Evrensel.net https://www.evrensel.net tr Emek Evrenseldir https://evrensel.net/nhy/upload/diger/favicon.ico https://www.evrensel.net/tema/evrensel16/img/apple-touch-icon-114x114.png Evrensel.net 'Sahte / Fake' https://www.evrensel.net/yazi/82678/sahte-fake https://www.evrensel.net/yazi/82678/sahte-fake? İFSAK’ın düzenlediği 25. İstanbul Fotoğraf Günleri sürüyor... (1-30 Kasım 2018) ‘’Tüm sanatseverlerimizi bir ay boyunca birlikte sanata doyacağımız etkinliklerde bir arada olmaya çağırıyor, etkinliklerimizin ücretsiz olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz...’’ İFSAK’ın 1 Kasım’da başlayan 25. İstanbul Fotoğraf Günleri sürüyor. Sanatseverlerin ne kadar ilgi gösterdiğini bilmem ama fotoğraf dünyasının pek ilgi göstermediğini düşünüyorum. Gözlemlediğim kadarıyla olmayan fotoğraf yayıncılığımızda ve sosyal medya ortamında duyurular dışında pek bir eleştiri göremedim. Bu durum belki de bu yılın konusuna denk düşüyordur . ‘’Sahte/Fake’’ İFSAK’ın etkinlik manifestosunda ve program açıklamasında konu şöyle açıklanıyor. ‘25. İFSAK İstanbul Fotoğraf Günleri’nin teması’ Fake (S..]]> Fri, 16 Nov 2018 04:10:13 +0300 Fotoğraflar kanıttır ama.... https://www.evrensel.net/yazi/82484/fotograflar-kanittir-ama https://www.evrensel.net/yazi/82484/fotograflar-kanittir-ama? Susan Sontag* “Fotoğraf üzerine’’ adlı yazısında şöyle diyor: “Fotoğraflar bize kanıt teşkil eder. Hakkında işitip de şüphe duyduğumuz bir şeyin fotoğrafı gösterildiğinde kanıtlanmış sayılır. Fotoğraf makinesinin faydalı olarak kullanıldığı alanlardan birisi, yaptığı kayıtla suçlayıcı bir nitelik taşımasıdır. Nitekim fotoğraflar, Paris polisinin Haziran 1871’de Komünarların canice katledilmesinde kullanılmalarından itibaren, modern devletlerin giderek daha fazla, eylem yapan kitleleri gözetleyip denetim altında tutmasına yarayan araçlardan biri haline gelmiştir.(...) Bir olay fotoğrafı çekilmeye değer olmuşsa eğer, o olayın neyden oluştuğunu belirleyen şey hâlâ (en geniş anlamıyla) ideolojidir. Bir ad verilene ve niteliği tarif edilene kadar bir olayın fotoğrafik ya da başka türlü bir kanıtının varlığından da söz edilemez. Kaldı ki olayları kurmayı – daha doğrusu onla..]]> Fri, 19 Oct 2018 04:05:31 +0300 #FreeShahidul | Shahidul Alam’a özgürlük https://www.evrensel.net/yazi/82298/freeshahidul-shahidul-alama-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/82298/freeshahidul-shahidul-alama-ozgurluk? ‘‘... Bakıyorum geceye demirlerdenve iman tahtamın üstündeki baskıya rağmenkalbim en uzak yıldızla birlikte çarpıyor...’’ (Angina Pektoris-Nâzım Hikmet) Shahidul Alam, Bangladeşli Fotoğrafçı, Gazeteci, Yazar; yani bir aydın ve Sanatçı. Shahidul Alam 5 Ağustos 2018 tarihinde Al Jazeera ile yaptığı söyleşi sonrasında Dhaka Bangladeş’teki evinden zorla alındı ve tutuklandı. Hapishanede sağlığı kötüleşti. Türkiye fotoğraf çevreleri tanır. Bursa Fotofest, Galata Fotoğrafhanesi ve İfsak’ın etkinliklerine katıldı, sergiler açtı, söyleşiler gerçekleştirdi. Geçen hafta Alam için, sosyal medyada “#FreeShahidul Küresel Protesto Haftası” başlıklı hashtag açılırken Bangladeş sokaklarında dayanışma gösterileri yapıldı. Dünyanın önde gelen aydın, sanatçı ve aktivistlerinden çağrılar yükseldi. Sh..]]> Fri, 21 Sep 2018 04:09:29 +0300 Fotoğrafçının eğitimi ve fotoğraf kitap yayıncılığı https://www.evrensel.net/yazi/82246/fotografcinin-egitimi-ve-fotograf-kitap-yayinciligi https://www.evrensel.net/yazi/82246/fotografcinin-egitimi-ve-fotograf-kitap-yayinciligi? Fotoğraf kimileri için vazgeçilmezdir. Örneğin benim için. Bugün bu yazıyı yazmama neden olan e-postama düşen Hep Kitap yayınevinin çıkardığı ‘Fotoğrafın Kısa Öyküsü’ kitabının tanıtımı. Fotoğraf kitaplarının, bilinen ‘Fotoğrafçılığı öğretiyoruz’ başlıklı olanlarının dışında, çok ender yayımlandığı bir ortamda bu duyuruyu önemli buldum. Fotoğraf kurslarının bunca popüler olduğu günümüzde nedense fotoğraf kitapları pek rağbet görmüyor. Gerçi okumayan, sorgulamayan bir toplumuz ama fotoğraf ve sanat kitapları iki kat daha okunmaz durumda. Oysa ki elimizi sallasak fotoğrafçıya çarpıyor. Kurslar dolup taşıyor. Her fotoğraf meraklısı bir kitap alsa yayıncılar daha çok kitap yayınlar, fotoğrafın düğmeye basmak olmadığı bir yaratım ve düşünce biçimi olduğu öğrenilir. “Daha iyi nasıl fotoğraf &cce..]]> Fri, 14 Sep 2018 04:01:33 +0300 Hak arama mücadelesinde kuşaklar https://www.evrensel.net/yazi/82156/hak-arama-mucadelesinde-kusaklar https://www.evrensel.net/yazi/82156/hak-arama-mucadelesinde-kusaklar? (Cumartesi Anneleri’nin 700. Haftası Nedeniyle...) Adaletsizliğin sonucudur hak arayışları. Belki yüzlerce kez yazdık, çizdik, çektik. Cumartesi Anneleri’nin 700. Haftası’nda bir kez daha demokrasi denen şeyin ne kadar göreceli ya da konjonktüre göre değişken bir kavram olduğunu. Sanki yıllar içinde taşların yerinin değiştirilip yap-boz oyunlarına çevrildiği bir ülkede yaşıyoruz. Anlayacağınız demokrasi bazen yumuşuyormuş gibi yapıyor “‘özgürlük’’: bazen sertleşiyor “‘diktatörlük’’ yaşanıyor diyoruz. Ama değişmeyen bu gelgitlerde kaydediciler (Fotoğrafçılar, foto muhabirleri, tarih yazıcıları) oluyor. Fazla gerilere gitmeye gerek yok. 1980 darbe yılları bu günlerin aynası gibi. O dönemler faşizme karşı mücadele edenler yerlerini torunlarına bıraktı. Tanık olduklarımızı, yaşadıklarımızı yazıyoruz, çekiyoruz ve..]]> Fri, 31 Aug 2018 03:00:00 +0300 Gerçeklik ve algı https://www.evrensel.net/yazi/82070/gerceklik-ve-algi https://www.evrensel.net/yazi/82070/gerceklik-ve-algi? Bugün 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümü. Yani 19 yıl geçmiş. Deprem sonrası yaraların sarılması, evsiz barksız kalanlar derken rantsal bölüşümün manivelası yapılarak yoksullardan alınıp zenginlere lüks konutlar ve yaşam alanları seferberliğinin yıllar sonrası yani. Deprem öncesi gizli gizli planlanan ‘’Kentsel Dönüşüm (!)’’ planları hayata nasıl geçirilecekti? İşte deprem burada devreye girdi. Depreme dayanıklı binaların yapılması, gecekondu ve gayri insani şartların ortadan kaldırılması falan denilerek metropol merkezlerindeki alt gelir grubu para, tehdit ve güçle TOKİ konutlarına sürüldüler. Bittiler mi? Yooo hâlâ periferi denilen metropol çevrelerinde kalmaya direnenler var. Ele geçirilen yerlere devasa gökdelenler yapıldı. Maslak, Zeytinburnu, Cevizlibağ, Ataköy sahili ve E-5 kenarı, Şişli-Mecidiyek&..]]> Fri, 17 Aug 2018 04:40:52 +0300 ‘Gar olayı’ davası bitti ‘Ankara Katliamı’ davası sürüyor!... https://www.evrensel.net/yazi/82024/gar-olayi-davasi-bitti-ankara-katliami-davasi-suruyor https://www.evrensel.net/yazi/82024/gar-olayi-davasi-bitti-ankara-katliami-davasi-suruyor? Bugün 10 Ekim Ankara Katliamı’nın 34. ayı. Geçen hafta ‘Gar’, ‘Gar Olayı’, ‘Ankara Terör Olayı’ davasının bitimine tanık olduk. Yüksek güvenlikli Sincan Cezaevinin devasa mahkeme salonunda son duruşma yapıldı. Yani Ankara’nın ‘Gar Davası’ bitti. Meğerse ülkeyi seri katliamlarla sarsanlar 30-40 kadar katil ve onları yöneten 1-2 kişi imiş. Onlar da zaten güvenlik güçleri tarafından ‘’etkisiz hale getirilmiş’’ geriye kalanlar da mahkemece en ağır cezalara çarptırılmış. Bu mu yani? 16’sı firari, 19’una müebbetle 3-5 yıl arası ceza. HDP binalarının bombalanması, HDP mitinginde, düğün, Ankara’da, İstanbul’daki katliamlarda 200’den fazla insan katledildi, yüzlercesi sakat ve travmalı kaldı. Peki adalet sağlanabildi mi? Mahkemeye göre EVET. Mağdurlara göre HAYI..]]> Fri, 10 Aug 2018 03:57:05 +0300 Şaban Dayanan... https://www.evrensel.net/yazi/81944/saban-dayanan https://www.evrensel.net/yazi/81944/saban-dayanan? ‘’... Yeni dostlar yeni rüzgarlar gelir geçer Yosun muydum, kaya mıydım nasıl unuturlar Kahredersin başın önüne düşer Düşerse beni unutma. (Gülten Akın) Şaban Dayanan, İHD’ye emek ve omuz vermiş, fotoğrafçı ve yazardı. Cumartesi Anneleri’nin her daim yanında olmuş, ülke sınırlarında ya da dışında hak hukuk ihlallerine karşı durmuş, kısaca insan hakları aktivistiydi. Bir temmuz günü genç yaşta aramızdan ayrıldı. 13 yaşında hapisle tanışıp, 2.5 yıl yattıktan sonra yaşının küçüklüğünden serbest bırakılan, işkenceler gören ve 127 defa göz altına alınan mütevazı, hep devrimci bir genç adamdı. Şaban’ın ölümünün ardından yazdığım yazıyı tekrar güncelleyerek sizlerle paylaşmak istedim. UNUTMA BENİ… Şaban’la tanışanların mutlaka bir anısı olmuştur. Camiye erken gitmiştim. Kapının önünd..]]> Fri, 27 Jul 2018 04:00:20 +0300 Dikkat fotoğraf çekebilir https://www.evrensel.net/yazi/81903/dikkat-fotograf-cekebilir https://www.evrensel.net/yazi/81903/dikkat-fotograf-cekebilir? Herkes fotoğraf çekebilir, hatta robotlar bile. Ama herkes fotoğraf yapamaz. Fotoğraf yapmak gerekli teknik değerleri makineye yüklemenin yanında fikir katmayı ya da fikirden yola çıkarak fotoğrafı oluşturmaktır. Teknik-İçerik ve estetikten oluşan fotoğraf, fotoğraftır. Makineyi havaya atıp uzaktan kumandasına bastığında da fotoğraf çekilir. Fotoğrafın oluşturulmasında iki soru karşımıza çıkar. Fotoğrafçının bu sorulara cevap vermesi gerekir. Birincisi “Ne diyeceğim?” Fotoğrafın içerik yanıdır. Ya da sıkça kullandığımız “Bu fotoğraf ne anlatıyor?” sorusunun karşılığı. İkincisi “Nasıl diyeceğim?” Fotoğrafın nasıl sunulacağıdır. Biçimle ilgilidir. Estetik ve kompozisyon yani. Eskiden sanatın ne olup olmadığı “İçerik mi, biçim mi?” diye tartışılırdı. Yani ikisi de... Biri eksikse fotoğraf olmaz. Ya da kaydedilmiş bir görüntüdür yalnızca. ..]]> Fri, 20 Jul 2018 03:01:01 +0300 Hacizli emekliler… https://www.evrensel.net/yazi/81721/hacizli-emekliler https://www.evrensel.net/yazi/81721/hacizli-emekliler? Geçen hafta ülkenin başkenti Ankara’da idim. Kızılay, Sıhhıye Caddelerinde ‘‘Hacizli emeklilere çağrı’’ ilanları yerlere yapıştırılmıştı. Sokaklar toplumun aynasıdır. Ülkemizdeki emeklilerin sorunlarının ne boyutta olduğunu gösteriyor. Üstelik seçim öncesi. 16 yıldır ülkeyi yönetenler pembe tablolar çiziyor ve muhalefetteymiş gibi propaganda yapıyor. Ama özellikle Ankara’nın sokakları onları yalanlıyor. Hacizli emekliler var, “eyyy iktidar” diyor, “Biz kredi verip para kazanacağız” diyor... Onlar, “Emekliler kıraathanelerde kekler, börekler ve çaylar eşliğinde torunlarıyla oturup hasbıhal edecekler” diyorlar. “OHAL’i kaldıracağız” diyorlar, şaka gibi. Muhalefet ne derse iktidar da bir fazlası diyor gibi. Durum şu ki; Özgürlük, demokrasi, hak, hukuk adına var olan kırıntılarla bir seçime g..]]> Fri, 22 Jun 2018 04:14:51 +0300 Adalet https://www.evrensel.net/yazi/81673/adalet https://www.evrensel.net/yazi/81673/adalet? Adalet, zarar veren ile zarar gören arasında hakkaniyeti sağlamaktır. Mağdur olanın hakkını aramaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin yaşamış olduğu en büyük katliam olarak tarihe geçen 10 Ekim 2015 anKARA Katliamı’nın 9. duruşması 12-13 Haziran 2018 tarihlerinde gerçekleştirildi. Burada uzun uzun mahkemede yaşananları yazacak değilim. Zaten Evrensel’de okuyorsunuz. Fakat tarihe not düşmek bakımından ifademde geçen aşağıdaki satırları yazmak ihtiyacını duydum. Çünkü, 250 kişiden fazla katliam mağduru müşteki olarak günlerce, duruşmalar boyunca ifade verdik. İfade neden verilir? Davada belge, bilgi delil olabilecek araştırılıp incelenecek maddi gerçeklerin bulunup çıkarılması için verilir. Anlaşılan odur ki bizler mahkemeyi boşuna meşgul etmişiz. En az 250 kişinin ifadelerinden mahkemenin işine yarayacak hiçbir şey söylememiş, belge bilgi vermemişiz. Nereden mi ç..]]> Fri, 15 Jun 2018 03:00:03 +0300 Ketıl ve buzdolabı ya da nesnelerin imgeleşmesi... https://www.evrensel.net/yazi/81625/ketil-ve-buzdolabi-ya-da-nesnelerin-imgelesmesi https://www.evrensel.net/yazi/81625/ketil-ve-buzdolabi-ya-da-nesnelerin-imgelesmesi? Seçimler hayatımıza yeni semboller kazandırmaya devam ediyor. Gezi direnişleri zamanında tavan yapan yaratıcılık seçim öncesi tekrarlanmaya başlandı. Hatırlarsanız penguenler, Twitter kuşu o günleri anımsatır. Bir cumhurbaşkanı adayından buzdolabının bir ülkenin gelişmişlik düzeyini gösterdiğini öğrendik. Şöyle demiş; “Buzdolabı satışı neydi? 1 milyon 88 bin. Nereye çıktı? 3 milyar 107 bine yükseldi. Demek ki fakir fukara değil, eğer her eve elhamdülillah buzdolabı giriyorsa refah seviyesi var demektir” dedi. Diğer Cumhurbaşkanı Adayı Demirtaş halen tutukluyken, 16 Eylül 2017’de kendi Twitter hesabından bazı paylaşımlar yapılmıştı. Bunun üzerine cezaevi idaresi, Demirtaş’ın odasında ’tweet araması’ yapmış. Demirtaş da bunun üzerine yine Twitter’dan ”Odada twit bulunamadı doğal olarak. Çay için kettle vardı sadece, ondan da twit atılamayac..]]> Fri, 08 Jun 2018 03:00:11 +0300 İzler ve Sözler https://www.evrensel.net/yazi/81483/izler-ve-sozler https://www.evrensel.net/yazi/81483/izler-ve-sozler? 12 Mayıs Cumartesi günü “İzler ve Sözler” isimli Sennur Sezer’in yorumlarıyla çektiğim fotoğraflardan oluşan sergi Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezinde açıldı. Sizler bu satırları okuduğunuzda ben sergiyi topluyor olacağım. Sergiyi takip edenler hikayeyi biliyorlar ama uzakta olup görmeyenler için bir özet yapmak ve duygularımı paylaşmak istiyorum. Sennur Abla, Evrensel gazetesi ve Evrensel Kültür dergisinde yayınlanan fotoğraflarıma yıllar içinde yorumlar yazıyordu. 2010 yılında 15-20 kadarını TÜYAP sanat fuarında sergilemek istemiş ve baskıları yaptırıp Sennur Abla’ya imzalatmıştım. Sennur Abla da sergiyi gezmişti. Sonrasında yazdığı yorumları fotoğraflarla birleştirmiş belki bir gün sergilerim diye hazırlamıştım ama Sennur Abla son hallerini göremedi. Toplam 50 yorumlu fotoğraf ve yarısı ‘ıslak imzalı’ olarak sergilendi. Gıda-İş sendikasının ..]]> Fri, 18 May 2018 04:11:04 +0300 Duydunuz mu? İnşaat işçisi fotoğraf sergisi açmış... https://www.evrensel.net/yazi/81347/duydunuz-mu-insaat-iscisi-fotograf-sergisi-acmis https://www.evrensel.net/yazi/81347/duydunuz-mu-insaat-iscisi-fotograf-sergisi-acmis? Hakan Ottaş İnşaat İşçisi. Harç karar, duvar örer, oturamayacağı dahası yakınından dahi geçemeyeceği binalar yapar. Onun da itirazları var. Daha iyi daha güzel bir dünyanın özlemini duyar. İşinden, eşinden zaman ayırarak fotoğraf çeker. İtirazlarını fotoğrafın diliyle göstermeye, duyurmaya çalışır. Duygularını, sevinçlerini, acılarını paylaşır. Fotoğrafın bu anlamda bir iletişim aracı olduğunu keşfeder. Kimi zaman fotoğraf çeker kimi zaman fotoğraf yapar. Sosyal medyadan paylaşır. Kendini geliştirdikçe güveni artar. Arşivi zenginleşir. Karma sergiler derken o büyük an gelir. Kişisel fotoğraf sergisi... Mersin’de yaşayan ve 30 yıldır inşaatlarda çalışan Hakan Ottaş, tersane emekçisi olan Şair Yazar Sennur Sezer’den etkilenmiş. Ottaş, işçilerin yaşamlarının sadece çalışmak olmadığını söylüyor. Aynı zamanda düşünen hayaller kurabile..]]> Fri, 27 Apr 2018 03:07:22 +0300 Her yer sanat alanıdır, herkes sanatçı https://www.evrensel.net/yazi/81249/her-yer-sanat-alanidir-herkes-sanatci https://www.evrensel.net/yazi/81249/her-yer-sanat-alanidir-herkes-sanatci? Galeri, müzayede, sergi, fuar, bienal, trienal, müze gibi kültür ve sanata dair olan kavram ve sözlerin gelip dayandığı yer para, özgürlük-özgünlük ve toplum. Bu kaotik durum çelişkili birliktelikler oluşturmaya devam ediyor. Hayatı bir bütün olarak algıladığımızda bazı şeylerin değişmesini istemek de bir hak oluyor. Piyasanın kural ve kanunlarına karşı durmak ne kadar mümkün? Ya da mümkün mü? Kültür, toplumsal bir dönüşüm gösterene kadar çelişkili birliktelikler oluşturacak. Bu durum kafaların karışıklığının daha epey süreceğini gösteriyor. Sanat piyasasının kurallarına alternatif sanat hareketleri bir farkındalık yaratabilir mi? En azından denemeye değer... ‘‘Kafalar Hep Karışık’’ ismiyle ortaya çıkan bir sanat hareketi çalışmalarını sürdürüyor. İlk sergisini (Performans etkinliğini deme..]]> Fri, 13 Apr 2018 03:29:54 +0300 Duvarın gör dediği... https://www.evrensel.net/yazi/81210/duvarin-gor-dedigi https://www.evrensel.net/yazi/81210/duvarin-gor-dedigi? Mayakovski’nin “Sokaklar fırça, alanlar paletimizdir” sloganıyla sanat ordusunu sokağa davet edişinin üzerinden çok yıllar geçti. Ama bu çağrı yerini bulmuş sokaklar hâlâ fırça ve palet işlevini sürdürüyor... Kent kültürü adı altında bilboardlar ve paralı ilan panoları her yeri kaplasa da grafitiler varlıklarını göstermişlerdir. Grafitiler her ne kadar muhalif bir iletişim alanı olarak ortaya çıkmış olsalar da düzenin sistemi bu alanı da kendi kontrolüne almaya çalışmıştır. Kimi zaman başarmış, kimi zaman başaramamış sürüp giden bir mücadele alanı olarak sokaklar ve duvarlar hep var olmuşlardır. Duvar gazeteleri kültürü özellikle 1917 Sovyet Devrim yıllarında halkın okulu olmuş, iletişimin ve eğitimin bir parçası olarak kullanılmıştır. Batıda ise ezilenlerin, yok sayılanların sesleri duvarlara bazen gazete bazen gr..]]> Fri, 06 Apr 2018 03:00:35 +0300 Sosyalist gerçekçilik https://www.evrensel.net/yazi/81117/sosyalist-gercekcilik https://www.evrensel.net/yazi/81117/sosyalist-gercekcilik? “İçerik sosyalistse binlerce biçim olabilir” Nâzım Hikmet; Bertolt Brecht, Georg Lukacs, Moisei S. Kagan, Konstantin Simonov, Gely Korzhev, Hrapçenko, M. Gorki, Plehanov, Neruda, Nezval, Kavafis, Stanislavski, Aytmotov, Mayakovski, Sergey Ayzenştayn, Şolohov, Anna Seghers , F. Mehring, C. Zetkin, D. Blagpyev, G. Plekhanov, V. Vorovski, A. Lunaçarski M. Şolohov, K. Fedin, A. Fadeyev, N. Ostrovski, A. Tvardovski, K. Şimonov, D. Şostakoviç, Haçaduryan, J. Becher, H. Eisler, L. Aragon, A. Stil, M. Majerova, B. Illes, SeahO'Casey, R Fox, T. Pavlov, P; Neruda, J. Amado, N. Guillen, A. Maltz, Lu Hsün, Mao Dun, D. Natsagdordş, Ş. Tokunaga, Y. Miyatomo, John Heartfield, A.Rodchenko, El_Lissitzky, Tatlin, Nâzım Hikmet, Sabahattin Ali, Sadri Ertem, Samim Kocagöz, Kemal Bilbaşar, Orhan Kemal, Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Fakir Baykurt, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Avni Memedoğlu... Bu isimleri okuyunca aklınıza ne geliyor?..]]> Fri, 23 Mar 2018 01:07:49 +0300 Düşler tutsak edilemez! https://www.evrensel.net/yazi/81064/dusler-tutsak-edilemez https://www.evrensel.net/yazi/81064/dusler-tutsak-edilemez? Hapishaneleri dolduran binlerce siyasi tutuklulardan altmışına şöyle bir soru soruldu. “Eğer dışarıda olsaydınız neyin fotoğrafını nasıl çekmek isterdiniz?” Bize betimleyin ya da çizin sizin yerinize fotoğraflayalım. İçeriden gelen istekler fotoğrafçılara iletildi ve bu istekler gerçekleştirilmeye çalışıldı. Sonra ilk sergi İstanbul’da İFSAK’ta ocak ayının son günlerinde açıldı. Sergi, hâlâ yurt içinde dolaşıyor. Fotoğraflar Mersin’de, Urfa’da ve Adana’da sergilendi; sırada Ankara, Diyarbakır, Kuşadası... ve yurt dışı var. Sonra fotoğraflar bir kitapçıkta toplandı. Ortaya fotoğraf ve edebiyatın ortak bir projesi çıktı. Adına “İçeriden Dışarıya, Dışarıdan İçeriye” fotoğraf köprüsü dendi. Bu proje Görülmüştür.org ile redfotoğraf grubunun üç yıllık bir çalışmanın ür..]]> Fri, 16 Mar 2018 04:15:22 +0300 Ankara Katliamının 29. ayı https://www.evrensel.net/yazi/81019/ankara-katliaminin-29-ayi https://www.evrensel.net/yazi/81019/ankara-katliaminin-29-ayi? Yarın Ankara Katliamının üzerinden 29 ay geçmiş olacak. Daha önceki katliamlar da böyle böyle unutulmaya çalışılmıştı. Sivas, Maraş ve niceleri... İki yıl beş ay önce hayatta olanlar10 Ekim 2015 saat 10.04’te aramızdan ayırdılar. Hayalleri, umutları hepsi bitirildi. O gün söz verdik; nereye uzanırsa uzansın, sorumlular, katiller ve yardım yataklık yapanlar yakalanıp cezalandırılıncaya kadar davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Unutturmak istiyorlar, zaman denen çarka yenik düşelim istiyorlar. Derneği kapatabilirler, anmaları yasaklayabilirler ama bizlere yaşadıklarımızı unutturamayacaklar. Hapishane dışında olanlar katliamın duygularımıza açtığı yaraları dillendirdi, yazdı çizdi. Hâlâ görüldüğü gibi yazıp çiziyoruz. Ya hapishanelerde katliamı duyup, yüreği yüreklerimizle atanlar? Redfotoğraf ve Görülmüştür ekibi olarak ger&..]]> Fri, 09 Mar 2018 04:50:30 +0300 Hapishaneden hayata… https://www.evrensel.net/yazi/80977/hapishaneden-hayata https://www.evrensel.net/yazi/80977/hapishaneden-hayata? Redfotoğraf ve Görülmüştür.org’un ortak projesi olan ‘’Fotoğraf Köprüsü’’ hapishaneleri dolduran binlerce siyasi tutuklunun ‘Dışarıda olsalardı neyin fotoğrafını nasıl çekmek isteyeceklerine’ yönelik çalışmayı kapsıyordu. Altmış tutuklunun istekleri fotoğraflandı ve yurt içinde ve dışında sergilenmeye başladı. Daha fazla söze gerek olmadığı düşüncesiyle Erdal’ın betimlemesini ve fotoğrafı gerçekleştiren Sadık Üçok’un çalışmasını paylaşıyorum. Erdal SÜSEM (F Tipi Ceza İnfaz Kurumu/EDİRNE) “Gecekondu mahallelerinin herhangi birinde, horozlar ötmeden tan vaktinde, kepenkleri kapalı şirin bir bakkalın önüne gazete balyaları, ekmek ve süt kasaları bırakılmış. Süt kasasının üstünde üç dört adet metal para görünür biçimde olmalı. Bakkalın ön&uu..]]> Fri, 02 Mar 2018 05:28:58 +0300 Fotoğraf köprüsü https://www.evrensel.net/yazi/80933/fotograf-koprusu https://www.evrensel.net/yazi/80933/fotograf-koprusu? Redfotoğraf ile Görülmüştür ekibi 3 yıl süren Fotoğraf Köprüsü projesinin ikinci bölümünü geçen ay tamamladı. İlk bölümü olan ‘‘Dışarıdan İçeriye Fotoğraf Köprüsü’’ 2 yıl önce tamamlandığında bir çok ilde ve yurt dışında sergilendi. Tutuklulara şöyle bir soru soruldu; ‘‘Dışarıda olsalardı neyin fotoğrafını, nasıl çekmek isterlerdi?’’ Onlardan gelen betimlemeler, çizimler fotoğrafçılara dağıtıldı ve tutuklular ile mektuplaşmalar sağlandı. Bu aşamada proje ağırlaştı, süreç uzadı. Nihayetinde ocak 2018 itibariyle projenin ikinci bölümü bitirilebildi. 60 tutuklu 60 fotoğrafçı 68 fotoğraf ile ‘‘İçeriden-Dışarıya Fotoğraf- Düşler Tutsak Edilemez!’’ adıyla sergilenmeye başlandı. İlk olarak İstanbul İFSAK’ta açılan sergi ..]]> Fri, 23 Feb 2018 04:15:27 +0300 Terk https://www.evrensel.net/yazi/80842/terk https://www.evrensel.net/yazi/80842/terk? Terk, terk etmek, terk edilmek üzerine bir sergiyi geçen ay İFSAK sergi salonunda izledim. Fotoğrafçı Fatih Balkan’ın bir yıl üzerine çalıştığı ve yukarıda saydığım kavramı fotoğrafın diliyle anlattığı bir sergiydi. Sergi kataloğunda Tanju Akleman şöyle diyor; “ ... İlk gelen trene biniyorum, okuyamadığım tren tarifelerinden uzaklaşıyorum. Nereye ulaşacağımı bilmeksizin yola çıkıyor ruhum, yola çıkıyor bedenim. Kasaba dışında küçük bir göl, hatırlıyorum onlu yaşlarımda o göle girişimi. Kafamı çeviriyorum, kasabadan, o gölden, hatıralardan, her şeyden uzaklaşıyorum...” Kırka yakın fotoğrafla açılan sergideki her bir fotoğraf tek başına bu kavramı değişik yanlarıyla bile anlatıyordu. “Terk” kavramı hepimizde farklı anlamlar uyandırabilir. Terk edilmek, terk etmek. Kendimizi nerede bulursak o kısaca. Fatih’in titiz ve kendine özgü yorumu benc..]]> Fri, 09 Feb 2018 05:09:02 +0300 Hayat devam ediyor... https://www.evrensel.net/yazi/80794/hayat-devam-ediyor https://www.evrensel.net/yazi/80794/hayat-devam-ediyor? Çocuklar doğmaya devam ediyor, ölümler de devam ediyor tabii. Doğal ölümler yerini savaş ve can kayıplarına bırakıyor. Bu şartlarda yazmak çizmek de tehlike sayılıyor. ZORUNLULUK Dışarıda özgür, içeride tutsak olmak? Ya da dışarıda tutsak, içeride özgür olmak? Peki zorunluluk ne? Zorunluluğun kapsamı özgürlüklerin de kapsamı oluyor. Zorunluluklarımızı azaltan ya da çoğaltan nedenler tutsaklık alanlarımızdır. Herkes biraz özgür, biraz da tutsaktır aslında. Hayallerimiz, düşüncelerimiz bu sınırları aşan dolayısıyla sınırsız özgürlükleri yaşadığımız alanlardır. Miras ve mülkiyet ilişkileri, eğitim, sağlık, barınma ihtiyaçları ve bunları elde etme ya da kaybetmemek için verilen yaşam mücadelesi var olma mücadelesidir. Özgür olmak ya da serbest olmak; İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli öze..]]> Fri, 02 Feb 2018 04:15:54 +0300 Gazetecilere ve hukuksuz tutuklanan herkese özgürlük... https://www.evrensel.net/yazi/80656/gazetecilere-ve-hukuksuz-tutuklanan-herkese-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/80656/gazetecilere-ve-hukuksuz-tutuklanan-herkese-ozgurluk? 2018 yılının ilk yazısında merhabalar. Hapishaneler doldukça, sorunlar, dertler artıyor demektir. Bir ülke düşünün hapsetmekten gurur duyuyor, gelişme diye hapishaneler açıyor. Dışarıda olup bu durumun farkında olanlar daha adaletli ve yaşanır bir ülke mücadelesi veriyorlar. Ama olmayanlara hava hoş. Onlar da başlarına gelince anlarlar. Neyse... 2018’e girerken “hapisteki gazetecilere özgürlük” çağrısını yinelemek istedik. Fotoğraf çekme işi bana düştü. (Bu arada bana bu görevi uygun bulanlara teşekkür ederim.) 2017’ye girerken de fotoğrafları ben çekmiştim. Bir ironi gibi ertesi günü Ahmet Şık tutuklanmıştı. Ahmet’in 2016 yılına ait son fotoğraf karesiydi. Bir yıl sonra 2017’nin son gününde bir fotoğraf daha çektik. Önceki yılın deneyimiyle daha iyi bir fotoğraf olmalıydı. Panoromik ve 360 dereceli 2 fotoğraf... B..]]> Fri, 12 Jan 2018 04:15:42 +0300 Hatıralar iz bırakır https://www.evrensel.net/yazi/80567/hatiralar-iz-birakir https://www.evrensel.net/yazi/80567/hatiralar-iz-birakir? Galata Fotoğrafhanesi 2017 yılının son günlerinden yeni yıla hatıraların izlerini taşıyor. Küçük ama yüreği büyük yeni mekanında 23 Aralık’ta ‘Hatıra Sergisi’ni’ açtı. 55 fotoğrafçının 55 fotoğrafından oluşan sergi 24 Şubat 2018 tarihine kadar izleyicilerini bekliyor. Açılışta, farklı ifade ve estetik anlayışlarına sahip 55 fotoğrafçının 200’e yakın fotoğrafının yer aldığı “Galata Fotoğrafhanesi Hatıra Kitabı” dağıtıldı. 2004 yılında kurulan Galata Fotoğrafhanesinin öğreticilerini, atölye katılımcılarını ve fotoğrafhanenin çalışmalarını yakından takip edip katkıda bulunan çok sayıda değerli fotoğrafçıyı bir araya getiren Galata Fotoğrafhanesi “Hatıralar İz Bırakır” diyerek 2018 yılına bu izleri taşıyor. Sergide ve kitapta yer alan fotoğrafçılar: Altan Bal, Arzu Aybat Yaşar, Aslı Sander Atasi, Ateş Evirgen, Aysim Altay..]]> Fri, 29 Dec 2017 04:06:36 +0300 Zenit'in bana bıraktığı miras: Foto Özcan https://www.evrensel.net/yazi/80523/zenitin-bana-biraktigi-miras-foto-ozcan https://www.evrensel.net/yazi/80523/zenitin-bana-biraktigi-miras-foto-ozcan? 1978’lerde Çayırbaşı’da Foto Özcan olarak isim yapmıştım. Evde yattığım odanın pencerelerini ışık geçirmeyecek şekilde kapatmış siyah beyaz karanlık oda kurmuştum. Yine Sovyet yapımı çantalı Yn6 agrandizörle siyah-beyaz fotoğrafları basıyordum. Poz saatim ve Glasem bile vardı. Mahallede kimin köyden akrabası gelse, yaş günleri, nişanlar ve hatta stüdyovari gelin damat çekimleri bile yapıyordum. Bir yandan da okul sorununu çözmeye çalışırken, kardeşim “Abi kolumuza altın bilezik lazım gel meslek lisesine gidelim” dedi. Ve Motor Meslek Lisesi-Mecidiyeköy Okula başlayınca baktım fotoğrafçılık kolu kapalı ilgili hocaya gittim “Ben fotoğrafçıyım” dedim. Bunun üzerine kültür derslerinden muaf oldum. (Haydarpaşa Lisesinde okuduğum dersler) Teknik derslere devam ederken okulun fotoğrafçılık kolunu faaliyete geçirdim. Bu arada kardeş..]]> Fri, 22 Dec 2017 04:15:49 +0300 Zenit’le başlayan fotoğrafçılığım https://www.evrensel.net/yazi/80477/zenitle-baslayan-fotografciligim https://www.evrensel.net/yazi/80477/zenitle-baslayan-fotografciligim? Çatalca yetiştirme yurdunda, 1975-76 yıllarıydı. Boynunda fotoğraf makinesi bir arkadaş parayla fotoğraf çekiyor. Biz de çektirdik. Merak bu ya, arkadaşa “Şunun deliğinden bir bakayım“ dedim. “Olmaz, makine sallanınca bozuluyor“ (Belki de düşük estantenedeflu çıkar demek istemişti de ben anlamamıştım) deyince gurur yaptım. Okulların tatil olmasını bekledim. Yaz tatili oldu, Balat’ta ayakkabıcı Nuri amcanın yanında çıraklığa başladım. 2-3 ay çalıştım. Paramı biriktirip doğru Sirkeci’de bir fotoğrafçı dükkanına gittim. Dükkan sahibine bu kadar param var. Fotoğraf makinesi almak istiyorum dedim. Dükkan sahibi ‘ucuz ve kaliteli’ diyerek fotoğraf makinesini önüme koydu. İşte o zaman tanıştım ZENIT-E ile... 2 tane Or-wo siyah beyaz film aldım. Dükkan sahibi birini makineye taktı bana “Güneşli havada 125 e 11 yap, gölgede 30 ‘a 5.6 yap ..]]> Fri, 15 Dec 2017 04:50:56 +0300 Fotoğrafın Sovyetlere, Sovyetlerin fotoğrafa katkıları https://www.evrensel.net/yazi/80427/fotografin-sovyetlere-sovyetlerin-fotografa-katkilari https://www.evrensel.net/yazi/80427/fotografin-sovyetlere-sovyetlerin-fotografa-katkilari? Fotoğrafın icadı Batıda hızla yayılırken, Rusya da buna uzak durmamış ve fotoğraf aynı hızla Rusya’da da özellikle teknolojide Daguerratypler ve renkli fotoğraf alanındaki çalışmalarda katkı bile sunmuştur. Dünyada fotoğraf aristokratlar, iktidarlar ve elitler arasında ayrıcalıklı bir yer edinmişken, halkın fotoğrafa ve fotoğrafın halka ulaşımı oldukça zordu. Bu yeni icadı öğrenmek ve kullanmak öncelikle parası olanlara tanınan bir ayrıcalıktı. 1888 yılında Kodak “Siz düğmeye basın, gerisini bize bırakın” diyerek parası olanlara sesleniyordu. Fotoğraf makinelerine ulaşmak ve fotoğrafla uğraşmak pahalı ve zor bir işti. Sonuçta sınıfsal bir statünün ve hakim olanların çıkarlarına hizmet eden yeni bir icattı; aristokratların evlerini süsleyen aile fotoğrafları özellikle portreler, suçluların arşivlenmesinde görüldüğü gibi. DEVRİME TANIKLIK ETTİ Fotoğraf, 1917 Eki..]]> Fri, 08 Dec 2017 04:15:24 +0300 Yol ayrımı https://www.evrensel.net/yazi/80381/yol-ayrimi https://www.evrensel.net/yazi/80381/yol-ayrimi? “...Su kaynaklarınız doluyken, susuz kalırsam diye korkulara kapılmak en giderilmeyecek susuzluk değil de nedir? Kimileri, pek çok mal mülk sahibi oldukları halde ancak pek azına kıyıp da verebilirler. Üstelik bunları da salt gösteriş olsun diye verirler. Oysa bu içten pazarlıklı veriş, verdiklerinde bereket komaz. Kimileri de ellerinde pek az olmasına karşın çıkarır olanı biteni verirler. Bu gibiler hayata bağlanmış, ona inanç duyan kimselerdir ve onların ambarları hiç boş kalmaz. Kimileri sevecenlikle verir ve edindikleri tüm armağan da bu olur...” HALİL CİBRAN Yollar vardır gittiğimiz. Yollar vardır çatallaşır. Hangi yoldan gitmeli, çok aşınmışından mı? Az aşınmışından mı? Karar verirken vicdan nasıl seslenir? Herkes zaman zaman yol ayrımına gelir. Aşklar biter, Evlilikler biter, işler sarpa sarar. O zamanlarda biliriz yol ayrımında olduğumuzu ve yeni bir yol ararız..]]> Fri, 01 Dec 2017 04:15:01 +0300 Bir kentin dikey yerleşimi https://www.evrensel.net/yazi/80331/bir-kentin-dikey-yerlesimi https://www.evrensel.net/yazi/80331/bir-kentin-dikey-yerlesimi? Çarpık kentleşmeyi düzelteceğiz diye dikey şehirleşmeyi "kentsel dönüşüm" adıyla nitelendirdiler. İstanbul'un sınırlarını neredeyse küçük bir ülke kadar genişlettiler. Artık Gebze'den, Edirne'ye kadar İstanbul. Gecekondulardan arındırıyorlarmış. Depreme dayanıksız binalarda insanlar ölmesin(!) diye İstanbul dışına yerleşime zorluyorlar. Adına da "kentsel dönüşüm" diyorlar. Hiç paradan puldan söz etmiyorlar. Hatta İstanbul'un karası bitti denizine gökdelenleri, rezidansları dikiyorlar hem de dikine dikine. Buyrun Ataköy sahiline bakınız. Peyzajmış, doğaymış, tarihmiş, kültürmüş hepsi rantla ölçülüyor. Süleymaniye Camii arkasına fon olarak 16/9 kule binalarını almış post modern bir görüntü veriyor. AKM '70'lerin bina örneğiymiş. "Ne lüzum var canım üstü tiyatro ortası opera; altı katlı otopark ..]]> Fri, 24 Nov 2017 03:14:18 +0300 Çağının tanığı bir foto muhabir: Yevgeny Khaldei https://www.evrensel.net/yazi/80241/caginin-tanigi-bir-foto-muhabir-yevgeny-khaldei https://www.evrensel.net/yazi/80241/caginin-tanigi-bir-foto-muhabir-yevgeny-khaldei? Sovyet Foto Muhabiri Khaldei’nin ismini bilmesek de hepimiz onu tanıyoruz. Faşizmin yıkılışının sembolü olan kızıl bayrağın Reichstag’ın tepesine dikilişini fotoğraflayan, çağının tanığı bir fotoğrafçıdır. 6 Ekim 1997 yılında mütevazı bir şekilde yaşadığı Moskova’da 80 yaşında hayata veda etmiştir. Khaldei’yi ölümünün 20’nci, Ekim Devrimi’nin 100. yılında saygı ve sevgiyle anıyoruz. Sovyet Devrimi’nin sıcaklığında dünyaya gelen Khaldei, 10 Mart 1917’de Ukrayna’da doğdu. On iki yaşında, bir çelik fabrikasında çalışmaya başlamış. Fotoğrafla burada tanışmış. Ölen anneannesinin gözlüklerinin merceğinden bir kutu kamera yapmış. On beş yaşında fotoğrafları, yerel gazete olan Sosyalist Donbass’ta yayımlanmış. Yevgeni Khaldei, yerel madencileri ve çelik işçilerini büyük ütopyayı yani sosyalizmi inşa eden öncüler..]]> Fri, 10 Nov 2017 04:15:50 +0300 Fatih’in bedduası vesilesiyle... https://www.evrensel.net/yazi/80195/fatihin-bedduasi-vesilesiyle https://www.evrensel.net/yazi/80195/fatihin-bedduasi-vesilesiyle? Yaz aylarında banklarda, köşe başlarında geceyi sabahla buluşturan canlılar, kış gelince başlarını sokacak bir dam ararlar. Yaz bitti soğuklar başladı. Bu arayışlar artacak. Barınma canlıların temel ihtiyacı. Kediler, köpekler ve insanlar... Son günlerde İstanbul’a “ihanet ettik”, “İstanbul’u mahvettik”; yatay mimari, dikey mimari, kentsel rantsal bölüşümdü derken, barınma ve konut meselesine göndermeler gidiyor. İstanbul’un silüetinin bozulması, bozanların birilerinin arkadaşları olması, rica ile binaların tıraşlanmasının istenmesi, olmadı bozuştuk demeler... Komedi anlayacağınız. Sonra o “Silüeti bozan binaların yapımcısı” vatandaşın bağış ve yardımlarıyla yapılan ve bir büyüğümüzün adı verilen imam hatip lisesinin açılışında gurur fotoğraflarının çekilmesi... Offf of... Bir yandan itiraflar sürerken şöyle bir tarihi notla ka..]]> Fri, 03 Nov 2017 04:50:33 +0300 10 Ekim 2017’nin ardından https://www.evrensel.net/yazi/80056/10-ekim-2017nin-ardindan https://www.evrensel.net/yazi/80056/10-ekim-2017nin-ardindan? Cehennem acı çektiğimiz yer değil, acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir. Hallac-ı Mansur Tarih 10 Ekim 2015’ti. Türkiye’nin başkentinde, güvenlik ve istihbaratın en üst düzeyde olduğu zannedilen yerde Ankara’da yaşadık büyük acıyı. 102 canımız katledildi. Geriye yüzlerce sakat ve acıyla yaşamaya mahkum insan kaldı. Devlet üç günlük yas ilan etmişti hani, hatırladınız mı? Araştırma, inceleme, belge bilgi toplamışlar, üstelik soruşturmanın gizliliği için bir sıkı çalışmışlar ki sormayın. Katliamdan bir yıl sonra ancak dava açılabilmişti. Bir de ne görelim ifadesi alınacak bir kamu personeli dahi yok. ‘Devletin memuru hiç suç işler mi?’ öngörüsü olsa gerek. Dava dosyasında katliam yok, terör var. ‘Gar patlaması, terör olayı,’ tanımlar böyle. Daha dosyasında ‘katliam’ ..]]> Fri, 13 Oct 2017 04:50:37 +0300 Ankara Katliamı'nın 2. yılı https://www.evrensel.net/yazi/80013/ankara-katliaminin-2-yili https://www.evrensel.net/yazi/80013/ankara-katliaminin-2-yili? Ankara Katliamı’nın üzerinden 2 yıl geçti. Son duruşma 25-26 Eylül tarihlerinde yapıldı. Bu gidişle duruşmalar daha çok sürecek, katliam kanıksattırılıp geçiştirilecek gibi. Son duruşma, yaygın medyada bir satır dahi geçmedi. Habere değer görülmedi... Katliamın yaşandığı ilk gün ve sonrasında, katliamı “birlik ve beraberlik” ilanı eşliğinde haftalarca manşetlerden, canlı yayınlardan düşürmeyen medya nerede, diye sormayı da ihmal etmemeli. Penguen medyası dördüncü kuvvet olarak üstüne düşen görevleri bu katliam davasını 3. sayfa haberi olarak bile görmeye değer bulmamış. Bizleri yani ülkenin yaşadığı en büyük katliamı kanıksatma yarışına girmişler. Basın, yargı yürütme ve yasamadan sonra dördüncü kuvvet olarak bilinir. 15 Temmuz darbe girişimi bahane edilerek ilan edilen OHAL ve KHK’lerle iyice susturulmuş duru..]]> Fri, 06 Oct 2017 05:00:36 +0300 #Özgürlük https://www.evrensel.net/yazi/79961/ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/79961/ozgurluk? Belgesel fotoğrafçı/aktivist Kazım Kızıl Diyor ki: “Acaba kontrastı biraz arttırsam fotoğrafın gerçekliğini bozar mıyım?” sorusunu düşünecek hassasiyette gerçeğin peşinde olanlar, her gün 27 yalan söylemeden duramayanlar tarafından tutuklanıp cezaevine konuldu... Biri dostumuz, diğeri abimizdir. #FreeÇağdaşErdoğan #FreeKemalÖzer Fotoğrafçı Yücel Tunca diyor ki: ‘’Basın fotoğrafçıları, belgesel fotoğrafçıları sadece hükümdarları keyiflendirecek fotoğraflar çeken insanlar değildir. İsyan edenleri, ezilenleri, saldırıya uğrayanları, yoksulları, azınlıkları, hak talep edenleri, sıradanlar kadar sıra dışı ve farklı olanları da fotoğraflar ve gündeme taşırlar. Çağdaş Erdoğan soytarı olup muktedirleri memnun etmek için değil, diğerlerinin gözü olup seslerini duyurmak için fotoğraf çekenlerdendir. Kardeşimiz, mes..]]> Fri, 29 Sep 2017 04:15:13 +0300 Kemal Özer s u ç l u s u n https://www.evrensel.net/yazi/79836/kemal-ozer-s-u-c-l-u-s-u-n https://www.evrensel.net/yazi/79836/kemal-ozer-s-u-c-l-u-s-u-n? Kemal Özer Fotoğrafçı, Gazeteci üstelik Evrensel Muhabiri. Özer, Dersim’li. Fotoğraf, belgesel ve haber alanında yıllardır çalışıyor, ya da üretiyor diyebilirim. İşte suç; 2007 yılında Kemal Özer şöyle diyordu; “Nerede soluk alabiliyorsunuz diye sorsalar hiç tereddütsüz doğada derim. Derin vadilerde, bir nehrin öyküsünde, başını karlı dağlardan kaldıran güneşin selamında, çağlayanlarda, dağların uğultulu zamanında, yıldızlarla... ve bu coğrafyaların kanayan yaralarına azıcıkta olsa merhem sürerek. Unutmadan yeniden hatırlayarak... Ve böyle de yaptım. 4 yıl başımı Munzur’un kalbine yasladım. Nefes alışını dinledim Dersim’in.” bu sözlerin üzerine bir 10 yıl daha ekleyin. Aşkolsun sana Kemal “Kadraj” köşeme yeniden konuk olmak için gözaltına mı alınman gerekiyordu. İlk olarak 12 şubat 2012 tarihinde “Dersi..]]> Fri, 08 Sep 2017 04:50:52 +0300 Bugün de günlerden hüzün...* https://www.evrensel.net/yazi/79793/bugun-de-gunlerden-huzun https://www.evrensel.net/yazi/79793/bugun-de-gunlerden-huzun? Bayram dolayısıyla neşeli bir yazı yazmak üzere oturdum bilgisayarın başına. Olmadı. Mersin’de yaşayan yazar, fotoğrafçı dostum Adil Okay’ın sosyal medyadaki paylaşımı tüm keyfimi bozdu, insanlığımdan utandım. O zaman ben de sizlerin keyfini kaçıracak ve benim gibi insanlığınızdan utanmanıza yol açacak bir 401. yazı olsun dedim. Bir zamanlar barınma ve açlık ihtiyacını giderme derdinden yola çıkan büyük insanlık neleri gerçekleştirdi bir bakalım? Paranın icat edilmesiyle emeği değersizleştiren, insanları ulus devletlere dönüştürerek ırkçılığı ve milliyetçiliği savaş kışkırtıcılığının merkezine yerleştiren; dinleri maddi ve manevi sömürü çarkı olarak kullanmayı marifet bilen bir büyük insanlık... Biliyoruz ki canlı türünün en vahşisi insan dediğimiz yaratıklar. Yaşadığımız olaylar ve doğaya verdiğimiz zararlar artık dünyayı yok..]]