bu son KHK’ye göre yargıçlaşan savcılar, hakim kararı olmaksızın yakalama ve el koyma kararı verebilecek. Ev sahibi orada bulunmasa da, polis komşu gözetiminde evde arama yapabilecek. Dava dosyalarına erişim engelinden gözaltında avukat hakkından mahrumiyete kadar giden bu uygulamalar, aslında askıya alınması mümkün olmayan ama daha ilk günden bir tedbirmişçesine askıya alındığı ilan edilen uluslararası insan hakları sözleşmelerine sayısız ihlal vakası oluşturacak nitelikte. Aynı KHK’de 16 TV kanalı, 3 haber ajansı, 23 radyo, 45 gazete, 29 yayınevi ve 15 derginin de kapatılması kararı verildi. Birbirine neye göre, hangi kıstasla eklendiğini bilemediğimiz bir zincir. Kapatılan gazeteler arasında Zaman ve Taraf da var, muhalif yayıncılığıyla bilinen Bizim Kocaeli gibi yerel gazeteler de. Ve hakkında yakalama kararı çıkartılan v..]]> Sat, 30 Jul 2016 05:00:01 +0300 Dehşet görüntülerinden kalan kritik sorular https://www.evrensel.net/yazi/77121/dehset-goruntulerinden-kalan-kritik-sorular https://www.evrensel.net/yazi/77121/dehset-goruntulerinden-kalan-kritik-sorular? 15 Temmuz gecesine ait bazı görüntüleri dehşete kapılmadan izlemek imkansız. Jetlerin ve bombaların görüntülendiği ve ilk günden beri ekranlarda gördüğümüz, bazılarımızın bulunduğumuz yerlerden bizzat tesirine şahit olduğumuz olayların video kayıtlarından bahsetmiyorum sadece. Çoğu internette dolaşan bu videolarda askerin namlusuyla karşı karşıya gelen, tankların altında ezilen sivillerin görüntüleri var. Bazılarını bu insanlar cep telefonlarıyla kaydetmiş, bazıları ise mobese kameralarından. Görüntülerden bazıları haber bültenlerine de yansıdı. Bir mobese kamera kaydında Boğaziçi köprüsünde yaşanan korkunç anı görüyoruz. Tanklar yola set çekmiş. Tanklara doğru yürüyen sivillere askerler ateş açıyor. Hem ellerindeki otomatik silahlarla hem tankın üzerindeki silahla dümdüz ateş açıyorlar. Hedefteki sivillerden bazıları yere yığılıyorlar, kimi cansız muhtemelen. Korkunç bir an... İzleyip de o anın dehşetine kapılmayan, sivillere bu nasıl yapılabilir diye düşünmeyen yoktur. İşte o deh..]]> Sat, 23 Jul 2016 04:54:43 +0300 Anlamsız bir ifade olarak ‘ırkçı değilim...’ https://www.evrensel.net/yazi/77069/anlamsiz-bir-ifade-olarak-irkci-degilim https://www.evrensel.net/yazi/77069/anlamsiz-bir-ifade-olarak-irkci-degilim? Nereye baksak aynı şeyi farklı şekilleriyle gördüğümüz bir an... Mesela, Amerika’da polisin (kaçıncı kez) silahsız siyah vatandaşları öldürmesi, akabinde Dallas’ta polislere yapılan saldırı ile Amerikan basını ve sosyal medyada üretilen söylem, Türkiye’de ‘Suriyelileri istemiyoruz’ diye kusulan nefrete ne kadar da benziyor. Polis yanlısı paylaşımlarını siyahların başı çektiği suç istatistikleriyle süsleyen Amerikan sosyal medya kullanıcısının açtığı ‘Asla ırkçı değilim, ben ırkçılık yapmam’ parantezi, gözde köşe yazarlarımızın satırlarında hafta boyu farklı şekillerde ama katmerli bir biçimde yansıyordu. Sorsan, onlar da ırkçı değiller. Kocaman bir ‘Irkçı değilim’ parantezleri var. Mesela, bir tanesi Suriyeli sığınmacıları şöyle tanımlamış: “300 bini hamile, iki milyonu okuma yazma bilmeyen, üç buçuk milyon işsiz güçsüz, zırcahil… İngiltere veya Kanada elimizden kapmasın diye vatandaşlık vereceğimiz ‘kalifikasyonu yüksek’ mülteciler!” Yazar aslında mültecilere karşı değilmiş, ama ‘bunl..]]> Sat, 16 Jul 2016 04:53:01 +0300 Örgütlülük, hak arama motivasyonunun ön koşulu... https://www.evrensel.net/yazi/77025/orgutluluk-hak-arama-motivasyonunun-on-kosulu https://www.evrensel.net/yazi/77025/orgutluluk-hak-arama-motivasyonunun-on-kosulu? Bu hafta bir DİHA muhabiri daha tutuklandı. Batman’da haber takibi yaparken gözaltına alınan ve tutuklanan Şerife Oruç’la birlikte DİHA’nın tutuklu muhabirlerinin sayısı on bire yükseldi. Şerife Oruç’un haber pratiği, meslektaşlarıyla dayanışmak için haber nöbeti ile Diyarbakır’a giden İmre Azem’in kamerasına yansımıştı. 25 ve 26 Mart’ta DİHA muhabirleri Şerife Oruç ve Beritan İrlan’la nöbet tutan Belgeselci İmre Azem, operasyonlar sonrası harabeye dönen Sur sokaklarını görüntülemiş ve Şerife ve Beritan’ın kamulaştırma kararıyla ilgili haberlerinin yapım sürecine tanık olmuştu. Azem’in habernöbetim.wordpress.com’da izlenebilen videosunda Şerife ve Beritan’ın bir haber gününü detaylarıyla izlemiş, Sur’un kamulaştırılması haberini yaparken gösterdikleri gazetecilik hassasiyetlerine biz de tanık olmuştuk. Gazetecilerin gözaltına alındığı, tutuklandığı, alınlarına silah dayandığı, hatta vurulup yaralandığı bir habercilik ortamında bazı hayati konuları konuşmaya sıra gelmiyor. Bu başlıklar..]]> Sat, 09 Jul 2016 05:00:04 +0300 Neden karartılmak isteniyor? https://www.evrensel.net/yazi/76973/neden-karartilmak-isteniyor https://www.evrensel.net/yazi/76973/neden-karartilmak-isteniyor? Hayatın Sesi’nin (Ve benzer baskı mekanizmalarıyla karşı karşıya kalan haber mecralarının) karartılmak istenmesinin birden fazla nedeni var. En doğrudan sebep, gerçek haberin okuyucuya, izleyiciye ulaşmasının istenmemesi. ‘Lice’de neler oluyor?’, ‘Cizre’de, Sur’da yaşananların hesabı ne olacak?’, ‘IŞİD saldırılarında alması gerekenler sorumluluğu ne zaman üstüne alacak?’ gibi en temel soruları soran gazetecilik, savaş kültürü ve çatışmanın beslediği siyasal hattın doğal olarak düşmanı. Ama Hayatın Sesi’nin karartılmak istenmesinin tek nedeni bu değil. Mesela; Hayat TV’nin ekonomik modeli, hakim medya sahiplik yapısına koca bir çentiktir. Milyonerlerin değil, milyonların sesi sloganı boşuna değil, Hayat TV dokuz yıl önce işçilerin, kadınların, mazlumların elden avuçtan arttırdıklarıyla kurulmuş, bugüne kadar da öyle devam etmiş, holdinglere yaslanmadan, siyasetle birlikte semirmeden var olunabileceğini ispat etmiştir. Bu nedenle karartılmak isteniyor. Hayatın Sesi sadece ses açtığı,..]]> Sat, 02 Jul 2016 05:00:18 +0300 Haber alma hakkından vazgeçme! https://www.evrensel.net/yazi/76919/haber-alma-hakkindan-vazgecme https://www.evrensel.net/yazi/76919/haber-alma-hakkindan-vazgecme? Press (2010, yön. Sedat Yılmaz) filminin henüz başlarında bir sahne... Özgür Gündem’in Diyarbakır bürosunda doksanların kayıplar, faili meçhuller ve beyaz Toroslarla dolu ortamında kelle koltukta gazetecilik yapan Faysal ve iş arkadaşı Alişan Foto Güneş’in önünde konuşuyorlar. Kent merkezi eylem sesleriyle yankılanıyor, kepenkler inmiş; sokaklarda tanklar, adım başı polis araçları. OHAL günlerinin normali. Çarşıda açık olan tek tük dükkandan biri Foto Güneş. Alişan, Faysal’ın eleştirilerine rağmen makinasına film almak için dükkana girer, “halkı anlamak zorundayız, adam ekmek derdinde” diyerek. Faysal dışarıda beklerken bir sigara yakar. Bir nefes sonra, ensesine dayanan namlunun ateşlendiğini görürüz. O günlerde Yüksekova’daki devlet-çete ilişkilerini ortaya çıkaracak çok önemli bir haberi takip eden Faysal’a gelen tehdit telefonları vücut bulmuştur. Gazeteci sokak ortasında ensesine sıkılan tek kurşunla, elinde fotoğraf makinasıyla öldürülmüştür. Alişan, Faysal’ın cansız bedeninin ba..]]> Sat, 25 Jun 2016 04:54:49 +0300 Haber taklidi yapan emlak reklamı https://www.evrensel.net/yazi/76871/haber-taklidi-yapan-emlak-reklami https://www.evrensel.net/yazi/76871/haber-taklidi-yapan-emlak-reklami? Mardin Midyat’ta haber takip eden gazetecileri darbeden kişilere AKP ilçe teşkilatında görevli olduğunu söyleyen biri sosyal medyadan teşekkür ediyor... Üç kişinin katil zanlısı uzun süren bir arayış sonucu yakalanıyor, emniyette işlemini yapan polis amiri onunla bir fotoğraf karesinde yer almaktan gururlu... Antep’te bir kez daha bir Suriyeli gazeteciye silahlı saldırı gerçekleştiriliyor. Türkiye’de geçtiğimiz bir yılda öldürülen Suriyeli gazetecilerin sayısı dört... Orlando’da bir gey bara elinde silahlarla giden ve eşcinsellere nefretini namlulardan kusan bir katilin haberi binlerce kilometre ötede “Sapkınların gittiği barda 50 ölü” ifadesi kullanılarak yapılabiliyor... Onur Yürüyüşü için “Yaptırmayacağız” diye ortalara çıkan bir grup adam “Bu devlet durduğu sürece, bize saygı gösterecekler” naraları atıp duruyor... Nefret dolaşıyor. Sınırları aşarak, karşısına çıkanı ya yok ederek ya önüne katarak, farklı şekiller alsa da hep aynı karanlık ruhla dolaşıyor. O karanlık ruh bazen k..]]> Sat, 18 Jun 2016 04:53:24 +0300 Louisville’den canlı yayın https://www.evrensel.net/yazi/76827/louisvilleden-canli-yayin https://www.evrensel.net/yazi/76827/louisvilleden-canli-yayin? Louisville Kentucky’den canlı yayın. İzdiham yaratacak kadar yoğun bir kalabalık Muhammed Ali’nin cenaze töreni için salonda. Podyumdan ön tarafın boşaltılması ve kalabalığın arka taraflara yayılması konusunda anonslar yapılıyor. Neredeyse oradaki insan sayısı kadar cep telefonu kamerası açık, insanlar o anın bir parçası olmanın ötesinde olayı belgeleyebilmek için de yarışıyor. Muhammed Ali sadece siyahiler ve Amerikalı Müslümanlar değil tüm ötekiler için dönüştürücü bir fenomen. Dolayısıyla bir medya temaşası ile karşı karşıyayız. Kameralar, cep telefonu flaşları, cenazeyi en önden görmek isteyenlerin yarattığı izdiham. A Haber ekranlarında Muhammed Ali’nin iki gün sürecek cenaze törenini izliyoruz ki o da ne! A Haber spikeri birden heyecanlanıyor, sesi titriyor. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan cenaze alanına girdi. Yanında Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, öbür yanında Enerji Bakanı Berat Albayrak ve arkalarında bir koruma ordusu var. Kalabalığın içinden süzülerek en ön sıraya ula..]]> Sat, 11 Jun 2016 04:55:34 +0300 'Oraya gitmezsen gerçeği göremezsin' https://www.evrensel.net/yazi/76777/oraya-gitmezsen-gercegi-goremezsin https://www.evrensel.net/yazi/76777/oraya-gitmezsen-gercegi-goremezsin? Afrika’nın hangi ülkesinden geliyorlar bilmiyoruz ama bir bilinmeze adım attıkları kesin. Bir süredir İstanbul’da yaşayan memleketlileri onları hava alanında karşılıyor. Duvarcılık yaparak ya da sokaklarda saat satarak kazanacakları üç beş kuruş Avrupa’ya gidebilmenin ancak hayaline yetecek. Ama umutları, beklentileri büyük. Havaalanından şehre vardıklarında arka planda devam eden Gezi direnişinin izlerini görüyoruz. Haziran 2013’teyiz. Yeni gelenlerden biri ötekine ‘Burası Amerika’dan sonra en gelişmiş ikinci ülkeymiş’ diyor. Orantısız umudun orantısız güç ile iç içe geçtiği bir sahne bu. Bir süredir İstanbul’da yaşayan memleketlileri ise hem gurbetle hem de maruz kaldığı biber gazıyla yoğrulmuş; gelişmiş ülke yorumuna kayıtsız kalıyor. Gezi ile ilgili sözleri manalı: ‘Taksim’e gitmezsen burada neler olup bittiğini anlayamazsın. Oraya gitmezsen görmezsin.’ Documentarist İstanbul Belgesel Film Festivali’nin son gününde izlediğimiz Call shop Istanbul, İstanbul’daki göçmenlerin bekle..]]