Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Kadının adı var! https://www.evrensel.net/yazi/81015/kadinin-adi-var https://www.evrensel.net/yazi/81015/kadinin-adi-var? Bugün, kapitalist toplumda büyük ölçüde tüketim için bir gerekçeye indirgenen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, 1910 yılında düzenlenen 2. Enternasyonal’de, Clara Zetkin’in önerisiyle, 8 Mart 1857 yılında ABD’de tekstil fabrikasında yanarak can veren 120 kadın işçinin anısına bir anma ve dayanışma günü olarak kabul edilmişti. 120 kadının adları unutulmuş olsa da, her 8 Mart’ta onları anmak ve kadın dayanışmasını pekiştirmek, kapitalist patriarkale karşı kadınları güçlendirecek bir vesiledir. *** TÜİK’in geçtiğimiz gün yayınladığı “İstatistiklerle Kadın” verileri 2017 yılında nüfusun yüzde 49,8’inin kadınlardan oluştuğunu gösteriyor. Neredeyse eşit bir dağılım. Eşitlik ne yazık ki, sadece nüfusta. İşte birkaç veri: * 25 yaş üstü Okur-yazar olmayan erkek nüfu..]]> Thu, 08 Mar 2018 04:56:39 +0300 Sefalet endeksinde zirveye https://www.evrensel.net/yazi/80929/sefalet-endeksinde-zirveye https://www.evrensel.net/yazi/80929/sefalet-endeksinde-zirveye? Bloomberg tarafından son birkaç yıldır açıklanmaya başlayan sefalet endeksinde (Bloomberg’s Misery Index) Türkiye ekonomisi kendisine en üst sıralarda yer buluyor. Endeksin hesaplanmasında bir ülkede yaşayan yurttaşların ekonomik duruma ilişkin mutluluk/mutsuzluk seviyeleri esas alınıyor. İki değişkenin toplamıyla hesaplanan basit bir endeks sefalet endeksi: Enflasyon oranı ve işsizlik oranı. Bu iki oranın toplamına göre oluşturulan ülke sıralamasına Türkiye 2015 yılında 9. sıradan girerken, 2016 yılında 8. ve 2017 yılında da 7. sıraya kadar yükseldi. 2018 sonu itibarıyla beklenti 5.’lik! *** Sefalet endeksinde dünyanın 7. kötü durumdaki ülkesi olmanın getirdiği şey artık intiharların, tek kişilik kendini yakma eylemlerinin, ‘gündelik’ birer olaya dönüşmesi oluyor. Sefalet ve mutsuzluk değişmez kader gibi düşünülünce de karamsarlık baskın gelebiliyor..]]> Thu, 22 Feb 2018 04:15:47 +0300 Teknolojik asimetri https://www.evrensel.net/yazi/80836/teknolojik-asimetri https://www.evrensel.net/yazi/80836/teknolojik-asimetri? Elon Musk’ın Spacex’i salı gecesi Tesla marka otomobilini Mars yörüngesine gönderdi. Teknolojinin eriştiği seviyeyi düşününce gerçekten insanlık için büyük adım. Geçtiğimiz yıl içerisinde Boston Dynamics firması 6 savaşçı robot üretti. Orada da sensör teknolojisinin en ileri uygulamaları bulunuyor. Biri uzay diğeri savunma alanındaki iki gelişme de gelişkin teknolojik düzeye işaret ederken, amaçları açısından tam anlamıyla asimetri yaratıyor. Spacex üzerinden Elon Musk’ın Mars üzerinde bir insan kolonisi ve sonrasında doğal yaşam formu oluşturma amacı bulunuyor. Bunun için her seferinde parçalanan fırlatma sistemlerini farklılaştırarak, atmosfer sınırında uzay aracını bırakıp yeryüzüne parçalanmadan inen sistemler geliştirmeyi başarmış oldu. Böylelikle bir süre sonra uzaya defalarca ulaşım sağlayabilen araç..]]> Thu, 08 Feb 2018 04:54:11 +0300 Merkez Bankası bağımsız! https://www.evrensel.net/yazi/80699/merkez-bankasi-bagimsiz https://www.evrensel.net/yazi/80699/merkez-bankasi-bagimsiz? Bugün Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) faiz koridorunu oluşturan faiz oranları hakkındaki kararlarını açıklıyor. Koridoru oluşturan dört tip faiz oranının mevcut durumu şöyle: Faiz koridorunun üst bandını oluşturan marjinal fonlama oranı yüzde 9.25, faiz koridorunun alt bandını oluşturan borçlanma oranı yüzde 7.25, politika faiz oranını oluşturan bir hafta vadeli repo faiz oranı yüzde 8 ve geç likidite penceresi faiz oranı yüzde 12.75. Yıllık enflasyonun yüzde 12’ye, cari açığın 40 milyar dolara çıktığı ortamda olağan beklentilerin, PPK tarafından dört göstergenin de makroekonomik verilerle uyumlu biçimde artırılması yönünde olması gerekirken kimse mevcut oranlarda artış beklemiyor. *** Oysa “Merkez Bankası bağımsızlığı” zokası uzun süredir kapitalist ülkelere yutturuluyor. Biz Fed’in de, Avrupa Merkez Bankasının da (AMB) siya..]]> Thu, 18 Jan 2018 04:58:20 +0300 Enflasyon nereye https://www.evrensel.net/yazi/80608/enflasyon-nereye https://www.evrensel.net/yazi/80608/enflasyon-nereye? Hani üçüncü çeyrek büyüme oranı gibi aralık ayı enflasyonu da bir ‘sürpriz’ yapar mı diye beklendi ama enflasyon konusunda mızrak çoktan çuvalı delip geçtiği için çok da ‘revize edilecek’ bir yanı kalmadı. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) geçen aya göre yüzde 0.69 ve yıllık bazda yüzde 11.92 arttı. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise aylık yüzde 1.37 ve yıllık bazda yüzde 15.47 oranında yükseldi. Bu düzey enflasyonun yüzde 10’luk psikolojik sınırı tam olarak aştığı anlamına geliyor. Yani bu yıl sonu gerçekleşecek enflasyonda yüzde 10 alt sınır olacaktır. Merkez Bankasının yıl sonu beklentisi yüzde 7 olsa da, muhtemelen yıl içi tahminlerini yüzde 9’lara çıkartacaklardır. *** Enflasyonun kalıcı biçimde yüzde 10’un üzerinde ye..]]> Thu, 04 Jan 2018 04:54:42 +0300 Rant azaldıkça kavga büyüyor https://www.evrensel.net/yazi/80563/rant-azaldikca-kavga-buyuyor https://www.evrensel.net/yazi/80563/rant-azaldikca-kavga-buyuyor? 17 Aralık operasyonu sonrası görevden ayrılan ve ayrılırken de “Başbakan da istifa etmeli” diyen Erdoğan Bayraktar, görevden ayrılmadan bir hafta önce “rantsal dönüşüm” sürecine ilişkin eleştirilere karşı bakanlığının icraatlarını “Rant olmadan, kalkınma olmaz” sözüyle savunmuştu. Eski bakan görevden ayrıldıktan sonra Bayraktar İnşaat’ın başına döndü. Mevcut durumunu geçen yıl verdiği bir röportajda şöyle özetliyor: “İlk travmayı atlattım. Şimdi 3-5 inşaat işi var onları kovalıyorum’’. (hürriyet.com.tr, 28.01.2016). Bayraktar mülakatın devamında: “Vatandaş dönüşümü yapamıyorsa devlet devreye girmeli. Durup beklemek değil, atmaca gibi kurt gibi bir modelle süreci hızlandırmak gerek” dedi. *** Bayraktar görevden ayrıldı ama ne devletin ‘atmaca gibi, kurt gibi’ hali ne de yön..]]> Thu, 28 Dec 2017 04:34:53 +0300 Rekorlu ekonomi https://www.evrensel.net/yazi/80474/rekorlu-ekonomi https://www.evrensel.net/yazi/80474/rekorlu-ekonomi? Yüzde 11,1’lik üçüncü çeyrek büyüme rakamı, en azından iktidar koalisyonu sözcüleri için inandırıcı bulunmuş gibi görünüyor. Bu iyi! Büyümede rekor kıran ekonomi diğer birçok makro veride de rekora doymuyor çünkü... Bitirdiğimiz 2017 yılında ABD Doları karşısında en çok değer yitiren TL’nin mevcut performansının gelecek yılda da devamı bekleniyor. Yatırım ve araştırma kurumlarının 2018 yıl sonu dolar kur tahmini 4.20 TL ile 4.38 TL arasında değişiyor. J. P. Morgan tarafından yapılan 2018 küresel tahmininde; Türkiye’nin 2017 yılında GSYİH’ın yüzde –1.9’u olarak gerçekleşen mali dengesinin, 2018’de yüzde –2.1 ve 2019’da yüzde –3.2 olması bekleniyor. Dış borçların GSYİH’ye oranının da 2018’de yüzde 50’yi aşması bekleniyor. IMF’e borcu kal..]]> Thu, 14 Dec 2017 04:56:24 +0300 2018 gelirken… https://www.evrensel.net/yazi/80420/2018-gelirken https://www.evrensel.net/yazi/80420/2018-gelirken? Ekonomik anlamda, 2017 yılının tek iyi yanı bitiyor olması. Ekonomik yapının derinliğini büyük ölçüde yitirdiği, kırılganlıklarda ilk beş içindeki yerinin tescillendiği, enflasyonun bir daha geri dönmemecesine çift hanelere tırmandığı, bütçe açığının hazineyi otomatik borçluluğa ittiği, döviz kurunun alıp başını gittiği, dış ticaret hacminin giderek daraldığı, işsizliğin rekor tazelediği, gelir grupları arasındaki eşitsizliğin uçuruma dönüştüğü, borsanın spekülatörlerin cirit attığı bir arenayı andırdığı, tarım ürünlerinde dışa bağımlılığın katmerleştiği, beyin göçünün hızlandığı, hane halkı borçluluk oranının tırmandığı, bankacılık sistemine duyulan güvenin yerlerde süründüğü, tüketici güveninin eridiği, iş güvencesinin giderek ortadan kalktığı bir yılın bitiyor olması elbette güzel! OHA..]]> Thu, 07 Dec 2017 04:22:18 +0300 Davul zurna az! https://www.evrensel.net/yazi/80325/davul-zurna-az https://www.evrensel.net/yazi/80325/davul-zurna-az? 2015 yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nin yıllık büyüme oranı yüzde 12 düzeyinden yüzden 6’ya düştüğünde başbakan bir basın toplantısı düzenleyerek, yaşananın basit bir dalgalanma olmadığını, Çin’de ’90’lardan itibaren yürütülen büyüme politikasının sonuna gelindiğini ve karşılarında iki yol olduğunu söylüyordu: Ya daralmak ya da yeni bir üretim paradigmasına yönelmek. Yolun sonuna gelindiğini söylediği üretim yapısı verimliliğe dayalı üretim stratejisi. Yani ucuz iş gücüne dayalı üretim. Çin ucuz iş gücüne dayalı “verimli” ekonomisiyle trilyonlarca dolar birikim elde etmiş ancak bunu verimlilik peşinde koşarken kendi halkına gelir olarak dağıtamadığı için de iç talep fakiri olmuştu. Çin başbakanının yeni üretim paradigması ise niteliksel bir dönüşüm hedefine ..]]> Thu, 23 Nov 2017 04:53:47 +0300 Kurdan kaleler, kırılgan beşler... https://www.evrensel.net/yazi/80234/kurdan-kaleler-kirilgan-besler https://www.evrensel.net/yazi/80234/kurdan-kaleler-kirilgan-besler? Tüm toz duman içerisinde istikrarlı olan tek şey kurdaki yükseliş. Dolar 3.90 TL’ye avro ise 4.50 TL’ye dayanmış durumda. Geçen yıl bugün ( 9 Kasım 2016) Dolar 3.30 TL, avro 3.67 TL idi. Yani bir yılda dolar yüzde 18, avro ise yüzde 22 artmış. Üretiminin yüzde 76’sı ithal girdiye bağımlı bir ekonomide kurdaki her hareket maliyetlere ve o da katlanarak fiyatlara yansıyor. Son bir yılda enflasyonda yaşanan yukarı yönlü hızlı hareket bundan kaynaklanıyor. Kur meselesi çözülmedikçe maliyet artışları engellenemez. Maliyet artışları ise tüketici fiyatlarının sürekli yükselmesi anlamına geliyor. Fiyatlardaki artışın ilk etkisi ise satın alma gücünü ifade eden reel ücretlerin erimesi yönünde. *** 2000’lerin başında “yükselen piyasalar” (emerging markets) arasında gösterilen Türkiye, 2008 sonrası önce K..]]> Thu, 09 Nov 2017 04:15:35 +0300 Sanal ama gerçek! https://www.evrensel.net/yazi/80147/sanal-ama-gercek https://www.evrensel.net/yazi/80147/sanal-ama-gercek? En son Hindistan ile birlikte dünyada 30 ülke, blockchain teknolojisine sahip sanal paraların dolaşımını onaylamış durumda. Önünde durulması zor bir süreç… Muhtemelen birkaç yıla kalmaz,dünyanın yarısından fazlasında bu sanal paralar ekonomik işlemlerin önemli kısmını kapsayacak. Geçtiğimiz hafta IMF Başkanı Christine Lagarde sanal paralar konusunda “ciddileşmek” gerektiğini söyledi.Lagarde, yakın gelecekte belki IMF’nin de bir araç olarak bu paralara yönelebileceğinin sinyalini verdi. Sanal para daha çok Bitcoin adıyla ünlendi. Bitcoin’in son fiyatı 5.600 doları aşmış durumda. Bu da bu para biriminin arkasındaki desteğin kuvvetini gösteriyor. Para da mal gibi, onu elde etmek isteyen arttıkça değişim değeri (fiyatı) yükseliyor. Bitcoin’in mevcut piyasa değeri 94 milyar dolar düzeyinde. Türkiye ekonomisinin yarattığı milli gelirin 80..]]> Thu, 26 Oct 2017 03:09:53 +0300 İstikrarın faturası kadın ve gençlere... https://www.evrensel.net/yazi/80098/istikrarin-faturasi-kadin-ve-genclere https://www.evrensel.net/yazi/80098/istikrarin-faturasi-kadin-ve-genclere? Görünürde her şey olağan. İstikrar sürüyor. AKP halen iktidar. Lider halen tek lider ve hal, OHAL! Ancak, biraz detaya inince her şey toz duman… Belediye reisleri, itaatsizlikten sapır sapır dökülürken, bir yanımız Suriye diğer yanımız Irak. Siyasette sözde istikrar görünümünün arkasında kaos var. Daha düne kadar, başbakan ya da cumhurbaşkanı danışmanı olanlar, bugün “ehil insan” rolünde, usulca muhalefete soyunmuş haldeler. Gemiyi ilk terk edecek onlar… Belki de paçayı kurtaracak! Ama “istikrar” sürse de sürmese de olan geniş halk kesimlerine oluyor, *** Görüntüde bu kadar istikrar varken, durur mu ekonomik veriler! Onlarda da bir istikrar tam istikrar: İşsizlik oranı geçen yılın (2016) temmuzunda da yüzde 10.7, bu yılın (2017) temmuzunda da yüzde 10.7. Daha ne olsun! Bu koşullarda artmamış… Bir..]]> Thu, 19 Oct 2017 04:15:39 +0300 Piston düştü! https://www.evrensel.net/yazi/80006/piston-dustu https://www.evrensel.net/yazi/80006/piston-dustu? Geçen hafta açıklanan OVP (orta vadeli program) ile birlikte gündeme getirilen yüzde 40’lık MTV (motorlu taşıtlar vergisi) artışı açıklaması ve devamındaki tartışmalar ekonominin motorunda “pistonun düştüğünü” gösteriyor. Haftanın her gününde MTV artışı konusunda yeni bir açıklama dinledik. Yasayı yanlış anlamaktan tutun da “Aslında yeni arabaları düşündük”lere, yeniden değerlendirileceği açıklamalarına kadar tam anlamıyla iki ileri bir geri gidildi. Son aşamada bu konuda nerede durulduğu da hiç belli değil! Ekonomi yönetimindeki kararsızlık aslında ekonominin içinde bulunduğu kaos ortamından besleniyor. Yani ekonominin motoru bozulunca doğal olarak sürücü de panikliyor. *** Ekonomideki yapısal dengesizlik geçtiğimiz gün açıklanan ve son 13 yılın zirvesine taşınan enflasyon oranında da kendisini g&o..]]> Thu, 05 Oct 2017 05:32:16 +0300 Orta vadede görünüm https://www.evrensel.net/yazi/79955/orta-vadede-gorunum https://www.evrensel.net/yazi/79955/orta-vadede-gorunum? Hükümetin 2018-2020 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) dün başbakan yardımcısı Mehmet Şimşek tarafından açıklandı. Alışılageldiği üzere, programda dünyadaki genel durum tahlili yanında makro verilerin iyileşeceğine dair öngörülere yer verildi. Dünyada ve ülkedeki en önemli tehdit olarak jeopolitik riskler gösteriliyor. Ayrıca 2016 ve 2017 yıllarında bütçe açığında ortaya çıkan artış da gelecek üç yılın programının hedef çerçevelerini belirlemiş durumda. *** Programda makroekonomik açıdan özellikle enflasyon, işsizlik ve bütçe açıkları konusundaki risklere vurgu yapılıyor. Enflasyona karşı sıkı para politikasının izleneceği ve dolayısıyla faizlerin aşağı yönlü hareket etmeyeceği anlaşılıyor. İşsizliğin çözümü konusunda somut bir hedef bulunmuyor. Bu üç problem arasında programın..]]> Thu, 28 Sep 2017 04:15:28 +0300 Enflasyonun gösterdiği https://www.evrensel.net/yazi/79832/enflasyonun-gosterdigi https://www.evrensel.net/yazi/79832/enflasyonun-gosterdigi? Bu hafta TÜİK’in açıkladığı tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ve yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) enflasyonun çift hanelere demir attığını gösteriyor. Enflasyonun gelecek aylarda da yükseliş seyrini sürdürmesi kaçınılmaz. Çekirdek enflasyonun seyri de bu yönde. Çekirdek enflasyon, enerji ve gıda gibi mevsimsel fiyat dalgalanmalarından fazlaca etkilenen mal ve hizmet gruplarındaki fiyat hareketleri dışarıda tutularak hesaplanan enflasyon. Bu tip mal ve hizmetleri dışarıda tuttuğunuzda enflasyonun gerisinde yatan yapısal problemleri ya da enflasyonu özde etkileyen temel faktörleri daha net görebilirsiniz. TÜİK ağustos verileriyle birlikte çekirdek enflasyon hesaplamalarını da çeşitlendirdi. Eski H ve I endeksleri yenilerken yeni bir endeksi de bu hesaplamalara ekledi. Mevsimlik ürünler dışarıda bırakıldığında hesaplanan çekirdek enflasyon..]]> Thu, 07 Sep 2017 04:54:40 +0300 Tarımda tasfiye politikası! https://www.evrensel.net/yazi/79788/tarimda-tasfiye-politikasi https://www.evrensel.net/yazi/79788/tarimda-tasfiye-politikasi? Ekonominin yapısal temelleri (Bütçe dengesinden hazine borçlarına, enflasyondan mali disipline kadar) birer birer sarsılırken, iktidar koalisyonunun ekonomi politikaları da hızlı bir şekilde tasfiye politikalarına dönüşmeye başladı. İşleyiş artık çok bilindik: Aksayan yönleri öne çıkart, lanetle ve tasfiye et! 1980 sonrası sıkça sahnelenen bu oyunu artık ezberledik. Cumhuriyet tarihi boyunca, geç sanayileşme serüveninin “sanayileşme” ayağını oluşturan KİT’lerin tasfiyesi sürecinde de benzer şeyler izledik. Verimsiz, piyasa gerçeklerine uyum göstermeyen, atıl KİT’ler(?) binde bir değerlerle seçilmiş sermaye gruplarına peşkeş çekildi ve her ne hikmetse(!) ondan sonrası “Yürü ya kulum!” *** Tarımın sorunları o kadar çok ki, köşe yazısına sığması imkansız. Ekilen arazi ölçüsünün hızla erimesinden, ..]]> Thu, 31 Aug 2017 05:00:33 +0300 Venezuela'da hangi yolun sonu? https://www.evrensel.net/yazi/79651/venezuelada-hangi-yolun-sonu https://www.evrensel.net/yazi/79651/venezuelada-hangi-yolun-sonu? Venezuela’da son birkaç haftada ortaya çıkan ABD güdümlü girişimler (darbe girişimi, protestolar ve hacker saldırıları) gösteriyor ki, bu Latin Amerika ülkesinde yakın gelecekte sular durulmayacak. Son dönem sahnelenen tüm oyunların CIA tezgahından çıktığı tartışmasız. Bu tezgaha karşı çıkış şimdilik Venezuela’daki antiemperyalist damar ile sağlanıyor. ABD ve ABD güdümündeki tekelci sermaye çevreleri, bu petrol zengini ülkenin kaynaklarına gözlerini dikmiş ve yeniden eski günlerdeki gibi bir hegemonya oluşturmak istemektedir. Buraya kadar Küba ya da Şili ne yaşadı ve yaşıyorsa benzerlerinin Venezuela için de geçerli olduğunu düşünebiliriz. Ancak durumda farklılaşan yanlar var: Venezuela Hugo Chavez’in bıraktığı Venezuela değil. Başta enflasyon (yıllık yüzde 750) olmak üzere neredeyse tüm makroekonomik veriler (büy..]]> Thu, 10 Aug 2017 05:00:08 +0300 Bankalara salkım https://www.evrensel.net/yazi/79614/bankalara-salkim https://www.evrensel.net/yazi/79614/bankalara-salkim? Avro, TL karşısında her gün rekor tazeliyor. Dün en son 4.18 TL seviyesini gördük. Son bir yılda TL, Avro karşısında tam olarak yüzde 25 değer yitirdi. Avronun dolardan bile sert artış göstermesinin ardında elbette başta Almanya olmak üzere, AB ülkeleriyle yaşanan siyasi problemler ve bu problemlerin ekonomi ilişkiler üzerinde yarattığı etkiler var. İlişkiler bu düzeyde seyrettikçe, durumda herhangi bir iyileşmenin ortaya çıkması beklenemez. Dün Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, temmuz ayında dış ticaret açığının yüzde 80 oranında arttığını duyurdu. Neden bu ani artış? Geçen yılın ayını ayıyla karşılaştırıldığında ithalatın yüzde 45 arttığı ancak ihracattaki artışın yüzde 30’da kaldığı görülüyor. Bu durum ihracatın ithalatı karşılama oranını yüzde 67’den yüzde 59’a kadar düşürüyor. Bu ticaret bir ülkeyi ekonomik sona yaklaştırır. İhracat ithalatı karşılayamadığı sürece dış ticaret bağımlılık yaratmaktan öteye geçmez. İhracat olanaklarını geliştirmesi beklenen Gümrük Birliği’nin ..]]> Thu, 03 Aug 2017 04:53:23 +0300 Afetin daniskası! https://www.evrensel.net/yazi/79527/afetin-daniskasi https://www.evrensel.net/yazi/79527/afetin-daniskasi? İstanbul’u yarım saat içerisinde Venedik’e, metro istasyonlarını şelaleye çeviren ve Üsküdar’dan geçenlere yüzerek işe gitme imkanı sunan hızlı yağış, bakanlar kurulu kararıyla “afet”e dönüştüldü…Hem de ne afet! On yılların makyaj binaları, ucube betonları yağışı ememedi. Ne metro çalıştı ne de tüp tünel Avrasya. Yağış, otoban üzerinde Kanal İstanbul görüntüsü yarattı. Evet, ortada bir afet var. Yağıştan değil, yetersiz ve çarpık altyapıdan kaynaklı bir afet. *** Doğa ve kentteki afet böyle. Çözümü planlı, topluma ve doğaya saygılı, kenti yok etmeyen aksine güzelleştiren şehircilik ve imar politikalarında saklı. Böylesi politikaları izlemek mevcut afet halinde oldukça güç! Çünkü afetin daniskasını ekonomide yaşıyoruz. Ekonomik yapı sağlıklı bir yola girmedikçe, ranta dayalı adımlar sürecek ve yeni afetler sıraya girecek. Darbe girişimi sonrası ekonominin dümenine geçen devlet, vergi yapılandırmalarından, istihdam teşviklerine kadar onlarca önlem aldı. Alınan önlemlerin h..]]> Thu, 20 Jul 2017 05:00:09 +0300 Dış ticarette haddimiz https://www.evrensel.net/yazi/79479/dis-ticarette-haddimiz https://www.evrensel.net/yazi/79479/dis-ticarette-haddimiz? TÜİK, dün mayıs ayı dış ticaret endeks değerlerini açıkladı. Açıklanan veriler ihracat birim değer endeksinin geçen yıla göre yüzde bire yakın düzeyde azaldığını ve ithalat birim değer endeksinin de yüzde 5.7 düzeyinde arttığını gösteriyor. Durum şu; dışarıya sattığımız malların kıymeti azalırken satın aldıklarımızın hızla artıyor. Görünen o ki, son yıllarda sanayinin bileşimini değiştirip yüksek katma değerli ürün üretimini olanaklı kılmak üzere neredeyse aylık olarak revize edilen sanayileşme politikaları pek de işe yaramıyor. *** Dış ticaret endeksindeki kutuplaşma (ihracat endeksinin azalıp, ithalatın artması) dış ticaret haddinin de bozulmasına yol açıyor. Dış ticaret haddi, 105.6’ya kadar gerilemiş durumda. Geçen yıl aynı dönemde endeks değeri 112.6 idi. Dış ticaret haddi ihraç edilen mallarının ortalama fiyat düzeyinin ithal edilen malların ortalama fiyat düzeyine bölünmesiyle bulunuyor. Dış ticaret haddi bir ülkenin dış ticaretten ne kadar kazanç elde ettiğini gösteriyor..]]> Thu, 13 Jul 2017 04:15:24 +0300 Serbest korumacılık! https://www.evrensel.net/yazi/79431/serbest-korumacilik https://www.evrensel.net/yazi/79431/serbest-korumacilik? Yarın Hamburg’da başlayacak G-20 zirvesi öncesinde bugün, Japonya ile AB arasında serbest dış ticaret anlaşması imzalanıyor. Bu anlaşma bundan önceki onlarca “serbest piyasacı” örneklerinden oldukça farklı. Görüntüde anlaşma, Trump ABD’sinin AB ile yürütülen AB-ABD transatlantik serbest ticaret ve yatırım anlaşması görüşmelerini askıya alınmasına bir cevap gibi sunuluyor. Anlaşmanın benzeri geçtiğimiz ekim ayında Kanada ile AB arasında da (AB-Kanada Serbest Ticaret Anlaşması - CETA) imzalanmıştı. Japonya Başbakanı Şinzō Abe, AB ile yapılacak anlaşmayı “Korumacılığa dair küresel hareketlere karşı” olarak değerlendiriyor. Japonya -Kanada gibi- içine sürüklendiği durgunluğa çözüm olarak AB’nin ipine sarılırken, AB dünya üzerinde hakiki(?) kapitalizmin has savunucusu olarak etki alanını genişletmek gayesinde. Kapitalizmin serbest piyasa gemisini ilk terk eden Trump’lı ABD ve Brexit’li İngiltere mi oldu yoksa kaptanlar aynı ama rota mı değişti? Ne serbestçiliğe soyunan AB, Ka..]]> Thu, 06 Jul 2017 05:02:32 +0300 Vardan yok, yoktan var yaratmak: Yıldırım Koç'a zorunlu bir cevap https://www.evrensel.net/yazi/79343/vardan-yok-yoktan-var-yaratmak-yildirim-koca-zorunlu-bir-cevap https://www.evrensel.net/yazi/79343/vardan-yok-yoktan-var-yaratmak-yildirim-koca-zorunlu-bir-cevap? Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Aydınlık Gazetesi Yazarı Yıldırım Koç, salı günü köşesinde benim 8 Haziran tarihinde yazdığım “Kıdem tazminatında üç hal” başlıklı yazımı eleştirmiş. Eleştirmiş demek biraz naif kalsa da öyle diyerek geçelim. Koç’un siyasi kimliğini de belirttim çünkü konuya bir köşe yazarından çok bir siyasi demagog gibi yaklaşmış. Hem biliciliğe hem de hizalayıcılığa soyunan Koç’un gerçeküstü yaklaşımını dikkate alıp da cevap yazmazdım elbette ancak kendisi hedef tahtasına yalnızca beni koymamakta, işçi sınıfı, işçi sınıfı örgütleri ve işçi gazetesi Evrensel’i de hedef almaktadır. Hal böyle olunca da cevap vermek kaçınılmaz oldu. *** Yıldırım Koç, iktidar koalisyonunun Kıdem Tazminatı Fonu tartışmasını yeniden masaya sürdüğü mayıs ayından başlayarak hem birbirini tekrar eden ama hem de birbiriyle çelişen birkaç yazı yazmıştır. Yazılarında “Kıdem tazminatını yanlış tartışıyorsunuz bu böyle olmaz” vurgusu yapmakta ve biraz bulanık da olsa kabaca iki iddia..]]> Thu, 22 Jun 2017 05:00:24 +0300 Kıdem tazminatında üç hal https://www.evrensel.net/yazi/79244/kidem-tazminatinda-uc-hal https://www.evrensel.net/yazi/79244/kidem-tazminatinda-uc-hal? İktidar koalisyonunun bulduğu her fırsatta masaya getirdiği temcit pilavı olarak, kıdem tazminatı hakkının gaspı konusu, şimdi bir kez daha OHAL sopasıyla önümüzde: Yer misin, yemez misin? *** Gerek emek cephesinden gerekse de sermayenin has örgütünden (TİSK) yapılan açıklamalar, iktidar koalisyonunun bu sefer de ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranamadığını, hatta bazı konfederasyonlarla süregelen “gönül bağını” da akamete uğrattığını gösteriyor. Her tarafın karşı çıkış nedeni farklı olduğu gibi iktidarın yaklaşımı da apayrı. Örneğin TİSK, dünya genelinde Türkiye ekonomisine yönelik artışa geçen güvensizliğin daha da alevleneceği yönündeki kaygısı ve fonun küçük ve kayıt dışı sermaye grupları yerine kendilerine yönelik bir vergi olarak fiiliyata geçeceğini düşündüğü için düzenlemeye karşı. İktidar koalisyonu ise bir süredir hazineyi cendereye alan nakit sıkıntısını aşma telaşıyla parasallaştırılabilir her şeyi fona dönüştürüp yangına serpme amacında. Oysa ne TİSK’in kıdem tazmina..]]> Thu, 08 Jun 2017 04:53:41 +0300 NATO A.Ş’ye doğru! https://www.evrensel.net/yazi/79154/nato-a-sye-dogru https://www.evrensel.net/yazi/79154/nato-a-sye-dogru? NATO’yu nasıl bilirsiniz? Dünya genelinde kapitalist-emperyalist yağma düzeninin bekası için “çırpınan”, her türden casusluk faaliyetinden tutun da askeri darbe organizasyonlarına kadar türlü organizasyonları yöneten bir birlik. Birliğin başında tekelci kapitalizmin ağa babası ABD var. Diğer tüm düzenlemeci kurumlarda olduğu gibi burada da ABD’nin düdüğü çalıyor. Fakat düdükten çıkan ses zaman zaman çatallanabiliyor. NATO’nun ABD’den sonraki büyük ortaklarından Almanya, İngiltere ve Fransa zaman zaman da olsa ayrı telden çalabiliyor. ABD durumdan rahatsız. Rahatsız çünkü ABD Başkanı Donald Trump, ABD’yi olduğu gibi dünyanın geri kalanını da A.Ş yönetir gibi yönetmek istiyor. Bunu da parayı verenin düdüğü çalacağına olan inancıyla açıklıyor: Madem en çok biz para veriyoruz yönetim de bizde olmalı! Bu tip uluslararası düzenleyici kurumlarda -herhangi bir şirketten biraz farklı olarak- bazı işleyen organlar var ve işin kitabına uydurulması gerekiyor. *** 2008 küresel kapital..]]> Thu, 25 May 2017 04:55:26 +0300 Hangisi gerçek? https://www.evrensel.net/yazi/79056/hangisi-gercek https://www.evrensel.net/yazi/79056/hangisi-gercek? Fabrikadaki işçiden, pazardaki esnafa, tekstilciden turizmciye kadar kime dokunsanız bin ah işitiyorsunuz. Bir yandan enflasyon tekrar çift haneli rakamları görmüş, bir taraftan TL’deki değersizleşme ithalatı pahalandırmış (hammadde ve aramalı alımları), daha da önemlisi uluslararası ekonomik ilişkiler büsbütün kırılgan hale gelmiş… Tüm bunlar olurken, borsa endeksi yükselmekte, TL’nin ateşi dolar kaynaklarıyla kontrole alınmakta, çeşitli yabancı fonlar da adeta ülkede cirit atmaktadır. *** Dün, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye’nin 2017 yılı büyüme tahminini yüzde 3’den yüzde 2.6’ya indirdi. EBRD yüzde yarıma yaklaşan bu tahmin geri çekimini ülkenin içinde bulunduğu ekonomik konjonktüre bağlıyor. EBRD raporunda başlıca beş alandaki risklere dikkat çekiliyor. Bunlar; OHAL’in devam ediyor olması, Türkiye’nin kredi notunun düşürülmüş olması, TL’nin değer kaybıyla birlikte enflasyonun 5 sene sonra çift haneli rakama çıkması, Jeopolitik risklerin turizme etkisi, öz..]]> Thu, 11 May 2017 04:03:33 +0300 Birlik, mücadele ve dayanışma! https://www.evrensel.net/yazi/78964/birlik-mucadele-ve-dayanisma https://www.evrensel.net/yazi/78964/birlik-mucadele-ve-dayanisma? Kapitalist emperyalist ülkeler ve besledikleri tekelci kapitalistlerin dünya genelinde ama özellikle de Ortadoğu bölgesinde sahneledikleri savaş oyunundan dünya emekçilerine düşen gün geçtikçe ağırlaşan yaşam koşulları olmaktadır. Son referandum da gösterdi ki, demokrasi YSK’nin tertiplediği seçim süreci ile değil, ancak uğruna verilecek ortak mücadele ile kazanılabilir. Referandum süreci sonrası Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinin (AKPM) Türkiye’yi yeniden siyasal gözetime çekmiş olması, ülkenin tek adam yönetimiyle birlikte uluslararası alanda da teklik ile karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor. Uluslararası alanda Türkiye, çoklu çelişkiler yaratarak kendisine manevra imkanı sağlayacak geçici iş birlikleri bulmayı deniyor. Bu politika kısa erimli çözümler yaratıyor gibi görünse de uzun vadede ciddi bir “tek kalma” riskini ve belki de çarpışmaları getirebilir. AKPM’nin aldığı “gözetim” kararı bundan sonra -başta AB olmak üzere- uluslararası alanda “Eyyy” ünlemiyle başla..]]> Thu, 27 Apr 2017 05:00:53 +0300 Emekçiler neden ‘hayır’ demeli? https://www.evrensel.net/yazi/78868/emekciler-neden-hayir-demeli https://www.evrensel.net/yazi/78868/emekciler-neden-hayir-demeli? Soru başlıktakiyle aynı: Emekçiler pazar günü yapılacak, anayasanın 18 maddesinde değişiklik öngören referandumda, neden HAYIR oyu kullanmalı? Dış borç 420 milyar doları aştığı için, İşsizlik oranı yüzde 12’yi geçtiği için, Büyüme hızı yarı yarıya (yüzde 6’dan yüzde 3’e) düştüğü için, Enflasyon canavarı yeniden hortladığı için (yüzde 11), Cari açık 34 milyar dolara fırladığı için, Hazine açığı (altı aylık dönemde) 3 milyar TL’den 40 milyar TL’ye çıktığı için, Turizm ekonomisi çöktüğü için, Kiralık işçilik yasası çıktığı için, DEĞİL SADECE OHAL bahanesiyle grev hakkı fiilen ortadan kaldırıldığı için, OHAL “denetimsizlikleri” ile iş kazaları yıllık 2 bini geçtiği için, VE Anayasa değişikliği ile Tek adam sistemi dayatılacağı için, Yargı bağımsızlığı sona ereceği için, Meclis yasama denetim gücünü yitireceği için, AMA EN ÇOK İşçi sınıfı, emekçiler ve yoksul halk kesimleri için yaşama, çalışma, barınma, örgütlenme, söz söyleme hakları büyük ölçüde ortadan kalkacağı iç..]]> Thu, 13 Apr 2017 04:54:10 +0300 Üretimsiz büyüme, parasız ekonomi https://www.evrensel.net/yazi/78770/uretimsiz-buyume-parasiz-ekonomi https://www.evrensel.net/yazi/78770/uretimsiz-buyume-parasiz-ekonomi? TÜİK (Türkiye istatistik Kurumu) yarın 2016 son çeyrek (Ekim, Kasım ve Aralık) büyüme oranını açıklayacak. Son çeyrek ile birlikte yıl tamamlandığı için 2016 yılı büyüme oranını da öğrenmiş olacağız. Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan üçüncü çeyrek büyüme oranı yüzde 1.8’lik küçülmeyi gösteriyordu. Hem de bu oran TÜİK’in meşhur revizyonunun sihirli dokunuşlarına rağmen gerçekleşmişti! Yılın son üç ayı ise kendinden önceki çeyreği mumla aratır cinstendi. Normal şartlarda son çeyrekte yüzde 3 düzeyinde bir küçülme ve yıllık bazda da sıfır büyüme beklenebilir ama biliyorsunuz normal şartlarda değiliz. TÜİK daha önce de çokça tartışıldığı gibi, ulusal gelir hesaplarının hesaplanış yöntemini değiştirdi. Önceden dört çeyrekteki büyümenin aritmetik ortalaması yıllık büyümeyi verir ve TÜİK geriye dönük birkaç makyajla (revizyon) veriyi kesinleştirirdi. Şimdi dört dönem değeri önceki yılın çeyreklik değerlerine bağlı olarak hesaplanmakta. Zincirleme Hacim Endeks (ZHE) adı verilen yöntem..]]> Thu, 30 Mar 2017 04:55:15 +0300 Baca eğri olsa da... https://www.evrensel.net/yazi/78723/baca-egri-olsa-da https://www.evrensel.net/yazi/78723/baca-egri-olsa-da? Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, geçtiğimiz eylül ayında kredi notunu “Yatırım yapılamaz” seviyeye düşürdüğü Türkiye’nin görünümünü “durağan” olarak tespit etmişti. Eylül sonrasında ekonomik ve siyasal risklerin belli bir düzeyde kalabileceğini değerlendirmişti Moody’s. Ancak aradan geçen 6 ay sonunda -kredi notu ‘Yatırım yapılamaz’ seviyesinde kalmakla birlikte- görünüm durağandan negatife düşürüldü. Bu bir sonraki kredi değerlendirmesinde kredi notunun bir kademe daha aşağıya çekilebileceğini gösteriyor. *** Evet Moody’s ve diğer benzeri kredi derecelendirme kurumları tekelci finans-kapitalin düzen bekçileridir. Onların objektif(?) görünümlü normları, aslında Küresel Yönetişim adıyla pazarlanan kapitalist emperyalist propagandanın illüzyon araçlarıdır. Fakat bu kurumlar kamuoyuna açıkladıkları metinlerde -genellikle- boşa düşecek, içi boş, hamasi söylemlerde bulunmazlar. Bu onların inandırıcılığını sorgulatır. Bu tip kurumlar ekonominin “metrik” yanını ustaca kullanacak ..]]> Thu, 23 Mar 2017 04:17:04 +0300 Kurdan ekonomi https://www.evrensel.net/yazi/78629/kurdan-ekonomi https://www.evrensel.net/yazi/78629/kurdan-ekonomi? Ekonomi Bakanı Zeybekci “Ne olur artık şu kuru konuşmaktan vazgeçelim” dese de dolar kurundaki kademeli sıçramalar ekonomideki tüm değişkenlerin de hop oturup hop kalmasına neden oluyor. Nihat Zeybekci, MÜSİAD’ın Ekonomi Ödülleri Töreninde “Ekonomi dünyasına veya ekonomi basınına baktığımız zaman, demek burası talep görüyor. Demek ki insanlar bunu izliyor, ekonomi ile ilgili böyle bir ön kabul var. Ne olur Türkiye’de artık şu kuru konuşmaktan vazgeçelim. Konuşalım da bu kadar öncelikli pozisyonda değil.” diyor. Zeybekci konuşmasına “[kurdaki artış] işsizlikten daha mı önemlidir? Sanayinin kapasite kullanım oranlarından daha mı önemlidir? Cari açığımızdan, dış ticaret açığımızdan, bütçe açığımızdan ve büyüme oranlarımızdan daha mı önemli?” gibi bir dizi soruyla devam etmektedir. *** Bu kadar hızlı biçimde dolarizasyona yönelen bir ülkede dolar fiyatı arttığında elbette her şey altüst olacaktır. Tersi de geçerli! Üretilen her ürünün ortalama yüzde 76’sı yabancı girdiyle sağlanıy..]]> Thu, 09 Mar 2017 03:31:14 +0300 Koruma ve serbest ticaret arasında Trump https://www.evrensel.net/yazi/78585/koruma-ve-serbest-ticaret-arasinda-trump https://www.evrensel.net/yazi/78585/koruma-ve-serbest-ticaret-arasinda-trump? ABD Başkanı Donald Trump dün Amerikan Kongresindeki ilk konuşmasını gerçekleştirdi. Trump konuşmasında ekonomi alanındaki korumacı politikaların yoğunlaşarak devam edeceğine vurgu yaptı. Trump’a göre, mevcut dış ticaret düzeninde ABD zarara uğramakta. Gerçekten de ABD’nin yıllık dış ticaret açığının 800 milyar dolara eriştiğini ve Çin’in yıllık dış ticaret fazlasının da 600 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini düşündüğümüzde dünyanın ilk iki büyük ekonomisinde (ABD ve Çin) -ideolojik olarak olmasa da- dış ticaret uygulamaları açısından iki ayrı yöneliş olduğunu söyleyebiliriz. Elbette Trump da en az Çin yönetimi kadar serbest dış ticaret yanlısı! Tek fark, mevcut dış ticaret düzeninin ABD çıkarlarının yürütülmesi açısından yeterince “serbest” olmaması. Bunun için birçok serbest ticaret anlaşmasına son verdiklerini ve Meksika sınırına “büyük çok büyük bir duvar” örülme konusunda da kararlı olduklarını ısrarla vurguluyor. ABD’nin yeniden -siyasal olduğu kadar ekonomik de- dünya lide..]]