Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net Gezi’den İmza ve Ötesi’ne https://www.evrensel.net/yazi/82667/geziden-imza-ve-otesine https://www.evrensel.net/yazi/82667/geziden-imza-ve-otesine? 2016 Nisan’ında Paris’teydik, gençlik yine ayaktaydı. Protesto merkezi olan Place de la République yakınında bir otelde kalıyorduk. Nuit Debout eylemi, yani geceyi ayakta geçir! 2011’de Hareket İspanya’daki sözde ekonomik istikrar programlarına karşı yükselen Indignados ve ABD’deki Occupy (Wall Street’i işgal et ) eylemlerini anımsatıyor. (1) Ve elbette küresel 1968 başkaldırısını. Tam kurtarılmış bölge. Aynen 2013 Taksim’i! Gezi’nin sessizce ayakta duran adamı, Taksim gibi burada da çoğalıvermiş, bu kez Cumhuriyet meydanında ayakta dikilip bir meçhul geleceğe sabit gözlerle bakıyorlar. Başkaldırı “sosyalist” hükümetin sosyal hakları kısıtlama programına karşı. Protesto 31 Mart 2016’da başlıyor, birçok kentte yüz binlerce öğrenci ve sendika üyesi yürüyüşte. Neyse, bizim Macar Orban’la ortak çal..]]> Thu, 15 Nov 2018 04:20:24 +0300 Ekim Devrimi olmasaydı? https://www.evrensel.net/yazi/82615/ekim-devrimi-olmasaydi https://www.evrensel.net/yazi/82615/ekim-devrimi-olmasaydi? Şu ara elimde Heidelberg’de Max Planck Enstitüsünden Uluslararası Hukuk ve Karşılaştırmalı Kamu Hukuku alanında çalışmaları ile bilinen, Jus Gentium (Uluslararası Yasal Tarih Dergisi) editörlerinden Peter Macalister-Smith ile Joachim Schwietke’nin “Russia and the Great War/1914 t0 1924” (Rusya ve Cihan Harbi) başlıklı ilginç çalışması var (Tablot Publishing New Jersey 2017). Alt başlık ise “Devlet Pratiğinin Kısa Takvimi”. Kapakta ise II. Nicola ile V.I. Lenin Ulianov’un resmi var. Dünya Savaşı sırasında Ekim Devrimi sonucu bir imparatorluktan Sovyetler Birliğine dönüşen Rusya’nın günbegün uluslararası sözleşmelerine yansıyan hikayesi. Bu aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğundan Türkiye Cumhuriyetine dönüşümün uluslararası arenaya yansımasının öyküsü. Geçenlerde çıkan bir yazımda, Siyasal İslam’ın uluslar..]]> Wed, 07 Nov 2018 04:05:19 +0300 ‘Bağışlanma gerçeğin kabulünden sonraki adımdır’ https://www.evrensel.net/yazi/82561/bagislanma-gercegin-kabulunden-sonraki-adimdir https://www.evrensel.net/yazi/82561/bagislanma-gercegin-kabulunden-sonraki-adimdir? Birinci Dünya savaşını sonlandıran ateşkesin 100. yıldönümünün kutlanması nedeniyle İsviçre’de bulunan Ermenistan Cumhurbaşkanı Armen Sarkissian, İsviçre’nin ana kamusal TV kanalı RTS’ye verdiği demeçte, bu kutlamanın 1915-1916 yıllarında yaşanan Ermeni Soykırımının tanınması ve anılması için beslediği umudu dile getirdi. Sarkissian, “Yaklaşık 105 yıl önce yaşanan bir trajediye değinmeden ve soykırım hakkında konuşmadan Birinci Dünya Savaşı hakkında nasıl konuşulabilir, bilmiyorum” dedi ve şöyle devam etti: “Bu gerçekliği tanıyan ve bunun için çağrı yapan dünya ülkelerinin liderlerine son derece minnettarım. Ermenistan ve tüm Ermeni halkı da minnettardır. Ermeni Soykırımı’nın tanınması, sadece bir halkı ilgilendiren bir trajedinin tanınması değildir. Her şeyden önce, bu 20. yüzyılın en büyük ilk soykırımıdır." B..]]> Tue, 30 Oct 2018 03:15:44 +0300 20 yıl önce 20 yıl sonra-2 https://www.evrensel.net/yazi/82511/20-yil-once-20-yil-sonra-2 https://www.evrensel.net/yazi/82511/20-yil-once-20-yil-sonra-2? Frankfurt Kitap Fuarındaki Free Word/BannedBooks sergisinin bu yılki güncellemesinde yazar Mukaddes Çelik’in durumu şu özet ifadeyle yer aldı: “Yazar Mukaddes Çelik 1980 darbesinden sonra öldürülen ve işkence gören siyasi tutuklulara ilişkin kitapları ile tanınır. ‘Bir teröristin’ cenazesine katılmak suçlaması ile yargılandı ve ülke dışına çıkışı yasaklandı. Çelik bir arkadaşının oğlu olan Suphi Nejat Ağırnaslı’nın cenazesine katılmıştı. Ve o ISIS/DAEŞ tarafından öldürülmüştü.” (*) Suphi Nejat Ağırnaslı, adını 1921 yılı Ocağında katledilen TKP kurucularından almıştı. Dedesi Niyazi Ağırnaslı, siyasi davaların nam salmış bir avukatı idi. TİP’in parlamentodaki ilk senatörü idi, daha 1965 seçimlerinden önce. (bk: www.evrensel.net/haber/2 42244/meclis-in-ilk-sosyalist-vekili-niyazi-agirnasli). Ayşe Nur’un 68’ler..]]> Mon, 22 Oct 2018 04:52:19 +0300 20 yıl sonra https://www.evrensel.net/yazi/82471/20-yil-sonra https://www.evrensel.net/yazi/82471/20-yil-sonra? Frankfurt. İlk pasaportumu 19 yaşında 1967 yılında aldım. İkinci pasaportumu ise 1991 yılında. 12 Mart ve 12 Eylül nedeniyle araya 20 küsür yıl girdi. Alır almaz da, Hrant gibi “pasaportum cebimde” deyip, soluğu Frankfurt Kitap Fuarında aldım. 7 yıl sonra fuarın en onurlu ödülünü, yayınlama özgürlüğü ödülünü alacağımızı nereden bilebilirdim. Hem İnsan Hakları Beyannamesinin hem Frankfurt Fuarının 50. Yılıydı. Ama bana zehir zıkkım olacaktı, Ayşe Nur’a pasaportu tam ödül günü verildiğinden dolayı. Kültür Bakanı Talay Frankfurt’ta zor durumda kalmıştı. “Verin pasaportu!” diye, Maltepe Emniyeti ile artık bizzat kendisi telefonlaşıyordu. Ayşe Nur adına konuşmayı oğlumuz Sinan’ın yapmasını istedim. Eski İrlanda Cumhurbaşkanı Mary Robinson, Ayşe Nur’un onuruna çıkarılan kitaba önsöz yazıyor. Fransız Kültür Bakan..]]> Wed, 17 Oct 2018 04:00:39 +0300 Mülteci kampından toplama kampına https://www.evrensel.net/yazi/82382/multeci-kampindan-toplama-kampina https://www.evrensel.net/yazi/82382/multeci-kampindan-toplama-kampina? Holokaust, Şoa, Jenosit, Nazi Almanya’sının insanlığa yaşattığı vahşetin farklı adlandırmaları… Neyi kapsamı içine alır neyi almaz uzun tartışma konusu… Ama toplama kampının da kendine göre bir hiyerarşisi vardı. Yahudiler den sonra, Roma Sintiler, Engelliler, Homoseksüeller en alttakilerdi, daha üst sırada Sovyet Savaş esirleri, Komünistler, direnişçiler yer almaktaydı. Yahudilerin tartışmasın katli vacipti. Roma Sintiler ırk olarak pür değildi. Bedensel özürlüler Sosyal Darwinist bakışla, “kusurlu” üretimdi. Eşcinseller cinsi sapık olarak görülüyordu. Özürlü çocuklar ve yetişkinler Nazilerin ilk kurbanı oldular, Hartheim Şatosu gibi imha merkezlerinde kitle halinde katledileceklerdi. Bundan birkaç yıl sonra Mathausen kampından nakledildiler. İspanyalılar gaz odasına koyulacaklardı. Toplama kamplarında ölen eşcinseller ile İspanyolların sayısı..]]> Fri, 05 Oct 2018 04:35:42 +0300 Hitler'e mektup https://www.evrensel.net/yazi/82322/hitlere-mektup https://www.evrensel.net/yazi/82322/hitlere-mektup? Şu sıralar elimde, Aras yayınlarından yeni çıkmış olan İtalyan yazarı Gabriele Nissim’in “Hitler’e Mektup” u var. Alt başlık ise, Armin T. Wegner’in Hikayesi/ 20. Yüzyılda insanlığa karşı işlenen büyük suçların tanığı ve kurbanı. Gabriele Nissim ile 2001 yılının karanlık Aralık ayında, Venedik’in banliyösü gibi yakın olan kadim Padova kentinde tanıştım. Burada açılan Dürüstler (Giusti) Bahçesinin kuruluşunun önünü çekenlerden biriydi. Türkçeye çevrilmesi zor bir kelime, Giusti yada Just Fransızcada…İngilizce de rightous diye karşılanıyor. Ben dürüstler diyorum, Albert Camus’nün Les Justes diye bir oyunu vardır, 1905 Rusya’nın ortamında devrimci şiddeti sorgulayan, 1968’de Masis ile elimizden düşmezdi. Ferid Edgü, “Doğrular” diye tercüme etmişti. Soykırım dönemlerinde insa..]]> Tue, 25 Sep 2018 04:56:32 +0300 Fransa’nın Cezayiri vardı bizim Cezayirimiz hâlâ var  (2) https://www.evrensel.net/yazi/82273/fransanin-cezayiri-vardi-bizim-cezayirimiz-h-l-var-2 https://www.evrensel.net/yazi/82273/fransanin-cezayiri-vardi-bizim-cezayirimiz-h-l-var-2? 1993 aralığında, İstanbul Hilton Otelinde, insan hakları savunucuları olarak Yaşar Kemal’in öncülüğünde Kürt sorununun çözümüne ilişkin bir konferans düzenledik. Niye mi Hilton? Başka hiçbir yer böyle bir konferansa yer vermeye cesaret edemediği için. Birkaç ay sonra Ankara’da düzenlenmek istenen konferansa yer verecek otel bulunmuştu ama, son anda Valilik tarafından görülen lüzum üzerine toplantı engellendi, Askeriyeden kırmızı ışık gelmiş, Demirel’in de gıkı çıkmamıştı, dersini aldığı için. Aydınların demokratik sisteme geçilmesi için Aziz Nesin öncülüğünde hazırlanan ve 5 Mayıs 1984 Aydınlar Bildirgesi, toplu bir dava ile son bulmuştu. 2015 yılında barışçıl çözüm masasının devrilmesinden sonra, 1995 yılına geri dönüldü sanki. Bir farkla ki, 20 yıl önce köyler yık..]]> Tue, 18 Sep 2018 04:41:34 +0300 Fransa'nın Cezayir'i vardı, Türkiye'nin Cezayir'i berdevam (1) https://www.evrensel.net/yazi/82227/fransanin-cezayiri-vardi-turkiyenin-cezayiri-berdevam-1 https://www.evrensel.net/yazi/82227/fransanin-cezayiri-vardi-turkiyenin-cezayiri-berdevam-1? 1995 yılında da barışçıl çözüm çağrısı yapan sınırlı sayıda aydına, Yaşar Kemal’in özelinde, DGM’ler tarafından tacizde bulunuldu. Jean Paul Sartre’ın 1954 ile 1962 yılları arasında yoğunlaşan Cezayir Savaşı sırasında yazdığı yazıları bir araya getiren “Hepimiz Katiliz” (Belge Yayınları 1995) adlı kitabını yayımlamayı anlamlı bulduk. Kürt sorunu üzerinde konuşmaktan kaçınan aydınlar, Yaşar Kemal ile dayanışmayı vicdani bir sorumluluk olarak hissettiler. Bunun ardından Şanar Yurdatapan’ın öncülüğünde bir sivil itaatsizlik eylemi başladı. Yaşar Kemal’in suçlu sayılan metni diğer yazar ve aydınlar tarafından imzalanarak yayımlanıyor, daha sonra bu yazar ve aydınlar DGM savcılığına giderek kendi kendilerini ihbar ediyorlardı. Bu daha sonra, suçlanan diğer yazı ve kitaplardan alıntılar alınarak küçük kitapçıklar olarak yayımlanmaya ve kendi..]]> Tue, 11 Sep 2018 03:15:04 +0300 Tarihin uyarısı https://www.evrensel.net/yazi/82200/tarihin-uyarisi https://www.evrensel.net/yazi/82200/tarihin-uyarisi? Çok uluslu imparatorlukların ulus devlete dönüşmesi çok sancılı ve acılarla dolu yaşandı. O dönemin Milletler Cemiyeti, ABD Başkanı Wilson’un önerdiği çerçevede ulusların kendi kaderini tayin hakkının çözüme katkı sunacağı düşüncesindeydi. İstikrar adına, MC, Türk-Yunan (Müslüman-Hristiyan) mübadelesini meşru bir yöntem olarak kabul etmiş, hatta organize etmişti. Avusturya Marksizmi kendini kader hakkının sorunu çözmede yeterli olmayacağını belirtip, özerklik projesini öne çıkarmaktaydı. Daha büyük ulusların kendi kaderini belirlemesi tamam, peki onların altındaki ulusların, toplumun kaderi ne olacak? Bir anlamda Sovyet (Konsey, Rat, Şura) projesinin başarılı olması, Sovyet Devriminin bununla yetinmeyip, onun altında özerkliğe de yer vermesiydi. Bu nedenle halklar hapishanesi Rus Çarlığı, Sovyetler Birliğine evrilip, ha..]]> Thu, 06 Sep 2018 03:27:42 +0300 Mayrig https://www.evrensel.net/yazi/82150/mayrig https://www.evrensel.net/yazi/82150/mayrig? Zor dönemlerde, zor zamanlarda ailenin orta direğidir Mayrig, yani anne, yani ana. Direncin sembolü. Mayıs Alanı Anneleri, Cumartesi Anneleri, Barış Anneleri gibi. Maksim Gorki’nin kutsadığı “Ana” karakteri. Pearl Buck’un 1920’ler Çin’ini dile getirdiği “Ana”yı anımsıyorum şimdi. Başka bir örnek: Fransız yönetmen Henri Verneuil harika bir kitap yazmıştı, “Mayrig” diye. Soykırımdan sağ kurtulan bir ailenin Fransa’da kendini yeniden toparlamasının ayakları üstünde yükselmesinin öyküsü. Çevirtip yayınlamak istedim bu kitabı olmadı. Umarım birileri yapar bunu. Filmini de yaptı Verneuil, ve ile. Ödüller aldı film, daha sonra dizi de oldu. Mayrig Meryem’i yitirdik, Meryem Ekmekçioğlu. Maryam Hastpanyan. Nelere tanık olmadı Mayrig: Soykırım dan arta kalan ailelerden yükseldikleri Adıyaman’da, daha sonra 6-7 ..]]> Thu, 30 Aug 2018 03:05:11 +0300 Bir barış aktivistinin onurlu yaşamı https://www.evrensel.net/yazi/82102/bir-baris-aktivistinin-onurlu-yasami https://www.evrensel.net/yazi/82102/bir-baris-aktivistinin-onurlu-yasami? İsrail’deki Guş Şalom barış hareketinin kurucusu Uri Avneri 94 yaşında öldü. Mücadele dolu, projelerle dolu bir yaşam. Guş Şalom, Filistin devletinin var olmasının sorunun barışçıl çözümünü sağlayacağını savunmaktaydı. “Kenan ülkesine” inanıyordu gençliğinde, bu kadim coğrafyanın çocukları ortak, federatif bir ülke kursun istiyordu. 40’larda Filistin’de yükselen “Kenanizm” in etkisi altında kalmıştı. Yahudi milliyetçiliğine, Siyonizme en baştan karşı çıkmıştı. Kenanizm semitik halkların Orta Doğu’da, Filistin, Suriye, Irak, Ürdün ve Lübnan’ın, anti-sömürgeci, ortak federe bir devlet kurmasını savunuyordu. Bu bir anlamda aynı coğrafyadan yükselen üç büyük dinin mensuplarının, aralarındaki çatışmaya son verip, ortak semitik kök üzerinden ortak bir devlet kurması anla..]]> Wed, 22 Aug 2018 03:50:42 +0300 Türkiye solunun arkeolojisini yapmak https://www.evrensel.net/yazi/82065/turkiye-solunun-arkeolojisini-yapmak https://www.evrensel.net/yazi/82065/turkiye-solunun-arkeolojisini-yapmak? Mete Tunçay, Türkiye solunun tarihine yönelen ilk siyaset bilimci akademisyenimizdir. Zaten Doçentliğini de “Türkiye’de Sol Akımlar” adlı araştırması ile almıştı. (1) Siyasal düşünce tarihine ve onun klasiklerine ilişkin çok önemli kitapları kazanmıştır. Öyle pek kolay bir dönem değildi. Bu konuda Ankara’da Sosyalist Kültür Derneğinde ilk konferans verdiğinde, konferansı izleyen eski komünist, sonra Kadrocu, sonra Kemal ve İsmet’in biografisti Şevket Süreyya kendisini heyecanla kutladıktan sonra şöyle diyecekti. “Bu akşam seni ziyaret edebilirler!” Kimler, elbette, kapısında çift hilal bulunan tabutlukçu 1. Şube elemanları! Ama gelmediler. Bir başka tabu konuyu ilk deşen İsmail Beşikçi’den daha şanslıydı yine de. Her ne kadar Mete Tunçay bilmem kaç kez üniversiteden atılsa, 12 Marttan sonra hapse girse bile! ..]]> Thu, 16 Aug 2018 04:38:11 +0300 Bitlis nire Albanya nire? https://www.evrensel.net/yazi/82009/bitlis-nire-albanya-nire https://www.evrensel.net/yazi/82009/bitlis-nire-albanya-nire? 1911 28 Eylülünde İtalyan-Osmanlı harbi başladı, 1912 8 Ekiminde küçük Karadağ krallığının Osmanlı devletine savaş ilan etmesiyle sona erdi. Bir yıl sürdü. Aslında Balkanlardaki 500 küsur yıllık Osmanlı egemenliğinin sona erişi 1912 ocak ayında Arnavut isyanı ile başladı. Ana dil ve özerklik talepleri,1908 devriminden bu yana Osmanlı yönetiminden yanıt alamayan, Abdülhamit gibi İttihatçılar tarafından oyalanıp duran Arnavutların sabrı sonunda taştı ve Müslüman’ı, Ortodoks’u, Katolik’i birlikte ayağa kalktı. Bu başkaldırının nedeni ise 1912 ocağında İttihatçıların yaptığı “sopalı seçimler” idi, ona bir tepkiydi. Osmanlı, Kürtleri nasıl “Ermeni” korkusu ile el altında tutuyorsa, Arnavutları da Sırp, Bulgar ve Yunan milliyetçiliğinin korkusu ile el altında tutmuştu. Genç ekspresyonist Alman Yazarı Karl Otten, “Albania 1912&r..]]> Tue, 07 Aug 2018 03:05:52 +0300 İran... İran... https://www.evrensel.net/yazi/81972/iran-iran https://www.evrensel.net/yazi/81972/iran-iran? Türkiye ile yakın olduğu kadar uzak olan ülkelerden biri de İran… Hep sorunlu olarak kalmış bir sınır… Yüzyıllar boyunca savaşlar ile ha bire değişen… Anayasal sisteme geçişte, uluslaşma sürecinde, ciddi paralellikler var. 1905 yılında patlak veren Rus devrimi, yarattığı tabandan yükselen Sovyet/Şûra/ Rat meclisleri ile, halk hareketlilikleri ile bir anlamda 1917 şubat devriminin de ilk evresi oldu. Osmanlı İmparatorluğu yanında İran’ı da yakından etkiledi. Hatta orada anayasal devrim 1907 yılında patlak verdi. Anayasal devrimde farklı milliyetlerden ve dinlerden insanlar omuz omuza çatıştı. Bunun Abdülhamit karşısı Osmanlı muhalefetinin Jön Türk, liberal kanatlarının Ermeni Devrimci hareketinin ittifak kurmasında etkisi oldu. İran siyasal tarihi ne yazık ki, yeterince bilinmiyor. Rus çarlığı yükselen devrimci dalgayı parçalamak için Kafkasya’da et..]]> Wed, 01 Aug 2018 04:05:30 +0300 Yitik kentler https://www.evrensel.net/yazi/81928/yitik-kentler https://www.evrensel.net/yazi/81928/yitik-kentler? İç savaş ve soykırımların en çarpıcı görüntülerinden biri de ürkütücü kent yıkıntılarıdır. İç savaş ve soykırımları tetikleyen en önemli etmenlerden biri de toplumlardaki kutupsallaşmanın tırmanmasıdır. Nefret söyleminin tavan yapmasıdır. Maalesef sosyal ya da basılı ve görsel medyanın da bütün bunların tırmanması ve sonunda bir bütünsel kırılmanın patlak vermesinde önemli bir katkısı vardır. Ve daha sonra çatışan taraflar seçmeci bir yönelimle kendi tarihlerini yazarlar. Ancak buna karşı nesnel bir tarih yaklaşımı da pek ala mümkündür. Basın ve yayıncılık hayatım boyunca aslında bunu yapmaya çalıştım. Şu sıralar elimde, Prof. Dr. Richard G. Hovannisian’ın “Tarihi Kentler ve Ermeniler” konferanslar dizisinin “İzmir” kitabı var (Aras Yayıncılık 2018). Ulus devlet kurmanın aslında araştırılması gerek..]]> Tue, 24 Jul 2018 04:10:50 +0300 Dünyada Van, ahirette cennet https://www.evrensel.net/yazi/81892/dunyada-van-ahirette-cennet https://www.evrensel.net/yazi/81892/dunyada-van-ahirette-cennet? Aras Yayıncılık, Prof. Dr. Richard G. Hovannisian’ın Los Angeles’deki California Üniversitesinde düzenlediği “Tarihi Kentler ve Ermeniler” konferans dizisinin kitaplarını yayımlayarak, coğrafyamızın tarihinin daha derinlikli kavranmasına katkıda bulunuyor. Coğrafyamızın hayran olunası gizemine daha fazla vakıf olmamıza olanak sunuyor. 1980 darbesinin en önemli operasyonlarından biri, Ermeniliği ülke çabasından silmek için yasakçılığı en had safhaya vardırmaktı. Düşünebiliyor musunuz, elindeki haritada tarihi Ermenistan sözcüğü geçiyor diye, turist rehberleri gözaltına alınabiliyordu. Ünlü Britannica Ansiklopedisinin Türkçe edisyonunun editörü, maddeler arasında Ermenistan geçiyor diye sıkı yönetim mahkemesinde yargılanabiliyordu. 12 Eylül cuntası, içinde tarihi Ermenistan maddesi var diye ünlü Fransız ansiklopedisi La..]]> Tue, 17 Jul 2018 04:38:45 +0300 İfademdir https://www.evrensel.net/yazi/81852/ifademdir https://www.evrensel.net/yazi/81852/ifademdir? Sayın Mahkeme Üyeleri, 30 Temmuz’da 70. yaşımı dolduracağım. Tam bunun öncesinde mahkemenizin hakkımda önce yakalama emri, cuma günü de kırmızı bülten çıkarma kararı aldığını öğrenmiş bulunuyorum. Bunun benim için iyi bir doğum günü hediyesi olduğu pek söylenemez. Umarım bu doğru çıkmaz. Tam da yeni parlamentonun toplandığı, “yeni” bir sisteme geçildiğinin ilan edildiği günlerde. Kırmızı bülten talebinin gerekçesi “bana ulaşılamaması”. 28. 10. 2011 tarihinde akşam vakti, kaldığım apartmanın kapısında adeta kaçırılıyormuşçasına gözaltına alınıp, Terörle mücadele şubesinin hücrelerine konulduktan sonra, çıkarıldığım savcılıkta ifade verip, yöneltilen suçlamaya gerekli yanıt vermiştim. Yapılan suçlama o kadar saçma ve mesnetsizdi ki, daha önceki heyet tutukluluğumun 5. ayında d..]]> Tue, 10 Jul 2018 04:20:46 +0300 Zavot’tan Aborjinlerin ülkesine https://www.evrensel.net/yazi/81804/zavottan-aborjinlerin-ulkesine https://www.evrensel.net/yazi/81804/zavottan-aborjinlerin-ulkesine? Ressam ve Yazar Muzaffer Oruçoğlu’nun ağırlıkla siyasal mücadelesi üzerinde yoğunlaşan, ’68 ve ’78 kuşağından ve farklı devrimci siyasetlerden arkadaşlarının onu anlattığı “Çatlayan Süt Sessizliği” kitabı (Hz: Şükran Çelik ve Ayhan Oruçoğlu, Belge Yayınları, 2018) alıp beni o başkaldırı yıllarına götürdü. Şair Ahmet Telli’nin kitaba Muzaffer’in özgün yazım dilinden seçerek vermesi çok anlamlı olmuş. Bereketli topraklardan almış kökünü Muzaffer. Eski bir Malakan köyü olan Zavot’ta (Boğatepe) doğmuş Muzaffer 1947 yılında. Şimdi 71 yaşında. Zavot köyündeki Malakanların bir bölümü Kars’ın ilhakından sonra Rusya’ya göç edince, yerlerine Gürcistan’dan gelen Karapapak Türkleri yerleştirilmiş. Zavot Rusça Mandıra anlamına geliyormuş. Kars eski Rus Ça..]]> Tue, 03 Jul 2018 04:18:49 +0300 Gayrımeşru seçimin meşru galibi https://www.evrensel.net/yazi/81751/gayrimesru-secimin-mesru-galibi https://www.evrensel.net/yazi/81751/gayrimesru-secimin-mesru-galibi? Türkiye yine aba altından sopanın gösterildiği, eşit olmayan koşullar altında, sportmence olmayan bir seçimden geçti. Bence seçimin iki kazananı oldu. MHP ve HDP. Türk milliyetçiliğinin ana partisi MHP ve Türkiye solu ile Kürt özgürlük arayışının ortak partisi olan HDP. EMEP başta Türkiye solu (ulusalcılar dışında) blok olarak HDP’yi destekledi. Bu Kürt kimliği yanında Türkiye solunun da bir başarısıdır. Oluşan cumhur ittifakının temel koşulu Kürtlere karşı savaşın sürmesiydi. Şimdi de bu ittifakın sürmesinin temel koşulu bu olmaya devam edecek. HDP en ağır koşullar altında seçime girmesine, başkan adayının, milletvekillerinin, belediye başkanlarının hapiste olmasına, onlarca parti binasının saldırıya uğramasına ve temel olarak kendisini baraj altında tutmayı amaçlayan bir erken seçime karşın büyük bir zafer kazandı. Seçim..]]> Tue, 26 Jun 2018 04:19:18 +0300 İşte Reis İstanbul https://www.evrensel.net/yazi/81703/iste-reis-istanbul https://www.evrensel.net/yazi/81703/iste-reis-istanbul? RTE İstanbul Yenikapı’da denizden kazanılan arazide düzenlenen mitingde seçime bir hafta kala, hayli duygusal bir konuşma yaptı. Bu bana T.C.nin 2. Cumhurbaşkanı, “Ebedi Şef”ten sonra “Milli Şeflik” makamına yükselen İsmet İnönü’nün tek parti rejimini sonlandıran 14 Mayıs 1950 seçimlerinden 5 gün önce yaptığı muhteşem mitingi hatırlattı. Milli Şef, Millete “demokrasi” lütfunda bulunmuş, sosyalist partiler dışında (O zaman demek yüzde 10 barajı diye bir şey akıllarına gelmemiş) partiler kurulmasına izin vermişti. Millet de elbette bu lütfa teşekkür edip, yine de onu seçecekti. Seçim zaferinden sonra, bu sefer “demokrasi” kahramanı olarak, Gezi Parkı’ndan Taksim alanına inen merdivenlerin tepesine at sırtında bir heykeli dikilecekti. Kaidesi seçim sonuçları bile beklenmeden konulmuştu. Seçim zaferinden sonra dikilm..]]> Tue, 19 Jun 2018 04:04:25 +0300 Atom bombası sen nelere kadirsin! https://www.evrensel.net/yazi/81656/atom-bombasi-sen-nelere-kadirsin https://www.evrensel.net/yazi/81656/atom-bombasi-sen-nelere-kadirsin? Bir küçük ülke düşünün ki 1950 yılından beri, 68 yıldır dünyanın en büyük erk odağının ablukası altında. Ve fiili olarak devam eden “savaş hali” söz konusu. Kuzey Kore’den söz ediyorum. Küba da benzer kaderi paylaştı yarım asırdan fazla. Bugün Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un Singapur’da buluşuyorlar. Kore, dünya güçlerinin kavgası ile bölünmüş olarak kalan son ülke. Kuzey Kore ve Güney Kore Başkanlarının birbiri ile samimi kucaklaşması, aslında insanlığa umut veren bir görüntüydü. Büyük güçler fırsat verse mümkünmüş demek. Bu buluşmayı Kuzey Kore’nin onurlu dik duruşu sağladı. ABD karşısında zafer kazanan Vietnam bu ablukayı daha erken kırmıştı. En son Obama, üç Amerikan başkanı Vietnam’ı ziyaret etti. Ve Vietnam’a silah ambargosunun kalktığı..]]> Tue, 12 Jun 2018 03:56:15 +0300 Baskın seçimler https://www.evrensel.net/yazi/81609/baskin-secimler https://www.evrensel.net/yazi/81609/baskin-secimler? Tek parti rejimi 1946 seçimlerime sıkıyönetim altında girdi. Şimdi de Türkiye bir baskın seçime OHAL altında giriyor. Ve her iki seçim de Haziran ayında oldu. 1946 yılında 21 Haziran, 2018 yılında ise 24 Haziran. Açık oy, gizli tasnif diye ilginç bir yöntemle yapılan seçimlerde (1982 Anayasa oylaması gibi) CHP 395, DP ise 66 mebus çıkaracaktı. 4 de bağımsız! 1946 seçimleri öncesinde tek parti rejimi solun üzerinden geçti. En büyük korkusu liberaller ile solun kurabileceği bir ittifaktı. Şimdi de RTE HDP’nin üstünden geçti. 4 Aralık İstanbul pogromunun, sol eğilimli basının tasfiyesinin temel nedeni, DP kurucuları ile sol eğilimi temsil eden Tan gazetesi nin “Adımlar” adlı ortak bir dergi çıkarma projesiydi. Eski İttihatçı Hüseyin Cahit, “Ey, Ehli Vatan” deyip, Kemalist ve Muhafazakar ve Milliyetçi gen&cced..]]> Tue, 05 Jun 2018 04:41:05 +0300 Mayıs’ta ölümsüzleşen arkadaşlarımız için https://www.evrensel.net/yazi/81560/mayista-olumsuzlesen-arkadaslarimiz-icin https://www.evrensel.net/yazi/81560/mayista-olumsuzlesen-arkadaslarimiz-icin? Mayıs baharın yazı kucaklamaya başladığı ay. Ama aynı Mayıs ayı ne yazık ki, birçok devrimci arkadaşımızın tiranlık tarafından katledilmesine tanık oldu. Bunlardan ikisi üniversite yıllarından arkadaşım olan Deniz Gezmiş ve İbrahim Kaypakkaya. Çözülmedikleri için, dik durdukları ve Kürt halkıyla kardeşliği savundukları için konuldukları cezaevlerinde biri yargılı diğeri yargısız olarak infaz edildi. Mahir ve Hüseyin Cevahir Maltepe’de Mayıs ayında sıkıştırıldılar. Hüseyin bir sniper tarafından infaz edildi. Maltepe Askeri Cezaevinde Mahir ile Cihan ile sohbetlerimiz hâlâ kulaklarımızda. Deniz’i kurtarmak için hemfikirdiler. Kızıldere’de birlikte katledildiler. Askeriye karşısında tırsan “düşük” başbakan Demirel, idam kararı çıktığında parlamentoda üçe üç işareti yaparak aklı sıra, Menderes ve arkadaşlarının intikamını aldığı mesajını ..]]> Tue, 29 May 2018 05:00:44 +0300 68... 68... https://www.evrensel.net/yazi/81526/68-68 https://www.evrensel.net/yazi/81526/68-68? Mayıs’ta Paris’te patlak veren ’68 isyanı ve üniversite işgalleri, haziran ayında İstanbul’a ulaştı, oradan ülkenin bütün üniversite ve yüksek okullarına, kız sanat enstitülerine kadar yayıldı. Daha sonra fabrikalara sıçradı. Oysa herkes sakin sakin haziran sınavlarına hazırlanıyordu. Ben de Prag Üniversitesi Maliye bölümünde AISEC aracılığı ile bir burs ayarlamıştım. Prag baharına tanık olmak istemiştim. Peş peşe sosyalistlerin eline geçmeye başlayan öğrenci birlikleri ve FKF sonbaharda kitlesel eylemlilik yapmaya hazırlanıyordu. 1965 seçimlerinde çoğunluğu sağlayan, DP’nin siyasal mirasını sahiplenen AP’nin ve Genç Lideri Demirel’in travması, 1960 darbesi öncesi DP iktidarını sarsan kitlesel öğrenci hareketleri idi. Bu aynı zamanda kendisinin şahsi bir travması idi. 1963 yılı 23 Martı’nda idam cezası alan ve bu 65 yaş..]]> Thu, 24 May 2018 04:15:24 +0300 19 Mayıs'a doğru https://www.evrensel.net/yazi/81428/19-mayisa-dogru https://www.evrensel.net/yazi/81428/19-mayisa-dogru? Selanik. İki yıl önce Helsinki’de Sınır Tanımayan Tarihçiler grubunun konferansına katılmıştım. Belirli dönemlere ve değişen siyasal konumlara ilişkin olarak tarihin nasıl farklı ağırlıklar verilerek yazıldığına, nelerin öne çıkarılıp nelerin perde gerisine itildiğine ilişkin ilginç bir tarih metodoloji tartışması da olmuştu. Selanik’te Tamer Çilingir ve Prof. Dr. Konstantinos Fotiadis ile katıldığım konferans, bana bunu hatırlattı. Toplantıya ne yazık ki, en iyi soykırım araştırmacılarımızdan biri olan ve kitabın ön sözünü yazan Sait Çetinoğlu ve başarılı Çevirmeni Attila Tuygan katılamadı. Ülkenin hali pürmelali bu örnekle de ortada. Dünüyle Bugünüyle Pontos Soykırımı konulu konferansımız aynı zamanda, Fotiadis’in “Pontos Rumlarına Yönelik Soykırım” adlı kitabının Türkçe çevirisinin yayımlanmasının kutlamasıydı. (Belg..]]> Thu, 10 May 2018 04:08:38 +0300 Saykoland https://www.evrensel.net/yazi/81377/saykoland https://www.evrensel.net/yazi/81377/saykoland? Cenevre. Kitap Fuarından selamlar. Yoğunluk nedeniyle köşemde Sinan Zarakolu’nun Saykoland adlı sarkastik yazısını sizinle paylaşmak istiyorum: “Karamsarım ve cezaevinden gelen pozisyonu bende saklı infaz korumacı bir arkadaşın aktardıkları bunun temel nedeni. F tipi cezaevinin hücre tipi koğuşlarından birinde üç tutuklu kalmakta. Halen yargılandıkları için isim sormayın zaten konu onların şahısları değil. Bir numaralı tutuklu bir pedofili. En son çalıştığı kurumda enselenmiş; kendilerine emanet yatılı kalan çocuklara sarkmış. Ancak işin vahim tarafını arkadaş söylüyor: “Ayıp, mayıp kalmamış, bir kez tıpa çıkmış ya susmuyor xxx herif, mütemadiyen itiraf modunda, bundan önce bulunduğu kurumlarda da aynı haltları yemiş, ondan bundan referans dolaşıp durmuş, ötüp durduklarını kayda alan var mı, yeni dava açılır mı bilmiyorum ama anlatırken öyle masum hallere giriyor ki kat..]]> Tue, 01 May 2018 04:15:22 +0300 Azınlık hakları mı? Dahaaa… çok su kaldırır https://www.evrensel.net/yazi/81334/azinlik-haklari-mi-dahaaa-cok-su-kaldirir https://www.evrensel.net/yazi/81334/azinlik-haklari-mi-dahaaa-cok-su-kaldirir? “Hocam” tanımlamasını kullanmayı severiz. Aslında bunun sol kesimde kullanmasının mucidi ODTÜ’lülerdir. ODTÜ’lülere bu tanımlamayı sevdiren ise Sinan Cemgil’dir. Böylece bu saygı tanımlaması Medrese/İdadi tarzı kullanımdan kurtarılmıştır. Bence “hocam” hitabını Türkiye Akademyasında hak eden bir kaç kişiden biri Mete Tunçay ise diğeri de Baskın Oran’dır. Her darbede üniversiteden uzaklaştırılmış, ama hukuk mücadelesi ile geriye dönmüşlerdir. İkisinin de siyaset bilimi alanında üstat olması şaşırtıcı değil. Bilim demek aynı zamanda tabu kırıcılık, araştırılmayanı araştırmak, gösterilmek istenmeyi göstermektir. Ve gerçek bilim insanı olmak aynı zamanda tutkulu olmak, kendi alanına aşık olmak demektir. Ah, Türkiye akademyası yine silindir gibi geçildi ve geçiliyor üstünden. Şu andaki üniversitelerin durumu, İslam&..]]> Tue, 24 Apr 2018 03:14:01 +0300 Oradaydım https://www.evrensel.net/yazi/81283/oradaydim https://www.evrensel.net/yazi/81283/oradaydim? Köln. Önceki gece yağmur yağdı da yağdı Köln şehri üzerine. Ve sabah güneşle bahar bir baskın yaptı. Ağaçlar en taze yeşil küçümen çiçeklerle bahara durdu. Envai çeşit kuş şakıyarak baharın gelişini kutsuyor. Tarihi Hohenzollern (Hanedan) Köprüsünden, Muhteşem Katedralin yanından girersiniz kente tirenle, Ren nehrini aşıp. Yanında bir de yaya yürüyüş yolu vardır karşı yakaya. Kenarında aşıkların yeminini yansıtan kilitler gözünüze çarpar, sayısız, neredeyse bütün kenarlığı kapsayan. Köln Filormani’nin üstünden geçersiniz köprüye doğru yürürken, konser olduğunda Filormani’nin damı yürüyüşe kapatılır. Müzisyenlerin dikkati dağılmasın diye. Hasılı en ilginç mimari örneklerinden biridir bu yapı. Bahar esintisi, bir şeyin üstünü örten pelerin gibi ..]]> Tue, 17 Apr 2018 04:15:41 +0300 Hey gidi Metris https://www.evrensel.net/yazi/81236/hey-gidi-metris https://www.evrensel.net/yazi/81236/hey-gidi-metris? Geçen gün Şehriban Teyhani’nin bir paylaşımı beni alıp, 12 Eylül’ün zulüm ve aynı zamanda direniş odaklarından biri olan Metris Cezaevine götürdü. O zamanlar askeri bir cezaevi idi şimdi ise “sivil”. Eskiden şehir dışı idi zor ulaşılırdı, kaç araç değiştirirdik Kadıköy yakasından oraya ulaşmaya çalışırken, şimdi şehir içi, yanından otoyol geçen. Tam bir toplama kampı görüntüsü. Aynı Silivri Cezaevinin, Kandıra’nın görüntüsü gibi. Tek parti rejimi 10. yıl marşında şöyle öğünüyordu “Çıktık açık alınla on yılda her savaştan; On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan; Başta bütün dünyanın saydığı başkumandan, Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan. Türk’üz…Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri..]]> Wed, 11 Apr 2018 03:55:13 +0300 1908 Anayasal Devrimi sonrası İstanbul https://www.evrensel.net/yazi/81206/1908-anayasal-devrimi-sonrasi-istanbul https://www.evrensel.net/yazi/81206/1908-anayasal-devrimi-sonrasi-istanbul? 2014 yılından beri üzerinde çalıştığımız Trabzonlu Hayr Simon Yeremyan’ın “Gostantnubolis/ Konstantaniyye” adlı kitabı, “İstanbul İzlenimleri” başlığı ile nihayet çıktı. Bunun için çok mutluyum. Ermeni aydınlanmasında Mıhitaristlerin çok önemli bir yeri vardır. Sivaslı Mıkhitar 1727’de Venedik’teki Sen Lazzaro adasına yerleşecek ve burayı çok önemli bir kültür merkezine dönüştürecekti. Bu kitabın yazarı da, 1908 Meşrutiyet Devriminden sonra bir çok kez İstanbul’a gelecek ve izenimlerini yazacaktı. Bu kitabı okurken hep Stefan Zweig’ın, 1. Dünya Savaşı öncesi Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Viyana’sını capcanlı anlattığı, en sevdiğim kitaplarından biri olan “Dünün Dünyası” nı hatırlayacaktım. Tbravanklı, İstanbul Siyasallı Toros Haşhaşoğlu’nun usta tercümesi, Yasemin Gedik’in titiz..]]> Thu, 05 Apr 2018 03:10:23 +0300 Vali atamanın geçmişi https://www.evrensel.net/yazi/81153/vali-atamanin-gecmisi https://www.evrensel.net/yazi/81153/vali-atamanin-gecmisi? Cerablus ve Afrin’e “vali” atamaları bana İskenderun Sancağının, 1938 yılında tartışmalı bir halk oylaması ile önce “Hatay Cumhuriyeti” ilan olunduğu daha sonra da, 1939 yılında Türkiye’ye ilhak olunduğu günleri hatırlattı. 30’lu yılların bambaşka bir atmosferi vardı. Mussolini İtalyası 1935-36 yılında Etyopya’yı işgal etti. Almanya 1938 martında Avusturya Cumhuriyetini ilhak etti. Ankara’nın hâlâ de fakto özerk olan Dersim’e yönelik operasyonu 1937 yılında başladı. Çankaya İsmet’in yeteri kadar atak olmadığı gerekçesi ile yerine ESKİ Teşkilatı Mahsusa Elemanı Celal’i getirdi ve 1938’de operasyon tamamlandı. O sıralarda tek partinin Başideoloğu Şükrü Kaya da, İtalyan ceza yasasından maddeler ayarlamakla, parti ve devlet aygıtını bütünleştirmekle meşguldü. O da elbette eski Teşkilatı Mahsusa elemanı ve yılların değişmeyen i&cced..]]