Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Çıngar çıkarmadan gelmeyen adalete adalet denir mi? https://www.evrensel.net/yazi/81902/cingar-cikarmadan-gelmeyen-adalete-adalet-denir-mi https://www.evrensel.net/yazi/81902/cingar-cikarmadan-gelmeyen-adalete-adalet-denir-mi? Ankara’da bir plazanın 20. katından şüpheli şekilde düşerek yaşamını yitiren Üniversite Öğrencisi Şule Çet’in ölümü sonrasında arkadaşları “Bu, intihar değil cinayet” demişlerdi. Beklediler. Adaletin yerini bulmasını beklediler. Ama olmadı; soruşturma kapsamında iki kez gözaltına alınıp serbest bırakıldı zanlı. Ancak ve ancak kamuoyu tepkisini harekete geçiren bir sosyal medya kampanyası ile yeniden gündeme geldi Şule Çet’in şüpheli ölümü... Ve ancak bu tepki üzerine tutuklandı Çağatay A. Bu ölümü gündemde tutmak için çırpınanların çabasıyla delillerin karartıldığı ortaya çıktı. Adli tıp kurumunun Şule Çet’in cinsel saldırıya maruz kaldığına dair bulguları olduğu, Şule’nin tırnaklarında şüpheli Çağatay A.’ya ait doku örnekleri tespit edildiği, kanında “Uyumayı tetik..]]> Thu, 19 Jul 2018 04:36:47 +0300 Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı... Ne iş? https://www.evrensel.net/yazi/81872/calisma-sosyal-hizmetler-ve-aile-bakanligi-ne-is https://www.evrensel.net/yazi/81872/calisma-sosyal-hizmetler-ve-aile-bakanligi-ne-is? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı birleştirildi. Kimisi “ne alaka...” diye soruyor... Çok alaka... AKP’nin 16 yıllık kadın ve aile politikaları; esasen sermayenin lehine hayata geçirilen nüfus politikalarından ve çalışma yaşamının tümden düzenlenmesinden ayrı, bağımsız, alakasız politikalar değildi ki... Ne vardı o programda? Kamunun tümden tasfiyesi, çalışma yaşamının tümden güvencesiz hale getirilmesi... Sonuçlarını tarımın çökertilmesi, özelleştirme, kayıt dışı çalışma, esnek çalışma, sendikasızlaştırma, iş güvencesinden yoksunluk, yoksulluk, artan işsizlik, iş cinayetleri, milyonlarca taşeron işçi, sağlığın ve eğitimin piyasaya açılması, hastanın ve öğrencinin müşteri olarak görülmesi, yoksulluğun “sadaka uygulamalarıyla” yönetilmesi, kamu kaynakları..]]> Fri, 13 Jul 2018 04:20:46 +0300 ‘Yeni yasa’ dedikleri istismarı aklama yasası! https://www.evrensel.net/yazi/81820/yeni-yasa-dedikleri-istismari-aklama-yasasi https://www.evrensel.net/yazi/81820/yeni-yasa-dedikleri-istismari-aklama-yasasi? Baskın seçim ilanının tam 1 gün öncesinde Bakanlar nezdinde kurulan Çocuk İstismarı Komisyonunun hazırladığı yasa tasarısı gündemdeydi. Bu komisyon, Adana ve Antalya’da 5 yaşın altındaki iki çocuğun istismarının yarattığı büyük tepki üzerine, Erdoğan’ın talimatıyla kurulmuştu. Daha önce Meclis bünyesinde kurulan araştırma komisyonlarından farklı olarak Bakanlıklar nezdinde kurulması kurumlar arası iş birliği yapılması, uygulamadaki sorunların giderilmesi gibi ihtiyaçların nasıl ele alınacağını da gösterecekti. Komisyon bir yasa tasarısı hazırladığını duyurdu. Ama Meclis bünyesinde daha önce çalışma yürütmüş olan Çocuk İstismarını Önleme Komisyonunda yer alan partilere, vekillere bir tek açıklama bile yapmadı içeriğine ilişkin. Konuyla ilgili meslek örgütlerine, alanda çalışma yapan hak örgütlerine, yıllardır ç..]]> Thu, 05 Jul 2018 03:30:02 +0300 Hilal Kaplan'ın tweeti, iki ayrı yüzde 50'nin ortak gerçekleri https://www.evrensel.net/yazi/81769/hilal-kaplanin-tweeti-iki-ayri-yuzde-50nin-ortak-gercekleri https://www.evrensel.net/yazi/81769/hilal-kaplanin-tweeti-iki-ayri-yuzde-50nin-ortak-gercekleri? Seçimin hemen ertesinde TÜSİAD, sermayenin bugüne kadar halka ve kadınlara yıkım programı olarak dönen neoliberal programın daha kararlılıkla ve “tavizsizce” sürdürülmesi açısından, ortaya çıkan aritmetikten memnun olduğunu açıkladı. Çeşitli finans kuruluşları “siyasi riskin azalması önemli ama yetmez” dedi. Biz bu neoliberal programın kadınlara daha fazla bağımlılık, daha fazla yoksulluk, daha fazla “özgür karar alma olanaklarından yoksunluk” olarak döndüğünü biliyoruz. Seçim sonuçlarıyla gördüğümüz, tek adam tek parti iktidarının parsellediği yeni rejimin, bu bağımlılığı ve yoksulluğu kendine payanda yaptığı. Sadece ortaya çıkan meclis aritmetiği açısından değil, genel olarak neoliberal yıkımın “tavizsizce süreceğine” ilişkin değerlendirmeler bize “yönetemeyecekleri”..]]> Thu, 28 Jun 2018 05:08:45 +0300 'Hiçbir şey' olamayan genç kadınlar seçimde belirleyici olacak https://www.evrensel.net/yazi/81719/hicbir-sey-olamayan-genc-kadinlar-secimde-belirleyici-olacak https://www.evrensel.net/yazi/81719/hicbir-sey-olamayan-genc-kadinlar-secimde-belirleyici-olacak? Bu seçimde oy kullanacak 18-27 yaş arası toplam seçmen sayısı 10 milyon 200 bin. 7 Haziran seçiminden bu yana 1 milyon 585 bin yeni seçmen sisteme eklenmiş durumda. Bugüne kadar oy kullanmamış, oy dağılımlarında hangi partiye oy vereceği ölçülemeyen, dolayısıyla da beklenmedik sıçramalar ya da düşüşler yaratabilecek kadar yeni seçmen demek bu. En büyük sorunu işsizlik, eğitim ve gelecek kaygısı olan gençler... AKP iktidara geldiğinde her 5 gençten biri işsizdi, bugün de her 5 gençten biri işsiz. Ne eğitimde ne işte olan, yani “boşta gezen” olarak tanımlanan genç sayısı 2.5 milyonu aştı. Bu gençler arasında genç kadınların durumu daha vahim. Çünkü tablo genç kadınların “boşta gezen” değil “hiçbir şey” haline getirildiğini gösteriyor. AB istatistik kurumu Eurostat’ın araştırma..]]> Thu, 21 Jun 2018 04:25:12 +0300 Mahallenin dışına taşan kazanır https://www.evrensel.net/yazi/81621/mahallenin-disina-tasan-kazanir https://www.evrensel.net/yazi/81621/mahallenin-disina-tasan-kazanir? Bir süredir özellikle işçi emekçi mahallelerinde kadınlarla yürüttüğümüz seçim tartışmalarını ekmekvegul.net sitesinde ‘Kadınların Seçimi’ bölümünde aktarıyoruz. Evrensel gazetesinde yine pek çok ilden gelen seçim tartışmalarına dair izlenimlerde kadınların söyledikleri de çok çarpıcı. Ekmek ve Gül dergisinin son sayısı da, Türkiye’nin dört bir yanından kadınların gündelik hayat kaygılarıyla memleket meseleleri arasındaki bağı nasıl kurduğunu gösteren, kadınların seçim sürecindeki eğilimlerini ve tartışmalarını aktaran bir “sosyoloji dergisi” gibi oldu. Hem gittiğimiz buluşmalardan hem bize gelen mektuplardan, izlenim ve röportajlardan çıkan tabloyu temel noktalarıyla aktarmak istiyorum. Hatırlatalım; 16 Nisan referandumunda ‘hayır’ oylarında özellikle metropollerdeki kadın ..]]> Thu, 07 Jun 2018 02:35:45 +0300 Flormar ve diğerleri… Kadın dostu maskenizi alaşağı edeceğiz https://www.evrensel.net/yazi/81577/flormar-ve-digerleri-kadin-dostu-maskenizi-alasagi-edecegiz https://www.evrensel.net/yazi/81577/flormar-ve-digerleri-kadin-dostu-maskenizi-alasagi-edecegiz? Kimi 25 Kasım’ı kollar, ünlülerin gözlerini mora boyayıp kadına yönelik şiddete karşı olduğunu göstermeye milyon liralık reklam yapmak için. Kimi, 8 Mart’larda kadınların ne kadar da güçlü olduğunu anlatır, hatta eşitliği dilde başlatır, sonsuza uzatır ama fabrikasında ustabaşıların tuvalete gitmek isteyen kadın işçilere ettiği lafların üstünü örter. Kimi, büyük proje kaynakları “yaratır” kadın festivallerine, küçücük bir şartları vardır, markaları festivalin adından büyük yazılmalıdır. Kimi, “Kadın girişimcileri destekliyoruz” diyerek projeler başlatır ama destekledikleri kadınların ancak kendi ağları üzerinden piyasaya mal sürebileceği şartı getirir. Kimi, kadınları “güçlendirmek” için kadın vakfı kurar hatta, sonra da kendisine kadın dostu şirket ödülü verdirir. Aralarında ..]]> Thu, 31 May 2018 04:58:35 +0300 KADEM'in 'Kadın Aday' kartı ne gösteriyor? https://www.evrensel.net/yazi/81480/kademin-kadin-aday-karti-ne-gosteriyor https://www.evrensel.net/yazi/81480/kademin-kadin-aday-karti-ne-gosteriyor? Kadın ve Demokrasi Derneği KADEM, 23 ilde 3141 kadınla yaptığı Kadın ve Siyaset Araştırmasının sonuçlarının bir kısmını açıkladı. Bir kısmı diyoruz, çünkü KADEM’den aldığımız bilgiye göre araştırmanın “yalnızca yorumlayabildikleri kısmını” açıklama gereği duymuşlar, tamamını ise sonra kamuoyuyla paylaşacaklarmış. * Araştırmada yer alan kadınlar ağırlıklı olarak 18-35 yaş aralığında ve üniversite düzeyinde eğitimi olan kadınlar. * “Kadın arkadaşlarınızla bir araya geldiğinizle siyasetle ilgili konuları konuşuyor musunuz” sorusuna “Hayır, hiç konuşmuyoruz” diyenlerin oranı yüzde 45.6. “Evet, ama fazla değil” diyenler yüzde 41.3, “Evet, çok fazla konuşuruz” diyenlerin oranı yüzde 12.6. Kadınların siyasetten bu kadar uzaklaştırılmasında yaratılan korku ikliminin etkisini elbette analiz etmesini beklemiyorduk KADEM’in. Ama bunun bu c..]]> Thu, 17 May 2018 04:43:18 +0300 5 maddede manifesto: Kadınlara tek vaat 'iktidarın yükünü taşımak' https://www.evrensel.net/yazi/81433/5-maddede-manifesto-kadinlara-tek-vaat-iktidarin-yukunu-tasimak https://www.evrensel.net/yazi/81433/5-maddede-manifesto-kadinlara-tek-vaat-iktidarin-yukunu-tasimak? Erdoğan’ın “Ahid Manifestosu” üzerine çok yazılıp çizildi; Biz “kadın” başlığı altında söylenenlere bakalım... 1- Manifestoda “Her türlü ayrımcılıkla mücadele ederek önlerini açtığımız, çalışma hayatında görev bekleyen kadınlarımız var” diyerek kadınlar için “Yapılacak her şeyi yaptıklarını” ilan ediyor. Bunu da üstelik “Çalışıyorum diyen kadın annelikten imtina ediyor. Anneliği reddeden, evini çekip çevirmekten vazgeçen bir kadın, iş dünyasında istediği kadar başarılı olsun eksiktir, yarımdır” diyen kendisi değilmiş gibi söylüyor. Kadınların yaşadığı herhangi bir soruna dair tek bir ibare yok, kadınlar ne yaşıyorsa onun devam edeceği iddiası var. Çalışan kadınlar kırpılan doğum ve süt izinleri nedeniyle anneliklerini bir vicdan azabı olarak yaşarken, kazandıkları para kreş parasına yetm..]]> Thu, 10 May 2018 04:55:05 +0300 Kadınların 1 Mayısı: Talepler somut, öz güven artmış https://www.evrensel.net/yazi/81388/kadinlarin-1-mayisi-talepler-somut-oz-guven-artmis https://www.evrensel.net/yazi/81388/kadinlarin-1-mayisi-talepler-somut-oz-guven-artmis? Olağanüstü hal koşullarında kutladığımız ikinci 1 Mayıs, seçim sürecinde işçi ve emekçilerin bir “irade göstergesi” olarak da yansıdı memlekete. İşçilerin, sözünü görünür kılmaya ihtiyaç duyan farklı kesimlerin ne istediğini ortaya koyduğu, ne istemediğini de beyan ettiği bir tablo çıktı ortaya 1 Mayıs alanlarında. Memleketin dört bir yanında yapılan tüm kutlamalarda kortejlerin neredeyse tamamının önünde kadınların olması, kimi kortejlerde sayıları az olsa da en büyük coşkuyu taşıyor olmaları dikkat çekiciydi. *** Türkiye’nin pek çok yerinde arkadaşlarımızın uzattığı mikrofonlara konuşan her 3 kadından ikisi taşerondan kadroya geçiş sürecinde işsiz bırakılmış kadınlardı. Daha çok bu kadınların konuşması; alandaki sayılarının çok olmasından değil, artık kaybedecek hiçbir şeyi olmadığı i&..]]> Thu, 03 May 2018 04:15:05 +0300 Seçim-Geçim: Çelişkiler daha derin, sohbetler daha koyu! https://www.evrensel.net/yazi/81344/secim-gecim-celiskiler-daha-derin-sohbetler-daha-koyu https://www.evrensel.net/yazi/81344/secim-gecim-celiskiler-daha-derin-sohbetler-daha-koyu? 1 Mayıs’a doğru çalışma yaşamının hali ayan beyan ortaya çıksın diye, işçi kadın mektuplarını paylaşıyoruz ekmekvegul.net’ten. Her sektörden, her çalışma biçiminden, her yaştan, her bölgeden kadınlar dertlerine derman ararcasına paylaşıyorlar çalışma acılarını. Çok çeşitli, çok katmanlı, çok farklı sorunlarda, bir; kadınların ısrarla çalışmaya devam etme çabasını (Ki bu çoğu örnekte bir istek değil bir ‘zorunluluk’ olarak karşımıza çıkıyor), iki; patronların ve patron temsilcilerinin ezme, sömürme ve tahakküm kurma konusundaki “yaratıcılıklarını” ve sınır tanımazlıklarını görüyorsunuz. Kadınların ısrarla çalışmaya devam etme çabasının arkasında kredi borçları, yetişilemeyen eğitim, sağlık masrafları, eve giren tek ücretle en temel ihtiyaçların bile giderilememesi, zamlar vergile..]]> Thu, 26 Apr 2018 04:15:07 +0300 Ahlaklıymış gibi, adaletliymiş gibi... https://www.evrensel.net/yazi/81300/ahlakliymis-gibi-adaletliymis-gibi https://www.evrensel.net/yazi/81300/ahlakliymis-gibi-adaletliymis-gibi? Çocuk istismarına ilişkin yasal düzenlemeleri ele alan tasarı Meclis komisyonlarında dolaşıyor, yakında Meclis Genel Kuruluna da gelecek. Düzenlemenin en önemli meseleleri cezaya 12 yaş kriteri getirecek olması, faillerin çocuk olduğu durumlarda da cezaların ağırlaştırılması, ama çocuğa yönelik cinsel istismar eylemlerinin hepsini içerecek şekilde cezaların ağırlaştırılmıyor oluşu. Öyle ki akran cinselliği “korkunç” bir biçimde ele alınıp ağır cezaların konusu haline getirilirken, özellikle de 15 yaşını dolduran çocuklara yönelik cinsel istismar suçları “reşit olmayanla cinsel ilişki” olarak ele alınıyor. Şöyle örnek verelim; kız arkadaşı ile cinsel ilişkiye giren 15 yaşındaki çocuk 16-40 yıl hapis cezası istemi ile yargılanacak, 15 yaşını dolduran kızına tecavüz eden baba 10-15 yıl hapis cezası istemi ile yargılanacak. 11 yaşındaki öğrencisini &..]]> Thu, 19 Apr 2018 04:15:11 +0300 Çocuk istismarında yeni düzenleme: Şapkadan canavar çıktı! https://www.evrensel.net/yazi/81246/cocuk-istismarinda-yeni-duzenleme-sapkadan-canavar-cikti https://www.evrensel.net/yazi/81246/cocuk-istismarinda-yeni-duzenleme-sapkadan-canavar-cikti? Çocuk istismarında devlet nezdinde yapılacaklara ilişkin bir eylem planı belgesi olması istenen ve günlerdir beklenen düzenleme Meclise gönderildi. Şapkadan tavşan çıksa iyiydi, canavar çıktı! Her şeyden önce sorun şu; tüm toplumu ilgilendiren böylesi bir konuda yasalar oldubittiye getirilerek yapılmamalı. Çocuk istismarının temeline inen bir tartışma yapılmadan, konunun uzmanlarının görüşleri alınmadan, kamuoyunda tartıştırmadan yasa yapmak, görev savmaktır, meselenin üstünü örtmektir. Biliyoruz ki iktidar tüm yasa yapım süreçlerini baypas edip bir gecede çıkardığı KHK’lerle ülkeyi yönetmeye çalışıyor. Dolayısıyla böyle bir yasa yapım sürecinin onun “fıtratına ters” olduğu açık. Ama her yerde bu kadar tartışılan, konuşulan bir konunun bu biçimde yasalaştırılması, iktidarın bu fıtratının teşhir edilmesi i&c..]]> Thu, 12 Apr 2018 03:17:05 +0300 Onlar tek, biz çokuz artık! https://www.evrensel.net/yazi/81161/onlar-tek-biz-cokuz-artik https://www.evrensel.net/yazi/81161/onlar-tek-biz-cokuz-artik? “Medya ve kadın”, üzerine büyük bir külliyatın olduğu güncel bir başlık. Kadınlar medyada nasıl görünür oluyor, kadınlara ilişkin prototipler medya aracılığıyla nasıl oluşturuluyor, iktidarın siyasi projelerinin gerektirdiği kadın tiplemeleri medya aracılığıyla nasıl meşrulaştırılıyor gibi meseleler, herkesin üzerine bir çift kelam edebileceği kadar da bilinen meseleler aslında. Lakin son dönemde büyük medya kuruluşlarının el değiştirmesi, gazetelere atanan kayyımlarla göz dağı verilmesi, gerçekten gazetecilik yapmak için uğraşanların üzerinde uygulanan sistemli baskılar, tutuklamalar, yargılamalar ve bütün bunlarla birlikte “tek adam, tek ses” politikası olarak özetleyebileceğimiz hal ve gidişatın “medya ve kadın” başlığını da etkileyecek çok önemli yönleri olduğu açık... Düşünün, basının topyekü..]]> Thu, 29 Mar 2018 04:53:30 +0300 Çalışma cehenneminin ateşi torba yasalarla nasıl harlandı? https://www.evrensel.net/yazi/81113/calisma-cehenneminin-atesi-torba-yasalarla-nasil-harlandi https://www.evrensel.net/yazi/81113/calisma-cehenneminin-atesi-torba-yasalarla-nasil-harlandi? Hükümetin kadın istihdamına yönelik politikasının, kadın emeğini esnekleştirip, taşerona ya da özel istihdam bürolarına bağlı kısmi, geçici süreli sözleşmelerle, güvencesiz işlerde çalıştırmak olduğunu biliyoruz. - 2012 ulusal istihdam stratejisi belgesi, 2013 Kadın İstihdamı Yasa Tasarısı, 2014 Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunmasına Dair Yasa Tasarısı (Ki bu yasayı tümüyle geçiremeyip, 2015-2016 boyunca parça parça torba yasalarla geçirdiler) bu politikanın ana belgeleri olarak karşımıza çıktı. Kış lastiği kullanmanın koşullarını anlatan bir torba yasada, kadınların kısmi zamanlı işlerde, ne tür özel istihdam bürosuyla, hangi şartlar altında çalışacağının çerçevesinin çizildiği bir “yasalaştırma” süreci yaşadık. Sonra da hak kayıplarımız “müjde” diye duyuruldu. - 2017’de asıl değişikli..]]> Thu, 22 Mar 2018 03:54:47 +0300 Bir yanda dayatılan ‘değerler’, bir yanda hayatın ‘dayattıkları’... elbet patlayacak! https://www.evrensel.net/yazi/81018/bir-yanda-dayatilan-degerler-bir-yanda-hayatin-dayattiklari-elbet-patlayacak https://www.evrensel.net/yazi/81018/bir-yanda-dayatilan-degerler-bir-yanda-hayatin-dayattiklari-elbet-patlayacak? Hem kadınlar hem de erkekler, Türkiye’de kadınların yaşadığı en büyük sorunun şiddet olduğunu düşünüyor. Kadınların yüzde 64’ü müftülere resmi nikah kıyma yetkisi verilmesini onaylamıyor; erkeklerde ise bu oran yarı yarıya. Ev işleri ve çocuk bakımında eşit sorumluluk paylaşımı, evlilik dışı çocuk sahibi olmak veya birlikte yaşamak, kürtaj hakkı gibi konularda toplumun tutumu geçen senelere göre daha da olumsuzlaşırken, şiddetin bir boşanma sebebi olarak kabul görmesi ve çalışma hayatına kadınların katılımı konularında “elbette” diyenlerin oranı artmış durumda... Genel olarak hayat memnuniyetinde ise hem kadınlarda hem de erkeklerde belirgin bir düşüş var. Rakamlar, Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi’nin bu yıl dördüncüsünü gerçekleştirdiği “Toplumsal Cinsiyet ve Kadı..]]> Thu, 08 Mar 2018 05:00:18 +0300 Zina, idam, hadım... Çocukları bir de devlet eliyle susturalım! https://www.evrensel.net/yazi/80931/zina-idam-hadim-cocuklari-bir-de-devlet-eliyle-susturalim https://www.evrensel.net/yazi/80931/zina-idam-hadim-cocuklari-bir-de-devlet-eliyle-susturalim? Her gün duyduğumuz, okuduğumuz, bildiğimiz çocuk istismarı vakaları zaten büyük bir öfke biriktirmişti. Her gün istismarı aklayan yargı kararlarını; daha yargı süreci bile başlamadan kolluğun, mahallelinin, okul yönetimlerinin ve hatta ailelerin istismarın üstünü örtmek için nasıl canla başla çalıştığını görmek delirtiyordu. Üstüne son günlerde minicik çocukların istismar edildiği haberleri peş peşe gelince bu öfke patladı. Pek çok yerde irili ufaklı eylemler yapıldı; çocuk istismarının gündem olmadığı sohbet, tartışma, konuşma yok. Bir yandan da karanlık tabloyu ortaya seren rakamlar, istatistikler de yeniden gündeme geldi. Tablo vahim, tablo korkunç, tablo dayanılmaz! Bilinen gerçekler bir kez daha su yüzüne çıktı çıkmasına ama görünenle gerçek arasına giren toplumsal, siyasal, kültürel..]]> Thu, 22 Feb 2018 04:15:58 +0300 Annelik, iktidarın elinde kullanışlı bir savaş silahı! https://www.evrensel.net/yazi/80837/annelik-iktidarin-elinde-kullanisli-bir-savas-silahi https://www.evrensel.net/yazi/80837/annelik-iktidarin-elinde-kullanisli-bir-savas-silahi? Afrin’e gönderilen, çoğu sözleşmeli askerin uğurlamasında kucaklarında küçücük çocuklarla, ağlamamak için dudaklarını ısıran kadınların mikrofonlara başka söz söylemesi mümkün değilmişcesine “Vatan sağ olsun” dediğine şahit oluyoruz. Asker cenazeleri, ölen çocuklarının, eşlerinin, kardeşlerinin haki kıyafetlerine bürünmüş kadınların feryatlarına sahne oluyor. Feryatların fonunda hamasi nutukların atıldığı devlet töreni var, gerçeğinde ise “Ben onu hamallık yaparak büyüttüm” diyen babalar; nakliyecilik yapan babasıyla birlikte çalışırken evi böyle çekip çevirmenin mümkün olmadığını düşünüp, tezkereden sonra sözleşmeli asker olan kardeşinin ardından “Bize nakliye arabası alacak para biriktirecekti...” diye boğazı düğümlenen kardeşler var. Bir de onlara ha b..]]> Thu, 08 Feb 2018 04:57:53 +0300 Savaşa değil, barışa kazanılmış bir ‘cephe’, ama nasıl? https://www.evrensel.net/yazi/80792/savasa-degil-barisa-kazanilmis-bir-cephe-ama-nasil https://www.evrensel.net/yazi/80792/savasa-degil-barisa-kazanilmis-bir-cephe-ama-nasil? Afrin operasyonu ile ülke içini de kendi açısından her anlamda “kazanılmış bir cephe” haline getirmek isteyen hükümet, savaşa karşı çıkan her kesime yönelttiği baskılara her gün bir yenisini ekliyor. Sosyal medya paylaşımları nedeniyle yapılan tutuklamalar, savaş gerçeklerini anlatan bildirileri dağıtanların tutuklanmaları, barışı savunma sorumluluğu aynı zamanda mesleki bir sorumluluk olan tabiplerin hedef gösterilmesi ve sonrasında yaşananlar, kendilerine “görev” çıkaran kimilerinin bir sohbet sırasında söylenenleri telefonlarıyla kaydedip muhbirlik yapmaları… Hepsi ve daha fazlası barış için atılacak her adımı ne yazık ki daha fazla “cesaret” işine dönüştürüyor. Tüm toplumu etkisi altına alan korku ve bastırma hamlelerinin kadınlar arasında ciddi bir bölünme yarattığı da açık. Ev buluşmaları, dernek çalış..]]> Thu, 01 Feb 2018 04:15:26 +0300 Çok tesirli bir silah olarak Diyanet https://www.evrensel.net/yazi/80654/cok-tesirli-bir-silah-olarak-diyanet https://www.evrensel.net/yazi/80654/cok-tesirli-bir-silah-olarak-diyanet? Dönemin en etkili kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı. Elinde olanca olanağı ve aracı ile artık topyekün bir zor aygıtı. Devletin silahlı güçlerinden daha zorba biçimlerde hayatımıza şekil şemal vermeye odaklanmış bir kurum. Hayatımızın her alanına müdahale eden çok tesirli bir silah. Kadınlar ve çocuklar büyük tehlikede. Çünkü o silah, ilk onlara doğrultuluyor. En kolay onlara patlıyor. En çok onları yaralıyor, hatta öldürüyor... Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sosyal ve kültürel iktidarımız sıkıntılı” diyerek altını çizdiği boşluğu doldurmanın en önemli aygıtı olarak Diyanet, Yeni Türkiye’nin kurucu değerlerini inşa etmek üzere her yere ama her yere kök saldı. Sadece camiler ve ibadet yerleri değil, kurduğu eğitim kurumlarıyla 3 yaşındaki bebelerden üniversite çağındaki gençlere; irşat büroları, “..]]> Thu, 11 Jan 2018 04:15:09 +0300 Metal işçisi kadınlar neden moralsiz? https://www.evrensel.net/yazi/80607/metal-iscisi-kadinlar-neden-moralsiz https://www.evrensel.net/yazi/80607/metal-iscisi-kadinlar-neden-moralsiz? Metal iş kolu sanayinin sürükleyicisi. Ağırlıkla erkeklerin çalıştığı bu işkolunda, son dönemde özellikle montaj, aksam üretimi ile artan yan sanayi ve yenilenen teknoloji nedeniyle, daha fazla kadın işçinin de istihdam edilmeye başladığını görüyoruz. Her ne kadar patronlar kadın işçi sayısının artışını “Kadın istihdamını destekliyoruz”, “Fırsat eşitliği en önemli misyonumuzdur” gibi süslü laflarla açıklasalar da kadın işçilerin daha ucuza çalıştırılması, kadın işçilerin esnek çalışmanın yerleşmesinin ve vahşileşmesinin teminatı haline getirilmesi, verilen devlet teşvikleri ile hiçbir yük üstlenmeden kadın işçi çalıştırabilmeleri bunun önemli nedenleri. Kadın işçiler üzerinden belirlenen düşük ücret, sektörün toplamında iş gücü değerini düşürme politikasının da ö..]]> Thu, 04 Jan 2018 04:53:32 +0300 İnternetten ‘ikinci eş’, e-postayla ‘boş ol’ devri https://www.evrensel.net/yazi/80473/internetten-ikinci-es-e-postayla-bos-ol-devri https://www.evrensel.net/yazi/80473/internetten-ikinci-es-e-postayla-bos-ol-devri? Geçen hafta öğrendik, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kuruluna göre bir erkek “‘Seni boşadım, benden boş ol’ gibi boşamayı ifade eden sözleri şifahî olarak söylemek suretiyle, eşini boşayabileceği gibi, bu sözleri telefon, mektup, mesaj, internet ve faks yoluyla bildirerek de boşayabilir”miş... Ne kadar da çağın gereklerine uyum sağlamış bir Diyanet! Telefon, mektup, e-posta ve mesajla “Boş ol” deme hakkını kocaya sunarken kadına da ‘sorumluluk’ yüklenmiş. Mesajın kocadan geldiğinden emin olması gerekirmiş kadının. Kolaylıklar erkeklere, külfetler kadınlara... Buyrun, bir başka “çağa uygun hizmet” daha... İngiltere ve Endonezya’dan sonra Türkiye’de de ikinci, üçüncü, dördüncü eş arayanlar için internet sitesi kurulduğunu (tabii ki ikinci, üçüncü, dörd&uum..]]> Thu, 14 Dec 2017 04:55:19 +0300 Sermayenin 'kadın dostluğu' pul pul dökülürken… https://www.evrensel.net/yazi/80424/sermayenin-kadin-dostlugu-pul-pul-dokulurken https://www.evrensel.net/yazi/80424/sermayenin-kadin-dostlugu-pul-pul-dokulurken? OSTİM Organize Sanayi Bölgesindeki “Şiddet Mağduru Kadınların Sosyal Ekonomik Destek Sistemlerinin Geliştirilmesi” projesi, metal fırtınanın etkilerinin hâlâ sürdüğü fabrikada işçi eşlerine verilen “öfke kontrolü eğitimi”, kadın işsizliğinin ve yoksulluğunun yoğun olduğu bölgelerde “Kadınların İstihdamla Güçlendirilmesi” projeleri, kadın girişimciliğinin desteklenmesi hibeleri... Allı pullu bu projelerden var da var... “Kadınları güçlendirmek, fırsat eşitliği sağlamak, sosyal destek sunmak” gibi cümlelerle parlatılan bu cilalı projelerin gerçeğini ise “hedef” kadınlar bizzat anlatıyor... BİZ BU PROJELERİ BİLİYORUZ... Hey Tekstil’in kadın patronu “kadın girişimci” imajının ekmeğini bol bol yiyip, bol hibeli, bol AB destekli, bol teşvikli bir başarı hikayesine imza attığında da gerçek hikayeyi Hey Tekstil ..]]> Thu, 07 Dec 2017 04:44:46 +0300 Kadına yönelik şiddet sınıfsallaşırken... https://www.evrensel.net/yazi/80326/kadina-yonelik-siddet-sinifsallasirken https://www.evrensel.net/yazi/80326/kadina-yonelik-siddet-sinifsallasirken? 20. yüzyıl boyunca kadın-erkek eşitliği doğal bir “ideal”di, mücadeleyle kazanılmıştı. Neoliberal-muhafazakar program ve politik-ideolojik saldırılar, bu idealin “farklılık” ekseninde bozuşturulmasına neden oldu. Neoliberalizmin işçi sınıfının tüm kazanımlarına dönük saldırıları, kadınların ev içi emek ve bakım yükü açısından elde ettiği kazanımları da elbette hedefe koydu. Kamusal, sosyal alanda açılan gediklerin kadınların bakım emeğiyle doldurulabilmesi için özel politikalar izlendi. İş gücü için doğum oranlarının artırılması, kadın cinselliğinin denetimi, ailenin kutsallaştırılması, kadınların nesne haline getirilmesi bu özel politikaların bir yönü. Dine dayalı korku kültünün, ataerkil hortlakların, gerici geleneksel mitlerin buna rızayı sağlamak için dolaşıma sokulduğu da bilmediğimiz bir şey değil. Bu, sadece Müslüma..]]> Thu, 23 Nov 2017 04:54:45 +0300 Şarkıcı Gülben Ergen'den, temizlikçi Ayşe'ye kadar... https://www.evrensel.net/yazi/80238/sarkici-gulben-ergenden-temizlikci-ayseye-kadar https://www.evrensel.net/yazi/80238/sarkici-gulben-ergenden-temizlikci-ayseye-kadar? Boşanma süreçlerinin kadınlar için nasıl da can mücadelesi, var olma mücadelesi anlamına geldiğini gösteren birbirinden farklı örneklerle karşılaştık bu hafta. Erhan Çelik’ten boşanmaya çalışan Gülben Ergen, Fatih Tezcan’dan boşanmaya çalışan Güzin Bilgi gibi hayatları “takip edilen” kadınlardan, hikayeleri üçüncü sayfaya bir dram olarak taşınan kadınlara uzanan bir hat bu. 9 yaşındaki oğlu Yiğitcan boşanmaya çalıştığı kocası tarafından öldürülen anne Neriman Türkoğlu’nun öncesinde neler yaşadığını tahmin edebilecek ve ne yazık ki yaşananları her an kendi başına da gelebilecek bir tehdit gibi hisseden binlerce kadın olduğunu bildiğimiz bir ortaklık var. Neriman’ın boşanmak istediği kocası daha önce de çocuğunu öldürmeye kalkmış, kadın çocuğunun canını kurtarmak için neredeyse devle..]]> Thu, 09 Nov 2017 04:15:24 +0300 Şiddetle mücadele dayanağını nereden alacak? https://www.evrensel.net/yazi/80192/siddetle-mucadele-dayanagini-nereden-alacak https://www.evrensel.net/yazi/80192/siddetle-mucadele-dayanagini-nereden-alacak? Gündemden hiç düşmeyen kadına yönelik şiddetin farklı boyutlarıyla ama en çok kadınların mücadelesiyle sürekli gündemde olacağı kasım ayı geldi. 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Dayanışma Günü olarak ay boyunca kadınların her alanda yaşadığı şiddeti ortaya çıkarmak için önemli bir gün. Ve mücadele birikimimiz açısından da... Mahallelerden, işyerlerinden kadınların anlatısında, yaptıkları buluşmalarda dikkat çeken bir durum var; çalışan kadınlar “Kötü koşullarına, düşük ücretine rağmen hiç olmazsa düzenli gelir sahibi olduğumuz iyi kötü bir işimiz var” diyorlar. Bu kötü koşullar içinde şiddet, taciz, mobbing, ücret eşitsizliği var mı, var. Kadınlar bundan muzdarip mi, hem de nasıl! Bugün kadınların aslanın midesinden zorla çekip aldığı, “İyi kötü bir i..]]> Thu, 02 Nov 2017 04:55:13 +0300 Boşanmalarda 'ara bulucu' dönemi: Hadi, eşitmiş gibi uzlaşın bakiiimm https://www.evrensel.net/yazi/80149/bosanmalarda-ara-bulucu-donemi-hadi-esitmis-gibi-uzlasin-bakiiimm https://www.evrensel.net/yazi/80149/bosanmalarda-ara-bulucu-donemi-hadi-esitmis-gibi-uzlasin-bakiiimm? Yeni bir gündem değil. Ama atılacak yeni adımlar dolayısıyla yeniden gündemimize giren bir konu: Boşanma süreçlerinde aile arabuluculuğunda hükümet yasal düzenlemeler için düğmeye bastı. Adalet Bakanı diyor ki “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızla konuyu değerlendiriyoruz. Tam adı konmuş bir şey yok. Temel felsefemiz uyuşmazlıkların mahkeme kapılarında değil mümkünse taraflarla bir kez daha iş ciddiye geldiğinde, köprüden önceki son çıkış anlamında bir kez daha müzakere edilmesine imkan sağlama anlamında bir düşünce var. Bu aile müessesesini ayakta tutmaya yönelik çalışmamız. Aynı zamanda çocukların adliye kapılarında uyuşturucu kullanan ya da katillerle aynı koridorda olmamasını, travma yaşamamasını amaçlıyoruz. Adliyeye gitmeden çözülebilir mi diye çalışma var.” Ailenin ‘kutsallığı’nı, kadın ve erkekleri..]]> Thu, 26 Oct 2017 03:15:13 +0300 Biz ne istersek isteyelim... https://www.evrensel.net/yazi/80101/biz-ne-istersek-isteyelim https://www.evrensel.net/yazi/80101/biz-ne-istersek-isteyelim? Tabutu kadınlar tarafından sırtlanan bir cenaze daha... 17 yaşındaki Helin, gazete manşetlerine “aşk cinayeti” kod adlı bir meşrulaştırma hamlesiyle taşınan cinayetin aramızdan aldığı kız kardeşimiz... Yoksulluk ve işsizliğin kesif bir çaresizlik girdabı yarattığı, çocukların ancak annelerinin dirayetiyle yaşama tutunabildiği bir mahallede, korkunç çalışma koşulları yüzünden iki kızının saçlarını bile taramaya vakti olmadığından dertlenen bir işçi annenin, zorlu hastalıklarla dişe diş mücadele ederek yaşattığı kızı o. Annesi Saadet onu bu koşullarda yaşattı, Helin’in canını kışkırtılmış erkekliğin sıradan bir piyonu planlı bir biçimde canice aldı. Böyle işte; canı için canımızı dişimize taktıklarımız, şiddetin her türlüsünü “benim” dediğine uygulamakta hiçbir beis görmeyen, çünkü “Seviyormuş, sevgiliymiş, tahrik olmuş, ya..]]> Thu, 19 Oct 2017 04:15:54 +0300 Böyle bir Meclisin meşruiyeti, öldüren kocanın sevgisi kadar https://www.evrensel.net/yazi/80009/boyle-bir-meclisin-mesruiyeti-olduren-kocanin-sevgisi-kadar https://www.evrensel.net/yazi/80009/boyle-bir-meclisin-mesruiyeti-olduren-kocanin-sevgisi-kadar? Başkanlık sisteminin mini uygulama örneklerinin sergilendiği ilk Meclis performansları sahnede. Meclis açılır açılmaz savaş tezkeresi geçirildi, Besime Konca’nın milletvekilliği düşürüldü, müftülere nikah yetkisi veren Nüfus Hizmetleri Kanun Tasarısı alelacele komisyona getirildi, boşanmaların önlenmesi için kurulan komisyonun akıl almaz önerilerle dolu raporu Meclis genel kurulunda oylamaya açıldı. Tam bu sırada katıldığı bir televizyon programında “Çocuklar ölmesin” diyen Ayşe Öğretmen’in hapis cezasının kesinleştiğini ve hamile olan öğretmenin çocuğunu cezaevinde doğurmak zorunda kalabileceğini öğrendik. Tam da müftülere nikah yetkisi ve Boşanmaların Önlenmesi Komisyonu raporu Mecliste iktidar tarafından hararetle savunulurken, 16 yıllık evliliği boyunca her gün şiddet gördüğü için devlete sığınan ..]]> Thu, 05 Oct 2017 05:39:18 +0300 Elinizi bulaşıktan çekin, önemli bir işimiz var... https://www.evrensel.net/yazi/79958/elinizi-bulasiktan-cekin-onemli-bir-isimiz-var https://www.evrensel.net/yazi/79958/elinizi-bulasiktan-cekin-onemli-bir-isimiz-var? Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Özlem Zengin’in “En iyi fikirler aklıma bulaşık yıkarken gelir” lafıyla dün güne uyandık. Doğrudur, kadınlar hayatlarını verimsiz ve çekilmez kılan şeyleri yaparken de iyi fikirler üretebilirler. Ama çoğunlukla mesele, bir kadının aklına gelen iyi fikirle ne yapabildiğidir... Mesela o tezgahın sınırlı dünyasında ürettiğimiz bir fikrin o mutfağın, o evin, o mahallenin dışına taşmasına izin veren bir toplumsal hayat, bir varoluş imkanı kaldı mı biz kadınlar için acaba? Yanıt, olumsuz... Ne demişti Simone de Beauvoir: “Pek az iş Sisyphos’un işkencesine sonsuzca tekrarlanan ev işleri kadar benzer. Temiz olan kirlenir, kirlenen temizlenir, tekrar ve tekrar, günbegün. Ev kadını, zamanın dışındadır: O hiçbir şey yapmaz; sadece şimdiyi sürükler.” Başımıza gelenleri zamanın dışında bırakıldığımız mutfaktan izleyip, hiçbir şey yapmadan kade..]]> Thu, 28 Sep 2017 04:15:35 +0300 481 lirayı al ve sus! Bu mu 'sosyal hizmet'? https://www.evrensel.net/yazi/79924/481-lirayi-al-ve-sus-bu-mu-sosyal-hizmet https://www.evrensel.net/yazi/79924/481-lirayi-al-ve-sus-bu-mu-sosyal-hizmet? Esenyalı’daki kadınların ve çocukların yaşadığı şiddet, istismar ve yoksulluk tablosunu ortaya koyduğumuz Eğreti Yaşamlar dosyamızın ilk gününde hikayesini paylaştığımız Nuran ve çocuklarının durumunu takip etmeye devam ediyoruz. Nuran, yaklaşık 1.5 ay önce Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çocuklara tedbir kararı konduğunu, ancak o günden bizim görüşme yaptığımız 11 Eylül Pazartesi gününe kadar çocukların ve kendilerinin durumuna ilişkin bir değerlendirme yapmak üzere kimsenin gelmediğini ifade etmişti. Bu 1.5 ay içinde tek yapılanın, psikolojik danışma hizmeti almak üzere ilçe müdürlüğüne çağırmak olduğunu söylemişti. Ancak ceplerinde bir ekmek parası bile olmadığı için çoğunlukla gidememişler. Ailenin durumuyla ilgili devletin ne yaptığını öğrenmek için kapı kapı gezdik. Ama... Dolaştığımız 4 mahalle m..]]> Fri, 22 Sep 2017 05:00:52 +0300 Yaşamak. Ölmeden, öldürmeden... https://www.evrensel.net/yazi/79876/yasamak-olmeden-oldurmeden https://www.evrensel.net/yazi/79876/yasamak-olmeden-oldurmeden? Hayatta kalabilmek için hayattan vazgeçmenin zorunlu kılındığı bir trajedinin tam ortasındayız. Şiddetin her türlüsü, her türden arttı. Şiddetin en vahşi biçimlerini ‘fıtrat, biat, itaat’ üçgeninde normalleştirmeye çalışırken, bu normalliğin ancak devlet şiddeti ile mümkün olabileceğini de gayet iyi bilen iktidar, eğitim müfredatını galiz gericilikle sıvamakla, evlerin pencerelerinden içeri süzülen ‘beden denetimiyle’, bin yıl öncesinin toplum düzeninin kurallarının bugünün en temel yasal haklarına ikame ettirmekle meşgul. Küçük iktidar ortakçıklarıyla; evde koca, parkta kıyafet denetimi yapan güvenlik görevlisi, apartmanda ‘Evinde böyle dolaşamazsın’ diyen yönetici, okulda ‘etek, şort, kahkaha yasak’ diyen müdür, işyerinde ‘O mal yetişmezse seni burada yatırır…&..]]> Thu, 14 Sep 2017 04:15:50 +0300 1 milyon kadın evde ne yapıyor? https://www.evrensel.net/yazi/79790/1-milyon-kadin-evde-ne-yapiyor https://www.evrensel.net/yazi/79790/1-milyon-kadin-evde-ne-yapiyor? 2015 yılı itibarıyla 1 milyon civarında kadın çocuk bakımı ile uğraştığı için, yaklaşık 112 bin kadın ise yaşlı bakımı yüzünden ‘eve döndü.’ Kadınlar, çalışma hayatına yeni başlamışken çocuklar yüzünden, çalışmaya başladıktan sonraki zamanlarda ise bu sefer de yaşlı ya da engelli bakımı yüzünden eve dönüyorlar. ‘Çocuk bakımı’ gerekçesiyle çalışamayan 260 bin kadın, ‘Kreşler çok pahalı’ diyerek, 900 bin kadın ‘Çocuğuma kendim bakmak istedim’ diyerek açıklıyor durumu. ‘Çocuğuma kendim bakmak istedim’in pohpohlanan ‘iyi annelik’le birlikte geçim yükünün ağırlaşan bir yük haline gelmesi ile de büyük ilgisi var. Yaşamsal ihtiyaçların korkunç derecede pahalanması, buna rağmen ücretlerin ha bire erimesi de pek çok kült&..]]> Thu, 31 Aug 2017 05:00:33 +0300 Patronların ve kadın bakanın ‘Kadın çalışan dostluğu’ https://www.evrensel.net/yazi/79743/patronlarin-ve-kadin-bakanin-kadin-calisan-dostlugu https://www.evrensel.net/yazi/79743/patronlarin-ve-kadin-bakanin-kadin-calisan-dostlugu? Son zamanlarda üstümüze kadın emeğini ilgilendiren yasalar, yönetmelikler, taslaklar, raporlar, kampanyalar yağıyor... Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu TÜRKONFED’in 3. İş Dünyasında Kadın raporuna göre 2010-2015 yılları arasında 1 milyon kadın çocuk bakımı, 112 bin kadın ise yaşlı bakımı nedeniyle çalışma hayatını bırakmış. TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, “Çocuk ve yaşlı bakımı kadınların çalışmasının önündeki en büyük engel. Kadınların işgücüne katılımını artırırken, sosyal bir devletin sağlaması gereken temel ihtiyaçlar nedeniyle çalışma hayatından uzaklaşmaları kabul edilebilir bir durum değildir” diyor. Kadınların kurumsal bakım hizmetlerine talebinin arttığını ama kreş sayısının yetersizliği, kreş ücretlerinin yüksekliği ve hizmet kalitesine olan güvensizliğin de çocuk bakımında annel..]]> Thu, 24 Aug 2017 04:15:01 +0300 Müftülere nikah yetkisinin muhtelif halleri: Farklı kesimlerden kadınlar nasıl tartışıyor? https://www.evrensel.net/yazi/79695/muftulere-nikah-yetkisinin-muhtelif-halleri-farkli-kesimlerden-kadinlar-nasil-tartisiyor https://www.evrensel.net/yazi/79695/muftulere-nikah-yetkisinin-muhtelif-halleri-farkli-kesimlerden-kadinlar-nasil-tartisiyor? Müftülere nikah yetkisi tartışmasına ‘maalesef’ devam etmek durumundayım. Çünkü, bu meselenin hem gündeme getirilmesinin hem de nasıl bir karşılık bulacağının tartışılması bu ülkede aynı zamanda ‘inşa edilmiş’ toplumsallığın ne olduğunu, nasıl olduğunu konuşmayı da beraberinde getiriyor. Buyrun bazı tartışma notlarına; -Özellikle dindar kadın kesimleri arasında “Dini yaşarkenki haklarımızın yasal güvence altına alınması önemli, yarın bir gün Erdoğan’a bir şey olursa, elimizde yasal haklarımız kalsın” fikri yaygınlaştırılıyor. Bu da, tartışma imkanı vermeyen “yasal düzenlemeleri sorgusuzca sahiplenme” eğilimi yaratıyor. Az sayıda olsa da kadınlar bu tartışmayı politik bir tartışma olarak da sürdürüyorlar; örneğin “Bize ‘E zaten dini nikahı sorunsuzca kıyabiliyorsunuz, mesele nedir’ demeyin. Bu; Kürtler yıllardır hak talep e..]]> Thu, 17 Aug 2017 05:04:00 +0300 Dini nikahta yüzde 97 gerçeği bize ne söylüyor? https://www.evrensel.net/yazi/79652/dini-nikahta-yuzde-97-gercegi-bize-ne-soyluyor https://www.evrensel.net/yazi/79652/dini-nikahta-yuzde-97-gercegi-bize-ne-soyluyor? Müftülere nikah yetkisi verilmesine dair kanun tasarısına ilişkin tartışma da, bu tartışmaya cevap olsun diye hükümet yetkililerinden gelen açıklamalar da bitmiyor. Bu düzenlemeye karşı mücadeleye en geniş kesimlerden kadınların nasıl katılabileceğine ilişkin tartışmalar da devam ediyor elbette. En son Aile Bakanı, “Bu düzenleme, resmi nikah kıydırırken belli yaş zorunluluğu olduğu için erken yaşta evliklerin önüne geçme noktasında önem taşıyor... Ülkemizde sadece dini nikahla gerçekleştirilen evlilikler var ve bu evliliklerde kadınlarımız mağdur olabiliyor. Resmi nikah, kadınlarımızın mağduriyetlerinin önlenmesi ve haklarının korunması için gerekli... Nikahı kim kıyarsa kıysın, yaşı tutmayan ya da diğer tüm gerekli şartları taşımayan çiftlerin nikahı kıyılamaz. Devletimize güvenelim” dedi. Kadınların haklarının korunması iddiasını taşıyan bu düzenlemed..]]> Thu, 10 Aug 2017 05:00:30 +0300 Medeni hukukta kara delik: Müftülere nikah yetkisi https://www.evrensel.net/yazi/79615/medeni-hukukta-kara-delik-muftulere-nikah-yetkisi https://www.evrensel.net/yazi/79615/medeni-hukukta-kara-delik-muftulere-nikah-yetkisi? “Yeni yasa evlilik koşullarını değiştirmiyor ki çocuk evliliklerin önünü açsın” diyorlar... “Halkın gönlündeki beklentileri, bu değişikliğin alt yapısı niteliğindeki toplumsal ihtiyacı anlayalım” diyorlar... “Konsolosların, belediye memurlarının, muhtarların kıydığı nikah sorunlu değilse müftülerin kıyacağı nikah niye sorunlu olsun” diyorlar. Doğru. Yasa evlilik yaşını da, evliliğin gerçekleşmesini sağlayan koşulları da değiştirmiyor. Ama biz yasaların “yazıldığı gibi okunmadığını” biliyoruz. Yazıldığı gibi uygulanmadığını da... Bu yeni yasa hamlesiyle evliliğe ilişkin koşullar ve evliliğin gerçekleşeceği hukuki zemin henüz değiştirilmedi. Ama din adamlarının resmi nikah kıyabilmesi toplumda din adamlarının aile hukukuna karışabilecek özneler haline getirilmesidir. Sosyolojik olarak “ha resmi nikah, ha dini nikah” algısının beslenmesidir. Uzun yılların mücadelesi ile elde edilen Medeni Hukukun alternatif hukuklarca delinmesinin önünü açmaktır. Din adamları eliyle uygula..]]> Thu, 03 Aug 2017 04:54:04 +0300 Müftülere resmi nikah yetkisi... Bu daha başlangıç! https://www.evrensel.net/yazi/79575/muftulere-resmi-nikah-yetkisi-bu-daha-baslangic https://www.evrensel.net/yazi/79575/muftulere-resmi-nikah-yetkisi-bu-daha-baslangic? Son 3 senedir tam da bu günlerde hep aynı konuyu yazmak zorunda kaldım. Resmi nikah işleminin Diyanet görevlilerine bırakılması meselesi... 2015’in mayıs ayında Anayasa Mahkemesi, resmi nikah kıymadan dini nikah kıyan imam ve çiftlere ceza verilmesini ortadan kaldırdı. Bu hamle, “Çocuk yaşta evliliklerin ve çok eşliliğin önünü açacak bir karar” olarak eleştirilmişti. Sonra Anayasa Mahkemesi yine bir yasa iptaliyle “Çocukların cinsel ilişkiye rıza yaşının 15’ten 12’ye indirilmesi”nin önünü açtı. Bu hamlenin üstüne 2016 kasım ayında çocuk istismarcılarının evlilik yoluyla cezasız bırakılmasını öngören bir önerge hükümet eliyle Meclise getirildi. Halkın tepkileriyle geri püskürtüldü. Ama fiili bir “cezasızlık” hatta “onaylama” söz konusu şimdi. Çocuk istismarı davalarında çocuk 12 yaşından büyükse yargı “Çocuğun rızası, ailenin onayı ve evlilik vaadi varsa” tutuksuz yargılama ya da beraat kararları veriyor ardı ardına! Bu yaşta bir çocuk resmen evlendirilemeyeceğine göre “evlilik vaa..]]> Thu, 27 Jul 2017 04:15:40 +0300 Kadınların ortak Adalet Yürüyüşü https://www.evrensel.net/yazi/79433/kadinlarin-ortak-adalet-yuruyusu https://www.evrensel.net/yazi/79433/kadinlarin-ortak-adalet-yuruyusu? Kadınlar bugün Gebze’de, bundan tam 9 yıl önce dünya barışının hâlâ mümkün olduğunu ve dünyanın hâlâ güvenilir bir yer olduğunu kanıtlamak için otostopla dünyayı dolaşan Pippa Bacca’nın tecavüz edilerek öldürüldüğü yerde katılacak Adalet Yürüyüşü’ne... Haksızlık, hukuksuzluk, eşitsizlik, şiddetle dolu bir hayata rağmen kadınlar başka bir dünya için umut taşıdıklarını göstermek, bunun için mücadeleden hiç vazgeçmediklerini dile getirmek için... Aslında kadınlar bugün katılıyor demek eksikli kalır; çünkü yürüyüşün başından beri çok farklı yaş gruplarından, mesleklerden, yaşamsal pratiklerden sayıları hiç de azımsanmayacak kadar kadın, yürüyüşün bir parçası. Hatta her değerlendirme, yürüyüşün en cevval katılımcılarının kadınlar olduğunu muhakkak söylüyor. Ve yaptığımız her röportaj, okuduğumuz her izlenim, her haber kadınların ‘adalet’ taleplerinin kapsayıcılığının örneklerini ortaya koyuyor. Kamu emekçilerinin yaşadığı haksız işten atmalarla kadınların işsiz bırakılmasının yarattı..]]> Thu, 06 Jul 2017 05:04:55 +0300 Adaletten dili yanan kadınların yürüyüşü https://www.evrensel.net/yazi/79386/adaletten-dili-yanan-kadinlarin-yuruyusu https://www.evrensel.net/yazi/79386/adaletten-dili-yanan-kadinlarin-yuruyusu? Tam da kadınların “yasal hakları şahikasına vardı” denilen 15 yıllık AKP döneminde kadınların “adaletsizlik” duygusu tavan yaptı. Her gün onlarca taciz, tecavüz, şiddet davasında yargı, “erkek adaletin” teminatı olacak kararlara imza atıyor, “haksız tahrik” denilerek, “rızası vardı” denilerek, “iyi hal” denilerek yaşananları adeta meşru kılıyor. Sadece yargı değil, kolluk güçleri, en aşağısından en tepesindekilere kadar bürokrasi dişlileri, giderek “devlet temsilcisi” haline getirilen sıradan insanlar, görüp sesini çıkarmayanlar, sesini çıkarana da bir tekme atanlar da bu duygunun tesisinde işbirlikçi... Bunlar OHAL’in değil, her dönemin yaşananları. Ama OHAL’le değişenler elbette var. Kadınlar karakol kapılarından “biz burada devletin bekası için uğraşıyoruz, yediğin iki tokatın ne önemi var” diye geri gönderiliyor, kadınların hayatlarını kolaylaştıran ve değiştiren kadın kurumları bir gecede kapatılıyor, basit bir boşanma davası bile seneye atılabiliyor. Yeni doğum yapmış kadınlar..]]> Thu, 29 Jun 2017 04:15:53 +0300 ‘Ama kadınlar da pembe otobüs istiyor'culara bir çift söz https://www.evrensel.net/yazi/79295/ama-kadinlar-da-pembe-otobus-istiyorculara-bir-cift-soz https://www.evrensel.net/yazi/79295/ama-kadinlar-da-pembe-otobus-istiyorculara-bir-cift-soz? Başını örtenlerimiz, başı açık olanlarımız… Takı sevenimiz, hiç takmayanımız… Makyaj yapanımız, hiç sevmeyenlerimiz…Mini eteğe bayılanlarımız, hiç giymeyenlerimiz… Yaşı toplu taşımada yer istemeye uygun olanlarımız, yaşı “Kızım bir kalk da teyze otursun” demeye müsait olanlarımız… Hiç fark etmez. Hepimiz dışarı çıkarken üstümüze sevdiğimiz ve güzel bulduğumuz şeyleri değil, toplu taşımaya “uygun”ları giyerek çıkıyoruz. Ama bu da yetmiyor, toplu taşımaya “uygun” bir duruşu da üstümüze geçiriyoruz. Oysa hepimiz çok da iyi biliyoruz; toplu taşımada tacizin kıyafetle, yaşla, makyajla, nasıl durduğunla hiçbir ilgisi yok. Çünkü aslında hiçbir durumda cinsel şiddetin bunlarla hiç ilgisi yok. Uzun zamandır kadınlar kamusal bir hizmet olan toplu taşımada taciz sorununun kadınların kamusal varlıklarına ve eşitlik haklarına uygun biçimde ele alınması için pek çok kampanyalar yaptı. Bunun her kesimden kadını ilgilendiren bir mesele olması nedeniyle bu kampanyalar çok ses getirdi. Toplu taşı..]]> Thu, 15 Jun 2017 04:30:48 +0300 Kayyımların el koyduğu kazanımlar, hepimizin! https://www.evrensel.net/yazi/79245/kayyimlarin-el-koydugu-kazanimlar-hepimizin https://www.evrensel.net/yazi/79245/kayyimlarin-el-koydugu-kazanimlar-hepimizin? DBP’li belediyelerin olduğu 43 yerde kadın merkezi, bu merkezlerde psikolog, sosyolog, doktor gibi kadınların ihtiyaçlarına cevap verecek uzmanlar, kadın politikaları müdürlüklerinde istihdam edilen yaklaşık 500 kadın vardı. 4 yerde kadın sığınmaevi, sığınmaevlerinden çıkan kadınların yaşamını sürdürebilmesi için destek mekanizmaları kurulmuştu. Kadınları ekonomik olarak güçlendirmek için mesleki kursların yanı sıra pek çok yerde kadın emeği pazarları açılmıştı. Kadın ve çocuklara özel sağlık merkezleri, çamaşırhaneler, kreşler, kadınların spor etkinliklerine katılımını sağlamak üzere kadın basketbol, voleybol takımları, kadınlara özel spor salonları, kadın festivalleri, kadın günleri, resim, müzik, fotoğrafçılık kursları... Ve daha pek çok şey! Belediye ile sendikalar arasında yapılan toplusözleşmelerde kadınlar lehine maddeler yer alıyordu. 8 Mart, kadın çalışanlara idari tatil ilan edildi. Belediye personelinden eşine şiddet uygulayan ve kız çocuklarını okutmayanlara müeyyideler get..]]> Thu, 08 Jun 2017 04:54:39 +0300 Evet, sosyal ve kültürel iktidarınız sıkıntılı https://www.evrensel.net/yazi/79201/evet-sosyal-ve-kulturel-iktidariniz-sikintili https://www.evrensel.net/yazi/79201/evet-sosyal-ve-kulturel-iktidariniz-sikintili? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ensar Vakfının Genel Kurulunda “Siyasi olarak iktidar olmak başka bir şeydir. Sosyal ve kültürel iktidar ise başka bir şeydir. Biz 14 yıldır kesintisiz iktidarız. Ama hâlâ sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntılarımız var” dedi. Bir “of” çekip henüz tamamlanmamış sosyal ve kültürel iktidarın “olduğu haliyle” kadınlardan neler götürdüğüne bir bakalım: Üç çocuk çağrısından, kürtaj yasaklarına, hamile kadınların sokağa çıkmaması gerektiği savlarından, “Kadın mıdır kız mıdır bilmem” imalarına, “Kadın erkek fıtratları gereği eşit olamaz” tespitinden, aile ombudsmanlarının çok eşlilik meşrulaştırmalarına, ilkokulda başörtüsü tartışmalarından, karma eğitimin öcüleştirilmesine, çocuk istismarını evlilikle meşrulaştıran yasa tasarısı, ekranlarda “6 yaşındaki çocuklar evlenebilir” yayınlarından, Boşanma Komisyonu önerileriyle kadınları tümden haktan yoksun ve erkeğin kölesi haline getirme çabalarına her şey aha burada dursun. AKP 15 yıldır..]]> Thu, 01 Jun 2017 05:00:54 +0300 Kadın cinayetlerinde değişen bir şeyler var https://www.evrensel.net/yazi/79058/kadin-cinayetlerinde-degisen-bir-seyler-var https://www.evrensel.net/yazi/79058/kadin-cinayetlerinde-degisen-bir-seyler-var? Ayşegül; 20 yıllık evliliğinin her günü şiddet gören, şiddet gördüğü kocasının 11 yaşındaki kızını istismar ettiğini öğrenene kadar kendini bu şiddete boyun eğmek zorunda hisseden bir kadın. “Artık bu son noktaydı” diyor. İstismarı öğrendiği an soluğu karakolda, savcılıkta alıyor... Adalet mekanizmalarının kadınların adalet talebini öğüten çarkının içinde buluyor kendini. Ne yapıyor o mekanizma peki? İstismarcı babayı Ayşegül’le çocuklarının kaldığı eve, “ev hapsine” gönderiyor! Evde çocuğunu istismar eden babaya ev hapsi ancak bu ülkede olabilecek bir saçmalık! Ayşegül sokakta, çocuklar devlet koruması altında kalıyor... Ayşegül uzaklaştırma kararı almış olmasına rağmen Ayşegül’ün çalıştığı yere gelip onlarca el silah sıkabiliyor adam. Ayşegül ölümden dönüyor, “Adalet istiyorum” diyor... Siirt’te, üniversite giriş sınavına hazırlanan 18 yaşındaki Nurhayat kaldığı yurda giderken, reddettiği bir kişi tarafından 20 yerinden bıçaklanıyor. Hınca bak! 20 bıçak darbesi... Gerekçe “kıs..]]> Thu, 11 May 2017 04:06:54 +0300 Bakan ‘yasayı’ yeni keşfetti, du’bakalım n’olacak! https://www.evrensel.net/yazi/79009/bakan-yasayi-yeni-kesfetti-dubakalim-nolacak https://www.evrensel.net/yazi/79009/bakan-yasayi-yeni-kesfetti-dubakalim-nolacak? Son günlerde ekonomi sayfalarının popüler başlıklarından biri “Kadınların gece vardiyasında çalıştırılma sürelerinin 7.5 saate indirilmesi.” Haber başlıkları da oldukça caf caflı: “Kadın işçiler için devrim gibi değişiklikler.” “Devrim gibi değişiklik” olması için bir yasal değişikliğin olması gerekmez mi? Gerekir. Peki bu haberler herhangi bir yeni yasal düzenlemeden mi söz ediyorlar? Hayır! 24 Nisan günü Çalışma Bakanı Müezzinoğlu “Kıdem tazminatının kaldırılacağı müjdesini” verdiği konuşmasının bir yerinde gece vardiyasında çalışan kadın işçilerin durumuna ilişkin CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergesine de cevap verdi. “Kadın işçilerin gece vardiyalarında en fazla 7.5 saat çalıştırılabileceğini, kadın işçilerin gece vardiyası bitiminde de işveren tarafından sağlanan araçlarla evlerine bırakılmaları gerektiğini, yapılan teftişlerde de mevzuata aykırı davrandığı tespit edilen işyerlerine idari para cezası uygulanacağını” söyledi. Bu konuşma “Gece vardiyasında kadın işçil..]]> Thu, 04 May 2017 04:55:11 +0300 Kopmaz bağlar, kazanılacak hayatlar https://www.evrensel.net/yazi/78967/kopmaz-baglar-kazanilacak-hayatlar https://www.evrensel.net/yazi/78967/kopmaz-baglar-kazanilacak-hayatlar? Kadınların işçi olması da işsiz kalması da çok büyük dert, taşınması ağır bir yük... Tabii bu kadınlar için böyle! İşçilik, hem evin yükünü hem ağır çalışma koşullarını omuzlamak ve sar sar bitmeyen bir çileyi ha bire dolamak gibi... İşsizlik ise o çilenin boğaza dolanması adeta... Patronlar için ise kadınların işçi olması da işsiz kalması da dikensiz gül bahçesi... Erkeklere göre daha az ücrete tamah eden, daha uysal işgücü olan kadınların evli olması, boşanmış olması, bekar olması, genç olması, yaşlı olması her türlüsü ‘avantaja çevrilecek bir niteliksizlik niteliği’ olarak kullanılıyor. Bursa’da bir tekstil fabrikasından kadınlar anlatıyor: Fabrikada kriz gerekçesiyle işçi azaltmaya gidilince boşanmış, çocuğu, annesi, babası hasta, yani en zor durumda olanları bırakıp geri kalan herkesi işten çıkarmış patron. Ama ihtiyacı olanları düşündüğünden değil, iki hatta üç kat fazla çalışmaya ses çıkaramayacaklarını, çünkü çalışmak zorunda olduklarını bildiğinden! Bir diğer fabrika..]]> Thu, 27 Apr 2017 05:00:50 +0300 Fabrikadaki kadınlar tuvaletinin kapısından referandum notları https://www.evrensel.net/yazi/78921/fabrikadaki-kadinlar-tuvaletinin-kapisindan-referandum-notlari https://www.evrensel.net/yazi/78921/fabrikadaki-kadinlar-tuvaletinin-kapisindan-referandum-notlari? Umutvar olmamak için hiç bir neden yok! Çokça söylendi; bunca propaganda tekeline, devlet ve sermaye olanaklarının bunca akıtıldığı ‘evet’ kampanyasına, işyerlerine bakan ve milletvekili davet ederek, olmadı ‘Evet demezseniz işten atarım’ diye tehdit ederek korkutmalara, kaygı, korku ve yılgınlık yayarak oy toplama çabalarına rağmen sandıktan çıkarta çıkarta yüzde 51 “evet” çıkartabildiler. Aralarında AKP’nin kalesi olarak görülen illerin de olduğu büyük illerin “hayır”ı, şaibelerin ve hile hurdaların her gün bir yenisinin açığa çıkması ise cabası. Boşuna değil “Hayır, biz kazandık” lafı... Kadınlar cephesinden sayısal bir analiz yapmak kolay ve bu koşullar altında çok olanaklı değil. Ancak son 3 aydır yüz yüze geldiğimiz kadınların anlattıkları, ülkenin farklı bölgelerinden kadınlarla tartışmalar yürüten kadınların gazetemize ve “ekmekvegul.net”e aktarımları, yazılan mektuplar, toplantılarda ve sohbetlerde ortaya çıkan tablo şöyle bir gerçeği ortaya koyuyor. Özellikle işçi havza..]]> Thu, 20 Apr 2017 04:11:10 +0300 ‘Hayır’ tüm kadınlar içindir https://www.evrensel.net/yazi/78867/hayir-tum-kadinlar-icindir https://www.evrensel.net/yazi/78867/hayir-tum-kadinlar-icindir? Bugün kadınlar referandum öncesi “hayır”larını dile getirecek ortak bir eylemle. Sözlerini ve taleplerini referandumda sonuç ne çıkarsa çıksın sonraya da taşımaya devam edeceklerinin bir göstergesi olacak bu eylem. Çünkü kadınların “hayır”ları referandumda sonuç ne olursa olsun dile getirilmesi çok hayati temel meseleleri içeriyor. Bir tekstil atölyesinde elleri ayakları su toplayıncaya kadar çalışan, bir fabrikada hem üretim yapan hem de “yeri geldi mi” her türlü ayak işini yapan, evde parça başı iş yapıp aracıya veren, bir atölyede üç ay çalıştırılıp ihtiyaç bittiğinde de kapı gösterilen, bir fabrikada sadece 6 aylığına çalıştırılmak üzere taşeron bir firmadan “kiralanan”, hiç tanımadığı bir evde 8. kattaki cama çıkıp yüreği sıkışarak cam silen, kendi çocuğu evde diğer çocuğuna emanetken başkasının çocuğuna üç kuruş paraya bakmak zorunda kalan kadınların hayati talepleri sonuç ne olursa olsun değişmeyecek çünkü. Koca koca fabrikalardan, küçük küçük atölyelerden gelen işleri bi..]]> Thu, 13 Apr 2017 04:52:32 +0300 Kadınların tek seçeneği var https://www.evrensel.net/yazi/78821/kadinlarin-tek-secenegi-var https://www.evrensel.net/yazi/78821/kadinlarin-tek-secenegi-var? Referanduma günler kaldı. Oylayacağımız, nasıl bir ülkede yaşamak istediğimiz olacak. Oylayacağımız, bizi nasıl bir hayat beklediği olacak. Çok basit bir özet geçelim. Bu anayasa referandumundan evet çıkarsa, aslında mayıs 2016’da karşımıza çıkarılan ve AKP Hükümetinin 15 yıllık kadın politikalarının belgesi niteliğinde olan Boşanmaların Önlenmesi Komisyonunun önerilerinin hayata geçmesi onaylanmış olacak. Yani evet çıkarsa, tek adam yönetimiyle güçlendirilmiş ve yetkisi sınırsızlandırılmış yeni dönem iktidarın kadınlar açısından yol haritası şimdiden belli. Ne diyordu bu Boşanmaların Önlenmesi Komisyonunun raporu, hatırlayalım: - Rapor, çocuk istismarcısının tecavüz ettiği çocukla 5 yıl boyunca “sorunsuz” ve “başarılı” bir evlilik sürdürmesi halinde denetimli serbestlikten yararlanmasını öneriyor. - Rapor cinsel saldırı, cinsel istismar ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarında hadım uygulanmasını öneriyor. - Rapor, yasada kesin olarak yasak olmasına rağmen, boş..]]> Thu, 06 Apr 2017 05:00:20 +0300 Bu cüret bu dünyayı değiştirecek https://www.evrensel.net/yazi/78771/bu-curet-bu-dunyayi-degistirecek https://www.evrensel.net/yazi/78771/bu-curet-bu-dunyayi-degistirecek? Hayat televizyonunda bir program olarak başlayan, memleketin her yerinde ve sınırların ötesinde kadın gruplarıyla çoğalan, sonrasında yanına bir dergi katan, fabrikalara, mahallelere, atölyelere, bürolara, okullara, sokaklara, evlere, kadın derneklerine yani kadınların olduğu her yere uzanan bir hikayesi var Ekmek ve Gül’ün. Takvime bakınca 10 yıl, biriktirdikleri ve birikimlerine kaynaklık eden mücadeleye bakınca yüzlerce yıllık bir geçmişi var. Yüzlerce yıllık; çünkü Ekmek ve Gül, sözüyle ve özüyle kadınların hem ekmek hem de gül mücadelesinin yüzyıllara uzanışını simgeliyor. Daha iyi bir yaşam, umutlu bir gelecek, şiddetsiz, eşit, özgür bir varoluş talebiyle mücadele eden işçi kadınların tüm kesimlerden kadınların mücadelesine armağan ettiği bir sözü ve özü... Yaşamında Ekmek ve Gül’e yer açan, Ekmek ve Gül’de yaşamını başka kadınların yaşamına ve kaderine bağlayan yüzlerce, binlerce kadının emek emek büyüttüğü bir öz ve söz bu. “Her koyun kendi bacağından asılır” fikrini h..]]> Thu, 30 Mar 2017 04:56:31 +0300 Aile Bakanının 'kullanışlı' mazlumluğu https://www.evrensel.net/yazi/78724/aile-bakaninin-kullanisli-mazlumlugu https://www.evrensel.net/yazi/78724/aile-bakaninin-kullanisli-mazlumlugu? Yarattığı “Avrupa diplomatik krizi”nde “ihtiyaç anında basılacak acil çıkış butonu” olarak kullandığı düşmanlık politikalarından medet umuyor AKP. Pek çok Avrupa ülkesi ile “milli değerler” üzerinden yaratılan krizle “içeride, dışarıda her yerde düşmanla çevrili olma” fikrini yaygınlaştırıp referandumu “düşmanlarla mücadele ve Büyük Türkiye’yi çekemeyenlere cevap” olarak sunma gayretinde. Bu gayretkeşlikte kabinenin tek kadın bakanına büyük rol verilmesi de oldukça manidar. “Bizim başörtülü bacımıza bir bardak su vermediler”den, “Namluları burnumuza dayadılar, Cumhurbaşkanımız dön demese orada ölecektim”lerle trajikleştirilen olay örgüsüne... Bakanın Cumhurbaşkanı tarafından “Nene Hatun” ilan edilmesinden, BM Kadının Statüsü Komisyonunda Bakan Kaya’nın “Dünya bu korkunç ihlale karşı sessiz kalmamalı. Bu, savaşlar, haksızlıklar ve şiddetten bitkin düşmüşler adına benim çığlığımdır” diyerek AKP’yi “mazlumların yükselen sesi” olarak lanse etmesine... Bu krizde “başörtülü bir kadın bak..]]> Thu, 23 Mar 2017 04:18:00 +0300 Bunları daha sonra değil şimdi konuşacağız! https://www.evrensel.net/yazi/78631/bunlari-daha-sonra-degil-simdi-konusacagiz https://www.evrensel.net/yazi/78631/bunlari-daha-sonra-degil-simdi-konusacagiz? Örgütlü oldukları Türk Metal Sendikasının her sene Ankara’da düzenlediği kadın kurultayına katılmak için çıktığı yolda yakaladı ölüm metal işçisi kadınları. Yazaki ve Delphi fabrikası işçileriydiler. Yılın sadece 1 günü sendikaları tarafından hatırlandıkları için mutluydular. Yolda çektikleri fotoğraflarında gülen gözleri, belki de sadece yılda bir kere çocuklardan uzak, işten uzak, yalnızca kendilerine, üstelik de arkadaşlarıyla birlikte ayırabilecekleri günün neşesini ele veriyor. Metal sektörünün görünmeyen yüzüdür kadın işçiler. Otomotiv ve yan sanayilerde sayıları her geçen gün artsa da iş kolunda örgütlü sendikalar tarafından sorunları en az tartışılan, en az gündem edilenlerdir. Tam da bu nedenle olsa gerek Mayıs 2015’te metal iş kolunda Bursa merkezli başlayan ve hızla diğer illere de yayılan direniş ve Türk Metal Sendikasından istifaların en önünde yer aldılar. “İnanır mısın direnişte daha çok vakit geçirir olduk oğlumla. Ben gündüz vardiyasında işten çoğu zaman 20.00..]]> Thu, 09 Mar 2017 03:37:18 +0300 8 Mart bugün ilan edilmedi ama bugünler için ilan edildi https://www.evrensel.net/yazi/78586/8-mart-bugun-ilan-edilmedi-ama-bugunler-icin-ilan-edildi https://www.evrensel.net/yazi/78586/8-mart-bugun-ilan-edilmedi-ama-bugunler-icin-ilan-edildi? Son 30 yılı, neoliberalizmin “kadın özgürleştirici” pembe boyasının aktığı, “fırsat eşitliği, kadının ilerlemesi için beşeri sermayenin geliştirilmesi, özgürleştirici kapitalizm” masalının koca bir yalandan ibaret olduğu yıllar olarak yaşadık. Kadınlar bu masalın ağır sonuçlarını kendi yaşamlarından acı örneklerle deneyimlediler. Kadınların özgürlük talebini kapitalist sermayeye itici güç olarak kullanmak isteyenler Dünya Bankası, IMF vs eliyle “kadın onyılları” ilan etti. Kadınlara fonlar, mikrokrediler, sosyal yardım ödenekleri “eşitlik sağlama, cam tavanları kırma” kisvesi altında dağıtıldı. Patronlara “kadın çalıştırın, kadın yönetici seçin” yönlendirmeleri yapıldı. Sermayenin ana fikri neydi? “Kadın-erkek fırsat eşitliği kârlılığı artırır”. “Kadınlar sosyal patlamaların yaşanabileceği kriz dönemlerinde yalnızca kendilerinin değil, ailelerinin ve çevrelerinin de yaşamını sürdürülebilir kılar”. “Kadınların bakım emeğine yüklenelim, devletin ve sermayenin üstünde bir yük olan sosy..]]> Thu, 02 Mar 2017 05:06:00 +0300 Biz de yapabiliriz https://www.evrensel.net/yazi/78540/biz-de-yapabiliriz https://www.evrensel.net/yazi/78540/biz-de-yapabiliriz? Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Koruköy’de yani Xeraba Bavê’de 11 Şubat’ta sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Köyden 16 Şubat’tan bu yana da neredeyse hiç haber alınamıyor. O gün bu gündür orada neler yaşandığına ilişkin sadece “hakikat parçacıkları” öğrenebiliyoruz. Ne var bu parçacıklarda? Dehşet var, ölüm ve işkence var, haber alınamayan insanlar var, susuzlukla ve açlıkla terbiye edilmeye çalışılan çocuklar var, korku var. Köyden Mardin’e getirilen son cenazeler ölüm iddialarını, haber alınamayan iki kişinin yokluğu kayıp iddialarını, tanık anlatımları ise işkence iddialarını güçlendirirken bunlara ilişkin tek bir devlet görevlisi bir tek laf etmiyor. Olan biteni anlamak için köye girmek isteyen gazetecilere, uluslararası hak örgütlerine ve siyasi partilerin temsilcilerine yasak var ama sosyal medyaya ‘askerlerin çektiği görüntüler’ adı altında yayınlanan fotoğraflarda işkence edilmiş cenazeler ve başlarında kurt işareti yapan askerler kıyafetli kişiler görünüyor. K..]]> Thu, 23 Feb 2017 05:00:25 +0300 İstismara meşruiyet kazandıran istikrar https://www.evrensel.net/yazi/78492/istismara-mesruiyet-kazandiran-istikrar https://www.evrensel.net/yazi/78492/istismara-mesruiyet-kazandiran-istikrar? İstanbul’un yoksul mahallelerinden Esenyalı’da sokak ortasında yaşanan “istismar pazarlığı”nı okudunuz. Bir kız çocuğu, sokak ortasında bu korkunç pazarlığın malzemesi haline getirilirken, o mahallede üç genç yan yana gelse burunlarının dibinde biten polis “Bizi meşgul etmeyin” diyerek şikayete yanıt bile vermiyor. Neyse ki o mahallede bir kadın derneği var. Var da konu gündem oluyor. Daha önce de gazetemize Esenyalı’dan gelen haberlerde kız çocuklarının benzer biçimlerde istismar edildiğini, derneğe gelen kadınların endişeyle “ne yapmalı” diye tartıştığını okumuştunuz. Ne diyordu kadınlar? “Artık gizlisi saklısı kalmadan yaşanıyor bu istismarlar. Muhtara, belediyeye, sosyal hizmetlere haber veriyoruz. Okullarda rehber öğretmenlere, müdürlere söylüyoruz. Kimse ilgilenmiyor. Çocukları sokağa çıkaramaz olduk. Hadi biz çocukları korumak için gözümüzü üzerlerinden bir dakika bile ayırmıyoruz. Peki ya diğer çocuklar?” Kadınlar yoksulluk arttıkça çocukların korunmasız kaldığını, ö..]]> Thu, 16 Feb 2017 04:25:03 +0300 AKP referandum çalışmasında kadınlara ne söyleyecek? https://www.evrensel.net/yazi/78406/akp-referandum-calismasinda-kadinlara-ne-soyleyecek https://www.evrensel.net/yazi/78406/akp-referandum-calismasinda-kadinlara-ne-soyleyecek? AKP alarmda; yaptırdığı araştırmalar kendi parti tabanları dahil, kadınların desteğinin daha önceki dönemlere kıyasla bir miktar düşük olduğu yönünde sonuçlar ortaya koyuyor. AKP’nin analizlerine göre bu “tek adamlık ve yaşam tarzı” konusunda beliren kaygılardan kaynaklanıyor. Tam da bu nedenle yürütecekleri kampanyanın en önemli mesajlarından biri kadınlarla ilgili olacak. Kampanyasının bir yönünü “Yaşam tarzının anayasal güvence altında olacağının garantisi biziz” üzerine kuracak. Ve kadınlara özel olarak seslenen çeşitli uygulamalar da bu süreçte devreye girecek. İlki “Torun bakan büyükannelere maaş” idi. Eğitim yardımları (Eğitim, kadınların en çok kaygı duyduğu alanların başında geliyor), özellikle kadın işsizleri hedef alan “devlet destekli istihdam kampanyaları” gündeme gelecek. Kampanyanın ikinci önemli noktası ise “Eğitimde ve çalışma hayatında kadınların karşılaştığı ayrımcılık AKP Hükümeti döneminde son buldu” tezi olacak. Bu tez elbette “kamuda başörtüsü serbestisi” üzerine..]]