> Thu, 02 Mar 2017 05:05:47 +0300 Güvensizlikte istikrar https://www.evrensel.net/yazi/78530/guvensizlikte-istikrar https://www.evrensel.net/yazi/78530/guvensizlikte-istikrar? AKP Koalisyonunun 2002 yılında iktidara gelişinde 3Y ile mücadele sözü en büyük etkiyi yaratmıştı. 3Y, yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar ile mücadeleden oluşuyordu. Neticede, 14 yılı devirip 15 yıldan ay almış bir iktidarın söz konusu mücadelede ne kadar ilerleyebildiği herkesin malumudur. 3Y’nin özellikle ilk iki unsuru (yolsuzluk ve yoksulluk) doğrudan ekonomi politikalarıyla ilintilidir. AKP Koalisyonu iktidara gelirken bu alandaki kötü yönetim deneylerini iyi tahlil etmiş ve buna göre bir “mücadele programı” şekillendirmiştir. Kamu yönetiminin şeffaflaşmasına dair atılan biçimsel adımlar ve yoksulluk ve açlığa terk edilen kesimlere de “ölmeyecekleri kadar” bir yardımın sürdürülmesi sözde mücadele programının özünü oluşturuyordu. 2011 yılıyla birlikte tıkanmaya başlayan ekonomik düzen, iktidar içi ayrışmaları hızlandırmış ve kamu kaynaklarının çeşitli yöntemlerle (kamu ve yerel yönetim ihale kanunları gibi) seçilmiş sermaye gruplarına (ağırlıklı olarak inşaat ve enerji) aktarımın..]]> Wed, 22 Feb 2017 05:00:04 +0300 Varlığımız Varlık Fonuna… https://www.evrensel.net/yazi/78437/varligimiz-varlik-fonuna https://www.evrensel.net/yazi/78437/varligimiz-varlik-fonuna? Varlık var mı da fonu kuruluyor sorusuna yanıt gecikmedi! Aralarında Ziraat Bankası, TPAO, BOTAŞ, BİST, Eti Maden, Çaykur ve PTT gibi kurumların olduğu varlıklarımız, Varlık Fonu’na devredildi. Ağustos ayında çıkartılan Varlık Fonu AŞ kurulması hakkındaki KHK ile ülkenin de bir A.Ş gibi yönetilmesinin önü açılmıştı. Şimdi somut adım atma zamanı! Dünyadaki örneklerinde bazı doğal kaynakların veya artık oluşturan atıl kaynakların değerlendirilmesi söz konusuyken bizde doğrudan halka ait olan ve hazine güvencesinde işletilen/yönetilen kurumların fona devri söz konusu. Bu yanıyla Varlık Fonu AŞ paralel bir ekonomik yapı oluşturmaktadır. Varlık Fonu AŞ havuzunda toplanan işletme ve varlıkların tamamı toplumsal denetimin dışına taşınmaktadır. Bu varlıkların satılması, borçlanma için teminat olarak kullanılması, üçüncü şahıslara devri gibi konularda tüm yetki Varlık Fonu AŞ yönetimine devredilmiştir. Bir süre sonra Varlık Fonu AŞ’ye vergi toplama hakkı da verilirse şaşırmamak lazım. Varlık..]]> Wed, 08 Feb 2017 04:28:43 +0300 KHK ile sermaye birikimi https://www.evrensel.net/yazi/78351/khk-ile-sermaye-birikimi https://www.evrensel.net/yazi/78351/khk-ile-sermaye-birikimi? “Varlık var da fonu mu kuruluyor?” sorusu birçok iktisatçısının aklına gelmişti. Neticede kurulan Varlık Fonu -eğer diğer ülkelere benzeyecekse- belli bir “aşırı birikim” alanının ekonominin genel işleyişi dışına çıkartılarak bir tür rant alanı yaratılması esasına dayanıyordu. Devletin kıpırdayacak halinin kalmadığı ve özel kesim sermayenin boğazına kadar borca battığı koşullarda hangi varlığın fonuydu bu? Resim yavaş yavaş netleşmekte! Varlık Fonu iki ayak üzerinde yükseliyor. Birincisi, OHAL döneminde KHK’ler ile el konulan şirketlerin varlıkları. İkincisi ise son KHK ile kamuya ait işletme varlıklarının Varlık Fonuna devrinin önünü açan uygulama (684 sayılı KHK). Dünyadaki Varlık Fonu uygulamaları genellikle gündelik ekonomik işleyiş dışında var olan bir varlık alanının (altın rezervi, döviz rezervi, değerli maden rezervi gibi) kamu bürokrasisi dışında özel bir değerleme alanı içerisine alınması biçiminde oluşuyor. Gerçi dünyadaki örneklerde, “bağımsız merkez bankaları” basına..]]> Wed, 25 Jan 2017 04:24:40 +0300 Dünyada kağıtlar yeniden dağıtılırken... https://www.evrensel.net/yazi/78305/dunyada-kagitlar-yeniden-dagitilirken https://www.evrensel.net/yazi/78305/dunyada-kagitlar-yeniden-dagitilirken? Dünya ekonomisinde çok ciddi hareketlerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. 2008 küresel kapitalist krizi sonrası oluşan yeni kapitalist iş bölümünde Çin, Almanya ve İngiltere ekonomik güçlerini artırmış, geç kapitalistleşen ülkeler (Türkiye, Endonezya, Güney Afrika, Brezilya gibi) tamamen finans-kapitalin oyun alanına dönüştürülmüş, ABD, Fransa, İtalya, İspanya gibi ülkelerin dünya ekonomisindeki ağırlıkları azalmıştır. Rusya -petrol fiyatlarındaki uzun süreli düşük seyir nedeniyle- 2008 krizini “fırsata” çevirememiş ve Japonya on yılı aşkın süredir boğuştuğu durgunluğu aşamamıştır. Rusya, ekonomik alandaki çıkmazını siyasal alandaki hamleleri ile aşmaya başlamış, ABD’nin 2008 sonrasını para musluğunu açarak atlattığı sürecin sonuna gelinmiş, Çin üretim cehennemine dönüşerek doğal kaynaklarını hızla eritmeye başlamış, İngiltere ekonomik güçlenmesine karşın AB içinde Almanya’nın hegemonyasını aşamamıştır. İşte tüm bu sıkışma ve eşitsiz gelişim süreci ister istemez kapitalist d..]]> Wed, 18 Jan 2017 04:51:45 +0300 Dipte miyiz? https://www.evrensel.net/yazi/78258/dipte-miyiz https://www.evrensel.net/yazi/78258/dipte-miyiz? İktidarın 15 yıllık “iyi ekonomi” söylemi yerini “dipten çıkacağız” söylemine bırakmış durumda. Birçok paket açıklandı. Milyarlarca lira, teşvik adı altında sermayeye akıtıldı. Yine de dön dolaş patinaj yapıp duruyoruz. Patinaj yaparken de daha çok dibe doğru kayıyoruz. Bu yazıyı yazarken avro 4 TL’yi görmüş, sanayinin önemli kesimi için elektrik kesintileri devam ediyor ve uluslararası ekonomik araştırma kurumları Türkiye ekonomisi için ardı ardına “uyarılarını” sıralıyordu… Ne gam! Mecliste başkanlık düzenlemesi için eller inip kalkıyor, gizli (!) oylama selfie’leri yok satıyor, “yeni Cumhuriyet”in taşları üst üste diziliyor… Arka fonda şu bildik güfte: Biraz daha sıkıntı yaşadıktan sonra her şey çok güzel olacaktır! *** Burjuva iktisatçılarının çoğu elinde metreyle krizi ölçmeye çalışmakta. İşte burası dip deyip nasıl düze çıkılacağını müjdelemektedir. Ancak, içine girilmekte olan ekonomik bataklık henüz dibe yakınlaşmadığımızı göstermektedir. Yastık altındak..]]> Wed, 11 Jan 2017 04:40:23 +0300 TÜİK'in de kafası karışık https://www.evrensel.net/yazi/78220/tuikin-de-kafasi-karisik https://www.evrensel.net/yazi/78220/tuikin-de-kafasi-karisik? Geçen hafta TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu), bir grup ekonomi yazarı, akademisyen ve uzmanı ulusal hesaplar sisteminde gerçekleştirdiği revizyonu anlatmak için davet etti. Vekil başkan toplantıyı gerçekleştirme amaçlarını, geçekleştirdikleri revizyonun kapsamını basın toplantısıyla duyurmalarına rağmen anlaşılma sorunu olduğunu ve davet ettikleri grup aracılığıyla kamuoyuna konuyu bir daha anlatma fırsatı yakalamak istediklerini söyledi. Toplantıdan önce konu yavaş yavaş ekonomi köşelerinde tartışılmaya başlanmıştı. Toplantı geçtiğimiz Perşembe günü yapıldı. Ben bu yazıyı yazdığım sırada o günden bu güne sadece bir köşe yazarı konuyu gündemine aldı. O da “TÜİK bir sürü değişiklik yapmış” demekle yetinmiş. Anlaşılan toplantı herkesin kafasını karıştırdı. Aslında en başta TÜİK’in kendi kafası karışık! Vekil başkan toplantıda: “Arkadaşlar revizyonun ilk halini yaklaşık bir buçuk yıl önce bana getirdiklerinde kendilerine ‘ Yok artık, bu kadar da olmaz!’ dedim” diyerek durumun sıra dışı..]]> Wed, 04 Jan 2017 04:26:22 +0300 Ücret asgari, demagoji azami https://www.evrensel.net/yazi/78177/ucret-asgari-demagoji-azami https://www.evrensel.net/yazi/78177/ucret-asgari-demagoji-azami? Ücret asgari, demagoji azami Milyonlarca emekçiyi ilgilendiren asgari ücret tespit ediliyor. Sermaye temsilcileri krizi fırsat bilip de masaya “sıfır zam” önerisiyle gelince pazarlık(?) uzadı. Ortada gerçekten bir pazarlık olduğunu söylemek doğru olmaz. Durum daha çok bir tarafın diğerine dayatması biçiminde ilerliyor. İktidarın allaya pullaya 1300 TL’ye çıkarttığı asgari ücret, enflasyon ve TL’nin dolar karşısındaki tarihsel değer kaybı nedeniyle kuşa döndü. Patronların “sıfır zam” dayatmasına karşın iktidardan da -ya bu kadar da abartmayın- türü cılız sesler çıkıyor. Öyle ya, öldürmenin bile bir yolu yordamı var, hak gasbının neden olmasın? Örneğin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Müezzinoğlu, “İstiyoruz ki işçimizin standardı yükselsin, istiyoruz ki işverenimizin de dünyayla rekabeti kaybolmasın. İşveren rekabeti kaybettiği an bırakın 1300’ü, kapanan iş yerleri, işsiz kalan çalışanlarımızla karşı karşıya kalırız.1300 lira yeterli değil. Daha iyi olması gerekir” diyor. ..]]> Wed, 28 Dec 2016 04:54:31 +0300 Sona doğru https://www.evrensel.net/yazi/78140/sona-dogru https://www.evrensel.net/yazi/78140/sona-dogru? Yılın sonuna yaklaştıkça gündemdeki yoğunluk, ‘Bu yılın sonu hiç gelmeyecek’ hissi uyandırıyor insanda. Art arda gerçekleşen bombalı katliamlar, Suriye kuyusunda gün geçtikçe karmaşıklaşan dengeler ve son olarak Rus Büyükelçisine düzenlenen suikast gündemde tansiyonun bir türlü düşmemesine neden oluyor. *** Ekonomik alanda ise içine girilen yoğun durgunluğun sürekliliği ve büyük kriz ihtimalinin yaklaşması iktidarı “acil önlemler” konusunda cesaretlendiriyor. TÜİK’in sihirli dokunuşuyla kişi başına düşen milli gelir -cin çarpmış gibi- 10 bin doların üzerine fırlarken, geçmiş yıllara ilişkin büyüme rakamlarının üzerine de sünger çekilmiş oldu. Ekonomide hesap yöntemleri çok türlüdür. Büyüme için de bu böyle. Baz yılı neresi kabul ettiğiniz, hareketli ya da statik endeks kullanımınız hep çıkacak sonucu değiştirir. Bu değişimler aylık ya da yıllık bazda küçük kabul edilse de uzun dönem büyüme trendinde ciddi sapmalar yaratır. TÜİK’in son müdahalesi de trendi etkilemiştir. *** ..]]> Wed, 21 Dec 2016 05:00:06 +0300 Krizden fırsat, fırsattan sömürü https://www.evrensel.net/yazi/78049/krizden-firsat-firsattan-somuru https://www.evrensel.net/yazi/78049/krizden-firsat-firsattan-somuru? Ekonomik krize koşar adım yaklaşılırken, uluslararası tekelci sermaye grupları ve yerli uzantıları bir yandan kendilerini garanti altına alacak biçimde yatırımlarının önemli bölümünü sonlandırmakta bir yandan da ülkede kalan yatırımlar için krizi fırsata çevirme telaşına girmektedir. Asgari ücret görüşmelerinin başladığı dün, milyonlarca emekçiyi ilgilendiren bu haber yerine ana akım medyada “İşçilik maliyetleri yükseldi” propagandası yürütülüyordu. Görünen o ki sermaye; yangına sadece hortumla değil, etrafına topladığı kazma ve küreklerle de müdahale etmeye çalışıyor! *** En basit haliyle sermaye birikiminde tıkanma olarak yorumlayabileceğimiz ekonomik krizden çıkış yolu -sermaye için- bellidir. Kriz, eğer faturası işçi ve emekçilere kesilebiliyorsa sermaye cephesi için önemli bir fırsattır! İçine girilmekte olan krizin de işçi ve emekçilere fatura edilmesi için “gerekli” her adım atılmaktadır! Sermaye açısından yaklaşan kriz bir fırsat, onu aşmak için uygulanacak her politi..]]> Wed, 07 Dec 2016 04:54:52 +0300 Serbest düşüş https://www.evrensel.net/yazi/77956/serbest-dusus https://www.evrensel.net/yazi/77956/serbest-dusus? Bir süredir ülkede siyasal ve sosyal alanı KHK’ler ile “idare eden” iktidar, ekonomi konusunda aynı yöntemlerin işe yaramayacağını görüyor gibi… Bir tarafta rekor işsizlik ve sanayide ani fren bir tarafta ise tüketici güvenindeki hızlı azalış ve TL’nin baş aşağı düşüşü içine girilmekte olan bunalımın derinliği konusunda herkesin zihninde bir resim oluşturuyor elbette. *** Resmin zifiri karanlığı bir yana, iktidar bileşenleri arasında, müdahale yöntemlerine ilişkin bir uzlaşının da olmadığı görünüyor. Mehmet Şimşek’in sosyal medya hesabından dolar kuruna ilişkin yaptığı şu açıklama kırılmanın da derinliği konusunda ipucu veriyor: “Türkiye dışa açık ve ciddi cari açık veren bir ülke. Ancak açık piyasa ekonomisi ile tutarlı rasyonel politikalar ve reformlar çözüm olur…” Şunu demiş oluyor Şimşek: Türkiye’de iktidar bir süredir serbest piyasa “kurallarının” dışında adımlar atmakta ve bu içine girilen bunalımı kaçınılmaz hale getirmektedir. Şimşek, mensubu olduğu iktidarı rasyonel(?) ..]]> Wed, 23 Nov 2016 04:45:27 +0300 1930’lar yeniden mi? https://www.evrensel.net/yazi/77907/1930lar-yeniden-mi https://www.evrensel.net/yazi/77907/1930lar-yeniden-mi? Tarihin tekerrüre girmeyeceği açık ama ekonomik açıdan dünya, 1930’lar dünyasıyla çok ciddi paralellikler gösteriyor. Buhranın altüst ettiği ekonomik yapılar ve tüm altüst oluşlar içerisinde güçlenerek çıkan tekçi, faşist korumacı ekonomiler… Hitler’i ya da Mussolini’yi var eden koşullar neyse bugün ABD’de Trump’ı ya da dünyanın dört yanındaki dikta liderlerini var eden koşullar neredeyse aynı. Açlığın ve sefaletin geniş halk kesimleri üzerindeki “dizginleyici” yönü onları; güçlü devlet-güçlü ülke- güçlü ekonomi ve refah düşüne yakınlaştırmaktadır. *** 1930’lar sona ererken, 1939’da kapitalist dünya ikinci büyük paylaşım savaşına girmişti. Savaşın kazanmaya namzet ülkeleri Hitler’in Almanya’sı ve Mussolini’nin İtalya’sıydı. Neticede yıllar süren savaş, Avrupa’da taş taş üstünde bırakmazken, Hitler ininde gebermiş ve Mussolini bacağından asılmıştı! *** Bugünün dünyasında İngiltere’nin AB’den çıkış kararından tutun da ABD’de Trump’ın zaferine kadar bütün hepsi “güçlü ekono..]]> Wed, 16 Nov 2016 04:54:17 +0300 Ekonomide OHAL https://www.evrensel.net/yazi/77861/ekonomide-ohal https://www.evrensel.net/yazi/77861/ekonomide-ohal? Ekonomik yaşam ile siyasal alan etle tırnak gibi birbirlerine yakın olsa da siyasal alanda alınan kararlar, verilen demeçler veya siyasal gücün doğrudan kendisi ekonomik gerçekliği etkilemekte yetersiz kalabilir. Kapitalist bir ülkede “yerli ve milli bir ekonomi” değil, sermaye birikim rejiminin genel kuralları belirleyicidir. En milli gözüken sermaye grubu bir de bakmışsınız siyasal olarak en uzak olunan bir ülkenin sermaye grubuyla ortaklığa girişmiş…Düne kadar “düşman” kabul edilen bir ülke birden en yakın ekonomik partner (neredeyse tek) olmuş. *** Bir tarafta Rusya ile “yeni ittifak”ın siyasal cümbüşü koparken diğer yanda Rusya’nın Türkiye’den giden mallara uyguladığı yasak birçok kalemde sürüyor… Bir tarafta bankacılık da dahil olmak üzere İran ile yeni bir ticari partnerliğe adım atılırken diğer tarafta İran Türkiye’ye sattığı elektriği (borç ödenmediği için) kesiyor… Özellikle son 5-6 yılda bölgemizde yaşanan savaş oyunları siyasetin en dolambaçlı figürlerini seyre..]]> Wed, 09 Nov 2016 04:53:06 +0300 Makas kapanırken... https://www.evrensel.net/yazi/77814/makas-kapanirken https://www.evrensel.net/yazi/77814/makas-kapanirken? 2008 küresel kapitalist krizi para-kredi alanında görünür olmuştu. Bu durum ilk başta, krizin bir finans krizinden ibaret olduğu izlenimi de yaratmıştı. Oysa para-kredi (finans) alanındaymış gibi gözüken kriz, doğrudan üretim alanının kriziydi. Üretim alanındaki aşırı birikim ve realizasyon sorunları yıllar içerisinde para-kredi alanında ciddi genişlemeler yaratmış, 2007 sonuna varıldığında dünya genelinde para-kredi alanındaki değer üretim alanındaki değerin 13 katına çıkmıştı. İşte balon ya da köpük olarak tanımlanan ve para-kredi alanıyla üretim alanı arasındaki makas bunu gösteriyordu. Neticede makas kapandı, para-kredi alanında yaratılan “balon” patladı. *** ABD’deki konut piyasasına dayalı kredi sistemi (mortgage) üzerinden genişleyen uluslararası tekelci-finans kapital, kapanan makası tekrar açmak için yeni birikim alanlarına yöneldi. O dönemde de net biçimde söylediğimiz gibi bu yeni “oyun alanı” geç kapitalist ülke topraklarında sahnelenecek savaş provaları ve bu temsili..]]> Wed, 02 Nov 2016 04:27:53 +0300 İşsizlik en çok kadın ve gençleri vuruyor! https://www.evrensel.net/yazi/77723/issizlik-en-cok-kadin-ve-gencleri-vuruyor https://www.evrensel.net/yazi/77723/issizlik-en-cok-kadin-ve-gencleri-vuruyor? TÜİK temmuz 2016 dönemi işsizlik verilerini açıkladı. Genel işsizlik oranı yüzde 10.7 olarak ilan edildi. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı ise yüzde 11.2. Bir önceki yılın aynı döneminde (temmuz 2015) bu oran yüzde 10.2 idi. İşsiz sayısı temmuz 2015’te 3 milyon 51 bin iken bu yılın temmuz ayında sayı 3 milyon 441’e dayandı. İşsizler ordusu yaklaşık 400 bin kişi arttı. DİSK-AR aynı dönemde işsizlik oranını yüzde 18.9 ve işsiz sayısını 6 milyon 342 bin kişi olarak hesapladı. Aradaki yaklaşık iki katlık fark, TÜİK’in tartışmalı “dar kapsamlı işsizlik” tanımıyla DİSK-AR’ın bazı “eksik istihdam” alanlarını işsizlik havuzunda saymasından kaynaklanıyor. En iyimser tahminle gerçek işsizlik oranının yüzde 15’ten aşağı olmadığı ve işsiz sayısının da 5 milyondan fazla olduğunu söyleyebiliriz. *** Yüzde 10.7’lik işsizlik oranı genel ortalama. Bu oranı kadın ve erkekler açısından ayırdığımızda; erkeklerde işsizlik oranı yüzde 9.2 olarak hesaplanırken kadınlarda oran yüzde 14’e ..]]> Wed, 19 Oct 2016 04:54:30 +0300 Darbe bahane, rant şahane! https://www.evrensel.net/yazi/77288/darbe-bahane-rant-sahane https://www.evrensel.net/yazi/77288/darbe-bahane-rant-sahane? Türkiye 15 Temmuz akşamı kendi tarihindeki en önemli darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. Bundan önceki girişimler muhtıra düzeyini aşamazken, başlamadan biten 15 Temmuz darbe girişiminde ise -darbelerde bile akla gelmeyecek biçimde- Meclis bombalandı! Doğaldır ki, bu girişim sonrası artık hiçbir şey eskisi gibi olmamaya başlamıştır. İçerisindeki sandalye dağılımı ve bu dağılıma güvenerek Meclisin halkın eşit temsilinden ziyade iktidar koalisyonunun “noterine” dönüştürülmüş olması, Meclisin esas işlevini ve kuruluş niteliğini değiştirmez. Meclisin kuruluş biçimi Türkiye’yi Ortadoğu, Balkanlar ve Avrasya bölgesindeki diğer yarı-sömürge ülkelerden net biçimde ayırır. Türkiye halkları kapitalist-emperyalist kuşatmayı -dönemin Sovyetler Birliği’nin de siyasi ve ekonomik desteğiyle- kırmıştır. Lenin’in dahiyane biçimde şekillendirdiği ve kapitalist dünya ekonomik buhranlar ile boğuşurken genç Sovyetler Birliği’nin uzay ve sağlık alanlarında çağı aşan başarılarını olanaklı kılan beşer yıll..]]> Tue, 16 Aug 2016 04:08:49 +0300 Demokrasiyi beklerken... https://www.evrensel.net/yazi/77237/demokrasiyi-beklerken https://www.evrensel.net/yazi/77237/demokrasiyi-beklerken? İETT sponsorluğundaki “demokrasi nöbetleri” pazar günkü Yenikapı “milli cephe” mitingiyle nihayetlenecek derken, cumhurbaşkanı bu sefer de nöbetleri -Putin ile bugün yapacağı görüşmenin “önemi” nedeniyle- çarşamba akşamına kadar uzattı. Akşam denildiğine göre nöbet 20:00 sonrasına taşacak ve böylelikle İETT’nin bedava tarifesi olan 20:00 – 06:00 periyodu devam edecek ve milletimiz ülkeye bir önceki gün demokrasi gelmiş ve darbe tehdidi bertaraf edilmiş olmasına rağmen, demokrasiden sonraki günün ertesi sabah 06:00’sına kadar da parasız taşınacaktır. 2023’de ilk on ekonomi arasına girecek ülkemize de bu yakışır… Neticede bugün bu ülkeye ya demokrasi gelecek ya demokrasi gelecek! Nasıl gelmesin ki? Darbe girişiminden birkaç hafta önce ansızın İsrail ile anlaşan, kanlı bıçaklı olunan Rusya’dan özür dileyen ve Suriye konusunda her türlü çözüme hazır olduğunu beyan eden bir ülkeye düzenlenen bu ani ve beklenmeyen darbe girişimi 280 yurttaşın canı pahasına savuşturulmuştur! *** Bugün Er..]]> Tue, 09 Aug 2016 05:00:24 +0300 Darbe girişiminden demokrasi girişimine ekonomi https://www.evrensel.net/yazi/77192/darbe-girisiminden-demokrasi-girisimine-ekonomi https://www.evrensel.net/yazi/77192/darbe-girisiminden-demokrasi-girisimine-ekonomi? Eksik darbe girişiminden eksik demokrasi girişimine geçiş süreci pazar günü Yenikapı’da düzenlenecek şölen ile taçlanacak gibi gözüküyor. Bu normalleşme süreci, gündelik yaşamda OHAL ve ekonomik yaşamda da sermaye içinde yeniden dağılım adımlarını beraberinde getirdi. *** Darbe girişiminin ekonomi üzerindeki etkilerini iki düzeyde değerlendirebiliriz. Bunlardan ilki kısa erimli para ve sermaye piyasaları üzerindeki etkilerdir. İkincisi ise orta ve uzun vadeli yapısal etkilerdir. Darbe girişiminin kısa dönemli ekonomik etkileri (borsa endeksi, faiz oranları ve döviz kuru gibi) büyük ölçüde sınırlı kaldı ve toparlanma aşamasına geçildi. Ancak mevcut şokun esas etkilerini orta ve uzun dönemde gözlemleyeceğiz. Bu etkiler yabancı yatırımlar ve bölüşüm ilişkileri bütünü üzerinde görünür olacak. Borsa ve faizdeki etkilerin oldukça sınırlı kalması ve çabuk toparlanma yaşanması ekonominin yapısıyla ilgili. Bu yapı, uluslararası tekelci finans kapitalin her türlü hamlesine açık durumdadır...]]> Tue, 02 Aug 2016 05:00:23 +0300 İyi ki darbe olmadı! https://www.evrensel.net/yazi/77095/iyi-ki-darbe-olmadi https://www.evrensel.net/yazi/77095/iyi-ki-darbe-olmadi? Gülen tarikatı veya ona yakın çevrelerin tamamı da cunta girişimini lanetlediğine göre, darbeden yana olan hiç kimse kalmadı. İyi ki darbe olmadı! Eğer, bu kalkışma başarılı olsa; binlerce insan gözaltına alınıp spor salonlarına doldurulur, çıplak vaziyette elleri arkadan kelepçeli bekletilir, 10 aylık bebek bile cinsiyetçi küfre dayalı işkencenin malzemesi yapılır, camilere, belediye otobüslerine ve otomobillerin tepelerine bayrak asılır, bayrak asmayanlar olursa darbedilir, Suriyeli sığınmacıların evleri yakılır, çeşitli tarihi yapılardaki değerli parçalar gasbedilerek çalınır, camiler ve GSM operatörleri yardımıyla yazılı ve sözlü duyurular yaygınlaştırılır ve en kötüsü de “idam cezası” hak görülürdü! Bugünleri görse mutluluktan gözleri yaşarırdı Kenan Evren’in! 17’sindeki Erdal Eren için demişti “Asmayalım da besleyelim mi?” *** Darbeye yeltenen cuntacılar askeri olarak netice alamamış olsalar da herhangi bir darbenin olası birçok sonucuyla karşı karşıyayız. ..]]> Tue, 19 Jul 2016 04:35:35 +0300 Müjdeler paketi https://www.evrensel.net/yazi/77042/mujdeler-paketi https://www.evrensel.net/yazi/77042/mujdeler-paketi? Yeni hükümet de mevcut ekonomik tıkanmanın herhangi bir teşvik olmadan aşılamayacağını düşünmüş olmalı ki, ilk icraatlarından biri yeni bir “yatırım teşvik paketi” açıklamak oldu. Başbakanın tabiriyle “Ekonomik Müjdeler Paketi” yerli ve yabancı tekelci sermayeye tam biat müjdesi gibi. Vergi kolaylıklarından, yeni para-kredi imkanlarına, yatırım teşviklerinden yeşil pasaporta kadar, sermaye için bir çok müjde düşünülmüş pakette. Elbette bu paket de AKP iktidarları boyunca neredeyse her yıl açıklanarak geleneksel hale getirilmiş paketlerden farksız olacak, yatırım teşviki yerine sermayeye kaynak tahsisinin ötesine geçmeyecektir. *** Sermaye için “müjdeler paketi” aslında hep açık... OECD geçen hafta bir rapor yayımladı. Raporda OECD ülkeleri içinde istihdam oranında (yüzde 51) Türkiye son sırada. İşsizlikte ise 5. sırada. İstihdamda son sırada olup ta işsizlikte ilk sırada olmama “başarısını” iş gücüne katılım oranının düşüklüğü ve garabet işsizlik tanımına borçlu Türkiye. İş gücüne..]]> Tue, 12 Jul 2016 04:57:11 +0300 Bayram olsun! https://www.evrensel.net/yazi/76995/bayram-olsun https://www.evrensel.net/yazi/76995/bayram-olsun? İslam Devleti’nin Irak ve Suriye’de başlattığı savaşı kaybetmekte olması, bölgedeki savaşın tüm bileşenlerinin yeni pozisyonlar almalarını kaçınılmaz hale getirdi. Eldeki kağıt yeniden karılırken, eski dostlar düşman, düşmanlar ise yeni(den) müttefik olmaktadır. Görünen o ki, bölge devletlerinin bu yeni durumdan bir şikayeti yok. Nasıl olsun ki? “Turizmin yüzü güldü” ya da “Üzüm üreticisi tarlada göbek attı” haberleri akarken ajanslardan, kim umursar “kutsal savaşı”? İçinden geçtiğimiz zifiri karanlık görünmez kılarken insanlığın bütün cam kırıklarını, kan akmaya devam etmektedir. Son bir haftada sadece İstanbul ve Bağdat’taki cihatist saldırılarda 200’ü aşkın insan yaşamını yitirdi, yüzlercesi sakat kaldı. Ama bir yandan da köprüler kuruldu yakalarda. Yenilerinin de müjdeleri(!) verildi: Çanakkale boğazına bir hançer gibi saplanacak “1915 Köprüsü” için ilk kazmanın 18 Mart’ta vurulacağını duyurdu Başbakan. Artık Çanakkale geçilmez değil! Uzun yıllardır düşü kurulan rant alanları, ..]]> Tue, 05 Jul 2016 05:00:26 +0300 Çıkışın temelleri https://www.evrensel.net/yazi/76948/cikisin-temelleri https://www.evrensel.net/yazi/76948/cikisin-temelleri? “Uzun Dalga” teorisyenleri, 2008 krizini sakız gibi bugüne kadar uzatadursun, İngiltere 2008 Küresel Kapitalist Krizine ilk giren ve aynı zamanda ilk çıkan ülkelerden oldu. Krizden yaklaşık bir yıl sonra toparlanmaya başlayan İngiltere’de işsizlik oranı da o günden bu güne Avrupa’nın en düşük düzeyinde… İngiltere’deki istihdam artışını grafikte izleyebilirsiniz. Grafik, toparlanmanın krizin daha ilk yılında başlayarak bugüne taşındığını gösteriyor. Neydi Çin’i 12 yıl boyunca yüzde 13’ler seviyesinde büyüten? Yine, neydi Çin’in büyümesini birden bire yüzde 7’lerin altına iten? Çin’i yüzde 13 ortalamayla büyüten, kırdan kente -tarım kesiminde ekonomik kazanç olanaklarının azalması nedeniyle- göç ettirdiği 170 milyon üretici köylüydü. Sanayi havzalarına göç etmek zorunda kalan üretici köylüler, kentlerin yeni proleterleriydi. Ancak, “verimliliğe dayalı” bu üretim sisteminin de kendi içinde bir sınırı vardı, o sınır geçen yıl aşıldı… İngiltere’nin kriz sonrası ekonomik g..]]> Wed, 29 Jun 2016 04:53:09 +0300 Çatışmalı büyüme https://www.evrensel.net/yazi/76848/catismali-buyume https://www.evrensel.net/yazi/76848/catismali-buyume? Geçtiğimiz cuma günü ilk üç aylık büyüme oranı açıklandı: Yüzde 4.8. İktidar koalisyonunun kalemşorlarına bakarsanız: İstikrarın belgesi! Ne istikrar ama.. Uğruna son bir yılda, yüzlerce kişinin can verdiği, on binlerce yurttaşın evinden, yurdundan sürüldüğü, binlerce evin paramparça edilip üzerine “kahramanlık videosu” çekildiği istikrar! Şimdi istikrar abidesi sermaye koalisyonu yıktığından rant çıkarmak için de kolları sıvamış durumda. Evi yıkılan yurttaşlara; evin enkazını devletin öngördüğü parayla satma, başka bir şehir ya da mahalledeki TOKİ projesine dahil olma seçenekleri sunuluyor. Yani sadece evler yıkılmış değil, insanlar da sürülüyor. Bu tehcirin siyasal olduğu kadar ekonomik boyutlarının da belirleyici olduğu anlaşılıyor. Yıkılan kentlerden yeni kentsel rant alanları çıkartılıyor. Dünkü bakanlar kurulu sonrası yapılan açıklamalara bakılırsa, Suriyeli sığınmacıların da uzun süredir kaçak devam ettirilen yedek işçilik yapısı resmiyet kazacak gibi duruyor. Yıkıla..]]> Tue, 14 Jun 2016 04:55:17 +0300 İşçi robot mu, robotlaştırılan işçi mi? https://www.evrensel.net/yazi/76758/isci-robot-mu-robotlastirilan-isci-mi https://www.evrensel.net/yazi/76758/isci-robot-mu-robotlastirilan-isci-mi? Pazartesi Bülent Falakaoğlu da yazdı; bazı uluslararası tekelci şirketler işçi sayısını azaltıp, işgücünü robotlarla ikame etmenin yollarını arıyorlar. Özellikle “Sanayi 4.0” tartışmalarının bu kadar popüler olduğu bir dönemde, yeniden “Elveda Proletarya” demenin dayanılmaz çekiciliği sermaye için ağız sulandırmaya devam ediyor. Andre Gorz’un “Elveda Proletaryası”nın üzerinden 36 yıl geçip de tüm dünyada proleter nüfusun katlanarak artması sermayenin hevesini kursağında bırakacak cinsten tarihsel bir deneyimdir. İşçi yerine robot ikame edilmesi 3. sanayi devrimi olarak betimlenen bilgisayar destekli otomasyon çağında nasıl mümkün olmadıysa, şimdi Sanayi 4.0 ile anlatılan robotik sistemlerde de mümkün olmayacaktır. Şu gerçek ki, üretim araçlarındaki ilerlemeler işin ve dolayısıyla işçinin niteliğini değiştirmekte, işçinin üretimin toplam bilgisi üzerindeki kontrolünü azaltmakta ve nihayetinde güvencesiz istihdam biçimlerini yaygınlaştırmaktadır. *** Bilgisayarla tümleşik üretim sistem..]]> Thu, 02 Jun 2016 05:00:42 +0300 Ekonomide 'Yola devam' mı? https://www.evrensel.net/yazi/76708/ekonomide-yola-devam-mi https://www.evrensel.net/yazi/76708/ekonomide-yola-devam-mi? Bu hafta 65. Hükümet Cumhurbaşkanının onayıyla kurulmuş oldu. Güvenoyu ardından yola devam edilecektir. Peki, yeni hükümet bir öncekinden ne kadar farklıdır ve hangi yola devam edecektir? Yeni hükümet hem bir öncekinin tekrarı hem de ondan radikal bir kopuşu ifade ediyor. Radikal bir kopuş, çünkü Kasım Seçimi’nin üzerinden daha yedi ay geçmeden “çiçeği burnunda hükümet” bir anlamda kendi kendini bitirmiş ama aynı zamanda kendi içinden kendinin benzerini de çıkarmıştır. Yaşanan hem bir kopuş ama hem de “kusursuz” bir devamlılıktır. Devamlılıktır, çünkü eski kabineden sekiz bakan bu kabinede de görevlendirilmiştir. Devamlılıktır, çünkü bir önceki hükümetin ekonomi alanında önüne koyduğu hedefler neredeyse harfiyen tekrarlanmakta, siyasal alanda ise “kırmızı çizgilerin” üzerinden kalın kalemle geçilmektedir. En azından her iki hükümetin de siyasal dayanağını oluşturan AKP koalisyonunun hedeflerinde bir değişiklik olmamakla birlikte, hedefe giden yolda farklı taktiklerin izleneceğinin si..]]> Thu, 26 May 2016 05:00:34 +0300 Yeni Somalar için kiralık işçilik https://www.evrensel.net/yazi/76622/yeni-somalar-icin-kiralik-iscilik https://www.evrensel.net/yazi/76622/yeni-somalar-icin-kiralik-iscilik? Soma Katliamı’nın üzerinden iki yıl geçti. Aileler için acı ilk günkü kadar taze. Özellikle, uzayan dava süreci ve ekonomik yoksunluk bu iki yılda katledilen işçilerin ailelerinin acısının küllenmesini engelledi. Soma Katliamı, Türkiye’deki çalışma koşullarının tartışılması için önemli bir kırılma noktası oldu. Gerçi aradan geçen iki yılda işçi sağlığı konusunda bir arpa boyu kadar bile ilerlenmemiş olması, bu konudaki tartışmaların da “Kol kırılır yen içinde kalır” düzeyini geçmediğini gösteriyor. Tersten baktığımızda, üretim ve çalışma ilişkilerinin genelinde sağlıksız ve güvencesiz koşullar gün geçtikçe “standart” haline getirilmekte. *** Soma Katliamı, bir anda 301 işçi katledildiği için toplum vicdanında da büyük ve etkili bir yara açtı. En azından katliam ve sonrasındaki 2-3 ay için bu böyleydi. Sonra, hem yer altında hem yer üstünde nice katliamlar yaşandı. Acı acıyla bastırıldı! *** İş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçi sayısı yıllar geçtikçe artıp 2 binli rakamlara eri..]]> Thu, 12 May 2016 04:17:29 +0300 Ekonomi teklerken https://www.evrensel.net/yazi/76572/ekonomi-teklerken https://www.evrensel.net/yazi/76572/ekonomi-teklerken? Siyasal alandaki gerilim, çoklu çatışma ortamı ve Haziran seçimlerinin iptaliyle başlayan ve bugün de milletvekili temsiliyetinin ortadan kaldırılmasına yönelik politikalarla sürdürülen sıkboğaz stratejisi mevyelerini vermeye başladı! Ekonomi kalıcı bir durgunluğa sürükleniyor. Bu hafta açıklanan verilerin tamamı durgunluğa işaret ediyor. *** Artan güvenlik tehdit algısıyla, nisan ayında alışveriş merkezlerine (AVM) yönelik ziyaretçi girişi yüzde 60 oranında düşmüş. Normal koşullarda, bahar alışverişiyle canlanması gereken perakende sektöründe de cirolarda düşüş devam ediyor. Yaratılan “korku iklimi” sadece AVM ziyaretlerini değil, tüketimi de azaltıyor. *** Hafta başında açıklanan dış ticaret verileri de, Rusya başta olmak üzere çevre ülkelerle yaşanan gerilimin etkilerini gösteriyor: Geçen yılın aynı dönemine göre nisan ayında ihracat yüzde 9.8 ve ithalat yüzde 11.6 daralmış durumda. *** İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) hazırlattığı, İmalat Satın Alma Müdürleri Endeksi de sana..]]> Thu, 05 May 2016 05:00:43 +0300 Bankocracy mi tekelci finans-kapital mi? https://www.evrensel.net/yazi/76472/bankocracy-mi-tekelci-finans-kapital-mi https://www.evrensel.net/yazi/76472/bankocracy-mi-tekelci-finans-kapital-mi? Daha üzerinden yirmi gün geçmeden, Panama Belgeleri gündemde ilk sıralarda bulunan yerini kaybetti. Kaybetmeyi bırakın, neredeyse unutuldu bile! Bu unutma “çabası” içinde Fransız hükümetinin söz konusu şeffaflık hareketine(?) karşı başlattığı soruşturmanın da etkisi olmadı değil. İkna yöntemi olarak güç, halen geçer akçe… Finansallaşmayı kapitalist ülke devletlerinden bağımsız “Kendine ait kuralları olan” bir alan olarak gören/gösteren yaklaşımlar için de şu kısa sürede yaşananlar ders niteliğindedir. *** Fransa’nın bağımsız(?) hukukuna devrettiği mesele konusunda uluslararası kapitalist düzenlemeci alandaki en önemli gelişme OECD, Birleşmiş Milletler, IMF ve Dünya Bankası (IBRD) tarafından oluşturulan platformun mevcut Off-Shore işlemlerinin vergilendirilmesi konusunda düzenlemeler yapma iradesini açıklamaları oldu. Tekelci finans-kapitalin kaderi nihayetinde Panama gibi ülkelere bırakılacak kadar basit değil! Belli bir vergi(!) karşılığında bu iş daha iş bilen ülkelere devredileb..]]> Thu, 21 Apr 2016 05:00:31 +0300 Panama Belgeleri https://www.evrensel.net/yazi/76372/panama-belgeleri https://www.evrensel.net/yazi/76372/panama-belgeleri? Emperyalist yeniden paylaşım çatışması sadece cephede değil, ekonomik alanda da, “çoğulcu” niteliğini koruyarak devam ediyor. Panama’yı 80’li yıllarda Kuru Yük Gemileri ile tanıdık. Vergiden kurtulmak için Panama bandıralı seyre çıkan gemilerin önemli bir kısmı hayali ihracat yapıyordu. Panama bu kez Panama Belgeleri (Panama Papers) ile gündemde. Panama, adından büyük bir ülke. Kapitalist emperyalist ülkelerin ve tekelci finans kapitalin vahalarından birisi. Burada Off-Shore Bankacılık gelişkin bir sektör. Bu bankalar aracılığıyla paravan şirketler kurulup, paravan kişiler kullanılarak dünyanın en kirli paraları kimseye sezdirmeden para-sermaye olarak dolaşıma sokuluyor. Off-Shore Bankacılık, vergi istisnası getirdiği gibi, bu hizmeti vereceğini garanti eden ülke veya kurumlar müşterilerin bilgilerini de sır gibi saklıyor. Ya da saklıyorlardı diyelim. *** Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) isimli, aralarında Soros’un da bulunduğu çok sayıda foncunun destekledi..]]