> Fri, 01 Sep 2017 05:00:28 +0300 Sezon başlıyor https://www.evrensel.net/yazi/79748/sezon-basliyor https://www.evrensel.net/yazi/79748/sezon-basliyor? Artık her şeyin bir sezonu var. Bu bağlamda sanat sezonu da başlıyor. Galeriler şenlenecek ülkeye sanat festivalleri yayılacak. Kısaca halkımız sanata doyacak(!) Bunun için hiçbir masraftan kaçınmayan Koç Holding ana sponsorluğunda İKSV’nin organizasyonuyla yine tüm kamusal alanlar ve mecralarda reklamından sergilerine her şey halkımızın iyiliği güzelliği için seferber olmuş şekilde. Hadi duyurularını da yapalım: 15. İstanbul Bienali, “İyi Bir Komşu” temasıyla 16 Eylül-12 Kasım 2017 tarihleri arasında ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Daha teferruatlı bilgiyi web sitelerinden alırsınız artık. Eğer bu bienal hızınızı kesmezse merak etmeyin arkası var. Dedik ya sezon başlıyor. 14-17 Eylül 2017 tarihleri arasında 12. edisyonu gerçekleştirilecek olan Contemporary, Art Beat gibi sanat kültür ve eğlence festivalleri de sizleri bekliyor(!) Bu festivallerle, fuarlarla ilgili ..]]> Fri, 25 Aug 2017 04:15:20 +0300 ‘Burjuvalara müjdeler olsun, fotoğraf diye bir şey tescillendi’... https://www.evrensel.net/yazi/79618/burjuvalara-mujdeler-olsun-fotograf-diye-bir-sey-tescillendi https://www.evrensel.net/yazi/79618/burjuvalara-mujdeler-olsun-fotograf-diye-bir-sey-tescillendi? 19 Ağustos 1839 yılında Fransa Bilimler Akademisi fotoğrafın icadını tescil edip, “Daguerreotype”ı dünyaya duyurur. Mucit Daguerre büyük bir sevinç duyar ve konuşmasında şöyle dediği rivayet olunur; “Müjdeler olsun, burjuvalar için yepyeni bir oyuncak icat edildi.” Daguerreotype’ı baz alırsak fotoğrafın icadından bu yana 178 yıl, Joseph Nicephore Niepce tarafından 1826 yılında çekilen çatı katı “heliograph “ı baz alırsak tam 191 yıl geçmiş... Sonrası çorap söküğü gibi gelmiş. Fotoğraf makinesinin öncüsü sayılabilecek karanlık kutu (Camera Obscura) Rönesans devri sanatçıları tarafından bulundu. 17. yüzyılda ressamlar bu buluştan yoğun olarak yararlanmaya başladı. Amaç, gözün gördüğü gibi, perspektif sayesinde üç boyutlu gibi kağıda aktarmaktı. Niépce’in bu araştırmalarından haberdar olan Daguerre ile 1827’de tescillenen ortaklığı Niépce’in 1833’de ölmesiyle son bulur. Daguerre çalışmalarını tek başına sürdürür ve Eugene Hubert adında genç bir mimar 1836’dan itibaren onun ..]]> Fri, 04 Aug 2017 05:00:41 +0300 Anneler ne güzelsiniz... https://www.evrensel.net/yazi/79531/anneler-ne-guzelsiniz https://www.evrensel.net/yazi/79531/anneler-ne-guzelsiniz? Fotoğraflar belgedir, kanıttır. Kimi zaman hayatın akışındaki aksaklıkları kimi zaman güzellikleri gösterir. Hayatta adaletsizlikler ve hukuksuzluklar o kadar canımızı yakar hale geldi ki ister istemez direnişin ve umudun görüntüleri bizleri etkilemeye devam ediyor. Fotoğrafçı, Şair Mehmet Özer bu kareyi çekerek bize diyor ki; “Hatırladığın kadar güçlü, unuttuğun kadar suçlusun. Başkaları için yaşamayı göze aldığımızda gerçekte kendi serüvenimiz başlar. Fotoğraf, fotoğrafçının bilinci ve duygularının dışavurumudur. Paylaştığımız değil başkalarının acısına baktığımız kadar insanız. Göz gönül penceresidir, gönül bilgi ve duygudur.” Bir kadın, bir anne çocukları hatta torunları olabilecek yaşta polislere karşı neden direnir? (Fotoğraf: Mehmet Özer) Soruyu tersinden de sorabiliriz. Bir sürü gencecik polis, anneleri ve nineleri yaşında bir kadını bu hale nasıl getirmişler ki karşımıza bir direniş fotoğrafının çıkmasını sağlamışlardır? Bu fotoğraf bize 2017 yılı Tür..]]> Fri, 21 Jul 2017 05:00:25 +0300 Komsomol* https://www.evrensel.net/yazi/79483/komsomol https://www.evrensel.net/yazi/79483/komsomol? Yazının başlığını görünce siyasi bir yazı olacağınızı düşünmüş olacaksınız. Oysa ki ‘Komsomol’ aynı zamanda bir fotoğraf makinesinin ismi olmuştur. Fotoğraf tarihinin teknik gelişimine baktığımızda bilinen batılı markalara inat Sovyetler Birliği’nin, Batının da kabul etmek zorunda olduğu, dünyadaki satış rakamlarını üst üste koyduğumuzda milyonlarca satan fotoğraf makine ve modellerini ürettiğini görmekteyiz. Kitle iletişiminde fotoğraf ve sinemanın önemini keşfeden Sovyet iktidarı daha devrim aşamasında bu alana devlet desteğini sunmuştur. Bu destek bilim ve sanat alanlarında hem endüstrinin kuruluşu hem de akademik eğitim olarak sürmüştür. Belgesel ve sanat fotoğrafçılığı bu iki alanda gelişmiş dünyaya örnek olmuştur. Batı her ne kadar komünizmle mücadele etse de Sovyet teknoloji ve endüstrisi karşısında ancak rekabet edebilmiştir. Çarlık Rusya’sı zamanında dışa bağımlı olan fotoğraf endüstrisi Sovyetlerin iktidarıyla birlikte var olanlar devletleştirilmiş, oluşturulan ç..]]> Fri, 14 Jul 2017 04:15:25 +0300 Devrimin sanatı fotoğraf... https://www.evrensel.net/yazi/79435/devrimin-sanati-fotograf https://www.evrensel.net/yazi/79435/devrimin-sanati-fotograf? “Sosyalist toplumda; kameranın objektifi, uygar insanın gözbebeğidir.“ Alexander Rodchenko Sovyet fotoğrafçılığını iki döneme ayırabiliriz. İlk dönem 1917 Sosyalist Ekim Devrimi öncesi yani “Çarlık Rusya’sında fotoğraf” ve devrim sonrası “Sovyetlerde (SSCB) fotoğraf” Dünya fotoğraf tarihi içinde baktığımızda 1840’lardan itibaren Rusya’da bilim insanları fotoğrafla yakından ilgilenmişler, geliştirmişlerdir. Sovyetler devrimin ilk yıllarından itibaren fotoğraf endüstrisini kurarak seçkin azınlığın zevk ve eğlence aracı olarak gördükleri fotoğrafı toplumsal ilerlemenin araçları haline sokmuşlardır. Devrim öncesi savaş endüstrisinin bir alanı olarak endüstrileştirilen fotoğrafı devrim sonrasında hızla toplumsal alanın endüstrileştirilmesi olarak geliştirmişlerdir. Fotoğraf makineleri ve optiklerin geliştirilmesi yalnızca Sovyetlerde değil batıda da yakından takip edilmiş ve kullanılmıştır. Fotoğraf makineleri ve optik fabrikaları teknolojinin gelişmesine olanak tanırken, üniver..]]> Fri, 07 Jul 2017 05:31:26 +0300 Fotoğrafçı bir aile; Baba Karl Bulla ve oğulları* https://www.evrensel.net/yazi/79389/fotografci-bir-aile-baba-karl-bulla-ve-ogullari https://www.evrensel.net/yazi/79389/fotografci-bir-aile-baba-karl-bulla-ve-ogullari? Baba Karl Bulla (1855-1929), Bulla Kardeşler Viktor Bulla (1883-1938). Ve Aleksander Bulla (1881 - 1934) 1920 / 1930’ların fotoğrafçıları ve fotoğraf örnekleriyle devam edelim. Karl Bulla, 1855’te Prusya’da doğan ünlü bir Rus fotoğrafçıydı. Rusya’da “fotoğrafın babası” olarak anılıyordu. Daha 1886’da kamerasını sokaklara çevirmişti. Fotoğraf ve baskı tekniklerinin ilerlemesiyle 1894’te kartpostallar, gazete ve dergilerde fotoğrafları kullanıldı. O günkü koşullarda Bulla’nın fotoğraflarının kullanımı imajını artırdı. Bulla reklamını verdiği gazetelerde reklamını şöyle yapıyordu; “ Usta fotoğrafçı-illüstratör Karl Bulla, resimli dergiler için her yerde: Dışarıda, içeride veya gece yapay ışık altında fotoğraf çekiyor” 1916’da Karl Bulla, firmasının yönetimini oğulları Alexander ve Victor’a devretti ve Ösel Adası’na taşındı (Estonya). 1929’da ölümüne dek etnografik fotoğraflar çekerek ve Estonyalı çocuklara fotoğrafın temellerini öğreten sakin bir hayat yaşadı. 1935 yılında, yak..]]> Fri, 30 Jun 2017 04:50:13 +0300 Sovyetlerde Fotoğraf (9) 1920-1930’lar... https://www.evrensel.net/yazi/79348/sovyetlerde-fotograf-9-1920-1930lar https://www.evrensel.net/yazi/79348/sovyetlerde-fotograf-9-1920-1930lar? “Saraylar, tapınaklar, mezarlıklar ve müzeler için değil; Hayat için çalışın. Herkesin arasında, herkes için ve herkes ile birlikte çalışın.” Aleksandr Rodchenko 1917 Bolşevik Sosyalist Devrimi tarihin gidişatını değiştirdi. Fotoğraf bu değişimde üstlendiği rolü başarıyla yerine getirdi. Batı,”komünizm hayaletinden” korkusu yüzünden her alanda olduğu gibi fotoğrafta da Sovyet fotoğrafçıların tanınmasını, bilinmesini engellemeye çabaladı. Bir anlamda da başarılı oldular. Bugün fotoğraf denilince batılı fotoğrafçıların akla gelmesi ve bilinmesi bundandır. Fakat fotoğraf dünyasına katkıları görünürlüklerini sağlamıştır. Sovyet fotoğrafçılar, parlak bir proleter geleceği bekledikleri gibi, fotoğrafın proleteryanın hizmetinde nasıl kullanılabileceğini gösterdiler. Fotoğrafı belgesel ve deneysel iki ana damardan beslediler. 1920’ler ve 1930’lardaki Sovyet fotoğrafçıları, devrimin ilerlemesi, vatanseverlik ve fedakârlık gibi canlı simgeler üzerine kurulmuş yeni bir mitoloji yar..]]> Fri, 23 Jun 2017 05:00:22 +0300 Sovyetlerde Fotoğraf -8: Dünyayı görmeyi öğrenmek... https://www.evrensel.net/yazi/79297/sovyetlerde-fotograf-8-dunyayi-gormeyi-ogrenmek https://www.evrensel.net/yazi/79297/sovyetlerde-fotograf-8-dunyayi-gormeyi-ogrenmek? Proletarya; hayat ile geçmişin egemen sınıflarının ilgilendiği sanat arasındaki keskin ayrıma nihayet son vermelidir. Anatoli Lunaçarski Sovyet fotoğrafçılığının iki büyük paylaşım savaşı (1914-1918 / 1940-1945) yılları ortasında geliştiğini söyleyebiliriz. Sinema ve fotoğraf “Kamera bir silahtır” sloganıyla sınıf mücadelesinin içinde ve gelişiminde kendini göstermiştir. 1917 Sovyet Devrimi fotoğrafçılara ütopyaların gerçekleşmekte olduğu inancını verdi. Devrimin başarıya ulaşması için çalıştılar. Sosyalizmin başarıya ulaşmasında fotoğrafı ve sanatı yeni bir içerikle kullandılar. Sovyet fotoğrafçıları dünyayı görmeyi öğrettiler. Alexander Rodchenko, Mayakovsky gibi çok yönlü sanatçılar hem devrime sahip çıkmışlar bir militan olarak katılmışlar hem de fotoğrafı propaganda, eğitim ve sanat alanlarında düşünceye biçim vermede bir araç olarak kullanmışlardır. Devrim öncesi ve sonrasında Sovyet fotoğrafçılığı deyince tarihe not edilen adları burada anmanın önemli olduğunu d..]]> Fri, 16 Jun 2017 04:15:17 +0300 Sovyetlerde fotoğraf-7: Herkes Fotoğraf Çekebilir... https://www.evrensel.net/yazi/79250/sovyetlerde-fotograf-7-herkes-fotograf-cekebilir https://www.evrensel.net/yazi/79250/sovyetlerde-fotograf-7-herkes-fotograf-cekebilir? “...Ya ölü yıldızlara hayatı götüreceğiz ya da dünyamıza inecek ölüm...” Nâzım Hikmet Ekim devrimi sonrası Almanya’da 1921 yılında “Sowjet Russland im Bild” (Fotoğraflarla Sovyetler Birliği) yayımlanır. 1922’de 10 bin tirajla “Orak ve Çekiç” (Orak & Hammer) dergisi yayımlanmaya başladı. 1924 yılında ise 180 bin tiraja ulaşmıştı. 1925’te ise “AIZ ( Arbeiter Illustrierte Zeitung/Resimli İşçi dergisi)” Orak ve Çekiç dergisinden aldığı mirası geliştirdi. Bir yandan batıya genç Sovyetleri anlatıp tanıtırken diğer yandan da Sovyet devriminin ideolojik açılımlarını sayfalarına taşıyordu. Hitler’in iktidara gelişine kadar düzenli yayımlanan dergi kapandığında haftalık 500 bin tirajı aşmıştı. “Herkes Fotoğraf Çekebilir” sloganıyla İşçilere fotoğraf çekimleri öğretiliyor ve işçilerden gelen fotoğraflar yayımlanıyordu. İşin öznesi işçi sınıfı olduğuna göre işçilerin fotoğrafla ilişkileri sağlanmalı ve kendi gerçeklerini kendilerinin gözünden göstermek düşüncesi başarılı olmuştu. ..]]> Fri, 09 Jun 2017 04:50:34 +0300 Sovyetlerde fotoğraf -6- Her alanda devrim https://www.evrensel.net/yazi/79204/sovyetlerde-fotograf-6-her-alanda-devrim https://www.evrensel.net/yazi/79204/sovyetlerde-fotograf-6-her-alanda-devrim? “Yeni politik sorunlar, yeni propaganda yöntemleri gerektiriyor. Fotoğrafın, bu büyük anlatım gücü var.” John Heartfield 1917 Ekim Devrimi gerçekleştiğinde Çarlık Rusyası’ndan açlık, kıtlık ve yoksulluk miras kalmıştı. Bir yandan sosyalist planlamalar ve uygulamalar hayata geçirilirken, diğer yandan halkın açlık ve yoksulluğunun önüne geçilmeye çalışılıyordu. Dünyanın büyük devletleri başta ABD olmak üzere komünizm geliyor korkusuyla (Ki Marx zaten Avrupa’da bir hayaletin dolaştığını, komünizm hayaletini yıllar önce uyarmıştı) baskı şiddet ve yıldırma politikalarına başlamıştı. Devrimden sonra ABD’ye dönen Gazeteci John Reed yaşadıklarını ve devrimi anlatan, belgesel yazısı ‘Dünyayı Sarsan 10 Gün’ yüzünden düşman ilan edilmişti. Gizlice Sovyetler Birliği’ne kaçıp ölene kadar Sovyetlerde yaşamıştı. Tüm bunlara rağmen batılı komünist, sosyalist ve devrimciler Ekim Devrimi’ni coşkuyla karşılamışlar ve devrimin başarısı için çalışmışlardır. Sovyetlerdeki gelişmeleri ve yaşan..]]> Fri, 02 Jun 2017 05:00:05 +0300 Fotoğrafta zamanlama https://www.evrensel.net/yazi/79157/fotografta-zamanlama https://www.evrensel.net/yazi/79157/fotografta-zamanlama? Aynı olay ve saniyelerle farklı iki an. Kahraman olmaya çalışan bir polis ve düşündürdükleri diye de çevirebiliriz. Bazen silah ve teçhizatın yeterli olmadığı anlar vardır. Bu iki fotoğraf iki farklı fotoğrafçı tarafından çekilmiş. Ama farklı iki sonucu bize söylüyor. Tek tek bu karelere olumlu/olumsuz sayfalarca yazı yazabiliriz. Belki soru şu olabilir; Neden? Bu insanlar barikat kurmuşlar? Ve neden bu polis tek başına bu barikatı yıkmak istiyor? Bu görüntülerin oluşmasını sağlayan nasıl bir hakikat? Peki hangi fotoğraf gerçek? Yıllar önce çekilen bu görüntülerin üstünden her gün benzer bir sürü görüntüler akıp gitmekte. Nuriye ve Semih’in açlık grevleri ve gözaltına alınışları sırasında çekilen fotoğrafları gözünüzün önünden geçirin. Bu görüntülerin oluşmasını sağlayan nedenler mi sorgulanmalı, yoksa bu fotoğrafları çeken fotoğrafçılar mı? Hatırlayın Kazım Kızıl’ı, çektiği fotoğrafları ve hapiste oluşunu. Hatırlayın, sorgulayın ve söyleyin nesnel gerçekliğin, hakikatle..]]> Fri, 26 May 2017 04:50:54 +0300 Sovyetlerde fotoğraf -5- Ve dünya sarsılıyor https://www.evrensel.net/yazi/79107/sovyetlerde-fotograf-5-ve-dunya-sarsiliyor https://www.evrensel.net/yazi/79107/sovyetlerde-fotograf-5-ve-dunya-sarsiliyor? 1920’li yıllar genç sovyetlerin yeni bir dünyanın kurulmasında fotoğraf ve sinemanın önemini bilerek, hem teknolojik hem de eğitim alanında yatırımların yapıldığı yıllara denk gelmektedir. Bu dönemde çarlık diktatörlüğüne karşı olan ve devrimi büyük bir çoşkuyla karşılayan bilim insanları, sanatçı/fotoğrafçı birer aktivist ve militan olarak devrime güç vermişlerdir. Aristokratlar içinde yer edinmiş bazı sanatçı/fotoğrafçılar çıkarlarına uymadığı için devrimden kaçmış, batıya sığınmışlardır. 1905 Rus-Japon savaşı ve yaşanan halk ayaklanması 1914-18 birinci paylaşım savaşları Rus halkını canından bezdirmiş. çarlığın savaşlarda askerleri bir hiç uğruna öldürtmesi halkın açlık ve sefalete sürüklenmesi paylaşım savaşından Rus halkına düşen pay olmuşken, bir başka dünyanın kurulabileceğini Lenin göstermiştir. Burada Sovyet devrimine girecek değilim fakat Lenin’in önderliğinde günün şartlarına uygun geliştirilen stratejiler 1917 yılında bolşeviklerin galibiyetiyle Ekim Devrimi’nin zaferiyle s..]]> Fri, 19 May 2017 05:00:41 +0300 Sovyetlerde Fotoğraf - 4 https://www.evrensel.net/yazi/79060/sovyetlerde-fotograf-4 https://www.evrensel.net/yazi/79060/sovyetlerde-fotograf-4? “Deklanşöre her basışımızda, parmağımızın katkısını, kültürel gelişimdeki rolümüzü düşünelim. Bir canlıyı okşar gibi fotoğraf makinamızı kullanalım...” Özcan Yaman 1900 lü yıllara gelindiğinde dünyanın siyasal ve ekonomik dengesi bozulmuş, her yerde kaos yaşanıyordu. Görüntülenen ilk savaş olması bakımından ‘Kırım savaşı 1855 ve İngiltere, Roger Fenton’la aynı zamanda ilişkilendirilmiş (embedded) gazetecilik örneğini sergilemişti. Rusya’da çarlığın sonunu getiren özellikle 1904-1905 Rus-Japon savaşı ile 1. dünya paylaşım savaşları olmuştur. Dünya ekonomik krizinin sömürgecilikle imtihanı olan savaşlar koskoca çarlığın yıkılmasını sağlarken, dünya halklarına bir devrim manifestosunun bırakılmasını sağlamıştır. Fotoğrafın işlevi bu dönemde genç Sovyetlerin kullandığı etkin bir araç halini almıştır. Rusya’dan Sovyetlere geçişi Mehmet Özer “SOVYET FOTOĞRAFÇILIĞI” yazısında çok güzel anlatıyor. Mehmet Özer’den devam edelim; “ 1904-1905 Rus-Japon savaşında çekile..]]> Fri, 12 May 2017 04:30:14 +0300 Rusya'dan Sovyetlere fotoğraf https://www.evrensel.net/yazi/79013/rusyadan-sovyetlere-fotograf https://www.evrensel.net/yazi/79013/rusyadan-sovyetlere-fotograf? “ Fotoğrafçılar ekipman konusunda alıngan olduklarından, boyunlarına ve omuzlarına makineler takarak caka satarlar. Ama çantalarının ağırlığı yüzünden, Yengeç gibi yürümek zorunda kalırlar. Ama; Fotoğrafçılık bundan ibaret değil!..” DON MC CULLİN Rusya’nın gerek fotoğrafçılar açısından bakir bir alan olması, gerekse Çar ve aristokratların ilgi alakası özellikle 1860’larda portre alanında başlamıştır diyebiliriz. İlk Saray fotoğrafçıları Mikhail Nastyukov (1840-1883), Vasiliy(William) Carrick (1827 – 1878), Çar II. Aleksander ve Çar III. Aleksander’ın kadrolu fotoğrafçıları olarak çalışmışlar, çarlık hanedanlarına fotoğrafı öğretmiş, Çar ve sülalelerinin gezi, ziyaret gibi etkinliklerini belgelemişlerdir. Bir parantez açalım; Fotoğraf Rusya’da gelişmeye başlarken savaşlar sürüyordu. Fotoğrafın icadından sonra ilk büyük savaşlardan biri olan Kırım Savaşı yayımlanabilen ilk fotoğraflı savaş olarak tarihe geçmiştir. (1855’de Kırım savaşında Rusya’ya karşı Osmanlı ve İngilter..]]> Fri, 05 May 2017 04:59:59 +0300 Sovyetlerde fotoğraf -2- '1917 öncesi Rusya'da fotoğraf' https://www.evrensel.net/yazi/78970/sovyetlerde-fotograf-2-1917-oncesi-rusyada-fotograf https://www.evrensel.net/yazi/78970/sovyetlerde-fotograf-2-1917-oncesi-rusyada-fotograf? “En önemli çağdaş tema emektir... Kitaplarımızın başkahramanı olarak emeği, yani emek sürecinde örgütlenmiş insanı almalıyız... Emeği yaratıcı bir süreç olarak görmeyi öğrenmeliyiz.” M. Gorki Tarih 19 Ağustos 1839’u gösterdiğinde, Fransız Bilimler Akademisi “Daguerreotype”yi yani bu günkü adıyla “fotoğraf”ın icat edildiğini dünyaya duyuruyordu. Bilinen ilk fotoğraf bu duyurudan yıllar önce 1826 tarihinde Fransız Bilim İnsanı Joseph Nicephore Niepce tarafından bir evin çatısından yansıyan görüntünün duvara sabitlenmesi şeklinde gerçekleşmişti. Nicephore’nin verdiği isimle “heliograph”. Boyutları 25.8 x 29.0 cm. Fransa’da çekildi ama şu anda Amerika, Austin’de Teksas Üniversitesinde korunuyor. Bilimsel araştırmalar ışıkla çizim yapılabileceğini gösterdiğinde, değişik ülkelerde değişik yöntemler deneniyordu. Sonuçta 1822’lerde başlayan denemeler 1839’da toplum içine çıkmaya başlıyordu. Daguerre bulunuşuna yardımcı olduğu fotoğrafı tanıtırken, “Zenginlerin eğlenebileceği bir..]]> Fri, 28 Apr 2017 05:00:59 +0300 Sovyetlerde fotoğraf https://www.evrensel.net/yazi/78923/sovyetlerde-fotograf https://www.evrensel.net/yazi/78923/sovyetlerde-fotograf? “Bütün fotoğraflar, unuttuklarımızı hatırlatmak için vardır. Bu açıdan bakıldığında fotoğraf; resmin tam tersidir. Resim, ressamın hatırladığını kaydeder. Her insan, her birimiz farklı şeyleri unuttuğumuz için bir fotoğrafın bir resimden daha farklı biçimde, ona bakana göre anlamı değişebilir…” JOHN BERGER Hem 1 Mayıs’ın yaklaşması hem de büyük Ekim Devrimi’nin 100. yılı dolayısıyla birkaç hafta sürecek bir yazı dizisine başlamanın uygun olacağını düşündüm. “Sovyetlerde Fotoğraf” konusundaki araştırmalarımı paylaşmak istiyorum. Benim yaş kuşağım ve öncellerimizin çok iyi bilip hatırlayacakları gibi “RUS MALI” “USSR” “SSCB” ve fotoğraf deyince akla hemen ZENİT ve LUBİTEL gibi fotoğraf makineleri markaları gelir. Çoğumuzun dudaklarında tatlı bir tebessüm bırakırlar. Ve çoğumuzun fotoğrafa ilk başladığı makinelerdir. Peki şimdi desem ki kaç tane yabancı fotoğrafçı tanıyorsunuz, biliyorsunuz? 5-10-20-50... tamam. Kaçı “Sovyet” ya da eski deyimle “Doğu Bloku” ülkelerinden..]]> Fri, 21 Apr 2017 04:15:49 +0300 Hayır 'normal' olmayacağız sergisi... https://www.evrensel.net/yazi/78823/hayir-normal-olmayacagiz-sergisi https://www.evrensel.net/yazi/78823/hayir-normal-olmayacagiz-sergisi? Farklı meslek gruplarından on fotoğrafçının oluşturduğu “Grup Kapsamiçi”nin açtığı ilk sergi “NORMAL” İFSAK sergi salonunda 1 Nisan’da açıldı. 13 Nisan gününe kadar sergi izleyicilerini bekliyor. Aylin Leblebici Öztürk, Ersoy Çoban, Fulya Evrim Yavaş, Gönül Gözen, Hakan Gönüllü, Kerem Ocak, Mutluhan Karakoyunlu, Selda Öztürk, Yurdal Bilgiç ve benden oluşuyor. “Grup Kapsamiçi” benim İFSAK’ta verdiğim “Kavramsal Fotoğraf” dersleri sonrası öğrenci çalışmalarından ortaya çıktı. 10 fotoğrafçının 20 çalışması farklı boyutlarla en küçüğü 70x100 cm. En büyüğü 100x385 cm boyutlarında. Şair, Yazar Adil Okay’ın kısa metinleri ve Atilla Atala’nın afiş ve grafik tasarımlarıyla zenginleşen bir A-normal sergi... Farklı sergileme anlayışıyla mekan dışına taşan serginin devamını yönlendirildiğiniz facebook grubundan izlemeye devam ediyorsunuz. Sergide, kimlik sorunundan, kadın sorununa, çocuk istismarından, yaşanan katliamlara, Ortadoğu ve savaş meselelerine fotoğrafın diliyle soyutlamalar yer alıyo..]]> Fri, 07 Apr 2017 05:00:29 +0300 'Mor tabutlar' https://www.evrensel.net/yazi/78727/mor-tabutlar https://www.evrensel.net/yazi/78727/mor-tabutlar? 8 Mart’a yetişen kendi minik, içeriği çok ağır “MOR TABUTLAR” kitabı Ozan yayıncılıktan çıktı. Topu topu 80 sayfa. Yazarı Caner Temiz. Görseller Atilla Atala’ya ait. Kitabın ağırlığını yazmaya kalksam bu köşe yetmeyecek. Zaten yazının başlığından ya da kitabın isminden sizler anladınız meseleyi. Öldürülen/katledilen kadınlar... Caner şöyle diyor; “Veriler dikkate alındığında görülmektedir ki ülkemizde kadın cinayetleri gün geçtikçe artmaktadır. Modern dünyada tarihe gömülmüş olması gereken bu olgu günümüz Türkiye’sinde can yakıcı bir sorun olarak yüreklerimizi acıtmaya devam ediyor...” Katil koca; (Mahkemeye takım elbise ile geldi.) İyi hal indirimi. Katil baba; (Namaza başladı) İyi hal indirimi Katil sevgili ('Kıskançlık' dedi) İyi hal indirimi Katil kardeş (namus dedi) İyi hal indirimi...“ Devamını kitabı alıp bir solukta okuyacak ve Atilla’nın çizimleriyle daha bir etkilenerek bir başkasına tavsiye edecek ya da hediye edeceksiniz zaten. Ben biraz da bu kitabı..]]> Fri, 24 Mar 2017 04:15:14 +0300 'Ya değilse', yeniden sorgulayın! https://www.evrensel.net/yazi/78680/ya-degilse-yeniden-sorgulayin https://www.evrensel.net/yazi/78680/ya-degilse-yeniden-sorgulayin? Ümit Kıvanç’ın ‘Ya Değilse?’ Sergisini Redfotoğraf grubundan arkadaşlarla birlikte gezerek, sanat, kavramsal sanat, soyutlama ve fotoğraf üzerine epey tartışmalı bir sohbet yaptık. Fotoğraf tekniğinin olanaklarıyla, fotoğrafın öznesi olan ışığın nesnelerden süzülürkenki hallerinden soyutlamaların lirik anlatımlarından oluşan derinlikli bir sergi ile karşılaşıyoruz. Aslında alıştığımız türden fotoğraflar görmüyoruz. Yani makro çekilmiş ya da alan derinliğinin nimetlerinin sergilendiği veya nesnelerin ne olduğu belli değil. Ama insanın o anki ruh hali ve duygusallığı bu anlamsızlığı bir şekilde anlamlandırıyor. Daha çok sanatsal okumayı gerektiriyor. Resimsel tatlara dayandığını söylemek gerekiyor. Fotoğraf tekniğiyle soyut resimsel çalışma diyebilirim. Her bir fotoğraf kendi içinde sürekli bir hareket sunuyor. Siz o hareketleri çözmeye çalışırken tahminler ve imgeler oluşuyor. Dönüp dolaşıp yeniden baktığınızda yeni imgelere ulaşıyorsunuz. Zaman zaman içinde bulunduğumuz ruh hal..]]> Fri, 17 Mar 2017 05:00:02 +0300 ‘Öteki yarım’, sokaklar ve fotoğraf https://www.evrensel.net/yazi/78634/oteki-yarim-sokaklar-ve-fotograf https://www.evrensel.net/yazi/78634/oteki-yarim-sokaklar-ve-fotograf? Fotoğraf çeken herkes fotoğrafın bir yerlerine tutunuyor. Kimi belgeselciyim der, kimi sokak fotoğrafçısıyım, kimi doğa... Çok daha çeşitleri var tabii. Ama en çok sokak ve belgesel fotoğrafçısı olduğunu söylerler. Sonuç olarak çekilen her görüntü bir fotoğraf olarak bir yerlerde kalıyor. Soru şu olmalı bence; Bu fotoğrafları çeken kaç fotoğrafçı kalıyor? Bu sorunun cevabıysa çok az fotoğrafçının kaldığıdır. Eğer hayata karşı bir derdiniz yoksa, söylemek istediklerinizi, itirazlarınızı fotoğrafın diliyle söylemeyi bilmiyorsanız ve hepsinden önemlisi fotoğrafı hobi olarak görüyorsanız fotoğraf yapamazsınız. Dikkat! Yapamazsınız diyorum, çekemezsiniz demiyorum. Fotoğraf bir yaşam biçimidir. Sözün, itirazların, sevinçlerin ve hüzünlerin fotoğrafla söylenmesidir. Kurgulamaktır, hikaye anlatmaktır. Duygu ve düşünceleri paylaşmaktır. Fotoğrafın konusu olan bu içerik ise sokaktadır. Hayat sokakta can bulur. Sokaklar toplumun aynasıdır. Fotoğraf ya da sokak fotoğrafı/belgesel neyse artı..]]> Fri, 10 Mar 2017 04:30:38 +0300 Miraz’a özgürlük https://www.evrensel.net/yazi/78589/miraza-ozgurluk https://www.evrensel.net/yazi/78589/miraza-ozgurluk? Uzun zamandır alıştık “özgürlük” istemelere. Tıpkı Grup Yorum’a özgürlük, Ahmet Şık’a özgürlük dediğimiz gibi. Şimdi de ülke tarihinin belki de en küçük tutuklusu için özgürlük istiyoruz. 7 aylık bebek olan “Miraz’a özgürlük!” Miraz bebek annesi Gülistan Diken Akbaba ile Bakırköy Kadın Ceza ve Tutukevinde yatıyor. Aslına bakarsanız Miraz bebeğin suçu büyük, kendisi küçük. Böyle adaletsiz bir dünyaya gözlerini açtığı için suçlu. Üstelik anne ve babasının yıllardır muhalif kişilikleriyle siyasal faaliyetleri nedeniyle mahkemeleri devam ederken, işleri, güçleri, evleri belli iken yurt dışına kaçmamışlar üstüne bir de Miraz bebeği yapmışlar.. Bir sabah kahvaltı yapmışlar, çocuklarıyla parka gitmişler akşama baba eve, anne Miraz’la hapishaneye... Neden mi? Alimallah, anne ve Miraz da eve gidecek olsa ne olurdu memleketin hali? Çok tehlikeli olan anne, çocuğu kim bilir nasıl büyütecekti? Devletin milletin verilmiş sadakası varmış ki bu tehlikeyi bertaraf etmişler(!) Baba Ceng..]]> Fri, 03 Mar 2017 04:30:45 +0300 Vicdansızlığa hayır! https://www.evrensel.net/yazi/78542/vicdansizliga-hayir https://www.evrensel.net/yazi/78542/vicdansizliga-hayir? Geçen gün 1 Umut Yayınları’nın yoğun emek ve özveriyle çıkardığı “İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI 2016” kitabını gördüm. Sayfalarını çevirdikçe hüzün ve sıkıntı bastı. Hacminin kalınlaşmasından başka öncekilerden farkı yoktu. İçerik olarak yine “cinayetler” değişense önceki yıllara oranla cinayetlerin daha da artmış olmasıydı. İş cinayetlerinin belleğini oluşturmaya gayret eden Adalet Arayan İşçi Aileleri’nin hazırladığı Almanak bu yıl meslek hastası işçilerin ve mülteci işçilerin çalışma öykülerini, işçi sağlığı ve güvenliği talebiyle mücadele eden işçilerin sesini duyurmaya çalışıyor. Basında çıkan haberlerden derlendiğine göre 53’ü çocuk 1924 işçi hayatını kaybetmiş. Bir çırpıda ağzımızdan çıkıyor 1924 işçi. Sanki 1924 yılından bahseder gibi. Tek tek yazmaya kalksak sayfalar alır söylemeye kalksak saatler sürer... Ama onlar öldü. Ne uğruna? Güne böldüğümüzde 5.5 insan. Kendini “işçi” tanımında bulan emekçi erkek, kadın, genç, yaşlı ve çocuk... Bugün bu yazıyı okuduğunuzda belki gazetele..]]> Fri, 24 Feb 2017 05:00:02 +0300 Onur ve direnişin 'fotoğrafı' https://www.evrensel.net/yazi/78495/onur-ve-direnisin-fotografi https://www.evrensel.net/yazi/78495/onur-ve-direnisin-fotografi? Bir fotoğraf, bir durumu nasıl özetler? Evrensel Gazetesi Ankara Bürosunun en genç gazetecisi, Foto Muhabiri Tamer Arda Erşin “Onur ve Direniş” adını verebileceğim fotoğrafıyla bu soruyu yanıtlamış. Sanki Henri Cartier Bresson’un karar anı kavramını fotoğrafa uygulamış: “O an” deklanşöre basış. Saniyeler önce değil, saniyeler sonra değil. İlle de “o” anı yakalamak. Dünya tarihinde olaylarla özdeşleştirdiğimiz ikon olmuş fotoğraflar vardır. Ülke tarihimizde de belli dönem ve olayları hatırladığımızda akla gelen fotoğraflar gibi. Mesela “Gezi direnişi” dediğimizde aklımıza gelen “Kırmızılı Kadın” fotoğrafı. Tamer’in fotoğrafı da 2017 yılı Türkiye’sinin OHAL döneminin antidemokratik uygulamalarından KHK’lere karşı akademisyenlerin onurlu direnişini hatırlatacak. Başarılı fotoğrafları çekmek bir anlamda yapmaktır. Fotoğrafın teknik becerilerinin yanında vizörden bakan kişinin siyasal, kültürel birikiminin, estetik duyarlılığının yani, “teknik, estetik ve içerik” üçgeninin kurulm..]]> Fri, 17 Feb 2017 04:10:06 +0300 10 Ekim Ankara katliamı sınırdır! https://www.evrensel.net/yazi/78450/10-ekim-ankara-katliami-sinirdir https://www.evrensel.net/yazi/78450/10-ekim-ankara-katliami-sinirdir? 6 Şubat’ta başlayan 10 Ekim Ankara Katliamı davasının 2. duruşmasının son günü bugün. Katliam’ın 16. ayındayız. Tarihte büyük davalar görülmüştür. Ankara Katliamı davası da bu ülkenin en büyük davalarından. Devlet bile katliamın büyüklüğünü tescillemiş üç günlük yas ilan etmişti. Ama ne hikmetse dava, “kaza”, “olay”, “gar patlaması”,” terör olayı” gibi isimlendirmelerden kurtulamadı. Daha önceki katliam davaları da aynı biçimde değerlendirildi. Devlet ne zaman “katliam” diyebilecek bunu dava bittiğinde göreceğiz. Devlet bu dava sonunda “katliam” tanımlamasını yaparsa kendi sorumluluğunu kabul etmiş olacak... Şimdilik katliam demeyerek sorumluluğundan kaçan bir devletle baş başayız. Siyasi otoritenin gücü, adaletin gücünden büyük olduğunda, hukuk da ona göre şekilleniyor. Muktedirleşen siyasi otorite demokrasiden uzaklaştıkça halkı tebaa olarak görür ve kendi çıkarına göre her yolu mübah görerek (ama kanunlarla) dayatmacı, baskıcı bir diktatörlük kurar. Basın /medya bu alanın aç..]]> Fri, 10 Feb 2017 04:50:56 +0300 Hayat devam ediyor... https://www.evrensel.net/yazi/78366/hayat-devam-ediyor https://www.evrensel.net/yazi/78366/hayat-devam-ediyor? Dünya kapitalistleri, adaletsiz sistemlerini allayıp pullanıp önümüze yeni bir sistemmiş gibi getirip fiyakalı isimler veriyorlar. Sanatçıları boş durur mu hemen eserler üretip insanlıktan adaletten bahsediyorlar, onlarda allayıp pulluyorlar. Sonra kendi yarattıklarını kendileri milyon dolarlar verip alıyorlar. Diyorlar ki; Kapitalizm eskiden insanlık dışıydı vahşiydi , artık insanileşti, küreselleşti, neoliberal politikalarla yenilendi. (!) İşin özü şu; Dünyadaki mutlu azınlık için modern kölelerin onayıyla vahşiliklerini sürdürüyorlar, sürdürecekler... Bu anlamda kapitalizmin vahşisi, insanisi olmaz. Geçen ay yayımlanan istatistikler ortada, bu istatistikleri biz çıkarmadık, kendileri söylüyorlar ve yandaş, büyük medyaları manşetlerden duyuruyor. (Merak edenler geçen haftaki yazımdan teferruatları öğrenebilir) adaletsizliğin sistemidir kapitalizm. Sonuçta ABD de Donald Trump dönemi başladı hayırlı olsun. Gelecek önemli gelişmelere gebe gözüküyor, savaşlar, işgaller ve sömürü ba..]]> Fri, 27 Jan 2017 03:23:00 +0300 #HAYIR... https://www.evrensel.net/yazi/78318/hayir https://www.evrensel.net/yazi/78318/hayir? Lafı eveleyip gevelemeye gerek yok. Fotoğrafın ister küçüğüne, ister büyüğüne bakalım gidişat HAYIR demeyi gerektiriyor. İnsanlık ilk sınavını doğayla mücadele ederek vermiş, öyle ki hem doğadan korkmuş hem de doğal afetlerden kendisine tanrılar yaratmış; şimşek, ateş, su... Kurbanlar vermiş, adaklar adamış. Öyle ki şimdilerde kendi dışında hiçbir canlıya yaşam hakkı tanımayan bir vahşiliğe ulaşmış diyecektim ki diyemiyorum. Vahşiliği kendi insan soyuna kadar uzanmış. Kuşların, derelerin gökyüzünün sınırı yokken kendine sınırlar icat etmiş, Irklara, milliyetlere, cemaatlere, dinlere vs... bölüp parçalamış. Hava tahmininde haftalar öncesini kestirme yeteneği takdirler toplar hale gelmiş. Çünkü bilimsel çalışmalar hayatı kolaylaştırıp modern insanın yarını hakkında beklentilerini artırdı. Artık yıllar sonrası tahminlerimizin çok ötesinde bugün olmuş. Son 20 yılda gelişen teknoloji zaman denilen süreci kısaltmıştır. Mantığa bakarsak insanlığın manevi gelişimi de bundan nasiplenmel..]]> Fri, 20 Jan 2017 04:52:42 +0300 Masumiyet https://www.evrensel.net/yazi/78272/masumiyet https://www.evrensel.net/yazi/78272/masumiyet? Divriği Kültür Derneği “Mehmet Atay* Anısına” 2009 yılından bu yana redfotoğraf ile birlikte fotoğraf etkinliği gerçekleştiriyor. 33 fotoğrafçının 78 fotoğrafla katıldığı kolektif sergi bir etkinlik olarak gerçekleştiriliyor. 14-30 Ocak 2017 tarihlerinde İstanbul DKD sergi salonunda izlenebilir. Bu yıl da sergi konusu seçilirken yaşanan toplumsal gerçeklikten uzaklaşılmamış. 2009 yılında “Çocuk İşçiler”, 2010 yılında “Kentsel Dönüşüm”, 2011 yılında “Kadın Emeği”, 2012 yılında “Özgürlük”, 2013 yılında “Direniş” Gezi isyanı, 2014 yılında “Dünya Halkları Kardeştir” 2015 yılında “İsyan /Ankara Katliamı”, 2016 yılında “Masumiyet”. 2013 yılının konusunu “Direniş” olarak belirlenmişti. Her yerde artan kadın cinayetlerinden, LGBTİ’lere kadar insan hakları ihlallerine karşı toplumsal duyarlılığı göstermek istercesine. Tam bu sırada (mayıs/haziran) Gezi direnişleri yaşandı. 2014 yılının konusunu “Kardeşlik” olarak belirlenmişti. Ortadoğu’nun barutunun fitillenip halklar üzerinde ırkçılı..]]> Fri, 13 Jan 2017 04:30:08 +0300 John Berger'den notlar... https://www.evrensel.net/yazi/78230/john-bergerden-notlar https://www.evrensel.net/yazi/78230/john-bergerden-notlar? John Berger birikimlerini yazıya dökmüş özellikle fotoğraf ve sanat konusunda yazmış, bizlerin beslenmesinde büyük katkıları olmuş bir insandı. Bir süre önce “Bir Fotoğrafı Anlamak” kitabını okumaya başlamış ve yeni bitirmişken ölüm haberi geldi. Ölümünün ardından bir şeyler yazmak oldukça güç. Görsel iletişim alanından felsefe-bilim-sanat ve fotoğrafa teorik ve pratik katkı koyan sayılı insanlardan Marksist bir sanat eleştirmeniydi. Onu saygı ile anarken fotoğraf ve hayat üzerine bir kez daha düşünmenin önemli olduğu kanısındayım... Genellikle fotoğrafa bakmak denir. Doğrudur, çünkü fotoğrafa bakılır. Sonra ne yapılır başka şeylere bakılmaya devam edilir. Eğer baktığımız fotoğrafla bir bağıntı bir ilgi kurabiliyorsak bir şeyler de söyleyebiliriz. Fotoğrafı okumak dediğimizde “anlam”dan söz ederiz. Bir fotoğrafa bakmakla o fotoğrafı anlamak farklıdır. Fotoğrafı ortaya koyan kişinin, (çeken/yapan) gördüğü ya da anlatmak istediği ile fotoğrafa bakan kişinin “o” fotoğrafta gördüğü v..]]> Fri, 06 Jan 2017 04:40:09 +0300 'Fotoğraf Köprüsü' sergisi https://www.evrensel.net/yazi/78150/fotograf-koprusu-sergisi https://www.evrensel.net/yazi/78150/fotograf-koprusu-sergisi? Dışarısı dediğimizde temel hak ve özgürlükler akla gelir. Ya içerisi dediğimizde? Tutsaklık, temel hak ve özgürlüklerden yoksunluk. İlk bakışta doğrudur. Dışarıdasın ama beynin tutsak, fiziki koşullar serbest olmuş kaç yazar? Günlük koşturmalar, kira derdi, koca derdi, çocuk derdi, çocuğun ebeveyn derdi, iş derdi, okul derdi, hastalık derdi, sınav derdi, kısaca yaşam derdi. Üstüne bir de katliamları her gün içimizi acıtan savaş derdini ekle... Anlayacağınız beyinlerimiz dumura uğrarken gel de kendini özgür hisset. Bedenimiz dışarıda beyinleri-miz tutsak bir toplumuz vesselam... Öyle olmasak toplumun yüzde 50’si bizleri tutsak yapan kötü yöneticileri seçer mi diye düşünmeden de geçemeyeceğim... İçeride tutsaksın, özgür değilsin. Sevdiklerine elini değdiremez, öpemezsin. Mesele beyinlerin özgür olmasıysa, eğer düşünmekse özgürlük, içerideki insan hepimizden özgür. Bedenleri fiziki koşulların engellemeleri düşünceyi hapsedemiyor... Ve düşünen insanlardır özgür olanlar... İ..]]> Fri, 23 Dec 2016 04:43:16 +0300 Kahrolsun Kediler... 10 Ekim'den 10 Aralık'a https://www.evrensel.net/yazi/78101/kahrolsun-kediler-10-ekimden-10-aralika https://www.evrensel.net/yazi/78101/kahrolsun-kediler-10-ekimden-10-aralika? 10 Ekim 2015 Ankara Katliamından canlı çıktım. 10 Aralık 2016 Beşiktaş Katliamında martıların, gecenin siyahlığını yırtan o ağlayan çığlıklarını yaşayarak patlama seslerini duydum. Önce damperli bir kamyon bir yere çarptı zannettim sonra ikinci patlamayla “bomba bu” dedim. 10 Ekim günü ilk yazımın sonunu şöyle bitirmiştim; “...Tarih sorgulayacak ama insanların artık tarihe bu meseleyi bırakmaya niyeti yok. Adaletsizliğin, haksızlığın devleti, safını gösterdikçe gösteriyor. Ölmek bu kadar kolay ve ucuz olmamalı... Ben bu ayakkabılarla ne yapacağım? Ben bu montu ne yapacağım? Eyyy devlet, senden davacıyım. “ (10 Ekim 2015, Evrensel) Evet ben bu devletten davacıyım. Geçtim daha önceleri, son bir yılda Türkiye’de 33 bombalı saldırı gerçekleşti. Ülkenin farklı yerlerindeki saldırılarda 363’ü sivil 446 kişi öldürüldü, 2 binden fazlası da yaralandı. Bir tek devlet yetkilisi, görevlisi istifa etmedi. Çünkü onlar sorumsuzdu ve öyle kalmayı sürdürecekler gibi gözüküyor. “Kahrolsun..]]> Fri, 16 Dec 2016 04:39:02 +0300 Benim annem, güzel annem... https://www.evrensel.net/yazi/78061/benim-annem-guzel-annem https://www.evrensel.net/yazi/78061/benim-annem-guzel-annem? Annem öldü. Tarih 22 Kasım 2016 idi. Arkasında dört çocuk bıraktı. Çocuklarından torunlarını gördü. 17'sinde ilk çocuğunu doğurdu. Adam vurdu hapse girdi. Altı yıl yatmış İnönü affıyla erken tahliye olmuş. Beni doğurmuş. Sonrasında peş peşe iki erkek kardeşimi. Babam kız çocuğunu aramış. Bulmaya ömrü yetmeyip 36 yaşında ölmüş. İstanbul Balat'a Samsun'dan göçmüşler. Bu arada Almanya'da 6 aylık göçmen işçi olmuş ve babamın zoruyla geri gelmiş. Unkapanı Cibali tütünde ve Çayırbaşı kibrit fabrikasında işçilik yaptı ve işçi emeklisi oldu.... Çocuklarının mürvetini gördü diyebilirim... Bir kadın düşünün 34 yaşında kocası ölmüş. 'Benim kocam, çocuklarım' diyerek saçını süpürge etmiş. Çocuklarını yetiştirme yurduna yerleştirebilmek için deli raporu almış. Evet benim annem eski bir mahpus, bir işçi ve bir büyük anne olarak hayata veda etti. Yıllarca Sarıyer Çayırbaşı'da yaşamış ve hepimiz mahalleden ayrıldığımız halde o ayrılmamış tek başına bir gecekonduda yıllarca yaşamıştı. Hastalıkl..]]> Fri, 09 Dec 2016 04:51:03 +0300 Al sana insani kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/77920/al-sana-insani-kapitalizm https://www.evrensel.net/yazi/77920/al-sana-insani-kapitalizm? Ne oldu, neden bu şaşırmalar doğrusu anlamadım. Siyasi iktidar tekçi tutumunu milli tarımla pekiştirdi. Bildiğimiz kavramların anlamları iyice rayından çıktı. İçeride ve dışarıda savaş tek seçenek olarak halka dayatılıyor. Ülkede hal böyle olunca dünyanın devine gözler çevriliyor onlar da maşallah bizden farklı gözükmüyor. Dünya siyasi iktidarları birleşmiş sanki. Birleşemeyen yoksullar ve emekçiler hak hukuk demokrasi diyerek ezilmeye devam .. Oysa ki 2000 milenyum yılında savaşlar son bulacak barış ve kardeşlik her yanı saracaktı. Artık çağımız vahşi kapitalizmden, insani kapitalizm çağına evrilmişti ve bunun adı da neoliberal politikalardı. Bu insani kapitalizm çağında egemenlerin en iyi kullandıkları alan da sanat ve kültür olmuştur. Bir zamanların solcuları hızla rota değiştirmiş bunu da “insani kapitalizm” diye kavramsallaştırmışlardı. Yetmemiş siyasi iktidarı ‘yetmez ama evet’ diyerek desteklemişlerdi. Bunlardan bir kısmı ne yazık ki içerideler. Belki de kandırılmışız diyecek..]]