> Wed, 28 Mar 2018 04:51:46 +0300 'Hey gidi Midyat' https://www.evrensel.net/yazi/81094/hey-gidi-midyat https://www.evrensel.net/yazi/81094/hey-gidi-midyat? Geçenlerde Linköping’deki Meryem Ana Kilisesini ve Mezopotamya Kültür Merkezini ziyaret ettim. Süryani Yazar Fehmi Bargello* ve ‘Taşın dantel ustası’ diye nitelenen Habib Aktaş’ın oğlu Fikri Aktaş ile dopdolu bir sohbetimiz oldu. Midyat Süryani kimliğini ’70’li yıllara kadar korumuş bir anıt kent, son derece özgün mimarisi ile. Ama ne olmuşsa olmuş, 12 Mart darbesi sırasında ve sonrasında başlayan göçle dört bir köşesine dağılmışlar. 12 Mart darbesi farklı biçimde erken indi Midyat’a şubat ayında. Estel kasabası Midyat’ın üstüne sürüldü. Büyük bir direniş de yaşandı. ’68 ruhu ne kadar olsa oraya da yansımıştı. Süryani yurtsever hareketi de o dönem şekillenmeye başladı. Bir Süryani genci ile Alevi/Ermeni bir kızın basit bir evlilik olayı, “Fılleler Müslüman kadını kaçırdı” olayına..]]> Tue, 20 Mar 2018 01:40:54 +0300 Kartal'ın Kumluk'taki masalsı beyaz evi https://www.evrensel.net/yazi/81050/kartalin-kumluktaki-masalsi-beyaz-evi https://www.evrensel.net/yazi/81050/kartalin-kumluktaki-masalsi-beyaz-evi? Engin Günay’ın “Kartalimeni” adlı kitabı (NotaBene Yayınları 2017) aldı beni 1970’lerin Kartalı’na götürdü. Adeta gözümün önünde canlanıverdi bir zamanların Kartalı. Kumluk, Beyrut’u Ermeni bir ailenin masalsı beyaz evi oradaki. Terkedilmiş bir Ermeni köşkü… Yukarılarda bir yerlerde Harun Karadeniz ve arkadaşlarının açtığı İşçi Birliği geldi aklıma. Sonra onun başkanı, oralarda bir yerdeki, Soğanlık’ın belediye başkanı olacaktı. 15-16 Haziran öncesi TEKEL işçileri için çıkardığımız ve fabrika önünde dağıttığımız “Tekel Gerçek” gazetesi geliyor aklıma. Bir de “Partizan” diye bir kuramsal dergimiz vardı. Sungurlar fabrikası işçilerce işgal edildiğinde, orada da “Sungurlar Gerçek” gazetesi çıkıyordu. Karşı yakada da bir işçi birliği vardı. Alibeyköy’d..]]> Tue, 13 Mar 2018 04:15:38 +0300 İbrahim Sevimli'nin anısına https://www.evrensel.net/yazi/80964/ibrahim-sevimlinin-anisina https://www.evrensel.net/yazi/80964/ibrahim-sevimlinin-anisina? 12 Eylül darbesi patlak verdiğinde cuntanın en endişeli olduğu 2 toplumsal hareket vardı. Birincisi DİSK çevresindeki sendikal hareket, ikincisi ise Devrimci Yol. “Nitekim” Cunta Reisi Kenan Evren, ünlü Konya konuşmasında “biz gelmesek, Dev-Yol gelecekti” diye bir söz sarf edecekti. Sistemin Kürtlere yönelik ciddi bir endişesi yoktu henüz. Zaten 1984’de Şemdinli ve Eruh baskınına kadar da bu çok önemsenmedi. Ankara’ya göre solun beli kırılmıştı. Mecliste asılmak için sıra bekleyen Tariş direnişçisi 2 Dev-Yolcunun asılması ile verildi yanıt. İşçilerin mahkeme kapılarını zorlayacağı beklentisi ile, DİSK davası başladığı sırada, 1. Ordu İstanbul’da tanklarla çok ciddi bir tertibat alacaktı. Ama korkulan olmadı. İşçi sınıfı sınıfsal örgütüne sahip çıkmak için sokaklara dökülmedi 15-16 Haziran’da old..]]> Wed, 28 Feb 2018 05:07:10 +0300 Tarihi savunma https://www.evrensel.net/yazi/80915/tarihi-savunma https://www.evrensel.net/yazi/80915/tarihi-savunma? Verilen kitlesel destek HDP seçilenlerini bile şaşırttı. Bu destek şu anlama geliyor: Direnin! Elbette HDP’ye dışardan gazel okumak niyeti yok ama, yine de HDP’ye yönelik gayri meşru ve zalimce baskıya karşı, her ne kadar kendisi hapiste olsa bile sembolik olarak, HDP’nin eş başkanları, Saray’a inat yeniden seçilmeliydi. Bu işi başkan yardımcıları ile, kolektif liderlik ile yürütmek pekala mümkün. Eğer “hapiste olmak”, “fiilen yönetememek” mevzu bahis ise, bu önemli ise, o zaman KİP başkanı 98’den bu yana zindanda olmasına karşın, partisi niye yeni bir başkan seçmeye yönelmedi, kollektif önderliği tercih edip, 20 yıldır işi pekala sürdürmedi? Yangın halinde bile kariyerizm tutkusu yaşanması şaşırtıcı. Demirtaş, uzun bir sessizlikten sonra tarihi bir konuşma yaptı, son birkaç yıldır yaşananlara, sözde barış sürecine de a&ccedi..]]> Tue, 20 Feb 2018 04:15:02 +0300 Sarkis hep bizimle olacak https://www.evrensel.net/yazi/80750/sarkis-hep-bizimle-olacak https://www.evrensel.net/yazi/80750/sarkis-hep-bizimle-olacak? Tam Hrant Dink Anması sırasında geldi SarkisHastpanyan’ı yitirdiğimiz haberi. Ortak arkadaşımız Hrant’ın ölümünden tam bir gün sonra 20 Ocak günü. Ocağın karanlığı biraz daha karardı bu haberle. Kafamdan geçti hepsi birer birer. Mustafa Suphi’den Metin Göktepe’ye, Ayşe Nur Zarakolu’dan SarkisHaspanyan’a, HrantDink’e hepsi…. Bunun için hiç sevmem Ocak ayını… Ne kadar hayat doluydu Sarkis, 2016’da... Sarkis Çerkesyan’ın çok sevdiğimiz bir öyküsü vardı, “Ermeni’yi dövdürmeyecektik” diye. Sarkis Hastpanyan, Recep Maraşlı çok hoş bir tur yapmıştık, “Bir Türk , Bir Kürt ve Bir Ermeni 1915’i Konuşuyor” diye. Berlin, Frankfurt ve Amelo’da (Hollanda)… Sarkis yalnızca iyi bir konuşmacı değil aynı zamanda, çok iyibir şiir okuyucu idi. Bu toplantılarda da S..]]> Thu, 25 Jan 2018 04:55:15 +0300 Belge’nin öyküsü 3 https://www.evrensel.net/yazi/80736/belgenin-oykusu-3 https://www.evrensel.net/yazi/80736/belgenin-oykusu-3? Askeri rejim altında Marksist bir yayınevi olarak yayına devam etmek nasıl mümkün olabilirdi? Bu konuda biraz da olsa 12 Mart döneminden deneyim vardı. Örneğin ANT yayınları, o dönem alternatif çocuk kitapları çıkarmayı denemişti, Çiğdem Özgüden’in yönetiminde. Çok güzel kitaplar da çıkarmışlardı. Bu deneyim CEM Yayınları Editörü Oğuz Akhanlı’ya da ilham verecek, 12 Mart sonrası dönemde bunun editörlüğü için Erdal Öz’ü Ankara’dan davet edecekti. Erdal Öz ise 1980 sonrasında kendi yayınevi CAN’ı kuracaktı. 1971’de yurt dışına çıkan ve orada direniş ve dayanışma hareketi yaratan ANT editörleri Doğan ve İnci Özgüden Türkiye’deki insan hakları ihlallerini, işkence, idam, kıyım olgularını dünya kamuoyuna duyuracak, sürgüne gelen aydınlarla dayanışma içinde olacaklardı...]]> Tue, 23 Jan 2018 04:51:51 +0300 1980 sonrası bir direniş odağı olan Belge Yayınlarının 40 yıllık öyküsü (II) https://www.evrensel.net/yazi/80687/1980-sonrasi-bir-direnis-odagi-olan-belge-yayinlarinin-40-yillik-oykusu-ii https://www.evrensel.net/yazi/80687/1980-sonrasi-bir-direnis-odagi-olan-belge-yayinlarinin-40-yillik-oykusu-ii? Gelelim en önemli bir konuya, Belge’nin kuruluş sermayesine… Her işletmenin bir başlangıç sermeyesi vardır. Belge Yayınevinin mütevazı kuruluş sermayesini 1977 sonbaharında annem Safiye Zarakolu sağladı. 2 yıllık evliyken Niksar’daki bir mülkünün satımından gelen kaynakla Safiye Zarakolu bize daire satın almak istedi. Biz ise bu kaynağı yayınevi kurmak için kullanacağımızı söyledik. Daha sonraki yıllarda Safiye Zarakolu, kitap sayısı artınca, Fatih’deki 2 odalık küçük bir daireyi ve üstündeki stüdyoyu bize karşılıksız olarak depo olarak kullanalım diye verecekti. Buraya kardeş yayınevi olarak kurduğumuz Alan Yayınlarının kitaplarını da koyacaktık. Yayınevi için seçtiğimiz kitapları baskıya hazırlarken, ANZ’nin üniversitedeki görevinden istifa etmesinden sonra emekli sandığında birikmiş olan 7 yıllık tutarı çekmesi sayesinde de 1978 ocağı..]]> Tue, 16 Jan 2018 03:52:07 +0300 1980 sonrası bir direniş odağı olan Belge Yayınlarının 40 yıllık öyküsü (I) https://www.evrensel.net/yazi/80657/1980-sonrasi-bir-direnis-odagi-olan-belge-yayinlarinin-40-yillik-oykusu-i https://www.evrensel.net/yazi/80657/1980-sonrasi-bir-direnis-odagi-olan-belge-yayinlarinin-40-yillik-oykusu-i? Belge Yayınları ilk kitabını tam 40 yıl önce ocak ayında yayınladı. Belge Yayınlarının kurulma kararı ise 1977 sonbaharında alındı, 2. Milliyetçi Cephe Hükümetinin kurulmasından sonra... İlk kitap, Marx-Engels Enstitüsü ve Arşivinin kurucusu, ünlü MEGA’nın, yani Marx-Engels Toplu Yapıtlarının editörü olan David Riazanov’un “K.Marx/F. Engels Hayat ve Eserlerine Giriş” olacaktı. 1919 yılında Berlin’de Kautsky’nin Kapital’in orijinalinin editörlüğünü emanet ettiği Riazanov, Stalin dönemi temizliklerinden nasibini alacak, 1938 yılında sürgünde ölecekti. Bu kitap basit bir yaşam öyküsü ve yapıtların incelemenin ötesinde, bunu hazırlayan zamanın ruhunun anlaşılmasına da olanak sağladığı için Paul M. Sweezydahil bir çok akademisyen tarafından on yıllarca temel bir kurs başlangıç kitabı olarak kullanıldı. Kitabın bir ..]]> Fri, 12 Jan 2018 04:15:37 +0300 Şilan Deniz Teyhani'nin anlatımı ile kamp, kadın ve kız kardeşlik (2) https://www.evrensel.net/yazi/80591/silan-deniz-teyhaninin-anlatimi-ile-kamp-kadin-ve-kiz-kardeslik-2 https://www.evrensel.net/yazi/80591/silan-deniz-teyhaninin-anlatimi-ile-kamp-kadin-ve-kiz-kardeslik-2? Günler çocuklar ve kadınlarla sohbet edip, hikayelerini dinlemekle geçti. Kocasından kaçmış bir kadın vardı; eşi kadını pazarlamak isteyince öz savunma yapıp çocuğuyla birlikte yollara düşmüş. Yarı çevirmen, yarı İngilizce çat pat anlaştık kadınla. Sonra kadın dönüp oğluna baktı ve o an aklıma “Uçurtmayı Vurmasınlar” geldi. Kamptaki her kadın birer İnci, her çocuk da birer Barış’tı aslında. Ve bizler uçurtmanın gelmesini beklerken volta atan kadınlardık. Bana dönüp “Senin sorunun ne? Sen niye buradasın?” diye sordu. “Politik” dedim, gülümsedi. Her yerde aynı değil mi sorunlar aslında; erkekler yönetiyor biz ise… Sistem aynıydı. Günlerim böyle geçiyor; her gün yeni Barışlar ve İnciler ekleniyordu. O kamptan başka bir kampa nakledildim. Yeni kamptaki odaya girerken ilk duyumsadığım şey yağ kokusu old..]]> Mon, 01 Jan 2018 04:22:32 +0300 Şilan Deniz Teyhani'nin anlatımı ile kamp, kadın ve kız kardeşlik (1) https://www.evrensel.net/yazi/80585/silan-deniz-teyhaninin-anlatimi-ile-kamp-kadin-ve-kiz-kardeslik-1 https://www.evrensel.net/yazi/80585/silan-deniz-teyhaninin-anlatimi-ile-kamp-kadin-ve-kiz-kardeslik-1? Ortadoğu coğrafyası tarihinin en büyük çöküşlerinden birini yaşarken, bu depremin sarsmadığı yıkıma uğratmadığı parçası yok. Bunun bir parçası da yeni türden bir “kavimler göçü”. Şilan Deniz Teyhani, insanlık onuruna sahip çıkan direngen bir aileden. Parlak bir arkeoloji öğrencisiydi Mersin Üniversitesinde. Yükselişe geçen tiranlığın, ezmeye çalıştığı yeni kuşaktan. İyi bir arkeolog olacakken mahkemelerle, mahkumiyetlerle yüz yüze kaldı. Umarım kısa zaman içinde ilticası kabul olur. Kendi alanı olan arkeoloji ve büyük yeteneğe sahip olduğu yazarlıkta devam eder. Bu kez de köşemi onunla paylaşacağım, yeni kavimler göçünden tanıklıkları ile. I. Birçoğumuz okuduğumuz kitaplardaki kavramları hayatlarımıza geçirmek için mücadele ederiz. Bazen başarılı oluruz, bazen başarısız. Bazı zamanlar okuduğumuz k..]]> Sun, 31 Dec 2017 05:01:20 +0300 Stockholm’den Simon Bolivar geçti! https://www.evrensel.net/yazi/80459/stockholmden-simon-bolivar-gecti https://www.evrensel.net/yazi/80459/stockholmden-simon-bolivar-gecti? Stockholm. Geçen gün Konserhuset’te geleneksel Nobel Ödülleri konserindeydik. Anlamlı bir seçim yapılmıştı bu yılki konser için. Mozart’ın 41 Nolu Jupiter senfonisi ve Richard Strauss’un, son derece etkilendiği Nietzche’nin şiirsel poetik kitabı “Zerdüşt Böyle Söyledi”sini yorumladı (Eyvah, yine mi Zedüşt çıktı karşımıza!) Venezuelalı genç harika yönetmen Gustavo Dudamel, Stockholm Kraliyet Senfoni Orkestrası ile. Mozart’ın son senfonisi, Beethoven’den Mendelshon’a, Wagner’e gençlik dönemlerinde etkileyici ve yol açıcı olmuştu. Woody Allen da Manhattan adlı filminde hayatı yaşanır kılan şeyler listesinde Roma tanrısı Juiter’e adanan bu senfoninin ikinci bölümüne yer vermişti. Kral ve ailesinin ve yanındaki locada ödül sahiplerine ve izleyicilere hitaben Dudamel nefis bir konuşma yaptı, gittikç..]]> Tue, 12 Dec 2017 04:54:18 +0300 Nereden nereye https://www.evrensel.net/yazi/80405/nereden-nereye https://www.evrensel.net/yazi/80405/nereden-nereye? Borlange. Ekim Devrimi’nin yüzyılı. İlginç bir dönem. Bir İttihat Terakki Partisi heyetinin de katıldığı bir Sosyalist Enternasyonal konferansı 1917 eylül ayında Stockholm’de toplanmıştı. Filistin’in geleceği de tartışılmıştı bu konferansta. Finlandiya bağımsızlığının ve Cumhuriyetinin de 100 yılı. İsveç de rahat durmamış anlaşılan aynı yıl. Epey vukuat var. Kraliyet az daha sona erecek neredeyse. Ve İsveç’in en ilginç yörelerinden biri olan Dalhala’nın Borlange kentinde çıkan “Dala Demokraten” gazetesinin de 100. yılını kutladık önceki gün, gece yarısına dek devam eden paneller, Şair Emil Boss’un, Romancı Maria Hamberg’in, Genç Yazar Jenny Wranborg’un, Karikatürist Robert Nyberg’in, Sanatçı Aktivist Stina Wollter’in, Savunma Bakanı Peter Hultqvistve, Kültür Bakanı Alice Bah Kuhnke’nin de sunum yaptığı bi..]]> Tue, 05 Dec 2017 04:06:11 +0300 İslamcı paradigmanın iflası https://www.evrensel.net/yazi/80362/islamci-paradigmanin-iflasi https://www.evrensel.net/yazi/80362/islamci-paradigmanin-iflasi? Sabahın altısında Ankara Düşünceye Özgürlük İnisiyatifinden düşen bir mesaj: Fikret Başkaya gecenin geç saatlerinde evinden alındı. Gerisi rutin bir haber: evde arama yapıldı, cep telefonu ve bilgisayarına el konuldu. Ve elbette bazı kitaplara el konuldu. Kitaplardan biri: “Paradigmanın İflası”. Türkiye’de resmi ideolojiyi düşünsel olarak bitiren ironik kitaplardan biri. İsmail Beşikçi’den sonra Kürt gerçekliğinin derinliğine tartışılmasının önünü açan en önemli kitap. Bu tutuklama tam da Soçi teslimiyetinden hemen sonrasına denk geliyor. Siyasal İslam paradigmasının çöküşünün ilanı, siyasal açıdan nasıl Soçi ittifakı ise, düşüncel açıdan da bence “Paradigmanın İflası” yazarının gözaltına alınması da düşünsel açıdan bunun teyit olunmasıdır. İlet..]]> Tue, 28 Nov 2017 04:15:20 +0300 Hat değişikliği https://www.evrensel.net/yazi/80343/hat-degisikligi https://www.evrensel.net/yazi/80343/hat-degisikligi? Osmanlı Türkiye’si 1914 yılında geleneksel Batı raylarından, geleneksel Batı’nın yeni hırslı çocuğu Almanya’nın hattına kaydı. Bedel çok ağır oldu. Bu nedenle genç cumhuriyetin temel politikası, bir yandan yeni dünya gücü Sovyetleri kollarken, ülkeyi yeniden geleneksel Batı ittifakı raylarına çekmek oldu. Ki bunun sonucu ise, Sovyetlerle Ankara Antlaşmasının yenilenmesi sağlanamazken, Büyük Britanya ve Fransa ile tam 2. Dünya Savaşı öncesi imzalanan (elbette “Hatay” rüşvetinden sonra) ittifak antlaşması oldu. Ancak müttefiklerden Fransa’nın Nazi Almanya’sına teslim olması Ankara’ya kıvırtma olanağı sağladı. Öte yandan 1. Dünya Savaşının ağır sonuçları, yeni Başkan İnönü’yü çok ihtiyatlı bir politikaya itti. İki kamptan hangisinin kazanacağından emin olmak istedi. Ve Kars-Ardahan- Boğazlar meselesinin g&u..]]> Sat, 25 Nov 2017 04:52:39 +0300 12 Eylül karanlığında bir ışık mahalli (2) https://www.evrensel.net/yazi/80313/12-eylul-karanliginda-bir-isik-mahalli-2 https://www.evrensel.net/yazi/80313/12-eylul-karanliginda-bir-isik-mahalli-2? 12 Eylül kışı ağır geçti, siyasal baskı bunu daha fazla hissettirdi. O kadar karanlık ve soğuk bir kış hatırlamıyorum hayatımda. Tutukluluk süreci Irkçı Güney Afrika Cumhuriyetinden kopya çekilerek 90 güne çıkarılmıştı. Ve adım adım Latin Amerika’daki Condor planı coğrafyamıza aktarılarak, Şili’deki Pinochet rejimi adım adım bizde inşa ediliyordu. 12 Mart’ın siyasal açıdan sonuç olarak başarısız olması, birçok çevrede, “Artık darbe olmaz” rahatlığı yaratmıştı. Buna rağmen darbe olunca da genel beklenti 12 Mart gibi bunun da çok uzun olmayan bir sürede sonlanacağı ve devrimci hareketin yine küllerinin üstünden yükseleceği idi. Bunun olumlu sonuçları da olmadı değil. 1980’lerin ortalarına kadar üniversitelerde hakim olan eğilim soldu. Kimi devrimci hareketlerin kırsalda ve dağlarda varlığını 4 yıl kadar sürdürmeyi başa..]]> Tue, 21 Nov 2017 04:51:17 +0300 12 Eylül'e karşı bir direniş odağı: CEMMAY Dağıtım https://www.evrensel.net/yazi/80277/12-eylule-karsi-bir-direnis-odagi-cemmay-dagitim https://www.evrensel.net/yazi/80277/12-eylule-karsi-bir-direnis-odagi-cemmay-dagitim? 12 Eylül rejimine karşı önemli direniş odaklarından biri, CEMMAY Dağıtımdır. 1981 Ocağında en büyük hissedarının Ankara’da tutuklanmasından sonra, Belge Yayınları sahibi Ayşe Nur Zarakolu’nun her türlü yasal sorumluluğu omuzuna alarak, en karanlık dönemde sol kültürün yaşamasına olanak sağladığı gibi, Ankara şubesi konumunda bulunan Adaş dağıtımın da bir yıl sonra yeniden açılmasını sağladı. 12 Eylül darbesinden kapanmayan ve kendi kendini kapatmayan ve yayına devam eden tek sol yayınevi olan Belge Yayınları böylece, baskın sonrası alacaklı olan yayınevleri tarafından yağmalanan CEMMAY dağıtımı ayağa kaldırıp, en ağır koşullar altında sol kültürün devamına olanak sağladı. Bunun hikayesi bilinir de, CEMMAY’ın ne olduğu pek bilinmez. Aslında bu dağıtımın tarihi de, bir anlamda sol kültürün kitleselleşmesinin tarihidir. CEMMAY dağıtımın yasal şirket adı, Kitapç..]]> Wed, 15 Nov 2017 03:44:53 +0300 Dünya soykırım kötülüğüne karşı 70 yıldır bağışıklık kazanmamıştır https://www.evrensel.net/yazi/80176/dunya-soykirim-kotulugune-karsi-70-yildir-bagisiklik-kazanmamistir https://www.evrensel.net/yazi/80176/dunya-soykirim-kotulugune-karsi-70-yildir-bagisiklik-kazanmamistir? Adalet ve Demokrasi İçin Avrupa Ermenileri Federasyonu (Kısa yazılımı ile EAFJD) 4. Kongresi vesilesiyle 19 Aralık’ta Avrupa Parlamentosunda önemli bir dizi panel düzenledi. Açılış konuşmaları bölümünde EAFJD Başkanı Kaspar Karampetian, Kilikya Kilisesi Katolikosu Aram A, Ermenistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı H.E. Edward Nalbandian, ANC Koordinatörü Hagop Der Khatchadourian sunum yaptılar. Sabahki panelin başlığı, “Ermeni Soykırımının tanınması: Dönüm noktaları ve zorluklar” idi. Bu panelde Adalet ve İnsan Hakları için Ermeni Yasal Merkezi Başkanı Kenneth Hachikian’ın “Ermeni Soykırımı’nın tazmininin takibinde yasal çerçevenin önemi” başlıklı tebliğinden sonra, İsrail Açık Üniversitesinden Prof. Yair Auron, “Ermeni Soykırımı’nın İsrail’de tanınmasında olasılıklar” başlıklı bir sunumda bulundu. Sağlık nedeniyle benim, &l..]]> Tue, 31 Oct 2017 04:51:16 +0300 20 yıl önce, 20 yıl sonra https://www.evrensel.net/yazi/80132/20-yil-once-20-yil-sonra https://www.evrensel.net/yazi/80132/20-yil-once-20-yil-sonra? İlk pasaportumu 19 yaşında aldım 1967’de. En güzel anım Trafalgar Meydanında düzenlenen Kapital’in 100. yılı mitingine katılmak oldu. 1980 yılında ikinci pasaportumu aldım nice uğraştan sonra. 12 Mart darbesinden sonra Ant ve Partizan dergilerinde yazdığım için tahdit konmuştu. Demokrat gazetesi için, İran devrimini yerinde izlemek için. Ama 12 Eylül oldu. Pasaport iptal. Demokrat davası 10 yıl sürdü. Sonuç olarak 20 yıl pasaportum olmadı. Alınca da sevgili Hrant gibi dünya yollarına düştüm, “pasaportum cebimde” deyip. İlk durak, Bonn’daki eyalet parlamentosunda Schröder’in himayesinde düzenlenen “Kürt Sorunu ve İnsan Hakları Konferansı” oldu bu kez. İkinci durak, en büyük hayalim olan Frankfurt Kitap Fuarı. Kitaba inanırım. Kitabı severim. Onun için dünyanın en büyüğü olan Frankfurt Kitap Fuarı benim Kâ..]]> Tue, 24 Oct 2017 04:12:30 +0300 Soluk alışları bile dinlenenler: Oktay Etiman’ın anısına https://www.evrensel.net/yazi/80037/soluk-alislari-bile-dinlenenler-oktay-etimanin-anisina https://www.evrensel.net/yazi/80037/soluk-alislari-bile-dinlenenler-oktay-etimanin-anisina? 1972 Aralığında “Şadi Alkılıç” ya da “Aydınlar” davasının genç kuşak sanıkları arasında, Dev-Genç davasında yargılanmayan FKF’li bir grup olarak mahkum olduk. Dev-Genç davasından ayrıca yargılanan diğer arkadaşlar ise, dosyaların birleşmesi sonucu, 1974 yılında çıkan af yasası neticesinde mahkum olmadılar. 1972 martı Dev Genç operasyonunda alınmış ama sonuç olarak Davutpaşa Kışlasında bir süre kaldıktan sonra bu davadan yırtmıştım. Ne bileyim bunun daha fazla hapiste kalmama neden olacağını. Sonuç olarak, sadece ANT ve Partizan dergisinin yazar ve editörleri mahkum olmuş oldu Alkılıç davasında. ANT dergisi yazı kurulundan ben ve Faruk Pekin; Partizan Dergisi Editörü Mehmet Arif Sarısözen. Orada da yazdığım için, daha ağır ceza aldım, “örgüt” yöneticisi olarak. Ve “Çekirdek” isminin babası Alpay Biber, Gülay ve..]]> Tue, 10 Oct 2017 04:51:27 +0300 Genç kanına doymayan Draculalar diyarı https://www.evrensel.net/yazi/79991/genc-kanina-doymayan-draculalar-diyari https://www.evrensel.net/yazi/79991/genc-kanina-doymayan-draculalar-diyari? Tarihiyle özleşememe özürlü T.C.’de her 10 yılda bir yeni bir kuşak tırpan yer. 1920’li yıllarda o dönemin gençliğinin en parlak temsilcilerinden biri olan Nâzım Hikmet ve arkadaşları, Doğu Üniversiteliler yaşam boyu tırpan yediler. 1930’lu yılların genç kuşağının tırpan simgesi ise, 1938 harp okulu ve donanma davası idi: A. Kadirler, Şadi Alkılıçlar, Kemal Tahirler…Suçları bir önceki kuşakta tırpan yiyen Nâzım ile Dr. Hikmet Kıvılcımlı ile bağ kurmaya çalışmaları idi. Adnan Cemgil, 1940’lı yılların gençliğindendi; Ahmet Arifler, Enver Gökçeler, Ruhi Sular, Arif Damarlar… Devrim sözcüğü ile simgelenen ’68 kuşağı görece daha özgür büyüyen bir kuşak oldu. O kuşaktan olan, Nurhak eteklerinde katledilen Sinan Cemgil, 40 kuşağından Adnan ve Nazife Cemgil’in oğluydu. Ama daha ’71 gelmeden, Vedat De..]]> Tue, 03 Oct 2017 05:00:30 +0300 Zaman tünelinde Peru'ya dönüş https://www.evrensel.net/yazi/79777/zaman-tunelinde-peruya-donus https://www.evrensel.net/yazi/79777/zaman-tunelinde-peruya-donus? 1992 sonbaharı. Bir pazar günü. Ankara’da İHD genel kurulu yeni bitmiş. Konuk Sokak’ta Mülkiyeliler Birliğinde yemek yiyoruz. Bir telefon geliyor, ‘Peru’ya gidecek uluslararası bir insan hakları heyetine katılır mısınız?’ diye soruyor. ‘Ama hafta başı orada olmalısınız’ diye ekliyor. O kadar acele ki. Gece dönüyorum İstanbul’a, Pazartesi günü Levent’teki Peru fahri konsolosluğundayım. Kapı biraz haşat vaziyette... Bir gece önce patlayıcı konmuş. Başkanlık sarayı darbesini protesto için. Peru’da eski popülist söylemden ve partilerden yorulan Peru seçmeni büyük umutla, yeni bir sima sunan, “hizmet” vadeden Fujumori’ye bir kez de bunu deneyelim deyip oy vermiş. Başkanlık sistemi! O da kısa bir süre önce, Meclisi kapatıvermişti. Fujumori öncesi dönemde, Peru’nun 19 Aralığı diyebileceğim, bir cezaevi kıyımı ya..]]> Tue, 29 Aug 2017 05:00:59 +0300 Türkiye’yi küçük düşürmeye devam https://www.evrensel.net/yazi/79729/turkiyeyi-kucuk-dusurmeye-devam https://www.evrensel.net/yazi/79729/turkiyeyi-kucuk-dusurmeye-devam? “Şimdi, T.C., uluslararası hukuk ve yargı sisteminin sağladığı olanakları kötüye kullanarak, muhalifleri, “terörist” oldukları iddiası ile tutuklatma kampanyası başlatmış vaziyette. Avrupa devletlerinin bu suça ortak olmaması gerek” diye yazmıştım hafta sonu Yazar Doğan Akhanlı’nın İspanya’da Interpol’ün kırmızı bültenle arandığı gerekçesi ile gözaltına alınması üzerine. “Belki bu tür uluslararası hukukun kötüye kullanımı, kısa vadede sadece muhalifleri rahatsız edecek, onların seyahat etme özgürlüğünü fiili olarak kısıtlayacak ama, çok geçmeden T.C,den yapılan bu tür başvurular bütün güvenirliliğini yitirecek. Hele hele fiilen cihatistlerin güvenli limanı olduğu gerçeğinin gittikçe daha görülmeye başlandıktan sonra” diye devam etmiştim. Bu kez süreç hızlı gelişti. ..]]> Tue, 22 Aug 2017 03:22:41 +0300 Yeni devlet mi, L’ancien Régime’e dönüş mü? https://www.evrensel.net/yazi/79681/yeni-devlet-mi-lancien-r-gimee-donus-mu https://www.evrensel.net/yazi/79681/yeni-devlet-mi-lancien-r-gimee-donus-mu? L’ancien Régime yani eski rejim. Fransa’da feodal dönem ile İhtilal-i Kebir arasındaki dönemi tanımlamak için kullanılır. Hani Nazım’ın deyişiyle, “dördü de önümdeydi, kan revan içindeydiler. … yetiştim onlara omzuma değdiler: “kahrol Danton. ölmelisin Robespierre‘im… yaşasın Marat! ben Babeuf’le beraberim” dedim ve geçtim onları… Robespierre, Danton!… Babeuf, Marat!… ne başlangıç, ne son, doğar, ölür ve anaçkom, doğar, ölür, doğar hayat…” “Yeni Devlet” edebiyatı tartışılmaya başlayınca, Nazım’ın “Sesini Kaybeden Şehir”deki bu şiirini hatırladım. İhtilal hep çocuklarını yer derler tarihte. Sol, aslında Türkiye’deki modernleşmenin doğal bir sonucu, onun çocuğuydu. Bir yerde Babeuf’üydü. 27 Mayıs d..]]> Tue, 15 Aug 2017 05:03:30 +0300 Beykoz'dan Paşabahçe sırtlarına https://www.evrensel.net/yazi/79640/beykozdan-pasabahce-sirtlarina https://www.evrensel.net/yazi/79640/beykozdan-pasabahce-sirtlarina? İşçi sınıfının özbeöz çocuğu Cemal Azmi Poyraz’ın “Koş Cemal Koş” adlı kitabı (1) beni alıp çocukluğumun Beykozu’na götürdü. İstanbul’un hiçbir yerine Güneş Beykoz’daki kadar muhteşem batmaz. Ve benim 3 yaşındayken güneşe ilişkin ilk anımdır. Ahşap bir evin 5. katında oturuyorduk. Sonra yandı bu bina. Bir resmi bile yok. Hiçbir yerde. Eski kaymakamlık binası. Beykoz Çayırı’na, Tokat köyüne giderdik. Yuşa Tepesi’ne çıkardık. Abraham Paşa Köşkü önlerinde sandaldan denize girerdik. Hidiv Kasrı’nın bahçesinde piknik yapardık. Almanya’da toplumsal çatışmaların en yoğun olduğu Weimar Cumhuriyeti günlerinde, güçlü bir işçi edebiyatı geleneği de oluşmuştu.Yine ’68’li yıllarda, Paris’te yeni solun yayınevi olarak yükselen Maspero Yayınları da, “Actes e..]]> Tue, 08 Aug 2017 05:00:15 +0300 Kendisi mezarda ama ruhu ülkeye egemen https://www.evrensel.net/yazi/79625/kendisi-mezarda-ama-ruhu-ulkeye-egemen https://www.evrensel.net/yazi/79625/kendisi-mezarda-ama-ruhu-ulkeye-egemen? Büyük Yazar Dido Sotiriyu’nun yıkık köyünü insanlığın kültür mirasına yeniden kazandıran Sevan Nişanyan’dan, Şirince’yi yerle bir ederek intikam alınmak isteniyor. Onu Hrant Dink gibi öldüremedikleri için çok öfkeliler. Sadece Şirince mi? Süryani manastırlarına kurnazca el koyma kararları çıkarılıyor. Tarihi Diyarbakır olan Sur’da Ermeni, Keldani manastırlarına el konuluyor. Derik’te kayyım Keldani kilisesini yıktırıyor. 12 Eylül darbesinden sonra, CHP kitlesini pasifize etmek için göstermelik bir MHP operasyonu yapılmıştı. İlk başta Türkeş ve arkadaşları yer altına inip “faaliyete” devam etmeyi ciddi biçimde tartıştılar. Türkeş de zaten Demirel ve Ecevit gibi kolayca ele geçirilemedi. Kapı ardındaki pazarlıklardan ve verilen teminatlardan sonra, Türkeş teslim oldu. Necmettin Erbakan, Doğu Perinçek ile birlikte, Mamak’ta değil, Ordu Dil Okulunda ağırlandı. Demirel ve Ecevit ise Zincirbozan ordu tesislerinde bir süre tutuldular. Verilen en önemli teminatlardan biri MHP’li militanl..]]> Sat, 05 Aug 2017 05:52:45 +0300 Evet yaptık, gerekirse yine yaparız https://www.evrensel.net/yazi/79564/evet-yaptik-gerekirse-yine-yapariz https://www.evrensel.net/yazi/79564/evet-yaptik-gerekirse-yine-yapariz? Gerçekliğin alaturka kabulü: “Evet, yaptık, gerekirse yine yaparız!” Örneğin soykırım konusunda, bugün cehalet ve inkardan, bu noktaya gelmiş durumdayız. Pek parlak bir sonuç olarak kabul edilemez. Her türlü demokratikleşme, yerinden yönetim çabası da devletin bekası açısından bir tehdit olarak algılanmıştır. Her çok parti deneyiminin, parti kapatmalar ve darbeler ile sonuçlanması bunun bir yansımasıdır. Parti kapatma modası 1913 yılında İttihatçıların Babıali Darbesi ile başladı. Mustafa Suphi’sinden Sosyalist Hilmi’sine, Prens Sebahattin’den, Kürt Şerif Paşasına tüm İTF’ye muhalif olanlar ya hapse, ya zindana ya da sürgüne gitti. Mustafa Suphi Rusya’ya Sinop cezaevinden kaçacaktı. 1915 yılında. Onun kurtuluşuna tanık olan Karadeniz 28 Kanuni Sani 1921 tarihinde onun yoldaşları ile birlikte katledilmesine tanık olacaktı. Nâzım’ın 1923 yılında yazdığı şiir, aynı zamanda sanki sola yönelik şiddetin neredeyse bir yüzyıla yayılan öngörüsüdür. 28 kanunisaniyi unutma! “siy..]]> Tue, 25 Jul 2017 04:24:18 +0300 Sana ne 'bilge diplomat'! https://www.evrensel.net/yazi/79515/sana-ne-bilge-diplomat https://www.evrensel.net/yazi/79515/sana-ne-bilge-diplomat? Uğur Dündar’ın, “Bilge Diplomat” diye nitelediği Şükrü Elekdağ ile yaptığı röportajı, Sözcü gazetesi, “Barzani’nin bağımsızlık ilanı savaşa yol açar” başlığı ile verdi. Hem de, 1. sayfanın sol üst köşesinde, kendi başlığının da üstünde! Şükrü Elekdağ, artık parlamentoda değil, ama hâlâ dışarıdan akıl vermeye devam ediyor. 2003 yılında kırmızı çizgi daha aşağıdaydı. O zaman da böylesi “bilge” diplomatların verdiği akıl ile, “Irak’da federe devlet ilanı, causa belli’dir” açıklaması yapmıştı Ankara. Yani savaş nedeni! Ben de “Sana ne!” diye yazı yazmıştım da, askeriyeyi sinirlendirmiş, kendimi DGM’de bulmuştum. Neyse AKP’nin cicim aylarıydı da, beraat etmiştik. Gel de şimdi, Şükrü Elekdağ’a da “Sana ne” deme! 2005 yılında onun verdiği akıl ile, Baykal ile RTE’nin “usta-çırak” ilişkisi içinde olduğu günlerde, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Avam Kamarası ile Lordlar Kamarasına yazdığı 550 imzalı açık bir mektupla, 1915 soykırımının ilk raporlaştırması olan Mavi Kitap(1) için İngilt..]]> Tue, 18 Jul 2017 05:00:58 +0300 Adalet aranıyor... Wanted: Justice https://www.evrensel.net/yazi/79466/adalet-araniyor-wanted-justice https://www.evrensel.net/yazi/79466/adalet-araniyor-wanted-justice? Avrupa Parlamentosu geçen hafta en kalabalık toplantılarından birini yaparak, yeni anayasal değişikliklerin yürürlüğe girmesinden sonra Türkiye’nin AB adaylığı sürecinin askıya alınmasını öneren Türkiye raporunu 64’e karşı 477 oyla kabul etti. Tek kelimelik ADALET sloganı/talebi ile sürdürülen uzun yürüyüş büyük bir mitingle son buldu. Dün Amerikan Dış İşleri Bakanı ile ciddi bir pazarlığa oturuldu. Pazarlık konusu: Kürtlerin geleceği! AP toplantısından bir gün önce Büyükada’da “bir ihbar” üzerine IHOP çatısı altında uzun yıllardır ortak çalışma yürüten farklı insan hakları örgütlerinin temsilcilerinin Askor Otel’de düzenlediği seminer basıldı. Bu kararın çıkacağını bilen Ankara, ne kadar “güçlü” pazıları olduğunu göstermiş oldu. Trol basını ise, fanatik destekçilerine, “15 Temmuz öncesinde de Büyükada’da seminer yapılmıştı” hikayesini pompaladı. Böyle bir operasyonu Reis’in onayı olmadan düzenlenmesi düşünülebilir mi? Hele hakiminden savcısına, polisine bir cadı avının ..]]> Tue, 11 Jul 2017 05:00:27 +0300 Barış arayışını cezalandırmak https://www.evrensel.net/yazi/79420/baris-arayisini-cezalandirmak https://www.evrensel.net/yazi/79420/baris-arayisini-cezalandirmak? Geçen gün sürgündeki yazarlarımızdan Ahmet Mücek ile Stockholm içinde uzun bir yürüyüş yaptık. Mücek dünyadaki barış süreçlerine kafa yoran araştırmacılarımızdan biri. Meraklısı bilir, geçen yıl Sri Lanka barış sürecinin çöküşünü irdeleyen önemli bir çalışma yayınladı. (Sri Lanka’da Barış Süreci Nasıl Gelişti, Neden Yürütülemedi? Tamil Özgürlük Mücadelesinin Tasfiyesi / Belge Yayınları, 2016). * Mücek , şu sıralarda Filipinler barışçıl çözüm deneyimleri üzerine çalışmasını bitirmek üzere. Örneğin ta Filipinlerde Moro’daki İslami hareket ile Filipin hükümeti arasındaki barış sürecinde, arabulucu taraflardan birinin Türkiye Cumhuriyeti olması ilginç. Türkiye’deki Kürt sorununun barışçıl çözümü konusunda, biri Turgut Özal, diğeri Abdullah Gül’ün döneminde başlatılan iki sürecin de çökmesi bir yana, insani hukuku hiçe sayan en ağır bir çatışma dönemi izledi. Köy ve kent yakmalardan, yargısız infazlara, milletvekillerinin meclis içinde tutuklanmasına kadar birbirinin kötü ve hatta bet..]]> Tue, 04 Jul 2017 05:02:04 +0300 Yasaklı kitaplar Parthenon'u https://www.evrensel.net/yazi/79385/yasakli-kitaplar-parthenonu https://www.evrensel.net/yazi/79385/yasakli-kitaplar-parthenonu? Bir zamanlar Pentagon kaynaklı Condor planı vardı… 1964 yılında Brezilya’da başlayan, sonra 70’lerde Şili, Uruguay ve Arjantin ile devam eden darbeler zinciri… Bütün siyasi partileri, sendikaları kapatma, izinle yeniden oluşturma, üniversiteyi denetim altına alma, kitlesel tutuklamalar, gözaltında kayıplar, işkence vb. ortak özellikleri olan uygulamalar… Yunanistan’daki 1967, bizdeki 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbelerinden aşina olduğumuz vahşet. Siyasal, toplumsal grupları, gazetecileri, aydınları, sivil toplum örgütlerini milli güvenlik doktrini çerçevesinde “iç düşman” olarak ilan etme ve hukuk sistemini bunun üzerine inşa ederek “iç düşman” olanlara karşı farklı bir hukuk uygulama. Bütün bunların bir başka uzantısı ise, “kitap düşmanlığı”… Kütüphanelerde “temizlik” yapılması, yayınevlerinin ve gazetelerin kapatılması…El konan kitapların imha olunması… Kitaba karşı açılan Haçlı Seferlerinin yada Cihadın tarihi çok eski… İnsanlığın antik çağına kadar ulaşıyor… G..]]