> Thu, 07 Apr 2016 05:14:46 +0300 Teorik, siyasal ve ekonomik mücadele https://www.evrensel.net/yazi/76273/teorik-siyasal-ve-ekonomik-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/76273/teorik-siyasal-ve-ekonomik-mucadele? Sınıf mücadelesi üç temel alan üzerinde yükselmektedir: Teorik mücadele, siyasal mücadele ve ekonomik mücadele. Engels bu üç alanın varlığını kapitalist üretimin henüz yaygınlaşmaya başladığı dönemde tespit etmiştir. Burjuvazi ve kontrol altında tuttuğu iktidar güçleri teorik alanda; sosyalizmin ütopyadan ibaret olduğu ve her canlının kapitalizmi tatmasının “kaçınılmaz” olduğu demagojisini sürdürürken, siyasal alanda işçi sınıfını kendi içerisinde dil, din, renk, cinsiyet ve benzeri tabiiyetler üzerinden bölerek kontrol etmeye çalışmakta, ekonomik alanda ise ücret, sosyal haklar ve çalışma koşulları üzerinden savaşını yürütmektedir. İşçi sınıfı mücadelesi açısından da bu üç alan etle tırnak gibi birbirine bağlıdır. Ancak, günlük yaşam ve gündelik pratik mücadele içerisinde “ekonomik mücadele” teorik ve siyasal mücadeleyi çoğunlukla gölgesinde bırakmaktadır. Lenin’in “ekonomizm” eleştirileri farklı ülkelerde işçi sınıfının iktidar mücadelesine ışık tutmuştur, tutmaya da devam etmek..]]> Thu, 24 Mar 2016 04:53:47 +0300 Negatif faize karşı pozitif birlik! https://www.evrensel.net/yazi/76176/negatif-faize-karsi-pozitif-birlik https://www.evrensel.net/yazi/76176/negatif-faize-karsi-pozitif-birlik? Avrupa Merkez Bankası (ECB - AMB) bugün kritik önemdeki faiz kararını açıklıyor. AMB’nın bu ayki faiz kararını kritik yapan, bu kararın negatif faiz tartışmalarının merkezinde yer almasından kaynaklanıyor. Çünkü beklentiler AMB’nın bugün de negatif faiz politikasını sürdürdüğünü açıklaması yönünde ağırlık kazanıyor. *** Politik alandaki çoklu savaş hali ekonomik alanda da yansımalarını buluyor... Bir yanda petrol üreticisi ülkeler (OPEC) ve Rusya petrol üzerinden hamleler geliştirirken, ABD emtia piyasaları üzerinde yeni bir balon şişirmekte, İslam Devleti ise uluslarararası hisse senedi piyasalarında en ciddi manüpülatörlerden biri haline geliyor. *** Tüm bu toz duman içerisinde negatif faiz ne anlama geliyor? ABD’nin 2009 yılından beri ekonomik büyümeyi canlandırmak için uyguladığı Sıfır Faiz Oranı Politikasına (Zero Interest Rate Policy) karşın, AMB Başkanı Mario Draghi’nin Haziran 2014’teki yapmış olduğu açıklamayla birlikte avro kullanan 18 avrupa ülkesi Negatif Fa..]]> Thu, 10 Mar 2016 04:54:29 +0300 Nasıl bir anayasa? https://www.evrensel.net/yazi/76123/nasil-bir-anayasa https://www.evrensel.net/yazi/76123/nasil-bir-anayasa? Başlıktaki soru muhtemelen çoğumuzun yakın geçmişten aşina olduğumuz ve duyunca da “Yine mi aynı soru?” diye içimizden geçirdiğimiz bir konuya dair. Anayasa, toplumların aynı ülke sınırları içinde birlikte yaşam için oluşturdukları bir sözleşmedir. En genel haliyle bir anayasa, toplumun ortak yaşam hak ve sorumluluklarını içeren temel çerçeve metni olma özelliği taşır. Çerçeve metin olma durumu anayasayı diğer tüm yasa ve bağlı mevzuatın üzerinde belirleyici ve sınır çizici bir konuma yerleştirir. Örneğin bugün -son kertede de olsa- Anayasa Mahkemesi (AYM) 1982 Anayasası’nda bile yer alan “basın özgürlüğü” ilkesinden hareketle Can Dündar ve Erdem Gül’ün hak gaspına hüküm verebilmektedir. Elbette içinden geçilen son 15 yıl çok daha berrak biçimde göstermiştir ki, hukuk sistemi iktidar savaşlarından ve sınıfsal bölünmeden azade bir alan değildir. Bu yönüyle düşününce AYM’nin “hak ihlali” kararı başkanlık rejimini olanaklı kılacak ve parlamenter sistemi bekleme odasından “oyunun tamamen ..]]> Thu, 03 Mar 2016 05:07:36 +0300 Kaçıncı devrim? https://www.evrensel.net/yazi/76013/kacinci-devrim https://www.evrensel.net/yazi/76013/kacinci-devrim? Geçen ay Davos’da düzenlenen Dünya Ekonomik Forumunun ana teması olduğundan beri, ekonomi sütunlarının vazgeçilmez süsü oldu 4. Sanayi Devrimi ya da Endüstri 4.0 kavramı. Siber-fiziksel üretim sistemleri, internet ile bütünleşik üretimi anlatmak için kullanılan bir kavram. Bu kavramın ilk kullanılışı 1990’ların başına kadar uzansa da esas olarak son yıllarda bir “paradigma” olarak çerçevesi netleştirildi. İnternet kullanımının yaygınlaşması yanında kullanım alanlarının da hızla genişlemesi, hayatımızdaki sanallaşma eğilimini artırdı. Uzaktan kumanda edilebilen ısıtıcı sistemler, cep telefonundan takip edilebilen kamera sistemleri, kablosuz internet ağı üzerinden çalıştırılan müzik çalarlar gibi daha pek çok “sanallaşmış” meta gündelik hayatımızda kendisine yer bulmaya başladı. Burada siber-fiziksel ile sanal olan internet ile fiziksel olan araçların, makinelerin bütünleşik hareketi ifade edilmek isteniyor. Fiziki bir varlık olmadan sanal olanın kullanımı zaten mümkün değildir. Anca..]]> Thu, 18 Feb 2016 05:00:11 +0300 Çember daralırken https://www.evrensel.net/yazi/75961/cember-daralirken https://www.evrensel.net/yazi/75961/cember-daralirken? Ülkede adı konulmamış bir savaş oyunu bazen bir ilçe, bazen bir mahalle, bazen de bir sokağın yarısında sürdürülürken; iktidar koalisyonunun üretim ve bölüşüm alanlarında kasım seçimi öncesinde belirlediği hedefler de adım adım hayata geçiriliyor. AKP’nin haziran hezimeti sonrasında tekelci sermayeyle geliştirdiği mutabakatın en önemli maddelerinden birini, yenilenecek seçimlerle (kasım seçimi) oluşturulacak tekçi iktidarın işçi sınıfı ve emekçilerin daha fazla sömürüsüne ve dolayısıyla bir avuç tekelci kapitalistin daha fazla palazlanmasına olanak tanıyacak biçimde çalışma yaşamının yeniden-inşası hedefi oluşturuyordu. Şimdi halkın genelinin şiddet ve ölüm sahnelerinden korkarak gazete ve televizyonlara bakmaya bile çekindiği ortamda, korku örtüsünün neredeyse bütün bir ülkenin üzerine çekildiği bir zamanda Meclis gündemine getirildi “esnek çalışma” yasa tasarısı. Meclise getirilen tasarı ile İş Kanunu ve Türkiye İş Kurumu Kanunlarında değişiklik yapılması öngörülüyor. Uzun zamandı..]]> Thu, 11 Feb 2016 05:00:31 +0300 Ekonomik ve siyasal yıkım https://www.evrensel.net/yazi/75915/ekonomik-ve-siyasal-yikim https://www.evrensel.net/yazi/75915/ekonomik-ve-siyasal-yikim? Anımsarsınız, daha birkaç yıl önce IMF ile yapılmış Stand by anlaşmasından doğan taksit bitti diye “Dış borcu sıfırladık” nidaları atılıyordu. AKP iktidarları boyunca, kamunun toplam dış borç içindeki payı azalmış, özel kesim sermayenin dış borcu ise tarihi seviyelere çıkmıştır. Kamunun ekonomik varlığının sermaye gruplarına nakliyle zaten kamunun borçlanma gereği de büyük ölçüde ortadan kalktığı için ortada şaşıracak bir durum da yoktu. Ama ucuz bir propaganda aracı olarak kullanıldı IMF taksitinin bitişi. Oysa dış borç bitmediği gibi Türkiye’nin IMF ile mevcut “aşkı” da hiç sonlanmadı. Borç almayan bir ülke olarak taahhütleri sürdüren belki de ilk ülke olduk. O dönemde “kendiliğinden stand by” başlığıyla yazmıştım ben de bu konuyu. Dış borç bırakın bitmeyi artıyor, ancak borcun bileşimi değiştiği için bahsettiğimiz ucuz propagandaya zemin oluşuyordu. Madalyonun altta tutulan kısmında ise günden güne hızlanarak artan özel kesim sermayenin dış borçları gerçeği vardı. Biliyorsunuz, Tür..]]> Thu, 04 Feb 2016 05:00:02 +0300 Merkezden veda mektubu https://www.evrensel.net/yazi/75867/merkezden-veda-mektubu https://www.evrensel.net/yazi/75867/merkezden-veda-mektubu? Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı’nın görev süresi nisan ayında doluyor. Bir süredir Başçı’nın görev süresinin tekrar uzatılıp uzatılmayacağı konuşuluyordu. Gerçekleşen enflasyonun (yüzde 8.8) bankanın dönem başındaki tahminini (yüzde 5) neredeyse katlaması, enflasyon hedeflemesi uygulaması kapsamında hükümete “açık mektup” yazmasını da zorunlu kıldı. Banka mektubu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’e hitaben yazdı. Mehmet Şimşek son yıllarda ekonomideki iki en önemli aktörden (Ali Babacan ile) biriydi. Ekonomide yaşanan her gelişmede onun da katkısı vardı. Bu da mektubun muhatabının doğru seçildiğini gösteriyor. Merkez 2006’dan bu yana uygulanan enflasyon hedeflerinin hiçbirini tutturamadığı için aslında “açık mektup” uygulaması hepimiz için alışıldık, rutin bir uygulama. Ancak, bu seferki mektup öncekilerden farklı bir ruh ve üsluba sahip. Enflasyonda şirazenin kaymasında temel etkenin siyasal istikrarsızlık olduğuna -etrafında dolanarak olsa da- vurgu yapılıyor. Merkez Bank..]]> Fri, 29 Jan 2016 05:00:00 +0300 Orta Vadeli Programın emekçiyi vuran hedefleri https://www.evrensel.net/yazi/75750/orta-vadeli-programin-emekciyi-vuran-hedefleri https://www.evrensel.net/yazi/75750/orta-vadeli-programin-emekciyi-vuran-hedefleri? Pazartesi günü hükümetin ekonomik ve sosyal alanlardaki yakın dönem politika hedeflerini içeren yeni Orta Vadeli Program (OVP 2016-2018) açıklandı. Program metodolojik olarak üç kısma ayrılabilir: Ekonomik tahlil, makroekonomik hedefler ve politika önermeleri. Ekonomik tahlil kısmında Amerika ve Avrupa Merkez Bankalarının (Fed ve ECB) olası faiz artırımlarının yaratabileceği risklere değinilirken, petrol fiyatlarındaki düşüklüğün durumu şimdilik idare ettirdiğine vurgu yapılıyor. Komşularla bitme noktasına gelen ticari ilişkiler için de yeni ticari ortaklar aranabileceği söylense de bu konuda fazla bir umut verilmiyor. Tahlil kısmı karanlık! *** OVP’nin makroekonomik hedefler kısmına baktığımızda ise 2015 yılı enflasyonunun nihayet 8.8’e revize edildiğini, III. çeyrek büyümesine yapılan “sihirli dokunuşla” 2015 büyümesi tahmininin de yüzde 4’e çıkartıldığını görüyoruz. Yüzde 10’u aşan işsizlik oranında önümüzdeki iki yılda da kayda değer bir iyileşme öngörülmüyor. Milli gelir hesap..]]> Thu, 14 Jan 2016 05:00:01 +0300 Yeni bir yıl değil, yeni bir tarih için https://www.evrensel.net/yazi/75648/yeni-bir-yil-degil-yeni-bir-tarih-icin https://www.evrensel.net/yazi/75648/yeni-bir-yil-degil-yeni-bir-tarih-icin? Bir yılın daha sonuna gelinmekle birlikte, bitirmekte olduğumuz yılın içinde barındırdıkları, sadece sıradan bir yılın sonu olmadığı sanki tarihin sonu olduğu izlenimi vermektedir. Bunun gerisinde; ülkede ve bölgede yaşanan çoklu çatışma ortamı, emperyalist güçlerin yeni kutuplaşma/paylaşım çabaları ve bütün bu sürecin baş figüranının da Orta Çağ gericiliği olması yatmaktadır. Bölge halkları, kendilerine karşı sergilenen bu kanlı oyunu adeta korku filmi izler gibi izlemekte, filmin sonunun bir şekilde gelmesini beklemekte ama film uzadıkça uzamaktadır. Tarihin sonu bir türlü gelmemektedir! Gelmemektedir çünkü, kapitalizm ile her türden gericiliğin iç içe geçtiği bu aşağılık tarihi alaşağı edecek yegane devrimci güç olan işçi sınıfı sahneye çıkmamıştır. 2015 yılı işçi sınıfı ve emekçi kesimler için ekonomik ve sosyal hak kayıpları, grev hakkının fiilen yasaklanması, iş cinayetleri ve meslek hastalıklarının sistematik imha aracına dönüşmesi anlamına geliyorken iki defa kurulan seçim s..]]> Thu, 31 Dec 2015 05:00:18 +0300 Bağımsızlık mizanseni https://www.evrensel.net/yazi/75593/bagimsizlik-mizanseni https://www.evrensel.net/yazi/75593/bagimsizlik-mizanseni? Fed’in geçen haftaki (16 Aralık) toplantısından faiz artırımı kararının çıkmasıyla, son bir buçuk yıla damgasını vuran “faiz gerilimi” bir yönüyle nihayetlenmiş oldu. Beklenenin aksine yer yerinden oynamadı. Daha doğrusu Fed, yeri yerinden oynatmayacak düzeyde artırdı faizi. Fed’in faiz artırımı uluslararası finans-kapitale “evinize dönün” çağrısı niteliği taşıyor. Faiz artırımının düşük düzeyi ise “eve dönün ama yavaş dönün” anlamına geliyor. 2008 Küresel Kapitalist Krizi sonrası ulusal tekellerini korumak için –milyonlarca emekçisini yoksullaştırma pahasına- para saçan ABD yönetimi, saçtığı paranın sabit ve düşük faiz nedeniyle ülkeden çıkıp faizi yüksek olan “yükselen piyasalara” yönelmesine göz yumdu. Sıcak para (Kısa Vadeli Sermaye) girdiği ülke piyasalarında yalancı baharlar yaratırken, bu ülkelerdeki doğrudan yabancı yatırımların azalmasına (yükselen faizlerin de etkisiyle) yol açtı. Sıcak para oranının yükselmesi “yükselen piyasalarda” (emerging markets) yalancı baharın kısa sü..]]> Thu, 24 Dec 2015 04:55:24 +0300 Hotelling ve tezek hususu https://www.evrensel.net/yazi/75487/hotelling-ve-tezek-hususu https://www.evrensel.net/yazi/75487/hotelling-ve-tezek-hususu? Hem dünyada hem de bizde enerji tüketiminin yüzde 90’ını doğalgaz, varil petrol ve kömür oluşturuyor. Tezek ile ilgili bir veri henüz bulunmuyor. Son bir buçuk yılda ham petrolün varil fiyatının 105 dolardan 38 dolara kadar düşmesi, Venezüella’dan Körfez ülkelerine kadar birçok petrol satıcısı ülkenin ekonomik krizle burun buruna gelmesine neden oldu. Geçen haftaki OPEC toplantısından da petrol fiyatındaki düşüşü frenleyecek ortak bir karar çıkmadı ya da çıkamadı. OPEC (Organization of Petroleum Exporting Countries – Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) her ne kadar petrol ihracatçısı ülkeler eliyle kurulmuş olsa da mevcut durumda dünyadaki petrol ihracını kontrol gücünden yoksun durumda. OPEC’in kontrolü yitirişinin ardında -tam da fiyat düşüşüyle eş- bir buçuk yıldır Irak ve Suriye’de hatırı sayılır bir egemenlik alanı oluşturan İslam Devleti’nin etkisi büyük. OPEC üyesi ülkeler petrol arzını kısıp fiyatları yükseltmek istese de, İD (İslam Devleti) petrol arzını kaçak da olsa artırmakt..]]> Thu, 10 Dec 2015 05:00:44 +0300 Olasılıklar, olanaklar… https://www.evrensel.net/yazi/75377/olasiliklar-olanaklar https://www.evrensel.net/yazi/75377/olasiliklar-olanaklar? Türkiye’nin ürettiği tekstil ürününün yüzde 20’sini sattığı, kullandığı petrol ve doğal gazın ise yüzde 60’ını satın aldığı ülke Rusya. Rusya-Türkiye ilişkileri salı günü TSK’nın Suriye’deki cihadist terör mevziilerine karşı operasyon düzenlediğini belirten Rusya’ya ait savaş uçağını düşürmesiyle yeni bir döneme girmiş oldu. Meselenin askeri ve politik yönü, dünya genelinde giderek karmaşık hale gelen güç ilişkileri bütününü yeni bir denklemle karşı karşıya bırakacak cinsten. Süreçte ülkeler ve savaşan örgütler açısından ittifak ve çatışma senaryoları gün geçtikçe karmaşıklaşıyor. Karmaşıklık sadece Türkiye ile ilgili iddialar (?) ile de sınırlı değil. İslam Devleti’nin (IŞİD, ISIS, ISIL, IS, DEAŞ, DAİŞ v.s.) Irak ve Suriye topraklarındaki ilerleyişine paralel, bu ilerlemenin nasıl olanaklı hale getirildiği de (finanse edildiği) önemli bir soru haline geldi. Bugün İslam Devleti için hemen herkesin üzerinde uzlaştığı temel finansman kaynağı, bölgede ele geçirdiği petrol kuyuları..]]> Thu, 26 Nov 2015 04:54:59 +0300 Tekmili birden https://www.evrensel.net/yazi/75275/tekmili-birden https://www.evrensel.net/yazi/75275/tekmili-birden? Tek parti iktidar olursa ekonomi düze çıkar diye düşünenler için yalancı bahar 3-4 gün sürdü: TL değer kazandı, borsa endeksi yukarı yönde hareketlendi... Ya sonra? Sonrası malum; ikisi de başlangıç “normaline” geri döndü. Zaten kimsenin ekonomide gerçek ve kalıcı bir iyileşme beklediği de yoktu. Dün Standard&Poor’s Türkiye Analisti Aarti Sakhuja da söyledi: “Türkiye için not artırımı değil, not indirimi daha olası”. AB Komisyonu Türkiye ilerleme raporundan da benzer sonuç çıktı: İlerleme değil, gerileme var! Genel durum bu. Ekonomide mızrağın çuvala sığar yanı kalmadı. Yani, bir anlamda Osmanlı’nın 613. yılını (Fetret devrinin başlangıcı kabul edilen 1402’den sayarak) yeniden idrak etmekteyiz. Genel durum bu ama bir de genel olmayan durum var: Sınıfsal konumlanışlar... Değil YSK’nin kesin olmayan sonuçları açıklaması, sosyal medyada durum netleşir netleşmez sermaye gruplarının tekmili birden selam durdu yeni(?) tek parti iktidarına! Sermayenin bu çarkına iktidar cephesinde..]]> Thu, 12 Nov 2015 05:00:28 +0300 İstikrarı beklerken... https://www.evrensel.net/yazi/75230/istikrari-beklerken https://www.evrensel.net/yazi/75230/istikrari-beklerken? Senin korkuların onu dik tutan ve senin acıların onu onaran… Son günlerde “Seçmen aslında ne demek istedi?” vurgulu onlarca yazı okumanın verdiği şişkinlikle yazıyorum. Burjuva medyasından anladığım şu ki, seçmen kişisi “İstikrara oy vermiş”, daha doğrusu istikrar istediği için “tek parti iktidarına” oy vermiş! İnsan ister istemez “Neremize gelecek bu istikrar?” diye de düşünmeden edemiyor. İkincil anlamları biraz araştırınca iki alanda istikrar öngörüldüğü anlaşılıyor: Siyaset ve Ekonomi. Aslında ikisi birbirinin içinde ama iki farklı alan gibi düşünüp, siyaseti siyaset bilimcilere bırakalım ve biz bakalım beklenen istikrarın ekonomi ayağına… 2011 başından 2013 sonuna kadar sallan-yuvarlan giden ekonomik faaliyetler 2014 ile birlikte tıkanmaya, 2015 ile birlikte de kalıcı bir daralmaya doğru yol aldı. Ekonomik alanda istikrarlı bir çöküş içerisindeyiz. Bu çöküş haziran-kasım arası perdelenen “kaosçuluğun” da eseri değil ayrıca. Ekonominin kalbindeki dört odacık (tasarruf oranı, car..]]> Thu, 05 Nov 2015 04:57:56 +0300 Demokratik Cumhuriyet için https://www.evrensel.net/yazi/75192/demokratik-cumhuriyet-icin https://www.evrensel.net/yazi/75192/demokratik-cumhuriyet-icin? Anadolu halklarının, emperyalist işgalciler ve onların yerli iş birlikçisi iktidara karşı başlattıkları direnişin sonucu gelmişti cumhuriyet. Her ne kadar II. meşrutiyet (1908) sonrası sınırlı bir parlamento deneyimi olsa da halkın gerçek anlamda kendi kendini yönetebileceği bir rejimdi cumhuriyet. Bu anlamda tarihsel bir kopuştu; Osmanlının tebaa kültüründen, şahından, padişahından, paşasından, diğer zevatından… Kuruluş böyle. Ancak, cumhuriyetin devamında demokrasinin temsili hali en sembolik biçimiyle sürdürülünce, padişah yerine bir ayrıcalıklılar zümresinin kazanımına dönüştü halkı yönetmek. Demek ki, bu en önemli savaşın birlikte kazanılmış olması, tek başına halkları esaret, yoksulluk ve eşitsizlikten kurtarmaya yetmiyor ve dahası gerçekten kendi kendilerini yönetmeleri sonucunu da doğurmuyordu. Artık “halkın gücü” ya da “milletin iradesi” siyasal aktörlerin elinde sandık gücüne dönüşüyor, sermaye ile girilen bitişik nizam içinde demokrasi sopaya dönüşüyordu. Gerisi Takrir-i ..]]> Thu, 29 Oct 2015 03:58:04 +0300 Milli Cadillac https://www.evrensel.net/yazi/75139/milli-cadillac https://www.evrensel.net/yazi/75139/milli-cadillac? AKP iktidarının son 5-6 yıldır değişmeyen rüyası haline dönüşen “yerli otomobil” fikrinin gerçeğe(?) dönüşümü, yatırım yapacak babayiğit bir türlü bulunamayınca TÜBİTAK’a kalmış gibi gözüküyor. TÜBİTAK Başkanı geçen yıl Ankara Üniversitesinde yaptığı konuşmada, öğretim üyeleri ve araştırmacılara hitaben: “Potansiyeli hayata geçirmek için para lazım diyorsanız para var. Gerçekten fazlasıyla var. Sıkıntımız yok. Biraz abartmış olacağım ama nereye koyacağımızı şaşırıyoruz” demişti. Başkan geçen yıl bunları söylemişti ama o zamandan bu yana ne hikmetse TÜBİTAK fonlarında ciddi duraksamalar yaşanıyor, proje süreçleri adeta “bekleme odasına” alınmış izlenimi veriyor. Herkesin daha çok üzerinde ortaklaştığı ihtimal malum TÜBİTAK operasyonlarının oradaki işleyişi aksattığı yönündeyken, yerli otomobil tanıtım toplantısı ile başka bir gerçeklik ortaya çıkmış oldu. TÜBİTAK, nereye koyacağını şaşırdığı paraların 40 milyon dolarlık kısmını 2008 Küresel Kapitalist Krizi sonrası iflas bayrağını çe..]]> Thu, 22 Oct 2015 04:22:27 +0300 Sadece bomba patlamadı Ankara'da https://www.evrensel.net/yazi/75091/sadece-bomba-patlamadi-ankarada https://www.evrensel.net/yazi/75091/sadece-bomba-patlamadi-ankarada? Zamanın nesnel hali ile öznel hali ayrışıyor zaman zaman. Bu aralar pek sık hem de… Bugün 15 Ekim gibi gözükse de kalbimizin en kuytu odacığında 10 Ekim saat 10:05 hala! Barışı kursağımıza tıkmak isteyenler patlattığında iki parça tesirli bombayı, nice gülüşler asılı kaldı orada, tren garının önünde. Sonra artçı patlamalar başladı, sürüyor ve sürecek bir zaman daha. Ağzından salyalar akıtarak TV programlarına koşup tersine evrimleşmiş beyinleriyle jimnastik yapanları mı ararsınız, keyfe gelip sırıtanlarını mı? Hepsi mevcut. Hepsi tek elden "düğmeye basılmış gibi" hareket halinde: Barışa ve insanlığa karşı… *** Patlamadan sonra gittim Ankara'ya, hava yeni kararıyordu. Kentin üstüne ölümün ağırlığı kara bir örtü gibi serilmişti. Ağıtlar, ağlama sesleriydi hastaneye girerken ilk karşılayan. Sonra acı, acı, acı… Hem de her rengi acının. TV'lerde anlatılmayanları -belki de anlatılamayanları- dinledikçe nefesi kesen bir yumruk gelip oturuyordu dinleyenlerin boğazına. Hay..]]> Thu, 15 Oct 2015 04:46:00 +0300 Partiler işsizlere, emeklilere ve gençlere göz kırpıyor: Ekonomide vaatler ve gerçekler https://www.evrensel.net/yazi/75045/partiler-issizlere-emeklilere-ve-genclere-goz-kirpiyor-ekonomide-vaatler-ve-gercekler https://www.evrensel.net/yazi/75045/partiler-issizlere-emeklilere-ve-genclere-goz-kirpiyor-ekonomide-vaatler-ve-gercekler? 7 Haziran seçimlerinde 2 ay öncesinden açıklanan partilerin seçim vaatleri/beyannameleri, bu kez seçime (1 Kasım) 3 hafta kala ancak açıklandı. Seçime giren partiler büyük ölçüde 7 Haziran’daki vaatlerini güncellemiş olsalar da “savaş konseptine” uygun makyajlar da yok değil… AKP, 1 Kasım seçimi vaatlerinde -7 Haziran seçimlerine göre- kesenin ağzını açmış gibi bir görüntü sunuyorken, CHP’nin yeni “hedef kitlesi” gençlerden oluşuyor. MHP ekonomi vaatlerini “sosyal yardım” etrafında yoğunlaştırırken, HDP’nin seçim bildirgesinde ekonomik haklar ve talepler öne çıkıyor. AKP’DEN EKONOMİK HAKLARA SALDIRI BEYANNAMESİ AKP’nin 7 Haziran seçim beyannamesinde bulunmayıp şimdi vaatlerine eklediği “asgari ücret zammı” en çok üzerine konuşulacak madde gibi duruyor. AKP, eğer iktidar olurlarsa, Asgari Ücret Komisyonu’na asgari ücretin 1.300 TL’ye çıkartılmasını önereceklerini söylüyor. Yani, Asgari Ücret Komisyonu kabul etmezse herhangi bir artış olmayacak. Ayrıca asgari ücrette işin tehlik..]]> Thu, 08 Oct 2015 03:56:00 +0300 Perşembenin gelişi (yeniden) https://www.evrensel.net/yazi/75000/persembenin-gelisi-yeniden https://www.evrensel.net/yazi/75000/persembenin-gelisi-yeniden? Başlığı genellikle yazıyı yazarken belirlerim. Bu kez baştan attım. Aslında başlığı atarken biraz tereddüt etmedim değil. Bu başlığı 4 Ekim 2008’de yine atmış(t)ım (yeniden ifadesi onun için). Başlıklara kıran mı girdi de aynı başlığı atıyorum diye de düşündüm. Peki, ne deseydim? Çıkmaz ayın son çarşambası mı? Hayır elbette, fazla karamsar olurdu. Salı sallanır da olabilirdi ama onun da deyimlerdeki kullanımı dışında fazla bir anlamı kalmadı. İlla ki perşembe ile ilgili olmalı diye düşündüm. İki sebebi var bunun: İlki, bundan böyle salı günleri yerine perşembe günleri yazacağım. İkincisi, içinde bulunduğumuz ekonomik ve politik durum ve önümüzdeki aylarda “bizleri” nelerin beklediği gün gibi ortadayken başka hangi başlık olabilirdi? *** Başbakan ABD’de açıkladı: “Seçimlerden hemen sonra bizler ekonomik reformlara odaklanacağız” diye. Başbakana göre “bizler” içerisinde sadece AKP koalisyonu var. Yani, 1 Kasım seçimlerinde yeniden tek başına AKP koalisyonu iktidarı öngörüyor. En azında..]]> Thu, 01 Oct 2015 04:56:26 +0300 ABD’nin faizi, Çin’in kuru https://www.evrensel.net/yazi/74936/abdnin-faizi-cinin-kuru https://www.evrensel.net/yazi/74936/abdnin-faizi-cinin-kuru? ABD Merkez Bankası’nın (Fed) beklenen faiz artırımını eylül toplantısında da gerçekleştirmemesi ve bankanın başkanı Janet Yellen’in bir sonraki toplantıyı (27-28 Ekim) işaret etmesi, konuyla ilgili tartışmaların biçimini de değiştirdi. Fed’in faiz artırımı için yılbaşından bu yana en çok tahmin yapılan ay eylüldü. Yellen, eylül toplantısında faiz artırımı kararı çıkmamasını Çin ve gelişmekte olan piyasalardaki belirsizliklere bağlıyor. Yani, kurtarıcı(!) ABD bizim gibi ülkeler ve Çin olumsuz etkilenmesin diye faiz artırmamış! Dünyada buna –kendilerinden başka- inanacak birilerini bulmaları zor. Zor ama esas zor olan da Fed’in bundan sonra faiz artırımını –gelişmekte olan piyasaların durumu iyileşse de- gerçekleştirmesi. Bu zorluğun en önemli sebebi Çin’in geçen ay gerçekleştirdiği devalüasyon ile 2005’ten bu yana ilk kez Yuan’ın Dolar karşısında değer kaybetmesine neden olmasıdır. Bu hamlenin sonuçlarından ilki, devalüasyon nedeniyle ucuzlayan Çin mallarının dış satımının (ihraca..]]> Tue, 22 Sep 2015 04:55:30 +0300 1 Kasım öylesine seçimi https://www.evrensel.net/yazi/74888/1-kasim-oylesine-secimi https://www.evrensel.net/yazi/74888/1-kasim-oylesine-secimi? Hükümet geçici ama “savaş konsepti” kalıcı! 2023 hedeflerine kilitlenen(!) Türkiye, -rotayı tutturamayıp- AKP koalisyonu eliyle 6-7 Eylül karanlığını 8 Eylül’e taşıyabildi ancak. Bu durumda 2071’i bırakın, 2023; hadi onu da bırakın 2015 yıl sonu tahminlerini tutturamaz AKP’nin geçici savaş hükümeti. Öyle bir dert var mı? Pek öyle gözükmüyor. Başta Cizre olmak üzere tüm ülkede halklar iktidar koalisyonunun “savaş oyununun” bedelini öderken, siyasi “irade”nin mümtaz üyeleri 1 Kasım seçimleri sonrası kendi pozisyonlarının ne olacağı derdinde… AKP kongresi ve sonrasındaki tartışmalar, “içerideki çatlağın” gün geçtikçe büyüdüğünü de göstermektedir. Böylesi bir ortamda ülke “1 Kasım öylesine seçimi”ne gitmektedir. 1 Kasım seçimlerinde ortaya çıkacak sonuç (araştırma şirketlerine göre 7 Haziran’a çok benzer) ne olursa olsun, lime lime demokrasimizin burjuva parlamentosunun “bekleme odası”ndaki istirahatı devam edecek gibi gözükmektedir. *** Geçici hükümetin kamuda atamaları durdurması..]]> Tue, 15 Sep 2015 05:00:41 +0300 İttifakın hukuku https://www.evrensel.net/yazi/74838/ittifakin-hukuku https://www.evrensel.net/yazi/74838/ittifakin-hukuku? 1 Kasım seçimlerine iki aydan daha az vakit kaldı. Öyle görünüyor ki, seçim yaklaştıkça hem silahlı hem de sözlü çatışma yoğunluğunu artırarak sürdürecek. Ne sıcak çatışmadan ne de çatışmalı siyasi söylemlerden geniş halk yığınlarının bir çıkarı bulunmamaktadır. Sıklıkla 90’lar Türkiye’sine gönderme yapılırken, (iktidar bileşenleri tehdit için, toplumsal muhalefet hak gasplarını vurgu için) unutulan Türkiye halklarının 3 yıllık çatışmasızlık deneyimini yaşamış olduğudur. Evet savaş kolay, evet savaşta ekonomik rant ve çıkar var, evet halkın en güçsüz kesimleri savaştan korkup iktidar koalisyonuna oy verebilir ama barış kıymetlidir. Halkların barış konusundaki kararlılığı, bugünkü iktidar bileşenlerinin dayattığı siyasal tekçiliğe ve savaşın devamına izin vermeyecektir. *** Geçtiğimiz aylar içerisinde sadece silahlı ve siyasal çatışmaya değil aynı zamanda ekonomik çöküşe de tanıklık ettik, ediyoruz. Bir yıl önce 2 TL olan ABD Doları için bu yıl 3 TL olacağını söyleyenle muhtemelen da..]]> Tue, 08 Sep 2015 04:49:07 +0300 'Ben söylüyorum' kuramı https://www.evrensel.net/yazi/74743/ben-soyluyorum-kurami https://www.evrensel.net/yazi/74743/ben-soyluyorum-kurami? AKP Koalisyonunun “Yenilen pehlivan güreşe doymaz” ilkesinden hareketle soyunduğu “yeniden seçim” sürecine bakanlar düzeyinde start verdiği anlaşılıyor. Bir yanda Mehmet Şimşek’in içinde bulunulan kriz ortamına ve kaçan yabancı yatırımlara hayıflanarak ettiği ver yansını ve bu ver yansına ilişik olarak, çarenin -krizi yaratan- AKP iktidarının yeniden inşasında olduğunu iddia etmesini izlerken öte yanda Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’dan başımıza gelen her derdin başkanlık sisteminin gelmemesinden kaynaklandığını dinlerken bu derdin çaresinin de seçim sandığında olduğunu öğreniyoruz. *** Bakanlar seçim hamlelerini yapadursun, konumuz olan ekonominin bakanı doğal olarak en önemli açıklamayı yaptı ekonomik durumumuz hakkında. Nihat Zeybekci diyor ki: “Vay şu olmazsa Türkiye’ye kriz geli… Gelmez arkadaşlar. Allah aşkına ben söylüyorum. Türkiye’nin toplam borcu 400 milyar dolar özel ve kamu. Özel sektörün kısa vadeli borcu 120 milyar dolar.” Nihat Zeybekci bir yandan ekonomik krizi b..]]> Tue, 25 Aug 2015 05:00:49 +0300 Her dilde barış https://www.evrensel.net/yazi/74692/her-dilde-baris https://www.evrensel.net/yazi/74692/her-dilde-baris? Geçici savaş hükümetinin, kendisini kalıcı hale getirecek adımlar atmasına karşılık, ancak yalnızlığını “derinleştirerek” yaygınlaştırma stratejisini (!) pekiştirdiği görülüyor. Hollanda’nın ardından kapitalist-emperyalist ülkeler blokunun eş başkanları da (ABD ve Almanya) Türkiye’nin korunması için kurdukları füze savunma sistemlerini (Patriot) geri çekme kararı aldılar. Bu kararın ardında belki de Türkiye’nin savunmadan ziyade saldırıyı benimseyen tavrı vardır. Eh nasıl olsa, F-16’lar, Scorsky’ler, güdümlü füzeler halen ABD ve Almanya malı! *** AKP Koalisyonu, ikinci bir partiyle koalisyon kurarak anayasal hükümet olma konusundaki isteksizliğini, “Ölümü gösterip sıtmaya razı etme” cevvalliğiyle birleştirip, derdinin koalisyon kurmak değil, koalisyonların ne kadar “anlamsız” olduğunu göstermek olduğunu gözümüze sokmaktadır. *** 7 Haziran seçimlerinden bu yana devam eden “çabalar” sonrasında, nihayet erken seçim başbakan tarafından “tek seçenek” olarak gösterildi. Gösterildi göster..]]> Tue, 18 Aug 2015 04:49:08 +0300 Barışın ekonomik sonuçları https://www.evrensel.net/yazi/74599/barisin-ekonomik-sonuclari https://www.evrensel.net/yazi/74599/barisin-ekonomik-sonuclari? Barışın Ekonomik Sonuçları (The Economic Consequences of The Peace) Keynes’in 1920 yılında yayımladığı ve çok satanlar (best seller) listesine giren kitabının adı. Keynes kitabında, I. Paylaşım Savaşı sonucu yenilgiye uğrayan Almanya’nın Müttefikler (Kapitalist-Emperyalist Blok) tarafından ödemek zorunda bırakıldığı 5 milyar doları yüksek bulduğunu ve bu tazminatın Almanya’yı –kapitalist- sistem dışına iteceğini söylüyordu. Haklı da çıktı. Keynes’in öngörüsü gerçek çıktı ve Almanya halkının belleğinde savaş tazminatı nedeniyle içine düştükleri bunalımın travmatik etkisi belirleyici hale geldi. Hitler’in Nasyonal-Sosyalizmi böylesi bir “ulusal birlik” zemininde yükselme şansı buldu. İki paylaşım savaşı arası dönem (1918 – 1935) her ne kadar ”barış dönemi” gibi gözükse de, -en azından Almanya için- “savaşa hazırlık” dönemiydi. Sürekli barışın ekonomik sonuçları egemenler için gerçekten yıkıcıydı! *** Bugünün Türkiye’sine gelmeden küçük bir uğrak olarak 2008 Küresel Kapitalist Krizini..]]> Tue, 04 Aug 2015 04:12:59 +0300 Aşil tendonundan kalkan! https://www.evrensel.net/yazi/74507/asil-tendonundan-kalkan https://www.evrensel.net/yazi/74507/asil-tendonundan-kalkan? Yunanistan’ın “finansal liberalizasyonun” -siz uluslararası finans kapitalin tahakkümü diye okuyun- yarattığı krizi beş yıldır aşamaması, kamarat kamarasında yer bulduğu AB gemisinin kaptan köşkündekileri bi’hayli rahatsız etti. Oysa, kapitalist-emperyalist saldırganlığın hem askeri hem de ekonomik yayılımında -tıpkı Türkiye gibi- sadık bir “stratejik ortaktı” Yunanistan da! Bu sadıklık sadece NATO süngüsüne namlu olmaktan değil, uluslararası finans-kapitale de sadık müşteri olmaktan geçiyordu. Finans-kapitale müşteri olmak, borçluluk ilişkisini doğru yönetmekle mümkündü. Dünyanın birçok geç kapitalistleşen ülkesinde olduğu gibi, Yunanistan’da da özellikle 70’lerden itibaren neoliberal saldırganlıkların yerel denetleyicileri olarak çalıştı hükümetler. Onların yıllar içinde biriktirdiği irin, artık taşınamaz hale gelmişti. Tüm gel-git’ler içinde SYRIZA’nın çokluk hareketi olarak ortaya çıkması en azından Yunanistan halkı için bir umut oldu. Sadece Yunanistan halkı değil, tüm Avrupa ha..]]> Tue, 21 Jul 2015 04:25:54 +0300 Çıkmak ya da çıkamamak https://www.evrensel.net/yazi/74462/cikmak-ya-da-cikamamak https://www.evrensel.net/yazi/74462/cikmak-ya-da-cikamamak? Yılan hikayesine dönen “Yunanistan Avro Bölgesi’nden çıkacak mı?” konusu, dünkü anlaşmanın ardından şimdilik ötelendi. Yunanistan şimdilik Avro Bölgesi’nden çıkmayacak. Belki de çıkamayacak demek daha doğru olur. Yeni “kurtarma paketi” 50 milyar avro civarında ve ülkenin geleceğini ipoteğe alacak birçok taahhüt içeriyor. Yunanistan bu kadar taahhüdün altına imza atmışken bundan sonra istese de Avro Bölgesi’nden çıkamaz. Avro Bölgesi’nden çıkamaması ulusal para birimine (Drahmi) dönüşün ve bağımsız para politikası izlenmesinin de imkansız hale gelmesi anlamına geliyor. Avro Bölgesi ülkelerinin para politikaları Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından yönlendiriliyor ve bunda ortak para birimi avronun da payı büyük. Avrupa Merkez Bankasının kararlarında esas belirleyici ülke Almanya. Fransa’nın da aktör olma savaşı var ama bu çatışma düşman kardeşleri (Almanya ve Fransa) daha fazla germekten başka bir işe yaramıyor. *** 2008 küresel kapitalist krizinin ilk toparlananları, krizi..]]> Tue, 14 Jul 2015 04:55:28 +0300 Halkın koalisyonu https://www.evrensel.net/yazi/74319/halkin-koalisyonu https://www.evrensel.net/yazi/74319/halkin-koalisyonu? Mağlubiyetin bile balkon konuşmasıyla kutlandığı, koalisyon görüşmelerinin dizi film senaryolarına taş çıkarttığı genel seçimlerin çiçeği burnunda vekilleri bugün mecliste yemin ederek görevlerine başlayacaklar. Ardından meclis başkanı seçimi ve onun da ardından resmi koalisyon görüşmeleri olacak. Gayriresmi görüşmeleri zaten geçen hafta sermaye örgüt temsilcileri bir koalisyon halinde (TÜSİAD ve MÜSİAD Koalisyonu) siyasi partilerle gerçekleştirmişti. Geri kalan teşrifat, iftar çadırı açılış törenleri, görüşmeler, resmi twitter açıklamaları(!) falan da işin süsü olacak. *** Seçimin daha buharı üzerinde tütse de, geniş halk kesimlerine dağıtılan bol kepçe vaatlerin çoktan unutulduğu da aşikar. Acaba emekçiler, sermaye cephesi gibi hayırlı olsuna gitmedi diye alındılar mı? Daha önemli işleri olmalı! Şimdi tüm burjuva siyasetçilerin yegane derdi, devleti (ve dolayısıyla milleti!) kurtarmak için hükümetin içinde yer almak! Anlaşılıyor ki, 25. Dönemde de işçi sınıfı ve emekçiler için pa..]]> Tue, 23 Jun 2015 05:18:59 +0300 Neyin istikrarı? https://www.evrensel.net/yazi/74218/neyin-istikrari https://www.evrensel.net/yazi/74218/neyin-istikrari? Genel seçimin üzerinden henüz iki gün bile geçmedi. Şu ana kadar sıcağı sıcağına yapılan yorumların geneli, yüksek ölçüde duygusal reaksiyon içeriyor. AKP koalisyonu bileşenleri “ülke battı” demagojisini yürütürken, muhalefet cephesinde de “erken seçim” korkusu öne çıkıyor. Bir hafta sonra çok daha gerçekçi analizler yapılacaktır. Koalisyon tartışmaları belli bir olgunluğa ulaşacaktır. Seçimlerin bir çok sonucu var elbette ama herkes tarafından -sakinleşince de (!)- kabul edilecek yegane sonuç, HDP bileşenlerinin birlikte kazanma başarısıdır. Bu başarı içerisinde HDP’nin kapsayıcı siyaseti, bitmek bilmeyen enerjisi ve HDP ile ittifak kuran siyasi parti ve hareketlerin samimi tutumları ile dışarıdan destekleyenlerin umudunun da büyük etkisi var. Artık HDP ile birlikte toplumun en geniş kesimi mecliste temsil hakkına kavuşmuştur. Kutlu olsun! 