> Sat, 04 Jun 2016 05:00:19 +0300 Irkçılık: Tek başına asla! https://www.evrensel.net/yazi/76719/irkcilik-tek-basina-asla https://www.evrensel.net/yazi/76719/irkcilik-tek-basina-asla? Beyaz adamın yükünü omuzla Yetiştirdiklerinin en iyilerini yolla Sürgün kader olsun oğulların için Senin tutsaklarına hizmet için; Ağır işlerin başında bekle Telaşlı ve vahşi halklar üzerinde Yeni ele geçirdiğin ve suratı asık Yarı şeytan ve yarı çocuk. İngiliz Şair Rudyard Kipling’in bu ve benzeri şiirleri, Kipling’in günümüzde ırkçı ve emperyalist bir yazar olarak anılmasına neden olsa da 19. yüzyılın sonu 20. yüzyılın başında epey ses getirmiş, beğeniyle kucaklanmış. 1907’de Nobel alan Kipling edebiyat dalında ödüle layık görülen ilk İngiliz şair. 1899’da bağımsızlığını ilan etmek isteyen Filipinlerle Amerika’nın savaşı esnasında yazdığı Beyaz Adamın Yükü şiiri, sömürgelerde ‘vahşi halkları ehlileştirmek’ üzere bizzat bulunanlar kadar, bu ağır işi metropolden izlerken ‘ilkeller çağdaşlaştırılıyor, pislikler temizleniyor’ diyerek iç ferahlığı yaşayan Avrupalıların da hislerine tercüman olmuş. Doğal seleksiyon temelli sosyal evrimin ‘üstün’ halklara atfettiği düşünülen içs..]]> Sat, 28 May 2016 05:00:31 +0300 Zamanın ilerlemediği bir kara delik https://www.evrensel.net/yazi/76678/zamanin-ilerlemedigi-bir-kara-delik https://www.evrensel.net/yazi/76678/zamanin-ilerlemedigi-bir-kara-delik? O isim mi bu isim mi derken, Binali Yıldırım’ın yakında başbakan olacağı nihayet ilan edildi. Ertesi gün Sabah gazetesi manşette ‘Bayrak 22 Yıllık Dava Arkadaşına’ diyerek Yıldırım’dan ziyade Cumhurbaşkanını odağa alıyordu. Vatan, Yıldırım’ın Cumhurbaşkanıyla ‘Uyum İçinde Çalışacağız’ sözlerini sevmiş olacak ki manşette bu sözlere yer veriyordu. Akşam, ‘Yeni Kaptan’la Başkanlığa,’ Takvim ‘Yıldırım Gibi,’ Milat ‘Yıldırım Dönemi,’ Akit ‘Haydi Bismillah’ diye manşet attı. Havuz medyasındaki bu coşkulu ifadeler kainatın bir kara deliğindeymişiz de zaman ilerlemiyor ve gördüklerimize bildiklerimize rağmen sürekli başladığımız yerde duruyoruz hissi veriyor. Sosyal medyada ise Binali Yıldırım’ın müstakbel başbakanlığı geçmişten süzülerek gündem oldu. Dört dönem sürdüğü için Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığını iyi bildiğimiz Binali Yıldırım’ın 17-25 Aralık’ta ortaya çıkan havuz ilişkisi, bilişim teknolojileriyle ilgili sarf ettiği ‘Fazla kafa yormayın yoksa çıldırırsınız’ vizyonu, döneminde..]]> Sat, 21 May 2016 05:00:50 +0300 BirGün söyleşisinde mesele ne? https://www.evrensel.net/yazi/76633/birgun-soylesisinde-mesele-ne https://www.evrensel.net/yazi/76633/birgun-soylesisinde-mesele-ne? Mine Kırıkkanat söyleşisi BirGün gazetesinin başında dolaşan kara bir buluta dönüştü. Röportaj ve sonrasında yaşananlar verimli tartışmalara da vesile olabilirdi. Olmadı çünkü sosyal medyada köpüren, havuz medyasının iştahla üzerine atladığı bir söylem girdabında kaybolmamak için debelenip duruyoruz. Sorunun ne olduğunu tespit etmekte bile zorlanıyoruz. Geçen Pazar BirGün’de, yazar Mine Kırıkkanat ile yeni kitabı Hiç Kimse hakkında Özlem Özdemir imzasıyla bir söyleşi yayımlandı. Roman, Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in öldürülmesine odaklanan bir polisiye. Bu kitaptan başlayıp Batı’nın Sevres planına ve memleketi bir gecede değiştirecek kararlı lider eksikliğine uzanan söyleşi sosyal medyada epey tepki gördü. Ertesi gün gazetenin yayın kurulu röportajın gözden geçirilmeden yayımlanmasını ‘editoryal rehavet’ olarak niteledi ve ayrımcı ve aşağılayıcı sözler için okuyucularından özür diledi. Sosyal medyada bir kısım insan özrü manalı buldu. Örneğin Pervin Buldan Twitter’d..]]> Sat, 14 May 2016 04:09:53 +0300 Basın özgürlüğünde en kötüsünü gördük mü? https://www.evrensel.net/yazi/76587/basin-ozgurlugunde-en-kotusunu-gorduk-mu https://www.evrensel.net/yazi/76587/basin-ozgurlugunde-en-kotusunu-gorduk-mu? 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü gününde bu yıl da Türkiye’de basın özgürlüğü konusunda iyiye doğru değişen bir şey olmadı. Geçtiğimiz yıl gazeteciler biz bu günü kutlamıyoruz diyerek Galatasaray Meydanı’nda buluşmuşlar ve basın özgürlüğünün türlü şekillerde iğfal edilişini protesto etmişlerdi. 2015’te Freedom House Türkiye’yi ‘basının özgür olmadığı ülkeler’ arasında olduğunu not etmiş, Türkiye’nin son beş yılda Tayland ve Ekvador’un ardından basın özgürlüğünde en hızlı gerileyen üçüncü ülke olduğunu vurgulamıştı. Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün her yıl yayımladığı dünya basın özgürlüğü sıralamasında ise Türkiye 180 ülke içerisinde 149. sırada yer almıştı. O zamandan beri her gün ‘Bu en kötüsü olmalı’ diye düşündüğümüz pek çok şeye tanıklık ettik. Gaziantep’te sokak ortasında öldürülen Suriyeli gazeteciden yaptığı haberler nedeniyle cezaevinde aylar geçirene, haber peşindeyken vurulandan haber notları ve sosyal medya faaliyeti gerekçe gösterilerek gözaltına al..]]> Sat, 07 May 2016 04:51:17 +0300 Lütfen gazete okumayın! Yoksa... https://www.evrensel.net/yazi/76540/lutfen-gazete-okumayin-yoksa https://www.evrensel.net/yazi/76540/lutfen-gazete-okumayin-yoksa? Topkapı-Cevizlibağ dolmuşunun sağ ön tarafında cama asılmış, ön koltukta oturan yolculara seslenen bir uyarı levhası: ‘Lütfen gazete okumayın.’ ‘Emniyet kemerinizi bağlayın’ yazılı diğer levhanın hemen üstüne yerleştirilmiş. Ön koltukta gazetesini iştahla okuyan yolcunun çevirdiği sayfaların katlanıp açılan eni boyu, sağ aynayı şoförün görüşüne kapatmasın diye. Dolmuşun önünde oturup yolculuğunu gazete okuyarak sürdüren, bu levhanın asılmasını gerekli kılan kaç kişi var acaba? Her halükarda, gazete okumanın görüşü engelleyen bir gündelik pratik olduğu da gerçek. Uyarıyı akılda tutmakta fayda var. Mesela Yeni Şafak gazetesinin dünkü ilk sayfasını görünce akla hemen dolmuşta asılı bu uyarı levhası gelmeli. ‘İsveç tarzı ırkçılık’ başlığıyla manşetten verilen haber, İsveç’te Müslüman siyasetçileri hedef alan ırkçı dalganın yükseldiğini söylüyordu: ‘İsveç, Türk ve Müslüman siyasetçileri temizliyor... Avrupa’nın özgürlüğü kendine...’ Hemen alttaki haberin başlığı ise şöyle: ‘Mecliste ..]]> Sat, 30 Apr 2016 05:00:25 +0300 Toz Bezi: Kadınlık, Kürtlük ve yoksulluğun kesiştiği yerde... https://www.evrensel.net/yazi/76486/toz-bezi-kadinlik-kurtluk-ve-yoksullugun-kesistigi-yerde https://www.evrensel.net/yazi/76486/toz-bezi-kadinlik-kurtluk-ve-yoksullugun-kesistigi-yerde? Ahu Öztürk İstanbul Film Festivali’nin kapanış töreninde Toz Bezi filmiyle en iyi film ve en iyi senaryo ödülünü alırken ‘Barışı kadınlar kuracak’ dedi. Filmin kendisi kadar gerçek ve bir o kadar içten söylenmiş bu sözler, çocuğunun ölüsünü buzdolabında tutmak zorunda kalan anneden tutuklu akademisyen (Umarız siz bu yazıyı okuduğunuzda artık serbest) Meral Camcı’ya uzanan yolun bir sonrasında kadınlara yaslandığı, gücünü onlardan aldığı için ümit veriyor. İki yıl kadar önceydi. Toz Bezi filminin provaları arasında ekiple bir röportaj yapmıştık. Karşımızda enerjisi yüksek ve heyecanlı, bir o kadar da naif ve mütevazı bir kadın ekip vardı. Filmin iki haftaya başlayacak çekimleri, telaşı iyice arttırmış, provalar hızlanmıştı; hazırlıklar tamamlanıyordu. İki yıl sonra Toz Bezi’ni izlemek ve seyircideki karşılığını gözlemlemek çok iyi geldi. Yönetmen Ahu Öztürk, Toz Bezi’nin yazımı üç yıl süren senaryosunun temelini çocukluğunda bulduğunu söylüyordu: ‘Teyzem gündelikçiydi. Gündelikçil..]]> Sat, 23 Apr 2016 05:00:46 +0300 Metin Göktepe Ödülleri: Direniş ve dayanışmanın perçinlendiği bir ritüel https://www.evrensel.net/yazi/76437/metin-goktepe-odulleri-direnis-ve-dayanismanin-percinlendigi-bir-rituel https://www.evrensel.net/yazi/76437/metin-goktepe-odulleri-direnis-ve-dayanismanin-percinlendigi-bir-rituel? Üzerinden bir hafta geçti... O bir haftada da medya gündemine bakınca konuşulacak, yazılacak pek çok konu var. Mesela daha o akşam vahim gerçekliğimize işaret eden ve esasen trajik olan Mevlüt Yüksel videosu sosyal medyada alay konusuydu. Haber derslerinde mantık çerçevesinde anlatmakta zorlandığımız manşetleriyle bilinen Takvim Gazetesinin Yöneticisi Mevlüt Yüksel, ZDF’nin önündeki görevlileri provoke olup kendisine yönelsinler diye her yolu deniyor, taşkın hareketlerini basın özgürlüğü olarak etiketliyor, o da olmayınca vücut dilinden misafirperverlik ölçümü yapıveriyordu. Yüksel A Haber’deki programında yayımladığı bu videoyla, Cumhurbaşkanına hakaret eden Alman kanalın ipliğini pazara çıkarmış ve haddini bildirmiş cengaver bir gazeteci olarak kendini ispatladığını düşünüyor olmalı. Gerçeklik algısının çarpıklığı ve bu çarpıklığı veba gibi yayma iradesi gazetecilik, halkla ilişkiler ya da siyaset çalışmaları açısından çokça konuşulabilir. Star TV’den Nazlı Çelik’in, Yüksekova gö..]]> Sat, 16 Apr 2016 04:51:04 +0300 Ruhumuzun bu haline bahar gelir mi? https://www.evrensel.net/yazi/76389/ruhumuzun-bu-haline-bahar-gelir-mi https://www.evrensel.net/yazi/76389/ruhumuzun-bu-haline-bahar-gelir-mi? Bir kentin festivalleri o kente düşen mevsimleri çerçeveler. Festivaller, kente özgü bir ritimle akıp giden zamanı işaretler. Bahar her yıl İstanbul’a biraz da İstanbul Film Festivali başlayınca gelir mesela. Sinemaseverler kış kovuklarından festival filmleri için çıkar, olmayacak zamanlarda sinemalara koşar, işten kaçarak ya da uykudan çalarak katıldıkları seansların sonunda kimi çok film izlemekten yorgun düşmüş, kimi festival havasını yeterince soluyamamış olmaktan hayıflanır. Sonra, sinemayla dolu günler biter, ödüller verilir, konuklar gider. Geriye tatlı bir bahar havası kalır... Eninde sonunda, bu mevsim ve festivali İstanbul’a çok yakışır; yakışıklı bahar kente keyifli bir rehavet bırakır. 35. İstanbul Film Festivali 7 Nisan’da başladı. 17 Nisan’a kadar 200’ü aşkın filmin gösterileceği festivalde dünya sinemasından ünlü isimlerin katılımıyla çok sayıda etkinlik de gerçekleştirilecek. Sohbetler, konserler, yarışmalar derken festival programı yoğun. Ruhumuzun halini bir kenara b..]]> Sat, 09 Apr 2016 04:26:05 +0300 Brookings konuşmasının kısa bir performans analizi https://www.evrensel.net/yazi/76336/brookings-konusmasinin-kisa-bir-performans-analizi https://www.evrensel.net/yazi/76336/brookings-konusmasinin-kisa-bir-performans-analizi? Cumhurbaşkanı Erdoğan perşembe günü Washington DC’deki Brookings Enstitüsünde bir konuşma yaptı. Enstitünün Başkanı Strobe Talbott Erdoğan’ı takdim ederken konuşmanın mutlak bir gerçekliği değil belirli bir perspektifi yansıtacağını ima ediyordu. Talbott şöyle dedi: “Türkiye için zor bir dönem. Perspektifimiz ne olursa olsun, sıkıntıların bölgede barışa katkı sunan, demokratik değerleri yükselten bir şekilde çözülmesini umut ediyoruz. Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın perspektifini duymak istiyoruz” Bu takdim, Türkiye’ye dair farklı perspektiflerin, deneyimlerin, anlatıların varlığına belli belirsiz de olsa işaret ederken, Cumhurbaşkanının kırk küsur dakikalık konuşmasını ve soru cevap seansını retorik açıdan değerlendirmemize de kapı aralıyordu. Kamusal konuşmalar ya da siyasi söylev performansları, toplumsal tahayyüle, kültüre, siyasal anlayışlara açılan pencereler olduğu kadar, performansı sergileyen kişinin dünyayı gördüğü perspektife dair de önemli bilgiler verebilir. Zira konuşma..]]> Sat, 02 Apr 2016 04:51:51 +0300 Twitter’da ustalık dönemi https://www.evrensel.net/yazi/76286/twitterda-ustalik-donemi https://www.evrensel.net/yazi/76286/twitterda-ustalik-donemi? Hafta başında Twitter kullanıcıları onuncu yaş günü vesilesiyle Twitter’dan bir mesaj aldı: ‘On yıl önce bugün her şey tek bir tweetle başladı. O günden beri birlikte muhteşem bir şey inşa ettik. Bunu sensiz başaramazdık!’ Twitter’ın sadece on yıldır hayatımızda olduğunu düşününce, sosyal medyanın toplumsal yaşamda yarattığı dönüşüm epey etkileyici gözüküyor. Bu dönüşümün doğası ise tartışmalı. İnternet ve sosyal medya, özgürleştirici alanlara mı ev sahipliği yapıyor? Yoksa özgürleştirici sandığımız sosyal medya kapitalizmin yeni bir yansımasından başka bir şey değil mi? İnternet ve özelde sosyal medyayı iyi ya da kötü gibi basit bir ikili karşıtlığa sıkıştıran bu tip sorular epeydir soruluyor ve küresel gelişmeler ışığında devam eden tartışmada, nereden bakıldığına bağlı olarak ibre iki uç arasında gidip geliyor. Oysaki ikili karşıtlıklar bu mecraların doğasını asıl belirleyenin toplumsal, tarihsel ve politik bağlamlar olduğunu gözden kaçırmamıza neden oluyor. Geçen hafta onuncu y..]]> Sat, 26 Mar 2016 04:50:48 +0300 Bir söylem alanı olarak medya ve hegemonya https://www.evrensel.net/yazi/76238/bir-soylem-alani-olarak-medya-ve-hegemonya https://www.evrensel.net/yazi/76238/bir-soylem-alani-olarak-medya-ve-hegemonya? Antonio Gramsci, 1937 yılında İtalya’da bir hapishanede öldüğünde kırk beş yaşındaydı ve ömrünün önemli bölümünü hapiste geçirmişti. Gramsci’nin hapishane yıllarında kaleme aldığı yazılar otuzdan fazla defter doldurmuş, bu yazılar Hapishane Defterleri adıyla ölümünden çok sonra yayımlanmıştır. Hapishane Defterleri, bugün toplumları şekillendiren pratikleri kendine konu edinen her alanda, özellikle iletişim ve medya çalışmalarında önemli bir kuramsal kaynak oluşturur. Güç ve iktidar üzerine düşünen Gramsci, gücün nasıl elde edildiğini ve iktidarın kitlelere rağmen nasıl devam edebildiğini açıklarken hegemonya kavramını ortaya atar. Topluma egemen güçler, baskın fikirler ve ideolojilerin tümü olarak tanımlanan ve yönetici sınıfın çıkarlarının evrensel çıkarlar olarak temsil edilmesi üzerine inşa olan hegemonyanın en önemli yanı mutlak bir güç değil değişken ve ittifaklara dayalı bir süreç olmasıdır. Hegemonyanın en ayırt edici özelliği kitlelerin rızasına ve ortak iradesine dayanması..]]> Sat, 19 Mar 2016 04:53:49 +0300 Sur’dan fotoğraflar, hikayenin tutkalı https://www.evrensel.net/yazi/76189/surdan-fotograflar-hikayenin-tutkali https://www.evrensel.net/yazi/76189/surdan-fotograflar-hikayenin-tutkali? Sur’da duvar dibine yan yana çömelmiş yorgun yüzlü çıplak insanlar. Tepelerinde askerler, namlular. Birileri cep telefonuyla fotoğraf çekiyor. Fotoğraflar ertesi gün bir sosyal medya hesabından yayımlanıyor. Twitter hesabı tanıdık, aynı hesaptan Hacı Lokman Birlik’in cenazesinin sürüklenme görüntüleri ve Bismil’de hastane önüne bırakılan parçalanmış cenazelerin fotoğrafları da yayımlanmıştı. Kısa süre içerisinde Diyarbakır Valiliği tarafından yapılan açıklamada Sur’dan tahliye edilen sivil insanların soyulup duvar dibine dizilmesi rutin bir uygulama olarak tanımlanıyor. Valilik bu insanlara bu muameleyi güvenlik önlemi olarak yapmış. Neme lazım, canlı bomba, intihar eylemcisi olabilirlermiş. Valiliğe göre tek sorun, o anın fotoğraflarının çekilip sosyal medyada paylaşılmasıymış. Ama endişeye mahal yokmuş çünkü bununla ilgili de gerekli soruşturma yürütülecekmiş. Hacı Lokman Birlik’in görüntüleriyle ilgili yapılan açıklamanın aynısı. Sosyal medyada yayımlayanların cezası kesilecek. ..]]> Sat, 12 Mar 2016 04:53:15 +0300 Propaganda ve meta-propaganda: Kısa bir giriş https://www.evrensel.net/yazi/76135/propaganda-ve-meta-propaganda-kisa-bir-giris https://www.evrensel.net/yazi/76135/propaganda-ve-meta-propaganda-kisa-bir-giris? Geçen hafta Anadolu Ajansı ‘Kara Propaganda Türkiye’de tutmuyor’ başlıklı bir haber yayımlandı. Haberde, Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni ve Star Gazetesi Yazarı Hasan Öztürk, kara propagandanın, Türkiye’de tuttuğu sanılsa da hiçbir zaman toplumu dönüştüremediğini söylüyordu. Hasan Öztürk, ‘Cumhuriyet gazetesi devletin içine sızmış paralel yapıyla ve FETÖ etkisi altındaki tüm yapılarla hareket ediyor’ diyordu. Cumhuriyet’in Gül-Erdoğan görüşmesi hakkındaki haberinden epey müteessir olan Öztürk’ün bir diğer rahatsızlığı da gazetenin Demirtaş’ın Sur çağrısına sayfalarında yer vermiş olmasıydı. Zaten Can Dündar da Gezi zamanı provokatif bir tavır sergilemişti. Ama Öztürk’ün sözlerine göre, Türkiye’nin karnı bu kara propagandaya toktu. Yine de, habercilik ve propaganda konusu önemliydi. Anadolu Ajansı muhabirleri Gazi Üniversitesi hocalarından aldıkları görüşlerle propaganda neden yapılmamalı, nelere dikkat edilmeli konularını detaylandırıyordu. Gazi İletişim Fakültesi Dekanı Zakir Avşar Orta..]]