> Fri, 18 Nov 2016 05:00:48 +0300 10 Ekim Ankara Katliamı Davası ve izlenimlerim https://www.evrensel.net/yazi/77874/10-ekim-ankara-katliami-davasi-ve-izlenimlerim https://www.evrensel.net/yazi/77874/10-ekim-ankara-katliami-davasi-ve-izlenimlerim? Her toplumda yönetim kimde ise, güçlü odur. Her yönetim, kanunlarını işine geldiği gibi koyar. Demokratlar demokratlığa uygun kanunlar, zorbalar zorbalığa uygun kanunlar, ötekiler de öyle… Bu kanunları koyarken kendi işlerine gelen şeylerin, yönetilenler için de doğru olduğunu söylerler, kendi işlerine gelenlerden ayrılanları da kanuna, doğruluğa aykırı diye cezalandırırlar… Doğruluk her yerde birdir; yönetenin işine gelendir. Güç de yönetende olduğuna göre, düşünmesini bilen her adam bundan şu sonuca varır: Doğruluk güçlünün işine gelendir. (Eflatun) Ankara Katliamı’nın 13. ayında başlayan mahkemenin 3. gününü bitirdik. Bugün 10 Kasım. Yani katliamın 13. ayının anması yapılacak ve mahkemeye gidilecek. Medyadan özellikle sosyal medyadan bir çoğunuz takip ediyorsunuz. Dava fiziki/mekansal koşulların yetersizliği ile görülmeye devam ediyor. Ben hem tanık olarak hem de gazeteci olarak izliyorum. Müşteki denilen yani katledilenlerin yakınları, yaralı kurtulanlar ve fiziki değils..]]> Fri, 11 Nov 2016 05:00:18 +0300 Antidemokratik ortamda sanat ve adalet https://www.evrensel.net/yazi/77825/antidemokratik-ortamda-sanat-ve-adalet https://www.evrensel.net/yazi/77825/antidemokratik-ortamda-sanat-ve-adalet? “İki temel sorunu var insanlığın. Adaletsizlik ve anlamsızlık. Birine karşı hukuku bulduk, diğerine karşı sanatı. Ama insanlar hukuka ulaşamadı. Ve sanat insanlara.” (Nietzsche) Eğer bu yazıyı okuyorsanız demek ki daha Evrensel kapatılmamış. Gerçekten kuşkuyla yazıyorum. Kala kala birkaç muhalif basından biri olan Evrensel kaldı. Bu durum sorumluluğumuzun büyüklüğünü de gösteriyor. Bir yanda siyasal kaos, hak ihlalleri gibi artık devletin niteliğinin değiştirildiği günleri yaşarken diğer yandan da hayat olağanlığında devam ediyor. Sanat kültür kurumları sergilerini sürdürmeye, festivallerini gerçekleştirmeye çabalıyor. Foto İstanbul Festivali “Dur ve Bak” ana temasıyla geçen ay Beşiktaş Belediyesinin hamiliğinde başladı ve bitti. Yurt dışında olduğumdan izleyemedim. Sosyal medyadan izlediğim kadarıyla alışılagelen sansür sorunları yaşanmış. Duyarlı birkaç fotoğrafçı arkadaş meseleyi gündemleştirdiler, sağ olsunlar. Keşke ülke bu kaotik durumda olmasaydı da bu meseleyi hakkıyla..]]> Fri, 04 Nov 2016 05:00:11 +0300 Demokrasi yoksa sansür vardır https://www.evrensel.net/yazi/77784/demokrasi-yoksa-sansur-vardir https://www.evrensel.net/yazi/77784/demokrasi-yoksa-sansur-vardir? Haftalardır parmaklarım bilgisayarın tuşlarına gitmiyor. Oysa yazacak o kadar konu var ki. Özellikle İstanbul’da fotoğraf festivalleri, Almanya ve İzmir’de katıldığım 10 Ekim anKARA katliamının yıldönümü, faşist-ırkçı bir grubun hacklemeleri... Tam yazıya başlayacağım sosyal medyaya (malum haberlere tv’den erişmek mümkün değil) Antalya’nın Kaş ilçesinde genç bir kadının Fulya Özdemir’in, bıçaklanarak öldürülmesi haberi düşüyor. Daha sonra İstanbul’daki evine gitmek üzere otobüse binen Ayşegül Terzi’yi şort giydiği gerekçesiyle tekmeleyen Abdullah Çakıroğlu’nun ilk duruşmada tahliye edildiği haberi geliyor. Bunlarla bitmiyor: Bir sapığın çocukları tacizi, Ortadoğu bataklığı, hapishanelerdeki baskı ve işkencelerin 12 Eylül’ü aratması, FETÖ çökertilecek diyerek OHAL ve KHK’lerle hızını alamayan siyasi iktidarın gitgide çemberi daraltarak tek sese, tek adama biat düzenini getirmeye çalışması, Osmanlı ocakları denen guruhun silahlanma çağrısı... Derken Diyarbakır/Amed Belediyesine baskınla..]]> Fri, 28 Oct 2016 05:00:24 +0300 Şarlo'nun şapkasından ne çıkar? https://www.evrensel.net/yazi/77537/sarlonun-sapkasindan-ne-cikar https://www.evrensel.net/yazi/77537/sarlonun-sapkasindan-ne-cikar? Öyle ya da böyle Şarlo’yu hepimiz biliriz. Kimdir Şarlo? Şapkası, bastonu, postalı, bıyığı ve sakarlığı ile sessiz sinemanın sevimli kahramanı. Genelde şapkadan tavşan çıkar, ama Şarlo’nun şapkasından umut çıkar, özlem çıkar, mücadele çıkar. Kara mizahın ustasıdır o. Kapitalizmi mizah silahıyla vuran, insanın zaaflarının nelere yol açabildiğini gösteren, Diktatörlerle dalga geçen, kadın Şarlo ile en insani duyguların güzelliğini paylaşandır. Kısaca umudun ve mücadelenin sanat temsilcisidir. Bilginin ve emeğin geleceğin güzel insanlarını yaratacağını söyler. Gerçekmiş gibi görünenlerin ardındaki hakikat arayışında yaratıcılığın sanatçının sorumluluğunun ne olduğunu gösterendir. Bu gerçeği, Şarlo’yu yaratan Charles Chaplin her daim demleyerek önümüze koymaktadır. Böyle olunca her kuşağın, zamanın sevimli kahramanı olarak yaşar gider. Şarlo artık sokakların, kafelerin, kültür merkezlerinin ismi olur. Geçen hafta yeni bir mekan Şarlo adıyla açıldı. Ankara Katliamı’nda bacağını kaybeden ve..]]> Fri, 23 Sep 2016 03:57:50 +0300 Aslı Erdoğan ve barışın anneleri... https://www.evrensel.net/yazi/77397/asli-erdogan-ve-barisin-anneleri https://www.evrensel.net/yazi/77397/asli-erdogan-ve-barisin-anneleri? Tarihimiz anneler ve çocuklarının hikayeleriyle doludur. Kimi zaman anneler çocuklarını, kimi zaman da çocuklar annelerini bizlere tanıtır ve analarla çocukları zihnimizde özdeşleşirler. Hangimiz Metin Göktepe’yi Fadime Ana’dan, Didar Şensoy’u 12 Eylül faşizminde insan hakları savunuculuğunda devrimci gençlerin anası olmasından, Hasan Ocak’ı Emine Ocak’tan ayrı düşünebiliyoruz? Son örnek olarak da Aslı Erdoğan’ı annesi Mine Aydoslu ile birlikte hatırlayacak olduğumuzdur. 28 Ağustos günü toplandık gittik Aslı’nın annesinin evine. Mevzu Mine Aydoslu’nun kızı Aslı için söyledikleriydi. “Kızımla övünüyorum, o her zaman mağdurların yanında yer almak istedi.” O gün Aslı’nın yakın arkadaşı Dr. Ayşegül Tözeren, PEN’i temsilen Tarık Günersel, Sanat Eleştirmeni Beral Madra, Zekiye Kürkçüoğlu, Gazeteci Nazım Alpman, Gazeteci Seyhan Avşar, telefonla Türkiye PEN Başkanı Zeynep Oral ve ben katıldık. Sonra zil çaldı site sakini komşular kapıdan uğrayarak Aslı’ya verilmek üzere çeşitli ihtiyaç mad..]]> Fri, 02 Sep 2016 04:51:01 +0300 Gazetecilik... https://www.evrensel.net/yazi/77305/gazetecilik https://www.evrensel.net/yazi/77305/gazetecilik? “… Kapitalizmin toplumsal ilişkiler konusunda, özenle ve zorbalıkla ayakta tuttuğu bilgisizlik, basındaki binlerce fotoğrafı, anlamayan için tam bir çözülmez hiyerograf tablet haline getiriyor.” Ruth Berlau (B.Brecht’in, Savaş El Kitabı için yazdığı önsözden) Fotoğraf, iletişim araçları arasına katılıp, kullanıldığı günden bu yana, kitle kültürü üzerinde etkisi her geçen gün artan bir yere sahiptir. Zaman içerisinde gelişmiş ve teknolojik olanaklarla herkesin her yerden ulaşabildiği, etkilendiği ve etkilediği bir noktaya gelmiştir. Basında ilk haber niteliği taşıyan görsel, Kraliçe Viktorya’ya düzenlenen suikast girişimine ilişkin kara kalem temsili bir resim. 1842’de “Resimli Londra Haberleri” adlı gazetede yayınlandı. 1890’lı yıllardan bu yana gazetelerde gelişen teknolojiye göre görseller kullanılmış. Fotoğraf gazetelerde 19. yy sonlarına doğru Almanların klişe tekniğini geliştirmesinden sonra başladı. Mizanpaj: Gazete, dergi ve web sayfalarının düzenidir. Yayın organlarının ..]]> Fri, 19 Aug 2016 05:00:13 +0300 Gazeteciye tesadüf yasak https://www.evrensel.net/yazi/77266/gazeteciye-tesaduf-yasak https://www.evrensel.net/yazi/77266/gazeteciye-tesaduf-yasak? Hayat tesdüfleri sever diye bir söz vardır. Kim nerde ne zaman nasıl bir tesadüfle karşılaşır belli olmaz. Belli olan ise bazı tesadüflerde gazetecilerin öldürülmesi, darp edilmesi veya gözaltına alınmalarıdır. Misal verelim,: 15 Temmuz 1983 yılında Paris Orly havaalanında patlama olmuş ve Gazeteci Ergun Çağatay yaralanmıştı. Olayı yaşamak zorunda kalarak dünyaya duyurmuştu. Yine misal verelim; Evrensel Muhabiri Metin Göktepe 1996 yılında iki devrimci tutuklunun cenaze törenini izlerken bine yakın kişiyle birlikte gözaltına alınmış ve diğer gazetelerden gözaltına alınanlar olmasına rağmen “Metin’e özel muamele” denilerek işkence yapılarak öldürülmüştür. Bu alanda bir çok misal daha verebiliriz. Ama kendimden de bir tanıklık not düşeyim. 10 Ekim 2015 Ankara Katliamı’nda tam da patlamanın ortasında kalmış, birkaç gazeteciden biriyim. ‘Ölmedim o halde göreve devam’ dedim. Bir çok arkadaşım gibi hem ağladık hem lanet ettik hem de görevimizi yaptık. Ne patlamayı bekliyorduk, ne ..]]> Fri, 12 Aug 2016 15:08:27 +0300 Face to face https://www.evrensel.net/yazi/77207/face-to-face https://www.evrensel.net/yazi/77207/face-to-face? Gezi direnişlerinden bu yana ne zaman toplumsal hareketler gelişse veya iktidarın canını sıkacak eleştiriler paylaşılsa önce ve hızla sosyal medya sansüre uğruyordu. Dahası 4.5 G dünyasında tuhaf bir G hızında veri alışverişi gerçekleşiyordu. Gezi’de yaşadık, 17-25 Aralık döneminde yaşadık, Ankara Katliamı’nda yaşadık. Ve siyasi iktidarın başları sosyal medyayı yerden yere vuruyordu. Sansürlüyorlar, yasaklıyorlar TİB aracılığıyla siteleri engelliyorlardı. (Gerçi hâlâ engellemeye devam ediyorlar ama şimdi TİB kendi başlarına da bela oldu). Darbe girişimi herkese sosyal medyanın lazım olacağını gösterdi. CB’nin “Face to Face” aracılığı ile CNN bağlantısının darbe girişiminin bastırılmasında önemli bir rol oynadığını gördük. “Etme bulma dünyası” diye boşuna dememişler. 15 Temmuz gecesi ‘Edenin nasıl bulduğunu’ yaşadık. Halbuki daha 2 Temmuz’da CB. RTE şöyle demişti. “… Biliyorsunuz ben bu sosyal medyaya karşıyım. Bundan dolayı da bana çok saldırı da oldu. Ben bu Twitter’a filan hepsine ka..]]> Fri, 05 Aug 2016 04:50:31 +0300 Sanat, barış ve vicdan https://www.evrensel.net/yazi/77159/sanat-baris-ve-vicdan https://www.evrensel.net/yazi/77159/sanat-baris-ve-vicdan? “Ah, Tanrı dünyayı yeniden yarataydı, Yaratırken de beni yanında tutaydı; Derdim: Ya benim adımı sil defterinden, Ya da benim dilediğimce yarat dünyayı.” Ömer Hayyam Sanat huzurlu toplumların işidir bir de zenginlerin. Çünkü sanat bir borsadır ve bir mal para kazandırıyorsa ticaret olur. Yani sanat bir ticarettir. Sanatçı bir meslek icra eden yetenek sahibi kişi olur. Sanatçının derdi para kazanmak, sanat simsarının derdi koleksiyonerlere mal satmak. Sanatın ve sanatçının kutsanması da pazarlama olarak düşünülebilir. Yukarıda söyledik sanat bu anlamda huzurlu toplumların işidir. Yaşam öncelikli ortamlarda dahası barışın olmadığı bırakın olmamasını “BARIŞ” kelimesinin bile tehlikeli hale geldiği bir ortamda gel de sanat yap, ticaret yap para kazan. Evet özellikle fotoğrafı bir sanat olarak gören ve yapanlar sizlerin de “BARIŞ’a” ihtiyaçınız var. Kavramlar üretim ilişkileri ve mülkiyet ilişkilerine göre anlamlar..]]> Fri, 29 Jul 2016 04:00:35 +0300 'Darbeli demokrasi' https://www.evrensel.net/yazi/77110/darbeli-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/77110/darbeli-demokrasi? Demokrasinin yaralanması ya da yaralı demokrasinin kendini iyileştirmesinin tek yolunun “Barış”tan geçtiğini biliriz ve söyleriz. Yıllardır baskı şiddet ve toplumsal kırılmaların panzehirinin barıştan geçtiğini söyledik, söylüyoruz. Olaylar geldi “darbeli demokrasi”ye dayandı. IŞİD terörü, katliamlar derken 15 Temmuz darbe girişimiyle bir üst noktaya sıçradı. Yıllardır darbelerden çok çekmiş olan bizler net tavrımızı sergiledik. “Darbeye hayır!” Peki bu durum AKP iktidarının diktatörlüğüne ‘evet’ demek miydi? Hayır. Hem darbeye hem de AKP diktatörlüğüne karşı üçüncü bir yolun daha var olduğunu söylüyoruz. O yol “Barış ve Demokrasi.” Barış olmadan demokrasinin, demokrasi olmadan toplumsal uzlaşının olamayacağı açıktır. Günlerdir “demokrasi şöleni” adı altında sokaklar nöbet ve eylem alanları oldu. Daha bir hafta öncesine kadar IŞİD terör örgütünün katliamına önlem olarak toplu yerler koruma altına alınırken, bugünlerde ortada ne katliam ne IŞİD’in kalmamasını dikkate almak lazım diye dü..]]> Fri, 22 Jul 2016 04:13:56 +0300 Haliç manzaralı WC https://www.evrensel.net/yazi/77014/halic-manzarali-wc https://www.evrensel.net/yazi/77014/halic-manzarali-wc? Geçen gün haberlerde yine CB. konuşuyordu. Mevzu TOKİ konutlarının bilmem neredeki toplu açılış töreni. “Yapamazsın diyorlardı yaptık. 3. köprü, kentsel dönüşüm ... vs vs. Sonra şöyle dedi: “Kentsel dönüşümleri Osmanlı ve Selçuklu mimarisiyle...” bla bla. O sırada kameralar F tipi hücreleri andıran monoblok TOKİ konutlarını gösteriyor. “Nerede Osmanlı-Selçuklu mimarisi nerede bu beton yığınları” derken, birkaç gün sonra da şehirlerde kentsel dönüşüm yaparken ‘ucubeler yarattıklarını’ itiraf ediyordu. “Dün dündür bugün bugündür” özdeyişini(!) Sn. Demirel’den alıp uygulayan muhteşem bir usta ile karşı karşıya olduğumuzu biliyorduk ama artık pes ettik gerçekten. Dün İsrail siyonizmine karşı “one minute” diyen, Mavi Marmara gemisi olayında İHH için göğsünü siper eden zat-ı muhterem bugün “Bana mı sordunuz giderken kardeşimmm” deyiveriyor. Neyse bu konular sosyal medyada capslerde videolarda kara mizah olarak yerini aladursun biz işimize bakalım. Ultrazengin evlere, mekanlara git..]]> Fri, 08 Jul 2016 04:50:01 +0300 Başımız sağ olsun mu? https://www.evrensel.net/yazi/76908/basimiz-sag-olsun-mu https://www.evrensel.net/yazi/76908/basimiz-sag-olsun-mu? Hergün yeniymiş gibi, tuhaf haberler almaya alıştırıldık. Yeniymiş gibi diyorum çünkü artık rutin hale getirildi. En son Özgür Gündem gazetesinde nöbetçi genel yayın yönetmenliği yaptıkları gerekçesiyle “terör örgütü propagandası yapmak” ile suçlanan Gazeteci Erol Önderoğlu, THİV eski Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ve Yazar Ahmet Nesin tutuklandı. Sebep; Legal bir gazete olan Özgür Gündem’de genel yayın yönetmenliği yapmak. Tamam görüyorum sizler de bu satırları okurken gülüyorsunuz ve şöyle diyorsunuz; bir gazete varsa onun bir yayın yönetmeni de olacaktır. Neyse... Kara komedi hayat bizi güldürmeye devam ediyor. Hayatın Sesi Televizyon, Evrensel, Özgür Gündem, BirGün, Cumhuriyet, imc TV, Özgür Gün TV ve birkaç medya kaldı onlar da böyle kara komedi yaratılarak yok edilmeye ve başımız sağ olsun demeye getiriliyor. Çok ‘bilgili’ bir üniversite, Prof. Zeynep Sayın’ı kovmuş. Neden? Çok sayın Cumhurbaşkanına derste hakaret etmiş. Bir öğrencinin ihbarı yetmiş. Aslında söyleyecek ..]]> Fri, 24 Jun 2016 04:45:12 +0300 Evrensel'i okumak ve anlatmak https://www.evrensel.net/yazi/76814/evrenseli-okumak-ve-anlatmak https://www.evrensel.net/yazi/76814/evrenseli-okumak-ve-anlatmak? Evrensel’i anlatmak için sayfalarca yazmak; fotoğrafını çekmek için de dünyanın en pahalı makinesini kullanmaya gerek yok. Evrensel, hak hukuk ve adalet arayışında “Emek evrensel”dir diyerek sürdürüyor yaşamını ve mücadelesini. Sermayesi “emek” olan bir gazetedir “Evrensel”. Farklı bir gazete mi? Evet. En büyük farkı gazeteyi “Evrensel” yapan okuyucuları olmasıdır. İşçi sınıfının, halkların kurtuluşu yolunda objektif ama taraflı yayın yapan bir gazetedir “Evrensel”. Yoksulların, ezilenlerin, hor görülenlerin, sesi, kulağı ve gözüdür “Evrensel”. Direnişlerin, mücadelelerin olduğu yerdedir “Evrensel”. Bedeller ödeyen bir gazetedir “Evrensel.” Taraf olduğu sınıfın durumu neyse odur “Evrensel”. Bu anlamda yoksuldur, emekçidir, dayanışmacıdır, mücadelecidir; çocuktur, kadındır, erkektir, ötekileştirilendir, mültecidir, öğrencidir, işçidir, işsizdir, hamaldır, emeklidir, esnaftır, doktordur, avukattır, öğretmendir ve gazetecidir “Evrensel”. Habercilikte Metin Göktepe’dir.Ve bilir ki sınıfı..]]> Fri, 10 Jun 2016 05:00:02 +0300 Zanaattan sanata seramik günleri için... https://www.evrensel.net/yazi/76764/zanaattan-sanata-seramik-gunleri-icin https://www.evrensel.net/yazi/76764/zanaattan-sanata-seramik-gunleri-icin? Bu yıl üçüncüsü düzenlenen İstanbul Seramik Sanat Günleri, seramik sergisi İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) desteğiyle Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu, Atatürk Kitaplığı ve Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisinde (MAKSEM) olmak üzere 3 büyük mekanda 16 Mayıs’ta başladı ve 6 Haziran’a kadar gezilebilecek. Küratörlüğünü Duygu Bağlan’ın yaptığı İstanbul Seramik Sanat Günleri’nde, izlediğim kadarıyla, 562 katılımcının 911 çalışması yer alıyor. Ayrıca önemli seramik sanatçılarımızın yönetimlerinde atölye ve çalıştaylar gerçekleştirecek. Kısaca Türkiye’nin dört bir tarafından, üniversitesinden katılımcı olan sanatçılar/zanaatkarlar el ele büyük bir etkinlik gerçekleştiriyor. Küratör Duygu Bağlan amaçlarını ve kavramsal çerçeveyi şöyle açıklıyor. …Seramiğin daha çok “zanaat” olarak adlandırılmasını kırmayı amaçladıklarına vurgu yaparak, “Elbette her sanat eseri bir zanaat olarak başlıyor. Sonra birtakım insani katılımlarla sanata dönüşüyor ama seramik nedense yıllardan beri sanattan ka..]]> Fri, 03 Jun 2016 05:00:10 +0300 Fotoğrafçılar Belgesel Günleri başlıyor... https://www.evrensel.net/yazi/76625/fotografcilar-belgesel-gunleri-basliyor https://www.evrensel.net/yazi/76625/fotografcilar-belgesel-gunleri-basliyor? Belgesel fotoğraf günleri üçüncü kez izleyicilerle buluşuyor. Fotoğraf Vakfının düzenlediği III. Belgesel Fotoğraf Günleri, 20 Mayıs – 12 Haziran arasında fotoğraf gösterimleri, panel , kitap tanıtımları , portfolyo değerlendirmeleri ve atölyelerle izleyiciyi belgesel fotoğrafla buluşturacak. Etkinlik ilk kez düzenlendiği 2012’den bu yana yüzlerce izleyiciye ulaşıyor; belgesel fotoğraf alanında ürün veren, akademik araştırma yapan ve yayın üreten pek çok fotoğrafçının yurt içi ve dışından bakış açısını ve belgesel yaklaşımını çeşitli temalardaki çalışmaları ile aktarıyor. Hak temelli konular yanı sıra kişisel hikayelerin ve izleklerin takip edildiği, farklı iklim ve yaşamlardan direnç, dayanışma ve ilham öyküleri paylaşılıyor. Bünyesinde düzenlenen atölyeler ve portfolyo değerlendirmeleri ile kolektif üretimlere de can suyu veriliyor. PROGRAMDAN BAŞLIKLAR Açılış ve Sergi Etkinlikler, 20 Mayıs 2016’da Fotoğraf Vakfı ve Galata Fotoğrafhanesi ile paylaştığı Galata’daki mekanında “Bel..]]> Fri, 13 May 2016 04:26:51 +0300 Denizlerden nice mayıslara … https://www.evrensel.net/yazi/76577/denizlerden-nice-mayislara https://www.evrensel.net/yazi/76577/denizlerden-nice-mayislara? Bu gün 6 Mayıs. Denizler akıyor takvimlerde. Abileri Halit Çelenk’i de yanlarına alarak. Mayıs ayı geldiğinde içimiz bir tuhaf olur. Yapraklarımız açmadan, dallarımız kesilmiş budanmışızdır mayısta. Ama öz su yürümüştür bir kez, filizlenip meyveye durmuştur dallar. Bir o kadar da toprağın altına kök salmıştır mayıs. Mayısı beklemiş, tam zamanını kollamıştı Halit Abi, Denizlerin katledildiği günü nispet yapar gibi cellatlara. Deniz, Yusuf, Hüseyin birer fidandılar, Halit Abi ile artık bir de çınarımız oldu. Halit Çelenk mücadelesiyle miras bıraktı bizlere geleceği. Her 6 Mayıs’ta Denizlerle birlikte artık onu da anacağız büyük bir onurla… 1 Mayıs, 6 Mayıs, 8 Mayıs, 18 Mayıs tarihleri yani Enternasyonal işçi bayramından Denizlere, faşizmin dünya halkları tarafından yenilerek kızıl bayrağın Berlin’e göklerine çekilmesi ve İbrahim Kaypakkaya’ya tarihselleşmiş tarihler hep mayısta. Ne Denizleri ne de Halit Abi’yi ne de İbo’yu anlatmaya gerek yok. Bu satırları okuyanlar zaten tanı..]]> Fri, 06 May 2016 04:50:53 +0300 2016 yılında emeğin 1 Mayıs'a yansıması https://www.evrensel.net/yazi/76527/2016-yilinda-emegin-1-mayisa-yansimasi https://www.evrensel.net/yazi/76527/2016-yilinda-emegin-1-mayisa-yansimasi? Gezi direnişlerinden Artvin’e, işçi haklarının gasbına, akademisyenlere, basına uygulanan baskı ve sansüre, Kürt meselesinde çözümsüzlüğe gidilmesine, IŞİD teröründen katliamlara, mültecilerden Ortadoğu’nun savaş ve kan gölü olmasına ulusal ve uluslararası birçok sorun ve kaotik ortamda 2016 yılı 1 Mayısı’nı karşılıyoruz. Her 1 Mayıs öncesi “Hedef Taksim” olurdu ve her defasında devlet “İzin vermiyoruz” derdi ve yine dedi. “Orantılı güç, makul sayı,” gibi cümleler o dönemleri anlatır. Üretim alanlarındaki (fabrikalar, plazalar, tarlalar kısaca terin akıtıldığı her yer) direnişler, mücadeleler, örgütlenmeler 1 Mayıs’ı, 1 Mayıs yapan içeriktir. 1 Mayıs’ın mitingle kutlanması bu içeriğin biçime yansımasıdır. Ancak bu iki durum birbirini tamamladığında ortaya hiçbir gücün engelleyemeyeceği gerçek çıkar. İşçi sınıfı “icazetsiz”, “Makul” sayısız ve nerede isterse orada kutlayacağı bir 1 Mayıs mitingi yapar. Taksim’in 2010 yılında hükümet destekli miting alanı olmasından herkes kendisince ..]]> Fri, 29 Apr 2016 05:00:40 +0300 Çocuklara dair... https://www.evrensel.net/yazi/76426/cocuklara-dair https://www.evrensel.net/yazi/76426/cocuklara-dair? Çok şeyler söylendi, yazıldı çocuklar için. Ana rahminde öldürüldüler, doğunca öldürüldüler, çocukluklarını yaşayamadan öldürüldüler. İstilalarda, savaşlarda hamile kadınlarla çocuklar neden sağ bırakılmaz? Doğduklarında, büyüdüklerinde ailelerinin içinde doğup büyüdükleri kültür ve dünyalarını aramasınlar, intikam almasınlar ve egemenler için tehdit olmasınlar diye mi? İnsan Hakları Derneği (İHD) Dünya Çocuk Hakları Günü nedeniyle hazırladığı raporda silahlı çatışmalarda, iş cinayetlerinde, cezaevlerinde ve savaştan kaçarken ölen mültecilerle birlikte 2015 yılında 617 çocuğun yaşamını yitirdiğini açıkladı. Suçları ülkenin doğusunda doğmak olan çocuklar ölüyor, öldürülüyor. Hapishaneleri dolduruyorlar, anasız babasız bırakılıyorlar. Ne uğruna? 23 Nisan, 1920 yılında “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak ilan edilmiş. Aradan geçen 96 yılda dünyada, öldürülen çocuk sayısı bakımından herhalde ilk sıralarda yer alan bir ülkeyiz. Unutmayın! Yaşananlar yarın yaşanacakların habercis..]]> Fri, 15 Apr 2016 05:00:42 +0300 Engelleyemezsiniz https://www.evrensel.net/yazi/76327/engelleyemezsiniz https://www.evrensel.net/yazi/76327/engelleyemezsiniz? Bildiğiniz gibi Newroz mitingleri tüm ülkede yasaklanıp yalnızca Diyarbakır’da izin verilmişti. Bazı illerde yasak öyle ya da böyle delinmiş, Newroz coşkuyla kutlanmıştı. Hal böyle olunca da gözler İstanbul Bakırköy’e çevrilmişti. Bütün dünyada gazeteciler yaşanan gerçekleri fotoğraflar, belgeler ve gazeteleri TV’leri aracılığıyla kamuya duyurur. Amaç kamuoyunu bilgilendirip yöneticilerin kendilerini sorgulamalarını sağlayarak ülkeyi daha doğru düzgün yönetmelerine hizmet etmesidir. Eğer hataları varsa ders alsınlardır. Tabii bu söylediklerim demokrasinin olduğu ya da demokrasinin ilerlediği düzeyle ilgilidir. Gelelim İstanbul, Bakırköy de kutlanması istenen Newroz mitingine. Sabah erken saatlerde Bahçelievler, Şirinevler, Yenibosna, Bağcılar ve muhtemel ilçeler HDP ve demokratik kurumlar, milletvekilleri engellenmiş. adeta polis ablukasına alınıp kaynağında katılım kesilmeye çalışılmıştır. Tüm bunlara rağmen İncirli, Bakırköy’e ulaşmayı başaranlar metrobüs istasyonlarında, otobüs ve ..]]> Fri, 01 Apr 2016 05:00:28 +0300 Şiddetli geçimsizlik var! https://www.evrensel.net/yazi/76227/siddetli-gecimsizlik-var https://www.evrensel.net/yazi/76227/siddetli-gecimsizlik-var? Barış ve özgürlüğün olmadığı yerde zor, şiddet ve terör hakim olur. Kaos yaratılarak insanlar birbirlerine düşman edilir. Toplumsal hafıza ve bellek karartılarak, şiddet ve terör meşrulaştırılır. Hepsinden önemlisi ve tehlikelisi kanıksama olağanlaştırılır. Ses, yazı ve görüntüler şiddetin kanıksanmasının dili olarak toplumsal yaşamı etkiler. Şu söz yerini bulur: “Ya bendensin ya da teröristsin.” Meclisteki seçilmiş vekil, akademisyen, gazeteci, avukat, sanatçı ... müsveddeleri(!). Özce, toplumda meslekler, kişiler, kurumlar itibarsızlaştırılarak korku imparatorluğu yaratılır. Çıplak gerçekleri gösterenler, barış, kardeşlik, eşitlik, hak, hukuk kavramlarını kullananlar terörist ilan edilir. Karşılığı muhalefetin ortadan kaldırılarak ya da susturularak dikta rejiminin demokrasi diye yutturulmasıdır. Artık sözün bittiğini biliyoruz. Hukukun askıya alındığı, muhalif kişi ve kurumların düşman ilan edildiği bir zaman dilimindeyiz...]]> Fri, 18 Mar 2016 05:00:25 +0300 Gezi, Cizre, Sur, Artvin… https://www.evrensel.net/yazi/76179/gezi-cizre-sur-artvin https://www.evrensel.net/yazi/76179/gezi-cizre-sur-artvin? Aslında başlıktaki isimler uzatıldıkça uzar. Gezi, Cizre, Sur ve Artvin… Son ayların en çok duyduğumuz konu başlıkları oldu. Neydi gündemde olmalarının nedeni? İktidar için TERÖR, muhalefet ya da mağdurlar için DEMOKRASİ MÜCADELESİ. Ülke bölünmüş parçalanmış bir halde. Bölücüler iktidarda. Bölünenlerin bir kısmı hâlâ bölüneceğiz telaşında. Yıllardır bölünmeyeceğiz barış içinde kardeşçe yaşayacağız diyenler baskı şiddet ölüm ve katliamların odağı olarak yaşam alanları talan edilmiş durumda. Çözüm ne? İktidar ‘her şeyi tekleştirerek çözeceğim’ diyor. Tek bayrak, tek vatan, tek millet, tek din, hatta tek mezhep (tabii ki Sünni), ve sonunda tek adam tek başkan. Bu uğurda başta Kürtler olmak üzere vatan dedikleri toprak parçasını geçin, sınır dışına taşan savaş çığlıkları isterik bir hal almış her alana saldırmak itibarsızlaştırma çabaları. Eeee sonra yekvücut olmuş bir ülke öyle mi? Bence değil tabii ki. Evet Hitler’in Almanya faşizmi 1948’de yenilirken İspanya’da faşizm 1970’le..]]> Fri, 11 Mar 2016 04:50:50 +0300 Etkisiz hale getirildik https://www.evrensel.net/yazi/76127/etkisiz-hale-getirildik https://www.evrensel.net/yazi/76127/etkisiz-hale-getirildik? Uzun süredir haberlerde duyduğumuz bir cümle artık ürkütücü biçimde kanıksandı ve neredeyse kavramsallaştı. “Bu gün 10 terörist etkisiz hale getirildi” . Bu cümleye baktığımda ‘terörist’ kim? ‘etkisiz hale getirmek’ ne demek? diye düşündüm. Terörist kavramında ortak bir tanım yaratılmamıştır. Fransızca Petit Robert sözlüğünde “Bir toplumda bir grubun halkın direnişini kırmak için yarattığı ortak korku” olarak , Oxford İngilizce Sözlük’te “Genellikle siyasal nedenlerle, halkın gözünü korkutmak ve halkı yıldırmak için dehşet ögesini kullanmak” olarak , Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde, “Yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş” olarak tanımlanır. Hepimiz öğrendik ‘etkisiz hale getirmek’ öldürmek, katletmekmiş. Bu kavram karşıdan gelen olumsuz etkiyi bertaraf etmek anlamına gelmekte. Karşımızda riskli olduğunu düşündüğümüz bir durumu, kişiyi, olayı etkisiz hale getirir, bize vereceği zararı bertaraf ederiz. Eğer bir hukuk devletiyseniz toplum için, güvenliğiniz i..]]> Fri, 04 Mar 2016 04:50:00 +0300 Belleğin öte yanı https://www.evrensel.net/yazi/76071/bellegin-ote-yani https://www.evrensel.net/yazi/76071/bellegin-ote-yani? Bellek nedir? Kaydetmek, saklamak. Ne zamana kadar? Dışa vurulana kadar. Paylaşılana, gösterilene kadar. Belleğe neler sığar? Savaşlar, katliamlar; çocuklar, kadınlar, su, petrol, kin, nefret…say sayabildiğince. Özellikle son yıllarda, belleğe sığmayacak kadar büyük bir kaostur Ortadoğu. Bu kaos özellikle ‘devlet ve sınırla’ ilişkilidir. Sınır, ‘devlet’ olmanın ‘insanlık suçları’dır. Ki mültecilik ve göçmenlik bu suçların yansımasıdır. Ezilen, hor görülen Ortadoğu halklarından ve buradan birer özne olarak ayrılmış/ ayrılmak zorunda kalmış sanatçıların bir başka sınır ötesinde belleklerini imgelere, simgelere katarak çağdaş ve de güncel sanatın olanaklarıyla politikayı sanata taşıyor ve sesleniyorlar. Sergiye ilişkin Küratör Ezgi Bakçay şöyle diyor;” Bu serginin önemi, tüm dünyada göç gerçeği derinleşirken; yükselen tahammülsüzlük, yabancı olanı reddetme ve ırkçılık karşısında tavır alıyor olması. Göçmenler, niteliksiz kalabalık, mülteciler, sığınmacılar olarak tanımlanan, yeryüz..]]> Fri, 26 Feb 2016 04:50:37 +0300 'Aç kapıyı sen geldin' https://www.evrensel.net/yazi/76017/ac-kapiyi-sen-geldin https://www.evrensel.net/yazi/76017/ac-kapiyi-sen-geldin? “Hayattaki sorgularımızı ve engellerimizi simgeleyen kilitlerden, çözümlerin kendimizde olduğunu müjdeleyen anahtarlardan, içsel yolculuğumuzda dönüşüme açılan kapılardan oluşuyor.” (Sergi kataloğundan) “Aç Kapıyı Sen Geldin” 6 Şubat’ta D’art Galeri’de açılan seramik sergisinin adı. İlk kişisel sergisinde Şenay Akkurt, kendine kilit ve anahtarları dert etmiş. Günlük kullanım nesnelerinden sanat nesnelerine bir yolculuğa çıkmış, yaşadıklarından özümsediklerini bizlerle paylaşmış. İyi de etmiş. ‘Kapı-kilit-anahtar ve sürgü’ birbirleriyle bağıntılı ve özdeş nesnelerdir. İnsanlık gelişimi içinde bu nesneleri geliştirmiştir. Bu sergide, sanal araçları kullanırken bile kilit/şifre-anahtar/parola olarak kullanır hale geldiğimizi sorguluyoruz. Düşünce bazında ise geniş bir soyutlamanın içinde dolaşıyoruz. Bu nesneler sanatın birçok dalına konu olmuştur. Şarkılar, türküler, resimler, heykeller, fotoğraflar çok şeyler söylemişlerdir kilitlere ve anahtarlara ilişkin… Bu sefer seramikler dil..]]> Fri, 19 Feb 2016 05:00:10 +0300 Uzun adam ve vicdan https://www.evrensel.net/yazi/75964/uzun-adam-ve-vicdan https://www.evrensel.net/yazi/75964/uzun-adam-ve-vicdan? Çocuk masallarında kahramanlar vardır; iyi, güzel ve çirkin. Sırayla tasvir edilirler ve kişilikleri çocukların algılayabileceği düzeye indirilerek resmedilir, anlatılır. Mesele çocukların kötüleri ve iyileri birbirinden ayırabilmeleridir. Geçen aylarda Kürt illerinde başta Silvan olmak üzere yakıp yıktıkları evlerin duvarlarında gücünü göstermeyi marifet sayan bir devlet sergilenmişti. Neydi bu marifetleri bir hatırlayalım; ‘T.C burada’, ‘Esedullah timi’, ‘PÖH’, ‘Devlet geldi, kanımız aksada zafer islamındır’, ‘Devlet her yerde’, ‘Kızlar geldik ininize girdik, ‘Kurdun dişine kan deydi’ (yazım hatalarına dokunmadım). Bu yazıların olduğu duvarların önünde çekilen fotoğraflarda ellerinde sprey boyalar olan asker-polis ya da her ne iseler üç hilal işareti yapıyor ya da Türk Bayrağı açmış poz veriyorlar. Hemen açıklamalar geldi bu fotoğraflara dair soruşturmalar başladı diye. Soruşturmalardan bir sonuç çıkmamışken o fotoğraflara bir kare daha eklendi. Ellerinde yine Türk bayrağı ama d..]]> Fri, 12 Feb 2016 05:00:53 +0300 'Cennetin güzellikleri cehennemde yaratılır'* https://www.evrensel.net/yazi/75917/cennetin-guzellikleri-cehennemde-yaratilir https://www.evrensel.net/yazi/75917/cennetin-guzellikleri-cehennemde-yaratilir? Hep güzel günlerden bahsederiz. Gelecekteki güzel günlerden… Dün, bugün, şimdi ve siz bu satırları okuduğunuzda yaşadığımız cehennem hayatı. Mevzuu şu ki güncel sorunlar ve adaletsizlikler kendi bağrında karşıtını geliştirir. Hayata geçmediği sürece geleceğe ilişkin düşünce ve tasarımlar birer ütopyadır. Bu ütopyalar hayatımıza anlam katmada önemli yer tutar. Bugün yaşadığımız cehennem hayatında verilen mücadeleler cennetin yolunu döşeyen taşlar oluyor. Kürt illerinde yaşanan katliamlar ve ülke geneline yansıyışları ciddi olarak sorgulanacak ve bir gün sorumlularının adalet önünde cezalandırılacağı da kesin. Bugün değilse yarın, ama mutlaka … 30 Ocak günü İstanbul’da yorumlu fotoğraf sergisi açıldı. Belki duydunuz, belki duymadınız? Adı, “İçeriden dışarı, dışarıdan içeri fotoğraf köprüsü” olan bu sergi İFSAK’ta 10 Ocak tarihine kadar açık olacak. İlki Mersin’de açılan serginin ikinci durağı İstanbul’du. Sonrasında Urfa, Adana, Ankara, İzmir, Diyarbakır, Almanya olmak üzere bir çok m..]]> Fri, 05 Feb 2016 05:00:50 +0300 Monoligartek devlet https://www.evrensel.net/yazi/75810/monoligartek-devlet https://www.evrensel.net/yazi/75810/monoligartek-devlet? Devlet ciddi bir aygıttır. Devlet aygıtının bozulması düşünülemez. Velev ki bozuldu, devlet aygıtı kendi kendini yeniler. Devlette teklik esastır; sayalım efendim Tek millet, tek halk, tek birey, tek bayrak, tek vatan, tek din, tek kıble, tek parti, tek meclis, tek hukuk, tek adalet, tek medya ve tabii tek adam (tek başkan, diktatör, tek sultan, tek padişah vs.) Eskiden çook eskiden beylik, aşiret, imparatorluk şeklindeki yönetim biçimleri değişen üretim ilişkileri nedeniyle modern devlette vücut bulmuştur. Eskinin neyi vardı ki? Şimdinin teknolojik gelişmişliği var, MOBESE kameraları var, doğumdan ölüme sicil takibi var o bakımdan eskileriyle kıyaslanamaz bile. Tek eksik güçlü bir devlet o da maşallah Türk milletinin asil, kudretli ve azimli damarlarındaki kandan vatanın sathı mahallelerine kadar sarmış. Kandan kına yakılmazdan banyo yapmaya dönüşmüş. Böyle mükemmel bir devlette demokrasi, düşünme ve ifade özgürlüğünün gereksizliği olur. Bu durum da tamamıyla devletin özelli..]]> Fri, 22 Jan 2016 04:50:03 +0300 'Hayat sanat ise yaşam fotoğraftır' https://www.evrensel.net/yazi/75754/hayat-sanat-ise-yasam-fotograftir https://www.evrensel.net/yazi/75754/hayat-sanat-ise-yasam-fotograftir? “Ben; fotoğrafçılıkla ilgili açıklama yapmaya çalışmıyorum. Dünyada olup-bitenlerle ilgili açıklama yapmak için fotoğrafı kullanıyorum.” (James Nachtwey) Hayat dediğimiz, geçmişten yarına uzanan bir yolculuktur. Yaşamsa, -hayata nazaran- bir anlamda bugün. Yani şimdi, yani şu an, yani siz bu satırları okurkendir… Fotoğraf; hayattan akıp giden yaşamdan bir kare olabilir. Bu düşünceden yola çıkarak, biliyoruz ki fotoğraf kültürel, sanatsal, bilimsel ve yaşamdan elde ettiğimiz birikimle, hayata bakışımızın saniyelerle ölçülebilecek bir hızda görüntüye çevrilme işlemidir. Bu duruma enstantane diyoruz. Gördüğümüz anda deklanşöre basma gibi algılansa da, “O” deklanşöre basma “anı” teknik ve kültürel birikimimizin uzun yıllara dayanan uğraşlarını kapsar. Bu durumu Yazar Tevfik Taş şöyle açıklar; “...Fotoğraf gözle çekilir; gözün ardında oluşan birikimle, görgüyle, izanla çekilir. Makineye teknik değerlerin yanında bu değerleri yüklemeyen kimse fotoğrafı yükseltemez! …Fotoğrafa akıl,..]]> Fri, 15 Jan 2016 05:00:06 +0300 Adalet ve özgürlük için 'Barışa yürüyorum' https://www.evrensel.net/yazi/75705/adalet-ve-ozgurluk-icin-barisa-yuruyorum https://www.evrensel.net/yazi/75705/adalet-ve-ozgurluk-icin-barisa-yuruyorum? “En uzun yolculuklara bile küçük bir adımla başlanır.” (Lao-Tze) Yolculuklar vardır gezmek, görmek, dinlenmek için yapılan. Yolculuklar vardır umuda, kardeşliğe barışa uzanan… Vicdan ve duygularda yaşanan bölünmüşlüğe karşı, insan olmanın sorumluluğu ile “ne yapmalıyım? Sorusuna “Barışa yürüyorum” diyerek, yanıt veren bir avuç insanın hikayesidir okuduğunuz. BARIŞ talebiyle toplananlara karşı yapılan “Suruç Katliamı”, “Ankara Katliamı” duygu ve vicdanlardaki bölünmüşlüğün resmi olarak okunabilir. Toplum siyasi rant peşinde koşanlarca ince ince mühendislik çalışmalarıyla iki koca kampa dönüştürüldü. Yıllarca ‘ülke bölünüyor’ fobisi altında şekillendirilen toplum artık fiziki olarak değilse de acıların ayrımlaştırılmasını yaşar/ kanıksar hale getirildi. Bu anlamda ülke bölündü. Ve o soru duyarlı insanlar için hep sorulur oldu. Ne yapmalıyım? Tam da yeni bir yıla birkaç gün kala kadınların başını çektiği bir grup, Kürt halkından gelen “Bizi asıl sizin sessizliğiniz öldürüyor” çığl..]]> Fri, 08 Jan 2016 05:00:24 +0300 2015’ten kalan bakiyeyle... https://www.evrensel.net/yazi/75660/2015ten-kalan-bakiyeyle https://www.evrensel.net/yazi/75660/2015ten-kalan-bakiyeyle? Her yılın bir sonraki yıla yaşanmamışlıkları devretmesine alıştık. Eskisinden ne gördük ki yenisinden görelim? Deriz. Yeniyi eskinin üzerine inşa edemeyeceğimiz de kesin. Yeniyi kurmak yıkmakla olur. Eskiyi devirmekle olur. Ne zaman eski yılı deviririz o zaman yeniyi kurarız. Yalnızca rakamları devirmek yetmiyor. Ne oldu 2015 bitti. 2014 de bitmişti. Önceki yıllar mı? Zaten tarih oldu. O yılları deviremediğimiz içindir ki bunca çektiklerimiz. Rakamlar deyince biliyormusunuz 2015 yılında katliamlarda yitirdiğimiz canlarımızın 3 (üç) katını da iş cinayetlerinde verdik. 3 kat deyince bazen algılanmıyor, döküm verelim: 2015 yılında 1704, 2014 yılında 1886, 2013 yılında 1235, 2012 yılında 878 iş cinayeti işlendi. Kadın erkek çocuk işçiler aramızdan ayrıldılar 2016 yılını göremeden… Üstüne katliamlarda yitirdiklerimizi ekleyin. Ekleyin kadın cinayetlerini, ekleyin tıka basa dolu hapishanedekileri ekleyin işsiz ya da hapisteki gazetecileri ekleyin sansür denen illeti, ülke tam bir mez..]]> Sat, 02 Jan 2016 04:51:24 +0300 Ev ev temizleyeceklermiş? https://www.evrensel.net/yazi/75545/ev-ev-temizleyeceklermis https://www.evrensel.net/yazi/75545/ev-ev-temizleyeceklermis? “Bana ‘VİCDANSIZ’ bir medya temin et; sana bilinçsiz bir halk sunayım...” Nazi Enformasyon Bakanı Joseph Goebbels “Birçok ilçemizde son derece başarılı operasyonlarla ilçelerimiz terör unsurlarından temizlendi. Şimdi özellikle Cizre, Silopi ve Sur’da bazı güvenlik çalışmalarımız sürdürülüyor. Sokağa çıkma yasağını ilan etme sebebi, teröristlerin herhangi bir şekilde sivil halkı katletmesine sebebiyet verecek şekilde bir ortamın doğmasına engel olmak” Başbakan Ahmet Davutoğlu 14 Aralık 2015 Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bulgaristan ziyareti öncesi Esenboğa Havalimanında gazetecilere açıklamalar yaptı. Önceki gün çıktığı bir televizyon kanalında “Cizre ve Silopi’yi kastederek ev ev temizleneceğini söylemesinin ardından dün de Silopi ve Cizre için polise talimat verdiğini belirterek, “Bu ateş çemberinin içinde vatan toprağının her bir karışını tam bir huzur ve istikrar, özgürlük alanı haline getireceğiz” ifadelerini kullandı. (Evrensel 15 Aralık 2015) Bu açıklamalardan sonra..]]> Fri, 18 Dec 2015 04:50:32 +0300 Muktedire hatırlatmalar… https://www.evrensel.net/yazi/75496/muktedire-hatirlatmalar https://www.evrensel.net/yazi/75496/muktedire-hatirlatmalar? “…Bir oruç zamanı, keşiş Goranflot kendine tavuk ziyafeti çekmek ister. Ama günahtır. Günaha girmeden nasıl bir tavuk ziyafeti çekebilirdi? Keşiş Goranflot bu işi ustalıkla halletti. Hoşuna giden tavuğu yakaladı, ona sazan balığı adını vererek kutsal vaftiz işlemini tamamladı. Bilindiği gibi oruç günlerinde balık yemek yasak değildi. Bizim keşiş Goranflot böylece sazan balığı adını alan balığı yedi.” Bu hafta foto muhabir arkadaşım Nazım Serhat Fırat’ın aklımda yer eden fotoğraflarıyla yukarıdaki hikaye bir an çakıştı. Sizlerle paylaşayım istedim. Bir muktedir yola çıkarken İslam, din, iman der, sonra 1999 yılında yaptığı bir konuşma sırasında “Eğer bir gün duyarsanız ki … çok zengin olmuş, bilin ki haram yemiştir.” der (Noktalı yeri siz doldurun) Sonra tek bayrak, tek millet, tek vatan hatta tek din der. Hırsını alamaz bu muktedirin silahlı güçleri Kürt illerinde baskı, şiddet ve ölüm uyguladığı ilçelerin duvarlarına “Türk’sen övün değilsen itaat et”, “Devlet geldi (ve üç hilal)..]]