7 Haziran 2015 genel seçimini kendinden öncekilerden (2007 ve 2011) ayıran temel özellik, 3 Kasım 2002 erken genel seçiminden bu yana ekonomik ..]]> Tue, 09 Jun 2015 04:48:00 +0300 Seçim ve sonrası https://www.evrensel.net/yazi/74168/secim-ve-sonrasi https://www.evrensel.net/yazi/74168/secim-ve-sonrasi? Seçim yaklaştıkça ekonomik enkazın saklanması güçleşiyor. Dış ticaretteki daralma, işsizlik ve enflasyon oranlarındaki hızlı artışlar, dolar kurunun tarihi zirveleri test etmesi derken, AKP koalisyonu 13 yıldır savunduğu “taş gibi” ekonomiden dem vurmaz hale geldi. İktidar, seçimden sonra kopacak gerçek fırtınayı düşünüyor. Kimin gemisini kurtarabileceğini yaşayarak göreceğiz. CHP ve AKP’nin çatı ekonomi adayı Kemal Derviş, geçen hafta Türkiye ekonomisi için yüzde ikilerde büyüme ortalamaları öngörürken başka söze gerek var mı? Tüm ekonomik enkaz içerisinde yükselen tek şey inşaat! Konut satışları bir önceki yıla göre yüzde 40 artmış durumda. Konut balonu da bankacılık sistemindeki risklerle birlikte patlamaya doğru gidiyor. *** İçine girilmekte olan kriz, elbette bir yönüyle ABD’deki gelişme dinamikleri ve Türkiye’nin başını çektiği “kırılgan ekonomilerin” genel durumundan etkilenmekte ancak kendine has nitelikler de göstermektedir. Kırılganlar içinde de en kırılgan ülke olunmas..]]> Tue, 02 Jun 2015 04:37:32 +0300 Çerez ekonomisi https://www.evrensel.net/yazi/74116/cerez-ekonomisi https://www.evrensel.net/yazi/74116/cerez-ekonomisi? Maliye Bakanının 3 milyar 300 milyon TL’lik makam aracı harcamalarını devlet bütçesinde “çerez parası” olarak tanımlaması ve cumhurbaşkanının diyanet müdürünü Mercedes marka zırhlı otomobille ödüllendirmesi, seçime iki hafta kala ekonomideki “kaynak” problemi üzerindeki tartışmaları da artırdı. Muhalefet ağırlıklı olarak, makam otomobillerine ve diyanet müdürüne harcanan paraların emekli, dul ve yetim aylığına aktarılabileceğini anlatmakta, iktidar bileşenleri ise “Bu daha ne ki, bizde ne para var” açıklamalarına devam etmektedir. *** Seçim süreci 2002 seçiminden bu yana en şiddetli haliyle “ekonomik vaatlere” odaklanmış durumda. Seçime giren partiler ile “seçmen” arasında bir tür seçim alışverişi söz konusu. Seçimin temel gündeminin verilecek ekonomik yardımların miktar ve biçimine indirgenmesinin temel sebebi giderek yaygınlaşan yoksulluk ve güvencesizliktir. Yoksulluk ve güvencesizliğin gerisinde, “Verimliliğe dayalı büyüme” stratejisi gereği(!) işçi sınıfı ve emekçiler üzerinde a..]]> Tue, 26 May 2015 04:21:40 +0300 Alana kadar! https://www.evrensel.net/yazi/74065/alana-kadar https://www.evrensel.net/yazi/74065/alana-kadar? 1 Mayıs’ın üzerinden yaklaşık üç hafta geçti. Sanki üç hafta değil, üç yıl geçti! O kadar unutuldu! Demek ki her şey alana kadarmış! Konya alanı, Zonguldak alanı, Taksim alanı… Bir de her alanı 1 Mayıs’a çevirenler vardı. Onlar unutmadı. Nakış İşçileri, Liman işçileri Renault işçisi iş durdurma eylemine başlar başlamaz toplanıp açıkladılar desteklerini. Mücadele ancak ortaklaştıkça; Gebze’de, Bursa’da, Esenyurt’da…TOFAŞ’da, Coşkunöz’de kazanılacaktır haklar. 30 Ocak’ta Birleşik-Metal’de örgütlü 15 bin işçinin grevi erteleme adıyla yasaklanmıştı. Şimdi mücadele Türk-Metal’de örgütlü Renault, Tofaş ve Coşkunöz işçilerinde yoğunlaşıyor. Sendikalar farklı ama metal işçisi aynı! Sorunlar aynı, çözüm yolu aynı! Bu durum özellikle Birleşik-Metal’de örgütlü işçilerin grevine “burun kıvırarak” bakanlar açısından öğreticidir. Mücadele o sendika bu sendikanın değil -hatta çoğunlukla sendikalara da rağmen- metal işçilerinin öz mücadelesidir. Mücadele işçi sınıfının mücadelesidir. Bu mücadelen..]]> Tue, 19 May 2015 04:21:19 +0300 Birlikte kazanacağız https://www.evrensel.net/yazi/73973/birlikte-kazanacagiz https://www.evrensel.net/yazi/73973/birlikte-kazanacagiz? Hafta sonu MHP’nin de seçim beyannamesini açıklamasıyla tüm partiler seçimden sonra –eğer iktidar olurlarsa- seçmenlerine ne sunacaklarını açıklamış oldular. Halk yerine seçmen diyorum çünkü seçime giren partilerin büyük çoğunluğu, halkı seçimden seçime oy veren seçmen kitlesi olarak hatırlamaktadırlar. Hal böyle olunca da, beyannamelerin ruhunu “seçmene selam” oluşturmaktadır. Mevzu bahis oy olunca halkın kendisi de teferruat olmakta, seçimde yüzde 3 civarında oy alması beklenen parti dahi seçim beyannamesinde ortak talepler ve mücadele biçimleri yerine “iktidar olunca şunu bunu yapacağım” demeyi yeğlemektedir. Seçim dönemleri, işçi sınıfı emekçiler ve geniş halk kesimleri için ekonomik, sosyal ve siyasal hakların iktidar partileri tarafından bahşedilmediği, ancak ortak mücadeleyle bunların kazanıldığının anlaşılır olması açısından önemlidir. Beyannamelere dönelim. Seçim beyannamelerinin ortak yanı, AKP’nin ilk kez iktidar olduğu Kasım 2002 seçimlerinden bu yana ekonomik vaatlerin..]]> Tue, 05 May 2015 04:42:42 +0300 Ölümü hatırla, yaşam için savaş https://www.evrensel.net/yazi/73921/olumu-hatirla-yasam-icin-savas https://www.evrensel.net/yazi/73921/olumu-hatirla-yasam-icin-savas? Bugün (28 Nisan) Uluslararası İşçileri Anma Günü. Kapitalist üretim çarklarında iş “kazası” ve meslek hastalıklarına bağlı olarak yaşamını yitiren, sakat kalan ya da sağlığını kaybeden işçileri anma günü! 1984 yılında Kanada’da Kamu Emekçileri Sendikası’nın (CUPE) başlattığı 28 Nisan anması, önce Kanada genelinde daha sonra ABD’de ve ardından da çeşitli işçi federasyonlarının etkisiyle uluslararası ölçekte kabul görmeye başlamıştır. ILO da (Uluslararası Çalışma Örgütü) 2002 yılında 28 Nisan’ın Dünya Güvenli ve Sağlıklı Çalışma Günü olarak Birleşmiş Milletler tarafından tanınan resmi bir gün olmasını önermiştir. Halen 16 ülke 28 Nisan anma gününü resmi olarak kabul etmektedir. Uluslararası İşçileri Anma Günü kapsamında her yıl uluslararası düzeyde çeşitli anma, etkinlik ve kampanyalar düzenleniyor. Anma etkinliklerinin temel sloganı: Ölümü hatırla, yaşam için savaş! *** Diyeceksiniz ki: Bu ülkede dirimizi ne kadar sayıyorlar ki, ölümüzü de ansınlar! Doğru. İş cinayetini fıtrata, i..]]> Tue, 28 Apr 2015 05:00:35 +0300 Seçim değil geçim https://www.evrensel.net/yazi/73868/secim-degil-gecim https://www.evrensel.net/yazi/73868/secim-degil-gecim? Son iki haftada ekonomik durumun siyasal davranışlar ve politika üzerindeki etkisi üst seviyeye çıktı. İktidar koalisyonu, “2023 hedeflerine bizimle ulaşın” havasındayken, ana muhalefet partisi CHP de seçim beyannamesini ağırlıklı olarak ekonomi politikalarına/vaatlerine ayırdı. Vaatler diyorum çünkü CHP’nin seçim politikasında sıraladığı ekonomik hedefler, üretim ilişkilerinin bütününü değiştirmeyi değil, mevcut üretim ilişkilerinde dezavantajlı konumda olanlara –AKP iktidarında olduğu gibi- çeşitli takviye önlemlerini içermektedir. Bu tip “iyileştirmeler” sadece eşitsizlik yaratan üretim ilişkilerin “sürdürülebilirliğini” garanti altına almaktadır. Defalarca yazdım, herkes yazıyor ama tek bir örnek verip bu konuyu geçelim: Siz aile sigortası ya da aile yardımı diye bir transfer harcaması yapıp bunu da “evin kadınına” vereceğim derseniz, yoksulluğu yaratan işsizlik ya da kötü çalışma ve ücret koşullarındaki işleri ortadan kaldırmış olmazsınız, sadece düşenin ölmesini engellersiniz. Bu..]]> Tue, 21 Apr 2015 04:18:24 +0300 Bu dava hepimizin! https://www.evrensel.net/yazi/73818/bu-dava-hepimizin https://www.evrensel.net/yazi/73818/bu-dava-hepimizin? Dün Soma katliamının ilk davası Akhisar’da görüldü. Failler mahkemeye getirilmediği gibi avukatları da “can güvenliği” bahanesiyle salonu terk etti. Korkuyorlar. Çünkü ne yaptıklarını, nasıl yaptıklarını biliyorlar. Dava yarına (15 Nisan), tutuklu sanıkların mahkemeye getirilmesi kararıyla ertelendi. Dünkü duruşma ve duruşma öncesinden başlayan baskı ve yıldırma politikaları da gösteriyor ki, iktidar koalisyonu bu davanın taraflarındandır. İktidarın verimlilik adı altında madencilere 18. yüzyıl çalışma koşullarını reva gören ve ölümlerini fıtrat sayan yaklaşımı karşısında bu davanın seyrini belirleyecek iş cinayetlerine ve meslek hastalıklarına karşı yürütülecek birleşik mücadeledir. *** Bu dava hepimizindir. Çünkü ölen sadece(!) 301 Soma madencisi değildir, 2014 yılında iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçi sayısı 1886 olmuştur. Mevcut üretim; güvencesiz, sendikasız, kontrolsüz, kaçak ve taşeron sistemine dayalı olarak sürdükçe iş cinayetleri işçi sınıfı ve emekçilerin “fıtra..]]> Tue, 14 Apr 2015 04:34:12 +0300 Öldün, niye öldün? https://www.evrensel.net/yazi/73766/oldun-niye-oldun https://www.evrensel.net/yazi/73766/oldun-niye-oldun? Geçen hafta açıklanan büyüme ve enflasyon oranları bir yönüyle ekonominin içine girdiği durgunluğu görünür kılarken, bir yönüyle de burjuva siyasetinin sınıfsal karakterini öne çıkarıyor. Ne oldu geçen hafta? İlk olarak, 2014 yılı son çeyrek büyüme oranı ve 2014 yıllık büyüme oranları açıklandı. Daha sonra da mart ayı enflasyon oranı açıklandı. *** Geçen ay açıklanan haliyle; kapasite kullanım oranındaki düşüş ve işsizlik oranındaki artış eğilimi ekonominin durgun halinin habercileriydi. Nitekim 2014 son çeyrek ve yıllık büyüme rakamları beklentilerle uyumlu gerçekleşti. Yıllık büyüme oranı (yüzde 2.9) iktidarın 2014 yılı içinde defalarca revize edip en son yüzde 3.3’de karar kıldığı büyüme oranının bile altında kaldı. “Yine de yaklaşmış işte” diyebilirsiniz ama 2014 yılı ilk üç çeyrek dönem için açıklanmış büyüme oranları da yukarı yönlü revize edilmiş durumda. Netice itibarıyla, istatistiki verilerde gerçek nerede bitiyor ve yalan nerede başlıyor söylemek gerçekten zor! Ekonomi..]]> Tue, 07 Apr 2015 05:00:22 +0300 400 kurtarmaz! https://www.evrensel.net/yazi/73717/400-kurtarmaz https://www.evrensel.net/yazi/73717/400-kurtarmaz? 7 Nisan’da milletvekili aday listelerinin YSK’ya verilmesiyle birlikte seçim kampanyası dönemi de fiilen başlamış olacak. Özellikle son iki haftada cumhurbaşkanı ve başkomutanlığındaki TSK’nın icraatları da göstermektedir ki, hem siyasal hem de ekonomik risklerin tavan yapacağı bir döneme adım atıyoruz. TL’nin Dolar karşısındaki “istikrarlı” düşüşü sürerken, tüketici güven endeksinden kapasite kullanımına, sanayi üretiminden kredi sistemine kadar, ekonomik alana ilişkin tüm öncü göstergelerde dibe doğru hareket devam ediyor. Bugün açıklanacak 4. Çeyrek ve 2014 büyüme oranıyla da iktidar koalisyonunun Orta Vadeli Program’da revize ettiği yüzde 3’lük büyüme hedefini tutturamadığını göreceğiz. Yine bugün açıklanacak Dış Ticaret Dengesi verileri dış ticaretteki daralmaya işaret edecek. Cuma günü açıklanacak Mart ayı enflasyon oranı da faiz tartışmalarını yeniden canlandırabilir. Döviz rezervleri hızla eriyen Merkez Bankası’nın bu gerilimi ne kadar sürdürebileceği şüphelidir. O cephede gü..]]> Tue, 31 Mar 2015 05:00:47 +0300 Aman sıfırlamayın! https://www.evrensel.net/yazi/73669/aman-sifirlamayin https://www.evrensel.net/yazi/73669/aman-sifirlamayin? Kemal Kılıçdaroğlu katıldığı Dünya İş Konseyi Liderler Konferansı’nda kendi iktidarlarında yoksulluğu sıfırlayacaklarını müjdeledi! Sıfırlama konusunda halkın belleği bu kadar tazeyken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı gerçekten cesaret işi. Öyle ya, AKP de 2002 seçimlerinden itibaren 3Y ile (Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklar) mücadele edip bunları sıfırlayacağını ilan etmişti! Neticede neyin nasıl sıfırlandığını yaşayarak öğrendik. Geçen hafta HDP Milletvekili Levent Tüzel, Ekonomi Bakanı hakkındaki gensoru önerisi görüşmesinde 13 yıllık AKP iktidarı sonucunda ülkede nüfusun yüzde birinin toplam servetin yüzde 54’üne sahip duruma gelmesinin ne anlama geldiğini sordu. İktidar koalisyonundan bir yanıt gelmedi. *** Kılıçdaroğlu, konferanstaki konuşmasında “Ben söz veriyorum; 4 senelik CHP iktidarında Türkiye’de yoksulluk sıfırlanacaktır, kimse yoksul olmayacaktır” dedikten sonra doğal olarak konferansın düzenleyicileri olan uluslararası tekelci sermaye temsilcilerinin aklına da bazı ..]]> Tue, 24 Mar 2015 04:25:37 +0300 Sunum olarak Power Point ve AŞ olarak TC https://www.evrensel.net/yazi/73615/sunum-olarak-power-point-ve-as-olarak-tc https://www.evrensel.net/yazi/73615/sunum-olarak-power-point-ve-as-olarak-tc? Geçen hafta MB Başkanının Erdoğan ve danışmanlarına yaptığı 130 slaytlık temel ekonomik göstergeler sunusu sonrası, iktidar koalisyonunda faiz-döviz tartışmasının şimdilik tatlıya bağlandığını anladık. Biz anladık anlamasına da mesele o kadar gerçek dışı bir zemine doğru kaymakta ki, neredeyse her şey sembollerle yorumlanır duruma geldi. Örneğin kimi aklı evveller MB Başkanı Başçı’nın Ak-Saray’da gerçekten 130 slaytlık sunumu gerçekleştirdiğini ve Erdoğan’ın da bu slayt geçidini sabırla dinlediğini ve orada ifade edilen “ekonomik gerçekler”i öğrendikten(!) sonra ikna olduğunu iddia etmektedirler. 130 slaytı ortalama 3 dakika ile çarparsak 390 dakika eder ki bu da görüşmenin toplam süresini (Başka hiçbir şeyle vakit kaybedilmemiş ve el dahi sıkışılmamış olmalı) üçe katlamaktadır. Şimdi el bile sıkışılacak vakit olmayan bir toplantı sonucunda taraflar nasıl işi tatlıya bağladı bunu anlamak gerçekten zor! Faiz-Döviz ikilemi tatlıya bağlanır bağlamaz, Merkez Bankası Bağımsızlığı konusu ..]]> Tue, 17 Mar 2015 05:11:29 +0300 Ekonomide sırat köprüsü https://www.evrensel.net/yazi/73565/ekonomide-sirat-koprusu https://www.evrensel.net/yazi/73565/ekonomide-sirat-koprusu? Yazdan bu yana yüzde 30 ve yıl başından bu yana da yüzde 16’yı bulan “örtülü devalüasyon” sonrası, uluslararası finans kapitale ve onlar aracılığıyla uluslararası tekelci sermayeye güven telkin etmek için New York’a çıkartma yapan Davutoğlu ve ekonomi kurmayları, kulislerde dolaşan haberlere göre, nasihat ve uyarı dışında ceplerine fazla bir şey koymadan geri döndüler. Vaziyetin karanlık yanı ürkütmüş olacak ki, ilk olarak hükümetin sözcüsü Arınç ve başbakan ve onların ardından da cumhurbaşkanının açıklamalarına bakınca, iktidar koalisyonunun Merkez Bankası dalaşından şimdilik çark ettiğini söyleyebiliriz. Cumhurbaşkanı, dolardaki olası yukarı yönlü hareketin devamından duyduğu endişeyi, Gaziantep’te dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "dolar zenginleri yaratmak istiyorlar" diyerek, faiz lobisinden sonra şimdi de döviz lobisinin işbaşında olduğunu ima etmektedir. Benzer bir açıklamayı Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi de yaptı. Zeybekçi, döviz hareketinin spekülatif oldu..]]> Tue, 10 Mar 2015 04:22:13 +0300 Genç işsizliği https://www.evrensel.net/yazi/73514/genc-issizligi https://www.evrensel.net/yazi/73514/genc-issizligi? Geçen hafta Belçika’daydım. Bu sebeple köşe yazımı da yazamadım. Memleketten sadece bir hafta uzaklaşmak bile birçok “yakıcı” gündem maddesini kaçırmaya yetiyor. Liege’de bir üniversitede geçirdim günlerimi. Genç işsizliği üzerine bir dizi konferans ve atölye çalışmasına katıldım. Belçika, çalışanlar arasında eğitim düzeyi en yüksek olan Avrupa ülkesi. Ancak bu “başarı”, konu işsizliğe ve hele ki genç işsizliğine gelince ortadan kayboluyor. Gençler durumun sebebini öğrenmek istiyor. Öyle ya, bir yandan “işsiz kalırsan suçlusu sensindir, demek ki yeterince sertifikan yok. Hadi seni belli bir ücret mukabilinde ‘yaşam boyu eğitim’ programına alalım” diyen yol göstericiler, diğer yandan ise gün geçtikçe zor bulunan bulunsa da elde tutmak zorlaşan işler… Bir katılımcı şöyle dedi: “Get the job, keep the job” (İşi al, işi tut). Yani mesele sadece işe girmekte değil, orada kalmakta da... Durum Türkiye’de de aynı. İş değiştirme (turn over) sayısı giderek artıyor gençler arasında. Bir kısı..]]> Tue, 03 Mar 2015 04:17:11 +0300 Eşitlik için mücadele! https://www.evrensel.net/yazi/73416/esitlik-icin-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/73416/esitlik-icin-mucadele? Meşhur 2023 hedeflerinden en dikkat çekeni: Türkiye’nin 2023 yılında ilk on ekonomi arasına gireceğiydi. 2023 bile gelmeden bu hedef bir yanıyla gerçekleşti! Türkiye işsizlik oranında ilk on ülke arasına girdi bile… Bunu boş ver başka verilerden söz et, diyen varsa: Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan kadın-erkek eşitliği sıralamasında, sıralamaya dahil edilen 135 ülke arasında 124. sıraya gerilediğimizden söz edebiliriz. Birleşik Arap Emirlikleri, Etiyopya, Katar gibi ülkelerden gerideyiz. Daha eşit olmayı başardığımız ülkeler ise; Suudi Arabistan, Suriye, Çad, Pakistan ve Yemen. *** Dün TÜİK tarafından açıklanan verilere göre 2014 yılı kasım ayı işsizlik oranı yüzde 10.7’ye çıkmış durumda. 2011’den sonraki en yüksek işsizlik oranı. Yazının başındaki “ilk on” başarısını bu orana borçluyuz! Bizi ilk ona sokan 10.7 oranına bir de kadın-erkek yönüyle baktığımızda eşitsizliğin ayak izlerini çok net görebiliriz. 10.7’lik oran, erkeklerde yüzde 9.7’ye inerken, kadınlar için işsi..]]> Tue, 17 Feb 2015 04:29:21 +0300 Kayıkçı ekonomisi https://www.evrensel.net/yazi/73370/kayikci-ekonomisi https://www.evrensel.net/yazi/73370/kayikci-ekonomisi? Son bir hafta, siyasi iktidarın ekonomi konusundaki sürrealist açıklamaları ile geçti. Bu açıklamaları bizim dışımızda izleyen dünyadaki ekonomi uzmanlarının “Dünya size güzel’’ kanaatine ulaştıklarını söyleyebiliriz. Merkez Bankası bağımsızlığı, faiz ve döviz kuru tartışmaları; Durmuş Yılmaz, Cumhurbaşkanı ve Nihat Zeybekçi arasında sürerken, Başbakan Davutoğlu’nun G20 toplantısında, 10 bin ABD dolarının altına inen kişi başına düşen milli geliri, 19 bin ABD doları ilan etmesi ile farklı bir düzeye erişmiştir. Kısaca hatırlayalım… Merkez Bankası Eski başkanı Durmuş Yılmaz’ın BBC Türkçeye verdiği mülakatta cumhurbaşkanının faiz oranı-enflasyon ilişkisini tersten yorumladığı eleştirisine karşılık Erdoğan’ın; “O kendi işine baksın” demesi üzerine Durmuş Yılmaz’ın yeni bir açıklamayla, “350-400 yıllık bir ekonomi politik bilimsel literatür var. Bu doğru değilse Smith’in Keynes’in ve diğerlerinin kitaplarını bir alana yığalım ve yakalım. Sonra da, Merkez Bankası yasasını değiştirip fai..]]> Tue, 10 Feb 2015 04:42:47 +0300 Kavga eder gibi https://www.evrensel.net/yazi/73319/kavga-eder-gibi https://www.evrensel.net/yazi/73319/kavga-eder-gibi? Cumhurbaşkanı ve yönettiği kabinenin Merkez Bankası ile faiz tartışması hız kesmeden sürüyor. Tartışma derken tek taraflı bir azar işleyişi var aslında orta yerde. Orta yer derken de, Cumhurbaşkanı ve kabinesi, Merkez Bankası ve Başkanını çeşitli açılışlarda, konferanslarda, basın toplantılarında TV aracılığıyla azarlıyor, MB’de bu azarlara karşılık “vakur” duruşunu sürdürerek eşe dosta ne kadar “güvenilir” bir kurum olduğunu gösteriyor! Geçen hafta itibarıyla konu giderek garip bir hal almaya da başladı. Cumhurbaşkanı önce Merkez Bankasını “Verilen mesajlardan (Faizi indirmesi konusunda) nasibini almamış” olmakla suçladı. Karşı taraftan ses gelmeyince de birkaç gün sonra: “İnsanı böyle adeta çıldırtacaklar” deyiverdi. *** Geçen hafta bu konuyu yazamadım çünkü Yunanistan’ın seçimi ve metal işçilerinin inisiyatifiyle alınmış 15 bin işçinin başlatacağı grev kararı vardı. Sonrası malum… SYRIZA Lideri Çipras, troykayla anlaşma eğilimini Bloomberg’e yaptığı yazılı açıklamayla beyan ..]]> Tue, 03 Feb 2015 09:02:14 +0300 Komşudan çıkan sonuç: Birlik https://www.evrensel.net/yazi/73266/komsudan-cikan-sonuc-birlik https://www.evrensel.net/yazi/73266/komsudan-cikan-sonuc-birlik? Yunanistan’da pazar günü yapılan seçimlerden sol koalisyon SYRIZA’nın iktidar olarak çıkması Yunanistan halkının, AB’nin kapitalist-emperyalist ülkelerinin (Almanya gibi) ve uluslararası kapitalist düzenlemeci kurumların (IMF gibi) dayattığı ve mevcut iktidar tarafından uygulanan yoksullaştırıcı politikalara karşı tepkisi olarak karşımıza çıktı. Oysa mevcut koalisyonun büyük ortağı, Antonis Samaras’ın liderliğindeki Yeni Demokrasi Partisinden de yoksullaştırıcı politikalara karşı halkın yanında adım atması bekleniyordu. Ama öyle olmadı. Neticede, Yeni Demokrasi Partisi son üç seçimdeki oy kaybını istikrarlı biçimde sürdürürken, iktidarın küçük ortağı PASOK parlamentoda en düşük temsil düzeyine geriledi. Şu açık ki, Yunanistan halkı AB emperyalizminin ve kapitalist deregülasyon sürecinin ülke kaynaklarına ve milyonlarca emekçinin hayatına koyduğu ipotekten rahatsızdır. Bu durumu değiştirmek istemektedir. Bunun için seçim dışında da -grevler de dahil olmak üzere- birçok toplumsal tepki ..]]> Tue, 27 Jan 2015 04:59:15 +0300 Kahin var, inanırsak! https://www.evrensel.net/yazi/73116/kahin-var-inanirsak https://www.evrensel.net/yazi/73116/kahin-var-inanirsak? Andre Gorz’un “Elveda Proletarya” kitabını yazmasının üzerinden 35 yıl geçti. Gorz kitabında, hızla gelişen otomasyon sayesinde makinelerin fabrikalarda işçilerin yerini alacağı ve işçiliğin de yok olacağı kehanetinde bulunuyordu. Aradan geçen 35 yıl içinde Türkiye’de de dünyanın genelinde de proleter nüfus yıldan yıla artarak çoğaldı. Bu arada Gorz öldü. Hem de proletaryanın yok olmasını göremeden! Gorz, 2007 yılında öldü ama fikirleri nice sermaye bekçisi iktisatçı tarafından yaşatıldı! Hevesle yaşatılmaya da devam ediliyor. İşte, bu heveslilerden sonuncusu Nouriel Roubini. Nam-ı diğer Kahin Roubini. Öyle ya, 2007 yılında kapitalist birikimin tıkanmaya başladığını dünyada ondan başka hiçbir iktisatçı öngörememişti! Marksistler vardı ya, onlar da zaten son iki krizin üçünü doğru bilmişlerdi! Şimdi buraya 2008 Küresel Kapitalist Krizini “önceden bilen” iktisatçıların isimlerini yazmaya kalksak, muhtemelen sayfalar almaz. Onun için varsın kahin rolü Roubini’ye kalmaya devam etsi..]]> Tue, 06 Jan 2015 04:57:42 +0300 Yeni bir yıl değil, yeni bir dünya! https://www.evrensel.net/yazi/73064/yeni-bir-yil-degil-yeni-bir-dunya https://www.evrensel.net/yazi/73064/yeni-bir-yil-degil-yeni-bir-dunya? Acılar takvimi yapılsa, her yaprağına kan sığar ülkenin. Katliamlar, gözaltında kayıplar, idamlar, baskı ve işkence. Tüm bunlar için bir türlü gelemeyen adalet ve her takvim yaprağına düşen yıl dönümleri! 2015 yılında da; Soma, Şırnak, Ermenek madenlerinde katledilen madencilerin ölüm yıl dönümünü anacağız; adalet gelmediği, dahası bu ölümleri yaratan koşullar gün geçtikçe şiddetini artırdığı için. Sonra Hrant Dink’i, haziran direnişinin öldürülen çocuklarını, Roboskî Katliamı’nı anacağız. Ömrümüz yeterse eğer, 2016’da da 2015 yılında öldürülecek; işçileri, emekçileri, her din ve dilden azınlıkları anacağız. Bir kısmını da unutacağız. Ne oldu üçüncü köprünün inşaatında ölen işçilerin aileleri? Ya da AVM şantiyesinde yanarak ölenlerin davası? OSTİM, Zeytinburnu iş cinayetleri? Bu koşullarda, her yeni yıl kendinden öncekileri sırtında bir kambur gibi taşıyacak. İhtiyacımız yeni bir yıl değil, yeni bir dünya! Bu nedenle; sınıfsal eşitsizliklerin azaldığı, yoksulluğun kader olmakt..]]> Tue, 30 Dec 2014 04:59:04 +0300 Plaketin lafı mı olur! https://www.evrensel.net/yazi/73015/plaketin-lafi-mi-olur https://www.evrensel.net/yazi/73015/plaketin-lafi-mi-olur? AKP iktidarının politikaları mısır patlağı gibi. Bir yanda yargı politikası patlıyor, öte tarafta eğitim politikası, beri tarafta ise ekonomi politikası… Ekonomiye bakalım. Geçen hafta ardı sıra açıklanan büyüme ve işsizlik rakamları ekonominin içine girdiği durgunluğu gözler önüne seriyor. Gerçi TÜİK açıklamadı ama kişi başına düşen milli gelir 10 bin doların altına indi. İşsizlik oranında rekor tazelendi. Bir yanda da TL’nin dolar karşısındaki değer kaybı geçen hafta rekor düzeye (1 dolar= 2.41 TL) ulaştı. Şimdi 2.32 düzeyinde gezinen dolar kurunun geçen yıl bu zamanlar (17 Aralık öncesi) 2.03 olduğunu hatırlarsak, yıllık değer kaybının yaklaşık yüzde 20’ye dayandığını görebiliriz. Bunların yanında geçen hafta tahvil faizleri de yüzde 9’u aştı. Hem tahvil faizlerindeki tırmanışın hem de yeni yılla birlikte gelecek vergi artışları ve zamların enflasyon üzerinde de kalıcı etkileri olacaktır. İktidarın daralan Irak, Suriye, İran ve Libya pazarının yerine ikame etmeye heveslendiği..]]> Tue, 23 Dec 2014 04:55:46 +0300 Kalkınma üzerine: Üretkenlik sorunu https://www.evrensel.net/yazi/72964/kalkinma-uzerine-uretkenlik-sorunu https://www.evrensel.net/yazi/72964/kalkinma-uzerine-uretkenlik-sorunu? İzzettin Önder Hocam, konuyla ilgili cumartesi günkü ikinci yazısında, -haklı olarak- her ekonomik gelişmenin maliyeti olduğuna ve hatta doğrudan ölçülebilir ekonomik çıktı yaratmayan faaliyetlerin bile alternatif maliyeti olduğuna değiniyor. Bu gerçeklik, bilimsel sosyalizmi diğer bazı sosyalist yaklaşımlardan (ütopikler gibi) ve anarşistlerden ayıran en temel kırılma noktalarından biridir. İşçiler ve üretici köylüler, sosyalist iktidarın inşa ve kalkınma sürecinde, çarlık rejiminde çalıştıklarından daha fazla çalışmışlardır. Fakat bu çalışma, kapitalist tarzda bir tür “üretkenlik artışı” arayışının sonucu değildir. Sovyet halkları bir bütün olarak kendi gelecekleri için çalışmışlar ve bu çalışmanın sonucu sadece sosyal hizmet artışı değil, gelir ve refahlarında da artışa neden olmuştur. Bu refah artışıdır ki, o dönemde tüm kapitalist ülkeler krizle boğuşurken sosyalist üretimin çıktısının halk tarafından alınabilmesini ve kapitalist ekonomilerdeki “aşırı üretim” krizinin yaşanmaması..]]> Tue, 16 Dec 2014 05:00:49 +0300 Kalkınma üzerine: İzzettin Önder'e sorular https://www.evrensel.net/yazi/72908/kalkinma-uzerine-izzettin-ondere-sorular https://www.evrensel.net/yazi/72908/kalkinma-uzerine-izzettin-ondere-sorular? Prof. Dr. İzzettin Önder, ülkemizde yetişmiş sayılı sosyal bilimcilerden. Bire bir sohbetlerimizden, konferanslarından ve gazete yazılarından öğrendiğim çok şey var. Bu yazının konusu da, İzzettin Hoca'nın pazar günkü “Kalkınma Sıkıntıları mı?” başlıklı yazısı üzerinden şekillendi. İzzettin Hoca, yazısında Türkiye’de kalkınmanın “take-off” (kalkış) aşamasının sıkıntılarının yaşanmakta olabileceğine, ancak bu merhalenin yükünün sermaye ve emek kesimlerine eşit dağılmadığına vurgu yapıyor. Kalkınmanın “sıkıntısının” hem kapitalist hem de sosyalist ülkelerde yaşandığını şöyle belirtiyor İzzettin hoca: “Böylesi olağanüstü sıkışıklık dönemlerinde uygulanan ekonomik sistemin özelliklerine göre toplum, açık veya örtülü olarak, baskılı süreçten geçiyor olabilir... Kapitalist sistemin ilk sanayileşme ve kapitalistleşme dönemlerinde… özellikle emek üzerinde ciddi baskı oluşturarak, emeğin verimliliğinin yüksek tutulmasında çok önemli rol oynamıştır. Kapitalist ekonomilerin kalkınma baskıl..]]> Tue, 09 Dec 2014 04:59:51 +0300 Osmanlı tipi büyüme https://www.evrensel.net/yazi/72859/osmanli-tipi-buyume https://www.evrensel.net/yazi/72859/osmanli-tipi-buyume? Dün Kültür Üniversitesinin düzenlediği “Türkiye’nin Büyüme Stratejisi” başlıklı konferansa katılan iktisatçılar, mevcut ekonomi politikalarının temel açmazlarına vurgu yaptılar. AKP iktidarının her fırsatta övündüğü “dünyaya örnek” büyüme stratejisinin, -sıklıkla vurgu yaptığımız gibi- yoksullaştırıcı ve dış bağımlılığı artırıcı niteliklerine değinildi. Merkez Bankası Eski Başkanı Durmuş Yılmaz, bölüşümün büyümeden çok daha önemli olduğunu ve son dönemde eşitsizliğin hızlandığını ifade etti. Durmuş Yılmaz, bölüşümün büyümeden sonra ortaya çıkacak bir durum olmadığını ve mevcut üretim yapısının eşitsizliği beslediğine vurgu yaptı. Durmuş Yılmaz, Merkez Bankası üzerindeki baskıları da eleştiren bir konuşma yaptı. Kendisi de AKP iktidarında Merkez Bankası Başkanlığı yapmış birinin bu “içeriden” tespitleri önemlidir. Iktisatçı Ege Cansen de konferansta, kapitalist büyümenin ön koşulunun emek sömürüsü olduğuna vurgu yaptıktan sonra, Osmanlı’nın uzun süre istila ettiği ülkelerden haraç a..]]> Tue, 02 Dec 2014 04:59:10 +0300 İşsizlik mi büyümeden, büyüme mi işsizlikten? https://www.evrensel.net/yazi/72808/issizlik-mi-buyumeden-buyume-mi-issizlikten https://www.evrensel.net/yazi/72808/issizlik-mi-buyumeden-buyume-mi-issizlikten? Meşhur “Yumurta mı tavuktan? Tavuk mu yumurtadan?” sorusuna yanıt bulunduğuna göre, gündelik yaşamımızı daha fazla etkileyen büyüme ve işsizlik arasındaki ilişkiyi sorgulayabiliriz. Makroekonomik büyüme, en basit haliyle, ülkedeki reel milli gelirin artışıdır. Reel milli gelir ise üretim artışına denktir. Yani, üretim artınca ekonomik büyüme ortaya çıkar. *** Her ne kadar Cumhuriyet tarihinin en düşük ortalama büyüme hızına sahip olsa da son 12 yıllık AKP iktidarının şaşmaz biçimde üretimi artırmanın yollarını artırmaya çalıştığı açıktır. Ne var bunda? Üretim artmasın mı? Ülke büyümesin mi? Büyüsün büyüsün de, daha önemli olan büyümenin kaynaklarıdır. Nasıl büyüdüğünüz daha önemlidir. AKP, iktidarı süresince büyüme bir yandan Derviş Programı’nın (Güçlü Ekonomiye Geçiş – GEGP) verimlilik artışına dayalı büyüme ilkesini benimsemiş bir yandan da büyümenin finansmanını yabancı sermaye ve kısa vadeli fon girişlerine dayandırmıştır. Bu yanıyla, özellikle son 12 yıldaki büyüme, hem ülken..]]> Tue, 25 Nov 2014 05:00:38 +0300 İki program tek sınıf https://www.evrensel.net/yazi/72704/iki-program-tek-sinif https://www.evrensel.net/yazi/72704/iki-program-tek-sinif? “Serbest ticaret nedir? Sermayenin Özgürlüğüdür.” Karl Marx Son bir haftada iki ekonomi programı açıklandı. Bunlardan ilki, AKP iktidarının Ekonomide Yapısal Değişim Programı idi. Programın bir bölümünü açıklayan başbakan, devamının da geleceğini müjdeledi! İkinci program ise Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyeleri ile Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası tarafından hafta sonu düzenlenen Demokratik Ekonomi Konferansı’nda “sonuç deklarasyonu” olarak şekillendi. Elbette bu iki program ortaya çıkış biçimleri ve hedefleri açısından –bir yanıyla- karşılaştırılabilir değildir. Ancak, yine de “ekonomik gelişmeci” yönelişleriyle ortaklaştıkları yanlar da vardır. Şimdi iki programın öne çıkan hedeflerine bakalım… *** Yarattığı ekonomik enkazın bedelini işçi ve emekçilere yüklemek için çözümü mevcut ekonomik düzeni daha da güçlendirmekte bulan iktidar, programını da bu ruh haliyle hazırladı. Program ağırlıklı olarak; verimlilik artışı, ene..]]> Tue, 11 Nov 2014 04:59:50 +0300 Bütçe hakkı nereye? https://www.evrensel.net/yazi/72645/butce-hakki-nereye https://www.evrensel.net/yazi/72645/butce-hakki-nereye? Her gün yeni işçi ölümleriyle uyanıyoruz. Bir süre sonra alt yazıda akan rakamlara dönüşüyor toplumun geneli için ölümler. Rakamlar sadece ölümlerle ilgili değil tabii ki, bir de o ölümlerin koşulunu hazırlayan ekonomik yapının izini gösteren rakamlar da var! Dün Plan ve Bütçe Komisyonunda 2015 yılı bütçe görüşmeleri başladı. Hükümetin 2015 yılı Ekonomik Programı da Pazar günkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Bütçe rakamları gelecek yıl “çarkın dönmesi için” ne kadar daha işçi ölebileceğini “tahmin etmemiz” için ışık tutuyor! Programa göre; - Kamu kesimi sabit sermaye yatırımları yüzde 2,1 oranında azalması, - 2015 yılında kamu tasarruflarının GSYH’ya oranının yüzde 3,1’e gerilemesi bekleniyor. Yani, 2015 yılında mevcut ekonomik daralmanın etkilerini kamu harcamalarının kısılması olarak yaşayacağız. Ödediğimiz vergiler, daha az baraj, su ve elektrik olarak dönecek bizlere. Kamu genel harcamaları kısılacak ama bir yandan da bütçeye “yedek ödenekler” adıyla yeni bir kalem açılıyor...]]> Tue, 04 Nov 2014 04:59:09 +0300 Sınıfsal reform https://www.evrensel.net/yazi/72535/sinifsal-reform https://www.evrensel.net/yazi/72535/sinifsal-reform? Aklını, Hükümet ya da Cemaate kaptırmayan tüm iktisatçıların söylediği gibi: AKP iktidarının ekonomik birikim rejimi (Sömürüye dayalı büyüme stratejisi), 2002-2005 arası çıkış, 2005-2007 arası duraklama, 2007-2011 arası gerileme dönemlerini yaşadıktan sonra 2011 ile birlikte çöküş sürecine girmiştir. Görünen o ki; kaptan gemiden kuleye intikal edince, enkazı kaldırma görevi de mürettebata düşmüştür! *** Ekonomiyle ilgili on tane bakanlık varsa, onunun da ağzında “yapısal reformlar” var bir süredir. Ancak, hafta sonu Türkiye Ekonomi Kurumunun (TEK) ekonomi konferansında konuşan Maliye Bakanı ve Merkez Bankası Başkanı sayesinde yapısal reformların içeriğine dair de bir şeyler öğrenme şansımız oldu nihayet! Merkez Bankası başkanı Erdem Başçı, hem 10. Kalkınma Planı’nın (Bu köşede geçen yıl d..]]> Tue, 21 Oct 2014 00:16:46 +0400 Yeniden yeni program https://www.evrensel.net/yazi/72478/yeniden-yeni-program https://www.evrensel.net/yazi/72478/yeniden-yeni-program? Geçen hafta yeni Türkiye’nin Yeni Orta Vadeli Programı (2015-2017) açıklandı. Bundan öncekiler gibi bu orta vadeli program (OVP) da üç yıllık bir dönemi kapsıyor. OVP’ler 2005 yılında çıkartılan 5018 sayılı yasayla üçer yıllık dilimleri kapsayacak biçimde, hükümetin ekonomi politikası hedeflerini ve makro değişkenler ile ilgili tahmin ve hedeflerini içeriyor. OVP’lerin ilki 2006-2008 dönemini içeriyordu. Ancak, program hedefleri tutmayınca bir yıl sonra 2007-2009 olarak revize edildi. Daha sonra da bu üçer yıllık programlar hiç şaşmadan yıllık olarak revize edildi. OVP ihtiyacı stand-by anlaşmalarının ruhunun yaşatılması amacıyla oluşturulmuştu. Hükümet OVP’lerle uluslararası tekelci sermayeye “öngörülebilir ve güvenilir” bir ülke olduğu ve dolayısıyla finans-kapitalin de yönelebileceği bir..]]> Tue, 14 Oct 2014 00:28:27 +0400 Kan ticareti https://www.evrensel.net/yazi/72426/kan-ticareti https://www.evrensel.net/yazi/72426/kan-ticareti? Yazının başlığını biraz daha farklı seçebilirdim belki. Mesela, kan ticareti yerine kanlı kapitalizm ya da kapitalizmin kanlı yüzü diyebilirdim. Hatta kanlı emperyalizm de denilebilirdi. Bu kapsamlı(!) soyutlama yerine günlük hayatta sıkça ve hatta her an, her türlüsüyle karşı karşıya kaldığımız ticaret kavramını neden seçtim? Açıklayayım: Ticaret kabaca al-sat anlamına gelmektedir. Köleci toplum ve sonrasında feodal toplum düzeninden beslenen ve ilk önce fizyokratlar ve daha sonra da klasik iktisatçılar (ekonomi-politikçiler) tarafından “asalak” olarak nitelenen ticari sermaye gruplarının sömürgeci devletlerin korumasında başladıkları sermaye birikim serüveni kapitalist üretimin de temel yapı taşlarını oluşturmuştu. Ticari sermaye gruplarının devlet ve din kurumları (köleciliğe karşı bir söylemle kurulan Hıristiyanlık bir süre sonra &nda..]]