> Thu, 29 Jun 2017 04:15:06 +0300 Gramsci'nin cezaevinden çocuklarına yazdığı mektuplar da sakıncalıymış! https://www.evrensel.net/yazi/79342/gramscinin-cezaevinden-cocuklarina-yazdigi-mektuplar-da-sakincaliymis https://www.evrensel.net/yazi/79342/gramscinin-cezaevinden-cocuklarina-yazdigi-mektuplar-da-sakincaliymis? Antonio Gramsci’ye Türkiye’de ilk dikkat çeken Vedat Günyol’dur. “Aydınlar ve Toplum” adlı derleme ile Çan yayınlarından, Ferit Edgü ve Bertan Onaran ile birlikte tercüme ettiği, daha 1967 yılında... Yine o sıralar Fethi Naci, “Hapishane Mektupları”nı yayınladı. Sonra 1940 gençlik kuşağından Adnan Cemgil, “Hapishane Defterleri”nden bir seçki hazırladı ve Payel 1975 yılında yayınladı, daha sonraki baskılarını Belge Yayınları yaptı. Entelektüellik ile yayıncılığın kesiştiği parlak yıllardı. Kalkedon Yayınları yıllardır, “Hapishane Yazıları”nın bütününü yayınlama gibi zor bir işi sürdürüyor. 12 ciltten 4 cilt yayınlanmış vaziyette. Gramsci’nin cezaevinden çocuklarına yazdığı mektuplar, kitabın İtalyanca orijinalini gördüğümüzde hemen dikkatimizi çekmişti. O sıralarda Meral ve Cemal Erez İtalya’dan yeni dönmüşlerdi. Onlar da kitabı çok sevdi ve hemen tercüme etmeye giriştiler. Deniz Oral da harika bir kapak yaptı. Ne kadar erken kaybettik onu da, Ayşe gibi. Belge’nin amblemini, ilk ..]]> Thu, 22 Jun 2017 05:00:06 +0300 Hombre, Kenan Kerimo! https://www.evrensel.net/yazi/79324/hombre-kenan-kerimo https://www.evrensel.net/yazi/79324/hombre-kenan-kerimo? Denize dönmek istiyorum! Mavi aynasında suların: boy verip görünmek istiyorum! Denize dönmek istiyorum! Ve madem ki bir gün ölüm mukadder; Ben sularda batan bir ışık gibi sularda sönmek istiyorum! Denize dönmek istiyorum! Denize dönmek istiyorum! Nazım Hikmet İspanyolca’da “Hombre”nin, daha derin bir anlamı vardır, İngilizce “man”den, Fransızca “homme”dan, Almanca “Mann”dan… Kısacası,“adam gibi adam” anlamına gelir diye özetleyebiliriz. Evet, Kenan Kerimo adam gibi adamdı. Bir sevgi insanı, bir diyalog insanı, bir hümanist… Bethnarin’in, Mezopotamya’nın, Kürdistan’ın, Ninova’nın yeniden yüz yıl öncesinin karanlığına sapladığı bir dönemde, yüreği isyan etti bütün olanlara, Melaren gölünde. Kalbi durdu. Sulara gömüldü topraktan önce; ta yukarılarda ışıldayan yıldızlara baktı, aya, kuzeyin garip ışıklarına baktı son anında. Onun özgür ruhuna da bu yakışırdı zaten. Su, gökyüzü, orman ve tarlalarına aşıktı zaten İsveç’in. Maviliklere dalarken, huzur buluyor, isyanının a..]]> Mon, 19 Jun 2017 04:14:27 +0300 Lissy Schmidt'e mektup https://www.evrensel.net/yazi/79279/lissy-schmidte-mektup https://www.evrensel.net/yazi/79279/lissy-schmidte-mektup? Sevgili Lissy, zaman nasıl da akıp gidiyor. 23 yıl olmuş senin ölüm haberini alalı. Dün gibi hatırlıyorum. 3 Nisan 1994 tarihli Hürriyet gazetesini sabahleyin açıp, “Alman Gazeteci Lissy Schmidt öldürüldü” haberini okuyup şok oluşumuzu. Sen sadece bir gazeteci değil, aynı zamanda bir insan hakları savunucusu idin. 12 Eylül’ün en karanlık günlerinde bir akşam vakti kapımızı çalmıştın. 81 ya da 82 kişiydi sanırım. Ta Almanyalardan bir minibüse atlayıp gelmiştin, Türkiyeli genç bir kadınla, “Siyasal tutuklular için ne yapabilirim?” diye. Hemen siyasal tutuklu anaları ile kaynaşmıştın. 1984 yılında Ayşe 40 gün siyasi şubede tutulduğunda, çocuklara sen sahip çıkmıştın. İlk insanlık için uğraşın aslında İtalya’nın en yoksul yöresini yerle bir eden bir depremden sonra çizmenin güney ucuna koşturman olmuştu bir yardım örgütü ile. Almanya’daki cenaze törenine oralardan koşturup gelmişti İtalyan arkadaşların. Frankfurt’ta Zambon Kitapevinde çalışıyordun ilk seni tanıdığımızda. İlk i..]]> Tue, 13 Jun 2017 00:10:37 +0300 Gülme! burada anlatılan senin hikayen! https://www.evrensel.net/yazi/79231/gulme-burada-anlatilan-senin-hikayen https://www.evrensel.net/yazi/79231/gulme-burada-anlatilan-senin-hikayen? 6 Mayıs tarihinde, cumartesi günü saat 13 ila 15.50 arasında İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliğinin aldığı karar sonucu, 2017 tarih ve 2017/67510 sayılı soruşturma kapsamında, Sancı Yayınları, Can Yayınları ve Belge Yayınlarında “DHKP-C terör örgütü propagandası” içerikli yasaklı kitapların basım ve dağıtımının yapılmasına ilişkin yaklaşık 3 saat süren bir arama yapıldı ve sonuçta Belge Yayınlarında 2 bin 171 kitaba el konuldu. Anlaşılan yapılan ihbara uygun malzeme bulunulamayınca da yayınevinin arşivinden özel olarak seçilen bazı kitaplara, “Arkasında bandrol olmadığı, dolayısıyla korsan yayın olduğu” * gerekçesiyle el konuldu. 40 yıl önce kurulan Belge Yayınları insan hakları ve düşünce, yazma, yayımlama ve okuma özgürlüğü konusunda olağanüstü dönemler de dahil, her zaman ilkeli duruşu ve uluslararası evrensel insan hakları standartlarını ölçü kabul etmesi nedeniyle, uluslararası alanda uzun yıllardır, takdir olunan ve ödüller alan, kâr amaçlı değil, insanlık değerleri için çalış..]]> Tue, 06 Jun 2017 04:53:38 +0300 Kitapsızlar https://www.evrensel.net/yazi/79166/kitapsizlar https://www.evrensel.net/yazi/79166/kitapsizlar? Daha önceden verilmiş tüm toplatma kararlarını hükümsüz hale getiriyoruz... Altı aylık bir geçiş süreci içinde, yasaklı durumda bulunan 23 bin kitap özgürleşecek. Böylece Türkiye hem yargı ayıplarından hem de yargı yükünden ciddi biçimde arınmış olacak... Demokrasi standardımız yükselecek, Türkiye’nin dünyada itibarı artacaktır.” RTE 2013 23 Mayıs günü Manchester’de canlı bomba haberiyle uyandık. Kadınlar ve çocuklardı kurbanlar. Anılarım depreşti. ’70’lerin ortasında solcu demiyorum faşist olmayan öğrenciler, onlara biat etmeyen öğrenciler okullarına giderken, faşist çetelerin saldırılarına karşı toplu gitmek zorunda kalmıştı. 16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesinde bomba ve otomatik silahlarla toplu kıyım amaçlayan bir saldırı düzenlendi. 1 Mayıs 1977 Katliamı yaşanalı daha 10 ay olmamıştı. Bundan 6 ay sonra ise 8 Ekim tarihinde Ankara’da yine üniversite gençlerini hedef alan Bahçelievler Katliamı gerçekleştirildi. 9 ay sonra ise, Alevi halkına yönelik Maraş Katliamı yaşandı. ..]]> Sat, 27 May 2017 04:51:31 +0300 Üçüncü torba açıldı https://www.evrensel.net/yazi/79092/ucuncu-torba-acildi https://www.evrensel.net/yazi/79092/ucuncu-torba-acildi? Sultan II. Abdülhamit döneminde muhbirlik gözde bir meslekti. 1908 anayasal devriminden sonra, muhbirlik gözden düştü, sansür kalktı. Bunun için 1908 Devrimi hâlâ Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanmakta, TGC yıllık ödüllerini bu tarihte vermektedir. Bunun geleneksel mekanı Dolmabahçe Sarayı’nın bahçesi idi, ama AKP yönetimi birkaç yıldır bu mekanı, Ramazanı bahane ederek, içki içildiği gerekçesi ile TGC’ye vermemekte. Oysa, resepsiyon iftar saatinden sonra; ayrıca öykündükleri Osmanlıda da içki yasağı diye bir şey duymadım. Ramazan geceleri bir halk şenliği biçiminde geçer, tiyatrolara gidilir, hayli de içki tüketilirdi. Ne yapalım, Yeni Türkiye işte! Devrimciler Yıldız Sarayı’nı bastıklarında hayli ihbar belgesi ele geçti. Ama “Hürriyet Kahramanı” İttihatçılar ne yaptılar biliyor musunuz? Bu belgeleri alelacele yaktılar. Çünkü bunların arasında birçok “kahramanın” da muhbirlik yaptığının kanıtı olacak belge vardı. Bu bahar ayları kısa sürdü. Arkasında İttihatçıların..]]> Wed, 17 May 2017 05:00:18 +0300 Tarihin şamarını yemedikçe https://www.evrensel.net/yazi/79043/tarihin-samarini-yemedikce https://www.evrensel.net/yazi/79043/tarihin-samarini-yemedikce? Bremen. Dersim Jenosidinin 80. yılını anmak üzere Alevi Kültür Merkezindeyiz. Her 9 Mayıs’ta İnsan Hakları Derneğinin İstanbul Şubesi, 28 Şubat 2002 tarihinde yaşamını yitiren yayıncı ve İnsan Hakları aktivisti Ayşe Nur Zarakolu’nun (Sarısözen) anısına düşünce özgürlüğü ödülü veriyor. Bu yazıyı okuduğunuzda bu yılın düşünce özgürlüğü kahramanlarının adları açıklanacak. ANZ, 1990 yılında Kürt tabusuna, Beşikçi’nin “Devletlerarası Sömürge Kürdistan” kitabını yayımlayarak, Celal Başlangıç’ın deyimi ile “ilk yumruğu” indirmiş, aynı yıl Beşikçi’nin Dersim Jenosidi ile ilgili bir başka kitabını daha yayınlayarak konuyu soykırım bağlamında ilk kez gündeme getirmişti. 1993 yılında Yves Ternon’un ve Vahakn Dadrian’ın kitapları ile “Ermeni tabusu”nu, 1996 yılında ise Andreadis’in kitapları ile “Pontos tabusu”nu tartışmaya açacaktı. Bu ödül 2004 yılında, Anadolu’nun kültür mirasını yeniden insanlığa kazandıran Dil Bilimci ve Yazar Sevan Nişanyan’a verilmişti. Büyük Yunan yazarı, “Bende..]]> Tue, 09 May 2017 04:15:27 +0300 Taksim işgal altında https://www.evrensel.net/yazi/78999/taksim-isgal-altinda https://www.evrensel.net/yazi/78999/taksim-isgal-altinda? 1 Mayıs 1976 Türkiye tarihinin özgürce kutlanan en muhteşem 1 Mayıs’ı olmuş ve katılanları bile hayret içinde bırakmıştı. 1 Mayıs 1977 kalabalıkça daha da muhteşemdi ama korkunç sonuçlandı. Katılanlardan kimileri ne yazık ki devletten çok birbirine karşı konumlanmıştı. Ve sonuç tam bir kaos oldu… 1 Mayıs kaosunun görüntülerinin benzerine ancak 1905 ya da 1917 devriminin enstantanelerinde rastlarsınız. Yaratılan panik ile on binlerin Kazancı Yokuşu’nun başında kilitlenmesi ölü sayısının katlanmasına neden olmuştu. Hemen yokuşun başında bir sendikanın kamyonu park etmemiş olsaydı, belki daha az insan yaşamını yitirecekti. Ve artık kurşunun nereden kimden geldiğinin anlamı kalmamıştı. Zırhlı polis arabaları paniği iyice arttırmak için insanların üzerine sürülüyordu. Derin devlet Intercontinental Otelin odalarında mevzilenmiş, karşı taraftaki kürsüye kurşun yağdırıyordu. Paniği daha da arttırmak için, DİSK Yöneticisi Sıtkı Çoşkunse, başının üstünden geçen kurşunlara aldırmadan pan..]]> Tue, 02 May 2017 04:51:24 +0300 Canavarın kalbinde* https://www.evrensel.net/yazi/78955/canavarin-kalbinde https://www.evrensel.net/yazi/78955/canavarin-kalbinde? Bugünleri de gördük şükürler olsun. İlk kez 24 Nisan 1919’da yapılan anma İstanbul’da artık yıllardır. Sadece o mu? Kimin aklına gelirdi bir gün Ankara’da, “ama”sız, kıvırtmasız, bir uluslararası soykırım konferansı düzenleneceğini. 24 Nisan öncesi Brezilya’da Sao Pao Üniversitesinin düzenlediği uluslararası bir soykırım konferansındaydım . Tek şartla katılırım demiştim. 24 Nisan’da Türkiye’de olmamı sağlamanız koşuluyla. 2010 yılında. Aydınların resimlerini bırakmıştım İHD’ye. Ermeni aydınlarının ölüm yürüyüşüne çıkarılacağı Haydarpaşa Garı’nın önünde anma yapılacaktı ve Sultanahmet’te konuldukları şimdi müze olan eski cezaevinin önünde.Manevi açıdan son derece önemliydi bu. Ama siyasal açıdan son derece önemli olan ise, asıl Ankara’da ilk “ama”sız, sansürsüz soykırım konferansının düzenlenecek olmasıydı. Teşekkürler bunu mümkün kılan Ankara Düşünceye Özgürlük İnisiyatifine. Tam bir bilek güreşi yaşanmıştı T.C. makamları ile. Önce konferansın engellendiği haberi geldi ben Afrika..]]> Tue, 25 Apr 2017 05:00:18 +0300 Atı alan https://www.evrensel.net/yazi/78907/ati-alan https://www.evrensel.net/yazi/78907/ati-alan? Ne yazık ki beklediğim gerçekleşti. Sonucun kıl payı farkla belirleneceği ortadaydı. Kıl payı “hayır” çıkacağını zaten kendileri de önceden görmüştü. İkinci bir 7 Haziran’ı bu kez engellediler. Aslında o zaman da beklentileri, HDP’nin yüzde 10 barajını kıl payı yakalamayacağı ve yüzde 9 küsurlarda kalacağı, bu oyların AKP tarafından kapılıp İslam-Türk Sentezi anayasanın çıkmasını mümkün kılacak çoğunluğun yakalanacağı yolundaydı. 7 Haziran seçimleri AKP ve Erdoğan’ın travması oldu. Bir hafta konuşmadı bile. Ama bu arada oyununu kurdu. Ne yazık ki, karşı cephe de ona kendi oyununu kurması için şans tanıdı. 20 Nisan 1924’te yürürlüğe giren Anayasa altında, Türkiye Cumhuriyeti formal olarak bir yıl sözde tek parti sistemi olmadan yaşadı. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 17 Kasım 1924’te kurulmuştur. 29 milletvekili CHF’den istifa ederek onu oluşturmuş, istifa eden 7 milletvekili ise bağımsız kalarak gelişmeleri izlemeyi tercih etmiştir. Hemen aralık ayında yapılan seçimlerde is..]]> Tue, 18 Apr 2017 04:32:40 +0300 Trump ve RTE’nin düşü gerçekleşti https://www.evrensel.net/yazi/78855/trump-ve-rtenin-dusu-gerceklesti https://www.evrensel.net/yazi/78855/trump-ve-rtenin-dusu-gerceklesti? Stockholm. Trump ve RTE’nin ortak düşü sonunda gerçekleşti. 200 yıldır hiçbir savaşa katılmamış olmasıyla gurur duyan İsveç’te yeni moda TIR tarzı kitlesel kıyım amaçlayan bir saldırı yapıldı. Gerçi bu yeni bir olay değil İsveç için. 2010 aralık ayında Iraklı Timur Abdulvahab al-Abdali adında bir İslamist yine kentin aynı canlı alışveriş bölgesinde kendini patlatmıştı, İsveç’in Afganistan’da asker bulundurmasını kınayan birkaç Arapça söz sarf ettikten sonra. Bu deneyime oranla, kitlesel kıyımı amaçlayan bu faşizan terör saldırısı karşısında gerek İsveç halkı, gerek devleti paniğe kapılmadan soğukkanlı, onurlu, isterik nefret söylemleri içermeyen bir tavır koydu. Yüz bini aşkın insan pazar günü saldırının meydana geldiği kent merkezine aktı. Hiçbir yayın yasağı konulmadı. Gereksiz kalabalık tutuklamalara gidilmedi. Irkçı söyleme ve reaksiyonlara fırsat tanınmadı. Ve her renk ve inançtan insan Stockholm merkezinde bu faşizan saldırıyı kınamak üzere buluştu. Aynı gün Türkiye’deki re..]]> Tue, 11 Apr 2017 04:51:03 +0300 200 yıllık bir kavga https://www.evrensel.net/yazi/78811/200-yillik-bir-kavga https://www.evrensel.net/yazi/78811/200-yillik-bir-kavga? Allonsenfants de la Patrie, Le jour de gloireestarrivé ! Contrenous de la tyrannie, Şeyh Bedrettin’den bu yana bu coğrafyanın halkları tiranlığa birlikte karşı koydu. Sonunda tiranlık galip çıksa da direniş ruhu bu coğrafyada asla sönmedi. Bu coğrafyanın halkların anayasa kavgası, tiranlık karşısında halkların ilk zaferi olan İhtilal-i Kebir’den, yani büyük Fransız devriminden hemen sonra başladı. Vlah kökenli bir Rum olan ve yoldaşları arasında Türkler dahil her milliyetten insan bulunan Velestinli Rigas, Osmanlı sultanlarının tiranlığına karşı ilk anayasa metnini ihtilalden hemen 9 yıl sonra yazdı. Bastırdığı anayasa metnini kaçak olarak Osmanlı diyarına sokmaya çalışırken, karşı devrimci, monarşist Avusturya imparatorluk makamlarınca Trieste kentinde tutuklanıp Osmanlı makamlarına teslim edildi. Belgrad Kalesi’nde 45 gün işkence altında tutulduktan sonra idam edildi. Bu toprakların tiranları oldum olası kelle almayı çok sever. İdam saplantısı, oradan gelir, sadece ş..]]> Wed, 05 Apr 2017 05:00:27 +0300 Tarihin intikamı https://www.evrensel.net/yazi/78785/tarihin-intikami https://www.evrensel.net/yazi/78785/tarihin-intikami? Karl Marx, globalizmin en büyük krizine adım adım ilerlediği şu dönemde, sadece kapitalist sistem karşıtları tarafından değil, globalizmin eliti tarafından da farklı bir gözle okunuyor. Rosa Luxemburg’un “Ya sosyalizm ya barbarlık” saptaması Afrika’da 80’li yıllarda başlayan ve son on yıldır Ortadoğu coğrafyasına yayılan açlık ve vahşete baktığımızda, sanki daha bir gerçeklik kazanıyor. 20. yy. başında kapitalizm sömürgecilik aşamasından emperyalizme sıçradığında, ulaşılan teknolojik sıçrama ile varolan “üstyapı” arasındaki uyumsuzluk nedeniyle 1. Dünya Savaşında karşılıklı kitlesel kıyım tavan yaptı. Üstün teknoloji ile donanan Alman militarizmi Namibia’da insanlığa ilk soykırımı armağan ederken, yükselen Türk milliyetçiliği, en üstün iletişim teknolojisini Ermeni Soykırımının organizasyonunda başarıyla uyguladı. Talat Paşa’nın siyasal kariyeri yanında o dönemin üstün haberleşme aracı olan telgrafın ve şifre sisteminin bir üstadı olduğu unutulmamalı. Bugün İslamofaşizm..]]> Sat, 01 Apr 2017 04:51:45 +0300 Hukuk cinayetleri https://www.evrensel.net/yazi/78709/hukuk-cinayetleri https://www.evrensel.net/yazi/78709/hukuk-cinayetleri? Daha önceki yazılarımda Türkiye yargısının sola yönelik kökleri tek parti rejiminden gelen ön yargılı, hasmane ve her dönem tekrarlanan kararlarından söz etmiştim. Biraz da buna örnekler verelim. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 24 Temmuz 2007 tarihinde, Türkiye Cumhuriyetini üç sanığı işkence ile alınan ifadelerle yargıladığı için mahkum etti. Dosyaya göre suç tarihi 9 Ekim 1990, sanıkların yakalanıp tutuklanma tarihi ise 24 Mart 1994’tü. İşkence ile alınan bir ifadeye göre, silah bulundurmak ve bir soygun eylemine katılmakla suçlanıyorlardı. Sanıklar Ülkücü olsa, bir dava açılsa bile bu adli bir suç olacak, buna göre ceza alacak ve adli tutuklu ve mahkumların olağan haklarından, bu arada erken tahliye olma olanaklarından, bu arada adli sicillerinin silinme ve siyasete katılma ve hatta milletvekili bile olma haklarından yararlanabileceklerdi. Kimi Maraş Kıyımı sanıkları gibi. Ama bu yargılananlar sol kimlikli idi. Ve onlara yöneltilen suçlama, “ T.C. Anayasasını cebir ve şidde..]]> Tue, 21 Mar 2017 04:10:21 +0300 Baharı beklerken https://www.evrensel.net/yazi/78664/bahari-beklerken https://www.evrensel.net/yazi/78664/bahari-beklerken? 1967 eylülü olmalı. 19 yaşında ve Londra’dayım. Trafalgar Meydanı’nda 2. Enternasyonal’den kalma İngiliz Sosyalist Partisinin Kapital’in 100. yılı vesilesiyle düzenlediği mitinge katılıyorum. Ve Partinin benim doğduğum yıl yani 1948’de yayımlamış olduğu Komünist Manifesto’yu alıyorum heyecanla. Süleyman Ege’nin Ankara’da Manifesto’nun Türkçe ilk baskısını yapmasına henüz bir yıl var. Zaten çıkar çıkmaz da soluğu mahkemede alıyor. Muzaffer Erdost, Ankara’da Sol Yayınları’nı kuralı 3 yıl olmuş. Kapital’in ancak 1. cildini 5 kitap halinde yayımlamakla meşgul. Yeni kuşak heyecanla sosyalizmi keşfediyor. Angel semtinde kaldığım pansiyonun Hintli yeni sahibinin kapının önüne bıraktığı Lenin’in 12 ciltlik ve Marx’ın Seçme Yapıtlarına, Kapital takımına heyecanla el koyuyorum.Evin sahibinin İngiliz Komünist Partisi üyesi olduğunu, yine bıraktığı günlüklerinden öğreniyorum. Adam Kanada’ya göç ederken onları bile bırakmış. Neyse dönüşte Sirkeci Garı’ndaki gümrükte bir sorun çıkmıyor. Telev..]]> Tue, 14 Mar 2017 05:00:38 +0300 Bir dostu daha yitirmenin acısıyla https://www.evrensel.net/yazi/78615/bir-dostu-daha-yitirmenin-acisiyla https://www.evrensel.net/yazi/78615/bir-dostu-daha-yitirmenin-acisiyla? Bir can dostumuzu daha yitirdik, biraz daha yoksullaştık yine. Murat Bebiroğlu’yu kalleş, kısa zamanda ilerleyen malum bir hastalık aldı aramızdan. Ailesinin ve dostlarının acısını paylaşırım. Murat Bey, İstanbul Ermeniliğini bir arada tutan, onun kültürlü, mümtaz isimlerinden biriydi. Hani İngilizlerin deyimiyle “manor” sahibi tam bir beyefendiydi. Kabalık, çiğlik, sonradan görmelik, sonradan olmalığın kendini yansıtması rahatsız ederdi onu. En önemli katkılarından biri, İstanbul Ermeniliğinin dünyaya yayılmışlığı içinde, onu yeniden birbiriyle ve dostları ile iletişim içine sokan HyeTert Sitesini kurmasıydı. Bunun da ötesinde Ermeniliğe, demokratikleşmeye, insan haklarına ilişkin geniş bir alanı kapsayan bir site oldu HyeTert. Ermeni halkının dostlarına da açık olması yanında, onları da aydınlatıp, zenginleştiren bir site kurdu Murat Bey. Önemli katkılarından biri de, tarihin tozlu raflarında terkedilmiş olan, Ermeni Nizamnamesi olarak da bilinen, Ermeni An..]]> Tue, 07 Mar 2017 04:40:55 +0300 Paldır küldür referanduma https://www.evrensel.net/yazi/78526/paldir-kuldur-referanduma https://www.evrensel.net/yazi/78526/paldir-kuldur-referanduma? Bir yandan Suriye savaşı ilginç boyutlar alırken, bir yandan da paldır küldür referanduma doğru gidiyoruz. Sanki yaşananlar 1979-81 yılları arasında İran Devriminin teokratik bir diktatörlüğe dönüşmesinin kötü bir kopyası. O zaman da zayıflayan bir ABD hegemonyası, Saddam gibi burnu büyümeye başlayan İran şahının, elindeki petrol kozunu kullanarak Sovyetlerle kırıştırmaya başlaması, bu nedenle ABD’nin Şah için kılını kıpırdatmazken, Arap Baharı gibi İran baharının da elinde patlaması, bir zamanlar ulusalcı Musaddık hükümetine karşı kullanılan Şia İslamının kendi oyununu kurması gibi unsurlar, tarihin helezoni ilerleyişinde sanki tekrarlar gibi görünüyor. 1960’lı yıllarda Ankara’da kurulan Anadolu Yayınları, Bahman Nihrumand adlı Almanya’da sürgünde bulunan İranlı bir sosyalistin “Hür Dünyanın Diktatörlüğü” diye bir kitabını yayınlamıştı. Bahman Nirumand, İran Devriminden sonra ülkesine geri döndü. İran’da şahın devrilmesi büyük umutlar yaratmıştı. Ama 2-3 yıl içinde Şahı da..]]> Tue, 21 Feb 2017 05:03:13 +0300 Anayasa özürlülüğünün tarihi https://www.evrensel.net/yazi/78425/anayasa-ozurlulugunun-tarihi https://www.evrensel.net/yazi/78425/anayasa-ozurlulugunun-tarihi? Anadolu coğrafyasının adlarından biri de Küçük Asya’dır. Nice imparatorluk atlarının nalları altında çiğnendi bu coğrafyanın kadim yerli halkları. Batı ve Doğunun med-cezir dalgaları bu coğrafyanın üzerinde gitti ve geldi. Bugün de başka bir evresini yaşamaktayız bu tarihsel dalgaların. Ama hiçbir dalga 20. yy’daki kadar, altüstlük ve kendi coğrafyasından kazınıp silinme, yeniden iskan ve kimliksizleştirme yaşatmadı. Berlin’de “Haklar temelinde birlik” alt başlığı altında toplanan Küçük Asya Halkları Konferansını izlerken, bir yandan da Türkiye’nin helazoni biçimde tekrarlanan tıkanma, kopuşlarını ve kaçırılan fırsatlarını düşünüyordum. Hayatımız kendi coğrafyamız ve tarihimiz içinde keşifler ve kazılar yapmakla geçti. İttihatçı/Kemalist diktatörlük ve onu izleyen sözde demokratik ve otokratik dönemlerde yeniden yükselen sol da, kendi silinen tarihi ile çok geç buluştu. Sadece Marksizmin kendi kaynakları ile değil. Farklı kuşaklardan sosyalizme gönül bağlayan kuşaklar, K..]]> Mon, 06 Feb 2017 05:00:03 +0300 Tam sürat 2023’e doğru https://www.evrensel.net/yazi/78285/tam-surat-2023e-dogru https://www.evrensel.net/yazi/78285/tam-surat-2023e-dogru? Aslında Orta Doğu coğrafyasına “Bahar”, ilkin Türkiye’ye indi sessiz sedasız. “Arap Baharından” önce “Türk Baharı” başladı 2002 seçimlerinin beklenmedik sonucundan sonra. Aslında merkez sağın farklı unsurları hatta bazı sosyal demokratları da “ılımlı” İslam’la bir araya getiren bir kokteyl olarak ortaya çıktı AKP. Geçici bir olay olarak bakıldı ve AKP’nin parçalanması beklendi, hatta bunun için çalışıldı, bir anlamda bir çatı partisi olduğu için. Ancak her çatı partisinde, etrafında toparlanılan bir “çekirdek” vardır. AKP’deki çekirdek ise siyasal İslam’dı. Parçalanma olmadı ama tasfiye ve temizlikler yaşandı AKP içinde. En son temizlik haziran 2015 seçimlerinden sonra yaşandı ve AKP’nin seçilmiş 150 mebusu kasım seçimlerinde tasfiye oldu ve RTE’nin eli güçlendi. 2002’de AKP halkın yüzde 35 desteği ile parlamentoda mutlak çoğunluğu sağladı. 12 Eylül’ün hediyesi olan seçim sistemi sayesinde. Yüzde 10’un altında kalan geleneksel partiler tasfiye oldu. “Kürt’ü engelleyeceğim” diye s..]]> Sat, 14 Jan 2017 04:52:40 +0300 Yıkıntılar arasında https://www.evrensel.net/yazi/78046/yikintilar-arasinda https://www.evrensel.net/yazi/78046/yikintilar-arasinda? Evrensel Kültür’ün niye öncelikli olarak kapatıldığına şaşırmamak gerek. Çünkü Evrensel Kültür cihatizmin ve uzantılarının baş hedefi. Dünya Kültür Mirası olarak UNESCO tarafından belirlenmiş olan 65 yerden 20’sini ziyaret etmenin tehlikeli ve bazen olanaksız olduğu ilan edildi geçenlerde... Bunlardan biri Halep Kalesi ve çevresi, diğeri ise Diyarbakır Suriçi Hevsel bağları. Halep eski kentini, DAEŞ/IŞİD değil RTE’den torpilli el-Nusra yerle bir etti. Reis, “dostu” Putin’in hatırına, el-Nusra’dan Halep’ten çekilmesini rica etti sonunda, aradaki bağı doğruladı. Suriye’nin çok kültürlü Qamışlo kenti, Orta Doğu’nun ilk üniversitelerinden birinin antik çağda açıldığı Kadim Nusaybin’in, hemen sınır ötesinde bir mahallesi gibidir. Ermeni, Süryani, Keldani, Asuri, Yezidi, ve de Kürt, 1915 soykırımı ve sonraki kıyımlardan kaçanların sığınağı, yeni bir hayat kurduğu çok kültürlü bir yaşam alanı olarak daha fazla gelişmiştir Nusaybin’den. Ve şimdi Nusaybin yerle yeksan olmuş vaziyette. Ve ..]]> Wed, 07 Dec 2016 04:50:38 +0300 Kurtlar sofrası https://www.evrensel.net/yazi/78004/kurtlar-sofrasi https://www.evrensel.net/yazi/78004/kurtlar-sofrasi? 15 Temmuz darbe girişimi ile 27 Mayıs arasında benzerlik çok. Fark birinin başarılı diğerinin başarısız olması. Benzerliklerden biri darbe sırasında iki başbakanın da başkentte olmaması. Menderes, Eskişehir’den umutsuzca kitle tabanının olduğu Ege bölgesine ulaşmaya çalışıyor. Başbakan Erdoğan da resmi tevatüre göre Marmaris’te bir otelde. Başbakan diyorum, çünkü kendisi hem başbakan hem reis. Başbakan Yıldırım ise başbakan yardımcısı rolünde… Gerçek başbakan da kendi kitle tabanının olduğu İstanbul’a hareket ediyor Ege’den. Menderes’in trajik öyküsü, ya da Menderes travması, ülkenin merkez sağ partilerinde derin bir biçimde kök salmıştır. Örneğin, Deniz’ler asıldığında, Demirel, idam kararı onaylanırken, üçe üç diye bağırıyordu. Oysa Menderes asıldığında Deniz henüz ortaokul öğrencisi idi. Demirel’e arka çıkan üst akıl, 9 Mart darbe girişimini 12 Mart parlamenter darbesine dönüştürürken, Demirel’in yapmak isteyip de yapamadıklarını asker eliyle yaptırıyordu. 12 Eylül darbes..]]> Wed, 30 Nov 2016 04:53:02 +0300 Korkunun ecele faydası yok https://www.evrensel.net/yazi/77964/korkunun-ecele-faydasi-yok https://www.evrensel.net/yazi/77964/korkunun-ecele-faydasi-yok? II. Abdülhamit hep korkuyla yaşadı ve sonunda korktuğu şey başına geldi. Askıya aldığı anayasanın hükümleri çerçevesinde geç de olsa tahttan indirildi. Önce Selanik’te, Balkan yenilgisinden sonra İstanbul’da enterne edildiği köşklerden birinde yitirdi hayatını. Türkiye’de anayasal suçlar işlemenin müeyyidesi ya da cezası yok. Sivil ya da asker fark etmez. Eline sopayı alan hükmünü, saltanatını yürütüyor. Suç sicili büyüdükçe de, iktidara sarılmak, adeta yaşamsal bir refleks haline geliyor. Tarih örgüsünü kurmaya devam ediyor. Yüzleşilmeyen tarih, kendini yineleyerek intikamını alıyor. Türkiye’de iktidar, on yılda bir kendini tekrarlayan krizler sarmalı ile yüz yüze geldi hep. Kısa süren görece daha özgür dönemlerini, baskı dönemleri izledi. Türkiye’de otoriter cumhuriyet 100 yılını tamamlamak üzere. Otoriter rejimler zaman zaman 1000 yıllık saltanatlara niyetlendi. Ama buna kalkıştıklarında da, yıkımları daha hızlandı. Türkiye’nin siyasal rejimleri reform özürlü. 200 yıldır re..]]> Thu, 24 Nov 2016 04:11:44 +0300 Aslı Erdoğan'a saldırmanın dayanılmaz çirkinliği https://www.evrensel.net/yazi/77933/asli-erdogana-saldirmanin-dayanilmaz-cirkinligi https://www.evrensel.net/yazi/77933/asli-erdogana-saldirmanin-dayanilmaz-cirkinligi? Göteborg. 15 Kasım Cezaevinde Yazarlar Günü’nde Aslı Erdoğan’ın şahsında Türkiye’de cezaevinde tutulan yazarlar gerçekliğine değiniyoruz. İsveç PEN Merkezi, Aslı Erdoğan için İsveç’in Stockholm, Uppsala, Göteborg, Vaxjö, Malmö kentlerinde okuma ve konuşmalar düzenledi. Stockholm’deki etkinlikte Aslı Erdoğan’a verilen Kurt Tucholsky ödülü, annesi Mine Aydostlu’ya İsveç Kültür Demokrasi Bakanı Alice Bah Kuhnke tarafından verildi. Bir demokrasi bakanlığının olması ilginç… Ve daha ilginci, bunun kültürün bir parçası olması. Başka dikkatimi çeken, kültür ve demokrasi bakanının Yeşiller Partisinden olması… İsveç’te Sosyal Demokrat Parti Lideri Stefan Löfven başkanlığında kurulan iki partili azınlık hükümeti İsveç’i 3 Ekim 2014 tarihinden beri yönetiyor. 2014 seçimlerinden İsveç’in merkez sağ partisi Moderatların önderliğindeki blok başarısızlıkla çıkmıştı. Türkiye ise son meşru genel seçim olan haziran 2015’den sonra Hükümet kurmayı beceremedi ve bugünkü gayrimeşru ve hızla totalite..]]> Sat, 19 Nov 2016 04:21:33 +0300 Tımarhane https://www.evrensel.net/yazi/77860/timarhane https://www.evrensel.net/yazi/77860/timarhane? Devr-i Osmaniye’de Akıl Hastanelerinin adı tımarhane idi. Tımar atçılıkla ilgili bir kavramdı. Sözde akıl hastalarının zor kullanımı ile tedavisi. Elbette, bu tedavi ile aklın son kalan parçaları da uçup gidiyordu. Mazhar Osman Osmanlı son döneminin en parlak akıl doktoru idi. Büyük Ermeni Müzisyen Gomidas, Ermeni aydınlarına yönelik 24 Nisan “Balyoz” operasyonunda göz altına alınıp sürgüne yollananlar arasında idi. Halide Edip onun için şöyle demişti: “Gomidas müzik yaptığında Tanrı bile onu dinlemek için gökyüzünden aşağı iner.” Gomidas, Halide Edip’in, Amerikan Elçisi Morgenthau’nun çabaları sonucu serbest bırakıldı ve İstanbul’a döndü. Ama derin bir endişe ve depresyon içine girdi. * Mazhar Osman’ın üstün terapisi sonucu tamamen çıldırdı. Ben çocukken, “Mazhar Osmanlık olmuş”, “Seni Mazhar Osman’a vermeli” derlerdi. Korku ile karışık bir nam salmıştı. Elektriğin icadından sonra “elektroşok”, akıl hastalarının sözde terapisinde kullanılmaya başlandı. Elektrik, bir aydınlatma a..]]> Wed, 09 Nov 2016 04:52:10 +0300 Hakimler meselesi https://www.evrensel.net/yazi/77812/hakimler-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/77812/hakimler-meselesi? Başbakan ve şurekası ha bire Almanya’nın birleşmesinden örnek getiriyor…500 bin kişinin işine son verilmiş, bu gerçekleştikten sonra… Doğru mu, abartma mı bilmem. Ama bu aslında “Kıpti sırkatin” söyler örneği! Almanya birleştiğinde, Doğu Almanya kökten bir rejim değişikliğine girdi. Totaliter sistemden demokratik parlamenter bir sisteme bir geçiş yaptı. Peki 15 Temmuz’da ne oldu? Acaba bir rejim değişikliği oldu da haberimiz mi yok! Amatör, on bin şüpheli yanı olan bir darbe girişimi engellendi... Şimdi üzerinden efsaneler üretiliyor… Anlat da anlat… Efsaneler, kitaplar üret, Amerika’da konferans turları düzenlet kimi şahsiyetlere… Kürtler, barış savunucuları kaç şehit verdi… Salt samimi olduğunuz cihatistlerin bombalamaları ile… Hadi yerle bir ettiğiniz tarihi kentleri saymayalım. *** Almanya da bütün yargı mensuplarının işine son verildiği doğru… Totaliter bir sistemin adaleti devam edemeyeceği için… Peki 15 Temmuz’da totaliter bir sistem mi çöktü, haberimiz mi yok? ..]]> Wed, 02 Nov 2016 04:17:54 +0300 İt dalaşı https://www.evrensel.net/yazi/77773/it-dalasi https://www.evrensel.net/yazi/77773/it-dalasi? Yok birbirinizden farkınız ama birinizin Osmanlı Bankası olduğu kesin. O da herhalde Türk Ocaklarını, Ülkü Ocaklarını yetersiz bulup Osmanlı Ocaklarını kurduran “üst akıl”. Ama bu “üst akılın” ne kadar entelektüel olduğu da Allahlarına malum. Yetmişli yıllarda milliyetçi cephe, sol aydınlanma karşısında entelektüel açıdan yerlerde süründüğü için ortodoksiye karşı daha farklı yorumlar getiren Kemal Tahir’e, Cemal Meriç’e muhtaç kalmıştı. İslam entelijansyası zaten Moğol istilasından sonra Bağdat Kütüphanesinin yakılması sonrası dönemde, İslam “yoruma kapalı” denildikten sonra tarihe karışmıştı. Bu arada Arami/Süryanilerin sayesinde Yunan düşüncesi, Aristo vb. Arapçaya aktarılmış, Arapça dili ve Endülüs üzerinden de Avrupa’ya iltica etmişti. Cemil Meriç’i en üzen olaylardan biri, gelip kendine okuma yapan İslamcı bir genci ülkücülerin vurması olmuştu. Belki de sola karşı yürütülen kirli savaşta bu kez yer almak istemedikleri için cezalandırılmıştı. Ülkücüleri yükselen solun üstüne..]]> Wed, 26 Oct 2016 05:00:13 +0300 Senaryo https://www.evrensel.net/yazi/77720/senaryo https://www.evrensel.net/yazi/77720/senaryo? Yazılan senaryonun hatları yavaş yavaş belirmeye başladı. Belki dikkatinizi çekmiştir, bir süredir RTE, “Reis” diye anılmaya başlandı. “Reis” yetmişli yıllarda Ülkücü hareketin önderlik için kullandığı bir deyimdi. Devrimciler arasında “arkadaş” hitabı yaygınken, Ülkücüler arasında “reis” yaygındı önderlik kültünden dolayı. Acaba MHP, AKP’lileştiği için mi, yoksa AKP MHP’lileştiği için mi bu diye sormak da anlamsız. Ama AKP’nin hızla “Milli Görüş” geleneği ile son bağlarını da attığı, Ziya Gökalp’in İslam-Türk sentezinin şampiyonluğuna soyunduğu bir gerçeklik. Ve sonunda başkanlık sisteminin yasallaşmasının yolu, MHP’nin referandum önermesi ile açıldı. HDP’nin parlamentodan tasfiyesi ile, bir erken seçime gitmeyi tasarlıyorlar. Ve arkasından gelsin, bir anlamda tek parti meclisi! Belki bir afla dolup taşan hapis-haneleri boşaltıp, Cemaatin biat etmesini de sağlayacaklar. İslami hareket, her zaman İttihat Terakki Fırkası/CHP ana çizgisine karşı çıkan muhafazakar/liberal kırması es..]]