> Fri, 11 Dec 2015 04:52:25 +0300 Fotoğraf, mizanpaj ve algı https://www.evrensel.net/yazi/75436/fotograf-mizanpaj-ve-algi https://www.evrensel.net/yazi/75436/fotograf-mizanpaj-ve-algi? Fotoğraf; (…) Haber niteliği taşıyan ilk resim/çizgi 1842’de “Resimli Londra Haberleri” adlı gazetede yayınlanmıştır. Kraliçe Viktorya’ya düzenlenen suikast girişimine ilişkin karakalem temsili bir resim yapılarak yansıtılmıştır. Kolombiya Üniversitesi kurucusu Joseph Pulitzer, 1890’lı yıllarda okurları gazete resimlerine alıştıran kişi olarak basın tarihine geçmiştir. Gazetelerde çizgi kopyaların yerine fotoğrafların yer alması 19.yy sonlarına doğru Almanların klişe tekniğini geliştirmesinden sonra başlamıştır. (A.Rıdvan Bülbül, haberin anatomisi ve temel yaklaşımlar, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara, 2001, s.104-105) (…) Fotoğraf artık günlük yaşamın her alanına hizmet eden bir araç haline gelmiştir. Politikada, sanatta, bilimde ve gelişmelerin yaşandığı her ortamda yeni anlayışların ve alanların gelişmesine neden olmuştur. Bu gelişim, tarihsel süreç içinde belirlenmiş olan haber anlayışına da yeni bir bakış açısı getirmiştir. O zamandan beri haber olan her olayın mutlaka inandırıcı..]]> Fri, 04 Dec 2015 05:00:22 +0300 Pandomim ve Ulvi Arı https://www.evrensel.net/yazi/75383/pandomim-ve-ulvi-ari https://www.evrensel.net/yazi/75383/pandomim-ve-ulvi-ari? “Türkiye’de en çok icra edilen sanat mimdir. Çünkü kimse konuşmuyor.” Ulvi Arı Günümüzde sanat dallarının birbirlerine platoluk yapmasına çok sık rastlamaktayız. Artık saf sanat dalı neredeyse kalmamış gibi. Mutlaka bir sanat dalı başka bir sanat dalı/dalları ile birlikte kullanılır olmuştur. Bana kalırsa mim, fotoğrafın kayıt öncesi halidir. Pandomimde sanatçı, yüz mimiklerini, el-kol ve beden hareketlerini kullanarak temayı anlatmaya çalışır. Bir anlamda pandomim, evrensel bir tiyatro dili olarak kabul edilir. Milattan önceki dönemlerde mim sanatının uygulandığı görülmüştür. Zaman zaman “sessiz dil” olarak anılan pandomim, 17. yüzyıldan sonra, bale içinde de yer almaya başlamıştır. Oyunlar, yeni çağ ve yeni tiyatroyla beraber mistik konulardan uzaklaşıp gerçekçi dünyaya geçmiştir. Realist akımlar ve akılcılık akımları bunda etkili olmuştur. Charlie Chaplin, Laurel ve Hardy, sessiz sinema döneminde bu türün ilk temsilcilerinden olmuşlardır. Türkiye’de pandomim sanatının öncüsü ol..]]> Fri, 27 Nov 2015 05:00:32 +0300 Kötü fotoğraf nedir? https://www.evrensel.net/yazi/75280/kotu-fotograf-nedir https://www.evrensel.net/yazi/75280/kotu-fotograf-nedir? Aslını sorarsanız “Kötü fotoğraf yoktur, kötü fotoğrafçı vardır.” Fotoğraf dediğimiz teknik, bir takım sayıların oluşturduğu görüntüdür. Mesele bu görüntülerin oluşmasını sağlayan beyinlerdir. Teknik anlamda fotoğrafı en başta IŞİD olmak üzere, siyasi rant elde etmek isteyenler çok iyi kullanıyorlar. Çektikleri fotoğraflar/videolar son sistem ve profesyonelce planlanan görüntüler olarak tarihte yerlerini alacak. Ama hakikat karşısında bir değerleri yok. 1855 Kırım Savaşı’ndan bu yana Fotoğrafçı Roger Fentom’un izinde gidenler bu gerçekliği her gün gösteriyor. İngiltere’de, piknik yapan askerlerin ‘Savaş güzeldir’ diyen fotoğrafları, ebeveynlerin çocuklarını seve seve askere yollamaları için afiş olarak kullanıldı. Üzerinden yüzyıllar geçti ama bu gerçeklik aynen sürüyor. Saddam heykelinin yıkılış fotoğrafları, petrole bulanmış kuş fotoğrafları, askeri araca bağlanarak sürüklenen Hasan Birlik. Ve son olarak Silvan’dan yansıyan görüntüler… Ankara Katliamı’nın üstünden 1 ay geçti. En v..]]> Fri, 13 Nov 2015 04:50:14 +0300 İyi fotoğraf nedir? https://www.evrensel.net/yazi/75234/iyi-fotograf-nedir https://www.evrensel.net/yazi/75234/iyi-fotograf-nedir? İyi fotoğraf nedir? Güzel fotoğraftır. Güzel fotoğraf nedir? İyi fotoğraftır. Genelde fotoğraf deyince bu iki kelime “güzel ve iyi” en çok kullanılandır. En iyi makineyle çekilen fotoğraf en iyi midir? Sıradan bir kayıt aracıyla çekilen fotoğraf, kötü sıradan bir fotoğraf mıdır? Tamam pahalı, teknik olanakları gelişmiş bir makineyle büyük, çözünürlüklü, renk skalası geniş olanaklara sahip olabilirsiniz. Bu teknik olarak bir kalite olabilir. Ama bu makinenin her çektiği “fotoğraf” değildir. Ya da fotoğraftır. Fotoğraf çekenin yorumudur. Cep telefonlarının olanakları sınırlı olabilir. Ama öyle görüntüler çekersiniz ki “fotoğraf” olur. Ya da olmayabilir. Mesele neyin fotoğrafını nasıl çekeceğimizdir. Fotoğraf; düşündüğümüz, tasarladığımız yaşadığımız dünyanın yani nesnel gerçekliğin yeniden yorumlanmasıdır. Yani görmesini bilen bir beyin. Böyle bir beynin gelişmesi için bilgi gereklidir. Fotoğraf bir şekilde bu bilginin görsel halidir. Bu bilgi yalnızca fotoğrafın teknik özellikle..]]> Fri, 06 Nov 2015 05:00:33 +0300 Sanmayın alıştık, sanmayın korkuyoruz! https://www.evrensel.net/yazi/75194/sanmayin-alistik-sanmayin-korkuyoruz https://www.evrensel.net/yazi/75194/sanmayin-alistik-sanmayin-korkuyoruz? “…Fotoğrafçı pasif bir seyirci olamaz, o her şeyi, olayın içinde yaşayabildiği an daha iyi görür.” (Henri CARTIER-BRESSON) Alışmayanların ve korkmayanların özelliklerinden başlayalım: Çünkü onlar toplumsal muhalefette birer aktivisttirler. Çünkü onların parayla pulla ilişkileri karınlarını doyurma mücadelesidir. Çünkü onlar her türden haksızlığa karşıdırlar Çünkü onlar barış kardeşlik ve özgürlükten yanadırlar. Çünkü onlar azınlığın çoğunluk üzerine tesis ettikleri düzenin değişmesini isterler. Yani çünküleri çoğaltmak, çok mümkündür. Yani onlar serttirler ama içlerinde pırıl pırıl bir aydınlık vardır. Yani onlar korkusuzdurlar ama ölümüne yaşamayı severler. Yani onlar farklıdırlar ama bu hayatın gerçekliğinin yansımasıdır. Yani uzun lafın kısası onlar her yerdedirler, çokturlar… Yani onlar hayatta diken olmayı seçmiş haberciler ve fotoğrafçılardır. Evet Hayri Tunç’tan bahsediyorum. Geçen hafta gözaltına alındı, sorgulandı ve bırakıldı. Hayri Tun..]]> Fri, 30 Oct 2015 04:46:08 +0300 Kardeşliğin gereği https://www.evrensel.net/yazi/75147/kardesligin-geregi https://www.evrensel.net/yazi/75147/kardesligin-geregi? Bugün Ankara Katliamı’nın üzerinden iki hafta geçti. Toplum katliama gerekli ve yeterli tepkisini gösterdi mi? HAYIR… Bazılarımız hâlâ kabuslar görürken birileri ellerini ovuşturuyor. Toplumun bir kesimi gösterdi. Tepkisizliği ve karşı tepkiyi de toplumsal bir refleks olarak anlarsak EVET toplumun tamamı tepki gösterdi diyebiliriz. Gösterilen tepki ve karşı tepki ülkenin bölünmüşlüğünün fotoğrafıdır. Katliamın ardından Twitter’dan ve Facebook’tan yapılan paylaşımlara gelen yorumlar, nefret söylemleri, Konya’daki maçta yaşananlar, anma yapılan yerde karanfilleri ezen zihniyetlerin gösterdiği ve şu anda bilmediğim katliam sevicilerin eylem ve hareketlerini bir yana koyalım. Devlet ve onun yöneticilerinin açıklamalarını, Kürt illerinde daha azgınca saldırıları da bir yana koyalım ve en üste şu açıklamayı ekleyelim; “Başbakan: Ankara saldırısı sonrası anket yaptık, oylarımızda yükseliş trendi var”. Hiç de öyle bazı gazetelerin manşet attığı gibi “Bu saldırı Türkiye’ye” falan da değildir...]]> Fri, 23 Oct 2015 04:59:40 +0300 anKARA 10102015 https://www.evrensel.net/yazi/75093/ankara-10102015 https://www.evrensel.net/yazi/75093/ankara-10102015? redfotoğraf grubu olarak altı fotoğrafçı, Emek,Barış ve Demokrasi mitingine gitmek üzere İstanbul Mecidiyeköy’den TMMOB’nin organizasyonu ile yola çıktık. Neşeli, türkülü gayet güzel bir yolculuk başlamıştı. Bir ironi gibi Mehmetçik tesislerinde verilen uzun molada otobüslerin sayısı yüzü bulmuştu. Çaylar içildi, yemekler yendi, çoktandır görmediğimiz arkadaşlarla sarıldık, öpüştük. Nerden bilebilirdik ki …. Hava karanlıktı ve gençler halaydaydı… Saat:7.30-10.030 sabah 7- 7.30 sıralarında anKARA’ya ulaştık. Yürüyerek Tren Garına vardık. Hava yeni aydınlanmış ve neşeyle şakalaşarak tuvalet sırasına, çay simit kahvaltısına ve cep tel jarşına çare aradık. Öyle ya sevdiklerimizi arayıp haber verecektik… Bizim fotoğraf grubu alana yayıldı. Ben çoktandır görmediğim arkadaşlarla muhabbette idim. Saat 9.30 da kortejlerin hazırlık anonsları yapılıyordu. Saat 9.45 gibi HDP ve EMEP kortejlerinin kesiştiği havuzun yanında Arkadaşlarla ayak üstü laflarken “Ya Özcan bir hatıra fotoğrafı çeksen..]]> Fri, 16 Oct 2015 04:27:29 +0300 ‘İşçi sınıfının yanında değil, içinde olacaksın!’ https://www.evrensel.net/yazi/75048/isci-sinifinin-yaninda-degil-icinde-olacaksin https://www.evrensel.net/yazi/75048/isci-sinifinin-yaninda-degil-icinde-olacaksin? Sennur Sezer Hep çalışkan Hep programlı Hep yazar Hep okur Hep anne Hep abla Hep aceleci Hep Sennur ve de Adnan… Sen bir her şeydin. Sanatçının kıyıda duranına kızan. Bağımsızlık ve tarafsızlık tarifiyle, örgütsüzlüğü işaret edene karşı duran. Yaşamınla partili ve örgütlü olmanın sınıf mücadelesinde ne olduğunu gösterendin. Sen halkların kültür zenginliğinden, yemekten, içmekten, siyasetten, ekolojiden ve sınıf mücadelesinde her yerde idin. Türkiye sanat tarihinin duayeni bizim ablamızdın. Hep aceleci ve bitirmen gereken projelerin ortasındaydın. Ne mutlu bizlere seni tanıdık seninle büyüdük seninle yaşlandık. Sen bize öyle bir çalım attın ki kalkabilene aşk olsun. Dur durak bilmeden bir nefeslik uykuda bir anda uçtun gittin… Gerçi böyle yapacağın belliydi de o gün bu gün mü olacaktı.? İnsan biraz naz yapardı be abla… Maksat muhabbet olsun değil mi? Eğer melekler varsa sen yeryüzünde bir melektin. Şimdi dinlen biraz, O davudi sesinle “Bak oğlum Özcaaannn” deyişini hiç unut..]]> Fri, 09 Oct 2015 04:50:39 +0300 Direniş... https://www.evrensel.net/yazi/75003/direnis https://www.evrensel.net/yazi/75003/direnis? Hayatın her alanında direnişler olmakta ve direnenler vardır. Bazen çoğun karşısında az olarak, bazen kitlesel olarak gürül gürül sesleri duyulur direnenlerin… Okulda, sırada, sokakta, hapiste, ağaçta, böcekte… Mülteciliktir, göçebeliktir, Türkiye’de Kürt olmaktır mesela… Yazılışları farklı olsa da anlamı tektir direnişin. Adaletsizliğin, hukuksuzluğun ve haksızlığın karşısında durmak… Ne uğruna? Barış. Direniş barış özlemiyle tutkuya dönüşmüşse zafer kaçınılmazdır. Kim hangi alanda ne yapıyorsa yapsın. Barış için mutlak bir alan vardır. Sanat bu alanlardan biridir. Adalet duygularımızın dışa vurumudur. Sanatın diliyle bunu yapmak direnmektir aynı zamanda… Kürdistan’da yaşanan katliamlar sürdükçe; mültecilerin kanıksanmış cesetleri kıyılara yüzümüze vururcasına vurdukça; din adına kafalar kesildikçe; ekoloji ve yaşam alanlarının talan ve parsellenmesi sürdükçe ancak direnişler barışın şarkısını söyleyebilir. Ülkemizin yakın tarihinin görkemli kitlesel direnişi dediğimiz Gezi direni..]]> Fri, 02 Oct 2015 05:00:31 +0300 Yalan ve hakikat https://www.evrensel.net/yazi/74954/yalan-ve-hakikat https://www.evrensel.net/yazi/74954/yalan-ve-hakikat? Politikacıların yalancı olduğuna inanılır. Bürok-ratların, başbakanların, cumhurbaşkanlarının ve dahi başkanların. Peki nedir yalan? “Yalan, herhangi bir kişi, topluluk veya kuruma, yanıltmak amacı güdülerek yapılan rol veya doğru olmayan herhangi bir ifadedir. Daha yalın bir anlamda, yalan yanlış olduğu (doğru olmadığı) bilinmesine rağmen, üçüncü partinin (kişi, topluluk veya kurumun) doğru olarak algılamasını amaçlayan bir hareket veya ifadedir… Bununla birlikte genel olarak yalan tarih boyunca büyük bir ahlaksızlık, kötü bir hareket olarak görülmüştür. ..Dinler tarihinde de yalanın çok önemli bir yeri vardır. Birçok din yalanı yasaklar… Yalan söyleyen yakalanmadığı sürece yalanı uzun süre sürdürebilir. Ancak bu kendisi için bir ekstra bir yük teşkil eder.” (1) Doğruyu söylemek ise ilk kez Antik Yunan’da 5. Yüzyılda kullanılan bir kavramla parrhesia ile açıklanır. Hakikati söylemek anlamına gelir. Dürüstlüğün ve onurun erdem sayıldığı yıllardır o yıllar. Yalancılık en büyük suç..]]> Fri, 25 Sep 2015 04:50:22 +0300 Fotoğrafın gücü... https://www.evrensel.net/yazi/74907/fotografin-gucu https://www.evrensel.net/yazi/74907/fotografin-gucu? Fotoğraf, tarih sahnesine çıktığında gücünün ne olacağı kuşkuluydu. Bu kuşku uzun sürmedi. Fotoğraf aristokratlar için eğlence ve soylu aile büyüklerini ölümsüzleştirme aracı olarak kullanıldı. Öyle ki ressamlar başta fotoğrafçıları küçümserken teknolojik gelişmeler karşısında fotoğrafçı olmanın yollarını aradılar. 1826’dan 1880’lere gelindiğinde iktidarlar fotoğrafı toplumu fişleme aracı olarak kullanmayı becerdiler. Kriminal vakalarda, karakolla tanışanlar fotoğrafla fişlendi. 1871 Paris Komünü’nde direnişçiler fotoğraflardan teşhis edilerek tutuklandı, öldürüldü. İngiltere’de 1855-56 yıllarında Kırım Savaşı’nda fotoğraf ‘savaş güzeldir!’ dercesine kullanıldı. Fotoğrafçı Roger Fenton mesleki ve sanatsal becerisini(!) bu yolda kullanmayı tercih etti. Bu liste uzar gider… Ne var ki her şey karşıtıyla vardır. Roger Fenton’un yanında asistanlık yapan fotoğrafçı Amerikan İç Savaşı’nı belgeledi… Ustası ‘savaş güzeldir’i anlatan fotoğraflar çekerken asistanı James Robertson savaşı..]]> Fri, 18 Sep 2015 04:50:37 +0300 Neden ‘gorulmustur.org’? https://www.evrensel.net/yazi/74809/neden-gorulmustur-org https://www.evrensel.net/yazi/74809/neden-gorulmustur-org? Gelen mektuplar, ‘Görülmüştür’ mührüyle geliyor. Kimi zaman ‘sakıncalı’ sayılan cümleler karalanmış oluyor. Genellikle okumayı engellemeyecek yerlere mühür vuruluyor. Bazen de arka boş sayfalara. Ama kimi zaman da mühür, sahibinin içindeki kötülük potansiyelini gösteriyor. Buna örnek olarak Serkan Kaya ve Kamil Turanlıoğlu’nun, Sincan 1 no’lu F tipi cezaevinden yolladıkları karikatüre iyi bakmalısınız. Mühür sayfada çok boş yer varken, sunulan çiçeğin üzerine, hem de tam tomurcuğa vurulmuş. Biz de yıllar önce elimize geçen bu desenden ve 2010 -2011 yıllarında açılan “Görülmüştür- mahpus resimleri sergisi”nden yola çıkarak bu ismi benimsedik. Bir not da, ‘Uzun zamandır elle mektup yazmadım, nasıl yazacağımı, başlayacağımı bilemiyorum’ diyen arkadaşlara. İnanın ki ne yazsanız onlar için moral olur. Günlük yaşantınızdan bir kesit yazıp yollamanız yeter. Kuru ajitatif söylemlere gerek yok. Zaten bu insanların her biri oturup bildiri yazacak kapasiteye sahip. Bu anlamda 10 yıldır 20 yıl..]]> Fri, 04 Sep 2015 04:50:03 +0300 Barışa çağrı https://www.evrensel.net/yazi/74764/barisa-cagri https://www.evrensel.net/yazi/74764/barisa-cagri? Son bir haftadır Sözcü ve Posta gazeteleri başta olmak üzere Hürriyet ve Sabah gazetelerini bolca okudum. Aslında okudum demek ne kadar doğru bilmiyorum. Hepsi sözleşmiş gibi şehit cenazelerinden tiraj yapma derdinde. Büyük büyük laflar pardon manşetlerle halkı bilgilendiriyor, eğitiyor ve eğlendiriyorlar(!) Bir yandan CB ve AKP’ye muhalefet ettiklerini söylerken, diğer yandan halk muhalefeti diyebileceğimiz HDP ve demokratik kitle örgütlerine saldırıyorlar. İster beğen ister beğenme bir çözüm süreci başlamış bir noktaya gelinmişken buzdolabına kondu denilerek Kandil bombalanmış, HDP’ye saldırılar artarak sürerken muhaliflik adına vur abalıya, ne adına vatan millet Sakarya. Bu yaptıkları ne kadar gerçekçi? Uzun zamandır ateşkes toplumda diyalog yolunu açmışken, İlk kurşunu sıkan devlet olmuşken, buna rağmen tek kelimeye indirilmiş toplumsal huzurun dili BARIŞ olarak yankılanırken yine o bildik devasa bayraklarla sarılmış tanklar tüfeklerle savaş oyunları tezgahlayanlar kim? Devlet. Ö..]]> Fri, 28 Aug 2015 05:00:01 +0300 Ön bahçede sarmaşık olacağına , arka bahçede diken ol… https://www.evrensel.net/yazi/74712/on-bahcede-sarmasik-olacagina-arka-bahcede-diken-ol https://www.evrensel.net/yazi/74712/on-bahcede-sarmasik-olacagina-arka-bahcede-diken-ol? Dikili, 13. Gençlik Yaz Kampı bitti. Kampa katılan ve bu satırları okuyan gençlerin içinden hüzünlü bir ahhh sesi duyar gibiyim. Gelecekten çalınan bir haftada tahayyül edilen bir dünyanın ufacık bir deneyimini yaşadılar. Kolektif yaşam, özgürlük ve kardeşlik kavramlarını çok duymuşlardı ama pratikte azıcık da olsa yaşamanın tadı damaklarında kaldı. Emek Gençliği 1999 depreminde “Derince Emek Çadır Kenti”ni kurarak gençliğin refleksini devletten önce göstermişti. Adını hatırlamadığım bir büyük(!) general yüce Türk halkına TV’den şöyle sesleniyordu: “Oraya Emek diye bir çadır kent kurmuşlar…” (Devamını siz doldurun terörist vb) gençler sahra çadırları, ilaç ve kurtarma ekipleriyle depremin merkezinde çalışmışlardı. O zaman da devlet algısı aynıydı, gençlik korkulacak bir güçtü yani. Bu gün de aynı. Suruç Katliamı’nı yapanlar aynı zamanda gençlere ve onların ailelerine göz dağı vermek istemişlerdi. Zarar verdiler evet. Kampa katılacak gençlerin yaklaşık yüzde kırkını etkilediler. Ama ka..]]> Fri, 21 Aug 2015 04:30:56 +0300 Gençler barış diyor... https://www.evrensel.net/yazi/74659/gencler-baris-diyor https://www.evrensel.net/yazi/74659/gencler-baris-diyor? 13. Gençlik kampında cıvıl cıvıl gençlerle birlikteyiz. Suruç katliamının etkisi altında “savaş ve barış” gündemli olarak Emek Gençliği’nin kamplar tarihinde yerini aldı. Ülke koşullarının ağırlığını taşıyan Gençlik Kampı her şeye rağmen Barış, Kardeşlik ve Özgürlük umutlarının yemyeşil sulandığı bir dönemi daha bitiriyor. Ülkenin dört bir yanından gelen gençler BARIŞ kavramını kendi dünyalarından çıkarıp insanlığın geleceğine doğru dillendiriyorlar, seslendiriyorlar duyuyor musunuz? Kampın girişinde meydanda koca bir barış heykeli var. Önceki, (herhalde 2013 kampında idi) kampta heykel atölyesinin gerçekleştirdiği bir eser olarak yıllara direniyor. Heykelin direğinin bir parçası yok, içindeki üçgenin biri kırık. Heykel yapılırken nasıl oldu ise parçaları dökülmüştü. O halde kalması uygun görülmüştü… Her şeye rağmen barış umudu büyüyorken heykel “Yarım barış heykeli” olarak kalmıştı. Oysaki onarılabilir ve barış sembolü tamamlanabilirdi. Vazgeçilmişti. Zannediyorum heykelin etrafına ..]]> Fri, 14 Aug 2015 05:00:23 +0300 Büyük fotoğraf https://www.evrensel.net/yazi/74613/buyuk-fotograf https://www.evrensel.net/yazi/74613/buyuk-fotograf? Zaman zaman tartışmalarda belki de en çok duyduğumuz iki kelime “büyük fotoğraf” tır. Bazen de bu manada “büyük resim” de denir. Olay ve olgulara bütün olarak bakmak anlamındadır. Küçük fotoğrafları birleştirerek yani detaylardan geneli görmek anlaşılır. Ya da tersi genelden özele gitmek... Fotoğrafçılar daha çok metafor anlamında detaydan bütünü göstermeyi tercih ederler. Parça-Bütün ilişkisi önem taşır. Fotoğraf, bakan kişiye bir takım göndermeler yaptırır. Yani hayal gücünü çalıştırmayı ve bir adım ilersini gösterirse “o” fotoğraf başarılı bir fotoğraf olarak işlevini görür. Peki fotoğraf/fotoğraflar bu kadar başarılı nasıl olabilir? Ya da “büyük fotoğraf” nasıl okunur? Kuşkusuz fotoğrafı okuyan bir izleyici/okuyucu bunu tamamlar. Bu da fotoğrafa bakanın kültürel/siyasal birikimi ile birlikte olur. Başarılı bir fotoğraf yanlış okunabilir. Bu durum büyük fotoğrafın da yanlış betimlenmesini getirir. Farkındayım, lafı uzatıp duruyorum. Seçimden sonra bolca örnek var. Başt..]]> Fri, 07 Aug 2015 04:50:49 +0300 Flulaştır-ma! https://www.evrensel.net/yazi/74526/flulastir-ma https://www.evrensel.net/yazi/74526/flulastir-ma? Flulaştırma kavramı fotoğrafın temel özelliklerindendir. Fotoğrafçının konusuna kattığı anlamı kendi bakış açısına göre vurgulamasına yarar. Çıplak gözle bakıldığında olmayan ama fotoğrafla ‘öyle imiş’ gibi bir görüntü vermenin adıdır. Bu özel kullanımın yanında genel kullanımda da ‘flulaştırmadan’ söz ederiz. Biraz genişletilmesi flulaştırmayı sansür kavramının bir parçası haline getirir. Mesela kan, vahşet görüntüleri medyada flulaştırılarak verilir. Daha da genelleştirdiğimizde yazılı, sözlü alanlarda da kullanılabilir. Yani flulaştırma aynı zamanda bir sansürleme mekanizmasına da dönüştürülebilir. Peki flulaştırma yöntemini kimler kullanır? Fotoğrafta konunun içeriğine anlam katmak olsa da, tersine çevirdiğinizde sansür yanıltma ve yanlış bilgilendirme olarak karşımıza çıktığını görürüz. Bu kavramın kurumsal olarak örgütlü bir biçimde de kullanıldığını görürüz. Özellikle devletler bolca ve sıkça kullanmakta. Birçok örnek verebiliriz. Ama ben özellikle Suruç katliamında devletin ..]]> Fri, 24 Jul 2015 05:00:05 +0300 İyi de, neden çekiyorsunuz https://www.evrensel.net/yazi/74479/iyi-de-neden-cekiyorsunuz https://www.evrensel.net/yazi/74479/iyi-de-neden-cekiyorsunuz? Başımızı nereye çevirsek, birileri ellerinde makinalar cep telefonları harıl harıl çalışıyorlar. Pardon fotoğraf çekiyorlar… iyi de neden çekiyorlar… Madem ki fotoğraf çekene ‘fotoğrafçı’ deniyor, O halde bu fotoğrafçıları da gruplara ayırmamız gerekiyor. Bence büyük bir kısmı yaşadığı anları ölümsüzleştirme(!) derdinde. Bu durum bence internet bağımlılığı gibi incelenmeli yani durum biraz vahim. İşi sosyolog/psikologlara havale edelim. Diğer bir grup öyle bir kare çekecek ki kimse çekmeden paylaşarak rekorlara imza atma hayalinde. Bazıları daha da ileri boyutlara taşıyarak fotoğraf çekmekle kalmayıp ‘go pro’larla saatlerce video çekiyorlar. Yani fotoğraf/video çekme bağımlılığı teknolojinin yeni tutku/hastalık alanı olmuş durumda. Bir grup ‘fotoğraf ciddi bir iş, kurslardan kurslara giderek bu iş öğrenilir’ diyor. Neden ‘profesyonel fotoğrafçı’ olmak için. (Yukarıdaki kategoriden ayrılmanın bir yolu…) Yani kavramlar girdi birbirine ‘fotoğrafçı- profesyonel fotoğrafçı-sanat foto..]]> Fri, 17 Jul 2015 04:50:38 +0300 'İyi fotoğraflar çekmek için bu kitabı okuyun' https://www.evrensel.net/yazi/74433/iyi-fotograflar-cekmek-icin-bu-kitabi-okuyun https://www.evrensel.net/yazi/74433/iyi-fotograflar-cekmek-icin-bu-kitabi-okuyun? Bu hafta fotoğraf kitaplarını konuşalım. Türkiye’de fotoğraf kitabı deyince hemen onun adı gelir; “Bütün yönleriyle FOTOĞRAFÇILIK Renkli ve Siyah Beyaz”, Yazarı Aydemir Gökgöz. Eski kuşak neredeyse tüm fotoğrafçıların hemen bilip kitaplığında bulunan bir kitap. Neler yok ki içinde... Fotoğrafın teknik her türlü yanını içerir. Film banyolarının inceliklerinden kompozisyona kadar yok yoktur. Bir zamanların en çok satan başvuru niteliğinde aranan fotoğraf kitabıydı. Sanal dünyanın girdabında maalesef kitap basmak-satmak ve yayımlamak gittikçe zorlaşıyor. Hele bu kitap sanat kitabıysa hele de fotoğraf kitabıysa nerede ise imkansız. Bu imkansızlığa karşı bayrak açanlar da olmuyor değil. Mesela ESPAS yayıncılık çıktı 1-2 yıl inatla devam etti sonrasında malum sonla kapandı. Galata fotoğrafhanesi-fotoğraf vakfı dayanışma ve kolektif yöntemle tek tük de olsa kitap/albüm çıkartmayı ısrarla sürdürüyor… Bu kadar revaçta olan fotoğraf niye kitaplarını satamıyor? Diyebilirsiniz. Ayrı bir yazı kon..]]> Fri, 10 Jul 2015 05:00:38 +0300 Kul hakkı, yetim hakkı mı dediniz? https://www.evrensel.net/yazi/74384/kul-hakki-yetim-hakki-mi-dediniz https://www.evrensel.net/yazi/74384/kul-hakki-yetim-hakki-mi-dediniz? “…Çiçekli dallara döndürdün öfkemizi Artık ister dolu yağsın ömrümüze isterse kar. Biz ki bildikten sonra sevmeyi Bütün sabahlar acı renginde olsa ne çıkar?” Adnan Yücel “Yetim hakkı, kul hakkı, insan hakkı… Tüm inançlarda kutsaldır. Ne var ki bu kutsallık muktedirler tarafından sürekli “Tek vatan-tek millet-tek bayrak… hatta tek din…” söylem ve eylemleriyle faşist, ötekileştirici zihniyetler tarafından çiğnenmekte. Bir çok insan hakkı ihlali yaşandığı ülkemizde son aylarda duyduğumuz gördüğümüz bir yüzleşme yaşanmakta. “Kamp Armen İade edilsin!” ya da “Kamp Armen geri verilsin!” İstekleri hak, hukuk ve adalet arayışında karşımızda duruyor. Tuzla’da Kamp Armen direnişi sürüyor. Kısaca özetlersek; Gedikpaşa Ermeni Protestan Kilisesi Vakfının Tuzla’daki tapulu malı Ermeni yetimhanesi Kamp Armen, tam 32 sene önce bilinçli bir devlet politikası ile gasbedilmiş, hiçbir yasal dayanağı olmadan vakfın elinden alınmış. 6 Mayıs 2015’te başlayan yıkım durdurularak başlatılan direniş k..]]> Fri, 03 Jul 2015 04:50:22 +0300 ‘Görülmüştür’ gördünüz mü? https://www.evrensel.net/yazi/74338/gorulmustur-gordunuz-mu https://www.evrensel.net/yazi/74338/gorulmustur-gordunuz-mu? İnsanın neresi acırsa canı oradadır” Bu toplumun yıllardır dinmeyen yarası hapishanelerdir. Ülke halkının neredeyse tamamının hapishanelerle ilgili bir tanışıklığı vardır. Mutlaka her ailede anlatılan bir hapishane hikayesi vardır. Dedemiz, ninemiz, babamız, annemiz veya biz bu öykülerin dinleyicileri, okuyucuları ya da özneleri olmuşuzdur. Özellikle 12 Eylül ve hapishaneler konusunda ciltler dolusu kitaplar yazılmıştır. Gözden ırak olan, gönülden de ırak mıdır? Günler hayhuy içinde akıp geçiyor. Bu akış içinde bizler zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Sevinçler, hüzünler, hayaller ve mücadeleler. Bir bakıyoruz arkadaşlarımızdan, dostlarımızdan eksilenler olmuş, eklenenler olmuş. Hepsinden önemlisi yarına ilişkin hep bir programımız, planımız var. Laf uzar fazla uzatmayayım. Belki yüz yüze oturup lakırdı yapmadığımız, aynı anda aynı yerde bulunup oturduğumuz olmamıştır ama dertleri ortak olan yıllardır tanışıyor gibi olduğumuz dostlarımız vardır. Adil Okay benim için b..]]> Fri, 26 Jun 2015 04:50:48 +0300 Sanatta taşeronluk https://www.evrensel.net/yazi/74287/sanatta-taseronluk https://www.evrensel.net/yazi/74287/sanatta-taseronluk? Çoğu beyaz yakalılar ve sanat camiasının fikir zanaatkarları, özelleştirmeleri ve taşeronluk sistemini kendilerinin dışında, devletin temizlik, güvenlik, inşaat, tekstil vb. alanı olarak yorumluyorlardı. Özelleştirmelerin güzellemelerinin reklamlarını da yaparak sanatla ilgilerini reklam boyutuyla görüyorlardı. Sanat özgürdü. Sanatçı özgürdü zaten, her türlü reklamda da oynanırdı) devletin fabrikası, bankası, PTT’si, petrol ofisleri, vs. mi olurdu. Eee o zaman sanat/kültür kurumları ne olacaktı? 1980 darbesi aynı zamanda ülkede neoliberal politikaların hayata geçirilmesinin başladığı yıllardır. Fikir işçileri dediğimiz sanatçılar bu mevzuyu alanlarından uzak tutup yalnızca ekonomik alanları ilgilendiren bir durum gibi görüp duyarsız kaldılar, kendilerini de vurduğunda ancak uyandılar. (Uyanmalarına kadar geçen zamanda, özelleştirme reklamlarını hatırlayın, toplumsal mücadelelerde ne kadar yer aldıklarına bakınız) Muktedirler ‘Siyasal/Ekonomik’ alanla ‘Kültür’ alanının ayrı old..]]> Fri, 19 Jun 2015 04:50:40 +0300 Yarım kalan hesaplar… https://www.evrensel.net/yazi/74238/yarim-kalan-hesaplar https://www.evrensel.net/yazi/74238/yarim-kalan-hesaplar? Seçimler bitti geçmiş olsun Türkiye. Artık yarım kalan hesapların toplanma zamanı geliyor. Genel itibariyle toplum ikiye ayrılmıştır. Muktedirlerin dünyası bir tarafta, emekçilerin dünyası bir tarafta. Muktedirlerin başını AKP çekerken, halkların umudu olarak HDP diğer tarafta. Her iki tarafın da yarım kalan hesapları açık olarak duruyor. Muktedirlerin siyasal ve ekonomik alanda baskı terör ve kaos yaratarak ibreyi çıkarlarına doğru çevirme çabaları, havuzlarının kurumaması yolunda atmaya çalıştıkları adımlar, tilkilikler… HDP’yi harcama gayretleri. Daha iki gün geçti Diyarbakır olayları +CB’nin hâlâ suskun kalması, özellikle metal iş kolu başta olmak üzere işçi çıkarma girişimleri başladı. Halkın tepesine indirilecek zam furyası gibi faktörler göz ardı edilemez. Büyük mega projelere yatırım yapan holdingler (Çevrenin, doğanın ve yaşam alanlarının talanı) medyalarıyla yasa ve yürütmeleriyle bu zor durumdan misli ile kazançla çıkma gayretlerini göstereceklerdir. Özetle herkesin tahm..]]> Fri, 12 Jun 2015 04:50:34 +0300 Bayrakla imtihan https://www.evrensel.net/yazi/74187/bayrakla-imtihan https://www.evrensel.net/yazi/74187/bayrakla-imtihan? HDP mitinglerinde Türkiye bayrağı gözükmeye başladığından bu yana tartışmalar da boy gösterdi. Bu fotoğrafları çekerken yazıyı yazmaya başlamıştım. Facebook’tan paylaşınca çeşitli kesimlerden olumlu ve olumsuz yorumlar geldi. Bayrak mevzu olunca zorunlu olarak vatan, millet kavramlarının da iç içe geçmesi gerekiyor ki mesele açıklanabilsin. Anne tarafından Karadenizli, baba tarafından laz bir Türkiye vatandaşı olarak “Ortak vatan, demokratik cumhuriyet, eşitlik ve adalet” meselesinin ya da ilkelerinin hayata geçirilmesi için yıllardır mücadele eden bir fotoğrafçı/gazeteciyim. Kürtlerin, dahası ezilen tüm ulusların sorunlarının sorun olmaktan çıktığı zamana kadar da ezilen, yok sayılan, halkların haklarını alıncaya kadar sürecek bir yolculuğun yolcusu olduğumu biliyorum. Şimdi mevzuya gelince; kaçak ev mi yapılacak? Dik inşaatın tepesine bir TÜRK bayrağı. Zam zulüm işkence mi yapılacak TÜRK bayrağını kullan. Halkları halklara mı düşüreceksin? Aç hemen TÜRK bayrağını. Kentsel dönü..]]> Fri, 05 Jun 2015 04:50:12 +0300 ‘*Alay et yıkılacaklar!’ https://www.evrensel.net/yazi/74135/alay-et-yikilacaklar https://www.evrensel.net/yazi/74135/alay-et-yikilacaklar? 1800’lü yılların Fransa’sında *Daumier, böyle seslenir halka ‘Alay et yıkılacaklar!’ Büyük Gezi direnişinin 2. yılında isyan ve direnişlere ilişkin neden Gezi? sorusunu yanıtlamak istedim. 7 Haziran seçimleri bu isyan ve direniş kültüründen süzülerek gerçekleşecektir. Özellikle HDP’nin tam da Daumier’in söylediği gibi “Alay et yıkılacaklar!” sözünü doğrularcasına izlediği politika mizahın ve sanatın gücünü bir kez daha göstermektedir. HDP’nin “Seni Başkan Yaptırmayacağız!” sloganı bunun bir örneğidir. Dünya her yüzyıl büyük direnişlere tanık oluyor. Türkiye’de de yıllardır direnişler oluyor. Gezi direnişi bu direnişlerin bir devamı olarak okunabilir. ‘70’li yıllardan bu güne kronolojik bir döküm yapsak (Ki yaptım bu sayfalara sığmayacak kadar uzun bir yazı çıktı) Gezi’ye gelişin nedenlerini ortaya çıkartıyor. Meselelere sonuçlardan değil de nedenlerden bakmak önemlidir. Geriye doğru her on yılı üst üste koyduğumuzda her on yılın isyan ve direnişleri kendi dilimleri i..]]> Fri, 29 May 2015 04:50:03 +0300 Bakarız, görmek için https://www.evrensel.net/yazi/74084/bakariz-gormek-icin https://www.evrensel.net/yazi/74084/bakariz-gormek-icin? “Anahtarı dolabın içinde unuttuğumuz gün, mülkiyeti yıkıp paylaşmayı öğrendik.” Çağdaş Torbacıoğlu, Darüşşafaka’da yetişmiş genç bir fotoğrafçı. Hayatının ilk gençlik yıllarında yaşadığı dünyayı fotoğraflayarak başlamış. Geçen ay Darüşşafaka’lı genç sanatçılar olarak Galata’da bulunan Galeri BU’da “Dönüş” isimli sergi açtılar. Sıcağı sıcağına izledim notlarımı aldım ama ülkenin güncel durumu karşısında yazmaya fırsat bulamadım. Sergi kapandı zaman geçti ama fotoğraflar aklımdan çıkmayınca bu hafta birkaç fotoğrafı paylaşmak istedim. Serginin küratörü de olan ve enstalasyonlarıyla sergiye hacim katan Tuğba Eke’nin çalışmaları da dikkatimi çekti. Tuğba da Darüşafaka’dan mezun. Boy boy kilitli anahtarların üstünde şöyle yazıyordu “Anahtarı dolabın içinde unuttuğumuz gün, Mülkiyeti yıkıp paylaşmayı öğrendik.” Çağdaş’ın fotoğraflarında mutlulukların, hüzünlerin gerçek ve hayalin karşıtlığının duru olarak bize bakmasının nedeni paylaşmayı gösterme isteğinden kaynaklandığını düşünüyorum. ..]]> Fri, 22 May 2015 05:00:28 +0300 'Söyle... Yüreğim kime tutunsun!' https://www.evrensel.net/yazi/74037/soyle-yuregim-kime-tutunsun https://www.evrensel.net/yazi/74037/soyle-yuregim-kime-tutunsun? Kadraj Köşesinin notu: “Ülkemiz acılar yumağı olmuş ilmek ilmek elek gibi. Neresinden tutsak acı neresinden baksak işkence neresinden uzansak ölüm. Fotoğraflar neyi anlatabilir ki? Fotoğrafçı bir tanıktır. O deklanşörüne basarken, nefesini tutar ama hırsını tutamaz, duygularını tutamaz. Fotoğraflarına anlam katan da bu tanıklığın tutsaklığıdır. Elini deklanşörden kaldırınca o da bizdendir artık. Ağlayan, hırslanan ve ağlayan… Yusuf Aslan bir çok fotoğrafçıdan biridir. Acı haberi alır almaz koşmuş Soma’ya katliam gününden bu güne “Sorulsun katliamın hesabı” diye bir ayağı Soma’da olmuş. Somanın sesini ta uzaklarda duyurmaya çalışmış sergiler gösteriler düzenlemiş. Aşağıdaki yazı ve gördüğünüz fotoğraf sıcağı sıcağına tam bir yıl önceyi 15 Mayıs 2014 tarihinin tanıklığıdır. Belgesel fotoğrafçı kimdir diye sorarız. Buyurun, işte fotoğraf ve fotoğrafçı. Bu haftayı Yusuf Aslan’ın yazı ve fotoğraflarına bırakıyorum. 14 Mayıs 2014, Soma Yusuf Aslan “Bu kitap, bir lokma ekmek için kö..]]> Fri, 15 May 2015 04:13:56 +0300 'Taksim yassak' tebliği https://www.evrensel.net/yazi/73990/taksim-yassak-tebligi https://www.evrensel.net/yazi/73990/taksim-yassak-tebligi? Cumhurbaşbakanının devletinin, polis gücü aracılığı ile işçi ve emekçilere “Taksim Yassak” 1 Mayıs tebliği bizleri şaşırtmadı. Yayımlanan paylaşılan fotoğrafların tarihlerini kapatın 2008 veya 2015 yılına ait olduklarını ayırt edemezsiniz. Bir dejavu hali yani. Beşiktaş’ta 1 Mayıs’ı izlerken 2008 veya 2009 1 Mayısı’nda olduğum hissine kapıldım. Eve döndüğümde AKP’nin izinli 1 Mayıs’ı olan 2012 öncesi yazdığım yazıyı yeniden okudum. Aşağıda dokunmadan, yeniden yayımlıyorum. Güncel birkaç tarih ve yeni gelişmeleri eklesem (ki siz düzeltin) 2015 1 Mayıs yazısı olabileceğini gördüm. Kıssadan hisse “Her yer 1 Mayıs demeden (yapmadan), her yer Taksim” diyemeyeceğiz. EMEĞİN 1 MAYIS’A YANSIMASI* “Daha üç yıl öncesine kadar 1 Mayıs dendiğinde tartışmalar aylar öncesinden başlardı. Hedef Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs’ı kutlamak olurdu ve her defasında devlet ‘izin vermiyoruz’ derdi. 2007, 2008 ve 2009 bu şekilde geçti. (Daha önceki yılları saymıyorum) “Orantılı güç, makul sayı” gibi cümleler o..]]> Fri, 08 May 2015 05:00:48 +0300 Nâzım Hikmet, 'Tanya' ve sansür https://www.evrensel.net/yazi/73943/n-zim-hikmet-tanya-ve-sansur https://www.evrensel.net/yazi/73943/n-zim-hikmet-tanya-ve-sansur? Nâzım Hikmet’in “Tanya” şiirini Google aracılığı ile ararken bir şiir sitesinde şu manalı(!) uyarı ile karşılaştım. “(c) Bu şiirin telif hakları Yapı Kredi Yayıncılık AŞ’ye aittir. Yapı Kredi Yayıncılık, Nâzım Hikmet Ran şiirlerinin internette yayınlanmasına izin vermediğinden, şiirin tam metnine yer veremiyoruz. Şirket Nâzım Hikmet Ran şiirlerinin telif haklarını satın alarak veya anlaşma yoluyla bu şairimizin şiirlerini temsil etme hakkı elde etmiştir. Yapı Kredi Yayıncılık AŞ, Nâzım Hikmet Ran şiirlerinin nerede ve nasıl yayımlanacağına karar verme hakkına yasal olarak sahiptir.” Şimdi; “Ne var bunda” sanatçının hakları korunuyor. Yasalar, telif hakları vs. diyebilirsiniz. Aslında mevzu sanatın ticarileştirilmesi (Ki hep ticari olmuştur çünkü üretim ilişkileri değişmemiştir). Bu tavrın altında yatan, hakim iktidarın/sınıfın muhalif olan sanatçı veya sanat eserini ehlileştirip, ne kadar demokrat olduğunu göstermektir. Bunu sansür, otosansür, baskı, telif hakları ve miras hukuku ola..]]> Fri, 01 May 2015 05:00:51 +0300 Yüzleşmenin görsel dili… https://www.evrensel.net/yazi/73890/yuzlesmenin-gorsel-dili https://www.evrensel.net/yazi/73890/yuzlesmenin-gorsel-dili? “Fotoğraf, dünyanın her köşesinde anlaşılan tek ‘dil’dir ve bütün ülkelerle kültürler arasında köprü kurarak insanlık ailesini birbirine bağlar. Siyasal etkilerden bağımsız olarak -insanların özgür yaşadıkları yerlerde- fotoğraf hayatı ve olayları doğrulukla yansıtır, başkalarının umutlarıyla çaresizliklerini paylaşmamıza imkân tanır, siyasal ve toplumsal koşulları aydınlatır. Böylece, insan türünün insani ve insani-olmayan yönlerinin canlı şahitleri haline geliriz...” (Helmut Gernsheim, Creative Photography, 1962) Dünyanın dört bir yanında yaşanan Jenosid uygulama ve suçları; “millî, Irkî veya dînî bir gruba karşı işlenilen ve o toplumu ortadan kaldırmaya yönelik saldırı ve öldürmeler”… son olarak Ezidi halkına karşı İşid çetelerinin yaptığı katliam ve yerlerinden sürmeler günümüzün modern dünyasında hala hızıyla sürmektedir. Soykırımlarla mücadele ve yüzleşme günümüzün başta gelen insanlık onuruna sahip çıkmanın bir zorunluluğudur. Türkiye’de bu soykırım gerçekliğinden azade değ..]]> Fri, 24 Apr 2015 04:50:25 +0300 Sosyalist sanatçı ve mirası https://www.evrensel.net/yazi/73836/sosyalist-sanatci-ve-mirasi https://www.evrensel.net/yazi/73836/sosyalist-sanatci-ve-mirasi? Bir çok uluslararası ve ulusal komünist/sosyalist sanatçının burjuvazi tarafından ele geçirilmesini nasıl açıklayacağız.? ideolojik mücadele ile sanatsal yaratılarını birlikte sürdürmüş bir çok sanatçının eserlerine burjuvazi sahip olmakta ve kullanmaktadır. Bir ironi gibi 2009 yılında 11. İstanbul Bienalinde “İnsan Neyle Yaşar?” temasıyla Sosyalist Gerçekçi Sanatçı Bertold Brecht’i kullanmışlardı. Nazım Hikmet’in kitapları ve yüzlerce sanatçının kitaplarının telif hakları bankaların yayınevlerinde. Yine bir çok sosyalist sanatçının resimleri burjuvazinin o güzelim duvarlarını süslüyor. Bu vesileyle artık sınıf savaşının bittiği ve burjuvazi ile proletarya arasında uzlaşma sağlandığı gibi rüzgarlar estiriliyor. Neoliberal politikaların neokültürel yansımaları... Bu sayede iktidarın sanat ve sanatçının eserlerine sahip olmakla kalmayıp her türlü sansürü uyguladığı alan oluyor. Örnek olarak Nazım Hikmet’in ‘Tanya’ destanını (şiirini) verebilirim. Şiirde geçen komünist kelimeleri mirasçıs..]]> Fri, 17 Apr 2015 05:00:52 +0300 Sırat köprüsü 2015 https://www.evrensel.net/yazi/73784/sirat-koprusu-2015 https://www.evrensel.net/yazi/73784/sirat-koprusu-2015? “Tarih, gelecek için kavga verip, yitmiş bile olsa, insanlık için vuruşanları hiç unutmaz.” Şeyh Bedreddin “Toplumca sırat köprüsünden geçmeye çalışıyoruz. Bölük bölük, pörcük pörcük. HES’ler, GDO’lar mı? Çevreciler ilgilensin. Kayıplar mı? Cumartesi Anneleri ilgilensin. Sağlığın özelleştirilmesi ve ticarileştirilmesi mi? Sağlıkçılar ilgilensin. Eğitim mi? Aydınlar ilgilensin. Barınma hakkı mı? Barınamayanlar ilgilensin. Tutuklu Gazeteciler mi? Gazeteciler ilgilensin. İş cinayetleri mi? Ölenlerin yakınları ilgilensin. Kentsel dönüşüm mü, rantsal bölüşüm mü? Mimarlar ilgilensin. Avrupa’da genel grev dalgası mı? O ülkelerin işçileri ilgileniyor ya, bizimkiler seyretsinler. Açlık grevleri mi? Kürtlerin sorunu canım. Bir yanda da savaş tamtamları çalıyor... Bu listeyi uzatmak mümkün tabii ki. 1 Mayıs alanı yapıldığı söylenen Taksim taksim ediliyor. İşçi sınıfının kurumları deyince ilk akla gelen sendikalardan çıt yok. Her mitingte genel grev-genel direniş diyen tabana da kulak vere..]]