> Tue, 07 Oct 2014 01:23:33 +0400 Ses var görüntü yok! https://www.evrensel.net/yazi/72378/ses-var-goruntu-yok https://www.evrensel.net/yazi/72378/ses-var-goruntu-yok? Boru arızası nedeniyle 4 gün boyunca kent merkezine su veremeyen belediye başka ülkede var mıdır acaba? Arızayı geçtik, dalga geçer gibi sürekli olarak birkaç saat sonra arızanın giderileceği duyurusuna ne demeli? Ya raydan çıkan metro ve yolcuya saplanan demir çubuk konusu? Ülke karşılaştırmalarını ve merkezci öykünmeleri hiç sevmem ama bir örnek vereceğim. İki hafta önce Hollanda’daydım. Uçağın indiği havaalanından doğrudan gideceğimiz şehre tren vardı. Havaalanından dışarı çıkmadan gideceğimiz şehre ulaşabilecektik. Bilet almaya yöneldiğimde 5-6 sarı yelekli tren görevlisini gördüm. Biri elindeki broşürle bana yöneldi. Bizim gittiğimiz gün ve bir önceki gün havaalanı istasyonunda tadilat varmış. Bunun için broşür basıp alternatif yol ve hatları ayrıntılı biçimde anlatmışlar. Elimizdeki eşyalarla 2 aktarma ya..]]> Tue, 30 Sep 2014 00:18:10 +0400 İstikrarlı çöküş https://www.evrensel.net/yazi/72271/istikrarli-cokus https://www.evrensel.net/yazi/72271/istikrarli-cokus? AKP iktidarının 2002 seçimlerinde ve sonrasında en çok dillendirdiği kavram “istikrar” olmuştu. 2002 öncesi koalisyonlarına bir göndermeydi bu. 2002-2005 arasında gerek sermaye sınıfı temsilcilerinin ve gerekse de liberal yanaşmacıların da büyük desteğini aldı “istikrarcılık” argümanı. Gerçekten haksız sayılmazlardı! Bir yandan sermaye birikimine kapı açacak özelleştirmeler, iş yasasında güvencesizliği yaygınlaştıracak düzenlemeler sermaye sınıfının yüzünü güldürürken, her türden köşeyi kapma şansını yakalayan liberal yanaşmacıların da keyfine diyecek yoktu. İlk grup istikrarcılar arasında yer alamayanların bir kısmı ise 12 Eylül referandumunu başlangıç noktası kabul edip işe koyulmuşlardı: Yetmezdi ama evetti! AKP iktidarının istikrarlı rant ekonomisinin 2011 yılı itibarıyla tıkanma sürecine girişi ile birlikte sermaye grupları ve ..]]> Tue, 16 Sep 2014 00:24:26 +0400 İnşaatın dibi https://www.evrensel.net/yazi/72218/insaatin-dibi https://www.evrensel.net/yazi/72218/insaatin-dibi? AKP iktidarının son yıllarda, bütün işi gücü bırakıp tüm şürekasıyla inşaat işine girmesi, ülke tarihinde görülmemiş bir rant düzenini de beraberinde getirdi. TOKİ konutları mı dersiniz, yerel yönetim ihaleleri mi istersiniz, sit alanlarına imar mı ararsınız; tekmili birden mevcut. Hatta mevcut oğlu mevcut. O kadar oğla ve kıza bırakmakla tükenmeyecek birikim şimdiden mevcut. Nasıl bal tutan parmağını yalıyorsa, rant kapısı tutanlar da fellik fellik yalayacak şey arıyor. Eski Başbakan “fa” demeden faiz lobisini, “ce” demeden CeHaPe’yi, “be” demeden benim bacımı anlayıp, politika önermesi yapacak bir “kuşak” var. Şimdi bütün resim yukarıdakinden ibaret olsa açarız Niğde gazozumuzu, yanına da 200 gr çekirdek, hem seyreder hem güleriz. Ama durum farklı. Her ne kadar dışarı sızan görüntü komedi havası verse de ger&cc..]]> Tue, 09 Sep 2014 00:31:22 +0400 Paralel program https://www.evrensel.net/yazi/72167/paralel-program https://www.evrensel.net/yazi/72167/paralel-program? 62. Hükümet (geçiş hükümeti) programı dün Mecliste Ahmet Davutoğlu tarafından açıklandı. Tayyip Erdoğan, 61. Hükümet Programını açıklarken: “Sizlerin onayı ile bu program, Yeni Türkiye’nin inşa edilme kapısını sonuna kadar açacaktır” demişti. Aradan geçen 3 yılın sonunda artık şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, ekonomi alanında dünyanın en kırılgan beş ülkesinden biri haline geldik. Şimdi, özellikle cumhurbaşkanlığı seçim süreciyle ve kurulan geçiş hükümeti ile birlikte “Yeni Türkiye”nin ortaya çıktığı iddia ediliyor. Ahmet Davutoğlu’nun dün açıkladığı geçiş hükümeti programı, -her ne kadar her bir cümlesi “Yeni Türkiye” vurgusuyla başlasa da- yeniliğe değil, geçmiş hükümetin başarılarına(?) odaklandı. Davutoğlu, 61. Hükümet d&ou..]]> Tue, 02 Sep 2014 00:08:04 +0400 Güvenceli iş için... https://www.evrensel.net/yazi/72119/guvenceli-is-icin https://www.evrensel.net/yazi/72119/guvenceli-is-icin? Suriyeli sığınmacılara yönelik faşist saldırılar adeta birileri düğmeye başmış gibi aniden ve yaygın biçimde çoğalmaya başladı. Saldırıların "gerekçeleri" her ne kadar ahlak ve benzeri sorunlara indirgenmiş olsa da esas mesele sığınmacıların işgücüne düşük ücretlerle ve kayıt dışı biçimde dâhil edilmeleridir. İktidar koalisyonu ve sermaye grupları uzun süredir hayalini kurdukları "Bölgesel Asgari Ücret" saldırısını sığınmacıların yoğunlaştığı bölgelerde fiilen hayata geçirme imkânı bulmuş oldular. Mevcut asgari ücretin üçte birine, ağır koşullarda, sigortasız ve güvencesiz çalışmaya mahkûm bırakılan sığınmacılar, benzer koşullarda çalışmaya zorlanan Türkiyeli işçi ve emekçilerle de "rakip" hale getiriliyorlar. Günlük yaşamını, elde ettiği asgari ücretle sürdürmek..]]> Tue, 26 Aug 2014 00:37:37 +0400 Seçimden sonrası https://www.evrensel.net/yazi/72022/secimden-sonrasi https://www.evrensel.net/yazi/72022/secimden-sonrasi? Cumhurbaşkanlığı seçiminin belki de en az önemli sonucu Tayyip Erdoğan’ın bu seçimle cumhurbaşkanlığını kazanmış olmasıdır. Elbette sonuç; Erdoğan, ailesi ve kendi grubunda yer alıp, yeni dönemde de yer almaya devam edecekler için önemlidir. Onlar, bu seçimi bir anlamda gemi batarken kendilerini kurtarabilecekleri bir “can yeleği” olarak görmüşlerdi. Yeleğin ne kadar güvenli olduğunu bilemeyiz ama değişmeyecek gerçek geminin batmakta olduğudur. Esasen 2011 yılıyla birlikte tıkanmaya başlayan ekonomik yapı, aynı zamanda AKP koalisyonunun da sarsılmaya başlamasına neden olmuştur. 2011 haziran genel seçimleri öncesinde koalisyon ortaklarının son anda “yola devam” demesine karşılık, seçim sonrasında en büyük ve etkili ortaklardan Gülen Tarikatının bayrak açmasıyla sonun başlangıcına gelinmiştir. Ekonomik alanda ortaya çıkan tıkanma, ..]]> Tue, 12 Aug 2014 00:07:52 +0400 Boy aynası olarak seçim https://www.evrensel.net/yazi/71975/boy-aynasi-olarak-secim https://www.evrensel.net/yazi/71975/boy-aynasi-olarak-secim? Cumhurbaşkanlığı seçimine beş gün kaldı. Önceki seçimleri aratmayacak düzeyde seviyesiz bir propaganda dönemi geçiyor. Başbakan, diğer adayların varlık ve kimlikleri üzerinden kendisine alan açmaya çalışıyor. Ceberut devlet anlayışının hangi simgesi varsa (bayrak, İstiklal Marşı, Sünni mezhep gibi) hepsini kullanıyor. Bu seçimlerde kendini karşısındakinin yokluğu üzerinden var etme çabası konusunda başbakan yalnız değil. Özellikle bazı küçük burjuva sol siyasi hareketler ile sol-sekter görünümlü ulusalcı gruplar da Selahattin Demirtaş ve onun temsil ettikleri üzerinden kendilerini temize çekmeye çalışıyor. İlk olarak ÖDP bir açıklamayla, neden seçimlerde “tarafsız” kaldıklarını açıkladı. ÖDP neden Selahattin Demirtaş’a oy vermeyeceğini “HDP, kendi sınırları içerisinde bir ad..]]> Tue, 05 Aug 2014 00:15:40 +0400 Balonlar şişerken... https://www.evrensel.net/yazi/71928/balonlar-siserken https://www.evrensel.net/yazi/71928/balonlar-siserken? Eski bayramların olmasa da genel olarak çocukların, hadi genişletelim; hemen herkesin görünce mutlu olduğu, vurunca hop diye zıplayan ve sonra usulca yere doğru süzülen, bir süre sonra da gözden düşüp havası kaçan ve nihayetinde çöpü boylayan oyuncağıdır balonlar. Uçanı var, kaçanı var, envai çeşit renklisi var. Top gibi yuvarlak ya da bir yılan gibi kıvrılanı var. Oyundaki balonlar (ya da hayattaki) kabaca böyle. *** Ekonomideki balon ise oyun sırasında (balon şişerken) herkesi eğlendiren, ama usulca yere doğru süzülmeyen, aksine tüm ekonomik yaşamı alt-üst edecek şiddetle patlayıp kaybolan bir süreçtir. Ekonomik yaşamda balonun şişme vakti canlanmaya işaret eder (Siz canlanmayı kapitalist kâr artışı olarak okuyun). Ekonomideki balon “oyunu”, aslında sermaye birikim sürecinin en vahşi anıdır. Farklı balon türleri vardı..]]> Tue, 29 Jul 2014 07:01:32 +0400 Kazanmak için! https://www.evrensel.net/yazi/71878/kazanmak-icin https://www.evrensel.net/yazi/71878/kazanmak-icin? 12. cumhurbaşkanı seçimi geniş halk kesimlerinin “kurtuluşunu” sağlayacak herhangi bir potansiyel taşımamaktadır. Genel olarak da, burjuva parlamentarizminin işçi sınıfı ve emekçileri iktidara taşıyacak bir niteliği yoktur. Ancak bu ve benzeri seçim süreçleri, işçi ve emekçilerin temel taleplerini toplumun en geniş kesimlerine anlatma ve ortak mücadele için fiili zemin yaratma potansiyeli taşır. AKP adayı ile milliyetçi-muhafazakar koalisyon adayının işçi ve emekçilerin taleplerini sahiplenmeleri ve dillendirmeleri beklenemezdi. Nitekim AKP adayı, cumhurbaşkanlığını mevcut iktisadi birikim rejiminin devamı ve belki de daha ilerletilmiş(!) bir hali olarak görüp yorumlamaktadır. Milliyetçi-muhafazakar koalisyon adayı ise -geçmişte defalarca denenip başarısızlıkla sonuçlanan- “karşıtlık” politikasıyla başarı elde etmeye çalışmaktadır. H..]]> Tue, 22 Jul 2014 01:00:14 +0400 Kalitesiz büyüme https://www.evrensel.net/yazi/71707/kalitesiz-buyume https://www.evrensel.net/yazi/71707/kalitesiz-buyume? Geçtiğimiz hafta Dünya Bankası Türkiye raporunu açıkladı. Açıklama havuz medyasında “Dünya Bankasından Müthiş Türkiye Tahmini” diye verildi. Raporu “müthiş” yapan 2014 yılına ait büyüme tahmininin yüzde 2.4’ten yüzde 3.5’e çıkartılmasıydı. Raporun açıklandığı toplantıya katıldım. Açıkçası ne Dünya Bankası yetkilileri ne de açıklamada konuşan uzmanlar büyüme tahminindeki artışı “müthiş” karşılamıyordu. Büyüme tahmininin artmasında kamu harcamalarının etkisine vurgu yapıldı (seçim harcamaları). Belki literatüre de bir katkı olarak Türkiye’nin büyümesi “kalitesiz büyüme” olarak nitelendirildi. *** İşte rapordan birkaç not: - İhracat sayesinde sanayi üretimindeki artış güçlü kalmaya devam etmekle birlikte, yavaşla..]]> Tue, 01 Jul 2014 00:35:32 +0400 Açlığı sıfırlamak https://www.evrensel.net/yazi/71655/acligi-sifirlamak https://www.evrensel.net/yazi/71655/acligi-sifirlamak? Davutoğlu, ilgisini dış politikadan ekonomiye çevirmiş gibi gözüküyor. Bu gidişle ekonomide “sıfır sorun” dönemini yaşayacağız. Geçtiğimiz hafta, Uluslararası Kalkınma İşbirliği Konferansında konuştu. Konferansın gündemi kalkınma (kapitalist gelişme) olunca ister istemez konuşmasında, açlık ve yoksulluğun nasıl çözülmekte(?) olan bir sorun olduğuna değiniyor Davutoğlu: “Türkiye’de bugün yoksulluk baremi olan günlük 3 dolar gelirin altında hiç kimse kalmadı, 10 yıl önce yüzde 30 olan günde 4 dolar limitinin altında yaşayanların oranı ise yüzde 2.8’e düştü”. Aslında, bu konuşmanın neredeyse aynısını Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, bir ay önce Antalya AKP İl Örgütünü ziyaretinde yapmıştı: “2002 yılında Türkiye’de nüfusun yüzde 30’u günlük 4.3 dolarlık gelir ..]]> Tue, 24 Jun 2014 00:10:52 +0400 Soma'yı 15-16 Haziran'la hatırlamak https://www.evrensel.net/yazi/71599/somayi-15-16-haziranla-hatirlamak https://www.evrensel.net/yazi/71599/somayi-15-16-haziranla-hatirlamak? 15-16 Haziran direnişini öncüllerinden ayıran en önemli nokta, işçi sınıfının öz siyasal taleplerini öne çıkarmasıydı. Gerçi Türk-İş’in 1962 yılında düzenlediği “Komünizmi Tel’in Mitingi” de siyasal içeriğe sahipti ancak, talepler (İnsanlık idealinin bekçisi ve koruyucusu NATO ve CENTO’yu destekliyoruz!…gibi) sınıfın talepleri olmaktan ziyade konfederasyon şeflerinin siyasal çıkarlarını içeriyordu. İşçiler, üyesi bulundukları ya da oy verdikleri CHP ve Adalet Partisi’nin uzlaşısıyla TBMM’de kabul edilen 1370 sayılı sendikalar hakkındaki kanun tasarısının Cumhuriyet Senatosunda reddedilmesini istiyorlardı. Sınıfın siyasal çıkarlarının seçimde oy vermenin ötesinde olduğunu gösteriyordu bu direniş. Şimdi de Türkiye işçi sınıfının hatırı sayılır bir bölümünün iktidar partisine oy..]]> Tue, 17 Jun 2014 00:16:22 +0400 Unutulacaklar listesi! https://www.evrensel.net/yazi/71536/unutulacaklar-listesi https://www.evrensel.net/yazi/71536/unutulacaklar-listesi? Beynin en önemi fonksiyonlarından biri hafızada sürekli temizlik yapmasıdır. Eski bilgiler yerini yenilere bırakırken, acı anılar da “unutulanlar” kısmına atılır. Acıyı biriktirerek yaşayamaz insan doğrudur. Bazı acıları, kanayan yaraları unutmadan geleceğe bakmak da mümkün değil. Bu da doğru... Ancak insanın birey olarak yaşadığı acıları/anıları unutması ile toplum olarak unutması ve nihayet devletin unutması(?) birbirinden farklı sonuçlar doğurur. İki buçuk yıl geçti Roboskî’nin üzerinden. Neredeyse unutuldu… Henüz bir ay olmadı Soma katliamı yaşanalı ama çoktan gündemdeki önemini yitirdi. Beyin unuttukça geçmişi ya da hatırlanamaz dehlizlere attıkça acıyı, onunla yüzleşmesi de mümkün olmuyor insanın. Yüzleşme olmadan hesaplaşma, hesaplaşma olmadan da dersler çıkartılamıyor daha güzel günleri örgütleme..]]> Tue, 10 Jun 2014 07:11:05 +0400 Ahtapotun kolları https://www.evrensel.net/yazi/71428/ahtapotun-kollari https://www.evrensel.net/yazi/71428/ahtapotun-kollari? Geçtiğimiz ocak ayındaki faiz artışı kararından önce Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, sekiz yıldır uygulanan enflasyon hedeflemesinde hiçbir zaman hedeflenen enflasyonun tutturulamamasının sorulması üzerine; enflasyon hedefiyle ilgili hesaplarını hükümete raporla verdiklerini söylemişti. Bu ifade Merkez Bankası “bağımsızlığının” halka karşı olduğu ve merkezin hükümete göbekten bağlı olduğunun da itirafıydı. Nitekim aradan geçen sürede yaşananlar da bunu doğruladı. Hatırlarsak; 17 Aralık operasyonu sonrası tarumar olan ekonomik yapının maliyeti siyasi iktidar tarafından geniş halk kesimlerine yıkılmaya çalışılmış ve bunun için Ocak 2014’ten itibaren çeşitli vergi kalemlerinde artışa gidilmişti. Ancak, Maliye Bakanlığı’nın bu “önlemi” yetersiz kalmış, kısa vadeli sermaye (sıcak para) çıkışı artmıştı. Nihayetinde dolar kurunun 2,43 TL&rsqu..]]> Tue, 27 May 2014 00:13:20 +0400 Vahşi kapitalizm mi, kapitalizm vahşi mi? https://www.evrensel.net/yazi/71369/vahsi-kapitalizm-mi-kapitalizm-vahsi-mi https://www.evrensel.net/yazi/71369/vahsi-kapitalizm-mi-kapitalizm-vahsi-mi? Soma katliamının üzerinden bir hafta geçti. Acı, Somalıların yüreğinde kor gibi sıcak. Günler geçtikçe Soma madenlerindeki çalışma koşulları da daha fazla gözler önüne seriliyor; küflenmiş solunum maskeleri, katliam anından günler/aylar önce başlayan yangın, göstermelik önlemler ve daha neler neler… Tüm bu kuralsızlık, baskı ve ilkel çalıştırma yöntemlerini nasıl tanımlayabiliriz? Bir yol şu: “Bu fabrikada uygulanan yöntemler vahşi kapitalizme örnektir” diyebiliriz. Havuz medyası ve iktidarın kalemşörleri söz birliği etmişçesine bunu savunuyor. Savunuyorlar ama buradan hareketle “Yıkılsın kapitalist düzen” demiyorlar. Önerileri Soma’da “iş sağlığı” önlemlerinin artırılması. Yani “kapitalist iş”in güvenceye alınması! Onlar için durumu “savunamayacakları” ..]]> Tue, 20 May 2014 00:40:01 +0400 Sınıfsal katliam https://www.evrensel.net/yazi/71354/sinifsal-katliam https://www.evrensel.net/yazi/71354/sinifsal-katliam? Somalı çocukların, eşlerin, annelerin, babaların, oğulların, kardeşlerin; babasız, oğulsuz, kardeşsiz, kocasız geçirdikleri ilk pazar bugün. Katliamın kendisi kadar bir bütün olarak iktidarın suçu örtbas etme çabası ve şirketin sorumluluktan kaçma gayreti de ayrıca acıtıyor canımızı. Öyle bir katliam ki bu, yüzlerce kurban var ama suçu üstlenen yok. Oysa ne çok iz var ellerinde öyle değil mi? Yerel seçim günü yaşanan elektrik kesintilerini trafoya kedi girmesine bağlayan Bakan Taner Yıldız, gözümüzün içine baka baka sanki ironi yapar gibi bu katliamı da trafoya bağladı. Onun söylediğine şirketin patronu bile destek vermedi. Zaten ilk günden Elektrik Mühendisleri Odası da böyle bir durumun söz konusu olmadığını açıklamıştı. Peki, nasıl gerçekleşti katliam? Şirkete sorarsanız “Nedeni belli olma..]]> Sun, 18 May 2014 00:40:54 +0400 Cumhurun anası https://www.evrensel.net/yazi/71309/cumhurun-anasi https://www.evrensel.net/yazi/71309/cumhurun-anasi? Ülke ekonomisinin hali ortada: Yoksul sayısı 22 milyonu geçmiş, enflasyon çift haneye tırmanmış, işsizlik rekor tazeliyor… Tüm bunlar olup biterken, iktidarın; Ferrari’sine LPG taktıran bilge rahatlığı şaşırtıyor insanı. Belli ki, “Benden sonrası tufan” anlayışı sinmiş üzerlerine. Geçtiğimiz 7-8 ayı yerel seçim “telaşıyla” geçiren iktidar güçleri, önümüzdeki ayları da cumhurbaşkanı seçim kavgasıyla geçirme telaşında. Bu arada cumhurun anası ağlamış ne gam. Çok ağlarsa, anasını da alır gider, olur biter! *** Pazar günü cumhurun Anneler ünü vardı. Bir yanda çocuklarını kaybedenler, bir yanda tüketim pazarının dönemsel hedefi haline getirilen analar. Cennet ayaklarının altında olan analar, cefakar analar, sadık analar, saçını süpürge yapan analar, ev kuran dişi kuş olarak analar&hellip..]]> Tue, 13 May 2014 00:13:10 +0400 Bu Kapital, o Kapital değil! https://www.evrensel.net/yazi/71255/bu-kapital-o-kapital-degil https://www.evrensel.net/yazi/71255/bu-kapital-o-kapital-degil? Geçen hafta Cüneyt Özdemir programında, Thomas Piketty’nin “21. yy’da Kapital” isimli kitabını tanıtınca ve Türkiye’deki iktisatçıların ABD’deki bu best seller kitap hakkında bilgi sahibi olmadığını söyleyince, bir anda ne kadar sağ ve sol sapma burjuva iktisatçısı varsa köşelerine bu konuyu taşıdılar. Tabii her biri kendi meşrebince… Öncelikle, aslında kendilerinin bu kitabı daha önceden duydukları ve hatta okudukları konusunda okuyucuyu ikna etmeye çabaladıktan sonra, birkaç yabancı siteden devşirme olumlu ve olumsuz eleştirileri de sıralayıp “görevi” savuşturdular. *** Kapitalizm kendi sonuna yaklaştıkça, onun ideologları da Mesihliğe soyunuyor haliyle. Örneğin azılı bir kapitalist, “Kapitalizm aşağılık bir ekonomik/toplumsal sistemdir” dese pek ilgi çekici olmaz; nasıl bir sistem olduğu zaten suratından anlaşıl..]]> Tue, 06 May 2014 00:12:12 +0400 Orta gelir tuzağı değil, taşeronluk batağı! https://www.evrensel.net/yazi/71202/orta-gelir-tuzagi-degil-taseronluk-batagi https://www.evrensel.net/yazi/71202/orta-gelir-tuzagi-degil-taseronluk-batagi? Son dönemlerde sermaye örgütleri ve burjuva iktisatçıları bir soru üzerinde yoğunlaşıyor: Orta Gelir Tuzağı’nda mıyız? Sorunun cevabı da geliyor ardından: Orta Gelir Tuzağı’ndayız. Peki, ne yapmalı? “Yüksek katma değerli ürünler üretmeli!” *** Orta Gelir Tuzağı (OGT) için farklı tanımlar olmakla birlikte, en genel haliyle; kişi başına yıllık ortalama gelir bakımından orta gelir düzeyine “yetişmiş” geç-kapitalist ülkelerin, bu seviyeyi aşamaması, burada sıkışıp kalması ve yüksek gelir grubuna geçememesi denebilir. Daha özel ölçülebilir ayırımlar da var. Örneğin Eichengreen 2011 tarihli çalışmasında aşağıdaki üç eşikten geçemeyen ülkeleri OGT içinde saymaktadır: * Kişi başına gelirin 16 bin doları aşamaması, * Kişi başına gelirin ABD düzeyinin yüzde 58’ini aşamaması, * &..]]> Tue, 29 Apr 2014 00:12:48 +0400 İşçiler öğretiyor! https://www.evrensel.net/yazi/71143/isciler-ogretiyor https://www.evrensel.net/yazi/71143/isciler-ogretiyor? Kumport işçileri, Greif işçileri, Punto Deri işçileri, Karaca Tekstil işçileri, Dedaş işçileri, Luna Elektronik işçileri, Çelikler Seyitömer işçileri ve daha niceleri… Daha niceleri, işten atmalara karşı işçi sınıfının direniş örneklerini oluşturdu geçtiğimiz bir yıl içerisinde. İşçi sınıfının 2014 1 Mayıs’ı için gündemi: Taşeronlaştırmaya, iş cinayetlerine, işten atmalara karşı birlik, dayanışma ve mücadeledir. Yolsuzluğu, baskıyı, saldırıyı, sendikal bürokrasinin ayak oyunlarını, işsizliği ve ölümü en somut haliyle yaşadı işçi sınıfı. Tüm bunları yaşarken de “sınıf mücadelesi”nin statik bir tespit ya da soyutlama olmadığını, aksine içine girdikleri tekil direniş alanlarının mücadelenin kendisi olduğunu deneyimlediler. Nakış nakış dokurken nakış işçileri örgüt..]]> Tue, 22 Apr 2014 00:38:21 +0400 Bireysel iyi, toplumsal kötü https://www.evrensel.net/yazi/71029/bireysel-iyi-toplumsal-kotu https://www.evrensel.net/yazi/71029/bireysel-iyi-toplumsal-kotu? Üçüncü köprünün ayak fotoğrafı gösterilerek oy istenen kitleler için o ayağın yapımında öldürülen üç işçi ne ifade ediyor? Bu sorudan AKP’ye oy verenleri “az akıllı” olarak suçlayacak bir sonuç çıkmaz. Aksine, toplumun neredeyse tamamı tarafından üçüncü köprünün esasen “ranta köprü” olduğu, doğanın bu uğurda katledildiği bilinmektedir. Dahası geçmişten günümüze, yolsuzluk ekonomisinin nasıl işlediği de büyük ölçüde bilinmektedir. Bu bilinirlik hali, AKP seçmeni açısından yerel seçimleri, “yola devamın” aracına dönüştürdü. *** Yerel seçim sonuçları toplumun büyük kesiminde –geçmişte olduğu gibi- hayal kırıklıkları yarattı. Hatta belki toplumsal bir travmadan b..]]> Tue, 08 Apr 2014 00:07:27 +0400 Seçimin gösterdiği https://www.evrensel.net/yazi/70972/secimin-gosterdigi https://www.evrensel.net/yazi/70972/secimin-gosterdigi? Burjuva demokrasisinin bir “temsili” seçimini daha geride bıraktık. AKP iktidarının 2002 sonrası yakaladığı birikim olanaklarının 2006 ve 2009’daki teklemelerden sonra 2011 itibarıyla büyük ölçüde tıkanması, onu hem siyasette hem de ekonomik yapılanmada kutup stratejisine yöneltti. Bu görece yeni birikim rejimi, AKP iktidarının temel bileşeni olan çeşitli tarikat gruplarının da kendi içlerinde birtakım ittifak ve çatışmalara yönelmelerine yol açtı. AKP’nin yüzde 49 oy aldığı 2011 Genel Seçimlerinde bu tarikat örgütlenmelerinden bazıları, seçime ancak günler kala “ittifaka” devam kararı almıştı. AKP’nin kendi içerisindeki “iktidarı”, 2011 sonrasında tarikat bileşenlerini ittifak içerisinde tutmak için temel hak ve özgürlükleri Sünni hassasiyetlere(!) göre yeniden dü..]]> Tue, 01 Apr 2014 00:11:33 +0400 Dünden yarına... https://www.evrensel.net/yazi/70914/dunden-yarina https://www.evrensel.net/yazi/70914/dunden-yarina? Geçtiğimiz hafta sonu Üretim Ekonomisi Kongresi’nde; Prof.Dr. Tuncer Bulutay, Prof. Dr. Korkut Boratav ve Prof. Dr. İzzetin Önder Hocalarımızı Dünden Yarına Türkiye Ekonomisi isimli kapanış panelinde bir arada izleme şansımız oldu. Panel üç saat sürdü ve sanırım bir üç saat daha sürse salonda bulunan kimsenin itirazı olmayacaktı. Bu üç genç zihinden süzülen kelimeler gerçekten hepimizi mest etti. Panel, kongrenin ikinci günüydü. Yani bir yanıyla herkesin tam da artık iyiden iyiye yorulduğu ve muhtemelen “Bitse de gitsek” dediği anlarda başladı panel. Neticede aslında hepimizin her şeyi değiştirecek rezerv enerjimiz olduğunu bir kez daha gördük. Panelden sonra henüz yolun başında olan bir meslektaşım “Dinlemeye gelen o kadar hoca adeta öğrenciymiş gibi konuşmacı hocaların ağzından çıkan her sözcüğü..]]> Tue, 25 Mar 2014 00:29:15 +0400 Bir para, iki biçim https://www.evrensel.net/yazi/70861/bir-para-iki-bicim https://www.evrensel.net/yazi/70861/bir-para-iki-bicim? Merkez kapitalist ülkeler ile geç-kapitalist ülkelerin kriz sürecinde farklı tepkiler vermeleri verili üretim yapılarındaki farklılıklardan kaynaklanıyor. İzlanda, Kıbrıs ve Yunanistan. Bu üç ülke 2008 Kapitalist Dünya Krizi ile birlikte krize giren ilk üç geç-kapitalist ülke oldular. Üç ülkenin ortaklaştığı payda, kriz öncesinde sıcak para hareketlerinin merkezinde yer almalarıydı. Üretim alanında karşılığı olmayan fonlar çekilince ilk kaybeden de bu ülkeler oldu. Bu ülkeler halihazırda 2008 öncesi durumlarına dönebilmiş değiller. Yakın dönemde de dönecek gibi görünmüyorlar. ABD, Almanya ve İngiltere 2008’de krizin ana merkezleriydi. Ancak dört yıllık tökezleme sonrası 2012’den itibaren hızla toparlanmaya başladılar. Bugün yeniden kapitalist dünya ekonomisinin amiral gemisi konumundalar. Bu iki..]]> Tue, 18 Mar 2014 00:37:19 +0400 Güncelin teorisi, teorinin güncelliği! https://www.evrensel.net/yazi/70801/guncelin-teorisi-teorinin-guncelligi https://www.evrensel.net/yazi/70801/guncelin-teorisi-teorinin-guncelligi? Eylül başında dokuzuncusu düzenlenecek Karaburun Bilim Kongresi’nin bu yılki başlığı: “Dünyada bir hayalet dolaşıyor!”. Kongrede, Komünist Parti Manifestosu’nun ilk cümlesi başlık yapılmış ama bildiri çağrısında içinden geçtiğimiz son birkaç yılın, hayaleti nasıl canlandırmakta olduğuna çeşitli ülkelerden halk hareketlerine atıfta bulunarak da vurgu yapılmış. Bu haliyle kongrenin, akademik-Marksizmi aşan bir kapsayıcılığa sahip olma potansiyelinin bulunduğunu söylemek yanlış olmaz. Kongreye bildiri ile katılmak isteyenler için nisan başına kadar özet gönderim süresi var. *** Manifesto’nun gerekliliğini şöyle ifade ediyor Marx ve Engels: “Komünistlerin, tüm dünyanın karşısında, görüşlerini, amaçlarını, eğilimlerini açıkça ortaya koymalarının ve bu komünizm hayaleti masalına partinin kendi Manifest..]]> Tue, 11 Mar 2014 00:13:09 +0400 Lobi değil ralli https://www.evrensel.net/yazi/70745/lobi-degil-ralli https://www.evrensel.net/yazi/70745/lobi-degil-ralli? Merkez kapitalist ülkelerde fon muslukları kısılıp da geç kapitalist ülkelere (gelişmekte olanlar ve kırılgan beşli/sekizli) akan kısa vadeli sermaye girişi (sıcak para) azaldıkça bu ülkelerin birbirleriyle yarışı da kızışıyor. Ardı ardına faiz artırımına giden ülkelere dün Rusya’da eklendi. Faiz lobisi değil ama faiz rallisi var gerçekten. İster gelişmekte olan ülkeler, ister kırılgan beşli/sekizli deyin bu ülkelerin büyük çoğunluğunda faiz artırımı yaşanıyor. Bu durum söz konusu ülkeleri dünden daha fazla kırılgan hale getiriyor. Ancak, konuyu sadece faiz artırımından ve dolayısıyla bahsi geçen ülke ekonomilerinin kırılganlıklarının artmasına bağlamak eksik bir yorum olur. Kapitalizm heveslisi ülkeler bugün sadece yüksek faizlerle değil aynı zamanda; düşen büyüme hızları, artan işsizlik, yükselen enflasyon tehlikeleriyle de karşıla..]]> Tue, 04 Mar 2014 00:18:01 +0400 İkinci en kötü https://www.evrensel.net/yazi/70623/ikinci-en-kotu https://www.evrensel.net/yazi/70623/ikinci-en-kotu? Rakamlar önemli. Önemli ama rakamlarla çok oynadığınızda mesele her an şirazesinden çıkabilir. 19 sayısının kudreti! 7 rakamının tılsımı! Yarışlarda da rakamlar ve sıralamalar önemli. İlk üçe girmek madalya getiriyor. Mesela geçen gün devlet televizyonu spikeri kış olimpiyatlarındaki oyuncumuzun 59’uncu olmasını tebrik ediyordu. Bir diğer tarafta da dokuz yıl sonra ilk ona girecek Türkiye ekonomisi var tabii… İlk ona girmeden önce mevcut durumumuza rakamlarla bakalım bugün. Biliyorsunuz Türkiye beş içinde. Bu beş şimdilik ilk beş değil ama Kırılgan beş (fragile five). Kırılgan beşlinin beşi de bir değil fakat. Türkiye’nin aynı grupta yer aldığı “kırılgan beşli” içerisindeki konumunu hazırladığım tablo üzerinden net biçimde inceleyebilirsiniz. Türkiye, cari açığının Gayri Safi Yurtiçi Hâs..]]> Tue, 18 Feb 2014 00:13:43 +0400 İktisatçı hastalığı olarak bakarkörlük! https://www.evrensel.net/yazi/70564/iktisatci-hastaligi-olarak-bakarkorluk https://www.evrensel.net/yazi/70564/iktisatci-hastaligi-olarak-bakarkorluk? 2011’den bu yana ülke olarak içine girdiğimiz ekonomik bunalım durumu, ağırlıklı olarak bu yıl itibarıyla birçok iktisatçı tarafından da görünür olmuştur. Bu gecikmenin esasen bu alanda yoğunlaştığını zannedenlerin körlüğünden ziyade, elbette daha özsel sebepleri mevcuttur. Krizi ucundan anlayınca, tahlil ve “çözüm” önerileri de “ucundan” olmaktadır. Kriz, akı kara karayı ak yapmakta ve nice burjuva “ekonomist”ini “devletçi yaparken yine nice “Marksist İktisatçıyı” da Makro İktisat yazınından çözümler seti üreten Keynesciklere dönüştürmektedir. Bu arada bir ara not olarak şunu söyleyelim: Marks kendisini “iktisatçı” olarak görmediğine ve öyle tanımlamadığına ve hayata da böyle bir “teknikçilikle” bakmadığına göre Marksist İkt..]]> Tue, 11 Feb 2014 00:26:51 +0400 Enflasyon vergisi https://www.evrensel.net/yazi/70503/enflasyon-vergisi https://www.evrensel.net/yazi/70503/enflasyon-vergisi? Dün ocak ayı enflasyon verileri açıklandı. 17 Aralık Operasyonu sonrası ortaya çıkan kriz ortamının “telafisi” için artırılan tüketim vergilerinin ve dolar fiyatındaki artışın ilk yansımaları ortaya çıktı. TÜFE (Tüketici Fiyatları Endeksi) ocak ayında yüzde 1.72 ve yıllık bazda yüzde 7.48 oranında arttı. ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) yerine Avrupa Birliği normlarına uygun hale getirilen (tarım kesimini içermeyip sadece sanayi kesimini içeren) Yİ-ÜFE (Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi) kullanılmaya başlandı. Yİ-ÜFE, 2014 yılı ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3.32, 2013 ocak ayına göre ise yüzde 10.72 artış gösterdi. Yİ-ÜFE’de TÜFE’den yüksek artış olması gelecek aylarda TÜFE’nin hızlanarak artacağının en temel işareti. Yıl sonu itibarıyla yüzde 15’leri aşan bir enflasyon oranı ile karşı ..]]> Tue, 04 Feb 2014 00:13:18 +0400 Paralel halk https://www.evrensel.net/yazi/70386/paralel-halk https://www.evrensel.net/yazi/70386/paralel-halk? Ekonomi Eski Bakanı Zafer Çağlayan, Nihat Zeybekçi’ye sadece Bakanlığı değil tarzını da devretmiş gözüküyor. Hatırlarsınız Çağlayan, ekonomi literatürüne “taş gibi”, “gaz-fren” kavramlarını kazandırmıştı! Şimdi seçim bölgelerini gezen Zeybekçi birkaç gündür benzer bir üslupla çıkıyor karşımıza. Zeybekçi’ye göre: “Türkiye’nin ekonomisi 28 Avrupa Birliği üyesi ülkenin ekonomilerinden daha güçlü”. Ekonomik gücün ölçülmesinde farklı kriterler kullanılır. Bu sorun merkantilistlere ve sonrasında fizyotratlara kadar uzanır. Merkantilistler ülkelerin gücünün sahip oldukları değerli madenlerle ölçülebileceğini söylüyorlardı. Koloniyal dönemde daha fazla toprak daha fazla değerli maden ve daha fazla güç demekti. So..]]> Tue, 21 Jan 2014 00:12:03 +0400 Yolsuzlukla mücadele https://www.evrensel.net/yazi/70328/yolsuzlukla-mucadele https://www.evrensel.net/yazi/70328/yolsuzlukla-mucadele? Geçtiğimiz hafta sonu Ankara’da binlerce emekçi yolsuzluklara karşı Halk Demokrasisi şiarıyla bir araya geldi. Böylesi puslu havaların hakim olduğu dönemlerde pusu, kiri, pası temizleyecek işçi ve emekçilerdir. Bu açıdan bakıldığında miting önemliydi. Önemliydi ama keşke katılımcı sayısını binler yerine yüz binlerle ifade edebiliyor olsaydık. Bütçenin kontrol alanı dışına çıkartıldığı, son on yılda halka ait neredeyse tüm varlıkların özelleştirme adı altında sermaye gruplarına sunulduğu, doğanın talan edildiği, çalışma koşullarının gün geçtikçe ağırlaştırıldığı, sosyal hakların büyük ölçüde ortadan kaldırıldığı bir ortamda işçi ve emekçilerin çok daha örgütlü ve direngen olması gerekir. İşçi ve emekçilerin günlük politikaya doğrudan müdahalesini güçleştiren..]]> Tue, 14 Jan 2014 07:49:24 +0400 İttifaktan çatışmaya, çatışmadan ittifaka https://www.evrensel.net/yazi/70199/ittifaktan-catismaya-catismadan-ittifaka https://www.evrensel.net/yazi/70199/ittifaktan-catismaya-catismadan-ittifaka? Bu gece muhtemelen son çeyrek asırın “en uzun” yılına gireceğiz ülke olarak. Merkez kapitalist ülkelerdeki toparlanmaya bağlı olarak; 2008 sonrası sıcak paranın yöneldiği ve Türkiye’nin başını çektiği “kırılgan beşli”nin (üretim cehennemleri) hızlı sermaye çıkışlarına sahne olacağı bir yıl bizi bekliyor. Fed’in geçen hafta tahvil alımını 10 milyar dolar azaltacağını açıklaması 2014 beklentilerinin de bu politikanın sürdürüleceği doğrultusunda şekillenmesine neden oldu. Uluslararası para-sermaye ana kucağına dönecek! Bu durum başlı başına kriz sebebi. *** Ancak, içerideki kriz dışarının etkisini kat kat aşacak gibi duruyor. İki durum (Dışarıdan gelen kriz ile içerideki kriz) arasında güçlü bir nedensellik bulunuyor. 2011’den başlayarak, ama yoğunluklu olarak 2013 yılı başı itibarıyla dünya kapitalist sisteminin ba..]]> Mon, 30 Dec 2013 21:41:49 +0400 Kamu yararı için yolsuzluk! https://www.evrensel.net/yazi/70142/kamu-yarari-icin-yolsuzluk https://www.evrensel.net/yazi/70142/kamu-yarari-icin-yolsuzluk? Bir hafta önce başlatılan “Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu” ülke gündemindeki yerini koruyor. Ortaya saçılanlar; devede kulak mı, yoksa tavşan dağ mı doğuracak göreceğiz! Ne olursa olsun, şu bir gerçek ki; hemen hemen hiç kimse yaşananlara şaşırmadı. Zaten birçok insanın bildiği ve geri kalanların da tahmin ettiği bir gerçeklikti yolsuzluk demek ki… Operasyon sonrası başlayan ilk tartışma “ahlak” üzerine kuruluydu. Yolsuzluk yapacak kadar “ahlaksızlar” mıydı? Ya da “çok ahlaklılardır” hiç yolsuzluk yaparlar mıydı? Nasıl olsa gerçekler açığa çıkınca herkes görecekti… Milton Friedman’ın teori ve gerçeklik üzerine bir sözü vardır: “Teori gerçeği açıklamıyorsa gerçeği değiştirebilirsiniz” der. Bunları da yaşadık bir hafta içinde. Operasyonu başlatanla..]]> Tue, 24 Dec 2013 00:11:16 +0400 CHP'nin çalıştayı https://www.evrensel.net/yazi/70073/chpnin-calistayi https://www.evrensel.net/yazi/70073/chpnin-calistayi? Prof. Dr. Erinç Yeldan 11 Aralık 2013 tarihli Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde “CHP Ekonomi Çalıştayı Notları” başlığıyla bir yazı kaleme aldı. Yazıda, CHP’nin tertiplediği “ekonomik çalıştay”da Türkiye ekonomisinde 2002 sonrasında ortaya çıkan gelişmeler ile ilgili öne çıkan görüşlere yer verilmiş. Yeldan, çalıştayda öne çıkan beş tespit üzerinde durmaktadır: 1) “Türkiye ekonomisi 2003-2006 arasında yüksek tempolu bir büyüme ve sosyal göstergelerde göreceli bir iyileşme sağlamış ancak bu süreç sürdürülebilir bir büyüme sürecine dönüştürülememiş; büyüme uluslararası sıcak para hareketlerinin “kaprislerine” bağımlı, spekülatif-itkili bir konjonktürel dalgalanmadan ibaret kalmıştır.” Yeldan’ın ilgili döneme dair tespi..]]