> Thu, 02 Feb 2017 05:00:02 +0300 Referandumda önemli bir kavşak: 8 Mart'ta ne olacak? https://www.evrensel.net/yazi/78364/referandumda-onemli-bir-kavsak-8-martta-ne-olacak https://www.evrensel.net/yazi/78364/referandumda-onemli-bir-kavsak-8-martta-ne-olacak? Bizi -hepimizi- kümeler, yani her biri kendi içinde siyasallaşmış, hatta kutuplaşmış kimliklerin içinden siyaset yapmaya zorlayan, çünkü bundan kazanacağını bilen bir siyaset tarzıyla karşı karşıyayız. Gündelik ilişkilerimize sirayet eden bu tarz, tüm gücünü ortaklıklarımızdan beslenen birlikteliğin üstünü örtmeye harcıyor. Gündelik gerçeklerimizden, gündelik ilişkilerimizden beslenen ortaklıklarımızı bertaraf etmek için sanal “düşmanlıklar”, sanal “birlikler” sunuyor. Neye karşı “bir” olmamızı bekliyor peki? Korkuyla, kaygıyla, endişeyle semirtilmiş şeylere... Dış güçler, üst akıllar, şu teröröler, bu teröröler, muhalifler, ülkenin elden gitmesini isteyenler... Ve daha neler neler... Bu öyle bir birlik olma çağrısı ki... Bir döşeme fabrikasında hiçbir hakkı karşılanmadan işten atılan 50 kadın, “ne yapsın patron... Dış güçler doları yükseltti, adam mal alamaz oldu, mecbur bizi kapının önüne koyacak” diye patronla empati yapar hale gelmiş durumda. İşten atılan kadınlarla değil!..]]> Thu, 26 Jan 2017 04:17:13 +0300 Kadınların hayır ortaklığı https://www.evrensel.net/yazi/78270/kadinlarin-hayir-ortakligi https://www.evrensel.net/yazi/78270/kadinlarin-hayir-ortakligi? Ankara’da evine gitmek için yürüdüğü yolda hava soğuk olduğu için otobüse binen kadına şoför tecavüz etti. Kadın ancak yalvararak, yaşananları kimseye söylemeyeceğine ikna ettikten sonra adamın elinden kurtulabildi. Saldırganın fütursuz rahatlığı tecavüzün hemen sonrasında kadına sorduğu sorularda gizli: “Evli misin, çocuğun var mı? Seni bir daha ne zaman görürüm? Nerede çalışıyorsun? Telefon numaran ne?” Bu sorulardaki “Bana bir şey olmaz” hali, eğer ki kadın ‘o hale’ boyun eğmezse diye tehdide dönüşüyor sonra: “Polise veya birine söylersen seni bulurum, tecavüz ederim, boğazını keserim.” Evet yapabilir... Evet yapıyorlar... Evet erkekliğin o haline her türlü olanak sağlandı çünkü... Olayın ardından tecavüze uğrayan kadının söyledikleri, bu ülkede kadınların uğradığı şiddet, hak gaspı, ayrımcılık, eşitsizlik karşısında nasıl bir duygu haline mahkum edildiklerinin bir özeti gibi adeta! Diyor ki kadın; “Keşke otobüse binmeseydim. Kendime kızıyorum. Toplu taşımayı güvenli zanned..]]> Thu, 12 Jan 2017 05:00:16 +0300 Tam 3 kere üçüncü sayfaya haber olan bir kadının hikayesidir https://www.evrensel.net/yazi/78187/tam-3-kere-ucuncu-sayfaya-haber-olan-bir-kadinin-hikayesidir https://www.evrensel.net/yazi/78187/tam-3-kere-ucuncu-sayfaya-haber-olan-bir-kadinin-hikayesidir? Döndü 28 yaşında, biri 6 diğeri 3 yaşında iki çocuğu olan bir kadın. Tam üç kez adı geçti üçüncü sayfa haberlerinde... İlki 26 Nisan 2011’de. 7 aylık hamileyken Kütahya’nın Hisar Kalesi’nde surlardan düşmüş; yazılan o ki yakınlarına intihar etmek için kaleye çıktığını telefonla söyledikten sonra atmış kendini surlardan. “Hayati tehlikesi var” diye not düşülmüş haberde. Diğer haber bu olaydan 6 ay sonra... 22 Ekim 2011’de kayınbabası ve kaynanasıyla beraber yaşadıkları eve gecenin bir yarısı gelen kocası “açım, kalk yemek hazırla” diye uyandırmış Döndü’yü. “Çocuğu yeni uyuttum, çok yorgunum” diye cevap vermiş Döndü. Dayak yemiş. Çok dayak yemiş. Hastaneye götürülen Döndü’ye “kafa travması” teşhisi konmuş. Yine “hayati tehlikesi var” diye not düşülmüş haberde. Bu haber, Döndü’nün hikayesine ayrıntılar ekliyor; kocası için daha önce uzaklaştırma kararı verildiğini, Döndü’nün Kütahya Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı sığınmaevinde 10 gün kaldıktan sonra tekrar eşi..]]> Thu, 29 Dec 2016 04:56:21 +0300 Patronlar kadına şiddete karşıymış hadi oradan! https://www.evrensel.net/yazi/78147/patronlar-kadina-siddete-karsiymis-hadi-oradan https://www.evrensel.net/yazi/78147/patronlar-kadina-siddete-karsiymis-hadi-oradan? “İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Tek Ses Oldu”, “İş Dünyası Kadına Şiddete Meydan Okudu”... Bu başlıklar geçen haftanın gazetelerinden. TÜSİAD öncülüğünde Sabancı Üniversitesi ve BM Nüfus Fonu iş birliğinde geçen sene kadın çalışanların aile içinde yaşadıkları şiddete karşı şirketler için “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle İlgili İşyeri Politikaları Geliştirme ve Uygulama Rehberi” hazırlanmıştı. 2016 yılında bu rehber ışığında çalışmalar yapan 17 şirket 1 sene içinde yaptıklarını paylaşmak için geçen hafta bir toplantı düzenlediler. Başlıklar da bu toplantı üzerine atıldı gazetelerde. Toplantıda, “Aile içi şiddetin kadınların çalışma hayatına etkin bir biçimde katılmalarının önünde engel olduğu” vurgusu yapıldı. Şiddetin “Dikkatsizliğin yol açtığı iş kazaları, hatalar, işe gelememe, moral bozukluğu, verimlilik düşmesi, diğer çalışanlara düşen ek yük” gibi sonuçları olduğu söylendi. Daha önce de kadına yönelik şiddet nedeniyle dünyada 8 milyon çalışma gününün kaybedildiği verisi pa..]]> Thu, 22 Dec 2016 05:00:05 +0300 Fedakarlık yapacak hal mi kaldı? https://www.evrensel.net/yazi/78058/fedakarlik-yapacak-hal-mi-kaldi https://www.evrensel.net/yazi/78058/fedakarlik-yapacak-hal-mi-kaldi? Geçim derdi büyüyor. Hayat pahalılığı, zam üstüne zam, dolar derdi, enflasyon artışı beklentisi... Zaten en asgaride sürdürülen yaşam, kadınların hayatı pahasına daha da asgariye çekiliyor. Ve maalesef koşulların daha da zorlaşacağı günler geliyor. Son 1 yılda işsizler ordusuna 435 bin yeni işsiz katıldı. Gerçek işsiz sayısı 6.5 milyona ulaştı, en yüksek artış kadın işsizliğinde. Sosyal Güvenlik Kurumu, sigortalı işçi sayısında 1 yılda 245 bin kişilik azalma yaşandığını söylüyor. İşsizleşiyoruz, yoksullaşıyoruz, güvencesizleşiyoruz! Erkeklerin bu dönemlerde artan işsizliği ya da kazandıkları gelirin ailenin ihtiyaçlarına yetmeyişi kadınların “yara bandı” rolüyle iş gücü piyasasında her türlü sosyal haktan yoksun bir biçimde çalışmayı kabul etmesine neden oluyor. Kadınların ev içindeki yükleri de artıyor. İster ev kadını olsun, ister ücretli çalışan, kadınlar evin idaresi, yiyecek, yakacak temini, çocukların eğitimi için çeşit çeşit “ayakta kalma stratejileri” uyguluyor. Yaşam koş..]]> Thu, 08 Dec 2016 04:54:48 +0300 Bu ateş 'iman gücü'yle söner mi? https://www.evrensel.net/yazi/78005/bu-ates-iman-gucuyle-soner-mi https://www.evrensel.net/yazi/78005/bu-ates-iman-gucuyle-soner-mi? Her şey bir cümlede gizli: Köylerinde okul olmadığı için, tek bir devlet yurdu bile olmayan ilçede ortaokula gitmek zorunda olan yoksul kız öğrenciler, yangın çıkışı kilitlenmiş ahşap tarikat yurdunda yanarak can verdi! Her şey cansız bedenleri bir ambulansın içine üst üste atılan çocukların ailelerinin cümlelerinde gizli: Dördüncü sınıfa kadar ailesinin yanında okuyan Cennet, köyde ortaokul olmadığı için ilçe merkezine gitmek zorunda kalmış. Doktor olmak istiyormuş. Babası diyor ki “Tek yurttu burası. Eleştirme şansımız da yoktu ki. Mecburduk. Ücretsiz kalıyordu. Hafta sonları da gelemiyordu, ulaşım sağlanamamıştı. Ben kendi imkanlarımla kızımı alıyordum. Belediye Başkanına ‘Ücretsiz servis verin; çocuklarımız eve gelebilsin hafta sonları’ dedik. Onu da çok gördüler. Kızım okumak istiyordu. Hangi liseyi kazanırsa imkanlarımı zorlayıp yollayacaktım ileride. Durumumuz yok ama elimden geleni yapacaktım.” Yoksulun çocuğuna köyünde okul yok. Olan da 4+4+4 sistemiyle kapatıldı. Çocuklar t..]]> Thu, 01 Dec 2016 04:38:23 +0300 Velev ki 3 bin kadın mağdur, peki ama neden? https://www.evrensel.net/yazi/77965/velev-ki-3-bin-kadin-magdur-peki-ama-neden https://www.evrensel.net/yazi/77965/velev-ki-3-bin-kadin-magdur-peki-ama-neden? Çocuk istismarını evlilikle cezasız kılmak için AKP’nin verdiği önerge, torba yasayla istismarda “rıza” kriterini 15 yaştan 12 yaşa indiren düzenleme, iktidarın kadınlara ve çocuklara reva gördüğü hayatın nasıl bir hayat olduğunu faş eden bir hamle oldu. Bu yapılanın çocuk istismarını nasıl meşrulaştırdığını ve bu hamlelerin nasıl sonuçlara yol açacağını gazetemizde çok açık biçimde ortaya koyan haberler, analizler yer aldı. Ben meselenin bir başka yönüne de dikkat çekmek istiyorum: İktidarın tüm sözcüleri ve medyasıyla, çocuk yaşta “savcıların, jandarmanın, kaymakamın, vekilin” katıldığı düğünlerle evlendirilen kız çocuklarının yaşadıklarını bir “mağduriyet” olarak ortaya koyarkenki ikiyüzlülüğüne... Basının Bakan Bozdağ işaret fişeği çakar çakmaz ortaya serdiği “mağduriyet” hikayelerinde çocuk yaşta evlendirilen, kendisi çocukken çocuk sahibi olan kadınların anlattıklarında gerçekten bir mağduriyet var mı? Var! Ama bu mağduriyetin nedeni aslında “kocalarının hapiste” olması değil...]]> Thu, 24 Nov 2016 04:13:36 +0300 Dernekten içeri girme, evden dışarı çıkma! https://www.evrensel.net/yazi/77916/dernekten-iceri-girme-evden-disari-cikma https://www.evrensel.net/yazi/77916/dernekten-iceri-girme-evden-disari-cikma? Bir gecede 370 dernek mühürlendi. Aralarında Adıyaman Kadın Yaşam Derneği, Anka Kadın Araştırmaları Derneği, Bursa Panayır Kadın Dayanışma Derneği, Gökkuşağı Kadın Derneği, Gündem Çocuk Derneği, Kongreya Jinen Azad, Muş Kadın Çatısı Derneği ve Muş Kadın Derneği, Selis Kadın Derneği, Van Kadın Derneği ve Ceren Kadın Derneği de var. Bundan önce de kayyım atanan belediyelerin kadın danışma merkezleri işlemez hale getirilmiş, bu merkezlerin kadın çalışanları ya sürgün edilmiş ya da işten çıkarılmışlar, yetmemiş kadın danışma merkezlerinin kapısına tuğla örülmüştü. Her biri binbir emekle kurulan ve kısıtlı imkanlarla kadınların ve çocukların şiddete, ayrımcılığa, eşitsizliğe, yoksulluğa, yoksunluğa karşı güçlendirilmesi için canla başla çalışan kurumlar. Devletin yapmadığını yapıyor, kadınların ve çocukların uğradığı hak ihlallerine dair raporlar, veriler tutuyor, politika, yasa önerileri oluşturuyor, devlet kurumlarının kadınların ve çocukların yaşadıkları sorunlar karşısında “Yasalara..]]> Thu, 17 Nov 2016 04:25:53 +0300 Şafak'ın, Nesligül'ün, Zöhre'nin beyaz saçları https://www.evrensel.net/yazi/77872/safakin-nesligulun-zohrenin-beyaz-saclari https://www.evrensel.net/yazi/77872/safakin-nesligulun-zohrenin-beyaz-saclari? Ankara Katliamı davasının görüldüğü salonda canlarını, cananlarını kaybetmiş aileler vakarla oturuyor. Sanık sandalyesindekilerin her bir cümlesi bütün bedenlerini yakıp geçen bir acı bombardımanı olsa da dudaklarını ısırarak, gözyaşlarını sessizce akıtarak, birbirlerinin ellerini tutarak dinliyorlar anlatılanları. Biz, o salonda olup bitenleri okurken öfkeden saçlarımızı yolarken, onlar katliamın ilk gününde beyazlamış saçlarının, acıdan çizgi çizgi olmuş suratlarının, gözlerinde fer fer yanan acının ahını tutup içlerinde, kucaklarında sevdiklerinin fotoğraflarıyla adalet arıyorlar. Avukatları her konuşmaları, her sorularıyla gerçek adaletin nasıl sağlanacağını adeta bir hukuk dersi verir gibi tane tane anlatırken, onların gözlerinin içine bakıyorlar. Bir tek avukatların sözü kesildiğinde dile geliyor öfke. Her an her dakika içlerinden acılarını haykırmak geçmediği için değil. Bu davanın, 7 Haziran’dan beri gerçekleşen bütün katliamların nasıl aynı ellerden çıktığının ve nasıl engelle..]]> Thu, 10 Nov 2016 04:26:38 +0300 İş birliği https://www.evrensel.net/yazi/77822/is-birligi https://www.evrensel.net/yazi/77822/is-birligi? Nisan ayında 13. İslam Ülkeleri Zirvesi’nin açılış konuşmasını yapan Erdoğan ‘insanlığın ve müslümanlığın yarısını oluşturan kadınların ailenin taşıyıcısı olma vasıflarını güçlendirmekiçin’İslam İşbirliği Teşkilatı’nın bir Kadın Konseyi oluşturması gerektiğini söylemişti. Adımlar hızlı atıldı; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ev sahipliğinde İslam İşbirliği Teşkilatı Üyesi Ülkelerin Kalkınmasında Kadınların Rolü 6. Bakanlar Konferansı dün İstanbul’da başladı. Ana tema‘Güncel Tecrübeler Işığında Üye Ülkelerde Kadınların Durumu’. Hedef ise Erdoğan’ın önerdiği Kadın Konseyi’nin kurulması. Konferansın ana panelinin moderatörü Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak’tı. Açılış konuşmacısı da elbette Erdoğan! Yazının yazıldığı saatlerde henüz konuşmasını yapmamıştı. Ama ‘yerli ve milli kadın hakları’ kıstaslarını İslam ülkeleri üzerinde oynamaya çalıştığı hamilik rolünün bir parçası olarak diğer üye ülkelere bir model olarak sunacağını söylemek zor değil. Aile Bakanı’nın buluştuğu ve deneyim p..]]> Thu, 03 Nov 2016 03:53:04 +0300 Kadın işsizliği arşa vardı, peki şimdi ne olacak? https://www.evrensel.net/yazi/77732/kadin-issizligi-arsa-vardi-peki-simdi-ne-olacak https://www.evrensel.net/yazi/77732/kadin-issizligi-arsa-vardi-peki-simdi-ne-olacak? Kadın işsizliği rekor kırıyor. İşsizlik oranı, şubat ayından bu yana en yüksek rakama ulaştı, temmuz ayında yüzde 10.7’ye çıktı. Kadınlarda işsizlik oranı yüzde 14 oldu. Bunlar resmi rakamlar. Bir de “gerçek” olanları var. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), temmuzda geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 18.9 olduğunu, kadın işsizliğinin de yüzde 19’a yükseldiğini ortaya koyuyor. Hürriyet gazetesinden Şebnem Turhan’ın TÜİK verilerini analiz ettiği haberi ilk işten çıkarılanların kadınlar olduğunu gösterdi. Temmuz ayında 145 bin kadın işsiz kaldı. Dikkat çekici olan; sanayi sektöründe işten çıkarılan 76 bin işçinin 69 bininin kadın olması. Kadınlar aslında her sektörde darbe yemiş görünüyor. Eğitimde 83 bin, sağlıkta 21 bin, ulaştırmada 9 bin, kamu yönetiminde 15 bin, finansta 3 bin, turizmdeyse 3 bin kadın işsiz kaldı. Yapılan değerlendirmeler işsizliğin artacağı yönünde; ekonomideki durgunluk ve sanayi üretim verilerindeki yavaşlama bu değerlend..]]> Thu, 20 Oct 2016 04:30:33 +0300 Ekmek biter, gül kurur mu? https://www.evrensel.net/yazi/77683/ekmek-biter-gul-kurur-mu https://www.evrensel.net/yazi/77683/ekmek-biter-gul-kurur-mu? Zonguldak’ta kadın öğrencilere aydınlatması yok, tehlikesi çok yurt ortamında korku dolu günler geçirten zihniyet, iki kadın öğrencinin yurttan kaçırılmasına kadınlar tepki gösterince “Kuyruk sallamasaydınız” diyebiliyor. Büyük otellerin şaşaalı salonlarında gerçekleştirilen 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü “kutlamaları”na onur konuğu olarak davet edilen Fatma Şahin’in Antepi’nde ekmek parası için günü birlik çalışan ve 9 aylık bebeği yalnız başına çadırda bırakmak zorunda kalan ailenin bebeğine tecavüz edilebiliyor. AFAD’a bağlı Nizip Mülteci Kampında 30 çocuk, Islahiye Mülteci Kampında yaşları 4 ila 8 arasında değişen Suriyeli 5 çocuk yol kenarında herkesin gözü önünde defalarca cinsel istismara uğrayabiliyor. Yoksulluk yüzünden okula gitmeyen kız çocukları evde anneleriyle elleri parçalanıncaya kadar fıstık kırarken, kız çocukları bir yıllık ev kirasına 70 yaşındaki adamlara satılırken konuşmalar devam edebiliyor. Bu yılın ilk sekiz ayında en az 70, eylül ayında ise en az 10 kad..]]> Thu, 13 Oct 2016 04:04:33 +0300 Kocişler, masal evler, öküzün yularına asılan boncuklar https://www.evrensel.net/yazi/77584/kocisler-masal-evler-okuzun-yularina-asilan-boncuklar https://www.evrensel.net/yazi/77584/kocisler-masal-evler-okuzun-yularina-asilan-boncuklar? Minik sandalyelere oturtulmuş kurabiyeler, dantele sarılmış tostlar, kurdelelerle bağlanmış meyveler, toz pembe-su yeşili- uçuk mavi tonlara bulanmış ev eşyaları, çiçekli tabaklar, süsler, süsler, süsler... Kadınların “kocişlerine, annişlerine, kayınvalidelerine, canları görümcelerine” yaptığı sunumların bir masal evinden fırlamış da dünyamıza düşmüş göz yoran halleri. “Kocişle kahvaltı keyfi”nden, “kayınvalideciğimle kahve keyfi”ne uzanan, kadınların ne kadar da mutlu, ne kadar da uyumlu, ne kadar da tatliş olduklarını gösteren sosyal medya paylaşımlarından derlenen fotoğraflardan kadınlara dair en amiyane genellemeler döküldü ortalığa... Pek çok “uzman” kişi bu fotoğraflardan “kişilik bozukluğu” teşhisi çıkardı çıkarmasına ya... Toplumsal hayattaki hangi olgu o olguyu var eden koşullardan bağımsız düşünülebilir ki? Büyük oranda dalga konusu olan bu paylaşımlarda alaysanacak, küçümsenecek, aşağılanacak, dalga malzemesi bulunacak “bayağılıktan” çok, dikkate alınacak, düşünülecek, ü..]]> Thu, 29 Sep 2016 04:56:01 +0300 Sadece erkek şiddeti mi, sadece meczup işi mi? https://www.evrensel.net/yazi/77534/sadece-erkek-siddeti-mi-sadece-meczup-isi-mi https://www.evrensel.net/yazi/77534/sadece-erkek-siddeti-mi-sadece-meczup-isi-mi? İstanbul’da bir adam şort giyen bir kadına “Sen şeytansın, açık giyinenler ölmeli” diyerek otobüste tekme atıyor, ifadesinde “Her şey İslam hukukuna uygun oldu” buyuruyor. Önce serbest bırakılıyor, sonra tepkiler üzerine “Halkı kin ve düşmanlığa sevk etme” suçundan gözaltına alınıp tutuklanıyor. İfadesinde “Olay sırasında benim milli ve manevi duygularım üst düzeydeydi. Ülkemizde bazı manevi değerler her gün aşındırılıyor. İslam hukukunda seksi giyinen bayana kırbaç vurulur. Devletimizden İslam’ı resmi din olarak benimsemesini istiyoruz” diyebiliyor. İzmir’de işten eve dönen bir kadına tacizde bulunanlar, kadın tepki gösterince “Bize kimse hayır diyemez” diyerek feci şekilde darbediyorlar kadını. Saldırganlar gazetelerde “Dekolteden tahrik olan erkekler” cümlesiyle aklanıyor. Etraf, yaşanan saldırıyı “karı-koca kavgası” sandığı için görmezden geliyor. Adamlar hâlâ sokakta... Gördüğümüz; kışkırtılmış erkekliğin iplerinden boşandırılması... Bu kışkırtılmış erkekliğin yaşamın her a..]]> Thu, 22 Sep 2016 04:55:14 +0300 Bu işin arkasında kadınlar var! https://www.evrensel.net/yazi/77486/bu-isin-arkasinda-kadinlar-var https://www.evrensel.net/yazi/77486/bu-isin-arkasinda-kadinlar-var? Umutlu birisi çıkıp iki ağaç dikse “Yahu bu ağaç büyüyünceye kadar ohoooo...” diyen müstehzi bir gülüşle, çabasının kifayetsizleştirildiği bir devirde yaşıyoruz. İnsanları birbirine bağlayan umut “Hayır, o ağaç meyve verene kadar belki yaşayamayacağım, ama o ağacın meyvesinden faydalanacaklar için bu fidana emek vermeye değmez mi?” diyenlerin cüretinde gizli. 2008 yılında, Ekmek ve Gül programı henüz başlamamışken farklı farklı yerlerde kadınlarla bir araya geliyorduk. Öncelikle “başarmamız gereken şeyin” ne olduğunu anlamak, “birlikte başaracağımız şeyin paydaşlarının” fikrini almak için. O buluşmalardan birinde bir arkadaşımız şöyle demişti. “Kadınların birbirini merak edişini kadınların birbirine sahip çıkışı haline getirebilirsek olur bu iş!” Yani “Yahu bu ağaç büyüyünceye kadar...” diyenlerin karşısına, bunca şiddet, bunca yoksulluk, bunca ezilmişlik, bunca eşitsizliğe rağmen kendisine çıkış yolu yaratmak için didinen kadınların direncini koymamız gerektiğini anlatıyordu. Pek ç..]]> Thu, 15 Sep 2016 05:00:15 +0300 Siz hangi rehberi tercih ederdiniz? https://www.evrensel.net/yazi/77445/siz-hangi-rehberi-tercih-ederdiniz https://www.evrensel.net/yazi/77445/siz-hangi-rehberi-tercih-ederdiniz? Yeni OHAL KHK’leri ile hedef alınan üniversitelerde yaşanan cadı avında aralarında barış bildirisine imza attıkları için hedef alınan çok kıymetli hocalarımız var. Yaptıkları çalışmalarla akademiye değer katan, yaşadıkları hayatlarla öğrencilerine örnek olan... Şimdi papaz eriğini hoca eriğine çevirme projesinden bilim çıkaranların elinde kaldı akademi. Akademideki bu tasfiyenin bir de kadın mücadelesine ilişkin bir boyutu var. İhraç edilen akademisyenlerin arasında kadın çalışmaları alanında pek çok çalışmaya imza atmış, kadın mücadelesini yaptıkları çalışmalarla güçlendirmiş, kadınların toplumsal, ekonomik, politik sorunlarına çok önemli açılımlar yapmış, kadınların sorunlarına çözüm politikaları geliştirmiş kadın akademisyenler var. Bu kadınlar neye emek vermiş akademide? Kadına yönelik şiddetin nasıl azalacağına... Kadınların medyada doğru temsilinin neyi nasıl değiştireceğine... Sağlıkta özelleştirme politikalarının kadınların hem bedensel hem ruhsal sağlıklarını nasıl etkiled..]]> Thu, 08 Sep 2016 05:00:51 +0300 Maşallah demokrasimiz pek 'bayan' özgürlükçü! https://www.evrensel.net/yazi/77394/masallah-demokrasimiz-pek-bayan-ozgurlukcu https://www.evrensel.net/yazi/77394/masallah-demokrasimiz-pek-bayan-ozgurlukcu? Tam da İslamcı yazarların polislere başörtüsü serbestisini meşrulaştırmak için batı ülkelerinden fotoğraflar göstererek “Bakın, bütün gelişmiş ülkelerde bu özgürlük var” dediği günlerde, Fransa’da 4 silahlı polisin burkinili bir kadının başına dikilip kıyafetlerini çıkarmasını istediği, üstüne de kadına ceza kestiği görüntüler girdi dolaşıma. Demek ki başörtüsü serbestisi de yasağı da “demokrasinin, özgürlüğün” kıstası olmaya yetmiyordu. Yanlış örnek Fransa’dan döndü! Ama zaten bir tarafta yasakla, diğer tarafta serbestiyle gündeme gelen bu meselede her şey yanlıştı! Kadınlara reva görülen muamele yanlıştı, bu meseleyi anlatmak için kullanılan kavramlar yanlıştı, bizdeki serbestiyle oradaki yasağı rövanşa dönüştürmek yanlıştı, bu meselede tartışılanın “kadınların özgürlüğü” olduğunu söylemek yanlıştı... Daha önce eğitim kurumlarında ve yargıda getirilen serbestide olduğu gibi polislere başörtüsü serbestisi de “Kadınların fırsat eşitliği, kadınların ayrımcılığa uğramaması, inanç özgür..]]> Thu, 01 Sep 2016 05:00:36 +0300 Tüm gücümüzle hemen barış! https://www.evrensel.net/yazi/77349/tum-gucumuzle-hemen-baris https://www.evrensel.net/yazi/77349/tum-gucumuzle-hemen-baris? Antep’te geçen hafta 9 aylık bir bebeğe tecavüz edildi! İslahiye’ye Suriye’deki savaştan kaçarak gelen, mevsimlik işçilikle geçim sağlamaya çalışan ve bebeğini derme çatma bir çadırda uyutan Suriyeli ailenin 9 aylık bebeğine! Yetkililer “Aileye gereken yardım sağlanacak” diye açıklamalar yaptı. Aile Bakanı “Failin en ağır şekilde cezalandırılmasının takipçisi olacağız” dedi. Çocuk istismarcılarının ceza sürelerini torba yasalarla azaltan hükümetin bakanı dedi bunu. Sorumlulukları yoktu sanki. Yaşananları “Bir caninin hayasızlığına” bağladılar. Kendilerini akladılar. Bir de yayın yasağı getirmeyi ihmal etmediler... Antep’te geçen hafta bir düğünde canlı bomba saldırısıyla 33’ü çocuk, 54 kişi hayatını kaybetti! Bombayı taşıyanın da 12-14 yaşlarında bir çocuk olduğu söyleniyor. Antep’te aylar önce “Çocuklarımız güvende değil, IŞİD Antep’i mesken tuttu, çocukları, gençleri etkisi altına alıyor, devlet seyirci kalıyor. Bu yapılanmaların üstüne gidilsin” demişti aileler. Dün o ailelerin g..]]> Thu, 25 Aug 2016 04:35:37 +0300 Darbeye karşı sivil darbe tecavüze karşı hadım! https://www.evrensel.net/yazi/77183/darbeye-karsi-sivil-darbe-tecavuze-karsi-hadim https://www.evrensel.net/yazi/77183/darbeye-karsi-sivil-darbe-tecavuze-karsi-hadim? Darbe girişimin hemen ardından tek tek çeşitli siyasi partilerin kadın temsilcileri/ kadın yapıları açıklamalar yaptı. Ancak çoğu, sokaktaki “tehlike”ye dikkat çeken ve sokağın “linççi, faşist, erkek-egemen ve gerici” yönlerine dikkat çeken açıklamalardı. Farklı kadın yapılarının, örgütlerinin bir arada olduğu kadın platformları arasında ise yalnızca iki platform açıklamalarıyla olan biteni nasıl değerlendirdiklerini ortaya koydu; biri İzmir Kadın Eylem Grubu, diğeri Ankara Kadın Platformu idi. Ankara Kadın Platformu “Darbenin tehditleri kadar, ‘demokrasi şöleninin’ biz kadınların hayatlarına yönelttiği tehdidi ve indirdiği darbeyi görüyoruz. Şiddetin tırmandığı, her tür nefret ve ayrımcı söylemin kol gezdiği, karşıt görüşteki herkesin görevden alındığı veya istifaya zorlandığı, linç kültürünü benimsemiş bir güruhun sürekli sokağa çağrıldığı, kötülüğün ve şiddetin teşvik edildiği bu ortamın ‘demokrasi şöleni’ olmadığını ve toplumun tamamı için riskler barındırdığını görüyoruz. ..]]> Mon, 01 Aug 2016 04:51:21 +0300 15 Temmuz’dan sonra kadınların yan yana gelmesi mümkün mü? https://www.evrensel.net/yazi/77133/15-temmuzdan-sonra-kadinlarin-yan-yana-gelmesi-mumkun-mu https://www.evrensel.net/yazi/77133/15-temmuzdan-sonra-kadinlarin-yan-yana-gelmesi-mumkun-mu? 15 Temmuz’dan sonra kadınlar açısından manzara şu: Bir tarafta darbe girişiminin nasıl da büyük bir “halk direnişi” ile püskürtüldüğünü ve sonrasında “demokrasi şöleni” yaşandığını kanıtlamaya çalışanların sürekli zumladığı sokaklardaki kadınlar... Diğer tarafta darbe karşıtı olan ama 15 Temmuz’un ardından ortaya çıkan tablonun özellikle kadınlar için karanlık günler getireceğini düşünen, evden çıkamayan yahut da sokaktaki linççi, gerici, cinsiyetçi ve şovenist damar karşısında öfke duyan ama tepkisini dile getirmekten çekinen kadınlar... Bir diğer tarafta ise Türkiye’nin demokrasi sorunlarına dair kadınların sözünü söyleyen/örgütleyen, şimdi yaşananlar karşısında da sözünün ne olduğunun duyulmasına ihtiyaç duyulan kadın hareketi... Evet, 15 Temmuz akşamı değilse bile, sonraki günlerde kadınlar sokaktalar. Yandaş medyada sürekli olarak “Nene Hatun, Komutan, Cesur Yürek” sıfatlarıyla görüntüleri, röportajları yayınlanan kadınların, kimisi tankın önüne dikilmiş, kimisi kasası insanlar..]]> Mon, 25 Jul 2016 04:53:10 +0300 Kadınların ‘ganimetleştirildiği’ bir ‘milli irade’ye rızamız yok https://www.evrensel.net/yazi/77084/kadinlarin-ganimetlestirildigi-bir-milli-iradeye-rizamiz-yok https://www.evrensel.net/yazi/77084/kadinlarin-ganimetlestirildigi-bir-milli-iradeye-rizamiz-yok? Hem 15 Temmuz gecesinde, hem de 16 Temmuz akşamında camilerden, televizyonlardan, mesajlarla, maillerle, belediye arabalarıyla... Ellerindeki her güçle kadın-erkek herkesi sokağa çağırmış olmalarına rağmen sokaklarda yürüyenlerin büyük kısmı erkekler. Az sayıdaki kadının ise tekbirler dışında bir söze karışmadığı görülüyor. Kimi yerlerde kadınlara "Kadınlar sağ taraftan yürüsün, erkeklerin arkasından yürüsün" gibi anonslar yapıldığını, kalabalığın öfkesine nesne olacak bir durum ortaya çıktığında kadınların tümden ortadan kaybolduğu sahneler gördük. 17 Temmuz sabahı erken saatlerde parkta bir bankta konuşan iki kadın... "Yalan değil, çok korkuyorum" diyor biri, "Nereye gidiyoruz böyle, her gün daha da kötüleşiyor sanki" . Diğeri yanıtlıyor; "Türkiye'yi çekemeyenlerin işi hep bunlar. Allahın izniyle bugünler de geçecek, Cumhurbaşkanımız işinin başında, hepimizi kurtaracak". Sokağa çıkanlardan da korktuğunu anlatıyor ilk kadın, "İzin verme..]]> Mon, 18 Jul 2016 04:51:43 +0300 İmamlara nikah yetkisi, hadi ordan bi’tanesi! https://www.evrensel.net/yazi/76986/imamlara-nikah-yetkisi-hadi-ordan-bitanesi https://www.evrensel.net/yazi/76986/imamlara-nikah-yetkisi-hadi-ordan-bitanesi? 4+4+4 sistemiyle örgün eğitimdeki kız çocuklarının sayısında ciddi düşüş yaşandı. Bu sistemle ilk dört yıldan sonra kız çocuklarının dini gerekçelerle okuldan alınmasının ve öğrenimlerine “açık öğretim” şeklinde devam etmelerinin önü açılmıştı. Sonuç ortada; 2014 yılında ortaokuldan mezun olan 36 bin 401 kız çocuğu açık liseler de dahil olmak üzere hiçbir kuruma kayıt yaptırmamış. Ne oldu bu kız çocuklarına? 2009 Temmuz’unda Milli Eğitim Bakanlığı yönetmelik değişikliğiyle lise ve ortaokul öğrencilerinin nişanlanmasını serbest bıraktı. 2013 yılının eylül ayında evli öğrencilerin açık öğretim lisesine yönlendirilmesi düzenlemesi getirildi. Yani lise çağlarında evliliğin önünü açıldı. Avrupa Komisyonu’nun 2014 tarihli bir raporu Türkiye’de kız öğrencilerin yüzde 40’ının eğitimi erken bıraktığını gösterdi. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre erken evlilik ve nişanlılık nedeniyle eğitime devam edemeyenlerin yüzde 97.4’ü kız öğrenciler. Aile Bakanlığı’nın kamuoyundan fellik fellik sa..]]> Mon, 04 Jul 2016 04:52:01 +0300 Annelik de, çalışmak da kölelik... ama neden? https://www.evrensel.net/yazi/76886/annelik-de-calismak-da-kolelik-ama-neden https://www.evrensel.net/yazi/76886/annelik-de-calismak-da-kolelik-ama-neden? Erdoğan 5 Haziran’da KADEM’in hizmet binası açılışında “Çalışıyorum diye annelikten imtina eden bir kadın, aslında kadınlığını inkar ediyor demektir. Anneliği reddeden, evini çekip çevirmekten vazgeçen bir kadın, iş dünyasında istediği kadar başarılı olsun, eksiktir, yarımdır” dedi. Bu açıklamaya tepkiler gecikmeden verildi. Ama “yarım kadınlık” tartışmasında bu sözün hemen ardından söylediği “biz çalışan kadınların anneliğini teşvik için çok önemli düzenlemeler yaptık. Teknolojik imkanlar, kadınlarımızın pek çok işi evinden, çocuklarının yanından yürütebilmesine fırsat veriyor. Velhasıl, iş hayatının anneliğin alternatifi haline getirilmesini kesinlikle kabul etmiyorum” sözü gölgede kaldı.Oysa anneliğin kadınların en önemli ve kutsal görevi haline getirilmesinin ardında yatan mesele bu cümlelerde gizli. ÇALIŞAN KADINLARI AŞAĞILAYANLAR... Mart günü Erdoğan, “Bana göre kadına en büyük zararı, hayatı ‘ekonomik özgürlük parantezi’ne mahkum eden anlayış vermiştir. Halbuki, hangi anne..]]> Mon, 20 Jun 2016 04:52:06 +0300 Zorla doğurtmada yeni aşama https://www.evrensel.net/yazi/76792/zorla-dogurtmada-yeni-asama https://www.evrensel.net/yazi/76792/zorla-dogurtmada-yeni-asama? “Her kürtaj bir Uludere’dir” cümlesini Erdoğan’ın ağzından 2012 yılında duyduk. Hemen ardından Hükümet, halihazırda 10 hafta olan isteğe bağlı kürtaj süresinin sekiz haftaya indirilmesini, evli kadınlar için kürtajın koca iznine bağlanmasını getiren bir yasa değişikliği yapacağını açıkladı. Son dönemlerin en büyük, en kitlesel eylemleri bu yasaya karşı yapıldı kadınlarca. Kanunlaştırılamadı kürtaj yasağı. Ama hiç olmayan, mecliste onaylanmamış o kanun aslında varmış gibi uygulanıyor o günden bugüne! Farklı illerdeki 12 kadın örgütünün tek tek bütün devlet hastanelerini arayıp öğrendiği bilgilere göre hastanelerde “fazla alet olmaması”, “doktorun dini inançları”, kadın-doğum bölümlerinin yetersizliği ya da taşınmış olması gibi bahanelerle kürtaj yapılmıyor. Hatta çoğu zaman hastane görevlileri kürtajı gerçekleştirmemek için bahaneye bile gerek duymadan kürtajın “yasak” olduğu için yapılamayacağı şeklinde yanlış bilgi veriyor. Olmayan yasayı uyguluyor! Kimi hastanelerde kürtaj yapılı..]]> Mon, 06 Jun 2016 04:50:25 +0300 Tohumun çiçek zamanına cansuyu biriktiren Gezi https://www.evrensel.net/yazi/76740/tohumun-cicek-zamanina-cansuyu-biriktiren-gezi https://www.evrensel.net/yazi/76740/tohumun-cicek-zamanina-cansuyu-biriktiren-gezi? Kadınlar, hasbelkader eklemlenmiş yan unsurları değildi Haziran Direnişi’nin. Nitekim direnişin kadınların varlığıyla anılan, kadınların direnciyle sembollenen bir direniş olması da bunu gösterdi. Gezi deyince akla hala polisin biber gazına karşı vakur duruşuyla “Kırmızılı kadın”, TOMA’nın karşısına geçip kollarını açan “Siyahlı kadın”, “Sapanlı teyze” olarak anılan Emine Cansever, “Çocuklarınızı parktan alın” diyenlere cevaplarını parka gelip el ele tutuşarak veren yüzlerce anne, “Küfürle değil inatla diren” diyerek direnişin sözünü değiştiren feministler, mahallelerden yürüyüşe geçenlerin en önündeki kadınlar geliyor. Direniş halkasını merkezden çevreye genişleten kadınlar mahalle forumlarının ilk sözünü söyleyenleri, kurulan halk meclislerinin en çalışkan üyeleri olmuşlardı. Kadınların Gezi’deki varlığı “güzel fotoğraf kareleri” oluşturmaktan öte anlamlar taşıyordu elbet. Kadınlar direnişin parçasıydılar, çünkü Gezi’yi oluşturan taleplerle beraber kadınlara reva görülenlerle ilg..]]