> Fri, 10 Apr 2015 04:50:58 +0300 Acil demokrasi!.. https://www.evrensel.net/yazi/73733/acil-demokrasi https://www.evrensel.net/yazi/73733/acil-demokrasi? Şimdi neresinden bakmalı ve neyi görmeliyiz. Yaşam hakkının kutsallığı tartışılmaz. Bence adalet ve hukuk bize bu anlamda yol gösterici olur. Olaylara, ‘sonuçlarına’ göre yaklaşmak bizi nereye götürür? Ya da ‘nedenlerine’ bakarak yaklaşmak bizi nereye götürür? Yaşananlar üzücüdür ama nedenlerine bakmadan sonuçlar üzerinden suçlamak ya da savunmak doğru mudur? Eğer sonuçlar üzerinden bakmaya devam edersek bu ve benzeri durumların tekrarlanacağı ortadadır. Eğer “adalet ve hukuk” tek taraflı antidemokratik biçimde uygulanıyorsa o ülkenin acilen demokratikleştirilmesi ve bu kavramların da içeriğine uygun anlamlara kavuşturulması gerekir. Adalet ve hukuk kavramlarını kullanmak, devletin demokratik olduğu anlamına gelmez. Diktatörler pek severek kullanırlar bu kavramları. Uygulamada karşılığının nereye denk geldiğine bakmak gerekir. Dünden başlayarak geçmişe doğru incelediğimizde adaletsizliğin hukuksuzluğun ve sansürün cenderesinde birbirinden beter acıların yaşandığını gör..]]> Fri, 03 Apr 2015 04:50:51 +0300 Meslek, sanat ve dünya (2) https://www.evrensel.net/yazi/73688/meslek-sanat-ve-dunya-2 https://www.evrensel.net/yazi/73688/meslek-sanat-ve-dunya-2? Geçen haftadan devamla…Bir ara başlık olarak; SANAT! Demiştik. İnsanlığın yaratmış olduğu maddi/manevi tüm birikimleri kültür kavramı altında toplarsak, bu kültürel birikimin tarihsel ve toplumsal kalite ve kalıcılık kazanmasına SANAT deriz. Bu alanda yaratıcı çalışmalar yapanlara da SANATÇI denir. Sanatçının beslendiği kaynak; geçmişten bu güne olan tüm birikimler ve bugün içinde yaşadığı nesnel dünyadır. Sanatçı hayattan aldığını sorgulayıp, yorumlayıp bir zanaat dalının olanaklarıyla şekillendirip yeniden sunmayı başaran kişidir. Sanatçının hayata bakışı, algılayışı ve sunuşu sanat eserinin topluma mal edilmesidir. Peki bu gün durum nedir? Toplumsal bir varlık olan insanın şekillendiği yer içinde yaşadığı üretim ilişkileridir. Bu üretim ilişkilerinden bağımsız ele alınan sorunlar havada kalır. Dolayısıyla sanat dünyası ve sanatçılarda bu üretim ilişkilerinden muaf değillerdir. Tarihsel materyalizmin ışığında bu gelişmeleri anlayabiliriz. İlkel toplumdan-feodal topluma, ka..]]> Fri, 27 Mar 2015 04:50:58 +0300 Meslek, sanat ve dünya (1) https://www.evrensel.net/yazi/73636/meslek-sanat-ve-dunya-1 https://www.evrensel.net/yazi/73636/meslek-sanat-ve-dunya-1? (Sanat ve hayatla ilgili onlarca kez yazdım ama çokça gelen maillerden sonra yeniden konu olarak sanatın hayatla ve ideoloji ile ilgisi konusunda yazmam gerektiğini düşündüm. ) Hep iki dünyadan bahsedilir. Neredeyse tüm dinlere göre; bu dünya yalancı dünya, gerçek dünya öbür dünyadır. Sosyolojik olarak, zenginlerin dünyası ve fakirlerin dünyası vardır. İdeolojik olarak, emeğin dünyası ve sermayenin dünyası vardır, daha keskin söylemle, burjuvazinin dünyası ve proletaryanın dünyası… Bizler bu iki dünya arasında yaşar gideriz. Kimimiz yaş ilerledikçe öbür dünyaya yatırım yapar, namaz niyaz ederiz. Kimimiz ‘Daha güzel bir dünyada çocuklarımız yaşasın’ diye mücadele ederiz. Hepsinin toplamından çıkan sonuç; para, mal-mülk, marka, şan-şöhret, yat-kat, hapis, ceza, dava, işkence, ölüm… Hangi dünyaya aitsen sana düşen bu sonuçlardan bir veya bir kaçıdır. İçinde yaşadığımız nesnel koşullar maddi temelde hepimiz için geçerlidir. Asgari düzeyde bile olsa kiralar, faturalar, yaşamsal ihtiy..]]> Fri, 20 Mar 2015 04:50:02 +0300 Neden çerçeve? boş mu, dolu mu? https://www.evrensel.net/yazi/73584/neden-cerceve-bos-mu-dolu-mu https://www.evrensel.net/yazi/73584/neden-cerceve-bos-mu-dolu-mu? İki yıl kadar önce bir ressamın (Bedri Baykam)100 bin doların üstünde fiyatla satmayı başardığı bir sanat eseri çerçeve. Muhafazakar olarak bilinen Ülker holdingin başı olan kişinin (Murat Ülker) çağdaş sanata verdiği destek olarak çerçeve. Bir sanatçı ile bir iş adamının uzlaşma alanı olduğu için çerçeve. Emek ve sermaye ilişkisinde sembol olduğu için çerçeve. Ülker holdingin çağdaş sanatla imtihanında bir sembol olduğu için çerçeve… 2 yıl önce yine bu köşede yazdığım yazıdan alıntı yapmanın yeri geldi. * … ”İşi para ile para kazanmak olan bankalar, savaş nesneleri üreten şirketler, hayatımızı kolaylaştırdıklarını söyleyen bulaşık makineleri, buzdolapları, cep telefonları vs. üreten şirketlerin, sanatı bu kadar sevmeleri nedendir? Koç Holding “İstanbul bienalini düzenleyen İKSV”ye ana sponsor. Akbank “İstanbul Contamprary ana sponsor”, Ülker grubu “Art Beat’e ve Art İstanbul’a ana sponsor”, bu liste böyle uzar gider. Aynı, bir malın marka değerine kavuşturulması gibi. Spo..]]> Fri, 13 Mar 2015 04:50:39 +0300 Algı ve hakikat https://www.evrensel.net/yazi/73534/algi-ve-hakikat https://www.evrensel.net/yazi/73534/algi-ve-hakikat? Geçen hafta sosyal medyada mavi elbise meselesi epey tartışıldı. Haberi olmayanlara bir parça açıklayalım. Aynı fotoğrafa bakan farklı kişiler aynı fotoğrafı üç farklı renklerde görüyorlardı. Mavi-siyah, gri-açık mavi ve altın-gri renklerde görünüyordu. Bunun üzerinden bir ‘algı’ ve ‘gerçek’ tartışması sürdü. Algı nedir ki gerçekliği ne ola diye düşünmüşüzdür. “Duyduğuma değil, gördüğüme inanırım” denir. Yukarıda da gördük ki görünenlerin ‘gerçek’ olduğu doğru ama bu o kişinin ‘gerçeği’dir. Meselenin kurcalanacağı yer ise gerçeğin doğruluğudur. Bu doğruluksa kişinin öznel gerçekliği değil ‘haki-ki’liğidir. Yukarıda bahsedilen algı, ışık ve renk ilişkisinin insan beynindeki çözümüdür. Hakim ışık altında renk ısısının nesnenin/objenin yansımasıdır. Buradaki gerçek; gördüğümüz renktir. Ne renk görüyorsak o renk gerçektir. Doğruluğuysa, doğada renk olmadığı, nesneler arasındaki farkı algılamamız için ışığın nesnelere yansıyışıyla beyin dalga boyları ve renk ısısıyla renkli görmemize ne..]]> Fri, 06 Mar 2015 04:50:40 +0300 Fotoğraf ve hikaye https://www.evrensel.net/yazi/73487/fotograf-ve-hikaye https://www.evrensel.net/yazi/73487/fotograf-ve-hikaye? Hepimiz severek veya sevmeyerek bir iş yapıyoruz. Amaç satılan emeğin karşılığı olan para denen illete kavuşmak. Emek ve sermaye ilişkisi denilen bu durumda emeğin karşılığını alıp almadığımız hep sorunludur. Sermaye, emeği ucuza getirme derdinde, Emekçiler ise emeklerinin karşılığını alma derdindedir. Bu sarmal çelişki mevcut üretim ilişkileri (kapitalizm) sürdükçe hak alma mücadeleleri de sürecektir. İhtiyaçlarımızın giderilmesi için yaptığımız işin nevi meslek olarak nitelendiriliyor. Ne iş yaparsın? Öğretmenim, avukatım, metal işçisiyim. Su tesisatçısıyım, taksi şoförüyüm, fotoğrafçıyım, ya da sanatçıyım(!) ….filan deriz. Yani günlük yaşamımızı idame etmek için, para peşinde koşturuyoruz. Hayatımıza anlam katmayı düşündüğümüzde sanat denilen alanın dallarına yapışırız. Ama çekiniriz sanat mı? Yok daha neler amatörüm, zevk için yapıyorum, hobi olarak canım sanat kim ben kim deriz. Sanat sanatçıların işidir. İyide sanat ne? Bir meslek mi? Hiç değil. Korunaklı, toplum üstü, imtiya..]]> Fri, 27 Feb 2015 04:50:18 +0300 Kürk mantolu kadın... https://www.evrensel.net/yazi/73437/kurk-mantolu-kadin https://www.evrensel.net/yazi/73437/kurk-mantolu-kadin? Kürk deyince kimine göre hava atmanın aracı, Bağdat Caddesi ve Nişantaşı sosyetesinin vazgeçilmezi, zenginliğin göstergesi akla gelir. Kimine göre özellikle sosyal medyada ve belgesellerde kürkleri için katledilen hayvanlar akla gelir. Hayat devam ediyor. Sokaklar karınlarını doyurmak için çabalayan insanlarla dolu, hayvanlar kuyruklarını sıkıştırmış ürkek ürkek dolaşıyorlar. Mendil satan bir kadın kürkünü giymiş gibi oturuyor. Bir kedi kadının yakasında sere serpe uzanmış, “İlla bizi öldürüp giymenize gerek yok! Sevginizi sunun biz sizi ısıtırız” dercesine duruyordu. Bu güzel anı “Doğal Kürklü Kadın” fotoğrafıyla paylaşan Hasan Kıran her şeye karşın umutlu olmak için nedenlerimizin var olabileceğini gösteriyor. Fotoğraf gözle çekilir, önce görmek gerek. İlk bakışta görünmeyeni görmek tıpkı mendilci kadının omzundaki kürkü(!) görmek gibi. Teşekkürler Hasan Kıran. Malum, havalar soğudu ve İstanbul son yılların en yoğun kar yağışını yaşıyor. Hava muhalefeti bir çoğumuzun randevula..]]> Fri, 20 Feb 2015 04:50:03 +0300 “Fotoğraf sanat değildir”miş … https://www.evrensel.net/yazi/73386/fotograf-sanat-degildir-mis https://www.evrensel.net/yazi/73386/fotograf-sanat-degildir-mis? Sık sık yazılan “Fotoğraf Sanat Değildir?” başlıklı yazılara alıştık. Sanat ve fotoğraf üzerine onlarca yazı yazan biri olarak bir kez daha yazmak istedim. Son olarak bu başlıkla, Eleştirmen Jonathan Jones’in The Guardian’da 10 Aralık 2014’te yayınlanan yazısı Sol org.’ta Fotoğraf Notları bölümünde Levent Karaoğlu tarafından yapılan çeviri ile yayınlandı. Facebook’ta da paylaşılan yazıyı sanat ve fotoğraf ilişkisini gündeme getirmesi bakımından önemsedim. Sayın Jonathan, Fotoğrafçı Peter Lik’in Arizona kanyonunda çektiği fotoğrafları ‘fotoğrafın niye sanat olamayacağını’ ispatlamaya(!) dayanak olarak kullanmış. Şöyle bir giriş yapmış: “Peter Lik’in Arizona kanyonunda çektiği içi boş, klişe ve tatsız siyah-beyaz fotoğraf sanat değildir ve fotoğrafın hiç bir zaman sanat olamayacağının kanıtıdır. Fotoğraf sanat değildir. Bir teknolojidir. Bu apaçık gerçeği görmezden gelme mazeretimiz yok; hele ki bu aldatıcı yüksek çözünürlüklü fotoğraflar ve efektlerin milyonlar tarafından edinile..]]> Fri, 13 Feb 2015 04:50:42 +0300 'Kanıksa-ma'... https://www.evrensel.net/yazi/73335/kaniksa-ma https://www.evrensel.net/yazi/73335/kaniksa-ma? Bu güne kadar her türlü vahşete tanık olduk/tanık edildik. Her defasında insanlığımızdan utandık. Yetti mi? Yetmedi. Bir çoğuna bir takım normlar getirildi. Savaşlara bile kurallar kondu. Toplu katliam yapan silahlar savaş hukuku çercevesinde yasaklandı vs… Son yüzyılın en büyük terör örgütü IŞİD hepsinin üstüne tüy dikti. Kafeste insan yaktı. Bırakın insanı bir canlı yaksaydı ne değişecekti? Mesela bir kedi, bir köpek? Bir an gözlerinizi kapatın ve kafeste yanan bir canlıyı düşünün, görüntünün yanında çıkan sesi, kokuyu. 21. yüzyıl her türlü vahşetin kanıksattırıldığı, insanlığımızdan utandığımız bir zaman dilimi olarak gelecek kuşaklara aktarılıyor… Kuşkusuz vahşet insanlığın gelişiminde önemli bir yere sahip. Dünya tarihinde en vahşi yaratık insan olarak tescillenmiş. Belgesellerde izlediğimiz canlılar dünyasında hayvanlar arasındaki vahşilik görüntüleri bile; aklıyla, düşünme kapasitesiyle ileri canlı olarak nitelenen insanı en vahşi yaratık olarak tescillemiştir. Hayvanlar, kar..]]> Fri, 06 Feb 2015 05:00:45 +0300 Kazova artık ‘Özgür Kazova’ https://www.evrensel.net/yazi/73288/kazova-artik-ozgur-kazova https://www.evrensel.net/yazi/73288/kazova-artik-ozgur-kazova? Kazova denilince mücadele ve direniş, devamında kazak akla gelir. Patron çekip gider, işçiler hukuk ve meşru hak alma mücadeleleri verir. İşçiler makineleri çalıştırır, defileler düzenler kazak satar. Bu arada Kazova işçileri arasında görüş ayrılıkları çıkar. Satış ve üretimdekiler olarak ikiye ayrılırlar. İşçiler arasındaki görüş ayrılığı sonunda kopmayı getirir. Fabrika binası satılır yeni patron kendinize başka yer bulun der. Makineler önce Kağıthane’ye sonra da Rami’de bir iş merkezine taşınır. Üretime devam kararı alan işçiler “Özgür Kazova” ismiyle ‘Patronsuz Kazak’ sloganıyla yola koyulmuşken dava kazanılır. İşçilerin yıllarca alın teri döktükleri makinelerin satış zamanı gelir. Özgür Kazova işçileri ne olursa olsun üretecekler ve patronsuz bir sistem olarak kooperatif deneyimlerini gerçekleştirmek istiyorlar. Yıllarca alın teri döktükleri bu makineleri alarak hem duygusal bağlarını korumuş hem de üretim araçlarının yasal sahipleri olacaklardı. Bu amaçla dayanışma çağrısında bul..]]> Fri, 30 Jan 2015 04:50:58 +0300 ‘Guernica’ Gernikara* https://www.evrensel.net/yazi/73237/guernica-gernikara https://www.evrensel.net/yazi/73237/guernica-gernikara? (Picasso'nun Guernica tablosunun ait olduğu yere, Gernika’ya getirilmesi isteniyor. Yani “Guernica” Gernika’ya.) Yılbaşının ertesi günü Bilbao gezimizin bir durağı olarak uğradık Gernika’ya. Küçük, sevimli bir yer. Balıkçılık özellikle konserve fabrikaları çevreye yayılmış ve kooperatifler çok yaygın. İspanya’nın Özerk Bask bölgesinde bulunan Gernika şehrinin (İspanyolca Guernica) adını duyduğumuzda aklımıza Pablo Picasso gelir. Pablo Picasso’ya İspanya İç Savaşı sırasında kurulmuş olan İspanyol Cumhuriyetçi Hükümeti tarafından Paris’teki 1937 Dünya Fuarı kapsamında “Modern Hayatta Sanat ve Teknik Sergisi” için büyük bir duvar resmi siparişi edilir. İspanya İç Savaşı (1936-1939) sürerken Faşist Franco Nazi Almanya’sından Gernika şehrinin bombalanmasını ister. Hitler seve seve kabul eder ve 26 Nisan 1937’de bombalama başlar. Hermann Göring’in daha sonra Nürnberg duruşmaları sırasında söylediği şu sözler, ibretliktir; …”Onu (Hitler’i), (Franco’ya) her şart altında destek ..]]> Fri, 23 Jan 2015 04:50:21 +0300 Bilbao’dan yansıyanlar… https://www.evrensel.net/yazi/73184/bilbaodan-yansiyanlar https://www.evrensel.net/yazi/73184/bilbaodan-yansiyanlar? Geçen hafta Bilbao’nun sanat ve kültürle olan ilişkisine değinmiş ve Guggenheım Müzesi’nden bahsetmiştim. Şehri ortadan ikiye bölen ve bir ucu Atlantik Okyanusu’na ulaşan Nervión Nehri’nin kıyılarında bir zamanlar taşımacılık ve sanayii fabrikalarında 600 binden fazla işçinin çalıştığını söylediler. Bilbao’nun dünyanın önemli demir ve değerli taş maden ocaklarıyla bilindiğini fakat son 30 yıldır bunun değiştiğini artık kültür sanat turizm ve yemekleriyle tanınır olduğu söylendi. Nehir boyunca boşaltılmış ve eski halleriyle korunmuş fabrikalar ve vinçlerle dolu bir açık hava müzesine dönüştürülmüş. İşte Guggenheım müzesi de bunların arasında inşa edilmiş. Yine mimarisiyle görkemli bir şekilde Atletik Bilbao stadı da bunlardan biri. Nehrin üstü belli aralıklarla tarihi ve modern sanat eseri köprülerle iyice estetize edilmiş. Özellikle demir bolca kullanılmış. Israrla ‘Biz demir ülkesiyiz’ dercesine. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Her yer tertemiz, daracık tarihi dokuları korunar..]]> Fri, 16 Jan 2015 04:50:35 +0300 Bilbao/Guggenheim Müzesi… https://www.evrensel.net/yazi/73136/bilbao-guggenheim-muzesi https://www.evrensel.net/yazi/73136/bilbao-guggenheim-muzesi? 2014 yılının son günlerini ve 2015 yılının ilk günlerini Bilbao/Bask bölgesinde geçirdim. Dolayısıyla Bask denince akla gelen ETA oluyor. Her yerde tutuklu ETA üyelerinin Bask bölgesi hapishanelerine getirilmeleri yolunda kampanya ile karşılaştık. Birçok evde, iş yerinde bu kampanyayı destekleyen afişler/pankartlar göze çarpıyor. Bilbao’da başlayan yolculuğumuz Atlas Okyanusu kıyısında bulunan San Sabastian, Navarre Bölgesi, Estella, Martin, Morantin’de karlı dağlarda dolaşarak sürdü. İspanya, Bask bölgesi ve ETA ile ilgili merak ettiklerimi bölgede yaşayanlardan öğrenme fırsatı buldum. İlerleyen günlerde parça parça yazılarıma konu edineceğim tabii ki. Hep ismini duyup göremeyeceğimi düşündüğüm Guggenheim Müzesi önemli bir çağdaş sanat müzesi olarak havası yerinde bir şekilde duruyor. Gidip gezmemek olmazdı. Düzensiz eğrisel biçimlerin hakim olduğu dekonstürktivist yapı, Bilbao şehir merkezinde, Nervión Nehri’nin kenarında bulunur. Pritzker Mimarlık Ödülü sahibi bir mimar olan F..]]> Fri, 09 Jan 2015 04:50:50 +0300 Bilbao/Guggenheim Müzesi... https://www.evrensel.net/yazi/73082/bilbao-guggenheim-muzesi https://www.evrensel.net/yazi/73082/bilbao-guggenheim-muzesi? 2014 yılının son günlerini ve 2015 yılının ilk günlerini Bilbao / Bask bölgesinde geçirdim. Dolayısı ile Bask denince akla gelen ETA oluyor. Her yerde tutuklu ETA üyelerinin Bask bölgesi hapishanelere getirilmeleri yolunda kampanya ile karşılaştık. Bir çok evde, iş yerinde bu kampanyayı destekleyen afişler/pankartlar göze çarpıyor. Bilbao’da başlayan yolculuğumuz Atlas Okyanusu kıyısında bulunan San Sabastian, Navarre bölgesi, Estella, Martin, Morantin’de karlı dağlarda dolaşarak sürdü. İspanya, Bask bölgesi ve ETA ile ilgili merak ettiklerimi bölgede yaşayanlardan öğrenme fırsatı buldum. İlerleyen günlerde parça parça yazılarıma konu edineceğim tabiiki. Hep ismini duyup göremeyeceğimi düşündüğüm Guggenheim Müzesi önemli bir çağdaş sanat müzesi olarak havası yerinde bir şekilde duruyor. Gidip gezmemek olmazdı. Düzensiz eğrisel biçimlerin hakim olduğu dekonstürktivist yapı, Bilbao şehir merkezinde, Nervión Nehri'nin kenarında bulunur. Pritzker Mimarlık Ödülü sahibi bir mimar olan F..]]> Fri, 02 Jan 2015 04:53:47 +0300 2015 yılına girerken… https://www.evrensel.net/yazi/73034/2015-yilina-girerken https://www.evrensel.net/yazi/73034/2015-yilina-girerken? Devlet, hür teşebbüs yani özel sektör ile millet olarak milenyum çağının bir yılına daha giriyoruz. Ya da şöyle de diyebiliriz. Özel ve tüzel kamu olarak yeni bir yıla giriyoruz. Büyük büyük kurumlar yıl sonu defterlerini düzeltiyorlar, kârlarını zararlarını hesaplıyorlar ve gelecek için yepyeni projeler, stratejiler üretiyorlar. Kârdan zararlarını 2015’te yerine koymak için şimdilik defterlerini kapatıyorlar. Bu arada 17-25 aralık operasyonlarında el konulan kamunun paraları (Pardon Reza Zarrab’ın olduğu iddia ediliyor) faizleri ile iade ediliyor. Bunlar işin parasal yanları kamunun sorunları. Peki ya toplumun sorunları, dertleri? Sondan başa birkaç hatırlatma yaparsak; Kobanê’ye karşı aylardır saldıran IŞİD çeteleri ile onların serpilip gelişmesine çanak tutanları, Roboskî katliamını, Sivas katliamını, Maraş katliamını ve Baran Tursun cinayetini gerçekleştirene ödenmek üzere Anne ve Baba Tursun’lara verilen 1700 TL. tazminat cezasını daha da vahim olan bu bedel karşılığı beş daire..]]> Fri, 26 Dec 2014 04:50:22 +0300 Ülker/Nestle ve kamu düzeni… https://www.evrensel.net/yazi/72984/ulker-nestle-ve-kamu-duzeni https://www.evrensel.net/yazi/72984/ulker-nestle-ve-kamu-duzeni? Ülker ve Nestle firmalarının çeşitli bahanelerle işten attıkları işçiler, haftalardır direniyorlar. Ya da günün moda deyimiyle “Kamu düzeni”ni bozuyorlar. Bu durumdan haberdar olacak olan “kamu” bu haberi nereden alacak? Bağımsız özgür medyadan tabii ki. Yaygın ve yandaş medyaya bakarsak (Ki kendilerini bağımsız ve özgür vs. vs. olarak niteliyorlar) böyle bir direniş ve hak alma mücadelesi yok. (Niye olsun ki, kamu düzeni sarsılmasın!) Kim bu sorunu haberlerine taşıyor yer ve ses veriyor? Bu ülkenin muhalif medyası Evrensel, BirGün, Hayat TV, imc TV ile sol basın. Bunların da amacı belli; yanlı, bağımlı, kamu düzenini bozma gayreti içinde olsalar gerek(!) Uzun uzun Ülker ve Nestle işçilerinin neden direnişe geçtiklerini ne istediklerini yazmama gerek yok. Merak edenler ufak bir araştırmayla öğrenebilirler… Ben biraz Ülker’in Kamu düzenini korumak amaçlı(!) girişimlerinden bahsedeyim. Kamunun ‘Mutlu Ol’maları ve ‘Mutlu Et’meleri için ünlü İş Adamı Murat Ülker, 2009 yılında Ressam Burh..]]> Fri, 19 Dec 2014 04:50:01 +0300 Fotoğraf Vakfı 10 yaşında https://www.evrensel.net/yazi/72928/fotograf-vakfi-10-yasinda https://www.evrensel.net/yazi/72928/fotograf-vakfi-10-yasinda? Yaş günlerini kutlamak adettir. İnsanlar 365 günde bir bu kutlamaları yaparlar. Ya kurumlar? Onlar da yapar. Genelde her yıl değil de beş, on, yirmi beş, elli… gibi. Fotoğraf Vakfı da geçen hafta 10. yılını bir dizi etkinlikle kutlamaya başladı. Fotoğraf dünyası bu yaş gününden haberdar oldu ama bir çok kültür ve sanat dünyası duymadı, görmedi ya da alt tarafı fotoğraf(!) deyip daha önemli sanat meselelerine yer ve zaman ayırmayı uygun buldu. Neyse her şey mecrasında akmaya devam ediyor. 28 Kasım Cuma günü, Fotoğraf Vakfı/Galata Fotoğrafhanesinde yapılan “Fotoğraf Vakfı’nın Seyir Defteri: Yolculuktan Notlar” sergisinin açılışı ile başlayan Belgesel Fotoğraf Günleri, Salt Galata’da 29 ve 30 Kasım’daki etkinliklerle devam etti. Bu etkinlikler söyleşiler, paneller ve fotoğraf gösterimleriyle sürdü. Bitti mi bitmedi tabii... Belgesel Fotoğraf Günleri’nin 13 Aralık konuğu Özcan Ağaoğlu, 20 Aralık konukları ise Kürşat Bayhan, Mehmet Ali Poyraz ve Selahattin Sevi olacak. Belgesel Fotoğraf ..]]> Fri, 12 Dec 2014 04:50:52 +0300 Hedef https://www.evrensel.net/yazi/72876/hedef https://www.evrensel.net/yazi/72876/hedef? Bu fotoğrafçı arkadaşlar benimle uğraşıyorlar. Şikayetçiyim. Sayın okur aylar önce bir fotoğrafın bende yarattığı etkiyi-tepkiyi yazmıştım. Aslında bir fotoğrafın demek yanlış. EPA Foto Muhabiri Sedat Suna’nın çektiği bir malum şahsın oy kullanmaya giderkenki hali mealini anlatan bir kareydi. Yazacak bir çok konu varken tutup bu fotoğrafı “‘Fotoğrafçı’ ile ‘Foto Muhabiri’ arasındaki fark” adıyla yazmıştım. Vayyy sen misin yazan! Gel ifade ver. Neyse… Biliyorsunuz İstanbul’da Beşiktaş Belediyesinin girişimiyle ‘Foto İstanbul’ adıyla büyük bir ‘fotoğraf festivali’ yapıldı. “Sansür” başlıklı bir panelde panelisttim.. Panelistler dünya çapında fotoğrafçılar ve fotoğraf editörleriydi. Yapacağım konuşma notlarım önümdeydi. Sıra bana bir soru ile gelince notları bırakıp o günkü Evrensel gazetesinin arka iç sayfasını açıp gösterdim. Tesadüfen o gün sansür sayfası gibiydi. (Bir gecede gelişen gazetecilere-tiyatroya sansür haberleriyle doluydu) Konuk panelistler şaşırdılar. Benim sansürle ilg..]]> Fri, 05 Dec 2014 04:50:23 +0300 Koridora çık... https://www.evrensel.net/yazi/72827/koridora-cik https://www.evrensel.net/yazi/72827/koridora-cik? Çok laflar edildi koridor üzerine… Kobanê halkı zor durumda acil ‘Koridor açılsın!’ dendi. Cevap geldi; “Kobani’de zaten kimse yok, hepsi Türkiye’ye sığındı. Zaten Kobanê dedikleri yer ha bugün , ha yarın düştü düşecek.” Hevesleri kursaklarında kaldı. 70 gün geçti ve Kobanê hâlâ direniyor! Enternasyonal dayanışmanın örnekleri verilerek, Yalnızca Kürtlerin değil ezilen dünya halklarının sesi, kulağı ve gözü oldu Kobanê… Suruç sınırında insanlar kenetlendi. Sınırları aştı sel olup aktı Kobanê’ye. Dünyanın dört bir yanında insan zincirleri kuruldu. “Kobanê düşerse, insanlık da düşer” dendi. Kirletilen dünyanın teknolojiyle, silahla ve parayla kurdurulan vahşi IŞİD çete örgütlerine verilen destek Kobanê önünde diz çöktü. Bayram namazını Kobanê’de kılacaklarını ilan eden çete ancak iktidarı ikna etmiş olsa ki yukarıda söyledikleri “Ha bugün ha yarın düşecek” lafını etmelerine neden olmuştu. Bizlerin bir çoğu kilometrelerce uzaktan izledik. Kimimiz yaygın medyadan, kimimiz muhalif medyadan..]]> Fri, 28 Nov 2014 04:48:37 +0300 Fotoistanbul’a ilişkin (2) https://www.evrensel.net/yazi/72723/fotoistanbula-iliskin-2 https://www.evrensel.net/yazi/72723/fotoistanbula-iliskin-2? Bence bu sergi ve etkinliklerde özellikle savaş ve Kürt illerindeki gelişmeler eksikti. Lice’nin Hakkari’nin, Diyarbakır’ın, Artvin’in ve nice şehrin hikayeleri yok muydu acaba? Bence tarihten-güncelliğe bağlantısı kurulamamış demiş ve devamını bu haftaya bırakmıştım. Geçen hafta kaldığım yerden devam edeyim… Festivallerde en zorlanılan konu güncellik oluyor nedense. Çünkü bu günü anlatmak ve göstermek risklidir. Bu riski yönetimler ya da duyarlı sanatçılar pek almak istemezler. Festival başladığında hâlâ sürmekte olan bir Kobanê gerçeği Kürt halkının gerçekliğini ortaya koyması bakımından önemliydi. Bence tam da sıcağı sıcağına sergiye dahil edilseydi (Ki edilebilirdi bu anlamda gerçekten fotoğraflar var) ve genç yaşta kaybettiğimiz arkadaşımız Cem Ersavcı’ya saygı ve anma anlamında açılan 3. köprü kuzey ormanları ile ilgili yarım kalmış çalışmasından oluşan sergi yerine en azından onu tanımamıza yol açan Gezi Direnişleri fotoğrafları sergilenebilirdi… Şunu söyley..]]> Fri, 14 Nov 2014 04:50:39 +0300 Fotoistanbul’a ilişkin… https://www.evrensel.net/yazi/72663/fotoistanbula-iliskin https://www.evrensel.net/yazi/72663/fotoistanbula-iliskin? Fotoİstanbul “Şehirler ve Hikayeler” temasıyla 17 Ekim tarihinde açıldı. 18 Kasım’da sona eriyor. Festival, etkinlikler ve sergiler olarak iki bölümden oluşturulmuş. Etkinlikler bölümü: Bahçeşehir ve Mimar Sinan Üniversitelerinde uluslararası 6 ustayla söyleşi, 9 panel, 5 gösteri ve portfolyo değerlendirmeleriyle, 18 -24 Ekim arasında gerçekleştirildi ve bitti. Şimdi 55 sergi, Beşiktaş Meydanı’nda görkemli sokak sergileri, Ortaköy Yetimhanesi ile Mimar Sinan Üniversitesinde sürüyor. 18 Kasım’a kadar açık olan sergileri izleyemeyenler kaçırmasın derim. Beşiktaş Belediyesinin sponsorluğunda gerçekleştirilen 1. İstanbul Fotoğraf Festivali görkemli bir açılışla ve bence ani olarak başladı ve 10 gün sonra bitecek. Elimden geldiğince takip etmeye ve notlar almaya çalıştım. Bir ilçe belediyesinin böyle büyük bir organizasyonu gerçekleştirmesi kutlanmaya değer bir girişimdir. Fotoğrafla ilgili bir belediye başkanı olan Avukat Murat Hazinedar’ı bu girişiminden dolayı kutlamak gerek. Gülteki..]]> Fri, 07 Nov 2014 04:50:07 +0300 501. Cumartesi https://www.evrensel.net/yazi/72609/501-cumartesi https://www.evrensel.net/yazi/72609/501-cumartesi? Geçen hafta 500. ”Cumartesi Anneleri” eylemini hep birlikte gerçekleştirdik. Toplumsal sorumluluğun gücüyle herkes elinden geleni yaptı. Sabah saat 10.30’daTünel’den başlayan, Mehmet Özer’in yürütücülüğünü yaptığı ‘AFSAD Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğraf Atölyesinin hazırladığı fotoğraf sergisi redfotoğraf, gezi sanatı ve etkinliğe katılanların katkısıyla kitlesel olarak eller üstünde taşınarak Galatasaray meydanına getirildi. Sergi, Karşı Sanat galerisindeki yerini alırken, oturma eylemi gerçekleşmeye başladı. Kitlesel katılımla gerçekleşen etkinlik saat 13.30 sıralarında sona erdi. Galatasaray son yılların en kitlesel katılımıyla 500. haftayı bir sonraki haftaya bıraktı. Duygulu ama mücadelede kararlılık göze çarpıyordu. Hafızam beni gerilere doğru götürdü. İHD deyince akla gelen Av. Eren Keskin, Av. Ercan Kanar; İHD deyince yine akla gelen aktivist bir fotoğrafçı Şaban Dayanan, Metin Göktepe’nin haber takibinde başladığı Cumartesi Anneleri eylemlerinden, nöbeti devralan Fadime ..]]> Fri, 31 Oct 2014 04:50:34 +0300 500. hafta https://www.evrensel.net/yazi/72553/500-hafta https://www.evrensel.net/yazi/72553/500-hafta? ne yapacağız biliyor musunuz? annelerin kalbiyle bakacağız dünyaya bütün kayıpları gözyaşımız yapacağız göğsümüzde kayıp fotoğrafları gidip kimsesiz mezarlarda uyuyacağız… Mehmet Özer Dile kolay tam beş yüz hafta. Cumartesi Annelerinin başlattığı ve sürdürdüğü Türkiye’nin en uzun direnişi 25 Ekim Cumartesi günü beş yüzüncü haftasını geride bırakıyor. Ankara’dan “Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğrafçılar Atölyesi de hazırladığı belgesel fotoğraf sergisiyle katılıyor. İstanbul’dan ise fotoğrafçılar, hem annelere hem de sergiyi hazırlayan fotoğrafçı arkadaşlara destek için bu dayanışmada yer alacaklar. Biliyoruz ki dertler değişmeden tarih de değişmeyecek.. Sergi çalışmasını gerçekleştiren fotoğraf atölyesinin program açıklaması şöyle; AFSAD Toplumcu Gerçek&ccedi..]]> Fri, 24 Oct 2014 00:32:00 +0400 ‘Dünya halkları kardeştir!’ fotoğrafçılara çağrı... https://www.evrensel.net/yazi/72498/dunya-halklari-kardestir-fotografcilara-cagri https://www.evrensel.net/yazi/72498/dunya-halklari-kardestir-fotografcilara-cagri? Hatırlarsanız 2000 yılı Milenyum Çağı olarak tüm dünyada havai fişeklerle şaşaalı bir şekilde kutlandı. İçinde bulunduğumuz yüzyıl Milenyum Çağı olarak anılıyor. “Milenyum Çağı”nın, acıların ortadan kalkacağı, barış, adalet ve insanca yaşamın, yeryüzünü bir cennete dönüştüreceği hayali çok çabuk söndü… Oysa ki; Milenyum’un daha ilk 15 yılında yaşananlar bu çağın ne kadar zor geçeceğini gösterdi. Son yıllarda ülkemizde ve Ortadoğu’da yaşananlar kelimelere dökülemeyecek kadar dehşet verici. İnsanlık tarihi sınıflı topluma bölündüğünden beri halkların halklara düşmanlaştırılması ve birbirleriyle savaştırılması sürmekte. Kapitalizmi ayakta tutan bu olgular göstermiştir ki sınırsız ve sınıfsız bir dünya kuruluncaya kadar da değişmeyecek! Fotoğraf belki bu anlamda tarihi değiştiremez ama de..]]> Fri, 17 Oct 2014 00:26:56 +0400 Fotoğraf ve medya https://www.evrensel.net/yazi/72442/fotograf-ve-medya https://www.evrensel.net/yazi/72442/fotograf-ve-medya? “Fotoğraflar yalan söylemez, ama yalancılar fotoğraf çekebilir.” Lewis Hine Geçen hafta (sermaye medyası, paralel medya, ulusalcı medya, AKP medyası ne medyası derseniz deyin) söz konusu milliyetçilik, ırkçılık olunca nasıl da birleştiklerini gördük. Üstelik bunu fotoğraf kullanarak ve üç aşağı beş yukarı aynı manşetleri atarak yaptılar. Manşetlere bir bakalım: “Eller tetikte”, “Sınırda eller tetikte”, “Eller tetikteninde ötesine geçildi”, “Gözler IŞİD’de, eller tetikte”, “Mehmetçik sipere yattı” ve daha benzerleri. Neydi belgeleri, fotoğraf. Nasıl kullanılmış: Yakın plan çekilmiş, tüm ciddiyetiyle ileriye bakan gözleri çakmak çakmak Mehmetçikler. Kadrajlayıp kimi manşet, kimi sürmanşet aynı asker ve neredeyse aynı açıdan çekilmiş kareler, bazıları yetin..]]> Fri, 10 Oct 2014 00:05:17 +0400 Gezi direnişi ve güncelleme https://www.evrensel.net/yazi/72341/gezi-direnisi-ve-guncelleme https://www.evrensel.net/yazi/72341/gezi-direnisi-ve-guncelleme? Konumuzun ilgili bileşenleri olan fotoğrafçı, izleyici ve fotoğrafın kullanımı noktasını konuşmamız gerekir. Bu sorulara verilecek cevap iki açıdan olabilir. Birincisi; mevcut üretim koşulları ve mülkiyet ilişkileri açısından değerlendirebiliriz. Bu durumu ideolojik olarak kapitalist, burjuva liberal sistem olarak tanımlayabiliriz. Dolayısıyla da bu sistemin hukuku çerçevesinde bir yere oturtabiliriz. Tüm kavram ve olguları bu bakış açısına göre değerlendirebiliriz.(…) İkincisi; Mevcut üretim koşullarının ortadan kaldırılması/değiştirilmesi için kişi ve kurumların ideolojik/ siyasal ve kültürel olarak karşı koyuşlarını sayabiliriz. Muhalif ve alternatif olma hali kuşkusuz ki her alanda söyleyecek sözü gerektirir.(…) Fotoğrafta anonimlik ve kolektiflik Bilgi ve özgür düşüncelerin paylaşımı olarak, kişilerin veya kurumların kimliklerini ifşa..]]> Fri, 26 Sep 2014 00:06:02 +0400 Eller yukarı… https://www.evrensel.net/yazi/72289/eller-yukari https://www.evrensel.net/yazi/72289/eller-yukari? “…burjuvazi, yalnız zenginliklerinin gücü ile değil, fakat aynı zamanda devletin gücü, ordunun, bürokrasinin ve mahkemelerin yardımı ile de emekçi halkı tutsaklık altında tutar….” ENGELS ( İspanya İşçileri Federal Konseyi’ne Mesaj’dan) Söylemek” kelimesi her ne kadar konuşma, yani sese gönderme yapsa da, görüntü veya yazı da bir söylem aracıdır. Peki doğruyu söylemek nedir? Feyyaz Yaman, Karşı Sanat Manifestosu’nda konuyu çok güzel ele almış. “ Parrhasia ve retorik” kavramlarından yola çıkarak daha iyi anlamamızı sağlıyor. Alıntılayayım; “… Antik Yunan’da “Parrhasia” denilen konuşma geleneği; dürüst konuşma ve hakikati, yani doğruyu söyleme anlamında gelişmişti. Yakın anlamda kullanılan “Retorik”, yani güzel konuşma sanatı ile arasındaki kültürel karşıt..]]> Fri, 19 Sep 2014 00:03:05 +0400 Bakmak https://www.evrensel.net/yazi/72235/bakmak https://www.evrensel.net/yazi/72235/bakmak? Önümüze bakarız. Ardımıza bakarız. Çevremize bakarız. Bizi bakmaya yönlendiren bir şeyler olur. Merakla bakarız, heyecanla bakarız, anlamsızca bakarız. Gördüklerimize güleriz, üzülürüz, umursamayız, önemseriz. Bakarak tanışırız, paylaşırız, kızarız. Tüm bu eylemlilik sürerken tek başımıza ya da birden çok kişi olabiliriz. Ortak duygu ve düşünceleri olanlar bir tarafa olmayanlar diğer tarafa saflaşırız. Yukarıda bahsettiğim bakmak eylemine, bilgi, birikim, kültür ve ideolojiyi eklediğimizde, yani beyinsel fonksiyonlar bizlerin görmesini sağlar. Baktıklarımızı anlamlandırabilmek görmektir. Dilan Saltık’ın gönderdiği fotoğraf yukarıda saydıklarımı düşündürdü. Bir çocuk ve kedinin pencereden dışarı sarkarcasına baktıkları ne ola ki? Yoldan geçen zerzavatçının sesi, bir gürültü ya da merak olabilir mi? Y..]]> Fri, 12 Sep 2014 00:45:09 +0400 Madam Anahit https://www.evrensel.net/yazi/72185/madam-anahit https://www.evrensel.net/yazi/72185/madam-anahit? “Birileri yazmalı. Hakkında birşey yazılmadan kimse bu dünyadan göçüp gitmemeli...” William Saroyan Gençliğimin ilk yılları 12 Eylül’e rastlar. (Tarih 1981-1985) Beyoğlu’da birahaneler dönemi yeni başlamış, Rüya, Alkazar sinemalarında 3 film birden oynuyor. Parça var mı? Sorusu ortaya çıkmış, karşılığını film aralarında gösterilen pornolarda buluyordu. Türkiye sineması erotik soft porno ile tanışmıştı. Yaratılmak istenen apolitik genç topluma uygun kültür hamlelerinin atıldığı yıllardı. Türkiye bayrağı bu porno filmlerinin afişlerinde bayramları kutlardı. Arabesk müzik ve kültür tam gaz her yerde idi. Bu ülkenin üzerinde yaşayan halkların dilinde (Kürtçe, Lazca, Ermenice, Rumca…) şarkı dinlemek, söylemek yani Türkçe dışında yasaktı. Ama İngilizce, Fransızca yani bu ülke halklarından olmayanla..]]> Fri, 05 Sep 2014 00:23:54 +0400 Otoportre https://www.evrensel.net/yazi/72136/otoportre https://www.evrensel.net/yazi/72136/otoportre? “Kendi resmimi yaptım, çünkü o kadar yalnızdım ve en iyi bildiğim şey kendimdim.” Frida Kahlo Gençlik kampında Melike Gülenç arkadaşın fotoğraf çalışmalarını incelerken otoportre üzerine bir şeyler yazma ihtiyacı duydum. Bu hafta da sizlerle bu konuyu paylaşmak istedim. Otoportre deyince edebiyattan, fotoğrafa bir çok sanat dalında sanatçının kendi portresini yapması/çekmesi olarak biliriz, doğrudur. Eline fotoğraf makinesini (ya da fotoğraf çeken bir aleti cep telefonu vs.) alıp da kendi fotoğrafını çekmeyen yoktur herhalde. Son yıllarda yaygınlaşan selfie ya da özçekim meselesi de bunun bir parçasıdır. Görsel sanatlar alanından bakarsak resim de Fride Kahlo, Fotoğrafta Cindy Sherman dertlerini otoportre aracılığıyla anlatan ve sanat boyutuna taşıyan akla ilk gelen kişilerdir. Günlük yaşamında fotoğrafı bir ifade aracı olarak kullanan ve kendi f..]]> Fri, 29 Aug 2014 00:05:42 +0400 Bir fotoğraf işçisi Enver Enli https://www.evrensel.net/yazi/72088/bir-fotograf-iscisi-enver-enli https://www.evrensel.net/yazi/72088/bir-fotograf-iscisi-enver-enli? Bir fotoğraf ne anlatabilir? Ne söyleyebilir? Bu soruya cevap vermek fotoğrafçının niyeti ve amacıyla olduğu kadar fotoğrafa bakanın ne aradığı, ne gördüğü ile de ilgili bir sorundur. Fotoğrafçının ortaya koyduğu görüntü paylaşıldıktan sonra ondan çıkar. Bir anlamda o fotoğrafa bakanın dünyasıyla yeni bir fotoğraf olur. Ya da o fotoğrafa kaç kişi bakarsa belki de o kadar yeni anlam kazanır. Düz anlam yan anlam ya da metafor gücü fotoğrafı fotoğraf yapan soyutlama olarak bizleri etkiler. Bu soyutlama nesnel olan yani fotoğrafın oluşmasını sağlayan hayatın kendisinden alınan bir anın fotoğrafçının bilgi birikim ve deneyimlerinden geçerek yeniden sunumudur. Buna sanatçının, hayatı yorumlayarak yeniden sunumudur da diyebiliriz. İşte en kısa yoldan fotoğrafta soyutlama dediğimiz budur. Bu durum herkesin bakıp da görmediklerini ortaya çıkarmaktır. Yani görmekle ilgilidi..]]> Fri, 22 Aug 2014 00:27:13 +0400 Ötekilerin fotoğrafçısı Diane Arbus... https://www.evrensel.net/yazi/72036/otekilerin-fotografcisi-diane-arbus https://www.evrensel.net/yazi/72036/otekilerin-fotografcisi-diane-arbus? Bu hafta Diane Arbus’u yazayım istedim. O kadar çok neden var ki Diane Arbus için… Hikayemiz 1960-70’lerde geçse de yaşadıklarımız neredeyse aynı. Bir yanda ucube ve Çapulcular diğer yanda beleş yaşamın yorgunluğundan bitap düşenler… Bizler de ya oradayız ya burada. Hikayemizde de Diane Arbus adlı kadın fotoğrafçı Aristokrat bir ailede yetişip, evlenen ve moda dünyasında dolaşıp yaşadığı çelişkileri “…”Her türlü zorlayıcı koşuldan muaf olarak büyüdüm. Acı çektiğim şeylerden biri de hiçbir zaman güç koşulları hissetmemiş olmak ve gerçek dışı gelen bir ortamda yetişmiş olmaktı.” Diye açıklamış, ardından boşanıp ucubelerin ve çapulcuların dünyasına geçmiş ve şöyle özetlemiştir. “…Ucubeler en çok fotoğrafladığım kişiler olmuştur çünkü ilk fotoğrafını &ccedi..]]> Fri, 15 Aug 2014 00:25:26 +0400 Anladım ki, zenginlerin işi zormuş(!) https://www.evrensel.net/yazi/71992/anladim-ki-zenginlerin-isi-zormus https://www.evrensel.net/yazi/71992/anladim-ki-zenginlerin-isi-zormus? Sabahtan turistik gemilere bindik. Dikili çevresindeki koylara girip çıkıyoruz. Her koyda gemi demirliyor ve herkes denize girip bir güzel serinliyor. Sonra güvertede güneşleniyoruz. Gün boyunca aynı sahneler tekrarlanıyor. Akşam üstü dönüş, kıyıdan kıyıdan iskeleye kadar sürüyor. Zeytinlikler arasında lüks yazlıklar, denize sıfırlanmış koyların dibinde özel mülkiyetin kutsallığı ile parsellenmiş mekanlar ve hemen önlerine demirlemiş yatları dikkatimi çekiyor. Yorgunluktan bitap düşmüş mekan sakinleri sereserpe uzanmışlar, belli ki yorulmuşlar… Onların ne çektiklerini ise kampa dönüşte daha iyi anlıyorum. Gemiden inenlerde tatlı bir sarhoşlukla karışık ağır yorgunluk var. Herkes fotoğraf, video çekerek bu fırsatın neredeyse her anını kaydetmişler. Sordum: “Nasıldı? Yarın yine götürseler gider misiniz?” Güzeldi ama yorulduk diy..]]> Fri, 08 Aug 2014 00:48:23 +0400 Gerda Taro’yu anmak... https://www.evrensel.net/yazi/71943/gerda-taroyu-anmak https://www.evrensel.net/yazi/71943/gerda-taroyu-anmak? 26 yıllık ömrüne bir büyük fotoğrafçıyı (Robert Capa) ve fotoğrafı sığdırmış. İspanya iç savaşını belgelemiş, İspanya Komünist Partisi tarafından Gerda antifaşist mücadele şehidi ilan edilmiş, büyük ve gösterişli bir törenle doğum ve ölüm günü olan 1 Ağustos 1937’de Paris Pere-Lachaise Mezarlığında sonsuzluğa uğurlamıştı. Gerda Taro 1 Ağustos 1911’de Almanya doğumlu. Ölümü 29 Temmuz Pazartesi sabahı saat 06.00 İspanya. Kayıtlara böyle geçse de yoldaşları onu 1 Ağustos’ta doğum ve ölüm yıl dönümünü birleştirerek anıyorlar. Tarihe savaş fotoğrafçısı kadın olarak geçen Gerda Taro’nun trajik sonudur okuduğunuz. Savaş fotoğrafçısı dendiğinde aklımıza gelen Robert Capa’dır... Oysa ki yanında bir kadın vardır. Belki de o kadın olmasa Robert Capa da olmayacaktı. Bugün muhtemelen mezarında &ld..]]