> Wed, 19 Oct 2016 04:51:38 +0300 İnsanlığın kültür mirasını imhaya yönelik suçlar https://www.evrensel.net/yazi/77617/insanligin-kultur-mirasini-imhaya-yonelik-suclar https://www.evrensel.net/yazi/77617/insanligin-kultur-mirasini-imhaya-yonelik-suclar? Bu haftaki yazımın konusu insanlığın kültür mirasını savunmaktı. Ancak, her cuma, cihatist bir taktikle, akıllarınca bir “kale” düşürüyorlar. Geçen cuma da, bir dizi haber kanalı ve site kapatıldı. İlgiyle izlediğim, soluk aldığımı hissettiren Hayatın Sesi TV , imc TV, Kürtçe çocuk kanalı Zarok TV ve Alevi demokratlığının simgesi yılların YÖN radyosu, diğerleriyle birlikte kapatıldı. Avrupa Gazeteciler Federasyonu, Ankara hükümetinin yine soluk aldıran kanallardan biri olan MED-Nuçe’nin yayınını kesmesi için Euro-Satallite’e yaptığı baskıyı kınayan bir açıklama yaptı. Bütün bunlar sadece ne kadar korkak olduklarını gösteriyor sadece, özgür basın susturulamaz, kendini iletecek kanallar bulur. Ve korkunun ecele faydası yok! Şimdi yeniden konumuza dönecek olursak: Cihatistlerin önemli hedeflerinden biri insanlığın kültür mirası. Bu saldırılar Afganistan’da Taliban’ın devasa Buda heykelini tahrip etmesi ile başladı. Sonra, Musul’da IŞİD’in müzelerdeki Mezopotamya kültür mirasını imhasın..]]> Tue, 04 Oct 2016 04:43:29 +0300 MTTB oldu size TBMM! https://www.evrensel.net/yazi/77428/mttb-oldu-size-tbmm https://www.evrensel.net/yazi/77428/mttb-oldu-size-tbmm? İlk başta adları “Muhafazar Gençlik”ti. Hayran oldukları Pirleri ise, Necip Fazıl Kısakürek. Derin devletin adamı oldu DP döneminde. Harçlığı kesildiği zaman öfkelenir, döşenirdi dergisi “Büyük Doğu” da… Başka bir derin devlet adamı Cumhurbaşkanı Celal Bayar ise, “Necip yine kumardan yolsuz kaldı, örtülü ödenekten tahsisat çıkarın!” ’60 darbesinden sonra Menderes, Kürt kökenli Zorlu asıldı ama “derin” Bayar yırttı elbette. Necip Fazıl ise “DP mağduru” olarak hapiste olduğu için yırttı. Bir başka yeminli sol düşmanı Peyami Safa gibi, o da bir zamanlar Nâzım Hikmet hayranı idi. O takımın sicilinde hep ihanet vardır. Arkadaşlığa ihanet ise en başta gelir. Birbirlerine yaptıkları ihanete şaşırmamak gerek. Peyami Safa bence en başarılı romanı “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu”nu Nâzım’a ithaf etmişti. ’60’lı yıllarda TİP kurulduktan sonra, ona saldırıların başını işte bu “Muhafazakar Gençlik” çekti. Pirleri ise, yaşlı kuşaktan Peyami Safa ve Necip Fazıl, daha gençlerden ise, E..]]> Tue, 06 Sep 2016 04:54:15 +0300 J’accuse * https://www.evrensel.net/yazi/77338/jaccuse https://www.evrensel.net/yazi/77338/jaccuse? Stockholm. Kendisi FETÖ’cü diye nitelenen yargının asıl mağdurlarından birisi olan Yazar Doğan Akhanlı’dan haber var... Az koşturmadık onun için… Dünya yazar örgütleri ile birlikte… 80 yaşındaki babasını son bir kez görmek için gelmişti 18 yıl sonra… Bırakın son bir kez görüşmeyi, cenazesine bile katılmadı. Karıncayı bile incitmeyecek yazarımız, soygun ve cinayetle suçlanıyordu. Kampanyaların sonucunda hakimler dosyaları dikkatli okuyunca beraat verdiler. Ama “teşkilat” mensubu Savcı Bey, meşhur dokuzuncu dairedeki ülküdaşları ile beraat kararını bozdurmayı becerdi… Mahkemeden kazara beraat etseniz, karar, yeminli bir sol düşmanı olan dokuzuncu daireden dönerdi. Dünya onlara da kalmadı. Bundan önceki darbelerde, hiç olmazsa, “mülteci” hakim, savcı ve subaylara tanık olmamıştık. Şimdi bunlara da tanık olmak varmış şanlı T.C. tarihinde! Bu heyetler çevirmenim Suzan Avcı’yı hasta kalbiyle 2 buçuk yıl zindanda tuttular zalimce, yerel gazete ofisinden alarak. Sonunda bırakıldı ama ..]]> Wed, 24 Aug 2016 04:52:07 +0300 Osmanlıdan günümüze bitmeyen darbeler https://www.evrensel.net/yazi/77293/osmanlidan-gunumuze-bitmeyen-darbeler https://www.evrensel.net/yazi/77293/osmanlidan-gunumuze-bitmeyen-darbeler? Önce Yeniçeri ayaklanmaları vardı, Sultanların başına bela. Az hikaye yok, onların Sultanlar üzerinde yarattığı dehşetin. Az başbakan kellesi vermemişti, Alay Köşkü önünde toplanan öfkeli kalabalıklara Sultan. Ama Genç Osman, onların eline düşmüş, Yedikule Zindanında az şey gelmemişti başına, tecavüz dahil! Ve katledilmişti. Lanetlendi bu işi yapan Yeniçeri Ortası daha sonra ve kaldırıldı. Sayım sırasında bu Ortanın sayısı okunduğu zaman hep bir ağızdan, “yokola!” diye bağırıldı ama, bu fazla bir şey değiştirmedi. Reformist, aydınlanmacı Sultan 3. Selim onların elinde can verdi. Reformist geleneği devralacak olan Sultan II. Mahmut, Yıldız Sarayının damına kaçarak paçayı zor kurtardı ama intikamı acı oldu. Yeşil Bayrak açtı, Sultanahmet’te, ayaklanan yeniçeriye karşı, halkı kıyama çağırdı, minarelerden sela okutarak. Onlar da omuz verdi Sultan’a… Hani 15 Temmuz’da tüm camilerin alarma geçip minarelerden sela okunması gibi… Yada kışla kapılarının belediyenin iş araçları ile ablukaya..]]> Wed, 17 Aug 2016 05:00:03 +0300 Hasat zamanı https://www.evrensel.net/yazi/77190/hasat-zamani https://www.evrensel.net/yazi/77190/hasat-zamani? Özel görevli bölümleri vardır yargı mekanizmasının çok acımasızdırlar. Ve çok şefkatlidirler kimilerine karşı. Soğuk Savaş’ın Mccarthyci, solun her türüne karşı alarm işlevi gören oluşumlarının günümüze kadar devam etmiş kalıntılarıdır. Adeta kan davası güderler sola karşı. Ama toplu kıyım yapan sağcılara karşı çok hoşgörülüdürler. Yargıtay Hrant Dink davası hakkında mahkumiyet kararı verirken, mahkumiyette ısrar eden üyelerden biri, “Aramızda bile, Dink’in beraatini isteyen hainler var” diyecekti. Belge’nin en yetkin çevirmenlerinden biri olan Suzan Zengin, IHD’de de çalışma yürütmüş bir arkadaşımızdı. Sol dünya görüşlüydü. Kartal’daki basın ofisinden alınarak, hukuk dışı bir davranışla iki küsur yıl hapis tutuldu. Kalbinden rahatsızdı. Tahliye edildiğinde artık çok geçti. Hemen yatırıldığı hastanede geçirdiği kalp ameliyatından sonra komaya girdi. Füsun Erdoğan, Özgür Radyonun yayın yönetmeni idi. Radyo kapanmasın diye, kullanılan söylemlerin gerekçe olmaması için son derece dikk..]]> Tue, 02 Aug 2016 05:00:12 +0300 Shakespeare yaşasaydı https://www.evrensel.net/yazi/77136/shakespeare-yasasaydi https://www.evrensel.net/yazi/77136/shakespeare-yasasaydi? Hayatım darbeler, post modern darbeler, darbe girişimlerine, sözde darbelere ve darbe içi darbelere tanık olmakla geçti. Ve darbe sonrası, mağduru oynayıp nemalananları ve onların yeni darbelerin önünü açmalarını seyretmekle… 27 Mayıs Darbesi olduğunda orta birden ikiye geçmiştim. Türkiye’nin ilk diplomalı havacılarından biri olan amcam Zeki Zarakol, lanet olsun deyip darbeden bir yıl önce ordudan istifayı basıp hukuk okumaya başlamıştı. Şairdi aynı zamanda. 49 yaşında kalpten gitti, darbeden bir hafta sonra. Daha sonra mağdur role giren Bayar/Menderes ikilisi, cezaevlerinde gazeteci koğuşları oluşturmuştu, Vatan Cephesi’ni ilan edip, muhalefet partisini kapatmak ve tek partiye dönmek için Meclis’te Olağanüstü Soruşturma Komisyonu oluşturmuştu. DP içinde bunlara itiraz edenler, gerçek demokrasiden yana olan insanlar da vardı, bunlardan biri aynı zamanda Kızılay Başkanı olan ablamın kocası Rıza Çerçel’di. Menderes’in Kızılay fonlarını parti için kullanmasına “Hayır” demişti. Görevd..]]> Tue, 26 Jul 2016 04:00:07 +0300 Ağla sevgili ülkem https://www.evrensel.net/yazi/77092/agla-sevgili-ulkem https://www.evrensel.net/yazi/77092/agla-sevgili-ulkem? Laerdal. Narvik yolundan selam… Steinbeck’ın sevdiğim kitaplarından biri de “At Battı” idi, Lise yıllarında. Nazi işgaline karşı Norveç halkının direnişini anlatır. Naziler yıldırım savaşı taktiği ile Norveç’e yüklendiler. 400 bin kişilik bir ordu ile. Başkent Oslo’ya uzanan uzun fiyoryt içine Alman filosu daldığında niyet Kralı rehin alarak, Nazi yanlısı Quesling’e kukla bir hükümet kurdurmaktı. Ancak fiyordun ortasındaki müstahkem mevki konumundaki adaya geldiklerinde, bir Norveç topçusunun paniğe kapılmadan salladığı bir top mermisi tam Amiral gemisinin bacasından aşağı inmez mi? Amiral gemisi, bizim Çanakkale savaşında muhteşem İngiliz savaş gemisinin bir Osmanlı Ermenisi subayın salladığı top mermisi ile dibi boylaması gibi… Alman planı altüst olur… Kral kuzeye kaçar ve en kuzeyde Narvik’ten ülkeyi terk etmeyi başarır. Ve Norveç antifaşist direnişinin simgesi olur. Norveç dağları fiyortları muhteşem… Norveç PEN Eski Başkanı Kjell Olaf Jensen ‘in cenaze töreni için Oslo..]]> Tue, 19 Jul 2016 04:21:41 +0300 Avrupa Parlamentosunda Seyfo anması https://www.evrensel.net/yazi/77002/avrupa-parlamentosunda-seyfo-anmasi https://www.evrensel.net/yazi/77002/avrupa-parlamentosunda-seyfo-anmasi? Brüksel. Artık Avrupa Parlamentosunda bir Asuri-Keldani-Süryani Dostluk Grubu var. Merkezi Brüksel’de bulunan Avrupa Süryani Birliğinin (ESU) çalışmaları sayesinde. Grup içinde Hıristiyan Demokratlardan, Sosyal Demokratlara, yeşillerden muhafazakarlara, sosyalistlerden liberallere farklı siyasal eğilimlerden parlamenterler yer almakta. 29 Haziran’da bütün bu parti gruplarının desteği ile Avrupa Parlamentosunda, Seyfo’nun yani Soykırımın 101. yılı vesilesiyle bir panel düzenlendi. Panelde, Sabro Dergisi Editörü Tuma Çelik ve Ermenistan Süryani Toplumu Sözcüsü Arsen Mikhaylov ile birlikte sunum yaptık. Salonun dolu oluşundan dolayı sunum yapan Avrupalı parlamenterler hoşnuttu. Toplantının en duygulu anlarından biri, Süryani toprağı Beth Nahrin’in Seyfo kurbanı, 100 küsur farklı yerleşim birimlerinin adlarının Tawsef Beth Turo tarafından okunması ve bu esnada salonda o yörelerden insanların ellerinde o yörenin adı ve resminin yer aldığı bir kart ile ayağa kalkmaları idi. 1915..]]> Wed, 06 Jul 2016 04:52:23 +0300 Halep Halep https://www.evrensel.net/yazi/76893/halep-halep https://www.evrensel.net/yazi/76893/halep-halep? 2011 martında Halep’teydim. Halep’ten uzaklarda olaylar yeni yeni başlamıştı. Ama Halep olağan günlük yaşantısını sürdürüyordu. Toplumlar barış içinde yan yana yaşamlarına devam ediyor ve kimse kentlerinin birkaç yıl içinde bir yıkıntıya dönüşeceğini düşünmüyordu. Envai çeşit kilise, camilerle yan yana toplumlarına hizmet ediyordu. Katolik, Ortodoks, Protestan ve bunların her etnik gruba ait farklı kiliseleri… Çünkü Suriye demokratik olmasa bile laik bir ülkeydi. Bana Suriye, Osmanlı toplumunun bir minyatürü gibi gelirdi. Osmanlının mükemmel olmasa da pluralist yanı orada yaşıyordu. Artık eski Bağdat gibi eski Halep de olmayacak asla. Osmanlı mukallitleri kesilenler, Osmanlının son mirasını yok etmeyi becerdiler Suriye’de. Şimdi yangın ülkeye sıçradı. Ve batı da artık masun değil bundan. Otelim ünlü Baron Otele yakındı. Kimler kalmamıştı ki burada. Lawrence’inden Sykes’ına. Cemal Paşası’ndan Mustafa Kemali’ne. Yıldırım orduları komutanı apor topar terk etmişti oteli, güney ceph..]]> Tue, 21 Jun 2016 04:12:43 +0300 Ararat’a gömün yüreğimi https://www.evrensel.net/yazi/76847/ararata-gomun-yuregimi https://www.evrensel.net/yazi/76847/ararata-gomun-yuregimi? Mal sahibi mülk sahibi / Hani bunun ilk sahibi? Eski bir deyiş. Büyük Ermeni Şairi Şiraz, en güzel şiirlerinden birinde, kalbinin Ararat Dağı’na gömülmesini dileyen, bir anlamda bir vasiyet bırakmıştı… O vasiyeti oğlu değil, ama, Raffi Hovannisian o kutsal dağa tırmanarak ve onun kalbini oraya bizzat gömerek yerine getirdi. Raffi Hovannisian, SSCB çöktükten sonra anayasal ayrılma hakkını, barışçıl biçimde kullanarak bağımsızlığını ilan eden Ermenistan Cumhuriyetinin ilk dışişleri bakanıydı… ABD nüfus kağıdını bir yana koyarak… Raffi Hovannisian zaten vicdani misyonunu hep sessizce yerine getirir. Onunla Diyarbakır’da 2011 ekim ayında Dikranikert’te Surp Giragos Kilisesinin açılışında rastlaşmamızı hatırlıyorum. Gerilerde bir yerde dikilip, benim gibi protokol işlerine bulaşmadan, o tarihsel anı yaşıyordu kendisi olarak. Onu orada görünce doğrusu şaşırmamış, mutlu olmuştum. İyi ki 2011 martında da Der Zor’a gitmişim. İyi ki, davet beklemeden Surp Grigos’un açılışına gitmi..]]> Tue, 14 Jun 2016 04:54:07 +0300 Birleşmiş Milletler ve savaş hukuku ihlalleri https://www.evrensel.net/yazi/76747/birlesmis-milletler-ve-savas-hukuku-ihlalleri https://www.evrensel.net/yazi/76747/birlesmis-milletler-ve-savas-hukuku-ihlalleri? Mayıs başında Hill Otel’de düzenlenen Marksizm Günlerinde, Necmiye Alpay ve Hakan Tahmaz’ın “Barış Açısını Savunmak/Çözüm Sürecinde Ne Oldu?” başlıklı Metis Yayınları tarafından yayımlanan derlemesini satın alma olanağım oldu. Abdullah Öcalan’ın “Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa” başlığı altında toplanan İmralı Notları / Mezapotamya yayınları, Kasım 2015 Neuss/ ile birlikte okunduğunda, barış sürecinin çöküşünü kavramakta çok yararlı bir kaynak. Çözüm sürecini sonlandıran 2 olay, Alpay ve Tahmaz’ın kronolojisine baktığımızda, 20 Temmuz 2015’te Suruç’ta Kobanê’ye yardım götüren Sosyalist Gençlikten 33 kişinin cihatist bir canlı bombanın kendini patlatması ve bunun hemen ardından 22 Temmuz’da Ceylanpınar’da iki polis memurunun öldürülmesi ve hemen 2 gün sonra ülke genelinde hava destekli operasyonun başlatılması oldu. HDP’nin çağrısından sonra ve KCK’nin 10 Ağustos’ta tekrar ateşkes sağlanabileceğini açıklamasına karşın, bir gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Silahlar susana de..]]> Tue, 31 May 2016 05:00:07 +0300 Başımıza bir de sınır tanımayan tarihçiler çıktı! https://www.evrensel.net/yazi/76695/basimiza-bir-de-sinir-tanimayan-tarihciler-cikti https://www.evrensel.net/yazi/76695/basimiza-bir-de-sinir-tanimayan-tarihciler-cikti? Sınır Tanımayan Doktorlar ve Sınır Tanımayan Gazetecilerden sonra, şimdi bir de Sınır Tanımayan Tarihçiler çıktı başımıza! STT, ilk uluslararası konferansını 19 -20 Mayıs tarihlerinde Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de “Çatışmalarda Tarihin Kullanımı ve Tacizi” başlığı altında düzenledi. Finlandiya STT, 17 Haziran 2015 tarihinde Eski Dışişleri Bakanı Erkki Tuomiioja’nın başı çekmesi ile kuruldu. Amaç tarihe ilişkin kamusal tartışmayı derinleştirmek ve barışın inşasında ve çatışmaların çözümünde tarihsel bilginin kullanımının özendirilmesiydi. Konferans sırasında, ilk toplantının tebliğlerinin kitap halinde basılmış bir derlemesi de sunuldu. Toplantının ana açılış konuşmalarını, Finlandiya Eski Cumhurbaşkanı ve Nobel Barış Ödülü sahibi Martti Ahtisaari’nin, Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün kurucularından ve örgüt adına yine Nobel Barış Ödülünü alan eski Fransız Sağlık ve Dışişleri Bakanı Kouchner’in yapması şaşırtıcı değil. Bu isimler dünyadaki ciddi çatışmalarda barışçıl çözüm o..]]> Tue, 24 May 2016 04:28:16 +0300 Sarkis usta için övgü https://www.evrensel.net/yazi/76558/sarkis-usta-icin-ovgu https://www.evrensel.net/yazi/76558/sarkis-usta-icin-ovgu? Sarkis Çerkesyan yaşasaydı, şimdi 100 yaşında olacaktı. Belge Yayınlarının 40 kitabının yasaklandığı, yayınevinin bombalandığı zor günlerde, kapımızı açıp ziyaretimize gelen ender insanlardan biriydi Sarkis Abi. Kirkor/Kolukısa/ ve diğer Sarkis Abi / Seropyan/ gibi…Ve tabii geçen yıl yitirdiğimiz Panayot Abi / Abacı/ gibi… Ermeni ve Rum toplumu yayınevine gelmeye çekinirdi. Kirkor Abi ve Sarkis Abi, gönüllü kitap ileticimizdi. Ve elbette Sireli Hrant! Tezgah altı kitapçılığı derdik buna. Kirli savaş yıllarıydı. Bombadan sonra Yerebatan Sarnıcı’na komşu depomuzu yayınevi merkezine çevirmiştik. Ha bire su basardı. Ama serin bir yerdi yaz sıcağında Belge, kışın ise ılıman. Sarkis Abi öğleden sonra ziyaretimize gelip, sohbet etmeyi, Marenostrum dizisinin yeni kitaplarına bakmayı ve de hafifinden bir siesta yapmayı severdi Belge’nin yer altı dünyasında. Agos kurulduğunda, hemen onun gönüllülerinden biri olmuştu. Gülizar’ın öyküsünü vermişti Hrant’a tercüme edip. Ve Hrant’ın çökertilen b..]]> Tue, 03 May 2016 05:00:24 +0300 Cihatizm ve antikomünizm https://www.evrensel.net/yazi/76508/cihatizm-ve-antikomunizm https://www.evrensel.net/yazi/76508/cihatizm-ve-antikomunizm? Geçtiğimiz günlerde İslam Ülkeleri İstanbul’da “Başkan” Erdoğan’ın ilginç bir sunumu ve talepleri ile açılan bir zirve toplantısı yaptılar. Bunu değerlendirmeyi bir sonraki yazıya bırakarak, Cihatizmin Soğuk Savaş dönemindeki kullanımına değinelim. 1. ve 2. Dünya Savaşları ile dünyanın hegemonik gücü olmaya soyunan Alman militarizmi, yeri öperken, kendisi ile birlikte Büyük Britanya ve Fransız sömürgeciliğinin temellerini sarsmayı başarmıştı. Yükselen yeni hegemonik dünya gücü, etrafındaki tecridi kırmayı başaran Sovyetler Birliği’ne karşı, daha önce Almanya’nın kullandığı bir çok aparatı da devralacaktı. Hitler’in başlattığı atom bombası projesinin ekibi ABD tarafından nasıl devralındıysa, Siyasal İslamı ve Pantürkizmin kullanımı ve ekipleri de Soğuk Savaş ile birlikte ABD tarafından devralınacaktı. Bunlar Münih’te üstleneceklerdi. Burası Türkiye’deki Turancıların da Kabe’si haline gelecekti. DP döneminde ülke içinde, antikomünizm ve solu nefes alamayacak hale getirme en ağırlıklı p..]]> Tue, 26 Apr 2016 05:00:08 +0300 Kamil’den sonra Kürşat İstanbullu https://www.evrensel.net/yazi/76458/kamilden-sonra-kursat-istanbullu https://www.evrensel.net/yazi/76458/kamilden-sonra-kursat-istanbullu? Hasat mevsimi herhalde… Azrail orağını bu aralar sanki daha bir sıklıkla savurmakta. Genç ölümler bu kadar yoğunlaşırken, mavi sularda veya berhava olarak, ‘68 ve 78 kuşağından dostlarla vedalaşmak, onlarla yaşadıklarımızı daha bir canlı kılıyor. Fırtınanın burgacından sağ ve onurlu olarak çıkmayı başaranlardı onlar. ‘71 fırtınasında mahpus damında dost olduğum iki insanı yitirdim peş peşe. Kamil Sevinç yaşça büyüktü benden; Kürşat İstanbullu ise daha genç. Kamil Sevinç Trakyalıydı, yakınlarda yitirdiğimiz Nasuh Mitap gibi. Severdim onun Trakyalı aksanını. İnat, ilke sahibi onurlu bir insandı. TİP’liydi. Alibeyköy İşçi Birliğine takılırdı. Orada Dev-Gençlilerle tanıştı. ‘72 kışında kendini Ziverköy Gestapo sorgu mahallinde buldu. Zorlu bir ay geçirdi. Parti-Cephe Davasının İşçi Kesimi sanığı oldu. Belediye- İş temsilcisi oldu sonra. Taksim Alanını süpürttüler ona, tınmadı. 82 yılında Alan Yayınlarını kurduğumda, İsmail Beşikçi’yi yayımladıktan sonra kapatılana kadar birlikte çal..]]> Tue, 19 Apr 2016 05:00:41 +0300 Cihadizm 3 https://www.evrensel.net/yazi/76310/cihadizm-3 https://www.evrensel.net/yazi/76310/cihadizm-3? İkiz Kuleler’den sonra Siyasal İslam Bumerangı, farklı zamanlarda Moskova, Madrid, Londra, Paris, Ankara, Mumbai, Reyhanlı, Suruç’u vurdu. Şimdi de İstanbul, Taksim… Canlı bombalar, On yılı aşkın bir süredir Afrika, Afganistan, Irak ve Suriye’yi vururken, Libya’da aşiret savaşları devam ederken, TV başında pek de şaşırmadan izleyenler, Paris ve Brüksel’den sonra şokta. Brüksel’deki patlamalar, bence 11 Eylül’den bu yana en şok edici tırmanış. Nasıl 11 Eylül, İkiz Kuleler, Pentagon ve Beyaz Saray’ı, yani siyasal, ekonomik ve askeri erkin merkezlerini birlikte hedef aldıysa, Brüksel’deki saldırı da, ekonomik ve siyasal bir ittifak olan AB yanında NATO’nun merkezini hedef alıyor Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olamaz ve olmayacak. Brüksel’de kısa bir süre önce, AB ile T.C. arasında, mülteciler konusunda, Avrupa’nın temel değerlerini ve insan haklarını dikkate almayan çirkin bir anlaşma yapıldı. Avrupa, nasıl 30’larda geliyorum diyen Holokaust konusunda iyi bir sınav vermedi ise, ş..]]> Tue, 29 Mar 2016 05:00:17 +0300 Cihadizmin dünya politikasındaki yeri https://www.evrensel.net/yazi/76209/cihadizmin-dunya-politikasindaki-yeri https://www.evrensel.net/yazi/76209/cihadizmin-dunya-politikasindaki-yeri? Adamın biri Sovyetlerin çöküşünden sonra bir kitap yazdı, ‘Medeniyetler Çatışması’ diye. O zaman çokları bunu abartma saydı. Kimisi de bunu ‘komplo’ teorilerinden biri olarak sınıflandırdı. Ama şu anda bir medeniyetler değil de bir din savaşı yaşamakta olduğumuz bir olgu. Oğul Bush, hiç gerek olmadığı halde, ikinci Irak Savaşı’nın düğmesine basarken, bunu bir ‘Crusade’ yani Haçli Seferi’ olarak nitelendirecek, sonra bunu tevil etse bile bu aslında bir dil sürçmesi değildi. Haçlı Seferinin karşılığı ise Cihat olmuştur hep. Fakat şurada ilginç bir yan var ki, Cihadizmin modern dünya politikasına geri dönüşü, sömürgecilikten emperyalizme geçiş safhasında olmuştur. Ve onu devreye sokanların pek Müslümanlıkla da derin ilgisi olduğu söylenemez. Elbette daha 19. yy. da sömürgeciliğin yayılması karşısında Pan İslamist düşünceler yaygınlaşmaya başlamış, Abdülhamit de, ülke içinde Hristiyan toplumların uyanışı ve hak talepleri karşısında, özellikle Kürtleri ve diğer Müslüman unsurları devr..]]> Tue, 15 Mar 2016 05:00:53 +0300 Pontos Soykırımı, Yorgo Andreadis'in anısına https://www.evrensel.net/yazi/76106/pontos-soykirimi-yorgo-andreadisin-anisina https://www.evrensel.net/yazi/76106/pontos-soykirimi-yorgo-andreadisin-anisina? Berlin. Haziran ayında Freie/Özgür Üniversitede Süryani/Asuri Soykırımına ilişkin uluslararası bir akademik konferans düzenlenmişti. Şimdi ise kadim Humbold Üniversitesinde, Uluslararası Pontos Soykırımı Konferansındayız. Bu alanda çalışan farklı milliyetlerden genç akademisyenleri görmek güzel. Bu da bir çeşit modern arkeoloji… Bu konuların yeterince araştırılmamış olması, akademik tutkuyu arttırıyor ki bu da güzel bir şey. Batı ve Doğu Berlin’in bu iki üniversitesi arasında tatlı bir rekabet olduğunu hissetmemek mümkün değil. Ama Humbold’un Senato bölümünün duvarlarında Einstein, Max Planck ve diğerlerinin resimlerini görünce, Almanya’nın o parlak Weimar dönemini ve onu izleyen yıkım ve barbarlık dönemini hatırlıyorsunuz. Hele Senatoya çıkan mermer basamaklar üzerinde duvardaki Marx’ın ünlü 11. Tezini okumak ayrı bir keyif. Konferans arası Unten der Linden’den aşağı, tarihi Reichstag binasına doğru yürüyoruz can dostumla, binanın önündeki Soykırım Anıtına bakıyoruz… Havuzun etrafın..]]> Tue, 01 Mar 2016 04:34:33 +0300 Ülkeden mektup https://www.evrensel.net/yazi/75686/ulkeden-mektup https://www.evrensel.net/yazi/75686/ulkeden-mektup? Sözlü tarih alanında ve lengüistik haklar konusunda, “Dilimiz Varlığımız Dilimiz Kimliğimizdir”, “İttihat Tarakkiden Günümüze Yek Taz-Siyaset: Türkleştirme”, “Teşkilat-ı Mahsusa’dan Ergenekon’a: Kayıplar, Yargısız İnfazlar ve Faili Meçhul Cinayetler”, “Beyaz Soykırım: Türkiye’nin Asimilasyon ve Dilkırım Politikaları”, “Kara Kefen: Müslümanlaştırılan Ermeni Kadınlarının Dramı”, “Beni Yıkamadan Gömün: Kürtler Ermeni Soykırımını Anlatıyor”, “Özgürleşen Ruhlar: Kürt Gerilla Hareketi” adlı kitapları ile önemli katkılarda bulunan, “Barış Anneleri Anlatıyor” kitabı yayına hazırlanan araştırmacı yazar dostum Gülçiçek Günel Tekin’den bir mektup aldım. Bunu sizinle paylaşmak istiyorum: “Ragıp Hocam merhaba. Öncelikle yeni yılınızı kutlar, sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum. Ülkemize de acilen barış ve özgürlük gelsin! Bu sene yeni yıla acıyla girdik. Kürdistan’ın her tarafında kan ve acı var. Üç aylık Miray bebekten tutun, doğmamış bebekler, beş yaşındaki çocuktan tutun 13-15 yaşındaki ço..]]> Tue, 05 Jan 2016 05:00:41 +0300 Katastrof https://www.evrensel.net/yazi/75415/katastrof https://www.evrensel.net/yazi/75415/katastrof? Ülkenin bilge kişileri birer birer veda etti bize birkaç ay içinde. Hayatları boyunca daha farklı bir dünya, daha farklı bir ülke hayal etmişlerdi. Yaşar Kemal, Sennur Sezer, Gülten Akın, Çetin Altan… Ankara Katliamı’ndan sonra, Akın Birdal’ın sevgili eşi Gülşen Ülker Birdal, Ayşe Nur gibi genç yaşında, kalp krizinden öldü. “80 yıldır ‘Bu adamlar niçin dağlardadırlar’ diye düşünmedik”, “Kürt halkı gibi bir halk dağdakileri kolaylıkla indirir. Kimse çocuklarının ölmesini istemiyor. Kürt halkı barış istiyor” demişti, Yaşar Kemal, kendisi ile yapılan son röportajlardan birinde (Cem Erciyes, Radikal). 1993 yılı aralığında kendisi ile birlikte, Kürt sorununun barışçıl çözümü için Hilton Otel’de (Başka otel yer vermeye cesaret edememişti) geniş katılımlı bir konferans düzenlemiştik. Ankara’daki Konferansa ise Demirel/Çiller/General Güreş yönetimi izin vermemişti. O zaman, “Artık 70 yaşındayım” demişti Yaşar Kemal. Artık korkmuyorum!” Ayşe Nur’u çok severdi, TİP’in Gençlik Kollarında çal..]]> Tue, 01 Dec 2015 05:00:28 +0300 'Uyuyan hücreler' https://www.evrensel.net/yazi/75171/uyuyan-hucreler https://www.evrensel.net/yazi/75171/uyuyan-hucreler? Son dönemin moda terimlerinden biri “uyuyan hücreler”. DAİŞ’in malum uyuyan hücreleri… ’90’lı yıllarda bunlar Hizbullah’ın uyuyan hücreleri idi. Az vahşet yapmadılar. Az aydın öldürmediler. ’70’li yıllarda faşist hareketin uyuyan hücreleri. Az aydın, yurtsever, genç öldürmediler. 1960’lı yıllarda Komünizmle Mücadele Derneklerinin, İslam eğilimli Mücadele Birliğinin uyuyan hücreleri. 1960’lı yıllarda Türkiye’de büyüyen antikomünist İslami hareketin arkasında en büyük finans kaynağı Suudi sermayesiydi. Vahabilik, Arap çöllerinde boy verdi, 18. yy.ın sonlarında ve başlarında. İslam’ın özüne dönmekti iddiaları. Peygamberin mezarını ziyaret bile onlara göre “şirk”, yani Tanrı’nın tekliği inancının ihlali idi. Bir çok türbe yanında Muhammed’in türbesine bile saldırdılar bu nedenle. Osmanlı epey uğraştı sonunda, ama İngiliz himayesinde küçük bir hakimiyet alanı elde etmeyi başardılar. İngilizler, Muhammed’in soyundan gelen Mekke Emirinin önderliğindeki Arap ayaklanmasını satınca da ort..]]> Tue, 27 Oct 2015 05:00:33 +0300 Tüm Anadolululara yurttaşlık hakkı! https://www.evrensel.net/yazi/75055/tum-anadolululara-yurttaslik-hakki https://www.evrensel.net/yazi/75055/tum-anadolululara-yurttaslik-hakki? Nisan ayında Selanik’te idim. Orada 1908 temmuzunda Osmanlıda Anayasal sisteme dönüşün ilan olunduğu Hürriyet Meydanı’nı ziyaret ettim. Nazi işgali sırasında bu meydanda toplanan Selanik Yahudileri, hayli aşağılandıktan sonra, imha olunmak üzere Auschwitz Temerküz Kampı’na yollanmışlardı. Bu Safarad Yahudiliğinin en büyük merkezi olan Selanik’in sonu idi. Oradan Yahudi Müzesine gidip, Selanik kentinin “ulusal” bir kente dönüşümünü adım adım izlemiştik. İzmir gibi ünlü bir başka yangın da 1917 yılında Vardar’dan aşağı inen zorlu kuzey rüzgarının da etkisi ile Selanik’in yanması idi. O sırada 1. Dünya Savaşı nedeniyle kentte bulunan Fransız kuvvetlerinin bu yangını önlemek için bir şey yapmadığı, hatta yangını büyüttüğü de kent efsaneleri arasındadır. Kozmopolit Selanik gibi “Gavur” İzmir’in de geri gelmesi asla mümkün değil. 2007 yılında Saraybosna’da bir müze olan sinagogu ziyaret etmiştim. Yaşlı Safarad bir bekçisi vardı. Aramızdaki ortak anlaşma dili benim çat pat anımsadığım İspan..]]> Sat, 10 Oct 2015 05:00:36 +0300 Gizli kimliklerin trajedisi https://www.evrensel.net/yazi/74983/gizli-kimliklerin-trajedisi https://www.evrensel.net/yazi/74983/gizli-kimliklerin-trajedisi? Üç Ermenice şiir kitabı yayınlanan (Aras yayınları) ve yeni birisi yayına hazırlanmakta olan, gerek edebiyat gerekse gazetecilik ödüllerinin sahibi olan Vercihan Ziftliyan, geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin en büyük travmatik olgularından biri olan Müslüman Ermeniler konusuna değinen çarpıcı bir kitap yayınladı. Kitabın başlığı, aslında büyük bir insanlık dramı ve ayıbını çok iyi özetliyor: “Araf’taki Ermenilerin Hikayesi: Ne Hz. İsa’ya ne de Hz. Muhammed’e Yaranabildik”. Kapakta da, gazeteci Ahmet Abakay’ın annesi Hoşana Hanım ile olan resmi yer almakta. Fethiye Çetin’in “Anneannem” (Metis Y.) kitabı yeni bir kimlik uyanışı başlattı. Tam zamanında çıktı bu kitap. Ardından “Torunlar” kitabı geldi. Daha önce bu konuda çıkan tek kitap, Baran Funderman’ın “Gavur Elo” kitabı idi (Belge Yayınları 1999). Sarkis Seropyan, 1966’da Hemşinlilere ilişkin ilk kitabın, Levon Haçikyan’ın “Hemşin Gizemi”nin yine Belge’den yayınlanmasını sağlamıştı. O sıralarda TTK Başkanı ise, aslında soykırım olma..]]> Tue, 29 Sep 2015 05:05:18 +0300 Siyasal satranç https://www.evrensel.net/yazi/74819/siyasal-satranc https://www.evrensel.net/yazi/74819/siyasal-satranc? AKP’nin beklentisi HDP’nin de MHP ve CHP’nin tavrını benimseyerek, sözde hükümette yer almamasıydı. Artık seçim kampanyalarını yürütürken, hükümette yer alan HDP karşısında yürüteceği kampanyanın hiçbir inandırıcılığı olmayacak. HDP’nin barış çağrıları ve eleştirel açıklamalarında çatışan iki tarafa da seslenmesi, onun PKK’nin basit bir uzantısı olduğu propagandasını da inanılır olmaktan uzak tutacak. Bay Davutoğlu, sözde hükümet çağrısını yaptığı isimleri, ince bir taktikle seçti. MHP ve HDP’yi çatlatma taktiği ile. MHP’den adam alarak, HDP’den ise adam almayarak. Bunun için en fazla ret yanıtı alabileceği üç ismi seçti. EMEP’in bu hükümet karşısındaki tavrı biliniyordu. “Malum” dinlemeler ile. İHD’den arkadaşım Levent Tüzel baştan söyledi, HDP bileşeni olarak katılırım elbette, ama kendi partimin iradesini de dikkate alacağım. Zaten HDP bileşeni olarak EMEP’in her noktada hemfikir olmadığı da biliniyor. Zaten bir çatı partisinin anlamı da burada... Levent Tüzel’in kararının s..]]> Sat, 05 Sep 2015 05:00:42 +0300 Stockholm'den Demirtaş geçti https://www.evrensel.net/yazi/74758/stockholmden-demirtas-gecti https://www.evrensel.net/yazi/74758/stockholmden-demirtas-gecti? Stockholm. HDP Eş Başkanı Demirtaş, Sosyal Demokrat Parti ve Olaf Palme Merkezinin daveti üzerine İsveç kenti Stockholm’e hızlı bir ziyarette bulundu. Temaslarında bıraktığı izlenimlerin oldukça olumlu olduğu söylenebilir. İsveç’in Hürriyet’i diye niteleyebileceğimiz DN gazetesi ve TV kanalı da Demirtaş ile yaptığı röportaja yer verdi. Ayrıca Dışişleri Bakanı Margot Wallström ile yaptığı ortak basın toplantısı da yeraldı. Sosyalist Enternasyonal’e üye olmasına karşın CHP’nin İsveç Sosyal Demokratları ile, ‘70’li yıllardaki sıcak bağın bugün olduğu söylenemez. Çok uzun yıllardır yolları pek İsveç’e düşmüyor. Herhalde bunda, CHP’nin 2000’lerde sosyal demokrat çizgiden ulusalcı bir çizgiye kayarak 1960’lar öncesi çizgisine dönmesinin de etkisi olmuştur. AKP olarak ise, Başbakan olduğu sıralar Tayyip Erdoğan 2013 Kasımı’nda o zamanki İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt’in davetlisi olarak Stockholm’e gelmişti. Bu davet de doğaldı, çünkü o zamanki İsveç koalisyon hükümetinde ağırlık, bu a..]]> Thu, 27 Aug 2015 04:59:27 +0300 Yaşlı Denizciler Evi https://www.evrensel.net/yazi/74643/yasli-denizciler-evi https://www.evrensel.net/yazi/74643/yasli-denizciler-evi? Stockholm. Archipelago'ya kısa bir gezinti yapıyoruz doğum günümde. Herhalde dünyanın en büyük takımadalarımdan biri... Kendimi bizim Adalara gitmiş gibi hissediyorum. En güzel hediye... Arkadaşım Tynningö adasının önünden geçerken, bir binaya işaret ediyor: “Burası eskiden Yaşlı Denizciler Evi idi” diyor. Şimdi Konferans Merkezi olarak kullanılıyormuş. Eski zamanlarda denizcilik çok daha zorlu bir meslekti. Birçoğunun zaten düzenli bir aile ortamı da yoktu. Onun için kurulmuştu Yaşlı Denizciler Evi. Ve buharlı gemiler önünden geçerken, istim salarak selamlarlarmış eski usta deniz kurtlarını. Bu yıl ne kadar çok ustayı yitirdik, peş peşe. Yaşar Abi, Sarkis Abi derken, kısa süre içinde, üç değerli ustamızı daha yitirdik: Agop Hacikyan, Dr. Hermon Arakses ve sonra da Panayot Abacı. Ben de yüreğimden istim salarak selamlıyorum onları. Bir çeşit yoksullaşma ve yalnızlaşma duygusu... Çınar ağaçlarının ayakta sonlanması gibi bir şey... Kuşaklar kuşakları izliyor, bir çeşit nöbet devri bu...]]> Tue, 11 Aug 2015 05:00:00 +0300 Bu filmi daha önce görmüştük https://www.evrensel.net/yazi/74623/bu-filmi-daha-once-gormustuk https://www.evrensel.net/yazi/74623/bu-filmi-daha-once-gormustuk? Devlet Bahçeli ve MHP’si, TBMM’de Kürtler ve sosyalistlerle aynı sayıda parlamentere sahip olmayı içlerine sindiremiyorlar. O 70’lerin Türkeş’ine dönüştü. Tayyip Erdoğan da HDP’ye kendi Kürt tabanından oy kaymasını ve parlamentoda çoğunluğu yitirmiş olmasını içine sindiremiyor. O da 70’lerin Demirel’ine dönüştü. O oyların barış sürecine ihanet ettiği için HDP’ye kaydığını, Müslüman ve muhafazakar Kürtlerin kendisini terk ettiği gerçeğine gözlerini kapatıyor. HDP, doğru, barış sürecinin kazananı oldu. Çünkü aklı başında olan herkes barış sürecini kimin sabote ettiğini, verdiği sözlerden kimin vazgeçtiğini çok iyi biliyor. Solun ve Kürtlerin birlikte yükseldiği 70’lerde, bu trende milliyetçi cephe kurarak ve iç savaş başlatarak yanıt vermişlerdi. Şimdi de milliyetçi cephe oluşmuş vaziyette. Demirel ve Türkeş ikilisinin yerini Erdoğan ve Bahçeli ikilisi aldı. 90’ların sonunda bu cephe DSP ve MHP tarafından Ecevit ve Bahçeli ikilisi tarafından, militarizmin 1000 yıllık saltanat planl..]]