> Sat, 05 Mar 2016 04:51:30 +0300 Emek, mücadele ve dayanışmayla güçlenen bağlar... https://www.evrensel.net/yazi/76083/emek-mucadele-ve-dayanismayla-guclenen-baglar https://www.evrensel.net/yazi/76083/emek-mucadele-ve-dayanismayla-guclenen-baglar? !F İstanbul Bağımsız Filmler Festivali kapsamında seyirciyle buluşan Bağlar belgeseli Diyarbakır Bağlar Belediyesi Basketbol Takımının ilham veren mücadelesini, naif ve sabırlı olduğu kadar coşkulu ve duygusal bir dille anlatıyor. Belgesel emek, mücadele ve dayanışmayla güçlenen bağlarımızın her şeye rağmen tek ışığımız olduğunun altını çiziyor. Kulüp yöneticisinin motivasyon konuşmasının alçaktan uçan F-16 sesleriyle kesildiği bir spor ortamı. İkinci lige çıkma hayaliyle top oynarken, otuz dört gencin Roboskî’de aynı F-16’lardan atılan bombayla katledilmesinin yarattığı bir moral çizgisi. Maddi kısıtların çerçevelediği antrenmanlar, zar zor toparlanan maç ekipmanı, her bir liranın önemli olduğu sezon pazarlıkları. Tüm zorluklara rağmen basketbolun tutkuyla oynandığı, eskimiş formaların bu tutkuyla parladığı ve sıklıkla incinen öz güvenin her seferinde yeniden dayanışmayla inşa olduğu bir takım oyunu. Basketbolda kazanmak da var kaybetmek de. Bağlar belgeselinin en güçlü yanlarında..]]> Sat, 27 Feb 2016 04:53:11 +0300 Kriz iletişimi ve anlatı kurma aracı olarak yayın yasağı https://www.evrensel.net/yazi/76026/kriz-iletisimi-ve-anlati-kurma-araci-olarak-yayin-yasagi https://www.evrensel.net/yazi/76026/kriz-iletisimi-ve-anlati-kurma-araci-olarak-yayin-yasagi? Salı akşamından beri kriz iletişimi nasıl yapılmaz, bir kez daha hep beraber gördük. Ankara’daki bombalı saldırı gibi tüm kamuoyunu ilgilendiren kriz anlarında, iletişimin çok temel ve işletmesi çok da zor olmayan kuralları var. Böyle zamanlarda netlik en temel ilkedir. Duyum aldık, lanetliyoruz, birlik olalım gibi cümlelerin sağlıklı kriz iletişiminde yeri olmadığı gibi, muğlak ve irrasyonel ifadeler sorumluluk almaktan kaçan yetkililerin varlığına işaret eder. Yetkililerden tek bir ismin, tutarlı bir sesle kamuoyuna bilgi vermesi bir diğer kural. Bu kişinin olayın en doğrudan muhatabı olması gerekir. Ankara saldırısında bu, İçişleri Bakanı olsa iyi olurdu. Yine verilen bilgilerde maddi hata yapmamak elzem. Kan ihtiyacı var mı yok mu; kamuoyu bu muğlaklığı yaşamak durumunda değil. Ne de yarım saatte bir değişen, neredeyse kademeli duyurulan ölü sayısındaki belirsizliği... Basiretsizlik olarak da değerlendirilebilecek bu eksiklikler bulanık bir iletişim iklimi yaratmakta. Yayın yasağı ..]]> Sat, 20 Feb 2016 04:43:35 +0300 Bir tahakküm alanı olarak bedenler, bedenlerimiz... https://www.evrensel.net/yazi/75972/bir-tahakkum-alani-olarak-bedenler-bedenlerimiz https://www.evrensel.net/yazi/75972/bir-tahakkum-alani-olarak-bedenler-bedenlerimiz? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünya sigarayı bırakma gününde bir grup eski tiryaki ile bir araya gelmesi haftanın en ilgi gören etkinliğiydi. Buradaki konuşmasında Cumhurbaşkanı, sigara gibi kötü alışkanlıkların altında şiir, roman, film var mealinde sözler sarf etti. Ferdi Tayfur’un seslendirdiği ‘Sigarayı bıraktım’ şarkısı bu sözlerin üzerine eklenince, sosyal medya renkli yorumlarla çalkalandı. Belki başka bir anda ilginç bir halkla ilişkiler faaliyeti diye düşünüp geçeceğimiz bu etkinlik, Cumhurbaşkanının ‘Sigara içme özgürlüğü diye bir özgürlük yoktur’ sözleriyle farklı bir boyut kazandı. Nasıl ki intihar etme diye bir özgürlük yoktuysa, sigara içme diye bir özgürlük de olamazdı. Devlet buna müsaade etmezdi. Son kertede bireyin bedeni, bireyin değildi. Cumhurbaşkanının sözleri devletin çok temel bir tahakküm alanını açıkça dile getirdiği için absürt değil, tersine son derece gerçek. Tam da burada biyoiktidar kavramı akla geliyor. Michel Foucault’ın kuramsallaştırdığı biyoiktidar, mo..]]> Sat, 13 Feb 2016 04:49:46 +0300 Sorunun cevabı Güneşi Gördüm'de https://www.evrensel.net/yazi/75932/sorunun-cevabi-gunesi-gordumde https://www.evrensel.net/yazi/75932/sorunun-cevabi-gunesi-gordumde? Kürt açılımı tartışmalarının iyice hararetlendiği, TRT Şeş’in Kürtçe şarkılar eşliğinde lanse edildiği ve bir takım sanatçıların Kürt kimliklerini kamuoyu önünde kucakladıkları günlerdi. Bir kaç ay arayla iki sinema filmi vizyona girdi. Kasım 2008’de Bahoz/Fırtına, mart 2009’da Güneşi Gördüm seyirciyle buluştu. İki film de Kürt meselesine odaklanıyordu. Bahoz üniversiteyi kazanıp Dersim’den İstanbul’a gelen Cemal’in siyasallaşma sürecini işliyor. Cemal İstanbul’da Kürt kimliğini keşfeder, ayrımcılığa uğrar, gözaltına alınır, polisten dayak yer, nihayetinde devletle ilişkisini tanımlar. Onu yok etmeye çalışan devleti o da karşısına alır. Bahoz belirli bir izleyici kitlesine ulaşsa da yaygın dolaşıma girmedi. Ana akım sinema mecralarında yok sayıldı. Sinema eleştirmenlerinin dikkatini fazlaca çekmedi. Yazılan sınırlı sayıda eleştiri, filmi genellikle propagandist buldu. Bir sinema yazarı, ‘Bahoz bir savaş filmidir, dolayısıyla sanat bile sayılmaz’ dedi. Bir kaç ay sonra Mahsun Kırmızı..]]