> Fri, 01 Aug 2014 00:28:43 +0400 Fotoğraf ve alt yazı https://www.evrensel.net/yazi/71897/fotograf-ve-alt-yazi https://www.evrensel.net/yazi/71897/fotograf-ve-alt-yazi? Güncel ve belgesel fotoğraf alt yazıya ihtiyaç duyar. Özellikle basın fotoğrafçılığı için alt yazılar önemlidir. Dikkatimizi fotoğraf çeker ve haberle ilgilenmeye başlarız. Eğer manşet ve haber dikkatimizi çektiyse fotoğraf inandırıcılığı artırıcı bir rol oynar. Biliyoruz ki fotoğraf bu çağda manipülasyona en açık alandır. Aslında bu çağda demek pek de doğru olmayabilir. Çünkü icadından itibaren “Fotoğrafın algıda gerçeklik yaratma aracı” olarak kullanıldığını da görüyoruz. (Bu konuya sonra dönmek üzere nokta diyeyim) Kaynak göstermek önemlidir. Filanca kişi şöyle demiş dediğimizde nerede, ne zaman ve dediği kaynak dip not olarak eklenir. Koskoca basılan bir fotoğraf buna daha çok ihtiyaç duyar. Hele ki manşeti desteklediği bir fotoğraf olarak kullanıldıysa. Bu durum inandırıcılığı artırdığı gibi iki yönlü bir s..]]> Fri, 25 Jul 2014 01:35:31 +0400 Yarış-ma... (2) https://www.evrensel.net/yazi/71842/yaris-ma-2 https://www.evrensel.net/yazi/71842/yaris-ma-2? “Ya yeni bir yol bulacağız, ya da yeni bir yol yapacağız…” Hannibal “Peki ne yapmalı?” Yarışmaları reddedemeyiz. Bütün mesele yarışma kültürünün içeriğini doldurmakta. Bildiğimiz gibi bir çok kavramın içi nasıl sistemin mantığıyla örüldüyse bizde kendi içeriğimiz-le kullanmalıyız. Bu anlamda “yarışma” kelimesi sistemin anlamlandırmasıyla özdeşleşmiştir. Eğer Kapitalizme karşıysak, eğer burjuva düzeninin birer soytarısı olmanın dışında tahayyüllerimiz varsa, eğer sosyalist isek, eğer muhalif ve alternatif bir dünya düşüncesine sahipsek, ve bu anlayışlardaki kurumlar içinde örgütlüysek örneğin sendika, parti, kültür merkezleri gibi… Yarışma kültürünü de sorgulamalı ve alternatifini hayata geçirmeliyiz. Muhalif ve alternatif bir anlamlandırma ile “Yarış-Ma&rdq..]]> Fri, 18 Jul 2014 01:23:15 +0400 Yarış-ma(!).. https://www.evrensel.net/yazi/71785/yaris-ma https://www.evrensel.net/yazi/71785/yaris-ma? “Sanat, ekmek peşinde koşarsa alçalır!” ARİSTOPHANES Zaman zaman bazı dernek ve kültür merkezleri fotoğraf yarışması açmak istiyorlar. Soruyorum neden? Diye…Aşağıda ‘fotoğraf yarışmaları’na dahası ‘yarışma kavramı’na neden hayır demeliyizi dilim döndükçe anlatmak istedim. Malum konu geniş onun için haftaya da devam edeceğiz. 2010 yılında yine bu köşede yer vermiştim. Bir hatırlama olarak konunun önemine binaen yineleyelim istedim. Her şeyin yarışması yapılıyor. Televizyonlarda yarışmalar, gazetelerde yarışmalar, resim yarışmaları, fotoğraf yarışmaları, en güzel çocuk yarışması, en güzel genç kız yarışması, bilgi yarışması, ses yarışması, spor yarışmaları, gelin kaynana yarışmaları, evlenme yarışmaları… Bir de uluslararası çapta yapılan ülkeler arası yarışmalar vardır. Eurovizyon müzik yarışması, Altın Ayı film yarışması, fut..]]> Fri, 11 Jul 2014 00:41:00 +0400 Direnişlerin mirası https://www.evrensel.net/yazi/71725/direnislerin-mirasi https://www.evrensel.net/yazi/71725/direnislerin-mirasi? Bütün iyi yurttaşlar ayağa! Barikatlara koşun! Düşman şehrin duvarlarındadır! Cumhuriyet için, Komün için, Hürriyet için ileri! Silah başına!” Milli Selamet Komitesi / 22 Mayıs 1871 Bugünü değerlendirmek dünü anlamakla mümkündür. İnsanlık tarihi bakımından öyle tarihler vardır ki birer dönüm noktalarıdır. Mayıs ve haziran ayları ise dünya ve Türkiye tarihi bakımından bir başka anlam taşır. Bu hafta dünya tarihinde biraz dolaşalım istedim. Dünyada ilk defa komün deneyimi olarak tarihe geçen Paris Komünü 18 Mart - 28 Mayıs 1871 tarihleri arasında 2 aylık deneyimiyle önümüzü aydınlatmaya devam ediyor. Komün deneyiminde yaşanan bir ders de fotoğrafın oynadığı rolle ilgidir. Zafer günlerinde direnişlerde barikatlarda çekilen fotoğraflar, daha sonra bu insanların idamında ve katledilmelerinde kullanılmıştı..]]> Fri, 04 Jul 2014 07:18:41 +0400 Bir isyanın fotoğraflanması https://www.evrensel.net/yazi/71673/bir-isyanin-fotograflanmasi https://www.evrensel.net/yazi/71673/bir-isyanin-fotograflanmasi? Öncelikle şunu söylemek zorundayım, bu yazıyı yazmakta geciktim. İstedim ki biraz demlensin. Sözünü ettiğim, “Bir İsyanı Fotoğraflamak” isimli, ‘Gezi’nin Fotoğrafçıları Naklediyor’ … alt başlıklı Özcan Yurdalan’ın haziran ayı başlarında Agora kitaplarından çıkan 300 sayfalık, kuşe kağıda basılı kitabı. Kitap, Gezi direnişlerinde yer alan, içlerinde benimde olduğum, 66 fotoğrafçının gözünden (fotoğraflarla), yaşadıklarından, düşüncelerinden ve isyanın sıcak günlerinde yapılan röportajlardan ortaya çıkarılmış kolektif bir çalışma. Özcan Yurdalan’ın direnişler sırasında oluşturup uygulamaya başladığı bir projenin ürünü. Aslında ben de bu projenin hayata geçirilişinin yani fikirsel aşamalarından sonuçlanıncaya kadarki bir yılın tanığıyım. Heyecan ve merakla bekledim basılmış olarak sayfalarını karıştır..]]> Fri, 27 Jun 2014 00:05:34 +0400 Her yer Stuttgart, her yer Taksim, her yer direniş… https://www.evrensel.net/yazi/71616/her-yer-stuttgart-her-yer-taksim-her-yer-direnis https://www.evrensel.net/yazi/71616/her-yer-stuttgart-her-yer-taksim-her-yer-direnis? Geçen hafta Stuttgart’ta yapılan “Stuttgart-21” pazartesi eylemine katılıp, ardından Forum 3 binasında, mini bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşiye muhalif fotoğrafçılar, sendika temsilcileri ve DİDF’ten arkadaşlar katıldı. Ben Gezi direnişleri ve direnişleri hazırlayan koşulları bundan sonraki muhtelif gelişmeler konusunda düşüncelerimi paylaştım. Onlar da “Stuttgart 21” ile ilgili bilgiler verdiler. Sonuç olarak doğaya, çevreye ve insanlığa karşı işlenen ve işlenmeye devam eden suçlara karşı, direnişlerin meşruluğu konusunda tartıştık. Ülkelerin özgün koşullarının getirdiği antidemokratik uygulamalara karşı gösterilen, direnişlerin uluslararası bir iletişim sistemine kavuşturulmasının öneminin altı çizildi. Çok dilli bir haber iletişim ve bilgilendirme konusunda gerek muhalif medya ve sosyal medyanın daha etkili olmak için neler yapılabile..]]> Fri, 20 Jun 2014 00:01:58 +0400 Tek vatan, tek millet, tek bayrak https://www.evrensel.net/yazi/71557/tek-vatan-tek-millet-tek-bayrak https://www.evrensel.net/yazi/71557/tek-vatan-tek-millet-tek-bayrak? Başbakan sıkıştı mı tekçiliğe sarılıyor. Bir yandan Dersim, Kürtler, Lazlar ve barış deyip ardından tek tek sıralıyor, vatanı milleti, bayrağı. Büyük sermayenin ihtiyaç ve daha daha fazla kâr elde etme çabalarında bakıyoruz; barış, huzur ve ekonomisi güçlü Türkiye tablosu çiziyor, Koç Holdinge fırça atıyor, kendisine karşı komplo tezgahlayanların başına koyuyor, sonra kol kola fabrika açılışları dün dündü bugün bugün tablosu. Mesele işçi katliamları, yoksulluk ve yoksullar olunca; kader, mukadderat, 1800’lü yıllar ve de illaki tek vatan, tek millet, tek bayrak edebiyatı. Zenginlere gelince, ekonomisiyle demokrasisiyle (!) bir koyup beş kazanma, rantcılık büyük Türkiye… Yoksullara gelince; kader, ve tekçilik…kısaca milliyetçilik. İşte son günlerin fotoğrafı bu… Her şey karşıtını yaratı..]]> Fri, 13 Jun 2014 01:34:00 +0400 Gazetecilere savaşta bile dokunulmaz(mış) https://www.evrensel.net/yazi/71499/gazetecilere-savasta-bile-dokunulmazmis https://www.evrensel.net/yazi/71499/gazetecilere-savasta-bile-dokunulmazmis? Gezinin yıl dönümünde tuhaf haller yaşayan yaşayanaydı. Ben de paylaşayım. 31 Mayıs saat 15.30 sıraları. Polisler İstiklal Caddesi’ne çıkan tüm ara sokakları kesmişler. Bende Balo Sokak’tan girmeye çalışanlardandım. (Malum Balo Sokak’ın bende anısı var. Nevizade köşesinde çenemden gaz bombası fişeği ile vurmuşlar ve iki dikişle atlatmıştım.) Polislere yaklaştıkça bağırmaya başlıyorlardı “YASAK” İnadına üstlerine gittim “Memur bey ben gazeteciyim ve suç işliyorsunuz” dedim. Cevap; “Emir böyle Gazeteci Mazeteci giriş yasak! “ Peşinden tekrar “Giremezsin kardeşim” . Ne yapmalı? saat daha 15.00 sıraları. Çaresiz direnilecek. “Bana bak, beni engelleyemezsin amirinizle görüşmek istiyorum” dedim. Polis sivil giyimli elinde poşet iri yarı birini gösterdi. Ben derdimi ona anlatmaya çalışıyorum. “ O” bir ya..]]> Fri, 06 Jun 2014 00:05:49 +0400 Gezi’nin yıl dönümünde sanat https://www.evrensel.net/yazi/71446/gezinin-yil-donumunde-sanat https://www.evrensel.net/yazi/71446/gezinin-yil-donumunde-sanat? Gezi direnişleri değişik boyutlarıyla tartışılıyor. Bu tartışmalarda sanat da başrollerde yerini alıyor. Direnişler sırasında üretilen sanat eserleri hâlâ gündemde. Sanatın tüm dalları Gezi ile ilgili üretimler sergiledi ve sergiliyor. Gezi’de üretilen bu sanat eserlerinin hepsini aynı havuza koyup şu ya da bu sanat akımının temsiliyeti altındadır diyebilir miyiz? Bence diyemeyiz. Gezi direnişlerinin özneleri hangi saikle katılmış olurlarsa onların sanatsal ifadeleri de o biçimde yansıyacaktır doğal olarak. Nedense hep muhalif olaylarda akla gelen sosyalist sanat olur ve “sosyalist gerçekçi sanat” masaya yatırılır. Önde gelen galeri ve sanat mekanlarında özel bir yer açılır ve sorulur: “Sizce komünist bir sanat mümkün mü? Çünkü onlara göre “sosyalist gerçekçi sanat ve sanatçılar” 1934’lü yıllarda..]]> Fri, 30 May 2014 00:05:24 +0400 Gaziantep’ten izlenimler… https://www.evrensel.net/yazi/71391/gaziantepten-izlenimler https://www.evrensel.net/yazi/71391/gaziantepten-izlenimler? 4. Nar Film Festivali, aylarca süren çalışmalar sonucu Gaziantep’te, 15 Mayıs’ta başladı ve 21 Mayıs’ta bitti. Soma katliamı 13 Mayıs’ta yaşandı. İptal edilir düşüncesiyle ilgili arkadaşları aradım. İptal edilmeyeceğini ve festivalin biçiminin değiştirileceğini, seçilen filmlerin zaten Soma işçilerinin de içinde olduğu bir hayatı anlattığını, festivalin Soma’da öldürülen işçilere adanacağını söylediler. Düşündüm ne yapılmalıydı diye? İptal en kolayı idi. Doğru olan yaşanan gerçekliğe uygun refleks gösterebilme becerisiydi. 15 Mayıs’ta Gaziantep’e gittiğimde herkesin gözü, kulağı ve yüreği Soma’daydı. Protesto gösterileri yapılıyordu. Önce protestoya katıldık sonra öğretmenevinde gerçekleştirilen “100. Yılında Türkiye Sineması” başlıklı panele. Panelin açılışı ve iç..]]> Fri, 23 May 2014 00:08:53 +0400 Gezi ve sanat https://www.evrensel.net/yazi/71331/gezi-ve-sanat https://www.evrensel.net/yazi/71331/gezi-ve-sanat? Gezi direnişleri hayatın her alanında yankısını buldu. Bir yıl nasıl geçti? Zannediyorum kimse anlamadı. Kesintisiz bir mücadele yılı olarak 2013’ü geride bıraktık. Forum kültürü her yanı sardı. Parklar okullar vapurlar… Polis şiddetine karşı meşru müdafaa hakkını kullanan halk, taviz vermeden yoluna devam ediyor. Gezi’den sonra sanat ne oldu? Diye sorular sorulmaya başlandı. Kamusal sanat tartışmaları sürüyor. Gezi’den sonra değil, Gezi’yle birlikte sanat anonim, kolektif, isimli isimsiz bir çok sanatçıyla birlikte kendini gösterdi. Mizah, müzik, fotoğraf, tiyatro, mim, stencil, grafiti, resim, bale velhasıl tüm sanat dalları üzerlerine düşeni fazlasıyla yerine getirdi. Bir anlamda direniş sanatla özdeşleşti. Bu yüzden görünürlüğü de bir o kadar arttı. Direnişçilerin bir çoğu pratik içinde sanatla tanış..]]> Fri, 16 May 2014 00:18:28 +0400 Bundan sonra yalnız Taksim değil, tüm alanlar 1 Mayıs… https://www.evrensel.net/yazi/71271/bundan-sonra-yalniz-taksim-degil-tum-alanlar-1-mayis https://www.evrensel.net/yazi/71271/bundan-sonra-yalniz-taksim-degil-tum-alanlar-1-mayis? Geçen hafta 1 Mayıs öncesi 1 Mayıs sonrasına düşüncelerimi paylaşmıştım. Hep birlikte 1 Mayıs’ı yaşadık. Bir de gördük ki tüm ülke 1 Mayıs’ı kutlamış. İstanbul’da Taksim güzergahında bulunan tüm semtler 1 Mayıs alanına dönüştürülmüş. Halbuki “Taksim’de 1 Mayıs kutlansın, orası 1 Mayıs meydanıdır” denmişti. Devlet inadım inat deyince Taksim dışında tüm semtler 1 Mayıs alanı oldu. Şimdi sormak lazım “ kim kazandı?” Tabii ki direnen halk kazandı. Polis açıklama yapmış: “1 Mayıs eylemlerinde ele geçirilenler diye; gaz maskesi, toz maskesi, limon, eldiven, sapan, bilye, vb. ha bir de zorla poşi taktırmaya çalışan aklı evvel polislerin poşi’lerini ekleyelim)” sormak lazım ne bekliyordunuz? Saldıracağını söyleyen bir polis ordusuna karşı bu sayılanların hepsi savunmaya yönelik araçlar. AHİM kararlarına..]]> Fri, 09 May 2014 08:06:26 +0400 Bugün 2 Mayıs 2014 https://www.evrensel.net/yazi/71222/bugun-2-mayis-2014 https://www.evrensel.net/yazi/71222/bugun-2-mayis-2014? 1 Mayıs’a bir gün kala yazmak ve 1 Mayıs’tan bir gün sonra okunmak. Gerçekten heyecanlanıyorum. Ülke bölünmüş vaziyette. 1 Mayıs’ta Taksim’e çıkacağız diyenler ve hayır yassak diyen devlet. Artık bu devletin ne işe yarar olduğunu sormuyorum. Zaten o bildiğini okuyor. İster çıkardıkları yasalarından olsun, ister kanun hükmünde kararnamelerinden olsun, kendi yasaklarını önce kendileri deliyorlar. Twitter’ı yasaklıyor kendi bakanları milletvekilleri vs’leri deliyor. You tube’yi yasaklıyor yine en başta onlar deliyor. Koydukları yasaklara hukuku alet ediyorlar ya da hukuku kullanıyorlar da diyebiliriz. Akla sığmaz bir adaletsizlik almış başını gidiyor. Yasaklar toplumun kabulü değilse onu topluma kabul ettiremezsiniz… Bu ülkede İnternet’ten anlamam diyenler bile İnternet kurdu oldu. Belki iyi oldu bu sayede bilişim teknolojileri uzmanı olduk hepimiz. Az şe..]]> Fri, 02 May 2014 09:38:09 +0400 Fotoğraf ‘tarihe düşülen not’tur!’ https://www.evrensel.net/yazi/71163/fotograf-tarihe-dusulen-nottur https://www.evrensel.net/yazi/71163/fotograf-tarihe-dusulen-nottur? Fotoğraf ne zaman kendini gösterir? Bence demlendikten sonra. Nasıl demlenir? Fotoğraf, önce bu günü okuyan ve gelecekle bağlantısını kuran, sonra bugün için sıradan olanı ayırt edebilen bir beyin ister. Sonra bu durumu görselliğin diliyle yani fotoğrafla yapabilecek bir göz ister. Sonra teknik becerilerle uğraşmak ister, en sonunda da arşivlenmek ister. Bu durum bir anlamda fotoğrafın demlenmesi olur. Zamanı gelince de paylaşılır. Tüm bunlar bilgi, yetenek, beceri ve sezgi ile başarılır. Sanatçı olmak da zaten bu durumu yaşamak/yaşatmakla mümkündür. Fotoğrafın demlenmesi bazen saniyeler içinde gerçekleşir bazen yıllarca sürer. Bu hayat ile fotoğraf arasındaki o güzel ilişkidir. Fotoğrafın başarılı ve amaca yönelik işlenmesidir. Bazen de, ne derler, sanatçı geleceği gören insandır. Gazeteci olmak hele fotoğrafçı gazeteci olmak demek sanatla mesleğin bir..]]> Fri, 25 Apr 2014 00:11:13 +0400 1 Mayıs 2014 ve gelecek https://www.evrensel.net/yazi/71106/1-mayis-2014-ve-gelecek https://www.evrensel.net/yazi/71106/1-mayis-2014-ve-gelecek? Her 1 Mayıs gelişinde nostalji yapar hale geldik. 12 Eylül darbesi nedeniyle uzun yıllar kutlanamayan (illegal gösteriler dışında) Birlik ve Mücadele Günü, darbeli yıllar eskimeye başlayınca uzun bir aradan sonra 1987 yılında Emek Sinemasında salon toplantısı olarak kutlandı. Can Yücel o gün 1 Mayıs bildirisini okumuştu. 1988-1991 yıllarında hâlâ yasaklı olan 1 Mayıslar illegal olarak kutlandı. (1989’da Şişhane’de Mehmet Akif Dalcı polis kurşunuyla öldürüldü. 1990’da Gülay Beceren polis kurşunuyla felç kaldı.) 1992 yılında 12 Eylül sonrası ilk yasal kutlama İstanbul’da Gaziosmanpaşa’da biraz tedirgin biraz coşku ile kutlanmıştı. 1993 yılında Türk-İş 1 Mayıs’ı İstanbul’da Abide-i Hürriyet Meydanında düzenlenen bir mitingle kutladı. Türk-İş genel merkez olarak tarihinde ilk kez 1 Mayıs’ı alanlarda kutlamış oldu. DİSK ise aynı ..]]> Fri, 18 Apr 2014 00:10:42 +0400 Metin Göktepe‘nin mirası https://www.evrensel.net/yazi/71051/metin-goktepenin-mirasi https://www.evrensel.net/yazi/71051/metin-goktepenin-mirasi? Metin Göktepe dün bir yaş daha büyüdü. Geçen yıllar biyolojik yaşını büyütse de bizim için hâlâ 28 yaşında. Devlet-polis baskısının en yüksek olduğu 90’lı yıllarda ne fotoğraf makinasını ne de kalemini hakikatin izinden ayırdı, onun için de ”Katil Devlet” sloganının atıldığı kitlesel bir katılımla cenazesi kaldırıldı. Her yıl mil-yonlarca insan Metin’i “Bu Yürek Susmayacak” diye anıyor. ”Metin Göktepe Gazeteciliği” diye bir kavram hayatımıza girdi. Mütevazi bir “Metin Göktepe Ödülleri” töreni gelenekselleşti. Bu fotoğrafa baktığımda dün yaşananlarda Metin nerede ise Evrensel ve muhalif basının yeni yetişen gazetecilerinin de aynı yerde olduğunu görüyorum. Dün sayıları azdı bugün gitgide çoğalıyorlar. ”Halk haberciliği” kavramının altının doldurulmasının ismi olan Met..]]> Fri, 11 Apr 2014 00:09:47 +0400 'Fotoğrafçı' ile 'Foto Muhabiri' arasındaki fark https://www.evrensel.net/yazi/70990/fotografci-ile-foto-muhabiri-arasindaki-fark https://www.evrensel.net/yazi/70990/fotografci-ile-foto-muhabiri-arasindaki-fark? Seçimlere ilişkin yazmayı düşünmüyordum. Ta ki Sedat Suna’nın fotoğrafını görünceye kadar. Sedat Suna EPA ajansa (EuropeanPressphotoagency) bağlı çalışan tanıdığım bir fotoğrafçı. Gezi direnişlerinde sıkça da görüşüyorduk. Birikimli deneyimli bir foto muhabir. Her fotoğrafçı foto muhabiri olabilir mi? Bence hayır. Ama Sedat bir foto muhabirdir. Neden? Foto muhabir çektiği fotoğrafla olayı anlatabilen kişidir. İyi fotoğrafçı olmanın yanında kültürel ve siyasal birikim sahibi olup sorgulama ve analiz gücünü gözüne yerleştirmeyi bilmeyi gerektirir. Seçimlere girilen atmosfer, gelişmeler fotoğrafa nasıl yansıtılır. Gündemde dumanı tüten bir Bilal Erdoğan vakası yaşanmış/yaşanıyor. Ses kayıtları, sıfırlamalar, babacığım hitapları. Bir anlamda yolsuzluk ve hırsızlık temsili olmuş bir kişilik. 2014 seçimleri deyince tarihe kalacak..]]> Fri, 04 Apr 2014 00:12:09 +0400 ODTÜ'de fotoğraf şenliği https://www.evrensel.net/yazi/70935/odtude-fotograf-senligi https://www.evrensel.net/yazi/70935/odtude-fotograf-senligi? 17-21 Mart tarihlerinde ODTÜ-AFT’nin (Amatör Fotoğraf Topluluğu) düzenlediği 2. Fototoğraf şenliğine davetli olarak katıldım. Dört yoğun ve güzel gün geçirdikten sonra İstanbul’a döndüm. Hem gençlerden öğrendim hem de deneyimlerimi onlarla paylaştım. İlk günden itibaren tatlı bir heyecanın göze çarptığını söyleyebilirim. Nasıl olmasın ki; Ülkede sanat ve sanat kurumlarının özelleştirilip sermayeye devredilmeye çalışıldığı bir dönemde sözde TÜSAK (Türkiye Sanat Kurumu) denilen, devlet ve bazı sanatsever(!) STK’ların işbirliği ile Eğitimde, Sağlıkta ne yapıldı ise benzerini yapmaya çalışanların çabaları sürerken ve KESK Kültür-Sen’in çağrısıyla bu tuzak yasanın kaldırılması ve yerine Demokratik bir yapıya sahip ÖZERK bir sanat yasa taslağı mücadelesinin verildiği ortamda bu şenliğin olması bence &c..]]> Fri, 28 Mar 2014 00:25:32 +0400 Berkin Elvan ‘örgüt kurmaya gitti’ https://www.evrensel.net/yazi/70821/berkin-elvan-orgut-kurmaya-gitti https://www.evrensel.net/yazi/70821/berkin-elvan-orgut-kurmaya-gitti? Lise yıllarımda her 12 Mart’ta okullarda boykot yapardık. 1971 martının 12’sinde yapılan askeri darbe Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan’ın idam sürecine giden yolu açmıştı. İdamları engellemek için devrimci dayanışmanın en güzel örneklerini gösteren Mahir Çayan ve yoldaşlarının 30 Mart 1972 yılında Kızıldere’de katledilmeleriyle sürmüştü. Onun için her yıl 12 Mart ve 30 Mart lise ve üniversitelerde boykot ve eylem günü olarak kabul edilmişti. Bu günden sonra 12 Mart yalnızca Berkin Elvan’ın ölüm yıl dönümü olmayıp yeni bir anlam daha kazandı. Bu ülkede öldürülen, Ceylan Önkol’dan Uğur Kaymaz’a kadar bir çok çocuğumuzun katledilmelerinin ortak ta-rihi oldu. Bu tarihlerin doğmasına neden olan düzen ortadan kaldırılıncaya kadar her yıl daha kitlesel daha hırslı ve hesap sorucu..]]> Fri, 14 Mar 2014 00:03:23 +0400 Sennur Sezer ablaya merhaba https://www.evrensel.net/yazi/70763/sennur-sezer-ablaya-merhaba https://www.evrensel.net/yazi/70763/sennur-sezer-ablaya-merhaba? Biliyorsun, yarın Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Şimdiden senin şahsında tüm kadınların bayramını kutluyorum. Emek, mücadele, demokrasi ve barış deyince hele bir de kadını ekleyince ilk aklıma gelen isimlerden oluyorsun. Senin bitmek bilmeyen enerjin ve öğreticiliğin yalnızca benim değil seni tüm tanıyanların ortak düşüncesi olduğunu biliyorum. Zaman zaman mektuplar yazıyorsun eski/yeni kuşakları öykü tadında karşılaştırıyorsun, eleştiriyorsun, övüyorsun. Bir anlamda yol gösteriyorsun. Yıllardır seni tanıyorum. Bu kadar enerjiyi nereden buluyorsun diye herkes gibi bende soruyorum. Yaşamı sevmek böyle bir şey olsa gerek. Bir ömrün mücadeleye, mücadelenin bir ömre iç içe geçmesi bu olsa gerek. En son Gezi direnişlerinin o en görkemli zamanında Taksim Meydanı’nda görüştüğümüzü hatırlıyorum. Haziranın 7’si idi..]]> Fri, 07 Mar 2014 00:06:57 +0400 ‘Gezi direnişi’nin fotoğrafçıları forumu’ https://www.evrensel.net/yazi/70703/gezi-direnisinin-fotografcilari-forumu https://www.evrensel.net/yazi/70703/gezi-direnisinin-fotografcilari-forumu? Belgesel Fotoğraf Topluluğu’nun hazırladığı “Fotoğraf Notları: Gezi Direnişi” kitabının Galata Fotoğrafhanesi tarafından yayımlanması vesilesiyle, “Direnişin Fotoğrafı, Fotoğrafın Direnişi” forumu 15 Şubat’ta gerçekleştirildi. Gezi sürecinde yer alan tüm fotoğrafçılara açık olarak yapılan foruma katılım oldukça yoğundu. Ev sahibi olan Galata Fotoğrafhanesi adına açılışı yapan Yücel Tunca kısa bir bilgilendirme yaptıktan sonra Özcan Yurdalan’a sırasını devretti. Serbest kürsü şeklinde neredeyse herkesin konuşup tartıştığı son derece demokratik bir ortamda geçen forum aynı zamanda duvar gazetesi şeklinde özetlenirken tüm konuşmalar kayıt altına alındı. Forum notlarının toparlanıp yayınlanması önemli bir boşluğu dolduracak kadar dolu doluydu. Dileğim bu forumu “1. Fotoğrafçılar Forumu: Direnişin Fotoğrafı, Fotoğrafın Direnişi” diye adlan..]]> Fri, 28 Feb 2014 00:06:53 +0400 İki yüz elli https://www.evrensel.net/yazi/70583/iki-yuz-elli https://www.evrensel.net/yazi/70583/iki-yuz-elli? Bu gün kadraj köşesi olarak 250. Yazıyı sizlerle paylaşıyorum. Beş yıl olmuş. ‘Kadraj köşesi’ olarak ilk yazımı 8 şubat 2009 tarihinde paylaşmışım. Kadraj köşesi değişik biçimlerde karşınıza çıktı. Uzun bir süre pazar günleri Evrensel’in arka sayfasını işgal etti. Sonunda makale köşesi olarak köşesine çekildi. Her hafta fotoğraf eksenli gündemle bağlantılı siyaset, sanat ve kültür üzerine yazdım. Geçen yıllarda yazdıklarıma bakınca değinmediğim nokta kalmamış gibi. Ama ülkenin her günü yeni bir gündem belirliyor onun için ne yalan söyleyeyim zorlanmadım. Bu gün iki yüz ellinci yazıyı sizlerle paylaşırken bir muhasebe yapayım istemiştim. Beş yıl aralıksız her hafta yazmak ve fotoğraflarla sunmak, normalde düşündüğümde olanaksız gibi geliyor. Ama başarmışım. Burada en önemli desteğin sizlerden geldiğini söylem..]]> Fri, 14 Feb 2014 00:05:34 +0400 Gezi direnişine dair bir kitap, ”Occupy Gezi Direnişi” https://www.evrensel.net/yazi/70523/gezi-direnisine-dair-bir-kitap-occupy-gezi-direnisi https://www.evrensel.net/yazi/70523/gezi-direnisine-dair-bir-kitap-occupy-gezi-direnisi? Gezi direnişinin ardından daha doğrusu sıcaklığından bu yana bolca kitap yayımlandı. Fotoğraf albümlerinden kitaplara birçok şey raflarda yerini aldı. Kimini beğendik kimini beğenmedik. Bazıları Google’dan indirilen fotoğraflardan gelişi güzel basılmış fırsatçılık olarak değerlendirebileceğimiz basımlardı. Kimi koca direnişi bir yerlere mal etmeyi amaçlamış, birilerinin mimarlığında (!) hayata geçirildiğinden dem vuruyordu ya da kaba propaganda için ortaya çıkarılmıştı. Tarih ayıklamayı bilir diyerek yeni çıkan; “OCCUPY GEZİ DİRENİŞİ” kitabından bahsetmek istiyorum. Hazırlığı direnişin son günlerinden itibaren başlayan kitap çalışmaları şubat ayı başlarından itibaren okuyucularına ulaşacak hale gelebildi. Peki şimdiye kadar çıkan kitaplara göre farklılıkları ne? Diyerek başlayalım. Belgesel Fotoğraf Topluluğun’dan otuz beş fotoğrafçının 350 fotoğraf ile katıldığı, yazarı..]]> Fri, 07 Feb 2014 00:01:20 +0400 Sanatçılar taş mı yiyecek? https://www.evrensel.net/yazi/70466/sanatcilar-tas-mi-yiyecek https://www.evrensel.net/yazi/70466/sanatcilar-tas-mi-yiyecek? Sanat, fotoğraf ve hayat hakkında konuşurken laf sonunda gelir ve sorarlar; “Peki sanatçılar taş mı yiyecek?” diye. Bu soruya nasıl yanıt vermeli? Öncelikle sanatçılar tabii ki taş değil ekmek yiyebilmelidirler diyelim. Üretim ilişkilerinin biçimlenişinde sanat da payını almış ve sınıflı toplumun en prestijli en kazançlı ‘mesleği’ haline yükselmiştir mi demeli, dönüşmüştür mü demeli. Yaşadığımız çağda gerçekten de sanatla uğraşanlar -ama piyasanın kurallarına uygun olanlar- manevi ve maddi olarak çok kazananlar listesindedirler. Bu kişilere toplumsal algıda ‘sanatçı’ diyoruz. Yine sanat nesneleri üreten ama böyle popüler olmayıp huzur içinde yaptıklarının bilincinde olanlar var. Şöyle özetleyebiliriz; Sanatı meslek olarak görüp, zanaat anlamında hangi sanat dalıyla uğraşıyorlarsa o alanda estetik, dekor..]]> Fri, 31 Jan 2014 00:04:43 +0400 ‘Siyasi(!) muhalif(!) sanatçı’ Bedri Baykam’a yanıt https://www.evrensel.net/yazi/70406/siyasi-muhalif-sanatci-bedri-baykama-yanit https://www.evrensel.net/yazi/70406/siyasi-muhalif-sanatci-bedri-baykama-yanit? Bedri Baykam, geçen yıl New York’ta “Boş Çerçeve” sergisi açmıştı, bizler de Bulvar Tiyatrosunun dekoru zannedip yalan yanlış(!) sözler söylemiş, yazılar yazmıştık. Bu durumu fark eden Baykam “Bulvar Tiyatrosu Kahramanlarına Toplu Yanıt” başlığı altında aydınlatıcı(!) bir yazı kaleme almış. On iki sayfalık yazısında her birimize ortalama birer sayfa ayırmış. Kimler yok ki bu yazıda: Cüneyt Özdemir, Ali Atıf Bir, Ayşegül Sönmez, Fatih Altaylı, Ahu Antmen, Elif Dastarlı, Fırat Arapoğlu, Kemal Bozkurt, Ali Şimşek, Kemal İz, Işıl Eğrikavuk, Rahmi Öğdül ve ben... Baykam beklemiş herkes ne yazacaksa yazsın topluca cevap vereyim demiş. Benim de bu yazıdan geç haberim oldu ve bu açıklama belki gecikmiş olabilir. Baykam’ın sergisi ve serginin konsepti ise sanatsal ve siyasal açıdan eleştirilmiş. Kimi intihal demiş, kimi bu kadar para etmez; ben de sanat-siyaset-s..]]> Fri, 24 Jan 2014 00:00:01 +0400 Eski fotoğraflar https://www.evrensel.net/yazi/70347/eski-fotograflar https://www.evrensel.net/yazi/70347/eski-fotograflar? Eski fotoğraflar, nostaljik fotoğraflar diye konuşuruz ya hani… Peki, yeni fotoğraf nedir? Gerçekte yeni fotoğraf var mıdır? Oysa ki zamansal olarak yeni dediğimiz her şey (fotoğraflar dahil) o anda eskimeye başlamıyor mu? Yoksa çooook eski, çook eski, çok eski, eski, az eski gibi sınıflandırmalar mı yapılsa? Peki, eskilik nedir? Acaba yıpranmışlıkla ne kadar karıştırıyoruz? Bir fotoğrafın sararması, kırılması, buruşması eskiliğini mi gösterir? Yoksa yıpranmışlığını mı? Ya da eskimek, güncelliğin karşısında yok olma hali midir? İşte bir yığın soru… Herhalde eski fotoğrafları, “tarihsel anlamda geçmişte kalan” olarak düşünüyoruz. Mesela bir elbise yıpranmış da olabilir yıpranmayıp da güncelliğini yitirmiş-modası geçmiş de olabilir. Her iki durum için de eski elbise tanımını kullanırız. Bazen de deriz ki “eski ama yepisyeni”. Fotoğraflar da bu ikili anlam karşısında ..]]> Fri, 17 Jan 2014 00:06:20 +0400 Sağlam irade!. https://www.evrensel.net/yazi/70282/saglam-irade https://www.evrensel.net/yazi/70282/saglam-irade? Geçen yılın son aylarında Almanya ve Paris’te açtığım “ O Gün Gelince...” isimli sergiler nedeniyle ülke gündeminden bir parça ayrı düşmüştüm. Gündem o kadar hızla değişiyor ki, polisler polisleri kovalıyor, savcılar savcıları. Bakalım Tayyip Erdoğanı kim kovalayacak. Faili meçhuller, katliamlar, işkenceler yıllardır bu ülkede hukuk yok, adalet yok dedik. Onlar yüce mahkemelerden söz ediyorlardı. Polis savcıyı, savcı polisi, o çete bu çeteyi, bu çete o çeteyi kovalayıp dururken adalet, hak hukuk guguk diyorlar. Yaşadıklarımız sanki komedi senaryoları. Film dünyasına bol bol malzeme üreten başka bir ülke yeryüzünde zor bulunur. Kimin eli kimin cebinde olduğu belli, kimlerin ayağı hangi ayakkabı kutularında belli, Cumhurbaşkanı gittiği ülkelerden demokrasi dersi veriyor. Efendim kuvvetler ayrılığıymış,...bila bila bila. Hepsini bi..]]> Fri, 10 Jan 2014 00:04:18 +0400 Yeni yıl kutlu olsun https://www.evrensel.net/yazi/70223/yeni-yil-kutlu-olsun https://www.evrensel.net/yazi/70223/yeni-yil-kutlu-olsun? Yeni bir yıla girdik. Genelde giden yılın muhasebesi yapılır ve yeni yıldan beklentiler dile getirilir. İki yıl önce bu köşede yazdığım “Devleti Sanatla Kandırmak Kolay mı?” başlıklı yazımın tarihlerinden başka bir şeyin ne kadar değiştiğini düşündüm ve sanki bu yeni yıl için yazılmış gibi durduğunu gördüm. Gerçekten büyük değişikliklerin olduğu yeni yıl dileklerimle aynen, tekrar paylaşıyorum.” Bugün yeni yılın ilk günü. Şimdi diyeceksiniz ki; “Eskisinden ne gördük ki yenisinden görelim.” Biz eğer edilgen ve izleyici durumunda olursak, daha çok bu tekerlemeyi söyleyeceğiz. Anlayacağınız biz değiştirmezsek yeni dediğimiz, eskinin benzeri olarak devam edecek. Geçen yıldan yeni yıla farklar ne ola ki? Sermaye şişip ha bire el değiştirmekte, İnsana dahası doğadaki tüm canlılara yaşamın cehenneme çevrilmesi. Doğanın ve yaşam alanlarının ti..]]> Fri, 03 Jan 2014 00:16:59 +0400 Duvarlar çatlarken! https://www.evrensel.net/yazi/70094/duvarlar-catlarken https://www.evrensel.net/yazi/70094/duvarlar-catlarken? Özellikle deprem sonrası en çok duyduğumuz slogan idi “Çatlakları sıvama, unutma unutturma!” O çatlaklar başa öyle bir bela olur ki, ne zaman yağmur yağsa tekrar kendini gösterir. Çatlaklardan sızan sulara bez koyarsın olmaz, leğen koyarsın bir küfür savurursun. Sonra güneş açar oh dersin. Ama rutubet yaz kış kendini gösterir. Sıvarsın bir de üstüne boya çekersin, yağmur yağmadan kiraya verip kurtulmaya çalışırsın. Ya da mekan sahibiysen biraz daha paraya kıyıp giydirme yaparsın. Görenler vay be der. Güzel mi? Güzel, gerçek mi? Gerçek. Hakiki mi? Değil. Hakikati gizleyip gerçek diye yutturabilirsin ama o bir gün kendini gösterir. Hatırlayın, Van depreminde iki gazeteci kardeşimiz de böyle bir sahteliğin kurbanı olmuştu. Büyük deprem sonrası kaşla göz arasında çatlamış binalara giydirme yaptırdılar sonr..]]> Fri, 20 Dec 2013 00:03:01 +0400 İş cinayetlerini unutma, unutturma... https://www.evrensel.net/yazi/70030/is-cinayetlerini-unutma-unutturma https://www.evrensel.net/yazi/70030/is-cinayetlerini-unutma-unutturma? 9 Aralık günü Çağlayan Adliyesi önünde bir grup, iş cinayetlerine kurban edilenlerin yakınları, savunmanları, adalet ve hukuk diyen destekçi hep bir ağızdan bağırıyorlardı: “Kaza da, Kader de Değil,Cinayet!, Adalet istiyoruz.” Ben ve benim gibi muhalif basından birkaç gazeteci fotoğraflarını çektik. Basın açıklamasını yapanların arkasında dünyanın, pardon Avrupa’nın en büyük adliyesi vardı. Basın açıklamasının konusu: Bedaş Ve Alkama Çalışanı Erkan Keleş Davası’ydı. 3 yıl aradan sonra nihayet ceza davası açılmıştı ve 2. duruşmasıydı. Erkan Keleş, 2010 yılında Ramazan Bayramı’nın 2. gününde evinden işe çağrılarak, 10.09.2010 tarihinde işvereni tarafından gönderildiği Gaziosmanpaşa-Arnavutköy Haraççı Merkez Mahallesi Eski Edirne Asfaltı Caddesi’ndeki elektrik arızasının giderilmesi işinde, elektrik çarpması so..]]> Fri, 13 Dec 2013 00:11:26 +0400 Erdal Eren ve Savaş Ay https://www.evrensel.net/yazi/69977/erdal-eren-ve-savas-ay https://www.evrensel.net/yazi/69977/erdal-eren-ve-savas-ay? Sevgili okuyucu bu bir anı yazısıdır. Bir çok röportaj yaptım ya da röportaj fotoğrafı çektim. Zaman geçince hüzünle karışık bir anıya dönüşüyorlar. Savaş Ay röportajı da bunlardan biri olarak belleğimi dolduruyor. Paylaşmak istedim hepsi bu. “Oğlunuz Erdal” belgeselini biliyorsunuz. Metin/senaryosunu yazan Tevfik Taş ve Yönetmen/Kameraman Tunç Erenkuş’la bu belgeselin Savaş Ay bölümüne katılmıştım. Konu malum Erdal Eren’in beyinlerimize kazınan hücre fotoğrafları. Savaş Ay, Belgesel’de anlatıyor. Bir fotoğrafçı açısından ise kıvrak bir zeka ile soğukkanlılığın önemi en dikkat çekici yanıdır. Savaş Ay kimin fotoğrafını çekeceğini bilmeden gazeteden gelen bir telefonla zannediyorum Emin Çölaşan ile birlikte hapishaneye girince öğreniyor Erdal’ın fotoğrafını çekeceğini. Erdal Eren’le karşılaşması..]]> Fri, 06 Dec 2013 00:06:28 +0400 Direnmek özgürlüktür https://www.evrensel.net/yazi/69921/direnmek-ozgurluktur https://www.evrensel.net/yazi/69921/direnmek-ozgurluktur? Divriği Kültür Derneği Mehmet Atay* anısına her yıl fotoğraf etkinliği düzenliyor. Bu yıl “Direnmek Özgürlüktür” başlığıyla, direnişlerin fotoğraf karelerine yansıyışlarını konu yapıyor. Bu yılki fotoğraf etkinliğini redfotoğrafla birlikte gerçekleştiriyorlar. Redfotoğraf adına benimle görüştüklerinde, şubat ya da mart aylarıydı; bu yılın fotoğraf konusu üzerinde tartışmıştık. Fotoğraf etkinliği her yıl seçilen bir konu üzerine şekilleniyordu. O aylarda henüz Gezi direnişi olmamıştı. Ama çiçeğin, böceğin hakkından insan haklarına kadar ha-yatın her alanında adaletsizlikler ve hukuksuzluklar sürü-yordu. Konu ne olsun diye tartışıp ‘direniş’te karar kılmıştık. Haziran ayında duyurular yapılacak ve sergiyi gerçekleştirecektik. Önceki yıllardan farklı olarak fotoğraf yarışması değil, fotoğraf etkinliği biçiminde gerçekleştirecektik..]]> Fri, 29 Nov 2013 00:03:54 +0400 Şanzelize tarlabaşı... https://www.evrensel.net/yazi/69871/sanzelize-tarlabasi https://www.evrensel.net/yazi/69871/sanzelize-tarlabasi? Paris’in Şanzelizesi geniş caddesi ve ülkenin görkemli devlet gösterilerinin yapıldığı bir gösteri bölgesidir. Şaşaalı tarihi takıyla hava atmakta. Genelde Nişantaşı ile kıyaslansa da Nişantaşı birkaç gömlek daha düşük kalmaktadır. Gelmek istediğim konu Kentsel dönüşüm projeleri aslında. Paris’e gitme fırsatını yakalayınca Şanzelize’ye uğramamak olmazdı. . Bu konuyla ilgili olarak 2011 yılında Ali Öz’ün fotoğraf çalışmalarını “Tarlabaşından, Şanzelize’ye” başlığıyla yazmıştım. O yazımda şöyle demiştim: “… Fotoğraf ne zaman “basın fotoğrafı”, ne zaman “belgesel fotoğraftır” ya da “enstantane fotoğrafıdır”. Belge niteliği taşıyan her fotoğraf belgeseldir diyebiliriz. Gündeme ait olan fotoğraf, tazeliği ve güncelliği ile basın fotoğrafıdır. “Enstantane fotoğrafı” ise keskin bir görme g..]]> Fri, 22 Nov 2013 00:24:16 +0400 Hedef ve sonuç https://www.evrensel.net/yazi/69749/hedef-ve-sonuc https://www.evrensel.net/yazi/69749/hedef-ve-sonuc? Fotoğraf makinesi silah gibidir deriz. Tetik yerine deklanşöre basarız. Deklanşöre basma anı önemlidir. O an bizim için karar anıdır. Bizim dışımızda olanı, belki de bizimle olanı kadrajlarız, saniyenin bilmem kaçta kaçında deklanşöre basarız. O an artık olan olmuştur. Ortaya çıkan akıp giden zamandan bir görüntüdür. Fakat bu öylesine bir görüntü değildir. Geleceğe dair sözü olan ve çekil-diği anı kalıcılaştıran vede aslında yaşayan bir karedir. Fotoğrafçı deklanşör ve karar anının birlikteliği içinde geleceği taşır. O yaşanan an akıp gider ve o an kalır yarınlara… Peki deklanşör yerine tetiğe basılırsa ne olur? Yukarıda söylediklerimin tersi diyebilirim. Bir silah ateşlendiği anda ölüm kusar. Silahın karşısında olan için bu bir son demektir. Yarına ne kalır? Ölüm. Başka? Acı ve son. Tetiğe basılınca yarın yok olur,..]]> Fri, 08 Nov 2013 08:24:23 +0400 Sanat ve siyaset ilişkisi İFSAK Dergi'de https://www.evrensel.net/yazi/69637/sanat-ve-siyaset-iliskisi-ifsak-dergide https://www.evrensel.net/yazi/69637/sanat-ve-siyaset-iliskisi-ifsak-dergide? İFSAK Fotoğraf ve Sinema Dergisinin 149. sayısı çıktı. İFSAK uzun bir aradan sonra mart 2012 tarihinde çıkarttığı 145. sayısıyla oldukça ilgi toplamıştı. Yılda dört sayı olarak çıkan dergi önceden belirlenmiş birbiriyle bağıntılı dosya konusu ile bir bütünlüğü oluşturuyor. 145. ilk sayısının teması “Fotoğrafta Zaman”. 146. sayısında “Görüntüde Gerçeklik”, 147. sayısında “Görüntüde Anlam”, 148. sayısında “ Görüntünün Analizi” ve yeni çıkan 149. sayısında “Sanat ve Siyaset İlişkisi”, çıkacak olan üç sayısının dosya konuları “Sanat ve Ekonomi İlişkileri – Sanat İdeoloji ve Sanat İnanç ilişkileri – Sanat Cinsel Kimlik İlişkileri” olarak belirlenmiş durumda... Genelde sanatın özelde fotoğraf sanatının temel sorunlarına ilişkin kavramsal ve teorik &ccedi..]]> Fri, 25 Oct 2013 09:21:50 +0400 Gezi direnişinde fotoğrafçı olmak... https://www.evrensel.net/yazi/69590/gezi-direnisinde-fotografci-olmak https://www.evrensel.net/yazi/69590/gezi-direnisinde-fotografci-olmak? Fotoğrafçı olmak? bu soruya nerede ve nasıl sorularını da ekleyebiliriz.. Genellikle ne tür fotoğraflar çekiyorsunuz? Ya da ne fotoğrafçısınız? diye sorulur. Doğa fotoğrafçısı, portre fotoğrafçısı, belgesel fotoğrafçı, gezi fotoğrafçısı, kavramsal fotoğrafçı, basın fotoğrafçısı, makro fotoğrafçısı vb... gibi cevaplar verilir. Bu tanımlamalar fotoğrafın belli bir alanında yoğunlaşmayı gösterir. Peki Gezi direnişinde fotoğrafçı olmak deyince aklımıza ne gelir? Bence bu sayılanların hepsi. Peki yalnızca profesyoneller mi fotoğrafçıdır? Hayır. Elinde fotoğraf çeken bir makineye (Cep telefonlarından karmaşık fotoğraf makinelerine kadar) sahip olan herkes fotoğrafçıdır. Muhalif medyayı besleyenler de bu fotoğrafçı ordusu olmuştur. Genellikle fotoğrafçılar olayların dışında, görünenleri kaydedenler olarak bilinse de Gezi direnişlerinde direnişlerin öznele..]]> Fri, 18 Oct 2013 12:13:12 +0400 'Direnmek özgürlüktür' https://www.evrensel.net/yazi/69532/direnmek-ozgurluktur https://www.evrensel.net/yazi/69532/direnmek-ozgurluktur? Divriği Kültür Merkezi her yıl Sivas Katliamı’nda yitirdiğimiz Gazeteci/Fotoğrafçı Mehmet Atay ve 32 aydınımızın yaktıkları meşaleyi söndürmemek için konulu bir fotoğraf sergisi düzenlemektedir. Bu yılda Divriği Kültür Derneği ile redfotoğraf grubu “Direnmek Özgürlük’tür” başlıklı bir Fotoğraf sergisi düzenliyor. Benim de içinde yeraldığım projeye fotoğraflarınızla katkıda bulunabilirsiniz. Serginin duyurusu şöyle; “Fotoğraf etkinliğinin amacı; toplumsal duyarlılığı sağlamak ve çağımızın en büyük katliamlarından biri olarak tarihe geçen Sivas katliamında yitirilen 33 insanın anısına toplumsal direnişlere dikkat çekmek. Neden Direniş? İnsanlık çağlar boyunca hak alma mücadeleri vererek adalet peşinde koşuyor. Adaletsizliğin, hukuksuzluğun ve sansürün insanlık için yeni bir durum olmadığının bilincindeyiz...]]> Fri, 11 Oct 2013 12:56:37 +0400 Fotoğrafta sanat ve siyaset https://www.evrensel.net/yazi/69465/fotografta-sanat-ve-siyaset https://www.evrensel.net/yazi/69465/fotografta-sanat-ve-siyaset? Hayatın neredeyse her alanı şu siyaset kelimesinden çok çekmiştir. Nasıl çekmesin ki? Anneler babalar “aman çocuğum sakın siyasetle uğraşma/siyasete bulaşma”derler; öğretmen öğrencisine “siyaset yapmayın” der; yönetenler “siyaset ve ideoloji” kelimelerinden nefret eder, kızdıkları zaman da “bu yapılanlar ideolojik” veya “siyasi” derler. En son Gezi direnişinde “bu yapılanlar ideolojik amaçlı” gibi cümleler kurmuşlardı. Memurlar ve işçiler, siyasetle uğraşıp uğraşmadıklarına göre fişlenirler…Kavramların anlamlandırılması yanlış olunca ortaya çıkan içerik de anlamsızlaşıyor, dahası komikleşiyor. Çünkü insan dediğimiz canlı, doğuştan itibaren siyasetin içindedir. Mesele bilinç meselesi… Nitekim siyasete bulaşmamanın istenmesinin, olanların ideolojik olarak tanımlanması vb. söylemlerin b..]]