> Tue, 17 Dec 2013 09:14:46 +0400 Yetişme sorunu -3 https://www.evrensel.net/yazi/70014/yetisme-sorunu-3 https://www.evrensel.net/yazi/70014/yetisme-sorunu-3? “Yetişme Sorunu”nun temel sorunsalı; nereye yetişileceği ve nasıl yetişileceğidir. Bu kavramı (yetişme sorunu) ilk kullanan Alman (sonradan Amerikan) İktisatçı Georg Friedrich List’dir (1789-1846). List, 19.yy başlarında kapitalist gelişim sürecinde Almanya’nın önünde yer alan Britanya ve Fransa ile ilişkiler üzerine yoğunlaşmıştır. List, “serbest ticaret” mitine inanmakla birlikte, Almanya’nın Britanya ve Fransa ile ancak eşit koşullara eriştiğinde “serbest ticaret” yapabileceğini vurgular. List’in önceliği -ki daha sonra Almanya’nın uygulayacağı- devlet yönetiminde ulusal yenilik sisteminin oluşturulmasıdır. Almanya’daki deneyim sonradan Japonya, G. Kore gibi örneklere de taşındı. Her birinde devlet ulusal yenilik sistemi için aktif roller üstlendi. Yine bu örneklerde başbakanın yönelişinin tersine, taklitçilik -el altından da olsa- teşvi..]]> Tue, 10 Dec 2013 00:42:44 +0400 Yetiştirme sorunu -2 https://www.evrensel.net/yazi/69958/yetistirme-sorunu-2 https://www.evrensel.net/yazi/69958/yetistirme-sorunu-2? Geçen haftadan devamla… Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Sanayi Şurası’nın ilki 1987’de, ikincisi 1995 yılında düzenlenmişti. “Sanayi Şurası” fikri de yine 1987’de çıkartılan yönetmeliğe dayanıyor. Bu yıl düzenlenen sonuncusu için geçen yıl yönetmelik revize edilmişti. Şimdi bu üç yılı (1987, 1995 ve 2013) alt alta yazdığınızda ortak bir özellik çıkıyor: Bunalım yılları. Bunalım yıllarında hükümetler, derede boğuldukları belli olmasın diye okyanusu seyrettirme derdine düşüyor. 1987 yılı 12 Eylül cuntasıyla güvenceye alınıp Özal ve ekibi tarafından uygulanılan 24 Ocak kararlarının iflas ettiği (sembolik olarak) yıldır. Dışa dönük sanayileşmenin hayali ihracattan başka “işe” yaramadığının görüldüğü, reel ücretler üzerindeki baskı ve hayat pahalılığının işç..]]> Tue, 03 Dec 2013 00:27:44 +0400 Yetişme sorunu -1 https://www.evrensel.net/yazi/69903/yetisme-sorunu-1 https://www.evrensel.net/yazi/69903/yetisme-sorunu-1? 3. Sanayi Şurası” 2011 seçimleri öncesi Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının organizasyonuyla geçtiğimiz günlerde yapıldı. Toplantıda hem Başbakan hem de bakan konuştular. Kasım başında da “5. İzmir İktisat Kongresi” Kalkınma Bakanlığı organizasyonuyla toplanmıştı. Her iki toplantı da “sembolik olarak”, bir kongrenin ötesinde anlamlar taşıyor. Malum, İzmir İktisat Kongresi Cumhuriyet’in ilanından hemen önce (17 Şubat- 4 Mart 1923) düzenlenmiş ve yeni kurulacak Cumhuriyetin ekonomik hedefleri ve yönelişleri deklare edilmişti. ABD ve Avrupa’da 2008 Küresel Kapitalist Krizi’nin sona ermesinin ardından başını Türkiye’nin çektiği “üretim cehennemi hattı”nda (nam-ı diğer emerging markets/ yükselen piyasalar) yer alan ülkeler yeni ve ağır bir krize doğru adım attı. *** 5.’sine de geleceğ..]]> Tue, 26 Nov 2013 00:41:43 +0400 Halk için bilimi savunmak https://www.evrensel.net/yazi/69727/halk-icin-bilimi-savunmak https://www.evrensel.net/yazi/69727/halk-icin-bilimi-savunmak? Yarın YÖK’ün kuruluşunun 32. yıl dönümü. YÖK, 6 Kasım 1981’de; 12 Eylül darbe yönetiminin üniversiteleri “sistemin” ideolojik yeniden üretim alanı olarak dizayn çabasının bekçisi olarak kuruldu. Mecliste, üniversitelerde ya da sokakta herhangi birini çevirip “YÖK’ü nasıl bilirsiniz?” diye sorsak sanırım hemen hemen hiç kimse “Allah başımızdan eksik etmesin!” demez. Demez ama 32 yıldır da –üniversite öğrencileri ve sosyalist hareketler dışında- neredeyse hiç kimse YÖK’ün kapatılması için ısrarlı olmamıştır. O orada, 32 yıldır sallanıp durmakta. Çünkü, YÖK kurumsal olarak iktidarların yönetim perspektiflerinin uygulayıcısı olagelmiştir. Örneğin bugünkü iktidar bileşenleri bundan 5-10 yıl önce YÖK’e karşı çıkarken bugün barışmı..]]> Tue, 05 Nov 2013 07:59:11 +0400 Kendiliğinden stand-by -2 https://www.evrensel.net/yazi/69672/kendiliginden-stand-by-2 https://www.evrensel.net/yazi/69672/kendiliginden-stand-by-2? Orta Vadeli Program (OVP) 5018 sayılı Kanun gereği üçer yıllık periyotlar için hazırlanıyor. Hazırlanıyor hazırlanmasına da pek öyle uygulanmıyor. 2006-2008 dönemini kapsayan OVP’yi sırasıyla şunlar izledi; OVP (2007 - 2009) OVP (2008 - 2010) OVP (2009 – 2011) OVP (2010 – 2012) OVP (2011 – 2013) OVP (2012 – 2014) OVP (2013 – 2015) OVP (2014 – 2016) Gördüğünüz gibi, OVP üç yıllık hedefler doğrultusunda hazırlanıp, daha ilk yıl hedefler tutmayınca da “revize” edilen bir program. Örneğin, 2014 yılı son üç OVP’nin de kapsamında. Artık hangi program tutarsa! *** Elbette mesele, OVP hedeflerinin düzenli ve kararlı biçimde tutturulamaması ve her yıl bir önceki OVP’nin ortadan kaldırılıp yenisinin getirilmesi değil. Tahminler ve öngörülerin tamamı; bir yandan IMF ve diğer emperyalist düzenl..]]> Tue, 29 Oct 2013 07:35:35 +0400 Kendiliğinden Stand-by-1 https://www.evrensel.net/yazi/69617/kendiliginden-stand-by-1 https://www.evrensel.net/yazi/69617/kendiliginden-stand-by-1? Henüz Hitler'in orduları Kızıl Ordu tarafından dağıtılıp, Mareşal von Keitel Berlin’de, 8 Mayıs 1945 tarihinde, Sovyet orduları karargahında kayıtsız şartsız teslim olduklarını kabul ettiği anlaşmayı imzalamadan; dönemin İngiltere Başbakanı Winslow Churchill “Biz aslında yanlış düşmanla savaştık” diyordu. Nitekim emperyalist II. Paylaşım Savaşından sonra ABD’nin kapitalist dünyayı birleştirici adımları da “faşizmin geçici düşmanı” Churchill tarafından baştan beri destekleniyordu. ABD tarafından verilen “onursal vatandaşlık” unvanı bu fark edişlerin(!) sonucuydu. Aslında daha erken bir dönemde (I. Paylaşım Savaşı sonrasında) J. M. Keynes, kaleme aldığı ve o dönem best seller olan “Barışın Ekonomik Sonuçları” isimli kitabında, Almanya’ya uygulanması öngörülen tazminat maddelerini sert biçimde eleştirerek; bu tip yaptırımların Almanya’yı [k..]]> Tue, 22 Oct 2013 09:27:51 +0400 Sa bile https://www.evrensel.net/yazi/69564/sa-bile https://www.evrensel.net/yazi/69564/sa-bile? Şimdi bayram günü canınızı sıkmak gibi olmasın ama geçen yıl dış borcu bitirip (!) IMF’yi de kovmuştuk ya! O mesele tam olarak öyle değil. Öyle olmadığını, bakanlar bile TV’lerde boy gösterip “Türkiye’nin dış borcunu hükümetimiz bitirdi” deyince de söylüyorduk ama anlaşılmamış olabilir. Ya da “Marksistler son iki krizin üçünü doğru bildiler” deyişine meyil etmiş olabilir kulaklar. İlyas Salman’ın türkü kasetinde babasının askerlik anısını anlattığı bir kısım vardır. Dinleyenler bilir. Babası askerde içtimada komutanı saatlerce bekledikten sonra nihayet yüzüne nail olur. Komutan “Nassın Asker!” diye ünleyince tüm tabur hep bir ağızdan “sağol” der. Tam o sırada Salman yere yığılır. Komutan başına gidip sorar: “Asker neyin var senin?”. Salman başlar saymaya: “Komutanım bö..]]> Tue, 15 Oct 2013 11:41:56 +0400 İşçi önder https://www.evrensel.net/yazi/69509/isci-onder https://www.evrensel.net/yazi/69509/isci-onder? Ortaköy’de durup da sırtınızı denize verirseniz göreceğiniz beton yığınından başka bir şey olmaz. Nereye baktığınızı belirleyen şey bir anlamda nereye sırtınızı döndüğünüz ile de ilgilidir. Tersi de mümkün; sırtınızı Ortaköy’ün betonlarına verirseniz boğazın maviliğine dalıp gidersiniz. Sırtını sınıfa dönenlerin ise ilk gördükleri; aslında “işçi sınıfı” diye bir şeyin kalmadığı, ama herkesin işçi olduğu(!) ve yeni tip sendikacılık (toplumsal hareket sendikacılığı gibi) yapmak gerektiği oluyor. Bu sendikacılıkta işçilerin sadece hizmet emeğinde yer alan kesimleri “beyaz yakalılar” kategorisinde incelenip; sınıf “kafa ve kol emeği” üzerinden yeniden dizayn ediliyor. Bu dört başı mamur teorinin yaslandığı “popüler” söylem, hamama girmeden terlemeyi şiar edinenlere eğlenceli ezberler sunuyor. Bir de gerçekler var! &C..]]> Tue, 08 Oct 2013 21:25:32 +0400 Paketli demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/69364/paketli-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/69364/paketli-demokrasi? İçinden civciv mi çıkacak kuş mu çıkacak diye aylardır beklenen AKP’nin “demokratikleşme paketi” Başbakan tarafından dün nihayet açıklandı. Hem de ne açıklama! “Demokratikleşme Paketi”nin açıklanacağı güne Hasan Ferit Gedik’in uyuşturucu çetelerince göz göre göre katledilişi haberiyle uyandık. Paketin adında demokratikleşme sözü geçse de sunuş biçimi OHAL dönemini aratmadı; yandaş medya ve burjuva basını dışında hiç bir basın-yayın kuruluşu açıklamanın yapılacağı toplantı salonuna alınmadı. Milattan Önce (MÖ) ya da İsa’dan Önce (İÖ) dönemlendirmelerinin tarih olduğu ve artık AKP’den önce ve sonra (AKPÖ, AKPS) diye bir tasnifin daha uygun olacağına kanaat getirdiğimiz ilk 45 dakikalık girizgahtan sonra gerçekten de dağların fare doğurabileceğine tanıklık ettik! *** Hü..]]> Mon, 30 Sep 2013 18:28:12 +0400 Ekonomi gündeminde top 10 https://www.evrensel.net/yazi/66822/ekonomi-gundeminde-top-10 https://www.evrensel.net/yazi/66822/ekonomi-gundeminde-top-10? Son bir hafta için ekonomi gündeminin top on listesini çıkarsak aşağı yukarı şöyle bir tablo çıkar karşımıza: İlk dört sırada Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın piyasalara benzin serpen açıklaması. Beşinci sırada Ali Babacan’ın “Son aylarda istikrarımızı kıskananlar oldu” açıklaması. Altıncı ve yedinci sırada Zafer Çağlayan’ın “Bunlar faiz lobisinin çabaları” açıklaması. Sekizinci sırada Türkiye Başbakanı’nın “Sınırlı müdahale bizi tatmin etmez” açıklaması. Dokuzuncu sırada Hindistan Başbakanı’nın “Rupi’deki düşüşten kaygılıyız” açıklaması. Son sırada ise Güngör Uras’ın Ayşe Teyzesi’nin “Altın mı alayım yoksa dolar mı satayım?” ikilemi. *** Geçen hafta Merkez Bankasının dövize müdahalesinin mevcut ve olası sonuçları üzerinde d..]]> Mon, 02 Sep 2013 17:27:44 +0400 Finansal dalga https://www.evrensel.net/yazi/66088/finansal-dalga https://www.evrensel.net/yazi/66088/finansal-dalga? Geçen hafta Amerikan Merkez Bankasının (FED) toplantı tutanaklarının açıklanmasının öncesinde başlayan dalgalanma zoraki ayakta duran ekonomiyi alt-üst etti. Dolar 2 TL’ye ulaşırken borsa endeksi bir haftada yüzde on düzeyinde değer kaybı yaşadı. Aslında tutanaklarda “şaşırtan” bir durum yok. Zaten FED Başkanı Ben Bernanke’nin daha önceden ifade ettiği; ABD’nin kademeli olarak tahvil alımını durduracağı yönündeki açıklamasının eyalet temsilcilerince de büyük ölçüde onaylandığı açıklanmış oldu. 2014 yazında FED tarafından tahvil alımının tamamen durdurulması gündemde. Tahvil alımı demek, karşılığında elinde tahvil olup satmak isteyenlere dolar verilmesi demek. 2008 Kapitalist Krizi’nden bu yana aylık ortalama 80 milyar dolarlık tahvil alımı gerçekleştiren FED’in bu kararı piyasa “oyuncuları” için doların ABD’deki fiyatı..]]> Mon, 26 Aug 2013 17:01:50 +0400 Gölgede kalan https://www.evrensel.net/yazi/65344/golgede-kalan https://www.evrensel.net/yazi/65344/golgede-kalan? Mesele popüler bir konu olduğunda toplum hızlı bir biçimde ikiye bölünüp ardından başka bir meselede tekrar, fakat bu kez farklı bir yerinden ikiye bölünebiliyor. Hem de öyle böyle bir bölünme değil! Nasıl söyleyelim; kör taraftarlık halinde. Her yeni gün farklı bir “gündeme” odaklanıp sosyal medya araçları üzerinde mesaiye kalarak bazı şeylere karşı, bazı şeylere de taraftar olan milyonlar türedi. Gezi/haziran direnişi süreci bu tip araçlar üzerinden haberleşmenin kimi zaman oldukça önemli olduğunu gösterdi. Gösterdi ama haber varsa! Haziran direnişinin belki de her saati tarihsel nitelikte olduğu için elbette hem umutların hem de acıların paylaşılması çok doğal ve anlaşılırdı. Toplumsal farkındalık ve toplumsal belleği canlandıran süreç ne yazık ki bazı konuları da görünmez kıldı. Ortak hareket bir tü..]]> Mon, 19 Aug 2013 17:40:46 +0400 Orta sınıfçılık https://www.evrensel.net/yazi/64760/orta-sinifcilik https://www.evrensel.net/yazi/64760/orta-sinifcilik? Küresel kapitalist krizin erken kapitalist ülkeler üzerindeki belki de en önemli etkisi uzun dönemli büyüme eğiliminin kırılması olmuştu. Şimdi İngiltere, Japonya ve Fransa gibi ülkelerde ortaya çıkan belli belirsiz büyüme eğilimleri “iyimserler” tarafından krizin sonu gibi yorumlansa da gerçek oldukça farklı. The Economist dergisinin bu haftaki sayısında kapak konusu olarak incelenen; İngiltere ekonomisinin büyüme eğiliminin istihdam ve ücretler üzerindeki etkisi gösteriyor ki; “yeni büyüme” İngilizler için görünür değil. Makalenin ara başlığındaki; “Büyüme geri döndü, fakat birçok İngiliz öyleymiş gibi hissetmiyor” ifadesi durumu özetliyor. 2001-2013 karşılaştırmalı istihdam verileri sınıfsal kutuplaşmanın giderek arttığını gösteriyor. Niteliksiz emek ve üst düzey &ccedi..]]> Tue, 13 Aug 2013 16:18:58 +0400 Alavere dalavere https://www.evrensel.net/yazi/64095/alavere-dalavere https://www.evrensel.net/yazi/64095/alavere-dalavere? Haziran direnişiyle dağılan gaz bulutu, ekonominin de tüm derinliğini ortaya koymuş oldu. Daha birkaç yıl önce “alın verin ekonomiye can verin” diye türlü kampanyalarla halkı borçlanmaya teşvik eden, kredi kartı ve tüketici kredisi borçlarını tavan yaptıran, geniş halk kesimleri kriz koşullarında inim inim inlerken bankalara kâr rekorları kırdırtan iktidar, şimdi bir garip “mazlum edebiyatı” sergiliyor. *** Al-ver kampanyası döneminde gösterilen reklam filmlerinden birinde 100 TL’yi otele kapora olarak bırakan müşterinin parası elden ele dolaşıyor ve mahallede herkes borcunu ödemiş oluyordu. Neticede müşteri de parasını alıp çekip gidiyordu. Bu al-ver hikayesinin (gelir-harcama akımı) bir de iktisat dünyasında çokça anlatılan hikayesi vardır. İki bedevi çölde devesiz kalmış. Sırayla birbirlerini sırtlarında taşıyorlarmış. Birinin cebinde 10 D..]]> Mon, 05 Aug 2013 17:26:46 +0400 10. Plan ve kalkınmacılık -4 https://www.evrensel.net/yazi/63443/10-plan-ve-kalkinmacilik-4 https://www.evrensel.net/yazi/63443/10-plan-ve-kalkinmacilik-4? 10. Planın “Büyüme Stratejisi” başlığınde 2014-2018 dönemi için yıllık büyüme hızı yüzde 5.5 olarak öngörülüyor. Bu hedefin gerçekleşmesini bırakın ilgili dönemde öngörülen büyüme hedefinin yarısına bile ulaşılması olanaklı değilken bu hedefin konulması -metinde de bahsedilen- 2023 hedefleriyle uyumlu “hoş rakamlar” hayalinden başka bir şey değil. Büyüme konusunda geniş halk kesimlerini ilgilendiren esas hedef “Verimliliğe dayalı büyüme stratejisinin” kararlılıkla sürdürülmesi yönündeki beyandır. 2001 Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı’nda geliştirilen bu strateji hem işsizliğin artmasına hem de mevcut çalışanların çok daha ağır ve düşük ücret koşullarına mahkum edilmesine neden olmuştu. Gelecek beş yıl çalışma ilişkilerinin güvencesizleşmesi ile ..]]> Mon, 29 Jul 2013 17:09:47 +0400 10. Plan ve kalkınmacılık -3 https://www.evrensel.net/yazi/62728/10-plan-ve-kalkinmacilik-3 https://www.evrensel.net/yazi/62728/10-plan-ve-kalkinmacilik-3? 10. Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın “Eğitim” başlığındaki temel hedeflerden bazıları şunlar: “Eğitimde alternatif finansman modelleri geliştirilecek, özel sektörün eğitim kurumu açması, özel kesim ve meslek örgütlerinin mesleki eğitim sürecine idari ve mali yönden aktif katılımı özendirilecektir.” “Eğitim sistemi ile işgücü piyasası arasındaki uyum; hayat boyu öğrenme perspektifinden hareketle iş yaşamının gerektirdiği beceri ve yetkinliklerin kazandırılması, girişimcilik kültürünün benimsenmesi, mesleki ve teknik eğitimde okul-işletme ilişkisinin orta ve uzun vadeli sektör projeksiyonlarını dikkate alacak biçimde güçlendirilmesi yoluyla artırılacaktır.” “Yükseköğretim kurumlarının sanayi ile işbirliği içerisinde teknoloji üretimine önem veren, çıktı odaklı bir yapıya dönüştürü..]]> Mon, 22 Jul 2013 17:25:57 +0400 10. Plan ve kalkınmacılık -2 https://www.evrensel.net/yazi/62094/10-plan-ve-kalkinmacilik-2 https://www.evrensel.net/yazi/62094/10-plan-ve-kalkinmacilik-2? 10. Beş Yıllık Kalkınma Planı’nı (2014-2018) incelemeye devam ediyoruz. Bir çerçeve metin olarak 10. planın hedefleri ve olası sonuçlarına bakmadan önce 9. Yedi Yıllık Kalkınma Planı’nın (2007 – 2013) sonuçlarını değerlendirelim. 9. Plan geçmiştekilerden farklı olarak beş yıl yerine yedi yıllık bir dönemi kapsıyordu. Şimdi 10. Plan ile birlikte tekrar beşer yıllık plan dönemine geçiliyor. Sanırım hesap, plan tarihlerini AKP’nin 2023 vizyonuna denk getirmek. Zira 11. Kalkınma Planı’nın bitişi 2023 yılı olacak. *** 9. Plan esas olarak Ar-Ge ve ticarileştirilmiş yenilikçilik (inovasyon) üzerine kurulu hedeflerden oluşuyordu. Uluslararası kapitalist iş bölümünde Türkiye’nin rekabet gücünün artırılmasının koşulu olarak yüksek katma değerli alanlarda yatırım hedefleri ve bu hedefler doğrultusunda geliştirilen teşvik sistemi 9. Planın ana eksenini o..]]> Mon, 15 Jul 2013 17:22:30 +0400 10. Plan ve kalkınmacılık -1 https://www.evrensel.net/yazi/61607/10-plan-ve-kalkinmacilik-1 https://www.evrensel.net/yazi/61607/10-plan-ve-kalkinmacilik-1? 2014 – 2018 yıllarında uygulanacak 10. Beş Yıllık Kalkınma Planı (10. Plan) 2 Temmuz’da Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Geçen hafta “yık-yap-işlet” isimli yazıda iktidarın sermaye birikim yaklaşımına değinmiştim. Önümüzdeki birkaç yazıda sizi, 10. Plan içinde dolaşarak mevcut birikim rejiminin ayak izlerini gözlemlemeye davet ediyorum. Bunu yaparken; bazen geriye dönerek Türkiye’de sağdan-sola “kalkınmacılık” konusundaki zihni bulanıklığı da tartışacağız. *** Kalkınma Planları, 1960 Askeri Darbesi sonrası oluşturulan 1961 Anayasası’nda öngörüldüğü haliyle Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) kuruluşu ve “planlamacılığın” anayasal bir “ödev” haline getirilmesiyle başladı. İlk dört beşer yıllık kalkınma planı “planlamacı dönem” olarak anılmaktadır. Uygulaması yarım kalan 4. Beş Yıllık Kalkınma Plan..]]> Mon, 08 Jul 2013 12:12:46 +0400 Yık-yap-işlet https://www.evrensel.net/yazi/60950/yik-yap-islet https://www.evrensel.net/yazi/60950/yik-yap-islet? Neoliberal birikim rejiminin en temel ayırt edici özelliği “el koyarak birikim” mekanizmasının işletilmesidir. Topluma ait fabrikalar, araziler ve doğal kaynaklar çeşitli yasal ve fiili araçlarla toplumun olmaktan çıkartılıp sermaye birikimine araç olarak sunulur. Bugün iktidar partisi temsilcilerinin söz birliği yaptığı haliyle “Biz park-bahçe işlerini iyi biliriz” söylemi de esasen neoliberal talan kültürünün ne denli içselleştirildiğinin çarpıcı bir örneğidir. “Park-bahçe işlerini bilmek” demek, parkın ve bahçenin olduğundan farklı bir makyajla bir tür yeniden-üretime tabii kılınmasından başka bir şey değildir. Yeniden-üretim veya park-bahçe örneğindeki (Kentsel dönüşüm projeleri de bu kapsamda düşünülebilir) yeniden-yapılanma faaliyetleri ancak mevcudun talanıyla mümkünd&uu..]]> Mon, 01 Jul 2013 11:37:20 +0400 Faiz libidosu https://www.evrensel.net/yazi/59076/faiz-libidosu https://www.evrensel.net/yazi/59076/faiz-libidosu? Başbakan, Afrika gezisi sonrası Gezi direnişi ile ilgili konuşmalarında sıklıkla “faiz lobisi”nden bahsediyor. O’na göre, yurt dışında bir faiz lobisi var ve AKP hükümetini devirmek için harekete geçti. Yurtdışındaki bu lobinin yerli iş birlikçileri de var Başbakana göre. Başbakanın bunları söylerken dayanak olarak seçtiği olay ise hisse senetleri ve DİBS’lerdeki (Devlet İç Borçlanma Senedi) yabancı satışları. Son iki hafta içerisinde bu iki yatırım alanından yaklaşık 3 milyar dolarlık çıkış oldu. DİBS devletin iç borçlanma için çıkardığı kağıtlar ama yabancılara da satışı yapılıyor. IMF’ye olan borcun bitmesini “dış borç bitti” diye okuyanlara hatırlatalım! Merkez Bankasının verilerine göre, Türkiye önümüzdeki bir yıllık dönemde 155.9 milyar dolar dış borç ödeyecek. Tekrar söyleyeli..]]> Mon, 10 Jun 2013 11:08:13 +0400 Genel grev, genel direniş https://www.evrensel.net/yazi/58549/genel-grev-genel-direnis https://www.evrensel.net/yazi/58549/genel-grev-genel-direnis? Gezi Parkı eylemleriyle başlayan direniş bugün bir haftasını doldurdu. Bazen son damla aslında ilk damlaya dönüşebiliyor. Başbakanın Gezi Parkını AVM’ye çevireceğini ilanı ve hemen ardından iş makinalarıyla parktaki ağaçların parçalanmaya başlanması, başta uzun süredir taksimdeki “soylulaştırma” projelerine karşı direnen ve 80 demokratik kitle örgütünün oluşturduğu Taksim Platformu olmak üzere devrimciler, çevreciler ve yurtseverler tarafından anında protesto edildi. Park yaşam ve direniş alanına dönüştürüldü. Bu süreçten itibaren “şafak operasyonlarıyla” devletin “müşfik yüzü” görünür oldu. İşte bardağı taşıran son damla buydu. Bardak taştı! İki gün ve gece süren büyük ve zorlu bir direnişle Taksim meydanı gerçek sahiplerine kavuştu. Aynı anda ülkenin her alanı, her meydanı..]]> Mon, 03 Jun 2013 11:26:53 +0400 İki resim arasındaki fark https://www.evrensel.net/yazi/57957/iki-resim-arasindaki-fark https://www.evrensel.net/yazi/57957/iki-resim-arasindaki-fark? Geçtiğimiz iki gün iki yeni veri açıklandı: Birincisi, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından açıklanan 2012 yılı kurumlar vergisi rekortmeleri listesi ve ikincisi, Türk-İş tarafından açıklanan mayıs ayı açlık ve yoksulluk sınırı. Gelir İdaresinin kurumlar vergisinde ilk 100’e girenler listesinin ilk sıralarını ticari bankalar kapmış durumda. İlk on firmanın sekizi banka. İlk sıradaki Garanti Bankası’nın 2012 yılı için ödediği kurumlar vergisi 1 milyar 181 milyon lira. Geçen yıl Türk Telekom ve Turkcell gibi bankacılık dışı kurumlar ilk sıraları almıştı. 2011’den 2012’ye gelirlerin faiz ve ranta doğru daha hızlı kaydığını gösteriyor durum. Türk-İş’in açlık ve yoksulluk sınırı verisine göre; dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için aylık 995 lira gıda harcaması yapması lazım. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut, ulaşım, ..]]> Mon, 27 May 2013 10:54:54 +0400 IMF ile yola devam https://www.evrensel.net/yazi/56697/imf-ile-yola-devam https://www.evrensel.net/yazi/56697/imf-ile-yola-devam? İkinci Paylaşım Savaşı sonrası ABD’nin ağabeyliğinde oluşturulan kapitalist cephe, bir yandan NATO gibi silahlı saldırı organları oluştururken öte yandan ekonomik ve sosyal yeniden-yapılanmanın dayanaklarını oluşturacak uluslararası düzenlemeci kurumları da inşa etti. Bunlardan en bilinenleri 1945 yılında kurulan IBRD (Uluslararası Yeniden-yapılanma ve Kalkınma Bankası - nam-ı diğer Dünya Bankası) ve IMF’dir (Uluslararası Para Fonu). Türkiye bu iki kuruma 1947 yılında üye olmuştur. Türkiye, Dünya Bankasından ilk krediyi 1950 yılında ve IMF’den de 1961 yılında almıştır. 1961 yılından bu yana 19 kez Stand-By anlaşması imzalandı IMF ile. Bu anlaşmalar IMF’nin borç vereceği ülkelere imzalattırdığı şartnameden oluşur. Kuruluşundan bu yana Stand-By anlaşmalarıyla borç alan ülkelere kapitalist birikimi olanaklı kılacak “acı reçeteleri” uygulatmayı şiar edinen bu kurum günümüzd..]]> Mon, 13 May 2013 10:29:17 +0400 23 Nisan https://www.evrensel.net/yazi/54849/23-nisan https://www.evrensel.net/yazi/54849/23-nisan? Bugün 23 Nisan. Bir yanda ulusal bayramların toplu kutlanma(ma)sı ile ilgili alınan karar üzerinden kopan fırtına ve diğer taraftan da çocuklara koltuk bırakma şovuyla siyasilerin “müşfik” yanlarını görme fırsatı! Mevcut koşullar gözönüne alındığında aslında her bayram küfre dönüyor biraz. Bu sebeple Avukatlar Bayramı’nı avukatlar, Tıp Bayramı’nı hekimler protesto ediyor her yıl. Bebek ölümlerinin “kader” olarak algılandığı, çocuk işçiliğin “istihdam stratejisi” olarak benimsendiği, yetersiz sağlık ve beslenme koşullarının yaygınlaştığı, bozuk sütlerin çocuklara cebren içirildiği, ülkeyi soyup soğana çevirenler ortada cirit atarken taş atan çocukların “terör” suçuyla yargılandığı, her türden taciz ve dayağın olağan kabul edildiği bir ülkede “çocuk bayramı” olduğu iddia..]]> Mon, 22 Apr 2013 11:14:58 +0400 Enerji ve çevre https://www.evrensel.net/yazi/54287/enerji-ve-cevre https://www.evrensel.net/yazi/54287/enerji-ve-cevre? Tüm karşı çıkışlara karşın Akkuyu Nükleer Santrali yapım aşamasına gelmiş bulunuyor. Hükümet ile Rusya’nın Atomstroyexport şirketi arasında geçen ay kontrat imzalandı. Bu anlaşmaya göre Akkuyu’da inşa edilecek nükleer santralin arazisi şirkete bedelsiz olarak tahsis edilecek. Hükümet ayrıca şirkete, 15 yıllık alım garantisi de veriyor. Santral tamamlanınca şirketin ürettiği enerji Türkiye tarafından satın alınacak. 2030 yılı sonuna kadar üç yeni nükleer santralin daha inşa edilmesi planlanıyor. *** Çernobil’deki nükleer kazanın acısını en çok yaşayan toplumlardan biriyiz. Başta karadeniz bölgesi olmak üzere ülke genelinde kanser hastalıklarının “sıradan” hale gelmesinin ardında bu “kaza” yatıyor. Politikacılara bakarsak mesele o kadar vahim değil. Zira, Çernobil kazasının meydana geldiği dönemde ANAP’lı Sanayi ve..]]> Mon, 15 Apr 2013 11:08:08 +0400 Alçaklara kar yağıyor! https://www.evrensel.net/yazi/53125/alcaklara-kar-yagiyor https://www.evrensel.net/yazi/53125/alcaklara-kar-yagiyor? Dün Cumhuriyet tarihinin en düşük büyüme oranlarından biri açıklandı. TÜİK’in hesabına göre; 2012 yılında ekonomi yüzde 2.2 büyüdü. Böylelikle hükümetin ve kahinliğe soyunan iktisatçılarının yüzde 4’ü bulan tahminleri de suya düşmüş oldu. Gaz-fren, yumuşak-sert tartışmalarıyla geçmişti geçen yıl. 2011 yılındaki yüzde 8.8’lik büyümeden sonra gerçekleşen 2.2’lik büyüme tam anlamıyla bir “çakılmaya” işaret ediyor. Bunları söylerken şunu da unutmamak gerekir ki; bu büyüme oranlarının hesaplanışı tartışmalıdır. Özellikle 2008 yılında milli gelir hesap yönteminde yapılan değişiklik ile birlikte görüntüde de olsa daha yüksek büyüme oranları hesaplanıyor. Ayrıca, hala aydınlatılmayan İran ile altın-doğalgaz takası da bu oranları yaklaşık bir puan y&..]]> Mon, 01 Apr 2013 10:50:25 +0400 Ezilen halklar ve halkların ezilenleri https://www.evrensel.net/yazi/52524/ezilen-halklar-ve-halklarin-ezilenleri https://www.evrensel.net/yazi/52524/ezilen-halklar-ve-halklarin-ezilenleri? Abdullah Öcalan’ın tarihsel nitelikteki çağrısı ve Murat Karayılan’ın “eylemsizlik” ilanı ile birlikte Kürt sorununun çözümünde yeni bir döneme girildi. Yeni dönemin kalıcı çatışmazlık sağlaması geniş halk kesimlerinin ortak beklentisidir. *** En basit haliyle bu “insani” beklentiye bile sahip olmayanlar ya da Kürt sorununun barışçıl yollardan çözümüne “kuşkuyla” bakanlar da var. Sürece cepheden karşı çıkanların kurduğu dil, zaten 30 yıllık savaşı da var eden egemen aklı simgelemektedir. Bu dil; çözümsüzlüğün, inkârın ve asimilasyonun dilidir. Kuşkucuların büyük bölümü ise “ulusalcılardan” oluşmakla birlikte “Türk Solu”ndan da bu grupta yer alanlar bulunmaktadır. Sürece cepheden karşı çıkanlar –olumlu olmamakla birlikte- i&cced..]]> Tue, 26 Mar 2013 05:16:33 +0400 Taşeron tekeline doğru https://www.evrensel.net/yazi/51913/taseron-tekeline-dogru https://www.evrensel.net/yazi/51913/taseron-tekeline-dogru? PTT AŞ Kanun Tasarısı ve Türkiye Demiryollarının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı alt komisyonlarda son halini aldı. İki tasarının da Meclis’te yasalaştırılması planlanıyor. *** Türkiye Demiryollarının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile demiryolu taşımacılığının özel kesim sermayeye açılması hedefleniyor. Demiryolları kanunuyla ülkenin dört bir yanının “rant ağlarıyla” örülmesi de olanaklı hale gelecek. Biliyorsunuz, banliyo hatları birçok bölgede çalışamaz hale getirildi. Haydarpaşa ve Sirkeci Garı gibi tarihi mekanlar ise yeni kentsel dönüşüm projeleri kapsamında “kamusal” niteliklerinden kurtarılıyor! TCDD’ye bağlı 28 bin çalışan bulunuyor. Atılan adımlar, bir çoğunun yakın dönemde güvencesiz, sendikasız, düşük ücretle taşeron şirketlere bağlı çalışmalarına yol açacak. Demiryollarındaki düz..]]> Mon, 18 Mar 2013 11:55:53 +0400 Özgür ölüler ülkesi https://www.evrensel.net/yazi/51284/ozgur-oluler-ulkesi https://www.evrensel.net/yazi/51284/ozgur-oluler-ulkesi? TÜİK geçtiğimiz hafta ölüm istatistiklerini açıkladı. 2010 yılında 365 bin 646 olan ölüm sayısı 2011 yılında 375 bin 281’e yükselmiş. Sıçrama özellikle 55 yaş ve üzerinde ortaya çıkmış. Öte yandan yaklaşık 15 bin bebek henüz bir aylık bile olmadan hayata gözlerini yummuş. Bebek ve orta-yaş ölümlerinin bu kadar yüksek olduğu bir ülkede yaşam koşullarını iyileştirmek yerine daha çok çoğalma teklifi mevcut tabloyu daha da kötüleştirmekten başka bir işe yaramaz. *** Yüzyıllar içerisinde ortalama yaşam süresi dünya genelinde arttı. Bundan 250-300 yıl önce ortalama yaşam süresi 30’larda dolaşırken bugün 70’leri geçmiştir. Elbette bunlar ortalama değerler. İç savaşların, ağır çalışma koşullarının ve güvencesizliğin yüksek olduğu ülkelerde ortalama yaşam süresi kolaylıkla 5..]]> Mon, 11 Mar 2013 11:15:30 +0400 Çin malı kalkınma https://www.evrensel.net/yazi/50628/cin-mali-kalkinma https://www.evrensel.net/yazi/50628/cin-mali-kalkinma? Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, kişi başına milli gelirin 2015 yılında 13 bin doları aşacağını ve bu rakamın Dünya Bankasının tasnifinde “zengin ülkeler” sınıfına girmek için eşik kabul edildiğini söyledi. Öncelikle şunu söyleyelim ki, Dünya Bankasının “zengin ülkeler” diye bir tasnifi yok. Ülkelerin kişi başına düşen gelirlerine göre sıralandığı bir cetveli var. Örneğin bakanın “zengin ülkeler” dediği Yüksek Gelirli Ülkelerin ortalama kişi başına geliri 2009 yılında 37 bin 566 olmuş. Demek ki 13 bin dolarlık kişi başına gelirin üçe katlanması gerekir ki, yüksek gelirli ülkeler “cemaatine” girilsin! *** Kalkınma, ölçüm araçlarının çeşitliliği ve öznelliği nedeniyle sınırlarının belirlenmesi en güç olan konulardan biri. Bu nedenle, sıklıkla büyüme-gelişme ve kalkınma kavramları da birb..]]> Mon, 04 Mar 2013 11:42:47 +0400 Domuz bağı https://www.evrensel.net/yazi/49350/domuz-bagi https://www.evrensel.net/yazi/49350/domuz-bagi? Son birkaç haftadır kapitalist ekonomilerde konuşulan en önemli konu “kur savaşları” oldu. Geçtiğimiz haftasonu düzenlenen G-20 zirvesinde de konu masaya yatırıldı. Karşılıklı bağımlılığın aşırı ölçüde arttığı “küresel piyasalarda” bir ülkenin hamlesi diğerlerini dolaysız biçimde etkileyebiliyor. Hal böyle olunca da uluslararası kapitalist düzenlemeci toplantılar (G-8, G-20, IMF, Dünya Bankası, Ekonomik Forum gibi) ülkelerin birbirini tarttığı ve başroldekilerin küçük ülkeleri hizaladığı etkinliklere dönüşüyor. *** Daha önce de üzerinde durmuştuk: 2008 krizinin ilk tetikleyicisi ABD ile Çin arasında 2006 yılında ortaya çıkan kota ve kur restleşmelerinden kaynaklanmıştı. ABD, Çin ithal ürünlerine sınırlama getirmiş hemen ardından Çin’de kademeli olarak elindeki ABD dolarlarını satacağını ve ticar..]]> Tue, 26 Feb 2013 10:33:46 +0400 Beklentileri yönetmek https://www.evrensel.net/yazi/48154/beklentileri-yonetmek https://www.evrensel.net/yazi/48154/beklentileri-yonetmek? Dün ocak ayı enflasyon oranları açıklandı. TÜİK’in verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ocak ayında yüzde 1.65 oranında arttı. Yıllık bazda ise artış yüzde 7.31 oldu. İki oran da beklentileri bir hayli aşıyor. Ocak ayı enflasyon beklentisi ortalama yüzde 1.12 düzeyindeyken, yıllık enflasyon beklentisi yüzde 6 civarındaydı. Acaba beklentiler mi normalden düşüktü yoksa gerçekleşen mi “normal”i aşıyor? Toplam harcamalarımızın yaklaşık yüzde 60’ını gıda ve alkolsüz içecek harcamalarımız oluşturuyor. Ocak ayında sebze-meyve fiyatlarında ortalama yüzde 40 düzeyinde artış oldu. TÜİK verisiyle bir kaç örnek: Domates fiyatı yüzde 51.26, patlıcan fiyatı yüzde 47.72, kabak fiyatı yüzde 45.85 arttı. Toplam harcamalarımızın yüzde 60’ını oluşturan gıda ürünlerinin fiyatı yüzde 40 düzeyinde artarken a..]]> Mon, 04 Feb 2013 10:36:32 +0400 Taşeron Cumhuriyeti olmasın! https://www.evrensel.net/yazi/47563/taseron-cumhuriyeti-olmasin https://www.evrensel.net/yazi/47563/taseron-cumhuriyeti-olmasin? Pazar günü Zonguldak, 1991’den sonraki en kitlesel işçi mitinglerinden birine ev sahipliği yaptı. Özelikle son yıllarda yoğunlaşan taşeronlaşmanın iş cinayetlerini beslediği ortamda işçi ölümleri “sıradanlaşmaya” başladı. İşte bu sıradanlığa sıra dışı bir cevap oldu Zonguldak mitingi. Birçok sendikanın, demokratik kitle örgütünün ve siyasi çevrenin katıldığı miting, özel olarak taşeron sistemine ve genel anlamda kapitalist üretim boyunduruğuna karşı işçi sınıfının birlik ve mücadele azmini gösterdi. *** Mitingin çağrıcısı GMİS (Genel Maden İşçileri Sendikası) Başkanı Eyüp Alabaş ile mitingi ve sonrasını konuştum. Alabaş, mitingin coşkusunun kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Zonguldaklı işçilerin de yoğun destekten memnun kaldığını söyledi. Sözü taşeron ocaklardaki iş cinayetlerine getiriyordum ki Başkan sözüm&uu..]]> Mon, 28 Jan 2013 10:46:58 +0400 Anayasal hak olarak güvencesizlik https://www.evrensel.net/yazi/46965/anayasal-hak-olarak-guvencesizlik https://www.evrensel.net/yazi/46965/anayasal-hak-olarak-guvencesizlik? 1982 Anayasasının temel dokusu TİSK’in 1982 nisan ayında düzenlediği genel kurulda oluşmuştu. Genel kurulda belirlenen hedeflerin neredeyse tamamı 1982 Anayasası ile birlikte “anayasal” güvence altına alınmıştı. Grev yasaklarından genel olarak ekonomik ve sosyal hakların daraltılmasına kadar geniş bir yelpazede Anayasa, işçi sınıfı ve emekçiler için cendereye dönüştürülmüştü. Şimdi “yeni Anayasa” için kollar sıvanmış durumda. Toplumun farklı kesimlerinin farklı beklentileri var. En önemlisi kaybedilmemeye çalışılan umut var. Ancak, yeni anayasanın sınıfsal konumlanışı konusunda pek “yeni” bir şey yok! *** AKP, Anayasa Uzlaşma Komisyonuna mevcut anayasanın “Kamu hizmeti görevlileri ile ilgili hükümler” başlığı altındaki 128. Maddesinin değiştirilmesiyle ilgili teklif sunmaya hazırlanıyor. 1982 Anayasasının 128. Maddesi şöyle: “D..]]