> Mon, 30 May 2016 05:00:10 +0300 Komisyon bu cüreti nereden buldu? https://www.evrensel.net/yazi/76686/komisyon-bu-cureti-nereden-buldu https://www.evrensel.net/yazi/76686/komisyon-bu-cureti-nereden-buldu? Boşanmaların Önlenmesi Komisyonu’nun önerilerini okudunuz. Çocukların tecavüzcüleriyle evlendirilmesi, çocuk evliliğinin teşviki, şiddete karşı kadınların korunma hakkının sınırlandırılması, boşanmanın zorlaştırılması, nafaka ve mal paylaşımı haklarının yok edilmesi, aile danışmanlığının, ama esasen aile hukukunun dini temele oturtulması... Aslında bu önerilerin her birini, son 10 yıl içinde, kimi zaman bir ilahiyatçının ağzından, kimi zaman Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu toplantısından, kimi zaman hükümet sözcülerinden, kimi zaman varlığı iktidarın varlığına armağan olmuş gazetecilerin dilinden duyduk. Tek tek ortaya atıldıklarında ‘deli saçması’, ‘münferit çıkışlar’ olarak algılanan bu saldırıların, aslında kadınların haklarına yönelik topyekun bir saldırının taciz atışları olduğunu söylediğimizde, ‘abartmakla’ suçlandığımız zamanlar oldu. Bütün bu öncü söylemlerin toplumsal hayatın dini değerler ve kadın düşmanlığı üzerine kurulması zihniyetinin inşası olduğunu söylediğimizde..]]> Mon, 23 May 2016 04:50:41 +0300 Kiralık işçilik, kölelik koşulları, eşitsizlik sarmalı https://www.evrensel.net/yazi/76605/kiralik-iscilik-kolelik-kosullari-esitsizlik-sarmali https://www.evrensel.net/yazi/76605/kiralik-iscilik-kolelik-kosullari-esitsizlik-sarmali? Kiralık İşçilik Yasası, nam-ı diğer kölelik yasası kabul edildi. Bu yasa, öncelleriyle, “Kadın istihdamını artıracağız, kadınları annelik ve çalışma ikileminde bırakmayacağız” süslü cümleleriyle meşrulaştırılmıştı. Bu yasadan önceki son torba yasayla, doğum izni sonrası kadınlara kısmi zamanlı çalışma dayatması yasalaşmıştı. Hâlâ Meclis’te bekleyen Aile ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunmasına Dair Kanun’un da kabul edilmesiyle şahikasına varacak “Köle koşullarında çalışma” zorunluluğu ile kadınları ömürleri boyunca geçici, güvencesiz iş ilişkisine mahkum edecek bir çalışma düzeni her yönüyle güvence altına alınmış olacak. Yasa kadınlara ne getiriyor? * Özel İstihdam Büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisinin kurulacağı durumlardan en önemlisi hamilelik. Doğum izninden sonra yarı zamanlı çalışacak kadının işinin geri kalanı için Özel İstihdam Büroları’ndan işçi kiralanabilecek. Süre şimdilik 4 ay. Ama bu sürenin giderek esnetileceğini öngörmek için kahin olmaya gerek yok!Özel ..]]> Mon, 09 May 2016 04:54:07 +0300 Şiddetle uzlaşılır mı? https://www.evrensel.net/yazi/76504/siddetle-uzlasilir-mi https://www.evrensel.net/yazi/76504/siddetle-uzlasilir-mi? Karaman’da kaçak yurtlarda 10 çocuğun istismar edilmesiyle ilgili davada suçu işleyen Muharrem Büyüktürk’e verilen 500 yılı aşkın ceza ile kamuoyunun “içinin soğumasını” salık veren iktidar, bu suçların işlendiği kaçak yurtlara halel gelmesin diye tüm devlet olanaklarını ayaklarına serdiği Ensar Vakfı ve KAİMDER’e siper olmaya devam ediyor. Failden müdahil yaratan karanlık, kadınlara ve çocuklara karşı işlenen suçlarda kimin yanında nasıl yer aldığını ve almaya devam edeceğini bu davayla açık seçik ortaya koymuş oldu. Suçu işleyen, kamuoyunun baskısıyla cezalandırılır, ama suçun oluşmasına zemin hazırlayan karanlık zihniyet sorgulanmadan tüm kurumlarıyla dimdik ayakta kalır. Bir sonraki felakete kadar da bir unutturma ve temize çekme operasyonuyla aklanır! Bu arada onlarca çocuğun hala bu yurtlara mahkum bir eğitim hayatı sürdürmek zorunda kaldığı gerçeği, bizim vergilerimizle oluşturulan kaynakların bu vakıflara devlet eliyle hibe ediliyor olduğu gerçeği, bu vakıfların giderek “devlet..]]> Mon, 25 Apr 2016 04:56:26 +0300 Katillerin katilleri öldürmesinden adalet çıkar mı? https://www.evrensel.net/yazi/76432/katillerin-katilleri-oldurmesinden-adalet-cikar-mi https://www.evrensel.net/yazi/76432/katillerin-katilleri-oldurmesinden-adalet-cikar-mi? Özgecan Aslan’ın katili Suphi Altındöken’in Türkiye’nin en yüksek güvenlikli cezaevlerinden birinde kimi mafyatik bağlantıların da ortalığa saçıldığı bir şekilde öldürülmesi günlerdir gündemimizde. Altındöken nasıl öldürüldü, babasına ölümü nasıl seyrettirildi, Altındöken’i öldüren nasıl bir adamdı, o silah cezaevine nasıl girdi ayrıntılarının manşetleri süslediği bir “aksiyon filmi” izliyor gibiyiz. Bu gündemde “adaletin tecellisi” ise kimi zaman gizli, kimi zaman ise açık bir mesaj olarak önümüze çıkarılıyor. Bizzat Başbakan Davutoğlu’nun Özgecan davasında verilen ağırlaştırılmış müebbet cezasına “3 kız babası olarak ve bütün Türkiye’deki kızların manevi babası olarak yüreğim soğumadı” dediği bir olayda, “3 kızı vardı, hazmedemedi” diye atılan başlıklarla, katilin tesis ettiği adaletle yüreğimizin soğuması salık veriliyor. SAKATLANAN ‘ADALET’ DUYGUSU Evet; bu ülkede kadınlara ve çocuklara yönelik işlenen suçlarda yargının verdiği skandal kararlara her gün bir yenisi ekleniyo..]]> Fri, 15 Apr 2016 05:00:11 +0300 Biz şimdi Aile Bakanı’yla mı dayanışacağız Kılıçdaroğlu’yla mı? https://www.evrensel.net/yazi/76401/biz-simdi-aile-bakaniyla-mi-dayanisacagiz-kilicdarogluyla-mi https://www.evrensel.net/yazi/76401/biz-simdi-aile-bakaniyla-mi-dayanisacagiz-kilicdarogluyla-mi? Karaman’da ortaya çıkan çocuk istismarına ilişkin yaptığı açıklamalarla çocukları değil vakfı koruduğunu ayan beyan ortaya koydu Aile Bakanı. Kılıçdaroğlu Aile Bakanı hakkında izansız bir laf etti. Derken bir düello sahnesine dönüştü ülke… Kılıç, bir bu yana bir öbür yana sallanıyor. Arada kıyılan yine çocuklar. Ve kadınlar… Bu tuhaf kavgaya şaşıramıyoruz da artık. Çünkü ne zaman iktidarın halk nezdinde sorgulandığı bir süreç yaşasak, meselenin esasını konuşmamızın önüne geçen bir hamle yapılıyor, kimin kılıcının daha keskin olduğunu konuşur duruma getiriliyoruz. Üstelik her seferinde kadınların dişiyle tırnağıyla kazandığı çeşitli kavramların içinin boşaltılarak bu kavgaya meze haline getirildiğine şahit oluyoruz. Hatırlayın; Kabataş olayında “kadının beyanı esastır”ın nasıl kullanıldığını... Anaokullarına kadar inen türban serbestisinin nasıl da “kadın özgürlüğü” olarak tartıştırıldığını… Ve şimdi de kadınların siyaset arenasına ilişkin dile getirdiği en temel meselelerden bi..]]> Mon, 11 Apr 2016 04:51:40 +0300 Karaman’daki tecavüzde Ensar’ı ve AKP’yi tartışmak suç mu? https://www.evrensel.net/yazi/76303/karamandaki-tecavuzde-ensari-ve-akpyi-tartismak-suc-mu https://www.evrensel.net/yazi/76303/karamandaki-tecavuzde-ensari-ve-akpyi-tartismak-suc-mu? Karaman’da Ensar Vakfı’nın yurdunda çocukların cinsel şiddete uğradığı ortaya çıktı. İlk andan itibaren tartışmada; “Mesele vakıf ya da AKP değil, çocukların yaşadığı istismar. Vakfı ve AKP’yi tartışmak doğru değil” cümlesini duyduk. Doğru. Suçun failinin hangi sınıftan, hangi inançtan, hangi siyasi görüşten olduğunun bir önemi yok. Bu suç, yalnızca belli bir döneme özgü bir sorun değil. Bu suç münferit ya da sapık ruhlu adamların işlediği bir suç değil. Bu suç, her dönemde, toplumun her kesiminde işlenen, ama üstü elbirliğiyle örtülen büyük bir insanlık suçu. Peki bu başat ilkeleri kabul etmek, bu suçta AKP’nin ve vakfın sorumluluğunu tartışmayı önemsiz kılar mı? Bu tartışmayı yapmak, sorunu çarpıtmak mıdır? Eğer, tüm sorumluların açığa çıkarılması ve yargılanması bu başat ilkelerin arkasına sığınarak engelleniyorsa, kesinlikle hayır! İşlenen suç organize bir suçtur. AKP döneminde köy okulları kapatıldı. Çocuklar 4+4+4 sistemi nedeniyle ailelerinin yaşadığı yerlerde değil, ..]]> Mon, 28 Mar 2016 04:51:44 +0300 Bizim küçük, gündelik direnişlerimiz... https://www.evrensel.net/yazi/76251/bizim-kucuk-gundelik-direnislerimiz https://www.evrensel.net/yazi/76251/bizim-kucuk-gundelik-direnislerimiz? Kocaların kol gücünü karılarının kaburga kemiklerinde denedikleri evlerin dizi dizi sıralandığı bir mahallede geçiyor hikaye. Her gece sımsıkı kapalı perdelerin arkasından kadınların çığlıklarının, çocukların ağlamalarının geldiği bir sokakta... Her gece başka bir evden yükselen sesi dinliyor “Bu gece bağıran ben değilim, oh” diyen kadınlar. Perdeleri daha sıkı kapatıyorlar. Her gün bir yeri, ama en çok kalbi ve onuru kırık, kendini komşulardan saklamaya çalışan kadınların sayısı artıkça “bir şey yapmalı” sözü de büyüyor. Çünkü bu yaralı bereli hal, hepsini evde yalnız ve korunaksız bırakıyor. Perdeleri sıkı sıkı kapamanın, “çok şükür bugün de ölmedik” demenin kimseyi kurtarmadığı bir günün ertesinde karar veriyorlar. Tehlikenin yaklaştığını hisseden kadın, komşu kadınların görebileceği bir yere kırmızı bir eşya bırakıyor. Kırmızı bir vazo, kırmızı bir eşarp, kırmızı bir bluz... İşareti gören kadınlar, bulaşık suyundan elini, dikiş makinesinden ayağını, çay bardağından dudağını çeki..]]> Mon, 21 Mar 2016 04:51:27 +0300 Türk tipi kadın hakları kadınlara ne vaat ediyor? https://www.evrensel.net/yazi/76202/turk-tipi-kadin-haklari-kadinlara-ne-vaat-ediyor https://www.evrensel.net/yazi/76202/turk-tipi-kadin-haklari-kadinlara-ne-vaat-ediyor? Türk tipi başkanlık, Türk tipi anayasa, Türk tipi medya, Türk tipi yardım, Türk tipi sanat, Türk tipi içecek, Türk tipi gençlik, Türk tipi sendika, Türk tipi aile… Toplumsal ve siyasal hayatın her alanı için önerilen, kıstası Erdoğan’ın inşa etmek istediği topluma uygunluk olan “Türk tipi”nin kadın hakları versiyonunu 8 Mart’ta öğrendik. Türk tipi kadının ne olduğunu açıkladı önce Erdoğan: “Kimse kusura bakmasın, benim için kadın esas olarak anadır” dedi. Bu kadının Erdoğan kıstaslı haklarının ne olduğunu devamında öğrendik: “Bana göre kadına en büyük zararı, hayatı ‘ekonomik özgürlük parantezi’ne mahkum eden anlayış vermiştir.” Erdoğan bu tariflerle iktidara geldiği günden beri diline doladığı “tek tipçi devlet anlayışının” şekil vermeye çalıştığı kadınlara kendi alternatifinin ne olduğunu ilan etti. Yeni bir tek tipçilik: “Türk tipçilik!” Hatırlayalım; başta Erdoğan olmak üzere tüm AKP sözcüleri “Kemalist cumhuriyetin tek tipleştirici, otoriter” zihniyetinin kadınları mağdur ..]]> Mon, 14 Mar 2016 04:51:25 +0300 Niye yasak dinlemedik? https://www.evrensel.net/yazi/76156/niye-yasak-dinlemedik https://www.evrensel.net/yazi/76156/niye-yasak-dinlemedik? Korku ve nefretle yürütülen topyekûn bir savaş herkesi hedef haline getirdi. Kadınların neredeyse 10 yıldır aynı meydanlarda, aynı caddelerden geçerek yaptıkları yürüyüşler, mitingler “güvenlik” gerekçesiyle yasaklandı. Son 8 ayda Diyarbakır, Suruç, Ankara, İstanbul’da bombalar hayatımıza düşerken, Cizre, Nusaybin, Suruç, Silvan, Silopi’de onlarca kadın bizzat devletin “güvenlik” kuvvetlerince öldürülürken, her gün 5 kadın, pohpohlanan ve dizginlerinden boşandırılan erkek egemenliğiyle evde, sokakta, okulda, işyerinde öldürülürken, kadınların koruma kararlarına rağmen hayatını kaybetmesine göz yumulurken bu 8 Mart’ın kadınların güvenliği düşünülerek yasaklandığına kim inanır? Kadınlar inanmadı. Bu ülkede kadınların güvenle nefes alabilmelerinin tek olanağının onları güvenlik gerekçesiyle her türlü yaşam hakkından mahrum eden zihniyetin ortadan kalkması olduğunu söyleyerek yasağı tanımadılar. Kadıköy İskele Meydanı’nda toplanmaya çalışan kadınlara gösterilen tahammülsüzlük, kadınlar..]]> Mon, 07 Mar 2016 04:55:25 +0300 Direniyoruz https://www.evrensel.net/yazi/76098/direniyoruz https://www.evrensel.net/yazi/76098/direniyoruz? AKP’nin kadın alanındaki politika yapıcı kurumu haline gelen Kadın ve Demokrasi Derneği KADEM, bu sene ikincisini gerçekleştireceği Toplumsal Cinsiyet Adaleti Kongresi’nin ana gündemini “Yoksulluk” olarak belirlemiş. Her sene kadınlara nasıl bir hayat sunduklarını özetleyen başlıklar seçtikleri için teşekkür etmeli KADEM’e. Geçen yıl kadınlar için “eşitlik ve adaletin” olmadığı bir memleket tablosuna yakışan bir biçimde “fıtrat adaleti” tartışmışlardı. Kadınlar daha fazla eşitlik isterken, “eşitlik yok, adalet var, ama o da herkese değil” diye karşımıza çıkmışlardı. Bu yıl da sermaye ve iktidar alabildiğine zenginleşirken kadınlara sundukları tek şeyin “yoksulluk” olduğunu gösteriyorlar. En çok neyden korkuyorlarsa, kendilerine yönelik tehdidin en çok nereden kaynaklandığını düşünüyorlarsa onu tartıştıkları doğrudur. Peki kadın hareketinin bu 8 Mart’taki sözü ne? İlden ile, dilden dile aynı kelimeyle sokakta olacak kadınlar. “Direniyoruz”... Farklı illerin pankartlarında, sloganları..]]> Mon, 29 Feb 2016 04:41:38 +0300 Takvim 2016’da, yaşam koşulları 19. yüzyılda https://www.evrensel.net/yazi/76046/takvim-2016da-yasam-kosullari-19-yuzyilda https://www.evrensel.net/yazi/76046/takvim-2016da-yasam-kosullari-19-yuzyilda? Yaşam koşulları ağırlaştıkça kadınların zorlukları iki kat ağırlaşıyor. Eve giren para aynı, ama en temel ihtiyaç maddelerinin fiyatları uçunca, iş kadınların başına düşüyor. Bu işin içinde ucuzun ucuzunu bulmak için daha çok çaba harcayıp, ailenin ayakta kalması için önce kendi ihtiyaçlarından kısıp, yine de ay sonunu getirme mucizesini yaratamadığı için sinir hastası olmak da var! Önce evdeki işlere yeni işler ekleniyor. Eskiden satın alınabilen ihtiyaçlara para ayrılamadığı için herşeyi yoğun bir emek ve daha fazla zaman tüketerek kendileri yapıyorlar. Çocuğuna bir hırka alamadığından idare edecek birşeyler kotarmaya çalışmak da, ekmeği evde yapmaya çalışmak da, iyisini değil, ucuzunu bulmak için daha fazla zaman harcamak da buna dahil. Ev birleştirmeler, gündüz evde koca ve çocuklar yokken fatura artmasın diye soğukta oturmalar, öğünü bir çorba bir makarnayla geçiştirmeler ve tüm ailenin serzenişlerine muhatap olmalar da bu yükün bir parçası. Çocuklara sayıyla zeytin yedirmek, ..]]> Mon, 22 Feb 2016 04:55:45 +0300 Çarka sokulan çomak https://www.evrensel.net/yazi/75944/carka-sokulan-comak https://www.evrensel.net/yazi/75944/carka-sokulan-comak? Kimi büyük kimi küçük sözlerle, kimi bir imza kimi bir paket makarnayla, kimi haberi fabrikada aynı bantta çalıştığı arkadaşına anlattığıyla, kimi ev ev gezerek, kimi evini açarak katıldılar yaşamın olağan akışını değiştirme çabasına. Akademisyenlerin anlamlı barış çıkışı sallayınca iktidarın sarsılmaz sanılan kulelerini... Edebiyatçılar, gazeteciler, avukatlar, tiyatrocular, sinemacılar, psikologlar, öğrenciler, taraftarlar, turist rehberleri, mimarlar, mühendisler, ekoloji aktivistleri, kadın örgütleri... Her yaştan her kimlikten insan, kendini neyle, nasıl tanımlıyorsa, büyüyen karabasana nereden çentik atacaklarını düşünüyorlarsa oradan söyledi sözünü, büyüttü barış eylemini. Yalnızca muktedirin hesaplarından ibaret olmayan, çomak da sokulabilen bir insanlık tarihine adı geçecek hepsinin. Muktedirin tankı var, topu var, tüfeği var. Onlardan daha büyük iş gören medyası var, parası var, korkutma ve sindirme gücü var. Hep “savaş” sözünü güçlendiren, toplumun tamamının bu sözün des..]]> Mon, 08 Feb 2016 05:00:34 +0300 Nefret dolu bir birlik: Devlet şiddeti vekadına yönelik şiddet https://www.evrensel.net/yazi/75889/nefret-dolu-bir-birlik-devlet-siddeti-vekadina-yonelik-siddet https://www.evrensel.net/yazi/75889/nefret-dolu-bir-birlik-devlet-siddeti-vekadina-yonelik-siddet? Devlet şiddeti ve kadına yönelen her türden şiddet... Bu ikisi birbirinden nasıl beslenir diye sorulduğunda artık Türkiye’nin yaşadığı bu tarihi dönem örnek verilecek. Örneğin Cizre’de bir eve yapılan havan toplu saldırı sonunda bir bodrum katına sığınan,aralarında çocukların da olduğu 25 sivil yaralının, anaları 100 metre ötede “Bizi bırakın, çocuklarımızı sırtımızda alıp getirelim” derken nasıl da devlet eliyle ölüme terk edildiğini ve hatta devlet eliyle infaz edildiğini gördük. Aynı infaz daha 1 ay önce Silopi’de 3 kadın siyasetçiye yapıldığında, tüm ülke sathında topyekün bir bastırma ve susturma operasyonu uygulanmış, insanların “artık yeter” deme hakları, kadınların “kız kardeşlerimize bunu yapamazsınız” deme hakları infaz edilmişti.Önce kadınları infaz ettiler, sonra artık sıra herkesteydi. Cizre’deki bodruma operasyon düzenlendiğini öğrendiğimiz saatlerde AKP Genel Sekreteri Abdulhamit Gül Mecliste Cizre’de yaşananları gündem eden HDP’li vekiller için “size etek giydirip gez..]]> Mon, 01 Feb 2016 04:21:38 +0300 Bize yeni bir eylem mi lazım? https://www.evrensel.net/yazi/75783/bize-yeni-bir-eylem-mi-lazim https://www.evrensel.net/yazi/75783/bize-yeni-bir-eylem-mi-lazim? Savaşın şiddetinin artması ve herkesin güvensizlik ve dehşet içinde yaşadığı bu savaşın bir an önce durdurulması ihtiyacı, barış isteyenleri “ne yapmalı, nasıl yapmalı” sorusunu birlikte tartışmaya da zorluyor. Kadınlar da geniş katılımlı toplantılarla “nasıl yol alalım” sorusuna bir yanıt oluşturmanın peşinde... Hatta bugün, 7 Şubat’a kadar yaygın olarak sürdürülecek ortak bir kampanyanın sözünü, özünü açıklamak için birarada olacaklar. “Ne yapacağız” sorusuna anlamlı bir yanıt vermek için uğraşan insanların “yüzümüzü batıya dönelim, doğuda yaşananlara karşı batıdan bir ses çıkarılmasını sağlayalım” ortaklaşması çok önemli. Yalnız, sadece kadınlar arasında değil, farklı platformlarda da mücadele araçları açısından yürütülen pek çok tartışmada sözün ve desteğin batıda yaygınlaşmasının koşulu çok yaratıcı eylemler yapmakmış gibi bir ruh hali de oluştu. Ne kadar değişik eylem biçimi geliştirilirse batının o kadar dikkatini çekecek, ne kadar dikkat çekerse söz o kadar yaygınlaşacak gibi ..]]> Mon, 18 Jan 2016 05:00:27 +0300 Barışa bir umut ışığı https://www.evrensel.net/yazi/75677/barisa-bir-umut-isigi https://www.evrensel.net/yazi/75677/barisa-bir-umut-isigi? Temmuz ayından bu yana yaşanan çatışma ve sokağa çıkma yasaklarında 61 çocuk öldürüldü; anne karnında doğmayı bekleyen de var aralarında, sokağa çıkma yasakları sırasında doğup sokağa çıkma yasakları arasında hedef gözetilerek yüzünden vurulan 3,5 aylık Miray bebek de... Nüfus cüzdanlarına fotoğrafları yapıştırılacak kadar büyüyememişken, bu katil devletin hüviyetine kazındı kanlı fotoğrafları. Bir de kurşunlanmadan gelecekleri ellerinden alınanlar var. Ki onlara bugün yaşatılanlar, bu coğrafyada doğan her çocuğun aldığı, alacağı ferah bir nefesten kesinti... Diyarbakır Sur’da çalışma yürüten Umut Işığı Kadın Kooperatifi’nden kadınlar Agos Gazetesi’nden Nazan Özcan’a anlatmış bu “nefes kesintisi”nin ne demek olduğunu. Uyuyamıyor çocuklar, uyudukları zaman uyanamamaktan korkuyorlar, çığlıklar içinde uyanıyorlar daldıkları çocuk uykusundan da... Resimleri yıkık dökük binalardan, tank, top, tüfeklerden, evlerini saran alevlerden, ölü kuşlardan, kedilerden, köpeklerden ibare..]]> Mon, 04 Jan 2016 04:52:46 +0300 Bebeklerin kurşunlanmasının ağır tanıklığı https://www.evrensel.net/yazi/75625/bebeklerin-kursunlanmasinin-agir-tanikligi https://www.evrensel.net/yazi/75625/bebeklerin-kursunlanmasinin-agir-tanikligi? Zehra Doğan, sadece kadınlardan oluşan haber ajansı JİNHA’nın muhabiri. Günlerdir Cizre’de, Nusaybin’de, Silopi’de, Sur’da abluka altında, can pazarını, katliamları ve direnişi yaşayan, tanıklığı yüklenen bir kadın gazeteci. Savaşın ortasındaki gözümüz kulağımız. Ve vicdanımız aynı zamanda. 3 aylık Miray bebeğin nasıl öldürüldüğünün tanığı, daha nice bebeğin, kadının, gencin, yaşlının ölümünün tanığı olduğu gibi. Miray bebeğin katledilmesine dair onun yazdıklarının üzerine yazılacak tek bir fazla cümlem olmadığı için Zehra’nın yazısını bu köşeden paylaşmayı borç biliyorum.Kadınların tanıklığına saygıyla... “‘Hayatta en çok ne istersin’ deseler, ‘anlaşılmak isterim’ cevabını veririm” der Sabahattin Ali. Bu duyguyu 5 Haziran’da başlayan ve bir türlü bitmek bilmeyen sokağa çıkma yasaklarında sahada çalışan birçok özgür basın emekçisi yaşıyordur. Büyük bir halk direnişini mağdur edebiyatıyla duyurmak istemeyen bizler, gözlerimizin önünde katledilen bebekleri, yaşlıları, anneleri, gencec..]]> Mon, 28 Dec 2015 04:55:24 +0300 Boşanıyoruz ama sor bakalım, neden? https://www.evrensel.net/yazi/75520/bosaniyoruz-ama-sor-bakalim-neden https://www.evrensel.net/yazi/75520/bosaniyoruz-ama-sor-bakalim-neden? Arama motoruna önce “boşanmak isteyen karısını” yazın, on binlerce sayfa çıkacak karşınıza. Her birinde korkunç bir şiddet ve cinayet hikayesi... Kadınlar canları pahasına boşanmak istiyor. Türkiye’de yaygın olan “baba evini gelinlikle terk eden bir kadın ancak kefenle geri döner” sözünün devlet sözü haline geldiği bir zamanda kadınlar için “boşanmak” bir cesaret ve inat meselesi haline gelmiş durumda. Görünen o ki, son 10 yılda her alanda “aile”yi bu kadar yüceltip, aile ombudsmanlarından irşad bürolarına, evlilik okullarından, resmi arabuluculara, ekonomik yaptırımlardan teşviklere kadar pek çok uygulamayla kadınlara “sakın haaa” diye parmak sallamasına rağmen boşanmaların artması AKP için de bir “inat” meselesine dönüşmüş durumda. Bunca teşvik ve bunca tehdide rağmen ne oluyor da boşanma oranları bu kadar artıyor, ne oluyor da kadınlar canhıraş kaçıyorlar kurulu “aile düzeni”nden? Çiçeği burnunda yeni meclisin ilk işi de bu meseleyi masaya yatırmak oldu ve ilk komisyon bu kon..]]> Mon, 14 Dec 2015 04:53:51 +0300 Özgecan yasası derde deva mı? https://www.evrensel.net/yazi/75464/ozgecan-yasasi-derde-deva-mi https://www.evrensel.net/yazi/75464/ozgecan-yasasi-derde-deva-mi? “Özgecan Yasası çıksın!” başlıklı kampanyaya imza verenlerin sayısı 1 milyonu geçti. Kampanya, “kadına karşı işlenmiş suçlarda ceza ve tahrik indiriminin kalkmasını, bu suçların en ağır ceza ile cezalandırılmasını” talep ediyor. Türkiye’de en çok imza alan kampanya olduğu için change.org Türkiye ekibi tarafından desteklendi ve farklı kadın örgütleri tarafından sahipleniliyor. İlginç mi dersiniz, manidar mı dersiniz bilmem ama, kampanyanın talepleri ve ismi “kadın erkek eşitliği yoktur, adalet vardır”cı Kadın ve Demokrasi Derneği KADEM tarafından da, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından da sık sık zikrediliyor. Hafta sonu gerçekleşen AKP Kadın Kolları 4. Olağan Kongresi’nde Başbakan Davutoğlu da Özgecan Arslan davasında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ilişkin “3 kız babası olarak ve bütün Türkiye’deki kızların manevi babası olarak yüreğim soğumadı” dedi. Yürekleri ne soğutacaktı? İdam mı? Hadım mı? Yoksa linç mi?... Her yeni cinayet vakasından, her yeni cins..]]> Mon, 07 Dec 2015 04:51:16 +0300 Yaşamaya devam edebilmek için yaşamdan vazgeçmiyoruz! https://www.evrensel.net/yazi/75354/yasamaya-devam-edebilmek-icin-yasamdan-vazgecmiyoruz https://www.evrensel.net/yazi/75354/yasamaya-devam-edebilmek-icin-yasamdan-vazgecmiyoruz? Hayatımızın her alanına sızan bir şiddet dalgası ile karşı karşıyayız. İnsanları yaşamaktan korkar, ürker ve kendi kabuğuna çekilir hale getiren, sokağa çıkmayı tekinsizleştiren bir şiddet dalgası. Bütün dünyada “güvenlik” için, “istikrar” için otoriterliği “göreve çağıran” bir şiddet dalgası. “Büyyyükkk” dünya meseleleriyle, “küçççükkk” gündelik meseleleri bölen, parçalayan, ayıran bir şiddet dalgasıyla karşı karşıyayız. Resmin bütününü, o büyük şiddet dalgasının beslediği, semirttiği toplam bir “şiddet rejimini” görmemize engel olan bir şiddet dalgası bu. Ortadoğu’da süren savaşla, kadınların sokağa çıkmayı bugün dünden daha ürkütücü bulması arasındaki bağı, Ankara’da, Paris’te, Lübnan’da patlayan bombalarla kadın bedenini hedef alan muhafazakarlık arasındaki bağı anlamayı güçleştiren bir şiddet dalgası... İnsanlara “güvende olmak” için en temel var olma haklarından vazgeçmesini salık veren sistematik bir saldırı bu. Güvende olmak istiyorsan iktidara destek ver, güvende olmak isti..]]> Mon, 23 Nov 2015 05:00:37 +0300 Dayanışma tarihimiz, mücadele esasımız https://www.evrensel.net/yazi/75304/dayanisma-tarihimiz-mucadele-esasimiz https://www.evrensel.net/yazi/75304/dayanisma-tarihimiz-mucadele-esasimiz? Hafta sonu iki gün boyunca memleketin farklı yerlerinde yoksul mahallelerde çalışmalar yürüten kadın derneklerinden kadınlarla beraberdik. Bursa’sı, Kocaeli’si, Dersim’i, İzmir’i, İstanbul’u, Çorlu’su, Ankara’sı... Her biri, şiddetle, yoksullukla, eğitim ve sağlık olanaklarından yoksunlukla, yalnızlaştırılmışlık ve biçare bırakılmışlıkla baş başa bırakılan kadınların en temel ihtiyaçlarını karşılamak için canını dişine takıp ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalışan kadınlar. Okuma yazma kursundan, sağlık taramalarına kadar, şiddet gören kadınların ailesiyle, başvurduğu polisiyle, tehdidi süren kocasıyla, mahallelisi ve devletiyle tek tek uğraşan, kadınların ekonomik ihtiyaçlarının giderilmesinin, kadınların güçlenmesinin olanaklarını yaratmak için didinen kadınlar. Zorluk çok, ihtiyaç çok. Bu ihtiyaçları karşılayacak yegane zenginlik ise dayanışma. Bu yüzden her bir derneğin adında, kadınların en temel ihtiyacı olan “dayanışma” ibaresi... Dayanışma bizim tarihimiz, bu tarih ezilenin..]]> Mon, 16 Nov 2015 05:00:57 +0300 Sözümüzün muhatabı kim olacak? https://www.evrensel.net/yazi/75258/sozumuzun-muhatabi-kim-olacak https://www.evrensel.net/yazi/75258/sozumuzun-muhatabi-kim-olacak? Seçimlerin hemen ardından tabloyu kadınlar açısından okumaya çalışıyoruz. Size yaptığımız sokak röportajlarından birinde ortaya çıkan bir örneği anlatayım. Sorumuz “Kendinizi güvende hissediyor musunuz?” Bu soruyu kadınların şiddet, yoksulluk ve gelecek kaygısını nasıl yaşadıklarını anlamak için soruyoruz. İzmir’de konuşmaya çok istekli bir kadın yakalıyor mikrofonumuzu, “Çok şükür devletimiz polisiyle, askeriyle bizi dayaktan, terörden koruyor, güvenle uyuyoruz” diyor. Sonra asıl söylemek istediğine geliyor söz, “O değil de” diyor “Ben başka birşey diyeceğim”... İki oğlunun iş bulamadığını, madde kullanımı nedeniyle hapse girdiklerini, evi tek başına geçindirmek zorunda kaldığını, kimsenin onu işe almadığını, konu komşudan gelen yardımların yeterli olmadığını, ilkokula giden oğlunu okuldan alıp birlikte mendil satmak zorunda kaldığını anlatıp “Oy verdim Başbakana, tek isteğim bana düzgün bir iş versin” diyor. Tekil örnek genelin çeşitliliğini elbet anlatmaz. Ama “Ekonomi” deyince “H..]]> Mon, 09 Nov 2015 05:00:19 +0300 Kadınlar yüz geri ettiğinde... https://www.evrensel.net/yazi/75167/kadinlar-yuz-geri-ettiginde https://www.evrensel.net/yazi/75167/kadinlar-yuz-geri-ettiginde? Nokta dergisi, 7 Haziran’dan sonra AKP’nin akıl hocalarının ve kurmaylarının 1 Kasım seçimlerine giderken strateji belirlemek üzere yaptığı toplantının tutanaklarını yayınladı. Alelacele yayın yasağı getirilen,”düşüşün” itirafları niteliğindeki bu tutanaklarda dikkatleri cezbeden bir konu vardı: AKP’nin kadınların oyunu kaybediyor oluşu. Toplantıda AKP’nin anketçisi ANAR Araştırma Şirketi Genel Müdürü İbrahim Uslu “kadınları kaybediyoruz” diyor, kadın seçmenlerin yüzde 13’ünün AKP’ye oy vermekten vazgeçtiğini söylüyor. Bunun sebebini ise “hayat tarzı kaygısı”na bağlıyor. “Ak Parti vitrininde oyun kurucu bir kadın aktörün olmaması da bir başka etken” diye de ekliyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı ve AKP Sözcüsü Ömer Çelik “kadınlara artık erişemedikleri” yönünde tespitler yapıyor. “Özellikle kadınlarda Bülent Arınç’ın kahkaha mevzusu hala derin bir şekilde duruyor” diyor, “Ak Parti kadın meselesini başörtüsü meselesine indirdi” eleştirisi yapıyor... “Ak Parti’de siyaset yapan kadınlar söy..]]> Mon, 26 Oct 2015 04:55:12 +0300 Korkma https://www.evrensel.net/yazi/75072/korkma https://www.evrensel.net/yazi/75072/korkma? Türkiye tarihine yeni bir kanlı meydan eklendi. Henüz kendileri hayatta değilken yine bir katliam gününde -1 Mayıs 77’de- öldürülenlerin anısına yazılan türküyle halay çekerken gençler, yüzlerce insanın hayatına mal olan bir katliamın pimi çekildi. Kanın, gözyaşının, feryadın ortasında kalakaldık hepimiz. Öfkeliyiz. Öfkeliyiz. Öfkeliyiz... Katledilenler, okula gönderdiğimiz çocuğumuzu karşılayan gül yüzlü öğretmenlerdi. Yokla yoksullukla var edip, bizden farklı hayatlar yaşaması umuduyla eğitim almasına çabaladığımız çocuklarımızın daha iyi bir geleceğe adım atmasının mücadelesini veren öğretmenler... Çürümüş sağlık düzeni içinde, en acil durumlarda bile her adımda cebimize el uzatılırken. ne yapacağımızı şaşırmış biçare dolaşırken hastane koridorlarında, derdimizi çözmeye çalışan hemşireler, doktorlar, sağlık görevlileriydi. “İlle de barış” diye ömür geçiren, “ölenlerin hepsi benim evladımdır, asker olsun gerilla olsun fark etmez” diyen barış annesiydi. “Barışı getirmey..]]> Mon, 12 Oct 2015 04:55:07 +0300 Ekmek istiyoruz, gül de... https://www.evrensel.net/yazi/75024/ekmek-istiyoruz-gul-de https://www.evrensel.net/yazi/75024/ekmek-istiyoruz-gul-de? Ekmek ve Gül, Hayat Televizyonu’nun en eski programlarından biri. Hayat Televizyonu’yla özdeşleşip dahası kadınların ekmek ve gül mücadelesinde simgeleşip giderek bir televizyon programı olmaktan çıkan, kadınların sözlerini örgütledikleri bir mecraya dönüşen bir kadın kürsüsü... 2008’de önce bir televizyon programı olarak başlayan, sonra memleketin her köşesinde, mahallelerde, fabrika vardiyalarında, evlerde, kampüslerde muhabiri, editörü, yayın kurulu ve sunucusu olan kadınların yön verdiği; buralarda tartışılan ihtiyaçla da dergisi hayata geçen Ekmek ve Gül, gelişerek genişleyerek yaygın bir kadın örgütlenmesi oldu. İsminin hakkını verdi, en asgaride yaşam sürmek zorunda bırakılan kadınlar ekmek derdiyle, gül derdiyle uğraştı, bu derdi ortaklaştırdı. Kadınların “ekmek ve gül”de simgeleşen daha iyi bir hayat mücadelesi önceki yüzyılın başlarına kadar uzanır. 1908’de 15 bin kadın işçi daha kısa çalışma saati, daha iyi gelir, oy hakkı ve doğum izni için yürüyüşe geçtiğinde dillerinde..]]> Mon, 05 Oct 2015 04:52:53 +0300 Kadın Bakanlığından Dua Bakanlığına sonumuz hayrola... https://www.evrensel.net/yazi/74929/kadin-bakanligindan-dua-bakanligina-sonumuz-hayrola https://www.evrensel.net/yazi/74929/kadin-bakanligindan-dua-bakanligina-sonumuz-hayrola? AKP, 2011 yılında Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığının adından “kadın”ı silmişti, Türkiye’nin ilk başörtülü bakanı Ayşen Gürcan da boşlukları “hayır ve dua” ile dolduruyor. Gürcan’a göre bakanlık olarak toplumun bakıma muhtaç, dezavantajlı gruplarına hizmet görevini üstlendikleri için bakanlık aslında “hayır ve dua bakanlığı” imiş ve eğer işlerini yaparlarsa çok dua alacakları da muhakkakmış! Bakan haklı. Bu haliyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı hayrı da hayratı da, hayratından dağıttığı da AKP’ye yarayan bir “hayır ve dua bakanlığı”ndan başka bir şey değildi zaten. Şimdi bize düşen, bakanımızın hanesine yazılacak hayırları artırmak olduğundan, kısa sürede bakanlığın el atması gereken konuları sıralayıp işini kolaylaştıralım. En önemli konu: Bakanlık derhal kadın cinayetlerinin dava takibini yapacak hukukçular yerine, kadın ölülerinin arkasından dua okuyacak bakanlık görevlileri atamalıdır. Kadınların neden şiddete uğradığına dair araştırma yapıp somut öneri ortaya ..]]> Mon, 21 Sep 2015 05:00:51 +0300 Cizre'de bir bebek doğdu https://www.evrensel.net/yazi/74879/cizrede-bir-bebek-dogdu https://www.evrensel.net/yazi/74879/cizrede-bir-bebek-dogdu? Özgürlükçü Hukukçular Derneği'nin çağrısıyla Cizre’ye giden avukatlar grubunun içinde yer alan Av. Tugay Bek, sosyal medya hesabından bir fotoğraf paylaştı. 10 gün boyunca insanlığın yaşadığı kara bir tarihe kenar notu olsun, olsun da bir daha yaşanmasın diye paylaşılan acı dolu, kan dolu, feryat ve zulüm dolu fotoğrafların arasında bir ışık huzmesi gibi parlayan, umut dolu bir fotoğraf. Gencecik bir kadın, kucağında yeni doğmuş bir bebek. Kadının yüzünde zafer dolu bir gülümseme. Bebeği, bir direncin minik heykeli gibi kucağında. Ülkenin batısında, kuzeyinde, güneyinde doğmuş başka bebekler nasıl uyuyorlarsa analarının kucaklarında, öyle uyumakta. Yaralılara müdahale etmek için çırpınan sağlık görevlilerine ateş açılan, sokakta hareket eden her şeyin keskin nişancıların hedefine girdiği, elektriğin, suyun, ekmeğin, hiçbir insani ihtiyacın karşılanamadığı bu katliam günlerinde hiçbir sağlık yardımı alamadan evinde doğum yapan anne, 92 yılında benzer bir katliamı yaşayan Cizre’de, b..]]