> Fri, 04 Oct 2013 11:09:39 +0400 Gezi fotoğrafçılığı-Fotoğraf gezileri https://www.evrensel.net/yazi/69068/gezi-fotografciligi-fotograf-gezileri https://www.evrensel.net/yazi/69068/gezi-fotografciligi-fotograf-gezileri? “Eğer bir öyküyü sözcüklerle anlatabilseydim, bir fotoğraf makinesinin arkasından sürüklenmem gerekmezdi.” Lewis Hine Gezi fotoğrafçılığı adıyla bir sektör oluştu. Bir çok kurum oraya buraya geziyi fotoğrafla birleştirip satıyor. Kimi sanat, kimi spor kimi eğlence odaklı. İnsanlar ilgi alanlarına odaklanmış gezilere ihtiyaç duyuyor. Öncelikle adı üstünde ‘gezi’ sonrasında ‘fotoğraf’ oluyor, Demek ki bir ihtiyaca karşılık geliyor. Burada gezileri düzenleyen kurum ya da kişiler ile geziye katılanların niyetleri önemli. Düzenleyenlerin ve katılanların amaç ve beklentileri karşılanıyor/kesişiyorsa mesele yok. Günümüzde ise her yerde fotoğraf kursları ve fotoğraf gezileri duyurularıyla karşılaşıyoruz. Peki fotoğraf gezilerinden ne umuyoruz? Bazı arkadaşlar fotoğraf gezilerine katılıp en iyi fotoğrafları çekip sergiler ..]]> Thu, 26 Sep 2013 17:09:11 +0400 Fotoğrafçı mısın vay vay... https://www.evrensel.net/yazi/68485/fotografci-misin-vay-vay https://www.evrensel.net/yazi/68485/fotografci-misin-vay-vay? Tarih 1 Haziran’ı gösterdiğinde, gençlik gelmiş geçmiş en büyük sivil başkaldırının pimini çekmişti. Taksim Meydanı ve Gezi Parkı haftalarca işgal edilmiş ve kısacık da olsa dayanışmanın yaşandığı yeni bir ‘dayanışma kültürü’ doğmuştur. Bu durum tarihsel belleğin sayfalarına ‘Gezi direnişleri ‘olarak geçti. Yalnızca İstanbul’un Taksim’inin Gezi Parkı’yla sınırlı olmayıp tüm ülkeye yayılmış bir hak alma mücadelesi olarak okunabilir. İktidarın antidemokratik uygulamalarına karşı halkın başkaldırısı olmuştur. Toplumun değişik kesimlerinin ; Yıllardır süren Kürt sorunu, doğanın ve çevrenin katledilmelerine (Nükleer santreller, Hes’ler, termikler, suyun ticarileştirilmesi, karbon ticareti vb.), eğitimin ticarileştirilmesi ve 4+4+4 sistemi, sağlığın özelleştirilip ticarileştirilmesi, kadın cinayetleri, Yök’ün hala varlığı..]]> Thu, 19 Sep 2013 16:47:22 +0400 'Anne ben barbar mıyım?' https://www.evrensel.net/yazi/67719/anne-ben-barbar-miyim https://www.evrensel.net/yazi/67719/anne-ben-barbar-miyim? Tarih 2013’ü gösterirken Gezi direnişleri 15-16 Haziran 1970 ile kesişti. 1970 de ülkeyi sarsan büyük 15-16 Haziran Direnişi’ni de sendikal haklarını korumak isteyen işçiler başlatmıştı, gençlik hemen örgütlenip direnişe destek olmuştu. 2009/2010 yıllarında gündeme damga vuran TEKEL direnişleri oldu. Özne yine işçiler oldu. Gezi direnişleri ise gençliğin damgasını taşıyor. En son kesiştiği tarih 12 Eylül oldu. Bu gidişle daha birçok tarihle kesişecek gibi. Özellikle 11 Eylül’ü 12 Eylül’e bağlayan gece uzun sürdü. İstanbul Kadıköy’den Hatay’a ülkenin birçok yeri (her ne kadar büyük/yandaş medya görmezden gelse de) hem 2013’ün demokrasi mücadelesini verirken hem de 12 Eylül faşizminin protestosu olarak okunabilir. Bu anlamda Gezi direnişinin kesiştiği nokta 12 Eylül 1980 faşizmi ol..]]> Thu, 12 Sep 2013 16:47:54 +0400 Kadrajınız nasıl olsun... https://www.evrensel.net/yazi/67077/kadrajiniz-nasil-olsun https://www.evrensel.net/yazi/67077/kadrajiniz-nasil-olsun? Kadrajınız nasıl olsun? Bu soruyu ‘fotoğrafınız’ nasıl olsun diye de sorabiliriz. Fotoğraf nesnelliğin gerçeklikle yeniden sunumudur. Dahası ‘hangi nesnellik ve hangi gerçeklik’? Fotoğrafla uğraşanların en çok muzdarip olduğu sorgulama budur. Örnekler üzerinden gidersek; 1.Fotoğrafta bir reklam panosu içinden barikat yapılmış otobüs görünmektedir. 2.Fotoğrafta aynı reklam panosu içinde ağaçların olduğu bir kare. Şimdi soralım. 1. Fotoğrafın gerçekliği ile 2. Fotoğrafın gerçekliği nedir? İki fotoğrafta aynı zamanda ve mekanda çekilmiştir. Yani aynı olaya iki farklı yaklaşım. Gerçekse ikiside gerçek. Fakat konunun hakikatliği nerede? Burada devreye fotoğraf makinasının ardındaki gözden, yani fotoğrafçının gerçeği algılayış ve sunuşunu görürüz. Burada fotoğrafçıyı yönlendiren olaya bakış açısıdır. Bu bakış a&cce..]]> Thu, 05 Sep 2013 17:11:06 +0400 Her yer fotoğraf her yer atölye https://www.evrensel.net/yazi/66424/her-yer-fotograf-her-yer-atolye https://www.evrensel.net/yazi/66424/her-yer-fotograf-her-yer-atolye? Bu yıl da gençlik kamplarında “Fotoğraf Atölyesi” yürütücülüğü yaptım. Önceki yıllardaki deneyimlerimle farklı bir yol izledim. Bu sefer atölye olarak fotoğrafın, sanat ve siyasetle olan ilişkilerini de kapsadık. ‘Fotoğraf’ aynı zamanda teknik çözümlemenin dışında, nesnel dünyanın yorumlanmasıydı. Öncelikle ‘neyin fotoğrafının, nasıl çekileceğinin’ yanıtı verilmeliydi. Yani yalnızca teknik olarak fotoğraf makinelerinin kullanımını öğreten bir atölyeden çok bir ‘fotoğraf felsefesi’ vermeye gayret ettim. Şu sorulara yanıt aradık: Teknik olarak fotoğraf nedir? Aynı zamanda bir meslek olan fotoğraf nasıl sanat olur? Zanaat ve sanat arasındaki ilişki nedir? Fotoğrafın toplumsal işlevi nedir? Fotoğraf ile siyaset / Siyaset ile fotoğraf arasında ne türden bir ilişki vardır? Dolayısı ile insanlık tarihinden, fotoğraf tarihine ve bugün..]]> Thu, 29 Aug 2013 17:38:36 +0400 Sanat, sınıfsal bir içerik taşır https://www.evrensel.net/yazi/65687/sanat-sinifsal-bir-icerik-tasir https://www.evrensel.net/yazi/65687/sanat-sinifsal-bir-icerik-tasir? İnsanlık tarihinin serüvenine baktığımızda geldiğimiz nokta milenyum çağı olmuştur. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıl milenyum çağı olarak anılıyor. 2000 yılında şaşaalı kutlamalarla girdiğimiz milenyum çağı yani son1000 yılın daha ilk 10 yılında yaşananlar bu çağın ne kadar zor geçeceğini göstermiştir. Oysa ki “Milenyum çağı” acıların ortadan kalkacağı, barış, adalet ve insanca yaşamın neredeyse ‘yeryüzünde bir cennet’ inancını da içeren çağı simgeliyorken, Savaşlar dünyanın belası olarak gündemimizin başında yer alıyor. Dünyanın içinde bulunduğu son durumu dünya siyasası içinde değerlendirdikten gelelim bilimin ve sanatın kime karşı, ne için ve nasıl yorumlandığına. Biliyoruz ki; Homo-Sapiens’i en gelişmiş maymundan ayıran özellik “emek”tir. Yani insanlık emekle başlamıştır. El, insanlığın ilk üretim aracı o..]]> Thu, 22 Aug 2013 16:28:28 +0400 Gençlik kampı ve Dikili https://www.evrensel.net/yazi/65025/genclik-kampi-ve-dikili https://www.evrensel.net/yazi/65025/genclik-kampi-ve-dikili? Bugün 16 ağustos. Aylardır Emek Gençliği’nin kampına katılmak için harçlıklarını biriktiren, çalışarak kendisiyle birlikte bir arkadaşını da kampa getirmeye çalışan gençler için nihayet beklenen gün geldi. Başta Akit gazetesi olmak üzere haftalardır yapılan antipropagandaya inat, ülkenin dört bir yanından sazları, gitarları, boyaları, fırçaları, fotoğraf makineleri ve kitaplarıyla Dikili’ye gelen gençler merhaba. Sizlere güvenen anne ve babalarınıza merhaba. Yalnızca gençler mi? onlarla birlikte atölye yürütücüleri, sanatçılar, aydınlar, akademisyenler ve müzik gruplarını da unutmadan merhaba diyelim... Gezi direnişlerinin çoşkusuyla başlayan yaz ayları, sonbahara kardeşlik, barış ve dayanışma duygularının somutlanacağı bir dizi etkinlikle merhaba diyor. Gerçi Emek Gençliğinin Dikili’de ilk kampı değil bu; ilkin..]]> Fri, 16 Aug 2013 09:47:42 +0400 Savaş ve fotoğraf-2 https://www.evrensel.net/yazi/64364/savas-ve-fotograf-2 https://www.evrensel.net/yazi/64364/savas-ve-fotograf-2? Roboskî’den, Rojava’ya katledilenlerin katillerinin cezalandırıldığı bir dünya için 31 Mayıs 2013 tarihinde “Savaş ve Fotoğraf” adlı yazımın 1. bölümünü paylaşmıştım. Araya “Gezi ve Direniş” girince 8 haftalık bir -es- vermek zorunda kalmıştım. Geçen haftayı ise Rojava’da yaşanan katliam ile karşılayınca savaş ve fotoğrafın 2. bölümünü paylaşmak elzem oldu. Siz sevgili dostların mümkünse 31 Mayıs tarihli yazının birinci bölümünü Evrensel’in web sitesindeki arşivden okuyup ikinci bölümünü buradan devamla okumanızı öneririm. Savaş ve fotoğraf bağlamında, medyanın dezenformasyon ve manipülasyon durumlarını yazmaya başlamıştım. Kaldığım yerden devam etmeden önce Taksim “Gezi Parkı” direnişinde günlerce adalet ve hukuksuzluğa karşı direnen çoluk, çocuk, genç, yaşlı herkese merh..]]> Thu, 08 Aug 2013 15:39:53 +0400 Kamplar ve muhafazakarlık https://www.evrensel.net/yazi/63716/kamplar-ve-muhafazakarlik https://www.evrensel.net/yazi/63716/kamplar-ve-muhafazakarlik? Emek Gençliği 1998'de başlatmıştı kamp kültürünü. Sonraları başka gençlik kurumları hatta yaşlılar başladı kamp yapmaya. Birileri tabii ki rahatsız olacaklardı. Eğitimden sanata, iktidar her alanı muhafazakarlaştırma derdine girmişken, kamplara el atılmadan olur mu? Başıboş mu bırakılacaktı! Muhafazakar kamp için start verilmeliydi ve verildi. Muhafazakar sanat anlayışına karşı tepkiler ayyuka çıkınca allem ettiler, kallem ettiler. Ebru, hat, islami müzik veya tasavvuf mu? Edebiyat alanında kitaplardan çıkarıver dizeleri uygula sansürü ama yoluna uydurmayı unutma; sahip çıkılmalı ve geliştirilmeli ecdat yadigarları sanatlar (!). Belediyeler başta olmak üzere finanse edilip devlet destekli galerilerde sergilenmeli. Ve öyle de yapıldı. Bugün devlet eliyle ya da desteğiyle yapılan sanatsal faaliyetlerin özünde ortaya konan “Türk” sanatı ve ecdat edebiyatından öte ..]]> Fri, 02 Aug 2013 13:16:53 +0400 Al sana sanat https://www.evrensel.net/yazi/63040/al-sana-sanat https://www.evrensel.net/yazi/63040/al-sana-sanat? Gezi direnişi neleri değiştirdi derken, haklı olarak toplumun adalet ve özgürlük için başkaldırı kültürünü geliştirdiğini söyleyebiliriz. Yıllardır lokal alanlara sıkışmış olan direnişler ortaklaştırılmıştır. Mücadele siyasallığı bakımından değerlidir. Ya sanat? Gezi direnişlerinin başarı ve görünürlüğünün artmasında siyasallığı kadar sanatsallığı da önemlidir. Neoliberal politikalar her alanı olduğu gibi sanatsal alanı da etkilemiş, sanatı menkul kıymetler borsası gibi ticari ve entelektüel düzeyde ayrıcalıklı bir alan halinde tutarken, sanatçıyı da öznelliğinden koparıp ticaret yapan bir esnafa indirgemiştir. Sanatçı üretiminde iktidardan yana tavır alan ve toplumun ayrıcalıklı bireyi olarak hava atarken de toplumun pasifleştirilmesinde rol oynamasının aracı haline gelmesi kanıksanmış bir durumdu. Toplumu iktidarın ideolojik saldırılarında uyutma görevini s&u..]]> Thu, 25 Jul 2013 15:37:59 +0400 Kent kültürü ve kamusallık https://www.evrensel.net/yazi/62341/kent-kulturu-ve-kamusallik https://www.evrensel.net/yazi/62341/kent-kulturu-ve-kamusallik? Bir işi yapmak isteyen yolunu, istemeyen nedenini bulur!” (Arap atasözü) (Bu hafta 13 Haziran 2010 tarihinde yine bu köşede yazdığım “Açık Alanlar ve Görsel İletişim” başlıklı yazımdan alıntı yaptım. Kamu ve Kamusallıkla ilgili olan bu yazım Gezi direnişlerinin doğmasına yol açan adaletsizliğin ve hukuksuzluğun bir yönünü anlatmaktaydı. Günün önemine binaen önemli bölümlerini bir kez daha paylaşıyorum.) …Dışarıya çıktığınızda çevrenize biraz dikkatle bakın. Kentleşme modernleşme adına bir çok yaratıcı çalışmalarla görsel iletişimin tüm kanallarının zorlanmış durumda olduğunu göreceksiniz. Hareketli, renk renk LCD veya LED monitörlerden yayınlar-reklamlar, Binaların çatılarından, bodrumlarına kadar devasa birçok görseller. Caddeler, sokaklar parklar bahçeler ayaklı panolarla ışıl ışıl reklamlar, Her duvar dibi ..]]> Thu, 18 Jul 2013 16:37:16 +0400 On santim ve hayat https://www.evrensel.net/yazi/61825/on-santim-ve-hayat https://www.evrensel.net/yazi/61825/on-santim-ve-hayat? 6 Temmuz akşamı Taksim’den Tünel’e doğru yürüyorum. Saat 22.00 sıraları. Gazeteci arkadaşlarla laflıyoruz. Sonra gaz bombaları Toma’lar sloganlar anlayacağınız son bir ayın alışılmış sahneleri yaşanıyor. Bir yandan fotoğraf çekiyorum. Balo Sokağı’nın hizasında bir Akrep ve 50-60 kadar polis hızla sokağa dalıyor. O an Tünel’e gitmekten vazgeçip takılıyorum arkasına. Akrep hızla Nevizade Sokak’a giriyor. Hayret ediyorum çünkü üç kişinin yan yana yürümesinin zor olduğu sokağa Akrep nasıl giriyor diyerek daha da meraklanıyorum. Tabii Akrep girişte kalıyor ama polis bu anlar mı dalıyor sokağa. Sokakta bulunan ve yemek yiyen müşteriler, esnaf direnerek sloganlar atıyorlar. Polise geçit yok anlayacağınız. Poliste bir inat illa sokakta gövde gösterisi yapacaklar. 3-4 sorti yapıyorlar plastik mermi sıkıyorlar. Kalabalığın önünde orta yaşlı bir adam ve iki..]]> Fri, 12 Jul 2013 04:47:46 +0400 Direniş ve fotoğrafçılar https://www.evrensel.net/yazi/61176/direnis-ve-fotografcilar https://www.evrensel.net/yazi/61176/direnis-ve-fotografcilar? Gezi direnişlerini bir çok açıdan değerlendirebiliriz. Bir de fotoğrafçılar açısından bakarsak yine çok zengin bir çeşitlilik görürüz. Kimlerdi fotoğraf/video çekenler? İlk grupta gazetecileri sayabiliriz. Her yerde üst üste, alt alta bir kare uğruna mücadele eden kimi zaman polislerin ardında kimi zaman direnişçilerin ardında kimi zaman basın açıklamalarında. Medyada kullanılsın kullanılmasın (nasılsa bir yerlerde kullanılır) yaşananların kayıt altına alınması. İkinci grupta fotoğrafçıları sayabiliriz. Belgesel çalışma yapanlar, hatıra olsun diye herhangi bir kayıt cihazıyla fotoğraf, video çekenler. Kah direnişçi olarak kah gözlemci olarak ya da evlerine dönünce eşine dostuna gösterecekleri görüntüler için fotoğraf çekenler. Üçüncü grupta resmi görevlileri sayabiliriz. Gazeteci kılığında, ..]]> Thu, 04 Jul 2013 11:08:55 +0400 Bugün içim bir başka acıyor https://www.evrensel.net/yazi/60558/bugun-icim-bir-baska-aciyor https://www.evrensel.net/yazi/60558/bugun-icim-bir-baska-aciyor? Ülkeyi sarsan Gezi direnişi ve sokaklarda geçen günlerin yoğunluğunda geçen hafta bu köşeye bile yazamadım. Bu hafta da konu malum Gezi direnişi olacaktı. Ama yine olamadı. İçimi acıtan bir ölüm haberiydi. Aziz Bozdağ arkadaştan öte yoldaşımdı. Geçen gün sonsuz-luğa uğurladık. Sade, sıradan tam da yaşadığı gibi. Kayıt düşmek istedim kendi tarihime sizleri de ortak ederek. O bunun çok ötesini hak eden bir devrimci ve yoldaştı. Belki ilerde Aydın Çubukçu, Ertuğrul Kürkçü de paylaşır anılarını. Ama ben duygularımı paylaşmak istedim sizlerle hepsi bu. İnsan acısını nasıl anlatabilir? Hele ölüm acısını. Ben çok acılar yaşadım, gördüm. Ama hiç biri bu kadar ağır gelmedi. Bazı dostluklar vardır, kardeşlikten öte. Bilirsin ki, yıllarca görüşmesen bile bir “merhaba” ile geçen zaman yaşanmamış gibi kaldığı yerden devam..]]> Thu, 27 Jun 2013 11:28:38 +0400 Korkunun ecele faydası yok https://www.evrensel.net/yazi/59322/korkunun-ecele-faydasi-yok https://www.evrensel.net/yazi/59322/korkunun-ecele-faydasi-yok? evrensel.net]]> Thu, 13 Jun 2013 11:17:33 +0400 Tarihe tanıklık https://www.evrensel.net/yazi/58755/tarihe-taniklik https://www.evrensel.net/yazi/58755/tarihe-taniklik? Geçen hafta, (sanki bu günleri görecekmişim gibi) savaş ve fotoğraf bağlamında, medyanın dezenformasyon ve mani-pülasyon durumlarını yazmaya başlamıştım. Kaldığım yerden ARA VERMEYİ BU HAFTA DA SÜRSÜREREK sıcağı sıcağına Taksim “Gezi Parkı” tanıklığımı paylaşmak istiyorum. Önümüzdeki gelişmelere göre “Savaş ve Fotoğraf “ yazımın devamını sonraya bırakıyorum (haftaya diyemiyorum) Fotoğrafçı tanıktır. Yaşadıklarını fotoğraf aracılığı ile aktarandır. 27 Mayıstan itibaren ben de hem fotoğrafçı hem de gazeteci kimliğimle gelişmelerin içinde oldum. Gündemin en hareketli zamanı olan 31 Mayıs gecesi Tarlabaşı’da bulundum. Sabaha kadar süren çatışmaların ortasında görev icra eyle-dim. 1 Haziranda ise Taksim Meydan’da idim ve akşama doğru binlerce insanın iğne deliği kadar yer bırakmamasına Taksim’e dolmasına şahit oldum. Yaşadıklarım yeni bir tarihin yazılmas..]]> Thu, 06 Jun 2013 11:27:58 +0400 Savaş ve fotoğraf https://www.evrensel.net/yazi/58240/savas-ve-fotograf https://www.evrensel.net/yazi/58240/savas-ve-fotograf? İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıl milenyum çağı olarak anılıyor. 1000 yılın daha ilk 10 yılında yaşananlar bu çağın ne kadar zor geçeceğini göstermiştir. Oysa ki Milenyum çağı acıların ortadan kalkacağı, barış, adalet ve mükemmel uyumun en yüksek derecede hakim kılınacağı ‘yeryüzünde bir cennet’ inancını da içeren çağı simgeliyorken, Savaşlar dünyanın belası olarak gündemimizin başında yer alıyor. Fotoğraf, savaşlar üzerinde de etkili birer araç ve işlevi bizlerle paylaşıyor. Fotoğrafın inandırıcılığı, insanlar üzerindeki etkisi savaşlar konusunda bize bilgilendiriyor. Savaşların vahşiliği başta vicdanlar olmak üzere nedenleri konusunda sorgulamayı sağlıyor. Peki fotoğraf bu kadar masum mu? Tarih göstermiştir ki; iktidarların her alanda olduğu gibi fotoğrafı da çıkarına göre nasıl kullandıklarının örnekleri ile doludur. İngiltere’nin fotoğ..]]> Thu, 30 May 2013 11:07:47 +0400 Dr. Necati Özdemir'e saygılarımla https://www.evrensel.net/yazi/57589/dr-necati-ozdemire-saygilarimla https://www.evrensel.net/yazi/57589/dr-necati-ozdemire-saygilarimla? Her şey 2011 yılının ekim ayında başlamıştı. 2012 nisan ayı gibi bitti. Neydi başlayıp biten? Efendim sol ayağımda şiddetli ağrı, parmaklarda morarma. Hızla kangrenleşme. Herkes gibi alanında uzman bir hastaneye gittim. Sağolsunlar teknolojinin tüm olanaklarını kullandılar. Sonuç: Başa bela bir damar hastalığı Burger teşhisi artı eklem romatizması. Ömür boyu dikkat ve rapora bağlanmış ilaçlar. Tamam da doktorlara sordum: Mikro cerrahinin bu kadar ilerlediği bir çağda hele bilgisayarlı bir sürü makinenin olduğu hastanelerde tedavisi yok mu? Yanıt: kısa ve net, Yok. Ne olacak dedim? (Oğlum yanımda idi) Verdiğimiz ilaçları kullanacaksın, sigarayı unut, bünyeden bünyeye değişmekle birlikte belki bir noktada durur. Duracak olan ne? Ayağın kesilmesi?? Nasıl yani, Belki bir iki parmağın kesilmesiyle ilerleyişi dururmuş. Bazen kesile kesile ayaklar bacaklar gidebiliyormuş. Bünyeye bağlı olmakla birlikte tek suçlu s..]]> Thu, 23 May 2013 10:04:02 +0400 Kamusal direniş https://www.evrensel.net/yazi/56956/kamusal-direnis https://www.evrensel.net/yazi/56956/kamusal-direnis? Geçen hafta da bir çok gelişmeler yaşandı. Kimi tanık oldu, kimi duydu, kimi okudu. Herkes durduğu yere göre de dersler çıkarıyor. Tanık olduklarımdan başlarsam; Beyoğlu’da basın açıklamaları yasak. 1 Mayıs’ı milat alan iktidar Galatasaray’da yapılan basın açıklamalarını yasakladı. Ne oldu? Taksim anıt çevresi günün her saati gazlı bombalı sahnelerle dekore edilmeye başlandı. Bizim dışımızda turistler de video ve fotoğraf çekerek bu anları ölümsüzleştiriyorlar. “Kadın cinayetlerini durduralım” diyen bir grubun verdiği mücadeleye tanık oldum. Ellerinde anayasa kitabı polise ders veriyorlardı. Sonrasında Etap Marmara otelinde İKSV’nin Bienal kapsamında ‘Kamusal Sermaye’ etkinliğine katıldım. Sonuç sistem şöyle işler dendi: Para-Meta-Para ilişkisi baz alınarak, Para- Sanat-Para ilişkisinin geliştirilmesi nasıl sağlanır. Bir yığın iktisadi kavram ..]]> Thu, 16 May 2013 09:24:43 +0400 O adam 'esnaf'mış https://www.evrensel.net/yazi/56347/o-adam-esnafmis https://www.evrensel.net/yazi/56347/o-adam-esnafmis? Sendikalar ve emek örgütlerinin artık imza vererek değil, kitlesel katılımlarla ülke sorunlarına el atma zamanlarındayız. Aydınlar ve sanatçılar sınıfın içinde sorumluluklarını icra etmelidirler. Demiştim ki, iktidar verdiğini geri almayı da bilir. Ancak işçi sınıfı aldığını vermez. İktidar düşünceyi açıklama, basın açıklaması hakkı falan derken, şimdi de nasıl geri alınırmış gösterme derdinde. 1 Mayıs’la başlanılan budur. O zaman 2010’da yani böyle deyince ‘Yok ya mücadele ile kazandık’ diyenler şimdi aynı şeyleri söylemeye başladı. Başta Kentsel dönüşüm açılış törenlerinde olmak üzere Taksim Meydanı’na kazma vurulduğunda kitlesel protestolarla bugünün geleceği gösterilmeliydi. Yapılmadı demiyorum . Bazı platformlar (Taksim Platformu, dernek ve duyarlı aydın/ sanatçılar dışında) ve Mimarlar Odasının haricinde sendikalar &l..]]> Thu, 09 May 2013 09:38:51 +0400 Aslında 'çerçeve' dolu https://www.evrensel.net/yazi/54521/aslinda-cerceve-dolu https://www.evrensel.net/yazi/54521/aslinda-cerceve-dolu? Emek sineması protestoları, kentsel dönüşüm, 1 Mayıs kutlamaları derken, birden Bedri Baykam ve 125 bin dolara satılan tablosu pardon “boş çerçevesi” gündeme oturdu. Meseleye değişik boyutlarıyla bakmak mümkün tabii ki. Bu sistem içinde eğer “ bir mal” satabiliyorsan başarılısın demektir. Sayın Bedri Bey bunu başarmıştır. Biliyoruz ki kendisi bir sanatçıdır, ressamdır, yazardır, siyasetçidir, polemikcidir, cumhuriyet döneminin dahi çocuğudur. Bugüne kadar da ilginçlikleriyle ünlüdür. Özellikle son gerçekleştirdiği “çerçeve” sergisiyle bence artık Avrupa’yı aşmıştır ve kendisini en kısa zamanda Dubai sanat dünyasında göreceğimiz günlerin de yakın olduğunu düşünüyorum. Endüstrileşmiş sanat ve sermaye ilişkilerini bir kez daha ispatlamış. Siyasetle olan ilişkileri bakımından sistemin ..]]> Thu, 18 Apr 2013 10:12:03 +0400 Sanat-Gündem ve eylem https://www.evrensel.net/yazi/53960/sanat-gundem-ve-eylem https://www.evrensel.net/yazi/53960/sanat-gundem-ve-eylem? Yaşadığımız dünya sınıflı toplum olunca ister istemez kavramların içerikleri de farklı anlamlar gösteriyor. Hakim güç ‘iktidar’ baskın olduğundan daha görünür olmaktadır. Günlük konuşma dilinden kavramlara kadar içerik kaymalarına kadar gidiyor. (Sanat= meta-para-koleksiyoner-tacir-mahafaza...) İşin özü şu ki; Bu sistemin kurallarına göre oynarsan yer var. (Yoksa da açılır.) Çünkü oyunu kuran-kurallarını da koyar. Solcu sanatçıya da yani iktidarın muhalif güçlerine de bu oyuna, ‘bu kurallar dahilinde’ katılmak düşer. İçerik muhalif, biçim iktidardan yana bir tablo olur izlediğimiz... Sonra şöyle derler: ‘Efendim sanat parasız olmaz. Ben sanatımdan taviz vermiyorum, onlara küfür bile ediyorum ama onlar sanata değer veriyorlar sergiliyorlar katalog yapıyorlar, hatta para bile kazanıyorum. Zaten işçi ..]]> Thu, 11 Apr 2013 09:38:53 +0400 Sanat-manat https://www.evrensel.net/yazi/53360/sanat-manat https://www.evrensel.net/yazi/53360/sanat-manat? Son yıllarda çokca duyduğumuz, katıldığımız sanat festivalleri, sanat günleri, bienaller, contemproray’ler ve bazıları daha spesifik halde gerçekleştirilen fotoğraf, sinema, kısa film vd. Adlarla düzenlenen etkinlikler ne işe yararlar? İlk bakışta büyük, çok büyük sanat etkinlikleri. Paraların su gibi aktığı, boy boy reklamların yapıldığı yerli ve yabancı bir sürü sanatçının katıldığı organizasyonlar. Bu konu değişik yönleriyle ele alınabilir. Benim üzerinde durmak istediğim, organizasyon ve izleyici ilişkisi. Şimdi bazı arkadaşlar onca sorun varken bula bula sanat faaliyetlerini mi buldun diyecekler. Doğrudur, güncel bir yığın sorun yaşanırken bir grup insanın / iktidarın sanat manat derdi o kadar önemli mi? Evet önemli... “Noviembre” isimli İspanyol filminin son sahnesi şöyledir. “Sanat, geleceği içinde barındıran bir silahtır.” Ve sanat-manat... Hem..]]> Thu, 04 Apr 2013 09:20:08 +0400 Barbarları beklerken https://www.evrensel.net/yazi/52167/barbarlari-beklerken https://www.evrensel.net/yazi/52167/barbarlari-beklerken? (Kavafis’i bir kez daha hatırlatan Salt Galeri protestocularına sevgiyle...) Uzun uzun laf etmeye gerek yok. Kavafis yıllar önce hakikati söylemiş. “Barbarlar geliyor” diye. Arkamıza yaslanıp okuyalım. Neyi bekliyoruz böyle toplanmış pazar yerine? Bugün barbarlar geliyormuş buraya. Neden hiç kıpırtı yok senatoda? Senatörler neden yasa yapmadan oturuyorlar? Çünkü barbarlar geliyormuş bugün. Senatörler neden yasa yapsınlar? Barbarlar geldi mi bir kez, yasaları onlar yapacaklar. Neden öyle erken kalkmış imparatorumuz, şehrin en büyük kapısında neden kurulmuş tahtına, başında tacı, törene hazır? Çünkü barbarlar geliyormuş bugün, onların başbuğunu karşılamaya çıkmış imparatorumuz. Bir de koca ferman hazırlatmış ona rütbeler, unvanlar bağışlayan. İki konsülümüzle yargıçlarımız neden böyle işlemeli, kırmızı kaftanlar giyinip..]]> Thu, 21 Mar 2013 09:49:28 +0400 Merhaba Çukurova https://www.evrensel.net/yazi/51546/merhaba-cukurova https://www.evrensel.net/yazi/51546/merhaba-cukurova? Başkent dediğimizde aklımıza doğal olarak Ankara gelir. Peki finans, kültür ve Sanat dediğimizde? Tabii ki İstanbul. Ülkenin finans, kültür ve sanat başkenti İstanbul’dur. Bu durumu 15,16 ve 17. yüzyıllara damgasını vuran Medicilerin Floransa’yı finans, kültür ve sanat şehrine çevirdikleri döneme benzetemez miyiz? Yalnızca İtalya’nın değil dünyanın her yerinden tacirlerin, sanatçıların akın akın gelip yerleştiği Floransa. Neden? Para, şan şöhret orada da onun için. Bilim ve sanat dünyasına baktığımızda ülkenin dört bir yanında yetişmiş büyük isimlerin neredeyse tümü Anadolu’nun bağrından çıkmışlardır. Yine bir çok sanatçı yetiştirmiş, roman öykü ve filmlere konu olmuş ‘bereketli topraklar’ deyince aklımıza hemen Yaşar Kemal’i ve Yılmaz Güney’i ile Adana ve Çukurova gelir... Adana ve &Cc..]]> Thu, 14 Mar 2013 10:20:30 +0400 Sermayenin kültür ve sanata ettikleri (3) https://www.evrensel.net/yazi/50996/sermayenin-kultur-ve-sanata-ettikleri-3 https://www.evrensel.net/yazi/50996/sermayenin-kultur-ve-sanata-ettikleri-3? Dünya tarihinin bir kesitinden başlayarak, özetler geçtiğim önceki iki yazıdan sonra bugüne ve Türkiye’ye geldik. İşi para ile para kazanmak olan bankalar, Savaş nesneleri üreten şirketler, Hayatımızı kolaylaştırdıklarını söyleyen bulaşık makineleri, buzdolapları, cep telefonları vs. üreten şirketlerin sanatı bu kadar sevmeleri nedendir? Koç Holding “İstanbul bienalini düzenleyen İKSV” ye ana sponsor Akbank “İstanbul Contamprary ana sponsor”, Ülker Grubu “Art Beat’e ve Art İstanbul’a ana sponsor” bu liste böyle uzar gider. Aynı bir malın marka değerine kavuşturulması gibi. Sponsor oldukları bu sanat festivalleri/bayramları (Adına ne denirse densin) marka değerine ulaşınca gelsin müşteriler. İlerde ‘İstanbul Contamprary’i Dubaii’li bir şeyh şirketinin, Art Beat’i Abu Dabii’li bir holdingin aldığını duyarsanız şaşırmayın derim. Son..]]> Fri, 08 Mar 2013 09:42:50 +0400 Sermayenin kültür ve sanata ettikleri (2) https://www.evrensel.net/yazi/50173/sermayenin-kultur-ve-sanata-ettikleri-2 https://www.evrensel.net/yazi/50173/sermayenin-kultur-ve-sanata-ettikleri-2? Kapitalizm, Gölgesini satamayacağı ağacı keser. Karl Marx Pek spor işlerinden anlamam ama koskoca Coca Cola olimpiyatların ana sponsoru olunca ona da merak saldım. Açık Gazete’de Faruk Eskioğlu’nun olimpiyatlar yazısından alıntı yaparak devam edelim: - Adidas (Spor ayakkabı markası): 65 ülkede toplam 1200 fabrikası var ve bu fabrikalarda toplan 775 bin işçi çalışıyor. Bengladeş’te çoğu kadın işçilerin çalıştığı atölyelerde saat ücreti 9 pence’den (27 kuruş) üretim yaptırıyor. İşçileri 60 saat calışmaya zorluyor... - ATOS (Fransız IT şirketi, İngiltere’de engelli derecelendirmesi yapıyor): Engelliler ve hastalar; ATOSB’nin kendilerine uyguladığı testlerle çalışmaya zorlandıklarını öne sürüp “bütçe tasarrufu sağlamak” amacıyla şirketi taraflı çalışmakla suçluyor... - BP (Petrol devi): Afrika ve Arap ülkelerindeki ..]]> Thu, 28 Feb 2013 09:08:31 +0400 Sermayenin Kültür ve Sanat'a destekleri https://www.evrensel.net/yazi/49569/sermayenin-kultur-ve-sanata-destekleri https://www.evrensel.net/yazi/49569/sermayenin-kultur-ve-sanata-destekleri? 1930’larda Alman burjuvazisi kendine bir führer buldu ve Hitler faşizmi adım adım önce kendi ülkesini ve halkını esir aldı, sonra tüm dünyayı İkinci Dünya Savaşı felaketine sürükledi. Sonrası malum. Ya bugün? Bugün ABD’nin neocon führerlerinin badem bıyığı yok. Üstelik kendi ülkelerinde tam bir Hitler rejimi uygulamıyorlar, henüz. Ama dünyada uygulamaya başladılar bile. Ve başlayan savaş felaketinin sonrası hiç de malum değil. Öyleyse, bugünü de görmek üzere bakalım geçmişe…” (Yılmaz Onay’ın 8 Mayıs 2005 tarihinde “faşizmin yenilgisinin 60. yılı” için düzenlenen gece de gösterilen “Savaş El Kitabı” filmine yazdığı önsözden.) Biliyoruz ki sermaye ranta çevirebildiği her şeyi kullanır. Çevre-Doğa-İnsan-Sağlık-Sanat-Bilim-Elma-Armut-Su-Ev-Bark-Üniversite-Hapishane-Toplama kamp..]]> Thu, 21 Feb 2013 10:15:09 +0400 Pin-up* kızları ve aç açlar** https://www.evrensel.net/yazi/49010/pin-up-kizlari-ve-ac-aclar https://www.evrensel.net/yazi/49010/pin-up-kizlari-ve-ac-aclar? O dolapların içinde, ranzaların başucunda kimler yoktu ki? Betty Grable, Ava Gardner, ,Rita Hayworth, ve Marilyn Monroe. Kabuslu gecelerin sanal sevgilileri. Gerçek eşlerin ve sevgililerin ceketlerin göğüs tarafında saklanan fotoğrafları bir yana, bu pin-up aktrisleri metresleri oluveriyordu. Kimlerin mi? Öncelikle generaller olmak üzere kıdem ve unvanlarına göre askerlerin. Önceleri takvimlerde, kartpostallarda belki de bir çok kişinin sadece göz ucu ile bakıp geçtiğ Pin-up, Amerika’nın savaşlarıyla birlikte başka role bürünüp bambaşka bir tarz, bir iş kolu haline dönüşür. Fotoğrafçılar ve ilüstratörler için ekmek kapısı olurlar.Uzun yıllar Amerika’nın savaş moral yöntemleri arasında yer alır. Teknolojinin gelişmesi ile şimdi kimbilir askerlere sanal alemde ne gibi hizmetler veriliyordur. Tahmin etmesi zor değil herhalde 1930’lardan başlayarak bo..]]> Thu, 14 Feb 2013 09:51:29 +0400 Bilim ve sanatın içinde fotoğraf https://www.evrensel.net/yazi/48378/bilim-ve-sanatin-icinde-fotograf https://www.evrensel.net/yazi/48378/bilim-ve-sanatin-icinde-fotograf? “Sanat, ekmek peşinde koşarsa alçalır” Aristophanes Biliyoruz ki; Homo –Sapiens’i en gelişmiş maymundan ayıran özellik “emek”tir. Yani insanlık emekle başlamıştır. El, insanlığın ilk üretim aracı olmuştur. İnsanın varolmasıyla başlayan, doğayı değiştirici ve dönüştürücü gücüyle, emeğin üretkenliğinin aracılığıyla, aktarılabilen-uyarlanabilen maddi-manevi sonuçlar kültür tanımını oluşturur. İnsanın doğayla olan mücadelesiyle başlayıp sürer ve kendini sürekli yeniler ve geliştirir. İnsanlığın doğayı tanıma bilme ve dönüştürme mücadelesi kültür kavramını oluşturmuştur. İnsanlık tarihinin kültürel gelişimini iki alanda özetleyebiliriz. Bu alanları “Bilim ve Sanat” olarak tanımlarız. Fotoğrafın icadı ve bu güne kadar ki gelişimi de kültürel birikimin bir parçasıdır. Fotoğraf; 19 Ağustos ..]]> Thu, 07 Feb 2013 09:37:23 +0400 Muhalif fotoğrafçılara https://www.evrensel.net/yazi/47807/muhalif-fotografcilara https://www.evrensel.net/yazi/47807/muhalif-fotografcilara? Fotoğraf, icadından bu yana iktidarların en çok korktuğu alan olmuştur. Günümüzde gazetecilik fotoğrafçılıktan ayrı düşünülmemektedir. Her ne kadar teknolojideki gelişmeler herkesi fotoğrafçı yapsa da özel bir çalışma alanı olarak fotoğraf hâlâ geçerliliğini koruyor. Ana akım medya nerede bir haber varsa canlı yayın araçları ve profesyonel fotoğrafçılarıyla orada. Fakat yayınlamaya geldiğinde beklemeyi ya da kendi açılarına göre olayların gelişmesine göre yayınlamayı seçiyor. Fazla uzaklara gitmeden, Roboskî olayını 48 saat sonra verdiklerini, Diyarbakır’da düzenlenen 3 PKK’li kadının cenaze törenlerini 24 saat sonra, ÇHD ve Grup Yorum baskınlarını polis görüntüleri eşliğinde yayınladıklarına şahit olduk. Fakat sosyal medya ve muhalif medya anı anına ‘gönüllü halk muhabirleri’ ile haberleri ..]]> Thu, 31 Jan 2013 10:14:45 +0400 Gazetecilik, fotoğrafçılık ve hukukçuluk https://www.evrensel.net/yazi/47214/gazetecilik-fotografcilik-ve-hukukculuk https://www.evrensel.net/yazi/47214/gazetecilik-fotografcilik-ve-hukukculuk? “Adaletin Olmadığı Yerde Direnmek Meşrudur!” Bu yazı geçen hafta ÇHD ve Grup Yorum’la birlikte baskıya maruz kalanların uğradıkları hukuksuzluktan çıkmıştır. ÇHD Genel Başkanı Av.Selçuk Kozağaçlı, üniversiteye ders vermek için yurt dışından gelen bir profesör gibi Suriye’den geldi. Bu sistemin yargı, yasama ve yürütmesini gözümüze bir kez daha soktu. Hakiminden savcısına, Polisinden medyasına hukuk dersini verdi. Sonra tutuklanan avukatlarla birlikte Savunmayı ‘savunmaya’ gelen meslektaşlarıyla Adalet Sarayı’nda yaşanan adaletsizliği sarayın cilalarını dökerek gösterdiler. Böylece ÇHD’yi yaratan nedenler ve koşullar bir kez daha deklare edildi. Artık herkesin fotoğraf/video çekip paylaştığı günleri yaşıyoruz. Ana akım medya hızla inandırıcılığını yitirmekte. Milyonlarca liralık ‘canlı’ yayın araçları, p..]]> Thu, 24 Jan 2013 11:31:28 +0400 Diyafram https://www.evrensel.net/yazi/46606/diyafram https://www.evrensel.net/yazi/46606/diyafram? Fotoğrafçıların konuşmaya başladıklarında belki de en çok kullandıkları kelime diyaframdır. Objektifin içinde bulunan diyafram, ihtiyaç duyulan kadar ışığın duyarlı malzeme (film/CCD vb.) üzerine gelmesini sağlayan mekanizmadır. Çalışma prensibi göz gibidir. Işık fazla olduğunda göz bebeği küçülür-Işık az ise göz bebeği büyür. Kedilerin göz bebekle-rine dikkat edin, ışık çok ise çizgi olur, az ise yuvarlaklaşır. Amaç ışık fazla ise deliği küçültmeye, ışık az ise deliği büyüterek ihtiyaç kadar ışığın geçmesini sağlamaktır. Genelde fotoğrafın koyu ya da açık çıkmasına etki eder. Buna da pozlama deriz. Yani objektif üzerindeki skalada rakamlar küçülürse diyafram açılır, büyüdükçe diyafram kısılır. (2.8,4, 5.6, 8, 11, 16, 22 gibi) Burada en temel mesele ışığın okunması..]]> Thu, 17 Jan 2013 10:17:23 +0400 Enstantane https://www.evrensel.net/yazi/45963/enstantane https://www.evrensel.net/yazi/45963/enstantane? Fotoğrafla ilgilenen hemen hemen herkesin duyduğu, bildiği yada hala anlayamadığı bir kelimedir enstantene. Bilindiği gibi fotoğraf akıp giden zaman içinden alınan bir karedir. Fotoğrafın zamanla olan ilişkisinin adıdır. En kısa açıklamasıyla “an” demektir. Deklanşöre basıldığında, zaman cinsinden duyarlı malzemeyi etkileyecek kadar pozlandırmayı sağlayan ayarın yapılmasını anlatır. Enstantene diyafram ve İso ile birlikte değerlendirilir ve fotoğrafçının kararına göre ayarlanabilir. Bilinçli olarak kullanılması anlatıma güç katar. Çekilen konunun hızı ile makinada ayarladığımız hız ayarı arasındaki ilişkidir. Makinada saniyelerle anlatılan (1sn, 1/2sn...1/125, 1/250sn gibi) ayarlar çekilen konunun hızının üstünde ise net, altında ise hareket fluluğu olarak çekilir. Bunun içinde otomatik ayarlar işi şana bırakır. Fotoğraf makinasını ya manuel ayarda yada enstantene öncelikli olarak ..]]> Thu, 10 Jan 2013 13:28:27 +0400 Sendikalar ve sanat https://www.evrensel.net/yazi/45395/sendikalar-ve-sanat https://www.evrensel.net/yazi/45395/sendikalar-ve-sanat? *“... Yerleşik toplumsal düzeni tehdit etmediği sürece muhalefetin ve eleştirinin kabulü egemen elitlerin çıkarınadır. Amaç muhalefeti bastırmak değil muhalefetin sınırlarını belirlemek için muhalif hareketi şekillendirmek ve bir kalıba sokmaktır. İktisadi elitler meşruiyetlerini sürdürmek için küresel kapitalizmin temellerini ve kurumlarını sarsabilecek radikal muhalefet türlerinin gelişmesine engel olmak amacıyla sınırlı ve kontrollü muhalefet türlerini desteklerler... “...Muhalefet üretme” mekanizmaları savaş karşıtı koalisyonlar, çevreciler ve küreselleşme karşıtı hareketin de dahil olduğu ilerici örgütlerdeki bireylerin bileklerinin büküldüğü ve sessizce rıza gösterdikleri manipülatif bir ortam gerektirir. Egemen medya “rıza üretirken” , karmaşık STK ağı (buna bazı alternatif medya parçaları da dahildir) egemen..]]> Thu, 03 Jan 2013 10:00:13 +0400 Sendikalar meselesi https://www.evrensel.net/yazi/44798/sendikalar-meselesi https://www.evrensel.net/yazi/44798/sendikalar-meselesi? Geçen haftalarda Evrensel’in iki köşe yazarı Özgür Müftüoğlu ve Sinan Alçin sendikalar konusunda bir tartışma yürüttüler. Daha doğrusu birbirlerini tamamladılar. Gönül isterdi ki konunun uzmanı sendikacılar, işçiler, sanatçılar görüş ve düşünceleriyle bu tartışmaları derinleştirsin. Olmadı, ama kendi payıma ben yararlandım. Sendikalar konusunun klasik fabrika işçisinden, plazalardaki modern işçiye, Merdiven altı veya üstü atölye çalışanlarına olduğu kadar, aydın ve sanatçıları da yakından ilgilendirmektedir. Okumamış olanlara Evrensel’in internet sitesinden okumalarını öneririm. Özgür Müftüoğlu’nun gelişen/dönüşen üretim alanlarının geldiği noktayı gösteren şu saptaması önemli; “...sınıf bilincinden yoksunluk, sadece yaka rengi ile açıklanamaz; zira aynı sorun mavi ..]]> Thu, 27 Dec 2012 14:20:04 +0400 Resimli işçi gazetesi -3 https://www.evrensel.net/yazi/44312/resimli-isci-gazetesi-3 https://www.evrensel.net/yazi/44312/resimli-isci-gazetesi-3? AİZ. Foto röportaj ve Foto Montaj tekniklerini ilk kez kullanan yayın organı olmuştur. 1926 yılında dolaşıma 200 bin tirajla başlayan AİZ. Hitler iktidara geldiğinde 500 bin hatta 700 binlere kadar tirajı yükselmiştir. Bu dönemde John Heartfield etkili kapaklar ve foto montaj çalışmalarıyla önemli bir rol oynamıştır. AİZ’nin Almanya’da yayınlanan Hitler’in Şansölye oluşundan bir gün sonra 5 Mart 1933 tarihinde yayınlandı. Nazilerin basını temizleme ve bilgi akışını denetleme çabaları sonucu AİZ büroları basılarak yöneticileri tutuklanarak binaları yakılarak son buldu. 1936 yılına kadar AİZ. ismiyle sonrasında Vİ.Volks Illustrierte (İnsanların Dergisi) ismiyle 1938 yılına kadar Prag’da çıkmaya devam etti. Minyatür versiyonları gizlice Almanya’ya sokularak dağıtılıyordu fakat hızla tiraj kaybetti ve 12 bin civarına kadar indi. Prag’da yayınlanmasının olanaksızlığı nedeniyle ocak-şub..]]> Fri, 21 Dec 2012 10:08:16 +0400 Resimli işçi gazetesi -2 https://www.evrensel.net/yazi/43540/resimli-isci-gazetesi-2 https://www.evrensel.net/yazi/43540/resimli-isci-gazetesi-2? Fotoğrafın icadı, matbaanın gelişmesiyle birlikte resimli gazetelerin doğmasına yol açmıştır. İlk başlarda gravür tekniği ile ressamların yardımıyla basılan fotoğrafik görüntüler yerini klişelere bıraktığında birçok gazete fotoğraf kullanmaya başlamıştı bile. Tek sorun fotoğrafçı bulmaktı. Fotoğraf editörleri bu sorunu çözmek için uğraşıyorlardı. Gazetelerin kadrolu fotoğrafçı çalıştırmaları maliyetli idi. Free lance (serbest) çalışan fotoğrafçılar bu ihtiyaçı karşılıyorlardı. Fotoğraf geliştikçe basında kullanımı da artıyordu. İlk fotoğraf ajansları da bu dönemde kurulmaya başlamıştır. Ticari olarak kurulan fotoğraf ajansları, magazinden, sosyal olaylara kadar güncel ne varsa fotoğraflıyor, Gazete ve dergiler de bu ajanslardan fotoğrafları satın alıyorlardı. Fransa, Amerika, İngiltere’de hızla fotoğraf üretiliyor ve pazarlanıyordu. Haber fotoğrafçılığ..]]