> Sat, 08 Aug 2015 05:00:59 +0300 Cehennem değirmeni https://www.evrensel.net/yazi/74534/cehennem-degirmeni https://www.evrensel.net/yazi/74534/cehennem-degirmeni? Bir ay kadar önce Êzidîler Suriye sınırındaki kamplarından kaçmaya başladığında, kimileri ne kadar ürkek bir halk olduklarını, her şeyden kuşkulandıklarını, kimseye güvenmediklerini söylemişlerdi. Êzidîler, bin yılların travmasını içlerinde barındıran bir halktır. Onlar maraldır, ceylandır. Çevrelerindeki tehdidi hissederler ve ondan kurtulmaya çalışırlar. Bazen durum umutsuz olsa bile. Onlar Diyarbakır’daki kırım girişimini, Suruç’taki kırımı önceden hissettiler. Havada kötü işaretler vardı. Türkiye onlar için güvenli bir ülke değildi. Umutsuzca batıya ulaşmaya çalıştılar birkaç ay sonra. Çünkü seçimlerden sonra kötü şeylerin vuku bulacağını hissediyorlardı. Derin devletin fıtratında kırım vardır. Onun işlevi kırımları engellemek olmamıştır asla. Osmanlı ve T.C. tarihi aynı zamanda bir kırımlar tarihi. İrili ufaklı, kısa ya da zamana yayılmış kırımlar... Artık MTBB binasının önünde Turan Emeksiz büstü yok. Ona bile tahammül edemediler. Hürriyet talebi ile 28 Nisan 1960 ..]]> Sat, 25 Jul 2015 05:00:20 +0300 Çağımızda cihatizm soykırımdır https://www.evrensel.net/yazi/74365/cagimizda-cihatizm-soykirimdir https://www.evrensel.net/yazi/74365/cagimizda-cihatizm-soykirimdir? Berlin. Adına her ne diyorsanız deyin, DAİŞ, ISIS, İSİD, İD... “İslam Devleti” egemenlik kurduğu alanlarda “şeriat” uygulamasını başlatıyor. İD, şu anda, “Dar-ul Harb” içinde olduğunu ilan etmiş vaziyette. Yani, onların egemenliği altında biat etmediğiniz, boyun eğmediğiniz sürece, size savaş hukukunun kuralları uygulanacak. Savaş hukuku dediysek, bunu, Cenevre Savaş Konvansiyonu olarak algılamayınız. Hatta Osmanlı hukukunu, modernleşme döneminin, İslam ile uyum sağlamaya çalışan Mecelle’sini de anlamayınız. Vahabizmin Mezapotamya varyantı olarak, İD, kafalarına göre, dünyayı İslamın yayıldığı 7. yy koşullarına döndürme hayali içinde. Yani, “kılıç”ın üstünlüğüne... Süryaniler, “kılıç”ın tadını en erken tatmış olan toplumlardan. Bir zamanlar onların dili olan Aramice, Kenan, Filistin illerinden İran’a koca bir coğrafyanın ortak anlaşma diliydi. Kaç kez kılıçtan geçtiler, yani “Seyfo” yaşadılar. İslamın ilk şiddet dalgasını atlatıp, Abbasi döneminde, İslam dünyasının bir parças..]]> Tue, 30 Jun 2015 04:48:15 +0300 Yayınlama özgürlüğü için https://www.evrensel.net/yazi/74266/yayinlama-ozgurlugu-icin https://www.evrensel.net/yazi/74266/yayinlama-ozgurlugu-icin? 1995 yılından beri yılda bir kez Yayınlama Özgürlüğü Raporu hazırlıyor ve kamuoyuna açıklıyoruz. Ve TYB olarak, her yıl bir yazar bir yayıncı ve kitapçıya Düşünce Özgürlüğü Ödülü veriyoruz TYB olarak. Yayıncılık sadece bir ‘business’tan ibaret olamaz. Üyesi olduğumuz IPA’nin ilkesini benimsiyoruz. Yani yayıncılık bir business olmak yanında, etik bir misyona da sahiptir. Bu da yayımlama özgürlüğüne sahip çıkarak aynı zamanda tüm yurttaşların ifade, yazma ve okuma özgürlüklerini gerçekleşmesine olanak sağlamak ve sansüre asla başvurmamak biz yayıncılar için etik bir görev. Yani yayımlama özgürlüğünün stratejik bir önemi var, düşünce, yazma ve okuma özgürlüğünün hayata geçmesi bakımından. Kelimeler nasıl küle dönüşür? 1933 yılının mayıs ayında çiçeği burnunda Nazi Almanyası ülkenin her yanında kitlesel kitap yakma ayinleri düzenledi. Bu barbarca bir kitap yakma ayininde, Thomas Mann’in, Heinrich Mann’in, Brecht’in, Heine’nin, rnim Wegner’in, Anna Seghers’in, Freud’un, Einstein’in, M..]]> Tue, 16 Jun 2015 05:00:44 +0300 Gazeteci Doğan Özgüden’i linç etme kampanyasına hayır! https://www.evrensel.net/yazi/74066/gazeteci-dogan-ozgudeni-linc-etme-kampanyasina-hayir https://www.evrensel.net/yazi/74066/gazeteci-dogan-ozgudeni-linc-etme-kampanyasina-hayir? Ergenekon davasında sapla saman birbirine karışmıştı. Olay, Siyasal İslam’ın, Kemalizm’den ideolojik intikamına dönüştürüldü. Böylece bu davada derin devletin suç, kin ve nefret mekanizmasının üstü örtüldü. Ve değişen siyasal dengeler nedeniyle Ergenekon sanıkları hep birlikte pirüpak ilan edildi. Buna nefret söylemli, inkarcı kampanyaların organizatörü Talat Paşa Komitesinin mensupları da dahil. Zaten Talat Paşa Komitesinin çalışmaları, asla gündeme gelmedi. Sessizce, “uyuyan hücreler “olarak bir köşeye çekildiler. Ergenekon’un sözde sivil yapılanması içinde yüzlerce dernek de kuruldu. Bunların bir parçası da Atatürk’ün adını istismar eden, Atatürkçü Düşünce Dernekleri. Ergenekon davasının siyasal pazarlıklarla kapatılmasından sonra uyuyan hücreler hareketlendi. Agos önüne çelenk bırakmalar, Perinçek davasına destek vermeler, vb. vb. Şimdi bir başka uyuyan hücre Belçika’da harekete geçti ve bir basın özgürlüğü anıtı olan efsanevi Akşam gazetesinin ve ANT dergisinin editörü, eşi İnci Ö..]]> Tue, 19 May 2015 04:22:46 +0300 Gerçek dost hatanı da söyler https://www.evrensel.net/yazi/73922/gercek-dost-hatani-da-soyler https://www.evrensel.net/yazi/73922/gercek-dost-hatani-da-soyler? Selanik. Türk ve Alman devletleri arasındaki dostluk 19. yüzyılın son çeyreğine kadar uzanır. Buna Nazi Almanyası da dahildir. TC 2. Dünya Savaşına katılmadı ama, Nazi Almanyası ile tam Sovyetlere saldırmadan önce bir Saldırmazlık ve Dostluk Antlaşması imzalamayı da ihmal etmedi. Gerçi böylesi bir pakt Nazi Almanyası ve Sovyetler Birliği arasında da vardı ama bir işe yaramadı. Savaşın bedeli Sovyetler Birliğine 20 milyon küsur can oldu. Ve Holokost’un en vahşi ve en kalabalık sahneleri Baltık Cumhuriyetleri ve Ukrayna’da yaşandı. Savaş boyunca “tarafsız” kalan Türkiye, İsveç ve İsviçre ile birlikte, Nazi Almanyası ile iyi bir ticaret sürdürdü. Savaş bittiğinde, Merkez Bankamız, altınla dolup taşmıştı. 1960’ların başında “Alman mucizesi” gerçekleşirken, Almanya’nın kitlesel “misafir işçi” aldığı ülkeler arasında Türkiye de vardı. Almanya, Ermeni Soykırımın 100. yılında, Ermeni soykırımını tanıyarak, Türkiye’nin gerçek dostu olduğunu kanıtladı bence. Dostluk bazen, “dostunun” yanlışını ..]]> Tue, 28 Apr 2015 05:00:31 +0300 Ermeni Soykırımı'nda Almanların sorumluluğu: Soykırıma yardım ve yataklık https://www.evrensel.net/yazi/73869/ermeni-soykiriminda-almanlarin-sorumlulugu-soykirima-yardim-ve-yataklik https://www.evrensel.net/yazi/73869/ermeni-soykiriminda-almanlarin-sorumlulugu-soykirima-yardim-ve-yataklik? Ermeni Soykırımı ile Almanya açısından yüzleşen önemli bir kitap yayımlandı. Beihilfe zum Völkermord / Deutschlands Rolle bei der Vernichtung der Armenier. Kitabın yazarı, ‘80’li yılların başından beri tanıdığım, Tages Zeitung’un ilk kadrolarından biri olan Jürgen Gottschlich. Saddam’ın Irak Kürdistan’ını yerle bir ettiği bir dönemde, katır sırtında, Zap’ın en ücra köşelerinden bir yerde, bir çadırda yayın yapan Kürt radyosuna ulaşmayı başarmıştı. Dış haberler şefi olduğum Demokrat gazetesinde bu haberini yayımladığımı hatırladım şimdi. Jürgen Gottschlich, Almanya’nın soykırımdaki sorumluluğuna ilişkin on tez ileri sürüyor: 1. Birinci Dünya Savaşı öncesinde ve esnasında Osmanlı İmparatorluğu’nu kontrol etmek suretiyle bir dünya gücü olma planlarını hayata geçirmek isteyen ve bunun için Ermeni Soykırımı’na razı olan nüfuzlu bir grup yayıncı, siyasetçi, asker ve iş adamı bulunmaktaydı. 2. Türkiye’nin Almanya’nın yanında Birinci Dünya Savaşı’na girmemesi durumunda, bugün yaşandığı hal..]]> Tue, 21 Apr 2015 04:19:18 +0300 Salaklıklarımız https://www.evrensel.net/yazi/73743/salakliklarimiz https://www.evrensel.net/yazi/73743/salakliklarimiz? AKM’nin tarihi en başından beri talihsizliklerle dolu. Yapımı, gerekli kaynak ayrılmadığı için on yıllar sürdü. 1950’ler boyunca DP/CHP itiş kakışmasının kurbanı oldu zavallı bina. Ancak 60’ların sonuna doğru tamamlanabildi. Açılışında en önemli etkinlik Kızılay’ın 100. yıl dönümüne eşlik etmesiydi. Bu toplantıların Kızılhaç ile birlikte organize edilen Konferans bölümünde, yapılan en önemli çalışmalardan biri, Cenevre Savaş Konvansiyonlarının İç Savaşlara ve Gerilla Savaşlarına uyarlanması için, 1970’lerde 2. Cenevre Konvansiyonu ile sonuçlanacak olan çalışmanın başlatılması olmuştu. Ama T.C. kendi topraklarında başlatılan bu çalışmanın sonucu oluşan 2. Cenevre Konvasiyonunu bugüne kadar imzalamaktan kaçındı. Belki imzalasa, Kürt sorununun çözümü bu kadar uzun devam etmezdi. 1970 yılında tam da Miller’in Cadı Kazanı oynarken AKM yanıverdi. Yine salaklıktan. Çünkü oyun sırasında ciddi ateş kullanılmıştı. Ve yangına karşı kurulu su depoları boştu! 1971 darbesinde generaller..]]> Sat, 04 Apr 2015 04:53:42 +0300 ICORN toplantısı https://www.evrensel.net/yazi/73670/icorn-toplantisi https://www.evrensel.net/yazi/73670/icorn-toplantisi? Sigtuna. Özgür Şehirler Toplantısından selamlar. ICORN baskı ve tehdit altındaki yazar, gazeteci, şair, müzisyen ve sanatçılar için oluşturulmuş bir dayanışma ağı. Uluslararası yazarlar örgütü olan PEN, yazar ve sürgünlerle olan geleneksel dayanışma ağını ilkin Nazi Almanyası döneminde oluşturmaya başlamıştı. Daha sonra kimi Avrupa ülkelerinde kent yönetimleri ile bağlantı kurularak sürgündeki yazarlar için yaşama ve serbestçe üretme olanağı sağlanmaya çalışıldı. 1990’lı yıllarda, bütün dünyada sorunlar yakıcı bir hal alınca, PEN merkezleri ile kimi kent yönetimlerinin birlikte sağladığı olanakların ötesinde, uluslararası tamamen tehdit altındaki yazarlara odaklanan Uluslararası PEN Cezaevinde Yazarlar Komitesi ile koordine biçimde çalışan ICORN adlı bir merkez oluşturuldu. ICORN’un açılımı Uluslararası Misafir Yazarlar Ağı olarak belirtilebilir. Buna göre ICORN yönetimi ile kent yönetimleri arasında bağlantı kuruluyor. Ve tehdit altında olan bir yazar, gazeteci, vb. ye 2 yıl süreyle..]]> Tue, 24 Mar 2015 04:26:09 +0300 Cenevre'den selamlar https://www.evrensel.net/yazi/73566/cenevreden-selamlar https://www.evrensel.net/yazi/73566/cenevreden-selamlar? Cenevre. Uluslararası İnsan Hakları Film Festivali ve Forumundan (FIFDH) selamlar. Bu yıl 13.’sü gerçekleştirilen FIFDH, artık bir gelenek haline gelmiş vaziyette. Ne Türk basınının ne Kürt basınının bu önemli olaya yer vermemesi büyük bir eksiklik. İnsan hangi filme, hangi tartışmaya, hangi whorkshop’a katılacağını şaşırıyor. Dünyanın bütün yakıcı insan hakları sorunları listede. Ermeni soykırımının 100. yılından, İsrail-Filistin çatışmasına, Çindeki Uygur halkının trajedisinden yükselen cihatizme, Paris’teki Charlie Hebdo baskınından Bosna-Hersek’teki Srebrenica soykırımının 20. yılına, Rwanda soykırımının izlerinden Ebola salgınına, büyük uluslaraşırı şirketlerin yoksul ülkelerdeki insanlık dışı sömürüsünden Rusya’daki LGBT olayına, Fildişi Sahili’ndeki diyalog, hakikat ve yüzleşme deneyiminden Avrupa’ya ve diğer yörelere yönelik mülteci akınından Edward Snowden’in açtığı iletişim ve gizlilik tartışmasına dünyanın hallerini anlatan bir çok belgesel ve temalı film. Bu önemli festiva..]]> Tue, 10 Mar 2015 04:29:23 +0300 Bu kez Süryani/Asuriler soykırım tehdidi altında https://www.evrensel.net/yazi/73515/bu-kez-suryani-asuriler-soykirim-tehdidi-altinda https://www.evrensel.net/yazi/73515/bu-kez-suryani-asuriler-soykirim-tehdidi-altinda? Mahşerin 4 Atlısı, muhtelif adlar altında Irak ve Suriye topraklarını kasıp kavurmaya devam ediyor. Kiminin adı Irak Şam İslam Devleti, kiminin el Nusra, kiminin el Kaide, kiminin Ansar... Musul, Irak ordusu tarafından hiç savaşmadan IŞİD çetelerine teslim edildi. İŞİD, Nazilerin “yıldırım savaşı” taktiğini uygulayarak, halk kesimlerini terörize etmekte, direnmeden teslim olmaya ya da kaçmaya zorlamakta. Musul, tarihin en kadim inanç merkezlerinden biri. Bütün inanç gruplarını bağrında taşımış, ta Ahti Atik zamanlarından bu yana. Musul’da insanlığın kültür mirası, soykırımcı bir akımın tehdidi altında. Kürt özgürlük hareketi, küçük bir Stalingrad direnişi örneği sergileyerek Kobanê’de IŞİD’in Naziler gibi yaratmış olduğu yenilmezlik imajını yerle bir etti. Şimdi bu imajı, Habur nehri çevresinde toplanmış olan 35 Süryani/Asuri köyüne saldırarak yeniden canlandırmak istiyorlar. Ucuz zafer peşindeler. Ama yine duvara toslayacaklar. Habur bölgesini de Kobanê gibi düşüremeyecekler. Kürt ..]]> Tue, 03 Mar 2015 04:18:31 +0300 İnanç özgürlüğü kimin için? https://www.evrensel.net/yazi/73467/inanc-ozgurlugu-kimin-icin https://www.evrensel.net/yazi/73467/inanc-ozgurlugu-kimin-icin? Bu kez de Kopenhag’da bir Sinagog ve Cafe’ye saldırı... Yine hedef bir karikatürist: İsveçli Lars Vilks. Paris’teki Charlie Hebdo katliamından sonra... Yine ifade özgürlüğünün sınırları tartışması. Ve Sinagog’un, Hz. Muhammed’in karikatüristlerinin birlikte hedef seçilmesi. Bizdeki siyasal İslamcılar, bu tür saldırıları eleştirme yerine, İslamofobiden bahsederek, bir anlamda bu saldırıları dolaylı biçimde onaylamış oluyorlar. Elbette, inançlara, kimliklere saygı, elbette nefret söylemine karşı duruş! Eleştiri ile, insanlığın komik hallerini yansıtmak ile hakaretin, aşağılamanın sınırı nerede? Siyasal İslamcıların, “hakaret” anlayışı ile, Ergenekoncuların “hakaret” anlayışı arasında ne fark var? Sapına kadar laik Diplomat Şükrü Elekdağ’ın, “Mavi Kitap” vesilesi ile, “Vay bana hakaret ediliyor” diye, tazminat almadığı yayıncı ve yazar kalmadı. Elbette inançlara saygı. Ama inancına saygı talep eden grupların, eline makineli tüfek alarak ortalığı taraması yerine, nefret söylemi temelin..]]> Tue, 24 Feb 2015 05:20:40 +0300 Holokost kurbanlarını anmak https://www.evrensel.net/yazi/73346/holokost-kurbanlarini-anmak https://www.evrensel.net/yazi/73346/holokost-kurbanlarini-anmak? Dün, Köln, Alte Feuer Wache’de Belge yazarları ile buluşmak benim için bir mutluluk oldu. Selami Gürel, Doğan Akhanlı, Emine E. Şengül... Sevgili Roza, Mütercim Erol... Keşke A. Kadir Konuk’a da ulaşabilseydik. Akşam, Solingen’e bir baskın yapmayı düşündüm, hepimizin ortak savunmanı Sennur Baybuğa ile ona, ama rahatsızlığım engel oldu buna. Belge sadece hapiste yazarların degil, sürgündeki yazarların da mekanı olmuştur ‘80’lerden bu yana... Keşke bir gün sürgündeki Belge yazarları ve çevirmenleri bir etkinlikle buluşsa... Hatırladıklarım. Doğan Özden, Haydar Işık, Kerim Yıldız, Necati Bozkurt, Bülent Tarakçıoğlu, Ümit Kosan, Bayram Ayaz, Halis Çicek, Emrah Cilasun, Ali Haydar Cilasun, Faysal Dağlı, Ergün Aydınoğlu, Ahmet Akif Mücek, Garbis Altınoğlu, Hüseyin Şimsek, Fügen Eryılmaz, Haşim Kutlu, Yaşar Kaya, Füsun Erdoğan, Durdu Gevher, Nuray Bayındır, Gazi Çağlar, Erdal Boyoğlu, Fevzi Karadeniz, Gün Benderli, Mehdi Zana, Nihat Gültekin, Hayri Argav, Ali Ekber Gürgöz, Mehmed Deste, Fa..]]> Sat, 07 Feb 2015 04:54:54 +0300 Wolfgang Gust’un zorlu mücadelesi https://www.evrensel.net/yazi/73267/wolfgang-gustun-zorlu-mucadelesi https://www.evrensel.net/yazi/73267/wolfgang-gustun-zorlu-mucadelesi? Wolfgang Gust, Mihran Dabag, Taner Akçam ve Tessa Hoffman, Ermeni soykırımını Almanya’da ilk dile getiren kişiler oldukları için ‘90’lı yıllarda ve 2000’lerin başlarında milliyetçi çevreler yanında, resmi ideolojiye bağlı akademisyenlerin ve medya mensuplarının en sert saldırılarına maruz kalmıştı. Bazen bu saldırılar iftira ve hakaret düzeyine kadar ulaşmıştı. Wolfgang Gust artık 80 yaşında. Nice üretken yıllara. Ermeni soykırımı bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyetinin milli güvenlik siyasetinin önemli parçalarından biridir. Sadece Ermeni soykırımı incelemeleri ve bu konuya ilişkin yayımlanan makaleler, düzenlenen akademik konferanslar değil, Ermeni-Türk diyalog toplantıları bile, ulusal güvenliğe yönelik bir tehdit olarak algılanmıştır. Bu nedenle soykırım temalı akademik konferanslarda bile, T.C. diplomatları, geçmişin totaliter ülke diplomatlarını andıranı hayli agresif tavırlar sergilemişlerdir. Bu konferanslar öncesinde ve sırasında, büyük Türk gazeteleri de son derece saldırgan..]]> Tue, 27 Jan 2015 04:54:28 +0300 Öcalan'a özgürlüğün zamanı gelmedi mi? https://www.evrensel.net/yazi/73220/ocalana-ozgurlugun-zamani-gelmedi-mi https://www.evrensel.net/yazi/73220/ocalana-ozgurlugun-zamani-gelmedi-mi? Kürdistan İşçi Partisi Lideri Abdullah Öcalan’a Özgürlük kampanyası dünyanın her tarafında devam ediyor. 12 Eylül askeri diktatörlüğünün siyasi yasaklı kıldığı bütün liderler ‘80’li yılların sonuna varmadan siyasal haklarını kazandılar; başbakan, başbakan yardımcısı hatta cumhurbaşkanı bile oldular. İslami ya da milliyetçi kökenli, şiddet hareketleri ile geçmişte bağı olanlar, daha sonra siyasal haklarını kazanıp, milletvekili ve bakan bile oldular. Hatta Çiçek gibi parlamento başkanı bile olabildiler. 1980’li yıllarda, Nelson Mandela’nın savunmalarını yayımladığımda, zindandaydı. Kitabın ilanını yine zindanda olan İsmail Beşikçi’nın resmi ile birlikte verdiğimi hatırlıyorum. 1970’li yıllarda ise, Güney Afrika’daki özgürlük hareketini belgelerinden bir seçki hazırlamıştım, Yöntem Yayınları için. “İç sömürge” tanımlamasının altını çizmiştim. Abdullah Özcalan’ın mahpusluk yılları 20. yıla yaklaşıyor. Bu artık sona ermeli. Tıpkı Nelson Mandela’nınki gibi. Onun mahpusluk yılları 25 y..]]> Tue, 20 Jan 2015 04:57:25 +0300 Atık köprüleri yeniden kurmak için -2 https://www.evrensel.net/yazi/73117/atik-kopruleri-yeniden-kurmak-icin-2 https://www.evrensel.net/yazi/73117/atik-kopruleri-yeniden-kurmak-icin-2? Soykırımın ardından cumhuriyetin kurulmasıyla kendilerine verilen mal ve mülkün çözüm için yeterli olamayacağını ancak kendi özgürlüklerini elde etmeleri gerektiğini anlayan Kürt ve diğer halkların verdiği savaş, ayaklanma bahanesiyle kanlı bir şekilde bastırıldı ve adalet adına kurulduğu iddia edilen fakat gerçekte katliam kararlarının verildiği merciler olan İstiklal Mahkemeleri kuruldu. Bu mahkeme kararlarıyla verilen idam kararları sayısızca insanın ölümüyle sonuçlandı. Özgürlüklerini isteyen haklar sindirildi. 1923’ten sonra çıkarılan birçok kararlar (Hangi ad altında olursa olsun) aslında bu sindirme ve özgürlük arayışını kösteklemeye yönelik oldu. Biz Asuri/Süryaniler açısından bu eylemler 1940’lardaki varlık vergisi, 1955’lerdeki 6-7 eylül olayları ve buna benzer birçok olaylarla bugüne kadar devam etti. Ancak geç de olsa bu oyun ve kandırmalara gelmeyeceğini ve bunlara dur demenin zamanının geldiğini sezen Kürt özgürlük hareketi 30 yıl önce bir özgürlük mücadelesi başlattı...]]> Tue, 06 Jan 2015 04:50:05 +0300 Artık köprüleri yeniden kurmak için -1 https://www.evrensel.net/yazi/73095/artik-kopruleri-yeniden-kurmak-icin-1 https://www.evrensel.net/yazi/73095/artik-kopruleri-yeniden-kurmak-icin-1? Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Ahmet Türk, Februniye Akyol, Savur Belediye Eş Başkanları Aydın Alökmen ve Gurbet Tekin’in Stockholm ziyareti sırasında, İsveç Süryani Ortodox Metropolitliğine bağlı Södertälje Mor Yakup Kilisesi adına Emanuel Poli’nin, yaptığı karşılama konuşması çok anlamlı idi. Evet, önemli bir buluşma gerçekleşti. Bölgenin binlerce yıllık ortak yaşama geleneği 1915 soykırımı ile kırıldı. Kopan bağlarının onarılmasında son derece önemli bir başlangıç oldu bu ziyaret. Ortadoğu’da kalıcı bir barışın inşasında ve ortak yaşam kültürünün yeniden inşasında ve atık köprülerin yeniden kurulmasına büyük katkısı olacaktır bu tür ziyaretlerin. * Delegasyonun Sayın üyeleri, değerli misafirler; Sayın Metropolt Julius Abdulahad Shabo; Belediye başkanları olduğunuz Mardin ve civarı ile bugün buluştuğumuz bu mekanın birçok açıdan ortak bir yanı vardır. Halkımızın diğer kardeş halklarla birlikte binlerce yıldan beri bazen hoş ama çoğu kez büyük acılar yasadığı Bethnah..]]> Sat, 03 Jan 2015 05:06:39 +0300 Birbirine dokunabilmek https://www.evrensel.net/yazi/73012/birbirine-dokunabilmek https://www.evrensel.net/yazi/73012/birbirine-dokunabilmek? Södertalje. Mardin ve Savur Belediye Eş Başkanlarının Sigtuna ve Marsta belediyesinin davetlisi olarak yaptıkları ziyaretlerde, oldukça duygusal anlar yaşandı. Belediye kurumlarının ziyaretleri, parlamento ziyaretleri yanında, her iki kentte Süryani toplumunun kurumları ve temsilcileri ile buluşma, bu ziyarete çok daha derin bir içerik sağladı. Onca uçurumdan sonra, Ahmet Türk’ün deyimi ile insanlar “Birbirlerine dokundular.” Ahmet Türk, Mardin Belediye Başkanlığı ile, daha da evrensel bir sorumluluğu üstlendi. Bunun gereklerini yerine getirmeye çalışmasını saygıdeğer buluyorum. Bugün Türkiye’de sivil toplumun, insan hakları hareketinin, sol hareketin, ilerici kesimlerin Süryani toplumu ile yeteri kadar ilgilendiği söylenemez ne yazık ki. Kürt özgürlük hareketi bu alanda da, önemsenmesi gereken bir ön adım attı. Sayısı artık 3 bine inmiş olan bir halkın, genç bir temsilcisini, Mardin belediye eş başkanlığı gibi önemli bir göreve getirerek. Ve Kürt seçmenlerin ona oy kullanması da bö..]]> Tue, 23 Dec 2014 04:55:47 +0300 Yol ayrımında bir Türkiye https://www.evrensel.net/yazi/72909/yol-ayriminda-bir-turkiye https://www.evrensel.net/yazi/72909/yol-ayriminda-bir-turkiye? Köln. Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi Köln Üniversitesinde önemli bir sempozyum düzenledi: Soykırım, Adalet ve Yüzleşme Konferansı. Her biri kendi alanında önemli araştırmalara imza atmış akademisyenler ve araştırmacılar birbirini bütünleyen konuşmalar yaptılar iki gün boyunca. Aynı zamanda sadece geçmişe saplanıp kalınmadı ve dünyadaki aktüel yakın tarihle yüzleşme ve “cezasızlığa” son verme girişimleri de aktarıldı. Herkesin anakronik, yani farklı dönemlere denk düşen, farklı grupları hedef alan tasfiyeci, imhacı, bellekten silici uygulamaların, aslında fail olan “üst” erk açısından senkronik olduğu, sürekli bir işleyişe sahip olduğu, bu tür toplantılarda daha bir su üstüne çıkıyor. Yves Ternon, bu mekanizmayı, “Suç Devleti” olarak (L’etat criminel) tanımlıyor. 1995 yılında tam da Ruanda ve Bosna soykırımının yeni vuku bulduğu sırada yayınladığı kitabı, “L’Etat criminel. Les génocides au XXe siècle” da, 20. yüzyılda vuku bulmuş Holakaust (Yunanca tapınakta yakılarak kurban edilme..]]> Tue, 09 Dec 2014 04:55:21 +0300 Olay yaratacak kitaplar https://www.evrensel.net/yazi/72860/olay-yaratacak-kitaplar https://www.evrensel.net/yazi/72860/olay-yaratacak-kitaplar? Berlin. Batı tarihçiliğinde, yakın geçmişe kadar 1. Dünya Savaşı denilince, genel olarak savaşın Batı cephesi üzerinde yoğunlaşılır. Sanki bu savaş İngiltere, Fransa ve Almanya’nın (ve de ABD’nin) savaşıdır, gerisi ise teferruattan ibarettir! İkinci derece önemli olan ise Doğu Cephesidir. Orası da II. Reich yanında Güney İmparatorluğunun (Avusturya-Macaristan) Rus Çarlığı ile savaşından ibarettir. Güney Doğu cephesinde ise, Osmanlı İmparatorluğu ile önemli olan savaş, Çanakkale’den ibarettir. Irak cephesi, Mısır cephesi karanlıkta kalır. Dünya Savaşı sırasındaki Alman-Türk ilişkileri ise iyice gölgede kalmıştır. Sınırlı sayıda çalışma vardı bu alanda da. 1976 yılında, Lothar Rathman’ın “Berlin-Bağdat” adlı kitabını “Alman Emperyalizminin Türkiye’ye Girişi” adlı kitabını tercüme ettiğimde, bu alanda hiçbir çalışma yoktu. Nitekim yayınlandığında Mete Tunçay tarafından, bir ilk olarak övgüyle karşılanacaktı. Türkçede, bizim akademik camiada ise, kısa bir süre sonra İlber Ortaylı Alm..]]> Tue, 02 Dec 2014 04:58:27 +0300 'Kimsin sensin! Tu kî yî!' https://www.evrensel.net/yazi/72804/kimsin-sensin-tu-k-y https://www.evrensel.net/yazi/72804/kimsin-sensin-tu-k-y? Vedat Türkali, Türkiye’nin vicdan anıtıdır. Vedat abinin yazılma sürecine, o heyecanla, adeta arkeolojik bir kazı yaparcasına topladığı materyalleri bir araya getirerek oluşturma sürecine tanık olduğum “Bitti Bitti Bitmedi” Ayrıntı Yayınları tarafından yayınlanarak kitapçı raflarındaki yerini aldı. Vedat Türkali, 1990’lı yıllarda Kürt halkına karşı yürütülen ‘Kirli Savaş’a, hiç dolandırmadan ‘DUR’ deme cesaretini göstermiş dürüst (giusti) bir aydın. Kitap 188 sayfa ama çetin ceviz. Bu 188 sayfayı hatmedecek olan gençlere, tarihin karartılmış sayfalarına dalmak için büyük bir merak uyandıracak. TC.’nin ‘gizli tarihi’ aynı zamanda en entrik ve en vahşi türden bir polisiye romanını anımsatır. TC.’nin gizli tarihi aynı zamanda bir korku romanı gibi de okunabilir. Saddam’ın Korku Cumhuriyeti, Esad ailesinin Muhaberat Devleti, olsa olsa İttihatist/Kemalist devletin kötü, acemice, kendini açığa vuran kötü acemi bir kopyasıdır. Bütün bunları Vedat Türkali’nin son romanında yakalayabilirs..]]> Tue, 25 Nov 2014 05:00:59 +0300 Kurt Tucholsky Stockholm'de https://www.evrensel.net/yazi/72751/kurt-tucholsky-stockholmde https://www.evrensel.net/yazi/72751/kurt-tucholsky-stockholmde? Stockholm. Bu yıl uluslararası cezaevinde yazarlar günü, daha anlamlı bir biçimde kutlandı. Çünkü 15 Kasım’da Kurt Tucholsky Ödülünü almak üzere, İHD Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erbey, Stokholm’e geldi. BM’nin devletlerle yaptığı insan hakları savucularına güvence sağlama taahhüt sözleşmesine karşın, aynı zamanda en ağır insan hakları ve savaş hukuku ihlallerinin dokümanlarının ve tanıklıklarının toplandığı bir merkez olan Diyarbakır İHD’nin de başkanı olan 4 yıl boyunca, gerekçesiz hapiste tutulabildi. Ne yazık ki, ne BM, ne uluslararası insan hakları örgütleri bunun için ortalığı yıkmadı.Bunda elbette Türk devletinin oluşturduğu sis perdesinin de büyük katkısı oldu. Suçlama neydi? Devlet kendi ölülerine sahip çıkarken, cenazelerini bir kin ve kan davası gösterisine dönüştürürken, bir mezarı bile olmayan, çatışan diğer tarafın ölülerinin toplu mezarlarını araştırıp bulmak, kemiklerinin ailelerine teslimini ve insanlığa ve geleneklere uygun biçimde gömülmesini sağlamak… Bu bir ..]]> Tue, 18 Nov 2014 05:00:58 +0300 Hızlı bir tur https://www.evrensel.net/yazi/72702/hizli-bir-tur https://www.evrensel.net/yazi/72702/hizli-bir-tur? Hayat bütün yoğunluğu ile devam ediyor. Bir yanda aklımız Kobanê’de, Efrîn’de, Kürt Dağı’nda, Şengal’de, Kamışlı’da. Bir yandan da kitap fuarlarında, insanlığın kültür mirasının zenginleşmesini takip etmekte. TÜYAP geleneksel İstanbul Fuarından selamlar. 1982 yılında İstanbul’da Kitap Fuarı, Taksim’de İnterkontinental Otelinde (şimdi The Marmara) açıldığında, umut taşımaktaydı. Askeri diktatörlük altında ilk nefes alma olanağını sunmaktaydı. İlk açılışından bu yana sadece bir kez TÜYAP’a katılmadık. O da Ayşe Nur’un 1994 yılında hapiste olması nedeniyle. Bir yıl sonra da zaten kendisi ilk TYB Düşünce Özgürlüğü ödülünü bir yıl sonraki fuarda Tepebaşında, fuar sokaklarında düzenlenen bir ‘korsan eylem’ ile, Haluk Gerger ile birlikte alacaktı, TYB Başkanı Atıl Ant’ın elinden. Gelenekselleşen Yayınlama Özgürlüğü Raporunun ilki de o yıl yayınlanacaktı. 1971 ve 1980 davalarından sonra ilk kez pasaport aldığımda da, ilk iş en büyük hayalim olan Frankfurt Fuarına gitmek olacaktı, 1991 yılı..]]> Tue, 11 Nov 2014 04:58:44 +0300 Aman dikkat https://www.evrensel.net/yazi/72644/aman-dikkat https://www.evrensel.net/yazi/72644/aman-dikkat? 30 yıldır Batı tarafından görülür olmayan Kürtlerin özgürlük mücadelesi Sincar’daki jenosit girişiminden sonra görülür olmaya başladı. Kürt özgürlük hareketi, Orta Doğunun kadim halkı Êzidilere karşı başlatılan toplu kıyımın devamına izin vermemiş ve açtıkları koridor ile, çok büyük kayıplara karşın bu halkın Kuzeye sığınmasına olanak sağlamıştı. Bu bir hayranlık yarattı. Ve bu direnişte kadın gerillaların varlığı bu hayranlığı daha da arttırdı. Kobanê’deki inanılmaz direniş ise, Kürtleri dünya çapında görülür ve takip edilir kıldı. Kobanê’de vahşete karşı bir destan yazılırken, Türkiye’deki destek ve dayanışma gösterilerinde 40 insanın ölmesi ise, asla kabul edilmez bulundu. On küsur yıldır, onca çabayla yaratılan “liberal” makyaj, Gezi olayları ardından Kobanê karşısında takınılan umursamaz tavır ile tamamen akıp gitti. T.C. usta bir diplomasi ile, ve sistemin NATO’su ile, AP’si ile ve diğer kurumları ile, bir parçası olmasını da kullanarak, özgürlük hareketini, “terörizm” ola..]]> Tue, 04 Nov 2014 04:58:38 +0300 İstanbul'da Kafka, Kars'ta Dostoyevski https://www.evrensel.net/yazi/72603/istanbulda-kafka-karsta-dostoyevski https://www.evrensel.net/yazi/72603/istanbulda-kafka-karsta-dostoyevski? İki dostumun T.C. Mahkemeleri ile başı oldum olası dertte. İkisi de lafını sözünü esirgemeyen karakter. Doğrucu Davut. Ve Gandhi’nin, Thoreau Türkiye’deki en iyi temsilcileri arasındalar... Gandhi, İngilizlerin Tuz Geragisini protesto için ünlü eylemini başlatmıştı. Thoreau, ABD’nin haksız bir savaşla Texas’ı yutmasını protesto için vergi ödememe eylemini başlatmıştı. Ayşe Nur Zarakolu da, 1994 Aralığında Belge Yayınları bombalandığında, 5 yıl vergi ödemeyi reddetmişti (Elbette sonunda zoralıma gittiler). Ve devlete karşı açtığı tazminat davasını, 17 yıl sonra, ölümünden 10 yıl sonra olsa bile kazanmıştı. İsmail Beşikçi ve yayıncısı Ünsal Öztürk, ‘90’lı yıllarda para cezası ödemeyi reddettikleri için daha uzun süreler hapis yatacaklardı. Kars, Edirne ve Hatay Valiliklerinin statüsü “özeldir.” “Muhaberat” mantığı ile, “özel” Valiler tarafından yönetilirler. Bu vilayetler, önce yitirilen, sonra kazanılan topraklardır. Türkiye bu toprakları, adeta bir kumar masasında şansına kazanm..]]> Thu, 30 Oct 2014 06:00:56 +0300 Leyla Yunus'a özgürlük https://www.evrensel.net/yazi/72533/leyla-yunusa-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/72533/leyla-yunusa-ozgurluk? BAKÜ Barış ve Demokrasi Enstitüsü Direktörü Leyla Yunus’un Bakü’de tutuklanması bütün dünyadaki insan hakları savunucularını ayağa kaldırdı. Bakü yönetimi tarafından yurda ihanet suçlamasıyla takibata uğrayan insan hakları savunucularına yönelik karar, Azeri Yazar Eylisli’ye yönelik linç kampanyasından sonra Azerbaycan’daki muhalifler tarafından “Büyük Birader’in” son zaferi olarak nitelendi. “Düşünce Polisi” operasyonlarına devam ediyor! Bunun sebebi, Leyla Yunus’un bağımsız bilim araştırmalarının uluslararası standartlarını koruyarak, Karabağ probleminin barışçı ve adil çözümünün temelinde Dağlık Karabağ halkının özgür kendi kaderini tayin hakkını tartışmaya açmış olmasıydı. 1991 yılı sonunda yürürlükte olan SSCB bünyesinden üye cumhuriyetlerin a..]]> Tue, 21 Oct 2014 00:15:24 +0400 Frankfurt'taki Kobanê https://www.evrensel.net/yazi/72509/frankfurttaki-koban https://www.evrensel.net/yazi/72509/frankfurttaki-koban? Frankfurt. Kitap fuarı yine 5 gün koşturmaca ile dolu dolu geçti. Merakla beklenen Nobel edebiyat ödülü bence bu yıl hak eden bir yazara gitti. Fransız Modiono’yu Tahsin Yücel ve diğer çevirmenler sayesinde ve elbette Varlık ve Can gibi iki köklü edebiyat yayınevleri sayesinde Nobel almadan okuma olanağına sahip olmuş ve 2. Dünya savaşının ve holokostun izlerini yakalamıştık. Bu yıl onur konuğu Finlandiya idi. Tanıtım toplantısında verilen torbalarda, Finlilerin unlu destanı Kalevala’dan görüntü vardı. Onların ulusalcılıklarını anlamak mümkün. Uzun süren İsveç ve Rus egemenliğinin etkileri... 1917 devriminden sonra Finliler Baltık Cumhuriyetleri gibi kendi kaderini ayrılma yönünde kullanan ülkelerden biri oldu. Ama bu da savaşsız olmadı. 1939 yılında Sovyet-Nazi Paktı sonrası, yanlış bir karar ile Sovyet ordusu Finlandiya’yı yeniden Sovyetler bünyesine..]]> Sat, 18 Oct 2014 00:14:58 +0400 Altın Şafak partisine Türkiye desteği https://www.evrensel.net/yazi/72427/altin-safak-partisine-turkiye-destegi https://www.evrensel.net/yazi/72427/altin-safak-partisine-turkiye-destegi? Yunanistan Parlamentosu, ‘soykırım inkarını cezalandıran’ bir yasa yayımladı. Bu tam da Suriye’de Ezidiler, Hıristiyan toplumları, Kürtler ve Aleviler ciddi bir soykırım altına girdiğinde oylandı. Ama Yunanistan, bunu herhalde öncelikle kendi içinde yükselen bir tehdide karşı bu yasayı gerek gördü. Nasıl Fransa, soykırım inkarını cezalandıran yasaları, kendisine yönelik bir ‘iç tehdit’ nedeniyle çıkarma ihtiyacı duyduysa… Bu ‘iç tehdit” neydi peki? Yunanistan için yükselen neo-nazi Altın Şafak hareketi ve antisemitizm. Fransa için ise, yine antisemitizm, mezarlıklara saldırılar ve ek olarak, Ermeni soykırımı anmalarına, mezarlık ve anıtlara yönelik, “Bozkurt” eylemlilikleri ve kriminal lobicilik denen eylemlilik. Aynı günlerde Almanya’da da, bizzat Başbakan Merkel’in de katıldığı antisemitizmi kınama yür&uu..]]