> Mon, 14 Sep 2015 05:00:03 +0300 Barış mücadelesinde nasıl yol alacağız? https://www.evrensel.net/yazi/74831/baris-mucadelesinde-nasil-yol-alacagiz https://www.evrensel.net/yazi/74831/baris-mucadelesinde-nasil-yol-alacagiz? Kadınlar barış mücadelesinin eksenini tartışıyor bugünlerde. Nasıl yol alacağız? Daha 1 yıl önce 1 Eylül’de “Çözüm süreci ilerlesin” derken 2015’te “silahlar sussun” çığlığı yükseliyor. Çünkü müzakerenin konuşmayı kolaylaştıran sükûnetinden 43 günde 21 ilde 178 cenazenin kalktığı, çatışmalarda bebeklerin öldüğü, sokağa çıkma yasaklarının gündelikleştiği, iletişimin kesildiği, koca koca kentlerin cezaevlerine çevrildiği, çocukların özel hareket timlerince alınlarından vurulduğu, yaralılara müdahale etmek isteyen sağlık görevlilerinin tarandığı savaş gümbürtüsüne geçtik. Çatışma sürecinden önce kadınların müzakere masasında taleplerinin görünür olması, kadınların savaşta yaşadıkları hakikatlerin tanınmasının olanaklarını, yol ve yöntemlerini konuşurken; şimdi ölümlerin yarattığı ayrışmalarla ve duygu kopukluklarıyla nasıl baş edeceğimizi konuşur olduk. Bugün yükselecek barış sesinin mahiyetini de değiştiriyor bu ölümler, yeniden yeniden yaşanan hak ihlalleri, öfke selleri... Barış..]]> Mon, 07 Sep 2015 04:55:14 +0300 Edep https://www.evrensel.net/yazi/74686/edep https://www.evrensel.net/yazi/74686/edep? Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal’in eğitim vakfı TÜRGEV çatısı altında yeni bir eğitim merkezi daha açıldı; adı EDEP, sadece kadınlara özel bir merkez. Başında da Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak’la, Esra’nın eltisi Şule Albayrak var. Programda genç kadınlara edep, takva, ahlak ve adab-ı muaşeret dersleri verilecek. TÜRGEV’in yurtlarında kalan tüm üniversite öğrencilerine de edep, ahlak, İslami ilimler eğitimi bu merkez tarafından verilecek. Bu meseleye ilişkin farklı bağlamlarda söylenecek çok şey var tabi. Ama savaş, her şeyin üstünü örten baskın bir toz bulutu yarattığı için, o toz bulutu içinde kaybolan canlarla ve geride kalanlarla bakıyor insan her şeye. O toz bulutu içinde görünür olabilenlerin çerçevesinden değerlendiriyoruz olan biten her şeyi. Buna mecbur kalıyoruz. Tam da bu mevzuyu yazmak isterken, sosyal medyada dolaşan ve hakkında ne zaman, nerede çekildiği, kim olduğu konusunda muhtelif bilgilerin dolaştığı bir fotoğraf görüyoruz mesela. Çıplak bir ölü kadın bedeni, ye..]]> Mon, 17 Aug 2015 12:40:12 +0300 Edep https://www.evrensel.net/yazi/74681/edep https://www.evrensel.net/yazi/74681/edep? Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal’in eğitim vakfı TÜRGEV çatısı altında yeni bir eğitim merkezi daha açıldı; adı EDEP, sadece kadınlara özel bir merkez. Başında da Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak’la, Esra’nın eltisi Şule Albayrak var. Programda genç kadınlara edep, takva, ahlak ve adab-ı muaşeret dersleri verilecek. TÜRGEV’in yurtlarında kalan tüm üniversite öğrencilerine de edep, ahlak, İslami ilimler eğitimi bu merkez tarafından verilecek. Bu meseleye ilişkin farklı bağlamlarda söylenecek çok şey var tabi. Ama savaş, her şeyin üstünü örten baskın bir toz bulutu yarattığı için, o toz bulutu içinde kaybolan canlarla ve geride kalanlarla bakıyor insan her şeye. O toz bulutu içinde görünür olabilenlerin çerçevesinden değerlendiriyoruz olan biten her şeyi. Buna mecbur kalıyoruz. Tam da bu mevzuyu yazmak isterken, sosyal medyada dolaşan ve hakkında ne zaman, nerede çekildiği, kim olduğu konusunda muhtelif bilgilerin dolaştığı bir fotoğraf görüyoruz mesela. Çıplak bir ölü kadın bedeni, y..]]> Sun, 16 Aug 2015 05:00:04 +0300 Savaş tecavüzü rütbelendirdi https://www.evrensel.net/yazi/74637/savas-tecavuzu-rutbelendirdi https://www.evrensel.net/yazi/74637/savas-tecavuzu-rutbelendirdi? Mardin’in Derik ilçesinde 1993-1994 yılları arasında 13 köylünün faili meçhul bir şekilde öldürülmesinin ve Şükran Esen’e gözaltında tecavüzün sorumlusu olarak yargılanan, tüm tanık beyanlarına ve adli tıp raporlarına rağmen beraati usulsüz bir biçimde “delil yetersizliği” örtüsüyle sağlanan Tuğgeneral Musa Çitil, Yüksek Askeri Şura’da terfi ettirilip tümgeneral yapıldı, üstüne bir de Diyarbakır’a atandı! Biz; savaşta kadın hakikatlerinin ortaya çıkarılmasının, bunlarla yüzleşilmesinin barışın olmazsa olmazı olduğunu söylerken, faili meçhul cinayetler ve gözaltında tecavüzle anılan Çitil, savaş suçlarını işlediği coğrafyaya geri gönderiliyor! Hem de rütbesi yükseltilerek... 1993-1994 yılları arasında gözaltına alınan Şükran Esen, Musa Çitil’in karakol komutanı olduğu dönemde bizzat onun talimatıyla akıl almaz cinsel işkence yöntemlerine maruz bırakılmıştı. Yıllarca konuşamamış, sonra yaşadıklarını Eren Keskin’e anlatmıştı. Yapılan suç duyurusunun ardından başlatılan soruşturma, ‘..]]> Mon, 10 Aug 2015 04:52:27 +0300 ‘Sus’ ayarcılar hiç heveslenmesin https://www.evrensel.net/yazi/74590/sus-ayarcilar-hic-heveslenmesin https://www.evrensel.net/yazi/74590/sus-ayarcilar-hic-heveslenmesin? Savaş hali, topyekûn bir haldir. Sadece muktedirin “işte bu düşmanımız” diye parmak salladığına değil, evin içine, yaşadığımız sokağın köşesine, dilimize, bedenimize, insani ilişkilerimize yansır ürettiği nefret. Topyekûn savaş halinin en kolay aşağılanma nesnesidir kadın. Düşmanın inini dümdüz ederken kadınına da dümdüz saydırır. Düşmanını dilsiz bırakmak için, düşman gördüğünün “kadınını” susturur önce. Mecliste “disiplini sağlamak için” kadına sus ihtarı çeken iktidar, evde “disiplini sağlamak için” kadına dayağı meşru gören, sokakta “disiplini sağlamak için” ses çıkaran kadınlara saldıran küçük iktidarcıkları besleyip büyütür. Düşmanının “sivilini” 8 aylık hamile, 3 yaşında bebe demeden bombalarla öldürdüğü operasyonun adını “huzur operasyonu” koyan iktidar, “evlatlarımızı feda etmeye hazırız” derken feda edilecek olanın başkalarının evlatları ve o evlatları doğuracak kadınlar olduğunu gizlemeye çalışır. “Hanımefendiler”le “kadın”ları ayırır, onları da birbirine düşman eder. ..]]> Mon, 03 Aug 2015 04:53:56 +0300 Koltuk pazarlığını bırak, cinayetlere bak https://www.evrensel.net/yazi/74310/koltuk-pazarligini-birak-cinayetlere-bak https://www.evrensel.net/yazi/74310/koltuk-pazarligini-birak-cinayetlere-bak? Genç bir kadın kaçırıldı, genç bir kadın tecavüz edilerek öldürüldü ve bir derenin kenarına atıldı, bir kadın kocası tarafından boşanmak istediği gerekçesiyle dövülerek hastanelik edildi, bir kadın kendisiyle “barışmak” isteyen eşi tarafından sokak ortasında 8 el ateş edilerek sakat bırakıldı, bir kadın boşandığı eşi tarafından “beni aldatıyorsun” denilerek öldürüldü, bir kadın, bir kadın, bir kadın daha… Kadınların başına gelenlerin hepsi ama hepsi “geliyorum” dedi. Öldürülmeden önce taciz edildiler, tehdit edildiler, dövüldüler, hırpalandılar... Ailelerine anlattılar, mahallenin büyüğüne anlattılar, polise anlattılar, savcıya-hâkime anlattılar; olmadı. Yine taciz edildiler, yine tehdit edildiler, dövüldüler, hırpalandılar. Anlatmadılar artık ailelerine, polise gitmediler, savcıyı hâkimi akıllarına dahi getirmediler. Bu memlekette resmi verilere göre şiddete maruz kalan kadınların yüzde 80’i yasaları biliyor. Sorsanız, tane tane anlatırlar nereye başvurmaları, kimlere dert anl..]]> Mon, 22 Jun 2015 04:51:13 +0300 Dini nikaha ceza yok, şer’i hukuka cevaz var https://www.evrensel.net/yazi/74159/dini-nikaha-ceza-yok-seri-hukuka-cevaz-var https://www.evrensel.net/yazi/74159/dini-nikaha-ceza-yok-seri-hukuka-cevaz-var? Anayasa Mahkemesi, resmi nikah kıymadan dini nikah kıyan imam ve çiftlere ceza verilmesini öngören Türk Ceza Kanunu maddesinin kaldırılmasına karar verdi. 17 üyesinin tamamı erkek olan Anayasa Mahkemesi, bu kararla bu ülkenin kadınlarını çokça etkileyecek bir konuda kadınlar aleyhine tavır almış oldu. Karara gerekçe ise “resmi nikah kıymadan birlikte yaşayanlara ceza yoksa, dini nikahla birlikte yaşayanlara ceza, eşitlik ilkesini bozar.” Bir kere bu karar diyor ki: Devletin yetkisi ve etkisi altında olmadan her türlü evlendirme işlemi, yaşa, iki tarafın rızasının olup olmadığına bakılmaksızın yapılabilir. Nikah işlemi, evlilik bağını göstermek için yapılan resmi bir işlem. Resmi olması, hem kadın hem erkek için, hem de doğan çocuklar için evlilikten kaynaklı hakların devlet tarafından yasalarla güvence altına alınması demek. Kadınla erkeğin eşit olmadığı, toplumsal norm ve kuralların kadınların aleyhine işlediği erkek egemen sistemde birlikte yaşamdan doğan haklar ve yüküml..]]> Mon, 01 Jun 2015 04:52:17 +0300 Metal direnişinde görünenler görünmeyenler https://www.evrensel.net/yazi/74109/metal-direnisinde-gorunenler-gorunmeyenler https://www.evrensel.net/yazi/74109/metal-direnisinde-gorunenler-gorunmeyenler? Metal işçisi deyince akla gelen erkek işçilerin “Bu sendika buradan gidecek” seslerinin yanında, bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda kadın işçinin sesi de var. Özellikle son yıllarda daha da arttı kadın işçilerin sektördeki oranı. Patronlarca “İtaatkar, sebatkar ve uyumlu” görülmelerinin yanı sıra, ince elleri ve hızları kablo, kılıf, aksesuar üretimi gibi küçük metal ve plastik aksan üreten otomotiv yan sanayinde tercih edilmelerinin başlıca sebeplerinden. Sendikal bürokrasinin göstermelik “kadın işçi kurultayları” yaparak övünmesine vesile olan da yine kadın işçilerin varlığı. Türk Metal’i kadınlar cephesinden, her sene 8 Mart’ta Büyük Anadolu Oteli’nde düzenlediği kadın işçi kurultaylarından biliriz. Hiçbir sözleşme döneminde varlıkları akla gelmeyen, zorlukları, sıkıntıları, talepleri dikkate alınmayan kadın işçiler, 8 Mart’tan 8 Mart’a bu otelde toplanır, ön sıralarda oturan dizi dizi erkek sendikacının, devletlinin, hükümet sözcülerinin, uzmanın uzun uzun “Yemeyen ye..]]> Mon, 25 May 2015 04:52:40 +0300 Yoksul çocuklar Deniz Feneri'ne emanet https://www.evrensel.net/yazi/74055/yoksul-cocuklar-deniz-fenerine-emanet https://www.evrensel.net/yazi/74055/yoksul-cocuklar-deniz-fenerine-emanet? Deniz Feneri Derneği deyince akla ilk şaibe, yolsuzluk, dolandırıcılık geliyor olabilir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının aklına ise yoksul çocuklarla ilgili sorumluluklarını bu derneğe devretme ‘şahane fikri’ gelmiş. Bakanlık, Deniz Feneri Derneği hakkında görevi kötüye kullanma, evrakta sahtecilik gibi ciddi suçlarla açılan dava sürerken, dernekle devlet koruması altındaki çocuklarla ilgili işbirliği protokolü imzalandı! Çocuklara ve ailelerine yapılacak ayni ve nakdi yardımların dağıtılması, çocukların psiko-sosyal gelişimlerine katkıda bulunmak amacıyla proje ve sosyal etkinlikler gerçekleştirilmesi ve mevcut çocuk evlerinin fiziksel koşullarına katkı sağlaması için verilecek hizmetleri bu dernekle paylaşacak! Yani devlet, koruması altındaki çocukları ve ailelerini her şeyleri ile Deniz Feneri Derneği’ne taşere ediyor. Protokolün süresi bir yıl. Pilot il olarak İstanbul’un seçildiği protokolün, Deniz Feneri’nin şube ve temsilciliklerinin bulunduğu illerde de yaygınlaştırılm..]]> Mon, 18 May 2015 05:00:44 +0300 Öküzden sonra https://www.evrensel.net/yazi/73964/okuzden-sonra https://www.evrensel.net/yazi/73964/okuzden-sonra? Beş, bilemedin altı saattir uykuları. Uyanık kaldıkları 18 saat durdurak bilmeden koşar tarlaya, bahçeye, ahıra, ekmeğe, çorbaya, çocuğa... Yine yetişmez ya işler; koşarlar kendileriyle beraber kızları, gelinleri, çocukları işlere. Memlekette “kadın” denince akla gelen o malum şiirin “Soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen” dizelerinden bıktık ya biz kadın milleti olarak, bıkmadı öküz hep kadının önüne geçmekten! Türkiye’de her 5 kadından 1’i kırsalda yaşıyor, tarımsal üretimin en az yarısını onlar gerçekleştiriyor. Tarım işçisi 20 kadından sadece biri sosyal güvenceyle çalışıyor. Tarımla geçinen bu kadınların yüzde 38’i ücretli bir ikinci işte çalışıyor, yetmiyor çünkü, ürettiğini bile alamıyor kadın. Bu yevmiyeli işlerde en az erkekler kadar yük taşıyor, emek veriyor, beden çürütüyorlar ama erkeklerin aldığı ücretin en fazla yüzde 80’ini akabiliyorlar. Bugün memlekette istihdama katılan her 3 kadından 1’i tarım alanında çalışıyor ama ne devletin kurumları ne de emeğin kurumlar..]]> Mon, 04 May 2015 04:54:33 +0300 AKP'nin beyannamesi: Damızlık kızın öyküsü https://www.evrensel.net/yazi/73913/akpnin-beyannamesi-damizlik-kizin-oykusu https://www.evrensel.net/yazi/73913/akpnin-beyannamesi-damizlik-kizin-oykusu? Seçime kısa bir süre kaldı. Açıklanan seçim bildirgeleri dolayısıyla her partinin topluma ne vaat ettiğini, aslında nasıl bir memleket hayal ettiklerini de görmüş olduk. Demokrasiyi devlet babanın gücünü kendi yararına kullanma kılavuzu olarak görenlerle, siyasal sistemi halkın tam egemenliğini güvence altına alacak şekilde düzenlemek olarak görenlerin anlayış farklarının biraz da kadınları nerede konumlandırdıkları ile ilgili olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı? Meryem Koray hocanın ifadesiyle artık “devlet babadan başkan babaya doğru” yol almak isteyenler muhafazakarlığa ve milliyetçiliğe yatırıma devam ederken; bir yandan ranta dayalı, kendi zenginini besleyen, vergi kaçırmayı adet edinmiş, toprağın ve doğal kaynakların tahribatına yönelik ve hızlı zenginleşmeyi esas alan üretim anlayışını “insan kaynağını güçlendirme” diye yutturmaya çalışmakta. Kadınları da bu insan kaynağının üreticisi damızlıklar olarak konumlandırmakta. Kadını aileyle eşitleyen ve nüfus politikaları gere..]]> Mon, 27 Apr 2015 05:00:07 +0300 Kadınların seçim sözü https://www.evrensel.net/yazi/73808/kadinlarin-secim-sozu https://www.evrensel.net/yazi/73808/kadinlarin-secim-sozu? Seçimlere yaklaşırken en çok dillendirilen meselelerden birinin “kadın adaylar” olması pek de şaşırtıcı değildi, ne de olsa 12 yılı geride bırakan AKP iktidarının özellikle son döneminin en ayırt edici özelliklerinden biri kadınlara yönelik saldırılardı. Etkiye tepki… Kadınlara dönük saldırıların ve kadın mücadelesinin bu kadar yoğun olduğu, kadınların her alanda varlığının neleri değiştirmeye kadir olduğunun ispatlandığı bu süreçte partilere önceki yıllara göre daha çok kadın, aday adayı olarak başvurdu. Demek ki “erkek işi” olarak gösterilen ve kadınların önüne türlü görünür-görünmez engellerin çıkarıldığı arenaya her şeye rağmen girmek isteyen, “yettiniz gari” diyen çok kadın vardı. Partilerin kimisi de listelerinde “kadın devrimi” yaşanacağını her fırsatta dile getirerek sanki seçilebilir sıradan çokça kadın aday göstereceklermiş gibi caka sattı. Aday listeleri açıklanınca bir vaveyla koptu, küçücük rakamlar abartıldı, “1935’ten sonra parlamentoda en geniş kadın temsili olacak” ..]]> Mon, 13 Apr 2015 05:00:20 +0300 Toplum yararı kadınların zararı https://www.evrensel.net/yazi/73759/toplum-yarari-kadinlarin-zarari https://www.evrensel.net/yazi/73759/toplum-yarari-kadinlarin-zarari? Tam da Davutoğlu yeni istihdam paketini açıklıyordu canlı yayında. “Toplum yararına çalışanların sayısı artırılacak, bu alanda 120 bin yeni istihdam alanı oluşturulacak” diyordu ki; yanlışlıkla dokundum kumandanın tuşuna. Bir yerel televizyonun haber bültenine denk geldim, “Parkların melekleri” diye bir haber… “Kadın işçiler şehrin park ve bahçelerini güzelleştirmek için kolları sıvadı. Toplum Yararına Çalışma Programı kapsamında 7 ay önce işe başlayan 34 kadın işçi park ve bahçelerde gün boyu temizlik yapıyor, kenti güzelleştirirken aldıkları ücretle de aile bütçelerine katkı sağlıyor. Aynı zamanda görev yaptıkları parklarda bulunan araç gereçlere zarar vermeye çalışanlara karşı da mücadele veriyor. Hem de güzel bir görsellik oluşturuyorlar” diyor dış ses. Kadınlardan birine mikrofon uzatılıyor. Utana sıkıla “2 ayımız daha var, sonra yine işsizlik. Keşke sürekli olsa bu iş” diyor. Diğeri daha cevval anlatıyor derdini; “Biz iş güç peşindeyiz, kimi adamlar hakaret taciz derdinde. Ya..]]> Mon, 06 Apr 2015 04:54:35 +0300 Kısasa kısas değirmeni önce kadınları öğütür https://www.evrensel.net/yazi/73461/kisasa-kisas-degirmeni-once-kadinlari-ogutur https://www.evrensel.net/yazi/73461/kisasa-kisas-degirmeni-once-kadinlari-ogutur? Koskoca AB bakanı, hukuk devleti anlayışını değil de insanlığın yüz yıllar önce geride bıraktığı “kısasa kısas” kurallarını “Özgecan’a yapılanlar benim kızıma yapılsaydı hiç düşünmeden çeker vururdum, cezası neyse de çekerdim” diye gözümüzün içine baka baka savundu bu memlekette. “İdam cezası geri gelsin” kampanyası bizzat Cumhurbaşkanının resmi twitter hesabından başlatıldı. Hemen ardından Haziran 2014’teki TCK paketi içine sessiz sedasız sokuşturulan “hadım cezası”nın uygulanabilir olduğunu söyledi Aile Bakanı, sicilinin parlak olmadığı pilot uygulamalarla ortaya çıkan panik butonu, elektronik kelepçe parodileriyle çıktı yine karşımıza. Sanki daha birkaç ay önce çocuk ve kadın tecavüzcülerinin gizli bir afla serbest bırakıldığı bir Türk Ceza Kanunu değişikliğini onaylatan onlar değil! Sanki çocuk istismarına ‘çocuğa cinsel taciz’ denerek iki ay gibi komik cezalar getirilmesine olanak sağlayan onlar değil! Sanki taciz, tecavüz olaylarında belki de eldeki tek delil olan adli tıptan ..]]> Mon, 23 Feb 2015 05:00:08 +0300 Survivor https://www.evrensel.net/yazi/73410/survivor https://www.evrensel.net/yazi/73410/survivor? Yazılmamış yazı, söylenmemiş söz mü kaldı? Yıllardır ettiğimiz laflar üstüne, üç gündür de Özgecan nezdinde yakılan, yıkılan, lime lime edilen tüm kadın ömürlerinin ardından söylediklerimiz üstüne, keşfetmemiz gereken yeni bir şey mi var? Sosyal medya iletilerinden meydanlara çıkanların ellerindeki dövizlere, köşe yazılarından, kitaplara, dergilere, bildirilere, broşürlere… Kaldı mı hala daha duyacağımız, “aha da buymuş” diyeceğimiz yeni bir şey? Artık, kadın katliamlarının “boyutlarına, gerekçelerine, sonuçlarına” dair söylenecek her söz, bildiğimizle bir şeyi değiştirememişliğimizin prangası olarak boynumuza asılı. Özgecan’ın katli, diğer tüm kadınların, yaşayan ve henüz doğmamış tüm kadınların katledilmesi aslında. Her bir kadın cinayeti, geride kalan kadınları “survivor” yapıyor çünkü. Analar kızlarına daha fazla “yavrum geç kalma” diyor. Hava karardıktan sonra attığımız her adım bizi korkunun karanlığına götürüyor daha fazla. Doğmuş ve doğmamış kız çocuklarının geleceğinden daha..]]> Mon, 16 Feb 2015 05:00:50 +0300 Kadınların sendikadaki yokluğu işçi sınıfının yoksunluğu https://www.evrensel.net/yazi/73363/kadinlarin-sendikadaki-yoklugu-isci-sinifinin-yoksunlugu https://www.evrensel.net/yazi/73363/kadinlarin-sendikadaki-yoklugu-isci-sinifinin-yoksunlugu? Kayseri Boydak’ta binlerce işçi fabrikanın dışına taştığında, o işçiler arasındaki çok az sayıdaki kadından birine uzatıyor muhabir arkadaşımız mikrofonu. Kadın, mavi işçi önlüğünün kollarını çekiştirerek “Erkekler iş bırakınca durmadık, bizler de hemen çıktık. Onlar ne istiyorsa biz de onu istiyoruz, derdimiz hep aynı. Erkeklere yetmeyen maaş bizlere de yetmiyor. Bizler de ev geçindiriyoruz” diyor. Kadın işçilere atfedilen pek çok tutumun aslında “öyle” olmayabileceğini de özetlemiş oluyor bu cümleleriyle. O öfkeli işçi kalabalığından ayırmıyor öfkesini, orada sadece seyirci olmadığının altını çiziyor, derdini de talebini erkek işçilerle eşitliyor, kazandığının “aile bütçesine katkı” değil, evin asli kazançlarından biri olduğunu vurguluyor. Üstelik, bir kadın olarak öfkesinin ve orada bulunuşunun başka nedenleri de var elbette. Çünkü; Onlar, muhafazakarlığın kalesi olarak sunulan kentte çalışması ayıplanan, eve giren para geçinmeye yetmediğinde aile ve mahalle eşrafını karşısına alma..]]> Mon, 09 Feb 2015 05:00:57 +0300 Mahallenin namusu derken? https://www.evrensel.net/yazi/73310/mahallenin-namusu-derken https://www.evrensel.net/yazi/73310/mahallenin-namusu-derken? Kadına yönelik şiddet sorununu yine yeniden yeni bir “ araştırma komisyonu”na havale eden iktidarın bir vekili, komisyonda dahiyane bir fikir dile getiriyor: “Kadına şiddet için geliştirilen acil durumda müdahaleyi kolaylaştıran panik butonu yerine mahallenin namusu diye bir şey geliştirebiliriz. Birine bir şey yapılıyorsa herkes ona sahip çıkar, yapanı ifna eder (yok eder).” Komisyonun AKP’li kadın başkanı da fikri “mahallenin akil insanının sorunların çözümünde devreye girmesinin Türk kültüründe yeri olduğunu” söyleyerek destekliyor. “Mahallenin namusu” denilerek kadınlara nelerin reva görüldüğünü, kadınların teslim edildiği mahalle mahkemelerinden nasıl bir baskı, nasıl bir şiddet, nasıl bir ayar verme çıkacağını hiç tartışmayalım bile, hepimiz biliyoruz bu gerilikle yaratılan cehennemi. Biz başka bir boyutuna bakalım bu tartışmanın. Komisyon toplantılarının tutanaklarını okuyorum iki gündür. Bu dahiyane fikri ortaya atan AKP’li vekil İsmet Uçma’nın ve diğer AKP’li vekillerin kom..]]> Mon, 02 Feb 2015 05:00:09 +0300 Patronlar 'Aile Paketi'ne itiraz mı ediyor? https://www.evrensel.net/yazi/73210/patronlar-aile-paketine-itiraz-mi-ediyor https://www.evrensel.net/yazi/73210/patronlar-aile-paketine-itiraz-mi-ediyor? Aile Paketi’nin ayrıntıları ortaya çıktıkça farklı kesimlerin görüşleri de billurlaşmaya başladı. Büyük sanayicilerden henüz kapsamlı bir değerlendirme gelmedi ama kadın işçilerin ağırlıklı çalıştığı gıda ve hazır giyim sanayicileri söz birliği etmişçesine aynı açıklamayı yapıyor: “Biz kadın istihdamını artırmak için başka teşvikler bekliyorduk, bu olmadı. Bu paket bizi erkek işçi çalışmaya iter…” “Bizim sektör koşullarında düz işçi çalıştıramıyoruz, Suriyeli sığınmacılar sektörü kurtarıyor, onlardan sonra sıra Bangladeşlilerde” diyerek hazır giyim sektöründeki kölelik koşullarını açık sözlülükle ortaya koyan, “düz işçinin” en azından asgari ücret, asgari haklar talep eden işçi olduğunu söyleyen İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Hikmet Tanrıverdi, Aile Paketi’ne ilişkin itirazları sıralıyor: “Bu paket, dünün üreten kadınını, yarın işsizliğe mahkum edebilir. Sektörlerin kendi gerçeklerinden hareket ederek, olası riskleri bugünden ortadan kaldırabiliriz.” ..]]> Mon, 19 Jan 2015 05:00:23 +0300 Bir kapitalist hülya olarak ‘Annelik kariyeri’ https://www.evrensel.net/yazi/73109/bir-kapitalist-hulya-olarak-annelik-kariyeri https://www.evrensel.net/yazi/73109/bir-kapitalist-hulya-olarak-annelik-kariyeri? Bakan Müezzinoğlu’nun “annelik kariyeri” lafı ne gündem değiştirme hamlesi ne de “aman gene mi” deyip geçiştirilebilecek bir deli saçması. Bu ve benzeri sözler, milleti oyalamak için ortaya atılmış arkası boş sözler değil, kadınların hayatını direkt etkileyen, sınırlayan, hatta tehdit eden toplumsal yargıları ve halihazırda sürdürülen veya planlanan iktidar politikalarını adım adım hayata geçirmek için bir nevi kamuoyu tesisi. Mesele ciddi yani. Bu “annelik kariyeri” söyleminin bir geçmişi var tabi; iş isteyen kadınlara “Evdeki işler yetmiyor mu?” diyen ekonomi bakanı, üç çocukla milli irade tesisine girişen Başbakan, kadınların fıtratından doğum kontrol ihaneti çıkaran Cumhurbaşkanı onca yeni kavram icat etmişken Sağlık Bakanı’nın sözü bu “ulvi” yola döşenen taşlardan biri olabilir ancak. Ama ne yalan söyleyelim, oldukça manidar bir biçimde kapitalist “PR” dilini yansıtan bu kavramsallaştırma, iktidarın kadınların doğurmasıyla, anneliğiyle, evdeki işleriyle ne derdi olduğunu göster..]]> Mon, 05 Jan 2015 05:00:31 +0300 Memleketçe fıtratırken https://www.evrensel.net/yazi/73006/memleketce-fitratirken https://www.evrensel.net/yazi/73006/memleketce-fitratirken? Her Cuma günü sabahın kör saatinden akşam dizilerin başladığı saate kadar geçen zamanda aklınıza gelebilecek tüm programların ana konukları ilahiyatçılar. Sağlık sorunlarından konu komşu muhabbetlerine, çocuk yetiştirme problemlerinden kadın-erkek ilişkilerine, nasıl yemek pişirmek, nasıl giyinmek, ne kadar süslenmek gerektiğinden hukuki meselelere kadar aklınıza gelebilecek her türlü konunun “uzmanı” olarak konuşuyorlar da konuşuyorlar. Bazı programların meşhur ilahiyatçıları telefonların kilitlenmesine neden oluyor. Kadın programlarında sunucular “hızlı sor şekerim sorularını, daha sırada bekleyen çok kişi var” diye uyarıda bulunuyor, daha önce çok sorulmuş bir soru karşısında “ama kaç kere anlatsın size hocamız, niye anlamıyorsunuz” diye azar çekiveriyor. “Bu dünya üzerinde insan evladının asla anlayamayacağı, anlasa da değiştiremeyeceği şeyler vardır, o anlaşılmazı anlatmak bizim vazifemizdir” diye söze giriyor bu azarın ardından ilahiyatçı. Hem doktor, hem mühendis, hem psikolog, ..]]> Mon, 22 Dec 2014 04:58:56 +0300 Bu asgari ücret kadınlar için çok fazla! https://www.evrensel.net/yazi/72958/bu-asgari-ucret-kadinlar-icin-cok-fazla https://www.evrensel.net/yazi/72958/bu-asgari-ucret-kadinlar-icin-cok-fazla? Resmi verilere göre 12 milyon sigortalı çalışanın neredeyse yarısı asgari ücretli çalışıyor. Kayıt dışı çalışan 9 milyon emekçi ile kendi hesabına ya da yevmiyeli çalışan 4 milyondan fazla emekçi için de asgari ücret bir geçim kriteri oluşturuyor. Kayıtlı çalışan işçiler için taban ücret, esnek ve güvencesiz çalışanlar açısındansa ücret düzeylerinin belirlenmesinde kriter olduğu için asgari ücret en büyük toplu iş sözleşmesi olarak karşımızda. Asgari ücret kadın emekçiler açısından ise sadece bir “geçim” kriteri değil. Yanı sıra “insan” sayılmanın, erkeklerle “eşit” sayılabilmenin koşullarının oluşmasının, hem ev içi emeklerinin hem de ücretli emeklerinin karşılığının garanti altına alınmasının da bir kriteri. Neden mi? * Bir kere kadınlar için asgari ücrete erişmek başlı başına bir mücadele konusu. Çünkü asgari ücretin açlık sınırının dahi altında olması, kadınları ücretlerini biraz da olsa yükseltebilmek için kayıtdışı çalışmaya itiyor. “Sigortamı yapma, o parayı ücretime ekle”..]]> Mon, 15 Dec 2014 05:00:58 +0300 Eşitlik-adalet çarpıtması tüm dünyanın tartışması https://www.evrensel.net/yazi/72851/esitlik-adalet-carpitmasi-tum-dunyanin-tartismasi https://www.evrensel.net/yazi/72851/esitlik-adalet-carpitmasi-tum-dunyanin-tartismasi? Sanmayın ki “eşitlik olmaz, adalet verelimciler” sadece bizim toprakların mahsulü. Hayır! Maalesef bunlar her yerde varlar. Latin Amerika’da, Ortadoğu’da, Hindistan’da, pek tabi Avrupa ülkelerinde de. 90’ların sonundan beri cinsiyet eşitliği sorunu küresel sermayenin krizlerini gerekçelendirmeye ve çıkış yolu tarif etmeye çalışan ideolojik kuşatmanın ana gündem maddelerinden biri. Küresel sermaye kendi krizlerini ücretleri daha da aşağıya çekerek, çalışma yaşamını güvencesizleştirerek, sosyal harcamalarda daha büyük kesintilere giderek, evsizleştirerek ve ortak zenginliklerimizi özel mülkü haline getirmeye çalışarak yönetmeye çalışıyor bu krizi. Kadın ve erkeklerin “rolleri”ni de bu krizin ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirmeye çalışıyor. 90’lı yıllardan beri pıtrak gibi çoğalan KADEMvari kadın STK’larıyla “kadınların güçlenmesi, demokrasi, çalışma hakkı, doğurganlık hakları” gibi birçok temel kavramı “eşitlik değil adalet” fikriyatıyla yeniden tartışmaya açtılar. Kadınların gü..]]> Mon, 01 Dec 2014 05:00:46 +0300 Elimizde eşitlik kalmadı adalet versek yer misin? https://www.evrensel.net/yazi/72801/elimizde-esitlik-kalmadi-adalet-versek-yer-misin https://www.evrensel.net/yazi/72801/elimizde-esitlik-kalmadi-adalet-versek-yer-misin? Adını, R.T. Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın yönetim kurulu üyeliği yapması ve bir yılda milyonlarca liralık “hibe” ile en zengin kadın derneği olma ünvanını kazanmasıyla duyduğumuz Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) yeni bir “zirve” ile karşımızda. Ne hikmetse, kurulduğundan beri devlet kadınlarla ilgili bir toplantı, araştırma, konferans, zirve vs icraati yapacaksa bu derneğin evsahipliğinde yapıyor. Bu 25 Kasım’da da yine KADEM evsahipliğinde “Uluslar arası Kadın ve Demokrasi Zirvesi” yapacaklar. Ana gündem maddesi şu: Eşitlik çok kötü bir şey, biz size oyalanmanız için adalet verelim! (Programda yazan başlıkla “Toplumsal Cinsiyet!! Adalet mi Eşitlik mi?”. Yanlış anlamayın; “olmaz böyle şey” anlamı taşıyan ünlemi ben koymadım, programda aynen böyle yazıyor) Ana gündem maddesinin açıklamasını ise zirvenin programından şu cümlelerle okuyoruz: “Günümüzde kadın hakları ve demokrasiye yönelik büyük bir mesafe kat edilmiş, ancak öne çıkarılan ‘eşitlik’ fikri toplumdaki kadın ve erkeğe ..]]> Mon, 24 Nov 2014 04:58:10 +0300 Varolanı savunmaya itilirken https://www.evrensel.net/yazi/72745/varolani-savunmaya-itilirken https://www.evrensel.net/yazi/72745/varolani-savunmaya-itilirken? Tarihin her döneminde kadınlar iktidarlarca kontrol edilmesi zorunlu görülerek, zapturapt altına alınmaya çalışıldı. Kadınlar ise bu köleleştirme hamlelerine karşı özgür yaşam mücadelesi ile elde etti kazanımlarını, kazanım tarihimiz o mücadelede kimin nerede durduğuyla yazıldı. Bugün, ne yazık ki kazanımlarımızı ilerletmeye değil, varolanlardan vazgeçmemeye zorluyor yaşananlar bizi. Üstelik bu, sadece bizim coğrafyamız için geçerli değil. Tüm dünyada kadınlar elde ettikleri kazanımlarını ilerletmek için değil “varolanı savunmak” için pozisyon almaya itilmiş durumda. Kadınların bedensel haklarının, eğitim ve sağlık hakkının, en basit hak olan seçme ve seçilme hakkının, hatta ve hatta en temel hak olan yaşam haklarının bile gerici iktidarlar ve güç odakları tarafından tartışmaya açıldığı, bunun da “modernizmin evrenselliği yerelin özgünlüklerini görmüyor” diyerek meşrulaştırılmaya çalışıldığı bir karanlık dönemden bahsediyoruz. Bu tablo karşısında artık naif bir “kadın hakları savun..]]> Mon, 17 Nov 2014 05:00:48 +0300 Hava tahmini bütçesi eşitlik bütçesinden büyük! https://www.evrensel.net/yazi/72696/hava-tahmini-butcesi-esitlik-butcesinden-buyuk https://www.evrensel.net/yazi/72696/hava-tahmini-butcesi-esitlik-butcesinden-buyuk? Bütçe dediğin nasıl bir toplum yaratmak istediğinle alakalı, kime ne kadar pay ayırıyorsan onun devleti oluyorsun. Net. Görünen o ki kadınların devleti değil karşımızdaki! Bir devletin bütçesi ne zaman “kadınlar için” olur? Kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal alanda karşılaştıkları cinsiyet ayrımcılığı ile mücadele etmek için özel önlemlerin alınması ve kadınların eğitim, sağlık, sosyal hizmet alanlarından azami derecede faydalanmasının önünün açılması için “özel pay” ayrılmasıyla. Peki 2015 bütçesinde durum ne? Tek cümleyle özetleyelim: bütçe tasarısı kadın özgürlüğü ve eşitliği için hiç bir özel kalem barındırmadığı gibi bütün maddeleriyle eşitsizliği ve bağımlılığı dayatıyor! 2014 yılı bütçesinden eğitime ayrılan pay yüzde 11 arttırılıyor ama yatırımlar için ayrılan pay sadece yüzde 9. Bu da yeni okullar, kreşler açmak için değil özel okullara kaynak transferi yapmak için ayrılmış durumda. Yeni okulöncesi kurumlar açmayan, var olan kamu kreşlerini de kapatan AKP, 2015 yılın..]]> Mon, 10 Nov 2014 05:02:22 +0300 İşte bunlar hep hayat devam ettiğinden... https://www.evrensel.net/yazi/72637/iste-bunlar-hep-hayat-devam-ettiginden https://www.evrensel.net/yazi/72637/iste-bunlar-hep-hayat-devam-ettiginden? Yalvaç’ta elma toplamaya giderken üst üste bindirildikleri minibüste ölen 17 işçinin 15’i kadın. 