> Mon, 21 Jan 2013 11:34:26 +0400 Mum ışığında gölge oyunu https://www.evrensel.net/yazi/46407/mum-isiginda-golge-oyunu https://www.evrensel.net/yazi/46407/mum-isiginda-golge-oyunu? A. Babacan, The Banker isimli mecmuanın Erdem Başçı’yı “yılın merkez bankası başkanı” seçmesinin toplumda yeterince kutlanmamasına kızmış: “Dünya bunu görüyor, olanı biteni görüyor ama muhalefet ve bazı kesimler hâlâ bunu göremiyor” demiş. *** Hazine, 2012 yılı içerisinde Türkiye’nin kredi notunu düşüren kredi ve derecelendirme kuruluşu Standart&Poors’un (S&P) sözleşmesini uzatmama kararı almış. Anlaşmalı olduğu ikinci kredi kuruluşu olan Moody’s ile anlaşma yenilenmiş. Elenen S&P yerine geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin kredi notunu yükselten Fitch ile sözleşme imzalamış. *** Bu iki olayın ortak noktası; ikisinde de gerçek gibi görünenin aslında gölgeden ibaret olduğudur. Bize; iyi, kötü, başarılı, başarısız gibi görünen birçok şey mum ışığında raks eden parmakları..]]> Mon, 14 Jan 2013 11:20:16 +0400 Teknoloji: Yapmayı bildiğimiz şey https://www.evrensel.net/yazi/45193/teknoloji-yapmayi-bildigimiz-sey https://www.evrensel.net/yazi/45193/teknoloji-yapmayi-bildigimiz-sey? Teknoloji kelimesi, Yunanca “sanat” ve “bilmek” sözcüklerinin bileşiminden meydana gelmiştir. Bilme sanatı da diyebiliriz. Kelime kökünü biraz daha zorlarsak “yapmayı bildiği şey” anlamı da çıkar. İşte bugünkü teknoloji tam olarak toplumların yapmayı bildiği şeyleri anlatır. Örneğin yaşamını kanolarıyla Nil nehrinde balık avlayarak sürdüren toplulukların yapmayı bildiği şey (teknolojisi) balıkçılıktır. Ortadoğu’daki çatışma alanlarına silah üreten ülkelerin yapmayı bildiği şey (teknolojisi) ise insan öldürecek silahları yapmaktır. Demek ki, biz neysek, nasıl yaşıyorsak, dünyayı nasıl anlamlandırıyorsak, kullandığımız ve/veya ürettiğimiz teknoloji de bizi; yani, bütün olarak bizim yaşamımızı, ideolojimizi, sınıfsal konumlanışımızı anlatıyor! *** Toplumlar ve sınıflar elbette her zaman kendi ürettiği veya seçtiği teknolojiyi..]]> Tue, 01 Jan 2013 05:27:42 +0400 Aynı gemidesiniz! https://www.evrensel.net/yazi/44548/ayni-gemidesiniz https://www.evrensel.net/yazi/44548/ayni-gemidesiniz? Geçtiğimiz hafta ülke tarihinin en büyük ikinci özelleştirme (blok satış) ihalesi yapıldı. Otoyol ve köprüler satıldı. Biliyorsunuz ihaleyi; Koç Grubu-Gözde Girişim Sermayesi (Ülker Grubu)-UEM Grup konsorsiyumu kazandı. İhale bedeli 5 milyar 720 milyon dolar oldu. İhale, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olan, yapım, bakım, onarım ve işletimini üstlendiği, bağlantı yolları ile birlikte, boğaz köprüleri ve tüm otoyolları kapsıyor. Yani şöyle başınızı çevirdiğinizde gördüğünüz her yer satılmış durumda. *** Durum çok normalmiş gibi muhalefet partilerinden ne bir ses var ne de seda! Bu da gösteriyor ki, özelleştirme adı altında yapılan bu tip blok satışlar konusunda iktidar ile muhalefet aynı geminin kaptanları! *** Son on yılda gerçekleştirilen satışlarla kamu işletmeleri tasfiye edildi. Yüzbinler ya işsiz kaldı..]]> Mon, 24 Dec 2012 11:08:40 +0400 İşsizler ordusu büyürken... https://www.evrensel.net/yazi/43934/issizler-ordusu-buyurken https://www.evrensel.net/yazi/43934/issizler-ordusu-buyurken? İşsizlik üzerine bu kaçıncı yazım bilmiyorum. Bildiğim bir şey var o da; birikim rejimi mevcut haliyle işlemeye devam ettikçe her gün yeni binler işini kaybedecek. Ama sorun bilmem kaç insanın işini kaybetmesinden daha büyük. TÜİK’in dün açıkladığı Eylül ayı işsizlik rakamlarına göre bir önceki yılın Eylül ayına göre işsiz sayısı 141 bin artarak 2 milyon 539 bin oldu. Elbette bu rakamlar “resmileştirilmiş” durumu yansıtıyor. Gerçek resim çok daha kötü. Bağımsız veri yayımlayan kurumlar işsiz sayısını 6 milyonun üzerinde tahmin ediyor. Açıklanan rakamlara 15 yaş altı ve 64 yaş üstü nüfus bulunmuyor. Ayrıca “çalışmak istemeyenler”de bulunmuyor. Örneğin kadınların işgücüne katılım oranı sadece yüzde 29. Bu demek oluyor ki 15 yaş üstü 27 milyon kadından sadece 8 milyonu iş arıyor. Avrupa &uu..]]> Mon, 17 Dec 2012 10:07:33 +0400 Sendikacılık tartışması: Her derde deva anti-kapitalizm! https://www.evrensel.net/yazi/43285/sendikacilik-tartismasi-her-derde-deva-anti-kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/43285/sendikacilik-tartismasi-her-derde-deva-anti-kapitalizm? Sanırım Özgür Müftüoğlu ile yaklaşık üç haftadır tartıştığımız “sendikacılık” meselesinde belli bir noktaya geldik. Özgür Hoca; “beyaz yakalı” olarak betimlediği: eğitimci, sağlıkçı, mühendis, sporcu, sanatçı, yargıç ve polislerin sendikalaşma eğilimlerinin umut verici olduğunu söylüyor. Ben de –genel olarak sendikalaşma çabasının olumlu olmasının yanında- esası unutmamak gerektiği ve sınıf mücadelesinin ileri unsurunun dün olduğu gibi bugün de işçi sınıfı olduğunu söylüyorum. Birbirine yakın şeyler. Yakın olmasının yanında sanırım hiç kimse “onlar sendikalaşsın bunlar sendikalaşmasın” demez. Buradaki esas problem –Özgür hoca ile de anlaştığımız- yeni üretim ilişkileri bütünü içerisinde en geniş halk kesimlerinin nasıl toplumsal muhalefetin birer unsuru olacaklarıdır. Ülkede..]]> Mon, 10 Dec 2012 11:23:52 +0400 Sendikacılık tartışması: Merhaba proletarya! https://www.evrensel.net/yazi/42640/sendikacilik-tartismasi-merhaba-proletarya https://www.evrensel.net/yazi/42640/sendikacilik-tartismasi-merhaba-proletarya? Özgür Hoca (Müftüoğlu) ile tartış(tır)maya çalıştığımız; sendikacılık, işçi sınıfı ve sınıf mücadelesi konuları elbette birkaç köşe yazısında derlenip toplanacak konular değildir. Bu tartışma ne ilktir ne de son olacaktır. Ancak, sınıf mücadelesinin büyük ölçüde sekteye uğradığı günümüz koşullarında konuyu tartışmanın zihin açıcı olabileceğini düşünüyorum. *** Elbette bu tartış(tır)ma çabasını benim ile Özgür Hocanın “karşılıklı atışması” gibi görenler de var. Örneğin sol cenah içinde tanınan bir internet sitesi, yazılardan -bir hevese kapılmış olacaklar ki- sadece Özgür Hocaya ait olanlarını yayınlayarak ne kadar derin bir tartışma kültürüne sahip olduğunu gösterdi. Oysa, bu konularda konuşarak anlaşamayacağım en son insanlardan biridir Özgür Hoca. Kaldı ki, kendisinin bu meseleler..]]> Mon, 03 Dec 2012 11:12:07 +0400 Sendikacılık tartışması https://www.evrensel.net/yazi/41939/sendikacilik-tartismasi https://www.evrensel.net/yazi/41939/sendikacilik-tartismasi? Özgür Müftüoğlu, 23 Kasım tarihli köşe yazısında (Sendikalaşma çabaları artıyor!) Türkiye’deki sendikalaşma eğilimleri, tarihsel olarak sendikaların temsiliyet güçlerinin zayıflamasının nedenleri ve bir sınıf bileşeni olarak “beyaz yaka”lıların sendikalaşma çabaları üzerinde duruyor. Yazıda özellikle kapitalist üretim sisteminin uluslararası yeniden yapılanma süreci ve bu sürecin işçi sendikaları üzerindeki olumsuz etkilerine vurgu yapılması önemli. Müftüoğlu yazısını şöyle bitiriyor: “Bundan sonra gereken yaka rengi (mavi ya da beyaz) ya da toplumsal işbölümü içindeki yeri ne olursa olsun, kendisini sınıfın içinde gören ve mücadele için sınıfın araçlarını kullanmayı seçen herkesin mücadelesinin ortaklaşması gerekir”. Açıkçası kulağa hoş geliyor! Ancak, konuyu biraz ..]]> Mon, 26 Nov 2012 11:33:57 +0400 YÖK istişareleri! https://www.evrensel.net/yazi/41331/yok-istisareleri https://www.evrensel.net/yazi/41331/yok-istisareleri? AKP’nin demokrasi anlayışı meselelerin istişare edilmesiymiş. Bunu geçen hafta öğrendik. YÖK’de şimdilerde bu tip egzantrik çabalar içerisine girdi. Sonuca hiç tesiri olmayacak olsa da “haydi herkes fikrini söylesin” turları atılıyor şimdi yeni YÖK yasa tasarısıyla ilgili. Bir yandan İTÜ’de asistan kıyımı devam ediyor. Olsun varsın! Konuşuyoruz ya yeter! *** Liberal-Muhafazakar siyaset kuramının kurucularından ve Adam Smith’in de esin kaynaklarından olan Edmund Burke “Halkın öz-yönetime değil, iyi bir yönetime sahip olma hakkı vardır” der. İşte bu yaklaşım bugün de liberal-muhafazakar politika yapıcılarının ve onların kuramsal alandaki destekçilerinin temel şiarıdır. Zaten “iyi” olan ne varsa yönetenler bilir! Dolayısıyla değiştirme çabasına girmek gibi bir gaflet içine düşmeye gerek yok! *** Bu demokrasicilik oyununun akıl..]]> Mon, 19 Nov 2012 11:04:05 +0400 Bölgesel birikim https://www.evrensel.net/yazi/40652/bolgesel-birikim https://www.evrensel.net/yazi/40652/bolgesel-birikim? Mecliste kabul edilen “13 İlde Büyükşehir Belediyesi Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile birlikte yerel kaynakların bölgesel birikim alanlarına aktarılmasının önü açıldı. Böylelikle, köylerin bir çoğu tarih olurken, yerel hizmet üreten birimlerin kaynakları da bölgesel ve merkezi idareye aktarılabilecek. *** Gerek Yerel Yönetimler gerekse de Kamu İhale Kanunu’nda defalarca yapılan değişiklikler ile “yerel hizmet” yerini “yerel pazar”a çoktan bırakmıştı. Temizlik “iş”lerinden, park-bahçe düzenlemesine, aydınlatmadan yollara kadar bir çok hizmet(yatırım) alanı özel kesim sermayeye ihale edilmeye başlanmıştı. Bu irili ufaklı taşeron şirketlerin yerel hizmetlere(!) talip olabilmesi için söz konusu hizmet işlerinin dişe dokunur olması gerekir. İşte yeni yasal d&..]]> Mon, 12 Nov 2012 11:10:09 +0400 YÖK bile az https://www.evrensel.net/yazi/40022/yok-bile-az https://www.evrensel.net/yazi/40022/yok-bile-az? Bugün 6 Kasım: YÖK’ün kuruluşunun yıldönümü. Aynı zamanda ülkede üniversiter yapının parçalandığı tarih! YÖK ile birlikte, iktidarın günlük politik çıkarlarına hizmet etmeyen üniversiteler ve birçok bilim insanı tek elden sisteme bağlanmaya çalışıldı. 2012 yılına geldiğimizde bu amacın büyük ölçüde gerçekleştirildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Ne neo-liberal saldırganlıkların ortaya çıktığı 80’lerde ne gladyo sisteminin yaygınlaştığı 90’larda ne de kapita-islamist birikim rejiminin geliştiği 2000’lerde üniversitelerden –birkaç “iyi adam” dışında- ne ses çıktı ne de soluk. *** Ülkenin içinden geçtiği bu en uzun 30 yıl boyunca sadece üniversite dışındaki dünya değil, üniversitelerin kendisi de kapitalist birikim sisteminin bir bileşeni oldu. Üniversite, k..]]> Mon, 05 Nov 2012 11:51:25 +0400 Fermanlı bilim https://www.evrensel.net/yazi/38860/fermanli-bilim https://www.evrensel.net/yazi/38860/fermanli-bilim? Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının açıkladığı “en girişimci 50 üniversite” endeksinde kendine yer edinen İTÜ; bulunduğu konumun hakkını verecek biçimde 10 araştırma görevlisinin iş akdine son verdi. İTÜ’nün yakında 72 araştırma görevlisinin daha işine son vereceği konuşuluyor. İTÜ yönetiminin bu tavrında; Yüksek Öğretim Kurulunun üniversitelere, 6111 no’lu kanuna dayanarak yüksek lisansta 3, doktorada 6 yılı tamamlamış ve mezun olmamış 50-d’li araştırma görevlilerinin ilişiklerinin kesilmesi gerektiği konusunda gönderdiği “görüş” yazısı etkili olmuşa benziyor. *** Doğrudan iletken olarak YÖK, bir süredir Yüksek Öğretim Yasasının boşluklarını yayımladığı tebliğ ve “tavsiye kararları” ile doldurmayı tercih ediyor. Durum vahim. Tam anlamıyla bir mahalle baskısı var. Geçenlerde bir rektör ile konuştuk. Diya..]]> Mon, 22 Oct 2012 13:22:28 +0400 Yeni YÖK yine YÖK https://www.evrensel.net/yazi/38242/yeni-yok-yine-yok https://www.evrensel.net/yazi/38242/yeni-yok-yine-yok? Yüksek Öğretim Kurulu bir süredir yeni bir yükseköğretim yasa taslağı için çalışıyor. Bu taslak ile birlikte bilimsel üretim alanları olan üniversitelerin YÖK’ün kuruluşu ile birlikte büyük ölçüde ortadan kaldırılan özerkliği tamamen rafa kaldırılmış oluyor. Yeni YÖK taslağı eğer bu haliyle kabul görür ve yasalaşırsa bilimsel üretim alanları dolaysız biçimde sermaye birikimini olanaklı kılacak biçimde yapılandırılacak. Bir süredir uygulanan “üniversite-sanayi işbirliği”, “girişimci üniversite”, “teknokent-teknopark projeleri” artık bilim insanının inisiyatifinden çıkartılıp birer zorunluluk haline gelecek. Elbette bu duruma dünden razı olanlar var. Geçtiğimiz hafta Bilim, Sanayi ve Teknoloji bakanı en girişimci 50 üniversiteyi açıkladı. Bu üniversitelerin yönetimler..]]> Mon, 15 Oct 2012 10:54:43 +0400 Her savaş sınıfsaldır https://www.evrensel.net/yazi/37789/her-savas-sinifsaldir https://www.evrensel.net/yazi/37789/her-savas-sinifsaldir? Kapitalist üretim tarzını kendinden öncekilerden ayıran temel özellik üretimde makinanın kullanımıyla birlikte ihtiyacın üzerinde üretimin yapılmasının “olanaklı” kılınmış olmasıdır. İhtiyacı aşan üretimin sürdürülebilirliği realizasyon sorununu da beraberinde getirir. Yani üretilen emtianın satış sorunu. Kimin kime neyi satacağı pazardaki konumuna ve rekabet üstünlüklerine bağlıdır. Söz konusu aşırı üretim, hem kapitalist devrevi krizlerin sebebi hem de bu krizlerden çıkış için kullanılan anahtardır. 2008 kapitalist dünya krizinin ortaya çıktığı günlerden itibaren sıklıkla üzerinde durduğumuz şey; krizin aşılmasının yegane yolunun krizin yükünün kademeli biçimde geç kapitalist ülke halklarının sırtına yüklenmesi olduğudur. Öncelikli olarak erken kapitalist ülke devletleri “kurtarma” adı altında tri..]]> Mon, 08 Oct 2012 11:38:00 +0400 Sürpriz zam! https://www.evrensel.net/yazi/37344/surpriz-zam https://www.evrensel.net/yazi/37344/surpriz-zam? Günlerdir medya AKP kongresine kilitlenmişti. Herkes başbakanın sürprizlerini bekliyordu. Nihayet kongre günü geldi. Ayılan bayılan mı dersiniz, hüngür hüngür ağlayan mı istersiniz; hepsi mevcuttu. Başbakan’ın 57 sayfalık konuşmasının yaklaşık yarısı “siz de hoşgeldiniz”e ayrılmıştı. Sonuç olarak “yeni demokrasimizin” kodları da gözler önüne serildi. Yeni dönem, yeşil kuşak sevdasının (Sünni müslüman) artarak devam ettiği, içte ve dışta hasmane politikaların “kararlılıkla” sürdürüleceği günler içerecek. Bunda sürpriz yoktu! Bir ara Aşık Veysel türküsü çalındı hoparlörlerden. Hayır bu da sürpriz olamazdı. Acaba başbakan görevi mi bırakacaktı? Öyle bir durum da yoktu. Hem ağlarım hem giderim misali, 2071 projeksiyonu eşliğinde genel başkanlığa adaydı Erdoğan. Kürt sorunuyla ilgili..]]> Tue, 02 Oct 2012 05:07:23 +0400 Ekmek meselesi https://www.evrensel.net/yazi/36884/ekmek-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/36884/ekmek-meselesi? Ülke ekonomisinin iflasın eşiğine gelmiş olmasının arkasında; popülist ve kayırmacı politikaların yanı sıra son dönem izlenen hasmane iç ve dış siyaset adımları da yatıyor. Atılan her bomba, sınırlara konuşlandırılan her birlik, sıkılan her kurşun, uçan her uçak ülke kaynaklarının kaybolup gitmesine neden oluyor. Kazananlar yok mu? Var elbette: Silah tekeli ülkeler, savunma sanayii... *** Ülke ekonomisinin içine girdiği çıkmazın çözümü için atılan adımlar da çözümsüzlüğü artıracak cinsten. Bir yandan geçtiğimiz cumartesi resmi gazetede yayımlanan karar ile motorin, alkollü içecekler, otomotiv üzerinden alınan ÖTV’nin artırılması öte yandan da tüm mal ve hizmetlerde uygulanan yeni zamlarla başarısızlığın faturası yine geniş halk kesimlerine kesildi. *** Burjuva basınının kukla kalemleri bile içine girilen kriz ..]]> Mon, 24 Sep 2012 10:34:27 +0400 Yolun sonu https://www.evrensel.net/yazi/36433/yolun-sonu https://www.evrensel.net/yazi/36433/yolun-sonu? Bir süredir ekonominin içine girdiği kriz ortamı hükümet yetkililerince “yumuşak iniş” olarak tanımlansa da Maliye Bakanlığının iğneden ipliğe zam yapılacağı yönündeki açıklaması ve bu konuda hazırlanan yasa taslağı durumun pek “yumuşak” olmadığını gösteriyor. Daha bir kaç ay önce kırk gün kırk gece eğlenceleriyle açıklanan “yeni” teşviğin de -öngördüğümüz gibi- sadece batı bölgelerindeki sermaye gruplarını palazlandırmaya yaradığı da ekonomik verilerle ortaya çıktı. 20 Haziranda yürürlüğe giren yeni teşvik paketinin ardından açıklanan temmuz ayı başvuru sayılarına göre geçen yıl 300 adet düzenlenen yatırım teşvik belgesi, bu yıl 401’e çıktı. Fakat yatırım tutarında geçen yılın temmuz ayında 5 milyar 314 milyon TL olan yatırım tutarı, bu yılın aynı döneminde 4 milyar 195 milyon TL ol..]]> Mon, 17 Sep 2012 10:33:14 +0400 Köleliğe doğru https://www.evrensel.net/yazi/35611/kolelige-dogru https://www.evrensel.net/yazi/35611/kolelige-dogru? Sendikal örgütlenme hakkı, sekiz saat işgünü hakkı, kadın ve çocuk işçilerin ağır işlerde çalıştırılmaması hakkı, toplu iş sözleşmesi (TİS) hakkı, sigorta hakkı, iş güvencesi hakkı, aile ve sosyal yardım hakları, kıdem tazminatı hakkı... Günümüz Türkiye’sinde yukarıda sıraladığımız haklar teker teker hak olmaktan çıkıyor. Bu el koyma durumu kimi zaman çıkartılan yasalar veya mevcut çalışma yasasına getirilen ek maddelerle çoğu zaman ise fiili engellerle ortaya çıkmaktadır. Örneğin, kıdem tazminatının gasp edilmesine yönelik yasa tasarısı “uygun ortam” bulununca gündeme gelecektir. Çalışma süreleri yasalarla esnetilmiştir. Ağır işlerde çalışma koşulları olumsuz yönde genişletilmiştir. İş güvencesi hak olmaktan neredeyse çıkmıştır. TİS görüşmelerinin, sendika yasasında yapılacağı iddia edilen değişiklikle..]]> Mon, 03 Sep 2012 11:06:28 +0400 Orta saha kalabalık! https://www.evrensel.net/yazi/35206/orta-saha-kalabalik https://www.evrensel.net/yazi/35206/orta-saha-kalabalik? Gırtlağına kadar pisliğe batmış futbol dünyasının içerisinde bu pisliklere devrimci bir uslanmazlıkla direnmiş Metin Kurt’un ölümü elbette onu tanıyan veya yaptıklarını bilen hemen herkesi çok üzdü. Burjuva medyası ve bir kısım küçük burjuva sol çevreler Metin Kurt’un “yalnızlığı” üzerinden bir garip “ölüm romantizmi” içerisine girdiler. Metin Kurt şu an hayatta olsaydı muhakkak ilk o gülerdi yazılanlara. O, ne olduğunu bildiği gibi ne olmadığını da çok iyi biliyordu. Türkiye’de futbolun kâr alanına dönüşümünü tek başına engelleyemeyeceğini bildiği gibi bir sınıf atlama düşü olarak topçuluğun nasıl bir “yalan dünya” olduğunu da iyi biliyordu. Hatta bunu herkesten iyi biliyordu. O futbol dünyasını emek-sermaye ilişkisi üzerinden tanımlıyor: Kulüp veya yeni hall..]]> Mon, 27 Aug 2012 10:34:23 +0400 Ölümü seyretmek https://www.evrensel.net/yazi/34421/olumu-seyretmek https://www.evrensel.net/yazi/34421/olumu-seyretmek? Birkaç yıl önce D-100 karayolunda bir kaza olmuş trafik durma noktasına gelmişti. Trafik sadece kazanın olduğu şeritte değil karşı şeritte de akmıyordu. Kaza yapan araçları gören sürücüler kaza alanına yaklaşınca araçlarını yavaşlatıp meraklı gözlerle “manzarayı” seyrediyor ve böylelikle arkadalarında seyir için sıraya giren yüzlerce aracın birikmesine de vesile oluyorlardı. Kaza gerçekten ağırdı; can kayıpları olduğu anlaşılıyordu. Birden yanımda bitiveren biri “gafası gopmuş mu gopmuş mu?” diye sordu bana. Sonra farkettim ki tüm trafiktekilerin ilgi ve merakı aslında aynı temele dayanıyor: “O’na birşey oldu mu?”. İşte bu soru duyarsızlaşmanın ve dahası kendi içinde bulunduğu durumu başkasının kötü hali üzerinden temize çekme çabasının ürünüydü. Kazada yaralanan veya ölenlerden daha acınası halde olan on..]]> Mon, 13 Aug 2012 17:01:11 +0400 Sivrisinek Saz https://www.evrensel.net/yazi/33981/sivrisinek-saz https://www.evrensel.net/yazi/33981/sivrisinek-saz? İSMMO’nun (İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası) yayımladığı raporda son beş yıl içerisinde tüketici kredilerinin yüzde 154 artışla 172 milyar TL’ye eriştiği belirtiliyor. Yani halkımız elde ettiği gelirle geçinemiyor ve bu durum yıllar geçtikçe daha da ağırlaşıyor. Bir yandan bunlar olurken öte yandan Maliye Bakanı M. Şimşek katıldığı bir radyo programında milletvekili emeklilerinin aylıklarına bir gecede yapılan yüzde 45’lik zamma tepkilerin “haksızlığından” dem vuruyor. Diğer bir köşede ise 3.1 milyar TL’lik yatırım teşvike bağlanıyor. Denizcilik sektörüne ise doğrudan 2.7 milyar TL’lik teşvik veriliyor. *** Savaşın bir bilgisayar oyunu olduğunu düşünen ve kendini darı ambarında sanan kitleler içinden geçtiğimiz günlerde malum gündem maddeleriyle uyutuladursun atı alan Üsküdar’ı geçiyor geçmekle de..]]> Mon, 06 Aug 2012 13:30:38 +0400 Parasız eğitim mümkün mü? https://www.evrensel.net/yazi/33105/parasiz-egitim-mumkun-mu https://www.evrensel.net/yazi/33105/parasiz-egitim-mumkun-mu? Başbakanın geçtiğimiz hafta içerisinde üniversite harçlarının kalkabileceğine yönelik imaları başta iktidar yanlısı yayın organları olmak üzere tüm burjuva medyasında büyük bir coşkuyla karşılandı. Konu AKP’nin ‘parasız eğitim’ getirdiği iddiasıyla işlendi. Oysa, devlet üniversitelerinde harçlar kalksa da anaokulundan itibaren ‘yardım’ adı altındaki zorla toplanan haraçlar durdukça, haracı ödeyemeyen veliler okul camını silerken yere düşüp öldükçe, haraç ver(e)meyen öğrencilere karne bile verilmedikçe, staj adı altında meslek lisesi ve meslek yüksek okulu öğrencileri kölelik çarklarında sömürüldükçe, ‘meslek lisesi memleket meselesi’ diyerek bu okullar sermaye gruplarının iş laboratuvarlarına dönüştürüldükçe, üniversiteler ‘gir..]]> Mon, 23 Jul 2012 09:55:37 +0400 Müslüman solculuk https://www.evrensel.net/yazi/32710/musluman-solculuk https://www.evrensel.net/yazi/32710/musluman-solculuk? Bir iktidar çatışması sonucu Saadet Partisi’nden ayrılan bir grup, kendisine “Müslüman sol” diyen birkaç ismi de yanlarına alarak Halkın Sesi Partisi’ni (HSP) kurdular. Görünüşte “alternatif” olma iddiasıyla yola çıkan HSP ne kendi geliştiği tabanında ne de “Müslüman sol” tayfasında önemli bir heyecan yaratmadı. Parti ilk kurulduğunda tüzüğündeki ekonomi hedeflerine baktım. Açıkçası bir “cacık” olmayacağı belliydi. Her ne kadar bir süre sonra tekrar baktığımda bazı hedeflerin değiştiğini gördüysem de (muhtemelen HSP’ye katılan az sayıdaki sosyalist ve eski sosyalistin katkısı) yine de bana heyecan vermedi. *** Partinin iki yıllık ömrü daha ziyade yerel ve kişisel siyasi bağlantılar üzerinden gelişti. Ülke gündemine ilişkin çıkışlar ise Mehmet Bekaroğlu ve çevresinde toplanan bir..]]> Mon, 16 Jul 2012 13:38:09 +0400 Kırpıp kırpıp yıldız yapmak https://www.evrensel.net/yazi/31947/kirpip-kirpip-yildiz-yapmak https://www.evrensel.net/yazi/31947/kirpip-kirpip-yildiz-yapmak? Kapitalist üretim ilişkilerinin tahakküm alanı gün geçtikçe artıyor. Dünün sükseli meslekleri bugünün proleterleşme alanları oluyor. Bu ışığı silikleşen mesleklerin başında da mühendislik geliyor. Mühendislik, bilim ve teknolojinin bir arada görünür olduğu yegâne alan. Bu haliyle de üretim ilişkilerinde ve hatta üretim araçlarında ortaya çıkan farklılaşma hem mühendislerin elinden çıkıyor hem de ilk elden onları etkiliyor. Bu etkileme hali bazı dönemlerde göreli olarak korunaklı bir alan yaratırken, tarihsel akış içerisinde yerini güvencesizliğe bırakıyor. *** Bahsettiğimiz meslek yapıntılar üzerinde yükseliyor. Kapitalizm içerisinde yükselen her yapı, eşitsizliği beslediği için her yıkımda veyahut alt-üst oluşta ilk atta kalanlar yapıcılar oluyor. Bugünün neo-taylorist üretim biçimlerinde..]]> Mon, 02 Jul 2012 10:00:55 +0400 İrin, kin ve kan https://www.evrensel.net/yazi/31542/irin-kin-ve-kan https://www.evrensel.net/yazi/31542/irin-kin-ve-kan? 2001 yılında Kemal Derviş önderliğinde ve uluslararası düzenlemeci kurumların yönlendirmesiyle hazırlanan ekonomik program (Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı-GEGP) ülkede eşitsiz gelişime dayalı bir sermaye birikimi sisteminin kalıcı hale getirilmesini amaçlamaktaydı. Program, -24 Ocak 1980 Kararlarında olduğu gibi- salt “istikrar programı” özelliği göstermeyip aynı zamanda yapısal bir dönüşüme de işaret etmekteydi. Temel hareket noktasını “verimliliğe dayalı büyüme” ve istihdam sorununun göz ardı edilmesi oluşturan GEGP 2002 yılında iktidara gelen AKP tarafından da büyük bir kararlılık ve biat içerisinde uygulanmıştır. Uygulanmıştır, çünkü bu ekonomik sistem hızlı bir sermaye birikimini olanaklı kılmaktadır. *** Toplumsal ilişki biçimi olarak sermaye ve sermaye birikim süreci, doğasında eşitsizliği barındırmaktadır. Bu eşitsizli..]]> Mon, 25 Jun 2012 10:39:13 +0400 İstikrarcılık https://www.evrensel.net/yazi/31097/istikrarcilik https://www.evrensel.net/yazi/31097/istikrarcilik? Haftasonu yenilenen Yunanistan seçimlerinden Yeni Demokrasi Partisi yüzde 29.6 oy oranıyla birinci, SYRIZA yüzde 26.8 ile ikinci ve Pasok da yüzde 12.2 üçüncü sırada yer aldı. Bu tablo, AB’nin Yunanistan halkı için reva gördüğü “kemer sıkma” politikalarına bağlı kalacağına söz veren Yeni Demokrasi Hareketi ile Pasok’un koalisyon iktidarını olanaklı kılıyor. Burjuva basınında seçim sonuçları, “Yunanistan halkı istikrarı seçti”, “Yunanistan’da maceraya prim yok” gibi başlıklarla verildi. Bu seçim sürecinde de burjuva basını ve düzenin bekçisi analistler sürekli olarak SYRIZA’nın nasıl bir “tehdit” olduğunu anlatıp durdu. Hatta seçimden bir gün önce SYRIZA’nın gizli planlar içerisinde olduğunu bile duyurdu. Kullanılacak bütün dezenformasyon yöntemleri ku..]]> Mon, 18 Jun 2012 10:43:32 +0400 Kurtarmacılar ve gerçek kurtuluş https://www.evrensel.net/yazi/30699/kurtarmacilar-ve-gercek-kurtulus https://www.evrensel.net/yazi/30699/kurtarmacilar-ve-gercek-kurtulus? Geçtiğimiz gün İspanya’da malumun ilanı gerçekleşti. AB’den 100 milyar avroluk kurtarma fonu talep eden İspanya, bu parayla kendi finans sisteminin zararlarını karşılamayı planlıyor. Elbette bu kurtarma operasyonunun bedeli geniş halk kesimlerinden; ücret gelirlerinin baskılanması, vergi yükünün artırılması ve sosyal güvenlik harcamalarının düşürülmesi yoluyla karşılanmaya çalışılacak. Aslında İspanya -diğer kapitalist ülkeler gibi- bir süredir gelirleri baskılayıcı politikaları uyguluyor. İspanyalı emekçiler ve sendikalar da tepkilerini dile getiriyor. Bir yandan bu tepkiler var ama bir yandan da ‘kurtarmacılar’ -benzer koşullarda olan tüm ülkelerde olduğu gibi-, akbabalığa soyunmuş durumda. ‘İstikrar’ın sağlanması için herkesin(?) dişini sıkması gerektiğini salık veriyorlar. Ne kadar da tanıdık tepkiler değil mi? Türkiye işçi sınıfı ve e..]]> Tue, 12 Jun 2012 03:44:10 +0400 Vicdanlar parçalanırken… https://www.evrensel.net/yazi/30237/vicdanlar-parcalanirken https://www.evrensel.net/yazi/30237/vicdanlar-parcalanirken? 12 Eylül referandumunda evet oyu kullananların -AKP taraftarları dışında- büyük kısmı, bu ‘kutsal’ ittifakın gerekçesi olarak, 12 Eylül darbesinin sorumlularıyla ve yasalarıyla hesaplaşılacağı iddiasında bulundular. Fazla değil iki yıl geçmeden referanduma sunulan Anayasa maddelerindeki değişiklikler ve uygulama örnekleri ile meselenin 12 Eylül ile hesaplaşmak değil tam tersine onu da aşan uygulamaların hayata geçirilmesi olduğunu gördük. Öyle ki, iktidar partisi ve yandaşları bir yandan sözüm ona demokrasi havariliğine soyunurken aynı anda şiddette bir tasfiye sürecinin de içerisine girdiler. Her muhalefet odağı, devletin ve kurumlarının içinde geçmişten kalmış tüm ‘tehditleri’ itinayla sistem dışına gönderdiler. AKP’nin ‘ustalık’ döneminde ortaya çıkan bu uygulamaların hareket noktasını 12 Eylül referandumu ve ge&c..]]> Mon, 04 Jun 2012 11:03:25 +0400 Paçavra https://www.evrensel.net/yazi/29425/pacavra https://www.evrensel.net/yazi/29425/pacavra? İngiltere Maliye Eski Bakanı Ken Clarke, Sky News’e verdiği mülakatta Avrupa Bankacılık sisteminin paçavraya döndüğünü söylemiş. Clarke, Avrupa Birliği ülkeleri ve Yunanistan için daha fazla denetim ve kontrolün gerekliliğinden bahsediyor. Söylediklerinin şöyle bir önemi var Clarke’ın; o bunları söylerken İngiltere’nin mevcut Başbakanı David Cameron, Camp David’deki G-8 zirvesinde Obama’nın harcama artırıcı politika önerisine destek veriyordu. Clarke, daraltıcı politikalardan uzaklaşmanın kapitalist sistemin risklerini artırdığını ve sistemi paçavraya döndürebileceğinden dert yanıyor. Başbakanı Cameron ise daralmanın yarattığı sıkışmadan şikayetçi. Yani yukarı tükürse bıyık aşağı tükürse sakal durumu. Hatırlayacaksınız, 2008 Dünya Kapitalist krizi sonrası tertiplenen tüm uluslararası düzenlemeci toplantılarda (G-8, D&uu..]]> Tue, 22 May 2012 02:33:50 +0400 Dereceli ideoloji https://www.evrensel.net/yazi/28956/dereceli-ideoloji https://www.evrensel.net/yazi/28956/dereceli-ideoloji? Kredi derecelendirme kuruluşu Standart&Poors (S&P) 1 Mayısta Türkiye’nin BB+ olan kredi notunu “azalan dış talep ve cari açık” gerekçesiyle BB’ye düşürdü. BB+, BB ve BB- notları S&P’nin derecelendirme sisteminde “yatırım yapılamaz-spekülatif” anlamına geliyor. Yeni notun şöyle bir kritik önemi var: Eğer not aşağı değil de yukarı doğru çıksaydı Türkiye S&P karnesinde “Alt orta sınıf” içerisinde yer alacak ve “yatırım yapılamaz” olmaktan çıkacaktı. Ama öyle olmadı. Bu yeni notla birlikte Türkiye “yatırım yapılamaz” konumunu “sağlamlaştırmış” oldu. İşte bu sebeple S&P’nin bu raporu çok tartışıldı. Öncelikle Başbakan not kararını, “S&P bir açıklama yaptı, ben bunu çok garipsedim. Pozitifte olan Türkiye durağana indiriliyor. Neye göre indiriyorsun..]]> Mon, 14 May 2012 11:57:00 +0400 Psikolojik değil ideolojik! https://www.evrensel.net/yazi/28523/psikolojik-degil-ideolojik https://www.evrensel.net/yazi/28523/psikolojik-degil-ideolojik? AKP hükümetinin Milli Eğitim okullarında zorunlu süt dağıtımı yüzlerce çocuğun zehirlenmesine neden oldu. Bırakın demokratik falan olmayı sıradan yani 195 ülkeden herhangi birinde bu olay muhtemelen dağıtıma konu olan ihalenin iptali ve sorumlulara soruşturma açılmasıyla sonuçlanırdı. Ama burası Türkiye! Yok öyle! Önce, dalga geçer gibi gerine gerine bozuk süt terörizmine maruz kalmış çocuklara sataşılır, ardından kamera ve mikrofon gören her “yetkili” hızını alamayıp sağlık konusundaki “derin” bilgilerini halkın suratına suratına tıksırır! Tüm bu “en iyi savunma saldırıdır” aymazlığının en damıtılmış hali ise çocukların psikolojik olarak sütten etkilendiklerinin söylenmesi oldu. Doğrudur bu ülkenin çocuklarının çoğu süt içmeden büyür! Çoğu İstanbul’da yaşar ama denizi görmeden yaş..]]> Mon, 07 May 2012 10:53:36 +0400 Birlik, mücadele ve dayanışma https://www.evrensel.net/yazi/28108/birlik-mucadele-ve-dayanisma https://www.evrensel.net/yazi/28108/birlik-mucadele-ve-dayanisma? Bugün işçi sınıfının, emekçilerin, yoksul halk kesimlerinin ve her türlü ayrımcılığa maruz kalan milyonların Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü… Bugün 1 Mayıs! Kutlu olsun! *** Bugün 1 Mayıs’ı adına yakışır biçimde; birlik, mücadele ve dayanışma ile kutlamak, mevcut sınıfsal, sosyal, ekonomik, dinsel, kültürel ve cinsel sömürü çarklarının çanına ot tıkamanın en önemli adımıdır. Ancak, içinde yaşadığımız dönem; kıdem tazminatı ve emeklilik hakkı da dahil olmak üzere tüm sosyal ve ekonomik kazanımlara el konulmakta olduğu, doğanın acımasızca katledildiği, sağlık sisteminin neredeyse lağvedildiği, bilimseli geçtik parasız eğitim hakkının ortadan kaldırılmakta olduğu, üstyapı kurumlarının yeniden dizayn edildiği, halkın gündeminin iktidar partisi ve onun en yakın destekçisi muhalefet partileri tarafından adeta orta oyunu t..]]> Mon, 30 Apr 2012 10:20:23 +0400 Çocuk https://www.evrensel.net/yazi/27632/cocuk https://www.evrensel.net/yazi/27632/cocuk? Dün yine saçı sıfıra vurulan çocukların ülkesinde, onları temsilen(!) birkaç çocuk muhterem büyüklerinin koltuğunda oturup onların sabrını zorladı. TRT Konya’da program yaptı, mülki ve idari yöneticiler şefkatlerini gösterdi ve bu yıl da 23 Nisan kazasız belasız atlatıldı! Oysa büyüklerin koltuğuna oturmaktansa kendi çocukluklarını yaşayabildikleri bir ülke daha iyi olmaz mı? 2012 Türkiye’sinde; Yüz binlerce çocuk, aç uyuyup aç uyanıyor yeni güne, Yüz binlercesi ebeveynleri ve sosyal çevrelerinin şiddetine, tacizine maruz kalıyor, Binlercesi, parmaklıklar ardında tutuluyor… *** Birleşmiş Milletler Örgütü, 1954 yılında düzenlediği toplantıda ekim ayının ilk pazartesi gününü “Dünya Çocuk Günü” olarak kabul etti. Dünya Çocuk Günü Birleşmiş Milletler..]]> Mon, 23 Apr 2012 09:59:48 +0400 Takla atanlar https://www.evrensel.net/yazi/27168/takla-atanlar https://www.evrensel.net/yazi/27168/takla-atanlar? 1999 yılında 4447 ve 1415 sayılı yasalarda yapılan değişikliklerle çalışanlar için emeklilik bir anlamda hak olmaktan çıkarılmıştı. Emeklilik için prim ve çalışma süresi dışında yaş sınırı da getirildi. Böylelikle, kazanılmış bir hak olan emeklilik ile yaşlılık durumu birbirinin içine geçirilmiştir. Bu bulanıklaşma, daha sonraki yıllarda AKP iktidarı tarafından gerçekleştirilen ve sosyal güvenliği neredeyse yok eden düzenlemelerin de kapısını aralamış oldu. Son seçim vaatlerinden biri kıdem tazminatını fona devretmek olan AKP, şu günlerde düğmeye basmış durumda. Öncelikle sözde(!) sosyal çevrelerin fikri alınacak, ardından da hızla meclis süreci başlatılarak milyonlarca işçi ve emekçinin alın teriyle biriktirdiği tazminatları bir “nema” alanına devrolunacak. Yani, Kıdem tazminatı alınır-satılır bir fon olup çıkacak karşımıza. Alın size yen..]]> Mon, 16 Apr 2012 10:21:02 +0400 Yeni teşvik https://www.evrensel.net/yazi/26739/yeni-tesvik https://www.evrensel.net/yazi/26739/yeni-tesvik? Hükümet 2008 kapitalist krizi sonrasında, kriz koşullarını sermaye kesimleri için fırsata çevirmek üzere çeşitli teşvik uygulamalarına gitti. Geçtiğimiz hafta da bunlara bir yenisi eklendi. Hepsinin ortak bir özelliği var: kamuya ait kaynakların halkın genelinin kullanımından çekilip büyük sermaye gruplarına sunulması. Örneğin krizden hemen sonra İşsizlik Sigorta Fonu’nun taliplisi TUSKON olmuştu. İstediklerini de aldılar. Hem de bir defa değil, defalarca. Bu yönüyle teşvik uygulamaları kaçınılmaz olarak bölüşümde yeniden dağılım sorununu yeniden düşünmeyi gerekli kılıyor. Kriz sonrası dönemde büyüklerin daha çok büyümesi, küçük esnaf ve emekçilerin ise daha fazla yoksulluğa mahkûm olmasının sebebi budur. *** Açıklanan son teşvik paketi bölüşümdeki eşitsizlik yaratıcı yönü ve ..]]> Mon, 09 Apr 2012 11:54:59 +0400 Bonuslu 4 https://www.evrensel.net/yazi/26279/bonuslu-4 https://www.evrensel.net/yazi/26279/bonuslu-4? AKP’nin şubat ayı başında aldığı “dindar” nesil yetiştirme kararı ve hemen ardından uygulamaya koyduğu tablet PC’li eğitim (fatih projesi) kampanyası bonuslu 4 yasasıyla taçlandırıldı nihayet. Şubat ayından mart sonuna kadar, cumhuriyet tarihinin en hızlı yasalaşan tasarılarından biri olarak bonuslu 4, tarihin tozlu raflarında kendine şimdiden yer edinecek gibi duruyor! Dindarcılık konusu ilk gündeme getirildiğinde, meselenin ekonomik rant kısmı da olacağı aşikardı. Bunun en çıplak göstergesi (o dönemde 8 milyar TL olarak tahmin ettiğimiz) 25 milyar TL’lik (eski parayla 25 katrilyon) tablet PC pastasının standart ihale sistemi dışında dağıtılacak olmasıdır. Bu pasta öyle üstüne mum dikip üflediklerimizden değil, onlarca pasta ve mum fabrikası kurulabilir onunla! *** Yine yeni yasa ile, özel kesim sermayenin “eğitim piyasasına” balıklama dalmasının da yolu açılıyor. 