> Thu, 13 Dec 2012 10:54:54 +0400 Resimli işçi gazetesi -1 https://www.evrensel.net/yazi/42929/resimli-isci-gazetesi-1 https://www.evrensel.net/yazi/42929/resimli-isci-gazetesi-1? “Yeni politik sorunlar, yeni propaganda yöntemleri gerektiriyor. Fotoğrafın bu büyük anlatım gücü var.” John Heartfield “...Heartfield, işçi fotoğrafçıların fotoğraflarını kullanıyordu. Üretenlerin kendi yaşamlarından çektiği fotoğrafları, işçi fotoğrafçıların zor koşullar altında çektikleri militan sınıf savaşından çekilen fotoğrafları kullanıyordu.” Eckard Siepmann İşçiler fotoğraf çekebilir mi? Üstelik 500.000 tirajlı haftalık bir gazetede bu fotoğraflar yayınlanabilir mi? Tarihte örneği var mı? Evet. Bir zamanlar Almanya’da çıkan AİZ (Arbeiter İllustrierte Zeitung / Resimli İşçi Gazetesi) bunu gerçekleştirmiştir. Niçin fotoğraf değil de resim diye düşünebilirsiniz. Türkçeye illüstrasyon olarak giren kelime ‘konu anlatan resimdir. Şekilden daha çok nesneye dikkat çeken &ccedi..]]> Thu, 06 Dec 2012 11:09:05 +0400 Zenginin cüzdanı, züğürdün çenesi https://www.evrensel.net/yazi/42162/zenginin-cuzdani-zugurdun-cenesi https://www.evrensel.net/yazi/42162/zenginin-cuzdani-zugurdun-cenesi? Sistemin sanat dünyası her yıl daha bir hareketli. Sanat festivalleri/fuarları, hem içerik hem biçim olarak daha bir havalı hale gelmekte. Bu durum kimine göre ülkenin gelişiminin bir göstergesi. Bu festivallerin başarıları, yapılan satışların tutarı ile ölçülmekte. Son olarak gerçekleştirilen Contemporary İstanbul ve Art İstanbul bu alanda gösterdiği başarı ile takdir topladı. Önceki yıllara oranla cirolarını katlamışlar. Zenginin cüzdanı züğürdün çenesini yorar diyerek (http://www.contemporaryistanbul.com/tr/press/CI12-basin-bulteni-26-11-2012.php) adresinden okunabilir. Nerede ise her büyük sermaye şirketinin/holdinginin bir sanat fuarı/festivali düzenlediği görülmektedir.Koç grubu, İstanbul bienallerinin ana sponsoru, Akbank, Zorlu ve Yıldız holdinglerin Contemprory İstanbul ve Art İstanbul fuarları, Ülker grup/holdingin Art Beat’i ilk akla gele..]]> Thu, 29 Nov 2012 08:50:43 +0400 Sırat köprüsü https://www.evrensel.net/yazi/41599/sirat-koprusu https://www.evrensel.net/yazi/41599/sirat-koprusu? "Tarih, gelecek için kavga verip, yitmiş bile olsa, insanlık için vuruşanları hiç unutmaz." Şeyh Bedreddin Toplumca sırat köprüsünden geçmeye çaışıyoruz. Bölük bölük, pörcük pörcük. Hesler, GDO'larmı? Çevreciler ilgilensin. Kayıplar mı? Cumartesi anneleri ilgilensin. Sağlığın özelleştirilmesi ve ticarileştirilmesi mi? Sağlıkçılar ilgilensin. Eğitim mi? Aydınlar ilgilensin, Barınma hakkı mı? Barınamayanlar ilgilensin. Tutuklu Gazeteciler mi? Gazeteciler ilgilensin. İş cinayetleri mi? Ölenlerin yakınları ilgilensin. Kentsel Dönüşüm mü, Rantsal bölüşüm mü? Mimarlar ilgilensin. Avrupa'da genel grev dalgası mı? O ülkelerin işçileri ilgileniyor ya, Bizimkiler seyretsinler. Açlık grevleri mi? Kürtlerin sorunu canım. Bir yanda da savaş tamtamları çalıyor... Bu listeyi uzatmak mümkün tabii k..]]> Thu, 22 Nov 2012 11:14:04 +0400 İnsan ömrü yalnıza birer sayı değildir https://www.evrensel.net/yazi/40901/insan-omru-yalniza-birer-sayi-degildir https://www.evrensel.net/yazi/40901/insan-omru-yalniza-birer-sayi-degildir? Bir, İki,Üç, Dört, Beş, Altı, Yedi, Sekiz, Dokuz, On, Onbir, Oniki, Onüç, Ondört, Onbeş, Onaltı, Onyedi, Onsekiz, Ondokuz, Yirmi, Yirmibir, Yirmiiki, Yirmiüç, Yirmidört, Yirmibeş, Yirmialtı, Yirmiyedi, Yirmisekiz, Yirmidokuz, Otuz, Otuzbir, Oyuziki, Otuzüç, Oyuzdört, Otuzbeş, Otuzaltı, Otuzyedi ,Otuzsekiz, Otuzdokuz, Kırk, Kırkbir, Kırkiki, Kırküç, Kırkdört, Kırkbeş, Kırkaltı, Kırkyedi, Kırksekiz, Kırkdokuz, Elli, Ellibir, Elliiki, Elliüç, Ellidört, Ellibeş, Ellialtı, Elliyedi, Ellisekiz, Ellidokuz, Altmış, Altmışbir, Altmışiki, Altmışüç, Altmışdört, Altmışbeş Ve ... bugün 16 Kasım 2012 Cuma 66. Gün.evrensel.net]]> Thu, 15 Nov 2012 12:06:39 +0400 Trajediseverlere https://www.evrensel.net/yazi/40297/trajediseverlere https://www.evrensel.net/yazi/40297/trajediseverlere? Trajediyi seven iktidarlara ve burjuva eleştirelliğinden bile uzak sanatçı kitlesine sahibiz. Yüzlerce kez yaşanmasına rağmen trajediler hayatımızdan hiç eksik olmadılar. Trajedilerin konularının aktörleri değişmekte. Bugün artık trajedinin öznesi olmaktan çıkmaya çalışan Kürt halkının direnişi var. Görmemek, beklemek daha nereye kadar? Kürt’üz dediler, hayır Türk’sün dendi, Eşit haklar dediler, ezildiler, anadilde eğitim dediler, Türkçe konuş, çok konuş dendi, Cumhuriyet’in kurulduğu günden beri yok sayılıp ezildiler. Dersim’le başlayan katliamları yaşadılar, İşkencelerden geçirildiler ama yok edilemediler. Kürt halkının bilinç hanesine yazıldı boş vaatler. O bilinçle istiyorlar haklarını... Görmemek, duymamak suça ortak olmaktır. İçeridekiler açlık/ölüm orucunda, dışarıdakiler direnişte. Topyek&uum..]]> Thu, 08 Nov 2012 12:55:16 +0400 Açıklama ve anlatı-yorum https://www.evrensel.net/yazi/39656/aciklama-ve-anlati-yorum https://www.evrensel.net/yazi/39656/aciklama-ve-anlati-yorum? Geçen haftaki “Fotoğraf birikimle çekilir “ yazımdan sonra gelen maillerden, meramımı yeterince anlatamadığımı düşünmeye başladım. Önce Haydar Çevikaslan arkadaştan gelen maili paylaşmak istiyorum. “...sayın yaman, bugünün evrensel gazetesindeki “fotoğraf birikimle çekilir” başlıklı yazınızı okudum. yazmış olduğunuz fikirlere aynen katılıyorum. ancak; yazınızın ilk paragrafında “Fotoğrafta özün görünüşü, içerikle ele alınmadan gerçekliğini göremeyiz. Bazı arkadaşlar o nedenle fotoğraflarını yanı sıra sözle/yazıyla anlatmaya/açıklamaya çalışıyorlar. (Oysa bu bir sinema ya da romanda olabilir. Belgesel/basın fotoğrafları o yüzden çekildiği anın tarihini ve yerini not olarak bir köşesinde taşıyarak bu durumu anlatmaya yardım eder.) parantez içindeki görüşe katılmadığımı belirtmek isterim. ç&u..]]> Thu, 01 Nov 2012 13:10:08 +0400 Fotoğraf birikimle çekilir https://www.evrensel.net/yazi/39226/fotograf-birikimle-cekilir https://www.evrensel.net/yazi/39226/fotograf-birikimle-cekilir? Fotoğraf, görüntüyü saptadığı anın gerçekliğini taşır. Fotoğrafın çekildiği anın öncesindeki ve sonrasındaki zamansal fark, gerçekliğin farklı bir boyutunu verir. Fotoğrafta özün görünüşü, içerikle ele alınmadan gerçekliğini göremeyiz. Bazı arkadaşlar o nedenle fotoğraflarını yanı sıra sözle/yazıyla anlatmaya/açıklamaya çalışıyorlar. (Oysa bu bir sinema ya da romanda olabilir. Belgesel/basın fotoğrafları o yüzden çekildiği anın tarihini ve yerini not olarak bir köşesinde taşıyarak bu durumu anlatmaya yardım eder.) Redfotoğraf yıllar önce “Soylulaş-ma , Rantsal Bölüşüm” konulu bir sergi hazırlamıştı. Gelen fotoğrafların çok büyük bölümü yıkımlar, varoşlardaki yoksulluk ve direnişlerdi. İktidarın “Kentsel Dönüşüm” olarak açıkladığı projesinin ana gerekçel..]]> Sat, 27 Oct 2012 10:55:28 +0400 Bin dört yüz elli üç https://www.evrensel.net/yazi/38664/bin-dort-yuz-elli-uc https://www.evrensel.net/yazi/38664/bin-dort-yuz-elli-uc? Geçen hafta herkesin dikkatini çektiğini düşündüğüm bir reklam filmi dönüp duruyor. Ali Ağaoğlu isimli inşaatçı başrolde, masanın üstündeki projeleri elinin tersi ile itiyor. ...Beyaz atının üstünde Fatih Sultan Mehmet’e gönderme yapıyor. Ağaoğlu Maslak 1453, Sterilleştirilmiş, yüksek güvenlikli modern yerleşim alanını pazarlıyor. Sitesinde şöyle açıklıyor: Okuyoruz... “Gelişen alışveriş merkezleri ve çevreye kapalı yeni yerleşimler şehrin zenginliğini böldü. ( Vah vah ) İstanbul’a gelenler özlemini çektikleri büyükşehir yaşantısı yerine merkezden kopuk bir hayatla karşılaşıyor, devinimi uzaktan seyretmek zorunda kalıyorlar. (Bu devinim her neyse) Ağaoğlu Maslak 1453 İstanbul işte tam da bu eksiği giderecek, bu özleme cevap verecek projedir. Şehir merkezi, ana cadde olgusunu bir çekim merkezi olarak hayata geçirec..]]> Sat, 20 Oct 2012 10:32:55 +0400 Büyük ailenin parçası olmak... https://www.evrensel.net/yazi/38094/buyuk-ailenin-parcasi-olmak https://www.evrensel.net/yazi/38094/buyuk-ailenin-parcasi-olmak? “Fotoğrafçı pasif bir seyirci olamaz, o her şeyi içinde yaşayabildiği an daha iyi görür.” Henri Cartier-Bresson Bazen arkadaşlar soruyorlar, hocam ne iş yapıyorsunuz? Bu soruya yere, zamana ve duruma göre cevap veriyorum. Fotoğrafçıyım veya gazeteciyim veya öğretim görevlisiyim diye. Dedim ya yere zamana ve kişiye göre değişiyor. Bazen de hepsini söylüyorum. “Oo, işiniz iş, malı götürüyorsunuz” diyen de çıkıyor, “ne güzel sergilere de katılabiliyorsunuz” diyen de... Mesleğim sorulduğunda fotoğrafçıyım. Hayatta yaptığım tüm işler fotoğrafla ilintili. Gazeteciliğim bile... Fotoğraf alanında sorunlar var. Ama bu sorunlar diğer sorunlardan daha büyük değil. Bazı arkadaşlar; “Ben ömrümü verdim ama bu solcu mecralar hep beleş olsun istiyorlar, para vermiyorlar. Biz nasıl geçineceğiz?” ya da “Abi bizimkiler ..]]> Sat, 13 Oct 2012 07:27:08 +0400 Fotoğrafla bir ömür: Giséle Freund https://www.evrensel.net/yazi/37681/fotografla-bir-omur-gisle-freund https://www.evrensel.net/yazi/37681/fotografla-bir-omur-gisle-freund? Eylül ayına girmemizle sanat dünyası hareketlendi. Ülkenin dört bir yanında bienaller, festivaller, sergiler açılıyor. İstanbul Kültür ve sanatın başkenti olunca merkezden çevreye doğru bu etkinliklerin görünürlük ve duyulurluğu da azalmakta. Genellikle İstanbul dışındaki etkinlikler basın bültenlerinden alıntı ve görsellerle geçiştirilmekte. Sizlerden ricam bölgenizdeki özellikle fotoğrafla ilgili etkinlikleri paylaşmanız, hatta takip edip bilgilendirmeniz basın bültenlerinde görmediklerimi de, görmem anlamında aydınlatacaktır. Gelelim bu haftaya; Fotoğrafa başladığım yıllarda bir fotoğraf görmüştüm. Bir adam (Andre Malraux) masaya eğilmiş ve yumruğunu hiddetle masaya vururken çekilmiş portre idi. Etkilenmiş ve fotoğrafçısını araştırmıştım. Gisele Freund’la tanışmam böyle olmuştu. Sonraki yıllarda daha bir çok fotoğrafı ve yazılarını..]]> Sat, 06 Oct 2012 10:18:06 +0400 Sanat fotoğrafçısı adayına notlar... https://www.evrensel.net/yazi/36298/sanat-fotografcisi-adayina-notlar https://www.evrensel.net/yazi/36298/sanat-fotografcisi-adayina-notlar? Fotoğraf dünyasında üzerine en çok tartışılan konulardan biri de sanat fotoğrafçılığıdır. Nedir sanat fotoğrafçılığı? Fotoğrafı, sanatsal yaratıda bir araç olarak kullanarak, düşünsel ve estetik boyutta ele almaktır. Devamında sergiler açmak, fotoğraf albümleri çıkartmak, isim yapmak. Başka, para kazanmak ve fotoğrafla sanat yapmak. Daha ne olsun. Peki para nasıl kazanılır? Eğer sanat yaparak para kazanılıyorsa -ki kazanılıyor- sanat koleksiyonerlerine ve galeri-müze ilişkilerinin geliştirilmesi, o dünyada yer edinilmesi önemlidir. Bu gün hepsi olmasa da bir çok genç arkadaş fotoğraf sanatçısı(!) olup, korunaklı bir alanda hem şan-şöhret hem de para kazanma sevdasıyla fotoğrafa başlıyor ya da bu alanda markalaşmış fotoğrafçıları örnek alarak üretimlerde bulunmaya çalışıyorlar. Sonrasında en iyi niyetle hobi aşamasında kalıyorlar. Öncelikle bilin..]]> Sat, 15 Sep 2012 09:09:44 +0400 İmaj, reklam ve politika https://www.evrensel.net/yazi/35467/imaj-reklam-ve-politika https://www.evrensel.net/yazi/35467/imaj-reklam-ve-politika? Reklam dünyası, sanatın dilini kendi diline çoktandır çevirmiş durumda. Özellikle dış mekan reklamlarında karşılaştığımız bu durum çağdaş veya güncel sanat olarak da nitelendirilebilir. Demem o ki sokaklarda gördüğünüz reklamları bir sanat galerisinin içine koysunlar performans, enstalasyon, fotoğraf sergisi diye açsınlar yani... Altta fotoğrafını gördüğünüz de böyle bir şey. İstinye Park AVM’nin açılışında kullanılan bu ve benzeri bir çok fotoğraf bu AVM’nin etrafına yapıştırılarak reklam yapılmıştı. Fotoğraftaki modeller gerçek hayattan hatta bu AVM’nin inşaasında çalışan işçiler. Ne güzel değil mi? İnşaatı yapanları şirket onore ederek binaya koskocaman asarak sanki teşekkür ediyor(!) Çok merak ediyorum bu AVM’nin açılışının üzerinden geçen bunca yılda fotoğrafları asılanlardan kaçı eller..]]> Sat, 01 Sep 2012 09:09:37 +0400 Soyutlama https://www.evrensel.net/yazi/35082/soyutlama https://www.evrensel.net/yazi/35082/soyutlama? “Merhaba Özcan Bey, Evrensel Gazetesi’nde Kadraj köşesindeki yazılarınızı acemi bir fotoğraf meraklısı olarak ilgiyle takip ediyorum. Henüz yeni yeni dünyaya kadrajdan bakmaya çalışsam da fotoğraf sevinci yüreğime iyice oturdu.Bir yazınızda fotoğraf soyutlamaktır demiştiniz yanlış hatırlamıyorsam.. O kadar çok görüntü kirliliği var ki, egemenlerin insanlar üzerine empoze ettiği, neyin gerçek neyin imaj olduğu bilincin kadrajından bakılmazsa hemen birbirine giriyor... Zaten amaçları da bu olsa gerek... Fotoğraf düşkünlerinin de bir amacı bu olmalı galiba, Tüm karmaşa içinde özü soyutlayarak gerçeği göstermek.. .Bayram sonrası köşenizde bayrama ait karelere yer vereceğinizi tahmin etsem de değerli yorumlarınız için 2 fotoğraf gönderiyorum... Birisi lüks bir lokantanın arka bahçesinde kömürlüğe benzer küç&..]]> Sat, 25 Aug 2012 07:39:15 +0400 Kentsel dönüşüm depremi https://www.evrensel.net/yazi/34691/kentsel-donusum-depremi https://www.evrensel.net/yazi/34691/kentsel-donusum-depremi? 17 Ağustos depreminin üzerinden yıllar geçti. Üstüne Van depremini yaşadık. Yaşadık ve gördük ki devlet her depremi bir rant malzemesi haline getiriyor. Özellikle Van depreminden sonra rantsal dönüşümün kılıfını daha bir süslediler. Temmuz 2009 yılında “Saat işlemeye devam ediyor!” başlıklı yazıma göz attığımda ekleyecek pek fazla bir şey olmadığını gördüm. O zaman şöyle demişim; “...On yıl geçti. Ne değişti? Nerdeyse, deprem gerçeği unutturuldu. Fotoğraflar ve videolar nostaljik birer görüntü haline dönüştürüldü. Hatta, sanki Irak savaşından kalma görüntülermiş gibi kanıksattırıldı. Görüntüleri, inşaat şirketleri reklamlarında kullanacakları birer malzeme haline getirdiler” ( …) “Şu kadar bin hatta milyon doları verin, depreme çoook dayanıklı garantili yapılarda oturun!” ..]]> Sat, 18 Aug 2012 07:19:34 +0400 Her şey tamam bir eksik https://www.evrensel.net/yazi/34277/her-sey-tamam-bir-eksik https://www.evrensel.net/yazi/34277/her-sey-tamam-bir-eksik? Zaman zaman fotoğraf atölye çalışmalarında arkadaşlarla fotoğrafın ne olup ne olmadığı konusunda konuşuyoruz. Fotoğraflar üzerinden yaptığımız konuşmalarda yukarıda gördüğünüz fotoğrafı gösterip soruyorum, ne görüyorsunuz? – Aaa ne güzel kalp var, Saksı var, Yeşil renkli, Başka ne var deyince, gölgesi var, diyorlar. Başka ne var diyorum. Olmayan bir şey var deyince, - Aaaa çiçek yok diyorlar... Yani bu fotoğrafta çiçek yok. Her şey tamam ama fotoğrafın öznesi eksik. Fotoğraf olarak kompozisyon, renkler, duvarın dokusu vs. biçimsel olarak tamam ama içeriğine baktığımızda fotoğrafın anlamlandırılmasında eksikle karşılaşıyoruz. Peki çiçek olsaydı o fotoğraf bu fotoğraftan daha iyi bir fotoğraf olur muydu? Bence olmazdı. Fotoğraf, olmayanı gösteren, hissettirendir. Normalde olması gereken ama fotoğrafta olmayan... Bu fotoğrafın gösterdiği o saksıların ..]]> Sat, 11 Aug 2012 07:47:10 +0400 Fark nerede? https://www.evrensel.net/yazi/33869/fark-nerede https://www.evrensel.net/yazi/33869/fark-nerede? “1930’larda Alman burjuvazisi kendine bir führer buldu ve Hitler faşizmi adım adım önce kendi ülkesini ve halkını esir aldı, sonra tüm dünyayı İkinci Dünya Savaşı felaketine sürükledi. Sonrası malum. Ya bugün? Bugün ABD’nin neocon führerlerinin badem bıyığı yok. Üstelik kendi ülkelerinde tam bir Hitler rejimi uygulamıyorlar, henüz. Ama dünyada uygulamaya başladılar bile. Ve başlayan savaş felaketinin sonrası hiç de malum değil. Öyleyse, bugünü de görmek üzere bakalım geçmişe…” (Yılmaz Onay’ın 8 mayıs 2005 tarihinde “Faşizmin yenilgisinin 60. yılı” için düzenlenen gece de gösterilen “Savaş El Kitabı” filmine yazdığı önsözden.) Geçen gün Hayat Televizyonunda iki bölüm halinde “Sıradan Faşizm” isimli bir belgesel yayınlandı. İzlerken sanki 60 yıl önc..]]> Sat, 04 Aug 2012 13:38:54 +0400 Fotoğrafın işlevi https://www.evrensel.net/yazi/33372/fotografin-islevi https://www.evrensel.net/yazi/33372/fotografin-islevi? Fotoğraf hayattan alınmış bir kare olarak karşımıza çıkar. Fotoğrafı çekenin hayata bakışı (ideolojisi) ile fotoğrafı çekilen konu ile kurduğu ilişki ve bizimle ne paylaştığı ya da bize ne anlattığı son derece önemlidir. Bu noktada fotoğraf nesnel gerçekliğinden fotoğrafçının öznel gerçekliğine doğru evrilir. Ya da fotoğrafa bakanın öznelliğine göre yeniden şekillenir. Fotoğrafçının makinesinden çıkarak toplumla paylaşıldığı andan itibaren artık “O fotoğraf tarafsız, bağımsız vs. bir fotoğraf değildir.” Taraflı ve söz söyleyen bir fotoğraftır. Fotoğrafın söylediği sözü nasıl okuduğumuz ise bilinçle ilgilidir. Düz anlamlar ve yan anlamlarla koca bir dünya açılır önümüzde. Onun için fotoğrafçının sözü ile bakanın anlamlandırmaları her zaman ortaklaşmayabilir. Bu durum izleyicinin kültürel birikimiyle sık..]]> Sat, 28 Jul 2012 08:54:32 +0400 Fotoğraf atölyesi* https://www.evrensel.net/yazi/32990/fotograf-atolyesi https://www.evrensel.net/yazi/32990/fotograf-atolyesi? Bir hafta da fotoğraf atölyesinde ne öğrenilir? Makine nasıl kullanılır mı? Nasıl fotoğraf çekilir mi? Hem evet hem hayır. Koca koca üniversitelerin 4 yılda öğrettiğini, Fotoğraf kurslarının aylarca öğrettiğini bir haftada öğretmek ve öğrenmek mümkün değil. Ama bu üniversitelerde ve kurslarda öğretilmeyen bir şeyi öğretmeye çalıştık. Fotoğrafın ne olduğu ve ne olması gerektiğini. Yani fotoğrafın felsefesini. Ve felsefe hayata dairse fotoğrafın hayat olduğunu. Fotoğraf çekmeyi ve teknik bir takım değerleri makineye uygulamayı bilenlerle, bilmeyenleri, düşünmeyi ve görmeyi bilenlerle teknik yetersizliği olanları öğretmen ve öğrenci yaptık. 7/24 pratik içinde fotoğraf çekimleri gerçekleştirdik. Günde 2 saat ve meraklılar ile gece yarıları teorik çalışmalarımızı yaptık. Sonuçta ‘Ben sanat yapmak istiyorum, siyaset değil’ ya da &lsquo..]]> Sat, 21 Jul 2012 08:48:07 +0400 Kadraj https://www.evrensel.net/yazi/32617/kadraj https://www.evrensel.net/yazi/32617/kadraj? Yaz aylarının gelmesi, evsiz barksızlar için ölümlerin en aza indiği aylar olarak sayılabilir. Bankta uyurken soğuktan ölmezler, belediye spor salonlarını açarak onlara barınak sağlamaz. Gece sokaklar onlardan sorulur. Bir arkadaşımın yaşadığı hikayeyi hâlâ hatırlarım. Cihangir’de oturan arkadaşım akşam arabasını park ediyor, sabah bindiğinde bir takım farklılıklar hissediyor. Sürekli şoför kapısını açık buluyor. Defalarca kilitlediğine emin, yetmiyor kilitleri değiştiriyor fakat aynı sorun devam ediyor. Arabanın içini kirli bırakıyor sabah bakıyor tertemiz. Önceleri kendinden şüphe ediyor. Bir zaman geçiyor gece yarısı bir yere gitmesi gerekiyor. Arabaya binecek arka koltukta bir adam iki büklüm uyuyor. O an aklına geliyor ve her sabah arabasının neden temiz olduğunu anlıyor. Adamı uyandırsa bir türlü uyandırmasa bir türlü. Atlıyor taksiye işini hallediyor. O akşamdan..]]> Sun, 15 Jul 2012 07:57:04 +0400 Biz yük çekiyoruz, siz fotoğraf çekiyorsunuz... https://www.evrensel.net/yazi/32230/biz-yuk-cekiyoruz-siz-fotograf-cekiyorsunuz https://www.evrensel.net/yazi/32230/biz-yuk-cekiyoruz-siz-fotograf-cekiyorsunuz? Geçen gün bir nakliye meselesi üzerine arkadaşımla konuşuyorduk. Bana; “Biz yük çekiyoruz,siz fotoğraf. İkimizde çekiyoruz” dedi. Böylece bu haftanın da başlığı ortaya çıktı. Hayatta hepimiz bir şeyler çekiyoruz. Kimimiz dert, çile, kimimiz yük, kimimiz de fotoğraf. Ortak noktamız ‘çekmek’. Bütün mesele olumsuz olanların yerine iyi ve güzel olanı çekmek. Beklentimiz olduğunda ‘iple çekiyorum’ deriz. Bir randevu saatinde sevdiğimizi beklemek, çocuğumuzun heyecan duyduğu bir anı paylaşmak, insanları güler yüzlü görmeyi istemek... Gece uykularımız kaçarak sabahı beklemek. Ama yaşadığımız dünya da bu güzel heyecanları ‘iple çekmek’ bile zor. İnsanlar aç/açık. Türkiye halkları birbirine düşman ediliyorken, öğrenciler tutuklu ise, gazeteciler ‘tasmalı ve tas..]]> Sat, 07 Jul 2012 08:10:05 +0400 Adalet nöbeti, Roboskî... https://www.evrensel.net/yazi/31819/adalet-nobeti-robosk https://www.evrensel.net/yazi/31819/adalet-nobeti-robosk? Haber, güncel ve ilginç bir olayın olduğunca nesnel ve gerçeğe uygun bir biçimde sunulmasıdır. Haber metninde her türlü taraflı değerlendirmelerden ve söz oyunlarından uzak durulur. Metin kısa, haber dili de yalındır. Haberde 5N 1K kuralına uyulmalıdır: Yani Kim? Ne, Ne zaman? Nerede? Nasıl? Neden? Fotoğraf, haberin gerçekliğini yansıtan önemli bir unsur olarak kullanılır. Buraya kadar Gazeteciliğin basit kurallarını alıntıladım. Tarih 28 Haziran 2012. DTK (Demokratik Toplum Kongresi) Katliamın üzerinden 6 ay geçmesine rağmen henüz faillerin bulunamamasına tepki amacıyla Roboskî’de ‘adalet nöbeti’ eylemi gerçekleştirdi. Eylem için Uludere’ye gelen konvoyları köye almamak için çabalayan askerler, kitleye müdahale de bulundu. Roboskî’de akşamdan, sabaha kadar devam eden ‘adalet nöbeti’ eylemi gerçekleştirildi. ..]]> Sat, 30 Jun 2012 09:03:06 +0400 Kadraj'a gelenler https://www.evrensel.net/yazi/31429/kadraja-gelenler https://www.evrensel.net/yazi/31429/kadraja-gelenler? Bu hafta sizlerden gelen fotoğraflar kadraj köşesini oluşturuyor. Sizler fotoğraflarınızı ve düşüncelerinizi göndermeye devam edin. Fırsat buldukça bu köşeyi sizlerin paylaşımlarıyla zenginleştirmeye çalışacağım. “...Fotograf görsel bir anlatım dilidir. Anlamayan anlatamaz. Anlamak ise, insanın niyetinden bağımsız sağlam bir temele ve politik bir bakışa ihtiyaç duyuyor. Fotoğrafçı siyasetçi olmak zorunda değil, ama siyasi olmak zorundadır. Sap ile samanı karıştırmayı günlük sıradan alışkanlıklardan biri haline getiren günümüzün yorulmuş ve politikadan uzaklaştırılmış insanı ne yazık ki politikacı ile politik olmayı birbirine çok daha fazla karıştırmaktadır. Çağın insanı olmak, en başta politik olmayı, politik bir bakışı gerektiriyor. Sınıflar çağında, oyuncaktan otomobile, yiyeceklerden kullandığımız pek çok eşyaya kadar hemen her şeyin tekelleştiği gün..]]> Sat, 23 Jun 2012 09:03:56 +0400 Maraton başladı https://www.evrensel.net/yazi/31007/maraton-basladi https://www.evrensel.net/yazi/31007/maraton-basladi? 1970 yılında sendikal yasaklara ve barajlara karşı başlatılan ve tarihe işçi sınıfının başarı hanesine büyük harflerle yazılan gündür ‘15-16 haziran direnişi’. Aradan 42 yıl geçmiş. Ülkenin bir çok yerinde, etkinlikler gerçekleştiriliyor. Bugün hayatın her alanında duyulan rahatsızlıklar dün yaşananlardan daha az değildir. Cumhuriyetten bu yana kurulan tüm hükümetler sermayenin çıkarları doğrultusunda iktidarlarını kurmuşlar ve her seferinde de halkın haklarını gasbetmişlerdir. İktidar, toplumun her kesimini kendi sorunlarıyla dar alanlarda tutarak baskısını arttırmaktadır. Bugün toplumun tüm muhalif kesimleri direniş halinde. Kürt halkı direndikçe daha daha çok ölüm reva görülüyor. Yaşam alanlarını savunanlar tehdit ediliyor. Sağlık, Eğitim ve Barınma alanları özelleştirilip kamusal ne varsa sermayenin hizmetine sokuldukça ..]]> Sat, 16 Jun 2012 15:23:37 +0400 Sanat fotoğrafı fotoğraf sanatı https://www.evrensel.net/yazi/30564/sanat-fotografi-fotograf-sanati https://www.evrensel.net/yazi/30564/sanat-fotografi-fotograf-sanati? Sanatın gücünü bildiğimiz içindir ki, Sorumluluğumuz bu denli büyük” ANNA SEGHERS enelde yazılarımın sonunda “ fotoğraflarınızı, düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi beklediğimi” yazarım. Bu hafta değişiklik yapıp baştan yazdım:)) Bu köşeyi takip edip, fotoğraf ve düşüncelerini yollama zahmetine katılan herkese merhaba demekle başlayayım. Gelen soru ve eleştirilere genel bir yanıt vermem gerektiğini düşünerek bu haftaki yazının girişini kendime ayırdım. Yaklaşık dört yıldır bu köşede fotoğraf üzerine yazıp, fotoğraf örnekleriyle huzurlarınıza çıkıyorum. Sizlerin de katkılarıyla her hafta hem yazı hem görsel hazırlayarak 170. haftayı doldurmuş olduk. Köşeyi takip edenler bilir ki fotoğraf gündemini günlük hayat, politika ve sanat ilişkisi üzerinden kurmaya ve örneklendirmeye çalışıyorum. Fakat bu köşeyi yeni okumaya başlayanlar y..]]> Sat, 09 Jun 2012 08:50:05 +0400 Parlak cisimler birleşelim... https://www.evrensel.net/yazi/30099/parlak-cisimler-birleselim https://www.evrensel.net/yazi/30099/parlak-cisimler-birleselim? İnsanlar aleminde de bunun örneklerini görmekteyiz. Her hafta yeni bir bahane ile yaratılan gündemleri alt alta topladığımızda deve kuşlarının yutma istekleri örneği halka ve halkın kazanımlarına saldırılar artarak sürmekte. İşçi haklarının gaspı, sendikasızlaştırma çabaları, eğitimin, sağlığın özelleştirilmesi, saymakla bitmez hukuksuzluklar, adaletsizlikler yığıldıkça yığılıyor. Toplumun her kesimi mağdur edilmiş durumda. İktidar her alanda savaş cepheleri açarak saldırılarını sürdürüyor. Üstelik dur durak da bilmiyor. Elektrik deyince Hes’ler, çevre deyince termik santraller, doğa deyince, şişe sularıyla, tiyatro derken sanata, Uludere derken Kürtaj ve sezaryene, Trafik derken üçüncü köprüye, Deprem derken Kentsel dönüşüme. Hepsinin ardında Rant. Rant, deve kuşunun parlak cisimleri yutması gibi, yuta yuta bitiremiyorlar. Ama o rant alanları..]]> Sat, 02 Jun 2012 07:57:06 +0400 Fotoğrafta Gerçek!... https://www.evrensel.net/yazi/29711/fotografta-gercek https://www.evrensel.net/yazi/29711/fotografta-gercek? Geçen hafta “İşçi sınıfı sanatıyla geliyor!” başlığı ile yazdığım yazı üzerine, gerek telefon gerekse maille bir çok arkadaş aradı. Genellikle de yazıyı okumaya başladıklarında çok sevindiklerini ama sonuna doğru kurgu olduğunu anlayınca kendilerinin de “neden olmasın ?” sorusunu sorduklarını söylediler. Demek ki amacına ulaşan bir yazı olmuş, diye değerlendirdim. Temenni ederim ki başta sendikalar olmak üzere sanat ve emek örgütlerinin harekete geçmesini sağlamaya yarar... Gelelim bu haftaya. Genellikle çıplak gözle gördüğümüz ile fotoğrafın görüntüsü arasında hep bir aynılık varmış gibi yani, fotoğraf gerçekteki görüntüyü kopyalayıp kalıcılaştırır diye düşünülür. Bu yüzden çıplak gözle gördüğünün fotoğrafını çekmek isteyenler hayal kırıklığına uğrarlar. &ldquo..]]> Sat, 26 May 2012 09:40:03 +0400 İşçi sınıfı sanatıyla geliyor https://www.evrensel.net/yazi/29296/isci-sinifi-sanatiyla-geliyor https://www.evrensel.net/yazi/29296/isci-sinifi-sanatiyla-geliyor? 15-16 Haziran’ın Türkiye işçi sınıfı tarihinde yarattığı mücadele ruhunu sanatla birleştirip, İşçi sınıfının da sanatı vardır! Diyenler bu büyük festivalde buluşacaklar. Kapitalizmin her alandaki saldırılarına mücadeleleri birleştirerek, sanatın diliyle cevap verecek olan toplumsal muhalefetin önde gelen kurum ve kişileri çok yakında bir basın toplantısıyla “Emek Festivali”ni duyuracaklardır. Tüm sendika, siyasi parti ve muhalif kurumların binalarını ve araçlarını dev görsellerle donatarak bu festivali hayatın her alanında görünür kılınması düşünülüyor. Siyasi iktidara işçi sınıfının sanatının diliyle cevap verme projesinden ortaya çıkan festival düşüncesi bir ilk olacak... Yıllardır Büyük sermaye şirketlerinin ve devletin sponsorluğunda gerçekleştirilerek, kamusal alanların işgaline dönüştürülen sanat fes..]]> Sat, 19 May 2012 09:27:30 +0400 Kıssadan hisse https://www.evrensel.net/yazi/28846/kissadan-hisse https://www.evrensel.net/yazi/28846/kissadan-hisse? ...*Burjuvazi, kavgaya davet etti bizi / davetleri kabulümüzdür! Biz nasıl bilirsek hep bir ağızdan gülmesini, biliriz öylece yaşamasını, ölmesini. Hepimiz - birimiz için, / birimiz - hepimiz için!..” (Nâzım Hikmet) Emek ve sermaye arasındaki çelişki hayatın her alanında olduğu gibi sanat ve kültür alanında da her zaman varolmuştur. Neoliberal politikaların hayata geçirildiği ‘90’lı yıllardan bu yana ‘tek’ kutuplu bir dünya dayatıldı. Tam da Başbakanın ‘tek tek’çiliğine uygun olarak. Başbakanın bu tekçiliği neoliberal politikaların tek kutupluluğu ile örtüşmektedir. Dünya bugün Burjuva diktatörlüğü altında faşizmin ayak sesleriyle sarsılıyor.. 2. Paylaşım Savaşı’nda yaratılan Hitler’in hangi büyük sermaye gruplarının ürünü olduğu sır değildir. Tıpkı 12 Eylülü ger&..]]> Sat, 12 May 2012 07:55:03 +0400 1 Mayıs’ın ardından... https://www.evrensel.net/yazi/28415/1-mayisin-ardindan https://www.evrensel.net/yazi/28415/1-mayisin-ardindan? İlk kez bu 1 Mayıs’ta yoruldum. Gezi parkında oturacak yer zor buldum. Yıllardır 1 Mayıslara katılıyorum, böyle yorulduğumu hatırlamıyorum. Polis kovalar biz koşardık, Her yer gaza bulanır, hatırlayacağınız görüntüler yaşanırdı. Ama yorulduğumu hissetmezdim. Derler ya bazı yorgunluklar güzeldir diye öyle bir yorgunluktu yaşadığım. Demek ki yılların birikimiydi bu. Bence her bakımdan önceki 1 Mayıslardan iyiydi. Evet son yılların en görkemli ve büyük bir 1 Mayıs’ını yaşadık. Herkes memnun ve mutlu. Genç işçiler, sanat dünyası kısaca toplumun her kesimi büyük bir coşkuyla kutladık. Darısı seneye... 1 Mayıs benim için alanda bitmedi. Aynı gün Saat 5’te Yeni kurulan bir sendika olan HÜR-SEN’in açtığı “Emek fotoğrafları ve Afiş sergisinin ödül töreni ile düzenlediği etkinlik vardı. “Emeğin Sanata yansıması” konulu Muammer Kar..]]> Sat, 05 May 2012 08:44:18 +0400 Emeğin 1 Mayıs’a yansıması https://www.evrensel.net/yazi/27984/emegin-1-mayisa-yansimasi https://www.evrensel.net/yazi/27984/emegin-1-mayisa-yansimasi? Daha üç yıl öncesine kadar 1 Mayıs dendiğinde tartışmalar aylar öncesinden başlardı. Hedef Taksim Meydanı’nda 1 Mayısı kutlamak olurdu ve her defasında devlet izin vermiyoruz derdi. 2007, 2008 ve 2009 bu şekilde geçti. (Daha önceki yılları saymıyorum) “orantılı güç, Makul sayı,” gibi cümleler o dönemleri anlatır. Üretim alanlarındaki (fabrikalar, Plazalar, tarlalar kısaca emeğin akıtıldığı her yer.) direnişler, mücadeleler, örgütlenmeler 1 Mayıs’ı, Mayıs yapan içeriktir. 1 Mayıs’ın mitingle kutlanması bu içeriğin biçime yansımasıdır. Ancak bu iki durum birbirini tamamladığında ortaya hiç bir gücün engelleyemeyeceği gerçek çıkar. İşçi sınıfı icazetsiz, Makul sayısız ve nerede isterse orada kutlayacağı bir 1 Mayıs mitingi yapar. Taksim’in son yıllarda miting alanı olmasından her kes kendisince pay çıkarmakta. Dİ..]]> Sat, 28 Apr 2012 09:22:48 +0400 Adaletsizlik ve anlamsızlık https://www.evrensel.net/yazi/27516/adaletsizlik-ve-anlamsizlik https://www.evrensel.net/yazi/27516/adaletsizlik-ve-anlamsizlik? Hey tekstil işçileri direnişlerinin 70. Gününü geride bıraktılar. Görmeyenler, duymayanlar için sorun yok tabii. Ah adalet ah derken Nietzsche’nin şu özlü sözü duygularıma tercüman oldu. “İki temel sorunu var insanlığın. Adaletsizlik ve anlamsızlık. Birine karşı hukuku bulduk, diğerine karşı sanatı. Ama insanlar hukuka ulaşamadı. Ve sanat insanlara. ” diyordu. Bir süre düşünüp bu haftaki yazıma başladım. Adaletsizlik mi? diz boyu... Ya sanat? anlamsızlığına devam edecek gibi... O halde becerebildiklerimizden başlamak belki de en iyisi. Gördüğümde gerçekten etkilendim. Peki neydi etkileyen? Polisten dayak yiyen, baskı ve şiddet fotoğraflarını basında ve televizyonda her gün görüyorken, bir çoğu kuşkusuz ki etkiliyordu ama o etkiyi fotoğraf değil fotoğraftaki gerçeklik veriyordu. Selma’nın fotoğraflarında ise o nesnelliğin fotoğrafa a..]]> Sun, 22 Apr 2012 05:37:22 +0400 Yine fotoğraf https://www.evrensel.net/yazi/27054/yine-fotograf https://www.evrensel.net/yazi/27054/yine-fotograf? ...ne kırlarda direnen çiçekler ne kentlerde devleşen öfkeler henüz elveda demediler. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Son günlerde fotoğrafla ilgilenen arkadaşlarla tartışıyoruz. “Neden fotoğraf çekiyorum?” diye. Kolektif çalışmaların önemini konuşuyoruz. Hepsinden önemlisi fotoğraflarımızı hangi mecralarda ve nasıl kullanabileceğimizi soruyorlar. Genelde bu soruların iki önemli ayağı ‘üretim ve kullanım’ alanına gelip dayanıyor. Yaşanmış ve hâlâ yaşanmakta olan deneyimler ışığında bir yol bulmaya çalışıyoruz. Fotoğraflarla ne yapılır? Sergi açılır, haber yapılır, paylaşılır... Fotoğrafla ne yaparsak yapalım para harcanır. Bir şekilde bu sorunun çözülmesi gerekir. Hobi olarak yapanlar bütçelerinden kısarak bu sorunu çözerler. Çünkü bir iş..]]> Sat, 14 Apr 2012 08:36:38 +0400 Küçük Kızıl Kafa: Gerda Taro https://www.evrensel.net/yazi/26601/kucuk-kizil-kafa-gerda-taro https://www.evrensel.net/yazi/26601/kucuk-kizil-kafa-gerda-taro? ‘Fotoğrafınız yeterince iyi değilse, olaya yeterince yakın değilsiniz demektir’ Robert Capa Bugün fotoğraf tarihinde bir sayfayı açıyoruz. Savaş fotoğrafçısı dendiğinde hemen onun adı aklımıza gelir Robert Capa. Oysa ki yanında bir kadın vardır. Belki de o kadın olmasa Robert Capa da olmayacaktı. 26 yıllık ömrüne bir büyük fotoğrafçıyı (Robert Capa) ve fotoğrafı sığdırmış. İspanya iç savaşını belgelemiş, İspanya Komünist Partisi tarafından Gerda , antifaşist şehidi ilan edilmiş, büyük ve gösterişli bir törenle doğum günü olan 1 Ağustos 1937’de Paris Pere-Lachaise Mezarlığında sonsuzluğa uğurlanmıştır. Tarihe savaş fotoğrafçısı kadın olarak geçen Gerda Taro’nun trajik hikayesidir okuduğunuz. PİYASANIN KURALLARI Piyasanın kuralları bugün olduğu gibi dün de geçerliydi. Henüz fotoğraf bu günkü gibi teknolojik değildi. Basın i&cc..]]> Sat, 07 Apr 2012 06:41:40 +0400 Hayatın yansımaları https://www.evrensel.net/yazi/26157/hayatin-yansimalari https://www.evrensel.net/yazi/26157/hayatin-yansimalari? Ağaçların suya yansıyışları, hayatın yansımaları olarak okunabilir mi? Hepimiz bir şekilde hayatta karşılığını bulan bir yansıma içinde değil miyiz ? Bu fotoğraf neyi gösteriyor diye düşündüm. Yansımanın metaforik atmosferini. Yansımada ağaçların köklerini görür gibiyiz. Rüzgarda sallanan dalların çıkardığı uğultu, kökleri daha daha derinlere götürüyor gibi. Fotoğraf gerçekliğinin resimsel tadı. Herkesin bakıp da görmediğini gösterebilmek böyle bir şey olsa gerek. Suya yansıyan ağaç artık ağaç olmaktan çıkmış ve başka bir imgeye dönüşmüş durumda. Bu başkalaşma bize “sonra ne olacak” dedirtiyor. Sonrasını bu fotoğrafa bakanlar canlandıracak. Sonrası güçlü bir fırtına olabilir de, olmayabilir de… biz nasıl düşünüyorsak öyle. Ortadaki somut bir durumun soyutlanmasıdır. Ağaçlar ağa&c..]]> Sat, 31 Mar 2012 07:19:40 +0400 Zamanı belgeleyen fotoğraflar https://www.evrensel.net/yazi/25722/zamani-belgeleyen-fotograflar https://www.evrensel.net/yazi/25722/zamani-belgeleyen-fotograflar? Bu yazı Evrensel’de 20 ve 21 Mart günlerinde 2 gün ‘Polisin Newroz Ateşi’ ve ‘ Dehak 2012’ olarak, manşetten yayınlanan fotoğrafçı Pınar İriz Encü’nün fotoğraflarının bendeki çağrışımları üzerine yazıldı. Fotoğrafçının fotoğrafı çekerken yaşadığı, bir ‘soğuma anı’dır. Aynı kurşun yiyen biri gibi, fotoğrafçı da olayın verdiği şokla, ilk anda hiç bir şey hissedemez. Fotoğrafın çekildiği anda, psikolojik bir duyarsızlık anı vardır. İlk hissedilen, o anı yakalayabilmiş olmanın verdiği bir zafer sarhoşluğudur. Ancak fotoğraf yerine ulaştıktan sonra fotoğrafçı yaşadığı anı sorgular; ‘keşke’ler gündeme gelir. Aynı Kevin Carter’ın yaşadığı gibi...” sonra fotoğrafçı geri döner ve çocuğun akbaba tarafından yendiğini görür. Üç ay sonra intihar eder... Örneğin 1 Mayıs 2008 dendiğinde bir &ldqu..]]> Sat, 24 Mar 2012 09:22:24 +0400 Kapatılsın yas albümleri yeni bir gün açılsın… https://www.evrensel.net/yazi/25230/kapatilsin-yas-albumleri-yeni-bir-gun-acilsin https://www.evrensel.net/yazi/25230/kapatilsin-yas-albumleri-yeni-bir-gun-acilsin? "Şehrin ayakları geceye erince bütün vardiyalarda / Herkes yaksın istiyorum yenilgiden kalma kimliklerini / İşçilerin bileklerine akan yorgunluklarda, / Kapatılsın yas albümleri, yeni bir gün açılsın…” Rahmi Emeç Son günlerde Evrensel gazetesinin arka sayfasında her gün bir yazar tarafından yorumlanan bir fotoğraf yayınlanmakta. Evrensel’in gösterdiği ilgi, sergiyi hazırlayan TYS ve redfotoğrafın çalışma arzusunu ve paylaşmanın önemini göstermesi açısından önemlidir. Kendi gücünü direnişlerle ortaya koyan işçilerin, sanatla olan ilişkileri bakımından taşıdığı eşsiz önem kendi mecralarında yer buldukça daha da görünür olmaktadır. Fotoğrafçılar gösterir ve yazarlar anlatır. Fotoğraflara bakarken okumaya çalışırız. Yazıları okurken görüntüler oluştururuz. TYS ve redfotoğraf bu iki farklı sanat dalı..]]> Sat, 17 Mar 2012 07:58:17 +0400 Hayat ve sanat https://www.evrensel.net/yazi/24772/hayat-ve-sanat https://www.evrensel.net/yazi/24772/hayat-ve-sanat? Bugün Gazi Katliamının yıl dönümü. Maraş, Çorum, Sivas Katliamları gibi yakın geçmişin kanlı izlerini taşımakta. Sonuç: Katliamları gerçekleştirenlerden hesap sorulmasını istemek suç. Ama bu suça ortak da çok. Tarih asla katilleri unutturmaz ve er geç açığa çıkarır. Derin devletin ve iş birlikçilerinin yaptıkları açığa çıktıkça sözde devlet içi hesaplaşma görüntüsü ardında yeni bir derin devletin kurulma sürecini yaşıyoruz. Yaşananlar birer kara komedi olarak tarih sahnesinde yerini alıyor. Aydınlar, sanatçılar ve belgesel tarih yazıcıları bunun için tehdit olarak gösteriliyorlar. İstiyorlar ki; yaşananlar bir trajedi olarak, tiyatro oyunu olarak kalsın. Perde kapandığında aklımızda trajedisi kalsın. Hayatı bugün çekilmez kılanlar yeni trajedi oyunlarını sahneliyorlar. Seyirci kalmak suça ortak ..]]> Sat, 10 Mar 2012 10:01:05 +0400 Hangisi daha sahte; medya mı Natu mu? https://www.evrensel.net/yazi/24266/hangisi-daha-sahte-medya-mi-natu-mu https://www.evrensel.net/yazi/24266/hangisi-daha-sahte-medya-mi-natu-mu? "Fotoğraflar yalan söylemez ama yalancılar fotoğraf çekebilir.” Lewis Hine Geçen hafta Anadolu Ajansı ve Doğan Haber Ajansının geçtiği çok önemli bir haber başta Hürriyet ve Sabah gazeteleri olmak üzere bir çok gazetede yer almıştı. Nasıl haber yapılmasın ki; “ABD’de yaşayan, dünyanın önemli on fotoğrafçısından biri olan ünlü Türk Fotoğrafçı David Natu Kolombiya’da trafik kazasında ölmüş, cenazesi 3 Martta İzmir’de toprağa verilecekti” Sabah gazetesi “Dünyaca ünlü Türk fotoğrafçı, yaşam savaşını kaybetti” başlığı ile vermişti. Ölen ünlü bir Türk fotoğrafçı olunca methiye de düzülmeliydi (!) ve şöyle devam ediyor; “İzmir’de doğan ve New York’ta kariyerine devam eden David Natu, İnternet sitesi ‘The Top Tens’te yayımlanan ve İnternet..]]> Sat, 03 Mar 2012 08:50:11 +0400