> Tue, 07 Oct 2014 01:24:23 +0400 1. Dünya Savaşının 100. yıl dönümü https://www.evrensel.net/yazi/72269/1-dunya-savasinin-100-yil-donumu https://www.evrensel.net/yazi/72269/1-dunya-savasinin-100-yil-donumu? Bu yıl 1. Dünya Savaşının 100 yıl dönümü. Türkiye resmi tarihçiliği aslında 1. Dünya Savaşı tarihini de bir sis perdesi arkasında bırakmış vaziyette. Dünyada 100. yıl dönümü vesilesiyle birbirinden ilginç kitaplar yayınlanırken bizde elle tutulur bir yayın yok. Asıl hazırlık gelecek yıl Çanakkale Savaşlarının 100. yıl dönümü için yapılıyor. Bunun bir amacı da, Ermeni Soykırımının 100. yılı anmalarını dengelemek, ülke açısından ise örtmek. Örneğin bu savaş yıllarında toplam 100 bine yaklaşan, taciri, askeri, bankeri, mühendisi vb. Alman varlığı olduğu halda, bu dönemin grift Türk-Alman ilişkileri de bir sis perdesine bürülü. Serdar Dinçer’in daha önce yayınlanan ‘Alman Belgelerinde Alman-Türk Silah Arkadaşlığı’ kitabı (İletişim Yayınları, 2012) bu sis perdesini aralayacak önemli çalışmalarda..]]> Tue, 16 Sep 2014 00:23:15 +0400 Süryani olmanın ağır yükü https://www.evrensel.net/yazi/72216/suryani-olmanin-agir-yuku https://www.evrensel.net/yazi/72216/suryani-olmanin-agir-yuku? Ermeni-Türk Diyaloğu Platformu geçenlerde, kadim dostum ve 12 Eylül faşizmine karşı mücadele arkadaşım Feyyaz Kerimo ile kapsamlı bir görüşme yayımladı. Şimdi onun bir bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum. Kerimo, ‘Günümüzde Süryaniler kimliklerini nasıl tanımlıyorlar? Bu tanımlayışta geçtiğimiz yıllarda değişiklikler oldu mu?’ sorusunu şöyle yanıtlıyor. Kendi anavatanı olan Bethnahrin’de (Süryanice Mezopotamya) Süryaniler, bir ‘Azınlık’, ‘Dinsel Azınlık’ veya sıklıkla (hatta günümüze dek) bir ‘cemaat’ olarak tanımlanmıştır. Bu tanım, gerçekçi ve doğru değildir. Süryaniler, kaldıkları coğrafyalarda hep geri bıraktırıldıklarından dolayı, zar zor ayakta bırakılan tek kurum ile, ‘kilise’ ve ‘din’ etrafında kendilerini tarif etmek durumunda kaldılar. Eşyanın tabiatına uygun ola..]]> Tue, 09 Sep 2014 00:29:17 +0400 Kanlı Pazar'dan bugüne https://www.evrensel.net/yazi/72117/kanli-pazardan-bugune https://www.evrensel.net/yazi/72117/kanli-pazardan-bugune? Çok ülkenin Kanlı Pazar’ı vardır. Rus Çarlığının 1905’te, Kuzey İrlanda’nın 1972’de... İngiltere, daha yeni kendi Kanlı Pazar’ından dolayı özür diledi. Türkiye’den sorumlu olan, Süleyman Demirel ise, “kimse yapmıyor, bari ben yapayım” deyip Isparta’da kendi Anıt Mezar’ını yaptırmakla meşgul. Ben kendi yaşadığım Kanlı Pazar’ı anlatayım. Sene 1969. Aylardan Şubat. Şubat’ın 16’sı... 6. Filo’ya karşı en büyük kitlesel gösteri. Taksim’e vardığımızda, sözde toplum polisinin oluşturduğu set, Gezi Parkı’nda sosyalizm düşmanı İslamcı ve milliyetçi kesimlerin, Bugün gazetesinin (o zamanın Akit’i de diyebiliriz) bir haftadır süren ajitasyonu ile İstanbul’dan ve Anadolu’dan taşınan bir güruhu bir anda serbest bırakıyor. Başımıza yağmur gibi taşlar yağıyor. Ellerinde “6-7 Eylül&r..]]> Tue, 26 Aug 2014 00:34:46 +0400 Soykırımın son sığınağı Sincar da düşerse https://www.evrensel.net/yazi/72023/soykirimin-son-siginagi-sincar-da-duserse https://www.evrensel.net/yazi/72023/soykirimin-son-siginagi-sincar-da-duserse? Haldiki Baron Tomas ile çok kere Mardin’deki sözde “Şahkulu” Konağı’nın tarihi üzerine çok kez sohbet etmişliğimiz olmuştur. Tomas Beyin babası, bu konakta doğmuştu. Mardin’de Alman ve Osmanlı zabitlerinin ortak bir karargahı vardı. (Bu karargahın resmini, Prof. Verjine Szanlian’ın 700 tanıklığı içeren, “Ermeni Soykırımı” başlıklı, mufassal sözel tarih çalışmasının kapağına koymuştur. Merak eden oradan görür.) Tomas Beyin babaannesi, o cesur kadın, telaş içinde ergenlik çağındaki oğlunu kurtarmak için bu karargaha koşturuyordu. Çünkü, bir çocuk kafilesi, Sincar dağındaki Êzidilere doğru yola çıkarılmak üzere idi. Ama Osmanlı zabitlerinden biri, “yaşı büyük” deyip oğlunu kafileden çıkarıp almıştı. Tam kafasına kurşun sıkıp infaz etmek üzere iken, karargahtan bir Alman subay &c..]]> Tue, 12 Aug 2014 00:09:00 +0400 Bakanlar Kurulunun bir görevi de kitap yasaklamaktı https://www.evrensel.net/yazi/71971/bakanlar-kurulunun-bir-gorevi-de-kitap-yasaklamakti https://www.evrensel.net/yazi/71971/bakanlar-kurulunun-bir-gorevi-de-kitap-yasaklamakti? Belge Yayınları yeni başlattığı Yargılanan Kitaplar Dizisinde, öncelikle yargılama konusu olmuş kitaplara yer veriyor. Bu dizide daha önce yargılanmış iki yasaklı konuyu içeren Yves Ternon ve Gülçiçek Günel Tekin’in kitapları yayınlandı. Birinci kitap soykırım yasağını, ikinci kitap ise ana dil yasağının tipik örneği olan, “Ermeni Tabusu” (Belge Yayınları, 1993) ve “Anadilimiz Kimliğimiz, Anadilimiz Varlığımız” (Aram Yayınları, 2003) adlı yargı konusu olmuş kitaplardı. Yeni basımlar ise dava belgelerini, suçlama ve savunmaları da içermekte. Ancak bir de Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri tarafından yargılanmadan, doğrudan yasaklanmış kitaplar söz konusu. 1961’de yeni anayasa yürürlüğe girene kadar devam eden uzun dönemleri kapsayan bir uygulamaydı bu. Örneğin, Franz Werfel’in “Musa Dağ’da 40 Gün” adlı kitabı, 1933..]]> Tue, 05 Aug 2014 00:09:36 +0400 Zaza dilinin tınısı ile dünya şiirini okumak https://www.evrensel.net/yazi/71927/zaza-dilinin-tinisi-ile-dunya-siirini-okumak https://www.evrensel.net/yazi/71927/zaza-dilinin-tinisi-ile-dunya-siirini-okumak? Şiir her dilin sadece müziğini, tınısını değil, aynı zamanda ruhunu yansıtır. Zazaca/Dımilki bence dünyada müzikal tınısı olan en ahenkli dillerden biridir. Onu hep Portekizcenin İspanyolca ile olan ilişkisine benzetirim, Kürtçeyle olan ilişkisi bakımından. İspanyolca güzeldir, ama Portekizcenin ayrı bir tadı vardır. Zazaki türkülerde de inanılmaz bir lirizm vardır. Bir dili alfabeleştirmek, yazılı hale getirmek dünyanın en zor, en sancılı, tartışmalı işlerinden biridir. Örneğin Kürtçenin Arap, Kiril, Ermeni ve Latin alfabesi ile çok farklı yazılımları vardır. Bir Arnavutçanın, bugünkü Latin harfleri ile yazılımı için, 19. yy. boyunca inanılmaz çabalar harcanmış, adeta bir alfabeler savaşı yaşanmıştır. Latin, Arap, Kiril ve Yunan Alfabeleri ile. Üstelik aynı alfabe içinde. Bunun Zazaki alfabesinin yerleşmesinde de yaşanması kaçınılmaz. Bunu belli bir anlayışl..]]> Tue, 29 Jul 2014 07:00:29 +0400 Osmanlı’nın tarihini kim yazdı? https://www.evrensel.net/yazi/71900/osmanlinin-tarihini-kim-yazdi https://www.evrensel.net/yazi/71900/osmanlinin-tarihini-kim-yazdi? Şu sıralarda dostum Toros Haşhaşyan sayesinde, güzel Türkçesi ile Haycadan tercüme ettiği, H.S. Yeremyan’ın ‘İstanbul İzlenimleri/1910-12’ adlı, 1913 yılında Venedik’teki Sen Lazar adasında basılmış olan kitabını keyifle okuyorum. Devr-i Hürriyet’ten sonraki çelişkili gelişmelerle dolu dönemden, Tiflis’ten bir gözlemci olarak, yani biraz ‘dışarıdan’ bir bakışla verdiği, hem İstanbul Ermeni toplumuna, hem genel olarak Osmanlı toplumuna, hele o günlerin İstanbul’una ilişkin verdiği gözlemler son derece ilginç. Benim de üniversite yıllarında takıldığım Alman Kitabevi’ne Baron Yeremyan da takılmış meğer. Ben bu kitabevinin, 30’lu yıllarda açıldığını düşünürdüm. Meğer çok daha eski imiş. Aşağıda alıntıladığım kısmı okurken, eski Ermeni yazarlar arasında saydığı, “İknadios Muradja d’Ohsson” ismi dikkatimi ..]]> Fri, 25 Jul 2014 01:38:15 +0400 Seçime doğru https://www.evrensel.net/yazi/71823/secime-dogru https://www.evrensel.net/yazi/71823/secime-dogru? 1950-1960 arası çoğunluk esasına dayalı seçim sisteminden dolayı, İstanbul’u DP’nin mi, yoksa CHP’nin mi alacağını, İstanbul azınlıkları belirlerdi. Bunun için DP, milletvekili adayları listesinde, Rum, Ermeni ve Yahudi adaylara yer verirdi. 1960 yılında askeri darbeden sonra, bunlar da Yassıada Askeri Cezaevindeki zulüm ile yüz yüze kalacaklardı. Hatta kimlikleri nedeniyle, biraz daha fazlasıyla. 1955 yılındaki Rum, Ermeni ve Yahudilere yönelik 6-7 Eylül pogromunun, DP’nin değil, yine CHP’nin eseri olduğuna inanacaklardı, çoğu ‘ekalliyet’ mensubu. Belki de, çok partili dönemde CHP’ye oy vermedikleri için, 1961 yılında İsmet Paşa, darbe sonrası, ilk vesayet altındaki koalisyon hükümetini kurduğunda, ilk icraatlarından biri, Rum ve Ermeni azınlığına ve kurumlarına 50 yıl boyunca kök söktürecek olan, gizli bir üst düzey &lsq..]]> Tue, 15 Jul 2014 00:42:09 +0400 Ermenistan Yazarlar Birliği 80 yaşında https://www.evrensel.net/yazi/71765/ermenistan-yazarlar-birligi-80-yasinda https://www.evrensel.net/yazi/71765/ermenistan-yazarlar-birligi-80-yasinda? Erivan. Ermenistan Yazarlar Birliğinin (EYB) 80. yıl dönümündeydim. Tarihi M. Armenia Oteli’nin arkasındaki Baronyan Tiyatrosundayız. Arada elektrik kesiliyor, salondakiler gülüşüyorlar. Kültür Bakanı yardımcısı Narses Der Vartanyan sesini yükselterek, sertifika alanların adlarını, cep telefonunun ışığı ile okumaya devam ediyor. Bizim TGC’nin her yıl 24 Temmuz’da, meslekte yıllanmış gazetecilere verdiği sertifika ve şilde benzer bir uygulama da burada var. Yazmakta inat eden kalem erbabı, onore edilmiş oluyor böylece. Açılışı Başbakan Tigran Sarkisyan yapıyor, edebiyatın ve yazarın toplum içindeki konumunu vurguluyor. O konuşurken, üyesi olduğum Türkiye Yazarlar Sendikasının, Yıldız Sarayı’nın müştemilatındaki mekanından kovuluşu, birçok yazarımızın belgelerinin yer aldığı arşivin yok olma tehlikesi ile yüzyüze kalışını hatırlıyorum. Ermenistan belki kil..]]> Tue, 08 Jul 2014 00:24:05 +0400 Pastırmacıyan ailesinin kaderi https://www.evrensel.net/yazi/71729/pastirmaciyan-ailesinin-kaderi https://www.evrensel.net/yazi/71729/pastirmaciyan-ailesinin-kaderi? Erivan. Anadolu’da Ermeni devrimci gerilla hareketi, Zeytun, Sason, Van, Şebinkarahisar gibi yörelerin kırsalında, 1890’ların ilk yarısında başladı. Amaç, esas olarak öz savunma, Ermeni köylerinin çeşitli aşiretler tarafından yağmalanmasının önüne geçilmesi, 1877 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yerinden yurdundan edilen Ermeni köylülerinin geri dönmesinin sağlanması idi. Bu eylemlerin ardından çok daha büyük bir baskı ve kitlesel cezalandırma geldi. Bu duruma karşı, genç Ermeni devrimcileri, Erzurumlu varlıklı bir aileden gelme Pastırmacıyan (kod adı: Armen Garo) öncülüğünde, İstanbul tarihinin ilk kent gerillası eylemini gerçekleştirdiler. Tarih; 26 Ağustos 1896. (Meraklısı, bu eylemin ayrıntılarını, Karen Pastırmacıyan’ın, kod adı ile Armen Garo’nun, Türkçede de yayınlanmış olan Osmanlı Bankası adlı kitabından okuyabilir. Belge Yayınlar..]]> Fri, 04 Jul 2014 07:22:44 +0400 Şavata nere Sibirya nere https://www.evrensel.net/yazi/71653/savata-nere-sibirya-nere https://www.evrensel.net/yazi/71653/savata-nere-sibirya-nere? 2013 haziran ve temmuzunda Hakkari’deki Halk Şenliklerine katıldık, Gülçiçek Günel Tekin ile birlikte. Fırsattan istifade, o yeni tarihin izini sürüyordu, (Özgürleşen Ruhlar adlı kitabını artık okuyabilirsiniz) ben ise eski tarihin. O yaşlılarla, gençlerle sözlü tarih çalışmasını sürdürüyordu. Yani yaşayanlarla diyalog halindeydi, ben ise delice akan sularla, vadilerle, inanılmaz sarp dağlarla. Ve de harabelerle konuşuyordum… Dünya cenneti Nehri’de, şifalı suların şakımasını dinler, ağaçların arasından gelen esinti ile ferahlarken, yıkık sarayın duvarlarına dokunuyor, az ilerdeki hüzünlü Yahudi evlerine bakıyordum. Ta Babil zamanından kalma bir cemaatti onlar. İbrani’ydiler. Ben, yaşayan doğayla söyleşirken, bir yandan da orada her yanda harabeleri kalmış Nasturilerin izini sürüyordum kilise kalıntılarını fotoğraflayarak. Yabanileşmi..]]> Tue, 24 Jun 2014 00:08:42 +0400 Kaybetme sırası Kürtlerde https://www.evrensel.net/yazi/71597/kaybetme-sirasi-kurtlerde https://www.evrensel.net/yazi/71597/kaybetme-sirasi-kurtlerde? Osmanlı İmparatorluğu Arnavutları kaybettikten sonra çöktü. Kürtlerin ve Balkan göçmenlerinin desteği ile (ve Sovyet Devrimi sayesin de ve de sömürge imparatorluklarının Arap isyanları ve işçi sınıfı başkaldırılarıyla boğuşması sayesinde) Türkiye Cumhuriyeti, eski Osmanlı tebaası Elen ve Ermenilerin yenilmesiyle kurulabildi. Sadece 20 bin kayıp ile. Oysa aynı zamanda, milyonlarca farklı etnisiteden ve farklı dinden insanın canını yitirmesi ve o kadar sağ kalanların perişan olması pahasına İmparatorluk batırmış bir neslin ahvatıyız biz! Evet, “Osmanlı İmparatorluğu Arnavutları kaybettikten sonra çöktü” demiştik. İnşaallah, Kürtleri yitirdikten sonra da, Türkiye Cumhuriyeti devleti çökmez. Farklı aşiretlerden, din ve mezheplerden ve tarikatları kapsayan ‘Arnavut’luk’, yükselen, yayılmacı ve agresif Slav ve Elen ulusçuluğu tarafından yutul..]]> Tue, 17 Jun 2014 00:14:55 +0400 Yayımlama özgürlüğü için, daima! https://www.evrensel.net/yazi/71534/yayimlama-ozgurlugu-icin-daima https://www.evrensel.net/yazi/71534/yayimlama-ozgurlugu-icin-daima? Ne yazık ki, artık gelenekselleşmiş olan Türkiye Yayıncılar Birliğinin bu yılki ödül törenine katılamadım. Ödül töreninin ayrıca düşünce, basın ve yayımlama özgürlüğü için özellikle 80’den bu yana büyük emek harcamış olan ve hâlâ da bu çabalarını sürdüren Fikret İlkiz, Nadire Mater, Turgay Olcayto ve Şanar Yurdatapan’ın konuşacağı bir panelle bütünleşmesine çok sevindim. Böylece Türkiyeli yayımcıların 1960’lı yıllardan beri ülkemizde tabulara karşı verdiği bilinçli mücadelenin, tarihsel deneyimlerin yeni kuşaklarla buluşmasına da olanak sağlanmış oldu. 1990 yılında, Özal yönetimi, çıkardığı bir olağanüstü SS Kararnamesi ile matbaalara yayımladıkları kitaplardan dolayı sorumluluk getirdi. Ve bunun sansür açısından ne kadar etkili olduğu görüldü. Ama az s..]]> Tue, 10 Jun 2014 07:09:31 +0400 Cumhurbaşkanı Gül’e açık mektup: Tonguç Ok'a özgürlük https://www.evrensel.net/yazi/71478/cumhurbaskani-gule-acik-mektup-tonguc-oka-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/71478/cumhurbaskani-gule-acik-mektup-tonguc-oka-ozgurluk? Sayın Cumhurbaşkanı, Yıllar önce havaalanlarında yollarımız kesişirdi. 90’lı yılların ikinci yarısı… Artık Brüksel mi, Strasburg mu, Cenevre mi, hatırlamıyorum. Siz kapatılmış olan bir partinin milletvekili. Sanırım Avrupa Parlamentosundaydınız. Bense naçizane bir insan hakları savunucusu… BM, ya da AB, farklı farklı toplantılarda… Birbirimize bakar, ama tanışmadığımız için selamlaşmazdık. İnsan Hakları savucuları olarak görüştüğümüz son Cumhurbaşkanı Turgut Özal, son Başbakan Demirel, son TBMM Başkanı ise, Hüsamettin Cindoruk’tu. Demirel dışındakilerle sıcak diyaloglarımız oldu. 1993 yılında, Devlet Denetleme Kurulunun da zımnen kabul ettiği “kirli savaş” döneminde, İnsan Hakları Hareketinin bağları devletin üst mercileri ile koptuğu gibi, bazı yöneticilerimizin suikast sonucu yaşamlarını yitirmelerinin ötesinde, genel başkanımız bile 28 Şubat sürecin..]]> Tue, 03 Jun 2014 00:11:05 +0400 Ljubliana’dan selam! https://www.evrensel.net/yazi/71429/ljublianadan-selam https://www.evrensel.net/yazi/71429/ljublianadan-selam? Ljubliana kentinin ev sahipliği yaptığı ICORN, yani Sürgündeki Yazarlar Kongresi’nden selam. Kongre aslında yaşadığımız dünyanın bir iz düşümü gibiydi. Suriyeli yazarlarla sohbet ediyorum. Milliyetçilik ile dinciliğin hesaplaştığı bir coğrafyada sanatın ve edebiyatın, düşüncenin nasıl bir yeri olabilir? İranlı yazarlar, Mısırlı, Filistin/Gazze, Iraklı, Cezayirli, Etyopyalı, Eritreli, Zimbabveli, yazarlar, elbette Rusya ve Beyaz Rusya olmazsa olmaz bu tabloda. Latin Amerikalı yazarlar yok artık sürgün yazar listelerinde. Honduras dışında. Hatta bir çok Latin Amerika ülkesi sürgün yazarları, gazetecileri, sanatçıları ağırlamak üzere ICORN ağına katılma hazırlığında…Yeni Avrupa Kanada, Avustralya kentleri de istekli. Bu dünyadaki baskıcı rejimlerin yarattığı yangının da aslında bir yansıması… 2011-13 yılları arasında sürgündeki yaratıcı emek sahiplerinin 52&..]]> Tue, 27 May 2014 11:58:00 +0400 Resmen katliam https://www.evrensel.net/yazi/71367/resmen-katliam https://www.evrensel.net/yazi/71367/resmen-katliam? 9-12 Mart 1965 Emile Zola’nın ‘Gerçek’ romanındaki olaylar, üç çeyrek yüzyıl sonra Zonguldak Kozlu’da gerçek oldu. Zonguldak kömür havzasında yaşayan köylüler, aynen Rusya’daki toprak köleleri gibi madenlerde çalışmakla yükümlü idi. Ve cumhuriyet döneminde de maden bölgesi fiili sıkıyönetim altındaydı. Jandarma grevci işçilerin üzerine ateş açarak birçoğunu öldürmüş, olay resmen bir madenci ayaklanmasına yol açmıştı. Bugün bile, alacakaranlıkta tek başlarına arkadaşlarını gömmeye giden kasketli maden işçilerinin siyah beyaz silüet fotografları gözümün önünden gitmez. Bu olay bütün Türkiye’de insanların vicdanını derinden sarstı. Bir yerde bu olay, sosyalizme yığınsal yönelmede ve TİP’in o yılki seçimlerden başarı ile &ccedi..]]> Tue, 20 May 2014 00:38:21 +0400 CHP tarihin çöplüğünü boylamadan https://www.evrensel.net/yazi/71307/chp-tarihin-coplugunu-boylamadan https://www.evrensel.net/yazi/71307/chp-tarihin-coplugunu-boylamadan? Bay Erdoğan’ın siyasal olarak bitmesinin yolu CHP’nin bitmesinden geçiyor. CHP var oldukça ve onun haltları ‘solun’ hanesine yazıldıkça, kimse Latin Amerika’dakine benzer bir yükselme trendi beklemesin. Bay Erdoğan’ı 12 yıl başbakan yapan CHP, onu cumhurbaşkanı da yapar, bu kafayla devam ettikçe. CHP, Türkiye siyasal tarihinin kötü bir mirasıdır. Bu öyle lanetli bir addır ki, Bay Ecevit, bu mirası reddederek, Bay İnönü’yü tahtından indirerek, kitlelerin güvenini kazanmıştır: Ona bugün Bay Erdoğan’ın aldığı kadar oy vermiştir halklarımız. Dağa taşa Karaoğlan diye yazmıştır. Ona oy vermiştir, çünkü İnönü’nün CHP’si 12 Mart cuntası ile iş birliği yapar, Deniz Gezmiş’in idamı için oy kullanırken, Ecevit görevden çekilmiş bu günahın parçası olmamıştır. Türkiye halkları Deniz&r..]]> Tue, 13 May 2014 00:11:48 +0400 Aykırı düşünceler-1 https://www.evrensel.net/yazi/71253/aykiri-dusunceler-1 https://www.evrensel.net/yazi/71253/aykiri-dusunceler-1? İsveç’te yaşadığım kentteki 1 Mayıs kutlamasına Belediye Başkanı tarafından konuşmacı olarak davet olundum. Ama çok istediğim halde Buenos Aires’de olduğum için buna katılamadım. Başkent Stockholm’de 1 Mayıs, birkaç farklı bir yerde kutlanıyor. Kitlesel yoğunluk ise ağırlıkla göçmenlerden geliyor. Eskiden ‘80’li yılların başında İsveç’te Türkiye solu 1 Mayıs’a çok yoğun katılırdı. Şimdi ise Kürtler önemli yoğunluk oluşturuyor. Buenos Aires’de de farklı farklı yerlerde kutlanıyor 1 Mayıs. Arjantin solu da kırk küsur gruba bölünmüş vaziyette. Bu nedenle biraz, Latin Amerika popülizminin önemli temsilcilerinden olan Peronistlerin iktidarda olması. ‘70’li yıllarda Arjantin’de (Bizdeki CHP’nin tabanının, faşist terör nedeniyle radikalleşmesi gibi), Peronistlerin de sol kanadı oluşmuş ve hatta gerilla tipi ya..]]> Tue, 06 May 2014 00:10:34 +0400 Raul Sendic'in anısına https://www.evrensel.net/yazi/71201/raul-sendicin-anisina https://www.evrensel.net/yazi/71201/raul-sendicin-anisina? Montevideo’nun kenar mahallelerinden birinin parkındayız. Solinas’ın ünlü filmi Sıkıyönetim ile tanışmıştık ünlü TUPAMAROS hareketi ile. O filmdeki karakterlerden biri olan Mario Rosenkof’un kitabı Duvardaki Sarmaşık Gibi’yi 1993 yılında yayınlamış ve kendisini İstanbul a davet etmiştik. Oradaki geçiş süreci deneyimlerini tartışmak istemiştik. Toplumsal Araştırmalar Vakfında düzenlediğim toplantıda Türkiye deki temel siyasetlerden arkadaşlar vardı. Veysi’yi, Aydın’ı, Şükrü’yü, Zapata’yı hatırlıyorum. Oğuzhan hasta olduğu için katılamamıştı. Çok ilginç bir düşünce alışverişi olmuştu. Rosenkof şimdi Başkent Montevideo’nun kültür işleri sorumlusu. Devlet Başkanı ise eski bir Tupamaros. Önümüzdeki yıl devlet başkanlığı seçimleri var. Tupamaros’un Kurucusu Raul Sendic’in oğlu başkan a..]]> Tue, 29 Apr 2014 00:11:45 +0400 100. yıla doğru https://www.evrensel.net/yazi/71141/100-yila-dogru https://www.evrensel.net/yazi/71141/100-yila-dogru? Üyesi olmakla onur duyduğum Soykırım Karşıtları Derneği, 1998 yılında Almanya’da 10 bin imza topladı. TBMM’ye yollanan imza metninde Almanya da yaşayan farklı kökenden T.C. yurttaşları, kendi ülkelerinin yasama meclisinden, 1915 soykırımının tanınmasını ve özür dilenmesini talep ediyordu. TBMM ise ne yaptı? Kendi yurttaşlarının yolladığı 10 bin imzalı dilekçeyi geri yolladı. Kendi yurttaşlarının dilekçe hakkını kullanmasını engelledi. Bir cevap vermeye bile tenezzül etmedi. Her buyurgan, agresif, yok sayan tavrın arkasında aslında bir utanç duygusu vardır. Bu bile işlenmiş bir ağır suçun itirafıdır. Gelecek yıl on küsur yıl önce TBMM’ye yollanmış bu postayı yeniden iletmeye çalışacağız, 10 bin yurttaşın çağrısını yineleyeceğiz. Bakalım sonuç ne olacak? SKD 99. yıl nedeniyle yeni bir çağrıda bulundu. Bunu okurlarımızla paylaşmak istiyorum; “...Soyk..]]> Tue, 22 Apr 2014 00:36:17 +0400 Vandetta / ideolojik intikam anlayışı ne zaman bitecek? https://www.evrensel.net/yazi/71088/vandetta-ideolojik-intikam-anlayisi-ne-zaman-bitecek https://www.evrensel.net/yazi/71088/vandetta-ideolojik-intikam-anlayisi-ne-zaman-bitecek? 9 Nisan 2014’de Sabah 9.00’da Sol Grup toplantısında tutuklu Gazeteci Füsun Erdoğan’ın yakınları ve avukatı kısa bilgiler verdi. Toplantıda Avukat Duygu Sarısoy hukuki açıklama yaparken Füsun Erdoğan’ın oğlu Aktaş Erdoğan da konuşma yaptı. Toplantıya katılan delegeler söz alarak, Füsun Erdoğan’ın davası ile ilgili ailenin çabasına tam destek verdiklerini bildirdiler. Saat 12.00’de Avrupa İnsan Hakları Komiseri Nils M. ile yapılan görüşmede Aktaş Erdoğan davayı kısaca özetledi. Saat 13.00’te Füsun Erdoğan adına düzenlenen konferansa Peter Omtzigt başkanlık etti. Konferansta söz alan Avukat Duygu Sarısoy, davadaki hukuksuzluklar üzerinde durarak Füsun Erdoğan’ın haksız yere tutuklu olduğunu belirtti. Aktaş Erdoğan ise annesinin tutukluluk sürecinde yaşadığı hastalıklardan bahsederek bu sürece ilişkin destek istedi. Konferansa katılan CHP Tunceli Mil..]]> Tue, 15 Apr 2014 00:12:16 +0400 Seçimin asıl galibi: Mütahitokrasi https://www.evrensel.net/yazi/71027/secimin-asil-galibi-mutahitokrasi https://www.evrensel.net/yazi/71027/secimin-asil-galibi-mutahitokrasi? Seçimin asıl galibi kim diye sorarsanız, bence mütahitokrasi. Sonunda, ‘oligarşiden’ sonra, ben de bir kavram yaratayım dedim! AKP’si, CHP’si ile. İstanbul’da doğdum. Şimdi kendi kentimde kendimi işgal altında hissediyorum. Kentim sürekli yıkım halinde. Evim Erenköy’de. Erenköy’ün yolları devasa iş makinelerinin işgali altında… Evler, verimli arazideki dev ağaçlar gibi uzadıkça uzuyor. ‘80’li yıllardan itibaren, Rusya ve Arap ülkelerinde iş yapan büyük inşaat şirketleri, konsorsiyumları oluştu. Bunlar uluslararası sermaye grupları ile büyük işler kaptılar. Ama zamanla bu alanlar daraldı. Körfez ve ardından gelen Irak savaşı falan derken bu dev yapıların harekat alanı daraldı. Aynı Osmanlı’da olduğu gibi, savaşa dayalı dış talan bitince, Osmanlı nasıl iç talana yöneldi ise, bu inşaat şirketleri de iç talana y&o..]]> Tue, 08 Apr 2014 00:05:10 +0400 Rus ruleti sonuçlandı https://www.evrensel.net/yazi/70970/rus-ruleti-sonuclandi https://www.evrensel.net/yazi/70970/rus-ruleti-sonuclandi? Bu seçim, sonunda egemen partiler ve devlet içindeki fraksiyonlar arasında oynanan bir Rus ruletine dönüşmüş vaziyette. ‘Rus Ruleti’ sonuçlandı. Hafta sonu Stockholm’un güneyinde Süryani nüfusun yoğun olarak bulunduğu Söndertelje semtindeydim. Süryani yeni yılını kutluyorduk hep birlikte. Çoluk çocuk, üç kuşak bir arada. İnsanlar neşe içindeydi. Yıllardır arkadaşım olan Can Diyarbekirli’ye döndüm. “Bu insanlar neden kendi topraklarında değil de, barışı, can güvenliğini ve kendi kimliklerini serbestçe yaşayabilmek için ta kuzeylere gitmek zorunda kaldılar” diye sordum? Bir yandan bunu yaşayabildikleri için çok seviniyor, ama bir yandan da Türkiye adına utanıyordum. Türkiye şu gittikçe otoriterleşme yolunu terk etmez ve başka bir yol tutturmazsa, belki de yıllar sonra birç..]]> Tue, 01 Apr 2014 00:09:53 +0400 Yüksel Genç'e mektup https://www.evrensel.net/yazi/70859/yuksel-gence-mektup https://www.evrensel.net/yazi/70859/yuksel-gence-mektup? Yüksel Genç/Gazeteci Kadın ve Çocuk Cezaevi Bakırköy–İstanbul Sevgili Yüksel, Dün Özgür Gündem aracılığı ile Füsun Erdoğan’a Mektup yolladım. Bugün de Evrensel aracılığı ile sana yazıyorum. 3 Mart’taki KCK/Basın duruşmasında hepinizin tahliyesini beklediğim halde, Mahkeme sadece 3 kişiyi tahliye etti. Toplu operasyon ile tutuklanan 46 gazeteciden siz 15’iniz hâlâ inatla içeride tutuluyorsunuz. Böylesine toplu gazeteci tutuklaması son kez 1925 yılında, Takrir-i Sükun sonrasında yapılmıştı. İstanbul basınının her eğilimden yayın yönetmenleri tutuklanıp Diyarbakır’a getirilerek, ‘hizaya getirildi’ ve yeni rejime biat ettirildi. O gün bugündür, büyük basın biata devam etti. Kürt basınına yönelik daha önce de kirli savaş yıllarında, üstelik dünya İnsan Hakları Günü’nde, y..]]> Tue, 18 Mar 2014 00:36:05 +0400 Sevan Nişanyan’a özgürlük! https://www.evrensel.net/yazi/70799/sevan-nisanyana-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/70799/sevan-nisanyana-ozgurluk? Sevan Nişanyan’ın namını ilk, lise talebesi iken duydum. Robert’in harika çocuğu idi. Bu nedenle daha liseyi bitirmeden Birleşik Devletler’in en gözde üniversiteleri tarafından, tam burs verilerek davet olunmuştu. Militer rejimlerin yapısı üzerine araştırmalar yaptı daha sonraları. Ve elbette, Karl Marx’ın Grundrisse’sini onun dışında birinin çevirmesi düşünülemezdi. Hrant gibi o da ülkeyi terke zorlandı. Kim kimi kimin evinden kovuyor? Beton kafa ise aynen devam diyor. Siz, bizim “Mikroptan arındırdığımız topraklara nasıl dönersiniz?” denmek isteniyor. Sen nasıl “Çirkince”yi, “Güzelce” yaparsın deniyor. Onun hesabı soruluyor. “Kaçak inşaatmış!” Güldürmeyin adamı. Sen git Boğaz’ı kaçak villalarla “ucubeye” çevir, bir de Çamlıca’ya zevksiz kitch bir cami dikmeye kalk, F..]]> Tue, 11 Mar 2014 00:11:58 +0400 Deniz'e dinleme mevzuunda mektup https://www.evrensel.net/yazi/70744/denize-dinleme-mevzuunda-mektup https://www.evrensel.net/yazi/70744/denize-dinleme-mevzuunda-mektup? Sevgili oğul, Başbakan Erdoğan’a dinleme mevzuunda empati duymamak mümkün değil. Yahu, şu dinleme mevzuundan ne çektik be! Herkes herkesi dinliyor yaa! Aslında mertliği bozan bu icadı başlatan bizim “zehir hafiye.” Hani tüfenk icat oldu mertlik bozuldu misali. Sahne açılıyor. Karşınızda alkışlarla, Bay Demirel’in şapkasından çıkma, bodur İçişleri Bakanı Daktır Faruk Sükan! (Biz de olmasak, adını hatırlayacak adam yok ülkede. Ne nakör milletiz!) Çok mutluydu, ABD’den ithal teknolojik dinleme aletleri geldiğinde. Devletin adamı dinleme ve birkaç yıl sonra da önüne koyma alışkanlığı 60’lı yılların ikinci yarısında başladı. 1969 yılında Daktır Sükan, “Solcuların nefes alışlarını bile dinliyoruz” demişti de, biz gülmüştük. Çok mutluydu, ABD’den ithal teknolojik dinleme aletleri geldiğinde. O da ‘Gü..]]> Tue, 04 Mar 2014 00:12:41 +0400 Oğul Deniz'e mektup https://www.evrensel.net/yazi/70682/ogul-denize-mektup https://www.evrensel.net/yazi/70682/ogul-denize-mektup? Artık, hayırlısıyla ayın 3’ünde görüşeceğiz sevgili oğul can. Bakalım o gün mahkeme ne karar verecek. Hani empati kuracak olursak, adamların işi de zor. Sonuç: “Bu devletin ipi ile”, hadi “inilmez” deyip kapıyı tamamen kapamayalım; “Kuyuya inilmesi hayli zor.” Kadim devletin derin köklerine merak salanlar için, bir okuma önerisi: “Bizans’ın Gizli Tarihi.” Sanki askeri ile, sarayı ile, din adamları, zenginleri ile, yargısı ile (o zaman mahkeme icat olmuş muydu?) bugünü anlatıyor. Yazarı: Propius, Sarayın resmi vakanüvisti… Adam, bakmış olanı biteni olduğu gibi yazamıyor. “Her yer sur, her yer sütun, her yer heykel” demenin ötesinde… “Orayı da fethettik, barbarları tepeledik” diye, anlı şanlı böbürlenmenin ötesinde laf etme olanağı yok. Tutmuş bir de “paralel”, “gizli tarih&rdqu..]]> Tue, 25 Feb 2014 00:48:39 +0400 İbrahim Sevimli'nin anısına https://www.evrensel.net/yazi/70621/ibrahim-sevimlinin-anisina https://www.evrensel.net/yazi/70621/ibrahim-sevimlinin-anisina? Zaman su gibi akıp gidiyor. Ayşe’den bir ay sonra İbrahim Sevimli’yi yitirmiştik, yine bizim kuşağın belası kanser nedeniyle. 2002 şubatında… 51 yaşındaydı. Öğretmen hareketi içinden gelerek, Demokrat gazetesinin yayın yönetmenliğini üstlenmişti. TÖBDER yöneticileri hakkında çıkarılan toplu tevkif kararı nedeniyle, kendi adı ile değil Yavuz adıyla tanımıştık onu. 12 Eylül sonrasında teslimiyetçi eğilimlere kulak asmayarak, direniş çabalarına destek verdi. 12 Eylül’ün kapattığı Demokrat gazetesinin Avrupa’da sürgünde çıkışının altyapısını oluşturan isimsiz kahramanlardan biriydi. Direniş Cephesinin oluşumunda da büyük katkısı oldu. 12 Eylül cuntasının 1988 yılında gercekleştirilen sembolik Hannover Tribünali için birlikte çaba harcamıştık. Bu çabaya Willi Brand’ın da destek vermesi bizim için büy&uu..]]> Tue, 18 Feb 2014 00:10:49 +0400 Müslüman olmayan azınlıklara eğitim, din ve hayır işleri için devlet katkısı https://www.evrensel.net/yazi/70563/musluman-olmayan-azinliklara-egitim-din-ve-hayir-isleri-icin-devlet-katkisi https://www.evrensel.net/yazi/70563/musluman-olmayan-azinliklara-egitim-din-ve-hayir-isleri-icin-devlet-katkisi? Dostum Murat Bebiroğlu ve genç arştırmacı Aret Çiçekeker son derece önemli bir konuyu gündeme getirdi. Lozan Antlaşması Türkiye’nin uluslararası meşruiyetinin zemini olan önemli bir anlaşma. Resmi tarih ve ideoloji de ha bire Lozan’ı yüceltir ve Sevr’i batırır bilindiği üzere. Ama bizaat Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, bu antlaşmanın gerek farklı inanç ve etnik gruptan yurttaşları ve gerekse Hristiyan azınlıkları açısından taahütlerini asla yerine getirmemiştir. Lozan sadece gayrimüslimlerin değil, müslüman toplulukların da kültürel haklarını güvence altına alan bir sözleşmedir. Şimdi sevgili dostlarım Murat Bey ve genc arkadaşım Aret’in yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum: *** “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu anlaşması olan Lozan Anlaşması’na göre genel bütçeden ve belediye bütçel..]]> Tue, 11 Feb 2014 00:25:43 +0400 Önemli bir kitap https://www.evrensel.net/yazi/70527/onemli-bir-kitap https://www.evrensel.net/yazi/70527/onemli-bir-kitap? Ermeni-Kürt ilişkileri üzerine son derece önemli bir kitabı 90’lı yılların başında yayımlayan Peri Yayınları, son derece önemli bir yapıtı daha Türkiyeli okurlara iletti. Desmond Fernandes’in ‘Ermeni ve Kürt Soykırımları/ Sansür ve İnkardan İkrara’ adli kitabı, bizleri yeniden 90’lı kirli savaş yıllarına götürdü. Desmond Fernandes’i ilk kez 90’lı yıllarda Armenian Weekly’de çıkan ‘Kürt Soykırımı’ adlı makalesiyle tanıdım. Derginin yazı işleri, Kürt sorunu ile ilgilenmedikleri için öz eleştiri yapıyor ve söz konusu makale ile bir açılım yaptıklarını belirtiyordu. Gerçekten de tam zamanı idi bu makaleyi yayımlamanın. Bosna ve Ruanda’da 20. yüzyılın son soykırımları yaşanmakta idi ve Türkiye’de ise iğrenç bir kirli savaş sürdürülüyor, milyonlarca Kürt köylüsü z..]]> Fri, 07 Feb 2014 00:04:35 +0400 Devlet korkarsa https://www.evrensel.net/yazi/70445/devlet-korkarsa https://www.evrensel.net/yazi/70445/devlet-korkarsa? Rahmetli Büyükelçi Gündüz Aktan’ın kurduğu iki cümleyi, yaşadıklarımızın şifresini çözmek bakımından hiç unutmam: 1. “Siz Devleti çok mu güçlü sanıyorsunuz?” 2. “Devlet de korkar, korkarsa kötü şeyler olur.” Bana bunları geçen gün, danışmanlardan birinin, devletin “korunma refleksinden” ve bunun tarihteki kötü sonuçlarından söz etmesi hatırlattı. Sene 1995, aylardan mart. Yer Cenevre. Bir konferans nedeniyle ilk kez bulunduğum Stockholm’dan Cenevre’ye geçiyorum. Orada bulunma nedenim: Birleşmiş Milletlerin yıllık İnsan Hakları Komisyonu toplantısı. Statümüz; BM nezdinde gözlemci statüsü olan Uluslararası İnsan Hakları Delegasyonu içinde yer almamız… Akın Birdal, Nazmi Gür ve bendeniz… Yabancı dil nedeniyle, bir sürü işin yükü sı..]]