2014 yılının ilk on ayında yaşamını yitiren 101 kadın işçinin de 64’ü tarım emekçisi. İşte bu ölüm oranları, yaşamaya yetmeyen tarım işçiliğinin “cinsiyetli” bir iş olduğunu bir kere daha koyuyor ortaya. Cinsiyetli bir iş olduğu için de kölelik şartlarını sürmesinin en kolay olduğu iş! Manzaraya bakın. Tarım ve hayvancılığın bitirildiği, işsizliğin kol gezdiği memlekette kadınlar ve çocuklar, günde 35 liraya sabahtan akşama kadar çalışırken, dayıbaşları günde 1000-1500 lira kazanıyor. İşçilerin kimisi evin borçları birikince “hiç olmazsa benim de katkım olsun” diye 2.5 yaşındaki çocuğunu 10 yaşındaki emanet edip gitmiş. Kimisi ise bırakın borç ödemeyi, evi çevirmeye bile yetmeyen ücretler karşılığında “evde aç oturacağımıza, boğaz tokluğuna çalışırız” demiş. Bu çalışma biçiminin “karın tokluğu”na bile yetmediğini kendisi de tarım işçisi olan bir akraba şöyle anlatıyor: “Sabahın 4’ünde aya..]]> Mon, 03 Nov 2014 05:00:25 +0300 Başörtüsü törenlerine şaşıracak mıyız? https://www.evrensel.net/yazi/72584/basortusu-torenlerine-sasiracak-miyiz https://www.evrensel.net/yazi/72584/basortusu-torenlerine-sasiracak-miyiz? Yeni Şafak yazarı Fatma Barbarosoğlu’nun yazısıyla gündeme geldi; üst sınıf muhafazakar kesim yeni bir moda edinmiş; özel kiralanmış salonlarda, tıpkı şaşaalı düğün törenleri gibi yemekli, hediyeli “baş örtme törenleri” yapılıyor kız çocuklarına. İlahiler ve dualar eşliğinde sahneye çıkarılan ve “tesettürü yalnızca bir giyim tarzı değil bir yaşam tarzı olarak örgütlemek” üzerine sohbetlerin yapıldığı, darısının diğer kız çocuklarına dilendiği, katılanlara hediyeler dağıtıldığı törenler... Sınıfsal şaşaa düşkünlüğünün bir yansıması olarak gündeme gelen bu törenler “aaa bu ne” diye şaşkınlık mı yaratacak? Yok artık. Pek çok emekçi mahallesinde Kur’an kurslarında, mukabelelerde, özellikle AKP’li kadın örgütçülerin tertip ettiği kadın toplantılarında ve hatta artık belediyeler eliyle çocuk merkezleri olarak açılan ‘sıbyan’ mekteplerinde örtünme törenleri yapıldığını bilmiyor muyuz yani? Bu törenlerde kızı başını örten ailelere hediye olarak “sosyal yardım, iş vs” verildiğini, karşılığında..]]> Mon, 27 Oct 2014 06:00:21 +0300 Kızkardeşlik köprüsü https://www.evrensel.net/yazi/72524/kizkardeslik-koprusu https://www.evrensel.net/yazi/72524/kizkardeslik-koprusu? Kızkardeşlik… Birbirinin acısını anlamak, birbirinin derdine yanmak… O acının, derdin kaynağının aynı olduğunu görmek... Ortak tutum alabilmek, dayanışabilmek, bu tutumu ve dayanışmayı bilince çıkarabilmek kızkardeşlik. Kızkardeşlik, bir “ayırdına varma” hali… Kızkardeşliğin farkındalığı, kadınların birbirlerinin hallerini dinleme ve bu hallerin ortaklığını fark etme yoluyla kazanıldığından, kadınlar arası pratiğin sonucunda elde edilen bir bilinçtir; müşterek bağın bilinci… Doğalında yoktur bu bağ; örülür, kurulur, inşa edilir, emek verilir. Birbirimizin hikayesini dinlemek değildir tek başına kızkardeşlik. Bizi o hikayeye mahkum eden zorunluluklar silsilesini değiştirme hedefidir. Duyguyla değil, bilinçle kurulur kızkardeşlik bağı yani. Kızkardeşlik bir samimiyet biçimidir, yaşamda hangi değerlerin hakim olacağına sadece kendine dayatılanlarla bakmama çabasıdır. “Bu kadı..]]> Mon, 20 Oct 2014 00:02:09 +0400 Kobanê’yi bizim sokağa taşımak https://www.evrensel.net/yazi/72420/kobanyi-bizim-sokaga-tasimak https://www.evrensel.net/yazi/72420/kobanyi-bizim-sokaga-tasimak? Barbarlığın sureti IŞİD’in yerinden yurdundan ettiği halklarla ve bu barbarlıkla en önde savaşan kadınlarla dayanışmak için gözünü kırpmadan her şeyini paylaşma hevesini ilk gösterenler yine kadınlar. IŞİD zulmünden kaçanların gıda, içme suyu, hijyen, ilaç, giyim gibi acil yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanması için yürüttüğümüz kampanyalarda kadınların tutumlarına ilişkin anlatılacak çok kıymetli anekdotlar var. Doğmamış bebeği için hazırladığı kıyafetleri hiç düşünmeden hediye eden hamile bir kadının, kırk yılın başı bayram için kendine aldığı elbisesini çıkarıp veren ablanın, yastığının altında sakladığı kötü gün harçlığını “bundan daha kötü zaman mı olur” diyerek uzatan teyzenin, düğününde takılan altını kocasına rest çekerek veren genç kadının hikâyelerinde..]]> Mon, 06 Oct 2014 00:34:54 +0400 Eğitimde Yeni Türkiye Modeli: Mesele ‘kılık kıyafet’ meselesi değil! https://www.evrensel.net/yazi/72370/egitimde-yeni-turkiye-modeli-mesele-kilik-kiyafet-meselesi-degil https://www.evrensel.net/yazi/72370/egitimde-yeni-turkiye-modeli-mesele-kilik-kiyafet-meselesi-degil? Sessiz sedasız başlatılan yeni bir dönemin ilk günü bugün. Artık orta öğretim kurumlarında başörtüsü serbest. Bu son hamleyi ve daha önce gerçekleştirilen değişiklikleri beraber düşündüğümüzde iktidarın eğitim sistemini kendi dini, siyasi ve ekonomik anlayışının gereklerine göre topyekûn dönüştürme politikasının unsurlarının tamamlanıyor olduğunu görüyoruz. Sürece bir bakalım: Kamuda ve üniversitelerde başörtüsü serbestîsinin ardından sıranın örgün öğretime geleceğinin sinyalleri Eğitim Bir-Sen’in “bu serbesti ilköğretimden itibaren de geçerli olmalı” talebiyle verilmişti. Bu talebin hemen ardından, 22 Eylül’de, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “çok sayıda kız öğrencinin heyecanla bu kararı beklediğini” söyleyerek, liselere türban serbest..]]> Mon, 29 Sep 2014 00:12:24 +0400 Mültecinin içinde gül ağacı boylansın https://www.evrensel.net/yazi/72317/multecinin-icinde-gul-agaci-boylansin https://www.evrensel.net/yazi/72317/multecinin-icinde-gul-agaci-boylansin? Her mültecinin içinde bir gül ağacı boylanır/ sıcağa susuzluğa dayanıklı/ Ülkesizlik tüm ülkeler sayısınca genişliktir/ sınırsızlığa, sonsuzluğa dayanıklı/ Özlem değil hayır üzünç değil/ Özleme üzünce karşı koymaydı/ Ansızın ve nedensiz fırlatılıp atılmış da/ Yasasız tüzesiz suçsuzluğa dayanıklı” diye anlatır Gülten Akın, sınırın öte yanına geçmenin nasıl da “dayanıklılık” gerektirdiğini… Ama bunca zorluğa dayanmak taşa mahsus, o bile bir yerde çatlar. Ayrımcılık, önyargılar, yok sayma, ırkçılık, erkek egemenliği nedeniyle mülteci kadın olma haline yapışan “dayanma ve sineye çekme zorunluluğu” ise sonuçta ölüme çarpar. Bin bir umutla Türkiye’ye gelen ve üç kuruşa tekstil işçiliği yapmanın ağırlığını çocukları için başka bir hayat kurmanın özlemi..]]> Mon, 22 Sep 2014 00:19:22 +0400 Kadınlar AKP'ye niye oy veriyor? https://www.evrensel.net/yazi/72264/kadinlar-akpye-niye-oy-veriyor https://www.evrensel.net/yazi/72264/kadinlar-akpye-niye-oy-veriyor? Epeydir tartışılıyor; bunca kadın düşmanı uygulama ve söze rağmen nasıl oluyor da kadınlar AKP’nin belkemiği oluyor? Rakam ortada. Seçimden seçime bazı farklar olsa da, AKP’nin oylarının yarıdan biraz fazlası kadın oyları. Özellikle ev kadınlarının, küçük şehirlerde yaşayan orta ve alt-orta gelir gruplarından kadınların yüzde 53-55’inin oyu bu. Öyle kocalarının, ailelerinin baskısıyla da değil üstelik, kadınların büyük oranda kendi kararlarıyla oy kullandığını gösteren araştırmalar var. Yakın zamanda tanıştığım ve epey muhabbet geliştirdiğim Nesrin’in anlattıklarına kulak verelim. Nesrin, kendi deyimiyle Esenyurt’ta “Ak Parti’nin can damarı bir mücahit”. Kadınların neden AKP’ye oy verdiğini işin örgütleyicisi olarak içtenlikle anlatıyor. Erkeklerin giderek daha doyumsuz, maneviyatı daha düşük, aldırmaz, ilgisiz, şefkatsiz o..]]> Mon, 15 Sep 2014 00:36:12 +0400 Evlilik yalnız aşkı öldürmüyor https://www.evrensel.net/yazi/72209/evlilik-yalniz-aski-oldurmuyor https://www.evrensel.net/yazi/72209/evlilik-yalniz-aski-oldurmuyor? Geçen haftanın en çok paylaşılan, evli-bekâr tüm kadınların açık-gizli onay verdiği tespitini, dünyanın en yaşlı insanlarından 127 yaşındaki Meksikalı Leandra Becerra Lumbreras yaptı: Uzun yaşamanın sırrı asla evlenmemek! Şiddet gören kadınların çok büyük bir bölümünün boşandığı ya da boşanmak istediği için öldürüldüğü memleketimizde bu sırrın çok somut bir karşılığı olduğu kesin. Ne de olsa bu topraklarda her 10 evli kadından 4’ü fiziksel şiddete, 2’si cinsel şiddete, 5’i duygusal şiddete maruz kalıyor. Evlilik yalnızca aşkı değil, kadınları da öldürüyor! Peki ne var bunun arka planında? Genel kanı şu: Ataerkil pazarlık bozuldu. Yani, erkeğin eve ekmek götüren, ailenin koruyucusu, kollayıcısı rolünü oynadığı, kadınaysa itaatkar eş ve anne rollerinin düştüğü pazarlık, artık iki taraftan..]]> Mon, 08 Sep 2014 00:05:08 +0400 'Aşağılık kadın' düşmanlığı https://www.evrensel.net/yazi/72016/asagilik-kadin-dusmanligi https://www.evrensel.net/yazi/72016/asagilik-kadin-dusmanligi? Erdoğan’ın zihin haritasında kadın düşmanlığına döşediği duble yolları bildiğimizden sadece “kadın” dediğinde bile kötü bir şey söylemeye, hakaret ve tehdide yol vermeye niyeti olduğunu anlıyoruz. Kendince iyi bir şey söyleyecekse “hanım kardeşlerim”, kötü ise “kadın”… “Hanım kardeşleri” 3 de değil 5 tane doğuracak, öyle armudun sapı üzümün çöpü demeden evlenip yuvaya hanım kuş olacak (dişi deme, cinselliği çağrıştırırsa maazallah ...) “Kadın mıdır kız mıdır bilemediklerine” yağmurlu havada su bile yok! Bir nevi ritüel. Birinin ipini çekme niyetine kapıldı mı miting kürsülerinden sallıyor parmağını, açıyor bayramlık ağzını. Söz konusu olan bir kadın gazeteci olduğu zaman toplumun en geri idlerine seslenen, cadı avlarını geri çağıran, tümüyle erkek egemen bir dili de özen..]]> Mon, 11 Aug 2014 00:25:49 +0400 Yetmez çünkü eşitlik! https://www.evrensel.net/yazi/71969/yetmez-cunku-esitlik https://www.evrensel.net/yazi/71969/yetmez-cunku-esitlik? İlk biz imzaladık diye manşetlere taşınan İstanbul Sözleşmesi, yani Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi yürürlüğe girdi. Sözleşme bugüne kadar kadına karşı şiddet, ev içi şiddet, toplumsal cinsiyete dayalı şiddete ilişkin en kapsamlı tanımlamaları yapıyor. Ama her şeyden önemlisi taraf ülkelere diyor ki “Şiddetle mücadele için önce toplumsal yaşamın her alanında kadın-erkek eşitliğini sağlamayı hedef olarak önünüze koyacaksınız. Kadınlarla erkekler arasındaki eşitsizliği kadınları güçlendirerek yok edeceksiniz.” 3 temel kurumsal mekanizmanın “acilen” yerine getirilmesini şart koşuyor: Tüm kadınların hızla ulaşabileceği, uygun barınma koşulları sağlayan sığınaklar, arayanların kimlik bilgilerinin gizliliğini sağlayacak 7/24 ücretsiz hizmet verecek Alo Şiddet ha..]]> Mon, 04 Aug 2014 00:34:59 +0400 Adaylar kadınlara ne söylüyor? https://www.evrensel.net/yazi/71920/adaylar-kadinlara-ne-soyluyor https://www.evrensel.net/yazi/71920/adaylar-kadinlara-ne-soyluyor? Her seçim, nasıl bir yaşam istediğimizin de seçimi aslında. Cumhurbaşkanlığı seçimi de devletin tepesinin kadına nasıl bakacağının dolayısıyla kadınları nasıl bir hayatın beklediğinin de seçimi olacak. Hadi diyelim ki hiç bilmiyoruz Erdoğan’ın bu vakte kadar kadınlara reva gördüğü hayatı. İhsanoğlu’nun da aynı erkek egemen, eşitsizliği fıtrata ait gören ve derinleştiren muhafazakar anlayışın başka bir tonu olduğunu düşünmüyoruz diyelim. Çok somut bir şeye, aday olarak halka ne sunduklarını gösteren programlarına bakalım mı ne diyorlar kadınlar için? İronik ama anlaşılmaz değil, programında kadınlara en çok yer veren Erdoğan. Kadının ismen yeri var da, cismen ancak aile ve gelenek içinde anlam kazanıyor kadın bu programa göre. Zaten belgede kadın erkek eşitliği yok, fırsat eşitliği var. Malum, bu kafaya göre eşitlik ‘fıtrat gereği’ zaten mü..]]> Mon, 28 Jul 2014 07:07:52 +0400 Ayrı gayrı yok, ortak mücadele var https://www.evrensel.net/yazi/71816/ayri-gayri-yok-ortak-mucadele-var https://www.evrensel.net/yazi/71816/ayri-gayri-yok-ortak-mucadele-var? Türkiye’de kadına yönelik şiddetle mücadele eden, hukuki süreçleri takip edip, sokakta sözünü söyleyen, yeni yasal düzenlemeler söz konusu olduğunda takibini yapan ve kadın hareketi adına müdahalede bulunan kadın örgütlenmeleri yıllardır var. 90’lar, kadın hareketinin kadına yönelik şiddeti görünür hale getirmeye başladığı ve şiddetin farklı boyutlarını tartışmaya açtığı yıllar oldu. 2000’ler, şiddetin politik bir sorun olduğunun altının çizildiği, ortak mücadele platformlarının kurulduğu, kadın cinayetlerini neredeyse teşvik eden yasal düzenlemeleri hedefine alan, farklı örgütlenmelerden kadınların içinde yer aldığı Kadına Yönelik Şiddete Karşı Platform, Türk Ceza Kanunu Kadın Platformu gibi mücadele deneyimlerinin yaşandığı yıllardı. Ayrıca, pek çok ilde kadın örgütlerinin, derneklerin, siyasi parti..]]> Mon, 14 Jul 2014 01:19:35 +0400 Öz savunma dediğin... https://www.evrensel.net/yazi/71758/oz-savunma-dedigin https://www.evrensel.net/yazi/71758/oz-savunma-dedigin? Velev ki her gün 5 kadın değil de, ayda 1 kadın olsun canice öldürülen... Ölüme varan ya da varmayan boyutlarda maruz kalınan şiddetin rakamlarla ölçülür bir tarafı yok. Her bir hikaye, bu dünya üzerinde kadınlığı ceza diye yaşatmaya meyyal erkek egemen zihniyetin göstereni olarak infial yaratmalı. Çünkü şiddeti yaşayanlar kadar, geride kalan kadınların olağanlaşmış bir şiddet içinde yaşamak zorunda bırakılıyor olması nedeniyle de “dur bakalım” denmeli her bir olaya… Yani mesela Gönül’ün hikayesi tek başına yetmeli isyana. Tüm bir hayatını amca oğlu olan kocasının işkenceleriyle yaşayan, boşanma kararı almak için bile her şeyi karşısına almak zorunda kalan, sokak ortasında planlı programlı bir “yakarak öldürme”nin kurbanı olmaktan son anda kurtulan, ancak sonrasında yanıklar ve acılar içinde, üstelik hi..]]> Mon, 07 Jul 2014 00:15:57 +0400 Bu cüreti nereden alıyorsun? https://www.evrensel.net/yazi/71701/bu-cureti-nereden-aliyorsun https://www.evrensel.net/yazi/71701/bu-cureti-nereden-aliyorsun? Otobüste, sokakta, işte, pazarda “sıradanlaşmış ataerkinin” binbir veçhesiyle zaten karşılaşıyorduk; şöyle baştan aşağı süzüşler, sözlü-fiziksel tacizler, alaycı gülüşler, kadını evden dışarı çıktığına pişman etmenin binbir hali… Lakin herkesin kabul ettiği, daha doğrusu pek çok kadının tespit ettiği değişiklik, bunun artık “fütursuz” bir olağanlık haline dönüşmesi. Ses çıkardığında daha tehditkâr bir saldırıyla karşılaşma ihtimalinin artması. Giderek cüretkârlaşan bu kadın düşmanlığının en çok beslendiği şey de, kendinde kadını sokağa çıktığına pişman etme “hakkını” görmek. Bu hakkın kaynağına dair söylenecek çok şey var. Lakin iki haber var ki, bugün Ortadoğu’da kadınları mal olarak bile görmeyen aşırı uca uzanan düşünce sistematiği çok uzağımızdaymış gibi göster..]]> Mon, 30 Jun 2014 00:25:15 +0400 Dünya Kupası deyip geçme tanı fuhuşu, yalanı, istismarı https://www.evrensel.net/yazi/71588/dunya-kupasi-deyip-gecme-tani-fuhusu-yalani-istismari https://www.evrensel.net/yazi/71588/dunya-kupasi-deyip-gecme-tani-fuhusu-yalani-istismari? Dünya Kupası’nın Brezilya’da yapılacağı belli olduktan sonra ünlü bir spor ürünleri markasının tişörtü dolanmaya başladı ortada, üstünde koca memeli, esmer tenli, bikinili bir kadın ve “Skora baaak- Brezilya” cümlesi. Diğer bir ürünün üstünde “I love Brazil” yazıyor, bu sevgi ifadesindeki “kalp” ise yine esmer tenli bir kadının kalçasının arkadan görünüşü biçiminde yapılmış. Ne kadar yaratıcı değil mi? Dünya Kupası’nın sadece sportif bir faaliyet olmadığını bundan iyi anlatamazlardı herhalde! Dünya Kupası evsahipliğini kadınlarının “seksiliği” üzerinden de pazarlamaya çalışan Brezilya için ünlü markanın bu pazarlama stratejisi, ülkenin stratejisinin adeta bir göstergesi. Hangi ülkede olursa olsun her Dünya Kupası, sayıları yüzbinleri bulan ..]]> Mon, 16 Jun 2014 00:52:16 +0400 Yarasını açın https://www.evrensel.net/yazi/71526/yarasini-acin https://www.evrensel.net/yazi/71526/yarasini-acin? Lice. Devletin ne eylerse ölüm eylediği bu ilçe, Kürt kadınların savaşın orta yerinde kadın olmanın her türlü acı deneyimini ve bozgununu yaşadığı, eğer bir barış olacaksa o küçük ilçenin tarihini kadınlardan dinlemenin ve anlatılanların hesabını vermenin elzem olduğu hakikatler mekanı. Taammüden devlet katliamı tarihi yazıldığında, bu katliamın kadın bedeninde yazılmasının ne anlama geldiğini gösterecek kara sayfalarda adı en çok geçecek ilçelerden biri… İktidarın “çözüm merdiveni”nin nereye vardığının bir göstergesi… Lice’nin şiddet ve ölüm tarihinin mim noktalarından olan 1993’te resmi kayıtlara göre 20 kişinin hayatını kaybettiği, 401 evden 302’sine tam, 86’sına orta, 13’üne az hasarlı rapor verilen bir “devlet afeti” yaşandı. Açık asker saldırısına rağmen saldırıları PKK&rsqu..]]> Mon, 09 Jun 2014 00:09:05 +0400 Annelerin acısına yaslanmak https://www.evrensel.net/yazi/71471/annelerin-acisina-yaslanmak https://www.evrensel.net/yazi/71471/annelerin-acisina-yaslanmak? Çocukları PKK’ye katılan ailelerin eylemi üzerine Başbakan’ın söyledikleri ve medyanın yaptıkları ortada. Çocukları aniden büyümek zorunda bırakan savaş gerçeğinin, çocukların yüzünü dağa çevirmesinin altında yatan gerçeklerin üstünü örterek, bir manevra alanı açmaya çalışıyorlar kendilerine. Yanına katık edilen de “anaların öfkesi” söylemi. Savaşın kanlı dönemlerinde asker annelerinin tabut başındaki fotoğraflarının üstüne intikam başlıkları atanların o zaman yaptığı neyse, çocuklarının dağa gitmesini kabul etmediğini beyan eden Kürt kadınların sözlerinin bütününü yansıtmadan yapılan haberler de o. Asker anneleri arasında “Vatan sağolsun demeyeceğim” diyenlerin sesi nasıl kısıldı ve o kadınlar nasıl mimlendilerse, Kürt kadınların “Çocuğum geri gelsin, h..]]> Mon, 02 Jun 2014 00:34:12 +0400 Sınıfın kapısı https://www.evrensel.net/yazi/71417/sinifin-kapisi https://www.evrensel.net/yazi/71417/sinifin-kapisi? Soma’daki işçi katliamının ardından bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya serilen “sınıf gerçekleri” kimisinin başını döndürdü. Televizyon ekranları, işçiler konuştukça “hayret yani” diyen, “inanılmaz” diye nida eden yorumcuların şaşkınlıklarıyla dolup taştı. Kimisi memleketin anlı şanlı iktisatçıları, kimisi memleketin en büyük işçi sendikaları konfederasyonunun başkanı… “Demokratikleşme mücadelesinin yılmaz savunucuları” diye anılanlar, yeni Türkiye’nin mimarı olarak öne sürdükleri AKP’nin demokrasisinin işçiye ne vaat ettiği ortaya çıkınca bir durdular. Sonra hani nerdeyse bu katliamı bile paralele bağlayacak sözler ettiler. İnandırıcılık sıfır. Oysa varsa yoksa “vesayetçi demokrasiydi”, sivilleşmeydi… Bu “vesayetçi demokrasi” sözü..]]> Mon, 26 May 2014 06:55:02 +0400 Yerin üstünde kalan kadınlar https://www.evrensel.net/yazi/71360/yerin-ustunde-kalan-kadinlar https://www.evrensel.net/yazi/71360/yerin-ustunde-kalan-kadinlar? "Ne tütün kaldı, ne hayvan, tek çare maden” diyor biri. “Tütüncülük yapıyoruz. Kazanacağıma borçlandım. Borçları ödemek için çocuğum madene girdi” diyor bir başkası. Soma katliamında canlarını yitirenlerin çoğu ölüme mahkûm ucuz işçiler olarak yer altında değil, tütünün kokusunu parmaklarında taşıyarak yer üstünde çalışmalılardı. Yerin altında maden karasına değil, yerin üstünde toprak kokusuna bulanmalılardı. Evlatlarının ölüsüne kucak açan Savaştepe, Kırkağaç, Kınık, Elmadere… Bir zamanların en önemli ihraç kalemi olan tütünün kırıldığı bu topraklarda şimdi kırılan ise gencecik işçi bedenleri… Adım adım madene mecbur bırakılan tarım coğrafyasının toprağından, tütününden, hayvanından, yeşilinden edilenleri, ölüm..]]> Mon, 19 May 2014 00:36:55 +0400 Koy kadını torbaya, salla salla vur duvara https://www.evrensel.net/yazi/71298/koy-kadini-torbaya-salla-salla-vur-duvara https://www.evrensel.net/yazi/71298/koy-kadini-torbaya-salla-salla-vur-duvara? Tüm işçi ve emekçilerin başına geçirilecek torba yasa haziranda çıkacak. “Taşerona, memura, kayıtdışı çalışana, kadına müjde” tam tamlarıyla duyurulan yasa, kölelik düzeninin resmi ilanı gibi. Şanını kadın işçilerin “annelik haklarını genişletmek”le yürütmesi ise tam bir kandırmaca! Buyurun; “doğum borçlanması”. Daha önce ilk doğum için 2 yıl olan borçlanma süresi ilk doğum için 6 ay, ikinci doğum için 1 yıla indiriliyor. 3 çocuk meraklısı hükümet, doğum borçlanması süresini 2 yıla ancak kadın üçüncü doğumu yaptığında çıkarıyor. Yani devlet, varolan bir hakkı elimizden alıp, üç çocuk doğurma politikasının yükünü sırtımıza yükleyip adını da “müjde” koyuyor. Bu arada, kim ödüyor doğum borçlanmasını? E ta..]]> Mon, 12 May 2014 00:07:49 +0400 İdam ipine tutunan ikiyüzlülük https://www.evrensel.net/yazi/71245/idam-ipine-tutunan-ikiyuzluluk https://www.evrensel.net/yazi/71245/idam-ipine-tutunan-ikiyuzluluk? Memleketin her köşesinden çocuk çığlıkları yeni yükselmiyor. Yukarı hep yukarı doğru ilerleyen şiddet ve istismar istatistikleri, aşağı hep aşağı doğru çekilen insanlığın ve adaletsizliğin bir göstergesi olarak karşımızda duruyordu zaten. Bu istatistiklere “çocuk” olarak görülmeyenler – yani Kürt çocukları- eklenmiyordu… Cezaevlerinde sistematik işkenceye ve tecavüze uğramalarını, gözaltında yaşadıklarını, kaybedilmelerini, asker ve korucuların tacizlerini, oyun oynadıkları evlerinin önünde devlet eliyle öldürülmelerini, patlayan bombalarla parçalanmalarını bu “vah yazık”lı istatistiklere eklemeyi “gereksiz” sayan kafa, kimsenin “onlar çocuk değil” diyemeyeceği olayların ardı ardına patlak vermesiyle acizliğini, sorunları idam ipiyle örülmüş halının altına atarak örtme derdinde. İktidarın,..]]> Mon, 05 May 2014 06:40:29 +0400 Rabia’nın tuttuğu ayna https://www.evrensel.net/yazi/71193/rabianin-tuttugu-ayna https://www.evrensel.net/yazi/71193/rabianin-tuttugu-ayna? Bugün gazetemizde yer alan Rabia’nın hikâyesini okuyun. Okuyun da görün nasıl bir dünya kadınlara bahşedilen! Yıllarca evi, çocuğu, yoksulluğu, hastalıkları tek başına yüklenen bir kadının şiddete, küfre, hakarete boyun eğmek zorunda kalarak yaşamasının ne demek olduğunu okuyun! “27 yıl dayanabilmiş” deniyor haberde. Bunca şiddetle, yoksullukla, hastalıkla, maruziyet ve mağduriyetle kısalan insan ömrünün yarısı eder bu süre. Rabia, ömrünün yarısını şiddetle bezenmiş bir ah’lar ağıdına, diğer yarısını ise yeniden o şiddeti yaşama korkusu yüzünden korkunç bir sefalete mahkûm geçirmiş. Bu hikâye, yoksul kadınlara şiddetten, her türlü kötü muameleden, geleceksizlikten ve kurtuluşsuzluktan başka bir şey vaat etmeyen sistemin aynasıdır! Bu memlekette hâkimler “yasanın adı ailenin korunması, evden uzaklaştıralım d..]]> Mon, 28 Apr 2014 00:08:46 +0400 Çöz o bağı! https://www.evrensel.net/yazi/71133/coz-o-bagi https://www.evrensel.net/yazi/71133/coz-o-bagi? 2013 yılında en az 633 çocuk önlenebilir sebeplerden dolayı yaşamını kaybetti” yazıyor Gündem Çocuk Derneğinin yayınladığı raporda. Sayılara vurulamayan çocukların yaşanamayan çocuklukları, görünmeyen ölümleri boğazımızda bir urgan gibi durmakta. Ölmeyen- öldürülmeyen lakin şiddetle, istismarla gelecekleri ellerinden alınanların çocuklukları, terk edilmiş kırık dökük bir oyun parkının ürkütücü soğukluğuna mahkum ediyor memleketi. Hiç utanmayacaklar. İki gün sonra “Dünyanın çocuk bayramına sahip tek ülkesi” olmakla övünüp, maksatlı sırıtışları suratlarında, çocukları kirli koltuklarına oturttuklarında utanmayacaklar istismara uğramış onlarca çocuğun kanına girenlerin sokaklarda serbestçe dolaşıyor olmalarından. Utanmayacakları, çocuk istismarına ilişkin ne yapacakları soru..]]> Mon, 21 Apr 2014 00:20:37 +0400 Hayat memat meselesi https://www.evrensel.net/yazi/71080/hayat-memat-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/71080/hayat-memat-meselesi? Üç günde 8 kadının öldürüldüğü bir ülke burası. Kadınların çantalarında koruma kararlarıyla öldürüldükleri, “Ayrılmak istedi, öldürdüm” cümlesinin katillerin kendilerini aklamak için en sağlam argümanı olduğu bir ülke. Kadınların üzerlerine sokak ortasında benzin dökülerek, yüzlerine kezzap atılarak, ev içlerinde bedenleri lime lime edilerek, üzerlerinde türlü işkence yöntemleri denenerek kırıma uğratıldıkları bir ülke… Herhangi bir aidiyetten, herhangi bir politik görüşten günde 5 insanın öldürüldüğü bir ülkede bunun adına “soykırım” denir. Ama bugün, kadınların beşer onar öldürülmeleri, öldürülmedilerse korku ve işkence dolu bir hayata mahkum edildikleri memlekette “vaka-i adliyeden” bir mevzu ..]]> Mon, 14 Apr 2014 00:17:21 +0400 Kaytan bıyıktan önder kadına https://www.evrensel.net/yazi/71023/kaytan-biyiktan-onder-kadina https://www.evrensel.net/yazi/71023/kaytan-biyiktan-onder-kadina? 2006 yılı. Cizre’de bir düğündeyiz. Komparsita’yla başlayıp, kasap havasıyla devam eden düğünlerden değil elbet. Çünkü buralarda düğün dediğimiz bir nevi miting, bir gösteri, bir başkaldırı şenliği. Gelinle damat zafer işaretiyle giriyor alana. Gelinin duvağı sarı-kırmızı-yeşil, damadın giydiği leşkerin belinde de aynı renklerden bir kuşak. Zılgıtlar, sloganlar yükseliyor. Kadınlar erkekler yan yana, sadece omuzlarını ve tüm bedenlerini değil, bastıkları toprağı titreterek, hiç bitmeyecek gibi görünen bir halayın içinde nasıl ciddi, nasıl ciddi! Sonra bir şarkı hep bir ağızdan, ama en çok kadınların sesinden söylenmeye başlıyor. “Beriwane Beriwane tü keça rind ü ciwane/ beriwana mey dillovan/ keça kurdan buye rêzan” Kadınlar, kadınlı erkekli halaydan bir adım öne çıkıp ayrı bir kadın halayı oluşturuyorlar. Tutuşan elle..]]> Mon, 07 Apr 2014 07:18:54 +0400 Şimdi onlar düşünsün! https://www.evrensel.net/yazi/70965/simdi-onlar-dusunsun https://www.evrensel.net/yazi/70965/simdi-onlar-dusunsun? Bu yazıyı seçim sonuçlarını bilmeden yazıyorum. Ama rakamlara, oranlara bakmadan söylenebilecek bir sonuç var. Bu seçimin kazananı kadınlar! Şimdi böyle söyleyince elbet “Şu kadar az kadın seçilebilmişken bunu nasıl söylüyorsun” diyeceksiniz. Haklısınız. Yerden göğe kadar… Lakin bir gariban avuntusu değil iddiam… Bu süreçte pek çok kadın adayla tanıştık Ekmek ve Gül ekibi olarak. Seçim çalışmalarını izledik. Öyle dirençli yaşam öyküleri, öyle güzel “Ben varım, biz varız” cümleleri duyduk ki! “Çocuk gelin”likten başkan adaylığına uzanan hikayeler, tekstil işçiliğinden, ev işçiliğinden, deri işçiliğinden gelen canım kadınlar, kürsüleri kadınların sözüyle dönüştürenler, gencecik kadın adaylar, çevrelerinde her yaştan her m..]]> Mon, 31 Mar 2014 02:41:55 +0400 ‘Yetmez ama evet’ medeti https://www.evrensel.net/yazi/70905/yetmez-ama-evet-medeti https://www.evrensel.net/yazi/70905/yetmez-ama-evet-medeti? Herkes son haftanın geriliminde, siyasi analizler bile uzun süredir pimi çekilmiş bomba düzeneğinin anlatılması minvalinde… Sistematik bir “karşıtını yok et” düsturuyla toplumun en ilkel duygularına “harekete geç” dendikçe olan saldırılar, yaşananların bir yanı… Bu “başkasının varlığını tehdit olarak görme” meselesinin daha entelektüel yansımaları da var ki, asıl tehlikeli olan bence bu. En demokrat görünenlerin yetmez ama evetlerinin sonu nereye vardı gördük görmeye ya, hızlarını alamayanların şimdi de “tatava yapma bas geç”e göz kırptığını, bu lümpen sesleniş yetmeyince “her şey AKP’nin gitmesi için, tek seçenek CHP” cümlesine bel bağladığını görüyoruz. Sonuçta “biz de istiyoruz demokrasi, özgürlük… biliyoruz bunların da ne olduğunu ama, gü..]]> Mon, 24 Mar 2014 00:05:52 +0400 Boğazda kalan ekmek https://www.evrensel.net/yazi/70851/bogazda-kalan-ekmek https://www.evrensel.net/yazi/70851/bogazda-kalan-ekmek? Katili alkışlayan da, öldürülen çocuğun annesini yuhalayanlar da insan. Açığa çıkan hiçbir hakikate kulak asmayan da, bu hakikati canı nasıl istiyorsa öyle yorumlayıp zalime yine mağduriyet çıkaran da insan. Öfkeden birbirimizin yüzüne bakamıyoruz. Otobüste, metroda, bakkalda, sokakta, tırmandıkça tırmanıyor isyanımız. İnsanlığa umudu azalıyor kimisinin. Soruyoruz birbirimize nasıl açıklamalı gündelik hayatın orta yerine çöken bu vicdansızlığı, bu sıradanlaşmış kalpsizliği… Nasıl bu kadar vicdansız olur insan diye dövünüyoruz… Adalet kelimesi “adl” kökünden gelme; bir şeyi yerli yerine koyma manasında… Yani “olanı biteni yerli yerine koyamamanın adı” adaletsizlik. İnsanın insanlığına sızan umutsuzluğun, bu derin “nasıl olur da bu kadar zulmü, bu kadar yalanı, bu kadar insafsızlığı göreme..]]> Mon, 17 Mar 2014 00:08:07 +0400 İrtifa kaybı https://www.evrensel.net/yazi/70794/irtifa-kaybi https://www.evrensel.net/yazi/70794/irtifa-kaybi? Her fırsatta, kadının elinde ne varsa ona göz koyan iktidar, kadının işteki emeğine el koyduğu yetmiyormuş gibi evdeki emeğiyle daha da zenginleşmeyi “girişimci ruh” diye parlatan sermaye, kolluğu yargısı medyasıyla erkek adaleti kollayan ve besleyen zihniyet, kadının bedenini kadının kararına bırakmayan kafa, her gün şiddet, her gün sömürü, her an düşmanlık… Zor muydu kadınların öfkesinin tavan yaptığını, “yetti be” sayacının daha fazla atmadığını tahmin etmek! Bu yıl 8 Mart’ta kadınlar akın akın çıktı sokağa. Öfkeye sarınarak. İsyana dolanarak. Sadece Türkiye’de de değil, dünyanın dört bir köşesinde el birliği ile dünyayı kadına dar etmeye çalışan sisteme karşı akarak, coşarak, birleşerek. Kimi yerde sosyal hakların kısıtlanmasına karşı, kimi yerde artan şiddete, eşitsizliğe, hakları 30 yıl öncesine döndüren yasal düzenlemelere, ki..]]> Mon, 10 Mar 2014 00:06:50 +0400 Panzehir https://www.evrensel.net/yazi/70739/panzehir https://www.evrensel.net/yazi/70739/panzehir? Hakikat sözü aşalı, kendini sere serpe ortaya koyalı çok oldu. Çok basit ve dolaysız söylemek gerekecek bu sefer ne söyleyeceksek. Sistemin bütün cerahatlarının ortaya saçıldığı bu dönemde 8 Mart, kadınların yağmacıların, yiyicilerin, doymazlarının, izan bilmez, ar yoksunlarının karşısına dikilmesinin adı olacak. Mecbur. Bu adamlar bunca dadanmışken balımıza, kutu kutu, odalar dolusu götürürlerken bizim terimizle yarattıklarımızı… Mecbur! Hakikatin bu kadar arsızca inkar edilmesinin, yolsuzluğun pişkinliğinin, çürümüşlüğün kokusunun önce bizim taleplerimizin üstünü örttüğünün en önemli göstergesi de bu zaten işte… Biz eşitliğin de, özgürlüğün de, demokrasinin de, refahın da gerçeğini talep ederken, bunun mücadelesini verir, bunun sözünü kurarken çıtayı ç..]]> Mon, 03 Mar 2014 00:14:02 +0400 Çalışma acısının dermanı https://www.evrensel.net/yazi/70674/calisma-acisinin-dermani https://www.evrensel.net/yazi/70674/calisma-acisinin-dermani? Evde yaşadığı koca şiddeti o kadar katlanılmazdır ki fabrikanın korkunç koşullarında 12 saate varan çalışma Satiye için kurtuluş gibi görünür. Çerkezköy’de Basaş Ambalaj Fabrikasında gece vardiyasının bitiminde makineyi temizlemeye başlar. Boyundan büyük enjeksiyon makinesi aniden çalışınca ve hiçbir güvenlik önlemi olmayınca, makinenin dişlileri arasında kaybolur bedeni. Geriye naylon terlikleri ve başındaki yazması kalır. Hayır, sadece bunlar değil. Acısı kalır, anısı kalır bir de. Duvara yansıtılan fabrika görüntülerinin önünde Satiye’yi canlandıran genç tiyatrocunun çığlığı, salondaki bütün kadınların yüzünde dolaşır. Dudaklar gerilir, başlar sallanır. Salondaki kadın işçiler her gün benzer sonlardan kılpayı kurtulmuş olmanın soğukluğunu tenlerinde hissederler. İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kadın Mec..]]> Mon, 24 Feb 2014 00:10:43 +0400 Seçim ne kadar zor olabilir ki? https://www.evrensel.net/yazi/70614/secim-ne-kadar-zor-olabilir-ki https://www.evrensel.net/yazi/70614/secim-ne-kadar-zor-olabilir-ki? Malatya Kent Konseyi kentin dört bir tarafına “Kadına köle olma, ailene reis ol” afişleri asmış. Sebep? “Hazinemiz Ailemiz” projesiyle “son yıllarda artış gösteren boşanmalara, madde kullanımının artışına, çocuklarda internet kullanımının fazlalaşmasına” karşı bilinç oluşturmakmış. Kent Konseyi Genel Sekreteri Ali Yıldırım, “Son 10 yılda yaşadığımız coğrafyaya yakışmayacak sevgili cinayetleri, anne-baba cinayetleri gibi birçok olumsuz eylemin de yaşandığını ve bu yaşanan olumsuzlukların aile kavramının içini boşalttığını” dert ettikleri için farkındalık yaratmak istemiş! Dikkat edin, tüm dünyada “aile içi şiddet” diye anılan şiddet biçiminin adı, kutsal yuvaya aman ha sakın halel gelmesin diye “sevgili cinayetleri”ne dönüştürülmüş. Oysa biliyoruz değil mi, geçen yıl yüzlerce kadın, bilboardlarda &ldq..]]