> Sat, 06 Feb 2016 04:49:38 +0300 Aklanmanın koşulu olarak suçluyu yaratmak https://www.evrensel.net/yazi/75877/aklanmanin-kosulu-olarak-sucluyu-yaratmak https://www.evrensel.net/yazi/75877/aklanmanin-kosulu-olarak-sucluyu-yaratmak? Amerikan belge-dizisi Bir Katil Yaratmak (Making a Murderer), Amerika’nın Wisconsin eyaletinde küçük bir kasabada başkasının işlediği bir tecavüz suçu nedeniyle 18 yıl hapis yatan ve yeni delillerin gündeme gelmesi ile serbest kalan Steven Avery’nin Amerikan yargı sistemi ile bitmeyen kabusunu konu alıyor. Parçası olduğu küçük toplumda öteki, dışarlıklı ve sevilmeyen biri olan Steven, kendisini 18 yıl boş yere özgürlüğünden mahrum eden Wisconsin eyaletine dava açmaya hazırlanırken yeni bir suçlamayla karşı karşıya kalıyor. Bu kez bir cinayet. Yargı organı bir kez daha Steven’ın suçlu olma ihtimalini verili bir olgu olarak alıyor. Buradan hareket eden savcı, hakim, jüri ve medya, el birliği ile Steven’ı müebbet hapse mahkum ediyor. Dizinin en temel noktası ise şu: Steven suçlu çıktıkça, sistemi yaratanlar ve yürütenler, işlemediği bir suçtan dolayı onu 18 yıl hapse mahkum edenler, deliller üzerinde yolsuzluk yapanlar ve belki de en önemlisi tüm bunlara göz yummuş olanlar aklanıyor. Özet..]]> Sat, 30 Jan 2016 04:53:58 +0300 Kofluğun karşısında haberin ışığı... https://www.evrensel.net/yazi/75823/koflugun-karsisinda-haberin-isigi https://www.evrensel.net/yazi/75823/koflugun-karsisinda-haberin-isigi? Vurulup yere düşmüş, kesik kesik nefesi duyuluyor. Kamerası çalışıyor. Görüntüde, kurşunlanan insanları görüyoruz. Yerde yatan bir tanesiyle göz göze geliyoruz. Haber sitelerinde terörist diye adlandırılacak olan bu insanlar, Cizre’nin Cudi Mahallesi’nde sokakta kalan cenazeleri almak üzere bir çekçek ve beyaz bayraklarla yollara düşmüşler. Bir ayı aşkın süredir, Cizre’de sokağa çıkma yasaklarının kararttığı hayatları en yakınından haberleştiren imc TV Kameramanı Refik Tekin ve Muhabir Saadet Yıldız, cenazeleri almaya gidenleri takip ediyor. On kişilik grubun üstüne birden kurşunlar yağıyor. Ortalık kan gölüne dönüyor. Kameraman Refik Tekin’in vurulup yere düştüğünü kamerasına yansıyan görüntülerden anlıyoruz. Refik kamerasını kapatmıyor, elinden bırakmıyor; o etrafa baktıkça biz de görüyoruz. Yaralılardan biriyle göz göze geliyoruz. Olanlara tanık oluyoruz. Refik Tekin bacağından vurulduktan sonra bile yaşananları kayıt altına almaya devam etti. Bu onun gazetecilik tanımı ve refle..]]> Sat, 23 Jan 2016 04:54:39 +0300 Tanık olmak ve söz söylemek https://www.evrensel.net/yazi/75767/tanik-olmak-ve-soz-soylemek https://www.evrensel.net/yazi/75767/tanik-olmak-ve-soz-soylemek? Barış için Akademisyenler İnisiyatifinin imzaya açtığı bildiriye kısa bir sürede çok sayıda akademisyen imza attı. ‘Bu suça ortak olmayacağız’ başlıklı bildiri, yüzlerce akademisyen için olanlara tepki göstermenin, barış çağrısı yapmanın, politik aktörleri sorumluluğa davet etmenin mecrası, platformu olmuş görünüyor. Akademisyenlerin bu bildiriye attıkları imza, onların olanlara tanıklık etme ve söz söyleme iradesinin altını çiziyordu. Her şeyden önce ifade özgürlüğü kapsamında dile getirilen bu irade, akademik formasyonun getirdiği sorgulama refleksinin de bir sonucudur. Yasemin İnceoğlu’nun Bianet’teki yazısında altını çizdiği gibi ‘Akademik yaşam doğası gereği tartışma ve eleştiri kültürü temelinde yükselir.’ Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifinin bildirisini imzalayan hocaların disiplinleri, çalışma alanları farklı olsa da, gündelik olanı dahi mütemadiyen sorguluyor ve eleştirel bir gözle süzüyor olmaları ortak noktaları olabilir. Bu eleştirel sorgulamaya ilk sırada tüm uzuvla..]]> Sat, 16 Jan 2016 04:54:17 +0300 Politik bir eylem olarak gazetecilik https://www.evrensel.net/yazi/75717/politik-bir-eylem-olarak-gazetecilik https://www.evrensel.net/yazi/75717/politik-bir-eylem-olarak-gazetecilik? Bir zulme, acıya, kıyıma tanık olmak, aslında ona müdahil olmak demek. Bu müdahillik, tanığa çetin bir sorumluluk yüklüyor: Duyduğunu dinleyen bir kulağa aktarma, tanık olduğunu söyleme sorumluluğu. Söyleme sorumluluğunun hayata geçtiği, daha aktif bir pozisyon olan tanıklık etmek ise politik bir eylem. Zulmü, kıyımı gördüğünde başkasına aktarmazsan, söyleyerek eylemezsen, failin suç ortağına dönüşürsün. ‘Bu oldu, ben gördüm’ demek, yok sayılanı var kılan, ters yüz edilen gerçeği sağaltan bir eylem olabilir. Abluka altındaki kentlerde canlarını tehlikeye atarak zulmün ve direncin haberlerini yapan gazetecilerin bunca tehditle karşılaşmasının önemli bir nedeni, olanlara tanıklık ediyor olmaları. Dargeçit’te, Sur’da, Cizre’de, Silopi’de sahadan habercilik yapmak, politik olarak çok güçlü bir eylem. Cumhuriyet’ten Ayşe Yıldırım’ın ‘Bölgedeki gazeteciler taraf olarak yaftalanmaktan kurtulamıyor’ diye ifade ettiği, gerçeğe yakın durunca tarafsızlığı kaybetmekle suçlanmak bu politik g..]]> Sat, 09 Jan 2016 04:55:06 +0300 Gerçek kameranın konduğu yerde başlıyor https://www.evrensel.net/yazi/75664/gercek-kameranin-kondugu-yerde-basliyor https://www.evrensel.net/yazi/75664/gercek-kameranin-kondugu-yerde-basliyor? 2015’in son haftasında hem Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü, hem de Gazetecileri Koruma Komitesi gazetecilerin can güvenliği ile ilgili yıllık raporlarını yayımladı. 