> Tue, 28 Jan 2014 00:17:22 +0400 Devlet Benim - 2 https://www.evrensel.net/yazi/70384/devlet-benim-2 https://www.evrensel.net/yazi/70384/devlet-benim-2? Evet, ilk bölümde, “Devletin hiçbir zaman tek takımı olmaz; 1954 sonrasında, solun ve liberallerin desteği CHP’ye kaydı; CHP onların demokratik Anayasa programını devraldı ve 1961 Anayasası’nın görece demokratikliğinin zeminini de bu oluşturdu” demiştik. Kaldığımız noktadan devam edecek olursak (ve aynı zamanda düzeltilerimizi yaparak; 1961 Anayasası nasıl kendi celladı, MGK’yi yarattıysa; AK Parti de, neredeyse kendi celladı olmak üzere olan HSYK’yi yarattı, liberallerce ‘Yetmez ama evet’ diye karşılanan kısıtlı, ‘Anayasa’da değişiklik referandumu’ ile. Bu, yine ‘devlet benim’ anlayışı ile ‘devlet biziz’ anlayışı arasındaki çatışmanın yeni siyasal ortamda kendisini üretmesinden başka bir şey değildi. Sistem içinde biçimsel de olsa, meşruluk temelleri olan son Anayasa’mız 1961 Anayasası ve bu anayasadan sonra yapılan büt&uum..]]> Tue, 21 Jan 2014 00:10:33 +0400 Diaspora mevzuu https://www.evrensel.net/yazi/70325/diaspora-mevzuu https://www.evrensel.net/yazi/70325/diaspora-mevzuu? Irkçı diskurdan/söylemden, milliyetçi söylemden, resmi ideoloji ve tarihin söyleminden arınmak kolay değil. Bazen ağızdan dökülen bir sözcük, on yıllarca bu söylemlere karşı yürüttüğünüz mücadeleyi bir anda küçük düşürebilir, itibarsızlaştırabilir. 12 Eylül faşizminin ve onun varislerinin, biraz sıkıştıklarında, zora düştüklerinde ‘dış düşman’ kavramı yanında en çok dillerine doladıkları ve şehvetle kullandıkları kavramlardan biridir ‘diaspora’. Fransız Araştırmacı Prof. Gerard Chaliand’ın en ilginç kitaplarımdan biri de, “Diasporalar Atlası” dır. Bu kitapta, dünyanın her yanına yayılan farklı diaspora gruplarının, oluşumu bir tarih atlası olarak, temel bilgilerle birlikte verilir. Ana yurtlarını terk eden bu toplumların terk nedenleri, geçtikleri rotalar, yaşadıkları gelgitler sergi..]]> Tue, 14 Jan 2014 00:14:10 +0400 L’etat c’est moi https://www.evrensel.net/yazi/70261/letat-cest-moi https://www.evrensel.net/yazi/70261/letat-cest-moi? Bir zamanlar Fransa’da Kral XIV. Louis, “Devlet benim” demişti. Biz ise hep tersine çevirmeye çalıştık, “Ben devletim” diyerek. Ne fark var diyeceksiniz, bence önemli fark var. Birinci de müthiş bir iç içe geçiş ve birbiri içinde eriyiş var; orada ‘egemen olan’, adına ister kral, ister başkan deyin, yüzyıllar içinde oluşmuş bir siyasal yapının adeta bir insan olarak tebahhur etmesidir. İkinci ise, devlet erkininin zirvesini şu ya da bu biçimde ele geçiren “Yeni egemenin, o siyasal yapıyı istediğince yönlendirebileceğine, yeniden şekillendirebileceği inancını yansıtır. Bizim klasik bürokrasi ve militarya, böylesine tebahhur etmiş güçlü egemen olmaması durumunda, “Devlet biziz” der. Öyle diyenler süreç içinde “Ben devletim” diyeni dönüştürebilir de. Ço..]]> Tue, 07 Jan 2014 00:20:29 +0400 Siyasi devreler https://www.evrensel.net/yazi/70197/siyasi-devreler https://www.evrensel.net/yazi/70197/siyasi-devreler? Bu çok sınanmış bir siyasal olgudur tarihte: İnsan devleti ele geçirdiğini sanabilir ama gerçekte onu ele geçiren devletin kendisidir. Devlet bir süre teslim olmuş gibi görünür ama daha sonra kendini ele geçirdiğini sananları dönüştürür. Devletin gücünü dengeleyecek olan ancak toplumun, onu oluşturan kesimlerin ve de elbette yurttaşların bilinçli gücüdür. Devleti tarih içinde küçültüp, gereksiz hale gelmesini sağlayacak olan da bizzat toplumun, yurttaşların kendisi, onun bilinçliliği, örgütlülüğü, kendini ifade etme ve katılım iradesidir. Türkiye, aynı Rusya gibi otoriter/totaliter gelenekleri güçlü bir ülke… Ve biat refleksi… Biat et, hayatını daha rahat yaşa! Aynı ekonominin devreleri/döngüleri gibi siyasetin de devreleri vardır. Ve elbette &..]]> Mon, 30 Dec 2013 21:40:04 +0400 Trabzon'dan canlı bir tanıklık https://www.evrensel.net/yazi/70139/trabzondan-canli-bir-taniklik https://www.evrensel.net/yazi/70139/trabzondan-canli-bir-taniklik? Hrant Dink’in anısına... EDF arşivinde yer alan, 1916 yılında kayda alınan tanıklıklar arasında, Tiflis’te kayda geçmiş olan 132 No’lu belge, o dönem Trabzon’da yaşananları taze bir hafıza ile çok canlı bir biçimde aktarıyor. Gohar Saryan’ın bu tanıklığı, daha sonra yaşanan birçok benzer olayda sistemin nasıl işlediğini de gözler önüne seriyor. Bu arada Ethem Bey diye “vicdan” sahibi bir memur örneğine de rastlıyoruz. Osmanlı seferberliğinde Ermeni askerlerinin eline silah vermeyip, amele olarak kullandılar, imkânı olan ise bedel verdi. Trabzon Ermenileri son derece sadakatle hizmet verdi, sınırsız bağışlar yaptı, fakat yine de hükümet Ermeni ve Rumların dükkânlarındaki mallara tamamen el koydu. 1 Haziran 1915’e kadar Trabzon sakindi... 13 Haziran Cumartesi günü ilanlar yapıştırdılar. Mezopotamya’ya gitmek niyetiyle hazırlanmak i..]]> Tue, 24 Dec 2013 00:07:32 +0400 Kedername https://www.evrensel.net/yazi/70072/kedername https://www.evrensel.net/yazi/70072/kedername? Kedername, Görgü Tanıklarının Sözleriyle Ermeni Soykırımı… Erivan’da ilk kez 2005 yılında yayınlanan ve Ermenistan Devlet Arşivindeki belgelere dayanan bu kitap çarpıcı başlığı ile beni hemen kendine çekmişti. “Kedername”, ne kadar bizden, ne kadar kendine çeken bir başlık. Bu belgeler, Ermeni Devrimci Federasyonunun, 1916 yılında, sıcağı sıcağına derlediği tanıklıklardan oluşuyor. “Tarihi Ermenistan” denilen ve Abdülhamit tarafından 1877 Harbiyle birlikte sistematik olarak “Ermenisizleştirilmeye” başlanan ve bu politikanın Alman mükemmeliyetçiliği ile modernist İttihatçılar tarafından nihai noktasına eriştirildiği platoda ve aşağısındaki tarihi Mezapotamya’da yaşanan yeryüzü cehennemi aktarılıyor. Bu bölge 1914’te Allahuekber Dağları faciası ile başlayan savaş sarmalı sırasında Müslüman/Hristiyan bütün sivil nüfus, ik..]]> Tue, 17 Dec 2013 01:09:13 +0400 Erivan’dan selam https://www.evrensel.net/yazi/70013/erivandan-selam https://www.evrensel.net/yazi/70013/erivandan-selam? Etnolog, folklorcu VERJİNE SVAZLİAN’in Ermeni Soykırımı: Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları (İstanbul: Belge Uluslararası Yayıncılık, 2011) adlı kitabının Türkçesinin çıkışının kutlaması için Erivan’dayım. Verjine Hanım’ı sizlere kısaca tanıtmak istiyorum: 1934 yılında Mısır’ın İskenderiye kentinde, kendisi de Ermeni Soykırımı’ndan kurtulmuş görgü tanığı Yazar ve Toplum Adamı Garnik Svazlian’ın ailesinde doğdu. İlk öğrenimini yerel Ermeni Pogosyan Okulunda, daha sonra Fransızca tedrisatlı ‘Anarat Highutyun’ Kızlara Mahsus Ermeni Okulu’nda aldı. 1947’de, ebeveyniyle birlikte vatanı olan Ermenistan’a döndü. 1956’da, Haçatur Abovyan Devlet Pedagoji Enstitüsünün tarihsel dil bilim bölümünden üstün başarıyla mezun oldu. 1955’ten itibaren, kendi inisiyatifiyle, Batı Ermenistan’dan, Kilikya..]]> Tue, 10 Dec 2013 00:40:36 +0400 Hayır bitmedi! https://www.evrensel.net/yazi/69957/hayir-bitmedi https://www.evrensel.net/yazi/69957/hayir-bitmedi? Geçen gün genç yazar Deniz Gündüz ile birlikte Vedat Türkali’yi ziyarete gittik. Vedat Abi Deniz’in yeni kitabı ‘Kalaşnikof’un türkçe tercümesini göstermemden sonra kendisi ile tanışmak istemişti. Hem de yeniden taziyede bulunmuş olacaktık. Vedat Abi ile kucaklaştık. “Yoldaşımı kabetmek beni mahfetti” dedi bize. Kolay değil 75 yıl kavganı ve yatağını paylaştığın yoldaşını yitirmek. Deniz Gündüz aynı zamanda bir yayıncı (Wate Yayınlarının editörü), bir çevirmen ve bir öğretmen. Zaza diline yeniden hayat vermek ve onun modern edebiyatının yaratılmasına katkı sunmak onun asıl ana uğraşı ve kavgası. Bu nedenle romanlarını Türkçe değil, Zazaca (Kırmançkî/Dımilkî) yazıyor. Belge Yayınları yakında ‘Kalaşnikof’un Türkçesini yayınlayacak. ‘Hıkayeye Koye Bıngoli’ ve ‘Soro’ adlı 2 ro..]]> Tue, 03 Dec 2013 00:27:16 +0400 Mardin 1915/Bir yıkımın patolojik anatomisi https://www.evrensel.net/yazi/69902/mardin-1915bir-yikimin-patolojik-anatomisi https://www.evrensel.net/yazi/69902/mardin-1915bir-yikimin-patolojik-anatomisi? Geçen yıl Hrant Dink Vakfının düzenlediği ‘Mardin Konferansı’ için Mardin’e gitmiştik. Hem konferansı izledik, hem de çevredeki kadim Süryani kilise ve manastır harabelerini fotoğrafladık eşim Katherine Holle ile birlikte. Bir ‘hoşgörü’ örneği olarak sunulan Mardin Artuklu Üniversitesi, bu konferansa ev sahipliği yapmaya cesaret edememişti. Mardin’in, Antakya gibi, farklı inançların bir arada yaşadığı bir ‘ideal hoşgörü merkezi’ olduğu saptaması, resmi makamlarca, biraz da inanç turizmini desteklemek amacıyla nicedir pompalanmaktadır. Ama her nedense, çizilen bu ideal tabloda Ermeniliğe yer yoktu. Her iki örnekte de. Bu nedenle her iki kente ilişkin ilk araştırmalar da olabildiğince “Ermenisizleştirilmeye” çalışılıyordu. Anlaşılan ‘hoşgörü’ de, ‘tolerans’ da Ermeniliği kapsamıyordu. Aslında İ..]]> Tue, 26 Nov 2013 00:41:04 +0400 1921 Berlin Talat Paşa davasının tanığı Balakyan https://www.evrensel.net/yazi/69845/1921-berlin-talat-pasa-davasinin-tanigi-balakyan https://www.evrensel.net/yazi/69845/1921-berlin-talat-pasa-davasinin-tanigi-balakyan? Şu sıralarda, Amerikalı Şair ve Akademisyen Peter Balakian’ın editörlüğünü ve Ermeniceden İngilizceye çevirmenliğini yaptığı (*), büyük amcası Krikor Balakyan’ın “Ermeni Golgathası” adlı kitabının baskıya hazırlanması ile uğraşıyorum. Kitabın doğrudan Ermeniceden yapılan çevirisi zaten elimizdeydi. Fakat yayına hazırlarken karşılaştığımız sorunlar ve zorluklar Peter Balakin’ın bu harika edisyonu ile mümkün olabildi. Balakian’ın tanıklığı çok önemli, çünkü 24 Nisan ve sonrasında tutuklanan Ermeni aydınları arasında sağ kalabilen birkaç kişiden biri. Bunu da 1916 yılında Suriye çöllerine doğru yola düşürülen son Çankırı sürgünleri grubunda yer alması. Bir yıl sonra tehcir yollarındaki yaşanan vahşetin silinmemiş izlerini görebildiği gibi, bu kafileye eşlik eden faillerle de konuşabiliyor. 1915’in imha tem..]]> Tue, 19 Nov 2013 07:20:21 +0400 Kızıldere'nin rövanşı https://www.evrensel.net/yazi/69787/kizilderenin-rovansi https://www.evrensel.net/yazi/69787/kizilderenin-rovansi? HDP’nin oluşması, hızla siyasal bir bunalım içine giren vesayet sisteminin kırılmasında ve ulusalcılık/dincilik hegemonya darboğazının aşılmasında önemli bir olanak sağlamakta. Proje tamam, şimdi herkesin omzuna düşen sorumluluk, onu hayata geçirmek ve içini doldurmak… Bu aynı zamanda, Türkiye solunun 1971 darbesi sonrasından, bugüne devam eden ve parçalanarak çoğalma sürecinin sonlanmasına, kas dokularının yeniden güçlenerek onarılmasına olanak sağlayacaktır. HDP’nin içinde, son 40 yılın toplumsal direniş ve başkaldırılarının içinde yer alan geleneklerinin öz olarak hepsi yer almaktadır. Bu oluşum, aynı zamanda Mustafa Suphi, Hikmet Kıvılcımlı, Mihri Belli, Laz İsmail, Behice Boran, Doğan Özgüden, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya, Dr. Şivan, Necmettin Büyükkaya, Mazlum Doğan ve diğerlerinin ideallerini geleceğe taşıma projesid..]]> Tue, 12 Nov 2013 07:18:01 +0400 Jenosidin mütemmim cüzü olarak dinsel ve ulusal asimilasyon https://www.evrensel.net/yazi/69729/jenosidin-mutemmim-cuzu-olarak-dinsel-ve-ulusal-asimilasyon https://www.evrensel.net/yazi/69729/jenosidin-mutemmim-cuzu-olarak-dinsel-ve-ulusal-asimilasyon? 2005 yılında ilk kez Bilgi Üniversitenin çatısı altında, ‘resmi ideolojiye’ mesafeli, doğrudan 1915 Jenosidi ile ilgili olmayan, ‘Osmanlı Ermenileri’ temalı bir akademik konferans, nice krizler atlattıktan sonra, ancak üst düzeyde devlet erkanının müdahalesi sonucunda (yani Cumhurbaşkanı ve Başbakan düzeyinde bir müdahale) yapılabilmişti. Aradan 8 yıl geçmiş. Bu kez de Boğaziçi Üniversitesinde Hrant Dink Vakfının düzenlediği Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler Konferansındayız. Dilerim 2015 yılına kadar Boğaziçi Üniversitesi bir başka ilke daha imzasını atar, adına her ne diyorlar ise desinler, (ister büyük acı, ister seyfo, ister felaket, ister tertele...) 1915 Jenosidinde yaşamını yitiren öğrencilerinin, Anadolu’daki Harput Koleji gibi okullara idealistçe giden öğretim üyelerinin adını araştırır ve onların anısını, bir basit duvar yazıtı ..]]> Tue, 05 Nov 2013 11:38:10 +0400 Sen 1915 için ne yapacaksın baba? https://www.evrensel.net/yazi/69618/sen-1915-icin-ne-yapacaksin-baba https://www.evrensel.net/yazi/69618/sen-1915-icin-ne-yapacaksin-baba? Kimi liberal tarihçiler, 1915’te yaşanan olgunun bir soykırım olduğu noktasına geldiler sonunda. Ama bir çeşit, insanlığa karşı işlenen suçu Osmanlının üstüne yıkarak, bu suçun sorumluluğunu mümkün olduğunca, modern cumhuriyeti bu ‘kirli’ işten arındırmak diye de anlayabiliriz bunu. Bu konuya, Özgür Gündem’de yeni çıkan yazımda, Ali Kemal’in asıl linç edilme nedeninin, Ermeni soykırımının faillerinin tutuklanması emrini vermesi olduğunu belirtirken değinmiştim. Şimdi de, 1915’te başlatılan soykırımcı politikaların, cumhuriyete giden yolda da izlendiğini göstermek istiyorum. Dr. Mark H. Ward’ın 1922 yılında yayınlanan ‘The Deportations in Asia Minor. 1921-22’ başlıklı raporu Anadolu’da 1921 ve 1922 yıllarında yapılan tehcirin dökümünü yapar. Örneğin 29 Mayıs 1921’de Bilecik’ten yola çıkarılan 300 ..]]> Tue, 22 Oct 2013 09:28:25 +0400 Bölgedeki son gelişmeler https://www.evrensel.net/yazi/69566/bolgedeki-son-gelismeler https://www.evrensel.net/yazi/69566/bolgedeki-son-gelismeler? Biliyorsunuz. Ortadoğu üç semavi dinin doğduğu ve paylaşamadığı bir coğrafyada Tevrat’tan bize miras kalan Kurban Bayramı, milliyetçilik ile cihatcılığın sınır tanımayan vahşeti içinde kutlanıyor.. Bu topraklar Batı ile Doğu arasındaki gelgitlerle zaten alabildiğine aşınmış, yorgun topraklar... İskender’den, Darius’tan, Xerxes’ten, Sezar’a, Hadrianus’a, Aslan Yürekli Richard’a, Salahaddin’e, Hulagu’ya, Timurlenk’e, Yavuz’a, Kanuni’ye dek… Ve İslam’ın Fetihçi Cihatları ve Avrupa’nın Haçlı Seferleri (Crusade)… 1. Dünya Savaşı Kudüs’ün fethi ile sonlandığında, Fransız Generali, “Haçlı Seferlerinin rövanşını aldık” diyordu. Ve mütedeyyin Evangelist, Oğul Bush ise Irak’a dalarken, sonra düzeltse bile, ağzından kaçırarak bunu “bir Haçlı Seferi olarak” nitel..]]> Tue, 15 Oct 2013 11:43:15 +0400 Geldiler https://www.evrensel.net/yazi/68213/geldiler https://www.evrensel.net/yazi/68213/geldiler? Bugün Kemal Yalçın’ın ‘Haymatlos’ adlı yeni kitabını bitirdim… Bir çırpıda okunup biten bir kitap…(İş Bankası Yayınları, 2011, resimli, 635 sayfa) Tarihimizin hayırlı işlerinden birini anlatıyor bu kitap.Yani, Nazi Almanya’sından kaçıp gelen ve Türkiye’de modern üniversite, mimarlık, müzik, tiyatro kurumlarının inşasına katkı sunan bilim insanlarının ve sanatçıların, onların ailelerinin öyküsü... Kitap ağırlıkla Bischoff ailesinin ve Türkiye’deki modern hukuk ve üniversite özerkliğine büyük katkı sunan Ord. Prof. Dr. Ernst Eduard Hirsch’in öyküsü üzerine kurulu. Sadece bir kuşak kalmadı bu coğrafyada.Almanya’dan gelen sürgünlerin bazı torunları da hala bu coğrafyada yaşıyor. Tatlı ve bazı çok acı anılarla birlikte. Fakat benim için en acı olan bu insanların aynı zamanda Varlık Vergisini, 6-..]]> Tue, 17 Sep 2013 16:53:42 +0400 Bir yıldız daha kaydı https://www.evrensel.net/yazi/65692/bir-yildiz-daha-kaydi https://www.evrensel.net/yazi/65692/bir-yildiz-daha-kaydi? Geçen yıl hapisten çıktıktan sonra aldığım acı haberlerden biri de Cemalettin Ağabeyi yitirdiğimiz ve bir daha onu göremeyeceğim gerçeği olmuştu. Cemalettin Aykın ile Fransa’da Aix en Provence kentinde tanışmıştım. Vilayet merkezi olduğu için, kendinden katbekat büyük olduğu halde Marsilya’nın bağımlı olduğu en eski vilayet merkezlerinden biridir Aix ve lavanta tarlaları ile ünlüdür. Nice ressamı çekmiştir kendisine. Ve hapishanesinde ünlü derin-mafiacılarından biri kalır. Cemalettin Aykın, 40’ından sonra bu kentte doktorasını vermiş, daha sonra öğretim üyesi olmuştu Aix Üniversitesinde. Beni kendisiyle, Mustafa diye, doktorasını Nakşibendilik üzerine vermiş olan bir Kürt arkadaşım tanıştırmıştı, Aix’e geldiğimizde, “burada nefis, olgun bir Türkiyeli aydın var” diyerek. “Sizin Marenostrum dizinizin de takipçilerinden” diye ekle..]]> Thu, 22 Aug 2013 17:00:59 +0400 Minik cesur bir adamın ardından https://www.evrensel.net/yazi/64759/minik-cesur-bir-adamin-ardindan https://www.evrensel.net/yazi/64759/minik-cesur-bir-adamin-ardindan? 60’lı üniversite yıllarımda Beyazıd’daki Sahaflar Çarşısında Arslan Beyin (Kaynardağ) Elif Kitabevi’nin müdavimi idim. Kendisi felsefeci idi ve 51 Tevkifatının genç yaşında dokunmadan geçmediği aydınlarımızdandı. Eşelendikçe onun kitabevinde 40’lı yılların sol neşriyatını, örneğin Sertellerin savunmalarını Yurt ve Dünya dergi ve kitaplarını bulurduk. Bir gün elime broşür gibi 1959 yılında basılmış, Jean Paul Sartre önsözlü, L’Question (Sorgu) başlıklı bir kitapçık geçti. Ankara’da Açık Oturum Yayınları tarafından basılmıştı. Yıllar yıllar sonra bu yayınevini genç yaşında Muzaffer Erdost’un kurduğunu öğrenecektim. 1971’de tutuklandım. 72 yılında Yunanlı Tiyatrocu Korovessis’in ‘The Method’ adlı Albaylar dönemi işkencelerini anlatan kitabını tercüme ettim. 1972 yılında yeniden hapse girince, Ayşe Nur aracılı..]]> Mon, 12 Aug 2013 16:53:20 +0400 Çözüm süreci güçlü sinyal iradeler sağlar https://www.evrensel.net/yazi/64422/cozum-sureci-guclu-sinyal-iradeler-saglar https://www.evrensel.net/yazi/64422/cozum-sureci-guclu-sinyal-iradeler-saglar? Haziran ayını Malazgirt, Şemdinli, Yüksekova, Hakkari, Çukurca ve Van’da, Araştırmacı Yazar Gülçiçek Günel Tekin ile birlikte verdiğimiz konferanslarla geçirdim. Bu konferansları olanaklı kılan yerel yönetim sorumlularına teşekkür ediyorum. Bu aynı zamanda, daha 1969 yılında ilk tanıştığımda aşık olduğum ve her gelişimde daha farklı bir yanını keşfettiğim bir coğrafya ile hasret geçirme anlamına geliyordu. Zap’ın deli suyu yanında, diğer çılgın çaylarla da buluşmak doyumsuz bir keyifti. Bir ucunu buzullara dayamış yaylalarda, çiçekler çılgınca farklı renklerle fışkırıp, yeşil ve mavinin en canlı tonlarıyla kucaklaşıyordu. Bu dağlar hiç zaman teslim alınamadı. Nehiri bir yeryüzü cenneti idi. Kazan Vadisi de... “Hangi alçak bu vadileri zincire vuracakmış şaşarım. Bastığın toprak nedir tanı Sadece altında yatanları değil, Üstünde çü..]]> Thu, 08 Aug 2013 17:04:04 +0400 Muharrem Erbey’e mektup https://www.evrensel.net/yazi/63903/muharrem-erbeye-mektup https://www.evrensel.net/yazi/63903/muharrem-erbeye-mektup? Sevgili Muharrem, Uluslararası İnsan Hakları Federasyonunun İstanbul’daki kongresinde sevgili eşin ve çocuklarınla birlikte, o güzel insan Şirin Abadi ile birlikte ‘Muharreme Özgürlük’ diye bağırdık. İnsan hakları savunucuları olarak hâlâ rehin olarak toplama kampı görünümlü bir cezaevinde tutulman yüreğimizde sürekli kanayan bir yara. Rehin tutulan diğer binlerce insanımızla birlikte. Sözde Türkiye Cumhuriyeti devleti insan hakları aktivistlerini haksız tutuklama ve infazlardan koruyan uluslararası standartları kabul etmiş bir yapılanma. Senin şu anda, diğer insan hakları aktivistleri ile birlikte, haksız tutuklamalar ile rehin tutulan halk temsilcilerinin savunmanı olarak olağanüstü bir çalışma temposu içinde olman gerekirdi. Eğer bu ülkede tuz bile kokmuşsa, hangi yaraya merhem olunabilir? Eğer hak savunucuları senin gibi rehin tutulursa hangi yurttaş gelece..]]> Sat, 03 Aug 2013 16:48:56 +0400 Sopa mevzuu... https://www.evrensel.net/yazi/62095/sopa-mevzuu https://www.evrensel.net/yazi/62095/sopa-mevzuu? Fransa’da mayıs ayında başlayan global ‘68 dalgası İstanbul’a haziran ayında ulaştı. Aslında şaşırmıştık. ‘Aferin’ dedik onlara, öyle ya biz 1960 nisanından beri sokaktaydık. Haydi gelsin üniversite işgalleri, İstanbul Üniversitesi Özerk Öğrenci Cumhuriyeti! Temsilciler Meclisimiz bile vardı. Hem de Üniversite Senato salonunda toplanıyorduk. Kemalist’i, Kürt’ü, TİP’lisi, MDD’cisi herkes elele. (Mütedeyyinler sessizce izliyor, Türkeşçiler ise öğrenci kitlesinin tepkisini çekmemek için, kısa bir başarısız denemeden sonra geri çekiliyorlardı.) Mecliste ise Kürtlerle el ele veren FKF çoğunlukta. Meclis Başkanı Kürt (Kemal Bingöllü), Yardımcısı Kemalist (Bozkurt Nuhoğlu), Sözcüsü FKF’li (Toygun Eraslan), Savunma Komitesi Başkanı ise DÖB’lü Deniz Gezmiş! Yardımcısı da Masis Kürkç&u..]]> Mon, 15 Jul 2013 17:23:32 +0400 Gezi Parkı ve AKM'den sonra Muş'taki yıkıma da 'dur' de https://www.evrensel.net/yazi/60270/gezi-parki-ve-akmden-sonra-mustaki-yikima-da-dur-de https://www.evrensel.net/yazi/60270/gezi-parki-ve-akmden-sonra-mustaki-yikima-da-dur-de? Artık yeter! Sa Sufi! It’s enough! Es ist genug! Edi Bese! Türkiye’deki yıkıcı ‘müteahhitokrasi’ terminatörlüğüne artık dur demenin zamanı gelmedi mi? Bir yandan 1940’da yıkılan ‘Taksim Topçu Kışlası’nın tarihsel mirasına sözde sahip çıkıyorlar. Öte yandan, tarihsel İstanbul Rumluğunun tarihsel yaşam mekanı olan Tarlabaşı’yı yok ediyorlar. İstanbul Çingenelerinin tarihsel mekanı Sulukule çoktan yerle bir edildi bile ve onlar çoktan İstanbul’un en dışlarına tehcir edildiler bile. İstanbul’un 1940-2013 arası tarihsel bir mekanı olan Gezi Parkı’nı yıkmak neyin nesi? O da tarihi mirasımızın bir parçası. Eğer herkes kendi ideolojik yaklaşımına göre, reddettiği mirası yok edecek ise, ‘yandı keten helvası!’ AKM de tarihsel bir dönemimizin mirası, hem de acı bir mirası. Hürriyet’te, hâlâ AKM’yi ‘..]]> Mon, 24 Jun 2013 10:51:01 +0400 Yıkıntılar arasında oğula mektup https://www.evrensel.net/yazi/59330/yikintilar-arasinda-ogula-mektup https://www.evrensel.net/yazi/59330/yikintilar-arasinda-ogula-mektup? Sevgili oğul Deniz, nicedir görüşemedik seninle. Önce ziyaret yasağı, sonra telefon, bir de hücre de tecrit cezanı tamamlamışsın. Sebep: disiplinsizlik. Meğer yemek yemeyi reddetmek, cezaevi disiplin yönetmeliğini reddetmek oluyormuş. Barış sürecinin önünün açılmasını dilemek için açlığa yatmak çok büyük bir suçmuş. Son duruşmaya gelemedim, kusura bakma. Silivri’ye dayanmak namümkün. Ben de kendimi dağlara, yaylalara vurdum. Özgürlük ruhu ayakta olan insanların arasına gittim. İstedim ki, kazara, olur ya, tahliye haberini de oralarda almak istedim. Olmadı, sorgu sırası gelmemiş sana. Yine de sevindim, hiç olmazsa üç yazarımız tahliye oldu diye. Kürtçe hocam, Dil Bilimci ve Şair, Kürt PEN’i Üyesi Mülazım Özcan, cezaevinin en barışçıl, sufi ruhlu, esprili insanlarından biri çıktı nihayet. “Ah..]]> Thu, 13 Jun 2013 11:24:10 +0400 11 yıl sonra Kürt dili davası https://www.evrensel.net/yazi/57958/11-yil-sonra-kurt-dili-davasi https://www.evrensel.net/yazi/57958/11-yil-sonra-kurt-dili-davasi? “Dünyanın her yerinde, eğer çocuklar eğitim dilini anlamıyorlarsa, eğitim sisteminin dışına itilirler.” Tove Skutnabb-Kangas Gülçiçek Günel Tekin ile Beşiktaş’ta, sözde şimdi kaldırılmış olan Devlet Güvenlik Mahkemesinin girişinde tanıştık. O ‘Dilimiz Varlığımız Dilimiz Kimliğimiz’, ben ise ‘12 Eylül Yargılanıyor’ adlı belgesel bir kitaptan dolayı yargılanıyorduk. Karar aşaması, Türkiye’nin siyasal gelgitleri sırasında görece iyi bir konjonktüre denk geldiği için ikimiz de beraat ettik. 1968 yılında FKF’nin İÜ İktisat Kulübü başkanı olduğum için ve de ANT ve Partizan dergileri yayın kurulunda yer aldığım için 12 Mart darbesi döneminde üç kez tutuklanarak yargılandım ve 20 yıl boyunca pasaport alamadım. 1991 yılında 10 yıldır süren Demokrat gazetesi davasında beraat ederek ve de Özal’ın kısmi refo..]]> Mon, 27 May 2013 10:55:21 +0400 Kürtlerin soykırım tanıklığı https://www.evrensel.net/yazi/54852/kurtlerin-soykirim-tanikligi https://www.evrensel.net/yazi/54852/kurtlerin-soykirim-tanikligi? Gülçiçek Günel Tekin, önemli bir sözlü tarih çalışması daha gerçekleştirdi, ‘Kürtler Ermeni-kırımı anlatıyor’ konulu çalışması ile. Bu çalışmayı, Amed, Urfa, Sason, Botan ve Serhat yörelerinde farklı yerleşim bölgelerinde gerçekleştirdi. Kitap, olgunun Kürt yöresinde artık halk bilincinde kabul edildiğini ve halk vicdanında mahkum edildiğini gösteriyor. Bu sadece yeni kuşaklar açısından değil eski kuşaklar açısından da geçerli. Geçmişte, birçok anlatı yaşananları yargılamaz, hatta bir ‘kahramanlık’ menkıbesi haline dönüşürken, bugün utanılacak ve ‘keşke olmasaydı’ dedirten bir olgu olarak algılanmaktadır. Kendisiyle konuşulanların önemli bir bölümü mütedeyyin insanlar ve bu olayın dini inançlarına, İslam’a aykırı olduğu düşüncesindeler. Kıyımcıla..]]> Mon, 22 Apr 2013 11:16:48 +0400 44 gazeteci mahkeme önünde https://www.evrensel.net/yazi/35988/44-gazeteci-mahkeme-onunde https://www.evrensel.net/yazi/35988/44-gazeteci-mahkeme-onunde? 1968 yılında yani 20 yaşında, ANT Dergisinde yazmaya başladım. Yayın yönetmenim, 1960’lı yıllarda günlük Akşam gazetesini bir efsane haline getiren Doğan Özgüden’di. Bir yıl sonrada ANT’ın yazı kurulunda Harun Karadeniz, Faruk Pekin ile birlikte yeralmış olmaktan hayatım boyunca onur duydum. 1971 12 Mart Darbesi patlak verdiğinde, aralarında Yaşar Kemal, İsmail Beşikçi, Tektaş Ağaoğlu, Fethi Naci, Osman Arolat, Alpay Kabacalı, Yaşar Uçar, Can Yücel, Hüseyin Baş, Çetin Özek, Yalçın Yusufoğlu, İdris Küçükömer, Sencer Divitçioğlu, Mehmet Emin Bozarslan, Zekeriya Sertel, Ahmet Aras, Emintürk Eliçin, vd. de yeraldığı ANT yazarları hakkında istenen toplam hapis cezası 500 yılı aşmıştı. Benim payıma da yazılarımdan dolayı istenen 30 yıl düşmüştü. Bu da ‘yetmez’ denmiş, ‘sivil’deki bu davaların yanında, Sıkı Yönetim şimdikin..]]> Tue, 11 Sep 2012 04:58:51 +0400 Der Zor yolunda ölmek https://www.evrensel.net/yazi/27641/der-zor-yolunda-olmek https://www.evrensel.net/yazi/27641/der-zor-yolunda-olmek? Sevag Şahin Balıkçı, Hrant Dink’ten sonra, Der Zor yollarında yiten insanların sonuncusu oldu. Tam da 24 Nisan tarihinde. Yani Hrant’tan sonra, mahut zihniyetin 1 milyon 500 bin + 2. kurbanı… Ailesine yalan söylendi. Cenazede bile taciz olundu bütün bir toplum. Ve tabutuna sarılan bayrak, ders verircesine, katlanıp ailesinin eline tutuşturuldu. 24 Nisan yaklaşırken, sık sık ikisini düşündüm. Hrant’ı ve Sevag’ı… Askere yolladığı fiili savaş bölgesini, orada tanık olduklarını, neler hissettiğini… Hâlâ ne acılar yaşanıyor orada… Ve aklıma 1948 yılında, yani doğduğum yıl Der Zor’u ziyarete hazırlanırken kalbi duruveren Büyük Yazar Agop Oshagan geldi. 2009 yılında Agop Oshagan’ın dev yapıtı “Kalıntılar”ın İngilizce çevirisini yapan Geoffrey Michael Goshgarian’a PEN Çeviri Ödülü verildi, New York’taki geleneksel ..]]> Mon, 23 Apr 2012 10:43:13 +0400 Geniş duvarlı hapishaneden https://www.evrensel.net/yazi/27170/genis-duvarli-hapishaneden https://www.evrensel.net/yazi/27170/genis-duvarli-hapishaneden? Dün Ankara’da AÜ İletişim Fakültesi beni onurlandırdı. Sevgili Ablam Ayten Çerçel Zarakolu ve yeğenim Çiğdem Çerçel Serdengeçti temsil etti beni. Ben ise son adresim Kandra Mahpushanesini ziyaret ettim, oradaki yoldaşlarımla hasret giderdim. Hâlâ oradan kopmuş değilim. Sadece içinde olduğum hapishanenin duvarları genişlemiş oldu. Evrensel’e ve okurlarıma teşekkür borçluyum. Albatros köşesini boş bırakmadıkları için, dayanışma yazıları yazan dostlarıma da teşekkür ederim. Albatros bundan sonra da isterim ki, içeride bulunan diğer yazar, yayıncılara, gazetecilere ve onlarla dayanışma içinde olanlara yer versin. Şimdi Evrensel aracılığı ile, AÜ İletişim Fakültesi akademisyen ve öğrencilerine seslenmek istiyorum. Sevgili AÜ İletişim Fakültesi akademisyenleri ve öğrencileri, değerli katılımcılar, hepinizi içtenlikle selamlar..]]> Mon, 16 Apr 2012 10:24:38 +0400 Sakallı Nurettin Paşalar https://www.evrensel.net/yazi/22354/sakalli-nurettin-pasalar https://www.evrensel.net/yazi/22354/sakalli-nurettin-pasalar? Bir zamanlar ortalarda "Ben İzmir fatihiyim” diye dolanan bir zat vardı. Şimdi kimselerin hatırlamadığı. Herhalde gelip geçmiş en demokratik meclis olan 1. Meclis, onu görevden alacaktı. Koçgiri ve Pontus bölgesinde “asayişi sağlarken” yaptığı mezalim nedeniyle. Bu paşanın mezalimleri daha sonra da bitmedi. İzmir’e giren ordunun başında Sakallı Nurettin Paşa vardı. Bu paşanın bir merakı da linç örgütlemekti. İzmir’in güzel evlerine yerleştikten sonra, İzmir Rum toplumunun metropolitinin huzuruna getirilmesini buyurdu. Metropolit, Fransız bahriyesinden birkaç bahriyeli askerin sözde “koruması” altında huzura alındı. Zavallı metropolit Fransız devletinin konsolosluğuna sığınmıştı. Sakallı Nurettin Paşa metropolite hakaretler yağdırdıktan sonra, sözde Fransız koruması altında olan bu insanı, kapı önünde bekleyen bir güruha teslim ettirdi. Ve binanın önünd..]]> Fri, 03 Feb 2012 05:34:48 +0400 Bir dayanışma komitesi kurulmuş... https://www.evrensel.net/yazi/21787/bir-dayanisma-komitesi-kurulmus https://www.evrensel.net/yazi/21787/bir-dayanisma-komitesi-kurulmus? Bir dayanışma komitesi kurulmuş benim için. Ne umurum... İnsanın değeri (ne demekse o?) galiba ya hapiste (o da şanslı ise!) Ya da ölünce anlaşılır bu ülkede (o da şanslı ise!) Asla bir misyon biçmiyorum kendime... 30 yıldır unutulmuş nice değerli insan var cezaevinde... (komşularım şimdi ve ne mutlu bana!) Ve 30 yıldır nice genç kalmış ölü var Yitik bir mezarda... Benim için bir dayanışma komitesi kurulmuş, benim için Ne umurum... Elbette, nankörlük etmeyeyim, teşekkür borçluyum, onlara saygılıyım son derece Bu tür komiteler, vakıflar falan insanların vicdanını rahatlatır Bu bir... Bu komitedekiler “önemli” olmuş olur Bu iki... Giremeyenler de hayli üzülür “Ben niye yokum” diye Bu üç... *** Hrant’ın Arkadaşlarının 5 yılın sonunda nasıl bir ruh hali içinde olduğunu hissediyorum. Onun cenazesinde yürüyen ve yürüm..]]> Tue, 24 Jan 2012 09:42:12 +0400 4 Aralık’ın diğer kurbanları ya da CHP’nin sol-kırımı https://www.evrensel.net/yazi/21026/4-aralikin-diger-kurbanlari-ya-da-chpnin-sol-kirimi https://www.evrensel.net/yazi/21026/4-aralikin-diger-kurbanlari-ya-da-chpnin-sol-kirimi? 4 Aralık’ı iyi kötü biliyoruz hatıralar sayesinde... Türkiye’nin kristal gecesi. Bir gün içinde bütün sol basının ortadan kaldırıldığını ise bilmeyiz. Genel olarak TAN gazetesinin, görüşler dergisinin uğradığı tarih olarak bilinir bu olay, Ama hedefin bu gazete ve editörleri Sabiha ve Zekeriya Sertel çifti olması nedeniyle. Bu baskının fitilini ateşleyen ise provakatif saldırı ile Babıali medyası olmuştu. Daha sonra birçok kez yaşandığı gibi. (*) Oysa hedefte olan diğer yayın organları, kitapevleri ve yazarlar da vardı. Ve bunların başında Sabahattin Ali gelir. O sıralarda Sabahattin Ali bir gazete çıkarma uğraşı içindedir. Önce fedakarlık sonucu gazete YENİ DÜNYA’yı çıkaralı tam 4 gün olmuştur, TAN baskını gerçekleştiğinde o gazete yerle bir olur. Ömrü 4 gün olur YENİ DÜNYA’nın. Aslında bu son derece anlamlı bir isimdir. Yeni gazete ..]]> Wed, 11 Jan 2012 09:56:00 +0400 Hayatın en güzel yolculuğu https://www.evrensel.net/yazi/19879/hayatin-en-guzel-yolculugu https://www.evrensel.net/yazi/19879/hayatin-en-guzel-yolculugu? Geçen yıl eski sarı renkli bir Volkswagen ile hayatımın en güzel yolculuğunu yaptım. Sonbaharda, kendi köklerime doğru... Babamın, dedemin izlerini sürdüm. Dedemi hiç tanımadım, çünkü 1936 yılında ölmüş. Ben doğmadan 12 yıl önce. Dedem Ömer Efendi bir müderristi. Onun babası da din adamı. Zara’dan gelmiş, Ordu Mesudiye’nin dağlık yöresindeki Beysekü köyüne. Kardeşlerinden birinin Kürtçe bildiğini söylediler Beysekü’de... Kimine göre Haylık da varmış işin içinde... Neden Zara’dan Mesudiye’ye gelmişler bilinmez. Belki de 1877 Osmanlı-Rus savaşının bölgede yarattığı altüstlükten dolayı terk etmişler Zara’yı ya da yerel çatışmalardan, kim bilir? Bu benim tahminim. Zara, o zamanlar Kürt ve Ermeni ağırlıklı bir nüfusa sahip... Babam, bir köy öğretmeni iken, o da iz sürmek iç..]]> Sat, 24 Dec 2011 08:44:33 +0400 Server Hoca için... https://www.evrensel.net/yazi/19150/server-hoca-icin https://www.evrensel.net/yazi/19150/server-hoca-icin? Server Tanilli’nin “Uygarlık Tarihi” bugün bir klasik haline gelmiştir. Ve hâlâ uygarlık dersi bahsinde, yiyeceğimiz çok fırın ekmek olduğuna inanıyorum. O “Uygarlık Tarihi”ki, onu 30 yıl tekerli iskemleye mahkûm etti. Şimdi ruhu özgür bir kuş gibi... Her yerde, bize tatlı gülüşü ile bakıyor. Uygarlık tarihi dersini tutkuyla verirdi Server hoca ve derslerinde klasik müzik de dinletirdi. Fransız devrimi bahsinde de , AB’nin bugün marşı gibi olan 9. senfoniyi dinletmişti öğrencilerine. Ama muhbirler de boş durmadı, şanlı adalet mekanizması da. Namlı TCK 142. madde devreye sokuldu. Ama hâlâ hâkimler vardı ülkede. Beraat etti. O zaman yargısız infaz mekanizması girdi devreye. Ölüm cezasından yırttı ama, müebbet yedi. Müebbetten tekerlekli iskemle! Faili ise hâlâ meçhul! Onunki kadar güçlü bir irade gü&..]]