> Mon, 17 Feb 2014 00:08:18 +0400 Çalışma işkencesine beyaz bayrak ödülü https://www.evrensel.net/yazi/70555/calisma-iskencesine-beyaz-bayrak-odulu https://www.evrensel.net/yazi/70555/calisma-iskencesine-beyaz-bayrak-odulu? Çorlu’da kurulu Aka Tekstil’de korkunç çalışma koşullarına daha fazla dayanamayınca işçiler, önce kadınlar çalar sendikanın kapısını. Canla başla mücadele eder, örgütlenirler. Patron da önce kadınları işten çıkarır. Direnir kadınlar, dava zoruyla da olsa dönerler fabrikaya. Gönül’le Sıdıka... İkisi de fabrikaya sendika girmesi için her şeyi göze alan, sendikalaştıkları için işten atılan, verdikleri mücadele ile işe geri dönen, işe geri döndükten sonra işkenceye dönüşen çalışma koşullarında hiçbir şeyin değişmediğini bedenlerine kazılı izlerle gören, gösteren kadınlar. Gönül’ün bir kulağı sağır. Çünkü üç kuruşluk kulaklıklar işçiye çok görülüyor. Bir de 7 aylık hamile, gece vardiyasında çalıştırıldığı yetmiyormuş gibi her t&..]]> Mon, 10 Feb 2014 00:05:25 +0400 Devletin elinde yok kadınların elinde var https://www.evrensel.net/yazi/70494/devletin-elinde-yok-kadinlarin-elinde-var https://www.evrensel.net/yazi/70494/devletin-elinde-yok-kadinlarin-elinde-var? Barış İçin Kadın Girişimi, doğudan batıya, Meclisten sokağa, dağdan ovaya kadınların hakikatlerini ve sözlerini ortaya koyan bir rapor açıkladı geçen hafta. Ocak 2013’ten bugüne gelen ve adına “çözüm süreci” denen süreçte yapılanları içeren rapor müthiş bir emeği ve bilgiyi içeriyor. Barış ve çözüm için arzunun ya da umudun tek başına yeterli olmadığını gösteren ayrıntılar var raporda. Hayatın tam ortasından gerçekler… Tıpkı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de barış sürecinin sağlıklı bir şekilde yürümesi ve sürdürülebilir olmasının ancak ve ancak toplumsal katılım ama özellikle de kadınların katılımı ile mümkün olabileceğini ortaya koyan veriler, deneyimler var. Örneğin; Lice, Dersim, Diyarbakır, Doğu Beyazıt, Ceylanpınar, Nusaybin’de kadınlarla buluşuyorl..]]> Mon, 03 Feb 2014 00:21:57 +0400 Biraz dürüstlük https://www.evrensel.net/yazi/70377/biraz-durustluk https://www.evrensel.net/yazi/70377/biraz-durustluk? Gelenek, görenek ve din ile pekiştirilmiş ataerkil değer yargıları içinde kız çocukları başlık parası ile alınıp satılan, berdel ile takas edilen “maldan” başka nedir ki? Giydirilip süslenip, kınalar yakılıp, düğününde oynanırken, akrabalar, konu-komşu ve hatta bilfiil devlet görevlileri bu düğünde gerdan kırıp, pasta limonata yerken o törenin ne töreni olduğunu düşünürsünüz? Toplum ve devlet çocuğun tüm hayatının elinden alınmasının, istismar edilmesinin kutlamasını yapmıyor mu? Kader’in hikayesiyle birlikte çeşitli kavram tartışmaları yapıyoruz; çocuk gelin, çocuk istismarı, pedofili, erken evlilik, zorla evlilik ve daha pek çok ifadeyi “En iyi hangisi anlatır” diye analiz ediyoruz. Çünkü olgu ne sadece birilerinin hasta ruhlarının, ne de devletin ihmalkârlığının, ne de sadece gelenek görenekler..]]> Mon, 20 Jan 2014 00:14:20 +0400 Bu ‘kader’de siz de varsınız! https://www.evrensel.net/yazi/70319/bu-kaderde-siz-de-varsiniz https://www.evrensel.net/yazi/70319/bu-kaderde-siz-de-varsiniz? Yetkililerin sorumsuzluğunun, adaletin kağıt üstündeliğinin, erkekliğin karanlık yüzünün özetine “kadın cinayeti” diyoruz bu memlekette. Kadınları bir envanter kağıdına çeviren, istatistikleri de o envanter kağıdına darpla, tecavüzle, hakaretle işleyen, aklın ve izanın sınırlarıyla oynayarak bu cinayetlerdeki rolünün üstünü kapatan mekanizmaya da devlet diyoruz. O envanter kağıdına 12 yaş evlilik, 13 yaş annelik, 14 yaş ölüm istatistiği olarak arka arkaya işlenirken soralım şimdi; Kader 14 yıllık kısacık hayatına bunları sığdırırken kim ne yapıyordu? Bir kız çocuğunun 12 yaşında evlendirilip, daha kendisi dünyaya çocuk gözlerle bakarken “anne” olmasının utancını taşıması gereken devletin, 14’ünde silahla vurulduğunda yaşananlara “kader” deme cüretini gösterebileceği bir suç ortaklığı taşıdığını biliyoruz. Başb..]]> Mon, 13 Jan 2014 00:19:59 +0400 Önce kadınları vurun https://www.evrensel.net/yazi/70255/once-kadinlari-vurun https://www.evrensel.net/yazi/70255/once-kadinlari-vurun? Bin Umut adayıydı 2007’de Sebahat Tuncel, cezaevindeydi. Onun adına, sırf kadınlar için kurulmuş bir seçim bürosuna gidiyorum çalışmaları gözlemleyebilmek için. Bangır bangır kadın şarkıları yayılıyor sokağa, muhakkak bir küçük kadın grubu çoluklu çocuklu halaya duruyor oluyor ne zaman gitsem. Büroda bir kadın, hem sağı solu topluyor, hem gelenlere çay yapıyor, arada halayın başını tutuyor; planlama toplantısının söz dağıtanı oluyor, bir bakmışsın sokağın başında el ilanı dağıtıyor, bir bakmışsın ses aracının tepesinden çağrı yapıyor. Sonra mahallelere gidiyoruz, aynı kadın bu sefer orada. Sanki çoğaltmışlar da onu, her yerde o gibi... Elinde bir seçim pusulası, anlatıyor da anlatıyor, parmaklarla sayıyorlar, renkli iplerle ölçüyorlar Sebahat Tuncel’in isminin olduğu pusulayı. Sonra dikkat ediyorum kadınlara bildiriyi okuyorken ters duruyor kâ..]]> Mon, 06 Jan 2014 00:11:57 +0400 Yol arkadaşlığı https://www.evrensel.net/yazi/70190/yol-arkadasligi https://www.evrensel.net/yazi/70190/yol-arkadasligi? Ekmek ve Gül dergisinin Ocak sayısını hazırlıyoruz bu günlerde. Mektuplar, yerel kadın muhabirlerimizin işçi, ev kadını, kamu emekçisi kadınlardan yolsuzluk meselesine ilişkin aldığı görüşler elimin altında. Büyük bir sanayi havzasında günde 10 saat çalışan bir işçi kadın anlatıyor: “Haberim bile yok kimin eli kimin cebinde. Televizyon izleyemiyorum iş güçten. İşyerinde kısacık molalarda, yemek aralarında bir şey konuşabildiğimiz yok, canımızdan bezmiş halde bindiğimiz servislerde ağzımızı açıp iki çift laf etmeye üşeniyoruz, ne diyeyim ki ben sana şimdi?” “Benim hayatımda duyup duyabileceğim en büyük rakam 45 bin lira. Ona da el sürmeden o bankadan alıp diğerine verdik ev alalım diye. Para ne renkti onu bile bilmem, görmedim ki!” demiş bir diğer kadın. Kadınların o telaffuzu zor paralarla neler yapılabileceğine dair ufku bile yoksullukla &cc..]]> Mon, 30 Dec 2013 00:31:16 +0400 Kavgalarına katık edilen bizim çocukların hayatı https://www.evrensel.net/yazi/70125/kavgalarina-katik-edilen-bizim-cocuklarin-hayati https://www.evrensel.net/yazi/70125/kavgalarina-katik-edilen-bizim-cocuklarin-hayati? Kıymetli çocukları memleketi soyup soğana çevirirken, bizim çocukların katline ferman vermekten çekinmeyen babalardır onlar… “İnşaat ya Resulullah” diyerek her yanı imara açıp, her toprak parçasına beton dikerken, HES’lerle suyu çalıp, kentsel dönüşümle yoksulun başına yıktıkları evi dönüp zengine satarken, deprem yardımlarını iç edip, yandaşa ihalede zirveye çıkıp, Ağaoğullarının ve bilumum yandaş müteahhidin yolunu açarken babalar… Çalıştığı inşaatın 7. katından yere çakıldı 13 yaşındaki Orhan Sürer, 15 yaşındaki Vefa Aydemir HES inşaatı göçüğünün altında kaldı, Van’da 6 yaşındaki Öznur Örgün, 7 yaşındaki Deniz Olgun naylon barakalarda yetersiz beslenme ve soğuktan öldü, 3 küçük kardeş çadırda çıkan yangında yanarak can verdi. *** &..]]> Mon, 23 Dec 2013 00:11:14 +0400 Mağdur edebiyatı, bir yere kadar https://www.evrensel.net/yazi/70063/magdur-edebiyati-bir-yere-kadar https://www.evrensel.net/yazi/70063/magdur-edebiyati-bir-yere-kadar? Kan oturmuş gözler, kurbanlık koyun gibi bakan ifadeler, çığlığın boğaza düğümlendiğini resmeden donmuş mimikler, saç baş dağılmış, yırtık elbiselerin içinde kan revan kadın portreleri… Bu hafta açıklanan bir rapor bu portreler ve “Biz kadına şiddete nasıl da karşıyız ah bir bilseniz” değerlendirmeleriyle gündemde yer buldu. Rapor, kadınların şiddet görme nedenleri arasında; şişman olmak, yemeği tuzlu yapmak, telefonu geç açmak, erkek çocuk doğuramamak, izinsiz evden çıkmak, ağlayan bebeği susturamamak gibi nedenlerin olduğunu ortaya koyuyor. Yazıklar, vahlar, “Olur mu canım bu kadarı” cümleleri her yerde, her kesimin ağzında. Kim artık kadına yönelik şiddetin meşru olduğunu söyleyebiliyor ki zaten? Hiç kimse! Herkesin dilinde “Kadınların ne kadar çok acı çektiği, ne kadar da ezildikleri, ne kadar da çok mağdur oldu..]]> Mon, 16 Dec 2013 00:39:18 +0400 Çuvaldız iktidara ama... https://www.evrensel.net/yazi/70005/cuvaldiz-iktidara-ama https://www.evrensel.net/yazi/70005/cuvaldiz-iktidara-ama? Kadın hareketi yıllardır devletin cinsiyet eşitsizliğini görmesini ve önlem almasını, kadınların kamusal hizmetlerden eşitçe yararlanmasını talep ediyor. Bu taleplerin çok uzun yıllardır görmezden gelindiği ortada. Buna karşın AKP’nin en çok övündüğü konular arasında “kadın haklarında atılan adımlar” geliyor; Medeni Kanun’da, Anayasada, Türk Ceza Kanunu’nda, iç tüzüklerde, yönetmeliklerde kadınlar için atılan adımlar… Ama bu yasal düzenlemeler, hızla piyasaya sundukları söylem ve yönetmeliklerle kadük hale getirildi, bu düzenlemeleri hayata geçirecek ve takip edecek kurumlar ortadan kaldırıldı. İşte en son Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nun kaldırılması tartışmasında da yaşanan bu. Peki, neydi AKP’yi bu yasal düzenlemeleri yapmaya iten? 90’lardan bu yana tüm dünyada “kadının..]]> Mon, 09 Dec 2013 00:09:53 +0400 Kadının adı devletten siliniyor https://www.evrensel.net/yazi/69952/kadinin-adi-devletten-siliniyor https://www.evrensel.net/yazi/69952/kadinin-adi-devletten-siliniyor? Kadının adını devletin tüm kurumlarından silme operasyonunda yeni bir aşamadayız. 2009’da kadın hareketinin “Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu” ismiyle kurulmasını istediği ama AKP’nin son dakika golüyle adını “Kadın Erkek Fırsat Eşitliği”ne dönüştürdüğü komisyonun lağvedilmesi gündemde. Bilin bakalım yerine ne kurulması öngörülüyor? “Aile ve Sosyal Politikalar Komisyonu”. Çok tanıdık, değil mi? Hatırlayalım Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu (KEFEK) tartışmalarını. Süreç 1998’de başlamıştı. İki kadın vekil Kadın Erkek Eşitliğini Araştırma Komisyonu kurulması için teklif vermiş, 3 ay çalışan bu komisyon Türkiye’deki durumu ortaya koymuş, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü (KSGM) tarafından da basılan bir rapor hazırlanmıştı. Rapor; kadın-erkek eşitsizliğini ortadan kaldırmak için Mecliste daimi v..]]> Mon, 02 Dec 2013 00:55:49 +0400 Mücadeleyi diri tutan o muhteşem kadın belleği https://www.evrensel.net/yazi/69896/mucadeleyi-diri-tutan-o-muhtesem-kadin-bellegi https://www.evrensel.net/yazi/69896/mucadeleyi-diri-tutan-o-muhtesem-kadin-bellegi? Kadınların ne kadar ezildiğinden, ne kadar hor görüldüğünden, aşağılandığından, sistematik bir şiddet sarmalının ortasında bırakıldığından, devletin hiçbir mekanizmasının kadınları korumadığından, iktidarın fütursuzca savurduğu kadın düşmanlığından, kazanılmış hakları tek tek yok etmeye çalıştığından bahsetmeyeceğim bugün. Günümüz gecemiz bunlarla dolu, yetti… Kadınlığın “ezilmişlik ve mağdur edilmişlikle” özdeşleştirilmesinin öz gücümüzü, yaşam sevincimizi, sesimizi, şiirimizi ve şarkımızı nasıl da hoyratça tükettiğini görüyoruz zaten. Oysa şu dünya üzerindeki her bir kadının hikâyesi bir inat ve direnç hikâyesidir aynı zamanda. En “mağdurlaştırılanın” bile varoluşunun, ayakta kalışının anlamı kafa tutmak, meydan okumaktır. Kadınların bellekleri, yüzyıllardır kafa tutan ve meydan okuyan kız kard..]]> Mon, 25 Nov 2013 00:24:37 +0400 Sırtta taşınan çınar https://www.evrensel.net/yazi/69838/sirtta-tasinan-cinar https://www.evrensel.net/yazi/69838/sirtta-tasinan-cinar? Diyarbakır’da bir kadınla tanışmıştım. Adı Bereket’ti ama herkes ona Çinar diye sesleniyordu. Aynı avluya bakan 4 odanın birinde çocuklarıyla kalıyordu, diğer odalarda da akrabaları… Avlunun ortasında -havuza benziyor desem değil- etrafı taşlarla çevrili koca bir boşluk vardı. Sordum nedir diye, “Bu çukur çınarımın” dedi. Sanki kayıp bir evlattan bahsediyordu. En küçük oğlu doğduğu gün köylerindeki evlerinin bahçesine bir fidan dikmiş kocası. Askerler köyü basıp, ahırlarını ateşe verip, bütün köyün erkeklerini meydanda toplayıp, kadınları da saçlarından sürükleye sürükleye evlerinden çıkarırken onun kucağında çocukları ve bir de sürüklenirken tutup kökünden sökerek aldığı bu çınar fidanı varmış. Ne bir kıyafet, ne bir lokma ekmek, öylece yola revan olduklarında memedeki oğlun..]]> Mon, 18 Nov 2013 07:38:55 +0400 Aile, neyin pahasına? https://www.evrensel.net/yazi/69777/aile-neyin-pahasina https://www.evrensel.net/yazi/69777/aile-neyin-pahasina? İki hafta sonudur çok güzel konferanslar vardı İstanbul’da. İlki Türkiye Aile Planlaması Vakfı’nın “Bedeni, Cinselliği ve Doğurganlığı ile Kadın” konferansı, ikincisi ise Heinrich Böll Stiftung Derneği’nin “Başka Bir Aile Anlayışı Mümkün mü?” konferansı. İkisinde de dönüp dolaşıp AKP’nin toplum tahayyülünün kadınları nasıl bir yere koyduğunu gösteren açıklamaları ve uygulamalarına geldi konu. AKP’nin “ideal ailesi”nin neyi koruyup kolladığı, neyi düşmanlaştırdığı, niye düşmanlaştırdığı oldu. Pek tabi kadınlar, bu cendereden kurtulmak için ne yapacaklarını da konuşuyor. Muhtelif fikirler var kurtuluşa dair. Ortaklaşılan nokta ise “eh be” demedikçe her yanı saran kadın düşmanlığının daha da acımasızca üstümüze çökeceği. Aile, uzunca bir süredir herkesin gündeminde...]]> Mon, 11 Nov 2013 07:21:36 +0400 Baş edemediğini başgöz et, sorun çözülsün https://www.evrensel.net/yazi/69721/bas-edemedigini-basgoz-et-sorun-cozulsun https://www.evrensel.net/yazi/69721/bas-edemedigini-basgoz-et-sorun-cozulsun? Hükümet, evlilik için verdiği rüşvetlerde çıtayı yükseltti. Şöyle ki, evlenecek gençlere üniversite mezunuysa 26, değilse 24 yaşından küçük olma şartıyla 10 bin lira kredi verilecek. Yetmeezzz. Öğrenim kredileri ve yurt ücretleri üniversitede okurken evlenen öğrencilerden alınmayacak, geçmişe dönük borçları silinecek. Kişi başı 13 bin lira, büyük para. Evli öğrencilere burs verilecek, yurtlarda kalmaya devam etmek istemeleri durumunda “kız ve erkek ayrı olmak şartıyla” devlet yurtlarından yararlanabilecek, hem de ücretsiz. Hemen çocuk yapanın da ödemeleri ertelenecek. Paralı eğitimin bel büktüğü, işsizlik korkusunun tavan yaptığı, barınma ve geçinme olanağının aslanın ağzında olduğu, üç kuruş bursu faiziyle geri alan tefeci devletin ellerini ovuşturarak mezuniyeti beklediği bir memlekette ö..]]> Mon, 04 Nov 2013 09:03:12 +0400 Deliliğin sınırında https://www.evrensel.net/yazi/69668/deliligin-sinirinda https://www.evrensel.net/yazi/69668/deliligin-sinirinda? Döneminin en yetenekli heykeltıraşlarından biri olan Camille Claude bir gece atölyesindeki tüm eserlerini kırıp, tüm eskizlerini nehre attığında “delirdi” der ahali. Camille’in, geçmişini çaldığı gibi geleceğini de çalmaya çalışmakla suçladığı ünlü Heykeltıraş Rodin ise, Camille bir cehennem hayatı yaşarken, ününe ün katmaya ve birçoğunu birlikte yaptıkları eserlerinin övüncüyle yaşamaya devam eder. “En kutsal varlığım” dediği eserlerini böyle yok etme “fütursuzluğunu” ancak bir deli gösterebilir. Gerçekle bağ kuramayan bir deli... Çünkü gerçek, Camille’in erkek egemen bir alanda dehası ve yeteneğiyle yer alma çabasının boş bir çaba olmasıdır. Elinin hayat verdiği çamura değmesine izin verilmeden kapatılır bir tımarhaneye. “Bir avuç toprağı yoğurmayı bil..]]> Mon, 28 Oct 2013 08:54:58 +0400 Kadınlara vaadiniz nedir? https://www.evrensel.net/yazi/69609/kadinlara-vaadiniz-nedir https://www.evrensel.net/yazi/69609/kadinlara-vaadiniz-nedir? Aristophanes’in, milattan önce 5’inci yüzyılda yazdığı Kadınlar Savaşı komedyasında bir erkek karakter “kadınların kente verecek bir öğütleri” olamayacağını buyurur. Aynı komedyada kadınlar barışı sağlamak amacıyla bir “kadın grevi” yapıp Polis’in tapınağını işgal ettiklerinde yaşam durur, “kocalarının (yurttaşların yani!) içine kasvet çöker, çocuklar yıkanamaz ve beslenemez, yavrulara bir sütnine bulunması gerekir, örgüleri dokumaları tavuklar didikler, erkekler sokaklarda iki büklüm dolaşırlar...” Medeniyet, çökmeye yüz tutar yani! Uzak geçmişin kent yönetimi, köleleri, çocukları ve yabancıları içermiyordu. Bir de kadınları! Kadınlar, karar süreçlerine katılamıyorlar, alınan kararlara “katlananlar” oluyordu. Bugün ise çok medeniyiz, kadınların “seçme ve se&c..]]> Mon, 21 Oct 2013 00:31:35 +0400 Rüyası ömrümüzün çünkü eşyaya siner https://www.evrensel.net/yazi/69561/ruyasi-omrumuzun-cunku-esyaya-siner https://www.evrensel.net/yazi/69561/ruyasi-omrumuzun-cunku-esyaya-siner? Sabahın erken saatlerinde yoksul mahallelerden zengin evlere gündeliğe giden kadınların kollarının altında açılır kapanır plastik tabureler vardır. Görünce anlarsınız o yolculuğun hele de onca saat çalışıp eve dönerken nasıl bir eziyete dönüştüğünü. Bir seferinde Kavakpınar’dan yola çıkmış bu kadınlardan birine sormuştum; “Hayatta en çok neden kurtulmak istersin” diye, “Bu tabureden” demişti. O tabure, kıyısına iliştirildiği kent yaşamının bütün zorluklarının simgesiydi çünkü. Üç kuruş para için çekilen çilenin, itilip kakılmanın, bir kenara sığışmanın, kendine o daracık alanlarda oturacak bir yer bulamamanın duygusunun sindiği bir eşya... Başka neler yok ki, kent içinde görünmez kılınan varlığımızın yarattığı “hiçlik” duygusunun sindiği eşyalar arasında. Mesela yakaya iliştirilm..]]> Mon, 14 Oct 2013 11:37:46 +0400 Türban sorunu çözüldü hadi hayırlısı https://www.evrensel.net/yazi/69492/turban-sorunu-cozuldu-hadi-hayirlisi https://www.evrensel.net/yazi/69492/turban-sorunu-cozuldu-hadi-hayirlisi? Esas olarak kadının özgürlüğüne, kazanılmış haklarına ve toplumsal statüsüne karşı kuşatıcı bir saldırı olmasına karşın, türban konusu neredeyse kadın hakları mücadelesinin parçası ve bir özgürlük sorunu gibi ele alındı. Bunu, demokratikleşme paketinin “başörtüsüne özgürlük” maddesiyle bir kez daha gördük. İnsanlığı yeni bir ortaçağa iade etmeye çalışan neo liberalizmin, aklı kuşatan yeni muhafazakârlığın ve bir gelecek projesine sahip olmayan, dolayısıyla kapitalist uygarlığın mutlak egemenliğine hizmet eden her türden post modernizmin müthiş ittifakı bu meseleyi bir “özgürlük” sorunu olarak yaşamımızın orta yerine kondurdu. Demokrasi mücadelesi, liberal söylemden devşirilen “yasakçılık”, “statükoculuk”, “devletçilik” üçlemesiyle sür..]]> Mon, 07 Oct 2013 14:23:24 +0400 Al gülüm ver gülüm oyunu https://www.evrensel.net/yazi/68785/al-gulum-ver-gulum-oyunu https://www.evrensel.net/yazi/68785/al-gulum-ver-gulum-oyunu? Çalışan kadınların doğum izinlerini ve çalışma koşullarını düzenleyen yasa bir rüya olarak sunuldu önce. Doğum izninin 20-24 haftaya çıkarılması, yarım gün çalışarak “tam gün” çalışmış gibi prim yatırılması, iş yerlerinde kreş açılması, doğum yapan kadına işe dönüş garantisi diyerek süslendi. Sonra bu rüyaya bir çomak sokuldu, patronlar “bunlar olursa kadın işçi çalıştırmayız” dedi. Hükümet kanadında bir telaş başladı “siz hiç kaygılanmayın, size hiç yük getirmiyoruz” açıklamalarıyla toparlama çabaları geldi. Nitekim tartışma da nihayetinde şu aşamaya vardı: Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir “Bakanlarımız beni arayarak kadın istihdamıyla ilgili kamuoyunda yanlış bir algı oluştuğunu, işverenlerin kaygısının yersiz olduğunu ifade ettiler. Ben de kadın istihdam paketinin esnek ..]]> Sun, 22 Sep 2013 17:36:52 +0400 Görüş günü kadınları https://www.evrensel.net/yazi/68033/gorus-gunu-kadinlari https://www.evrensel.net/yazi/68033/gorus-gunu-kadinlari? Onların hükümleri yok, ama cezaları var. Adları yok, sıfatları var; şunun anası, bunun karısı, ötekinin kızı, berikinin kardeşi… Bilenler bilir. Cezaevi kapısında yorgunlukları her hallerinden belli kadınların solgun sessizliklerini bozar çocukların her yeri kendi dünyalarına çevirebilme gücünü gösteren gürültüleri... O demir kapıya kadar gelmek zordur, içeri girmek daha zor. Görüş günlerinde her türlü aşağılamanın ve yok sayılmanın arasından geçip güler yüz sergilemeleri ve her şey çok yolundaymış gibi davranmaları beklenir. Herkese hesap verme zorunluluklarının üstüne bir de o parmaklıkların ardından hâlâ dünyayı parmağında döndürdüğünü zanneden erkeklerin sorgulamaları gelir çoğunlukla. Görüş günü kadınlar için aynı zamanda hesap günüdür. Herk..]]> Sun, 15 Sep 2013 21:26:45 +0400 Iraklı ve Afgan kadınlar: Amerika, sakın 'insanlık' deme! https://www.evrensel.net/yazi/66755/irakli-ve-afgan-kadinlar-amerika-sakin-insanlik-deme https://www.evrensel.net/yazi/66755/irakli-ve-afgan-kadinlar-amerika-sakin-insanlik-deme? Amerikan başkanı ve savunma bakanı afili pozlarla kameralar karşısına geçip tüm dünyayı ekranlara kilitlediğinde Iraklı ve Afgan kadınlar da söylenenleri dinliyor olabilirlerdi, eğer “insanlık ve özgürleştirme” harekâtının kurbanları olmasalardı. Irak Kadın Özgürlüğü Örgütü başkanı Yanar Mohammed bu “tanıdık” açıklamaların Iraklı kadınlar için anlamını şöyle anlatıyor sitelerinde yaptığı açıklamada: “Yaşayabileceğimiz en büyük felaketin kaynağı savaş, kitlesel katliamları doğuracak kimyasal silahların Irak’ta bulunduğu büyük yalanı ile başlamıştı. Sonuç şu; Iraklı kadınların yüzde 10’u dul ve yetim kalarak hayatlarının savaşını tek başlarına vermek zorunda bırakıldı. 3 milyondan fazla kadın hiçbir geliri olmadan insan onurundan yoksun, muhtaç bir konuma sürüklendi, şimdi Irak’ın tü..]]> Sun, 01 Sep 2013 17:47:48 +0400 Kapı komşum Rojavalı https://www.evrensel.net/yazi/65267/kapi-komsum-rojavali https://www.evrensel.net/yazi/65267/kapi-komsum-rojavali? Habersizmişsiniz gibi davranabilirsiniz. Eteğinize yapışan kara gözlü çocuklar “bir mendil al” cümlesinin ardından ezberlemiş gibi “biz Suriye’den geldik” diyorsa… Hadi Suriye’den geldiği doğru olmasa bile, 6-7 yaşlarındaki bu çocuklar bunu geçerli bir dilenme sebebi olarak görebiliyorsa… Çocukların gördüğünü görmezlikten gelebilirsiniz. Sabahın erken saatlerinde işe gitmek için uykulu gözlerle etrafınızı süzerken, çoktan uyanmış ve yola revan olmuş bir deri bir kemik adamlar önünüzden geçip gidiyorsa ve evet o adamlar üç kuruş paraya 5 kuruş parayla geçinenlerin işini elinden alıyorsa, “nasıl geldilerse öyle gitsinler” deyip sinirlenebilir, öfkenin onların sırtına o koca dünyayı yükleyenlere yönelmesi gerektiğini bilmezlikten gelebilirsiniz. Pazarın dağılmasına y..]]> Sun, 18 Aug 2013 17:07:02 +0400 Hibe https://www.evrensel.net/yazi/64694/hibe https://www.evrensel.net/yazi/64694/hibe? 3 çocuk doğuralım, zat-ı alilerine hibe edelim… Kaçak işyerlerinde tüpler patladığında, milyarlık Aşk Gemisi’nde üç kuruşluk ölçüm aleti olmadığından egzos dumanı zehirlediğinde, sıcağın alnında saatlerce çalışmaya bozuk tavuk reva görüldüğünden tavuk gibi öldüğümüzde Çin’den araklanmış büyüme modeli zarar görmesin diye hibe lazım projeye. “Büyüyen ekonominin yarattığı küresel güç kimliği” ekonomi haberlerinin ilki olurken, ekonomiyi büyüten az maliyetli “hibe”lerle gururlanalım, o an aramızda olmayan “elim kayıp, kader kurbanı, güzel ölü” diğer hibelerden duamızı eksik etmeyelim. Hibelerin eline tutuşturulan kimliklerde hiç değilse 16 yaşında kiremit, tuğla, ateş tuğlası, parafin ve selüloz imalatında çalışabilir yazıyor olmasından memnuniyet du..]]> Mon, 12 Aug 2013 08:08:23 +0400 Devlet işi, kadın işi, örgüt işi https://www.evrensel.net/yazi/63973/devlet-isi-kadin-isi-orgut-isi https://www.evrensel.net/yazi/63973/devlet-isi-kadin-isi-orgut-isi? Cumhuriyet tarihinde kadınların doğurganlıklarıyla, bedenleriyle bu kadar uğraşılan bir zaman dilimi biliyor musunuz? ‘3 cocuk doğurun.’ ,’3 yetmez 5 doğurun.’ , ‘kürtaj cinayettir’ , ‘gebelik fişlenmeli’, ‘sezaryen yasaklanmalı’ , ‘hipnozla doğurun’, ‘hamileyken sokakta gezmeyin’, ‘ doğum kontrol ilaçları ücretsiz olamaz’, ‘medikal kürtajın önü alınmalı’ , ‘çocuk düşüren ilaçlar yasaklanıyor’ , ‘kürtaj yaptıran kadına ve yapan doktora ağır hapis cezası’, ‘kürtaj yaptırmak isteyen kadına ikna turu yapılacak’, ‘doğurana erken emeklilik vereceğiz’, ‘yeter ki doğurun gece çalışmayı yasaklıyoruz’ ,’yeter ki hamile olun ücretsiz doğum iznini uzatıyoruz.’ , ‘hamile kadınlar sokağa çıkmasın’… Her gün kafayı ..]]> Sun, 04 Aug 2013 16:46:43 +0400 Şimdi biz Aysel'e ne diyeceğiz? https://www.evrensel.net/yazi/63317/simdi-biz-aysele-ne-diyecegiz https://www.evrensel.net/yazi/63317/simdi-biz-aysele-ne-diyecegiz? Sorularımı, daha çok da merakımı alıp yanına gittiğimde konuşacaklarımızın acıklı bir öyküye dönüşmesinden çok korkuyordum. Ne de olsa bu “yola” bile isteye değil, mutlak bir “zorunluluktan” düşülürdü, öyle belletildik. Evet, hikaye öyleydi nitekim. Zorlu ve korkulu bir çocukluk, kötü bir evlilik, açlık, hayatla baş edebilme gücü tükendiğinde uzandığı elin onu bu “yola” savuracak olan yumruğa dönüşmesi… Son 12 yılın 8 yılı “zorunlu bir kölelikle”, 4 yılı ise “zorunlu bir kendiliğindenlikle” yapılan fahişelik. Adına Aysel diyeceğim onun isteğiyle, Kayıp Şehir dizisindeki karakterden esinleniyoruz ikimiz de. Aysel’le, son dönemde kadın hareketi içerisinde kavramsallaşan “seks işçiliği” meselesini tartışmak istiyorum. Onunla tartışmak istiyorum, çünkü A..]]> Sun, 28 Jul 2013 16:50:59 +0400 Elini kolunu sallayan adalet https://www.evrensel.net/yazi/62641/elini-kolunu-sallayan-adalet https://www.evrensel.net/yazi/62641/elini-kolunu-sallayan-adalet? Bu hafta bilmem kaçıncı ‘Geleneksel Tecavüzcüleri Serbest Bırakma Haftası’ydı... Memleketçe kutlamalara davetliydik... Önce neredeyse her gün insanın vicdanına taş koyan haberler serildi ortaya, kimi zaman satılan, kimi zaman kaçırılan, kimi zamansa hayat olağan akışında giderken ‘olağan erkekliklerin’ gazabına uğrayan çocuklara dair, onların yaşadıklarına dair... Satır satır iğdiş edildi çocuklukları, bantlar çekilen gözlerinden gayrı herşeyleri ortada olduğundan bildik onları, gördük, tanıdık... Göremedik, tanıyamadık onlara bunları yaşatanları, onlar ortada yoktu... Sonra koca koca adamların görüntülerini gördük adalet kapısından girerken, kelli felli aile babaları, belki de muhitlerinin ahlak timsalleri, tam da bu yüzden yüzleri mozaikli, adları iki harfli... Göremedik ellerini kollarını sallayarak dışarı çıktıklarını... Ama &cced..]]> Sun, 21 Jul 2013 16:33:31 +0400 Bakan'ın bardağı https://www.evrensel.net/yazi/61978/bakanin-bardagi https://www.evrensel.net/yazi/61978/bakanin-bardagi? Bir bakıyorsunuz Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın “takipçisi olacağız” dediği tecavüz ve cinsel istismar davalarında, bakanlığın avukatlarının bir kere bile davaya uğramadığı haberleri… Bir bakıyorsunuz AKP’li bir vekilin dilinde yine bir “bacak arası” sendromu, doyamadılar bacak arası siyasetine… Bir bakıyorsunuz AKP’li Belediye Başkanı’nın oğlunun küçük bir kız çocuğunu istismar etmekten yargılandığı davadan çıkan beraat kararı… Bir bakıyorsunuz resmi rakamlar açıklanıyor, o çok övündükleri ve kadınlara hediye olarak sundukları Ailenin Korunması Yasası’ndan bir halt çıkmamış, yasanın yürürlüğe girdiği Mart 2012 tarihinden sonraki bir yıl içinde işlenen aile içi şiddet kaynaklı cinayet sayısı bir önceki yıla göre yüzde 14.2 artmış, bir yılda yaklaşık 40 bin kadın aile içi ..]]> Mon, 15 Jul 2013 09:55:19 +0400 Tahrir tecavüz değil direniş meydanı!... Hâlâ https://www.evrensel.net/yazi/61484/tahrir-tecavuz-degil-direnis-meydani-hl https://www.evrensel.net/yazi/61484/tahrir-tecavuz-degil-direnis-meydani-hl? Gözler Mısır’a çevriliyken konuşulan pek çok şeyin arasına sıkıştırılan, ama Tahrir’de yaşananların tüm arka planını bir anda ortaya seren çok ciddi bir durum gözden kaçırılıyor. 30 Haziran’dan bu yana 160’a yakın kadın tecavüzden son anda kurtuldu, cinsel tacize uğrayan ve saldırganların ağır yaralamalarına maruz kalan bu kadınlar Tahrir’de çeşitli kadın örgütlerinin ve onlara destek gücü oluşturan erkeklerin oluşturduğu güvenlik timlerince kurtarıldı. 50’yi aşkın tecavüz vakası var. Çoğu toplu tecavüz, 25-30-40 bazen 50’ye ulaşan güruhlarca gerçekleştiriliyor. Bu 30 kadının 17’si hastanelik oldu, 7’si komada, 3’ünün durumu ağır. Bunlar cuma gününün rakamları. Halen devam eden saldırı olaylarına müdahale etme çabasından fırsat buldukça rakamları ve yaşananları açıklam..]]> Sun, 07 Jul 2013 10:59:31 +0400 Aile yerimiz vardır https://www.evrensel.net/yazi/60846/aile-yerimiz-vardir https://www.evrensel.net/yazi/60846/aile-yerimiz-vardir? Bilirsiniz, memleketimize has bir “aile yeri” kavramı vardır, tabelada “aile yerimiz vardır” yazıyorsa girer kadınlar içeri, değilse tehlikelidir, değilse tekinsizdir oralar. Zaten girmek isteseniz de sokmazlar içeri “kusura bakmayın aile yerimiz yoktur”, yani başınıza her şey gelebilir, biz uyardık, demedi demeyin! Kocaların eşlerinden “ailem” diye bahsettikleri, beğenmedikleri bir davranışa şahit olan erkeklerin dolmuştaki yabancı bir kadını işaret ederek “aile var!” diye o davranışta bulunanı uyardıkları tüm o gündelik anları düşünün. Parklarda el ele dolaşan gençlerin “aile var” diye uyarıldığı, kadınların kendi başlarına dolaştıkları mekanlardan “burası aile yeri” diye kovulduğu zamanları… Parkta, kafede, sokakta şiddete uğrayan, taciz edilen kadınlara “orada ne işin vardı, ailelerin rahatça girebildiği yerlere kıran mı girdi”..]]> Sun, 30 Jun 2013 11:58:49 +0400 Başörtülü kadınlar nerede? https://www.evrensel.net/yazi/59565/basortulu-kadinlar-nerede https://www.evrensel.net/yazi/59565/basortulu-kadinlar-nerede? Gezi direnişinin içini boşaltmak ve itibarsızlaştırmak için AKP’nin sarıldığı konu “başörtülü bir annenin 6 aylık bebeğiyle Kabataş’ta göstericiler tarafından darp edilmesi” oldu. Erdoğan her fırsatta bunu sürdü insanların önüne, ellerinde görüntüler olduğunu söyleyip, mitinglerinde bas bas bu konuyu gündeme getirdi. Kendi “milli iradelerini” tahkim etmek için tuttukları yolun köşe taşlarından biri haline getirdiler konuyu. Bu kınanası olay gerçekleştiği günün hemen ertesinde kadın örgütleri durumdan haberdardı, hızla bir tepki ortaya koydular, dediler ki “İktidara çok büyük bir tepki duyuyoruz, alanlarda büyüyen öfkenin tarafıyız. Ancak bu öfkenin, sorunların sorumlusu olmadıkları halde kadınlara yöneldiğiniz görüyoruz. Öfkenin adresi Başbakan ve hükümetin y&uu..]]> Sun, 16 Jun 2013 12:48:48 +0400 Kadınlar da sokakta, çünkü... https://www.evrensel.net/yazi/58998/kadinlar-da-sokakta-cunku https://www.evrensel.net/yazi/58998/kadinlar-da-sokakta-cunku? Sokak dediğin kadın için korkunun adresi çoğu zaman. Yaşıtın erkek çocuklar sokakta çocukluklarını meşk etmeye devam ederlerken tüllü pencerelerin arkasından uslu bir geleceği nakşetmen beklenir senden. Akşamın sökün ettiği saatler nereden geleceği belli olmayan tehlikenin bacaklarına dolanmaya başladığı saatler olduğundan, nefes nefese eve yetişmen, yetiştiğin evde de “o saate kadar nerede olduğunun” hesabını vermen, “makul” gündüz saatlerini 5 geçe başına bir şey geldiyse de olan biten her türlü kötülükten sorumlu olman beklenir. Ne işin vardır, ne yapıyorsundur, kötülüğü çekmemek için edebinle yürüdür, aman dikkatli oldur… Sokak en çok kadınlara kapalıdır, sokağın “mücadele etmek” için ne anlama geldiğini de bu yüzden en iyi kadınlar bilir. Tam da bu nedenle Gezi Parkı direnişini..]]> Sun, 09 Jun 2013 10:38:17 +0400 Ortadoğu'nun kadınları ne anlattı? https://www.evrensel.net/yazi/58480/ortadogunun-kadinlari-ne-anlatti https://www.evrensel.net/yazi/58480/ortadogunun-kadinlari-ne-anlatti? 26 ülkeden 300’e yakın kadın, dünyanın gözünü diktiği Ortadoğu’da kadınların mücadelesinin birikimini paylaşmak ama daha çok da bu birikimin bir güce dönüşmesini örgütlemek için bu hafta sonu Diyarbakır’da biraradaydı. Ortadoğu kadınlarının buluşması, Kürtlerin Ortadoğu’da kurucu bir özne olarak ortaya çıkışının tescillenmesi anlamına gelecek biçimde Kürt kadın hareketi tarafından organize edildi. Nitekim Kürt kadınlar da bu özgüvenle ve bu coğrafyanın “yenilenmesinde” tuttukları role atıflarla konuştular hep. Arap dünyasının kadınları ile yapılan tartışmalar, bu tartışmalardaki “yeni bir mücadele hattı” vurguları da bunu gösteriyordu. Ve tabi Kürtlerin çeşitli kazanımlarının Ortadoğu’nun yeniden doğuşunu belirleyecek olması vurgusu da... Kimi ülkeler tek kadınla temsil edilirken, kimisi f..]]