3308 sayılı Meslek..]]> Mon, 02 Apr 2012 10:50:19 +0400 Sermayeleşen Çin https://www.evrensel.net/yazi/25364/sermayelesen-cin https://www.evrensel.net/yazi/25364/sermayelesen-cin? 80’li yıllar Japonya’nın taklit ekonomisinde uzmanlaştığı ve ancak dünyaya ağırlıklı olarak ucuz ve göreli olarak kalitesiz ürünler sattığı dönemlerdi. Bu yıllarda bir ürünün kalitesizliğini belirtmek için “Japon İşi” denilirdi. Sonra Japonya ekonomisi büyüdükçe büyüdü. Büyüdükçe sadece büyümedi elbette; ülke içindeki eşitsizlikleri artırdı. “Asya Tipi Üretim”in merkezi olan Japonya büyüttüğü sermayesini, Devlet-Mafya-Sermaye üçlüsünün her türlü kural tanımaz birlikteliğine borçlu! Komüncü kapitalizm adı altında sarı sendikacılığın bir baskı aracı olarak kitlelerin üzerinde kullanıldığı bir ülke oldu Japonya. “Şirket ailemiz, öyleyse şirkete hizmet aileye hizmettir” şiarı ezberletildi zorunlu sabah sporlarında. Bir işte..]]> Mon, 19 Mar 2012 12:10:26 +0400 Denetimli kapitalizm ne kadar mümkün? https://www.evrensel.net/yazi/24917/denetimli-kapitalizm-ne-kadar-mumkun https://www.evrensel.net/yazi/24917/denetimli-kapitalizm-ne-kadar-mumkun? Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) Avro Bölgesi’ndeki düzenleyici kurumların bankalara yönelik daha fazla sermaye tutması çağrılarının finansal sektörün sağlığına ilişkin endişeleri artırdığını iddia ediyor. Avro Bölgesi üzerinden konuşacak olursak: Avrupa’nın borç krizi tüm Avro Bölgesi ülkeleri ve ilk elden de bankalarını tehdit ediyor. Fakat, 2008 kapitalist dünya ekonomik krizi sonrasında “ehlileştirilmiş kapitalizm” veya “denetimli kapitalizm” olarak dillendirilen ve başta finans piyasaları olmak üzere sistemin işleyişini riske sokacak aktörlerin ve işlemlerin denetim altına alınmasını amaçlayan bir dizi politika uygulamaya konuldu. Bu önlemlerin başında bölgesel para politikaları uygulama çabası öne çıktı. Bunun en tipik örneği Avrupa Merkez Bankasının (ECB) Avro Bölgesi’nde ülkelerin yerine geçer..]]> Mon, 12 Mar 2012 10:58:27 +0400 Sembolik işler https://www.evrensel.net/yazi/24410/sembolik-isler https://www.evrensel.net/yazi/24410/sembolik-isler? Merkez Bankasının TL’ye sembol arayışı geçtiğimiz hafta sonuçlandı. Neticede TL’ye yeni bir sembol ve ekonomi dünyasına da tartışacak bir konu bulunmuş oldu. Tartışmaların içeriği ile meselenin kendisi oldukça uyumlu: Her ikisi de sembolik. Tartışmalar kabaca iki düzeye asılı kaldı. Bunlardan ilki seçilen sembolün ne kadar özgün olduğu üzerinde yoğunlaştı. Ermenistan para birimine mi benziyor, yoksa avronun benzeri mi? Çift çizgi düz mü olmalıydı; yoksa böyle çok daha güzel mi? Bu tartışmalara yapabileceğimiz tek katkı; sembolün orijinal halini merak edenlerin Japon alfabesindeki Mo harfine bakmalarını önermek olabilir. Tartışmanın ikinci boyutunda da Merkez Bankasının “en iyi” sembolü seçmek için düzenlediği yarışmada doğru karar verip vermediği vardı. Burjuva medyası bu haberden de magazin çıkarmanın sevinciyle ilk..]]> Mon, 05 Mar 2012 10:57:23 +0400 İki yol https://www.evrensel.net/yazi/22155/iki-yol https://www.evrensel.net/yazi/22155/iki-yol? Uzun süredir Türkiye ekonomisinin kırılganlıkları ve muhtemel krizin ayak sesleri üzerinde duruyoruz. Bizlerin yaptığı değerlendirmeler en iyi ifadeyle “karamsar” bulunuyor genellikle. Öyle ya, Ekonomi Bakanının “taş gibi” dediği ekonomiye laf etmek de nesi? Bu sefer değerlendirme “bir kısım yazılı medya”dan değil, doğrudan “akıl hocası”ndan geldi. Geçtiğimiz cuma günü IMF 4. madde kapsamında Türkiye raporunu yayımladı. 117 sayfalık rapor, Türkiye’nin krizinin ayrıntılı habercisi niteliğinde. Rapor, göreli hızlı büyüme dönemlerinin aynı zamanda ekonomideki kırılganlıkları nasıl artırdığını, cari açığın nasıl engellenemez biçimde tırmandığını, Merkez Bankası tarafından uygulanan “deneysel” para politikalarının nasıl enflasyonu artırıp riskleri çoğalttığını anlatıyor. IMF raporunda, hızlı büyümenin de sonuna gelindiğini ve 2..]]> Mon, 30 Jan 2012 08:12:56 +0400 24 Ocak ile kim hesaplaşır? https://www.evrensel.net/yazi/21723/24-ocak-ile-kim-hesaplasir https://www.evrensel.net/yazi/21723/24-ocak-ile-kim-hesaplasir? AKP hükümeti, tüm üstyapı kurumları ve azılı liberaller bir süredir “hesaplaşma” içerisindeler. Bir yapı bozumudur gidiyor. Ama yıktıklarının yerine yenilerini dikerek! Dersim katliamı ile faili meçhul cinayetlerle hesaplaştığını iddia eden iktidar, hâlihazırdaki katliamları ya görmüyor ya da “yanlışlık” diye isimlendirmeyi tercih ediyor. CHP ve MHP gibi eski düzenin bekçileri ise bozulan ezberlerini toparlamaya çalışırken -fark etmeden ya da beceriksizlikten- iktidarın kurgusunda kendilerine biçilen rolleri oynuyorlar. “Düşmanımın düşmanı dostumdur” felsefesiyle hareket eden sözde muhalefet, kritik dönemeçlerde iktidarın sırtını sıvazlamaktan öteye geçemiyor. Mesela füze kalkanı konusunda -mecliste basın açıklaması yapmak dışında- bu sözde muhalefet partilerinin ileri bir tepki verdiklerini gördünüz..]]> Tue, 24 Jan 2012 05:53:53 +0400 Merkez kaç https://www.evrensel.net/yazi/20873/merkez-kac https://www.evrensel.net/yazi/20873/merkez-kac? Merkez Bankasının eski başkanlarından biri; -Türkiye’deki enflasyondan bahsederken- “Elimizde dolar basma yetkisi olsa ABD’yi bir haftada batırırız” demişti. Doğru söylemişti. Fakat şimdilik böyle bir yetkimiz yok ve ABD’yi değil ancak kendi kendimizi batırabilecek güçteyiz. Bildiğiniz gibi Türkiye’de Merkez Bankası 2006 yılı başından itibaren “Açık Enflasyon Hedeflemesi” uyguluyor. Yani, enflasyonun yıl sonu alacağı değeri tahmin edip tüm para politikası araçlarını (reeskont oranı, açık piyasa işlemleri, para arzı v.b.) tahmin ettiği ya da hedeflediği enflasyon oranını gerçekleştirecek şekilde kullanıyor. Açık Enflasyon Hedeflemesinin gereği olarak yılsonunda hedeften sapma olursa bunun hesabını da vermek durumunda. Merkez Bankası şimdiye kadar para politikası araçlarını kullanma konusunda oldukça cüretkâr olmakla birlikte hemen hemen hi&cce..]]> Mon, 09 Jan 2012 09:18:45 +0400 Sözde yeni yıl https://www.evrensel.net/yazi/20449/sozde-yeni-yil https://www.evrensel.net/yazi/20449/sozde-yeni-yil? Ören yerlerini gezenler bilir; Roma ve diğer antik uygarlıklardan kalma heykellerin tam alnının ortasına haç resmi kazılıdır. İsa’nın doğumuyla özdeş tutulan milat, insanlık tarihinin ondan önceki üretiminin üzerine bir örtü gibi çekilmiştir. Yeni olan her şey, kendini eski olanı değiştirerek ya da yok ederek var eder. Yeninin varoluşu eski üzerinden tanımlanır. Eski ile yeni arasında -her ne kadar çatışmalı da olsa- güçlü bir nedensellik ilişkisi vardır. Bu nedenle yeni olan eski olan ile karşılaştırılır, eski olandan farklılaştıkça yeni olan “yeni” olabilir. Mevlana’nın şu sözü de yeni ile eski arasında kurulan çatışmalı ilişkiyi anlatır: “Ne varsa düne dair, dünde kaldı cancağızım. Bugün yeni bir gün, yeni şeyler söylemek lazım.” Şimdi sorabiliriz: 2012 ile birlikte neler 2011’den farklılaşıyor? Bu farklılaşma 2012&..]]> Mon, 02 Jan 2012 09:57:16 +0400 Ekonomik illüzyon https://www.evrensel.net/yazi/20032/ekonomik-illuzyon https://www.evrensel.net/yazi/20032/ekonomik-illuzyon? 2011’i nasıl bilirsiniz diye bir soru sorulsa sanırım toplumun geneli “Olmasaydı iyiydi” cevabını verir. Ama öte yandan 2011’i bol “bereketli” geçirenler de var. Onlar bu yıl bitiyor diye üzülürken 2012 geliyor diye seviniyor olsalar gerek. Neler oldu bitirdiğimiz yılda diye bakalım: Enflasyon oranı Merkez Bankası tahminlerini yaklaşık dört kat aştı. Kısa vadeli dış borçlarda tarihi rekor kırıldı. Bankaların riskli pozisyonu 2011 sonrası en kırılgan dönemine girdi. İnsani Gelişmişlik Endeksinde 83. sıradan 92. sıraya gerilendi. Cari açık Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 10’unu geçti. Genç işsizlikte yüzde 25 oranı korunmaya devam etti. Bir taraftan hızlı bir ekonomik büyüme yaşanırken öte yandan ücret gelirleri reel olarak erimeye devam etti. Tüm bunlar olurken ekonomiden sorumlu bakanlar ve köşe tutan yazarlar öyle bir..]]> Mon, 26 Dec 2011 10:35:50 +0400 Yaşıyor hâlâ! https://www.evrensel.net/yazi/19220/yasiyor-hl https://www.evrensel.net/yazi/19220/yasiyor-hl? İnsan Hakları Haftasındayız. Çok uzağa gitmeye gerek yok; Türkiye için son 30 yılın bir dökümünü yapsak, “insan hakları” meselesinin sadece bir sözden ibaret olduğunu görürüz. İdamlar, katliamlar, gözaltında kayıplar, köy boşaltmalar, sansür, tehdit ve bilumum şer. “İnsan Hakları” kavramı öz itibariyle her insanın doğumundan itibaren sahip olduğuna inanılan temel hakları işaret etmek için kullanılıyor. Temel referans metni de “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”. Elbette bu konuyu verili üretim ilişkileri (kapitalizm) çerçevesinde anlamlandırmaya kalktığımızda ucube bir durum ortaya çıkıyor. Örneğin, “çalışma hakkı” denen mevhum her ne kadar bir “hak” gibi gözükse de esas olarak “çalışma ödevi” üzerinden ortaya çıkıyor. Gerçek bir haktan bahsediyorsak ..]]> Mon, 12 Dec 2011 09:48:36 +0400 İşçi olmak ile işçileşmek https://www.evrensel.net/yazi/18795/isci-olmak-ile-iscilesmek https://www.evrensel.net/yazi/18795/isci-olmak-ile-iscilesmek? Kapitalist üretim ilişkilerinin bugün geldiği nokta, sömürünün sınırlarını zorluyor. Akla hayale gelmeyen yöntemler; güvencesiz çalıştırma, uzun çalışma süreleri, sürekli baskılanan ücretler, sendikal hakların hem resmi hem fiilen baskılanması vesaire vesaire. Sömürü biçimlerindeki çeşitlenme ve şiddetindeki artış, kapitalist iş süreçlerini giderek acımasız hale getirirken, ona dahil olmak durumunda kalan milyarlarca insanı da proleterleştiriyor yani işçileştiriyor. İşçileşme süreci hali hazırda bir ücret karşılığı emek-gücünü satarak hayatta kalmaya çalışanlar için daha ağır çalışma koşulları ve güvencesizlik anlamına gelirken; düne kadar yaptığı iş üzerinden değil de mesleği üzerinden kazanç sağlayabilen bazı meslek grupları için görece korunaklı alanların hızla ortadan kaybolm..]]> Mon, 05 Dec 2011 09:31:28 +0400 Yalancı bahar biterken https://www.evrensel.net/yazi/18378/yalanci-bahar-biterken https://www.evrensel.net/yazi/18378/yalanci-bahar-biterken? Kriz sonrası sermaye birikiminin merkezileşmesi için atılan adımlar sonuçlarını vermeye başlıyor. Güney Kore hükümeti ABD ile tarihinin en ağır “serbest ticaret” anlaşmasını imzalamak için -tartışmalı da olsa- meclisinden onay aldı. Avrupa’daki borç krizi ise krizi “aşamayan” ülkeleri hızla Almanya-Fransa hegemonyasına sürüklemeye devam ediyor. ABD dolarına alternatif oluşturmak ve güçlü bir Avrupa Alanı yaratmak için oluşturulan “parasal birlik” hem ortak para birimi avro üzerinden hem de Avrupa Merkez Bankası (ECB) aracılığıyla Avrupa ülkelerinin tekil olarak bağımsız para ve maliye politikaları belirlemelerini engeller duruma geldi. Görünen o ki; Avrupa birikiminin, -dolara alternatif olarak yaratılan avronun yerini tümden dolara bırakmasıyla- bölgesel olarak Almanya-Fransa ikilisi ve “küresel” anlamda da ABD tara..]]> Mon, 28 Nov 2011 09:47:39 +0400 Depremin gösterdikleri https://www.evrensel.net/yazi/17926/depremin-gosterdikleri https://www.evrensel.net/yazi/17926/depremin-gosterdikleri? Van depremi sonrası iktidar ve ana muhalefet partisi söz birliği yapmışçasına “Türkiye tek başına bu sorunun üstesinden gelecek, yabancı yardıma ihtiyaç yok” dediler. Birkaç gün sonra genel yardım çağrısı yaptı hükümet ve yabancı kurtarma ekipleri geldiğinde enkaz altında kalanların çoğu ölmüştü… Deprem günü ilgili bakan açıklama yaptı: “Van’da on civarı bina yıkıldı” diye. Zaman içinde görüldü ki o sayı yıkılan değil; sağlam kalan bina sayısıymış meğer! İçişleri bakanının espri gücünü göstererek “Burada sarayınız var çağırmıyorsunuz” dediği çadır adını verdikleri iki çıtaya gerilmiş çaput içinde hayatta kalmaya çalışan depremzedelerden ikisi donarak üçü de yanarak can verdi! *** Basit birkaç soruyla devam edelim: Depremin ö..]]> Mon, 21 Nov 2011 09:45:55 +0400 Düzenlemenin farklı biçimleri https://www.evrensel.net/yazi/17494/duzenlemenin-farkli-bicimleri https://www.evrensel.net/yazi/17494/duzenlemenin-farkli-bicimleri? 2008 krizinin nasıl “aşılacağı” üzerine çokça konuştuk. Öncelikle iki ihtimal söz konusu idi. Bunlardan ilki, tüm kapitalist ülkelerde veya belli bölgelerde işçi sınıfı, emekçiler ve diğer muhalefet unsurları kapitalist üretim ilişkilerine son verecek biçimde üretim araçlarının mülkiyetini toplumsallaştırabilirlerdi: bu olmadı! İkinci ihtimal ise yola kapitalizm ile devam etmek ama bu yeni kapitalizmin önceki versiyonuna göre daha sert ve müdahaleci bir görünüme sahip olmasıydı: bu oldu! Yeni kapitalizmin inşasındaki temel amaç sermayenin merkezileştirilmesi ve kontrol altında sürdürülebilirliğinin sağlanmasıdır. Bu yeni dönemi eskisinden ayıran temel özellik kapitalist ülke devletlerinin doğrudan müdahalelerle kapitalist birikim rejiminin gladyatörlüğüne soyunmasıdır. Krizin miladı sayılan 2008&rsquo..]]> Mon, 14 Nov 2011 09:11:01 +0400 Doğal olmayan felaket https://www.evrensel.net/yazi/16180/dogal-olmayan-felaket https://www.evrensel.net/yazi/16180/dogal-olmayan-felaket? Her türlü doğal olay dünyanın toz bulutlarından bir küreye dönüşünden itibaren ortaya çıkmaktadır. Dünyanın mevcut yer şekilleri son birkaç milyon yılda bugünkü görüntüsüne kavuşmuştur. Yani, dünya milyarlarca yıllık serüveninde sürekli olarak değişim göstermiştir. Bu değişimi tetikleyen temel itki esas itibariyle dünyanın çekirdeğinde yer alan kimyasal tepkimenin fiziksel hareketleri tetiklemesinden kaynaklanmaktadır. Biz, dünya üzerinde yaşayan canlılar bu hareketleri deprem, volkanik hareketler ve bunlara bağlı yangınlar olarak görmekteyiz. Bunların dışında atmosferdeki kimyasal değişimlerden kaynaklanan sel, fırtına gibi olaylar da canlı türlerinin dünya oluşumundan bu yana karşılaştıkları sorunlardır. İnsanlar ve geri kalan birçok canlı türü, doğal olan bu olaylara karşı çeşitli önlemler almışlardır. Örneğin..]]> Mon, 24 Oct 2011 09:19:28 +0400 ÖTV artışı https://www.evrensel.net/yazi/15783/otv-artisi https://www.evrensel.net/yazi/15783/otv-artisi? ÖTV, KDV gibi vergilerin temel özelliği dolaylı vergi türü olmalarıdır. Yani, bu vergiler harcama sırasında alım yapan tarafından satış yapana verilir. Satış yapan da söz konusu satıştan elde ettiği gelirden, dolaylı vergi oranını vergi dairesine öder. Dolay buradan gelir. Ödeyen tüketici; vergiyi vergi dairesine yatıran, satıcıdır. Türkiye’de devlet gelirlerinin ağırlıklı kısmını dolaylı vergiler oluşturmaktadır. Dolaylı vergiler gelir adaletini bozan niteliğe sahip vergilerdir. Çünkü, devlet burada vergiyi kişilerin kazançları üzerinden almaz. Geliri yüksek ya da düşük olsun ya da borçlanıyor olsun fark etmez; önemli olan verginin konulduğu malı kişinin satın almasıdır. Türkiye’de dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı dünya ortalamasının çok üzerindedir. *** Hükümetin geçtiğimiz hafta açıkladığı Orta V..]]> Tue, 18 Oct 2011 05:35:34 +0400 Yeni bir paylaşım savaşına doğru https://www.evrensel.net/yazi/15335/yeni-bir-paylasim-savasina-dogru https://www.evrensel.net/yazi/15335/yeni-bir-paylasim-savasina-dogru? 2008 sonrasında kapitalist ülkelerde yaşananlar, her ne kadar iç içe geçmiş ilişkiler ve bulanık bir görünüm sunsa da bir yandan da daha önce görünmez olan birçok şeyin daha net biçimde görünür olmasına olanak veriyor. Daha üç beş yıl öncesine kadar serbest piyasa mitinin azılı savunucusu olan erken kapitalist ülke devletleri şimdi hızla sermaye birikimini koruyacak önlemlere imza atıyor. Kapitalist devletlerin bu yeni görünümü proaktif devlet olarak tanımlanıyor. Yani, geçmişte piyasa oyununda bir aksama olduğunda düzenleyici önlemlerle “aksaklığı” gidermeye çalışan devlet yerine, doğrudan oyuna giren devlet biçimleri ortaya çıkıyor. Geç kapitalist (azgelişmiş) ülkelere devletin ekonomik hayattan çekilmesini salık veren erken kapitalist ülkelerin kendilerinin ekonominin içi..]]> Mon, 10 Oct 2011 14:17:04 +0400 Amerika’nın baharı https://www.evrensel.net/yazi/14789/amerikanin-bahari https://www.evrensel.net/yazi/14789/amerikanin-bahari? Bugünlerde ABD’yi gizli kalan yüzüyle görüyoruz. Yüz binlerce işçi, öğrenci, işsiz, genç, kadın ve yoksul kapitalizmin sembolü haline gelen caddeleri, köprüleri işgal ediyor. Başta Amerikan medyası olmak üzere kapitalist dünyanın “bağımsız” medyası ortaya çıkan halk hareketine ancak 700 kişi gözaltına alınınca ikişer satırla yer vermeyi uygun görüyor. Sadece kendisi için değil tüm dünya için özgürlük havarisi kesilip, gerektiğinde zorla “özgürlük” ve “demokrasi”nin yaygınlaşması için milyarlarca doları silaha, istihbarat örgütlerine, kukla devletlere yatıran Amerikan yönetimi kendi ülkesindeki eşitlik ve demokrasi talebine kulaklarını tıkıyor. *** Tarihte işçi sınıfının örgütlü birliği konusunda çok önemli adımlar atan, sınıf mücad..]]> Mon, 03 Oct 2011 09:24:56 +0400 Aşırı birikim https://www.evrensel.net/yazi/11851/asiri-birikim https://www.evrensel.net/yazi/11851/asiri-birikim? Geçtiğimiz hafta içerisinde hükümetin ekonomi kurmayları Başbakan başkanlığında toplanarak krize karşı uygulanacak istikrar önlemlerini açıkladılar. Açıklanan önlemler, -hükümetin hâlihazırda uygulamakta olduğu ekonomi politikalarıyla uyumlu bir biçimde- sermaye birikimine güç katacak adımlarda ısrar edeceğini gösteriyor. Bu politikalar, Türkiye ve dünyanın geri kalan tüm kapitalist ülkelerinde sürekli bir kriz halini yaratan aşırı birikim rejiminin ekonomide tıkanma yarattıkça yeniden ve yeniden desteklendiğini gösteriyor. Bu durum ondan kurtulmak için bile yine kendisine muhtaç olunan bir tür madde bağımlılığına benzetilebilir artık. Değil mi ki, Altın Çağı bitip de 60’ların sonundan itibaren kapitalist kar hırsının dizginlenememesi nedeniyle sektörler ortalamasında kar oranlarında düşme eğiliminin ortaya çıkmas..]]> Mon, 15 Aug 2011 08:49:41 +0400 Tül etkisi https://www.evrensel.net/yazi/11408/tul-etkisi https://www.evrensel.net/yazi/11408/tul-etkisi? Bir problemin çözümü; öncelikle söz konusu problemin net biçimde tanımlanması ve problemi ortaya çıkartan nedenlerin sorgulanıp bu nedenlerin ortadan kaldırılması veya değiştirilmesi ile mümkün. Bunun yapılabilmesi için de öncelikle nesnel ve gerçekçi bir yaklaşıma ihtiyaç var. Gündelik hayattaki bazı olaylar, konuşmalar ve inanışlar zaman zaman gerçeğin üzerinde tül etkisi yaratarak; onu, olduğundan farklı görmemize veya hiç görmememize yol açabilir. Toplumda yaşayan bireyler olarak gerçeği gör(e)mediğimiz durumlarda, gerçekliğin yerine “görüntü” geçmektedir. Görüntünün zihnimizde gerçeğin yerini aldığı durum “bizim için gerçek olan” ile sahiden var olan arasındaki ayırımın silikleştiği ve dolayısıyla yaşadıklarımızın halüsinasyona dön&u..]]> Mon, 08 Aug 2011 10:17:10 +0400 Türkiye’nin Krizi https://www.evrensel.net/yazi/10541/turkiyenin-krizi https://www.evrensel.net/yazi/10541/turkiyenin-krizi? Yeni hükümetin yeni bakanlarının ilk açıklamaları “krize giriyoruz, kendini kurtarabilen kurtarsın” minvalinde oldu. Tabii bu açıklamaya ek olarak kriz sebebi olarak da “Yaklaşan küresel kriz” gösterildi. Halbuki içine girmekte olduğumuz ve muhtemelen yakın dönem tarihin en ağır krizi tamamen Türkiye’nin kendi kendine yarattığı krizdir. 2013’te beklenen küresel kapitalist kriz Türkiye’deki krizi derinleştirecektir ancak “başlatan” olmayacaktır. *** Peki, ne oldu da Ortadoğu’nun ve Balkanların Neoosmanlıcı kaplan ülkesi birden bire kediye dönüşüp de “Gemisini kurtaran kaptan” demeye başladı? Bu soruya verilecek yanıt aynı zamanda AKP’nin 9 yıllık icraatlarının da dökümü olacak niteliktedir. *** 2001 krizinin yarattığı belirsizlik ve güvensizlik ortamında “istikrar” arayışı sonucu 2002 seçiml..]]> Mon, 25 Jul 2011 09:50:57 +0400 Maksat hasıl olmuştur https://www.evrensel.net/yazi/9630/maksat-hasil-olmustur https://www.evrensel.net/yazi/9630/maksat-hasil-olmustur? 61. Hükümet yarın AKP milletvekillerinin oylarıyla güvenoyu alarak göreve başlayacak. Başbakan geçtiğimiz hafta 61. Hükümetin programını açıkladı. Program ile birlikte hükümetin gelecek dört yıl için ekonomi alanında (üretim, bölüşüm, dolaşım) hangi “ustalıkları” gerçekleştirmeyi hedeflediği de ortaya çıktı. *** Baştan şunu söyleyelim ki işçi, emekçi ve yoksul halk kesimleri için 61’in 60’tan farkı yok. Belki 62’den tavşan yaparlarsa bir sürpriz olabilir! Onun için de sadece “ustalık” yetmez! Başbakanın iki saati aşkın süreye yayarak okuduğu programın ekonomik ilişkiler açısından önemli iki noktasına bakalım: “Temel amacımız, istikrarlı büyüme. Tek haneli rakamlara inmiş olan enflasyon ve faiz oranları kalıcı hale getirilecek” diyor Başbakan. Enflasyon oranının tek hane..]]> Mon, 11 Jul 2011 10:18:57 +0400 Top artık yuvarlak değil! https://www.evrensel.net/yazi/9182/top-artik-yuvarlak-degil https://www.evrensel.net/yazi/9182/top-artik-yuvarlak-degil? Pazar günü şike ve teşvik primi dağıttığı iddiasıyla bazı futbol takımlarının yöneticileri, şike yaptıkları iddiasıyla bazı futbolcular ve bu “organizasyona” aracılık yaptıkları iddiasıyla bazı menajerler gözaltına alındı. Soruşturmanın nasıl sonuçlanacağını bilmiyoruz ancak basında çok ciddi kanıtların olduğuna dair haberler var. *** Soruşturma nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın sanırım kimsenin vicdanı rahat etmeyecek. Nasıl rahat etsin ki? Sadece bu soruşturmaya konu olan olaylar dizisi değil; yaşananların tümü topun artık yuvarlak olmadığını, parayı verenin hem düdüğü çaldığını hem de topu istediği kaleye soktuğunu gösteriyor. Devlet eliyle maç tahmini üzerine kumar oynatıldığı, oyuncuların ticari firma sponsorluğuyla “satın alındığı”, futbol kulüplerinin Anonim Şirketlere dönüştürüldüğü, hemen her kulübün başkanının kul&..]]> Mon, 04 Jul 2011 10:04:18 +0400 Sermaye için bilim https://www.evrensel.net/yazi/8771/sermaye-icin-bilim https://www.evrensel.net/yazi/8771/sermaye-icin-bilim? Bilimsel üretim süreci kapitalist gelişme içinde giderek sermayeleşmekte, sermayenin gerçek boyunduruğu altına girmektedir. Bilim üretimi bu boyunduruk ile birlikte giderek teknoloji üretimi ile iç içe girmekte ve özdeşleşmektedir. İşte bilim ile teknolojinin bu iç içe geçme süreci, bilim üretimi ile teknoloji üretimini bilimsel üretim potasında birleştirmekte, sermaye birikim süreci ile de dolaysızca bağlamaktadır. Bu bilim alanının doğrudan boyunduruk altına alınması anlamına gelmektedir. Geçmişte bilim ile üretim arasındaki ilişki dolaylı olmuştu. Bugün ise bilimsel araştırma mal üretiminin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Sürecin bu şekilde gelişmesinin temelinde bilimsel bilginin “işe yarar” kılınması çabası yatmaktadır. Söz konusu çaba gündelik hayatta “projecilik” ve “sonuç odaklı faaliyet..]]> Mon, 27 Jun 2011 11:06:43 +0400 Halkın Meclisi için! https://www.evrensel.net/yazi/7880/halkin-meclisi-icin https://www.evrensel.net/yazi/7880/halkin-meclisi-icin? 24. dönem milletvekili seçimleri, -CHP ve MHP özelinde- alan kabadayılığına dayalı temelsiz (Ekonomik ve sosyal politikaların gerçek anlamda eleştirilmediği ve halktan yana alternatiflerin üretilmediği) AKP karşıtlığı ve faşizan bir üslupla gelip gelinebilecek yeri gösterdi. AKP’nin baraj kardeşi partileri (CHP ve MHP) seçim dönemi boyunca AKP’nin izlediği yolu izlemeye çalıştılar. Sonuçta da taklit aslını arattı ve AKP’nin oy oranı arttı. AKP’nin oy oranı arttı ama 23. dönem Meclisinden daha düşük sayıda sandalyeyle temsil edilecekler. 326 milletvekili AKP’nin olası anayasa değişikliğini tek başına referanduma götürmesine yetmiyor. Bu sonuç, AKP’yi -Başbakanın balkon konuşmasında yansıttığı gibi “lutfen” değil- mecburen bir ittifak/tartışma içine çekecektir. *** Seçimler Emek, Demokrasi ve Özgürlük BloKu d..]]> Mon, 13 Jun 2011 10:01:06 +0400 Seçim ekonomisi - 7 https://www.evrensel.net/yazi/7441/secim-ekonomisi-7 https://www.evrensel.net/yazi/7441/secim-ekonomisi-7? Bu yazı, bu başlıktakilerin sonuncusu. Yazıya başlarken, baraj kardeşi partilerin (AKP, CHP ve MHP) ekonomi alanındaki seçim vaatlerini incelemeyi hedefledik. Elbette, bu az sürede en önemli başlıkları seçtik: işsizlik ve yoksulluk. Seçimden sonra, bu başlıkta değil ama “ne farkları var?” başlığında zaman zaman düzen partilerinin ekonomi politikalarındaki ortak ve -eğer bulursak- farklılaşan yanları incelemeye devam edeceğiz. *** Bugün yazımızı, AKP iktidarında geçen 8 buçuk yılda temel makro ekonomik değişkenlerde ortaya çıkan hareketler ve bazı kalkınma verilerine bakarak tamamlayacağız: - Mevcut iktidarın belki de en çok dillendirdiği konulardan biri iktisadi büyüme. II. Paylaşım Savaşı sonrasından AKP’nin iktidar oluşuna kadar geçen yıllarda (1946-2001) yıllık ortalama büyüme hızı yüzde 5 iken, bu iktidar döneminde yüzde 4.5 düzeyinde kalmıştır. ..]]> Tue, 07 Jun 2011 04:01:59 +0400 AKP’nin Paslanmış Vicdanı: Bülent Arınç https://www.evrensel.net/yazi/7062/akpnin-paslanmis-vicdani-bulent-arinc https://www.evrensel.net/yazi/7062/akpnin-paslanmis-vicdani-bulent-arinc? Şahsen, Türk İslam sentezi denen absürd komedinin hayranı değilim. Dahası bu komedinin dinmez aymazlığı ve BBP çizgisinden siyaset üstü bir çizgiye ulaşıp, artık resmi ideoloji haline gelmiş olduğu gerçeğini düşündüğümde bunun artık bir komedi olmaktan çıkıp sistematik bir yok etme aracı haline geldiğini düşünüyorum. Bunu bana düşündüren, ne MHP’lilerin sosyalist ve Kürtlere İstanbul’un göbeğinde bıçakla saldırıp altı kişiyi yaralamaları ne de “Demokrat” ve “Açılımcı” Başbakan’ın her geçen gün artan TSK saldırılarını sahiplenip, her yerde okul açılışı yaparken Doğu’daki seçim çalışmalarını “Karakol açılışı” şeklinde gerçekleştirmesi... İçimdeki korkunun sebebi, muhafazakâr sistemin yarattığı son terminatör, muhalefet odaklarının korkulu r&uum..]]> Tue, 31 May 2011 09:42:13 +0400 Seçim ekonomisi-6 https://www.evrensel.net/yazi/7046/secim-ekonomisi-6 https://www.evrensel.net/yazi/7046/secim-ekonomisi-6? Bu hafta, -geçen haftadan devamla- “yoksullukla mücadele” konusunda baraj kardeşi partilerin (AKP, CHP ve MHP) vaatlerini inceliyoruz. *** AKP iktidara geldiği 2002’den itibaren, cunta anayasasında bile tanımlı “sosyal devlet” ilkesinin gereği olan “sosyal yardım” yerine bilerek ve seçerek “sosyal destek” kavramını kullanıyor. 2023 hedefli seçim beyannamesinde de “destek” nasıl bir şey ondan bahsediyor. “Sosyal Destek ”, -uygulamada da gördüğümüz gibi- devletin koşulsuz şartsız yoksullara sağladığı transfer ödemeleri değil, “gerçekten” ihtiyaç sahibi olduğuna inanılanlara(!), sadece yoksulluk sınırını aşıncaya kadar sağlanan, ama daha çok vatandaşa “eğitim al kendini geliştir iş bulursun” denilen, yeri geldiğinde (tesadüfen seçim zamanları) kaymakamlar tarafından ihtiyaç sahibi(!) mümin vey..]]> Mon, 30 May 2011 15:31:41 +0400 Seçim ekonomisi -4 https://www.evrensel.net/yazi/6240/secim-ekonomisi-4 https://www.evrensel.net/yazi/6240/secim-ekonomisi-4? Baraj partilerinin (AKP, CHP ve MHP) istihdam alanındaki seçim vaatlerini incelemeye MHP ile devam ediyoruz. *** MHP’de aynı AKP ve CHP gibi hedeflerini 2023 yılına uzatmış durumda. MHP’nin seçim vaatleri “2023 Yükselen Türkiye” isimli belgesinde bulunuyor. Söz konusu belgede yer alan istihdama ilişkin hedef ve vaatlerinin başlıcalarına değineceğiz. Geçen hafta CHP için yaptığımız gibi bu hafta da hedeflerin altına mealini yazıp bırakalım. *** - İş ve yatırım ortamı iyileştirilerek yüksek katma değer yaratan ve yüksek verimlilikte faaliyet gösteren girişimcilik desteklenecektir, Yani: Yüksek verim ve yüksek katma değer yaratıp sermaye birikimi önündeki “taşlar” temizlenecek, bunun gereği olarak; düşük ücretle işçi çalıştırılması önündeki engeller kaldırılacak ve mevcut işçiler daha uzun süre ve ağırlaştırılmış koşullarda &..]]> Mon, 16 May 2011 09:47:43 +0400 Seçim Ekonomisi - 3 https://www.evrensel.net/yazi/5780/secim-ekonomisi-3 https://www.evrensel.net/yazi/5780/secim-ekonomisi-3? Baraj partilerinin (AKP, CHP ve MHP) ekonomi alanındaki seçim vaatlerini incelemeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz iki hafta AKP’nin istihdam alanındaki vaatleri üzerinde durduk. Bugünkü yazıda CHP’nin istihdam politikalarını inceleyelim. *** CHP’nin seçime yönelik hazırladığı ve -AKP gibi gelecek on yılı pas geçip- 2023 perspektifiyle politika önermelerinde bulunduğu “Yeni Ekonomi Stratejisi” isimli belgesinde istihdam konusundaki vaatlerinden başlıcalarına değineceğiz. Aslında her hedef üzerine sayfalarca yazabileceğimiz cinsten. Ancak, böyle bir zaman ve ayıracak yerimiz olmadığından, dahası “bir deli kuyuya taş atmış” deyip çıkarmaya çalışma gibi anlamsız uğraşlarımız da olmadığından gelin aşağıda başlıklar halinde listelediğimiz CHP’nin istihdam konusundaki hedeflerini yazıp altlarına birer cümle mealini ekleyelim. *** Not: Okuyucu “bunların istihdam..]]> Mon, 09 May 2011 11:19:05 +0400 Seçim ekonomisi -2 https://www.evrensel.net/yazi/5337/secim-ekonomisi-2 https://www.evrensel.net/yazi/5337/secim-ekonomisi-2? Geçtiğimiz hafta baraj partilerinin (AKP, CHP ve MHP) ekonomi alanındaki seçim vaatlerini incelemeye başlamıştık. Önceliğimiz istihdam konusu oldu. İlk olarak AKP’nin uygulamayı taahhüt ettiği istihdam politikalarıyla başladık. AKP’nin seçim bildirgesinde istihdam konusunda gerçekleştirmeyi öngördüğü başlıklar halindeki hedefler üzerinde incelememize devam ediyoruz. Geçen hafta “Eğitim-İstihdam İlişkisinin Güçlendirilmesi” başlığının işçi ve emekçiler için neler getirebileceğini tartıştık. Şimdi, ikinci başlıkla devam edelim. *** AKP’nin “İstihdam Stratejisi”nin ikinci başlığı: “İş Gücü Piyasasının Esnekleştirilmesi”. “Esneklik” ardında yatan ideolojik örüntüyü göz ardı ettiğinizde kulağa hoş gelen bir terimdir. Öyle ya, katı olan şeyler “ileri demokrasi” özlemiy..]]> Mon, 02 May 2011 11:11:49 +0400 Seçim Ekonomisi - 1 https://www.evrensel.net/yazi/4952/secim-ekonomisi-1 https://www.evrensel.net/yazi/4952/secim-ekonomisi-1? Genel Seçim’e iki aydan az süre kaldı. Ne iktidar partisi ne de muhalefet partilerinin eski şaşalı kampanyalarından eser yok. Anketlere göre AKP yine birinci, CHP yine ikinci ve MHP’de yine üçüncü parti olacak gibi gözüküyor. Dolayısıyla bu üç partinin de taş atıp yorulacak durumları yok. Emek Demokrasi ve Özgürlük Blokunun seçilecek 40’a yakın milletvekili dışında dördüncü bir partinin yüzde on barajını aşıp Meclise girmesi mümkün gözükmüyor. Bu durumda AKP yine tek başına iktidar, CHP ve MHP ise müzmin muhalefet! Geçtiğimiz günlerde bir TV programına çıkan Kemal Kılıçdaroğlu, kadın adaylardan bahsederken “110 aday gösterdik bunların 35’i seçilecek yerlerden” diyerek iktidar perspektifinden ne derece uzak olduklarını da gösterdi. *** Baraj kardeşi partilerin seçim..]]> Tue, 26 Apr 2011 10:33:19 +0400 Açık ekonomi! https://www.evrensel.net/yazi/3876/acik-ekonomi https://www.evrensel.net/yazi/3876/acik-ekonomi? 24 Ocak 1980 Kararları ile serbest piyasacı “açık ekonomi”ye geçiş kararı alan ve bununla da yetinmeyip 1989 yılında 32 sayılı kararla finansal liberalizasyona geçiş yapan Türkiye, ekonomik gelişme ve kalkınmada yeterince açılamasa da cari açıkta gerçekten takdir edilecek(!) seviyelere ulaşmıştır. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından dün açıklanan verilere göre şubat ayında cari işlemler hesabı 6.1 milyar dolar açık verdi. Bir yıl önceki (2010) şubat ayında cari işlemler hesabı açığı 2 milyar 703 milyon dolardı. Yıllık bazda (Şubattan şubata) cari açık yüzde 126.7 oranında arttı. Dış ticaret açığının 2010 yılının şubat ayına göre yüzde 151.4 oranında artarak 5 milyar 937 milyon dolara ulaşması, cari işlemler açığının artışındaki en büyük sebep oldu. *** Geçtiğimiz haftalar hükümet ve ana muhalefet 2023 hedefleri..]]> Mon, 11 Apr 2011 10:55:53 +0400 Bu nasıl ticaret? https://www.evrensel.net/yazi/3440/bu-nasil-ticaret https://www.evrensel.net/yazi/3440/bu-nasil-ticaret? 27 Mart’ta yapılan Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) matematik sorularının basit bir sıralamayla çözülebildiği ortaya çıktı. Yöntem her ne kadar basit olsa da, böyle bir yolun izlenmiş olabileceği muhtemelen şeytanın bile aklına gelmezdi. Şeytanın aklına gelmeyen acaba birilerine fısıldandı mı? Fısıldandı ise bu hizmet mukabilinde ne kadar ödeme alındı? Yoksa kiminin parası kiminin hayır duası mı alındı bilmiyoruz, fakat merak ediyoruz. *** ÖSYM geçtiğimiz yıl KPSS sınavındaki iddialarla gündeme gelmiş, yetkililer önce “hiçbir şey yok” demiş ardından, “var ama biz yapmadık” demiş, en sonunda da bazıları istifa etmiş, bazıları soruşturma kapsamına alınmış, sınav iptal edilmiş ve olay yargı sürecine devredilmişti. Hala oralarda bir yerlerde sürünüyor. *** Bu YGS meselesi de yargı sürecine girmeden değinelim. Zaten ülkenin meclisinde ..]]> Mon, 04 Apr 2011 12:08:48 +0400 Uçarsınız elbet https://www.evrensel.net/yazi/1091/ucarsiniz-elbet https://www.evrensel.net/yazi/1091/ucarsiniz-elbet? Her iş başvurusundan 15 TL alan özel bir havayolu şirketi 4 yılda 550 bin TL kazanmış. Şimdi ismini verip 550 bin TL’nin üzerine bir de bedelsiz reklam olanağı sunmayalım kendilerine. Nasılsa uçuyorlar! Söz konusu şirket, yaklaşık 20 yıldır faaliyet gösteriyor. Son 4 yılda 1800’e yakın kişiyi işe almış. Ancak, hâlihazırda çalışan sayısı 1600 civarında. Yani neresinden bakarsanız “esnek” çalışma! Bir kapıdan giren diğer kapıdan çıkıyor. Marx, işsizliğin kapitalist sistem tarafından bilinçli bir şekilde yüksek düzeyde tutulduğunu ve bu işsizlerin sayısı arttıkça (yedek işçi ordusu) hali hazırda çalışanların daha rahat baskılandığını (ücret ve çalışma koşulları açısından) anlatmıştır. Bugün için kapitalizm, kendi yarattığı çöplüklerden yeni sermaye birikim olanakları yaratmakta çok daha usta hale gelmiş gözü..]]> Mon, 28 Feb 2011 17:01:57 +0300