> Mon, 12 Dec 2011 10:58:45 +0400 Ragıp Zarakolu gözaltında olduğu için yazısını yazamadı https://www.evrensel.net/yazi/16656/ragip-zarakolu-gozaltinda-oldugu-icin-yazisini-yazamadi https://www.evrensel.net/yazi/16656/ragip-zarakolu-gozaltinda-oldugu-icin-yazisini-yazamadi? Barışın, kardeşliğin, eşitlik ve demokrasinin savunucusu olan, yaptıkları ve yazdıklarıyla ezilen halkların seslerinden biri olan yazarımız Ragıp Zarakolu, aylardır süren gözaltı furyası kapsamında 29 Ekim günü gözaltına alındı. Bu nedenle yazarımız bu hafta yazısını yazamadı.]]> Tue, 01 Nov 2011 04:35:02 +0400 Yargılı infaz https://www.evrensel.net/yazi/15757/yargili-infaz https://www.evrensel.net/yazi/15757/yargili-infaz? İki tür infaz vardır. Yargılı infaz ve yargısız infaz… Eskiden Türkiye yargısız infazlar ülkesiydi. Solun 2. Dünya Savaşı sonrası yükselişe geçtiği ‘40’lı yıllarda, Sebahattin Ali’nin yargısız infaza kurban gittiği, Taylan’ın vurulduğu 1968 günlerinden bu yana, yargılı ve yargısız infaz paralel gitti. Şimdi büyük ilerleme oldu diyorlar. Yargısız infaz azaldı hiç olmazsa diyorlar. Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek gibi bir şey… Yargısız infaza gerek yok, yargılı infaz o kadar iyi işliyor ki… Delile, somut gerekçeye ne gerek. Madem ki solcusun, Kürt’sün potansiyel suçlusun. Yat o zaman da akıllan! diyorlar gençlere. En basit gösteri hakkını kullandıkları için sadece. Gerekirse tarihe karışmış Cephe ve Dev Yol gibi örgütleri de canlandırırız diyorlar. Nasıl olsa TMY gibi her yanı kesen harika bir alet var elimizd..]]> Mon, 17 Oct 2011 09:37:06 +0400 Suzanı beklerken https://www.evrensel.net/yazi/15379/suzani-beklerken https://www.evrensel.net/yazi/15379/suzani-beklerken? Suzan Zengin bir çevirmen. Kürt değil. Alevi değil. Kimliğindeki tek sakınca, sosyalist dünya görüşünü benimsemiş olması, İHD’de görev alması ve İşçi Köylü gazetesinin Kartal Bürosunda çalışmış olması. Bu yıl Almanya’ya göçün 50. Yılı nedeniyle birçok toplantılar, konferanslar ve sergiler düzenleniyor. Suzan Sivaslı, dedeleri Suşehri’nden. 70’lerin başlarında da Almanya’ya işçi olarak gider aile. Suzanlar 6 kız kardeş, çocuklar gider gelir Almanya ile Türkiye arasında, büyükanneler ilgilenir, büyütür Türkiye’dekileri… Bir çok emekçi ailesinin bilinen hikayesi. Ama onları kocaman bir sevgi birbirine bağladı. Suzan 10-11 yaşlarında gitti Almanya’ya. Yani oradaki 2. Kuşaktan. 18 yıl orada yaşadı, eğitimini orada yaptı, göçmen ve sürgünlerin sorunları ile ilg..]]> Tue, 11 Oct 2011 09:55:03 +0400 ‘Türkiye Ermenilerinin Belirsiz Geleceği’ https://www.evrensel.net/yazi/14874/turkiye-ermenilerinin-belirsiz-gelecegi https://www.evrensel.net/yazi/14874/turkiye-ermenilerinin-belirsiz-gelecegi? “Armenian Weekly”, geçenlerde Wikileaks belgelerinde yer alan ve 2007 yılında İstanbul’daki Ermeni Patriği Mesrop Mutafyan’ın ruh halini yansıtan belgelere yer verdi. Buna göre, Türkiye Ermenileri, Ermeni soykırımını tanıma önergesinin Amerikan Kongresinden geçmesinin “vahşi bir tepki”ye yol açmasından korkuyorlardı. Patrik, 2007 yılında, o zamanki Avrupa ve Asya işlerinden sorumlu Amerikan Dışişleri Sorumlusu Matthew Bryza’ya, “Benim cemaatim önergenin dostu değildir. Bu yaşamı kolaylaştırmayacak” ifadelerini kullanmıştı. Ona göre dikkat çekmeme siyasetinin izlenmesi durumunda Türkiye Ermeni nüfusu daha güvende olacaktı. Mesrop II’ye göre, binlerce solcunun yas tutanların arasına katılarak İstanbul sokaklarında, “Hepimiz Ermeniyiz! Hepimiz Hrant Dink’iz! şeklinde slogan attıkları Dink’in cenazesinin arifesinde, Ermeni Cemaati, tarih s&..]]> Tue, 04 Oct 2011 09:38:15 +0400 Bayrak yarışı https://www.evrensel.net/yazi/13914/bayrak-yarisi https://www.evrensel.net/yazi/13914/bayrak-yarisi? Harbiye’deki Kongre Merkezindeki Boğaziçi Kitap Günlerindeki “Maraş Kıyımı” panelinden çıkıp, taksiyle gazeteye yetişmeğe çalışıyorum. Tam Heykelin orada Olağanüstü biçimde Çevik Kuvvet ve Robokoplar tarafından ablukaya alınmış, arkasındaki kitleden koparılmış bir grup içinde İstanbul mebusu Süreyya Sırrı Önder ve Sabahat Tuncel sözüme çarpıyor. Kalabalık hızlı bir biçimde yanımdan geçiyor. Hyde Park haline gelmiş olan Taksim Meydanı artık Kürtlere kapalı. BDP’li İstanbul Mebuslarının seçmenleri ile buluşmasına da... Herkes çıkıp fikrini ifade edip, protestosunu yapabilir, Kürt halkı ve temsilcileri dışında... Türkiye’de 90’larda bile birbirinden koparılması başarılamayan iki toplum birbirinden iyice kopuyor. Saatin tiktakları işliyor, zaman akıp gidiyor. Kürt illerinde tutuklamalar bitmek bilmiyor. Cezaevleri doldu ta..]]> Mon, 19 Sep 2011 11:36:03 +0400 Suçu ve suçluyu övmek sözde suçunu eleştirmek suçunu işliyorum https://www.evrensel.net/yazi/13497/sucu-ve-sucluyu-ovmek-sozde-sucunu-elestirmek-sucunu-isliyorum https://www.evrensel.net/yazi/13497/sucu-ve-sucluyu-ovmek-sozde-sucunu-elestirmek-sucunu-isliyorum? Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya, Mazlum Doğan ya da diğerlerini anmak sözde reforme Türk Ceza Yasası ile bir “suç” haline getirildi. Açılmış sayısız dava, Yargıtay’da karar bekleyen sayısız mahkumiyet kararı var. Önceki doğrudan faşist İtalyan Ceza Yasasının telif hakkı ödenmemiş bir kopyasıydı. Daha beter suçlar ihsas edildiğine göre, siz mevcut yasanın neyin kopyası olduğunu siz hesap edin. TCK madde 215’in yorumu ise bir başka hukuk sefaleti… Yukarıdaki her üç kişi hakkında da olağanüstü hukuk dışı sözde mahkemeler tarafından bile verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı yok. Yani ne suç ne de suçlu sözde yargı tarafından bile belirlenmiş değil. Çünkü bu insanların yaşama hakkı gaspedilmiş. Eğer birileri yargılanacak ise, onları katledenler yargılanmalı, gerçek hukuk ilkeleri hayata geçirilecek olursa… Deniz Gez..]]> Mon, 12 Sep 2011 10:41:58 +0400 Barış hemen şimdi! https://www.evrensel.net/yazi/13045/baris-hemen-simdi https://www.evrensel.net/yazi/13045/baris-hemen-simdi? Ankara. BDP Kongresi, öncelleri gibi bir halkın coşkusunu, heyecanını ve kararlılığını yansıtıyordu. Başkanlık kürsüsünün yanındaki Türkiye Cumhuriyeti bayrağına bakarken, bir yandan da 1996 kongresini hatırlıyordum. Akıl almaz bir kalabalık ülkenin her yanından başkente akın etmişti. Kongre salonu dolup taşıyordu. Bütün Kürt toplantıları aynı zamanda bir festival gibidir, insanlar buluşur hasret giderir. 1996 yılında, Susurluk kazasının da etkisi ile ortam rahatlamış gibiydi. Haziran ayında İstanbul’daki barış mitinginde on binler barıştan yana ağırlığını koymuştu. HADEP ciddi bir atak hazırlığı içindeydi. Ve Ankara’da kongre salonunda, Türk bayrağının süzülerek aşağı inişini bugün gibi hatırlıyorum. Bir anda, devletin karanlık güçleri atağa geçti. Genelkurmayın meşhur bayrak fetişizmi ve kampanyası o gün başladı. Neredeyse İstanbul’un her tepesinde devasa bir bayrak..]]> Mon, 05 Sep 2011 09:46:01 +0400 Kan ve gözyaşları ülkesi https://www.evrensel.net/yazi/12721/kan-ve-gozyaslari-ulkesi https://www.evrensel.net/yazi/12721/kan-ve-gozyaslari-ulkesi? Şu sıralarda, elimde Jakob Künzler’in “Kan ve Gözyaşları Ülkesinde. Dünya Savaşı Sırasında Mezopotamya’da Yaşananlar” adlı kitabı var. Kitapta, Urfa özelinde Çok Kültürlü bir coğrafyanın 1896-1920 yılları arasında nasıl yok olduğunun öyküsü var. Hans-Lukas Kieser’in, “Iskalanmış Barış” adlı İletişim Yayınları tarafından yayınlanan kitabı Mezopotamya coğrafyasının çok kültürlü geçmişini tam olarak anlatan en önemli çalışmalardan biridir. Bayram vesilesi ile artık bu coğrafya, “Kan ve Gözyaşları Ülkesi” olmasın derken kitabın önsözünün bir bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum: “Seksenli yılların başlarında, pek çok insanın Türkiye’den Avrupa’ya ve İsviçre’ye kaçtığı dönemde, babamdan geriye kalanlar arasında küç&uu..]]> Tue, 30 Aug 2011 09:36:49 +0400 Mihri ağabey için https://www.evrensel.net/yazi/12294/mihri-agabey-icin https://www.evrensel.net/yazi/12294/mihri-agabey-icin? Geçen hafta Mihri Ağabey’i de yolcu ettik. Türkiye solunun ilk “Dev-Gençlisi”si. 1930’ların kriz yıllarında Amerika’da, eti kemiği ile gerçek proletarya ile temas içinde benimsemişti komünizmi. Türkiye Komünist Partisinden önce, Amerikan Komünist Partisinin üyesi olmuştu, pamuk tarlalarının karaderili işçileri ile tanışmıştı. Tam bir enternasyonalistti o. İspanya iç savaşına katılma istemi gerçekleşmedi ama, bu enternasyonalist görevi Yunan İç Savaşı sırasında gerçekleştirdi. “Rigas’ın Dediği” başlıklı gerilla anılarında bu deneyimini anlatırken, aynı zamanda bizlerin Rigas’ı da tanımamızı sağladı. Rigas, Fransız Devriminden 7 yıl sonra Osmanlı coğrafyasına yönelik ilk anayasayı kaleme almıştı ve yoldaşları arasında Elenler yanında, Türkler, Bulgarlar Arnavutlar vd. vardı. II. Dünya Savaşı Patlak verdiğinde, Ç..]]> Mon, 22 Aug 2011 11:07:50 +0400 ‘Sular durulmaz dalgalanmadan’ https://www.evrensel.net/yazi/11867/sular-durulmaz-dalgalanmadan https://www.evrensel.net/yazi/11867/sular-durulmaz-dalgalanmadan? Yine zor günlere giriyoruz. Ama bundan dolayı yeise kapılmamak gerek. Sular durulmaz dalgalanmadan. En yoğun çatışmalar kalıcı barış öncesinde yaşanır. Çatışan taraflar tüm güçlerini ortaya koyarlar. Barış süreçlerini yakından izlemek gerek. İyi niyetli adımlar ve karşılıklı güven sağlamak, çatışan tarafların karşılıklı onuruna dikkat etmesi de çözüme gidiş psikolojisinin en önemli unsurlarından biridir. Megalomani çatışmanın sürmesinin önemli psikolojik unsurlarından biridir. “Padişahım çok gururlanma, senden büyük Allah var”, geçmişin anlamlı sözlerinden biridir. Yüzde 50 oy almak önemlidir elbette, Türkiye gibi ülkeler açısından elbette. Ama yüzde 50’nin oyunu almadığınızı da akılda tutmalısınız hep. Başbakan Erdoğan’ın 10. Yıl konuşması daha çok acının yaşanacağı doğrultusunda ipuç..]]> Mon, 15 Aug 2011 10:00:22 +0400 Aram Dikranı hatırlarken https://www.evrensel.net/yazi/11410/aram-dikrani-hatirlarken https://www.evrensel.net/yazi/11410/aram-dikrani-hatirlarken? Ay dilbere qe menale feqiye teyran edi kale nexweseki pir be hale Tu him guli, him rihan i tu him derd i, him dermani tu him derd i, him dermani him hekim i him loqman i weran ez im malim xerab Feqiyê Teyran Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi ne kadar güzel bir iş yaptı Pazartesi günü. Ne yazık ki çok istediğim halde Aram Dikran’ı anma toplantısına katılamadım. Toplantının onur konuğunun İsmail Beşikçi olması da çok anlamlı. İkisinin ortak bir özelliği var. Beşikçi, Kürt olmadığı halde Kürtlerin gayriresmi tarihini ve sosyolojisini kendine dert edinmişti. Aram Dikran ise, Kürt müziğini… Onun çaldığı cümbüşü ve türkülerini unutmak mümkün mü? Az mı Kürt sürgüne, onun müziği ile göğüs gerdi? Ermeni Türkçe okuyan nice saz ustası,nice Kürtçeyi dillendiren dengbej vardır, şu Ana..]]> Mon, 08 Aug 2011 10:19:43 +0400 Akıl tutulmasının karanlığında https://www.evrensel.net/yazi/10947/akil-tutulmasinin-karanliginda https://www.evrensel.net/yazi/10947/akil-tutulmasinin-karanliginda? Ağustos öncesi Ordu üst kademesinin istifası ile bir çeşit hara-kiri olayı yaşandı. Samuraylar yoldaşlarına yönelik muameleyi onurlarına yedirememişlerdi. Peki, acaba bu olay Soğuk Savaş artığı Milli Güvenlik Devleti modelinin sona ermesi anlamına gelir mi? Militer erk odağının yerini polis erk odağının alması “demokratik” bir gelişim sayılabilir mi? Yıllar once, daha Ergenekon operasyonu başlamadan once, Türkiye’de yükselen milliyetçi dalga ve bunu tutuşturan militarist odağa dikkat çekmiştik. Bu odak siyasal islam ile giriştiği savaşı kaybetmiş görünüyor geldiğimiz noktada. Ama Solu ve Kürtleri “iç tehdit” olarak gören mantık acaba değişti mi? Bu mantık değişmediği sürece, ülkenin “demokratikleştiği” söylenebilir mi? Hele güvenlik, geçmişte askerlerle kol kola Solun ve Kürtlerin üstüne yürüyen, Soğuk Savaş..]]> Tue, 02 Aug 2011 03:33:56 +0400 Şaban için https://www.evrensel.net/yazi/10543/saban-icin https://www.evrensel.net/yazi/10543/saban-icin? Büyük gemiler de yok artık bayım Büyük yelkenler de Büyük kâğıtlar yakmak istiyor şimdi canım. İşte az önce bir karabatak daldı suya Bir süredir kayıp Dünyayı yutmuş olarak çıksa da ortaya Ölüm çok iri bir sözcük değil bayım. Kasımpatları kadar acı kokuyorum biliyorum. Ama siz sobada sucuklu yumurta pişirip yiyen Yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz? Bir gül, bir güle derdi ki görse Yalan söylüyorum Güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım Didem Madak Ölüm Meleği, hasadına erken başladı bu yıl. İbrahim Çeşmecioğlu, ardından Şaban Dayanan… Ve genç bir şair, Didem Ozan…Çevremizde, alıp başını giden kanserden… Hepsi 12 Eylül öncesi ve sonrasının çocukları… Kimisi tutukluluk ile, DAL grupları ile, işkence ve zulüm ile çok küçük yaşta tanış..]]> Mon, 25 Jul 2011 09:54:13 +0400 ‘Bir vicdan örneği: Lice Kaymakamı Hüseyin Nesimi’ https://www.evrensel.net/yazi/10065/bir-vicdan-ornegi-lice-kaymakami-huseyin-nesimi https://www.evrensel.net/yazi/10065/bir-vicdan-ornegi-lice-kaymakami-huseyin-nesimi? Lice (Şirişa, Holuris’ten gelerek daha sonra İllirisis, İlice) geçmişten beri Kürtlerin Ermeniler ile birlikte yaşadığı kasabalardan biri. en büyük Kürt kenti olan Diyarbakır’ın bir kazası. 22 ekim 1993 günü Diyarbakır jandarma bölge komutanı tuğgeneral bahtiyar Lice’de, jitem tarafından öldürüldü. Daha sonra askeri birlikler kent içinde sivil hedeflere saldırdı. 22 ekim 1993’teki olaylarda, resmi rakamlara göre, Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yaşayan 15 sivil kurşunlanarak ya da yakılarak öldürüldü, onlarca kişi yaralandı. Ayrıca olaylarda 400 konut ile 250 işyeri de yakılıp yıkılarak kullanılmayacak derecede tahrip oldu.”. Ordu, basının, siyasetçilerin ve insan hakları örgütlerinin kentte inceleme yapmasına izin vermedi. (AİHM) Türkiye aleyhine ilk toplu dava özelliği taşıyan Lice olaylarında ‘dostane çöz&..]]> Mon, 18 Jul 2011 09:58:28 +0400 İstanbulluların Atina’dan gelen sesi https://www.evrensel.net/yazi/9633/istanbullularin-atinadan-gelen-sesi https://www.evrensel.net/yazi/9633/istanbullularin-atinadan-gelen-sesi? İstanbul Rumluğu bize, yenilerde onca öğündüğümüz Osmanlı’dan emanet… Ama İstanbul Rumluğu can çekişiyor… Tek parti rejimi sırasında hazırlanan CHP’nin toplum mühendisliği raporlarından birinde, İstanbul’un Fethinin 500. yılında İstanbul Rumluğunun bitmesi hedefleniyordu. CHP 1950 yılında seçimleri bitirince bu misyonu sürdürme işi DP’ye kaldı. 1955, 6-7 Eylül Pogromu sırasında Cumhurbaşkanı olan Celal Bayar, eski bir Teşkilat-ı Mahsusa elamanı idi. Atatürk’ün son başbakanı olan Celal Bayar’ın devr-i saadetinde, MİT ajanları, Selanik’teki Atatürk Evine bomba koyabildi, salt provokasyon olsun diye… Ve aslında İstanbul’un kozmopolitizmi asıl o gün öldü. “Ben de Yazdım” adlı ancak 8 cildini yayınlayabildiği anılarında Bayar’ın en öğündüğü çalışmalarından biri, 1914 yılında Batı Anadolu Ru..]]> Mon, 11 Jul 2011 10:29:52 +0400 Şen gelişler ola Cemil Çiçek Paşa! https://www.evrensel.net/yazi/9183/sen-gelisler-ola-cemil-cicek-pasa https://www.evrensel.net/yazi/9183/sen-gelisler-ola-cemil-cicek-pasa? Evet, TBMM emin ellerde olacak Cemil Çiçek’in Başkan olması ile birlikte… 2006 yılında TMY’yi ‘90’lı yıllardan da beter hale getirmeyi başararak Kürt basını ve Sosyalist basının inanılmaz bir baskı altına girmesini sağlayan Adalet(sizlik) Bakanı; TCK 301’in savunucusu; 2005 yılında Osmanlı Ermeni Konferansının engellenmesi çabalarında, Ergenekon sanıklarının iş birlikçisi; Bay Erdoğan’ın askeriye ile ilişkilerindeki aracı kilit adamı; Napoleon’un Zaptiye Nazırı Fouche gibi her devrin adamı olmayı başaran bir hacıyatmaz… Bay Çiçek’in başkanlığındaki bir TBMM’den ne kadar demokratik, adil, her kesimi kapsayan bir anayasa çıkar hesap edin artık. Son kabinede Bay Çiçek, aynı zamanda MGK bünyesinde oluşturulan Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Koordinasyon Kurulu’ndan da(ASİMKK) sorumlu Devlet Bakanı idi. Bizim Bay Fouche’miz, Er..]]> Mon, 04 Jul 2011 10:05:08 +0400 İkinci Gomidas Olayı https://www.evrensel.net/yazi/8770/ikinci-gomidas-olayi https://www.evrensel.net/yazi/8770/ikinci-gomidas-olayi? Sevgili, saygıdeğer Patrik II. Mesrop, Ermeni halkının ikinci kez yaşadığı Bir Vartabed Gomidas olayı bence. Her ikisi de, gerek Vartabed Gomidas, gerekse Mesrop Mutafyan iki korku ve dehşet döneminin kurbanı. Onlar, kendi toplumlarının karşı karşıya bulunduğu tehditlerin bedelini kendi ruhları ile ödediler. Bundan birincil olarak sorumlu ise aynı erk odakları ve aynı zihniyet: İttihatçılık ve Neo-İttihatçılık. Devletin engellemelerine karşın Mesrop’un Patrik seçilmesi, bir anlamda cemaatin yeniden onurlu bir duruşu sergilemesi ve birliğini sağlaması anlamına geliyordu. “Türk Ermeni Patriği seçilmemle birlikte yeni bir dönem ve sayfa açılmıştır. Mesleğimin yükselmesi için benim alçalmam gerekir. Bunu yapmaya mecburum” diyecekti Mesrop seçildikten sonra. Türkiye, “annus terribulus/ korkunç yıl” diye anılan 1993 yılından sonra yeniden peş peşe gelen “karanlık&..]]> Mon, 27 Jun 2011 11:28:57 +0400 Ölümün kalleşliği https://www.evrensel.net/yazi/8297/olumun-kallesligi https://www.evrensel.net/yazi/8297/olumun-kallesligi? O en ağır koşullar altında bile güler yüzü, insancıllığı ve her zaman “bir sıra neferi” ahlakı ile yük taşımaya hazır duruşu ile İbrahim Çeşmecioğlu’nun aramızdan ayrıldığına inanmak mümkün değil. “Demokrat” gazetesi, 30 aydının ortaklığı ile, tam Maraş kıyımının 1. yıldönümünde, faşizme karşı direniş felsefesi ile çıkarılan bir gazeteydi ve gazetenin kadrosu ağırlıkla genç devrimcilerden oluşuyordu. Ömrü sadece 9 ay süren ve 12 Eylül cuntasının daha ilk gününde kapattığı bu gazete, yaşanmakta olan iç savaşın en kritik son dönemine tanıklık etti, gelmekte olan cuntaya karşı direniş ruhunu ayakta tuttu. 12 Eylül sonrasında Emil Galip Sandalcı, Arslan Başer Kafaoğlu, Gülten Akın, Ahmet Yıldız, Rezzan Gönen, Engin Atasü gibi bir avuç cesur aydın bu gazetenin ve sahibi olan ortaklığın meşruiyetine sahip çıktı. Ve bu yap..]]> Mon, 20 Jun 2011 10:02:46 +0400 Yola devam https://www.evrensel.net/yazi/7882/yola-devam https://www.evrensel.net/yazi/7882/yola-devam? Birazdan oyumu kullanmak üzere evden çıkacağım diye yazmıştım dün. Ve elbette Bloka oyum demiştim. Çünkü Türkiye’nin geleceği bakımından sadece burada umut var. Belki menhus kara bahtı ülkenin, bu Blokun başarısı ile kırılma noktasına gelecek. Tıpkı Latin Amerika’daki kırılma noktaları gibi. Onlarca yıllık askeri dikta ve vesayet rejimlerinden sonra, nasıl bir sol dalga bütün kıtayı kapladıysa ve en son Peru’da sol blok başarılı olduysa, Orta Doğu’daki dikta ve vesayet rejimleri bugün nasıl devrimci bir halk ayaklanması dalgası ile yüz yüze kaldıysa, Türkiye’nin de bu dalgadan nasibini alacağına inanmak istiyorum. ‘80’li yıllarda askeri dikta ve vesayet rejimleri ve geçiş süreci üstüne birçok akademik makale derlemesi hazırladım, birçok kitap tercüme ettirdim. Bunlar arasında Poulantzas’ın “Diktatörlüklerin B..]]> Mon, 13 Jun 2011 10:09:41 +0400 Dört general https://www.evrensel.net/yazi/7442/dort-general https://www.evrensel.net/yazi/7442/dort-general? Pablo Casals 20. yüzyılın ilk yarısının en büyük çello üstadı olarak kabul edilir. Ve hiç şüphesiz 20. yüzyılın ın en büyük çellistlerinden biridir. Katalan kimliği ile gurur duyan Casals, 1971 yılında son bestelerinden biri olan, “Birleşmiş Milletler için İlahi” adlı yapıtını 95. yaş gününden 2 ay önce NY’daki BM merkezinde icra etti. BM sekreteri U Tant barış, adalet ve özgürlük mücadelesine yaptığı katkılardan dolayı ona BM Barış Madalyası verirken, ünlü “Ben bir Katalan’ım” konuşmasını yaptı. Bu konuşmasında İngiltere’den çok önce Katalanya’nın Avrupa’nın ilk demokratik parlamentosunu kurduğuna işaret etti. İspanyol ordusunun seçimle gelen Halk Cephesi iktidarına karşı 4 generalin başarısız darbe girişiminden sonra başlayan ve 1936-39 yılları arasında devam eden ve Cumhuriyetçilerin yenilgi..]]> Tue, 07 Jun 2011 03:57:54 +0400 ‘Anadolu babamızın çiftliği değil’ https://www.evrensel.net/yazi/7037/anadolu-babamizin-ciftligi-degil https://www.evrensel.net/yazi/7037/anadolu-babamizin-ciftligi-degil? Anadolu kadar son 100 yıldır, sosyal Darwinciliğin harekat sahası haline gelmiş ve gerek insan coğrafyası gerekse doğal coğrafyası on bin yıllardır, ilk kez bu kadar yıkıma uğramış ve köksüzleştirilmiş bir başka dünya parçası acaba var mıdır diye düşünüyorum bir süredir. İnsanı ve doğayı yok sayan, talan ve imha eden, böylesi bir coğrafya acaba var mıdır? Tehcir, sürgün, tenkil ve tedip yetmedi, şimdi coğrafya saldırı altında. Böylesi bir kolanizasyon ve imha, ancak 500 kusür yıl önce İspanyol konkastitorların /fatihlerin bütün bir coğrafyayı adeta kazıyarak temizlemesine benzetilebilir. Bu yaz, ailemin çevresinde kök saldığı Kelkit vadisinden geçtim, tam bir imhaydı, devasa iş makinaları korkunç bir doğa kırımı faaliyetindeydi. Köklerimin söküldüğünü hissettim. Fetih ve yayılma bitmek bilmiyor. Dersim 1938’den daha beter bir kimliksizleştirme..]]> Mon, 30 May 2011 14:42:54 +0400 Yolda https://www.evrensel.net/yazi/6242/yolda https://www.evrensel.net/yazi/6242/yolda? Diyarbakır. Mayıs ülkede en yoğun aylardan biri… Baharın adeta infilak ettiği bu ay, ne yazık ki en kötü, en karanlık, en zalimce anılarla yüklü. Filiz kıran sanki bu ay, bahara inat bu coğrafyada. Ama aynı zamanda baharın ölüme direnişi… 6 Mayıs’ta arkadaşım Deniz’i koparıp alıyorlar aramızdan. Yine aynı gün, Arap aydınlarını sallandırıyor Suriye kasabı Cemal Paşa. Ayın ortasında ise Ermeni sosyalistler sallandırılıyor Beyazıd Meydanında. Tehcir de bu ayda başlıyor. Ve ayın sonunda arkadaşım Sinan kurşuna diziliyor Nurhak dağlarında. Kafasını taşla eziyor üniversitede hukuk hocası Zohrab’ın binbaşı Ahmet. Çerkesler çiçek bırakıyor Karadeniz’de Mayıs’ta ve hala balık yemiyor, 19. yüzyılın unutulan soykırımı…. Sanki doğanın canlanışına inat, kötülük tanrısı Ehriman, daha filizler yeni yeşermişken erken hasada başlıyor tırpanı ile. Yolda olmak Mayıs&rs..]]> Mon, 16 May 2011 09:53:24 +0400 Soykırımın ekonomi politiği https://www.evrensel.net/yazi/5781/soykirimin-ekonomi-politigi https://www.evrensel.net/yazi/5781/soykirimin-ekonomi-politigi? Armenian Weekly’de Uğur Üngör’ün “Müsadere ve Kolonizasyon: Jön Türklerin Ermeni Mülklerini Ele Geçirmesi” başlıklı önemli bir yazısı çıktı. Gerçekten de Türk burjuvazisinin ilkel birikim sürecine öncülük eden, Anadolu’daki tefeci bezirganlık, mütegallibe ve ağalığın derin kökleri 1915 ve sonrası politikalara dayanıyor. Geçenlerde Erol Özkoray da, soykırım inkarcılığının derin köklerine işaret etti. 15 Haziran 1915’te Kayseri’de halka açık yerlere asılan resmi duyuru’da şöyle deniyordu: “Bütün eşyalarınızı bırakın —mobilya, yatak yorgan, donanım. Dükkan ve işyerlerinizi kapatıp kilitleyin. Kaplarınız mühürlenecektir. Dönünce her şeyi geri alacaksınız. Mülklerinizi ya da değerli eşyalarınız satmayın. Alıcı ve satıcılar aynı şekilde cezalandırılacaktır. Paranızı yur..]]> Mon, 09 May 2011 11:19:53 +0400 Vicdan sınavı https://www.evrensel.net/yazi/4861/vicdan-sinavi https://www.evrensel.net/yazi/4861/vicdan-sinavi? “Bugün 24 Nisan, kahroluyor insan”. Hürriyet gazetesi yine Hürriyetliğini yaptı. Dün İstanbul’da vicdani önemli bir olay yaşandı. 24 Nisan toplu tutuklamasının yıldönümünde Ermeni aydınları, o gece konuldukları Mehterhane Cezaevi önünde IHD öncülüğünde anıldılar,Türkiye’de vicdanı temsil eden insanlar tarafından, sonra akşam Taksim alanında buluşuldu. Bir gazetecilik dersi vardır. “Köpeğin adamı ısırması haber değildir, ama adamın köpeği ısırması haberdir” derler. Sözümüz meclisten dışarı. Sonuç olarak Türkiye’de Ermenileri lanetlemek haber değeri taşımaz, ama sürekli haber yapılır. Ama az sayıda cesur vicdanlı insanın Ermeni soykırımı kurbanlarını anması, haberdir, hem de bomba gibi haber gazetecilik açısından. Dün kendini Türkiye’nin NYT’si olarak gören Hürriyet, Türkiye’d..]]> Mon, 25 Apr 2011 09:51:28 +0400 Örtülü ya da örtüsüz DGM’ye son! https://www.evrensel.net/yazi/4392/ortulu-ya-da-ortusuz-dgmye-son https://www.evrensel.net/yazi/4392/ortulu-ya-da-ortusuz-dgmye-son? Barolarda başlayan ‘ulusalcı’ dalga İzmir’de biraz olsun kırılmaya başladı. İzmir Barosu ve Türkiye Barolar Birliği tarafından ortaklaşa düzenlenen “Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri-Olağanüstü Yargılamaların Olağanlaşmış Hali” konulu sempozyum, İzmir Adliyesi Konferans Salonunda gerçekleştirildi.Bu Sempozyum bence önemli bir tartışmayı başlattı. Umut ederiz bu tartışmanın, ayrımcı yargının sona ermesi sürecinin de başlangıcı olur. Benim de konuşmacı olduğum, Sempozyumun açılış konuşmasını yapan İzmir Barosu Başkanı Sema Pekdaş, sempozyumun ana konusunu oluşturan özel yetkili mahkemelerin önemine işaret ederek, “Avukatlar ve gazeteciler son zamanlarda özel yetkili mahkemelerin konusu oluyor. Bu iki meslek sahipleri, bu olağanüstü yargılamaların önemli konuları haline geldi” dedi. Sadece Kürtleri, “azınlıkları” ve sosyalistleri hedef aldığında, g&o..]]> Mon, 18 Apr 2011 11:18:54 +0400 Lazkiye ve Deraa’nın öyküsü https://www.evrensel.net/yazi/3877/lazkiye-ve-deraanin-oykusu https://www.evrensel.net/yazi/3877/lazkiye-ve-deraanin-oykusu? Son Cuma protesto gösterileri ile gündeme gelen Lazkiye, Alevi, Sünni ve Hıristiyan Arapların, Ermenilerin, Türkmenlerin ve Kürtlerin yaşadığı kozmopolit bir Doğu Akdeniz kenti. Dolayısıyla toplumlar arası hassas dengeleri bağrında taşımakta. Eğer becerilebilirse, oluşturulması planlanan 22 devletli Arap Parlamentosunun merkezi olacak ilerde. Aynı zamanda Lazkiye’nin Kırdaha ilçesi, baba ve oğul Esad’ın kenti... Lazkiye’de ortaya çıkan olaylar bu özeliklerle de ilgili olarak özelde Suriye’nin genelde dünyanın ilgisini çekmektedir. Beşşar Esad’ın doğduğu yer olması, tarih süreci içinde özellikle eli kanlı terör örgütü Müslüman Kardeşlerin 1980’li yıllarda inanç ayrımı üzerine yaptığı katliamların bilinçaltındaki izleri nedeniyle kırılgan bir kent olarak da tanımlanabilir. Özgün yapısıyla Lazkiye, Suriye’de a..]]> Mon, 11 Apr 2011 10:57:02 +0400 Kemikler https://www.evrensel.net/yazi/3441/kemikler https://www.evrensel.net/yazi/3441/kemikler? Siz bu yazıyı okuduğunuzda ben Der Zor yollarında olacağım. Suriye’de hemen Çölün yanında ve Fırat’ın kıyısında yer alan Der Zor kenti, “Ermeniler için, Auschwitz’e yakın bir anlam kazanmıştır” der Peter Balakian. “Bu iki yerin her biri farklı biçimlerde bir ölüm kampı ve kitlesel öldürmenin sistematik sürecidir. Her biri karanlık bir harita üzerinde işaretlenmiş sembolik bir yer, veciz bir isimdir. Der Zor hiç aklınızdan çıkmayan ya da bir çapak ya da diken gibi sizi rahatsız eden bir terimdir: “Der” “Zor” — sert, testere, bıçak gibi. Der Zor: 1915 ve 1916’da yüz binlerce Ermeni’nin Osmanlı Türk hükümetinin I. Dünya Savaşı örtüsü altında gerçekleştirdiği soykırıma doğru zorla yürütüldüğü nihai varış yeridir burası.” Bugün Der Zor’da..]]> Mon, 04 Apr 2011 12:09:58 +0400 Selam olsun tutuklu gazetecilere https://www.evrensel.net/yazi/1998/selam-olsun-tutuklu-gazetecilere https://www.evrensel.net/yazi/1998/selam-olsun-tutuklu-gazetecilere? Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu Sözcüsü Necati Abay, yıllardır hapiste bulunan Kürt ve sosyalist basın mensuplarının durumunu kamuoyuna yansıtmak için çaba harcıyor. Mesleki basın kuruluşları, Basın Konseyi önceleri, gerçek muhalif basın mensuplarının yaşadığı sorunlar karşısında son derece duyarsızdı. “Ama onlar yazılarından dolayı hapiste değiller, yasa dışı örgüt mensubu olmakla suçlanıyorlar” gerekçesini ileri sürüyorlardı. Aslında, Ak Parti Hükümeti 2006 yılında Terörle Mücadele Yasasında, ordunun istediğinin altını çizerek, radikal değişiklikler yapıp, bu yasada yapılan iyileştirmeleri geri çekip, yasayı çok daha beter hale getirirken, büyük medya buna pek aldırış etmedi. Nasıl olsa hedefte olan Kürt ve sosyalist basındı. Ama hakçası, medya bu işe aldırmazken, basın meslek kuruluşları, yayıncılar birliği, yazar &o..]]> Mon, 14 Mar 2011 11:10:18 +0300 İliştirilmiş gazetecilik bitsin artık https://www.evrensel.net/yazi/1556/ilistirilmis-gazetecilik-bitsin-artik https://www.evrensel.net/yazi/1556/ilistirilmis-gazetecilik-bitsin-artik? “Embedded journalism” deyimi, 2003 yılında Irak işgalinden sonra türeyen bir deyim… “ilişkilendirilmiş”, “içine yatırılmış”, “yüklenmiş”, “içine gömülmüş” diye de çevrilebilir. Bu tür gazetecilik, gerçek gazetecilik sayılmıyor, basın etiğine göre. Silahlı çatışmalarda, askeri birliklerle koordine muhabirlerin çalışmasını tanımlamak için kullanılıyor. Irak savaşı başladığında tam 775 muhabir ve fotoğrafçı, ordu ile sözleşme imzalayıp, onların koyduğu tahditleri kabul ederek, savaş bölgesine ulaştı ve Amerikan ordusunun istediği gibi gazetecilik yaptı. Ama Türkiye’de bu tür gazeteciliği niteleyen bir deyim, daha ‘90’larda adaşım Duran tarafından türetilmişti. “İletişim” deyiminin babası nasıl Murat Belge ise, “Apoletli Medya” deyiminin babası da Ragıp Duran’d..]]> Mon, 07 Mar 2011 12:38:11 +0300 “Unutulan” adam https://www.evrensel.net/yazi/1090/unutulan-adam https://www.evrensel.net/yazi/1090/unutulan-adam? Sarkis Hatspanıan da siyasal düşüncelerinden dolayı cezaevinde olan bir yazar. O da Erivan’da mahpus. Son ziyaretimde onunla sesli de olsa konuşma olanağı buldum. Uzun uzun sohbet ettik, sosyalizmi öğrendiği ilk ustası babasını andık. Bu arada ondan aldığım mektupta, 12 Eylül idamlarından konuşulurken atlanan bir ismi, hepimizin bir ayıbı olarak anmak istiyorum: Levon Ekmekçiyan. Neyse ki, Sarkis Çerkezyan “Bu Dünya Hepimize Yeter” adlı kitabında ondan bahsetmişti. Şöyle diyor Hatspanyan: “2010 Ekim başında bir kitap fuarı sırasında bana, Belge Yayınlarınca yayınlanmış epeyi kitap ulaştırılma nezaketinde bulunuldu. Eh politik tutukluya da mahpushanede ne gerek, KİTAP tabii ve ben de bilgi susuzluğumu giderebilmek için, nice uykusuz geceler ağartmakla bana ulaşan tüm kitapları birkaç hafta içerisinde bir biri ardına devirdim gitti işte ! Tüm kitaplar benim de bizzat yaşamış olduğum pek ..]]> Mon, 28 Feb 2011 17:00:39 +0300 ‘68’in sis bombaları arasında ilk Kürt gecesi https://www.evrensel.net/yazi/605/68in-sis-bombalari-arasinda-ilk-kurt-gecesi https://www.evrensel.net/yazi/605/68in-sis-bombalari-arasinda-ilk-kurt-gecesi? Dün muhteşem bir gece yaşadın The Hall’da. !f Bağımsız Film Festivali vesilesiyle, Kürt müziğinin en zirve isimlerinden Aynur, Arpist Tara Jaff ve Mehmet Atlı’yı bir arada dinlemek tam bir ayrıcalıktı. Kürt müziği, antik dönemden gelen arpın tınıları ile müthiş bir armoniye ulaşıyor. Zaten Gomidas’ın da katkısı ile, Kürt müziğinin zenginliği konusunda, müzikologlar arasında bir farkındalık var. Belki arpın da etkisi ile, Mehmet’in çalış tarzı ile, yoğunlaşması ile kendimi bir an İrlanda’da hissettim. Sahi Keltler Anadolu’ya kadar gelmişlerdi değil mi, eski çağlarda, kurdukları ülkesine niçin uzanmasınlardı ki. İşte evrensel müzik işte böyle arkeolojik hissiyata da neden oluyor. Kahramanların, Mehmet Atlı’nın müziği sayesinde, yükselen yeni bir Kürt kuşağının özellikleri ile de tanıştım. Yerel özelliklerini yitirmeden, metropol yaşamı ..]]> Tue, 22 Feb 2011 15:16:12 +0300 Gazeteci-Çevirmen Suzan Zengin serbest kalmalı https://www.evrensel.net/yazi/222/gazeteci-cevirmen-suzan-zengin-serbest-kalmali https://www.evrensel.net/yazi/222/gazeteci-cevirmen-suzan-zengin-serbest-kalmali? Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Lokalinde, Uluslararası PEN Türkiye Merkezinin öncülüğünde, ünlü Alman Yazar Günther Wallraff ile birlikte basın toplantısına katıldık. Wallraff, Pınar Selek’in duruşmasında idi. Aralık başında ise Doğan Akhanlı için gelmişti. “Hücreler” adlı kitabından dolayı hapse konulan Nevin Berktaş’a ve Çevirmen Suzan Zengin’e destek verdi. Adil olmayan yargı devam ettiği sürece Wallraff bu ülkeye daha çok gelir gider. Wallraff, Almanya’da “Türk dostu” olarak tanınan bir yazar. 1980’li yıllarda “En Alttakiler” kitabı ile tanındı. Bıyık bırakmış, Türk kılığına girmiş, başına gelmeyen kalmamıştı. Ancak Kürtlerle ilgilenince kötü adam olmuştu sizim medyanın nezdinde. Bugün ise, Almanya’da aşırı sağın yükselttiği “İslamofobi”ye karşı mücadele veriyor. Avrupa sağının İsl..]]> Thu, 17 Feb 2011 05:55:32 +0300