> Sun, 02 Jun 2013 11:50:13 +0400 Kürtaj öcüsü yine hortladı https://www.evrensel.net/yazi/57870/kurtaj-ocusu-yine-hortladi https://www.evrensel.net/yazi/57870/kurtaj-ocusu-yine-hortladi? Akşam Gazetesi’nde “Bu hapı yutmayın” diye bir haber çıktı, anında tüm internet sitelerinde, televizyonlarda “kürtaj öcüsü” yeniden hortlatıldı. Parmaklar da illegal örgüt niyetine “Women on Waves” (Dalgaların Üstündeki Kadınlar) grubunu gösteriyor. Neymiş, “bazı organizasyonlar” kadınlara internet üzerinden “hap” satıyormuş da kadınlar bu haplarla düşük yapıyormuş! Haber, grubu “internetten hap pazarlayan gizli şirket” gibi gösterirken, medikal kürtajın ne kadar sakıncalı ve de ölümcül olduğunu bangır bangır bağırarak Türkiye’de yeni tartışılan farklı kürtaj yöntemlerinin üstünü de küt diye kapatıveriyor. Women on Waves, kadınların güvenli kürtaja erişemediği, yasakların kadınların hayatını tehlikeye soktuğu yerlere bir gemiyle yanaşıp bu hizmete ihtiyacı olan ..]]> Sun, 26 May 2013 10:40:15 +0400 Sınırda bozulan kimya https://www.evrensel.net/yazi/57220/sinirda-bozulan-kimya https://www.evrensel.net/yazi/57220/sinirda-bozulan-kimya? Sırtlanıp hayatlarından kalanları, savaşın ve çatışmanın ortasına geri dönüyorlar sınırı yeniden geçerek. 11 Mayıs’tan bu yana ülkelerine dönen Suriyeli sayısı 1500’e ulaştı. Kendine özgü bir kimyası olan sınır, devreye çatışma ve savaşın tozu dumanı, barut kokusu girdiğinde kimya değiştirir. Hele bir de işin içine sınırların dışına taşan projeler ve hesaplar girdiğinde bu hesapların sahipleri, bile isteye bu kimyayı değiştirir, yanlış formülasyonları da patlamalara neden olur. AKP, daha en baştan sınırın kimyasıyla oynayarak büyük kısmı savaşın kurbanı olan mültecileri kendi amaçları için silah olarak kullandı, belli ki set de yaptı onları, besleyip büyüttüğü militer güçlere. Peki ama, Ankara’nın bozduğu kimyanın faturasını en insani gerekçelerle sınırı geçip gelenlerin ödemesi gayri insani değil midir? Mültecilerin d..]]> Sun, 19 May 2013 11:28:49 +0400 Savaş sözümüzü ağzımıza tıkmasın https://www.evrensel.net/yazi/56629/savas-sozumuzu-agzimiza-tikmasin https://www.evrensel.net/yazi/56629/savas-sozumuzu-agzimiza-tikmasin? Reyhanlı’daki patlamanın yıkıntılarının arasında bir kadının ellerini isyanla göğe açtığı görüntüler gelmeye başladığında HDK Kadın Meclisi’nin konferansındaydık. Tam da savaşın ağır yaralarının kadınların hayatında hâlâ nasıl kanıyor olduğunun konuşulduğu, 4 aydır cenazelerin gelmemesinin kanayan yaralara nasıl pansuman olduğunun anlatıldığı zamanda… Çatışmalara son verilmesinin ve Kürt sorununda siyasi çözüm sürecinin kadınların barış mücadelesi ve cinsiyetçiliğe karşı mücadelesini daha görünür kılacağı umudunu paylaşırken... Tam da kalıcı barışın en önemli koşullarından birinin de cinsiyet eşitliğinin gerçekleştirilmesi olduğunun konuşulduğu sırada… Tam da bu sürecin gerçek bir çözümü doğurması için kadına yönelik her türlü şiddetin sona erdirilmesi, savaş sürecinde kadınlara karşı..]]> Sun, 12 May 2013 11:27:11 +0400 Kalıcı barış kadınsız olmaz https://www.evrensel.net/yazi/56027/kalici-baris-kadinsiz-olmaz https://www.evrensel.net/yazi/56027/kalici-baris-kadinsiz-olmaz? Gündem, “barış”ın etrafında çizili bir dairenin içinde değişiyor sürekli. Barış İçin Kadın Girişimi ise bu fasit dairenin çapını genişletmek için çok aydınlatıcı tartışmalar sürdürüyor. Kiminin barış, kiminin ise çözüm süreci olarak adlandırdığı bu süreçte meselenin hayali masalara sıkıştırılamayacak denli toplum dokusuna yayıldığını gören kadınlar, bugün karşı karşıya olduğumuz sorunun memleketin yeniden inşası olduğunu ortaya koyuyor. “Nasıl barış, nasıl çözüm” sorusunun “nasıl bir toplum, nasıl bir gelecek” sorusuyla ilişkili olduğunu en ilerden görenin kadınlar olması şaşırtıcı değil; savaşla daha da derinleşen toplumsal sorunların en ağır yükünü taşıyanlar biz kadınlarız çünkü. Ama sadece bununla sınırlı değil. Kadınların katılımı aynı zamanda, çözüm sürecinin ..]]> Sun, 05 May 2013 11:02:13 +0400 Neyse ki sizin çocuklarınız güvende... mi? https://www.evrensel.net/yazi/54788/neyse-ki-sizin-cocuklariniz-guvende-mi https://www.evrensel.net/yazi/54788/neyse-ki-sizin-cocuklariniz-guvende-mi? Özgür utancından okula gidemiyorsa... Sizin çocuklarınızın da gidecek yeri yok! Babası 28 yaşında iş cinayetine kurban gitmiş, anası bakamadığı için onu terk etmiş, babaannesi kağıt toplayarak kendisini ve onu hayatta tutmaya çalışmış, bütün aile naylon brandalarla yapılmış bir barakada yaşam mücadelesi vermiş… Özgür, kağıt toplarken de giydiği sahip olduğu tek kıyafetle gittiği için okula, onunla alay edilmiş… Ve Ailenin bakanı Fatma Şahin twitter’dan açıklamış: “il müdürümüzü görevlendirdim. İhtiyacı olana yardım edebilecek güçlü sosyal yardımlaşma sistemimiz hiçbir çocuğumuzun sıkıntı çekmemesi için çalışıyor”. Bu “garibanlık öyküsü”nden yine maharetli bir sadaka öyküsü çıkarmaya çalışan hükümet… Bu memleket gerçeğinden bi..]]> Sun, 21 Apr 2013 10:57:00 +0400 Sosyal hizmet 'taşeron vicdanı'na emanet https://www.evrensel.net/yazi/54229/sosyal-hizmet-taseron-vicdanina-emanet https://www.evrensel.net/yazi/54229/sosyal-hizmet-taseron-vicdanina-emanet? İskenderun’daki Sevgi Evi’nde çocukları döven, evlerinde temizlikçi olarak kullanan, gece uyandırıp temizlik yaptıran taşeron bakıcıların ettiklerini siz de vicdanınız sızlayarak izlediniz değil mi? Tekirdağ’da Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından bakıma muhtaç engelli yaşlıların sevk edildiği özel bir bakım merkezinde, bakımsızlıktan yaralarının irinleştiğini, pislikten yanlarına yaklaşılmadığını, yemek artıklarının yatakların kenarında çürümeye bırakıldığını izlerken vah vah çektiniz. Aynı duyguları Üsküdar Sevgi Evi’nde 12 yaşındaki kız çocuğu taşeron temizlik görevlisinin tecavüzüne uğradığında, Adana’da kızgın ateşte ısıtılan çatal çocukların vücuduna basıldığında, Malatya’daki yuvada bakıcılar çocukları döverek banyoya sokup, sıcak suyla haşladığında da yaşamıştınız değil mi? “Skandal&rdq..]]> Sun, 14 Apr 2013 11:42:41 +0400 'Yeni köleler': Göçmen kadın işçiler https://www.evrensel.net/yazi/53659/yeni-koleler-gocmen-kadin-isciler https://www.evrensel.net/yazi/53659/yeni-koleler-gocmen-kadin-isciler? Arkasında çoluğunu çocuğunu, ailesini, mesleğini, eğitimini bırakıp bin bir zorlukla “göç etmeyi başaran”, gelir gelmez pasaportuna el koyulan, yatılı çalıştıkları için çalışma saatleri tüm günü bulan, polisle, şikâyetle tehdit edilip her türlü muameleyi sineye çekmeleri beklenen, her türlü saldırıya açık “yeni köleler”… Dünyada 200 milyondan fazla uluslararası göçmen var. Dünya nüfusunun yüzde 3’ünü oluşturuyorlar. Yani tümü bir ülke sınırları içinde toplansa, bu ülke dünyada en fazla nüfusa sahip beşinci ülke olacak. Tüm göçmen akışının yüzde 10-15’ini ise yasadışı göçler oluşturuyor. Ve uzunca bir süredir kaçak göçün bir cinsiyeti var: Kadın. Doğu Avrupa’dan, Batı Avrupa’ya; Me..]]> Sun, 07 Apr 2013 10:46:58 +0400 Devletin bilme sevdası https://www.evrensel.net/yazi/53048/devletin-bilme-sevdasi https://www.evrensel.net/yazi/53048/devletin-bilme-sevdasi? Rakam bu, kâğıda yazıldığı gibi durmaz gerçek hayatta. Hele devletin elindeyse, devlet aklının kurguladığı bir geleceğin inşasında nasıl bir harç işlevi göreceği bilinmez. Her haltı bilmeye muktedir olma iddiasındaki devlet, bu memlekette kaç kadın öldürülüyor bilmiyor ama “yönetim teknolojisini” bebelerin evlilik dışı olup olmadığını, dinini, uyruğunu öğrenmek için sonuna kadar kullanıyor. Bebeğin dininin yazılması istenen bölümde sadece 6 harf kutusu var, yani forma göre bebeğin Hristiyan olma şansı yok. Aslında sağlık gerekçesiyle yapılan tarama testinde fişleme anlamına gelecek bu soruların sorulmasının faşizmin ta kendisi olduğunu söyleyenlere Sağlık Bakanlığı “kötü niyetlisiniz” diyor. Bakanlık kendi eliyle yürütülen uygulamaya ilişkin soruları Nüfus Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne havale ediyor, “Ben ..]]> Sun, 31 Mar 2013 11:00:37 +0400 'Bayanlar önden' nezaketine cevap https://www.evrensel.net/yazi/52457/bayanlar-onden-nezaketine-cevap https://www.evrensel.net/yazi/52457/bayanlar-onden-nezaketine-cevap? Pimi çekilmiş bomba düzeneğinde yaşamak denir aslında buna. Ama öyle demiyorlar, “taşeron” diyorlar, “esnekleşme” diyorlar. Kimi zaman bu düzeneğin etki gücü maden ocaklarında, tersanelerde, organize sanayi bölgelerinde ölümleri doğuruyor görüyoruz, ama bu etki gücünün parçalanmış bedenlerle ölçülemeyen kısmında “yavaş ölüm” var. “Görünmeyen ölüm” var. Çalışma Bakanı, Bangladeş’ten daha iyi çalışma koşullarımızla övünürken, ulusal taşeronlaştırma teşvik yasasının yasal mevzuatını “taşeron işçiye müjde” diye tanıtırken fiiliyatta kaybedilen yaşama hakkını bir lütuf olarak sunuyor. İstiyor ki arkadaşının ölüsünü çıkaran, sendikalı oldu diye kapıda biriktirilen işçiler duyup “çok şükür” desin..]]> Sun, 24 Mar 2013 13:10:05 +0400 Barışta 'Ben bilmem beyim bilir' olmaz https://www.evrensel.net/yazi/51825/barista-ben-bilmem-beyim-bilir-olmaz https://www.evrensel.net/yazi/51825/barista-ben-bilmem-beyim-bilir-olmaz? Geçmişini, yaşadıklarını, zorlandıklarını, itiraz ettiklerini, mücadele ettiklerini yanlarına alıp rengârenk girdiler alanlara. Sürülüp geldikleri şehir kenarlarından merkezlere akarak kendine benzerleri, dilini konuşanları, aynı acıdan geçmişleri bulup iki çift laf etmekti bazen Newroz’a gitmek. Çocuklarına yoksulluğun, aşağılanmanın ve gadre uğramışlığın dışında bir varoluş gösterebilmenin mekânıydı. Zalim Dehak’a karşı ayaklanma mitini günümüze bir mücadele gerçeği olarak taşımak, “zulmün olduğu her yerde yeniden ayaklanalım” demekti. Varlık bilincinin ve iradeyi göstermenin adı Newroz’du, ve Newroz en çok kadınların bayramıydı. Tam da bu nedenle her Newroz’da bir ulusu aşağılamanın ve yok saymanın nesneleri haline getiriliyordu Kürt kadınları. Daha geçen Newroz’da haber bültenlerinden yansıyan Kürt kadın imgele..]]> Sun, 17 Mar 2013 12:56:08 +0400 Bu 8 Mart hikayesi nasıl biter? https://www.evrensel.net/yazi/51199/bu-8-mart-hikayesi-nasil-biter https://www.evrensel.net/yazi/51199/bu-8-mart-hikayesi-nasil-biter? Her yerden, her meşrepten onlarca açıklama, kutlama, kutsama, tebrik, teşvik, etkinlik doluydu bu 8 Mart da. Haliyle hepsine birden bir şey söylemek güç. Siyasilerimizin “8 Mart Özel” kılıfı giydirilmiş “bilindik” lafazanlıklarına ne desek bir eksik zaten! Peki başka? Bu 8 Mart’ta hükümetin ekonomi ve istihdam politikalarında kadına atfettiği rolün bir tık yükseltildiğini gördük aslında. Hükümet yetkililerinin konuştuğu yerel-genel bütün 8 Mart etkinliklerin adı “ekonomi, istihdam, büyüme” kelimelerini içeriyordu. Siirt’te Erdoğan’ın baş aktör olduğu ve tüm ülkeye 8 Mart mesajlarını verdiği etkinliğin adı “Kadının Emeği Türkiye’nin Yeni Ekonomik Dinamiği”. Hak-İş, Erdoğan’ın uzun konuşmasına sahne olan “Küresel Kadın Emeği Buluşması” gerçekleştirirken Türk Metal Sen..]]> Mon, 11 Mar 2013 03:49:01 +0400 Savaşın cinsiyeti var, barışın da öyle https://www.evrensel.net/yazi/50523/savasin-cinsiyeti-var-barisin-da-oyle https://www.evrensel.net/yazi/50523/savasin-cinsiyeti-var-barisin-da-oyle? Van Kadın Derneği “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun”un onanmasının ardından ilginç bir kapatma davasıyla karşı karşıya. 31 Ocak’ta kabul edilen 70 sayfalık iddianame yeni geçmiş ellerine. Dernek binalarında ağır hasar olduğu için bir konteynerde çalışmalarını sürdüren kadınlar, basından öğrenmişler davayı, resmi evraklar “adreslerinde olmadıkları için” ulaştırılamamış onlara! Ama ne hikmetse iddianamede “deliller” arasında sayılan bebek bezi, kadın pedleri, kıyafetler, mamalar gibi bilumum insani ihtiyaçların listesi, derneğin deprem süresi boyunca gün gün ne yaptıklarını, hangi kadına ulaştıklarını not ettikleri ajandadan alınmış. Bunları bana aktaran dernek gönüllüsü Aylin Çelik iddianamede, ajandanın “yapılan aramada ele geçirildiğinin” yazıldığını ama konteynerde hiçbir resmi aramanın yapıl..]]> Sun, 03 Mar 2013 11:28:47 +0400 Hakikat her şeyi değiştirir https://www.evrensel.net/yazi/49854/hakikat-her-seyi-degistirir https://www.evrensel.net/yazi/49854/hakikat-her-seyi-degistirir? İnsanın onuruna en çok, hakikatin böyle utanmazca, böyle dalga geçerek ters yüz edilmesi, yalanın gerçeğe bu kadar kendini bilmez, karşısındakini insan yerine koymaz biçimde tahvil edilmesi dokunuyor! Savaşın içinde doğan, savaşa karşı örgütlenen Mazlum’u savaşın her gün yeniden üretildiği, düşmanlığın her gün yeniden yaratıldığı yerde, zorunlu olarak bulunduğu askeriyede öldürüp adını intihar koyuyorlar. “Sol şakağına sıktığı G3 kurşunuyla kendini öldürdüğünü” söylerken bekliyorlar ki o ana baba, o savaş nedir en çok kendi yaşamlarından bilen iki insan buna kansın, ellerini böğürlerine koyup “vatan sağolsun” desinler! Bekliyorlar ki Mazlum gibi askerde intihar ettiği söylenen gençlerin ana babası, akrabaları, arkadaşları, yoldaşları “ne deniyorsa o doğrudur” desin… Demezler… De..]]> Sun, 24 Feb 2013 12:01:26 +0400 Çalışırken ölenlerden misiniz? https://www.evrensel.net/yazi/49272/calisirken-olenlerden-misiniz https://www.evrensel.net/yazi/49272/calisirken-olenlerden-misiniz? Böyle sorunca ruhsuz bir cümle kurmuş, uluorta ölümü çağırmış gibi oluyor insan. Ama ölümü çağıran bunu soranlar değil. Günde en az 4 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. 2012’de en az 61 kadın işçi yaşamını yitirdi. Rakamların gerçeği ne kadar yansıttığı meçhul. Hele hele de kayıtdışı çalışan kadınların, çalışan kadınların yarısı olduğunu düşününce. Hele bir de fabrikaya çevrilmiş evlerde hiçbir sağlık ve güvenlik mekanizması olmadan, günde 16 saate varan ev içi üretimin sürdürücülerinin neredeyse tamamının kadın olduğunu düşününce. Hele bir de bu ölümleri durdurması gerekenlerin bu ölümlerin yok sayılması için bizzat paravan işlevi gördüğünü düşününce. Yoğun ve uzun çalışmanın, evde de çalışmanın, izin günl..]]> Sun, 17 Feb 2013 10:34:42 +0400 Başörtüsü politikadan azade midir? https://www.evrensel.net/yazi/48668/basortusu-politikadan-azade-midir https://www.evrensel.net/yazi/48668/basortusu-politikadan-azade-midir? Memlekette başörtüsü üzerine söz söylemek gerçekten zormuş. “Başörtüsü özgürlük müdür?” yazısına gelen eleştiriler, politikayı ne için ve neyle yaptığımızın farklılığının göstergesi oldu. Bir kere, başörtüsü meselesinde ontolojik bir tutum söz konusu. İslami kadın hareketinin önde gelenlerinden Fatma Barbarosoğlu bu tutumu şöyle açıklıyor: “Ben yeryüzünde kapladığım her alanda Allah’ın vekâletini taşıyorum ve başörtüsü ile bu vekâlete sahip çıktığımı başkaları için aşikâr kılıyorum. Ontolojik duruş, böyle bir bilincin ürünüdür”. Bir diğer isim; Nazife Şişman ise “Başörtüsü, öncelikle ontolojik dini duruşun bir göstergesi, bunu müteakip olarak tarihi, kültürel, sosyal ve siyasal bir muhtevaya sahip bir se..]]> Sun, 10 Feb 2013 11:23:05 +0400 Başörtüsü özgürlük müdür? https://www.evrensel.net/yazi/48084/basortusu-ozgurluk-mudur https://www.evrensel.net/yazi/48084/basortusu-ozgurluk-mudur? Kamuda başörtüsü serbestisi yeni bir tartışma değil. Memur-Sen’in “Özgürlük için 10 Milyon İmza” kampanyası, Danıştay’ın başörtülü avukatların duruşmalara girebilecekleri kararı ve AKP’nin Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi Mustafa Şentop’un yeni anayasada “başörtüsü hürriyetini bir daha geri dönülmez şekilde teminat altına alacak adımlar atılacak” açıklaması tartışmayı önümüze bir daha getirdi. “Mağdur başörtülü kadınlar” adına yapılan bütün bu kampanyalar ve açıklamaların “özgürlükler” başlığıyla ve özellikle erkekler tarafından yapılması manidar. Bu başlığın altı “dindar erkekler her istediklerini yapıyor, kadınlar ayrımcılığa uğruyor, eğitim-çalışma ve siyaset yapma hakkı engelleniyor” cümleleri ve “din ve vicdan hürriye..]]> Sun, 03 Feb 2013 10:39:40 +0400 İrşat ol! Ey kadın cinsi! https://www.evrensel.net/yazi/47489/irsat-ol-ey-kadin-cinsi https://www.evrensel.net/yazi/47489/irsat-ol-ey-kadin-cinsi? Sadece son iki haftada 41 tane açılış yapıldığını düşünürsek… Bu yayılma hızıyla aile hekiminden daha mahalleli olacak aile irşat ekipleri. Çünkü girip çıkmadıkları ev, ayaklarına sunulmadık olanak kalmamış durumda şimdiden. Aile İrşat ve Rehberlik Büroları Çalışma Yönergesi 2010 martında yürürlüğe girdi. Ama uygulama daha önceye dayanıyor. 2003 yılında Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Samsun, Elazığ’da müftülükler bünyesinde Aile Büroları kurulmuştu pilot olarak. “Görülen üstün başarı ve halkın yüksek teveccühü” 2007 yılında “Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu” adını alarak yaygınlaşmaya başladı. İstanbul’daki bürolardan sorumlu İl Müftü Yardımcısı Kadriye Avcı Erdemli somutluyor amacı: “aile bireylerinin saadetine ve aile kurumunun korunmasına dini manada katkı sağlamak, dini y&o..]]> Sun, 27 Jan 2013 10:37:22 +0400 Senin tarafını kim belirledi? https://www.evrensel.net/yazi/46892/senin-tarafini-kim-belirledi https://www.evrensel.net/yazi/46892/senin-tarafini-kim-belirledi? Sakine’yi Bekleyen Anne” başlıklı yazımın üstüne “Evlatları onlar tarafından öldürülenler de ana, onların ne hissettikleri önemli değil mi?” diye sormuş bir okuyucumuz. Bir başkası da demiş ki “ciğerin bir yarısı kanarken diğeri sağlam durmaz, birinin yarasına merhem olalım derken diğerinin yarasını deşmeyin.” Diğeri mail atmış zehir zemberek, soruyor: “Onlara öfke kusanlar olmasaydı bu cümleleri yazabilecek bir ülkeniz olacak mıydı bakalım.” Bir başka arkadaş daha var yazan, “biraz Kürt sorununa takılıp kaldık, mücadeleyi sadece Kürt sorunu endeksli yürütmeyelim, kendi işimize bakalım” diyor. Bizim ailede ne gerilla cenazesinin arkasından ağıt yakıldı ne de bir askerin tabutuna sarıldı akrabalarım. Akşam ailecek seyrettiğimiz televizyon ekranına şehit haberleri düştüğünde kanal değiştirirdi annem “günahları kimin boynunaysa o &cc..]]> Sun, 20 Jan 2013 13:54:01 +0400 Sakine'yi bekleyen anne https://www.evrensel.net/yazi/46309/sakineyi-bekleyen-anne https://www.evrensel.net/yazi/46309/sakineyi-bekleyen-anne? Yıl 2007. Adana’da yoksul bir Kürt mahallesinin demir filizleri yükselen damlarından birinde 5 kadın oturuyoruz. Bir anne, iki kızı, beni onlarla buluşturan arkadaşım ve ben. Annenin yüzündeki çizgilerin yumuşadığı tek bir an var; en küçük kızından söz ettiği an. Anlamıyorum dilini, bir arkadaşım, bir de kızlar arka arkaya çeviriyorlar annenin söylediklerini. Su gibi akıyor konuşması, hızına 3 kadının çevirisi anca yetişiyor. 2 yıl önce dağa giden kızını anlatıyor, daha ikinci sınıfa giden küçücük bir çocukken okuldan eve hınçla gelişini, annenin elleriyle diktiği çantayı yere fırlatıp tekmeyi basışını, o yaştaki bir çocuktan beklenmeyecek soğukkanlı bir öfkenin gözlerinden çakmak çakmak dünyaya salınışını, ağlamayışını, ağlayamayışını. Anne öyle bir anlatıyor ki bir süre sonra çeviriye ihtiyaç duymadan an..]]> Sun, 13 Jan 2013 11:40:54 +0400 Anlatan çoğalsın, anlatılan dinlesin https://www.evrensel.net/yazi/45689/anlatan-cogalsin-anlatilan-dinlesin https://www.evrensel.net/yazi/45689/anlatan-cogalsin-anlatilan-dinlesin? Hakikat iki kişiye muhtaçtır: biri onu dillendiren, diğeri onu anlayan” Dillendirenlerin sesinin kısılması değil sadece, canının alınmasıydı yaşadığımız ve hâlâ yaşıyor olduğumuz. Dillendirenlerin yerinden yurdundan edilmesi, geçmişsizliğe ve geleceksizliğe mahkûm edilmesiydi, dilsizleşmesiydi. Göçün, yokluğun, şiddetin, hayatın iyice kıyısına itilmenin, fuhuşun, intiharların, işşizlik, açlık ve yoksulluk sınırında yaşamanın, sosyal hakların gasp edilmesinin, ihtiyaç ve taleplerin savaşın ihtiyaçları karşısında görünmez olmasının adıdır savaş. Kadınların eşitlik ve özgürlük istedikleri bir anayasanın savaş koşullarında asla mümkün olmayacağı gerçeğidir. Tam da bu nedenle barış, kadınların taraf olduğu bir şeydir. “Ve bir anlatana bir anlatılan gerekir” “Kadınların ‘artık yeter sesi’ ve mücadelesi olmasaydı barış için adım, barı..]]> Sun, 06 Jan 2013 10:50:13 +0400 Ulusa seslenen müteahhidin yeni yıl düşleri https://www.evrensel.net/yazi/45063/ulusa-seslenen-muteahhidin-yeni-yil-dusleri https://www.evrensel.net/yazi/45063/ulusa-seslenen-muteahhidin-yeni-yil-dusleri? Dizi dizi yeni yıl mesajları geldi maillere, sosyal medya mecralarına, az biraz da zarflı pullu hallerde posta kutularına… Her yeni yılın kendince iyiyi, güzeli getireceği umudunun naifliğine dair düşündürüyor insanı tabi bu mesajlardaki kelimeler: sağlık, mutluluk, para, aşk, iyilik, güzellik, barış, huzur, dostluk, sevgi, özgürlük, eşitlik… Daha iyi bir dünyanın yaşanamamışlığının kederini bir sonraki yıla taşıyor olmanın izi var kimilerinde, kimilerinde bütün kötü olayların unutulmuşluğuna eşlik eden bir kutlama havası… Kimisinde saklı bir öfke var olmasını istediklerinin olmayışına ilişkin, kimisinde “bu sefer olacak” kararlılıkları... Her yeni yıla bir öncekinde yapılması planlanıp yapılamayanların yükü devredilir ya hani, bu yükle başlanan yeni bir yılın ağırlığıyla 1 Ocak’a uyanmak da ayrı bir çile! Olsun, her yeni yıl mesajı değişmeye ve ..]]> Sun, 30 Dec 2012 10:59:59 +0400 Enerji Hanım'ın sigortası atarsa https://www.evrensel.net/yazi/44462/enerji-hanimin-sigortasi-atarsa https://www.evrensel.net/yazi/44462/enerji-hanimin-sigortasi-atarsa? Ne kerametli şeymiş şu aile! Memleketin enerji tasarrufunun bile aileden ve pek tabii ki kadından geçtiğini gördük nihayet. AKP’nin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için enerji politikalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken bakanlıklar, tasarrufu sağlamakla mükellef kadına da şahane bir isim buluvermişler: Enerji Hanım! Ne mi yapacak Enerji Hanım? Alacağı tencerenin tabanına dikkat kesilecek, buzdolabına yemeği sıcak koymayacak, elektrikli süpürge yerine çalı süpürgesi, bulaşık makinesi yerine kül kullanacak, çamaşırlar elde yıkanacak, kırışık kıyafetleri ütülemeyip yatağın altına koyacak düzgünce! (Halı yıkamayı Melih Gökçek 2009’da zaten yasaklamıştı su tasarrufu için, hatırlarsınız) Hedefe yaklaşana madalya bile takar şimdi bunlar. Yetmez; ayın, yılın enerji hanımını da seçer, bir de ödül töreni düzenlerler. Yıl..]]> Mon, 24 Dec 2012 04:58:26 +0400 Pisliğinize örtü olmak istemiyoruz https://www.evrensel.net/yazi/43856/pisliginize-ortu-olmak-istemiyoruz https://www.evrensel.net/yazi/43856/pisliginize-ortu-olmak-istemiyoruz? Söylenecek ne varsa söylendi Bülent Arınç’ın kifayetsiz “mahcubiyetinin” altında yatan kadın düşmanlığı ve ikiyüzlü ahlak anlayışı konusunda. Yaşama tutunmayı ipte yürümeye çalışmakla eş hale getiren muhafazakar söylemleri ve politikaları yetmedi, kadınların zor bela geldiği Meclis’i de onlara dar eden bel altı cümleler kahve muhabbeti tadında boca ediliyor üstümüze. Bu ortamda insan nasıl siyaset yapar ki? “En şeffaf” ve “insanı merkeze alan” bütçe olduğu yaygarasıyla ortalığa salınan AKP bütçesinin aslında kadın düşmanı, işçi düşmanı, yoksul düşmanı bütçe olduğu nasıl konuşulur? Hadi diyelim ki bir gayret anlatmaya çalıştın kürsüde, hooop bir başka kadın düşmanı polemikle görünmez kılınıverirsin… Yaşamadığımız şeyler değil bunlar. Hatırlayın Başbakan’ın k&u..]]> Sun, 16 Dec 2012 11:40:12 +0400 Ne kadar da ironik, bir o kadar kronik https://www.evrensel.net/yazi/43172/ne-kadar-da-ironik-bir-o-kadar-kronik https://www.evrensel.net/yazi/43172/ne-kadar-da-ironik-bir-o-kadar-kronik? Gözümüz yok, şikâyetimiz de… Olması gereken oldu. Şiddet gören bir kadına hemen koruma verildi, boşanma davası hızla sonuçlandırıldı, devletin yetkili ve etkili kurumlarından “yanındayız, birlikte aşacağız” açıklamaları geldi. AKP milletvekili Fatma Salman, kocasının şiddetine uğradığında ortaya çıkan tablodan bahsediyoruz. Şiddet gören bir kadının en hızlı biçimde yeni bir hayat kurmasına olanak sağlayacak hukuki süreç işletildi. Bu yetmez tabi. Kadının yaşamını yeniden kurması için başka şeylere de ihtiyacı var. Salman “şanslı” azınlıktan olan kadınlardan biri olduğu için boşandığında nasıl geçineceği, nerede yaşayacağı, çocuklarının ne olacağı, geleceğini nasıl kuracağına ilişkin kaygıları, “şanssız” çoğunlukta olan kadınların yaşadıklarını yaşamadı. Yaşamasın da zaten, ne bunları ne de başka kaygıları ve travmaları… Dediğimiz g..]]> Sun, 09 Dec 2012 13:58:04 +0400 Bezirganbaşı açma kapıyı, yemezler https://www.evrensel.net/yazi/42555/bezirganbasi-acma-kapiyi-yemezler https://www.evrensel.net/yazi/42555/bezirganbasi-acma-kapiyi-yemezler? Hak dediğin gökten zembille indirilmiştir bu memlekette kadınların tepesine, yok öyle “mücadele etti kazandı” falan... Özgürlük de, eşitlik de, hak da hep yüce önderler tarafından bahşedilmiştir kadınlara… Bir de “diğer ülkeler daha kadın kelimesi bilmez iken bizim memlekette seçme ve seçilme hakkı tanındı kadınlara beheeyyy sen ne diyorsun” tespiti vardır ki “hangi ülkelermiş onlar” diye masum bir soru sorsan cevap alamazsın. 5 Aralık 1934 kadınlara seçme ve seçilme hakkının “verildiği” gün. Bundan öncesi yok tarih kitaplarının çoğunda… Bir an olmuş, “yahu bu kadınlara da hak verelim” denmiş ve zırt diye olup bitmiş gibi anlatılır her şey. Neymiş, Atatürk’ün kızı Afet İnan öğretmenlik yaptığı sırada başkan seçmek için tüm sınıfı seferber ederken bir oğlan çocuğu “k..]]> Sun, 02 Dec 2012 11:38:22 +0400 Hintlinin ölüm borcu niye bize mucize olsun? https://www.evrensel.net/yazi/41862/hintlinin-olum-borcu-niye-bize-mucize-olsun https://www.evrensel.net/yazi/41862/hintlinin-olum-borcu-niye-bize-mucize-olsun? Eskiden vardı ya “limon satarak patron oldu” hikâyeleri, bunun yeni versiyonu da “mikro kredi mucizesi ile kadınların hayatı değişti” haberleri. Nesi güncel ki bunun? Bir, hükümetin kadınlara mikro kredi vererek onları “girişimci” yapmayı istihdamı artırmanın ve yoksulluğu önlemenin en önemli aracı olarak ilan etmesi. İkincisi de geçen hafta açıklanan “Ekonomiye Kadın Gücü” projesiyle mikro kredi dağıtma işine birtakım şirketlerin de girdiği haberi. Memleketin geniş kapsamlı mikro kredi girişimi Türkiye İsrafı Önleme Vakfı, Diyarbakır Valiliği ve Grameen Bank işbirliğiyle, bizzat Erdoğan’ın talimatıyla Diyarbakır’da 2003’de başlatılmıştı. Bu projeyle bu yıla kadar 58 bin kadına 138 milyon kredi dağıtıldı. Bugün 175 ülkede, 135 milyon yoksul kadına ulaşan sistemin Türkiye’de bu kadar yaygın uygulanmasının ardındaki isim Türkiye İsr..]]> Sun, 25 Nov 2012 12:15:43 +0400 Topluca teşrife davet https://www.evrensel.net/yazi/41234/topluca-tesrife-davet https://www.evrensel.net/yazi/41234/topluca-tesrife-davet? Van’da böbrek ve tansiyon hastası, 12 çocuklu bir kadın hamile olduğunu öğreniyor, konteynerde devam ettirmeye çalıştıkları hayatının zorluklarına, ciddi sağlık sorunlarına, 2 çocuğunun engelli olmasına, geçimlerinin sadece bir kızının asgari ücretine bağlı olduğuna, kadının bu bebeği dünyaya getirmek istememesine bakmayan devlet hastaneleri kadına “git özelde aldırabiliyorsan aldır ama hastanemiz kürtaj yapmıyor” diyorlar. Van Kadın Derneğinden Zozan Özgökçe, kadınla Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine gidiyor ve soruyor “Hangi yasal dayanağa göre kürtaj yapmıyorsunuz?” Cevap: “Yasa falan yok, yapmıyoruz”. Üniversite Hastanesinde aynı sorunun cevabı, “Kürtaj yapmıyoruz, Down sendromlu bile olsa çocuk almıyoruz artık” Başka doktorlarla konuşuyorlar; bu sefer cevap “Bu vicdan meselesi, doktora kürtaj yap denile..]]> Sun, 18 Nov 2012 11:42:52 +0400 Sözleşme bozuldu, sıra yenisinde! https://www.evrensel.net/yazi/40561/sozlesme-bozuldu-sira-yenisinde https://www.evrensel.net/yazi/40561/sozlesme-bozuldu-sira-yenisinde? Bunca hengâme içinde gözden kaçan iki olay var sizinle paylaşmak istediğim. İkisi de aynı şehrin içinde benzer kaderleri paylaşanların “cesaret” ama bir o kadar da “çaresizlik” hikayesi. İlk olayda bir kadın, ablasını taciz ettiğini söylediği adamı keser ve sopa ile döverek hastanelik etti. Gözaltına alınırken kameralara “Oh iyi yaptım elime sağlık. Mahalleli elimden almasaydı daha dövecektim” dedi. İkinci olayda evli ve 2 çocuk annesi 33 yaşındaki E.S., kendisini taciz eden adamı vurup, ağır yaraladı. Sizin de hemen aklınıza tecavüzcüsünü öldürüp, adamın kestiği kafasını köy kahvesinin önüne atarak “cezasını veren” Nevin’in hikayesi geldi, değil mi? Adaletin tecellisinin uzak bir ihtimal olduğu memlekette kadınlar cezayı kendi elleriyle vermeye başlamışsa bundan ne sonuç çıkarmalı? Hani modern topluma g..]]> Sun, 11 Nov 2012 12:01:03 +0400 Şiddet dediğin 'teknik' bir mesele https://www.evrensel.net/yazi/39903/siddet-dedigin-teknik-bir-mesele https://www.evrensel.net/yazi/39903/siddet-dedigin-teknik-bir-mesele? Kadına yönelik şiddetin “teknik” bir mesele olarak ele alınmasının güzide örneklerinden biri “panik butonu”. Fatma Şahin göreve geldiğinden beri şiddetin önüne geçmek için “Elektronik Takip Sistemleri”ni anlatıyor ve bunun şiddetle mücadelede bir devrim olacağını söylüyor. “Şiddete teknolojik çözüm” birilerinin de iştahını kabartmışa benziyor. Henüz Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Yasasının adı bile yokken tartışılan bu elektronik sistemlerin alt yapı hizmetlerini sunmak için GSM şirketleri yarışa girmişti. Turkcell, Avea ve Vodafone yetkilileri Emniyet Genel Müdürlüğü’ne (EGM) sunumlar yapmış, en iyi takip sistemini kendilerinin geliştireceğini anlatmışlardı. Yalnız bir sorun vardı, şiddet yasası büyük gürültüyle çıkmıştı ama elektronik takip sistemlerinin ne olacağı yönetmeliğ..]]> Sun, 04 Nov 2012 11:09:40 +0400 Dilde çıkan sivilce https://www.evrensel.net/yazi/39306/dilde-cikan-sivilce https://www.evrensel.net/yazi/39306/dilde-cikan-sivilce? İlkokul 2. sınıf öğrencilerine öğretmenleri der ki “hadi bakalım anadili ile ilgili şiir yazın, bir de resimlerle süsleyin şiirinizi”. Başlar çocuklar yazmaya: “güzel dilim, seni çok beğeniyorum, çok güzel yazmışsın, çok güzel anlatmışsın” yazar biri, “sen hep benimlesin, güzel dilim, seni bırakmam kimseye, Türkçe dilim” der öbürü, “dilim çok önemlidir, çünkü onunla şeker emiyorum, onunla konuşabiliyorum” diyerek bir çocuk için dilin en “önemli” işlevini anlatır diğeri. Bu güzel şiirlerin yazılı olduğu kâğıtlarda aylar, yıldızlar, kalpler, dil çıkaran çocuklar çizilidir. Bir çocuk daha vardır sınıfta, adı Berivan, onun kâğıdında “bazen ben Türkçe konuştuğumda dilimde sivilce çıkar” yazılıdır, ne yıldızlar uç..]]> Sun, 28 Oct 2012 10:51:14 +0400 Çatlayan nar dökülen tane https://www.evrensel.net/yazi/38776/catlayan-nar-dokulen-tane https://www.evrensel.net/yazi/38776/catlayan-nar-dokulen-tane? Sonbaharda kızıllaşır meyvesi, çatlar ayazın orta yerinde, herkesin güçlükle, dertle özdeşleştirdiği mevsimin umut çiçeğidir narın çiçeği. Bu yüzden nar oldu köşemizin adı: çoğu zaman sıfatı sorunla tamamlanan kadınlık hallerimizin umutlu yanlarına da yer verelim diye. Kimi zaman gözlerden ırak kılınmış bir insan hikâyesi, kimi zaman bile bile söylenmiş bir yalanın ifşası, kimi zaman “böyle gelmiş böyle gider” diyenin değişen hayatı konu olacak köşemize. Yüzyılların inanç külliyatında doğrulukla özdeşleştirilir. Kimi der ki kadını tarihin lanetlenmiş imgesi yapan yasak meyve gerçekte nardır. Bu yüzden adına nar diyelim ki; doğru bildiğimizi yasakla, lanetle kovuşturmaya çalışanlar karşısına bu köşeye ses verenlerin biriktirdikleri, paylaştıkları, deneyimlediklerinin gücüyle çıkabilelim. Bu sese bazen yeni b..]]> Sun, 21 Oct 2012 15:55:57 +0400