2015 yılında dünyada 70’e yakın gazeteci, gazetecilik yaparken ve habercilik faaliyetlerinden ötürü öldürülmüş. Raporlarda, gazetecilik açısından en tehlikeli yer olarak haliyle Suriye yer alıyor. Geçtiğimiz aylarda gelen haberlere bakılacak olursa, Türkiye de IŞİD muhalifi Suriyeli gazeteciler için hiç güvenli değil. Suriyeli gazeteci ve belgeselci Naji Jerf 27 Aralık günü Gaziantep’te sokak ortasında öldürüldü. IŞİD’e muhalifliği ile tanınan Jerf, bir süredir Gaziantep’te yaşıyor ve yeni belgeseli üzerine çalışıyordu. Vurulmasaydı ertesi gün ailesi ile Fransa’ya gitmeyi planlıyordu. Ölüm haberi yayılır yayılmaz IŞİD sosyal medya hesapları üzerinden cinayeti kutladı. Faillerin bulunacağı ise şüpheli. Jerf’in üzerinde çalıştığı belgesel, ‘Rakka Sessizce Katlediliyor’ (RBSS) isimli aktivist grubun hikayesine odakl..]]> Sat, 02 Jan 2016 04:57:39 +0300 Eğitim sırası kimde? https://www.evrensel.net/yazi/75611/egitim-sirasi-kimde https://www.evrensel.net/yazi/75611/egitim-sirasi-kimde? Urfa Siverek’in Demirci köyüne tayini çıkan Aydınlı genç öğretmen Emre’nin meslek hayatının ilk günleri pek de kolay geçmiyordu. Emre bir yandan köyün havasına, suyuna, toplumsal hayatına alışmaya çalışıyordu. Diğer yandan, Demirci köyünde bulunmasının nedeni olan öğretmenliğin önündeki en belirgin bariyerle, öğrencileri ile arasındaki dil engeliyle boğuşuyordu. Emre’nin gözünden tanık olduğumuz bu hikayede Zülküf, Rojda, Vehib ve diğerleri yıkık dökük sınıfın tozlu sıralarında kah öğrenmeye hevesli kah umursamaz ama en çok da direngen görünüyordu. Yasaklı onlarca yıla rağmen Kürtçe’nin o sınıftaki varlığı dahi bu dirence işaret etmiyor mu? Açılıma paralel dolaşıma giren ve anadilde eğitim tartışmalarının bir dönem klişeleşmiş referansı haline gelen ‘İki Dil Bir Bavul’ filmine geçen hafta gündelik bir vesileyle yeniden bakmam gerekti. Jandarma Özel Harekat timlerinin Diyarbakır ve Şırnak’ta boşaltılan okullarda çekilen fotoğrafları sosyal medyada dolaşmaya başladığında ise, belgesel..]]> Sat, 26 Dec 2015 04:53:21 +0300 Hayali cemaatler ve devlet... https://www.evrensel.net/yazi/75558/hayali-cemaatler-ve-devlet https://www.evrensel.net/yazi/75558/hayali-cemaatler-ve-devlet? Polis, ‘Milletin burada yaşamaya hakkı yok mu? Burası Kürdistan! Ne istiyorsunuz?’ diyen kadına ‘Burası Türkiye! Kürdistan Mürdistan yok’ diye bağırırken kameralar da çalışıyordu. Kadın ısrarcıydı: ‘Burada yürüyemeyecek miyiz? Kürdüm ben!’ Polise doğru sinirli bir iki adım attı. Yanındaki adam onu durdurana kadar da ilerledi. Polislerin sayısı çoğalmış, kadınla tartışan polis iyice celallenmişti ki münakaşa o ara sönümlendi. Polisler arkasını döndü, kadın uzaklaştı. Kameralar önünde yaşanan bu tartışma, hafta boyu Şırnak, Diyarbakır ve Mardin’den gelen sokağa çıkma yasakları, çatışma ve ölüm haberlerinin yanında yerini aldı. ‘Teyzeye helal olsun’ diyen de oldu, ‘Polisten tokat gibi cevap’ diyen de. Diyarbakır’ın abluka altındaki bir sokağında bir polisle bir yurttaş arasında yaşanan bu karşılaşma, şu an bölgede yaşananların yanında taliymiş gibi gözüküyor olabilir. Ama elinde çantası, kim bilir hangi işini halletmek için sokağa çıkmış orta yaş üzeri kadının kendisine doğru su sıkan po..]]> Sat, 19 Dec 2015 05:00:21 +0300 Kurmaca gerçekle ilgili ne söyler? https://www.evrensel.net/yazi/75508/kurmaca-gercekle-ilgili-ne-soyler https://www.evrensel.net/yazi/75508/kurmaca-gercekle-ilgili-ne-soyler? Birkaç hafta önce Londra Kürt Film Festivali’nde bir kez daha gördüm Hacı Lokman Birlik’in güzel yüzünü. Başrolünü oynadığı kısa film Bark, Hacı’nın anısına festival programındaydı. Londra’nın merkezinde bir sinema salonunda, çoğunluğu öz yurdundan uzak, belki de hem ‘orada’ hem ‘burada’ aynı anda yaşamakla sınanmış bir seyirci grubuyla Bark’ı izlemek başkaydı. O seyirci ki belli ki karışık hislerle iç çekerek, gözyaşı dökerek izledi festival boyunca gösterilen filmleri. Londra’da Kürt Film Festivali gibi kapsamlı bir kültürel etkinliği profesyonelce organize eden çekirdek ekipten Mehmet’in deyimiyle, uzakta olmak ülkede yaşananlarla ilgili yoğun bir duygusallığı ve olaylarla analitik ilişki kurma yetisini beraberinde getiriyor. Yani hem uzağı keskin gözle görebilme hem de orada olmadan en yakındaymış gibi hissetme durumu. Organizasyon ekibinden Alaattin’in bir kahve sohbetinde söyledikleri ise hâlâ kulağımda: ‘Ben Cizre’de doğdum. 35 yıldır devam eden savaşın özetidir Cizre. Bir hast..]]> Sat, 12 Dec 2015 05:00:51 +0300 Cinayetin medya bağlamı https://www.evrensel.net/yazi/75451/cinayetin-medya-baglami https://www.evrensel.net/yazi/75451/cinayetin-medya-baglami? Dört Ayaklı Minare’nin başında ensesine sıkılan bir kurşunla öldürüldüğü andan itibaren, Tahir Elçi ile ilgili söylenen, yazılan çok şey oldu. Faili anında ve alışıldık şekilde belirleyen haber ajansları, cinayeti ‘şehit polisler’ üzerinden çerçeveleyen gazeteler, ‘Hendek siyaseti Elçi’nin hayatına mal oldu’ diyen siyasetçiler bir yana dursun, kendisi ile teması olmuş pek çok kişi de Tahir Elçi’nin ağzından türlü cümlelere ses vermeye hak gördü kendinde. Geride kalanların dilinden duyduğumuz Elçi’ye ait ya da ona atfedilen ifadeler aracılığıyla cinayetin birtakım ajandalara araç haline getirilmesi dikkat çekici. Sokağa çıkma yasaklarını meşrulaştırmaya çalışmaktan Elçi’nin öldürülmesindeki sorumluluğu örtbas etmeye varan çeşitlilikteki bu hedeflerin yolu cinayeti bağlamsızlaştırmaktan geçiyor. Elçi’nin katledilmesinin en doğrudan bağlamını 14 Ekim 2015’te katıldığı Tarafsız Bölge programı ve sonrasında yaşananlar oluşturuyor. Programda MHP milletvekili Uygar Aktan’la konuşması sıra..]]> Sat, 05 Dec 2015 04:54:43 +0300